İngilizce Telaffuzunuzu Geliştirmek İçin Yaygın Tekerlemeler: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
895 kelime 149 kel/dk

Video özeti: Emma, yaygın kullanılan 20 İngilizce tekerlemeyi önce anlaşılır biçimde seslendiriyor, ardından bunların birkaçını daha yüksek hızda tekrarlıyor. Ders boyunca zor ses ayrımları ve dilin konumu hakkında uygulanabilir yönlendirmeler vererek öğrencinin akıcılığı artırmadan önce doğru telaffuza odaklanmasını sağlıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. I scream, you scream, we all scream for ice cream. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: “I scream” ile “ice cream” arasındaki ses benzerliğine dayanan kelime oyununu, iki ifadenin anlamlarını birbirinden ayırarak fark edebilirsiniz. Böylece tekerlemelerde, şarkılarda, reklamlarda ve başlıklarda görülen benzer sesli kelime oyunlarını yalnızca sözcük sözcük yorumlamak yerine doğru biçimde anlayabilirsiniz. 2. make sure you get that th — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu ifadeyi, hedef sesi doğru çıkarmaya yönelik kararlı ama destekleyici bir öğretmen hatırlatması olarak anlayabilirsiniz; burada dilin dişlerin arasına yerleştirilmesi gerekir. make sure you... kalıbını birine işlem basamaklarını anlatırken veya atlanmaması gereken önemli bir adımı vurgularken de kullanabilirsiniz. 3. end up saying — Phrasal verb’ler: end up ifadesinden sonra -ing biçimi kullanarak çoğu zaman istenmeden ortaya çıkan nihai sonucu anlatabilirsiniz. Bu telaffuz çalışmasında küçük bir sürçme, kişinin yanlışlıkla uygunsuz başka bir kelime söylemesine yol açabilir; aynı yapı planlarda, konuşmalarda ve günlük olaylarda oluşan beklenmedik sonuçları açıklamak için de uygundur.

Bu derste

Hello and welcome back to pronunciation with Emma Kalıp ifadeler

0:00

Merhaba ve Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz,

or welcome if you're brand new to my channel. Kelime

0:02

veya kanalıma yeniyseniz hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome back to ...: geri dönen izleyicileri karşılama

welcome back to... kalıbındaki back, izleyicinin daha önce karşılaştığı bir şeye geri döndüğünü gösterir. Burada telaffuz içeriğine yeniden gelen izleyiciler karşılanır; bir yerden fiziksel olarak ayrılıp geri gelmeleri gerekmez. İçerik üreticileri, öğretmenler ve sunucular daha önce izleyen, dinleyen veya katılan kişilerle yeniden bağ kurmak için Welcome back to + program, ders veya seri adını kullanır. İlk kez gelenler genellikle Welcome to... ile karşılanır.

Alıştırma

Bir dinleyici aynı podcast'i yeniden dinliyor. Sunucunun açılışını tamamlayın: Welcome ____ our weekly science podcast.

Cevabı göster

back to

Kelime

brand new to my channel: bir şeye daha yeni başlamak

be brand new to + isim veya -ing biçiminde brand, new sözcüğünü güçlendirir: kişi bir şeye daha yeni başlamıştır ve onu pek tanımaz ya da fazla deneyimi yoktur. Burada you're brand new to my channel, izleyicinin kanalı ilk kez ziyaret ettiği veya yeni takip etmeye başladığı anlamına gelir. Bu ifadede brand, “ticari marka” anlamına gelmez. Yapı, kişinin kanalla yeni ilişkisini anlatır; kanalın kendisinin yeni kurulduğunu söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın satranç kulübüne yeni katıldığını ve henüz kulübe alışmadığını anlatır?

  1. Maya has a brand-new chess club.
  2. Maya is brand new the chess club.
  3. Maya is brand new to the chess club.
Cevabı göster

Maya is brand new to the chess club.

In today's lesson, Anlatım akışı

0:04

Bugünkü dersimizde,

Anlatım akışı

Dersin giriş işareti olarak In today's lesson

In today's lesson ifadesi, sırada gelecek içeriğin kapsamını belirleyen bir giriş işaretidir. Dinleyene, konuşanın bu dersin konusunu, amacını veya etkinliğini birazdan söyleyeceğini bildirir. Genellikle başta, ders planından ya da konudan önce gelir. Bu ifadeyi duyduğunda, ne öğretileceğini veya ne yapılacağını anlatan sözlere dikkat et.

Alıştırma

Bir eğitim videosunun başında In today's lesson neyin işaretidir?

  1. Konuşan kişi bu derste nelerin ele alınacağını tanıtıyor.
  2. Konuşan kişi ilgisiz bir hikâyeye geçiyor.
  3. Konuşan kişi dersin bittiğini söylüyor.
Cevabı göster

Konuşan kişi bu derste nelerin ele alınacağını tanıtıyor.

we're going to go through 20 Öbek fiiller

0:05

İngilizce telaffuzunuzu geliştirmenize yardımcı olmak için

of some of the most common English tongue twisters Dilbilgisi

0:08

en yaygın İngilizce tekerlemelerden

Öbek fiiller

go through: maddeleri tek tek ele almak

Bu cümlede go through, tekerlemeleri tek tek sunarak, açıklayarak veya çalışarak sırayla ele almak demektir. Fiziksel bir yerin içinden geçmeyi anlatmaz. Bu anlam, go through ifadesinden sonra bir liste, soru grubu, adımlar, yönergeler veya ayrıntılar geldiğinde yaygındır. İçeriğin düzenli ve dikkatli biçimde ele alındığını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede go through, “maddeleri tek tek ele almak” anlamında kullanılmıştır?

  1. Let's go through the tunnel before the trip.
  2. Let's go through the open gate before the trip.
  3. Let's go through the safety checklist before the trip.
Cevabı göster

Let's go through the safety checklist before the trip.

Dilbilgisi

some of the most common ...: en üst gruptan bir bölüm seçmek

some of the most common English tongue twisters ifadesi, en yaygın kabul edilen gruptan sayısı belirtilmeyen bir kısmı seçer. O grubun bütün üyelerini anlatmaz. Kalıp some of + the + sıfatın en üstünlük derecesi + çoğul isim şeklindedir. En üstünlük bildiren ifade belirli bir grubu gösterdiği için of sözcüğünden sonra the gelir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için some, of, the, most ve common sözcüklerini doğru sıraya koyun: This lesson covers ____ grammar mistakes.

Cevabı göster

some of the most common

to help you improve your English pronunciation. Dilbilgisi

0:11

20 tanesini inceleyeceğiz.

