Okul Otobüslerinin Etrafındaki Tehlikeli Sürüş Ebeveynleri Çileden Çıkarıyor: İngilizce çalışma notları
Inside Edition
Video özeti: haber, durmuş okul otobüslerini yasa dışı geçen sürücüleri gösteriyor, üç çocuğun öldüğü kazayı anlatıyor ve Florida polisinin denetimini izliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "playing out" — Öbek fiiller: tehlikeli olayların yaşanıp tekrarlandığını belirten haber dilini tanıyın; oyun anlamıyla karıştırmayın. 2. "special detail" — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: ABD polis dilinde belirli bir operasyon için görevlendirilen ekibi anlayın; ek ayrıntı sanmayın. 3. "slapped this driver with a $369 fine." — Deyimler ve mecazlı ifadeler: gündelik haber dilinin para cezasını nasıl vurguladığını öğrenin ve gerçek bir tokattan ayırın.
Bu derste
Terrifying scenes like this are playing out at bus stops all across the country. Notlar
0:01Bunun gibi korkunç sahneler ülkenin dört bir yanındaki okul otobüsü duraklarında yaşanıyor.
playing out: zaman içinde gelişen olaylar
Burada play out, “zaman içinde gerçekleşmek ve gelişmek” anlamına gelir. İlerleyen zaman yapısındaki are playing out, bu korkunç durumları şu anda birçok yerde gelişmekte olan olaylar olarak sunar. Özne genellikle bir olay, sahne, durum veya süreçtir; oyun oynayan bir kişi değildir. Bu kullanım, haberlerin yalnızca olayların gerçekleştiğini değil, nasıl geliştiğini de vurgulamasını sağlar.
Alıştırma
Bir toplantıdaki olayların zaman içinde gelişeceğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- No one knew how the tense meeting would play back.
- No one knew how the tense meeting would play with.
- No one knew how the tense meeting would play out.
Cevabı göster
No one knew how the tense meeting would play out.
all across the country: ülke çapındaki yaygınlığı güçlü biçimde vurgulamak
All across the country, “ülkenin her yerindeki birçok noktada” anlamına gelir. Burada across, bir taraftan diğerine gerçek bir hareketi değil, geniş bir coğrafi dağılımı anlatır. All, kapsamın geniş olduğu düşüncesini güçlendirir. all olmadan da across the country ülke genelinde anlamına gelir, ancak özgün cümle bu sahnelerin ne kadar yaygın olduğunu özellikle vurgular. Bu haberde the country, Amerika Birleşik Devletleri'ni ifade eder.
Alıştırma
“Ülke genelindeki birçok yerde” anlamına gelen ve güçlü vurgu ekleyen tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: New recycling programs are appearing ____.
Cevabı göster
all across the country
Impatient drivers blowing past stopped school buses as children are getting off the bus. Öbek fiiller
0:09Sabırsız sürücüler, çocuklar inerken durmuş okul otobüslerinin yanından hızla geçiyor.
blowing past: bir şeyin yanından hızlı ve pervasızca geçmek
Bu cümlede blowing past, sürücülerin durmuş okul otobüslerinin yanından gerektiği gibi durmadan veya yavaşlamadan hızla geçmesi demektir. Blow sözcüğü canlı bir hız ve güç hissi katar; bu nedenle ifade, sürücüleri yalnızca otobüslerin yanından geçen kişiler olarak değil, sabırsız ve tehlikeli ölçüde umursamaz kişiler olarak gösterir. Daha genel olarak blow past, bir kişinin veya aracın bir noktanın, engelin ya da rakibin yanından pek tereddüt etmeden hızla geçmesini anlatabilir. Buradaki blow, hava üflemek anlamına gelmez; blow past tek bir anlam birimi olarak kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi blow past ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The motorcycle ____ the roadblock without slowing down.
Cevabı göster
blew past
getting off: otobüsten veya trenden inmek
getting off the bus ifadesinde get off, otobüsle yolculuk ettikten sonra otobüsten inmek demektir. Off, araçtan uzaklaşma hareketini belirtir; bütün phrasal verb, insanların get on diyerek bindiği bus, train, plane ve benzeri ulaşım araçlarından inmek için kullanılan günlük ifadedir. Yaygın kalıplar get off + araç ve get off at + durak biçimindedir: get off the bus; get off at the next stop. Altyazıdaki are getting off, eylemin o anda gerçekleşmekte olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle trenden inmeyi anlatan standart günlük ifadeyi kullanıyor?
- We get out of the train at Central Station.
- We get off the train at Central Station.
