Sigarayı Bıraktığınızda Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
596 kelime 179 kel/dk

Video özeti: Bu çizelge, sigarayı bıraktıktan sonraki on beş yılda vücuttaki değişimleri izler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. 2 hours in (kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler): “süre + in” yapısının başlamış bir süreçteki noktayı, “in two hours” ifadesinin ise gelecekteki zamanı gösterdiğini kavrayın. 2. your body's way of clearing out (dil bilgisi ve cümle kalıpları): “X is someone's way of -ing” yapısının bir işlevi açıkladığını, burada öksürüğün neden arttığını anlayın. 3. decreases by almost one half. (dil bilgisi ve cümle kalıpları): “decrease by” ile azalma miktarını, “decrease to” ile ulaşılan son düzeyi ayırt ederek sağlık riski sayılarını doğru yorumlayın.

Bu derste

With over 7,000 chemicals released each time you light a cigarette, Dilbilgisi

0:00

Her sigara yaktığınızda 7.000'den fazla kimyasal madde açığa çıkarken,

it's no surprise that smoking is one of the leading causes of preventable deaths worldwide. Kalıp ifadeler

0:03

sigara içmenin dünya genelinde önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olması hiç şaşırtıcı değil.

Dilbilgisi

With over 7,000 chemicals released: with + isim + geçmiş zaman ortacı

With over 7,000 chemicals released, with + isim + geçmiş zaman ortacı yapısıdır. Chemicals isimdir; released ise bu kimyasal maddelere ne olduğunu, yani maddelerin açığa çıkarıldığını anlatır. Released ana cümlenin çekimli fiili değildir. Ana cümleden önce gelen bu ifade, sonucu açıklamaya yardımcı olan arka plan koşulunu kısa biçimde aktarır. Arka plandaki eylem ismi etkiliyorsa ve yazar ana sonucu öne çıkarmak istiyorsa bu yapı özellikle kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi block fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: With several roads ____ by flooding, deliveries were delayed.

Cevabı göster

blocked

Kalıp ifadeler

it's no surprise that: beklenen bir sonucu sunmak

It's no surprise that, bilinen kanıtlardan tahmin edilebilen bir sonucu tam bir yan cümleyle sunar. Burada sigaranın önlenebilir ölümlerin başlıca nedenlerinden biri olduğu iddiası sonuçtur; daha önce belirtilen kimyasal maddelerin açığa çıkması gerçeği de bunun nedenini sağlar. Bu ifade, önermenin ne kadar beklenebilir olduğunu değerlendirir; gerçek bir şaşırma anını anlatmaz. Yazarın kanıtı yargıya bağlamasını sağlar ve obviously kelimesinin bazen taşıyabildiği sertlikten kaçınır.

Alıştırma

Tren seferleri bütün hafta iptal edildi. Hangi cümle yolcuların şikâyetlerini en doğal şekilde beklenen bir sonuç olarak sunar?

  1. It is surprising that commuters complained.
  2. It's no surprise that commuters complained.
  3. Commuters did not know that the service was canceled.
  4. Commuters complained before the cancellation.
Cevabı göster

It's no surprise that commuters complained.

Kalıp ifadeler

one of the leading causes of: birkaç önemli nedenden biri

Bu cümlede one of the leading causes of, sigara içmeyi önlenebilir ölümlerden sorumlu en önemli etkenler grubuna yerleştirir. Leading burada “yönlendiren” değil, “başlıca” veya “en önemliler arasında olan” anlamındadır; one of ise sigara içmenin tek neden olduğunu iddia etmekten kaçınır. Başka bağlamlara aktarılabilen kalıp one of + the + çoğul sayılabilen isim + of + sonuç veya konu biçimindedir. One of bir gruptan tek bir üye seçtiği için grubu belirten isim çoğul olur: one of the leading causes of doğrudur, one of the leading cause of değildir.

Alıştırma

Cümleyi one of + çoğul causes kalıbıyla tamamlayın: Air pollution is ____ premature death worldwide.

Cevabı göster

one of the leading causes of

But with 1.3 billion people actively smoking, Anlatım akışı

0:08

Ancak hâlen sigara içen 1,3 milyar insan varken,

what actually happens when you stop smoking?

0:12

sigarayı bıraktığınızda gerçekte ne olur?

Anlatım akışı

But with ... what actually happens when ...?: arka plandan merkezî soruya geçiş

But önceki ifadeye bağlanır ve bir yön değişikliğine işaret eder. with 1.3 billion people actively smoking biçimindeki with öbeği, gelecek soruyu önemli hâle getiren geniş ölçekli bir arka plan bilgisi sunar; bu öbek sorunun bağlamıdır, öznesi değildir. Ardından ana cümle what actually happens when you stop smoking diye sorar. Bu soru, açıklamanın merkezî konusunu duyurur. Actually, “gerçekte, somut olarak ne olur” vurgusu ekler; happens eyleminin sürmekte olduğu anlamına gelmez. Başka bağlamlara aktarılabilen düzen yön değişikliği + ilgili arka plan + odaklanmış soru biçimindedir. Dinleyiciyi zaten bilinenlerden konuşmacının şimdi açıklayacağı belirli konuya taşır.

Alıştırma

Cümlenin bilgiyi nasıl düzenlediğini en iyi hangi açıklama anlatır?

  1. Geniş ölçekli bir arka plan bilgisi verir ve ardından konuyu tanıtan merkezî soruyu sorar.
  2. Birbiriyle ilgisiz iki gerçeği sıralar ve yeni bir konuya geçildiğini belirtmez.
  3. Sigarayı bırakma eyleminin tam şu anda gerçekleşmekte olduğunu bildirir.
Cevabı göster

Geniş ölçekli bir arka plan bilgisi verir ve ardından konuyu tanıtan merkezî soruyu sorar.

Within the first 20 minutes of quitting, Kalıp ifadeler

0:14

Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk 20 dakika içinde,

your blood pressure and heart rate return to normal. Kalıp ifadeler

0:16

tansiyonunuz ve kalp atış hızınız normale döner.

Kalıp ifadeler

Within the first ... of ...: başlangıç zaman aralığı belirlemek

Within the first 20 minutes of quitting, kişinin sigarayı bıraktığı anda başlayan bir zaman aralığı belirler. Değişiklik, bu ilk 20 dakikalık dönem sona ermeden önce herhangi bir anda gerçekleşebilir; ifade, değişikliğin tam olarak 20. dakikada olduğu anlamına gelmez. Başka durumlara uygulanabilen yapı within the first + süre + of + süreç veya etkinlik biçimindedir. of ile başlayan bölüm, başlangıcı zaman sayımını başlatan süreci belirtir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dersteki zaman aralığı yapısıyla tamamlayın. Tanılama, teknik destek oturumu başladıktan en geç 30 dakika sonra yapılacaktır: The technician will run a diagnostic ____ the support session.

