Yalnız Yazmıyorsun.: İngilizce çalışma notları
Vsauce
Video özeti: Anlatım günlük klavye kullanımını kalori, harf sıklığı ve boşluk tuşunun saniyelik basılma sayısıyla ilişkilendiriyor; finalde insan bağları üzerine bir space kelime oyunu yapıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Dil bilgisi ve cümle kalıpları: “one of the best ways to” ile “is to” bir hedefi önerilen bir yönteme bağlarken diğer seçenekleri dışlamaz. 2. Phrasal verb’ler: “type a sentence in” ayrılabilen type in yapısıyla siteye, forma, arama kutusuna veya uygulamaya metin girmeyi anlatır. 3. Deyimler ve mecazlı ifadeler: “give yourself some space” kendine mesafe ya da zaman tanımak demektir; final klavyedeki gerçek anlamı da ekleyerek kelime oyununu tamamlar.
Bu derste
How many times a day do you click?: günlük tekrar sayısını sormak
How many times a day, bir eylemin normal bir gün içinde ayrı ayrı kaç kez gerçekleştiğini sorar. Buradaki click, bilgisayarda veya ekranda bir şeye tıklamak ya da dokunmak anlamındadır. How many times a day + do + özne + fiilin yalın hâli? soru kalıbında do özneden önce gelir ve ana fiil do you click örneğindeki gibi yalın hâlde kalır. Her gün tekrarlanan başka bir eylemi sormak için click yerine başka bir fiil kullanılabilir.
Alıştırma
Soruyu günlük kesin bir sayı soracak şekilde tamamlayın: “____ you water the seedlings?”
Cevabı göster
How many times a day do
And how many times a day do you type keys on a keyboard?
0:09Ya klavyedeki tuşlara günde kaç kez basıyorsunuz?
to know exactly how many actions you're taking per day
0:17günde tam olarak kaç işlem yaptığınızı öğrenmek için
One of the best ways to A is to B: bir hedef için yöntem önermek
one of the best ways to + fiilin yalın hâli + is to + fiilin yalın hâli kalıbı önce bir hedefi belirtir, ardından bir yöntem önerir. Bu cümlede hedef, işlem sayısını tam olarak öğrenmek; önerilen yöntem ise yazılım kullanmaktır. One of, bu yöntemin birkaç çok iyi seçenekten biri olduğunu, tek seçenek olmadığını gösterir. Öznenin dil bilgisel merkezi one olduğu için fiil tekil is biçimindedir; one of sonrasındaki ways ise çoğul kalır.
Alıştırma
Öneriyi remember ve use fiillerini kullanarak tamamlayın: “One of the best ways ____ new vocabulary ____ it in a sentence.”
Cevabı göster
to remember · is to use
It even measures the total distance you've moved your cursor.
0:27Hatta imlecinizi toplamda ne kadar uzağa hareket ettirdiğinizi de ölçer.
depending on who you are ...: değişen etkenleri sıralamak
Depending on, “bir şeye bağlı olarak” veya “bir şeye göre” anlamına gelir. Cümlenin başındaki bölüm, günlük toplamı değiştiren etkenleri sıralar: kimlik, gün ve yapılan etkinlik. on sözcüğünden sonra gelen who you are, what day it is ve what you do yapıları gömülü wh yan cümleleridir. Bunlarda düz cümle dizilişi kullanılır; bu yüzden what day is it değil, what day it is denir. Her etken için ayrı bir if cümlesi kurmadan değişkenleri sıralamak için depending on + bir veya daha fazla wh yan cümlesi kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi depending on ve What day is it? sorusunun gömülü biçimiyle tamamlayın: The bus schedule changes ____.
