Daha Fazla Öpücük Yok! | Tatlı Öpücük - 3. Sezon | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Eğlenceli bir aile oyununda çocuklar babalarını annenin öpücüklerinden saklar, sıkı kurallarla tuvalete gitmesine izin verir ve onun dikkatsizliği yüzünden çamaşır teknesinin nasıl kullanılacağı konusunda yeni bir tartışma çıktığını görür. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Keep an eye out for — Kalıplaşmış İfadeler ve Eşdizimler. Bir kişiye veya beklenen olaya karşı uyanık kalıp çevreyi gözetmesini istemenin doğal ve konuşma diline özgü yolunu öğrenin. Bu ifade yalnızca anneyi aramayı değil, sürekli tetikte olmayı anlattığı için çocukların oyun içindeki nöbetçilik görevine tam olarak uyar. 2. Do your business — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. Bu sözün bağlama göre tuvalet ihtiyacını gidermek veya özel bir işle ilgilenmek için kullanılan bir örtmece olduğunu, gerçek anlamıyla ticaret yapmayı anlatmadığını ayırt edin. Böylece bedensel işlevleri açıkça adlandırmadan nezaket ve mizah kuran aile konuşmalarını takip edebilirsiniz. 3. Well, it is now. — Konuşma Edimbilimi ve Tutum. Bir eşyanın belirli bir amaç için kullanılmadığı iddiasını bu cevabın nasıl küstahça tersine çevirdiğini anlayın: daha önce öyle olmayabilir, ancak konuşan kişi durumu az önce değiştirmiştir. Kısa yanıttaki zaman karşıtlığını, meydan okuyan tavrı ve şakacı karşılığı fark etmeyi öğrenin.
Bu derste
Keep an eye out for: birine veya bir şeye karşı tetikte olmak
Keep an eye out for + kişi/şey, hedef ortaya çıktığında ya da yaklaştığında onu fark etmek için tetikte kalmak demektir. Bu cümlede Bingo’dan annesini gözlemesi ve yaklaşırsa haber vermesi isteniyor. Her yerde etkin biçimde aramak anlamına gelmez. Odak noktası, fark edilecek bir şey ortaya çıkana kadar dikkat etmeyi sürdürmektir.
Alıştırma
Bu nottaki kalıplaşmış ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: While I pay the bill, ____ our taxi.
Cevabı göster
keep an eye out for
smoochy kiss: oyuncu ve sevgi dolu bir öpücük
Smoochy, öpüşmeyi açıkça sevgi dolu, sokulgan ve biraz abartılı bir biçimde anlatır. Bu nedenle a smoochy kiss sıradan bir öpücük değildir; oyuncu ve sevimli duyulur, ayrıca takılma havası da taşıyabilir. Burada bu sözcük seçimi, annenin isteğini resmî veya tarafsız göstermek yerine rahat bir aile ortamında zararsız ve komik hâle getirir.
Alıştırma
Smoochy kiss ifadesinin kullanımını hangi seçenek doğru açıklar?
- Smoochy kiss, resmî durumlara uygun tarafsız bir tanımdır.
- Smoochy kiss oyuncu ve samimi bir ifadedir; bu yüzden rahat aile veya partner konuşmalarına uygundur.
Cevabı göster
Smoochy kiss oyuncu ve samimi bir ifadedir; bu yüzden rahat aile veya partner konuşmalarına uygundur.
No more smoochy kisses: bir şeyin durması gerektiğini söylemek
No more + bir isim öbeği veya -ing biçimi, bir etkinliğin ya da şeyin durması gerektiğini veya artık izin verilmeyeceğini bildirir. Burada No more smoochy kisses, sevgi dolu öpücüklerin bittiğini söyleyen şakacı bir kural koyar; yalnızca öpücük sayısının sıfır olduğunu belirtmez. Bu kalıp hızlıca bir sınır çizer. Gücü duruma ve ses tonuna bağlıdır; bu yüzden şakacı veya kararlı duyulabilir.
Alıştırma
Öğretmenin kuralını No more ve shout fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: "____ in the classroom."
