Uyuşturucu Etkisindeki Beyniniz: Esrar: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
403 kelime 175 kel/dk

Video özeti: Video, sinyallerin nöronlar arasında iletilmesini ve esrarla ilişkili moleküllerin beyin etkinliğini nasıl değiştirebildiğini anlatır. Başlıca İngilizce noktaları: 1. “chemicals called neurotransmitters” isim + called + ad biçimindeki dil bilgisi kalıbıyla tanımı kısaltır. Bilimsel terimleri çözmeyi ve tam “that are called” ilgi cümlesi olmadan kavramı tanıtmayı sağlar. 2. “refractory period”, nöronun ateşlemeden sonra kısa süre yanıt vermediği evreyi anlatan uzmanlık terimidir. Bu anlam refractory sözcüğünü kişilik özelliği sanmayı önler ve mekanizmayı açıklar. 3. “takes hold” bir deyimdir; fikrin güç kazanıp dikkati yönetmeye başlamasını anlatır. Düşünceler arasındaki geçişi izlemeye ve yerleşen fikir, duygu, alışkanlık ya da eğilimleri betimlemeye yarar.

Bu derste

For centuries, humans have been using substances to alter their state of mind, Notlar

0:00

Yüzyıllardır insanlar bilinç hâllerini değiştirmek için çeşitli maddeler kullanıyor:

Dilbilgisi

For centuries ... have been using: günümüze kadar süren bir süreç

For centuries, yüzlerce yıl önce başlayıp günümüze kadar uzanan bir süreyi belirtir. “Ne kadar süredir?” sorusunu yanıtlar ve geçmişteki etkinliği bugünle açıkça ilişkilendirir. have been using, have been + -ing yapısındaki present perfect continuous biçimidir. Bu ifadeler birlikte, eylemin uzun zaman önce başladığını, uzun süre devam ettiğini veya tekrarlandığını ve bugün hâlâ ilgili olduğunu gösterir. Eylemin her an kesintisiz gerçekleşmiş olması gerekmez.

Alıştırma

Cümleyi use fiilinin present perfect continuous biçimiyle tamamlayın: For centuries, people ____ plants as medicine.

Cevabı göster

have been using

Kalıp ifadeler

alter their state of mind: zihinsel durumu değiştirmek

Alter their state of mind, bir kişinin genel zihinsel, duygusal veya algısal durumunu değiştirmek anlamına gelir. Buradaki alter, “değiştirmek” anlamındaki nispeten resmî bir fiildir; state of mind ise bir ülkeye veya yalnızca belirli bir görüşe gönderme yapmaz. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: alter my, your, his, her, our veya their state of mind. Bu yapı, bilinci, ruh hâlini veya algıyı etkileyen bir şeyi anlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Bir kişinin genel zihinsel veya algısal durumunu değiştirme anlamındaki ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Severe sleep loss can ____.

Cevabı göster

alter your state of mind

from caffeine, cigarettes, and alcohol Dilbilgisi

0:04

kafein, sigara ve alkolden

to more extreme drugs.

0:06

daha ağır uyuşturuculara kadar.

Dilbilgisi

Bir aralığı gösteren from X to Y

Bu cümlede from bir aralığın bir ucunu, to ise diğer ucunu tanıtır: kafein, sigara ve alkol gibi daha tanıdık ve yaygın maddeler bir uçta, daha ağır uyuşturucular diğer uçta yer alır. Bu ifade, daha önce geçen substances sözcüğünü tamamlar; fiziksel bir hareketi anlatmaz. from X to Y kalıbı örnekleri bir kapsam içinde düzenler. X ve Y zaman, miktar, aşama veya kategori olabilir; ifade çoğu zaman aradaki durumların da kapsandığını ima eder.

Alıştırma

Aralığın iki ucunu belirten sözcüklerle cümleyi tamamlayın: The museum displays inventions ____ early radios ____ modern robots.

Cevabı göster

from · to

But as the most commonly used illicit drug in North America, Kelime

0:07

Peki, Kuzey Amerika'da en yaygın kullanılan yasa dışı uyuşturucu olan

Kelime

Resmî hukuk ve politika dilinde illicit drug

Illicit drug, ilgili bağlamda üretimi, satışı, bulundurulması veya kullanımı yasa ya da kurallarla yasaklanan bir uyuşturucu anlamına gelir. Burada illicit, drug sözcüğünü yalnızca ne kadar tehlikeli veya zihin değiştirici olduğuna göre değil, yasaklanmış statüsüne göre sınıflandırır. Bu sıfat hukuk, politika, haber ve kamu sağlığı dilinde yaygındır. Yasalar yere ve zamana göre değiştiği için bu niteleme, hakkında konuşulan yargı alanına bağlıdır.

Alıştırma

Bir politika raporu, ele alınan yargı alanında satışı ve bulundurulması yasak olan bir uyuşturucudan söz ediyor. Hangi terim en uygundur?

  1. illicit drug
  2. mind-altering substance
  3. controlled substance
Cevabı göster

illicit drug

where does marijuana fit in, Öbek fiiller

0:11

esrar bu yelpazenin neresinde yer alıyor

Öbek fiiller

Where does X fit in?: kavramsal konumu sormak

Bu soruda fit in, marihuananın konuşulan sınıflandırma veya kapsam içinde nasıl bir yere sahip olduğunu sorar. “Daha büyük bütünle ilişkili olmak veya onun içinde bir konumda bulunmak” anlamına gelir; “sosyal olarak kabul görmek” anlamına gelmez. Başka durumlara aktarılabilen Where does X fit in? kalıbı, X’in genel bir sistemdeki rolünü, kategorisini veya konumunu sorar.