Cevabı göster
depending on what day it is
it's been found that: bir bulguyu bildirmek
Burada it's, it has ifadesinin kısaltmasıdır. It's been found that, present perfect zamanda edilgen bir yapıdır: has been + geçmiş zaman ortacı found. Dikkati keşfi yapan kişilerden çok bulgunun kendisine çeker; that ile başlayan yan cümle de bildirilen asıl içeriği taşır. Bu yapıyı, daha önce keşfedilmiş ve hâlâ geçerli olan bir sonucu bildirmek için kullanın. Buradaki found, find fiilinin geçmiş zaman ortacıdır ve “keşfedilmiş” anlamına gelir; “kurmak” anlamındaki found fiili değildir.
Alıştırma
Raporu tamamlamak için find fiilinin kısaltılmış present perfect edilgen biçimini kullanın: ____ regular sleep helps memory.
Cevabı göster
It's been found that
on average: ortalama olarak
On average, farklı değerlerin bir araya getirilmesiyle elde edilen genel ortalama düzeyi anlatır. Burada tek tek herkes için değişmeyen bir sonucu değil, bir grup hakkındaki bulguyu tanıtır. Bu ifade farklılığa yer bırakır: bazı değerler daha yüksek, bazıları ise daha düşük olabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede on average bir grubun ortalamasını anlatmak için kullanılmıştır?
- On average, the five plants grew three centimeters this week.
- Every plant grew exactly three centimeters this week.
- Usually, I water the plants after lunch.
Cevabı göster
On average, the five plants grew three centimeters this week.
people who use computers a lot like office workers,
0:43ofis çalışanları gibi bilgisayarı çok kullanan kişiler
computer users in the UK typed the most.
0:57Birleşik Krallık'taki bilgisayar kullanıcılarının en çok yazı yazdığı görüldü.
It takes + kaynak + for someone to do kalıbı
It takes + resource + for someone + to do something kalıbı, bir kişinin eylemi yapabilmesi için o kaynağa ihtiyaç olduğunu anlatır. Burada energy gereken kaynak, you eylemi yapan kişi, exist ise eylemdir. Baştaki it belirli bir şeyi göstermez; özne yerini doldurur. For you, to exist yapısının mantıksal öznesini gösterir; enerjinin “senin için” ayrıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi It takes + resource + for someone + to do kalıbıyla tamamlayın: ____ patience ____ Leo to teach the puppy a new trick.
Cevabı göster
It takes · for
You have to keep your body temperature where it should be. Dilbilgisi
1:18Vücut sıcaklığınızı olması gereken düzeyde tutmalısınız.
keep your body temperature where it should be: vücut sıcaklığını olması gereken düzeyde tutmak
keep + nesne + where it should be kalıbı, bir şeyin doğru düzeyde, durumda veya konumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. Buradaki where, fiziksel bir yeri değil uygun vücut sıcaklığı aralığını belirtir. should be bölümünde, bağlamdan anlaşıldığı için beklenen düzey açıkça söylenmez. Bu kalıp bu nedenle bir ölçümü veya durumu hedeflenen noktada tutmayı anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi “uygun düzeyde” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The thermostat helps keep the room temperature ____.
Cevabı göster
where it should be
figure out: bir cevabı hesaplamak veya belirlemek
Figure out, düşünerek, hesaplayarak veya bilgileri işleyerek bir cevaba ulaşmak anlamına gelir. Cümlede bir çarpma adımı verildiği için burada özellikle kalori sayısını hesaplamak anlamındadır. Ardından bir isim veya soru yan cümlesi gelebilir: figure out the answer; figure out how many calories you need. Figure out sonrasındaki sözler neyin çözülmesi gerektiğini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “biraz uğraştıktan sonra hesaplamak veya belirlemek” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: We need to ____ how much paint the room needs.
Cevabı göster
figure out
If you want to be more specific: daha kesin ayrıntılara geçmek
“If you want to be more specific”, genel veya basitleştirilmiş bir açıklamadan daha kesin ayrıntılara geçileceğini bildiren bir geçiş ifadesidir. Burada dinleyiciyi daha hassas bir hesaplamaya hazırlar. Biçim olarak bir if yan cümlesi olsa da dinleyicinin gerçekten ayrıntı isteyip istemediğini güçlü biçimde sorgulamaz. Daha ayrıntılı bir sürümü nazikçe sunar ve ardından gelen bilgileri düzenler. Buradaki “specific”, tuhaf veya belirli tek bir nesne değil, ayrıntılı ya da kesin anlamındadır.