Dilbilgisi

to help you improve ...: amaç bildirme

to help you improve your English pronunciation mastar ifadesi, daha önce sözü edilen etkinliğin amacını belirtir: etkinlik, telaffuzunuzu geliştirmenize yardımcı olmak için yapılır. Bu ifadede help sözcüğünden sonra kişi ve fiilin yalın hâli gelir: help + you + improve. Help you to improve yapısı da dil bilgisi açısından doğrudur, ancak burada kullanılan help you improve daha doğal bir biçimdir.

Alıştırma

Amaç ifadesini tamamlamak için to, help, you ve improve sözcüklerini doğru sıraya koyun: These daily drills are here ____ your pronunciation.

Cevabı göster

to help you improve

If you're interested in improving your English pronunciation,

0:14

İngilizce telaffuzunuzu geliştirmek istiyorsanız,

but you don't know where to start, Kalıp ifadeler

0:17

ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız,

then why not download my free English pronunciation pack? Ton ve niyet

0:19

neden ücretsiz İngilizce telaffuz paketimi indirmiyorsunuz?

Kalıp ifadeler

where to start: soru sözcüğü + to'lu mastar

Where to start, bir soru sözcüğü ile to'lu mastardan oluşan bir yan cümledir. Don't know ifadesinden sonra “doğru başlangıç noktasını veya ilk adımı bilmemek” anlamına gelir ve bilinmeyen şeyin ne olduğunu gösterir. Bu kısa yapı, where I should start gibi daha uzun bir yan cümlenin yerine sıkça kullanılır. What to do, how to begin ve who to ask ifadelerinde de henüz kararlaştırılmamış bir seçim veya öğrenilmesi gereken bir bilgi aynı yapıyla anlatılır.

Alıştırma

Başlangıç noktasının bilinmediğini anlatmak için where + to'lu mastar yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. I have a large report to write, but I don't know where to start.
  2. I have a large report to write, but I don't know where start.
  3. I have a large report to write, but I don't know to where start.
Cevabı göster

I have a large report to write, but I don't know where to start.

Ton ve niyet

then why not download: önceki koşula bağlı, baskısız bir öneri

Then why not download...? bir öneridir; dinleyiciden gerçekten indirmeme nedenini açıklamasını istemez. Why not + fiilin yalın hâli, “bunu yapmak iyi bir fikir olur” anlamına gelir ve eylemi emirden çok bir seçenek gibi gösterir. Burada then, daha önceki koşula gönderme yapar: ilgileniyor fakat nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız, paketi indirmek sonraki adım olarak sunulur. Yeniden kullanılabilecek kalıp şöyledir: koşul veya sorun + then why not + fiilin yalın hâli?

Alıştırma

Cümleyi then why not download ifadesinin aynısıyla tamamlayın: If you want an offline copy, ____ the free guide?

Cevabı göster

then why not download

The pack contains stories,

0:23

Paket hikayeler,

downloadable PDF booklets,

0:25

indirilebilir PDF kitapçıklar,

audio files,

0:27

ses dosyaları,

and some of my best English pronunciation lessons

0:28

ve İngilizce telaffuzunuzun tüm alanlarını geliştirmenize yardımcı olacak

to help you improve all areas of your English pronunciation.

0:32

en iyi İngilizce telaffuz derslerimden bazılarını içeriyor.

It's completely free and to download it,

0:36

Tamamen ücretsizdir ve indirmek için,

just click the link in the description of this video. Kültür

0:38

sadece bu videonun açıklamasındaki bağlantıya tıklamanız yeterlidir.

Kültür

click the link in the description: video açıklamasındaki bağlantıyı bulma

Video platformlarında description, videoya eklenmiş ve genellikle videonun altında ya da yanında bulunan metin alanıdır. İçerik üreticileri buraya ayrıntılar ve bağlantılar koyabilir; bunları görmek için alanı genişletmek gerekebilir. Click the link in the description, izleyiciye bu alandaki bağlantıyı bulup açmasını söyler. Bu cümledeki of this video, hangi açıklama alanına bakılması gerektiğini belirtir.

Alıştırma

Bir video platformunda bu yönergeyi duyduğunuzda bağlantıyı nerede aramalısınız?

  1. Videoya eklenmiş metin alanı
  2. Altyazı olarak gösterilen sözler
  3. İzleyicilerin yazdığı yorumlar
Cevabı göster

Videoya eklenmiş metin alanı

Okay,

0:41

Tamam,

let's get straight into the tongue twisters. Notlar

0:42

hemen tekerlemelere geçelim.

Öbek fiiller

get straight into: ana etkinliğe hemen başlamak

Get straight into + bir isim veya etkinlik, başka bir giriş yapmadan ya da beklemeden hemen başlamak anlamına gelir. Straight sözcüğü doğrudanlık anlamı katar; fiziksel olarak düz bir çizgide hareket etmekten söz etmez. Let's ile birlikte kullanıldığında, açılıştan ana içeriğe geçmek için samimi bir sözlü geçiş ifadesi olur.

Alıştırma

Cümleyi dersteki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Let's ____ today's first activity.

Cevabı göster

get straight into

Tongue twister number one.

0:44

Bir numaralı tekerleme.

Kültür

tongue twisters: söylenmesi zor telaffuz oyunları

Tongue twister, hızlı ve anlaşılır biçimde söylenmesini zorlaştıran tekrarlı veya benzer seslerle hazırlanmış kısa bir ifade ya da cümledir. Buradaki çoğul tongue twisters, konuşmacının başlamak üzere olduğu telaffuz oyunlarını belirtir; number one bunların ilkini tanıtır. İfade gerçek anlamlı değildir: kimse dilini gerçekten bükmez.

Alıştırma

Tongue twister burada ne anlama geliyor?

  1. Bir sözcüğü birkaç farklı şekilde çevirme alıştırması.
  2. Tekrarlı veya benzer sesler yüzünden söylenmesi zorlaştırılmış kısa bir ifade ya da cümle.
  3. Dili ölçmek için kullanılan bir araç.
Cevabı göster

Tekrarlı veya benzer sesler yüzünden söylenmesi zorlaştırılmış kısa bir ifade ya da cümle.

She sells seashells by the seashore.

0:46

O deniz kenarında deniz kabukları satar.

She sells seashells by the seashore.

0:50

O deniz kenarında deniz kabukları satar.

Number two.

0:54

İki numara.

How much wood would a woodchuck chuck Dilbilgisi

0:56

Bir dağ sıçanı odun fırlatabilseydi,

if a woodchuck could chuck wood?

0:58

ne kadar odun fırlatırdı?

Dilbilgisi

How much ... would ... if ... could ...?: varsayımsal bir miktarı sormak

Soru, How much + sayılamayan isim + would + özne + fiilin yalın hâli + if + özne + could + fiilin yalın hâli? yapısını izler. Hayal edilen bir durumda ortaya çıkacak miktarı sorar. Burada would chuck varsayımsal sonucu, could chuck ise hayal edilen beceriyi belirtir. Wood sayılamayan bir isim olarak kullanıldığı için how many değil, how much seçilir. Tekrarlanan sesler cümleyi bir tekerlemeye dönüştürür, ancak dil bilgisi kalıbı başka durumlarda da kullanılabilir.