Cevabı göster
No more shouting
figure that out: bir konuyu anlamak veya çözmek
Figure something out; düşünerek, araştırarak veya farklı şeyler deneyerek bir sorunu anlamak ya da nasıl çözüleceğini bulmak anlamına gelir. Bu cümlede that daha önce söz edilen konuyu gösterir, later ise onunla ilgilenmeyi sonraya bırakır. Figure out ayrılabilen bir öbek fiildir. it veya that gibi zamir nesneler figure ile out arasına gelmelidir: figure it out, figure that out. Tam bir isim öbeği iki konumda da kullanılabilir: figure out the problem veya figure the problem out.
Alıştırma
figure out ifadesini it zamiriyle doğru kullanan cümleyi seçin.
- I'll figure it out.
- I'll figure it.
- I'll figure out it.
Cevabı göster
I'll figure it out.
get you somewhere safe: birini güvenli bir yere götürmek
get + kişi + yer yapısında get, “birinin bir yere ulaşmasını sağlamak veya ona yardım etmek” anlamına gelir. Buradaki get you somewhere safe, seni güvenli bir yere taşımak ya da götürmek demektir; “seni elde etmek” demek değildir. Somewhere, belirli olmayan bir yeri gösterir. Sıfat ondan sonra gelir; bu yüzden doğal sıra somewhere safe şeklindedir. Somewhere warm ve somewhere quiet da aynı yapıyı kullanır.
Alıştırma
get + everyone + somewhere safe yapısını kullanarak acil durum talimatını tamamlayın: We have to ____ now.
Cevabı göster
get everyone somewhere safe
armpit is leaking: terlemeyi anlatan eğlenceli bir benzetme
Leak genellikle bir kap, boru veya çatıdan sıvı kaçmasını anlatır. Burada armpit is leaking denmesi, vücudu şaka yollu sızdıran bir kap gibi gösterir. Kastedilen, kişinin koltuk altının terli olduğudur; vücudun bozulduğu veya yaralandığı değildir. Mizah, normal ter için gerçek bir sıvı sızıntısını anlatan kelimenin kullanılmasından doğar.
Alıştırma
Aile arasında şakalaşılan bir durumda “Your armpit is leaking” büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Kırık bir borudan su sızıyor.
- Kişinin koltuk altı terliyor.
- Kişinin kolunda ciddi bir yaralanma var.
Cevabı göster
Kişinin koltuk altı terliyor.
So is this one: yeni bir öznenin de aynı durumda olduğunu belirtme
“So + be fiili, yardımcı fiil veya kiplik bildiren yardımcı fiil + yeni özne” yapısı, olumlu bir ifadenin başka bir kişi ya da şey için de doğru olduğunu söyler. Burada is önceki fiil yapısını tekrarlar, this one ise diğer öğeyi gösterir. Buradaki so, “bu yüzden” değil, “aynı durum onun için de geçerli” anlamındadır. so’dan sonraki fiil önceki ifadeyle eşleşmelidir: is’ten sonra is, geniş zamandaki sıradan bir fiilden sonra do, can’den sonra can gelir.
Alıştırma
B’yi, “Onun kız kardeşi de gergin.” anlamını verecek olumlu benzerlik yapısıyla tamamlayın. A: Leo is nervous. B: ____.
Cevabı göster
So is his sister
been for a run: koşuya çıkıp geri dönmüş olmak
Go for a run, “egzersiz yapmak için dışarı çıkıp koşmak” anlamını doğal biçimde ifade eder. Present perfect yapısındaki have been for a run, bu dışarı çıkma eylemini tamamlanmış olarak sunar ve genellikle kişinin geri döndüğünü belirtir. For a run, for a walk veya for a swim gibi bir etkinlik ifadesidir. Birinin kelimesi kelimesine bir amaç “için olduğu” anlamına gelmez.
Alıştırma
Konuşan kişinin koşuya çıkıp şimdi geri döndüğünü anlatmak için cümleyi have been for + activity yapısıyla tamamlayın: I've just ____.
Cevabı göster
been for a run
keep your arms down: keep + nesne + konum
keep + nesne + konum/durum yapısında keep, birinin ya da bir şeyin o hâlde kalmasını sağlamak anlamına gelir. Burada keep your arms down, dinleyenden kollarını aşağı indirilmiş konumda tutmaya devam etmesini ister. Down, kolların fiziksel konumunu belirtir; burada üzgün anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir fotoğrafçı kollarınızı zaten aşağı konumlandırdı ve öyle kalmalarını istiyor. En doğru talimat hangisidir?