Alıştırma
Bir rehber önce yaklaşık bir tahmin veriyor, ardından “If you want to be more specific, ...” diyor. Bu geçiş ifadesi neyi bildirir?
- Kesin ayrıntıların mevcut olmadığına dair uyarı
- İlgisiz bir konuya geçiş
- Yaklaşık bir açıklamadan daha kesin ayrıntılara geçiş
Cevabı göster
Yaklaşık bir açıklamadan daha kesin ayrıntılara geçiş
multiply it by: multiply A by B kalıbı
“Multiply A by B”, A × B işlemini ifade eden standart kalıptır. Bu cümlede A, “it” ile gönderme yapılan kilogram cinsinden ağırlıktır; B ise 0,02'dir. Dolayısıyla talimat, ağırlık × 0,02 anlamına gelir. “Multiply” sözcüğünden sonra çarpanı belirtmek için “by” kullanılır. Bu kalıp sözlü ve yazılı hesaplama talimatlarında tekrar kullanılabilir: başlangıç miktarını çarpanla çarpın.
Alıştırma
15 × 4 için standart “multiply A by B” talimatını tamamlayın: ____ 15 ____ 4.
Cevabı göster
multiply · by
What you wind up with is ...: sonucu önce sunan kalıp
“What you wind up with”, “sonunda elde ettiğiniz sonuç” anlamına gelir. Dil bilgisi bakımından, öncülünü kendi içinde taşıyan bir ilgi yan cümlesidir: yan cümlenin tamamı “is” fiilinin öznesidir ve “the number of calories” bu sonucun ne olduğunu belirtir. Bu bir soru değil, bildirme cümlesidir. “What + özne + fiil + is + sonuç” kalıbı önce sürecin sonucunu konu olarak öne çıkarır, ardından “is”ten sonra bu sonucu belirtir veya açıklar.
Alıştırma
Cümleyi wind up kullanan sonuç-öncelikli kalıpla tamamlayın: After adding the two costs, ____ twelve dollars.
Cevabı göster
what you wind up with is
wind up with: sonunda bir sonuç elde etmek
Bu cümlede “wind up with”, bir süreçten sonra “sonunda elde etmek veya sahip olmak” anlamına gelir. Kalori sayısı önceki hesaplamanın ürettiği sonuçtur; başlangıçta doğrudan mevcut olan bir bilgi değildir. Sonunda elde edilen nesneyi, sonucu veya durumu belirtmek için “wind up with + isim” kullanılır. Buradaki “wind”, bir mekanizmayı kurmak veya bir şeyi bükmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi wind kullanan ve “sonunda sahip olmak” anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: If everyone else chooses first, I may ____ the last cookie.
Cevabı göster
wind up with
it takes per minute to keep you existing.
1:45varlığınızı sürdürmek için dakikada gereken kalori miktarıdır.
That's the number of calories that you burn every minute
1:49Bu, her dakika yaktığınız kalori miktarıdır,
And using a computer doesn't raise it that much higher.
1:55Bilgisayar kullanmak da bu miktarı çok fazla artırmıyor.
destekleyici bir teselli olarak don't be discouraged
Bu cümlede “don't be discouraged”, pek cesaret verici olmayan bir bilgiden sonra dinleyeni rahatlatan yumuşak bir olumsuz emir yapısıdır. “Güvenini veya isteğini kaybetme” anlamına gelir; “üzülmen yanlış” anlamına gelmez. Konuşanlar bunu sık sık bir geçiş işareti olarak kullanır: Önce olası bir aksiliği kabul eder, ardından umut veren bir neden, başka bir seçenek veya sonraki adım için dinleyeni hazırlarlar.
Alıştırma
Destekleyici yanıtı dersteki ifadeyle tamamlayın: The first attempt may not work, but ____; you're making progress.
