Okul Otobüslerinin Etrafındaki Tehlikeli Sürüş Ebeveynleri Çileden Çıkarıyor: İngilizce çalışma notları

Inside Edition

Öğrenme zorluğu
353 kelime 156 kel/dk

Video özeti: haber, durmuş okul otobüslerini yasa dışı geçen sürücüleri gösteriyor, üç çocuğun öldüğü kazayı anlatıyor ve Florida polisinin denetimini izliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "playing out" — Öbek fiiller: tehlikeli olayların yaşanıp tekrarlandığını belirten haber dilini tanıyın; oyun anlamıyla karıştırmayın. 2. "special detail" — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: ABD polis dilinde belirli bir operasyon için görevlendirilen ekibi anlayın; ek ayrıntı sanmayın. 3. "slapped this driver with a $369 fine." — Deyimler ve mecazlı ifadeler: gündelik haber dilinin para cezasını nasıl vurguladığını öğrenin ve gerçek bir tokattan ayırın.

Bu derste

Terrifying scenes like this are playing out at bus stops all across the country. Notlar

0:01

Bunun gibi korkunç sahneler ülkenin dört bir yanındaki okul otobüsü duraklarında yaşanıyor.

Öbek fiiller

playing out: zaman içinde gelişen olaylar

Burada play out, “zaman içinde gerçekleşmek ve gelişmek” anlamına gelir. İlerleyen zaman yapısındaki are playing out, bu korkunç durumları şu anda birçok yerde gelişmekte olan olaylar olarak sunar. Özne genellikle bir olay, sahne, durum veya süreçtir; oyun oynayan bir kişi değildir. Bu kullanım, haberlerin yalnızca olayların gerçekleştiğini değil, nasıl geliştiğini de vurgulamasını sağlar.

Alıştırma

Bir toplantıdaki olayların zaman içinde gelişeceğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. No one knew how the tense meeting would play back.
  2. No one knew how the tense meeting would play with.
  3. No one knew how the tense meeting would play out.
Cevabı göster

No one knew how the tense meeting would play out.

Kalıp ifadeler

all across the country: ülke çapındaki yaygınlığı güçlü biçimde vurgulamak

All across the country, “ülkenin her yerindeki birçok noktada” anlamına gelir. Burada across, bir taraftan diğerine gerçek bir hareketi değil, geniş bir coğrafi dağılımı anlatır. All, kapsamın geniş olduğu düşüncesini güçlendirir. all olmadan da across the country ülke genelinde anlamına gelir, ancak özgün cümle bu sahnelerin ne kadar yaygın olduğunu özellikle vurgular. Bu haberde the country, Amerika Birleşik Devletleri'ni ifade eder.

Alıştırma

“Ülke genelindeki birçok yerde” anlamına gelen ve güçlü vurgu ekleyen tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: New recycling programs are appearing ____.

Cevabı göster

all across the country

Impatient drivers blowing past stopped school buses as children are getting off the bus. Öbek fiiller

0:09

Sabırsız sürücüler, çocuklar inerken durmuş okul otobüslerinin yanından hızla geçiyor.

Öbek fiiller

blowing past: bir şeyin yanından hızlı ve pervasızca geçmek

Bu cümlede blowing past, sürücülerin durmuş okul otobüslerinin yanından gerektiği gibi durmadan veya yavaşlamadan hızla geçmesi demektir. Blow sözcüğü canlı bir hız ve güç hissi katar; bu nedenle ifade, sürücüleri yalnızca otobüslerin yanından geçen kişiler olarak değil, sabırsız ve tehlikeli ölçüde umursamaz kişiler olarak gösterir. Daha genel olarak blow past, bir kişinin veya aracın bir noktanın, engelin ya da rakibin yanından pek tereddüt etmeden hızla geçmesini anlatabilir. Buradaki blow, hava üflemek anlamına gelmez; blow past tek bir anlam birimi olarak kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi blow past ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The motorcycle ____ the roadblock without slowing down.

Cevabı göster

blew past

Öbek fiiller

getting off: otobüsten veya trenden inmek

getting off the bus ifadesinde get off, otobüsle yolculuk ettikten sonra otobüsten inmek demektir. Off, araçtan uzaklaşma hareketini belirtir; bütün phrasal verb, insanların get on diyerek bindiği bus, train, plane ve benzeri ulaşım araçlarından inmek için kullanılan günlük ifadedir. Yaygın kalıplar get off + araç ve get off at + durak biçimindedir: get off the bus; get off at the next stop. Altyazıdaki are getting off, eylemin o anda gerçekleşmekte olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle trenden inmeyi anlatan standart günlük ifadeyi kullanıyor?

  1. We get out of the train at Central Station.
  2. We get off the train at Central Station.
Cevabı göster

We get off the train at Central Station.

This kid is lucky to be alive. Kalıp ifadeler

0:15

Bu çocuk hayatta olduğu için çok şanslı.