Cevabı göster
We get off the train at Central Station.
lucky to be alive: ölümcül olabilecek bir tehlikeden sağ çıkmak
Bu cümlede lucky to be alive, çocuğun kendisini gerçekten öldürebilecek bir tehlikeden sağ çıktığı anlamına gelir. Lucky sonucu değerlendirir; to be alive ise şanslı olan somut sonucu belirtir. Bu nedenle ifade, yalnızca onun şanslı olduğunu söylemekten daha güçlü ve daha kesindir. Aktarılabilir be lucky to + fiil kalıbı, şanslı bir sonucu anlatır; be lucky to be alive ise birinin ölümden kıl payı kurtulduğunu söylemenin yerleşik bir yoludur.
Alıştırma
Ders kapsamında geçen ve potansiyel olarak ölümcül bir olaydan sağ çıkmak anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: After the avalanche, the climber was ____.
Cevabı göster
lucky to be alive
He gets hit by the car and miraculously jumps up to his feet. Notlar
0:18Araba ona çarpıyor ama o mucizevi biçimde hemen ayağa kalkıyor.
gets hit: hareketli get edilgeni
Gets hit bir get edilgenidir: get + geçmiş zaman ortacı. Burada hit geçmiş zaman ortacıdır ve by the car neden olan unsuru veya eylemi yapanı belirtir; dolayısıyla gets, almak ya da edinmek anlamına gelmez. Tarafsız bir be edilgeniyle karşılaştırıldığında get edilgeni, olayı genellikle daha hareketli, kazara gerçekleşmiş veya etkilenen kişi açısından daha önemli gösterir. Şimdiki zamanlı anlatımda he gets hit, çarpışmayı olaylar dizisindeki bir sonraki gelişme olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi hit fiilinin geniş zamandaki get edilgeniyle tamamlayın: During every safety test, the dummy ____ by a padded bar.
Cevabı göster
gets hit
jumps up to his feet: hızla ayağa kalkmak
Burada jumps up to his feet, onun yerden çok hızlı kalkıp ayakta durur hâle gelmesi demektir. Tek ve enerjik bir hareketi anlatır; kendi ayaklarına doğru zıpladığı anlamına gelmez. Kalıp jump up to + iyelik sözcüğü + feet şeklindedir. Fiilin zamanını ve iyelik sözcüğünü kişiye göre değiştirin: she jumped up to her feet.
Alıştırma
Cümleyi jump up to one's feet kalıbının geçmiş zaman biçimiyle ve Mia'ya uygun iyelik sözcüğüyle tamamlayın: After the ball knocked her down, Mia ____ and kept playing.
Cevabı göster
jumped up to her feet
Passing a school bus when its red lights are flashing is illegal, Dilbilgisi
0:23Kırmızı ışıkları yanıp sönerken bir okul otobüsünü geçmek yasa dışıdır,
Passing ... is illegal: özne olarak kullanılan -ing yan cümlesi
Passing a school bus when its red lights are flashing yan cümlesinin tamamı bir eylemi adlandırır ve cümlenin öznesi olur. Passing burada isim gibi kullanılan bir -ing biçimidir; sürmekte olan bir zamanı gösteren yapının parçası değildir. Yüklem is illegal ifadesidir. Eylemin tamamı tek bir özne olarak ele alındığı için tekil fiil is kullanılır. when yan cümlesi, kuralı otobüsün kırmızı ışıklarının yanıp söndüğü zamanla sınırlar; pass, araçla otobüsün yanından geçmek veya onu sollamak demektir.
Alıştırma
“Passing a school bus when its red lights are flashing is illegal” cümlesinde neden tekil fiil is kullanılır?
- Passing, şimdiki zamanda sürmekte olan eylemi gösteren yapının parçasıdır.
- -ing yan cümlesinin tamamı bir eylemi adlandırır ve tekil özne işlevi görür.
- Yalnızca bus ismi cümlenin öznesidir.
Cevabı göster
-ing yan cümlesinin tamamı bir eylemi adlandırır ve tekil özne işlevi görür.
but watch what happens when this bus comes to a stop. Notlar
0:27ama bu otobüs durunca ne olduğuna bakın.
watch what happens when: beklenti oluşturan bir yönlendirme
“Watch what happens when”, izleyicinin dikkatini ardından gelen olayın sonucuna yönelten emir biçiminde bir ifadedir. Burada when, gözlemlenecek önemli değişimi tetikleyecek olayı, yani otobüsün durmasını, başlatan yan cümleyi kurar. Anlatımlarda ve gösterimlerde bu ifade aynı zamanda merak ve beklenti yaratır: Bir sonraki görüntünün kanıt sunacağını veya önemli bir şeyi ortaya çıkaracağını haber verir.
Alıştırma
Anlatıcının yönlendirmesini, dikkati sıradaki sonuca çeken dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ I press this button.
