Yenilebilir Esrar Kullandığınızda Beyninize Neler Olur?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Video, esrarın içilmesiyle yenmesini karşılaştırıyor; ısıtma, sindirim, metabolizma, başlangıç, süre ve dumanın etki ile riskleri nasıl değiştirdiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “chemical makeup” — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: bir maddenin kimyasal bileşimidir; dış görünüş değil, iç değişim için kullanılır. 2. “the onset of the high is delayed” — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: etkinin geç başladığını bildirir; zayıf veya kısa etkiyle karıştırmayın. 3. “skip out on” — Öbek fiiller: burada dumandaki zehirli maddelerden kaçınmaktır; gizlice ayrılmak veya yükümlülükten kaçmak anlamlarından ayırın.
Bu derste
As marijuana becomes legalized throughout North America, Dilbilgisi
0:00Esrar Kuzey Amerika genelinde yasallaştıkça,
many are trying edibles for the first time Kalıp ifadeler
0:03birçok kişi yenilebilir esrar ürünlerini ilk kez deniyor
As marijuana becomes legalized: değişen bir arka planı çerçevelemek
Burada As, zaman içinde gelişen bir değişimi tanıtır: esrar Kuzey Amerika genelinde yasal statü kazanmaktadır. Edilgen biçim becomes legalized, esrarı yasallaştırma eylemini yapan taraf olarak değil, yasalardan veya resmî kararlardan etkilenen şey olarak gösterir. Başlangıçtaki yan cümle, ana cümledeki eğilimi bu değişimle eş zamanlı gelişen bir durum olarak çerçeveler ve arka planda olası bir neden ilişkisi de kurar. As’in buradaki kullanımı, tek bir anı belirten when’den daha geniştir; “bu değişim geliştikçe” veya “bu değişimle birlikte” anlamına yakındır.
Alıştırma
As marijuana becomes legalized cümleye ne katar?
- Yalnızca doğrudan bir neden belirtir ve her türlü zaman ilişkisini dışlar.
- Esrarın bir eylem gerçekleştirdiği kesin bir anı belirtir.
- Devam eden yasal bir değişimi bağlantılı bir eğilimin arka planı olarak sunar.
Cevabı göster
Devam eden yasal bir değişimi bağlantılı bir eğilimin arka planı olarak sunar.
for the first time: ilk kez gerçekleşen bir durumu belirtmek
For the first time, bir eylemin veya deneyimin ilk kez gerçekleştiğini belirten kalıplaşmış bir zaman zarfı öbeğidir. Burada are trying ifadesini niteler: birçok kişi daha önce yenilebilir kenevir ürünlerini denememiştir. Zarf işlevinde kullanıldığında for içeren bütün ifadeyi kullanın: try something for the first time, visit a place for the first time veya speak in public for the first time.
Alıştırma
Cümleyi bunun Maya’nın ilk denemesi olduğunu belirten kalıplaşmış zarf öbeğiyle tamamlayın: Maya is baking bread ____.
Cevabı göster
for the first time
But with edible marijuana providing such a different experience than smoking, Dilbilgisi
0:06Ancak yenilebilir esrar, esrar içmeye kıyasla çok farklı bir deneyim yaşatırken,
with + isim + -ing ile arka plan oluşturma
Baştaki with edible marijuana providing such a different experience than smoking ifadesinde with, ardından gelen iki sorunun arka planını oluşturur. Edible marijuana, providing fiilinin mantıksal öznesidir; bu nedenle ifade yaklaşık olarak yenilebilir esrarın içmeye göre çok farklı bir deneyim sunduğu göz önüne alındığında anlamına gelir. with + isim öbeği + -ing fiili yapısı, bir durumu veya nedene benzeyen bir öncülü ana cümleden önce kısaca verir. Burada önce bu farkı ilgili arka plan olarak sunar, ardından yenilebilir ürünlerin nasıl etki ettiğini ve sağlık açısından daha iyi olup olmadığını sorar.
Alıştırma
Ana cümleye arka plan sağlamak için with + isim + -ing yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.
- With the weather got worse, we canceled the hike.
- With the weather getting worse, we canceled the hike.
- With getting the weather worse, we canceled the hike.