Kalıp ifadeler

lucky to be alive: ölümcül olabilecek bir tehlikeden sağ çıkmak

Bu cümlede lucky to be alive, çocuğun kendisini gerçekten öldürebilecek bir tehlikeden sağ çıktığı anlamına gelir. Lucky sonucu değerlendirir; to be alive ise şanslı olan somut sonucu belirtir. Bu nedenle ifade, yalnızca onun şanslı olduğunu söylemekten daha güçlü ve daha kesindir. Aktarılabilir be lucky to + fiil kalıbı, şanslı bir sonucu anlatır; be lucky to be alive ise birinin ölümden kıl payı kurtulduğunu söylemenin yerleşik bir yoludur.

Alıştırma

Ders kapsamında geçen ve potansiyel olarak ölümcül bir olaydan sağ çıkmak anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: After the avalanche, the climber was ____.

Cevabı göster

lucky to be alive

He gets hit by the car and miraculously jumps up to his feet. Notlar

0:18

Araba ona çarpıyor ama o mucizevi biçimde hemen ayağa kalkıyor.

Dilbilgisi

gets hit: hareketli get edilgeni

Gets hit bir get edilgenidir: get + geçmiş zaman ortacı. Burada hit geçmiş zaman ortacıdır ve by the car neden olan unsuru veya eylemi yapanı belirtir; dolayısıyla gets, almak ya da edinmek anlamına gelmez. Tarafsız bir be edilgeniyle karşılaştırıldığında get edilgeni, olayı genellikle daha hareketli, kazara gerçekleşmiş veya etkilenen kişi açısından daha önemli gösterir. Şimdiki zamanlı anlatımda he gets hit, çarpışmayı olaylar dizisindeki bir sonraki gelişme olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi hit fiilinin geniş zamandaki get edilgeniyle tamamlayın: During every safety test, the dummy ____ by a padded bar.

Cevabı göster

gets hit

Kalıp ifadeler

jumps up to his feet: hızla ayağa kalkmak

Burada jumps up to his feet, onun yerden çok hızlı kalkıp ayakta durur hâle gelmesi demektir. Tek ve enerjik bir hareketi anlatır; kendi ayaklarına doğru zıpladığı anlamına gelmez. Kalıp jump up to + iyelik sözcüğü + feet şeklindedir. Fiilin zamanını ve iyelik sözcüğünü kişiye göre değiştirin: she jumped up to her feet.

Alıştırma

Cümleyi jump up to one's feet kalıbının geçmiş zaman biçimiyle ve Mia'ya uygun iyelik sözcüğüyle tamamlayın: After the ball knocked her down, Mia ____ and kept playing.

Cevabı göster

jumped up to her feet

Passing a school bus when its red lights are flashing is illegal, Dilbilgisi

0:23

Kırmızı ışıkları yanıp sönerken bir okul otobüsünü geçmek yasa dışıdır,

Dilbilgisi

Passing ... is illegal: özne olarak kullanılan -ing yan cümlesi

Passing a school bus when its red lights are flashing yan cümlesinin tamamı bir eylemi adlandırır ve cümlenin öznesi olur. Passing burada isim gibi kullanılan bir -ing biçimidir; sürmekte olan bir zamanı gösteren yapının parçası değildir. Yüklem is illegal ifadesidir. Eylemin tamamı tek bir özne olarak ele alındığı için tekil fiil is kullanılır. when yan cümlesi, kuralı otobüsün kırmızı ışıklarının yanıp söndüğü zamanla sınırlar; pass, araçla otobüsün yanından geçmek veya onu sollamak demektir.

Alıştırma

“Passing a school bus when its red lights are flashing is illegal” cümlesinde neden tekil fiil is kullanılır?

  1. Passing, şimdiki zamanda sürmekte olan eylemi gösteren yapının parçasıdır.
  2. -ing yan cümlesinin tamamı bir eylemi adlandırır ve tekil özne işlevi görür.
  3. Yalnızca bus ismi cümlenin öznesidir.
Cevabı göster

-ing yan cümlesinin tamamı bir eylemi adlandırır ve tekil özne işlevi görür.

but watch what happens when this bus comes to a stop. Notlar

0:27

ama bu otobüs durunca ne olduğuna bakın.

Anlatım akışı

watch what happens when: beklenti oluşturan bir yönlendirme

“Watch what happens when”, izleyicinin dikkatini ardından gelen olayın sonucuna yönelten emir biçiminde bir ifadedir. Burada when, gözlemlenecek önemli değişimi tetikleyecek olayı, yani otobüsün durmasını, başlatan yan cümleyi kurar. Anlatımlarda ve gösterimlerde bu ifade aynı zamanda merak ve beklenti yaratır: Bir sonraki görüntünün kanıt sunacağını veya önemli bir şeyi ortaya çıkaracağını haber verir.

Alıştırma

Anlatıcının yönlendirmesini, dikkati sıradaki sonuca çeken dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ I press this button.

Cevabı göster

Watch what happens when

Kalıp ifadeler

comes to a stop: durmuş duruma ulaşmak

“Comes to a stop”, bir şeyin artık hareket etmediği duruma ulaştığını anlatır. Bu durum çoğu zaman yavaşlamanın ardından gelir, ancak durma sürecinin mutlaka aşamalı olması gerekmez. Bu cümlede ifade, otobüsün durmasını bir sonraki olaydan önce ulaşılan durum olarak sunar. Kalıp come + to + a stop biçimindedir. Bu sabit ifadede stop sayılabilen bir isimdir, bu yüzden a gereklidir; comes ise tekil özne this bus ile uyumludur.