Cevabı göster
Watch what happens when
comes to a stop: durmuş duruma ulaşmak
“Comes to a stop”, bir şeyin artık hareket etmediği duruma ulaştığını anlatır. Bu durum çoğu zaman yavaşlamanın ardından gelir, ancak durma sürecinin mutlaka aşamalı olması gerekmez. Bu cümlede ifade, otobüsün durmasını bir sonraki olaydan önce ulaşılan durum olarak sunar. Kalıp come + to + a stop biçimindedir. Bu sabit ifadede stop sayılabilen bir isimdir, bu yüzden a gereklidir; comes ise tekil özne this bus ile uyumludur.
Alıştırma
Tamamen durmuş bir duruma ulaşmayı vurgulayan sabit ifadeyle cümleyi tamamlayın: After rolling slowly to the platform, the train ____.
Cevabı göster
comes to a stop
in total ile nihai toplamı belirtmek
In total, ayrı ayrı sayılan miktarlar toplandıktan sonra “toplamda” anlamına gelir. Burada sayımı bitirir ve beşin nihai birleşik sayı olduğunu gösterir. In total edat öbeğinin tamamı five cars ifadesini niteler; total burada fiil değildir. Yaygın kalıp sayı + çoğul isim + in total şeklindedir. In total, tam bir sayım cümlesinin sonunda da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi nihai toplamı belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We counted nine red balls and six blue balls—fifteen ____.
Cevabı göster
in total
ignore the flashing red lights plus the stop arm
0:36yanıp sönen kırmızı ışıkları ve dışarı uzanan dur levhasını görmezden gelip
and blow right past as children are getting off the bus.
0:39çocuklar otobüsten inerken otobüsün yanından hızla geçiyor.
And this driver swerves off the road just to avoid waiting behind the bus. Notlar
0:43Bu sürücü de sırf otobüsün arkasında beklememek için yoldan çıkıp yanından dolaşıyor.
Swerves off the road: karayolunun dışına ani hareket
Swerves, ani ve keskin bir yön değişikliği yapmak anlamına gelir. Off the road sonucu gösterir: araç karayolundan çıkar. Bu nedenle swerves off the road hem ani hareketi hem de aracın sonunda nereye gittiğini anlatır. swerve off + yer kalıbı, bir bisikletin patikadan aniden çıkması gibi başka durumlarda da kullanılabilir. Genellikle tehlikeyi veya bir şeyden acilen kaçınma çabasını düşündürür, ancak hareket kasıtlı da kazara da olabilir.
Alıştırma
swerve fiilini geçmiş zamanda kullanın ve aracın karayolundan çıktığını gösteren sözcükleri ekleyin: To avoid the fallen tree, the driver ____.
Cevabı göster
swerved off the road
avoid + -ing kullanımı: avoid waiting
avoid waiting ifadesinde avoid fiilinden sonra waiting biçimindeki gerund gelir. Kalıp avoid + fiil-ing şeklindedir ve bir eylemin gerçekleşmesini önlemek ya da o eylemi yapmamayı seçmek anlamına gelir. Bu kalıp avoid driving, avoid interrupting ve avoid making the same mistake gibi başka eylemlerle de kullanılabilir. Standart İngilizcede bu anlamda avoid to + fiil kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi tam iki kelimeyle tamamlayın: önce avoid fiilinin geçmiş zaman biçimini, ardından drive fiilinin doğru biçimini kullanın: During the storm, Maya ____ unless it was necessary.
Cevabı göster
avoided driving
Failing to stop can have... ile harekete geçmemenin sonuçlarını belirtme
Failing to stop, durmak gerekirken durmamak demektir; fiziksel olarak durma eylemini becerememek anlamına gelmez. Failing to stop gerund öbeğinin tamamı cümlenin öznesidir. can, sonucun gerçekleşme ihtimali olduğunu belirtirken have tragic consequences son derece ciddi zarar veya kayba yol açmak demektir. Başka durumlara aktarılabilen Failing to + fiil can have + sonuç uyarı kalıbı, yapılmayan bir eylemi risk kaynağı olarak sunar.
Alıştırma
fail fiilinin -ing biçimiyle başlayıp wear ile biten tam üç kelime kullanarak güvenlik uyarısını tamamlayın: ____ a helmet can lead to serious injury.
Cevabı göster
Failing to wear
have tragic consequences: trajik sonuçlara yol açmak
Bu cümlede have, sahip olmak değil, ortaya çıkarmak veya yol açmak anlamındadır. Failing to stop öznesi bir eylemi adlandırır; have tragic consequences ise bu eylemin korkunç zararlara ya da ölüme yol açabileceğini belirtir. Tragic, sonucu sıradan bir sorundan çok daha ciddi gösterir. Bu ifade, son derece ağır bir neden-sonuç ilişkisi hakkında kısa ve oldukça resmî bir uyarı yapar.
