İslami tasarımın karmaşık geometrisi - Eric Broug: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
620 kelime 145 kel/dk

Video açıklaması: Video, İslam geometrik sanatının önceki Roma ve Pers motiflerinden nasıl geliştiğini ele alıyor; ardından dairelerin, çizim çizgilerinin, ızgaraların, simetrinin ve mozaik döşemenin yalnızca pergel ve cetvelle karmaşık tekrar desenleri oluşturmayı nasıl sağladığını gösteriyor. Ayrıca beş katlı simetriye sahip tasarımlarda neden ek şekiller gerektiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. a golden age of Islamic culture, — Deyimler ve Mecazi İfadeler: golden age ifadesini, gerçek anlamda altın bir çağ değil, olağanüstü kültürel başarıların yaşandığı bir dönem anlatan mecaz olarak kavrayıp sanat, bilim, teknoloji veya ticaretin gelişme dönemlerini anlatırken kullanabilmek. 2. from these simple tools emerges — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Kaynağı başa alan ve fiili özneden önce getiren resmî devrik yapıyı tanıyıp çok çeşitli desenlerin son derece basit araçlardan doğduğunu vurgulama işlevini anlamak. 3. is not constrained to — Kalıplaşmış Söz Öbekleri ve Eşdizimler: Bir yöntemin ya da kategorinin görünürdeki sınırı aştığını belirtmek için bu resmî ifadeyi kullanmak; örneğin mozaik döşemenin basit geometrik şekillerle sınırlı olmadığını açıklamak.

Bu derste

In Islamic culture, Kültür

0:06

İslam kültüründe,

Kültür

Geniş bir kültürel çerçeve olarak Islamic culture

Burada Islamic culture, İslam toplumları ve medeniyetiyle bağlantılı geniş kültürel çerçeveyi ifade eder. Bu anlatımda yalnızca dini inanç ve kuralları değil, sanat ve mimari geleneklerini de kapsar. Baştaki In Islamic culture, sonrasında söylenecekler için bir çerçeve kurar: ifade, her kültür için geçerli bir iddia olarak değil, bu kültürel bağlam içinde anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Burada In Islamic culture neyi belirtir?

  1. Anlatımın geniş kültürel bağlamını tanıtır.
  2. Konuyu tek bir dini kuralla sınırlar.
  3. Tek bir binanın tam konumunu belirtir.
Cevabı göster

Anlatımın geniş kültürel bağlamını tanıtır.

geometry is everywhere.

0:08

geometri her yerdedir.

You can find it in mosques, Kalıp ifadeler

0:10

Onu camilerde,

madrasas, Kültür

0:12

medreselerde,

Kültür

madrasas: İslam dünyasındaki okullar veya eğitim kurumları

madrasas, madrasa kelimesinin çoğuludur. İngilizcedeki tarih ve mimari bağlamlarında İslam dünyasındaki okulları veya eğitim kurumlarını ifade eder ve çoğu zaman İslami din eğitimiyle ilişkilidir. Bu kurumların programları ve görevleri yere ve döneme göre değişir. Bu sıralamada madrasas, camiler, saraylar ve özel evlerle birlikte geometrik süslemelerin görüldüğü bir yapı türünü belirtir. Madrasas ve mosques ayrı ayrı sayıldığı için buradaki madrasas eğitim yapılarıdır; ibadet yeri olan camiler değildir.

Alıştırma

Tarihî yapıların anlatıldığı bir metinde madrasas büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Geometrik çini süsleme tarzı
  2. Sarayların içindeki ibadet odaları
  3. Müslüman toplumlardaki okullar veya eğitim kurumları
Cevabı göster

Müslüman toplumlardaki okullar veya eğitim kurumları

palaces,

0:13

saraylarda

and private homes.

0:14

ve özel evlerde bulabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

Bir şeyin nerede bulunduğunu anlatan You can find it in...