Alıştırma

Tamamen durmuş bir duruma ulaşmayı vurgulayan sabit ifadeyle cümleyi tamamlayın: After rolling slowly to the platform, the train ____.

Cevabı göster

comes to a stop

One, two, three, four, five cars in total Kalıp ifadeler

0:31

Bir, iki, üç, dört; toplam beş araba

Kalıp ifadeler

in total ile nihai toplamı belirtmek

In total, ayrı ayrı sayılan miktarlar toplandıktan sonra “toplamda” anlamına gelir. Burada sayımı bitirir ve beşin nihai birleşik sayı olduğunu gösterir. In total edat öbeğinin tamamı five cars ifadesini niteler; total burada fiil değildir. Yaygın kalıp sayı + çoğul isim + in total şeklindedir. In total, tam bir sayım cümlesinin sonunda da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi nihai toplamı belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We counted nine red balls and six blue balls—fifteen ____.

Cevabı göster

in total

ignore the flashing red lights plus the stop arm

0:36

yanıp sönen kırmızı ışıkları ve dışarı uzanan dur levhasını görmezden gelip

and blow right past as children are getting off the bus.

0:39

çocuklar otobüsten inerken otobüsün yanından hızla geçiyor.

And this driver swerves off the road just to avoid waiting behind the bus. Notlar

0:43

Bu sürücü de sırf otobüsün arkasında beklememek için yoldan çıkıp yanından dolaşıyor.

Kalıp ifadeler

Swerves off the road: karayolunun dışına ani hareket

Swerves, ani ve keskin bir yön değişikliği yapmak anlamına gelir. Off the road sonucu gösterir: araç karayolundan çıkar. Bu nedenle swerves off the road hem ani hareketi hem de aracın sonunda nereye gittiğini anlatır. swerve off + yer kalıbı, bir bisikletin patikadan aniden çıkması gibi başka durumlarda da kullanılabilir. Genellikle tehlikeyi veya bir şeyden acilen kaçınma çabasını düşündürür, ancak hareket kasıtlı da kazara da olabilir.

Alıştırma

swerve fiilini geçmiş zamanda kullanın ve aracın karayolundan çıktığını gösteren sözcükleri ekleyin: To avoid the fallen tree, the driver ____.

Cevabı göster

swerved off the road

Dilbilgisi

avoid + -ing kullanımı: avoid waiting

avoid waiting ifadesinde avoid fiilinden sonra waiting biçimindeki gerund gelir. Kalıp avoid + fiil-ing şeklindedir ve bir eylemin gerçekleşmesini önlemek ya da o eylemi yapmamayı seçmek anlamına gelir. Bu kalıp avoid driving, avoid interrupting ve avoid making the same mistake gibi başka eylemlerle de kullanılabilir. Standart İngilizcede bu anlamda avoid to + fiil kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi tam iki kelimeyle tamamlayın: önce avoid fiilinin geçmiş zaman biçimini, ardından drive fiilinin doğru biçimini kullanın: During the storm, Maya ____ unless it was necessary.

Cevabı göster

avoided driving

Failing to stop can have tragic consequences. Notlar

0:49

Durmamak trajik sonuçlara yol açabilir.

Dilbilgisi

Failing to stop can have... ile harekete geçmemenin sonuçlarını belirtme

Failing to stop, durmak gerekirken durmamak demektir; fiziksel olarak durma eylemini becerememek anlamına gelmez. Failing to stop gerund öbeğinin tamamı cümlenin öznesidir. can, sonucun gerçekleşme ihtimali olduğunu belirtirken have tragic consequences son derece ciddi zarar veya kayba yol açmak demektir. Başka durumlara aktarılabilen Failing to + fiil can have + sonuç uyarı kalıbı, yapılmayan bir eylemi risk kaynağı olarak sunar.

Alıştırma

fail fiilinin -ing biçimiyle başlayıp wear ile biten tam üç kelime kullanarak güvenlik uyarısını tamamlayın: ____ a helmet can lead to serious injury.

Cevabı göster

Failing to wear

Kalıp ifadeler

have tragic consequences: trajik sonuçlara yol açmak

Bu cümlede have, sahip olmak değil, ortaya çıkarmak veya yol açmak anlamındadır. Failing to stop öznesi bir eylemi adlandırır; have tragic consequences ise bu eylemin korkunç zararlara ya da ölüme yol açabileceğini belirtir. Tragic, sonucu sıradan bir sorundan çok daha ciddi gösterir. Bu ifade, son derece ağır bir neden-sonuç ilişkisi hakkında kısa ve oldukça resmî bir uyarı yapar.

Alıştırma

Uyarıyı dersteki tam ve resmî ifadeyle tamamlayın: Ignoring the evacuation order can ____.

Cevabı göster

have tragic consequences

It was the worst devastating nightmare that any parent should Dilbilgisi

0:53

Bu, hiçbir anne babanın

ever have to witness.