Cevabı göster
don't be discouraged
because typing and texting can bind us together. Deyimler
2:00çünkü yazı yazmak ve mesajlaşmak bizi birbirimize bağlayabilir.
toplumsal bağ için bir mecaz olarak bind us together
Burada “bind us together” mecaz anlamdadır. Kimse fiziksel olarak bağlanmıyor; yazmak ve mesajlaşmak ilişkiler kurabilir veya onları güçlendirebilir ve insanların kendilerini bir grup olarak birbirine bağlı hissetmesini sağlayabilir. Yapı bind + kişi veya grup + together şeklindedir. Bir etkinliği, değeri veya deneyimi birlik oluşturan güç olarak sunar. Başka bağlamlarda bind fiziksel olarak bağlamak, kısıtlamak veya yükümlülük altına sokmak anlamına gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: A shared challenge can ____.
Cevabı göster
bind us together
that's just texting: hesabı tek bir kategoriyle sınırlamak
Burada that's daha önce sözü edilen toplamı gösterir; just ise “az önce” değil, “yalnızca” anlamındadır. Texting, bu toplamın kapsadığı tek kategoriyi adlandırır. Bir sayı veya iddiadan sonra that's just X demek, kapsamı X ile sınırlar ve başka kategoriler eklendiğinde genel toplamın daha büyük olacağını ima eder. Böylece konuşmacı hesabı genişletmeden önce argümanın sınırını belirler.
Alıştırma
Birisi şöyle diyor: The event raised $1,000, and that's just ticket sales. that's just ticket sales neyi belirtir?
- Biletler yalnızca az önce satıldı.
- 1.000 dolar yalnızca bilet satışlarından geliyor; diğer gelirler toplamı artırabilir.
- Etkinliğin bütün geliri biletlerden geldiği için toplam artamaz.
Cevabı göster
1.000 dolar yalnızca bilet satışlarından geliyor; diğer gelirler toplamı artırabilir.
We'll add keyboard typing in a little bit later.
2:27Klavyede yazılanları biraz sonra hesaba katacağız.
and talk about the letters and the characters and the keys themselves. Kelime
2:31harflerden, karakterlerden ve tuşların kendilerinden söz etmek istiyorum.
take a quick detour: kısa bir yan konuya geçişi belirtmek
Burada take a quick detour mecazidir. Detour normalde fiziksel bir rotadan geçici olarak ayrılmayı anlatır; bir konuşmada ise ana anlatım çizgisini duraklatıp ilgili bir yan konuya geçmek demektir. Bu ifade dinleyicilere konuşmanın yapısını gösterir: quick, geçişin kısa süreceği sözünü verir; detour ise konuşmacının daha sonra ana konuya dönmeyi planladığını düşündürür.
Alıştırma
Ana konudan kısa süreliğine ayrılmak anlamındaki derste geçen dört kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before we discuss the final results, let's ____ and look at how the test was designed.
Cevabı göster
take a quick detour
Yazılan metin simgeleri anlamında characters
Bu yazma bağlamında characters, metinde görünebilen tek tek simgeleri ifade eder; bunlara harfler, sayılar, noktalama işaretleri ve bazen boşluklar ya da başka simgeler dahildir. Bir character, soyut bir metin simgesidir; hikâyedeki bir karakter değildir ve fiziksel bir klavye tuşuyla bire bir aynı olmak zorunda da değildir. Tek bir tuş farklı karakterler üretebilir ve bazı karakterler birden fazla tuş işlemi gerektirir.
Alıştırma
Örnekte characters neyi ifade ediyor?
- Klavyedeki fiziksel tuşlar
- Harfler, sayılar ve noktalama işaretleri gibi yazılan simgeler
- Bir hikâyedeki kişiler
Cevabı göster
Harfler, sayılar ve noktalama işaretleri gibi yazılan simgeler
Not all: grubun tamamı hakkındaki bir iddiayı reddetmek
Not all, “her biri değil” veya “her durumda değil” anlamına gelir. Grubun tamamı hakkındaki bir iddiayı reddeder, ancak grubun bir bölümünün bu iddiaya uymasına izin verir. They're not all pressed the same number of times cümlesinde olumsuzluk all sözcüğüne uygulanır: tuşların basılma sayıları birbirine eşit değildir. Bu, hiçbir tuşa hiç basılmadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
“Bazı katılımcılar kabul etmedi” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: “The survey found that ____ participants agreed.”
