Doğum günü pastaları ⏲️ 6 Minute English: İngilizce çalışma notları

BBC Learning English

Öğrenme zorluğu
854 kelime 151 kel/dk

Video özeti: Bu bölüm, Britanya’daki doğum günü pastalarının ev yapımı ikramlardan kişiye özel yenilebilir sanat eserlerine nasıl dönüştüğünü inceliyor. Mary Berry taze lezzeti ve sadeliği tercih ederken Adam Cox, müşterilerinin ilgi alanlarından yararlanarak akılda kalıcı tasarımlar hazırlıyor ve beklentilerin ötesine geçiyor. Program ayrıca Birleşik Krallık’ta doğumların en çok eylül ayında gerçekleştiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. blowing out the candles, and making a wish. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Mumları üfleme ve dilek tutmanın tanıdık bir doğum günü ritüelini oluşturan iki eylem olduğunu fark ederek pasta, mum, dilek ve kutlama içeren konuşmaları ve medya sahnelerini anlayabilirsiniz. 2. when it comes to birthday cakes, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir görüşün konusunu veya değerlendirme ölçütünü karşılaştırmadan önce belirlemek için bu çerçeveyi kullanın; böylece lezzet ile süsleme örneğinde olduğu gibi hangi açıdan söz ettiğinizi açıkça gösterebilirsiniz. 3. go above and beyond — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Normalde beklenenden daha fazla çaba göstermeyi anlatan bu deyimi anlayıp özellikle olağanüstü bir işi, hizmeti veya müşteriyle ilgilenme biçimini överken kullanabilirsiniz.

Bu derste

6 Minute English from bbclearningenglish.com.

0:01

bbclearningenglish.com'dan 6 Minute English.

Hello, this is 6 Minute English from BBC Learning English.

0:07

Merhaba, bu BBC Learning English'ten 6 Minute English.

I'm Neil.

0:11

Ben Neil.

And I'm Beth.

0:11

Ve ben Beth.

Happy birthday to you.

0:13

İyi ki doğdun.

Happy birthday to you.

0:15

İyi ki doğdun.

Happy birthday dear Neil.

0:17

İyi ki doğdun sevgili Neil.

Happy birthday to you.

0:20

İyi ki doğdun.

Um thank you, Beth,

0:22

Şey teşekkürler, Beth,

but it's not my birthday.

0:25

ama bugün benim doğum günüm değil.

I know,

0:27

Biliyorum,

but this program is all about birthdays

0:28

ama bu program tamamen doğum günleri hakkında,

or birthday cakes to be precise. Anlatım akışı

0:31

daha doğrusu doğum günü pastaları hakkında.

Anlatım akışı

to be precise: genel bir ifadeyi daha kesin hâle getirmek

To be precise, “daha kesin söylemek gerekirse” anlamında kullanılan bir söylem belirtecidir. Bu cümlede birthdays geniş konuyu, birthday cakes ise daha dar ve kesin açıklamayı gösterir. İlk ifade yanlış olmadığında ama daha belirli bir düzeltme veya ayrıntı gerektiğinde kullanılır. Kesin bilgiden önce ya da özgün cümledeki gibi kesin bilgiden sonra gelebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede “to be precise” genel bir ifadeyi daha kesin hâle getirmek için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. We're staying in northern France—in Lille, to be precise.
  2. To be precise, perhaps it will rain tomorrow.
  3. The game was exciting, to be precise, and everyone cheered.
Cevabı göster

We're staying in northern France—in Lille, to be precise.

Ah, yes.

0:33

Ah, evet.

The highlight of any birthday party is the birthday cake, Kalıp ifadeler

0:35

Herhangi bir doğum günü partisinin en önemli anı doğum günü pastasıdır,

Kalıp ifadeler

the highlight of ...: bir etkinliğin en güzel kısmı

The highlight of an event, bir etkinliğin en heyecan verici, keyifli veya unutulmaz kısmıdır. Burada doğum günü pastası, insanların partide en çok beklediği bölüm olarak sunulur. the highlight of + etkinlik, gezi, gün veya dönem kalıbını kullanın. The highlight en önemli tek anı, a highlight ise özellikle güzel birkaç bölümden birini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle, havai fişeklerin festivalin en güzel kısmı olduğunu doğal biçimde anlatır?

  1. The fireworks were the highlight from the festival.
  2. The fireworks were the highlight to the festival.
  3. The fireworks were the highlight of the festival.
Cevabı göster

The fireworks were the highlight of the festival.

blowing out the candles, Kültür

0:38

mumları üflemek

and making a wish.

0:40

ve bir dilek tutmaktır.

Kültür

blowing out the candles ... making a wish: doğum gününde mumları üflemek ve dilek tutmak

Bir doğum günü kutlamasında blowing out the candles, pastanın üzerindeki mumları nefesle söndürmek; making a wish ise istenen bir şeyin gerçekleşmesini içinden dilemek demektir. Bu iki hareket birlikte bilinen bir doğum günü geleneğini anlatır. Make a wish kalıplaşmış bir ifadedir; buradaki make, fiziksel olarak bir şey üretmek anlamına gelmez. Temel biçimler blow out the candles ve make a wish şeklindedir. Blowing ve making, eylemleri sürerken ya da birer etkinlik olarak gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle bu doğum günü geleneğini doğal biçimde anlatır?

  1. Ruby made a wish and blew out the candles.
  2. Ruby built a wish and blew out the candles.
  3. Ruby made a wish and switched off the candles.
Cevabı göster

Ruby made a wish and blew out the candles.

Right,

0:41

Doğru,

but things have changed a lot from the days Anlatım akışı

0:42

fakat çoğu doğum günü pastasının ev yapımı olduğu,

when most birthday cakes were homemade, Kelime

0:45

evde yapıldığı

made at home,

0:48

ve dükkandan satın alınmadığı

and not bought from a shop.

0:49

günlerden bu yana çok şey değişti.

Anlatım akışı

things have changed a lot from the days when ...: geçmişle bugünü karşılaştırmak

Things have changed a lot önce dinleyiciye şimdiki durumun çok farklı olduğunu söyler. Ardından from the days when geçmişe ait bir zaman çerçevesi açar ve when yan cümlesi, şimdiki durumla karşılaştırılacak eski durumu verir. Have changed biçimindeki present perfect, daha önceki değişimi şimdiki duruma bağlar. Bu yapı önce artık durumun farklı olduğunu söyler, ardından eskiden nasıl olduğunu ekleyerek bilgiyi düzenler.

Alıştırma

Hangi cümle bu yapıyı geçmişle bugünü karşılaştırmak için kullanır?

  1. Things have changed a lot from the days when children took photos with film cameras.
  2. Children took photos with film cameras because things have changed a lot.
  3. Things have changed a lot while children are taking photos today.
Cevabı göster

Things have changed a lot from the days when children took photos with film cameras.

Kelime

homemade: mağazadan hazır alınmak yerine evde yapılan

Homemade, bir şeyin mağazadan hazır alınmak yerine evde yapıldığını belirten bir sıfattır. Cümledeki made at home ve not bought from a shop ifadeleri bu sözcüğü doğrudan açıklar. Genellikle pasta, ekmek veya reçel gibi yiyecekleri anlatır. Bir şeyin kaynağını ya da yapıldığı ortamı belirtir; mutlaka daha lezzetli veya profesyonel olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir arkadaş kurabiyeleri satın almak yerine kendi mutfağında pişirdi. Bunu en açık biçimde hangi cümle anlatır?

  1. The cookies are handmade.
  2. The cookies are homemade.
  3. The cookies are store-bought.
Cevabı göster

The cookies are homemade.

Nowadays,

0:51

Günümüzde

many birthday cakes are works of art, Deyimler

0:52

birçok doğum günü pastası birer sanat eseri;

Deyimler

works of art: güzel yapılmış şeyler için bir benzetme

A work of art, kelime anlamıyla “bir sanat eseri” demektir. Burada works of art bir benzetmedir: Pastalar o kadar güzel, yaratıcı ve ustalıkla süslenmiştir ki sıradan yiyecekler değil, sanat eserleri gibi görünürler. Tek bir şey için a work of art, birden fazla şey için works of art kullanılır. Buradaki many birthday cakes çoğul olduğu için works gerekir.