Alıştırma

Bir ekip tasarım, kodlama ve lansmanı tartıştı. Hangi soru testlerin genel plandaki rolünü soruyor?

  1. Does testing help everyone fit in?
  2. Does testing fit in the box?
  3. Where does testing fit in?
Cevabı göster

Where does testing fit in?

and how exactly does it affect your brain? Ton ve niyet

0:12

ve beyninizi tam olarak nasıl etkiliyor?

Ton ve niyet

How exactly ...?: kesin mekanizmayı sormak

how exactly ifadesinde exactly, sorunun odağını daraltır ve soruyu güçlendirir. Konuşan kişi yalnızca bir etkinin var olduğunu doğrulatmak değil, etkinin kesin mekanizmasını veya somut ayrıntılarını öğrenmek ister. Başka durumlara aktarılabilen how exactly + yardımcı fiil + özne + fiilin yalın hâli? kalıbı, genel bir açıklamanın yeterli olmadığı durumlarda odaklı bir takip sorusu oluşturur.

Alıştırma

Soruyu kesin bir mekanizma isteyen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The app uses location data, but ____ does it use that information?

Cevabı göster

how exactly

First, we need to understand how the brain functions. Anlatım akışı

0:14

Önce beynin nasıl çalıştığını anlamamız gerekiyor.

Anlatım akışı

First, we need to understand ...: açıklamanın ilk adımını belirlemek

First, konuşmacının açıklamasındaki ilk aşamayı işaretler. We need to understand, sıradaki bilginin daha sonra gelecek ana fikir için gerekli bir temel olduğunu dinleyiciye bildirir. Burada need to, dinleyiciye kişisel bir emir vermekten çok açıklamayı düzenler. First, we need to understand ... kalıbı, daha karmaşık bir sonuca geçmeden önce ortak bir başlangıç noktası belirtmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Bir açıklamaya başlıyor ve ana sonuçtan önce gerekli temel bilgiyi sunmak istiyorsunuz. Hangi giriş ilk adımı en iyi şekilde belirtir?

  1. First, we need to understand how the system stores data.
  2. At first, the system stored all data locally.
  3. Finally, we need to understand how the system stores data.
Cevabı göster

First, we need to understand how the system stores data.

Your neurons are the cells that process information in the brain

0:17

Nöronlarınız beyindeki bilgiyi işleyen hücrelerdir;

by releasing chemicals called neurotransmitters Dilbilgisi

0:20

bunu nörotransmitter adı verilen kimyasalları

Dilbilgisi

chemicals called neurotransmitters: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği

chemicals called neurotransmitters ifadesinde called, chemicals sözcüğünden sonra gelen ve bu kimyasalların adını belirten bir geçmiş zaman ortacıdır. İfade, chemicals that are called neurotransmitters anlamına gelir; nitelenen isim chemicals sözcüğüdür. Bu, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir. Bir adı tam bir that are called cümleciğinden daha kısa biçimde verdiği için tanımlarda yaygındır. Burada called, bir adla anılmak anlamındadır; telefonla aranmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi that is called ifadesinin yerine geçen tek sözcüklük edilgen kısaltmayla tamamlayın: The laboratory uses a device ____ a spectrometer.

Cevabı göster

called

from the axon of one neuron to the dendrite of another. Kelime

0:23

bir nöronun aksonundan diğerinin dendritine salarak yaparlar.

Kelime

axon ... dendrite: kaynaktan alıcıya yön

Axon, sinyalleri genellikle hücre gövdesinden uzağa taşıyan nöron uzantısıdır; dendrite ise çoğunlukla gelen sinyalleri alan dallanmış bir uzantıdır. from the axon ... to the dendrite kalıbı yönü gösterir: ilki kaynak tarafı, ikincisi varış tarafıdır. Bunlar iki nöron türü değil, nöronların parçalarıdır. Another, başka bir nöron anlamına gelir; tekrarlanan neuron ismi düşürülmüştür.

Alıştırma

"Signals travel from the axon of one neuron to the dendrite of another," cümlesinin doğru yorumu hangisidir?

  1. Dendrite kaynak tarafıdır ve başka bir nöronun axon yapısı alıcı taraftır.
  2. Axon kaynak tarafıdır ve başka bir nöronun dendrite yapısı alıcı taraftır.
  3. Axon ve dendrite iki farklı nöron türüdür.
Cevabı göster

Axon kaynak tarafıdır ve başka bir nöronun dendrite yapısı alıcı taraftır.

They change the electrical charge of the receiving neuron,

0:26

Bu kimyasallar alıcı nöronun elektriksel yükünü değiştirir,

consequently exciting or inhibiting it. Dilbilgisi

0:28

böylece onu uyarır ya da baskılar.

Dilbilgisi

Sonuç belirtmek için consequently + -ing

Consequently exciting or inhibiting it, önceki olayın sonucunu belirten tamamlayıcı bir -ing yan cümlesidir. Consequently nedensellik bağını gösterir ve “bunun sonucunda nöronu uyarırlar veya baskılarlar” düşüncesini daha kısa biçimde ifade eder. Exciting ve inhibiting, paralel iki -ing fiilidir; ikisinin de örtük öznesi They ile aynıdır ve alıcı nörona gönderme yapan it nesnesini paylaşırlar. Sinirbilimde excite, bir nöronun etkinliğini veya ateşleme olasılığını artırmak demektir; birini heyecanlandırmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Consequently ve prevent fiilinin -ing biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The medication blocks the receptor, ____ the signal from reaching the cell.

Cevabı göster

consequently preventing

If excited, the signal's passed on. Notlar

0:31

Nöron uyarılırsa sinyal iletilmeye devam eder.

