Kelime dağarcığınızı iki dakikada katlayın! - Mini Bir İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
339 kelime 142 kel/dk

Video açıklaması: Bu ders, yaygın son eklerin bir sözcüğün anlamını veya dil bilgisel işlevini nasıl değiştirdiğini ve bilinen sözcüklerden yararlanarak kelime dağarcığını nasıl genişlettiğini açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. -ful and -less — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Birbirine karşıt iki son eki ayırt edin: -ful genellikle bir şeyin belirli bir niteliğe sahip veya onunla dolu olduğunu, -less ise bu niteliğin bulunmadığını belirtir. Bu ayrım, helpful ve helpless gibi türemiş sıfatların anlamını her sözcüğü ayrı ayrı ezberlemeden çıkarmanıza yardımcı olur. 2. add -ment, improvement, to make the noun. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: -ment ekinin improve sözcüğünü improvement, develop sözcüğünü development yapması gibi, bir fiili isme nasıl dönüştürdüğünü anlayın. Bu kalıp; eylemlerden, süreçlerden ve sonuçlardan söz ederken soyut isimleri tanımanıza ve oluşturmanıza yardım eder. 3. -like. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Bu eki bir şeyin kişiye, nesneye ya da fikre benzediğini veya onun özelliklerini taşıdığını anlatmak için kullanın. businesslike ve childlike sözcüklerindeki yapıyı tanımak, bildiğiniz isimlerden türeyen betimleyici sıfatları anlamanızı ve oluşturmanızı sağlar.

Bu derste

Let's increase our vocabulary. Kalıp ifadeler

0:00

Kelime dağarcığımızı geliştirelim.

Kalıp ifadeler

increase our vocabulary: bildiğimiz kelimeleri artırmak

Increase our vocabulary, daha fazla kelime öğrenmek ve bunları nasıl kullanacağımızı anlamak anlamına gelen doğal bir fiil ve isim birlikteliğidir. Buradaki vocabulary, tek bir kelimeyi değil, bildiğimiz kelimelerin bütününü anlatır. Kişiye göre iyelik bildiren sözcük değişebilir: increase my vocabulary, increase your vocabulary veya increase their vocabulary.

Alıştırma

Her gün okumanın daha fazla kelime öğrenmeye yardımcı olabileceğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Reading every day can help you make many vocabulary.
  2. Reading every day can help you increase your vocabulary.
  3. Reading every day can help you increase your vocabularies.
Cevabı göster

Reading every day can help you increase your vocabulary.

One great way to increase your vocabulary is by using suffixes. Dilbilgisi

0:08

Kelime dağarcığınızı geliştirmenin harika bir yolu son ekleri kullanmaktır.

Dilbilgisi

One great way to ... is by ...: bir yöntem sunmak

One great way to + fiilin yalın hâli + is by + V-ing kalıbı, bir hedefe ulaşmak için yararlı bir yöntem sunar. Bu cümlede to increase your vocabulary hedefi, by using suffixes ise yöntemi belirtir. Burada by, yanında şeklindeki yer anlamında değil, yoluyla şeklindeki yöntem anlamındadır. By bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır.

Alıştırma

One great way to ... is by V-ing kalıbını improve ve listen fiilleriyle tamamlayın: One great way ____ your listening is ____ to podcasts.

Cevabı göster

to improve · by listening

A suffix is when you take your existing stem word and you add a small group of letters to the end Kelime

0:12

Son ek, mevcut kök kelimenizi alıp sonuna küçük bir harf grubu ekleyerek

Kelime

Sonek yapısında stem word

Burada stem word, sözcük yapımıyla ilgili bir terimdir; bir sonek eklenmeden önce var olan biçimi anlatır. kindness kelimesinde kind stem word'dür ve sonuna -ness eklenir. Buradaki stem, bitkinin gövdesi anlamında değildir. Sonek açıklamasında, ekin bağlandığı mevcut kelime biçimini bulun.