0:58

asla tanık olmaması gereken en korkunç, en yıkıcı kâbustu.

Dilbilgisi

should ever have to witness: dayanılmaz bir deneyimi reddetmek

Burada should öğüt vermiyor. that any parent should ever have to witness ilgi cümleciğinde duygusal bir yargı bildiriyor: böyle bir deneyim hiçbir ebeveynin başına asla gelmemelidir. Have to, koşullar yüzünden bir şeyi yapmak zorunda kalmak demektir; ever ise bu fikri olası bütün durumlar için güçlendirir. Aktarılabilir something no one should ever have to + fiil kalıbı empati ifade eder ve deneyimin son derece adaletsiz, acı verici veya kabul edilemez olduğunu söyler.

Alıştırma

Bu cümlede should ever have to witness ne anlama geliyor?

  1. Bir şeye birden fazla kez bakmayı seçmek
  2. Önemli bir şeyi izlemesinin tavsiye edilmesi
  3. Hiçbir ebeveynin yaşamaması gereken bir şeyi görmek zorunda bırakılmak
Cevabı göster

Hiçbir ebeveynin yaşamaması gereken bir şeyi görmek zorunda bırakılmak

While trying to cross the street to board the bus, Notlar

1:00

Otobüse binmek için karşıya geçmeye çalışırken,

Dilbilgisi

While trying to cross the street: while ile kısaltılmış yan cümle

While trying to cross the street, zamanı bildiren kısaltılmış bir yan cümledir. Tam biçimi while the children were trying to cross the street şeklindedir: özne ve be fiilinin ilgili biçimi atılır, geriye while + -ing yan cümlesi kalır. trying fiilinin açıkça söylenmeyen öznesi, ana cümlenin öznesi olarak anlaşılır. Bu kısa yapı, sürmekte olan bir eylemi ana olayın arka planı olarak sunar; burada denemeyi yapanlar, daha sonra adı geçen başka biri değil, çocuklardır.

Alıştırma

Parantez içindeki yan cümleyi kısaltarak cümleyi tamamlayın: (while Maya was checking her phone) “____, Maya missed her stop.”

Cevabı göster

While checking her phone

Kelime

board the bus: ulaşım fiili olarak board

board the bus ifadesindeki board, yolculuk etmek amacıyla bir taşıta binmek anlamına gelen geçişli bir ulaşım fiilidir. Taşıt doğrudan nesne olur: board a bus, train, plane veya ship. Bu ifade, otobüsün içinde bulunma durumunu değil, otobüse binme eylemini anlatır. Burada karşıdan karşıya geçmenin amacını belirtir.

Alıştırma

Resmî biniş anonslarında sık duyulan tek sözcüklü ulaşım fiilini kullanın: Passengers may now ____ the aircraft.

Cevabı göster

board

three of Brittany and Shane Ingle's children

1:03

Brittany ve Shane Ingle'ın çocuklarından üçü

were struck and killed by a passing pickup truck Dilbilgisi

1:05

yoldan geçen bir kamyonetin çarpması sonucu hayatını kaybetti.

Dilbilgisi

were struck and killed: iki edilgen fiil için tek yardımcı fiil

Were, eş görevli iki geçmiş zaman ortacı struck ve killed için kullanılan tek yardımcı fiildir. Bu nedenle iki fiil de edilgendir: çocuklar her iki eyleme de maruz kalır; by a passing pickup truck ise bunlara neden olan aracı belirtir. Eş görevli yüklemler aynı özneye ve aynı çatıya sahipse İngilizcede yardımcı fiilin tekrarlanması gerekmez. Açık biçim were struck and were killed olurdu, ancak yardımcı fiilin ortak kullanıldığı biçim daha kısadır. Kaza haberlerinde struck, strike fiilinin “çarpmak” anlamındaki geçmiş zaman ortacıdır; greve katılmak anlamına gelmez.

Alıştırma

'The applications were checked and approved this morning,' cümlesinde were nasıl bir işlev görür?

  1. Başvuruların gerçekleştirdiği tamamlanmış bir eylemi belirtir.
  2. Yalnızca checked sözcüğünü edilgen yapar; approved etkendir.
  3. Hem checked hem de approved sözcüğünü edilgen yapar.
Cevabı göster

Hem checked hem de approved sözcüğünü edilgen yapar.

that ignored the blinking red lights.

1:09

Kamyonetin sürücüsü yanıp sönen kırmızı ışıkları görmezden gelmişti.

When you see flashing lights, Dilbilgisi

1:12

Yanıp sönen ışıkları gördüğünüzde,

stop.

1:13

durun.

Dilbilgisi

When ..., stop: tetikleyicinin ardından gelen emir

When, talimatı harekete geçiren olayı tanıtır. Burada okul otobüsünün uyarı ışıkları her yanıp söndüğünde veya yanıp sönmeye başladığı anda anlamına gelir; bir şeyin saat kaçta olduğunu soran bir soru değildir. Stop, öznesi you olarak anlaşılan bir emir cümlesidir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp When + geniş zamanlı koşul, emir cümlesi biçimindedir: koşul gerçekleştiğinde emri uygulayın.