- Keep your arms up.
- Put your arms down.
- Keep your arms down.
Cevabı göster
Keep your arms down.
check for Mum: birinin orada olup olmadığını kontrol etmek
Check for + kişi ya da şey, o kişinin veya şeyin orada olup olmadığına bakmak anlamına gelir. Burada check for Mum, Bingo'dan annesinin yakında olup olmadığını ya da yaklaşıp yaklaşmadığını hızlıca kontrol etmesini ister. For edatı eylemin hedefini değiştirir: söz konusu olan annenin orada olup olmadığıdır, annenin kendisini incelemek değildir.
Alıştırma
Dükkânı kilitlemeden önce içeride hâlâ müşteri olup olmadığını görmek istiyorsunuz. Bu anlamı hangi cümle ifade eder?
- Please check any customers still in the shop.
- Please check on any customers still in the shop.
- Please check for any customers still in the shop.
Cevabı göster
Please check for any customers still in the shop.
She could be hiding: şu anda sürüyor olabilecek bir eylem
Could be + fiilin -ing biçimi, şu anda gerçekleşiyor olabilecek bir eylemi anlatır. She could be hiding, onun saklanıyor olmasının olasılıklardan biri olduğunu, ancak konuşanın emin olmadığını belirtir. Burada could geçmişteki bir yeteneği değil, olasılığı gösterir. Yapı could + be + present participle biçimindedir: could be hiding.
Alıştırma
Şu anda gerçekleşiyor olabilecek bir eylemi anlatmak için cümleyi could sözcüğünden sonra sleep fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The cat ____ under the sofa.
Cevabı göster
could be sleeping
looks like gravy: görünüşe göre tahminde bulunmak
Look like + isim, öznenin görünüş olarak bir kişiye ya da nesneye benzediğini anlatır. looks like gravy ifadesinde konuşan kişi gördüğü şeye dayanarak tahminde bulunur; onun kesinlikle et sosu olduğunu söylemez. Özne konuşmadan anlaşıldığı için kullanılmamıştır; tam cümle It looks like gravy. olurdu. Buradaki like, “benzer” anlamı verir; “hoşlanmak” anlamındaki fiil değildir.
Alıştırma
Cümleyi look like yapısının doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The cloud ____ a rabbit.
Cevabı göster
looks like
Me as well? ile dahil olup olmadığını sormak
“Me as well?”, “Ben de dahil miyim?” anlamına gelen eksiltili bir sorudur. Hemen önce sözü edilen bir eyleme, teklife veya plana dayanır; söylenmeyen kelimeler bağlamdan anlaşılır. Burada as well “de/da” anlamındadır ve me, bu tür kısa konuşma parçalarında tek başına kullanılan doğal zamir biçimidir.
Alıştırma
Ev sahibi “Lina and Omar can have some cake.” diyor. Konuşanın da pasta yiyip yiyemeyeceğini doğal biçimde soran kısa yanıt hangisidir?
- As well me?
- I as well?
- Me as well?
Cevabı göster
Me as well?
need the toilet: günlük bir Britanya İngilizcesi ifadesi
Günlük Britanya İngilizcesinde ve yaygın olarak Avustralya İngilizcesinde need the toilet, “tuvaleti kullanma ihtiyacı olmak” veya “tuvalete gitmek zorunda olmak” anlamına gelir. Burada the toilet, tuvalete gitme ya da onu kullanma yönündeki bilinen ihtiyacı anlatır; konuşan kişi normalde bir klozet nesnesi edinmek istemiyordur. Bu ifade use veya go demeden bedensel ihtiyacı doğrudan belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “need to use the toilet” anlamına gelen günlük Britanya İngilizcesi ifadesiyle tamamlayın: We can leave in a minute, but I ____ first.