Alıştırma
Uyarıyı dersteki tam ve resmî ifadeyle tamamlayın: Ignoring the evacuation order can ____.
Cevabı göster
have tragic consequences
It was the worst devastating nightmare that any parent should Dilbilgisi
0:53Bu, hiçbir anne babanın
should ever have to witness: dayanılmaz bir deneyimi reddetmek
Burada should öğüt vermiyor. that any parent should ever have to witness ilgi cümleciğinde duygusal bir yargı bildiriyor: böyle bir deneyim hiçbir ebeveynin başına asla gelmemelidir. Have to, koşullar yüzünden bir şeyi yapmak zorunda kalmak demektir; ever ise bu fikri olası bütün durumlar için güçlendirir. Aktarılabilir something no one should ever have to + fiil kalıbı empati ifade eder ve deneyimin son derece adaletsiz, acı verici veya kabul edilemez olduğunu söyler.
Alıştırma
Bu cümlede should ever have to witness ne anlama geliyor?
- Bir şeye birden fazla kez bakmayı seçmek
- Önemli bir şeyi izlemesinin tavsiye edilmesi
- Hiçbir ebeveynin yaşamaması gereken bir şeyi görmek zorunda bırakılmak
Cevabı göster
Hiçbir ebeveynin yaşamaması gereken bir şeyi görmek zorunda bırakılmak
While trying to cross the street to board the bus, Notlar
1:00Otobüse binmek için karşıya geçmeye çalışırken,
While trying to cross the street: while ile kısaltılmış yan cümle
While trying to cross the street, zamanı bildiren kısaltılmış bir yan cümledir. Tam biçimi while the children were trying to cross the street şeklindedir: özne ve be fiilinin ilgili biçimi atılır, geriye while + -ing yan cümlesi kalır. trying fiilinin açıkça söylenmeyen öznesi, ana cümlenin öznesi olarak anlaşılır. Bu kısa yapı, sürmekte olan bir eylemi ana olayın arka planı olarak sunar; burada denemeyi yapanlar, daha sonra adı geçen başka biri değil, çocuklardır.
Alıştırma
Parantez içindeki yan cümleyi kısaltarak cümleyi tamamlayın: (while Maya was checking her phone) “____, Maya missed her stop.”
Cevabı göster
While checking her phone
board the bus: ulaşım fiili olarak board
board the bus ifadesindeki board, yolculuk etmek amacıyla bir taşıta binmek anlamına gelen geçişli bir ulaşım fiilidir. Taşıt doğrudan nesne olur: board a bus, train, plane veya ship. Bu ifade, otobüsün içinde bulunma durumunu değil, otobüse binme eylemini anlatır. Burada karşıdan karşıya geçmenin amacını belirtir.
Alıştırma
Resmî biniş anonslarında sık duyulan tek sözcüklü ulaşım fiilini kullanın: Passengers may now ____ the aircraft.
Cevabı göster
board
were struck and killed by a passing pickup truck Dilbilgisi
1:05yoldan geçen bir kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybetti.
were struck and killed: iki edilgen fiil için tek yardımcı fiil
Were, eş görevli iki geçmiş zaman ortacı struck ve killed için kullanılan tek yardımcı fiildir. Bu nedenle iki fiil de edilgendir: çocuklar her iki eyleme de maruz kalır; by a passing pickup truck ise bunlara neden olan aracı belirtir. Eş görevli yüklemler aynı özneye ve aynı çatıya sahipse İngilizcede yardımcı fiilin tekrarlanması gerekmez. Açık biçim were struck and were killed olurdu, ancak yardımcı fiilin ortak kullanıldığı biçim daha kısadır. Kaza haberlerinde struck, strike fiilinin “çarpmak” anlamındaki geçmiş zaman ortacıdır; greve katılmak anlamına gelmez.
Alıştırma
'The applications were checked and approved this morning,' cümlesinde were nasıl bir işlev görür?
- Başvuruların gerçekleştirdiği tamamlanmış bir eylemi belirtir.
- Yalnızca checked sözcüğünü edilgen yapar; approved etkendir.
- Hem checked hem de approved sözcüğünü edilgen yapar.
Cevabı göster
Hem checked hem de approved sözcüğünü edilgen yapar.
that ignored the blinking red lights.
1:09Kamyonetin sürücüsü yanıp sönen kırmızı ışıkları görmezden gelmişti.
