İngilizcede nasıl kibar olunur? - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Bu ders, İngilizcede bir ricadan beklenen yük arttıkça, kişiler arasındaki sosyal mesafe büyüdükçe veya ret ihtimali yükseldikçe isteğin nasıl daha uzun ve dolaylı hâle geldiğini açıklar. Gündelik istekleri yoğun biçimde yumuşatılmış ifadelerle karşılaştırır ve önemsiz bir iyilik için aşırı nezaketin gülünç duyulabileceğini belirtir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. as the request gets bigger and bigger, the sentence gets longer and longer — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: as sözcüğünün eş zamanlı iki gelişmeyi nasıl bağladığını, tekrarlanan karşılaştırma biçimlerinin ise giderek artan değişimi nasıl gösterdiğini anlayabilirsiniz. Bu kalıbı, bir değişkenin diğeriyle birlikte değişmesini anlatmak için kullanabilirsiniz. 2. change "can" to "could" ve "Could I have some water, please?" — Konuşma edimbilimi ve tutum: can yerine could kullanmanın istenen şeyi değiştirmeden ricayı nasıl yumuşattığını ayırt edebilir, tam kalıbı orta büyüklükte ve gündelik bir isteği nazikçe iletmek için kullanabilirsiniz. 3. "Sorry, I was wondering if it would be possible if I could — Konuşma edimbilimi ve tutum: Özür, çekingen bir giriş, olasılık dili ve could ile oluşturulan katmanlı yumuşatmayı fark edebilirsiniz. Bu uzun hazırlığı karşı tarafa yük getiren bir rica için kullanabilir, küçük bir iyilikte ise komik derecede ayrıntılı bir ifadeden kaçınabilirsiniz.
Bu derste
Doğrudan bir emir olarak “Give me the day off.”
Give me... bir emir cümlesidir: you öznesi söylenmez ve konuşan kişi dinleyene doğrudan ne yapması gerektiğini söyler. Give someone the day off, bir kişinin o gün çalışmamasına veya olağan görevlerine katılmamasına izin vermek demektir. Burada konuşan kişi izin istemek yerine dinleyene izni onaylamasını söylüyor. Cümlede soru, kip belirten yardımcı fiil veya ifadeyi yumuşatan başka bir unsur bulunmadığı için talepkâr gelir ve dinleyici üzerinde baskı oluşturabilir. Emir yapısı, aynı isteği izin sorusuna göre çok daha sert hâle getirebilir.
Alıştırma
Bu kullanımı değerlendirin: Bir çalışan yöneticisine tarafsız ve nazik bir istek olarak “Give me the day off.” diyor.
- Uygun
- Uygun değil
Cevabı göster
Uygun değil
Kaba bir söze itiraz olarak “Excuse me?”
Burada Excuse me?, fazla doğrudan gelen bir emre verilen tepkidir. Yaklaşık olarak What did you just say? anlamına gelir ve şaşkınlık, alınma veya diğer kişinin konuşma biçimine itiraz ifade eder. Birinin dikkatini çekmek için kullanılan sıradan Excuse me değildir. Başka birinin sözlerinden sonra verilen kısa bir cevap olarak Excuse me?, tekrar istemek için de kullanılabilir. İşlevi bağlam ve soru tonlaması belirler. Bu konuşmada kaba ifade, itiraz anlamını en uygun yorum hâline getirir.
Alıştırma
Bu konuşmada biri kaba bir emir veriyor ve dinleyici “Excuse me?” diye cevaplıyor. Bu cevap büyük olasılıkla ne anlatıyor?
- Dinleyici, emir verdiği için özür diliyor.
- Dinleyici, yeni bir istekte bulunmadan önce nazikçe dikkat çekiyor.
- Dinleyici, emrin kaba bir biçimde söylenmesine itiraz ediyor.
Cevabı göster
Dinleyici, emrin kaba bir biçimde söylenmesine itiraz ediyor.