Cevabı göster
need the toilet
No way.: güçlü bir ret
No way. kalıplaşmış ve gündelik bir tepkidir. Bu cümlede, yaklaşık olarak “Kesinlikle olmaz” anlamına gelen güçlü ve anlık bir ret bildirir. Tek başına No demekten daha güçlü ve duyguludur. Bu ifadede way, “yol” veya “güzergâh” anlamına gelmez. Başka bir bağlamda No way! inanmakta zorlanıldığını gösterebilir; ancak buradaki istek, anlamın ret olduğunu açıkça gösterir.
Alıştırma
Bir çocuk tehlikeli bir şey yapmak için izin istiyor. Hangi cevap güçlü ve doğrudan bir rettir?
- Maybe later.
- That sounds fine.
- No way.
Cevabı göster
No way.
lets me go: let + kişi + fiilin yalın hâli
let + kişi + fiilin yalın hâli, “birinin bir şey yapmasına izin vermek” anlamına gelir. lets me go ifadesinde me izin alan kişidir, go to the toilet ise izin verilen eylemdir. let sözcüğünden sonra to kullanılmadan fiilin yalın hâli gelir: lets me go doğrudur, lets me to go yanlıştır. Özne your mum üçüncü tekil kişi olduğu için let, lets olur; sonraki fiil ise yalın hâlde kalır.
Alıştırma
Parantezdeki sözcüklerin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: On sunny Fridays, our teacher ____ outside after lunch. (let / us / play)
Cevabı göster
lets us play
It's clear: bir alanın güvenli olduğunu bildirmek
Bu sahnede It's clear, kontrol edilen alanda görünür bir tehlike, engel veya kaçınılması gereken bir kişi olmadığı için harekete geçmenin ya da geçip gitmenin güvenli olduğu anlamına gelir. Bu anlam, güvenlik kontrolü bağlamından doğar. Böyle bir bağlam olmadığında It's clear genellikle “Bu açık” veya “Bunu anlamak kolay” demektir.
Alıştırma
Bir kişi koridora bakıyor, kaçınılması gereken kimseyi görmüyor ve “It's clear.” diyor. Bu cümle burada ne anlama gelir?
- Koridor şeffaf bir malzemeden yapılmıştır.
- Artık koridordan güvenle geçilebilir.
- Koridoru açıklamak kolaydır.
Cevabı göster
Artık koridordan güvenle geçilebilir.
Do your business: tuvalet ihtiyacıyla ilgili örtmece
Tuvaletle ilgili bu bağlamda do your business, idrar veya dışkı yapmak için kullanılan bir örtmecedir. Bedensel eylemi doğrudan adlandırmaktan kaçınır. İyelik bildiren your, özel ve kişisel bir ihtiyaca işaret eder. Burada business ticaret veya ofis işi anlamına gelmez; do it quickly ise kişiden işini çabuk bitirmesini ister.
Alıştırma
Bir ebeveyn, tuvalete giden çocuğa “Do your business and do it quickly.” diyor. Çocuktan ne yapmasını istiyor?
- Tuvalet ihtiyacını çabucak bitirmesini.
- Bazı ofis evraklarını çabucak tamamlamasını.
- Çabucak bir şirket kurmasını.
Cevabı göster
Tuvalet ihtiyacını çabucak bitirmesini.
peeing only: kısa bir sözlü sınırlama
'Peeing only.', bazı sözcüklerin atıldığı kısa bir sözlü kuraldır. Tam anlamı 'Only peeing is allowed' veya 'You may only pee' şeklindedir. İsim gibi kullanılan peeing izin verilen eylemi belirtir; only ise izni yalnızca bu eylemle sınırlar. Özne ve fiil atıldığı için bu kısa biçim, durumun kuralı zaten açıkça gösterdiği yerlerde kullanılır. Daha genel olarak, bir isim veya -ing biçiminden sonra gelen only hızlı bir sınırlama bildirebilir.
Alıştırma
Başka hiçbir etkinliğe izin verilmediğini belirten sözcükle bu kısa havuz kuralını tamamlayın: Swimming ____.
Cevabı göster
only
Deal: önerilen koşulları kabul etmek
'Deal.' tek başına kullanıldığında, başka birinin önerdiği koşulları kabul eden ve anlaşmayı onaylayan bir yanıttır. Burada yalnızca bir işlemi belirten isim değil, 'Kabul ediyorum' veya 'Anlaştık' anlamına gelir. Kısa bir pazarlığı, koşul değişimini veya planı çoğu zaman kararlı tek bir sözcükle bitirir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız 'I'll cook if you wash the dishes.' diyor. Hangi yanıt bu düzenlemeyi açıkça kabul eder?