Alıştırma

Soruyu How much ... would ... if ... could ... kalıbıyla tamamlayın: How much water ____ they carry if they ____ use the cart?

Cevabı göster

would · could

How much wood would a woodchuck chuck

1:01

Bir dağ sıçanı odun fırlatabilseydi,

if a woodchuck could chuck wood?

1:02

ne kadar odun fırlatırdı?

Number three.

1:06

Üç numara.

Peter Piper picked a peck of pickled peppers. Kültür

1:07

Peter Piper bir yığın turşu biberi topladı.

Kültür

a peck of pickled peppers: eski bir kuru hacim birimi olan peck

a peck of pickled peppers ifadesinde peck, tahıl veya elma gibi yiyeceklerin miktarını ölçmek için kullanılan geleneksel bir kuru hacim biriminin adıdır. Yapı a peck of + yiyecek şeklindedir; burada turşu biberlerin miktarını belirtir. Kuşun gagasıyla vurması anlamındaki peck fiili değildir. Bu birim günümüzün günlük İngilizcesinde pek kullanılmaz. Bu ifade geleneksel bir tekerlemede korunmuştur; ayrıca peck, pickled ve peppers sözcüklerinin başında /p/ sesi tekrarlanır.

Alıştırma

a peck of pickled peppers ifadesinde peck ne anlama gelir?

  1. kuşun gagasıyla yaptığı hızlı bir vuruş
  2. biberleri saklama yöntemi
  3. geleneksel bir kuru hacim birimi
Cevabı göster

geleneksel bir kuru hacim birimi

Peter Piper picked a peck of pickled peppers.

1:11

Peter Piper bir yığın turşu biberi topladı.

Number four.

1:15

Dört numara.

Betty Botter bought some butter,

1:17

Betty Botter biraz tereyağı aldı,

but she said the butter's bitter.

1:19

ama tereyağının acı olduğunu söyledi.

Betty Botter bought some butter,

1:22

Betty Botter biraz tereyağı aldı,

but she said the butter's bitter.

1:24

ama tereyağının acı olduğunu söyledi.

Number five.

1:27

Beş numara.

A big black bug bit a big black bear.

1:29

Büyük siyah bir böcek büyük siyah bir ayıyı ısırdı.

A big black bug bit a big black bear.

1:32

Büyük siyah bir böcek büyük siyah bir ayıyı ısırdı.

Number six.

1:36

Altı numara.

This one is very tricky.

1:37

Bu çok zorlayıcı.

Fuzzy Wuzzy was a bear.

1:39

Fuzzy Wuzzy bir ayıydı.

Fuzzy Wuzzy had no hair.

1:41

Fuzzy Wuzzy'nin saçı yoktu.

Fuzzy Wuzzy wasn't very fuzzy, Dilbilgisi

1:43

Fuzzy Wuzzy pek de tüylü değildi,

was he?

1:45

değil mi?

Dilbilgisi

wasn't very fuzzy, was he?: olumsuz bildirmeden sonra olumlu soru eki

Wasn't very fuzzy olumsuz bir bildirme cümlesidir. Ardındaki kısa soru was he? olumlu biçimdedir; böylece olumsuz bildirme + olumlu soru eki kalıbı oluşur. Soru eki, be fiilinin aynı geçmiş zaman biçimi olan was sözcüğünü tekrarlar ve Fuzzy Wuzzy yerine he zamirini kullanır. Bu yapı dinleyenden söyleneni doğrulamasını veya kabul etmesini ister; tekerlemede sona eğlenceli ve konuşma havası da verir.

Alıştırma

Doğru olumlu soru bölümünü yazarak tamamlayın: The girl wasn't ready, ____?

Cevabı göster

was she

Faster.

1:47

Daha hızlı.

Fuzzy Wuzzy was a bear.

1:48

Fuzzy Wuzzy bir ayıydı.

Fuzzy Wuzzy had no hair.

1:50

Fuzzy Wuzzy'nin saçı yoktu.

Fuzzy Wuzzy wasn't very fuzzy,

1:52

Fuzzy Wuzzy pek de tüylü değildi,

was he?

1:55

değil mi?

Number seven.

1:57

Yedi numara.

This one's very common.

1:58

Bu çok yaygındır.

I scream, Deyimler

2:00

Ben çığlık atarım,

you scream,

2:01

sen çığlık atarsın,

we all scream for ice cream.

2:01

hepimiz dondurma için çığlık atarız.

Deyimler

I scream ... ice cream: neredeyse eş sesli bir kelime oyunu

Bu cümle, «ben bağırırım» anlamındaki I scream ile dondurma anlamındaki ice cream ifadelerini kullanarak kelime oyunu yapar. Akıcı konuşmada bu farklı kelime grupları neredeyse aynı duyulabilir; tekrarlanan sesler de şakayı oluşturur. Dil bilgisi ve bağlam, kelime sınırlarını gösterir: I özne, scream fiildir; for sonrasındaki ice cream ise bir yiyeceğin adını oluşturan birleşik isimdir. Tekerlemeler, sloganlar ve başlıklar bu şekilde sık sık kelime oyunu oluşturur.

Alıştırma

Bu cümledeki kelime oyununu oluşturan nedir?

  1. I scream ve ice cream aynı yazılışa ve aynı dil bilgisel işleve sahiptir.
  2. I scream bir özne ile fiilden oluşur; ice cream ise bir yiyeceği adlandıran birleşik isimdir, ancak ikisi neredeyse aynı duyulur.
  3. Hem I scream hem de ice cream, birinin tatlı istediği anlamına gelir.
Cevabı göster

I scream bir özne ile fiilden oluşur; ice cream ise bir yiyeceği adlandıran birleşik isimdir, ancak ikisi neredeyse aynı duyulur.

I scream,

2:04

Ben çığlık atarım,

you scream,

2:05

sen çığlık atarsın,

we all scream for ice cream.

2:06

hepimiz dondurma için çığlık atarız.

Number eight.

2:08

Sekiz numara.

This one's very short,

2:09

Bu çok kısa,

so you have to say many times as quickly as you can. Dilbilgisi

2:10

bu yüzden olabildiğince hızlı bir şekilde defalarca söylemeniz gerekiyor.

Dilbilgisi

as quickly as you can: ulaşabildiğin en yüksek hızda

as quickly as you can, ulaşabildiğin en yüksek hızda anlamına gelir. Sınır olarak kendi yeteneğini veya içinde bulunduğun koşulları kullanır; senin hızını başka birinin hızıyla karşılaştırmaz. Kalıp as + adverb + as + subject + can şeklindedir. Quickly, say eylemini niteler; bu nedenle zarf gerekir. Quickly yerine carefully, clearly veya soon gibi kelimeler kullanabilirsin.