Cevabı göster

within the first 30 minutes of

Kalıp ifadeler

Return to normal: olağan duruma geri dönmek

Return to normal, geçici bir değişiklik veya aksaklıktan sonra olağan, sağlıklı ya da düzgün çalışan duruma geri dönmek anlamına gelir. Cümlede hem kan basıncı hem de kalp atış hızı kendi normal düzeylerine döner. Normal, to sözcüğünden sonra ulaşılan sonuç durumunu belirtir; bir şeyin nasıl döndüğünü anlatmaz. Bu yapı ölçümler, makineler, duygular, rutinler ve düzelebilen diğer durumlar için kullanılabilir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dersteki iyileşme ifadesiyle tamamlayın: After the power surge, the machine was unstable for a minute, but then it ____.

Cevabı göster

returned to normal

This is because the nicotine in cigarettes released epinephrine and norepinephrine, Anlatım akışı

0:19

Bunun nedeni, sigaradaki nikotinin epinefrin ve norepinefrin salgılanmasını tetiklemiş olmasıdır;

which increased your heart rate and narrowed blood vessels. Dilbilgisi

0:23

bu hormonlar kalp atış hızınızı artırıp kan damarlarınızı daraltmıştı.

Anlatım akışı

This is because: bir sonucu nedenine bağlamak

'This is because' ifadesindeki 'This', az önce belirtilen değişime gönderme yapar ve önceki sonucu açıklamanın konusu hâline getirir. because ile başlayan yan cümle daha sonra bu sonucun nedenini verir; ona paralel başka bir sonuç sunmaz. Yeniden kullanılabilecek kalıp şudur: önce ne olduğunu belirtin, ardından neden olduğunu açıklamak için 'This is because + yan cümle' yapısını kullanın.

Alıştırma

İkinci cümlenin birinci cümlenin nedenini açıklamasını sağlayan bağlayıcıyı seçin.

  1. The roads are icy. However, the temperature fell below freezing overnight.
  2. The roads are icy. This is because the temperature fell below freezing overnight.
  3. The roads are icy. This is why the temperature fell below freezing overnight.
Cevabı göster

The roads are icy. This is because the temperature fell below freezing overnight.

Dilbilgisi

, which increased ... and narrowed ...: iki etki eklemek

'which' önündeki virgül, kısıtlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğini gösterir. Burada 'which', epinephrine and norepinephrine ifadelerine gönderme yapar ve bu hormonların oluşturduğu etkileri ekler; belirli bir hormon türünü tanımlamaz. Eklenen cümlecikte 'which', iki eş görevli fiil öbeğinin ortak öznesidir: 'increased your heart rate' ve 'narrowed blood vessels'. Bu yapı, özneyi tekrarlamadan iki paralel etki ekler.

Alıştırma

Ek bilgi cümleciğini başlatan ilgi zamiriyle cümleyi tamamlayın: The new coating contains two minerals, ____ reflect heat and prevent the surface from cracking.

Cevabı göster

which

These effects also caused smokers' extremities to feel colder Dilbilgisi

0:26

Bu etkiler, sigara içenlerin el ve ayaklarının daha soğuk hissedilmesine de neden olurdu

Dilbilgisi

Cause + nesne + to-infinitive: caused smokers' extremities to feel colder

cause + nesne + to-infinitive yapısında nesne, sonuçta ortaya çıkan eylem veya durum değişikliğini yaşayan kişi ya da şeydir. Burada smokers' extremities nesnedir; to feel colder ise etkilerin yol açtığı sonucu anlatır. Buradaki extremities, eller, ayaklar veya vücudun diğer uç kısımları anlamına gelir. Feel colder bu bölgelerin nasıl algılandığını veya hissedildiğini anlatır; daha soğuk bir şeye etkin biçimde dokundukları anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi cause fiilinin geçmiş zaman biçimi ve gerekli mastar işaretleyicisiyle tamamlayın: A software bug ____ the screen ____ freeze.

Cevabı göster

caused · to

But by now, Kalıp ifadeler

0:29

Ama bu noktaya gelindiğinde,

your hands and feet have returned to their normal temperature.

0:30

elleriniz ve ayaklarınız normal sıcaklıklarına dönmüş olur.

Kalıp ifadeler

By now: mevcut referans noktasından önce tamamlanmış sonuç

By now, mevcut referans noktasını bir son sınır olarak belirleyip geriye bakar: sözü edilen değişiklik bu noktadan önce tamamlanmıştır ya da tamamlanmış olması beklenir. O ana kadar ulaşılan sonucu vurgulamak için sıklıkla perfect zaman yapılarıyla kullanılır. Bu cümlede now, izleyicinin gerçek saatini değil, videonun zaman çizelgesinde ulaşılan noktayı ifade eder. O aşamaya gelindiğinde eller ve ayaklar normal sıcaklıklarına çoktan dönmüştür.

Alıştırma

Cümleyi ‘mevcut referans noktasından daha geç olmamak üzere’ anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____, the swelling should have gone down.

Cevabı göster

By now

2 hours in and the nicotine cravings begin, Kalıp ifadeler

0:32

2 saat sonra nikotin isteği başlar;

causing moodiness, drowsiness, tense feelings, and even difficulty sleeping. Notlar

0:35

bu da huysuzluk, uyuşukluk, gerginlik ve hatta uyku güçlüğüne yol açar.

Kalıp ifadeler

Bir süreçte geçen zaman noktasını belirten “2 hours in”

Burada 2 hours in, “sigarayı bırakma sürecinin iki saati tamamlandığı noktada” demektir. Sürecin kendisi, çevredeki bağlamdan anlaşıldığı için söylenmemiştir. duration + in kalıbı, dinleyiciyi daha önce başlamış bir etkinliğin veya zaman çizelgesinin içine yerleştirir. Genellikle o aşamadaki durumun nasıl olduğunu anlatmaya giriş yapar.

Alıştırma

Hangi cümle incelemenin iki saattir devam etmekte olduğunu belirtir?

  1. We reviewed the report two hours later.
  2. In two hours, we will start the review.
  3. Two hours in, we had found three major errors.
Cevabı göster

Two hours in, we had found three major errors.

Dilbilgisi

Ana cümleden sonra sonuç belirten “causing ...”

Virgülden sonraki causing ifadesi; huysuzluk, uyuşukluk, gerginlik ve uyuma güçlüğünü nikotin isteğinin başlamasının sonuçları olarak sunar. Örtük neden, virgülden sonra getirilen yeni bir özne değil, önceki olayın tamamıdır. Causing, çekimsiz bir -ing biçimidir; bu yüzden ikinci bir tam yan cümle oluşturmaz. main clause, causing + result kalıbı, açıklayıcı yazıda neden-sonuç zincirini daha kısa biçimde aktarmayı sağlar.

Alıştırma

Sonucu tamamlamak için virgülden sonra cause fiilinin -ing biçimini kullanın: The pipe burst, ____ water to flood the basement.