- Deal.
- No deal.
- Maybe.
Cevabı göster
Deal.
She'll do anything for ...: abartıyla güçlü bir istek anlatmak
will do anything for + isim kalıbı, birinin bir şeyi elde etmek için her türlü çabayı göstermeye hazır görünecek kadar çok istediğini veya önemsediğini anlatır. Burada She'll, she will ifadesinin kısaltmasıdır ve a smoochy kiss onun çok istediği şeydir. Bu şakacı cümlede anything bilinçli bir abartıdır. Onun isteğini vurgular; gerçekten tehlikeli, yasa dışı veya ahlaka aykırı bir şey yapacağını söylemez.
Alıştırma
Çok güçlü bir isteği göstermek için cümleyi do anything for ifadesinin uygun biçimiyle tamamlayın: After months of noisy construction, Nina said she ____ one quiet night's sleep.
Cevabı göster
would do anything for
Can't say I blame her: bir tepkinin anlaşılabilir olduğunu belirtmek
Can't say I blame her, I can't say I blame her ifadesinin samimi konuşmada kısaltılmış biçimidir. Cümlede eksik olan I öznesi konuşma sırasında anlaşılır. Cümlede blame sözcüğü geçse de tüm ifade onun seçiminin veya tepkisinin anlaşılabilir olduğu anlamına gelir. Konuşan kişi onu suçlamaz; bu sahnede, onun kendisini öpmek istemesinin mantıklı olduğunu şakacı bir biçimde ima eder.
Alıştırma
Durumu okuyun: Mia left early after working for twelve hours. Her manager says, “Can't say I blame her.” Yönetici ne demek istiyor?
- Ayrıldığı için Mia'yı cezalandırmayı planlıyor.
- Mia'nın ayrıldığını fark etmedi.
- Mia'nın neden erken ayrıldığını anlıyor.
Cevabı göster
Mia'nın neden erken ayrıldığını anlıyor.
zararsız ve komik bir ünlem olarak duck cake
Bu sahnede duck cake, acı veya küçük bir aksilikten sonra aniden söylenen bir ünlem işlevi görür. Gerçek bir pastadan ya da başka bir yiyecekten söz edilmez. Aile komedilerinde bazen daha güçlü bir haykırışın veya küfrün gelebileceği yerde saçma ve zararsız bir ifade kullanılır. Buradan aktarılabilecek beceri, ifadeyi isimlerin gerçek anlamına göre değil, bağlamdaki duygusal işlevine göre yorumlamaktır.
Alıştırma
Bu bağlamda duck cake nasıl bir işlev görüyor?
- Ördek şeklindeki bir pastanın adıdır.
- Acı veren bir aksilikten sonra söylenen komik ve zararsız bir ünlemdir.
- Birinden ördek için yiyecek hazırlamasını ister.
Cevabı göster
Acı veren bir aksilikten sonra söylenen komik ve zararsız bir ünlemdir.
wasn't paying attention: geçmişte odaklanmama
Pay attention, olup bitenlere odaklanmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. I wasn't paying attention cümlesindeki olumsuz past continuous, konuşanın geçmişteki ilgili anda odaklanmadığını belirtir; burada pay para ödemek anlamına gelmez. Dikkat edilmesi gereken şeyi belirtmek için bir isimden, -ing biçiminden veya yan cümleden önce pay attention to kullanılır: pay attention to the road; pay attention to what the teacher is saying.
Alıştırma
Cümleyi pay attention ifadesinin olumsuz past continuous biçimiyle tamamlayın: I made the wrong turn because I ____.
Cevabı göster
wasn't paying attention
Why not?: olumsuz bir ifadeden sonra neden sorma
Burada Why not?, babanın dikkat etmediğini söyleyen önceki cümleye bağlanır. Tekrarlanan eylem söylenmez; bu yüzden ifade “Neden dikkat etmiyordun?” anlamına gelir ve bir şeyin neden gerçekleşmediğini sorar. Bu sahnede ifadeyi bir öneri olarak anlamayın. Önceki olumsuz ifade eksik kalan sözleri sağlar; eylem zaten açık olduğunda bu eliptik kullanım doğaldır.