Alıştırma

painter kelimesinde, -er eklenmeden önceki stem word hangi bölümdür?

  1. paint
  2. -er
  3. painter
Cevabı göster

paint

to change the meaning or the function. Kelime

0:19

kelimenin anlamını veya işlevini değiştirmenizdir.

Kelime

to change the meaning or the function: sonek neyi değiştirebilir?

Bu cümlede to change, sonek eklendiğinde ortaya çıkan sonucu belirtir. Meaning, bir kelimenin ifade ettiği anlamdır; function ise kelimenin cümledeki dilbilgisel görevi veya sözcük türüdür. Bir sonek anlamı, işlevi ya da her ikisini değiştirebilir. Örneğin -less, help kelimesine 'yardımsız' anlamını ekleyerek helpless oluşturur; -ment ise bir fiil olan improve kelimesini bir isim olan improvement'a dönüştürür. Bu ifade, yalnızca eklenen harflere değil, anlamın veya dilbilgisel rolün nasıl değiştiğine bakmayı öğretir.

Alıştırma

to change the meaning or the function ifadesi, bir sonekin ne yapabileceğini nasıl açıklar?

  1. Yalnızca harf ekler ve kelimeyi değiştirmez.
  2. Her zaman bir fiili isme dönüştürür.
  3. Bir kelimenin anlamını, dilbilgisel işlevini ya da her ikisini değiştirebilir.
Cevabı göster

Bir kelimenin anlamını, dilbilgisel işlevini ya da her ikisini değiştirebilir.

You will already know a couple like adding -er to make the comparative Kelime

0:21

Karşılaştırma (comparative) yapmak için -er eklemek

Kelime

Karşılaştırma derecesini -er ile oluşturmak

Bu cümlede comparative, iki kişi ya da şeyi karşılaştırmak için kullanılan biçimin dil bilgisi adıdır. Birçok kısa sıfata -er eklemek “daha” anlamı verir: small, smaller; fast ise faster olur. Karşılaştırmada ikinci kişi ya da şeyden önce sık sık than kullanılır: Cycling is faster than walking.

Alıştırma

Cümleyi small sözcüğünün karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: This box is ____ than that one.

Cevabı göster

smaller

or -est to make the superlative. Kelime

0:26

veya en üstünlük (superlative) yapmak için -est eklemek gibi birkaçını zaten biliyorsunuzdur.

Kelime

En üstünlük derecesini -est ile oluşturmak

Bu cümlede superlative, bir üyenin grup içinde bir özelliğe en yüksek derecede sahip olduğunu gösteren biçimin dil bilgisi adıdır. Birçok kısa sıfata -est eklemek “en” anlamı verir: small, smallest; fast ise fastest olur. Üstünlük biçimi genellikle the sözcüğünden sonra gelir ve grubu ya da alanı belirtir: the fastest runner in the race.

Alıştırma

Cümleyi tall sözcüğünün üstünlük biçimiyle tamamlayın: Of the five trees, this one is the ____.

Cevabı göster

tallest

Some other suffixes that are common that you might already know

0:29

Zaten biliyor olabileceğiniz yaygın olan diğer bazı son ekler

are -ful and -less Kelime

0:32

-ful ve -less'tir,

to talk about something that is full of something

0:34

bir şeyle dolu olan bir şey hakkında konuşmak

or has nothing like helpful.

0:37

veya "helpful" (yardımsever) gibi, o şeye hiç sahip olmamak anlamında kullanılır.

Kelime

-ful ve -less: sahip olma ve yoksunluk

-ful ve -less, sıfat oluşturmak için bir temel sözcüğün sonuna eklenen eklerdir. -ful çoğunlukla temel sözcüğün belirttiği şeye sahip olma, onu gösterme ya da sağlama anlamı verirken -less onsuz olma veya ondan yoksun olma anlamı verir. Örneğin helpful, “yardım sağlayan”; helpless ise “yardım olmadan başa çıkamayan” demektir. Buradaki -less bir ektir; “daha az miktar” anlamındaki bağımsız less sözcüğü değildir.