Alıştırma

as ... as you can kalıbını carefully ile kullan: Please copy the shape ____.

Cevabı göster

as carefully as you can

Red lorry,

2:14

Kırmızı kamyon,

yellow lorry.

2:15

sarı kamyon.

Red lorry,

2:16

Kırmızı kamyon,

yellow lorry.

2:17

sarı kamyon.

Now say it faster.

2:18

Şimdi daha hızlı söyleyin.

Red lorry,

2:20

Kırmızı kamyon,

yellow lorry,

2:21

sarı kamyon,

red lorry,

2:22

kırmızı kamyon,

yellow lorry,

2:22

sarı kamyon,

red lorry,

2:23

kırmızı kamyon,

yellow lorry,

2:24

sarı kamyon,

red lorry,

2:24

kırmızı kamyon,

yellow lorry,

2:25

sarı kamyon,

red lorry,

2:25

kırmızı kamyon,

yellow lorry.

2:26

sarı kamyon.

That's as fast as I can do that one. Dilbilgisi

2:28

Bunu söyleyebileceğim en hızlı şekli bu.

Dilbilgisi

as fast as I can: kişinin ulaşabildiği en yüksek hız

as fast as I can, “ulaşabildiğim en yüksek hızda” demektir. Buradaki sınır konuşanın kendi becerisidir; herhangi birinin ulaşabileceği en yüksek hız değildir. Yapı as + sıfat veya zarf + as + özne + can şeklindedir. Burada fast, eylemin ne kadar hızlı yapıldığını anlatır. Başka bir kişinin sınırını göstermek için özneyi değiştirin: as fast as she can.

Alıştırma

fast ile as ... as I can yapısını kullanarak tamamlayın: The bus is leaving, so I'm running ____.

Cevabı göster

as fast as I can

If you can say that one faster,

2:30

Eğer bunu daha hızlı söyleyebiliyorsanız,

then let me know in the comments. Ton ve niyet

2:31

bana yorumlarda bildirin.

Ton ve niyet

let me know in the comments: izleyicileri yorumlarda yanıt vermeye çağırmak

let me know, birinden size bilgi ya da bir sonuç vermesini istemektir; kelimesi kelimesine “bilmeme izin ver” anlamına gelmez. in the comments, bir video veya gönderinin altındaki herkese açık yorum alanını belirtir. İfade bir bütün olarak izleyicilere yöneltilen samimi bir katılım çağrısıdır: Koşul gerçekleşirse içerik üreticisi, izleyicilerin cevaplarını oraya yazmasını ister.

Alıştırma

İçerik üreticisinin isteğini let me know ve herkese açık yanıtların verileceği yeri kullanarak tamamlayın: If the puzzle was easy for you, ____.

Cevabı göster

let me know in the comments

Number nine.

2:34

Dokuz numara.

You know New York,

2:36

New York'u biliyorsun,

you need New York.

2:38

New York'a ihtiyacın var.

You know you need unique New York.

2:39

Eşsiz New York'a ihtiyacın olduğunu biliyorsun.

You know New York,

2:43

New York'u biliyorsun,

you need New York.

2:44

New York'a ihtiyacın var.

You know you need unique New York.

2:45

Eşsiz New York'a ihtiyacın olduğunu biliyorsun.

Number 10.

2:50

10 numara.

I think this one for me is the hardest one. Ton ve niyet

2:50

Sanırım benim için en zoru bu.

Ton ve niyet

for me: kişisel bir değerlendirme belirtmek

Bu cümlede for me, üstünlük bildiren the hardest ifadesini konuşanın kendi deneyimiyle sınırlar. “Benim durumumda” veya “benim bakış açıma göre” anlamına gelir; yani konuşan, herkesin aynı şeyi en zor bulduğunu iddia etmez. Zorluk, tercih, yararlılık veya önem hakkındaki değerlendirmeleri evrensel gerçekler yerine kişisel görüşler olarak sunmak için bu ifadeyi kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle, zorluğun evrensel bir gerçek değil, konuşanın kişisel deneyimi olduğunu açıkça gösterir?

  1. The last puzzle is officially the hardest.
  2. For me, the last puzzle is the hardest.
  3. Everyone finds the last puzzle the hardest.
Cevabı göster

For me, the last puzzle is the hardest.

Which wristwatches are Swiss wristwatches?

2:54

Hangi kol saatleri İsviçre kol saatleridir?

Which wristwatches are Swiss wristwatches?

2:59

Hangi kol saatleri İsviçre kol saatleridir?

Which wristwatches are Swiss wristwatches?

3:05

Hangi kol saatleri İsviçre kol saatleridir?

I can't I can't do that one any faster. Dilbilgisi

3:10

Bunu daha hızlı söyleyemem.

Dilbilgisi

can't ... any faster: hızı daha fazla artıramamak

can't do that one any faster ifadesinde any, olumsuz bir yapı içinde karşılaştırma biçimi faster sözcüğünden önce gelir. Burada any faster, “şu ankinden biraz bile daha hızlı” anlamındadır; dolayısıyla cümle hızın daha fazla artırılamayacağını söyler. Yeniden kullanılabilen kalıp can't + eylem + any + karşılaştırma biçimidir. Olumsuz bir cümle sınır belirttiğinde louder, longer veya simpler gibi karşılaştırma biçimleriyle kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi any + karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: I'm already typing as fast as I can, so I can't type ____.

Cevabı göster

any faster

Number 11.

3:13

11 numara.

How can a clam cram Öbek fiiller

3:15

Bir istiridye

in a clean cream can?

3:17

temiz bir krema kutusuna nasıl sığar?

Öbek fiiller

cram in: dar bir yere sıkışarak girmek

Bu tekerlemede cram in, neredeyse hiç boş yer olmayan bir yere sıkışarak girmek demektir. Midyenin bir kutunun içine girmeye çalıştığı hayal edildiği için ifade, çok dar ve girmesi zor bir alanı anlatır. Aynı fikir fiziksel alandan sınırlı zamana veya bir sayfadaki sınırlı yere aktarılabilir: cram in another activity ya da cram in more information denebilir. Buradaki cram, sınavdan hemen önce yoğun biçimde çalışmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Çok sınırlı bir zamana fazladan bir etkinlik sığdırıldığını göstermek için cümleyi cram in ile tamamlayın: We only had ten minutes, but we managed to ____ one more game.

Cevabı göster

cram in

How can a clam cram

3:19

Bir istiridye

in a clean cream can?

3:21

temiz bir krema kutusuna nasıl sığar?

Number 12.

3:24

12 numara.

Eddie edited it.

3:26

Eddie onu düzenledi.

Eddie edited it.

3:28

Eddie onu düzenledi.

Now try and say it faster. Kalıp ifadeler

3:30

Şimdi daha hızlı söylemeyi deneyin.