When making a request: kısaltılmış when + -ing yapısı
When making a request, “bir istekte bulunurken” anlamına gelir ve when you are making a request ifadesinin kısaltılmış hâlidir. Kısaltılmış when yan cümlesinde özne olan you ve be fiilinin bir biçimi çıkarılır; making ise eylemi korur. Bir zamanı veya durumu kısa biçimde tanıtmak için when + -ing kullanılır. -ing eylemini yapan kişi, ana cümleden veya çevredeki bağlamdan açıkça anlaşılmalıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede when + -ing yapısının öznesi açıktır ve ana cümlenin öznesiyle eşleşir?
- When using the library computer, the password must be kept safe.
- When using the library computer, the screen suddenly went dark.
- When using the library computer, remember to sign out.
Cevabı göster
When using the library computer, remember to sign out.
not only is it important to think how big the request is, Dilbilgisi
0:09sadece ricanın ne kadar büyük olduğunu düşünmek önemli değildir,
Not only is it important ... it's also important: baştaki not only ve devrik yapı
Not only ... also ... iki düşünceyi birbirine bağlar ve ikisinin de önemli olduğunu vurgular. Burada ilk düşünce isteğin büyüklüğünü, ikinci düşünce ise konuşulan kişiyi dikkate almaktır. Not only ilk yan cümlenin başında olduğu için be özneden önce gelir: not only is it important denir; not only it is important denmez. İkinci yan cümle normal söz dizimine döner ve also buna karşılık gelen ikinci noktayı belirtir.
Alıştırma
Cümleyi be fiilinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Not only ____ the room quiet, but it is also comfortable.
Cevabı göster
is
and how likely they are to say yes. Dilbilgisi
0:16ve evet deme ihtimallerinin ne olduğunu düşünmek de önemlidir.
how likely they are to say yes: dolaylı soru dizilişi
how likely they are to say yes, “evet deme olasılıklarının ne kadar yüksek olduğu” anlamına gelir. Yeniden kullanılabilir kalıp how likely + özne + be + to + fiil şeklindedir. Burada how likely, daha büyük bir cümlenin içinde dolaylı soru başlatır. Bu nedenle are they soru dizilişi değil, they are bildirme cümlesi dizilişi kullanılır. Likely olasılığı, to say yes ise gerçekleşmesi olası eylemi belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle consider sonrasında dolaylı soruyu doğru kullanıyor?
- Consider how likely they will agree.
- Consider how likely they are to agree.
- Consider how likely are they to agree.
Cevabı göster
Consider how likely they are to agree.
the sentence gets longer and longer as we're throwing words in. Öbek fiiller
0:22kelimeler eklediğimiz için cümle de giderek uzar.
as the request gets bigger and bigger, the sentence gets longer and longer: birlikte gelişen iki değişim
İlk as, bir değişim gelişirken başka bir değişimin de onunla birlikte geliştiğini anlatır. İsteğin büyümesiyle cümlenin uzamasını birbirine bağlar. Bigger and bigger ile longer and longer, devam eden artışı göstermek için karşılaştırma biçimi + and + karşılaştırma biçimi yapısını kullanır. Yeniden kullanılabilir dil bilgisi as + değişim 1, değişim 2 şeklindedir; her değişim bu tekrarlanan karşılaştırma biçimini kullanabilir. as we're throwing words in içindeki sonraki as, cümlenin uzama sürecini veya nedenini verir; bu yüzden ilk as ile aynı işi yapmaz.
Alıştırma
Hangi cümle gelişen iki değişimi bağlamak için as ile karşılaştırma biçimi + and + karşılaştırma biçimini doğru kullanıyor?
- As the sky darker and darker, the park quieter and quieter.
- As the sky gets darker and darker, the park gets quieter and quieter.
- As the sky gets dark and dark, the park gets quiet and quiet.