Alıştırma

Hangi cümlede geniş zamanlı bir tetikleyicinin ardından emir kipi doğru biçimde kullanılmıştır?

  1. When does the gate open, move to the marked area.
  2. When the gate will open, move to the marked area.
  3. When the gate opens, move to the marked area.
Cevabı göster

When the gate opens, move to the marked area.

My daughter was thrown 87 feet from initial impact. Dilbilgisi

1:14

Kızım ilk çarpma noktasından 87 fit uzağa savruldu.

Dilbilgisi

was thrown 87 feet: ardından mesafe gelen edilgen eylem

was thrown 87 feet ifadesinde was thrown edilgen yapıdadır: kız çarpışmanın kuvvetine maruz kalır. Buradaki throw, birinin onu bilerek eliyle fırlattığı değil, darbenin onu aniden ve şiddetle savurduğu anlamına gelir. 87 feet mesafe ifadesi, çarpma noktasından ne kadar uzağa gittiğini belirtir. Feet, mesafe birimi olan foot sözcüğünün çoğuludur ve 87 fit yaklaşık 26,5 metredir. Kaza haberlerinde sonuç, etkilenen kişi veya nesne + be + geçmiş zaman ortacı + mesafe yapısıyla kısa biçimde anlatılabilir.

Alıştırma

Bu kaza haberinde "was thrown 87 feet" ne anlama geliyor?

  1. Ayakları 87 farklı yerden yaralandı.
  2. O, 87 fit uzaktan eliyle bir şey fırlattı.
  3. Darbe onu şiddetle 87 fit uzaktaki bir noktaya savurdu.
Cevabı göster

Darbe onu şiddetle 87 fit uzaktaki bir noktaya savurdu.

This drone footage shows the horrific aftermath. Kalıp ifadeler

1:19

Bu drone görüntüleri kazanın korkunç sonuçlarını gösteriyor.

Kalıp ifadeler

drone footage: drone ile kaydedilen video görüntüleri

Drone footage, bir drone tarafından, çoğunlukla havadan kaydedilen video görüntüleri demektir. Drone sözcüğü görüntülerin nasıl çekildiğini belirtir; videonun mutlaka drone’lar hakkında olduğu anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, olay sonrasını gösteren görüntülerin kaynağını belirtir. Bu kısa isim + isim yapısı haberlerde ve belgesellerde yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi “drone ile kaydedilmiş video görüntüleri” anlamına gelen iki sözcüklük İngilizce ifadeyle tamamlayın: The news report included ____ of the flooded town.

Cevabı göster

drone footage

Kalıp ifadeler

korkunç olay sonrası

Bu cümlede horrific aftermath, yıkıcı bir olaydan sonra geriye kalan korkunç manzarayı ve sonuçları anlatır. Aftermath yalnızca daha sonraki bir zamanı göstermez; geride kalan hasara, kargaşaya ve etkilere odaklanır. the aftermath of + olay kalıbı yaygındır. horrific sıfatı, konuşanın son derece güçlü olumsuz değerlendirmesini ekler.

Alıştırma

Hangi cümlede aftermath olağan anlamıyla kullanılmıştır?

  1. The aftermath happened before the storm began.
  2. We scheduled a meeting in the aftermath of lunch.
  3. Residents needed help in the horrific aftermath of the flood.
Cevabı göster

Residents needed help in the horrific aftermath of the flood.

The driver was 24-year-old Alyssa Shepherd. Dilbilgisi

1:22

Sürücü 24 yaşındaki Alyssa Shepherd'dı.

Dilbilgisi

Bir isimden önce 24-year-old

Burada 24-year-old, Alyssa Shepherd adından önce gelen birleşik bir sıfattır. number + year + old kalıbı bir isimden önce kullanıldığında year tekil kalır ve parçalar kısa çizgilerle birleştirilir. Aynı sayı + tekil birim kalıbı a five-minute break ve a ten-meter wall ifadelerinde de görülür. Yaş be fiilinden sonra geldiğinde kısa çizgi kullanılmaz ve years çoğul olur: She was 24 years old.

Alıştırma

'12 years old' ifadesinin kısa çizgili biçimiyle cümleyi tamamlayın: Maya is a ____ student.

Cevabı göster

12-year-old

Investigators say she ignored the bus's blinking red lights Anlatım akışı

1:25

Soruşturmacılar, otobüsün yanıp sönen kırmızı ışıklarını görmezden gelerek

Anlatım akışı

Haber kaynağını belirten Investigators say

Haber dilinde Investigators say, ardından gelen iddianın kaynağını belirtir. Muhabir bilgiyi kendi doğrudan tespiti olarak değil, soruşturmacıların söylediği bilgi olarak sunar. say fiilinin geniş zaman biçimi, bir kaynağın güncel açıklamasını veya tutumunu aktarmak için haberlerde yaygın olarak kullanılır. Soruşturmacıların tam o anda konuştuğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede Investigators say ne işlev görür?

  1. Ardından gelen iddianın kaynağının soruşturmacılar olduğunu belirtir.
  2. Muhabirin sürücünün ışıkları görmezden geldiğini bizzat gördüğünü söyler.
  3. Soruşturmacıların tam o anda konuştuğu anlamına gelir.
Cevabı göster

Ardından gelen iddianın kaynağının soruşturmacılar olduğunu belirtir.

when she struck all three siblings.