Cevabı göster
With the weather getting worse, we canceled the hike.
you effectively change the chemical makeup of compounds within it called cannabinoids. Notlar
0:15içindeki kannabinoid denen bileşiklerin kimyasal yapısını fiilen değiştirirsiniz.
chemical makeup: bir maddenin kimyasal bileşimi
chemical makeup ifadesinde makeup, kimyasal bileşim anlamına gelir: bir şeyin nelerden oluştuğunu ve genel olarak kimyasal özelliklerini belirtir. Cümle, ısıtmanın yalnızca bitkinin görünüşünü değil, kannabinoidleri kimyasal düzeyde değiştirdiğini söyler. Yaygın kalıp the chemical makeup of + bir madde, bileşik veya malzemedir. Burada isim olan makeup tek kelime yazılır ve kozmetik ürünlerle ilgisi yoktur.
Alıştırma
makeup sözcüğünün kimyasal bileşim anlamına geldiği cümleyi seçin.
- Her makeup looked different under the lights.
- Heat can change the chemical makeup of the oil.
- They need to make up the missed class.
Cevabı göster
Heat can change the chemical makeup of the oil.
Kısaltılmış edilgen ilgi yan cümlesi olarak called cannabinoids
compounds within it called cannabinoids ifadesinde called cannabinoids, compounds sözcüğünü niteleyen kısaltılmış edilgen bir ilgi yan cümlesidir. Açık biçimi which are called cannabinoids şeklindedir; yani bu bileşiklere cannabinoids adı verilir. within it de compounds sözcüğünü niteler ve it, cannabis sözcüğüne gönderme yapar. İsim + called + ad kalıbı bilimsel tanımlarda yaygın olan kısa bir yapıdır; called cümlenin ana fiili değildir.
Alıştırma
Bu cümlede devices that are called photodiodes bölümünü kısaltın: The camera contains light-sensitive devices ____ photodiodes.
Cevabı göster
called
Smoking heats it to around 800 degrees Celsius
0:18Esrar içildiğinde yaklaşık 800 santigrat dereceye kadar ısınır
which binds to receptors in your brain Kalıp ifadeler
0:24Bu madde beyninizdeki reseptörlere bağlanarak
converts THCA to delta-9-THC ifadesindeki convert A to B kalıbı
converts THCA to delta-9-THC ifadesinde convert, convert A to B kalıbını izler: A girdi ya da başlangıç biçimi, B ise ortaya çıkan biçimdir. to edatı değişimin ulaştığı sonucu gösterir. Smoking, hem heats hem de converts fiillerinin öznesidir. Bu nedenle cümle, kenevir içmeyi kenevir üzerinde iki işlem yapan bir eylem olarak sunar: onu ısıtmak ve THCA'yı delta-9-THC'ye dönüştürmek. converts, heats ile eş görevli olarak bağlanmıştır ve ayrı bir cümlenin başlangıcı değildir.
Alıştırma
Standart convert A to B kalıbını tamamlayın: This tool converts miles ____ kilometers.
Cevabı göster
to
Biyomedikal açıklamalarda binds to receptors
Burada binds to receptors, delta-9-THC'nin reseptör moleküllerine tutunarak onlarla etkileşime girmesi demektir. Biyomedikal İngilizcede yeniden kullanılabilen kalıp molekül veya madde + bind to + reseptör, protein veya bağlanma bölgesi şeklindedir. İlgi zamiri which, tekil delta-9-THC ifadesine döner; bu nedenle fiil binds olur. Buradaki bind, günlük dildeki nesneleri birbirine bağlama anlamında kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi bind fiilinin doğru biçimi ve edatıyla tamamlayın: This neurotransmitter ____ a receptor on the next neuron.
Cevabı göster
binds to
and causing your imagination, thoughts, and perceptions to magnify.
0:28ve hayal gücünüzün, düşüncelerinizin ve algılarınızın yoğunlaşmasına neden olur.
Paralel -ing sonuç yan cümleleri olarak making ... and causing ...