When ..., stop: tetikleyicinin ardından gelen emir
When, talimatı harekete geçiren olayı tanıtır. Burada okul otobüsünün uyarı ışıkları her yanıp söndüğünde veya yanıp sönmeye başladığı anda anlamına gelir; bir şeyin saat kaçta olduğunu soran bir soru değildir. Stop, öznesi you olarak anlaşılan bir emir cümlesidir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp When + geniş zamanlı koşul, emir cümlesi biçimindedir: koşul gerçekleştiğinde emri uygulayın.
Alıştırma
Hangi cümlede geniş zamanlı bir tetikleyicinin ardından emir kipi doğru biçimde kullanılmıştır?
- When does the gate open, move to the marked area.
- When the gate will open, move to the marked area.
- When the gate opens, move to the marked area.
Cevabı göster
When the gate opens, move to the marked area.
My daughter was thrown 87 feet from initial impact. Dilbilgisi
1:14Kızım ilk çarpma noktasından 87 fit uzağa savruldu.
was thrown 87 feet: ardından mesafe gelen edilgen eylem
was thrown 87 feet ifadesinde was thrown edilgen yapıdadır: kız çarpışmanın kuvvetine maruz kalır. Buradaki throw, birinin onu bilerek eliyle fırlattığı değil, darbenin onu aniden ve şiddetle savurduğu anlamına gelir. 87 feet mesafe ifadesi, çarpma noktasından ne kadar uzağa gittiğini belirtir. Feet, mesafe birimi olan foot sözcüğünün çoğuludur ve 87 fit yaklaşık 26,5 metredir. Kaza haberlerinde sonuç, etkilenen kişi veya nesne + be + geçmiş zaman ortacı + mesafe yapısıyla kısa biçimde anlatılabilir.
Alıştırma
Bu kaza haberinde "was thrown 87 feet" ne anlama geliyor?
- Ayakları 87 farklı yerden yaralandı.
- O, 87 fit uzaktan eliyle bir şey fırlattı.
- Darbe onu şiddetle 87 fit uzaktaki bir noktaya savurdu.
Cevabı göster
Darbe onu şiddetle 87 fit uzaktaki bir noktaya savurdu.
This drone footage shows the horrific aftermath. Kalıp ifadeler
1:19Bu drone görüntüleri kazanın korkunç sonuçlarını gösteriyor.
drone footage: drone ile kaydedilen video görüntüleri
Drone footage, bir drone tarafından, çoğunlukla havadan kaydedilen video görüntüleri demektir. Drone sözcüğü görüntülerin nasıl çekildiğini belirtir; videonun mutlaka drone’lar hakkında olduğu anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, olay sonrasını gösteren görüntülerin kaynağını belirtir. Bu kısa isim + isim yapısı haberlerde ve belgesellerde yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi “drone ile kaydedilmiş video görüntüleri” anlamına gelen iki sözcüklük İngilizce ifadeyle tamamlayın: The news report included ____ of the flooded town.
Cevabı göster
drone footage
korkunç olay sonrası
Bu cümlede horrific aftermath, yıkıcı bir olaydan sonra geriye kalan korkunç manzarayı ve sonuçları anlatır. Aftermath yalnızca daha sonraki bir zamanı göstermez; geride kalan hasara, kargaşaya ve etkilere odaklanır. the aftermath of + olay kalıbı yaygındır. horrific sıfatı, konuşanın son derece güçlü olumsuz değerlendirmesini ekler.
Alıştırma
Hangi cümlede aftermath olağan anlamıyla kullanılmıştır?
- The aftermath happened before the storm began.
- We scheduled a meeting in the aftermath of lunch.
- Residents needed help in the horrific aftermath of the flood.
Cevabı göster
Residents needed help in the horrific aftermath of the flood.
Bir isimden önce 24-year-old
Burada 24-year-old, Alyssa Shepherd adından önce gelen birleşik bir sıfattır. number + year + old kalıbı bir isimden önce kullanıldığında year tekil kalır ve parçalar kısa çizgilerle birleştirilir. Aynı sayı + tekil birim kalıbı a five-minute break ve a ten-meter wall ifadelerinde de görülür. Yaş be fiilinden sonra geldiğinde kısa çizgi kullanılmaz ve years çoğul olur: She was 24 years old.
Alıştırma
'12 years old' ifadesinin kısa çizgili biçimiyle cümleyi tamamlayın: Maya is a ____ student.
Cevabı göster
12-year-old
Investigators say she ignored the bus's blinking red lights Anlatım akışı
1:25Soruşturmacılar, otobüsün yanıp sönen kırmızı ışıklarını görmezden gelerek
Haber kaynağını belirten Investigators say
Haber dilinde Investigators say, ardından gelen iddianın kaynağını belirtir. Muhabir bilgiyi kendi doğrudan tespiti olarak değil, soruşturmacıların söylediği bilgi olarak sunar. say fiilinin geniş zaman biçimi, bir kaynağın güncel açıklamasını veya tutumunu aktarmak için haberlerde yaygın olarak kullanılır. Soruşturmacıların tam o anda konuştuğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede Investigators say ne işlev görür?