Alıştırma

Güzel yapılmış tek bir kutuyu övmek için bu benzetmeyi doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The carved wooden box is a work of art.
  2. The carved wooden box does a work of art.
  3. The carved wooden box is works of art.
Cevabı göster

The carved wooden box is a work of art.

extravagant edible creations Kelime

0:55

doğum gününü kutlayan kişiyi temsil edecek şekilde

designed and decorated to represent the person celebrating their birthday. Dilbilgisi

0:57

tasarlanmış ve süslenmiş abartılı yenebilir yaratımlar.

Kelime

extravagant edible creations: yenebilen gösterişli eserler

Extravagant, alışılmadık derecede ayrıntılı, gösterişli veya pahalı bir şeyi anlatır; ses tonuna göre aşırılık anlamı da taşıyabilir. Edible, bir şeyin yenebileceğini belirtir. Creations ise bu nesneleri sıradan yiyecekler yerine hayal gücüyle yapılmış eserler olarak sunar. Extravagant edible creations, ayrıntılı yemek sanatını daha gösterişli ve hayranlık uyandıran bir dille anlatır. Edible tat hakkında bilgi vermez; bu nedenle ifade, eserlerin mutlaka lezzetli olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Extravagant edible creations ifadesine en uygun açıklama hangisidir?

  1. Lezzetli olduğu kesin olan sade yiyecekler.
  2. Yenebilen, ayrıntılı ve gösterişli eserler.
  3. Kesinlikle yenmemesi gereken süs eşyaları.
Cevabı göster

Yenebilen, ayrıntılı ve gösterişli eserler.

Dilbilgisi

designed and decorated to represent: tasarımı ve amacı ifade etmek

Designed ve decorated, birbirine bağlanmış iki geçmiş zaman ortacıdır. Burada önceki creations sözcüğünü edilgen biçimde açıklarlar: eserler tasarlanmış ve süslenmiştir. Kısaltılmış isim öbeği biçiminde bu yapı creations that were designed and decorated olarak düşünülebilir. To represent amaç bildiren bir mastardır; tasarlama ve süslemenin neden yapıldığını açıklar. Kullanılabilir kalıp X is/was designed and decorated to + fiilin yalın hâlidir. Örneğin was designed and decorated to represent a theme denebilir.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyi kullanarak yeni cümleyi tamamlayın: The museum gallery was ____ a Victorian classroom.

Cevabı göster

designed and decorated to represent

In this program, Anlatım akışı

1:03

Bu programda,

we'll be hearing from two bakers,

1:04

iki fırıncıyı dinleyeceğiz;

a famous TV chef

1:06

biri basit ama lezzetli pastalar yapan

Anlatım akışı

In this program, we'll be hearing from... ile konuşmacıları önceden tanıtmak

In this program, ardından gelecek içeriğin çerçevesini belirler. We'll be hearing from, konuşacak, röportaj verecek veya görüşlerini paylaşacak kişileri önceden tanıtarak dinleyiciye programın nasıl ilerleyeceğini gösterir. Burada hear from someone, yalnızca birinin sesini duymak değil, o kişinin söylediklerini veya görüşlerini dinlemek anlamına gelir. Gelecek zamanda süreklilik yapısı we'll be hearing, bu katkıyı programın planlanmış bir bölümü olarak sunar.

Alıştırma

Bir yaban hayatı fotoğrafçısı podcast'e konuk olarak katılıp konuşacak. Hangi açılış bu konuğu doğru biçimde tanıtır?

  1. On today's podcast, we'll be hearing about a wildlife photographer.
  2. On today's podcast, we'll be hearing from a wildlife photographer.
  3. On today's podcast, we'll be listening from a wildlife photographer.
Cevabı göster

On today's podcast, we'll be hearing from a wildlife photographer.

who bakes simple but tasty cakes,

1:07

ünlü bir televizyon şefi,

and another who's designed personalized birthday cakes for celebrities, Kelime

1:09

diğeri ise ünlüler için kişiye özel doğum günü pastaları tasarlayan biri,

Kelime

personalized birthday cakes: belirli bir kişi için yapılan doğum günü pastaları

Personalized birthday cakes, belirli bir doğum günü sahibi için tasarlanmış veya süslenmiş pastalardır; örneğin kişinin adı, ilgi alanları veya sevdiği tema kullanılabilir. Personalized, herkes için aynı standart tasarımın kullanılmadığını, pastanın o kişiye göre uyarlandığını gösterir. Aktarılabilir kalıp personalized + isim şeklindedir: isim, kişiye göre uyarlanan şeyi belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle belirli bir kişi için özelleştirilmiş bir ürünü açıkça anlatır?

  1. She bought the same plain backpack as everyone else.
  2. She borrowed Leo's personal backpack for the afternoon.
  3. She ordered a personalized backpack with Leo's name on it.
Cevabı göster

She ordered a personalized backpack with Leo's name on it.

including Arnold Schwarzenegger.

1:14

ki aralarında Arnold Schwarzenegger de var.

And as usual, Kalıp ifadeler

1:16

Ve her zamanki gibi,

we'll be learning some useful new vocabulary as well.

1:18

yararlı bazı yeni kelimeler de öğreneceğiz.

Kalıp ifadeler

as usual: bu sefer de alışılmış düzen

As usual, bu sefer olanın tanıdık ya da beklenen düzene uyduğunu belirtir. Burada yeni kelimeler öğrenmenin programın düzenli bir parçası olduğunu gösterir. Bir cümleciğin başında, çoğu zaman tüm olay hakkında kısa bir yorum işlevi görür ve ardından virgül gelir. Bu durumu da normal düzenin bir başka örneği olarak sunar.

Alıştırma

Hangi cümle Mia'nın bugün erken gelmesinin her zamanki düzenine uyduğunu söylüyor?

  1. Today was the first time Mia arrived early.
  2. As usual, Mia arrived ten minutes early today.
  3. Mia usually arrives early, but she was late today.
Cevabı göster

As usual, Mia arrived ten minutes early today.

Sounds good.

1:21

Kulağa harika geliyor.

But first, Anlatım akışı

1:22

Ama önce,

I have a question for you, Neil.

1:23

sana bir sorum var Neil.

Anlatım akışı

But first: önce yapılacak bir adım eklemek

But first, planlanan sırada bir değişiklik olduğunu gösterir: konuşmacı, az önce sözü edilen ana konuya veya eyleme geçmeden önce şimdi yapılacak başka bir adım ekler. Bu cümlede soru, program devam etmeden önce gelir. But, sırada beklenen şeyden başka bir yöne dönüldüğünü; first ise sıralamayı gösterir. Bu ifade, dinleyenin yapıyı takip etmesine ve ana etkinliğin daha sonra devam edeceğini anlamasına yardımcı olur.

Alıştırma

Hangi cümle, duyurulan etkinlikten önce bir adım eklemek için But first ifadesini kullanıyor?

  1. We usually bake on Saturday mornings.
  2. We washed our hands after we finished baking.
  3. We'll start baking soon. But first, wash your hands.
Cevabı göster

We'll start baking soon. But first, wash your hands.

Everyone looks forward to their birthday, Öbek fiiller

1:25

Herkes doğum gününü dört gözle bekler,

Öbek fiiller

looks forward to ...: olumlu bir beklentiyi anlatmak

Looks forward to, bir şeyin gerçekleşmesini olumlu bir beklentiyle beklemek anlamına gelir. Bu cümlede herkes doğum gününün gelmesini sadece tahmin etmiyor; doğum gününü sabırsızlıkla bekliyor. Buradaki to bir edattır; bu yüzden ardından their birthday adlı isim öbeği gelir. Aynı yapı zamirle veya -ing biçimiyle de kullanılabilir: look forward to it ve look forward to seeing you.

Alıştırma

Cümleyi receive fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: We look forward to ____ your application。

Cevabı göster

receiving

especially if there's cake.

1:28

özellikle de pasta varsa.