Alıştırma

Cümleyi help sözcüğü ve ‘sahip olma ya da verme’ anlamındaki ekle oluşturulan sıfatla tamamlayın: The clear directions were very ____.

Cevabı göster

helpful

This mini English lesson is super helpful or helpless.

0:40

Bu mini İngilizce dersi süper "helpful" (faydalı) veya "helpless" (çaresiz).

A newborn baby is helpless when they are born. Notlar

0:45

Yeni doğmuş bir bebek doğduğunda "helpless" (çaresiz) durumdadır.

Kelime

helpless: yardım olmadan başa çıkamamak

Helpless, kişinin yardım olmadan kendini koruyamaması, kendine bakamaması veya bir durumla başa çıkamaması anlamına gelir. Bu cümlede yeni doğmuş bir bebek bakım için başka insanlara bağımlıdır; bu nedenle helpless bebeğin kendi yeteneğinin yetersizliğini anlatır. “Başka insanlara yardım etmek istememek” anlamına gelmez. Bu düşünce unwilling to help ile ifade edilebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede helpless, yardım olmadan başa çıkamamak anlamında kullanılmıştır?

  1. The child was unwilling to help clean the table.
  2. The nurse was helpful and brought fresh water.
  3. The injured bird was helpless and needed care.
Cevabı göster

The injured bird was helpless and needed care.

Dilbilgisi

they are born: tekil they

Bu cümlede they, yeni doğmuş tek bir bebeğe gönderme yapar. Bebeğin cinsiyeti belirtilmemiştir ve burada önemli değildir; bu yüzden İngilizcede he ya da she seçmek yerine tekil they kullanılır. Tekil they, çoğul they ile aynı fiil biçimlerini alır: they are ve they have denir; they is ya da they has denmez. They ile bir kişinin mi yoksa birden fazla kişinin mi kastedildiği bağlamdan anlaşılır.

Alıştırma

Hangi cümlede tekil they doğal ve doğru biçimde kullanılmıştır?

  1. A child are crying because they are hungry.
  2. A child is crying because they is hungry.
  3. A child is crying because they are hungry.
Cevabı göster

A child is crying because they are hungry.

Another example would be -ical. Kelime

0:48

Başka bir örnek ise -ical olabilir.

We add it to a noun like logical,

0:52

Bunu "logical" (mantıksal) gibi bir isme ekliyoruz,

related to logic,

0:56

"logic" (mantık) ile ilgili,

historical, related to history,

0:58

"historical" (tarihsel), "history" (tarih) ile ilgili,

Kelime

-ical: ilgili olma anlamı veren sıfat eki

-ical, yaygın bir sıfat ekidir. Bir kelimenin çoğu zaman bir konu ya da fikirle ilgili olduğunu gösterir. Historical, history ile; logical ise logic ile ilişkilidir. -ical ekini bir kelime ailesini tanımak için ipucu olarak kullanın, ancak her isme mekanik biçimde eklemeyin. Kökün yazımı değişebilir; bu yüzden historical veya logical gibi yerleşik sıfatı bütün olarak öğrenin.

Alıştırma

Cümleyi doğru tamamlayan kelimeyi seçin: The museum keeps many ___ documents.

  1. historically
  2. history
  3. historical
Cevabı göster

historical

economical,

1:01

"economical" (ekonomik),

the list is endless. Deyimler

1:03

liste "endless" (sonsuz).

Deyimler

the list is endless: sıralanamayacak kadar çok şey

Bu cümlede the list is endless kasıtlı bir abartıdır: o kadar çok örnek vardır ki hepsini sıralamak zor olur. Genellikle gerçek bir listenin kelimenin tam anlamıyla sonu olmadığını söylemez. Birkaç örnek verdikten sonra daha pek çoğunun eklenebileceğini belirtmek için bu kalıbı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle the list is endless ifadesini, sıralanamayacak kadar çok olasılık bulunduğunu anlatmak için doğal biçimde kullanıyor?