Cevabı göster

causing

Kalıp ifadeler

difficulty sleeping: difficulty + -ing kalıbı

difficulty sleeping ifadesinde difficulty sözcüğünü doğrudan -ing biçimindeki sleeping izler. İfade, uyumanın zor olduğu anlamına gelir: kişi uykuya dalmakta, uykuda kalmakta veya her ikisinde de zorlanabilir. Burada difficulty sleeping, belirtiler listesindeki bir isim öbeğidir ve sleeping hangi eylemin zor olduğunu belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp have difficulty doing something biçimindedir. difficulty doing something isim öbeği, bu cümlede olduğu gibi cause türü fiillerden sonra da gelebilir. Bu anlam için İngilizcede normalde difficulty to do kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi difficulty + -ing yapısını ve sleep biçimini kullanarak tamamlayın: The neighbors were loud, so I had ____ last night.

Cevabı göster

difficulty sleeping

Because nicotine also releases more dopamine than normal, Dilbilgisi

0:39

Nikotin ayrıca normalden daha fazla dopamin salgılanmasına neden olduğundan,

these are expected physiological responses to the decrease in its release.

0:42

bunlar dopamin salgısındaki azalmaya karşı beklenen fizyolojik tepkilerdir.

Dilbilgisi

more dopamine than normal: normal düzeyle karşılaştırma

More dopamine than normal, salgılanan dopamin miktarını bağlamdan anlaşılan normal bir miktar veya düzeyle karşılaştırır. Dopamine burada sayılamayan bir isimdir, bu nedenle more ismi doğrudan niteler. Than normal eksiltili bir ifadedir: bağlama göre than normal levels veya than the normal amount anlamına gelir. Bu cümlede salınımın bir referans düzeyin üzerinde olduğunu söyler; bir dopamin türünü başka bir türle karşılaştırmaz.

Alıştırma

power kullanarak more + isim + than normal yapısıyla cümleyi tamamlayın: Since the update, the laptop has been using ____.

Cevabı göster

more power than normal

8 hours after quitting and the inhaled carbon monoxide clears,

0:46

Sigarayı bıraktıktan 8 saat sonra, içinize çektiğiniz karbonmonoksit vücuttan atılır,

allowing oxygen levels in the bloodstream to return to normal.

0:49

böylece kandaki oksijen seviyesi normale döner.

Carbon monoxide and oxygen compete to bind to hemoglobin in your blood, Kelime

0:53

Karbonmonoksit ve oksijen, kanınızdaki hemoglobine bağlanmak için birbiriyle yarışır,

Kelime

Bind to hemoglobin: moleküler bağlanma

Biyokimyasal açıklamalarda bind to, bir molekülün ya da maddenin kimyasal bir etkileşim yoluyla belirli bir moleküler hedefe bağlanması demektir. Burada hemoglobin, karbon monoksit ile oksijenin bağlanabildiği hedeftir. Kalıp bind to + hedef şeklindedir: bir gaz hemoglobine, bir ilaç reseptöre veya bir protein belirli bir bölgeye bağlanır. Bir nesneyi iple fiziksel olarak bağlamayı anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The new compound can ____ a receptor on the cell surface.

Cevabı göster

bind to

which stresses the circulatory system. Kelime

0:56

bu da dolaşım sistemini zorlar.

Kelime

Stresses the circulatory system: bir sistemi ek yük altında bırakmak

Stress geçişli fiil olarak bir vücut bölümüne, sürece veya başka bir sisteme ek talep ya da baskı yüklemek anlamına gelebilir. Bu cümlede stresses, hemoglobin için rekabetin dolaşım sistemini ek bir yük altında çalışmaya zorladığını gösterir; sistemin kaygı hissettiğini anlatmaz. Başka durumlara aktarılabilen kalıp etken + stress(es) + sistem veya kaynak şeklindedir: özne zorlanmayı yaratır, nesne ise bu yükü alır.

Alıştırma

'Extreme heat stresses the power grid,' cümlesinde stresses ne anlama gelir?

  1. Elektrik şebekesinin kaygı hissetmesine neden olur.
  2. power grid sözcüklerine özel vurgu yapar.
  3. Elektrik şebekesine ek yük bindirir.
  4. Elektrik şebekesinin kesinlikle durmasını sağlar.
Cevabı göster

Elektrik şebekesine ek yük bindirir.

So as it clears,

0:58

Dolayısıyla karbonmonoksit temizlendikçe,

there's more room for oxygen. Deyimler

0:59

oksijen için daha fazla yer açılır.

Deyimler

more room for oxygen: daha fazla kullanılabilir kapasite

more room for oxygen ifadesindeki room, kullanılabilir kapasiteyi mecazi olarak anlatan sayılamayan bir isimdir. Karbonmonoksit temizlendikçe oksijenin bağlanabileceği kapasite artar; burada fiziksel bir odadan söz edilmez. Başka durumlara da aktarılabilen more room for + isim veya -ing biçimi, bir şey için ek kapasite, zaman, para ya da fırsat bulunduğunu anlatır.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve “ek kullanılabilir kapasite” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Deleting old files will leave ____ new photos.

Cevabı göster

more room for

However, for long-term smokers,

1:01

Ancak uzun süredir sigara içenlerde,

this carbon monoxide exposure causes red blood cells to increase in size,

1:03

karbonmonoksite maruz kalmak kırmızı kan hücrelerinin büyümesine,

making the blood thicker and causing higher blood pressure

1:06

kanın yoğunlaşıp tansiyonun yükselmesine

and increased chances of developing blood clots.

1:09

ve kan pıhtısı oluşma olasılığının artmasına yol açar.

Surprisingly, 24 hours after quitting, Anlatım akışı

1:12

Şaşırtıcı bir şekilde, sigarayı bıraktıktan 24 saat sonra,

coughing will actually increase,

1:14

öksürük aslında artar;

Anlatım akışı

Surprisingly ... coughing will actually increase: beklentileri tersine çevirmek

Surprisingly, cümlenin başına getirilmiş bir cümle zarfıdır ve dinleyiciye sonucun beklenenin tersi yönde olacağını bildirir. Ardından gelen önermenin tamamını sezgilere aykırı bir bilgi olarak çerçeveler. Will actually increase bu tersine dönüşü ortaya koyup güçlendirir: sigarayı bırakmanın öksürüğü hemen azaltması beklenebilse de bu aşamada öngörülen sonuç artıştır. Burada actually, “aslında, beklentinin tersine” anlamındadır; “şu anda” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede Surprisingly ve actually neyin işaretini veriyor?

  1. Artış, dinleyicilerin muhtemelen bekleyeceği şeyin tersidir.
  2. Konuşan kişi öksürüğün değişip değişmeyeceğinden emin değildir.
  3. Artış tam olarak şu anda gerçekleşmektedir.
Cevabı göster

Artış, dinleyicilerin muhtemelen bekleyeceği şeyin tersidir.

which is your body's way of clearing out all the toxins from the lungs. Notlar

1:16

bu, vücudunuzun akciğerlerdeki tüm toksinleri temizleme yöntemidir.

Dilbilgisi

your body's way of clearing out: bir mekanizmayı açıklama

Bu cümlede your body's way of clearing out... ifadesi, öksürmenin vücudun akciğerlerdeki toksinleri uzaklaştırma mekanizması olarak işlediğini anlatır. X's way of doing Y kalıbı, bir eylemi X'in bir sonuca ulaşma yöntemi olarak sunar. X bir beden ya da sistem olduğunda bu, anlatımı kolaylaştıran bir kişileştirmedir. Bilinçli bir karar anlamına gelmez; sürecin hangi işlevi gördüğünü açıklar.