But according to the UK's Office for National Statistics, Notlar

1:29

Peki Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi'ne göre,

which is the most common month to be born? Dilbilgisi

1:34

doğumların en çok olduğu ay hangisidir?

Anlatım akışı

according to ...: bilgi kaynağı belirtmek

According to, ardından gelen bilgiyi destekleyen kişiyi, kurumu, belgeyi veya veri kaynağını belirtir. Bu soruda konuşmacı, en yaygın doğum ayıyla ilgili bilginin kaynağı olarak Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisini gösteriyor. Bu ifade, bilginin konuşmacının dayanaksız kişisel iddiası değil, başka bir kaynaktan aktarılan bilgi olduğunu belirtir. Ancak tek başına, konuşmacının kaynağın bütün sonuçlarına katıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bilgiyi açıkça bir kaynağa dayandıran cümleyi seçin.

  1. According to the museum guide, the painting was made in 1890.
  2. In my opinion, the painting was made in 1890.
  3. The painting was made in 1890, and I like its colors.
Cevabı göster

According to the museum guide, the painting was made in 1890.

Kültür

the UK's Office for National Statistics: Birleşik Krallık'ın ulusal istatistik kurumu

Office for National Statistics (ONS), Birleşik Krallık'ın ulusal istatistik kurumudur. Nüfus, ekonomi ve toplum hakkında resmî veriler yayımlar. Cümledeki the UK's, bunun Birleşik Krallık'a ait bir kurum olduğunu gösterir; kurumun resmî adı Office for National Statistics'tir. Kurumun adını according to ifadesinden sonra vermek, bilginin nereden geldiğini açıklar. Böylece soru kişisel bir tahmine değil, resmî verilere dayanıyormuş gibi anlaşılır; ancak kurumun adı tek başına cevabı vermez.

Alıştırma

Cümlede Birleşik Krallık'ın Office for National Statistics kurumu neden anılıyor?

  1. Doğum günü pastası satan bir mağazanın adını vermek
  2. Sorunun dayandığı resmî kaynağı belirtmek
  3. Konuşanın en sevdiği doğum ayını göstermek
Cevabı göster

Sorunun dayandığı resmî kaynağı belirtmek

Dilbilgisi

the most common month to be born: insanların en çok doğduğu ay

Which, dinleyenden bir ay seçmesini ister. The most common month ifadesi, doğum istatistiklerinde en sık görülen ayı sormak için most common üstünlük yapısını kullanır. Burada common, “sıradan” değil, “en sık gerçekleşen” anlamındadır. To be born, month sözcüğünü niteleyen edilgen bir mastardır: insanlar belirli bir ayda doğar. İfade bir bütün olarak “doğumların en sık gerçekleştiği ay” demektir. the most common + isim + to be + geçmiş zaman ortacı yapısı tekrarlanan olayları anlatabilir; isim, eylemden etkilenen şeyi veya olayla bağlantılı zamanı ya da yeri gösterebilir.

Alıştırma

İstatistik sorusunu tamamlamak için see fiilinin edilgen mastar biçimini kullanın: What is the most common bird ____ in city parks?

Cevabı göster

to be seen

Is it A, March,

1:37

A, Mart mı,

B, July, or C, September?

1:39

B, Temmuz mu, yoksa C, Eylül mü?

Hmm,

1:42

Hmm,

that's an interesting question,

1:43

bu ilginç bir soru

and I'm going to guess it's September. Ton ve niyet

1:44

ve sanırım Eylül diye tahmin edeceğim.

Ton ve niyet

I'm going to guess: emin olmadan cevap vermek

I'm going to guess, konuşanın emin olmadığı bir cevabı söylemeden önce kullanılır. Dinleyiciye it’s September ifadesinin doğrulanmış bir gerçek değil, bir tahmin olduğunu gösterir. Kalıp, I'm going to guess + tam bir cümle şeklindedir. Buradaki going to, konuşanın sıradaki hareketinin bir tahminde bulunmak olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, emin olmadığı hâlde bir tahmin sunan konuşana en uygundur?

  1. I checked the label, so I know the blue box has the prize.
  2. The blue box definitely has the prize, and I can prove it.
  3. I'm going to guess the blue box has the prize.
Cevabı göster

I'm going to guess the blue box has the prize.

Okay, Neil.

1:47

Tamam Neil.

I'll reveal the answer at the end of the program. Kalıp ifadeler

1:48

Cevabı programın sonunda açıklayacağım.

Kalıp ifadeler

reveal the answer: gizli bir cevabı açıklamak

Reveal the answer, gizlenmiş, açıklanması ertelenmiş veya henüz bilinmeyen bir cevabı açıklamak demektir. Reveal, duyuruya bir keşif hissi verir ve merak yaratabilir. Bu cümlede cevap programın sonuna kadar bilinmiyor. Aynı reveal + bilgi kalıbı reveal the result ve reveal the winner ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Bir sunucu cevabı gizli tutmuş ve son turun ardından açıklayacak. En doğal cümle hangisidir?

  1. The host will reveal the answer after the final round.
  2. The host will give the answer to each contestant at the start.
  3. The host will say the answer while everyone is still voting.
Cevabı göster

The host will reveal the answer after the final round.

One of Britain's best-loved cake bakers is Dame Mary Berry. Notlar

1:52

İngiltere'nin en sevilen pasta ustalarından biri Dame Mary Berry'dir.

Kelime

best-loved: halkın güçlü sevgisi

Best-loved, “birçok kişi tarafından sevilen” ya da “en içten sevilenler arasında olan” anlamına gelen, kısa çizgili birleşik bir sıfattır. Birinin yalnızca tanınmış olduğunu söylemez; halkın o kişiye duyduğu güçlü sevgiyi vurgular. one of Britain's best-loved cake bakers ifadesinde best-loved, çoğul cake bakers ad öbeğini niteler. one of + bir grubun iyelik biçimi + üstünlük sıfatı + çoğul ad kalıbı, bir kişiyi öne çıkan bir grubun içine yerleştirir; onun tek başına en sevilen pasta ustası olduğunu iddia etmez.

Alıştırma

Cümleyi “birçok kişi tarafından içtenlikle sevilen” anlamındaki kısa çizgili sıfatla tamamlayın: The museum is one of the city's ____ family attractions.

Cevabı göster

best-loved

Kültür

Dame Mary Berry: Britanya onur unvanı Dame

Dame, bu unvana layık görülmüş bir kadına verilen resmî bir Britanya onur unvanıdır. Genel olarak Sir unvanının kadın karşılığıdır. Dame Mary Berry ifadesinde ad ve soyadın önünde yer alır; kişinin gerçek adının bir parçası değildir. Mary Berry, tanınmış bir Britanyalı pasta ustası, yazar ve televizyon sunucusudur. Buradaki Dame, resmî olarak takdir edildiğini ve toplumdaki saygınlığını gösterir; pastacılıktaki mesleğini anlatmaz.

Alıştırma

Dame Mary Berry ifadesindeki Dame ne anlama gelir?

  1. Onun adıdır.
  2. Bir pastaneye sahip olduğu anlamına gelir.
  3. Adının önüne getirilen resmî bir Britanya onur unvanıdır.
Cevabı göster

Adının önüne getirilen resmî bir Britanya onur unvanıdır.

Here,

1:57

Burada,

she describes her perfect birthday cake

1:57

BBC Radio 4'ün The Food Program adlı yayınında

to BBC Radio 4's The Food Program.

2:00

kendi mükemmel doğum günü pastasını anlatıyor.

My perfect cake would be

2:03

Benim mükemmel pastam

uh something in lemon Kelime

2:07

şey, limonlu

or orange because those are my favorite flavors.

2:09

ya da portakallı bir şeyler olurdu, çünkü en sevdiğim tatlar onlar.

Kelime

something in lemon or orange: in bir aroma seçeneğini belirtir

something in lemon or orange ifadesinde in, hayal edilen aroma seçeneğini, yani limonlu veya portakallı bir pastayı belirtir. Fiziksel bir konumu anlatmaz. Aynı ürün farklı aroma, renk, boyut veya stillerde sunulduğunda in bu şekilde kullanılabilir; this in chocolate ve the shirt in blue buna örnektir. Buradaki something, bağlamdan anlaşılan bir pasta türünü temsil eder.