  1. There are exactly two doors—the list is endless.
  2. I tore the bottom off the paper, so the list is endless.
  3. There are hundreds of weekend activities to try—the list is endless.
Cevabı göster

There are hundreds of weekend activities to try—the list is endless.

The final example that you might already know

1:04

Zaten biliyor olabileceğiniz son örnek

is -able, Kelime

1:06

-able'dır,

meaning that you are able to do something.

1:07

bir şeyi yapabilme yeteneğine sahip olduğunuz anlamına gelir.

Kelime

-able ve able to: son ek ve ayrı sıfat

-able son eki, sıfat oluşturmak için bir fiile veya köke eklenir. Genellikle bir şeyin yapılabildiğini ya da o eyleme uygun olduğunu belirtir: readable okunabilen bir şeyi, washable ise yıkanabilen bir şeyi tanımlar. Anlam bakımından ayrı bir sıfat olan able ile bağlantılıdır, ancak tek başına kullanılan bir sözcük değildir. able to do something yapısında able, öznenin yeteneğini anlatır; doable gibi bir sözcükte ise -able, eylemin mümkün olup olmadığını belirtir.

Alıştırma

Bir ceketin etiketinde washable yazıyor. Washable ne anlama gelir?

  1. Ceket başka giysileri yıkayabilir.
  2. Ceket zaten yıkandı.
  3. Ceket yıkanabilir.
Cevabı göster

Ceket yıkanabilir.

So, doable.

1:10

Yani, "doable" (yapılabilir).

After today's mini English lesson,

1:11

Bugünkü mini İngilizce dersinden sonra,

using suffixes will be completely doable for you. Kelime

1:13

son ekleri kullanmak sizin için tamamen "doable" (yapılabilir) olacak.

Kelime

completely doable for you: senin için kesinlikle yapılabilir

Doable, “yapılması veya tamamlanması mümkün” anlamına gelen bir sıfattır. Bu cümlede değerlendirilen etkinlik using suffixes ifadesidir; for you ise kimin koşullarının veya becerisinin dikkate alındığını gösterir. Completely, verilen güvenceyi güçlendirir: konuşan kişi görevin yalnızca teoride mümkün olduğunu değil, öğrencinin gerçekten yapabileceği bir şey olduğunu söylüyor.

Alıştırma

Hangi cümlede doable doğal biçimde “tamamlanması mümkün” anlamında kullanılmıştır?

  1. I can doable the homework tonight.
  2. My brother is doable at maths.
  3. The homework is long, but it is doable.
Cevabı göster

The homework is long, but it is doable.

Just be careful.

1:17

Sadece dikkatli olun.

Sometimes the spelling of -able

1:18

Bazen -able ekinin yazılışı

is with an 'i' -ible like accessible. Kelime

1:20

'i' harfi ile -ible şeklinde olabilir, örneğin "accessible" (erişilebilir).

Kelime

accessible sözcüğündeki -ible: sabit sonek yazımı

-ible like accessible ifadesi, bazı sıfatlarda kullanılan bağlantılı bir yazım biçimini gösterir. -ible ve -able benzer anlamlar taşıyabilir, ancak bu son ekler serbestçe birbirinin yerine kullanılamaz. Accessible sözcüğünün yazımı sabittir: access + -ible, accessible sözcüğünü verir. Soneki bütün sözcüğün bir parçası olarak öğrenin; accessable standart yazım değildir.

Alıştırma

Access sözcüğünden -ible son ekiyle oluşturulan sıfatı kullanın: The new library is ____ to wheelchair users.

Cevabı göster

accessible

These mini English lessons are accessible for everyone. Kelime

1:23

Bu mini İngilizce dersleri herkes için "accessible" (erişilebilir).