1:30

üç kardeşe birden çarptığını söylüyor.

There you go. Ton ve niyet

1:32

İşte, bakın.

Ton ve niyet

Kanıtı işaret eden There you go.

Burada There you go, “Bak, görmeyi beklediğim şey bu” anlamına gelir. Konuşan kişi, ilgili kanıt ekranda belirdiği anda dikkati ona yöneltmek için bu ifadeyi kullanır. Bu, esnek bir konuşma kalıbıdır; bir yere gitmeye yönelik gerçek anlamlı bir talimat değildir. Bir şeyi uzatırken, birinin başardığını onaylarken veya beklenen bir sonucun ortaya çıktığını gösterirken de kullanılabilir. Anlamını o anda gerçekleşen eylem belirler.

Alıştırma

Güvenlik videosu izleyen biri, önemli bir ayrıntı ortaya çıktığı anda There you go diyor. Ne demek istiyor?

  1. Bak—beklediğimiz kanıt bu.
  2. Görev kesinlikle bitti.
  3. Lütfen o yere git.
Cevabı göster

Bak—beklediğimiz kanıt bu.

There's the two.

1:33

İki oldu.

There's three.

1:34

Üç oldu.

In Pasco County, Florida,

1:35

Florida'nın Pasco ilçesinde

the situation is so bad,

1:37

durum o kadar kötü ki

some parents are filming passing cars on their cell phones,

1:39

bazı veliler, yanlarından geçen arabaları cep telefonlarıyla çekip

then posting them online.

1:43

görüntüleri internette paylaşıyor.

On the camera.

1:45

Kameraya yakalandı.

Anyone else?

1:46

Başka var mı?

Anyone else?

1:47

Başka var mı?

There's a bus.

1:48

Bir okul otobüsü var.

And now the police are taking notice. Kalıp ifadeler

1:50

Artık polis de durumu fark etmiş durumda.

Kalıp ifadeler

Taking notice: ciddi ilgi ve olası eylem

Burada taking notice, bir durumu ciddi biçimde ilgilenilecek kadar önemli görmeye başlamak demektir. Anlamı yalnızca bir şeyi görmekten veya fark etmekten daha güçlüdür; çoğu zaman bir kişinin ya da kurumun artık karşılık verebileceğini veya harekete geçebileceğini düşündürür. Notice, kalıplaşmış take notice ifadesinde isimdir. Şimdiki zamanın süreklilik biçimi olan are taking notice, ilgideki bu değişimin şu anda gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi take notice ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın. After dozens of students reported the broken heater, the principal finally ____.

Cevabı göster

took notice

Deputies recently took us on a special detail cracking down on drivers Notlar

1:53

Şerif yardımcıları kısa süre önce bizi, sürücülerin sıkı biçimde denetlendiği özel bir operasyona götürdü;

Kültür

ABD polis dilinde special detail

ABD kolluk kuvvetleriyle ilgili haberlerde detail, belirli bir göreve atanmış memurlar anlamına gelebilir. Special detail; trafik denetimi, etkinlik güvenliği veya gözetim gibi belirli bir amaç için yapılan geçici ve odaklı bir görevlendirmedir. took us on a special detail ifadesinde şerif yardımcıları, bu hedefli görevi yerine getirirken gazetecileri yanlarında götürmüştür. Burada detail küçük bir bilgi parçası anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir ABD polis raporunda aşağıdaki cümlede special detail büyük olasılıkla ne anlama gelir? Officers were assigned to a special detail near the stadium.

  1. Polis araçlarını temizleme ve parlatma hizmeti
  2. Belirli bir göreve odaklanan geçici polis görevlendirmesi
  3. Rapora eklenen ilave bir bilgi parçası
Cevabı göster

Belirli bir göreve odaklanan geçici polis görevlendirmesi

Öbek fiiller

crack down on: bir şeye karşı daha sert önlem almak

Crack down on, kuralları ihlal eden veya kurallara karşı gelen davranışlara ya da kişilere karşı daha sert resmî önlemler almak demektir. Bu cümlede şerif yardımcıları sürücülere yönelik denetimleri sıkılaştırmaktadır; sonraki bağlam hangi trafik ihlallerinin söz konusu olduğunu belirtebilir. Kalıp crack down on + hedef şeklindedir. Cracking, -ing biçimidir ve bu ifade özel operasyonun ne yaptığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve “daha sıkı yaptırım uygulamak” anlamına gelen öbek fiille tamamlayın: The city is ____ illegal dumping near the river.

Cevabı göster

cracking down on

who failed to stop when students are boarding a bus.

1:57

öğrenciler otobüse binerken durmayan sürücüler hedefteydi.