Cevabı göster
not all
corresponds to: bir değeri başka bir değerle eşleştirmek
Bu ilgi cümleciğinde that, a height ifadesine gönderme yapar. Yükseklik, harfin yaygınlığına corresponds to ilişkisiyle bağlıdır; bu nedenle fiziksel yükseklik, yaygınlık değerine uyacak şekilde ayarlanmıştır. A corresponds to B kalıbı, bir sistem içinde A’nın B ile eşleştiği, B’yi temsil ettiği veya B’ye eşlendiği anlamına gelir. İki şey arasındaki tanımlı bir ilişkiyi anlatır.
Alıştırma
correspond to ifadesini doğru biçime getirerek İngilizce cümleyi tamamlayın: On this map, each color ____ a different elevation range.
Cevabı göster
corresponds to
and see how frequently the characters are used.
3:05karakterlerin ne sıklıkla kullanıldığını görebilirsiniz.
type a sentence in: ayrılabilir öbek fiil type in
Type in, klavyeyle metin veya başka karakterler girmek anlamına gelen ayrılabilir bir öbek fiildir. type a sentence in ifadesinde a sentence girilen içeriktir; in ise yer bildiren bir edat değil, öbek fiilin bir parçasıdır. Nesne bir isim olduğunda hem type a sentence in hem de type in a sentence kullanılabilir. Nesne bir zamir olduğunda zamir, fiille parçacığın arasına gelmelidir: type it in denir, type in it denmez.
Alıştırma
Yönergeyi type in ile tamamlayın ve zamiri doğal konumuna yerleştirin: The app has sent you a code. Please ____ before you tap Continue.
Cevabı göster
type it in
this sentence contains every letter in the alphabet at least once,
3:08bu cümlede alfabedeki her harf en az bir kez geçiyor,
and considering different languages, Dilbilgisi
3:16farklı dilleri de göz önünde bulundurduğumuzda,
of all the characters typed or tapped on a phone every day,
3:19her gün yazılan ya da telefona dokunularak girilen tüm karakterlerin
Yaklaşık bir ifadenin önünde Roughly speaking,
Roughly speaking, ardından gelen ifadenin kesin bir sonuç değil, tahmin veya genel bir yaklaşım olduğunu gösterir. Burada hesaplama diller arasında değişen örüntüleri birleştirdiği için %9 rakamının kesinliğini yumuşatır. Bu ifade, bütün cümlenin ne kadar kesin olduğunu belirtir. Burada roughly, “yaklaşık olarak” demektir; “kaba bir biçimde” veya “sertçe” anlamına gelmez.
Alıştırma
Aşağıdaki süre tahmininin yaklaşık olduğunu gösteren ifadeyle cümleyi tamamlayın: “This is only an estimate. ____, the work will take two weeks.”
Cevabı göster
Roughly speaking
Bir etkeni tanıtmak için Considering + isim öbeği
Considering different languages, considering + isim öbeğinden oluşan ek bir zarf birimidir. “Farklı diller hesaba katıldığında” anlamına gelir ve tahmine ulaşılırken hangi etkenin dikkate alındığını gösterir. Burada considering, şimdiki zaman yapısındaki ana fiil değildir. Bu kalıp, ilgili bir etkenle bir yargıyı, karşılaştırmayı veya tahmini sınırlandırmak için ifadenin başına yakın bir yerde ya da sonunda kullanılabilir.
Alıştırma
İsim öbeği biçimindeki bir etkeni tanıtmak için cümleyi considering ile tamamlayın: “____ the heavy traffic, we should leave early.”