- Ardından gelen iddianın kaynağının soruşturmacılar olduğunu belirtir.
- Muhabirin sürücünün ışıkları görmezden geldiğini bizzat gördüğünü söyler.
- Soruşturmacıların tam o anda konuştuğu anlamına gelir.
Cevabı göster
Ardından gelen iddianın kaynağının soruşturmacılar olduğunu belirtir.
Kanıtı işaret eden There you go.
Burada There you go, “Bak, görmeyi beklediğim şey bu” anlamına gelir. Konuşan kişi, ilgili kanıt ekranda belirdiği anda dikkati ona yöneltmek için bu ifadeyi kullanır. Bu, esnek bir konuşma kalıbıdır; bir yere gitmeye yönelik gerçek anlamlı bir talimat değildir. Bir şeyi uzatırken, birinin başardığını onaylarken veya beklenen bir sonucun ortaya çıktığını gösterirken de kullanılabilir. Anlamını o anda gerçekleşen eylem belirler.
Alıştırma
Güvenlik videosu izleyen biri, önemli bir ayrıntı ortaya çıktığı anda There you go diyor. Ne demek istiyor?
- Bak—beklediğimiz kanıt bu.
- Görev kesinlikle bitti.
- Lütfen o yere git.
Cevabı göster
Bak—beklediğimiz kanıt bu.
some parents are filming passing cars on their cell phones,
1:39bazı veliler, yanlarından geçen arabaları cep telefonlarıyla çekip
Taking notice: ciddi ilgi ve olası eylem
Burada taking notice, bir durumu ciddi biçimde ilgilenilecek kadar önemli görmeye başlamak demektir. Anlamı yalnızca bir şeyi görmekten veya fark etmekten daha güçlüdür; çoğu zaman bir kişinin ya da kurumun artık karşılık verebileceğini veya harekete geçebileceğini düşündürür. Notice, kalıplaşmış take notice ifadesinde isimdir. Şimdiki zamanın süreklilik biçimi olan are taking notice, ilgideki bu değişimin şu anda gerçekleştiğini gösterir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi take notice ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın. After dozens of students reported the broken heater, the principal finally ____.
Cevabı göster
took notice
Deputies recently took us on a special detail cracking down on drivers Notlar
1:53Şerif yardımcıları kısa süre önce bizi, sürücülerin sıkı biçimde denetlendiği özel bir operasyona götürdü;
ABD polis dilinde special detail
ABD kolluk kuvvetleriyle ilgili haberlerde detail, belirli bir göreve atanmış memurlar anlamına gelebilir. Special detail; trafik denetimi, etkinlik güvenliği veya gözetim gibi belirli bir amaç için yapılan geçici ve odaklı bir görevlendirmedir. took us on a special detail ifadesinde şerif yardımcıları, bu hedefli görevi yerine getirirken gazetecileri yanlarında götürmüştür. Burada detail küçük bir bilgi parçası anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir ABD polis raporunda aşağıdaki cümlede special detail büyük olasılıkla ne anlama gelir? Officers were assigned to a special detail near the stadium.
- Polis araçlarını temizleme ve parlatma hizmeti
- Belirli bir göreve odaklanan geçici polis görevlendirmesi
- Rapora eklenen ilave bir bilgi parçası
Cevabı göster
Belirli bir göreve odaklanan geçici polis görevlendirmesi
crack down on: bir şeye karşı daha sert önlem almak
Crack down on, kuralları ihlal eden veya kurallara karşı gelen davranışlara ya da kişilere karşı daha sert resmî önlemler almak demektir. Bu cümlede şerif yardımcıları sürücülere yönelik denetimleri sıkılaştırmaktadır; sonraki bağlam hangi trafik ihlallerinin söz konusu olduğunu belirtebilir. Kalıp crack down on + hedef şeklindedir. Cracking, -ing biçimidir ve bu ifade özel operasyonun ne yaptığını anlatır.
Alıştırma
Cümleyi bu derste geçen ve “daha sıkı yaptırım uygulamak” anlamına gelen öbek fiille tamamlayın: The city is ____ illegal dumping near the river.
Cevabı göster
cracking down on
who failed to stop when students are boarding a bus.
1:57öğrenciler otobüse binerken durmayan sürücüler hedefteydi.