Alıştırma

Doğrudan bir kişiye hitap ederken cümleyi vurgulanan kalıpla tamamlayın: Shivering is ____ generating heat.

Cevabı göster

your body's way of

Öbek fiiller

clearing out: içeridekileri çıkarma

Burada clearing out, istenmeyen maddeleri akciğerlerin içinden dışarı çıkarmak anlamına gelir. Ardından gelen from the lungs ifadesi, bu maddelerin nereden çıkarıldığını belirtir. out parçacığı, bir şeyin iç kısımdan çıkarılması ve çoğu zaman tamamen temizlenmesi anlamını ekler. Başka bağlamlarda clear out bir odayı, dolabı veya kabı boşaltmak anlamına gelebilir; bir şeyi açıkça anlamak demek değildir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için clear out ifadesini doğru biçimde kullanın: After moving into the apartment, we spent the weekend ____ the storage cupboard.

Cevabı göster

clearing out

Additionally, at this point,

1:19

Ayrıca bu noktada,

the risk of developing various coronary artery diseases decreases, Kalıp ifadeler

1:20

çeşitli koroner arter hastalıklarına yakalanma riski azalır;

Kalıp ifadeler

risk of developing + bir hastalık veya rahatsızlık

Risk of developing + bir hastalık veya rahatsızlık, kişinin bu hastalığa yakalanma ya da rahatsızlığı yaşamaya başlama olasılığını belirtir. Burada develop, bir şeyi yaratmak veya tasarlamak değil, bir hastalığa yakalanmak anlamındadır. Dil bilgisi bakımından of bir edattır; bu nedenle develop, -ing biçimini alır: risk of developing. Yeniden kullanılabilir kalıp risk of + isim veya -ing biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi risk + of + develop fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Long-term exposure may increase the ____ hearing problems.

Cevabı göster

risk of developing

all within 24 hours.

1:24

üstelik bunların hepsi yalnızca 24 saat içinde olur.

After 48 hours,

1:26

48 saat sonra,

when nicotine and its metabolites are completely eliminated from your body, Notlar

1:27

nikotin ve metabolitleri vücudunuzdan tamamen atıldığında,

damaged nerve endings begin to regrow.

1:31

hasarlı sinir uçları yeniden büyümeye başlar.

Dilbilgisi

After 48 hours, when ...: zaman noktası, ulaşılan durum ve sonuç

When yan cümlesi zaman belirten bir zarf cümlesidir. After 48 hours sürecin aşamasını belirtir; when nicotine and its metabolites are completely eliminated from your body ise bu aşamada ulaşılmış olan durumu açıklar. Ana cümle de o noktada neyin başladığını söyler. Burada when bir soru sözcüğü değildir; o sırada veya gerçekleştiğinde anlamındadır. Its, nicotine sözcüğüne gönderme yapar; metabolites ise vücudun nikotini işlerken ürettiği maddelerdir.

Alıştırma

Hangi cümle aynı yapıyı kullanıyor: bir zaman noktası, o anda ulaşılan durumu belirten bir when yan cümlesi ve ana sonuç ya da talimat?

  1. After the screen goes dark, wait ten minutes before pressing the power button again.
  2. Did the screen go dark when ten minutes had passed?
  3. After ten minutes, when the screen goes dark, press the power button again.
Cevabı göster

After ten minutes, when the screen goes dark, press the power button again.

Kelime

are completely eliminated from your body: vücuttan tamamen atılmak

Bu cümlede are completely eliminated from your body edilgen bir yapıdır. Temizlenen maddeler nikotin ile metabolitleridir; completely, süreç bittiğinde bunlardan hiçbirinin kalmadığını belirtir. Sağlık ve farmakoloji bağlamında be eliminated from the body, bir maddenin metabolizma ve boşaltım gibi süreçlerle vücuttan çıkması demektir. Burada bir yarışmada elenmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, vücut tarafından tamamen uzaklaştırılmayı anlatan resmî ifadeyle tamamlayın: After enough time, the drug will ____.

Cevabı göster

be completely eliminated from the body

The tar and other chemicals in cigarettes leave fewer taste buds

1:34

Sigaradaki katran ve diğer kimyasallar tat tomurcuklarının sayısını azaltır;

that are flatter with less blood vessels.

1:37

kalan tat tomurcukları daha yassıdır ve daha az kan damarına sahiptir.

They now begin to regain their sensitivity, Kalıp ifadeler

1:39

Artık yeniden hassasiyet kazanmaya başlarlar,

making food taste better. Dilbilgisi

1:41

böylece yiyeceklerin tadı daha güzel gelir.

Kalıp ifadeler

regain their sensitivity: hassasiyetlerini yeniden kazanmak

Regain their sensitivity, tat alma tomurcuklarının tatları algılama yetisi azaldıktan sonra yeniden hassaslaşması demektir. Regain sözcüğü önceki durum, kayıp ve geri dönüş sırasını içerir: daha önce hassasiyetleri vardı, bunun bir kısmını kaybettiler ve şimdi geri kazanıyorlar. Yapı regain + isim şeklindedir. Regain control, regain confidence ve regain strength örneklerinde olduğu gibi geri dönen yetiler, durumlar ve sahip olunan şeylerle kullanılabilir.

Alıştırma

Maya used to feel confident, but a difficult year shook her. After counseling, she began to ___ her confidence. Özgüvenin daha önce var olduğunu en iyi hangi fiil gösterir?

  1. avoid
  2. regain
  3. gain
Cevabı göster

regain

Dilbilgisi

making food taste better: make + nesne + fiilin yalın hâli

Virgülden sonra gelen -ing yan cümlesi making food taste better, hassasiyetin geri gelmesinin sonucunu belirtir: tat alma tomurcukları toparlandıkça yiyecekler onlara daha lezzetli gelir. Bu, yiyeceğin kendisinin değiştiği anlamına gelmez. Bu yan cümlede make, ettirgen make + nesne + fiilin yalın hâli yapısını izler: make + food + taste. Taste burada ‘belirli bir tada sahip olmak’ anlamında bir bağ fiilidir; better ise tat deneyimini niteler. Bu etken yapıda taste kullanılır, to taste kullanılmaz.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri ve make + nesne + fiilin yalın hâli yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: Fresh herbs can ____. (the sauce / taste / better)

Cevabı göster

make the sauce taste better

Although chronic smokers may often have irreversibly damaged taste buds.

1:43

Ancak uzun süredir sigara içenlerin tat tomurcukları çoğu zaman geri döndürülemez biçimde hasar görmüş olabilir.