Alıştırma
İlk kişi “I didn't bring my umbrella.” diyor. Bu bağlamda Why not? neyi soruyor?
- Why didn't you bring your umbrella?
- Would you like to bring your umbrella now?
- Is your umbrella in good condition?
Cevabı göster
Why didn't you bring your umbrella?
pull a nose hair out: ayrılabilen pull ... out phrasal verb yapısı
Pull ... out, bir şeyi çekerek bulunduğu ilk yerden çıkarmak anlamına gelir. I was trying to pull a nose hair out cümlesinde a nose hair isim öbeği pull ile out arasındadır; out, kılın eski konumundan ayrılması sonucunu belirtir. Pull out ayrılabilen bir phrasal verb'dür. İsim olan nesne ortaya veya parçacığın arkasına gelebilir: pull a nose hair out ya da pull out a nose hair. Ancak zamir ortaya gelmelidir: pull it out.
Alıştırma
Zamiri doğru konuma yerleştirerek cümleyi tamamlayın: The splinter is loose now, so you can ____.
Cevabı göster
pull it out
Şimdiki sahipliği anlatan You've got ...
Burada You've got, you have got yapısının kısalmış hâlidir. Have got, şu anda bir şeye sahip olmayı veya bir kişide bulunan özelliği anlatır; dolayısıyla cümle, kişinin burnunda kıllar olduğunu söylüyor. Got burada tek başına «aldın» anlamına gelen geçmiş zaman fiili değildir. Noktalama işaretleri ve şaşkın söyleyiş, ifadeyi hayret dolu bir soruya dönüştürür. «Gerçekten» veya «meğer» hissi have got yapısından değil, bu şaşkınlıktan gelir.
Alıştırma
You've got three keys cümlesinde You've got ne anlama gelir?
- Gidip üç anahtar alman gerektiği anlamına gelir.
- Şu anda üç anahtara sahip olduğun anlamına gelir.
- Biraz önce üç anahtar aldığın anlamına gelir.
Cevabı göster
Şu anda üç anahtara sahip olduğun anlamına gelir.
Welcome to middle age ile gerçeği şakayla belirtmek
Welcome to + bir yaşam dönemi veya durum yapısı, gerçek bir karşılama yerine mecazlı kullanılabilir. Burada Welcome to middle age yaklaşık olarak «Orta yaş böyle bir şeydir» demektir. Konuşan kişi, az önce fark edilen fiziksel özelliğin orta yaşın normal bir parçası olduğu konusunda şaka yapar. Bu söz aynı zamanda kişinin kendisiyle dalga geçmesidir: yetişkin, kendi yaşını yorumlamaktadır. Dinleyiciye kid diye seslenmesi, çocuğun gerçekten orta yaşa girdiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Yeni ebeveyn olmuş biri, 'The baby woke me up three times last night.' diyor. Bir arkadaşı, 'Welcome to parenthood.' diye cevap veriyor. Arkadaşı ne yapıyor?
- Konuşan kişiyi resmî olarak bir ebeveynlik törenine davet ediyor.
- Konuşan kişinin ebeveyn olmayı bırakması gerektiğini söylüyor.
- Uykusuz gecelerin ebeveyn olmanın tipik bir parçası olduğu konusunda şaka yapıyor.
Cevabı göster
Uykusuz gecelerin ebeveyn olmanın tipik bir parçası olduğu konusunda şaka yapıyor.
Retorik soru olarak What's it look like?
'What's it look like?' kelimesi kelimesine bir şeyin nasıl göründüğünü sorabilir. Ancak burada, konuşanın yaptığı şey zaten görünürken ona ne yaptığı soruluyor ve bu söz cevap olarak kullanılıyor. Konuşan bir betimleme istemiyor; ima edilen anlam “Ne yaptığım belli değil mi?” şeklindedir. Aynı ifade gerçek bir soru da retorik bir soru da olabilir. Hangi anlamın kastedildiğini bağlam ve ton gösterir: tarafsız ve meraklı bir ton bilgi isterken sabırsız ya da şakacı bir ton cevabın zaten açık olması gerektiğini belirtir.