Dilbilgisi

If excited: kısaltılmış edilgen koşul

If excited ifadesinde koşul, kısaltılmış bir edilgen yan cümledir. Açık biçimi if the receiving neuron is excited şeklindedir: özne bağlamdan anlaşılır, be fiilinin biçimi atılır ve yalnızca geçmiş zaman ortacı excited kalır. Buradaki excited, nöronun nörolojik olarak etkinleştiğini veya uyarıldığını belirtir; duygusal olarak heyecanlı olduğu anlamına gelmez. if + geçmiş zaman ortacı şeklindeki kısa yapı, atılan ögeler kolayca anlaşılabildiğinde teknik ve resmî metinlerde sık görülür.

Alıştırma

Tekrarlanan özneyi ve be fiilini atarak koşulu kısa bir teknik üslupla yeniden yazın: If the backup unit is activated, the backup unit supplies power. → ____, the backup unit supplies power.

Cevabı göster

If activated

Öbek fiiller

passed on: pass on fiilinin edilgen biçimi

Bu cümlede is passed on, pass on öbek fiilinin edilgen biçimidir. signal eylemi yapan değil, eylemden etkilenendir: kendisi bir şeyi iletmek yerine bir sonraki nörona aktarılır. Aktarma anlamında pass on ayrılabilen bir öbek fiildir: hem pass the message on hem de pass on the message kullanılabilir. Edilgen yapıda nesne özne olur: the message is passed on.

Alıştırma

Hangi cümlede passed on, örnekteki gibi bir şeyin başka bir kişiye iletildiği anlamına gelir?

  1. She passed on the dessert.
  2. His grandfather passed on peacefully.
  3. The message was passed on to the manager.
Cevabı göster

The message was passed on to the manager.

Though it sounds simple, Dilbilgisi

0:33

Kulağa basit gelse de,

these signals work together and the effect is quickly compounded Kelime

0:34

bu sinyaller birlikte çalışır ve ortaya çıkan etki hızla katlanıp

into complex configurations within milliseconds,

0:37

milisaniyeler içinde karmaşık örüntülere dönüşerek

Kelime

“is quickly compounded into complex configurations”: fiil olarak compound

is quickly compounded into complex configurations ifadesinde compounded, compound fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Birden fazla etkinin birleşmesi veya birikmesiyle daha karmaşık bir sonucun oluştuğunu anlatır. Edilgen is compounded biçimi, eylemi yapanı belirtmek yerine sürece maruz kalan effect sözcüğüne odaklanır. Teknik ve analitik bağlamlarda compound, etkenlerin birikmesini, etkileşime girmesini veya bir sonucu güçlendirmesini anlatabilir. Burada into complex configurations ortaya çıkan biçimi gösterir; compound, kimyasal maddeyi veya çevrili bir alandaki bina grubunu ifade eden isim değildir.

Alıştırma

“Several minor delays were compounded into a major scheduling problem,” cümlesinde gecikmelere ne oldu?

  1. Biriktiler ve birleşerek bu sorunu oluşturdular.
  2. Kimyasal maddeler olarak incelendiler.
  3. Sorunun küçülmesi için birbirlerinden ayrıldılar.
Cevabı göster

Biriktiler ve birleşerek bu sorunu oluşturdular.

flushing over the entire brain. Deyimler

0:40

tüm beyni bir dalga gibi kaplar.

Dilbilgisi

Ödünleyici bir giriş olarak “Though it sounds simple,”

Though it sounds simple, ödünleme bildiren bir yan cümledir. Sürecin basit olduğu yönündeki makul ilk izlenimi kabul eder, ancak konuşanın sonucunu ifade etmez. Vurgulanan iddia sonraki ana cümlededir: Sinyaller etkileşime girer ve hızla karmaşıklık oluşturur. Though + yan cümle, ana cümle kalıbı, daha güçlü bir karşıtlık veya sınırlama sunmadan önce bir noktayı kabul etmeyi sağlar.

Alıştırma

Bu cümlede başlangıçtaki yan cümlenin görevi nedir? “Though the plan looks easy, it requires careful coordination.”

  1. Ana cümle bu izlenimi düzeltmeden veya sınırlamadan önce ilk izlenimi kabul eder.
  2. Konuşanın planın kolay olduğuna dair nihai sonucunu verir.
  3. Dikkatli koordinasyonun doğrudan nedenini açıklar.
Cevabı göster

Ana cümle bu izlenimi düzeltmeden veya sınırlamadan önce ilk izlenimi kabul eder.

Deyimler

Yayılma benzetmesi olarak flushing over the entire brain

Bu cümlede flushing over the entire brain, sinirsel etkinliğin hızla beynin geneline yayılmasını sıvı hareketiyle anlatan bir benzetmedir. Geniş bir alanın üzerinden geçen dalga görüntüsünü oluşturur; beyni gerçekten yıkayan bir sıvı yoktur. -ing yapısı, birleşen etkinin sonucunu veya ona eşlik eden gelişmeyi ekler: karmaşık düzenlenim oluşunca etkinlik tüm beyne yayılır. Bu tür bir anlatım, soyut ve son derece hızlı bir süreci gözde canlandırmayı kolaylaştırır.

Alıştırma

Bu cümlede flushing over the entire brain büyük olasılıkla ne anlama geliyor?

  1. Beyin tüm sinyallerini ortadan kaldırıyor.
  2. Bir sıvı beyni fiziksel olarak yıkıyor.
  3. Etkinlik beynin küçük bir bölgesiyle sınırlı kalıyor.
  4. Sinirsel etkinlik hızla tüm beyne yayılıyor.
Cevabı göster

Sinirsel etkinlik hızla tüm beyne yayılıyor.