Making ... ve causing ..., eş görevli iki -ing yan cümlesidir. İkisi de önceki sürece bağlanır ve bu sürecin iki sonucunu sunar; yeni ana fiiller veya bağımsız zaman taşıyan fiil biçimleri değildir. Biçimleri paraleldir, ancak aldıkları tamamlayıcılar farklıdır: making them continually fire içinde make + nesne + to almayan mastar, causing ... to magnify içinde ise cause + nesne + to'lu mastar bulunur. Bu yapı, her sonuç için yeni bir cümle başlatmadan bir açıklamaya bağlantılı birkaç sonuç eklemeyi sağlar.
Alıştırma
İki sonuç yan cümlesinin paralel kalması için make ve cause fiillerinin -ing biçimlerini yazın: The update blocked the pop-ups, ____ the page easier to read and ____ fewer interruptions.
Cevabı göster
making · causing
This is why every thought can feel like a significant one. Anlatım akışı
0:32Bu yüzden her düşünce çok önemliymiş gibi gelebilir.
This is why: nedeni sonucuna bağlamak
Bu cümlede This, hemen önce açıklanan durumun tamamını özetler. Tek bir isme işaret etmez. Bu ifade, önceki bilgiyi ardından gelen ifadenin nedeni olarak düzenler. This is why + yan cümle, nedenden sonuca giden bildirme yapısıdır: önceki bilgi neden, sonraki yan cümle ise sonuçtur. Buradaki why bir soru başlatmaz. Önceki bilgiyi toparlayıp neyi açıkladığını göstermek için bu yapıyı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Nedeni sonucuna bağlayan ifadeyi seçin: The battery is dead. _____ the phone will not turn on.
- This is because
- This is when
- This is why
Cevabı göster
This is why
And because it travels straight from your lungs into the bloodstream
0:35Ayrıca madde akciğerlerinizden doğrudan kan dolaşımına
within minutes: yalnızca birkaç dakika içinde gerçekleşmek
Within minutes, fazla zaman geçmeden bir şeyin yalnızca birkaç dakika içinde başladığını veya gerçekleştiğini belirtir. Burada ilacın ne kadar hızlı etki etmeye başladığını anlatır. “Gerçekleşmesine ne kadar var?” sorusunu yanıtlar; “Ne kadar süre devam eder?” sorusunu değil. Süreyi daha sonra gelen lasts about 2 to 3 hours ifadesi verir.
Alıştırma
Bir mesaj bıraktım ve teknisyen çok kısa süre sonra geri aradı. Cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? The technician called back _____.
- a few minutes ago
- for a few minutes
- within minutes
Cevabı göster
within minutes
the weed is heated to around 150 degrees Celsius
0:44esrar yaklaşık 150 santigrat dereceye kadar ısıtılır;
when making edibles: kısaltılmış bir zaman yan cümlesi
when + -ing biçimi, özneyi ve be fiilinin bir biçimini düşürerek zaman yan cümlesini kısaltabilir. Burada when making edibles, when people are making edible cannabis products anlamındadır ve ısıtma işleminin zamanını ya da arka planını verir. Özenli yazıda making eyleminin örtük yapanı genellikle ana cümlenin öznesi olmalıdır. Burada ana özne the weed'dir; oysa kenevir yenilebilir ürün hazırlayamaz. Bu yüzden ifade, öznesi boşa düşen bir niteleyici oluşturma riski taşır. Kesinlik için when people make edibles veya when edibles are made yazılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle kısaltılmış bir when yan cümlesini açık ve doğru biçimde kullanır?
- When preparing the report, every figure looked accurate.
- When preparing the report, the deadline was moved to Friday.
- When preparing the report, Lena checked every figure.
Cevabı göster
When preparing the report, Lena checked every figure.
burning ... and minimizing ...: paralel sonuç öbekleri
Burning less of the actual plant ve minimizing carcinogens, and ile bağlanan iki paralel -ing öbeğidir. Önceki yan cümlenin tamamına bağlanır ve ısıtma sürecinin iki sonucunu sunarlar; and, bunların paralel etkiler olduğunu gösterir. Less, less of the actual plant grubunun parçasıdır: yanma eyleminin daha düşük şiddette olmasını değil, daha az miktarda bitki malzemesinin yanmasını anlatır. Düzenlenmiş yazıda bu ek sonuç öbeğini başlatmak için normalde Celsius sözcüğünden sonra virgül kullanılır.