Kalıp ifadeler

try and say it faster: konuşma dilinde try and + fiil

Gündelik konuşmada try and + fiilin yalın hâli, çoğu zaman try to + fiilin yalın hâli ile aynı anlama gelir. Burada try and say it faster, dinleyenden onu daha hızlı söylemeye çalışmasını ister. And sözcüğü burada try ve say ifadelerini iki bağımsız eyleme ayırmaz. Kalıbın tamamı, yapılmaya çalışılan eylemi belirtir.

Alıştırma

Now try and say it faster cümlesinde try and say ne anlama gelir?

  1. Onu daha hızlı söylememek.
  2. Onu daha hızlı söylemek için çaba göstermek.
  3. Önce başka bir şeyi denemek, sonra ayrı bir eylem olarak onu daha hızlı söylemek.
Cevabı göster

Onu daha hızlı söylemek için çaba göstermek.

Eddie edited it.

3:32

Eddie onu düzenledi.

Eddie edited it.

3:33

Eddie onu düzenledi.

Eddie edited it.

3:34

Eddie onu düzenledi.

Eddie edited it.

3:36

Eddie onu düzenledi.

I can't say that any faster than that. Dilbilgisi

3:38

Bunu bundan daha hızlı söyleyemem.

Dilbilgisi

can't ... any faster than that: bundan daha hızlı yapamamak

can't say that any faster ifadesinde any, faster sözcüğünden önce gelir ve 'biraz bile daha' anlamı katar. can't ile birlikte bir sınırı gösterir: konuşan kişi hızını hiç artıramaz. Than that, karşılaştırmada kullanılan hızı belirtir. Buradaki that, az önce gösterilen hıza işaret eder; yani bu, konuşan kişinin söyleyebileceği en yüksek hızdır. Aynı any + karşılaştırma derecesi + than yapısı başka sınırları anlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle arabanın ulaşabileceği en yüksek hıza çıktığını belirtir?

  1. The car can't go any faster than this.
  2. The car can go much faster than this.
  3. The car does not need to go this fast.
Cevabı göster

The car can't go any faster than this.

I'm so happy that my editor is not called Eddie, Kelime

3:40

Editörümün adının Eddie olmadığına çok sevindim,

cuz I would find that really hard to say. Notlar

3:44

çünkü bunu söylemekte gerçekten zorlanırdım.

Kelime

is not called Eddie: be called + ad

Be called + bir ad, 'o ada sahip olmak' veya 'o adla bilinmek' demektir. my editor is not called Eddie cümlesinde editörün adı Eddie değildir; called telefon etmekle ilgili değildir. Bu, call someone + bir ad yapısından oluşturulan edilgen yapıdır. Örneğin People call him Eddie, He is called Eddie biçimine dönüştürülebilir. İnsanların, hayvanların, yerlerin, kitapların ve başka şeylerin adlarını belirtmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi be called yapısıyla tamamlayın: My dog ____ Max.

Cevabı göster

is called

Dilbilgisi

would find that really hard to say: find + nesne + sıfat + to-infinitive

find + nesne + sıfat + to-infinitive yapısı, o nesneyle ilgili bir eylemi nasıl değerlendirdiğinizi anlatır. would find that really hard to say ifadesinde that nesnedir, really hard değerlendirmedir ve to say eylemi belirtir. Burada find, “bulmak” değil, “öyle kabul etmek” veya “öyle hissetmek” anlamındadır. Would bu değerlendirmeyi varsayımsal yapar: Editörün adı gerçekten öyle olsaydı, konuşan kişi bunu söylemenin zor olacağını düşünüyor.

Alıştırma

Cümleyi hard to remember ile tamamlayın: I find this password ____.

Cevabı göster

hard to remember

Kelime

cuz: because sözcüğünün gayriresmî yazımı

Burada cuz, because yani “çünkü” anlamına gelir. Hemen önce söylenen şeyin nedenini açıklar. Gündelik konuşmayı yansıtan standart dışı bir yazımdır; because sözcüğünün standart yazımı değildir.

Alıştırma

Değerlendirin: Resmî bir okul kompozisyonunda because yerine cuz kullanmak uygun mudur?

  1. Evet, uygundur.
  2. Hayır, yerine because kullanılmalıdır.
Cevabı göster

Hayır, yerine because kullanılmalıdır.

Number 13.

3:48

13 numara.

A proper copper coffee pot.

3:49

Düzgün bakır bir kahve demliği.

A proper copper coffee pot.

3:52

Düzgün bakır bir kahve demliği.

Try and say it faster.

3:54

Daha hızlı söylemeyi deneyin.

A proper copper coffee pot.

3:56

Düzgün bakır bir kahve demliği.

A proper copper coffee pot.

3:58

Düzgün bakır bir kahve demliği.

Number 14.

3:59

14 numara.

I'm going to show you a little trick to make this easier. Dilbilgisi

4:00

Bunu kolaylaştırmak için size küçük bir numara göstereceğim.

Dilbilgisi

make this easier: make + nesne + sıfat

Make + nesne + sıfat yapısı, “birini veya bir şeyi belirli bir duruma getirmek” anlamına gelir. Make this easier ifadesinde this etkilenen şeydir; easier ise onun yeni durumunu anlatır. Sıfatı doğrudan nesnenin arkasına koy: make the task easier. Bu yapıda make fiilinden sonra to be ekleme.

Alıştırma

Hangi cümlede make + nesne + sıfat yapısı doğru kullanılmıştır?

  1. This tool makes the job more easily.
  2. This tool makes easier the job.
  3. This tool makes the job easier.
Cevabı göster

This tool makes the job easier.

Pronounce that first part of true like a ch sound.

4:03

True kelimesinin ilk kısmını ch sesi gibi telaffuz edin.

True.

4:07

True.

True.

4:08

True.

So think of it as like a ch like in cheese or church. Kalıp ifadeler

4:09

Yani bunu cheese veya church'teki ch gibi düşünün.

Kalıp ifadeler

think of it as: think of A as B yapısı

Think of A as B, “A'yı zihninde B olarak görmek veya hayal etmek” anlamına gelir. Bu cümlede konuşmacı, dinleyicinin bilmediği bir sesi cheese veya church kelimelerindeki tanıdık ch sesi aracılığıyla anlamasını ister. Bu yapı bir karşılaştırma veya yararlı bir bakış açısı kurar; A'nın gerçekten B'ye dönüştüğü anlamına gelmez.

Alıştırma

think of A as B yapısını tamamla: ____ the first draft ____ a rough sketch.

Cevabı göster

Think of · as

True.

4:13

True.

Truly rural.

4:14

Gerçekten kırsal.

Truly rural.

4:16

Gerçekten kırsal.

Now say it as fast as you can.

4:17

Şimdi olabildiğince hızlı söyleyin.

Truly rural.

4:19

Gerçekten kırsal.