Burada You can find it in..., bilinçli bir arama eylemini anlatmaz. Daha önce sözü edilen şeyin listelenen yerlerde görülebildiğini veya bulunduğunu belirtir; it, daha önce ele alınan geometrik desenleri ifade eder. Yeniden kullanılabilen kalıp You can find + object + in + place şeklindedir. Nesne, it gibi bir zamir veya this design gibi bir isim öbeği olabilir.

Alıştırma

Cümleyi You can find + object + in kalıbıyla tamamlayın. Nesne olarak this design kullanın: ____ many old libraries.

Cevabı göster

You can find this design in

This tradition began in the 8th century CE Kültür

0:16

Bu gelenek MS 8. yüzyılda

Kültür

the 8th century CE: Ortak Çağ'ın 8. yüzyılı

the 8th century CE, Ortak Çağ'ın sekizinci yüzyılı, yani yaklaşık olarak 701 ile 800 CE arasındaki yıllar demektir. Bu cümlede tarih, geleneğin ne zaman başladığını anlatır. CE, bir yılın veya yüzyılın ardından gelen tarih belirtecidir; century kelimesinin bir parçası değildir. AD yerine kullanılan tarafsız adlı bir seçenektir ve aynı yıl numaralandırmasını kullanır.

Alıştırma

Cümleyi tarafsız Common Era belirteciyle tamamlayın: The observatory was founded in 825 ____.

Cevabı göster

CE

during the early history of Islam,

0:19

İslam'ın erken tarihi sırasında,

when craftsmen took pre-existing motifs from Roman and Persian cultures Anlatım akışı

0:21

zanaatkarların Roma ve Pers kültürlerinden var olan motifleri alıp

and developed them into new forms of visual expression.

0:26

bunları yeni görsel ifade biçimlerine dönüştürmeleriyle başladı.

Anlatım akışı

took ... from ... and developed ... into ...: kaynak ve dönüşüm

took X from Y and developed X into Z kalıbı, süreci iki aşamada düzenler. took ... from ... malzemenin kaynağını belirtirken developed ... into ... ortaya çıkan yeni biçimi gösterir. Burada them, pre-existing motifs ifadesine gönderme yapar. Bu nedenle cümle, zanaatkârların mevcut Roma ve Pers motiflerini başlangıç malzemesi olarak kullanıp dönüştürdüğünü anlatır; onları hiç değiştirmeden kopyaladıklarını değil.

Alıştırma

Cümleyi take ve develop fiillerinin geçmiş zaman biçimleriyle tamamlayın: The artist ____ patterns from old maps and ____ them into a new mural design.

Cevabı göster

took · developed

This period of history was a golden age of Islamic culture, Deyimler

0:31

Tarihin bu dönemi İslam kültürünün altın çağıydı,

Deyimler

a golden age of Islamic culture: İslam kültürünün olağanüstü geliştiği bir dönem

a golden age, bir alanın veya kültürün özellikle başarılı, yaratıcı ya da etkili olduğu bir dönemi anlatan mecazlı bir ifadedir. Bu cümlede İslam kültürünün söz konusu tarihsel dönemde gelişip zenginleştiği değerlendirilir; altın rengiyle veya altından yapılmış nesnelerle ilgili değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp a/the golden age of + alan veya etkinlik şeklindedir; örneğin the golden age of cinema.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: The 1950s were a golden age of television. a golden age ne anlama gelir?

  1. televizyon tarihindeki herhangi bir eski dönem
  2. televizyon alanında olağanüstü başarı ve yaratıcılığın görüldüğü bir dönem
  3. televizyonların altından yapıldığı bir dönem
Cevabı göster

televizyon alanında olağanüstü başarı ve yaratıcılığın görüldüğü bir dönem

during which many achievements of previous civilizations were preserved and further developed, Dilbilgisi

0:34

bu dönemde önceki medeniyetlerin birçok başarısı korunmuş ve daha da geliştirilmiş,

Dilbilgisi

during which: daha önce belirtilen döneme gönderme

During which, sınırlayıcı olmayan bir ilgi yan cümlesi başlatır. Which daha önce belirtilen tarihsel döneme gönderme yaptığı için during which “o dönem boyunca” anlamına gelir. Dil bilgisi bakımından during bir edat, which ise bir ilgi zamiridir; birlikte, ardından gelen bilgiyi o döneme bağlarlar.