Alıştırma
İki sonuç öbeğinin paralelliğini korumak için cümleyi keep fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The new filter traps larger particles, reducing dust and ____ the air cleaner.
Cevabı göster
keeping
into something fatty like oil or butter.
0:56yağ veya tereyağı gibi yağlı bir maddede çözündürülmesi gerekir.
lipophilic (lipofilik), not water soluble (suda çözünmeyen)
Burada lipophilic, THC’nin lipitlere karşı yakınlığı olduğunu, yani yağlı maddelerle karışma veya onların içinde çözünme eğilimi gösterdiğini belirtir. Yalnızca “yağlı” ya da “kaygan” demek değildir. not water soluble ifadesi aynı pratik özelliği diğer yönden açıklar: THC suda kolayca çözünmez. Bu iki tanım birlikte, neden yağlı bir ortam gerektiğini açıklar.
Alıştırma
Cümledeki lipophilic, not water soluble ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Yalnızca dokunulduğunda yağlı veya kaygan hissedilir.
- Isıtıldığında suyu yağa dönüştürür.
- Yağlı maddelerle birleşme eğilimi gösterir ve suda kolayca çözünmez.
Cevabı göster
Yağlı maddelerle birleşme eğilimi gösterir ve suda kolayca çözünmez.
must be dissolved into something fatty (yağlı bir ortamda çözündürülmelidir)
must be + past participle kalıbı, zorunlu bir eylemi edilgen yapıyla anlatır. Activated THC eylemi alan ögedir: birinin onu çözündürmesi gerekir; başka bir maddeyi çözen THC değildir. Burada activated, daha önce ısıyla değişime uğramış THC’yi belirtir. Something fatty ise yağ veya tereyağı gibi ortam görevi görebilen, yağ içeren bir maddeyi anlatır. Into, THC’nin bu maddenin içine katılmasını vurgular; yalnızca çözücü veya ortam belirtiliyorsa dissolved in daha yaygın bir kullanımdır.
Alıştırma
Dissolve fiilini ve edilgen zorunluluk kalıbını kullanarak talimatı tamamlayın: The powder ____ in warm water before use.
Cevabı göster
must be dissolved
Once this substance is consumed: once + simple present edilgen yapı
Bu cümlede once bir zaman yan cümlesi başlatır: Maddenin tüketilmesi, sonraki sonucun geçerli hâle gelmesinden önce gerçekleşen tetikleyici olaydır. Buradaki anlamı “tüketildiğinde/tüketildikten sonra”dır; sıklık bildiren “bir kez” anlamında değildir. Yan cümlede simple present edilgen yapı is consumed kullanılır; çünkü substance eylemden etkilenen ögedir ve onu kimin tükettiği önemli değildir. İngilizcede once ile başlayan zaman yan cümleleri, ana cümle daha sonraki veya gelecekteki bir sonucu anlatsa bile normalde şimdiki zaman biçimi kullanır; once yan cümlesine otomatik olarak will eklenmez.
Alıştırma
Cümleyi once ve approve fiilinin simple present edilgen biçimiyle tamamlayın: ____ the article ____, we will publish it.
Cevabı göster
Once · is approved
The onset of the high is delayed: daha geç başlangıç, daha zayıf etki değil
Burada onset bir etkinin başlangıcını, the high ise uyuşturucunun yol açtığı psikoaktif durumu ifade eder. Bu ifade, söz konusu durumun ne zaman başladığını belirtir; ne kadar sürdüğünü değil. Is delayed, başlangıç zamanının normalde olacağından daha geç gelmesi demektir. Bu ifade tek başına etkinin engellendiği, daha kısa sürdüğü veya daha az yoğun olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
“The onset of the high is delayed” burada ne anlama geliyor?
- Psikoaktif durum tamamen engellenir.
- Psikoaktif durum normalde başlayacağından daha geç başlar.
- Psikoaktif durum mutlaka daha zayıftır.