Within a matter of minutes, Kalıp ifadeler

2:02

Yalnızca birkaç dakika içinde,

Kalıp ifadeler

Within a matter of minutes: hızlı bir sonucu vurgulamak

Within a matter of minutes, yalnızca birkaç dakika geçmeden bir şeyin gerçekleştiği anlamına gelir. A matter of, zaman miktarının az olduğunu vurgular; bu nedenle ifade sonucu çok hızlı gerçekleşmiş gibi sunar. Within bir üst zaman sınırı belirler. “Birkaç dakika boyunca” anlamına gelmez ve olayın tam olarak kaçıncı dakikada gerçekleştiğini belirtmez.

Alıştırma

Çok hızlı bir değişimi vurgulamak için cümleyi bu dersteki zaman ifadesiyle tamamlayın: ____, the empty room was full of volunteers.

Cevabı göster

Within a matter of minutes

we watched as deputies blocked off the highway Notlar

2:04

şerif yardımcılarının kara yolunu trafiğe kapattığını

Dilbilgisi

watched as + yan cümle: gelişen bir olayı izlemek

Watched as ifadesinden sonra tam bir yan cümle gelir: as deputies blocked off the highway bölümünün kendi öznesi deputies ve fiili blocked off vardır. Burada as, “eylem gerçekleşirken” anlamına gelir. Konuşanlar yalnızca sonucu öğrenmemiş, süreci doğrudan izlemiştir. Yeniden kullanılabilen yapı watch as + özne + fiildir.

Alıştırma

Hangi cümle, konuşanın bir olayı gerçekleşirken izlediğini söyler?

  1. We watched as the firefighters opened the road.
  2. We watched the firefighters after the road opened.
  3. We watched because the firefighters opened the road.
Cevabı göster

We watched as the firefighters opened the road.

Öbek fiiller

blocked off: bir yeri erişilemez hâle getirmek

Blocked off, block off fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Şerif yardımcılarının araçlar, engeller veya resmî kontrol kullanarak insanların otoyola girmesini ya da otoyolda ilerlemesini engellediğini anlatır. Block off, nesne alan ve ayrılabilen bir öbek fiildir: block off the highway ve block the highway off kullanımlarının ikisi de doğaldır. Nesne zamirse block it off denir. Off parçacığı, bir yeri erişime kapatma anlamını ekler.

Alıştırma

Hangi cümle, engellerin kimsenin tünele girmesine izin vermediğini söyler?

  1. The crew blocked off the tunnel with barriers.
  2. The crew blocked a view of the tunnel.
  3. The crew slowed down near the tunnel.
Cevabı göster

The crew blocked off the tunnel with barriers.

and handed out tickets on that same stretch of road. Notlar

2:07

ve aynı yol kesiminde ceza kestiğini gördük.

Öbek fiiller

handed out: birden fazla kişiye dağıtmak veya vermek

Handed out, ayrılabilen hand out öbek fiilinin basit geçmiş zaman biçimidir ve bir şeyi birden fazla kişiye dağıtmak ya da vermek anlamına gelir. Burada handed out birlikte tam yüklem görevindedir; handed ve out birlikte yorumlanmalıdır. Nesne, trafik denetimi bağlamında tickets olduğu için ifade giriş bileti dağıtmak değil, trafik cezası kesmek anlamına gelir. Nesne papers, supplies veya notices olduğunda aynı öbek fiil belge, malzeme ya da bildirim dağıtmayı anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi hand out fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At the workshop, Maya ____ the safety guides to everyone.

Cevabı göster

handed out

Kalıp ifadeler

a stretch of road: kesintisiz bir yol bölümü

A stretch of road, yolun kesintisiz bir uzunluğunu veya bölümünü ifade eder. Burada stretch sayılabilen bir isimdir; of road ise bu uzunluğun yolun bir parçası olduğunu belirtir. Uzatma ya da egzersiz yapma eylemini anlatmaz. Bu ifade, konuşmacı bir yol alanını kesin başlangıç ve bitiş noktalarını belirtmeden tek bir kesintisiz bölüm olarak ele aldığında kullanışlıdır. That same, daha önce sözü edilen bölüme gönderme yapar.

Alıştırma

Cümleyi stretch ile kurulan hedef isim öbeğiyle tamamlayın: Reporters warned drivers about a dangerous ____ near the coast.

Cevabı göster

stretch of road

What does every driver need to do when they see a school bus in front of them in the morning? Dilbilgisi

2:10

Her sürücü sabah önünde bir okul otobüsü gördüğünde ne yapmalı?

Dilbilgisi

What does every driver need to do? — gerekli bir eylemi sormak

What does ... need to do? bir durumda hangi eylemin gerekli olduğunu sorar. Burada every driver eylemden sorumlu kişiyi belirtir; cümlenin geri kalanı ise durumu açıklar. does'tan sonra needs değil, fiilin yalın biçimi need kullanılır: What does every driver need to do? Every driver dil bilgisi bakımından tekildir; they ise cinsiyet belirtmeden every driver ifadesine gönderme yapabilir.

Alıştırma

Soruyu What does ... need to do? kalıbıyla tamamlayın: What ____ every visitor ____ before entering the lab?

Cevabı göster

does · need to do

Slow down. Öbek fiiller

2:14

Yavaşlamalı.