This is what happens every single time you think, breathe, or move. Kalıp ifadeler

0:42

Her düşündüğünüzde, nefes aldığınızda ya da hareket ettiğinizde gerçekleşen şey tam olarak budur.

Kalıp ifadeler

Tekrarı vurgulayan every single time

Every single time, “her seferinde, hiçbir istisna olmadan” anlamına gelir. Single, dikkati her bir gerçekleşmeye ayrı ayrı yönelterek every sözcüğünü güçlendirir; olayın yalnızca bir kez gerçekleştiği anlamına gelmez. Every time ile karşılaştırıldığında bu ifade ısrarcı bir vurgu ekler ve bağlama göre şaşkınlık, hayal kırıklığı veya kesinlik aktarabilir. Burada düşünme, nefes alma veya hareket etmenin her bir örneğine bu beyin sürecinin eşlik ettiğini vurgular.

Alıştırma

Cümleyi “her seferinde, hiçbir istisna olmadan” anlamına gelen üç sözcüklü vurgulu İngilizce ifadeyle tamamlayın: The dog barks ____ the delivery driver approaches the gate.

Cevabı göster

every single time

So what's going on inside your brain when you're smoking marijuana? Öbek fiiller

0:46

Peki, esrar içerken beyninizin içinde neler oluyor?

Öbek fiiller

What's going on: ne olduğunu sormak

Bu soruda what's going on, 'ne oluyor' veya 'hangi süreç gerçekleşiyor' anlamına gelir. Bir yerden başka bir yere hareket etmeyi değil, beynin içindeki faaliyeti sorar. Go on birden fazla anlamı olan bir öbek fiildir. what is going on? kalıbında 'olmak, meydana gelmek' veya 'devam etmekte olmak' anlamına gelir; bu anlamı soru bağlamı belirler.

Alıştırma

Üst kattan garip bir ses duyduğunuzda soracağınız İngilizce soruyu tamamlayın: ____ upstairs?

Cevabı göster

What's going on

Well, unlike alcohol, which contains molecules nothing like those in our body, Kalıp ifadeler

0:49

Şöyle ki, vücudumuzdakilere hiç benzemeyen moleküller içeren alkolün aksine,

Kalıp ifadeler

Nothing like: hiç benzememe

nothing like ifadesinde like, “-e benzer” anlamında bir edattır. Nothing karşılaştırmayı güçlendirerek “hiç benzemeyen” veya “tamamen farklı” anlamını verir; buradaki like, “hoşlanmak” anlamındaki fiil değildir. Burada those, molecules sözcüğünün yerini tutar; dolayısıyla yan cümle, alkoldeki moleküllerin insan vücudundaki moleküllere hiç benzemediğini söyler. Bu kalıp görünüş, kalite, davranış veya deneyim hakkında güçlü karşılaştırmalar yapmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “tamamen farklı” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The apartment looked luxurious online, but in person it was ____ the photos.

Cevabı göster

nothing like

cannabis contains molecules that resemble those produced in our very own brains, Kalıp ifadeler

0:53

esrarda bizzat beynimizin ürettiklerine benzeyen moleküller bulunur:

cannabinoids.

0:57

kannabinoidler.

Kalıp ifadeler

Unlike alcohol: isimle karşıtlık kurmak

Unlike alcohol, giriş işlevi gören bir edat öbeğidir. Unlike, '...den farklı olarak' veya '...den farklı' anlamına gelir; alcohol ise karşılaştırma noktasıdır. Ardından gelen ana cümle, kenevirin alkolden hangi yönden farklı olduğunu açıklar. Bu öbek yalnızca ilgili bir karşılaştırma boyutu kurar: bu cümlede moleküllerin vücudun ürettiklerine benzeyip benzemediği. Alkol ile kenevirin her yönden farklı olduğunu iddia etmez.

Alıştırma

'...den farklı olarak' anlamındaki İngilizce edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ the old model, this one runs quietly.

Cevabı göster

Unlike

Kalıp ifadeler

Very own: vurgulu sahiplik veya kaynak

very own ifadesinde very, own sözcüğünü güçlendirir: our very own, bir şeyin bize ait olduğunu veya bizden kaynaklandığını özel olarak vurgulayan “tamamen bize ait” anlamına gelir. Very, brains sözcüğünü nitelemez; own sözcüğünü ve sahiplik ya da köken fikrini güçlendirir. Burada ifade, moleküllerin dışarıdan sağlanmak yerine kendi beyinlerimizin içinde üretildiğini vurgular. Yeniden kullanılabilen iyelik belirleyicisi + very own + isim kalıbı kişisel sahipliği, kimlikle bağlantıyı veya kaynağı vurgulayabilir.

Alıştırma

Stüdyonun öğrencilere ait olduğunu vurgulayan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The students finally opened their ____ recording studio.

Cevabı göster

very own

Though naturally, these cannabinoids circulate in much lower quantities Notlar

0:58

Normalde bu kannabinoidler vücutta çok daha düşük miktarlarda dolaşır.

Kelime

cannabinoids: ilişkili bileşiklerden oluşan bir sınıf

Bu cümlede cannabinoids, kenevirle ve beynin kannabinoid sinyal sistemiyle ilişkili bir bileşik sınıfını adlandıran çoğul bir teknik isimdir. Bir eylem, ürün adı ya da tek bir molekül değil, bir kategori adıdır. Daha sonra gelen these cannabinoids ifadesi bu sınıfa gönderme yapar. Terim burada geniş anlamıyla okunmalıdır: THC bir cannabinoid türüdür, ancak cannabinoids yalnızca THC anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümlede cannabinoids için en uygun yorum hangisidir?