Cevabı göster
Psikoaktif durum normalde başlayacağından daha geç başlar.
and most report feeling more high Dilbilgisi
1:08ve çoğu kişi etkisini daha yoğun hissettiğini belirtir,
feeling more high than compared to...: tek bir karşılaştırma yapısı seçmek
Burada karşılaştırılan şey etkinin şiddetidir: İnsanlar bu etkinin kendilerini esrar içtikleri zamana göre daha fazla uyuşturulmuş gibi hissettirdiğini söylüyor. Standart yazılı İngilizcede high burada genellikle higher karşılaştırma biçimini alır. more high than compared to ifadesi iki karşılaştırma yapısını birleştirir: higher than ... ve more high compared with/to .... İkisinden yalnızca biri seçilmelidir. Açık bir düzeltme şöyledir: Most report feeling higher than when smoking marijuana.
Alıştırma
Hangi cümle tek, açık ve doğal bir karşılaştırma yapısı kullanıyor?
- The room feels warmer compared than it did this morning.
- The room feels warmer than it did this morning.
- The room feels more warm than compared to this morning.
Cevabı göster
The room feels warmer than it did this morning.
the THC is first metabolized by the liver Dilbilgisi
1:13THC'nin önce karaciğer tarafından metabolize edilmesi
is first metabolized ... before entering: edilgen yapıyla süreç sırası
Edilgen fiil öbeği “is metabolized”, odağı eyleme maruz kalan madde olan THC üzerinde tutar. “By the liver”, metabolizmayı gerçekleştiren etkenin karaciğer olduğunu belirtir; first ise bunun ilk kez olduğunu değil, sürecin erken bir aşaması olduğunu gösterir. “Before entering the bloodstream” kısaltılmış bir zaman yan cümlesidir. Anlaşılan öznesi hâlâ THC'dir: before THC enters the bloodstream. Kan dolaşımına giren karaciğer değildir. Bu kalıp, aynı şeyin bir süreçte sırasıyla ilerleyişini anlatmak için kullanışlıdır: özne + edilgen adım + before + -ing.
Alıştırma
Cümleyi filter fiilinin edilgen biçimi ve sıralama sözcüğü first ile tamamlayın: In this process, the water ____ before entering the tank.
Cevabı göster
is first filtered
A more potent chemical: farmakolojik etkinin karşılaştırılması
Burada a more potent chemical, aynı veya başka açılardan karşılaştırılabilir koşullarda daha büyük bir biyolojik etki oluşturan kimyasal demektir. More bir karşılaştırma belirtir: which sözcüğünün gönderme yaptığı 11-OH-THC, delta-9-THC'den daha yüksek etkiye sahip olarak tanımlanır. Potency, bir maddenin kullanılan miktara oranla ne kadar etki oluşturabildiğiyle ilgilidir. Tek başına maddenin daha konsantre olduğunu, daha yüksek dozda verildiğini veya mutlaka daha güvensiz olduğunu göstermez.
Alıştırma
İki ağrı kesici aynı dozda veriliyor. Drug A daha büyük bir etki oluşturuyor. Drug A'yı en kesin biçimde hangi cümle tanımlar?
- Drug A is more potent.
- Drug A is more concentrated.
- Drug A was given at a larger dose.
Cevabı göster
Drug A is more potent.
Using the same amount ...: cümle başında bir -ing yan cümlesi
Using the same amount of marijuana, karşılaştırmanın koşulunu belirleyen, cümle başındaki bir -ing yan cümlesidir: sonuç belirtilmeden önce kullanılan miktar sabit tutulur. using sözcüğünün örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan you'dur. Bu özne uyumu, niteleme ilişkisini açık hâle getirir. Yeniden kullanılabilen kalıp Using X, subject + result biçimindedir ve using eylemini aynı subject gerçekleştirir.
Alıştırma
Cümleyi "use the same map" ifadesinden oluşturulan başlangıçtaki -ing yan cümlesiyle tamamlayın: ____, we found a shorter route.
Cevabı göster
Using the same map
and 11-OH-THC, which is a stronger compound.
1:32hem de daha güçlü bir bileşik olan 11-OH-THC oluşur.
ends up creating: end up + -ing kalıbı
Bu cümlede ends up creating, “bir sürecin sonucunda sonunda üretmek” demektir. End up, önceki aşamalardan sonra ulaşılan sonuca odaklanır ve sonucun doğrudan ya da bütünüyle beklenen bir şey olmadığını ima edebilir. Kalıp end up + -ing biçimidir: end up creating, end up paying, end up waiting. Burada creating fiilinin birbirine bağlanan nesneleri delta-9-THC ve 11-OH-THC'dir. Bu anlamda end up to create kullanılmaz.