Kelime

accessible for everyone: herkesin kolayca erişebileceği, kullanabileceği veya anlayabileceği

Burada accessible, bir kapıyı ya da binayı değil, dersleri niteler. İnsanların bu derslere kolayca erişebileceği, dersleri kullanabileceği veya anlayabileceği anlamına gelir. for everyone ifadesi, hiçbir grubun dışarıda bırakılmasının amaçlanmadığını ekler. Bu soyut anlam bilgi, internet siteleri, hizmetler ve başka kaynaklar için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede accessible, “bir grubun kolayca anlayabileceği veya kullanabileceği” anlamındadır?

  1. The guide is available only to staff members.
  2. The wheelchair-accessible entrance is beside the main stairs.
  3. The guide uses clear language, so it is accessible to beginners.
Cevabı göster

The guide uses clear language, so it is accessible to beginners.

Some less common

1:27

Daha az yaygın olan

suffixes that you might not know of are the following. Anlatım akışı

1:29

ve bilmeyebileceğiniz son eklerden bazıları şunlardır.

Anlatım akışı

the following: sırada listelenecek öğeleri tanıtmak

are the following yapısında the following, sırada adları verilecek öğelerin yerini tutar. Bir listenin, örnek grubunun veya adımlar dizisinin başlamak üzere olduğunu bildirir ve önceki genel ifadeyi sonraki ayrıntılara bağlar. Burada following bilgiyi düzenler; bir şeyin başka bir şeyin arkasından hareket ettiğini anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi “sırada listelenen öğeler” anlamına gelen iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: Please bring ____: a hat, water, and a map.

Cevabı göster

the following

So, you can take a verb

1:32

Örneğin, "improve" (geliştirmek) gibi

like to improve and add -ment, Kelime

1:34

bir fiil alıp -ment ekleyebilirsiniz,

improvement, to make the noun.

1:38

"improvement" (gelişim), böylece onu isim yaparsınız.

Kelime

-ment ekleyerek isim yapma: improve'dan improvement'a

-ment son eki bazı fiillere eklenerek isim oluşturabilir. Bu örnekte improve, bir şeyi daha iyi hâle getirmeyi anlatan fiildir; improvement ise daha iyi olma sürecini veya sonucunu anlatan isimdir. Bu nedenle -ment ekini görmek, bir kelimenin isim olduğunu tahmin etmenize ve onu ilgili fiille ilişkilendirmenize yardımcı olabilir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için improve sözcüğünü -ment ile biten isme dönüştürün: The new plan was a big ____ over the old one.

Cevabı göster

improvement

To develop, development.

1:40

"Develop" (gelişmek) kelimesinden "development" (gelişim).

You could use -ous o-u-s Kelime

1:42

-ous (o-u-s) kullanabilirsiniz,

adventurous, dangerous,

1:45

"adventurous" (maceracı), "dangerous" (tehlikeli),

where you're taking the noun,

1:47

burada ismi alıyor

adding the suffix to get an adjective.

1:49

ve bir sıfat elde etmek için son ek ekliyorsunuz.

Kelime

adventurous ve dangerous sözcüklerinde -ous: sıfat yapma

-ous son eki bazı isim veya sözcük köklerinden sıfat oluşturur. Genellikle bir niteliğe sahip olma ya da o niteliği gösterme anlamı katar: danger, dangerous olur; adventure ise adventurous olur. Yeni sözcük bir kişiyi veya şeyi tanımlar. Son ek eklenirken yazım değişebilir: adventure, -ous ekinden önce sonundaki e harfini düşürür.

Alıştırma

Danger sözcüğünü -ous ile biten bir sıfata dönüştürün: The broken bridge looks ____.

Cevabı göster

dangerous

We can also use things like -er or -or. Kelime

1:51

Ayrıca -er veya -or gibi ekleri de kullanabiliriz.