Within a matter of minutes: hızlı bir sonucu vurgulamak
Within a matter of minutes, yalnızca birkaç dakika geçmeden bir şeyin gerçekleştiği anlamına gelir. A matter of, zaman miktarının az olduğunu vurgular; bu nedenle ifade sonucu çok hızlı gerçekleşmiş gibi sunar. Within bir üst zaman sınırı belirler. “Birkaç dakika boyunca” anlamına gelmez ve olayın tam olarak kaçıncı dakikada gerçekleştiğini belirtmez.
Alıştırma
Çok hızlı bir değişimi vurgulamak için cümleyi bu dersteki zaman ifadesiyle tamamlayın: ____, the empty room was full of volunteers.
Cevabı göster
Within a matter of minutes
we watched as deputies blocked off the highway Notlar
2:04şerif yardımcılarının kara yolunu trafiğe kapattığını
watched as + yan cümle: gelişen bir olayı izlemek
Watched as ifadesinden sonra tam bir yan cümle gelir: as deputies blocked off the highway bölümünün kendi öznesi deputies ve fiili blocked off vardır. Burada as, “eylem gerçekleşirken” anlamına gelir. Konuşanlar yalnızca sonucu öğrenmemiş, süreci doğrudan izlemiştir. Yeniden kullanılabilen yapı watch as + özne + fiildir.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşanın bir olayı gerçekleşirken izlediğini söyler?
- We watched as the firefighters opened the road.
- We watched the firefighters after the road opened.
- We watched because the firefighters opened the road.
Cevabı göster
We watched as the firefighters opened the road.
blocked off: bir yeri erişilemez hâle getirmek
Blocked off, block off fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Şerif yardımcılarının araçlar, engeller veya resmî kontrol kullanarak insanların otoyola girmesini ya da otoyolda ilerlemesini engellediğini anlatır. Block off, nesne alan ve ayrılabilen bir öbek fiildir: block off the highway ve block the highway off kullanımlarının ikisi de doğaldır. Nesne zamirse block it off denir. Off parçacığı, bir yeri erişime kapatma anlamını ekler.
Alıştırma
Hangi cümle, engellerin kimsenin tünele girmesine izin vermediğini söyler?
- The crew blocked off the tunnel with barriers.
- The crew blocked a view of the tunnel.
- The crew slowed down near the tunnel.
Cevabı göster
The crew blocked off the tunnel with barriers.
and handed out tickets on that same stretch of road. Notlar
2:07ve aynı yol kesiminde ceza kestiğini gördük.
handed out: birden fazla kişiye dağıtmak veya vermek
Handed out, ayrılabilen hand out öbek fiilinin basit geçmiş zaman biçimidir ve bir şeyi birden fazla kişiye dağıtmak ya da vermek anlamına gelir. Burada handed out birlikte tam yüklem görevindedir; handed ve out birlikte yorumlanmalıdır. Nesne, trafik denetimi bağlamında tickets olduğu için ifade giriş bileti dağıtmak değil, trafik cezası kesmek anlamına gelir. Nesne papers, supplies veya notices olduğunda aynı öbek fiil belge, malzeme ya da bildirim dağıtmayı anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi hand out fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At the workshop, Maya ____ the safety guides to everyone.
Cevabı göster
handed out
a stretch of road: kesintisiz bir yol bölümü
A stretch of road, yolun kesintisiz bir uzunluğunu veya bölümünü ifade eder. Burada stretch sayılabilen bir isimdir; of road ise bu uzunluğun yolun bir parçası olduğunu belirtir. Uzatma ya da egzersiz yapma eylemini anlatmaz. Bu ifade, konuşmacı bir yol alanını kesin başlangıç ve bitiş noktalarını belirtmeden tek bir kesintisiz bölüm olarak ele aldığında kullanışlıdır. That same, daha önce sözü edilen bölüme gönderme yapar.
Alıştırma
Cümleyi stretch ile kurulan hedef isim öbeğiyle tamamlayın: Reporters warned drivers about a dangerous ____ near the coast.
Cevabı göster
stretch of road
What does every driver need to do when they see a school bus in front of them in the morning? Dilbilgisi
2:10Her sürücü sabah önünde bir okul otobüsü gördüğünde ne yapmalı?
What does every driver need to do? — gerekli bir eylemi sormak
What does ... need to do? bir durumda hangi eylemin gerekli olduğunu sorar. Burada every driver eylemden sorumlu kişiyi belirtir; cümlenin geri kalanı ise durumu açıklar. does'tan sonra needs değil, fiilin yalın biçimi need kullanılır: What does every driver need to do? Every driver dil bilgisi bakımından tekildir; they ise cinsiyet belirtmeden every driver ifadesine gönderme yapabilir.