Alıştırma

Cümleyi “o dönem boyunca” anlamındaki iki sözcüklü resmî ilgi ifadesiyle tamamlayın: The archive underwent a year-long renovation, ____ its oldest records were digitized.

Cevabı göster

during which

Dilbilgisi

were preserved and further developed: were sözcüğünü paylaşan sıralı edilgen yapı

many achievements of previous civilizations öznesi iki eylemden de etkilenen ögedir. Were edilgen çatıyı gösterir; preserved ve developed ise and ile bağlanan eş görevli geçmiş zaman ortaçlarıdır. İki eylem tek bir were sözcüğünü paylaşır; açık biçimi were preserved and were further developed şeklindedir. Further, developed sözcüğünü niteler ve gelişimin önceki bir aşamanın ötesine taşındığını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede tek bir were biçiminin iki geçmiş zaman ortacı tarafından paylaşıldığı aynı sıralı edilgen yapı kullanılmıştır?

  1. The ancient texts were copied, and the researchers carefully restored them.
  2. The ancient texts were copied and carefully restored.
  3. The researchers copied the ancient texts and carefully restored them.
Cevabı göster

The ancient texts were copied and carefully restored.

resulting in fundamental advancements in scientific study and mathematics. Dilbilgisi

0:40

bu da bilimsel çalışmalarda ve matematikte temel ilerlemelerle sonuçlanmıştır.

Dilbilgisi

resulting in: önceki olayın sonucunu eklemek

Resulting in, hemen önce anlatılan olayın veya durumun sonucunu belirtir. Bu cümlede bilimsel çalışmalar ve matematikteki köklü ilerlemeler sonuçtur. Bu -ing yapısı önceki ifadeye bağlıdır; resulting yeni bir ana fiil değildir. Mantığı “önceki neden, ardından resulting in + sonuç” şeklinde takip edin.

Alıştırma

Hangi cümle, sunucu arızasının sonucunu eklemek için resulting in ifadesini doğru kullanıyor?

  1. The server crashed, resulting in a two-hour delay.
  2. The server crashed, resulted in a two-hour delay.
  3. The server crashed, resulting from a two-hour delay.
Cevabı göster

The server crashed, resulting in a two-hour delay.

Accompanying this was an increasingly sophisticated use of abstraction and complex geometry in Islamic art, Notlar

0:46

Buna, İslam sanatında soyutlamanın ve karmaşık geometrinin giderek daha sofistike bir kullanımı eşlik etmiştir,

Dilbilgisi

Accompanying this was...: öznenin sona alındığı resmî devrik yapı

Accompanying this was... resmî bir devrik yapıdır. Accompanying this başa getirilirken dil bilgisel özne was sözcüğünden sonra gelir: an increasingly sophisticated use of abstraction and complex geometry in Islamic art. Düz sıralı bir açıklama An increasingly sophisticated use ... accompanied this şeklindedir. Devrik yapı, uzun ve yeni özneyi sunmadan önce this ile önceki konuya bağlanır. İki gelişmenin birlikte gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

“Accompanying the device was a detailed safety guide,” cümlesinde dil bilgisel özne hangi sözcüklerdir?

  1. a detailed safety guide
  2. was
  3. Accompanying the device
Cevabı göster

a detailed safety guide

Kelime

an increasingly sophisticated use of abstraction: soyutlamanın giderek daha gelişmiş kullanımı

Bu ifadede sophisticated, soyutlamanın kullanımını son derece gelişmiş, incelikli ve karmaşık olarak niteler. Bir kişinin sosyal deneyimini değil, sanatsal tekniği değerlendirir. Increasingly, sophisticated sözcüğünü niteler; bu nedenle ifade, incelik ve karmaşıklık düzeyinin zamanla arttığını gösterir. an increasingly sophisticated use of X kalıbı, bir yöntemin zaman içinde daha ileri hâle gelmesini anlatabilir.