Alıştırma
pay fiilini end up + -ing kalıbında kullanarak cümleyi tamamlayın: If we ignore the leak, we may ____ for a much bigger repair.
Cevabı göster
end up paying
of cannabinoids acting on your neurons, Kalıp ifadeler
1:38kannabinoid nöronlarınız üzerinde etkili olduğu için,
acting on your neurons: bir hedefe act on ile etki etmek
Burada acting on your neurons, “nöronların üzerinde bir etki oluşturmak” demektir. Bilimsel ve teknik İngilizcede act on + bir vücut bölümü, madde veya sistem, etkiyi alan hedefi belirtir. Acting on your neurons, cannabinoids sözcüğünden sonra gelen bir -ing sıfat-fiil öbeğidir. Hangi kannabinoidlerin söz konusu olduğunu, yani nöronları etkileyenleri belirtir. you tarafından yapılan bir eylemi anlatmaz.
Alıştırma
The drug works by acting on the receptors in the brain. cümlesinde acting on the receptors ne anlama gelir?
- Reseptörler ilaca talimat veriyor.
- Bir kişi reseptörleri kullanmaya karar veriyor.
- İlaç reseptörleri etkiliyor.
Cevabı göster
İlaç reseptörleri etkiliyor.
on the toxic chemicals that smoking provides
1:43esrar içmenin ortaya çıkardığı zehirli kimyasallardan:
bronchial irritants, and tumor initiators.
1:46bronşları tahriş eden ve tümör oluşumunu başlatan maddelerden.
skip out on: istenmeyen bir şeyden kaçınmak
Burada skip out on, istenmeyen bir deneyimden veya zararlı bir şeye maruz kalmaktan kaçınmak anlamına gelir. on’dan sonraki nesne the toxic chemicals that smoking provides olduğu için kastedilen anlam budur. Daha geniş get to skip out on yapısı, bu kaçınmayı bir avantaj olarak sunar. Genel olarak skip out on ifadesinin bir yükten makul biçimde kaçınmayı mı yoksa bir sorumluluğu yerine getirmemeyi mi anlattığını nesne ve bağlamdan belirlersiniz.
Alıştırma
Bu yeni cümlede skip out on ne anlama geliyor? “Packing lunch lets Noor skip out on paying café prices.”
- kafe ücretini daha sonra ödemek
- o fiyatları ödemek zorunda kalmamak
- kafeden ödeme yapmadan ayrılmak
Cevabı göster
o fiyatları ödemek zorunda kalmamak
Smoking anything means you're inhaling cancer-causing molecules, Dilbilgisi
1:49Herhangi bir şeyi tüttürmek, kanserojen molekülleri solumak demektir;
it will be healthier for your lungs and body.
1:54bu, akciğerleriniz ve vücudunuz için daha sağlıklıdır.
Smoking anything means...: bir etkinliği sonucuna bağlamak
Smoking anything, özne görevindeki bir gerund öbeğidir. Bir etkinliği tek bir bütün fikir olarak adlandırdığı için tekil fiil olan means kullanılır. Burada means’in ardından kendi öznesi ve fiili bulunan you're inhaling... yan cümlesi gelir. activity + means (that) + clause kalıbı, bu yan cümleyi etkinliğin yapılmasının sonucu olarak sunar. Niyet ifade etmez; ilerleyen zaman yapısındaki you're inhaling, maruziyetin etkinlik sırasında gerçekleştiğini vurgular.
Alıştırma
Cümleyi activity + means + consequence kalıbıyla tamamlayın: Skipping breakfast ____ you're starting the day without fuel.
Cevabı göster
means
Kendi yanıtlanan bir geçiş olarak The downside?
Bu cümlede The downside?, “Dezavantajı nedir?” anlamına gelen, konuşanın kendi yanıtladığı eksiltili bir sorudur. Dinleyiciden yanıt istemez; yanıtı bir sonraki cümle verir. Bir avantajdan sonra kullanılan bu kısa parça, dikkati bir dezavantaja yönlendirir. Ardından gelen duraklama riski daha belirgin hâle getirir ve bilgi düzenindeki geçişin kolayca izlenmesini sağlar.