Alıştırma
Soruyu What does ... need to do? kalıbıyla tamamlayın: What ____ every visitor ____ before entering the lab?
Cevabı göster
does · need to do
Slow down — hızı veya tempoyu azaltmak
Slow down, hızı azaltmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu trafik talimatında sürücüye hareket etmeye devam etmesini, ancak daha yavaş gitmesini söyler; down daha alçak bir yere doğru hareketi değil, hızdaki azalmayı gösterir. Konuşma, çalışma veya karar verme gibi herhangi bir etkinliğin hızını ya da temposunu düşürmek için de daha geniş anlamda kullanılabilir.
Alıştırma
Hızı azaltmak anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiili kullanın: The road is icy, so please ____ before the curve.
Cevabı göster
slow down
slap someone with a fine: “para cezası vermek” için canlı bir ifade
“slapped this driver with a $369 fine” ifadesinde slap someone with something mecaz anlamdadır. Yetkililerin sürücüye para cezası verdiğini anlatır ve cezanın sert, istenmeyen veya ağır olduğu yönünde canlı bir etki oluşturur; kimseye fiziksel olarak tokat atılmamıştır. Aktarılabilir kalıp slap someone with + ceza, suçlama, fatura veya başka bir istenmeyen yük biçimindedir. someone is slapped with something şeklindeki edilgen yapıda da sık kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede slap, resmî bir cezayı gündelik ve canlı biçimde haber vermek için mecaz anlamda kullanılmıştır?
- The agency slapped the company with a $5,000 fine.
- The manager slapped the desk during the argument.
- The agency fined the company $5,000.
Cevabı göster
The agency slapped the company with a $5,000 fine.
but I saw and I saw the yellows and I thought they don't stop here. Kelime
2:23ama sarı ışıkları görünce burada durmadıklarını sandım.
the yellows: bağlama bağlı, anlık bir kısaltma
Bu tereddütlü konuşma cümlesinde the yellows, okul otobüsündeki sarı uyarı ışıklarını anlatan, o anda oluşturulmuş bir isim öbeğidir. Yellow normalde bir sıfattır; ancak konuşmacı, o anki durumda atlanan lights sözcüğünün açık olduğunu düşündüğü için çoğul -s ekleyip sözcüğü isim olarak kullanmıştır. İngilizce konuşanlar, söz konusu nesneler zaten belliyse the reds and the blues örneğindeki gibi renk sözcüklerini bazen bu şekilde kullanır. Ancak burada bağlam dışında da açık olan ifade the yellow lights biçimindedir; the yellows, sarı trafik işaretlerinin genel ve standart adı değildir.
Alıştırma
Bu cümlede the yellows büyük olasılıkla ne anlama geliyor?
- sarı uyarı ışıkları
- sarı okul otobüsleri
- sarı giyen insanlar
Cevabı göster
sarı uyarı ışıkları
Kaygılı bir sorgulama olarak “What's he doing?”
Bu sahnede “What's he doing?” esas olarak bir açıklama istemez. Konuşan kişi eylemi zaten görmektedir ve şaşkınlık, kaygı ve hoşnutsuzlukla tepki verir: davranış tehlikeli görünmektedir ve durmalıdır. Yapı, dil bilgisi açısından şu anda devam eden bir eylemi soran sıradan bir şimdiki zaman sorusudur. Ancak eylem zaten görüldüğü için dinleyenler bunu yaklaşık olarak “Bunu neden yapıyor?” ya da “Bunun yanlış olduğunu anlamıyor mu?” anlamına gelen bir sorgulama olarak algılar.
Alıştırma
Bir okul otobüsünün uyarısı etkinken bir sürücü ilerlemeye devam ediyor. “What's he doing?” büyük olasılıkla ne anlatır?
- Konuşan kişi kaygı ve hoşnutsuzlukla tepki veriyor.
- Konuşan kişi sakin bir şekilde yalnızca bilgi soruyor.
- Konuşan kişi sürücüye izin veriyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi kaygı ve hoşnutsuzlukla tepki veriyor.
Güçlü onay için “Oh, absolutely.”
“Oh, absolutely.” anında ve güçlü bir evet yanıtı verir. Burada konuşan kişinin cezayı hak ettiğine inandığını ve sorumluluğu hiç tereddüt etmeden kabul ettiğini doğrular. Absolutely, sıradan bir yes yanıtından daha güçlüdür. Baştaki Oh, tepkinin anında geldiğini gösterir ve onayın isteksiz değil, açık ve içten duyulmasını sağlayabilir.
Alıştırma
Yanıtı örnekteki güçlü onay sözcüğüyle tamamlayın: “Do you believe you deserve the penalty?” “Oh, ____.”
Cevabı göster
absolutely