Alıştırma

'The architect developed a sophisticated method for controlling light,' cümlesinde sophisticated ne anlama gelir?

  1. Yöntemi satın almak pahalıdır.
  2. Mimar sosyal açıdan deneyimlidir.
  3. Yöntem son derece gelişmiş ve inceliklidir.
Cevabı göster

Yöntem son derece gelişmiş ve inceliklidir.

from intricate floral motifs adorning carpets and textiles to patterns of tile work that seemed to repeat infinitely, Notlar

0:53

halıları ve kumaşları süsleyen karmaşık çiçek motiflerinden, sonsuza dek tekrarlanıyormuş gibi görünen çini desenlerine kadar,

Dilbilgisi

from intricate floral motifs ... to patterns of tile work: sanat biçimlerinin aralığını gösterme

Burada from A to B bir aralığın iki ucunu gösterir. A, halıları ve tekstil ürünlerini süsleyen karmaşık çiçek motifleridir; B ise çini desenleridir. İfade, bu sanatsal kullanımın ne kadar geniş bir biçim çeşitliliğine yayıldığını gösterir. Bu cümlede yapı gerçek bir hareketi anlatmaz. Açıklayıcı metinlerde from A to B farklı örnekleri, kategorileri, boyutları, düzeyleri veya aşamaları tek bir aralığın uçları olarak düzenler.

Alıştırma

Bir aralık göstermek için cümleyi from...to... ile tamamlayın: The workshop covers everything ____ basic drawing ____ digital animation.

Cevabı göster

from · to

Kelime

Sonradan gelen niteleyici olarak adorning carpets and textiles

Bu cümlede adorning carpets and textiles, floral motifs ifadesinden sonra gelen bir present participle öbeğidir. Motiflerin neyi süslediğini belirtir; floral motifs that adorn carpets and textiles biçiminde açılabilir. Burada adorn, “süslemek veya daha çekici hâle getirmek” anlamındadır. Sanat, mimari, giysi ve tasarım betimlemelerinde sık kullanılan, nispeten resmî bir fiildir. Adorning bu cümlenin ana fiili değildir.

Alıştırma

Örnekte adorning carpets and textiles ifadesinin görevi nedir?

  1. tile work ifadesini niteler ve karoların nerede üretildiğini söyler.
  2. Ana fiildir ve halıların dokumaları süslediğini söyler.
  3. floral motifs ifadesini niteler ve bu motiflerin neyi süslediğini belirtir.
Cevabı göster

floral motifs ifadesini niteler ve bu motiflerin neyi süslediğini belirtir.

Kelime

Sanat ve mimaride tile work

Tile work, karolarla veya çinilerle yapılan dekoratif yüzeyleri, desenleri ya da el işçiliğini anlatan ve iki ayrı sözcük olarak yazılan bir birleşik isimdir. Örnekte patterns of tile work, çini veya karo süslemesinde oluşturulan desenler anlamına gelir. Buradaki work, yapılmakta olan bir işi ya da work fiilini değil, bir zanaatı veya onun tamamlanmış ürününü ifade eder. Bu birleşik sözcük tilework biçiminde bitişik de sıkça yazılır.

Alıştırma

Örnekte tile work ne anlama gelir?

  1. karo veya çinilerle yapılan dekoratif tasarımlar ya da işçilik
  2. sade tuğlalar üreten bir makine
  3. bir karonun her gün yaptığı iş
Cevabı göster

karo veya çinilerle yapılan dekoratif tasarımlar ya da işçilik

inspiring wonder and contemplation of eternal order. Anlatım akışı

1:01

hayranlık uyandırmış ve sonsuz düzenin tefekkürüne ilham vermiştir.