Alıştırma
The downside? bu bağlamda ne işe yarar?
- Başlıca avantajı özetleyip konuyu kapatır.
- Konuşma devam etmeden önce dinleyicilerden eksik bir bilgiyi vermelerini ister.
- Konuşanın hemen açıklayacağı bir dezavantajı kısaca tanıtır.
Cevabı göster
Konuşanın hemen açıklayacağı bir dezavantajı kısaca tanıtır.
much harder to control: much + karşılaştırma sıfatı + to’lu mastar
much harder to control ifadesinde harder, hard sıfatının karşılaştırma biçimidir; much ise karşılaştırmayı güçlendirir. Yani iş yalnızca biraz değil, önemli ölçüde daha zordur. Bağlam açık olduğunda karşılaştırılan diğer seçenek belirtilmeden bırakılabilir. to control biçimindeki to’lu mastar, daha zor olan eylemi adlandırır. Yeniden kullanılabilir kalıp much + karşılaştırma sıfatı + to’lu mastar biçimindedir; much easier to use ve much safer to handle buna örnektir.
Alıştırma
Cümleyi much ve hard sıfatının karşılaştırma biçimini kullanarak tamamlayın: This software is ____ to configure than the previous version.
Cevabı göster
much harder
It can take ... to ...: gereken süreyi belirtmek
it can take + time + to + verb kalıbında it biçimsel öznedir; mastar, gerekli süresi tahmin edilen olayı belirtir. Burada to feel the full effects, etkilerin tamamının hissedilir hâle geldiği noktaya ulaşmak anlamındadır; etkilerin ne kadar sürdüğünü anlatmaz. Can, sürenin bir garanti değil, olasılık içeren bir tahmin olduğunu gösterir. Up to bir üst sınır sunarken one to two hours bir aralık verir; bu nedenle ikisini birlikte kullanmak anlaşılır olsa da kesin değildir.
Alıştırma
it can take up to + time + to kalıbını kullanarak azami bekleme süresinin iki saat olduğunu belirtecek şekilde cümleyi tamamlayın: During busy periods, it can ____ to receive a reply.
Cevabı göster
take up to two hours
Titrating: dozu kademeli olarak ayarlamak
Tıbbi ve farmakolojik bağlamlarda titrating, tepkiyi izlerken dozu kademeli olarak artırmak veya azaltmak ve istenen etkiyle kabul edilebilir risk düzeyine ulaşana kadar ayarlamak anlamına gelir. Tek seferlik bir ölçüm veya doz kararı değil, geri bildirime dayanan tekrarlı bir ayarlama sürecidir. Bu cümlede konuşmacı, etkileri ayarlamak için daha teknik bir ad olarak titrating sözcüğünü kullanıyor ve bu ince ayarın çok daha zor olduğunu söylüyor.
Alıştırma
Hangi durum en iyi titrating a medication dose olarak tanımlanır?
- Almadan önce sabit bir dozu ölçmek.
- Hastanın tepkisini izlerken dozu küçük adımlarla ayarlamak.
- Sabit bir dozu değiştirmeden etkisinin geçmesini beklemek.
Cevabı göster
Hastanın tepkisini izlerken dozu küçük adımlarla ayarlamak.
as a result: sonucu belirtmek
Bu cümlede as a result, daha önce belirtilen nedenlerin sonucunu sunar. Az önce açıklanan durum nedeniyle anlamına gelir ve etkinin geç başlamasıyla doz farklılığını, istenmeden ortaya çıkan daha güçlü etkiye bağlar. As a result bir fiil öbeği değil, bağlantı kuran bir zarf ifadesidir. Bilgiyi önce neden, sonra sonuç şeklinde düzenleyerek dinleyiciye sonraki yan cümlenin sonucu bildirdiğini gösterir.
Alıştırma
Neden-sonuç ilişkisini en iyi hangi bağlayıcı tamamlar? The roads flooded overnight. ___, the school closed for the day.