Cevabı göster
As the sky gets darker and darker, the park gets quieter and quieter.
throwing words in: ayrılabilen throw in öbek fiili
throwing words in ifadesinde throw ... in, fazladan bir şey eklemek anlamına gelen tek bir öbek fiildir. Burada kelimeler gerçekten fırlatılmıyor; konuşan kişi cümleye daha fazla kelime ekliyor. Throw in ayrılabilir. İsim olan nesne in'den sonra (throw in a few words) veya iki parçanın arasında (throw a few words in) bulunabilir. Zamir ise ortaya gelir: throw them in denir, throw in them denmez.
Alıştırma
Bir ipucu daha eklemek anlamında ayrılabilir throw in öbek fiilini doğru kullanan cümleyi seçin.
- Let's throw one more tip before we finish.
- Let's throw one more tip in before we finish.
- Let's throw at one more tip before we finish.
Cevabı göster
Let's throw one more tip in before we finish.
So if I'm asking my friend for some water, Kalıp ifadeler
0:26Eğer arkadaşımdan biraz su istiyorsam,
asking my friend for some: ask someone for something yapısı
Ask someone for something, bir kişiden bir şeyi vermesini veya sağlamasını istemek anlamına gelir. Örnekte my friend istekte bulunulan kişidir, some water ise istenen şeydir. Yapı ask + kişi + for + şey şeklindedir: ask my friend for some water. Kişiden önce to kullanmayın.
Alıştırma
Cümleyi ask someone for something yapısındaki edatla tamamlayın: I asked my neighbour ____ some help.
Cevabı göster
for
I'd probably say: kural değil, olası bir kişisel seçim
I'd, I would ifadesinin kısaltılmış hâlidir. Burada would, sözü varsayımsal bir duruma yerleştirir: konuşan kişi geçmişte söylediği sözleri aktarmak yerine, ne demeyi seçeceğini açıklar. Probably, seçimi daha az kesin hâle getirir. I'd probably say... olası bir kişisel seçimi sunar; böylece örnek bir kuraldan çok yol gösterme gibi duyulur.
Alıştırma
Burada I'd probably say... ne anlatıyor?
- Konuşan kişinin muhtemelen ne demeyi seçeceğini gösterir; bu bir kural değildir.
- Herkese aynı sözleri kullanmasını emreder.
- Konuşan kişinin dün söylediği sözleri aynen tekrarlar.
Cevabı göster
Konuşan kişinin muhtemelen ne demeyi seçeceğini gösterir; bu bir kural değildir.
Günlük bir rica olarak Can I have some water?
Can I have...?, birinden size bir şey vermesini istemek için kullanılan yaygın bir kalıptır. Bu cümlede can fiziksel yetenekle ilgili değildir; soruyu su isteme biçimine dönüştürür. Bu kalıp, küçük ve günlük bir rica için doğrudan ama doğaldır. İstenen şey have sözcüğünden sonra gelir: Can I have + şey?
Alıştırma
Küçük ve günlük bir su isteği için en doğal cümle hangisidir?
- Give me a glass of water.
- Can I have a glass of water?
- Am I able to possess a glass of water?
Cevabı göster
Can I have a glass of water?
If I'm talking to somebody who I don't know very well, Dilbilgisi
0:32Eğer çok iyi tanımadığım biriyle konuşuyorsam,
somebody who I don't know very well: who'nun nesne olduğu ilgi cümleciği
Öbeğin ana adı somebody'dir. who I don't know very well sözleri, nasıl bir kişiden bahsedildiğini belirten bir ilgi cümleciği oluşturur: konuşanın pek iyi tanımadığı biri. İlgi cümleciğinin içinde I öznedir ve who, know fiilinin nesnesi olan kişiyi temsil eder. Cümlecik somebody'ye bağlı kalıp onu açıklar; bağımsız bir soru ya da ifade değildir. who nesne olduğu için günlük İngilizcede somebody I don't know very well da denebilir.