Truly rural.

4:20

Gerçekten kırsal.

Truly rural.

4:22

Gerçekten kırsal.

Truly rural.

4:23

Gerçekten kırsal.

Number 15.

4:25

15 numara.

Three free throws.

4:27

Üç serbest atış.

Three,

4:30

Three,

make sure you get that th Ton ve niyet

4:30

bu th sesini

with the tongue between the teeth.

4:32

diliniz dişlerinizin arasındayken çıkardığınızdan emin olun.

Ton ve niyet

make sure you get that th: hedef sesi doğru çıkarmayı kesin biçimde hatırlatma

Make sure + özne + fiil kalıbı, önemli bir eylemin doğru biçimde tamamlanması gerektiğini kesin bir dille hatırlatır. Burada öğrenciye telaffuz yönergesinin önemli bir bölümünü atlamamasını söyler. get that th ifadesinde get, “almak” değil, “başarıyla ya da doğru biçimde çıkarmak” anlamındadır. Dolayısıyla make sure you get that th, belirtilen dil konumuyla hedef th sesini çıkardığından emin ol demektir.

Alıştırma

Hazırlık yönergesini dersteki hatırlatma kalıbıyla tamamla: Before the guests arrive, ____ the room ready.

Cevabı göster

make sure you get

Three free throws.

4:34

Üç serbest atış.

Three free throws.

4:36

Üç serbest atış.

Three free throws.

4:37

Üç serbest atış.

Number 16.

4:40

16 numara.

Rolling red wagons.

4:42

Yuvarlanan kırmızı vagonlar.

Mind that r sound. Kelime

4:44

O r sesine dikkat edin.

Kelime

Mind that r sound: mind fiilinin «dikkat et» anlamı

Mind + isim öbeği, “dikkat et” veya “özen göster” anlamına gelen kısa bir emir yapısıdır. Bu cümlede eğitmen, öğrenciye r sesine özellikle dikkat etmesini söylüyor. Mind burada bir fiildir. “Zihin” anlamındaki isim değildir ve Do you mind...? gibi sorularda görülen “rahatsız olmak” anlamını da taşımaz.

Alıştırma

Eğitmen Mind the final consonant? derken neyi kastediyor?

  1. Sondaki ünsüze özellikle dikkat et.
  2. Sondaki ünsüzü düşünmemeye çalış.
  3. Sondaki ünsüzün karşındaki kişiyi rahatsız edip etmediğini sor.
Cevabı göster

Sondaki ünsüze özellikle dikkat et.

Make sure you're not saying it like rolling red wagons, Anlatım akışı

4:45

Bunu rolling red wagons şeklinde söylemediğinizden,

but rolling red wagons.

4:49

aksine rolling red wagons dediğinizden emin olun.

Anlatım akışı

you're not saying it like ..., but ...: bir biçimi reddedip doğrusunu vermek

you're not saying it like X, but Y kalıbı bir düzeltmeyi iki adımda düzenler. not ilk örneği reddeder, but ise dinleyicinin kullanması gereken biçimi sunar. Make sure bu karşılaştırmayı, bir şeyin nasıl söylendiğini kontrol etmeye yönelik doğrudan bir yönergeye dönüştürür. Burada iki örneğin yazılı biçimi aynıdır; dolayısıyla amaçlanan karşılaştırma iki farklı söyleniş arasındadır. Dinleyici neyin değiştiğini anlamak için konuşmacının telaffuz gösterimine dikkat etmelidir.

Alıştırma

Hangi cümle aynı iki adımlı düzeltme kalıbını kullanıyor?

  1. Write 'ship' before you write 'sheep'.
  2. Make sure you're not saying it like 'ship', but like 'sheep'.
  3. Make sure you say both 'ship' and 'sheep' the same way.
Cevabı göster

Make sure you're not saying it like 'ship', but like 'sheep'.

This is a really really good one

4:52

Bu r sesini pratik yapmak için

for practicing that r sound.

4:54

gerçekten çok çok iyi bir tane.

Rolling red wagons.

4:56

Yuvarlanan kırmızı vagonlar.

Number 17.

4:59

17 numara.

This one is amazing for comparing chicken and kitchen,

5:00

Bu, çoğu insanın karıştırdığı

which a lot of people confuse. Dilbilgisi

5:03

chicken (tavuk) ve kitchen (mutfak) kelimelerini karşılaştırmak için harika.

Dilbilgisi

which a lot of people confuse: tanımlayıcı olmayan bir açıklama eklemek

Virgülden sonraki which a lot of people confuse yan cümlesi, chicken ve kitchen hakkında ek bilgi verir: birçok kişi bu iki sözcüğü karıştırır. Ana cümle sözcükleri zaten belirtmiştir; bu nedenle ilgi yan cümlesi çıkarıldığında ana mesaj yine tamamdır. İlgi yan cümlesinde a lot of people özne, which ise confuse fiilinin nesnesidir. which iki sözcüğün yerini tuttuğu için confuse fiilinden sonra them eklenmez.

Alıştırma

Özgün cümlede which a lot of people confuse ne işe yarıyor?

  1. Sözcükler hakkında doğrudan bir soru sorar.
  2. Adı zaten verilmiş iki sözcük hakkında ek bilgi verir.
  3. Konuşmacının hangi tavuğu kastettiğini belirler.
Cevabı göster

Adı zaten verilmiş iki sözcük hakkında ek bilgi verir.

I saw a kitten eating chicken in the kitchen.

5:06

Mutfakta tavuk yiyen bir kedi yavrusu gördüm.

I saw a kitten eating chicken in the kitchen.

5:10

Mutfakta tavuk yiyen bir kedi yavrusu gördüm.

Number 18.

5:14

18 numara.

Another really hard one for me.

5:15

Benim için gerçekten zor olan bir diğeri.

She sees cheese.

5:18

O peynir görür.

She sees cheese.

5:20

O peynir görür.

Try to say it faster.

5:22

Daha hızlı söylemeyi deneyin.

She sees cheese.

5:23

O peynir görür.

She sees cheese.

5:25

O peynir görür.

She sees cheese.

5:27

O peynir görür.

I can't do that one faster.

5:29

Bunu daha hızlı yapamam.

Number 19.

5:31

19 numara.

Be really careful with this one, Ton ve niyet

5:32

Bunda gerçekten dikkatli olun,

Ton ve niyet

Be really careful with this one: önceden yapılan bir uyarı

Be really careful with this one, dinleyiciye sıradaki hata veya risk nedeniyle şu anki konuya özellikle dikkat etmesi gerektiğini söyler. Konuşmacı olası sonucu açıklamadan önce yapılan bir uyarı işlevi görür. Be careful with + isim veya zamir, “o şeyi dikkatle ele almak” anlamına gelir. Burada this one şu anda konuşulan öğeyi gösterir, really ise uyarıyı güçlendirir.