- For example
- As a result
- In contrast
Cevabı göster
As a result
end up a lot higher than you intended to: planlanmamış bir son durum
End up + sıfat, bir kişinin sonunda ulaştığı durumu anlatır ve bu durum çoğu zaman planlanmamış bir sürecin sonucudur. Burada end up ... higher, sonunda daha güçlü bir sarhoş edici etki yaşamak anlamına gelir; higher fiziksel bir yüksekliği anlatmaz. A lot, karşılaştırma biçimi olan higher'ı güçlendirir; dolayısıyla gerçek etki planlanandan çok daha güçlüdür. Than you intended to ifadesinde to'dan sonraki sözcükler, zaten anlaşılan bir eylemi veya durumu tekrarlayacağı için çıkarılmıştır. Yan cümle tam ve dil bilgisi bakımından doğrudur: sondaki to, çıkarılan mastarı işaret eder ve yaklaşık olarak than you intended to get or be that high anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle end up + sıfat yapısını doğru kullanır ve sondaki to'dan sonra tekrarlanan anlamı söylemeden bırakır?
- We ended up much more tired than we intended be.
- We ended to be much more tired than we intended.
- We ended up much more tired than we intended to.
Cevabı göster
We ended up much more tired than we intended to.
Unlike those who...: karşılaştırılan grubu belirlemek
Baştaki Unlike ... ifadesi, ana cümleden önce karşılaştırılan grubu belirler. Burada unlike bir ilgeçtir ve nesnesi those who consume too much alcohol, opioids, or other drugs ad öbeğinin tamamıdır. Ana cümlenin öznesi you, bu gruptan farklı olarak sunulur. Burada those, “insanlar” anlamına gelir. who consume... ilgi cümleciği hangi insanların kastedildiğini belirtir. Bu nedenle those who..., daha uzun bir grup adını tekrarlamadan “... yapan insanlar” demenin kısa bir yoludur.
Alıştırma
Cümleyi unlike + those who ile tamamlayın: ____ skip breakfast, Maya eats before every exam.
Cevabı göster
Unlike those who
if you do consume more than you intended. Dilbilgisi
2:20planladığınızdan fazlasını tüketseniz bile.
Do consume more than you intended: vurgu ve eksiltilen sözcükler
Olumlu if yan cümlesinde do, consume fiilini vurgular. Yaklaşık olarak “gerçekten” veya “fiilen” tüketmek anlamı katar ve miktarın planlanandan gerçekten fazla olduğu durumu öne çıkarır. Buradaki do bir yardımcı fiildir; ayrı bir eylem değildir. more than you intended ifadesinde, intended sonrasında tekrarlanacak to consume anlamı dinleyen tarafından tamamlanır. Eylem zaten açık olduğu için İngilizcede bu bölüm doğal olarak atılır: more than you intended (to consume).
Alıştırma
“if you do consume more than you intended” ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Birinin planlanandan fazla tüketip tüketmediğini sorarsanız
- Bir işi tamamlayıp ardından başka bir şey tüketirseniz
- Gerçekten tüketmeyi planladığınızdan daha fazlasını tüketirseniz
Cevabı göster
Gerçekten tüketmeyi planladığınızdan daha fazlasını tüketirseniz
the munchies: esrarla ilişkili yeme isteği
Bu cümlede the munchies, esrarın yol açtığı ani ve güçlü bir açlık ya da atıştırma isteği anlamına gelir. give someone the munchies kalıbı, “birinin bu tür bir iştah hissetmesine yol açmak” demektir. Bu isim normalde sabit çoğul ifade the munchies içinde kullanılır. “Yemek veya çiğnemek” anlamındaki sıradan munch fiiline kelimesi kelimesine gönderme yapmaz.
Alıştırma
Örnekte marijuana gives you the munchies ne anlama geliyor?
- Yemeği sesli biçimde çiğnemenize yol açar.
- Özellikle atıştırmalık olmak üzere birden yemek istemenize yol açar.
- Yemeğe olan ilginizi kaybetmenize yol açar.
Cevabı göster
Özellikle atıştırmalık olmak üzere birden yemek istemenize yol açar.
by clicking the screen or using the link
2:27Ekrana tıklayarak veya bağlantıyı kullanarak izleyebilirsiniz.
and subscribe for more weekly science videos every Thursday.
2:29Ayrıca her perşembe yeni bilim videoları için kanalımıza abone olun.