Alıştırma

Vanilyayı mevcut bir aroma seçeneği olarak gösteren edatla cümleyi tamamlayın: Does this ice cream come ____ vanilla?

Cevabı göster

in

I don't mind how higgledy-piggledy it is. Kelime

2:12

Ne kadar 'higgledy-piggledy' (karmakarışık) olduğu umurumda değil.

Kelime

higgledy-piggledy: dağınıklığı eğlenceli biçimde anlatmak

Higgledy-piggledy, bir şeylerin açık bir düzen olmadan karışık ve dağınık biçimde yerleştirildiğini anlatır. how higgledy-piggledy it is ifadesindeki how, dağınıklığın derecesini belirtirken I don't mind konuşanın bunu kabul ettiğini gösterir. Bu sözcük düzensizliği anlatır; mutlaka kir, hasar veya çirkinlik anlamına gelmez. Hareketli kafiyesi anlatıma eğlenceli bir hava verir.

Alıştırma

Hangi durum doğal olarak higgledy-piggledy diye tanımlanabilir?

  1. Paltolar hiçbir belirgin düzen olmadan sandalyelerin üzerine yığılmış.
  2. Temiz bir bardak tek başına duruyor.
  3. Kitaplar boylarına göre düzgünce sıralanmış.
Cevabı göster

Paltolar hiçbir belirgin düzen olmadan sandalyelerin üzerine yığılmış.

Doesn't take a long time to do, Kalıp ifadeler

2:15

Yapması uzun zaman almayan

but beautifully fresh Kalıp ifadeler

2:17

ama harika derecede taze

and uh beautifully flavored.

2:19

ve şey, harika bir şekilde lezzetlendirilmiş olan.

Kalıp ifadeler

take a long time to do: bir işin çok zaman gerektirdiğini söylemek

take + süre + to + fiil kalıbı, bir işin ne kadar zamana ihtiyaç duyduğunu belirtir. take a long time to do, bağlamdan anlaşılan işi yapmanın çok zaman gerektirdiği anlamına gelir; örnekteki doesn't ifadeyi olumsuz yapar: çok zaman gerekmez. Başlangıç, öznesi bağlamdan anlaşılan bir konuşma parçasıdır. Burada It söylenmemiştir: Tam biçim It doesn't take a long time to do olur. do ise daha önce konuşulan işin yerini tutar.

Alıştırma

Cümleyi 'çok zaman gerektirir' anlamındaki hedef take ifadesiyle tamamlayın: This puzzle will ____ to finish.

Cevabı göster

take a long time

Kalıp ifadeler

beautifully fresh ... beautifully flavored: yiyecek kalitesini övmek

Burada beautifully olumlu bir değerlendirmeyi güçlendirir; yiyeceğin görünüşünün güzel olduğu anlamına gelmez. beautifully fresh yiyeceğin ne kadar taze olduğunu över, beautifully flavored ise lezzetinin ne kadar iyi oluşturulduğunu veya dengelendiğini över. Olumlu nitelik bildiren sözcüklerle beautifully, very sözcüğünden daha sıcak ve beğeni dolu gelebilir. Bu niteliğin özellikle hoş olduğunu anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede beautifully, örnekteki gibi yiyeceğin görsel olmayan bir niteliğini övmek için kullanılmıştır?

  1. The soup is beautifully seasoned.
  2. The chef decorated the cake beautifully.
  3. The menu has a beautiful cover.
Cevabı göster

The soup is beautifully seasoned.

Simple.

2:21

Basit.

Mary Berry thinks a simple birthday cake is best.

2:23

Mary Berry, basit bir doğum günü pastasının en iyisi olduğunu düşünüyor.

She doesn't mind if the decoration

2:27

Süslemenin

is higgledy-piggledy,

2:29

'higgledy-piggledy'

mixed up,

2:30

yani birbirine karışmış

and in no particular order.

2:31

ve belli bir düzende olmamasını umursamıyor.

Yes, when it comes to birthday cakes, Anlatım akışı

2:33

Evet, konu doğum günü pastaları olduğunda,

flavor is more important Dilbilgisi

2:35

Dame Mary Berry için lezzet

than decoration for Dame Mary Berry.

2:37

süslemeden daha önemlidir.

Anlatım akışı

when it comes to birthday cakes: konuyu belirlemek

“When it comes to birthday cakes”, ardından gelen görüşün konu alanını belirler. Burada “doğum günü pastalarından söz ederken” veya “doğum günü pastaları söz konusu olduğunda” anlamındadır; birinin ne zaman geldiğini anlatmaz. Tekrar kullanılabilen kalıp when it comes to + isim, zamir veya -ing biçimidir. “when it comes to choosing a cake” ifadesinde to bir edattır; bu nedenle choose, choosing biçimine dönüşür.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrendiğiniz, konuyu belirten ifadenin aynısıyla tamamlayın: ____ choosing a school, location matters.

Cevabı göster

When it comes to

Dilbilgisi

flavor is more important than decoration: öncelikleri karşılaştırmak

“Flavor is more important than decoration” iki özelliği karşılaştırır ve lezzeti daha yüksek bir önceliğe yerleştirir. A + be + more important than + B kalıbı, iki etkenden hangisinin daha öncelikli olduğunu belirtir. Bu, süslemenin hiç değeri olmadığı anlamına gelmez; yalnızca bu karşılaştırmada lezzetin daha önemli olduğunu söyler. Important sözcüğünün karşılaştırma biçimi more ile kurulduğu için importanter değil, more important kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi, rahatlığı hızdan daha öncelikli gösteren karşılaştırma ifadesiyle tamamlayın: For this trip, comfort is ____ speed.

Cevabı göster

more important than

But now,

2:40

Ama şimdi,

a new generation of bakers Kalıp ifadeler

2:40

yeni nesil fırıncılar

is making cakes in a totally different way.

2:42

pastaları tamamen farklı bir şekilde yapıyor.

Kalıp ifadeler

a new generation of bakers: değişim getiren daha yeni bir grup

Bu cümlede a new generation of bakers, fikirleri ve yöntemleri alanın değiştiğini gösteren daha yeni bir pastacı grubunu ifade eder. Pastacıların hepsinin tam olarak aynı yaşta olması gerekmez. Kalıp, a new generation of + çoğul isim şeklindedir; örneğin bakers veya phones kullanılabilir. Ana isim generation tekildir, bu nedenle burada tekil bir fiil alır: a new generation ... is making.

Alıştırma

Cümleyi a new generation of ile tamamlayın: ____ engineers is designing safer robots.

Cevabı göster

A new generation of

The cakes Adam Cox makes

2:46

Adam Cox'un

in his East London bakery

2:48

Doğu Londra'daki fırınında yaptığı pastalar

are truly fantastic-looking creations. Kelime

2:50

gerçekten olağanüstü görünümlü yaratımlar.

Kelime

truly fantastic-looking creations: sıfat + -looking

Fantastic-looking, “harika görünen” anlamına gelen birleşik bir sıfattır. Görünüşlerini anlatmak için creations sözcüğünden önce gelir. Truly ise övgüyü güçlendirir. Bir kişinin veya nesnenin görünüşünün bıraktığı izlenimi anlatmak için sıfat + -looking yapısı kullanılabilir: strange-looking, healthy-looking ve expensive-looking. Bu yapı, bir şeyin gerçekte ne olduğundan çok nasıl göründüğünü anlatır.

Alıştırma

looks strange ifadesini isimden önce gelen birleşik bir sıfata dönüştürün: They found a ____ shell on the beach.

Cevabı göster

strange-looking

Here's Adam speaking to BBC Radio 4's The Food Program.

2:54

İşte Adam, BBC Radio 4'ün The Food Program yayınında konuşuyor.

I get asked to do all sorts. Notlar

2:59

Benden her çeşit ('all sorts') şeyi yapmam isteniyor.