Alıştırma

Hangi cümle zor bir soru hakkında önceden doğal bir uyarı yapar?

  1. Be really careful with this question; it has two parts.
  2. This question was careful because it had two parts.
  3. Be with this question really careful; it has two parts.
Cevabı göster

Be really careful with this question; it has two parts.

cuz if you slip up, Öbek fiiller

5:34

çünkü diliniz sürçerse,

you could end up saying a very bad word. Öbek fiiller

5:35

çok kötü bir kelime söyleyebilirsiniz.

Öbek fiiller

you slip ... up: istemeden hata yapmak

Vurgulanan you slip ifadesi, sonraki up sözcüğüyle devam ederek you slip up yapısını oluşturur. Slip up öbek fiili, genellikle dikkatsizlikten veya anlık bir dalgınlıktan kaynaklanan, kasıtsız ve çoğu zaman küçük bir hata yapmak anlamına gelir. Bu cümlede bir şeyi yanlış söyleyip istemeden kötü bir kelime kullanmayı anlatır. Fiziksel olarak ayağın kayıp dengenin bozulması anlamına gelmez.

Alıştırma

Slip sözcüğüne, ifadeye “kasıtsız bir hata yapmak” anlamını veren kısa sözcüğü ekleyerek cümleyi tamamla: Even careful editors sometimes ____ when they work too quickly.

Cevabı göster

slip up

Öbek fiiller

end up saying: planlanmamış bir sonuç

End up + -ing, bir eylemin bir durumun nihai sonucu hâline geldiğini ve bu sonucun çoğu zaman planlanmadığını ya da istenmediğini anlatır. Burada end up saying, bir dil sürçmesinin kişinin kötü sözü istemeden söylemesine yol açabileceği anlamına gelir. end up'tan sonra bir fiil geldiğinde -ing biçimi kullanılır: end up saying doğrudur; end up say veya end up to say kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için end up + walk yapısının geçmiş zaman biçimini kullanın: We missed the last bus and ____ home.

Cevabı göster

ended up walking

See if you can guess what that bad word is. Ton ve niyet

5:37

Bakalım bu kötü kelimenin ne olduğunu tahmin edebilecek misiniz?

Ton ve niyet

See if you can guess: arkadaşça bir meydan okuma

See if you can + fiilin yalın hâli, birini bir şey denemeye ve bunu yapıp yapamayacağını görmeye arkadaşça davet eder. Burada See if you can guess, dinleyiciden cevabı bulmayı denemesini ister; see yalnızca gözlerle görmek anlamına gelmez. Doğrudan verilen Guess emriyle karşılaştırıldığında bu yapı daha çok bir davet ya da küçük bir meydan okuma gibi gelir.

Alıştırma

Arkadaşça meydan okumayı tamamlamak için See if you can + guess yapısını kullanın: This riddle is tricky. ____ the answer.

Cevabı göster

See if you can guess

I slit the sheet,

5:40

Çarşafı yırttım,

the sheet I slit,

5:42

yırttığım çarşafı,

and on the slitted sheet I sit.

5:44

ve yırtık çarşafın üzerine oturuyorum.

I'll read it again faster.

5:48

Tekrar daha hızlı okuyacağım.

I slit the sheet,

5:51

Çarşafı yırttım,

the sheet I slit,

5:52

yırttığım çarşafı,

and on the slitted sheet I sit.

5:53

ve yırtık çarşafın üzerine oturuyorum.

I nearly slipped up then.

5:57

Orada neredeyse dilim sürçüyordu.

Nearly.

5:59

Neredeyse.

And number 20,

6:00

Ve 20 numara,

our last tongue twister for today. Anlatım akışı

6:02

bugünlük son tekerlememiz.

Anlatım akışı

our last ... for today: son öğeyi belirtmek

our last tongue twister for today ifadesi, mevcut öğenin bugünkü listenin sonuncusu olduğunu gösterir. number 20 ile birlikte, dinleyicilerin sıralamada nereye gelindiğini ve etkinliğin bitmek üzere olduğunu anlamasını sağlar. Burada last, “önceki” değil, “son” anlamındadır. for today, ifadeyi bu oturumla sınırlar; bir daha hiç tekerleme olmayacağı anlamına gelmez.

Alıştırma

our last tongue twister for today, dersin düzenlenişinde ne işe yarar?

  1. Bugünkü listenin dışından ilgisiz bir konu sunar.
  2. Bugünkü listenin son öğesini belirtir.
  3. Dinleyicileri bugünkü listenin ilk öğesine geri gönderir.
Cevabı göster

Bugünkü listenin son öğesini belirtir.

We have Betty loves the velvet vest best.

6:04

Şöyle diyoruz: Betty en çok kadife yeleği seviyor.

Betty loves the velvet vest best.

6:09

Betty en çok kadife yeleği seviyor.

Betty loves the velvet vest best.

6:12

Betty en çok kadife yeleği seviyor.

And that's everything for today. Anlatım akışı

6:15

Bugünlük bu kadar.

Anlatım akışı

that's everything for today: ana içeriği bitirmek

That's everything for today bir kapanış kalıbıdır. Dinleyicilere bu oturum için planlanan ana içeriğin tamamlandığını bildirir. Bir bilgi düzenleme işareti olarak, ana içerikten vedaya, kısa bir özete veya son bir hatırlatmaya geçildiğini gösterir. Buradaki everything, kelimenin tam anlamıyla her şeyi değil, oturum için planlanan her şeyi ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz kapanış ifadesinin aynısıyla tamamlayın: We have finished all the planned activities. ____.

Cevabı göster

That's everything for today

Those are 20 of some of the most common English tongue twisters

6:17

İngilizce telaffuzunuzu geliştirmenize yardımcı olacak

to help you improve your English pronunciation.

6:21

en yaygın İngilizce tekerlemelerden 20 tanesi bunlardı.

Tell me in the comments

6:24

Yorumlarda

which one you found the easiest Dilbilgisi

6:25

hangisini en kolay bulduğunuzu

and which one you found the most difficult.

6:28

ve hangisini en zor bulduğunuzu bana söyleyin.

Dilbilgisi

which one you found...: gömülü sorularda düz cümle söz dizimi

Tell me ifadesinden sonra gelen which one you found..., konuşanın öğrenmek istediği bilgiyi veren gömülü bir wh yan cümlesidir. Bu yan cümlenin içinde düz cümle söz dizimi kullanılır: which one + you + found; which one + did you + find kullanılmaz. and ile bağlanan iki yan cümle aynı kalıbı kullanır. Biri en kolay olanı, diğeri en zor olanı sorar. Tek başına kullanılan doğrudan bir soruda söz dizimi değişir: Which one did you find the easiest?

Alıştırma

Please tell me ifadesinden sonra gömülü which sorusunu doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Please tell me which book did you find the most useful.
  2. Please tell me which book you found the most useful.
  3. Please tell me did you find which book the most useful.
Cevabı göster

Please tell me which book you found the most useful.