At the 72-hour mark, Kalıp ifadeler

1:48

72. saate gelindiğinde,

nicotine withdrawal peaks with headaches, nausea, and cramps, Kelime

1:49

baş ağrısı, mide bulantısı ve kramplarla birlikte nikotin yoksunluğu zirveye ulaşır;

Kalıp ifadeler

At the 72-hour mark: zaman çizelgesindeki bir dönüm noktasını belirtme

At the 72-hour mark, bir sürecin başlangıcından itibaren ‘72 saatin geçtiği noktada’ anlamına gelir. Mark bu zamanı bir zaman çizelgesindeki dönüm noktası olarak sunar; bu nedenle ifade ilerleme raporlarında, deneylerde, spor yorumlarında ve adım adım açıklamalarda kullanışlıdır. 72-hour mark ifadesinde 72-hour, mark sözcüğünü niteleyen bileşik bir sıfattır. İsimden önce geldiği için hour tekil kalır; sayı ile birim kısa çizgiyle birleştirilir.

Alıştırma

Bir rapor, belirtilerin bir süreç başladıktan tam 72 saat sonra en güçlü olduğunu söylüyor. Bu zamanı en kesin şekilde hangi cümle ifade eder?

  1. Symptoms peak at the 72-hour mark.
  2. Symptoms peak by the 72-hour mark.
  3. Symptoms peak after 72 hours.
Cevabı göster

Symptoms peak at the 72-hour mark.

as well as emotional symptoms like anxiety and depression. Kalıp ifadeler

1:53

kaygı ve depresyon gibi duygusal belirtiler de görülür.

Kelime

nicotine withdrawal peaks ifadesinde fiil olarak peak

Burada peaks, peak fiilinin geniş zamanda üçüncü tekil şahıs biçimidir. Özne nicotine withdrawal’dır ve peaks “şiddetinin en yüksek düzeyine ulaşır” anlamına gelir. with headaches... bölümü, bu en şiddetli evre civarında görülen belirtileri açıklar. Zirveye ulaşmak, sürecin hemen bittiğini değil, en yüksek noktaya geldiğini gösterir. Zirveden sonra belirtiler yavaş yavaş azalabilir.

Alıştırma

Cümleyi peak fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Demand for cold drinks usually ____ in the late afternoon on hot days.

Cevabı göster

peaks

Kalıp ifadeler

As well as ile ek bilgi ekleme

As well as, aynı genel türden başka bir öge ekler. Bu cümlede önce fiziksel belirtiler gelir; as well as, ilk grubu ana çerçeve olarak korurken listeyi duygusal belirtileri de içerecek şekilde genişletir. A as well as B yapısında A dil bilgisel merkezdir, B ise ek bilgidir. A ve B özne olduğunda fiil normalde A ile uyum gösterir: The teacher, as well as the students, is ready.

Alıştırma

Hangi cümle Mia’yı ana katılımcı olarak gösterir, asistanlarını ek katılımcılar olarak belirtir ve standart özne-fiil uyumunu kullanır?

  1. Mia and her assistants is attending the meeting.
  2. Mia, as well as her assistants, are attending the meeting.
  3. Mia, as well as her assistants, is attending the meeting.
Cevabı göster

Mia, as well as her assistants, is attending the meeting.

These symptoms can be seen by most addictive substances, including caffeine,

1:56

Bu belirtiler, kafein dâhil çoğu bağımlılık yapıcı madde bırakıldığında görülebilir,

but after this period,

2:00

ancak bu dönemden sonra,

the worst is officially over. Kalıp ifadeler

2:01

en kötü kısım resmen geride kalır.

Kalıp ifadeler

the worst is officially over: en kötü kısım resmen sona erdi

The worst, bir durumun en ağır veya en zor kısmını belirtir. Is over, bu aşamanın sona erdiği ya da geride kaldığı anlamına gelir; bir şeyin fiziksel olarak başka bir şeyin üstünde olması anlamına gelmez. Tüm yan cümle, zorluğun zirvesinin geride kaldığını söyleyerek dinleyeni rahatlatır. Officially, geçişi bu dönüm noktasında kesinleşmiş veya açıkça tanınabilir bir durum olarak sunar. Bir otoriteye ya da kurala dayanarak gerçek anlamda kullanılabilir; ancak burada sözbilimsel de olabilir: konuşan kişi artık zor dönemin bittiğini ilan edebileceğini düşünür.

Alıştırma

En zor aşamanın geçtiğini belirten hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: “Her fever has broken and her breathing is steady, so ____.”

Cevabı göster

the worst is over

After 1 month,

2:03

1 ay sonra,

the risk of developing type 2 diabetes, cancer, and cardiovascular diseases has already decreased. Dilbilgisi

2:04

tip 2 diyabet, kanser ve kalp-damar hastalıklarına yakalanma riski çoktan azalmıştır.

Dilbilgisi

has already decreased: mevcut kontrol noktasına kadar azalmış durumda

Has already decreased yapısında has ile geçmiş zaman ortacı decreased, present perfect zamanı oluşturur. Bu yapı, riskteki düşüşü geçmişteki kesin bir anda gerçekleşen tek bir olay olarak değil, mevcut bir aylık kontrol noktasına gelindiğinde zaten geçerli olan bir sonuç olarak sunar. Already normalde yardımcı fiil ile geçmiş zaman ortacı arasında yer alır. Sonucun şimdiye kadar elde edildiğini belirtir ve çoğu zaman değişimin beklenenden erken gerçekleştiğini düşündürür. Aktarılabilir kalıp özne + has/have + already + geçmiş zaman ortacıdır.

Alıştırma

İlerleme raporunu has + already + decrease fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: “At today's review, the error rate ____ by 20%, earlier than expected.”

Cevabı göster

has already decreased

In 3 to 9 months,

2:10

3 ila 9 ay içinde,

the damaged cilia in the lungs are almost fully repaired, Kelime

2:11

akciğerlerdeki hasarlı siller neredeyse tamamen onarılır.

which are hair-like structures that help sweep away dust and debris, Notlar

2:15

Bunlar, toz ve kalıntıları süpürmeye yardımcı olan tüy benzeri yapılardır.

Kelime

cilia: cilium sözcüğünün çoğulu

Cilia, hücrelerin üzerindeki mikroskobik ve kıl benzeri çıkıntılardır. Bu cümlede akciğerlerdeki hasarlı cilia toz ve kalıntıların uzaklaştırılmasına yardım eder; dolayısıyla onarılmaları, hava yollarının temizleme sisteminin bir bölümünün yeniden çalışması anlamına gelir. Cilia, cilium sözcüğünün çoğuludur. Bu nedenle cümlede çoğul are fiili kullanılır; tek bir çıkıntı için cilium kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi, hava yollarının temizlenmesine yardımcı olan küçük kıl benzeri yapıların çoğul bilimsel adıyla tamamlayın: Healthy ____ move mucus and trapped particles out of the lungs.

Cevabı göster

cilia

Kelime

hair-like structures: -like ile sıfat oluşturma

hair-like structures ifadesinde hair ismi, “kıla benzeyen” anlamında bir sıfat oluşturmak için -like ile birleşir. Bu sıfat yapıların şeklini veya görünüşünü anlatır; onların gerçekten kıl olduğu anlamına gelmez. İsim + -like kalıbıyla yeni sözcükler üretilebilir: a ring-like mark bir halkaya benzer, a childlike reaction ise çocukla ilişkilendirilen bir nitelik taşır. Bileşik sıfat bir isimden önce geldiğinde kısa çizgi, parçalar arasındaki ilişkiyi çoğu zaman daha açık gösterir.