  1. Birbiriyle ilişkili geniş bir bileşik sınıfı
  2. Yalnızca THC, başka hiçbir molekül değil
  3. Kenevir bitkisinin kendisi
Cevabı göster

Birbiriyle ilişkili geniş bir bileşik sınıfı

compared to the large influx imposed by smoking.

1:01

Esrar içildiğinde ise beyne bir anda çok büyük miktarda kannabinoid ulaşır.

Dilbilgisi

much lower quantities compared to: büyük bir farkı vurgulamak

Much, karşılaştırma bildiren lower sıfatını güçlendirir; bu nedenle much lower, büyük ölçüde daha düşük anlamına gelir. Yalnızca very low anlamına gelmez: ifade, bir miktarı diğerinden belirgin biçimde daha düşük gösterir. Quantities neyin ölçüldüğünü adlandırır, compared to ise karşılaştırma ölçütünü getirir. Yeniden kullanılabilir kalıp much + karşılaştırma sıfatı + ölçülen şeyi belirten isim + compared to + karşılaştırma ölçütü biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan karşılaştırma kalıbıyla tamamlayın: In the control group, we observed ____ those measured after the injection.

Cevabı göster

much lower quantities compared to

Specifically, the chemical tetrahydrocannabinol or THC Notlar

1:04

Özellikle tetrahidrokannabinol (THC) adlı kimyasal,

resembles a natural transmitter called anandamide.

1:08

anandamid adı verilen doğal bir nörotransmittere benzer.

Anlatım akışı

Specifically: Kesin bir ayrıntı sunmak

Bu cümlede Specifically, konuşmacının kannabinoidler hakkındaki genel tartışmayı belirli bir örneğe, yani THC ile anandamid arasındaki benzerliğe daralttığını gösterir. Ardından gelen iddianın derecesini artırmaz; açıklamanın yapısını düzenler. Genel bir ifadenin ardından konuyu daha kesin hâle getiren net bir ayrıntı, örnek, ad veya özellik geldiğinde specifically kullanılır.

Alıştırma

“Specifically, the chemical tetrahydrocannabinol or THC resembles a natural transmitter called anandamide.” cümlesinde Specifically ne yapar?

  1. Genel bir tartışmayı belirli bir örneğe daraltır.
  2. THC'nin diğer tüm kannabinoidlerden daha önemli olduğunu söyler.
  3. THC ve anandamidi iki seçenek olarak sunar.
Cevabı göster

Genel bir tartışmayı belirli bir örneğe daraltır.

Kelime

tetrahydrocannabinol or THC: Tam adın ardından kısaltma

tetrahydrocannabinol or THC ifadesinde or, aynı madde için başka bir adı tanıtır. THC, önce resmî kimyasal ad verildikten sonra açıklamada kullanılabilecek kısaltmadır; ifade iki madde arasında seçim sunmaz. Bu tam ad + or + kısaltma kalıbı, okuyucuların uzmanlık terimini daha sonra kullanılan kısa biçimle ilişkilendirmesine yardımcı olur.

Alıştırma

IMF kısaltmasını tanıtan adlandırma kalıbıyla cümleyi tamamlayın: The International Monetary Fund, ____, released its report.

Cevabı göster

or IMF

These cannabinoids are specialized neurotransmitters

1:11

Bu kannabinoidler özel nörotransmitterlerdir

released by neurons having just fired. Dilbilgisi

1:14

ve az önce ateşlenen nöronlar tarafından salınır.

Dilbilgisi

having just fired: daha önce tamamlanmış bir eylem

having just fired ifadesinde having + past participle, tamamlanmış ortaç yapısını oluşturur. İfade neurons sözcüğünü niteler ve nöronların ateşlenmesini released ile anlatılan salınmadan önceye yerleştirir; just ise ateşlenmenin yalnızca birkaç dakika önce gerçekleştiğini belirtir. Bu yapı, after they had just fired gibi bir yan cümleyi daha kısa biçimde ifade eder. Buradaki having bir yardımcı fiildir; «sahip olmak» anlamındaki asıl fiil değildir.

Alıştırma

Hangi cümle hücrelerin sinyali salmadan önce etkinleşmeyi tamamladığını açıkça gösterir?

  1. The cells will activate after they release the signal.
  2. Having just activated, the cells released the signal.
  3. Activating, the cells released the signal.
Cevabı göster

Having just activated, the cells released the signal.

Neurons temporarily become unresponsive after firing

1:16

Nöronlar ateşlendikten sonra geçici olarak tepkisiz hâle gelir;

to prevent them from overreacting or being too dominant. Dilbilgisi

1:19

bu da aşırı tepki vermelerini ya da fazla baskın hâle gelmelerini önler.

Dilbilgisi

prevent ... from overreacting kalıbı

To prevent them from overreacting, «nöronların aşırı tepki vermesini önlemek» anlamına gelir. Prevent, prevent + nesne + from + -ing kalıbını kullanır: them nesnedir, overreacting ise kaçınılan eylemi belirtir. Baştaki to amaç bildirir: nöronlar bu sonucu önlemek amacıyla geçici olarak tepkisiz hâle gelir. Bu to, to prevent yapısına aittir; overreacting sözcüğüne ait değildir.

Alıştırma

Cümleyi enter fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The filter prevents dust ____ the engine.