Remember to download your free English pronunciation pack. Ton ve niyet

6:31

Ücretsiz İngilizce telaffuz paketinizi indirmeyi unutmayın.

Ton ve niyet

Remember to download: harekete geçiren dostça bir hatırlatma

Remember to + fiilin yalın hâli, birine henüz yapılması gereken bir işi unutmamasını hatırlatır. Burada to download, daha sonra yapılacak eylemi belirtir. Eyleme çağrı olarak Remember to download..., doğrudan Download... emrinden daha çok dostça bir hatırlatma gibi duyulur. Yine de dinleyiciden bir şey yapmasını ister.

Alıştırma

Bu hatırlatmayı remember to + charge kullanarak tamamlayın: ____ your tablet before school.

Cevabı göster

Remember to charge

It is sitting there waiting for you, Deyimler

6:34

Orada sizi bekliyor,

and as I always say, Anlatım akışı

6:36

ve her zaman söylediğim gibi,

Anlatım akışı

and as I always say: Tekrarlanan bir mesajı tanıtmak

and bu yorumu önceki sözlere bağlar. as I always say, dinleyiciye sıradaki mesajın konuşanın sık sık söylediği ve önemli gördüğü bir şey olduğunu bildiren kısa bir ara sözdür. Bir işaret levhası gibi çalışır: hemen ardından gelen tanıdık ilkeye veya hatırlatmaya dikkat edilir. always, yalnızca daha önce söylenmiş tek bir cümleyi değil, konuşanın tekrar eden söyleme alışkanlığını anlatır.

Alıştırma

Bir öğretmen her derste tekrarladığı bir öğüdü tanıtıyor. Hangi cümle uygundur?

  1. The form is ready, and as I was saying, careful work saves time.
  2. The form is ready, and as I said yesterday, careful work saves time.
  3. The form is ready, and as I always say, careful work saves time.
Cevabı göster

The form is ready, and as I always say, careful work saves time.

it is free.

6:37

ücretsizdir.

Deyimler

It is sitting there waiting for you: Bir şeyin hazır olduğunu sıcak bir dille söylemek

Buradaki it, daha önce sözü edilen İngilizce telaffuz paketini anlatır. Bir paket gerçekten oturup bekleyemez; bu nedenle It is sitting there waiting for you, paketin zaten orada ve alınmaya ya da kullanılmaya hazır olduğu anlamına gelir. Pakete insana özgü hareketler vermek hafif bir kişileştirmedir. Hatırlatmayı daha sıcak hâle getirir ve hazır olan şeyi kullanmaya nazikçe teşvik eder.

Alıştırma

It is sitting there waiting for you ifadesinde konuşan kişi kaynak hakkında aslında ne anlatıyor?

  1. Kaynak hâlâ hazırlanıyor.
  2. Kaynak hazır ve kullanımınıza açık.
  3. Kaynak gerçekten bir sandalyede oturuyor.
Cevabı göster

Kaynak hazır ve kullanımınıza açık.

I always have at least one or two people say, Dilbilgisi

6:38

Her zaman en az bir veya iki kişi şöyle sorar,

"How much is the pack?"

6:40

"Paket ne kadar?"

Dilbilgisi

at least one or two: yaklaşık bir minimum miktar

at least bir alt sınır belirtirken one or two küçük ve yaklaşık bir sayı verir. Birlikte kullanıldığında at least one or two, bir ya da ikiyi yaklaşık bir minimum olarak gösterir ve daha fazlasına da izin verir. Konuşan kişi kesin bir sayı bildirmiyor; ölçülü bir tahmin yapıyor.

Alıştırma

"At least one or two parents stay after each meeting." cümlesinde at least one or two ne anlama gelir?

  1. Her zaman tam olarak iki veli kalır, asla daha fazlası değil.
  2. Genellikle hiçbir veli kalmaz.
  3. Az sayıda veli mutlaka kalır ve daha fazlası da kalabilir.
Cevabı göster

Az sayıda veli mutlaka kalır ve daha fazlası da kalabilir.

It is free.

6:41

Ücretsizdir.

It is there

6:42

Orada

and it is designed to help you get started with English pronunciation. Kalıp ifadeler

6:42

ve İngilizce telaffuza başlamanıza yardımcı olmak için tasarlandı.

Kalıp ifadeler

get started with English pronunciation: bir konuyu öğrenmeye başlamak

get started with + isim, bir konuyu ya da aracı öğrenmeye, kullanmaya veya tanımaya başlamak anlamına gelir. Burada get started with English pronunciation, İngilizce telaffuz öğrenmenin ilk adımlarını atmak demektir. get started başlamaya ve harekete geçmeye odaklanır; konuyu bitirmek veya tamamen öğrenmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi bu derste geçen ve “öğrenmeye veya kullanmaya başlamak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This beginner's guide will help you ____ photo editing.

Cevabı göster

get started with

The link to download the pack is in the description of this video.

6:47

Paketi indirme bağlantısı bu videonun açıklamasında mevcuttur.

Thank you very much for watching Anlatım akışı

6:51

İzlediğiniz için çok teşekkür ederim

Anlatım akışı

Video kapanışı olarak “Thank you very much for watching”

“Thank you very much for watching” videolarda kullanılan yaygın bir kapanış kalıbıdır. İzleyicilere ayırdıkları zaman için teşekkür eder ve ana içeriğin bittiğini de gösterir. Yapı thank you for + -ing biçimidir: watching, teşekkür edilen eylemi belirtir. Very much teşekkürü daha sıcak ve güçlü yapar; daha kısa bir kapanış için çıkarılabilir.

Alıştırma

Bir öğretmen ders videosunu bitiriyor. İzleyicilerin az önce yaptığı eylemi hangi kapanış teşekkürü doğru biçimde ifade eder?

  1. Thank you very much for watching.
  2. Thank you very much for listening.
  3. Thank you very much for coming.
Cevabı göster

Thank you very much for watching.

and I will see you in the next lesson. Kalıp ifadeler

6:52

ve bir sonraki derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

Ders vedası olarak “I will see you in the next lesson.”

I will see you in the next lesson, “Bir sonraki derste görüşürüz” anlamına gelen yerleşik bir vedalaşma ifadesidir. Kayıtlı veya çevrim içi bir derste see you, gerçekten yüz yüze görüşmeyi gerektirmez. Cümle mevcut dersi bitirir ve bir sonraki derse işaret ederek kursun devam ettiğini gösterir.

Alıştırma

Kayıtlı bir kursta I will see you in the next lesson demek, konuşmacının her izleyiciyle yüz yüze görüşeceğine mutlaka söz verdiği anlamına gelir. Doğru mu, yanlış mı?

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Bye-bye.

6:54

Hoşça kalın.