Cevabı göster
Considering
nearly twice as popular as the letter E. Dilbilgisi
3:36E harfinin neredeyse iki katı kadar kullanılır.
nearly twice as popular as: yaklaşık iki katlık karşılaştırma
nearly twice as + sıfat + as kalıbı, ilk öğeyi sıfatın belirttiği özellik bakımından bir referansla karşılaştırır. Burada popular, tuşa basılma sıklığıyla ölçülür; bu nedenle “insanlar tarafından sevilen” değil, “sık kullanılan veya basılan” anlamındadır. Twice as popular as, referans değerin 2 katını karşılaştırma noktası olarak belirler. Nearly, gerçek sayının bu noktanın biraz altında olduğunu gösterir; yani boşluk tuşuna basılma sayısı E'nin 2 katına yakındır ama 2 katından azdır.
Alıştırma
Cümleyi hedef karşılaştırma kalıbıyla tamamlayın. Bir ankette 190 kişi mavi tasarımı, 100 kişi ise yeşil tasarımı seçti: The blue design is ____ the green one.
Cevabı göster
nearly twice as popular as
Now that we know about the space bar's popularity, Dilbilgisi
3:41Boşluk tuşunun ne kadar yaygın olduğunu artık bildiğimize göre,
Now that: yeni belirlenmiş bir durumu neden olarak kullanma
Now that, zaten doğru olan veya yeni öğrenilmiş bir durumu tanıtır ve bunu sonraki ifadenin dayanağı yapar. Bu cümlede boşluk tuşunun ne sıklıkla kullanıldığını bilmek, yeni belirlenmiş öncüldür. Kalıp now that + özne + fiil şeklindedir ve ardından bir ana cümle gelir. Genellikle “bu artık doğru olduğuna göre” anlamına gelir; böylece yalnızca bir olayı şimdiki zamana yerleştirmek yerine zamanın ilerleyişini neden ilişkisiyle birleştirir.
Alıştırma
Aşağıdaki gerçeğin artık doğru olduğunu belirten hedef iki sözcüklü bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ we have the final numbers, we can finish the report.
Cevabı göster
Now that
let's return to texting and add in keyboard typing. Notlar
3:44kısa mesajlara dönüp klavyede yazılanları da ekleyelim.
Let's return to + bir konu
Let's return to, bir yan konunun bittiğini ve dinleyenlerin daha önceki ana konuya yönlendirildiğini gösterir. Burada kısa bir sapmadan sonra mesajlaşma konusuna dönüşü işaret eder. Kalıp let's return to + konu veya etkinlik şeklindedir. to'dan sonra bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelir: let's return to the plan veya let's return to discussing the plan. Buradaki return konuşmanın akışını düzenler; fiziksel olarak bir yere dönmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir grubu önceki bir konuya dönmeye açıkça davet eder?
- Let's start a completely new topic.
- Let's return to our main topic.
- Let's return our main topic.
Cevabı göster
Let's return to our main topic.
Ek bir öğeyi dahil etmek için add in
Bu cümlede add in, daha önce sayılmamış olan klavyeyle yazmayı toplama dahil etmek anlamına gelir. In, mevcut hesaba bir öğenin daha katıldığını vurgular. add in + isim veya add + isim ya da zamir + in denebilir: add in the fee, add the fee in veya add it in. Aynı kalıp ek masraflar, malzemeler ya da bir planın ek bölümleri için de kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi add in ile tamamlayın: Please ____ the delivery fee.
Cevabı göster
add in
are typing 5 to 10,000 characters a day on keyboards
3:52klavyede günde 5.000 ila 10.000 karakter yazdığını varsayıp
and add that to the number of characters being texted every day,
3:56bunu her gün kısa mesajla gönderilen karakter sayısına eklersek,
the space bar is being pressed 6 million times. Dilbilgisi
4:06boşluk tuşuna 6 milyon kez basıldığını bulabiliriz.