Dilbilgisi

I get asked to do: konuşma dilindeki get edilgeni

I get asked to do ifadesinde get + asked edilgen bir yapı kurar: başka kişiler konuşandan bazı şeyler yapmasını ister. Asked geçmiş zaman ortacıdır ve to do istenen eylemi başlatır. Burada geniş zamandaki get asked, bir şeyin tekrarlanarak ya da alışılmış biçimde gerçekleştiğini anlatır. Odak, isteği kimin yaptığına değil, konuşanın başına ne geldiğine yönelir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki get edilgeniyle tamamlayın: At school events, I often ____ take photos.

Cevabı göster

get asked to

Kalıp ifadeler

all sorts: birçok farklı türde şey

Burada all sorts, birçok farklı türde şey veya etkinlik demektir. Birden fazla tür kastedildiği için sorts çoğuldur. Do'dan sonra all sorts tek başına kullanılabilir: dinleyen kişi bağlamdan things veya jobs gibi söylenmemiş bir ismi anlar. İsim açıkça söylendiğinde yapı all sorts of + isim olur.

Alıştırma

Hangi cümle, nesnelerin adını söylemeden çekmecede birçok farklı türde şey bulunduğunu doğal biçimde anlatır?

  1. The drawer contains all sorts.
  2. The drawer contains all sort.
  3. The drawer contains all sorts of.
Cevabı göster

The drawer contains all sorts.

Like my my customers and clients are

3:00

Mesela, müşterilerim

very generous with the leeway Kalıp ifadeler

3:03

bana tanıdıkları serbestlik ('leeway') konusunda

that they give me

3:06

çok cömertler

Kalıp ifadeler

very generous with the leeway: geniş bir hareket alanı tanımak

Be generous with something, bir şeyi kısıtlamak yerine ondan bol miktarda vermek demektir. Burada very generous with the leeway, müşterilerin ve danışanların konuşmacıya tasarım kararlarında büyük bir özgürlük tanıdığını belirtir. Buradaki leeway sayılamayan bir isimdir. Yoldaki fiziksel bir alanı değil; karar verme, ayarlama veya hareket etme payını ifade eder.

Alıştırma

Hangi cümle bir yöneticinin esnek karar vermeye izin verdiğini doğal biçimde anlatır?

  1. My manager gives me a strict schedule that I cannot change.
  2. My manager gives me plenty of leeway in planning the schedule.
  3. My manager gives me extra desk space for planning the schedule.
Cevabı göster

My manager gives me plenty of leeway in planning the schedule.

based on the past designs Kalıp ifadeler

3:06

ve bu, yaptığım ve onların da gördüğü

that I've made that they've seen. So they're happy to just leave it with me. Ton ve niyet

3:09

geçmiş tasarımlarıma dayanıyor. Bu yüzden işi sadece bana bırakmaktan mutlular.

Kalıp ifadeler

based on: bir yargının temelini belirtmek

Based on, bir yargıyı veya kararı destekleyen bilgiyi, kanıtı, deneyimi ya da çalışmayı belirtir. Burada müşterilerin konuşmacıya hareket alanı tanıma isteği, konuşmacının daha önce yaptığı ve müşterilerin gördüğü tasarımlara dayanır. Yaygın kalıp A is based on B şeklindedir. Bu altyazı parçasında based on the past designs, hemen önce ifade edilen düşünceye bağlanır ve bu düşüncenin neye dayandığını gösterir.

Alıştırma

“Test sonuçlarını temel olarak kullanmak” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The final choice was ____ the test results.

Cevabı göster

based on

Ton ve niyet

be happy to leave it with someone: bir görevi birine emanet etmek

they're happy to... yapısındaki happy, yalnızca neşeli olmak değil, bir şeyi yapmaya istekli ve bundan rahat olmak demektir. Bir görev ya da karar bağlamında leave it with + kişi, konuyu ele alma veya karar verme sorumluluğunu o kişiye bırakmak anlamına gelir. Burada it pasta tasarımını ifade eder; just ise müşterilerin daha ayrıntılı yönlendirme yapmadan işi bırakmaktan memnun olduğunu gösterir. Bu nedenle ifade, bir nesneyi bir yerde bırakmayı değil, konuşana duyulan güveni ve işi yönetme iznini anlatır.

Alıştırma

Bir müşteri, kalan kararları tasarımcının vermesini istiyor. Hangi cümle bu sorumluluğu tasarımcıya doğal biçimde verir?

  1. I'm happy to keep the decision from you.
  2. I'm happy to leave it with you.
  3. I'm happy to leave it next to you.
Cevabı göster

I'm happy to leave it with you.

I really just want to create something

3:12

Ben sadece, biliyorsun

that will, you know,

3:15

kendisi için yaptığım kişi için

last long in the memory Deyimler

3:16

hafızalarda uzun süre kalacak ('last long in the memory')

for the person that I do it for.

3:17

bir şeyler yaratmak istiyorum.

Deyimler

last long in the memory: uzun süre hatırlanmak

Burada last, devam etmek anlamına gelen bir fiildir; memory ise kişinin hatırlamaya devam ettiği şeyi anlatır. Bir şey last long in the memory olduğunda, deneyim bittikten sonra da uzun süre hatırlanır ve kalıcı bir izlenim bırakır. Bu ifade bir eserin, hediyenin, gösterinin veya deneyimin kişi üzerindeki etkisini anlatır; şeyin fiziksel olarak ne kadar süre var olduğunu ya da sürdüğünü anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümle gösterinin uzun süre hatırlanacağı anlamına gelir?

  1. The performance will last for three hours.
  2. The audience will wait a long time before the performance.
  3. The performance will last long in the audience's memory.
Cevabı göster

The performance will last long in the audience's memory.

It's it's a real pleasure

3:19

Bunu, bunu bir meslek olarak yapmak

to have this as a job

3:20

gerçekten büyük bir zevk

because as I say, Anlatım akışı

3:22

çünkü dediğim gibi,

it it gives me a lot of freedom

3:25

bu bana kendimi yaratıcı bir şekilde ifade etmek için

to express myself creatively.

3:26

büyük bir özgürlük veriyor.

Anlatım akışı

because as I say: bir nedeni daha önce söylenen noktaya bağlamak

because as I say ifadesinde as I say, cümleye parantez içi bir yorum gibi eklenen bir söylem belirtecidir. Dinleyiciye, ardından gelen nedenin —yaratıcı olma özgürlüğünün— konuşmacının daha önce ifade ettiği bir düşünceye döndüğünü veya onu pekiştirdiğini gösterir. Because yine nedeni tanıtır: because ... it gives me ... . as I say çıkarıldığında temel dil bilgisi yapısı ve ana anlam değişmez. Bu ifade açıklamanın akışını düzenler; “ben konuşurken” anlamına gelmez.

Alıştırma

"As I say, the plan is simple," cümlesinde as I say dinleyiciye ne anlatır?

  1. Konuşmacı daha önce belirtilmiş bir düşünceye geri dönüyor.
  2. Konuşmacı başka birinden planı tekrarlamasını istiyor.
  3. Konuşmacı konuştuğu tam anı tarif ediyor.
Cevabı göster

Konuşmacı daha önce belirtilmiş bir düşünceye geri dönüyor.

So I really try and go above Notlar

3:29

Bu yüzden gerçekten sınırları aşmaya

and beyond to give the client something

3:31

ve müşteriye, biliyorsun,

Dilbilgisi

try and + fiilin yalın hâli: try to demenin gündelik yolu

try and go above and beyond ifadesinde try and + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmak için çaba göstermek anlamına gelir. Anlamı try to go above and beyond ifadesine yakındır. Buradaki and genellikle iki ayrı eylemi birbirine bağlamaz. Konuşma dilindeki kalıp try and + fiilin yalın hâli olduğu için go yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Gündelik try and + fiilin yalın hâli kalıbını finish ile kullanın: I'll ____ the report before lunch.

Cevabı göster

try and finish

Deyimler

go above and beyond: gerekenin ve beklenenin ötesine geçmek

Go above and beyond, normalde gerekenden veya beklenenden daha fazlasını yapmak demektir. Ek zaman, özen ya da çaba harcandığını anlatır ve genellikle olumlu bir övgüdür. Bu cümlede konuşan kişi, müşteriye temel hizmetten daha fazlasını sunmaya çalıştığını söylüyor.