Alıştırma
Cümleyi who ve parantez içindeki sözcüklerle tamamlayın: I use a more polite tone with somebody ____. (I / don't / know / very well)
Cevabı göster
who I don't know very well
Can I have some water, please?: bir ricayı daha nazik hâle getirmek
Can I have some water? birinden size su vermesini ya da biraz su almanıza izin vermesini istemenin kalıplaşmış bir yoludur; asıl amaç yetenek sormak değildir. Sona please eklemek, bunun nazik bir rica olduğunu belirtir ve diğer kişinin yardımına saygı gösterir. Bu ifade özellikle iyi tanımadığınız biriyle konuşurken yararlıdır. Please ricayı yumuşatır, ancak ricanın yine de duruma uygun ve makul olması gerekir.
Alıştırma
Doğru mu, yanlış mı? Sona please eklemek, büyük veya mantıksız bir talep olsa bile her ricayı otomatik olarak uygun hâle getirir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
make it extra ... make + nesne + sıfat
make it extra polite, make + nesne + sıfat yapısını kullanır. make, bir şeyi belli bir duruma getirmek anlamı verir; it nesnedir ve polite ortaya çıkan durumu anlatır. Buradaki it, daha önce sözü edilen rica biçimine gönderme yapar. extra, polite sıfatının derecesini artırır ve “özellikle, daha” anlamı katar. Bu yapıda make fiilinden sonra nesneyi atlamayın: make it clear ve make the instructions easier.
Alıştırma
Hangi cümle make + nesne + sıfat yapısını doğru kullanır?
- Adding an example will make the rule clearly.
- Adding an example will make the rule clearer.
- Adding an example will make clearer.
Cevabı göster
Adding an example will make the rule clearer.
can yerine could kullanmak... Could I have some water, please? ile kibar rica
change A to B, bir biçimi başka bir biçimle değiştirmek anlamına gelir. Burada can yerine could kullanmak, istenen şeyi değil, isteğin ifade ediliş biçimini değiştirir. Could I have some water, please? cümlesinde could, şimdiki zamana ait bir rica için kullanılır. İsteğe daha kibar bir mesafe katar ve onu daha az doğrudan duyurur; konuşanın geçmişte su alma yeteneğine sahip olduğu anlamına gelmez. could fiilinden sonra fiilin yalın hâli olan have kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle could kelimesini şimdiki zamanda kibar bir rica yapmak için kullanır?
- Could I borrow your umbrella for a moment, please?
- I could borrow an umbrella when I was younger.
- I could have borrowed your umbrella yesterday.
Cevabı göster
Could I borrow your umbrella for a moment, please?
an even bigger request: karşılaştırma biçimi bigger'ı güçlendiren even
an even bigger request ifadesinde bigger, big sözcüğünün karşılaştırma biçimidir ve even bu karşılaştırmayı güçlendirir. İstek, zaten düşünülen başka bir isteğe göre daha büyük ya da daha zorlayıcıdır; yalnızca büyük olduğu söylenmez. even + karşılaştırma sıfatı yapısı even smaller, even more expensive ve even harder gibi örneklerde yeniden kullanılabilir. Even, karşılaştırmayı bir adım daha ileri taşır; karşılaştırma biçiminin yerini tutmaz.
Alıştırma
Karşılaştırmanın bir adım daha ileri gittiğini göstermek için even kullanan cümle hangisidir?
- The second request is bigger than the first one.
- The second request is even bigger than the first one.
- The second request is even big than the first one.
Cevabı göster
The second request is even bigger than the first one.
if I'm requesting to change seats on a train, Kalıp ifadeler
0:53trendeki koltukları değiştirmeyi rica ediyorsam,
change seats on a train: yolcuların yer değiştirmesi
change seats on a train ifadesinde change seats bir koltuktan başka bir koltuğa geçmek demektir; bağlama göre başka bir yolcuyla yer değiştirmek anlamına da gelebilir. seats sözcüğünün çoğul ve artikelsiz kullanımı insanların oturduğu yerleri anlatır; ifade fiziksel koltukları değiştirmekten söz etmez. on a train yolculuğun tren içinde geçtiğini belirtir. Birinden doğrudan rica ederken Could we change seats? gibi kibar bir soru kullanmak, isteği kişisiz biçimde anlatmaktan daha doğaldır.