If we assume that: geçici bir varsayım sunmak
If we assume that, konuşmacının bir hesaplamayı veya savı sürdürebilmek için geçici olarak kabul ettiği bir öncülü sunar. Burada kaç kişinin ne kadar yazdığına ilişkin tahmin, boşluk tuşuna ne sıklıkta basıldığını hesaplamanın başlangıç noktası olarak ele alınır. Bu ifade, öncülün kanıtlandığını ileri sürmez. Akıl yürütmeyi açık hâle getirir: varsayım değişirse sonuç da değişebilir. Yaygın kalıp, If we assume that + yan cümle biçimindedir; ardından sonuç veya akıl yürütmenin sonraki adımı gelir.
Alıştırma
Katılımcı sayısını geçici bir varsayım olarak gösteren tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ 1,000 people attend the festival and each table seats ten, we will need 100 tables.
Cevabı göster
If we assume that
at any given second: rastgele seçilen herhangi bir saniye
At any given second, ele almak için seçtiğiniz herhangi bir saniye anlamına gelir. Bu cümlede hesaplanan oran sürekli geçerliymiş gibi sunulur: herhangi bir saniyeyi seçtiğinizde dünya genelinde yaklaşık altı milyon boşluk tuşu basışı gerçekleşmektedir. Burada given, “verilmiş” değil, “ele alınmak üzere seçilmiş” anlamındadır. Başka durumlara aktarılabilen at any given + zaman birimi kalıbı, at any given moment örneğinde olduğu gibi bir kümedeki rastgele bir öğeyi vurgular.
Alıştırma
Cümleyi “rastgele seçilmiş bir saniyelik anda” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: The server may be handling thousands of requests ____.
Cevabı göster
at any given second
is being pressed — şimdiki zamanda edilgen yapı
is being pressed, şimdiki zamanın edilgen yapısını kullanır: is + being + fiilin üçüncü hâli. Basma eylemini şimdiki an çevresinde devam eden bir süreç olarak gösterir ve eylemden etkilenen the space bar ifadesini dilbilgisel özne yapar. Basma eylemini gerçekleştiren çok sayıdaki kişi odak noktası olmadığı ve adlarının verilmesi gerekmediği için edilgen yapı kullanışlıdır. Dikkat, boşluk tuşu ve onun üzerinde gerçekleşen süreçte kalır.
Alıştırma
Cümleyi şimdiki zamanın edilgen yapısıyla tamamlayın: Right now, the main entrance ____ blocked by the maintenance team, so use the side door.
Cevabı göster
is being
What a great world, right? — ünlem ve onay sorusu
What a great world, what a + sıfat + tekil sayılabilir isim kalıbıyla kurulan bir ünlem cümlesidir. Sıradan bir bildirim yapmak yerine konuşanın tepkisini güçlü ve kendiliğindenmiş gibi sunar. Sondaki right?, dinleyiciyi bu tepkiyi paylaşmaya çağırır. Buradaki övgü şakacı biçimde abartıldığı için cümle ciddi bir bilgi sorusu gibi değil; samimi, komik veya hafif alaycı gelebilir.
Alıştırma
Samimi tepkiyi dersteki ünlem kalıbıyla tamamlayın: ____ lovely surprise, right?
Cevabı göster
What a
Let's think of it this way: Yeni bir bakış açısı sunmak
“let’s think of it this way” ifadesi, konuşmacının aynı bilgiyi farklı bir açıdan yeniden düzenlemek üzere olduğunu belirtir. Dinleyiciyi, fikri anlamayı kolaylaştırabilecek bir karşılaştırmaya, yeniden anlatıma veya çerçeveye hazırlar. Buradaki “this way”, fiziksel bir yol boyunca değil, “bu bakış açısından” demektir. “Let’s”, dinleyiciyi yeni çerçeveyi birlikte değerlendirmeye davet eder; böylece geçiş ani değil, iş birliğine dayalı görünür.
Alıştırma
Cümleyi dersteki yeniden çerçeveleme ifadesiyle tamamlayın: Let's ____: the delay gives us time to check our work.