Alıştırma

Cümleyi hedef deyimin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The hotel staff ____ to help us find our lost bag.

Cevabı göster

went above and beyond

that, you know, they will

3:34

gerçekten mutlu olacakları

they will be really happy with Kalıp ifadeler

3:36

bir şey vermek için fazlasını yapmaya çalışıyorum ('go above and beyond')

Kalıp ifadeler

be really happy with: çok memnun olmayı ifade etmek

Be happy with + kişi ya da şey, o kişiden, seçimden, hizmetten veya sonuçtan memnun olmak demektir. Really, memnuniyetin derecesini artırır. something that they will be really happy with yapısında something, with edatının anlamca nesnesidir. İngilizcede bu tür bir ilgi cümleciğinin sonunda with bırakmak doğaldır.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The client will ____ the final design.

Cevabı göster

be really happy with

and Adam gets asked to make all sorts,

3:39

Ve Adam'dan 'all sorts' yapması isteniyor,

meaning many different kinds of cakes.

3:43

bu da birçok farklı çeşit pasta anlamına geliyor.

His customers, who want the cake

3:45

Pastanın doğum günü partisinin

to be a special part of

3:47

özel bir parçası olmasını

a birthday party,

3:49

isteyen müşterileri,

give him lots of leeway,

3:50

pastayı istediği gibi yapması için

lots of freedom to make

3:52

ona çokça 'leeway',

the cake the way he wants to.

3:53

yani büyük bir özgürlük tanıyor.

Adam finds out about the person's Öbek fiiller

3:55

Adam, kişinin ilgi alanları

interests and hobbies

3:57

ve hobileri hakkında bilgi alıyor

and uses these to come up Öbek fiiller

3:59

ve bunları süsleme fikirleri

with decoration ideas.

4:00

bulmak için kullanıyor.

Öbek fiiller

finds out about: bir konu hakkında bilgi edinmek

Find out about, soru sorarak, araştırarak veya gözlemleyerek bir konu hakkında bilgi edinmek demektir. finds out about the person's interests and hobbies ifadesinde about, araştırılan konuyu gösterir. Kullanılabilir kalıp find out about + kişi, olay veya konu şeklindedir. İlgili bilgiyi keşfetme sürecine odaklanır.

Alıştırma

Yeni bir kulübün kurallarını henüz bilmiyorsun. Hangi cümle bu kuralları araştırman gerektiğini anlatır?

  1. We already know about the club's rules.
  2. We need to find the club's rules.
  3. We need to find out about the club's rules.
Cevabı göster

We need to find out about the club's rules.

Öbek fiiller

to come up with: bir fikir bulmak

Come up with; bir fikir, plan, cevap, ad veya çözüm düşünüp üretmek demektir. Cümlede decoration ideas, Adam'ın zihninde ürettiği şeydir; ifade yukarı doğru hareket etmek anlamına gelmez. Baştaki to amaç bildirir: bilgileri, fikir bulmak amacıyla kullanır. Kullanılabilir kalıp come up with + üretilen fikir veya çözüm şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi “düşünüp önermek” anlamındaki üç kelimelik ifadeyle tamamla: Our team needs to ____ a name for the new robot.

Cevabı göster

come up with

Adam loves his job.

4:02

Adam işini seviyor.

It gives him the freedom

4:04

Bu iş ona kendini yaratıcı bir şekilde

to express himself creatively,

4:06

ifade etme özgürlüğü veriyor

and he enjoys seeing his customers' Dilbilgisi

4:08

ve bitmiş pasta ortaya çıktığında

reaction when the finished cake Dilbilgisi

4:10

müşterilerinin verdiği

is revealed.

4:12

tepkiyi görmekten keyif alıyor.

Dilbilgisi

he enjoys seeing his customers' reaction: enjoy + -ing biçimi

enjoy bir etkinlikten keyif almak anlamındaysa ardından -ing biçiminde bir fiil gelir. Bu cümlede seeing, enjoys fiilinin nesnesidir; yani müşterilerinin tepkisini görmekten keyif alıyor. Kullanılabilir yapı enjoy + fiilin -ing biçimidir; enjoy + to + fiil kullanılmaz.

Alıştırma

Birinin bir etkinlikten hoşlandığını anlatırken enjoy + fiilin -ing biçimini doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. She enjoys make cakes for her friends.
  2. She enjoys to make cakes for her friends.
  3. She enjoys making cakes for her friends.
Cevabı göster

She enjoys making cakes for her friends.

Dilbilgisi

the finished cake is revealed: edilgen yapı

the finished cake is revealed, geniş zamanda edilgen yapıdır: özne + is + past participle. Pasta eylemi yapan değil, gösterilen nesnedir. when ile başlayan zaman cümlesinde bu ifade, tamamlanmış pastanın görünür hâle geldiği anı belirtir. Kimin ortaya çıkardığı söylenmez; çünkü odak pasta ve onun ortaya çıktığı andır.

Alıştırma

Açıklanan kişiye odaklanmak için edilgen yapıyı doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. The winner is reveal at the end of the show.
  2. The winner is revealed at the end of the show.
  3. The winner reveals at the end of the show.
Cevabı göster

The winner is revealed at the end of the show.

Adam goes above and beyond

4:14

Adam, müşterilerini memnun etmek için

to satisfy his customers.

4:16

beklentilerin çok ötesine geçiyor ('goes above and beyond').

If you go above and beyond,

4:19

Eğer 'go above and beyond' yapıyorsanız,

you do something with more effort

4:21

bir şeyi normalde beklenenden

than would normally be expected. Dilbilgisi

4:23

daha fazla çaba göstererek yapıyorsunuz demektir.

Dilbilgisi

than would normally be expected: eksiltili edilgen karşılaştırma

more effort than would normally be expected ifadesinde than, karşılaştırmanın ölçütünü getirir. İfade, insanların normalde bekleyeceği çaba miktarından daha fazlası anlamına gelir. Edilgen would normally be expected, beklentiyi kimin taşıdığını belirtmez. Beklenen miktar ya da derece karşılaştırmadan anlaşılır; bu yüzden effort tekrar edilmez. Aynı kısa kalıp longer ve harder gibi başka karşılaştırma biçimlerinden sonra da gelebilir.

Alıştırma

Bir onarımın insanların genellikle beklediğinden daha uzun sürdüğünü edilgen bir karşılaştırmayla doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The repair took longer than would normally be expected.
  2. The repair took longer than would normally expect.
  3. The repair took longer that would normally be expected.
Cevabı göster

The repair took longer than would normally be expected.

And the results of Adam's extra effort,

4:25

Ve Adam'ın ekstra çabasının sonuçları,

birthday cakes which last long in the memory,

4:28

hafızalarda uzun süre yer eden ('last long in the memory') doğum günü pastalarıdır;

a phrase describing something

4:31

bu, o kadar güçlü bir izlenim yaratan

which creates such a strong impression Dilbilgisi

4:33

ve uzun süre hatırlanan bir şeyi

that it's remembered for a long time.

4:35

tanımlayan bir ifadedir.

Dilbilgisi

creates such a strong impression that: dereceyi sonuca bağlamak

creates such a strong impression that ... ifadesinde such, a strong impression isim öbeğinin tamamını niteler; that ise sonucu getirir. İzlenim, that sonrasında anlatılan sonucu doğuracak kadar güçlüdür. Tekil sayılabilen bir isimle such + a/an + sıfat + isim + that cümleciği yapısı kullanılır. Bu yapı yalnızca very strong demekle kalmaz; yüksek dereceyi ardından gerçekleşen sonuca doğrudan bağlar.

Alıştırma

Tekil sayılabilen impression ismiyle such ... that yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The science show made so a strong impression that we talked about it all week.
  2. The science show made such strong impression that we talked about it all week.
  3. The science show made such a strong impression that we talked about it all week.
Cevabı göster

The science show made such a strong impression that we talked about it all week.