Alıştırma
Başka bir yolcudan sizinle yer değiştirmesini rica etmek istiyorsunuz. Hangi cümle doğaldır?
- Could we change seats?
- Could we change the seats?
- Could we change trains?
Cevabı göster
Could we change seats?
"Is it possible if we could change seats?" Ton ve niyet
1:00"Koltuklarımızı değiştirmemiz mümkün mü acaba?"
Is it possible if we could change...: dolaylı bir istek
Bu cümlede konuşan kişi, doğrudan koltuk değiştirmeyi emretmek yerine koltuk değiştirmenin mümkün olup olmadığını soruyor. Soru biçimi ve could kullanımı isteği daha temkinli gösterir ve karşı tarafa hayır deme alanı bırakır. Bu ifade konuşma içinde anlaşılır, ancak isteği yumuşatan birkaç unsur üst üste geldiği için biraz uzun duyulabilir. Kibar niyet açıktır, fakat genellikle daha basit bir yapı tercih edilir.
Alıştırma
Aynı dolaylı isteği ifade etmenin en özenli ve doğal yolunu seçin.
- Would it be possible for us to change seats?
- Is possible for we change seats?
- Would it possible if us could change seats?
Cevabı göster
Would it be possible for us to change seats?
Sorry, is it possible if I could use your pen for the day? Ton ve niyet
1:04Pardon, acaba bugünlük kaleminizi kullanmam mümkün mü?
Sorry, istekten önce kullanılan ifade
Bu cümlenin başındaki Sorry, asıl isteğe geçmeden önce kullanılan kibar bir yumuşatıcıdır. Konuşan kişinin sorusunun karşı tarafın sözünü kesebileceğini veya ona küçük bir yük getirebileceğini bildiğini gösterir. Buradaki Sorry, konuşan kişinin mutlaka yanlış bir şey yaptığı anlamına gelmez. Karşı tarafı isteği dinlemeye hazırlar ve başlangıcı daha az ani hâle getirir.
Alıştırma
Bu isteğin başındaki Sorry hangi işlevi görüyor?
- Konuşanın kalemi kırdığını kabul etmek
- Bir isteğin önünde kibar bir yumuşatıcı kullanmak
- Kalemi vermesi için karşı tarafa doğrudan emir vermek
Cevabı göster
Bir isteğin önünde kibar bir yumuşatıcı kullanmak
and the likelihood of them saying no increases, Kalıp ifadeler
1:14ve hayır deme ihtimalleri artıyorsa,
the likelihood of them saying no: bir olasılığı isimleştirmek
Burada the likelihood of them saying no, “onların hayır deme olasılığı” anlamına gelir. Likelihood bir isimdir; of + kişi veya şey + -ing olası olayı adlandırır. Them, saying eylemini yapan kişi olarak anlaşılır. The likelihood of them saying no isim grubunun tamamı increases fiilinin öznesidir. Bu yapı, olasılığın kendisini artabilen, azalabilen veya ölçülebilen bir şey olarak ele almanızı sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle likelihood of + kişi + -ing yapısını doğru kullanıyor?
- The likelihood of them arriving late has increased.
- The likelihood of they arriving late has increased.
- The likelihood of them to arrive late has increased.
Cevabı göster
The likelihood of them arriving late has increased.
"Sorry, I was wondering if it would be possible if I could
1:21"Affedersiniz, acaba şöyle yapmam mümkün olur muydu diye merak ediyordum...