Cevabı göster

from entering

This allows your brain to function in a calm and controlled manner, Kalıp ifadeler

1:22

Bu sayede beyniniz sakin ve kontrollü bir biçimde çalışır,

Kalıp ifadeler

Resmî biçim ifadesi in a calm and controlled manner

Burada in a calm and controlled manner, zarf işlevi gören bir edat öbeğidir ve beynin nasıl çalıştığını belirtir. in a/an + adjective(s) + manner kalıbı görece resmîdir ve açıklayıcı ya da yazılı İngilizcede yaygındır. Calm ve controlled, aynı manner ismini niteleyen sıralı sıfatlardır. Burada manner, görgü veya toplumsal nezaket değil, “biçim” ya da “şekil” anlamındadır. Daha doğrudan bir ifade calmly and with control olabilir; ancak tüm sıfatları karşılayan doğal tek bir zarf bulunmadığında İngilizce sıklıkla manner kalıbını tercih eder.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “sakin ve denetimli biçimde” anlamındaki resmî ifadeyle tamamlayın: The team responded ____ during the evacuation.

Cevabı göster

in a calm and controlled manner

but cannabinoids interrupt this approach in some parts of the brain.

1:25

ancak kannabinoidler beynin bazı bölgelerinde bu mekanizmayı bozar.

Instead, they remove the refractory period of neurons that are already active Kelime

1:29

Bunun yerine kannabinoidler, zaten aktif olan nöronların tepkisiz kalma süresini ortadan kaldırır

Kelime

Sinirbilim terimi refractory period

Sinirbilimde refractory period, bir nöron ateşlendikten sonra tekrar ateşlenemediği veya başka bir uyarana daha az tepki verdiği zaman aralığıdır. Bu, fizyolojik bir toparlanma durumunun teknik adıdır; sıradan bir dinlenme arası değildir. Refractory, period sözcüğünü niteler. Bu alanın dışında refractory, denetlenmeye direnen bir şeyi veya ısıya dayanıklı bir malzemeyi anlatabilir; ancak burada bu anlamlar kastedilmez.

Alıştırma

Bu sinirbilim bağlamında refractory period ne anlama gelir?

  1. Bir nöronun ateşlendikten sonra tekrar ateşlenemediği veya ateşlenme yeteneğinin azaldığı kısa aralık
  2. Bir nöronun enerji tasarrufu yaptığı planlanmış mola
  3. Bir malzemenin yüksek sıcaklıklara karşı direnci
Cevabı göster

Bir nöronun ateşlendikten sonra tekrar ateşlenemediği veya ateşlenme yeteneğinin azaldığı kısa aralık

and cause your thoughts, imagination, and perception

1:33

ve düşüncelerinizin, hayal gücünüzün ve algınızın

to utterly magnify itself.

1:35

olağanüstü ölçüde büyüyüp yoğunlaşmasına yol açar.

This means once you begin your train of thought, Notlar

1:37

Yani belirli bir düşünce akışına girdiğiniz anda,

Dilbilgisi

once you begin: tetikleyici olarak once + simple present

Burada once, koşul anlamı da taşıyan bir zaman yan cümlesi başlatır: birbirine bağlı düşünce dizisini geliştirmeye başladığınız anda, sonraki cümledeki sonuç geçerli hâle gelir. “Bir kere” değil, “başlar başlamaz” veya “başladığı andan itibaren” anlamındadır. Gelecekteki bir tetikleyiciden söz ederken İngilizce, once sonrasında normalde simple present kullanır: once you begin denir, once you will begin denmez. Ana cümle yine de geleceğe gönderme yapabilir.

Alıştırma

Cümleyi once ve start fiilinin present-tense biçimini kullanarak tamamlayın: ____, the next steps will feel easier.

Cevabı göster

Once you start

Deyimler

Train of thought: bağlantılı bir düşünce çizgisi

Train of thought, bir düşüncenin diğerine bağlandığı düşünce dizisini anlatan bir deyimdir. Bu cümlede begin your train of thought, bu düşünce çizgisini geliştirmeye başlamak anlamındadır; train sözcüğü ulaşım veya eğitim anlamına gelmez. Bu ifade, akıl yürütmeyi takip edilebilen, sürdürülebilen, değiştirilebilen ya da kesintiye uğrandığında kaybedilebilen bir çizgi olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi bağlantılı bir düşünce dizisini anlatan kalıpla tamamlayın: The interruption made me lose my ____.

Cevabı göster

train of thought

it becomes the most significant and profound thing ever. Anlatım akışı

1:39

o düşünce size gelmiş geçmiş en önemli ve en derin şey gibi gelir.

Anlatım akışı

gelmiş geçmiş en önemli ve en derin şey

the most + sıfat + isim + ever kalıbında ever, üstünlük yapısına eklenir. Burada yeni ortaya çıkan düşünce, her şeyden daha önemli ve derinmiş gibi sunulur. Bu, ölçüme dayanan tarihsel bir iddia değil, öznel bir abartıdır. Düşüncenin kişinin tüm dikkatini kaplayıp diğer bütün fikirleri geçici olarak arka plana itmesini gösterir.

Alıştırma

“That was the most exciting game ever,” cümlesindeki ever, duygusal bir konuşmada büyük olasılıkla nasıl bir anlam katar?

  1. Tarihteki bütün maçların nesnel biçimde karşılaştırıldığını kanıtlar.
  2. exciting sözcüğünü maçın süresini anlatan bir ifadeye dönüştürür.
  3. Üstünlük anlamını güçlendirir ve çoğu zaman öznel bir abartı oluşturur.
Cevabı göster

Üstünlük anlamını güçlendirir ve çoğu zaman öznel bir abartı oluşturur.