Öbek fiiller

Slow down — hızı veya tempoyu azaltmak

Slow down, hızı azaltmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu trafik talimatında sürücüye hareket etmeye devam etmesini, ancak daha yavaş gitmesini söyler; down daha alçak bir yere doğru hareketi değil, hızdaki azalmayı gösterir. Konuşma, çalışma veya karar verme gibi herhangi bir etkinliğin hızını ya da temposunu düşürmek için de daha geniş anlamda kullanılabilir.

Alıştırma

Hızı azaltmak anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiili kullanın: The road is icy, so please ____ before the curve.

Cevabı göster

slow down

They slapped this driver with a $369 fine. Deyimler

2:15

Bu sürücüye 369 dolar ceza kestiler.

Deyimler

slap someone with a fine: “para cezası vermek” için canlı bir ifade

“slapped this driver with a $369 fine” ifadesinde slap someone with something mecaz anlamdadır. Yetkililerin sürücüye para cezası verdiğini anlatır ve cezanın sert, istenmeyen veya ağır olduğu yönünde canlı bir etki oluşturur; kimseye fiziksel olarak tokat atılmamıştır. Aktarılabilir kalıp slap someone with + ceza, suçlama, fatura veya başka bir istenmeyen yük biçimindedir. someone is slapped with something şeklindeki edilgen yapıda da sık kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümlede slap, resmî bir cezayı gündelik ve canlı biçimde haber vermek için mecaz anlamda kullanılmıştır?

  1. The agency slapped the company with a $5,000 fine.
  2. The manager slapped the desk during the argument.
  3. The agency fined the company $5,000.
Cevabı göster

The agency slapped the company with a $5,000 fine.

Did you see the school bus?

2:20

Okul otobüsünü gördünüz mü?

Yes, I saw the school bus,

2:22

Evet, okul otobüsünü gördüm,

but I saw and I saw the yellows and I thought they don't stop here. Kelime

2:23

ama sarı ışıkları görünce burada durmadıklarını sandım.

Kelime

the yellows: bağlama bağlı, anlık bir kısaltma

Bu tereddütlü konuşma cümlesinde the yellows, okul otobüsündeki sarı uyarı ışıklarını anlatan, o anda oluşturulmuş bir isim öbeğidir. Yellow normalde bir sıfattır; ancak konuşmacı, o anki durumda atlanan lights sözcüğünün açık olduğunu düşündüğü için çoğul -s ekleyip sözcüğü isim olarak kullanmıştır. İngilizce konuşanlar, söz konusu nesneler zaten belliyse the reds and the blues örneğindeki gibi renk sözcüklerini bazen bu şekilde kullanır. Ancak burada bağlam dışında da açık olan ifade the yellow lights biçimindedir; the yellows, sarı trafik işaretlerinin genel ve standart adı değildir.

Alıştırma

Bu cümlede the yellows büyük olasılıkla ne anlama geliyor?

  1. sarı uyarı ışıkları
  2. sarı okul otobüsleri
  3. sarı giyen insanlar
Cevabı göster

sarı uyarı ışıkları

What's he doing? Ton ve niyet

2:26

Ne yapıyor o?

Ton ve niyet

Kaygılı bir sorgulama olarak “What's he doing?”

Bu sahnede “What's he doing?” esas olarak bir açıklama istemez. Konuşan kişi eylemi zaten görmektedir ve şaşkınlık, kaygı ve hoşnutsuzlukla tepki verir: davranış tehlikeli görünmektedir ve durmalıdır. Yapı, dil bilgisi açısından şu anda devam eden bir eylemi soran sıradan bir şimdiki zaman sorusudur. Ancak eylem zaten görüldüğü için dinleyenler bunu yaklaşık olarak “Bunu neden yapıyor?” ya da “Bunun yanlış olduğunu anlamıyor mu?” anlamına gelen bir sorgulama olarak algılar.

Alıştırma

Bir okul otobüsünün uyarısı etkinken bir sürücü ilerlemeye devam ediyor. “What's he doing?” büyük olasılıkla ne anlatır?

  1. Konuşan kişi kaygı ve hoşnutsuzlukla tepki veriyor.
  2. Konuşan kişi sakin bir şekilde yalnızca bilgi soruyor.
  3. Konuşan kişi sürücüye izin veriyor.
Cevabı göster

Konuşan kişi kaygı ve hoşnutsuzlukla tepki veriyor.

Did you deserve it?

2:27

Bu cezayı hak ettiniz mi?

Oh, absolutely. Ton ve niyet

2:28

Ah, kesinlikle.

Ton ve niyet

Güçlü onay için “Oh, absolutely.”

“Oh, absolutely.” anında ve güçlü bir evet yanıtı verir. Burada konuşan kişinin cezayı hak ettiğine inandığını ve sorumluluğu hiç tereddüt etmeden kabul ettiğini doğrular. Absolutely, sıradan bir yes yanıtından daha güçlüdür. Baştaki Oh, tepkinin anında geldiğini gösterir ve onayın isteksiz değil, açık ve içten duyulmasını sağlayabilir.

Alıştırma

Yanıtı örnekteki güçlü onay sözcüğüyle tamamlayın: “Do you believe you deserve the penalty?” “Oh, ____.”

Cevabı göster

absolutely

Absolutely.

2:29

Kesinlikle.