uh "Sorry, I was wondering if it would be possible if Ton ve niyet
1:29ııı "Affedersiniz, acaba şöyle olması mümkün olur muydu diye merak ediyordum
Sorry, I was wondering if it would be possible if I could...: çok yumuşatılmış bir rica
Bu giriş, ricayı yumuşatan birkaç unsuru üst üste kullanır. Sorry, ricanın dinleyeni rahatsız edebileceğini kabul eder; I was wondering if bunu temkinli bir soru gibi sunar; it would be possible mümkün olup olmadığını sorar; could ise ricayı daha az doğrudan hâle getirir. Birlikte, konuşanın bu ricayı kabul etmenin zor olabileceğini bildiğini ve karşı tarafa reddetme alanı bıraktığını gösterirler. Was ve would biçimleri geçmiş zaman gibi görünür, fakat burada temel işlevleri ricayı geçmişe yerleştirmek değildir. Kibar bir mesafe yaratırlar. Doğaçlama konuşmada tekrarlanan if yan cümleleri anlaşılır; ancak başka durumlara aktarılacak ana fikir, rica diğer kişiye daha büyük bir yük getiriyorsa daha dolaylı konuşmaktır.
Alıştırma
Yöneticinizden önemli bir çalışma programı değişikliği istemeniz gerekiyor. Hangi rica hem kibar hem de açık yapılıdır?
- Let me work from home on Friday.
- I was wondering if it would be possible for me to work from home on Friday.
- I was wondering possible if could I work from home on Friday.
Cevabı göster
I was wondering if it would be possible for me to work from home on Friday.
get 5 days off: beş günlük izin almak
get 5 days off ifadesindeki get, işe veya okula beş gün gitmemek için izin ya da fırsat elde etmek anlamına gelir. Off burada çalışmamak veya derse gitmemek demektir; fiziksel bir hareketi anlatmaz. Kullanılabilir kalıp get + süre + off biçimindedir. Sayı ve zaman birimi off sözcüğünden önce gelir: get a day off, get two weeks off. Bu ifade tek başına iznin ücretli olup olmadığını belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi get ... off kalıbıyla tamamlayın. Onaylanan izin beş gün sürdü: My manager approved my request, so I was able to ____ in July.
Cevabı göster
get five days off
But this really needs to be for a big reason,
1:37Fakat bunun için gerçekten büyük bir sebep olmalı,
otherwise it would sound quite ridiculous. Dilbilgisi
1:40aksi takdirde kulağa oldukça saçma gelirdi.
otherwise it would sound quite ridiculous: hayal edilen bir sonuç
Otherwise, “bu koşul yerine getirilmezse” anlamına gelir. Buradaki koşul, böylesine ayrıntılı bir isteğin önemli bir nedene dayanmasıdır; önemli bir neden olmazsa bu ifade oldukça saçma görünürdü. “Koşul veya tavsiye; otherwise + would + sonuç” kalıbında would, zaten doğru olan bir gerçeği değil, hayal edilen bir sonucu sunar. Sound burada “bir izlenim vermek” demektir; bu yüzden sound ridiculous, dinleyene saçma gelmek anlamına gelir.
Alıştırma
Etkinlik özel olmazsa kostümün saçma görüneceğini anlatan cümle hangisidir?
- The costume needs to be for a special event; otherwise, it would look rather silly.
- The costume needs to be for a special event; therefore, it would look rather silly.
- The costume needs to be for a special event; however, it would look rather silly.
Cevabı göster
The costume needs to be for a special event; otherwise, it would look rather silly.
Sorry, I was wondering if it would be possible if
1:43Affedersiniz, acaba şöyle yapmam mümkün olur muydu diye merak ediyordum
I could borrow your pen just for a moment, if that's okay? Ton ve niyet
1:48sakıncası yoksa kaleminizi bir süreliğine ödünç alabilir miyim acaba?"
just for a moment: ricayı kısa bir süreyle sınırlama
just for a moment ifadesinde just “yalnızca”, for a moment ise “çok kısa bir süre için” demektir. Ödünç alma eyleminin kısa süre önce gerçekleştiği anlamına gelmez. Bu ifade bir ricaya eklendiğinde, süreyi kısaltarak istenen iyiliğin küçük görünmesini sağlar. Karşı tarafı rahatlatır, ancak onun hayır deme seçeneğini ortadan kaldırmaz.
Alıştırma
Hangi cümle şarj aletine yalnızca kısa bir süre için ihtiyacınız olduğunu kibarca söyler?
- I borrowed your charger a moment ago.
- Could I borrow your charger in a moment?