You can't see the big picture or even recall your last epiphany Deyimler

1:42

Büyük resmi göremez, hatta en son yaşadığınız aydınlanmayı bile hatırlayamazsınız,

Deyimler

büyük resim

The big picture, genel durumu anlatan bir deyimdir: temel parçaların birbiriyle nasıl bağlantılı olduğunu ve uzun vadede neyin önemli olduğunu ifade eder. Cümlede the big picture ifadesini görememek, kişinin dikkatini kaplayan tek bir düşünceden uzaklaşıp daha geniş durumu anlayamaması demektir. Buradaki see fiili de gerçek anlamıyla kullanılmaz; anlamak veya fark etmek demektir.

Alıştırma

Bir yönetici, “Don't get lost in one week's numbers; focus on the big picture.” diyor. Ekip neye odaklanmalıdır?

  1. Genel durum ve uzun vadeli hedefler.
  2. Yalnızca bu haftanın en küçük ayrıntıları.
  3. Alışılmadık derecede büyük bir grafik.
Cevabı göster

Genel durum ve uzun vadeli hedefler.

because you're caught up in the momentum of a particular idea, Deyimler

1:45

çünkü belirli bir fikrin akışına kapılırsınız

Deyimler

“caught up in”: dalmak veya akışa kapılmak

Bu cümlede “caught up in”, belirli bir fikre fazlasıyla dalmak veya onun akışına kapılmak ve bu nedenle daha geniş tabloyu görememek anlamına gelir. Kişinin büyük resmi görememesini ve önceki fark edişini hatırlayamamasını açıklar. Yaygın kalıp be/get caught up in + isim veya -ing biçimidir. Be mevcut durumu, get ise bu duruma girmeyi vurgular. İfade çoğu zaman kişinin yalnızca bilinçli biçimde odaklandığını değil; dikkat, duygu veya olayların ivmesiyle sürüklendiğini düşündürür.

Alıştırma

Cümleyi “başka şeylerin gözden kaçacağı kadar dalmış olmak” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: During the debate, Maya became so ____ the details that she forgot the main question.

Cevabı göster

caught up in

and your neurons keep firing until a new idea takes hold Notlar

1:48

ve yeni bir fikir zihninizi ele geçirene kadar nöronlarınız ateşlenmeye devam eder;

Dilbilgisi

“keep firing until” ve “keep + -ing + until” kalıbı

“Keep firing until”, devam eden bir süreci onun bitiş noktasıyla bağlar. “Keep + fiilin -ing biçimi”, nöronların ateşlenmesinin sürdüğünü; “until + yan cümle” ise bu devamlılığı sona erdiren olayı, yani yeni bir fikrin yerleşmesini belirtir. keep + -ing + until + bitiş noktası kalıbı, ilk eylem bir değişiklik olana kadar sürdüğünde kullanışlıdır. Until bir sınır belirtir; ikinci bir eylemin baştan beri aynı anda sürdüğünü ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için run fiilini keep + -ing + until kalıbında kullanın: The backup system will ____ the power returns.

Cevabı göster

keep running until

Deyimler

takes hold: yerleşmek ve etkili olmaya başlamak

Bu cümlede takes hold, “yerleşip güçlü bir etki göstermeye başlar” demektir. Yeni fikir artık yalnızca ortaya çıkmaz; kişinin dikkatini kaplamaya ve yönlendirmeye başlar. İfade burada geçişsizdir: fikir, inanç, duygu, alışkanlık veya eğilim gibi soyut bir özne take hold edebilir. Bir şeyi elle tutmayı anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi “yerleşti” anlamına gelen iki kelimelik deyimle tamamlayın: After months of repetition, the habit finally ____.

Cevabı göster

took hold

and you go off on a new tangent. Deyimler

1:52

sonra da bambaşka bir konuya saparsınız.

Deyimler

go off on a new tangent: ana düşünce çizgisinden sapmak

Bu cümlede go off on a new tangent, “mevcut düşünce çizgisinden ayrılıp farklı ve ikincil bir konuyu takip etmek” demektir. İfade, yeni fikri asıl odaktan ayrılan bir dal gibi sunar; matematikteki teğeti anlatmaz. Hem konuşmayı hem de düşünceyi anlatabilir. Go off ayrılmayı, on a tangent yan yolu belirtir; new ise dikkatin başka bir çizgiye kaydığını vurgular.

Alıştırma

Cümleyi “aniden yan bir konuyu takip etmeye başladı” anlamındaki deyimle tamamlayın: Mia was describing the schedule, then she ____ about her favorite podcast.

Cevabı göster

went off on a tangent

These cannabinoids also affect the levels of dopamine and norepinephrine in your brain,

1:54

Bu kannabinoidler beyninizdeki dopamin ve norepinefrin düzeylerini de etkiler;

often leading to a sense of euphoria, relaxation, Kalıp ifadeler

1:58

bu da çoğu zaman yoğun bir mutluluk ve rahatlama hissine,

pain modulation, and general enhancement of an experience, Kelime

2:00

ağrı algısının değişmesine ve yaşanan deneyimin genel olarak daha yoğun hissedilmesine yol açar,

Kalıp ifadeler

leading to + bir sonuç

Bu cümlede leading to, daha önce anlatılan kannabinoid etkilerinin genellikle ortaya çıkardığı sonuçları tanıtır. Birini bir yere götürmek değil, bir şeye neden olmak veya bir sonuç doğurmak anlamındadır. -ing yan cümlesi, önceki ifadenin tamamına bir sonuç ekler. lead to ifadesinden sonra sonucu belirten bir isim öbeği kullanılır; lead to making mistakes örneğindeki gibi bir ulaç öbeği de gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi lead fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The road was closed after the storm, ____ long delays for commuters.