Alıştırma

Cümleyi star sözcüğünden oluşturulan, kısa çizgili bir -like sıfatıyla tamamlayın: The museum displayed several ____ crystals.

Cevabı göster

star-like

Öbek fiiller

Sweep away: bir şeyi kaldırmak veya sürükleyip götürmek

Bu cümlede sweep away, toz ve döküntüleri solunum yollarından çıkararak orada kalmamalarını sağlamak anlamına gelir. Siller gerçekten süpürge kullanmaz; kıl benzeri hareketleri buna benzer bir temizleme etkisi oluşturur. away parçacığı, bir şeyi bulunduğu yerden uzaklaştırma anlamı katar. İfade; fırçalama, rüzgâr, su veya başka bir güçle fiziksel olarak kaldırmayı ve soyut bir şeyi ortadan kaldırmayı anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi sweep away ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: The flood ____ several parked cars.

Cevabı göster

swept away

and as a result, Anlatım akışı

2:18

Bunun sonucunda,

symptoms such as coughing and shortness of breath are almost completely eliminated. Kelime

2:19

öksürük ve nefes darlığı gibi belirtiler neredeyse tamamen ortadan kalkar.

Anlatım akışı

As a result: bir sonucu tanıtmak

as a result, dinleyiciye sonraki ifadenin daha önce verilen bilginin sonucu olduğunu gösteren bir bağlayıcı ifadedir. Burada onarılan siller toz ve döküntüleri temizleyebilir; belirtilerdeki iyileşme de bunun sonucu olarak sunulur. Bir sonuç cümleciğinin veya cümlenin başında kullanıldığında normalde ardından virgül gelir. Daha önce belirtilen nedene gönderme yapar ve dinleyicinin nedenden sonuca giden sırayı takip etmesine yardımcı olur.

Alıştırma

"The road was icy. As a result, the school bus arrived late," cümlesinde as a result neyi gösterir?

  1. Yolun buzlu olması sonuçtur.
  2. İki olay birbiriyle ilişkili değildir.
  3. Otobüsün geç gelmesi sonuçtur.
Cevabı göster

Otobüsün geç gelmesi sonuçtur.

Kelime

shortness of breath: nefes darlığı

Shortness of breath, nefes almakta zorlanmayı veya yeterince hava alamıyormuş gibi hissetmeyi anlatan kalıplaşmış bir isim öbeğidir. Bu cümlede coughing ile birlikte bir belirtiyi adlandırır; bir nefesin fiziksel uzunluğunun kısa olması anlamına gelmez. Neden veya şiddet henüz bilinmese bile hastanın öznel hissini anlatmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Bu cümlede shortness of breath ne anlama geliyor?

  1. Uykuda olduğu için daha az sayıda nefes almak
  2. Kısa bir süre nefesi tutmak
  3. Nefes almakta zorlanmak veya yeterince hava alamıyormuş gibi hissetmek
Cevabı göster

Nefes almakta zorlanmak veya yeterince hava alamıyormuş gibi hissetmek

And around 1 year,

2:23

Yaklaşık 1 yıl sonra ise,

the risk of developing heart disease as a direct result of atheroma formation, Kelime

2:24

aterom oluşumunun doğrudan sonucu olan kalp hastalığı riski

which are deposits of fatty material or scar tissue from deteriorating arterial walls,

2:28

—ateromlar, yıpranmış atardamar duvarlarında biriken yağlı maddeler veya yara dokularıdır—

Kelime

atheroma formation: atardamar plağının oluşumu

Atheroma formation, aterom adı verilen yağlı ve plak benzeri bir birikintinin atardamar duvarında gelişme sürecini ifade eder. Burada kalp hastalığı riskini artıran doğrudan bir yol olarak sunulur. Formation ismi, gelişme veya oluşma sürecini anlatır. Ardından gelen which yan cümlesi ilgili birikintileri gündelik bir dille açıklar; formation burada bir kurum veya düzen anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu tıbbi açıklamada atheroma formation neyi ifade ediyor?

  1. Kalp hücrelerinin belirli bir biçimde düzenlenmesi
  2. Yağlı plağın atardamar duvarında gelişme süreci
  3. Küçük bir kesikten sonra geçici olarak kan pıhtısı oluşması
Cevabı göster

Yağlı plağın atardamar duvarında gelişme süreci

decreases by almost one half. Dilbilgisi

2:33

neredeyse yarı yarıya azalır.

Dilbilgisi

decreases by almost one half: by değişim miktarını belirtir

Decrease by + bir miktar, değişimden sonra ulaşılan düzeyi değil, değişimin büyüklüğünü belirtir. Bu cümlede by almost one half, kalp hastalığı riskinin önceki düzeyine göre %50'den biraz daha az düştüğü anlamına gelir. Başlangıçtaki risk 100 birim olarak gösterilirse yaklaşık 50 birimlik azalma sonucunda 50 birimden biraz fazlası kalır. Karşılaştırmanın başlangıç noktası, bağlamın verdiği azalma öncesi düzeydir.

Alıştırma

Cümleyi by veya to ile tamamlayın: The rejection rate was 12%, and after a reduction of 3 percentage points it decreased ____ 3 percentage points, ending at 9%.

Cevabı göster

by

In 10 years,

2:35

10 yıl içinde,

the chance of developing lung cancer

2:36

akciğer kanserine yakalanma olasılığı

decreases to half of someone who did not quit smoking, Dilbilgisi

2:38

sigarayı bırakmamış birinin taşıdığı riskin yarısına düşer;

Dilbilgisi

decreases to half: to son düzeyi belirtir

Decrease to + bir değer, değişimden sonra ulaşılan düzeyi belirtir. Burada to half, akciğer kanserine yakalanma olasılığının sigarayı bırakmamış benzer bir kişinin karşılaştığı olasılığın yarısına indiği anlamına gelir. Bu ifade tek başına azalmanın büyüklüğünü vermez; bunun için başlangıç düzeyini bilmek gerekir. to sonrasındaki ifade bitiş noktasıdır ve of someone who did not quit smoking karşılaştırma temelini sağlar.

Alıştırma

Cümleyi by veya to ile tamamlayın: The ticket price was $75 and then decreased ____ $60, which became its new price.

Cevabı göster

to

and in 15 years' time, Kalıp ifadeler

2:41

15 yıl içinde ise,

the risk of heart attack decreases

2:42

kalp krizi riski

to the same as someone who has never smoked their entire life. Dilbilgisi

2:44

hayatı boyunca hiç sigara içmemiş birininkiyle aynı seviyeye düşer.

Kalıp ifadeler

in 15 years' time: gelecekteki bir noktayı belirtme

Burada in 15 years' time, “referans alınan zamandan on beş yıl sonraki noktada” demektir. Tam zaman çizelgesinde referans noktası, kişinin sigarayı bıraktığı andır. Bu ifade gelecekteki bir durumu zaman çizelgesine yerleştirir; azalmanın on beş yıl boyunca sürdüğünü söylemez. Aktarılabilir kalıp, daha sonraki bir noktayı belirtmek için in + iyelik biçimindeki süre + time yapısıdır; örneğin a year's time veya years' time.