You add this to the noun or the verb,

1:55

Bunu isme veya fiile eklersiniz,

paint, to paint,

1:58

"paint" (boyamak), boyamak fiiline

we add the -er

1:59

-er ekliyoruz

and you get the person who does it.

2:00

ve o işi yapan kişiyi elde ediyorsunuz.

Kelime

Kişi adı yapan -er ve -or ekleri

-er ve -or, bir eylem ya da rolle bağlantılı kişiyi belirten isimler yapan ekler olabilir. Örnekte paint, painter olur; instruct ise instructor olur. Burada kişi adı yapan -er, smaller sözcüğündeki karşılaştırma anlamı veren -er ekinden farklıdır. Ayrıca -er ile -or arasındaki seçim her sözcüğün yerleşik yazımının bir parçasıdır. Bu nedenle eki serbestçe seçmek yerine sözcüğün tamamını öğrenin.

Alıştırma

Cümleyi doğru kişi adlarıyla tamamlayın: A person who paints is a ____, and a person who instructs is an ____.

Cevabı göster

painter · instructor

I am a painter.

2:02

"I am a painter" (Ben bir ressamım).

Instruct, to instruct,

2:04

"Instruct" (eğitmek), eğitmek fiiline,

add -or, instructor.

2:06

-or ekliyoruz, "instructor" (eğitmen) oluyor.

I am an English instructor or teacher. Kelime

2:08

"I am an English instructor or teacher" (Ben bir İngilizce eğitmeni veya öğretmeniyim).

Kelime

English instructor or teacher: unvanı seçmek

Burada or, aynı konuşmacıyı tanımlayabilen ve anlamları örtüşen iki meslek adını birbirine bağlar. Teacher, English instructor ifadesini daha tanıdık bir adla yeniden açıklar; ayrı bir ikinci işi belirtmez. Instructor, instruct + -or biçiminde oluşur ve eğitim ya da yönlendirme yapan kişiyi belirtir. İki unvan örtüşebilir, ancak hangisinin daha doğal olduğu ortama bağlıdır.

Alıştırma

Sürücülük dersi veren bir kişi için standart olarak hangi meslek unvanı kullanılır?

  1. driving instruction
  2. driving teacher
  3. driving instructor
Cevabı göster

driving instructor

It's the same principle. Anlatım akışı

2:12

Aynı prensiptir.

Anlatım akışı

It's the same principle: örnekleri tek bir kural altında toplamak

Burada It's the same principle, örnekler farklı olsa da aynı kurala uyduklarını anlatır. Principle burada, bir şeyin nasıl çalıştığını açıklayan kural ya da ilke anlamındadır; ahlaki bir kural değildir. Bu cümle yeni örneği önceki örneğe bağlar ve dinleyiciye ikisi için de aynı düşünme yolunu kullanmasını söyler.

Alıştırma

Bir öğretmen aynı kurala uyan iki farklı örnek veriyor. It's the same principle cümlesinin mesajı nedir?

  1. İki örnek de aynı temel kurala uyar.
  2. İkinci örnek tamamen farklı bir kuralla işliyor.
  3. Konuşmacı ahlaki bir kural sunuyor.
Cevabı göster

İki örnek de aynı temel kurala uyar.

The last one I want to talk about is -like. Kelime

2:13

Bahsetmek istediğim sonuncusu ise -like.

We can add this to describe something

2:16

Bunu, başka bir şeye benzeyen

that is similar to something else. Kalıp ifadeler

2:19

bir şeyi tanımlamak için ekleyebiliriz.

Kalıp ifadeler

similar to something else: karşılaştırma hedefinden önce to

Similar, bazı yönlerden birbirine benzeyen anlamında bir sıfattır. Karşılaştırmada kullanılan kişi veya şeyi belirtmek için be similar to + isim ya da zamir kalıbı kullanılır. Burada something else karşılaştırma hedefidir. Similar to something else, anlatılan şeyin başka bir şeyle bazı ortak özellikleri olduğunu belirtir; tamamen aynı oldukları anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, benzer ama mutlaka tamamen aynı olmayan anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: This logo is ____ the old one.