Or at least until the following year Anlatım akışı

4:37

Ya da en azından ertesi yıl

Anlatım akışı

Or at least: önceki iddiayı daraltmak

Or at least, az önce söylenen şeyi hemen düzeltmeye yarar. Daha güçlü, daha geniş ya da kesin bir iddiayı, konuşanın arkasında durabileceği daha dar bir ifadeye çevirir. Bu cümlede iki eşit seçenek sunmaz; daha güvenli bir sınıra geri adım atıldığını gösterir. Önce güçlü düşünceyi söyleyip ardından hâlâ doğru olan daha kısa süreyi, daha küçük miktarı veya daha sınırlı koşulu eklemek için kullanılır. İlk ifadeye göre temkinli, şakacı veya hafif mizahi bir tını verebilir.

Alıştırma

Hangi cümle daha güçlü bir iddiayı daraltmak için or at least kullanıyor?

  1. The parcel will arrive tomorrow, and at least the driver has called.
  2. Either the parcel will arrive tomorrow or it will leave on Friday.
  3. The parcel will arrive tomorrow—or at least before the weekend.
Cevabı göster

The parcel will arrive tomorrow—or at least before the weekend.

when another birthday comes around Öbek fiiller

4:40

başka bir doğum günü gelip çatana

Öbek fiiller

birthday comes around: tekrarlanan bir tarihin yeniden gelmesi

birthday comes around ifadesinde comes around, tekrarlanan bir tarihin olağan döngüsünden sonra yeniden gelmesi anlamına gelir. Özne birthday'dir; burada comes around, dairesel biçimde hareket etmek değil, zamanı veya olayı anlatmak için kullanılır. Bu ifade, tarihin takvimde yeniden ortaya çıkmasına odaklanır. Bu nedenle another birthday comes around, olayın tam olarak ne kadar yakında gerçekleşeceğini söylemeden bir yılın daha geçtiğini hissettirebilir.

Alıştırma

Tekrarlanan bir mevsimin her yıl yeniden geldiğini anlatan cümle hangisidir?

  1. Spring comes around next to the park.
  2. Spring is coming up next week.
  3. Spring comes around every year.
Cevabı göster

Spring comes around every year.

and it's time to start baking Dilbilgisi

4:42

ve her şeye baştan başlayarak

all over again. Kalıp ifadeler

4:43

tekrar pasta yapma zamanı gelene kadar.

Dilbilgisi

it's time to start: bir etkinliğin şimdi başlaması gerektiğini söylemek

It's time to start ... şimdi bir etkinliğe başlamak için doğru zaman olduğu anlamına gelir. Bir sonraki adımı duyurabilir veya insanlara nazikçe başlamalarını söyleyebilir. Kalıp, It's time to start + isim ya da -ing biçimidir. Bu cümlede baking, başlanacak etkinliği belirtir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade It's time to start ile tamamlayın: The oven is hot, so ____ baking.

Cevabı göster

it's time to start

Kalıp ifadeler

all over again: tüm süreci en baştan tekrarlamak

All over again, tüm süreç tekrarlanarak en baştan bir kez daha yapmak anlamına gelir. Burada yalnızca küçük bir hareketin tekrarlanmasını değil, fırında pişirme sürecinin en baştan başlamasını vurgular. İfade genellikle eylemden veya eylemin nesnesinden sonra gelir: do it all over again, write the report all over again. Normal bir döngüyü anlatabilir. Can sıkıcı bir durumda her şeyi tekrarlamanın yorucu olduğunu da gösterebilir.

Alıştırma

Tüm görevin tekrarlanması gerektiğini göstermek için all over again kullanın: My drawing got wet, so I had to draw it ____.

Cevabı göster

all over again

And speaking of birthdays coming around, Anlatım akışı

4:45

Ve yaklaşan doğum günlerinden bahsetmişken,

what was the answer to your question, Beth?

4:47

senin sorunun cevabı neydi Beth?

Anlatım akışı

speaking of ... ile bağlantılı bir konuya geçiş

Speaking of + konu, az önce bağlantılı bir şeyden söz edildiğini gösterir. Önceki konuşmadaki bir kelimeyi veya fikri alıp sonraki noktaya geçmek için köprü olarak kullanır. Burada And speaking of birthdays coming around, doğum günü konusunu Beth'in sorduğu soruya bağlar. And devamlılık hissini güçlendirir; bu ifade, birinin konuştuğunu kelimesi kelimesine bildirmek yerine konuşmanın akışını düzenler.

Alıştırma

Bağlantılı bir konuyu devam ettiren iki kelimelik ifadeyle geçişi tamamlayın: ____ music, did you hear Leo's new song?

Cevabı göster

Speaking of

You asked me which was the most common month Dilbilgisi

4:50

Bana Birleşik Krallık'ta doğmak için

to be born in the UK.

4:52

en yaygın olan ayın hangisi olduğunu sormuştun.

Dilbilgisi

asked me which ...: bildirme sıralı iç sorular

asked me which ..., daha önce sorulan bir sorunun içeriğini aktarır. which ile başlayan yan cümle, asked me sonrasında daha büyük bir bildirme cümlesinin içine yerleştirilir. İç içe geçmiş wh-soruları, soru kelimesinden sonra normal bildirme cümlesi sırasını kullanır: She asked where the station was denir, where was the station denmez. Which was the most common month? örneğinde doğrudan soru ile iç cümle tesadüfen aynı görünür; bu yüzden bu örnek görünür bir sözcük sırası değişikliği göstermez.

Alıştırma

Hangi cümle kütüphanenin konumuyla ilgili bir soruyu doğru biçimde aktarır?

  1. Mia asked me where did the library be.
  2. Mia asked me where the library was.
  3. Mia asked me where was the library.
Cevabı göster

Mia asked me where the library was.

And you guessed it was September,

4:55

Ve sen Eylül diye tahmin etmiştin,

which was the correct answer. Dilbilgisi

4:57

ki bu doğru cevaptı.

Dilbilgisi

which was the correct answer: önceki düşüncenin tamamına gönderme yapan which

Virgülden sonra gelen which was the correct answer yan cümlesi, önceki düşüncenin tamamı hakkında ek bir yorum yapar: cevabın eylül olduğunun tahmin edilmesi. Buradaki which yalnızca September ayının yerine geçmez; tahminin sonucuna gönderme yapar. Bu, tanımlayıcı olmayan bir ilgi yan cümlesidir. Bu bölüm çıkarıldığında ana cümle yine tamamlanmış olur ve virgül, bilginin ek olduğunu gösterir. Bu yapı, tamamlanmış bir ifadeye değerlendirme veya sonuç ekleyebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede which, önceki olayın tamamı hakkında ek bir yorum yapmak için kullanılmıştır?

  1. Arun finished the project early, which was a pleasant surprise.
  2. Arun finished the project early. That was a pleasant surprise.
  3. Arun, who finished the project early, was pleasantly surprised.
Cevabı göster

Arun finished the project early, which was a pleasant surprise.

Babies born in the UK peak in September. Kelime

4:59

Birleşik Krallık'ta doğan bebeklerin sayısı Eylül ayında zirve yapıyor.

Kelime

peak in September: en yüksek noktaya ulaşmak anlamındaki peak fiili

Burada peak, en yüksek düzeye veya sayıya ulaşmak anlamında kullanılan bir fiildir. peak in September, doğan bebeklerin sayısının eylül ayında en yüksek olduğunu belirtir. Veri ve eğilim dilinde özne çoğu zaman doğumlar, satışlar, trafik veya talep gibi sayılan şeyi belirtir. Cümle doğum sayısının en yüksek noktaya çıkmasını anlatır; bebeklerin kendilerinin bir eylem yaptığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle ziyaretçi sayısının ağustos ayında en yüksek noktaya ulaştığını doğal biçimde anlatır?

  1. Visitor numbers usually are peak in August.
  2. Visitor numbers usually peak in August.
  3. Visitor numbers usually pick in August.
Cevabı göster

Visitor numbers usually peak in August.