Alıştırma
Bir kişi gözle görülür biçimde ayağını yıkıyor. Biri ona ne yaptığını soruyor ve o da What's it look like? diye cevap veriyor. Bu cevap ne ima eder?
- Konuşan, ayağının farklı görünüp görünmediğini soruyor.
- Konuşan, birinin bir nesnenin görünüşünü anlatmasını istiyor.
- Konuşan, ne yaptığının belli olması gerektiğini düşünüyor.
Cevabı göster
Konuşan, ne yaptığının belli olması gerektiğini düşünüyor.
wash ... off ...: bir şeyi yüzeyden yıkayarak çıkarmak
wash + çıkarılacak şey + off + yüzey kalıbı, bir yüzeyin üzerindeki şeyi suyla uzaklaştırmak anlamına gelir. Cümlede the pee çıkarılan şey, my foot ise onun uzaklaştırıldığı yüzeydir. Burada off, bir yüzeyden ayrılmayı ifade eder. Bir cihazı kapatmak anlamına gelmez.
Alıştırma
İngilizce cümleyi tamamlamak için wash, the sand, off ve your feet ifadelerini doğru sıraya koyun: Your feet are covered in sand. Use this hose to ____.
Cevabı göster
wash the sand off your feet
laundry tub: çamaşır alanındaki derin evye
Laundry tub, çamaşır odasında veya ev işi yapılan bir alanda bulunan sabit ve derin bir evyedir. Giysileri elde yıkamak ya da suda bekletmek ve etrafı kirletebilecek temizlik işleri yapmak için kullanılabilir. Burada laundry, tub sözcüğünün yerini ve amacını belirtir. Tub tek başına çeşitli büyük ve ağzı açık kapları anlatabilse de laundry tub ifadesinin tamamı bu ev tesisatını adlandırır.
Alıştırma
Bu cümlede laundry tub neyi ifade ediyor?
- giysileri otomatik olarak yıkayan bir makine
- banyo yapmak için kullanılan bir küvet
- çamaşır alanındaki derin bir evye
Cevabı göster
çamaşır alanındaki derin bir evye
for washing: amacı gösteren be for + -ing kalıbı
be for + -ing kalıbı, bir nesnenin veya yerin kullanım amacını belirtir. not eklendiğinde be + not + for + -ing, o şeyin söz konusu eylem için kullanılmaması gerektiğini anlatır. Bu cümlede not for washing, çamaşır teknesinin bu şekilde kullanılmasını reddeder. Burada for bir edattır; bu nedenle ardından gelen eylem -ing biçimini alır: for washing. Bu kalıpta fiilin yalın biçimi kullanılmaz; for wash dil bilgisine uygun değildir.
Alıştırma
Amaç bildiren yapıyı tamamlamak için parantezdeki fiilin doğru biçimini kullanın: This brush is for ____ bottles. (clean)
Cevabı göster
cleaning
Well, it is now: mevcut kullanımı yeni bir kuralmış gibi sunmak
Well burada hafif bir karşı çıkışa giriş yapar; “sağlıklı” anlamına gelmez. It is, az önce söylenen “it is for that purpose” gibi bir düşüncenin yerini tutar. Bu yüzden yanıt, “Eh, artık o amaçla kullanılıyor” demektir. Now zaman açısından bir dönüş yaratır: önceki kural doğru olabilir, ancak konuşan kişi şu anda olan şeye işaret eder ve şaka yollu biçimde bu davranışı yeni bir kullanım ya da kural olarak sunar. Bu nedenle kısa yanıt biraz küstahça veya oyuncu gelebilir.
Alıştırma
Diyaloğu okuyun: A: This table isn't for storing shoes. B: Well, it is now. B ne demek istiyor?
- Masa başından beri ayakkabı koymak için tasarlanmıştır.
- B ayakkabıların masada tutulmaması gerektiğini kabul eder.
- B ayakkabıları oraya koymuştur ve şaka yollu olarak bunu masanın yeni kullanım amacı sayar.
Cevabı göster
B ayakkabıları oraya koymuştur ve şaka yollu olarak bunu masanın yeni kullanım amacı sayar.