Anlatım akışı

inspiring wonder and contemplation: bir sanat eserinin etkisini açıklamak

Inspiring wonder and contemplation, hemen önce anlatılan desenlerin etkisini açıklayan bir ortaç öbeğidir. Desenlerin görünüşüne yeni bir ayrıntı eklemek yerine “Bu desenler izleyenlere ne hissettiriyor veya ne düşündürüyor?” sorusuna cevap verir. Burada inspire, “bir duygu veya düşünceye yol açmak” anlamındadır. Wonder ve contemplation, paralel isim nesneleridir: wonder, “merak edip öğrenmek istemek” değil, hayranlık veya huşu anlamına gelir; contemplation ise sakin ve ciddi düşünmedir. Tam öbekte of eternal order, bu düşüncenin konusunu belirtir.

Alıştırma

“The view of Earth from space inspired wonder and contemplation” cümlesi ne anlama gelir?

  1. Manzara hayranlık ve ciddi düşünceler uyandırdı.
  2. Manzara bir soru sormak istedi.
  3. Manzara insanların dikkatlice düşünmesini engelledi.
Cevabı göster

Manzara hayranlık ve ciddi düşünceler uyandırdı.

Despite the remarkable complexity of these designs, Dilbilgisi

1:06

Bu tasarımların dikkate değer karmaşıklığına rağmen,

they can be created with just a compass to draw circles and a ruler to make lines within them. Kalıp ifadeler

1:09

sadece daire çizmek için bir pergel ve içlerine çizgi çekmek için bir cetvelle oluşturulabilirler.

Dilbilgisi

Despite the remarkable complexity: ödünleme ilişkisi kurmak

Despite the remarkable complexity of these designs, cümlenin başında yer alan ve ödünleme ilişkisi kuran bir edat öbeğidir. Ana cümle basit araçların bu desenleri oluşturmak için yeterli olduğu şaşırtıcı sonucu vermeden önce, görünürdeki bir engeli —tasarımların çok karmaşık olmasını— sunar. Despite, “bu durum var olsa bile” veya “-e rağmen” anlamına gelir; “-den dolayı” anlamına gelmez. Bir edat olduğu için burada ardından the remarkable complexity of these designs isim öbeği gelir. Virgül, baştaki ödünleme bölümünün bittiğini gösterir ve ana düşünceye geçiş sağlar.

Alıştırma

Cümleyi despite ile tamamlayın: ____ the heavy rain, the match continued.

Cevabı göster

Despite

Kalıp ifadeler

with just a compass: yalnızca tek bir basit araç kullanmak

with just a compass ifadesinde with, bir işi yapmak için kullanılan aracı belirtir. Just “yalnızca” anlamına gelir ve ek ya da daha karmaşık bir araca gerek olmadığını vurgular. Aktarılabilir kalıp with just + araç veya kaynak biçimindedir: az miktarda ekipman ya da desteğin bir sonuca ulaşmak için yeterli olduğunu anlatır. Buradaki with, bir pergelle “birlikte olmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki tam hedef ifadeyle tamamlayın. İfade “yalnızca tek bir basit araç kullanarak” anlamına gelmelidir: You can draw a perfect circle ____.

Cevabı göster

with just a compass

And from these simple tools emerges a kaleidoscopic multiplicity of patterns. Notlar

1:14

Ve bu basit araçlardan kaleydoskopik bir desen çeşitliliği ortaya çıkar.

Dilbilgisi

from these simple tools emerges...: kaynağı öne alan devrik yapı

from these simple tools emerges... kaynağı öne alan devrik bir yapı kullanır. Baştaki from these simple tools kaynağı belirtir; ardından fiil emerges gelir ve gerçek özne fiilden sonra yer alır: a kaleidoscopic multiplicity of patterns. Tools özne değildir; tekil çekirdek sözcük multiplicity, tekil fiil emerges biçimini belirler. Normal sıra A kaleidoscopic multiplicity of patterns emerges from these simple tools şeklindedir. Devrik sıra önce dikkati basit kaynağa çeker, ardından çok daha zengin sonucu ortaya koyar. Bu kalıp günlük konuşmadan çok resmî betimlemelerde ve anlatılarda görülür.

Alıştırma

From behind the curtain emerged a small dog cümlesinde emerged fiilinin öznesi nedir?