Right,

5:03

Doğru,

let's recap the vocabulary Anlatım akışı

5:04

bu programdaki kelimeleri

from this program starting with homemade,

5:06

'homemade' kelimesiyle başlayarak tekrarlayalım;

Anlatım akışı

Let's recap the vocabulary: kelime tekrarına geçiş

Let's recap the vocabulary, yeni bilgi sunma bölümünden daha önce geçen sözcükleri kısaca gözden geçirme bölümüne geçildiğini gösterir. Dinleyenlere sıradaki bölümün yeni bir konu başlatmak yerine önemli noktaları düzenleyeceğini bildirir. Let's + fiilin yalın hâli, konuşan kişiyi ve dinleyenleri birlikte hareket etmeye davet eder. Burada recap ana noktaları kısaca yeniden söylemek anlamına gelir; the vocabulary ise neyin gözden geçirileceğini gösterir.

Alıştırma

Sunucunun tekrar bölümüne geçişini recap kullanarak tamamlayın: ____ the vocabulary from today's lesson before we finish.

Cevabı göster

Let's recap

an adjective describing something

5:09

bu, dükkandan satın alınmayan

which is made at home

5:10

ve evde yapılan bir şeyi

and not bought from a shop.

5:12

tanımlayan bir sıfattır.

If something is higgledy-piggledy,

5:14

Eğer bir şey 'higgledy-piggledy' ise,

it's mixed up and in no particular order.

5:16

birbirine karışmıştır ve belirli bir düzeni yoktur.

The phrase all sorts means many different kinds of something,

5:19

'all sorts' ifadesi bir şeyin birçok farklı türü anlamına gelir,

like the sweets called liquorice allsorts, Kültür

5:23

tıpkı 'liquorice allsorts' adı verilen,

which come in different shapes and colors. Kalıp ifadeler

5:26

farklı şekil ve renklerde gelen şekerler gibi.

Kültür

liquorice allsorts: all sorts ifadesini açıklayan bir şekerleme adı

like the sweets called liquorice allsorts bölümünde like, Britanya kültüründen bir örnek sunar. Liquorice allsorts, farklı şekil ve renklerdeki şekerlemelerin bir karışımıdır. Bu nedenle adı, all sorts ifadesinin “birçok farklı tür” anlamını gözümüzde canlandırmaya yardımcı olur. Şekerlemenin adında allsorts tek sözcük olarak yazılır. Genel ifade olan all sorts ise iki sözcük olarak yazılır. Cümle, ifadeyi daha kolay hatırlatmak için bu iki biçim arasındaki bağlantıyı kullanır.

Alıştırma

Konuşmacı neden liquorice allsorts şekerlemelerinden söz ediyor?

  1. Çünkü all sorts her tür yiyeceğin resmî adıdır.
  2. Çünkü liquorice allsorts şekerlemelerinin hepsi her zaman tam olarak aynı şekil ve renktedir.
  3. Çünkü liquorice allsorts adı, all sorts ifadesinin birçok farklı tür anlamını somutlaştırır.
Cevabı göster

Çünkü liquorice allsorts adı, all sorts ifadesinin birçok farklı tür anlamını somutlaştırır.

Kalıp ifadeler

come in different shapes and colors: mevcut seçenekleri anlatmak

Bu cümlede come in, belirli seçeneklerle sunulmak anlamına gelir. İlgi cümleciği, nesnelerin çeşitli şekil ve renklerde sunulduğunu belirtir. Bir ürünün hangi seçeneklerle sunulduğunu anlatmak için come in + beden, renk, şekil, stil veya sürüm yapısını kullanın. Buradaki come, bir yerin içine doğru hareket etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümle lambanın üç renk seçeneği olduğunu belirtir?

  1. This lamp comes with three bulbs.
  2. This lamp comes in three colors.
  3. This lamp comes from Italy.
Cevabı göster

This lamp comes in three colors.

If someone gives you leeway

5:29

Eğer biri size bir şey yapmak için

to do something, they give you the freedom

5:31

'leeway' tanıyorsa, size onu istediğiniz gibi

to do it the way you want to.

5:33

yapma özgürlüğü veriyor demektir.

The idiom to last long in the memory

5:35

To 'last long in the memory' deyimi,

means to create such a strong effect

5:38

uzun süre hatırlanacak kadar

that it's remembered for a long time.

5:41

güçlü bir etki yaratmak anlamına gelir.

And finally, when someone goes above and beyond,

5:43

Ve son olarak, birisi 'goes above and beyond' yaptığında,

they do something with much more effort

5:46

bir şeyi genellikle beklenenden

than would usually be expected.

5:48

çok daha fazla çabayla yapıyor demektir.

Once again,

5:51

Bir kez daha,

our 6 minutes are up. Deyimler

5:52

6 dakikamız doldu.

Deyimler

our 6 minutes are up: ayrılan sürenin bittiğini söylemek

Burada our 6 minutes are up, program için ayrılan altı dakikalık sürenin bittiği anlamına gelir. Bir süre is up olduğunda, ayrılan zamandan hiç kalmamıştır. Fiil zaman ifadesiyle uyumlu olur: six minutes are up, ancak time is up. Genel be up yapısı; süreli bir program, sınav, oyun, toplantı veya etkinliğin bitmesi gerektiğinde yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle on dakikalık yazma süresinin bittiğini belirtir?

  1. Ten minutes have been set aside. Please begin.
  2. The ten minutes are up. Please stop writing.
  3. The ten-minute writing period is coming up. Please get ready.
Cevabı göster

The ten minutes are up. Please stop writing.

If your birthday's coming up, Öbek fiiller

5:53

Eğer doğum gününüz yaklaşıyorsa,

we hope you have a cake with candles

5:55

umarız mumları olan bir pastanız olur

Öbek fiiller

your birthday's coming up: yaklaşan bir olay

your birthday's coming up ifadesinde birthday's, birthday is ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Olay + be + coming up yapısı, bilinen veya beklenen bir olayın oldukça yakında gerçekleşeceğini anlatır. Aynı yapı doğum günleri, sınavlar, toplantılar, son tarihler ve yaklaşan diğer olaylar için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi be coming up ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: My final exam ____ next Friday.

Cevabı göster

is coming up

and make a wish

5:57

ve bir dilek tutarsınız

to join us again soon

5:58

yakında yeni trend olan konular

for more trending topics and useful vocabulary Kelime

5:59

ve faydalı kelimeler için 6 Minute English'te

here at 6 Minute English.

6:02

bize tekrar katılmayı dilersiniz.

Kelime

trending topics: şu anda ilgi gören konular

for more trending topics ifadesinde trending, topics sözcüğünü niteler. -ing biçimli bir sıfattır ve trending topics, özellikle internette veya medyada şu anda çok fazla ilgi, arama ya da tartışma alan konuları ifade eder. Bu sözcük mevcut görünürlüğe veya artan ilgiye işaret eder. Bir konunun önemli, doğru ya da uzun süre popüler kalacak olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir konunun şu anda internette çok fazla ilgi gördüğünü belirtir?

  1. The topic is trendy on social media.
  2. The topic is a trend on social media.
  3. The topic is trending on social media.
Cevabı göster

The topic is trending on social media.

Goodbye for now. Kalıp ifadeler

6:03

Şimdilik hoşça kalın.

Kalıp ifadeler

Goodbye for now: geçici bir vedalaşma

Goodbye for now, vedalaşmanın yalnızca şu an için olduğunu belirtir. for now, konuşanın daha sonra yeniden görüşme, konuşma ya da başka bir bölümde geri dönme ihtimalini beklediğini veya en azından açık bıraktığını anlatır. Bir programı, videoyu, mesajı veya konuşmayı dostça bitirmek için kullanılır.

Alıştırma

Bir sunucu “Goodbye for now.” diyor. Sunucu büyük olasılıkla ne demek istiyor?

  1. İlk kez tanışıyoruz.
  2. Bir daha asla görüşmeyecek veya konuşmayacağız.
  3. Şimdi duruyoruz, ancak daha sonra yeniden görüşebilir veya konuşabiliriz.
Cevabı göster

Şimdi duruyoruz, ancak daha sonra yeniden görüşebilir veya konuşabiliriz.

Bye.

6:04

Hoşça kalın.

6 Minute English from bbclearningenglish.com.

6:06

bbclearningenglish.com'dan 6 Minute English.