Cevabı göster
think of it this way
Because it only takes a tenth of a second to tap or type a space bar, Dilbilgisi
4:17Boşluk tuşuna dokunmak ya da basmak saniyenin onda biri kadar sürdüğü için,
It only takes ... to ...: Gereken süreyi belirtmek
“It takes + amount of time + to + verb”, bir eylemin ne kadar zaman gerektirdiğini belirtir. “It” biçimsel bir öznedir; boşluk tuşunu ifade etmez. Zaman alan eylem, “to tap or type a space bar” şeklindeki to mastarıyla verilir. “Only”, sürenin kısa veya dinleyicinin beklediğinden daha kısa olduğunu gösterir. Zaman ifadesi ve eylem değiştirilerek bu kalıp başka durumlarda yeniden kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “it only takes” ve “upload” fiilinin mastar biçimiyle tamamlayın: ____ ten seconds ____ a photo.
Cevabı göster
It only takes · to upload
as many as 600 thousand other people on Earth Dilbilgisi
4:27Dünya'daki 600 bin kadar başka insan da
Statistically speaking: bir iddiayı verilerle çerçevelemek
Burada statistically speaking, tüm iddiayı sayısal örüntülere, ortalamalara veya olasılığa dayanan bir sonuç ya da tahmin olarak çerçeveler. Dinleyiciye, söylenen şeyi hangi tür kanıtın desteklediğini bildirir. Bu, konuşanın tam o anda hareket eden tam 600 bin kişiyi doğrudan gözlemlediği anlamına gelmez. Daha genel olarak bu giriş, bir topluluğa ilişkin istatistiksel bir iddiayı gözlemlenmiş tek bir olay hakkındaki iddiadan ayırır.
Alıştırma
Cümleyi, notta geçen ve istatistiksel bakış açısını açıkça belirten iki sözcüklük ifadeyle tamamlayın: '____, people in this age group are less likely to own a car.'
Cevabı göster
Statistically speaking
As many as + sayılabilir bir miktar
Burada as many as, sayılabilen 600 thousand other people miktarının önüne gelir ve bu sayıyı çarpıcı derecede büyük ya da dinleyicinin bekleyebileceğinden daha yüksek gösterir. Sayıyı tarafsız biçimde bildirmek yerine konuşanın değerlendirmesini de ekler. Yeniden kullanılabilen kalıp as many as + sayı + çoğul sayılabilir isim şeklindedir. Bu, ikinci bir karşılaştırma ölçütü içeren sıradan as ... as karşılaştırması değildir; sayılamayan bir miktar için as much as kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi, notta geçen ve şaşırtıcı derecede yüksek bir sayıyı vurgulayan üç sözcüklük ifadeyle tamamlayın: '____ 300 students attended the optional workshop.'
Cevabı göster
As many as
Give yourself some space: deyim ve klavye kelime oyunu
give yourself some space genellikle kendine yalnız kalmak, durup nefes almak ya da duygusal olarak toparlanmak için alan tanımak demektir. Buradaki space mecazidir; mutlaka fiziksel bir yeri ifade etmez. Bu cümlede space, izleyicinin az önce bastığı klavyedeki boşluk tuşuna da gönderme yapar. Destekleyici deyimsel anlam ile somut klavye hareketi üst üste gelerek bir kelime oyunu oluşturur ve duygusal güvenceyi yeniden etkinliğe bağlar. Bu tür bir oyun, aynı biçimin hem deyimsel bir anlamı hem de bağlamın etkinleştirdiği sözcüğü sözcüğüne bir anlamı olduğunda işler.
Alıştırma
Özgün cümlede give yourself some space ifadesindeki kelime oyununu ne oluşturur?
- Yalnızca dinleyiciye diğer insanlardan fiziksel olarak uzaklaşmasını söyler.
- Dinleyiciye klavyeyi başka birine vermesini söyler.
- İfade duygusal alanı önerirken space aynı zamanda klavyedeki boşluk tuşuna gönderme yapar.
Cevabı göster
İfade duygusal alanı önerirken space aynı zamanda klavyedeki boşluk tuşuna gönderme yapar.