Cevabı göster

leading to

Kelime

pain modulation: ağrı modülasyonu

Pain modulation, ağrı sinyallerinin nasıl işlendiğinin veya ağrının nasıl deneyimlendiğinin değiştirilmesi ya da düzenlenmesi anlamına gelir. Ağrıyı azaltabilir veya ağrıya verilen tepkiyi değiştirebilir, ancak ağrıyı mutlaka ortadan kaldırmaz. Burada pain modulation, olası etkiler listesindeki teknik bir isim öbeğidir. Modulation, derece veya tepkinin ayarlanmasına odaklanır; pain ise düzenlenen şeydir.

Alıştırma

Tıbbi bir makalede “The brain plays a role in pain modulation” cümlesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Beyin, ağrı sinyallerinin veya ağrı deneyiminin nasıl işlendiğini düzenlemeye yardımcı olur.
  2. Beyin her ağrı hissini tamamen ortadan kaldırır.
  3. Beyin, pain adlı bir sesin düzeyini değiştirir.
Cevabı göster

Beyin, ağrı sinyallerinin veya ağrı deneyiminin nasıl işlendiğini düzenlemeye yardımcı olur.

though sometimes causing anxiety.

2:04

ancak bazen kaygıya da neden olur.

Furthermore, there are cannabinoid receptors Anlatım akışı

2:06

Ayrıca kannabinoid reseptörleri,

in areas controlling short-term memory, learning, Dilbilgisi

2:08

kısa süreli hafızayı ve öğrenmeyi,

coordination, movement control, and higher cognitive functions. Kelime

2:10

koordinasyonu, hareket kontrolünü ve üst düzey bilişsel işlevleri yöneten bölgelerde bulunur.

Anlatım akışı

Furthermore, ile resmî bir destekleyici nokta eklemek

Furthermore, “buna ek olarak” veya “üstelik” anlamına gelen bir cümle bağlayıcısıdır. Okura, sonraki ifadenin aynı sav yönünde başka bir ilgili nokta eklediğini gösterir. Burada, etkiler hakkındaki önceki bilgilerin ardından kannabinoid reseptörleriyle ilgili ek kanıt sunar. Karşıtlık belirtmez veya önceki noktanın yerini almaz; açıklamayı genişletir.

Alıştırma

Aynı yönde ilişkili bir nokta ekleyerek resmî metni en iyi tamamlayan bağlayıcı hangisidir? The treatment reduced pain in the trial. ____ it improved sleep quality.

  1. However,
  2. Furthermore,
  3. Therefore,
Cevabı göster

Furthermore,

Dilbilgisi

Şimdiki zaman ortacıyla sonradan niteleme olarak areas controlling short-term memory

Controlling short-term memory, areas sözcüğünden sonra gelen ve onu niteleyen bir şimdiki zaman ortacı yan cümlesidir. areas that control short-term memory biçiminde açılabilir. Controlling eyleminin örtük öznesi areas olduğundan, kontrol etme işini bölgeler yapar. Bu kısaltılmış etken niteleyici, bir varlığı doğrudan işlevine bağladığı için bilimsel açıklamalarda yaygındır. Tam cümlede learning, coordination, movement control ve higher cognitive functions, bu bölgelerin kontrol ettiği işlevler listesini sürdürür.

Alıştırma

İlgi yan cümlesini şimdiki zaman ortacı niteleyicisine indirgeyin: The lab studies genes that control cell growth. → The lab studies genes ____ cell growth.

Cevabı göster

controlling

Kelime

higher cognitive functions: karmaşık zihinsel yetiler

Bu cümlede higher cognitive functions; akıl yürütme, planlama, yargılama ve problem çözme gibi karmaşık zihinsel yetileri genel olarak adlandıran resmî bir ifadedir. Belirli beyin bölgeleriyle ilişkili işlevler listesinin sonunda yer alır. Buradaki higher, beyinde fiziksel olarak daha yukarıda olmayı değil, bilişsel örgütlenmenin daha karmaşık veya ileri düzeyde olmasını ifade eder. Bu ifade yalnızca zekâya ya da IQ puanına da indirgenemez.

Alıştırma

"The treatment may temporarily affect higher cognitive functions," cümlesinde higher cognitive functions büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Akıl yürütme, planlama ve yargılama gibi karmaşık yetiler
  2. Yalnızca bir kişinin ölçülmüş zekâsı
  3. Başın fiziksel olarak daha yüksek bir bölümünde bulunan beyin işlevleri
  4. Temel koordinasyon ve hareket kontrolü
Cevabı göster

Akıl yürütme, planlama ve yargılama gibi karmaşık yetiler

Got a burning question you want answered? Deyimler

2:14

Yanıtını çok merak ettiğiniz bir soru mu var?

Deyimler

burning question: yanıtını çok istediğiniz soru

Burning question, önemli görülen ve birinin yanıtını özellikle büyük bir istekle öğrenmek istediği soru için kullanılan bir deyimdir. Videoda izleyicilere yapılan daveti canlı ve ilgi çekici hâle getirir. Burning burada mecazidir; ateşi değil, yoğun merak veya kaygıyı ifade eder. Bu kalıp, kişisel bir merakı ya da bir grubun çözülmesini çok istediği bir konuyu anlatabilir.

Alıştırma

Herkesin yanıtını öğrenmeyi son derece istediği bir soru için kullanılan iki sözcüklü deyimle cümleyi tamamlayın: The ____ is who will be chosen as the new coach.

Cevabı göster

burning question

Ask it in the comments or on Facebook and Twitter

2:16

Sorunuzu yorumlarda ya da Facebook ve Twitter üzerinden bize iletin

and subscribe for more weekly science videos.

2:19

ve her hafta yeni bilim videoları izlemek için kanalımıza abone olun.