Cevabı göster

similar to

For example,

2:21

Örneğin,

businesslike or childlike.

2:23

"businesslike" (işinde ciddi ve verimli) veya "childlike" (çocuksu).

Kelime

-like: benzer anlamlı sıfatlar oluşturmak

-like bir son ektir. Bir isme eklenir ve genellikle o isme benzeyen ya da onun özelliklerini taşıyan bir sıfat oluşturur. Childlike çocuk gibi anlamına gelirken businesslike pratik, verimli ve ciddi bir tavrı anlatır. -like ifadesindeki kısa çizgi, bir sözcük sonundan bahsedildiğini gösterir. Childlike ve businesslike gibi yerleşmiş sözcüklerde son ek normalde isme doğrudan bitişik yazılır.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için child sözcüğünü bu dersteki son ekle birleştirin: Her ____ curiosity made every walk exciting.

Cevabı göster

childlike

There you go. Ton ve niyet

2:25

İşte bu kadar.

Ton ve niyet

There you go.: tamamlanmadan sonra sözlü kapanış

There you go. konuşma dilinde kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu sahnede konuşan kişi açıklamasını bitirmiştir ve görevin tamamlandığını belirtmek için bu ifadeyi kullanır: tamam, işte bu kadar. Bu ifade, sonucun artık doğru olduğunu veya birinin başarılı olduğunu onaylamak için de kullanılabilir. İşlevi duruma bağlıdır; bu nedenle buradaki there gerçek bir yeri göstermez.

Alıştırma

Arkadaşınız son parçayı doğru şekilde takıyor ve görevin tamamlandığını onaylamak istiyorsunuz. En doğal ve dostça yanıt hangisidir?

  1. Here you go.
  2. Take your time.
  3. There you go.
Cevabı göster

There you go.

Keep an eye out for suffixes Deyimler

2:26

Son eklere dikkat edin,

Deyimler

Keep an eye out for: ortaya çıkabilecek bir şeye dikkat etmek

Keep an eye out for, “ortaya çıkabilecek birini veya bir şeyi fark etmek ya da bulmak için dikkatle bakmak” anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede, kelimelerde son ekler görüldüğünde onları fark etmenizi söyler; gözle ilgili gerçek bir hareketten söz etmez. Kalıp keep an eye out for + hedef şeklindedir. Hedef, ortaya çıkmasını beklediğiniz ancak henüz fark etmemiş olabileceğiniz bir kişi veya şeydir.

Alıştırma

Mavi tabela henüz görülmedi. Hangi cümle bir arkadaşınızdan onu bulmak için dikkatli olmasını ister?

  1. Keep an eye on a blue sign near the bridge.
  2. Keep an eye out for a blue sign near the bridge.
Cevabı göster

Keep an eye out for a blue sign near the bridge.

because this is a really great way to improve your vocabulary

2:27

çünkü bu kelime dağarcığınızı geliştirmek için gerçekten harika bir yoldur,

by already relying on what you know. Kalıp ifadeler

2:32

hem de halihazırda bildiklerinize güvenerek.

Kalıp ifadeler

relying on what you know: mevcut bilgiyi kullanmak

Rely on, “birini veya bir şeyi destek olarak kullanmak” anlamına gelir. Burada relying on what you know, yeni kelimeler öğrenmek için mevcut bilginizi kullanmanız demektir. Kalıp rely on + destek kaynağı şeklindedir. What you know, “bildiğiniz şeyler” anlamına gelen bir yan cümledir ve tamamı on sözcüğünün tamamlayıcısıdır. by sonrasında rely, -ing biçimini alır: by relying on.

Alıştırma

Sabit ifadeyi tek bir kelimeyle tamamlayın: You can solve the puzzle by relying ____ what you already know.

Cevabı göster

on