Alıştırma

Cümleyi “şu andan tam on yıl sonraki noktada” anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: ____, I hope to have paid off the loan.

Cevabı göster

In ten years' time

Dilbilgisi

to the same as: değişimden sonra ulaşılan eşit düzey

decreases to the same as yapısında to bir değişimin ulaştığı son noktayı, the same as ise karşılaştırma ölçütünü belirtir. Cümlede anlaşılan ölçü risk düzeyidir: risk, hayatı boyunca sigara içmemiş birinin riskiyle eşit olana kadar düşer. Ortak ölçü açıksa İngilizcede level veya amount sözcüğü atılabilir. En yüksek açıklık için, özellikle karşılaştırılan isim bir kişiyse, ölçünün kişinin kendisiyle karıştırılmaması amacıyla the same level as that of someone ... denebilir.

Alıştırma

Ücretin eşit bir düzeye ulaştığını gösteren hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: After the adjustment, the fee fell ____ last year's fee.

Cevabı göster

to the same as

Dilbilgisi

someone who ... their: tekil their kullanılan ilgi cümleciği

“someone who has never smoked their entire life” ifadesinde “who has never smoked their entire life” ilgi cümleciği, “someone” sözcüğünün nasıl bir kişiyi anlattığını belirler. “Who” tekil kişiye gönderme yaptığı için fiil “have” değil, “has” olur. “Their” de tekil “someone”a gönderme yapar. Bu, tekil they kullanımıdır: modern standart İngilizcede kişinin cinsiyeti bilinmediğinde, önemli olmadığında veya bilinçli olarak belirtilmediğinde “they/their” kullanılır. Bu nedenle ifadenin bütünü, yaşamının hiçbir döneminde sigara içmemiş tek bir kişiyi anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle, cinsiyet varsayımında bulunmadan kimliği belirtilmemiş tek bir kişiyi doğal biçimde anlatır?

  1. We need someone who has managed their own budget before.
  2. We need someone who has managed his own budget before.
  3. We need someone which has managed their own budget before.
Cevabı göster

We need someone who has managed their own budget before.

Of course, Anlatım akışı

2:48

Elbette,

this guideline is not definitive,

2:48

bu rehber kesin bir ölçüt değildir;

Anlatım akışı

Of course ... not definitive: beklenen bir sınırlamayı sunma

“Of course”, ardından gelecek sınırlamayı dikkatli bir dinleyicinin zaten bekleyebileceği bir nokta olarak sunar. Konuşanın önceki iddiayla aniden çelişmek yerine genel kılavuzdan bir sınırlandırmaya geçmesine yardımcı olur. “Not definitive”, kılavuzun herkesin sonucunu kesin olarak öngören nihai ve değişmez bir kural olmadığı anlamına gelir. Kılavuzun değersiz veya yanlış olduğu anlamına gelmez. Bu ifadeler mesajı birlikte şöyle düzenler: önce yararlı bir genel örüntü, ardından değişkenlere ve bireysel farklılıklara yer bırakan açık bir sınırlama.

Alıştırma

Bu bağlamda “Of course, this guideline is not definitive” ne anlatıyor?

  1. Kılavuz her kişi için kesin bir sonuç verir.
  2. Kılavuz genel bir örüntü olarak yararlıdır, ancak her bireyi kesin biçimde öngöremez.
  3. Kılavuzun yanlış olduğu kanıtlanmıştır ve göz ardı edilmelidir.
Cevabı göster

Kılavuz genel bir örüntü olarak yararlıdır, ancak her bireyi kesin biçimde öngöremez.

and the average amount you smoke per day or year

2:50

günde veya yılda içtiğiniz ortalama sigara miktarı,

will play a role in how well your body recovers. Notlar

2:53

vücudunuzun ne kadar iyi toparlanacağında rol oynar.

Kalıp ifadeler

play a role in: katkıda bulunan bir faktörü anlatmak

Burada play a role in, “katkıda bulunmak” veya “etkilemek” anlamına gelir. Ortalama içilen sigara miktarı iyileşmeyi etkileyen faktörlerden biridir; bu ifade onun tek neden olduğunu söylemez. play a role in ifadesinden sonra bir isim, -ing biçimi veya gömülü bir yan cümlecik gelebilir. Bu cümlede ardından how well your body recovers gelir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki dört kelimelik ifadeyle tamamlayın: Price may ____ which plan we choose.

Cevabı göster

play a role in

Dilbilgisi

gömülü yan cümlecik olarak how well your body recovers

How well, dereceyi veya niteliği, yani vücudun ne ölçüde başarılı biçimde toparlandığını anlatır. Burada how well your body recovers yan cümleciğinin tamamı in edatını tamamlar; doğrudan bir soru değil, daha büyük bir açıklama cümlesinin parçasıdır. Gömülü bir how yan cümleciği düz cümle söz dizimini korur: how well + özne + fiil. Daha büyük bir cümlenin içinde how well your body recovers denir; how well does your body recover denmez.

Alıştırma

Hangi cümlede affects sonrasında gömülü how yan cümleciği doğru kullanılmıştır?

  1. Your sleep affects how well you concentrate the next day.
  2. Your sleep affects how well do you concentrate the next day.
Cevabı göster

Your sleep affects how well you concentrate the next day.

Unfortunately,

2:55

Ne yazık ki,

there will always be some irreversible damage to the lungs Kelime

2:56

akciğerlerde her zaman geri döndürülemez bir miktar hasar kalır

Kelime

irreversible damage: geri döndürülemez hasar

Bu cümlede irreversible damage, tamamen geri alınamayan veya önceki durumuna döndürülemeyen fiziksel hasar anlamına gelir. Irreversible yalnızca damage sözcüğünü niteler; bütün etkilerin geri döndürülemez olduğunu iddia etmez. Some belirleyicisi iddianın kapsamını sınırlar: diğer belirtiler veya işlevler iyileşebilse bile akciğer hasarının bir bölümü geri döndürülemez biçimde kalacaktır. Tıp ve risk dilinde irreversible, hiçbir iyileşmenin mümkün olmadığını değil, iyileşmenin sınırını belirtir.

Alıştırma

Tamamen geri alınamayan hasar anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyle uyarıyı tamamlayın: Repeated exposure may cause ____ to the kidneys.

Cevabı göster

irreversible damage

and increased susceptibility to developing various lung diseases. Kelime

2:59

ve çeşitli akciğer hastalıklarına karşı yatkınlık artar.

Kelime

increased susceptibility to developing: hastalık geliştirmeye karşı artmış yatkınlık

Increased susceptibility to developing various lung diseases, bu hastalıklara yakalanma eğiliminin veya savunmasızlığın artması anlamına gelir. Bir hastalığın zaten geliştiğini değil, riskin yükseldiğini anlatır. Susceptibility to yapısında to bir edattır; bu nedenle ardından -ing biçimi gelebilir: susceptibility to developing. Kalıp susceptibility to + isim veya -ing biçimidir; increased ise bu yatkınlığı daha düşük bir önceki veya temel düzeyle karşılaştırır.