- Could I borrow your charger just for a moment?
Cevabı göster
Could I borrow your charger just for a moment?
if that's okay?: karşı tarafın izin verip vermediğini sorma
Burada that az önce yapılan ricayı, okay ise “senin için kabul edilebilir” anlamını taşır. Bu nedenle sondaki if that's okay? bir bilginin doğru olup olmadığını değil, karşı tarafın kabul edip etmediğini sorar. Sonda kullanıldığında, karşı tarafa reddetme veya başka bir seçenek önerme fırsatı vererek ricayı daha az zorlayıcı hâle getirir.
Alıştırma
Hangi cümle önerilen bir eylemi karşı tarafın kabul edip etmediğini kontrol etmek için if that's okay kullanır?
- Is the window open, or is it closed?
- I opened the window because the room was warm.
- Could I open the window, if that's okay?
Cevabı göster
Could I open the window, if that's okay?
So remember to consider how big the request is, Anlatım akışı
1:55Bu yüzden ricanın ne kadar büyük olduğunu,
and the likelihood of them saying no.
2:00ve hayır deme ihtimallerini göz önünde bulundurmayı unutmayın.
So remember to consider...: özet işareti ve üç maddelik kontrol listesi
Cümle başındaki So, konuşmacının önceki örneklerden uygulanabilir bir sonuç çıkardığını gösterir. Remember to consider ise bu sonucu, bir istekte bulunmadan önce nelerin kontrol edilmesi gerektiğini hatırlatan bir ifadeye dönüştürür. Birbirine paralel üç bölüm bir kontrol listesi oluşturur: isteğin büyüklüğü, konuşulan kişi ve reddedilme olasılığı. Özet işareti ile paralel etkenleri birleştiren bu yapı, örneklerden kullanılabilir bir kurala geçiş sağlar.
Alıştırma
Bu cümle açıklamada hangi görevi yerine getiriyor?
- Önceki örnekleri özetler ve göz önünde bulundurulacak üç etken verir.
- Önceki cümlenin telaffuzunu düzeltir.
- Üç kişi hakkında konuyla ilgisiz bir hikâye başlatır.
Cevabı göster
Önceki örnekleri özetler ve göz önünde bulundurulacak üç etken verir.
Make your sentence long or short depending on that. Kalıp ifadeler
2:02Cümlenizi buna göre uzun veya kısa yapın.
depending on that: bir seçimi önceki koşula bağlamak
Depending on that, seçimin az önce belirtilen koşula göre değiştiği anlamına gelir. Burada Make your sentence long or short ifadesine eklenir ve uzunluk seçiminin dayandığı koşulu belirtir. That, önceki cümledeki üç etkeni tek bir koşullar bütünü olarak gösterir. Yeniden kullanılabilen seçim veya eylem + depending on + koşul yapısında bu ifade, kararın neye dayandığını açıklar.
Alıştırma
Cümleyi derste vurgulanan ifadenin aynısıyla tamamla: The event may be formal or casual. Make your invitation longer or shorter ____.
Cevabı göster
depending on that
Uh sorry, I was wondering if it would be possible if
2:07Iıı affedersiniz, acaba şöyle yapmanız mümkün olur muydu diye merak ediyordum
and maybe you could also subscribe to the channel? Ton ve niyet
2:16ve belki kanala abone de olabilirsiniz?
maybe you could also subscribe: Kibarca bir ek ricada bulunmak
Maybe you could also subscribe, önceki ricaların ardından bir rica daha ekler. Also, subscribe eyleminin ek bir eylem olduğunu gösterir. Burada maybe ve could ricayı yumuşatır. Maybe esas olarak bir olgudan emin olunmadığını göstermez; could ile birlikte ricayı isteğe bağlı ve emirden daha az doğrudan gösterir.
Alıştırma
subscribe sözcüğünü ve maybe + you + could + also kalıbını kullanarak ek ricayı tamamlayın: Thanks for sharing the post; ____ to the newsletter.
Cevabı göster
maybe you could also subscribe