Alıştırma

Raporu daha fazla yatkınlık anlamındaki resmî İngilizce ifadeyle tamamlayın: The study found ____ respiratory infections among exposed workers.

Cevabı göster

increased susceptibility to developing

And while quitting may be difficult, Dilbilgisi

3:03

Sigarayı bırakmak zor olsa da,

the benefits greatly outweigh the initial withdrawal. Deyimler

3:04

faydaları başlangıçtaki yoksunluk belirtilerine fazlasıyla ağır basar.

Dilbilgisi

While quitting may be difficult: ödünleme bildiren while

while quitting may be difficult ifadesindeki while, bir zaman aralığını değil, bir zorluğun kabul edildiği karşıtlığı belirtir. Konuşmacı önce olası bir engeli kabul eder: bırakmak zor olabilir. Ardından ana cümle daha güçlü mesajı verir: faydalar, başlangıçtaki yoksunluktan daha önemlidir. while + yan cümle, ana cümle kalıbı önce zorluğu kabul edip sonra sonucu vurgulayarak tavsiye veya savı daha dengeli gösterir.

Alıştırma

Örnek cümlede while ne görev yapıyor?

  1. Daha güçlü bir sonuç sunmadan önce bırakmanın zor olabileceğini kabul eder.
  2. Faydaların yalnızca bırakma süreci sırasında ortaya çıktığını söyler.
  3. Bırakmanın neden zor olduğunu açıklar.
Cevabı göster

Daha güçlü bir sonuç sunmadan önce bırakmanın zor olabileceğini kabul eder.

Deyimler

Greatly outweigh: çok daha ağır basmak

Greatly outweigh, “çok daha önemli veya değerli olmak” anlamına gelir. Faydaları ve başlangıçtaki yoksunluğu bir karşılaştırmanın iki tarafı olarak gösterir ve faydaların çok daha önemli olduğunu belirtir. Outweigh burada gerçek ağırlığı ölçmek için değil, mecazi anlamda kullanılır. Geçişli bir fiildir; bu yüzden daha az önemli olan taraf hemen ardından gelir: A outweighs B.

Alıştırma

Cümleyi greatly outweigh ile tamamlayın: The long-term savings ____ the small setup cost.

Cevabı göster

greatly outweigh

Ultimately,

3:07

Sonuç olarak,

the best way to prevent this from happening Dilbilgisi

3:08

bunların yaşanmasını önlemenin en iyi yolu

is to not begin smoking at all. Kalıp ifadeler

3:10

sigaraya hiç başlamamaktır.

Dilbilgisi

Çözüm sunmak için the best way to ... is to ... kalıbı

the best way to X is to Y kalıbı, X bölümünde bir hedefi veya sorunu ortaya koyar; ardından Y bölümünde en etkili olduğu düşünülen eylemi verir. Bu cümlede X, prevent this from happening; Y ise not begin smoking at all bölümüdür. Bu kalıbı yeniden kullanırken hem X hem de Y, to sonrasındaki fiilin yalın biçimi etrafında kurulur. Böylece hedef ve eylem ikilisi açık bir öneriye dönüşür.

Alıştırma

Tavsiyeyi hedef kalıbın tamamıyla tamamlayın: ____ stay focused ____ turn off notifications.

Cevabı göster

The best way to · is to

Kalıp ifadeler

Olumsuzluktan sonra vurgu yapan at all

Bu cümlede at all, not begin ifadesindeki olumsuzluğu güçlendirir. Tamamen veya hiçbir derecede anlamına gelir; dolayısıyla tavsiye sigaraya hiçbir zaman başlamamaktır. Her şey anlamına gelmez. At all bir olumsuz kutupluluk ifadesidir: olumsuzluklarla sıkça kullanılır; sorularda ve if yan cümlelerinde herhangi bir biçimde veya herhangi bir derecede anlamına da gelebilir. Genellikle ilgili olduğu yan cümlenin sonuna yakın bulunur.

Alıştırma

Olumsuzluğu güçlendiren hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: I did not feel tired ____.

Cevabı göster

at all

Need some extra motivation?

3:12

Biraz daha motivasyona mı ihtiyacınız var?

Check out our video Dear Lazy People,

3:13

Dear Lazy People adlı videomuza göz atın;

which might give you the boost you need to kick your habit Deyimler

3:15

bu video, alışkanlığınızı bırakmak için ihtiyacınız olan itici gücü sağlayabilir

or focus on other goals you're hoping to accomplish.

3:18

veya başarmayı umduğunuz diğer hedeflere odaklanmanıza yardımcı olabilir.

Deyimler

kick your habit: yerleşmiş kötü bir alışkanlığı bırakmak

kick your habit ifadesinde kick mecaz anlamdadır: özellikle zararlı, istenmeyen veya bırakılması zor olan yerleşmiş bir alışkanlıktan kurtulmak demektir. İfade, bir şeyi gerçekten tekmelemekten değil, davranıştan başarıyla kurtulmaktan söz eder. Esnek yapı kick + iyelik sözcüğü veya belirleyici + habit şeklindedir: kick your habit, kick the habit veya kick a bad habit. Davranışa yalnızca bir kez karşı koymayı değil, tekrarlanan davranışın tamamını sona erdirmeyi anlatır.

Alıştırma

Yerleşmiş ve istenmeyen bir davranışı kalıcı olarak bırakmak anlamındaki deyimle cümleyi tamamlayın: After ten years of smoking, Maya finally ____.

Cevabı göster

kicked the habit

Ask us your burning questions in the comments or on social media, Deyimler

3:20

En çok merak ettiğiniz soruları yorumlarda ya da sosyal medyada bize sorun

Deyimler

burning questions: yanıtı acilen merak edilen önemli sorular

burning question, insanların yanıtını acil ve güçlü bir şekilde öğrenmek istediği önemli bir sorudur. Bu davette ifade, izleyicilerin sorularını sıradan veya gelişigüzel değil, özellikle önemli ve acil gösterir. Video sigarayla ilgili olduğu için burning aynı zamanda ateşle ilgili eğlenceli ikinci bir çağrışım oluşturur. Temel anlam yine deyimseldir, fakat bu gerçek anlam çağrışımı kapanış cümlesine konuyla bağlantılı bir kelime oyunu katar.

Alıştırma

Halka açık bir soru-cevap etkinliğinde sunucu, izleyicilerin burning questions sorularını istiyor. Sunucu ne tür soruları kastediyor?

  1. Önemli olup olmadığına bakılmaksızın her türlü sıradan soru
  2. Gerçekten yanmakta olan şeylerle ilgili sorular
  3. İnsanların yanıtını acil ve güçlü biçimde öğrenmek istediği sorular
Cevabı göster

İnsanların yanıtını acil ve güçlü biçimde öğrenmek istediği sorular

and subscribe for more weekly science videos every Thursday.

3:23

ve her perşembe yayımladığımız yeni bilim videoları için kanalımıza abone olun.