  1. the curtain
  2. from behind
  3. a small dog
Cevabı göster

a small dog

Kelime

a kaleidoscopic multiplicity of patterns: zengin görsel çeşitlilik

Bu cümlede a kaleidoscopic multiplicity of patterns, sayıca çok fazla ve görsel açıdan zengin çeşitlilik gösteren bir desen topluluğunu ifade eder. multiplicity, biçimlerin çokluğunu ve çeşitliliğini vurgular. kaleidoscopic mecazidir: desenleri bir kaleydoskopta görülen renkli ve sürekli değişen görüntülere benzetir. Gerçekten bir kaleydoskop kullanıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Burada a kaleidoscopic multiplicity of patterns neyi betimliyor?

  1. Görsel çeşitliliği zengin olan büyük bir desen topluluğu
  2. Birbirinin aynısı olan az sayıda desen
  3. Gerçek bir kaleydoskopun içinde yapılmış desenler
Cevabı göster

Görsel çeşitliliği zengin olan büyük bir desen topluluğu

So how does that work?

1:20

Peki bu nasıl işliyor?

Well,

1:22

Şöyle ki,

everything starts with a circle. Kalıp ifadeler

1:22

her şey bir daireyle başlar.

Kalıp ifadeler

starts with: bir sürecin başlangıç noktasını belirtmek

Burada starts with, daireyi hem ilk adım hem de ardından gelenlerin temeli olarak sunar. Bu ifade; bir sürecin, açıklamanın, tarifin, dersin veya planın başlangıç unsurunu söyleyerek içeriği düzenler. Yaygın yapı something starts with + isim öbeğidir: The lesson starts with a short review. Yalnızca bir şeyin başladığı zamanı değil, işlemsel veya mantıksal bir başlangıç noktasını da belirtebilir.

Alıştırma

Cümleyi start with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Every good plan ____ a clear goal.

Cevabı göster

starts with

The first major decision is, Anlatım akışı

1:25

İlk büyük karar,

how will you divide it up? Öbek fiiller

1:27

onu nasıl böleceğinizdir.

Anlatım akışı

The first major decision is: temel bir seçimi sunmak

The first major decision is, açıklamanın sonraki adımları etkileyebilecek ilk seçime geldiğini gösterir. Burada decision, resmî bir karar değil, görevi yaparken verilen pratik bir seçimdir. Ardından gelen how sorusu bu seçimin içeriğini, yani dairenin nasıl bölüneceğini belirtir. Bu kalıp önce önemli bir kararı duyurup ardından neye karar verilmesi gerektiğini söyleyerek süreci düzenler.

Alıştırma

Bu açıklamada The first major decision is ne işe yarar?

  1. Bir toplantıda alınan resmî kararı bildirir.
  2. Bütün sürecin bittiğini duyurur.
  3. Bir süreçteki ilk temel seçimi tanıtır.
Cevabı göster

Bir süreçteki ilk temel seçimi tanıtır.

Öbek fiiller

divide it up: bir bütünü parçalara ayırmak

Divide something up, bir bütünü birkaç parçaya, paya veya gruba ayırmak demektir. Buradaki up, öbek fiilin bir parçasıdır; yukarı doğru hareket anlamına gelmez ve ayırma sonucunda oluşan parçalara odaklanır. Nesne it veya them gibi bir zamirse zamiri divide ile up arasına koyun: divide it up doğrudur, divide up it değildir. İsimler iki konumda da bulunabilir: divide the cake up veya divide up the cake.

Alıştırma

divide ... up kullanarak ve zamiri doğru yere koyarak cümleyi tamamlayın: We have one large sheet for four groups. Let's ____ into four equal sections.

Cevabı göster

divide it up

Most patterns split the circle into four,

1:28

Çoğu desen daireyi dört,

five,

1:31

beş

or six equal sections,

1:32

veya altı eşit parçaya böler

and each division gives rise to distinctive patterns. Kalıp ifadeler

1:34

ve her bölünme kendine has desenler ortaya çıkarır.

Kalıp ifadeler

gives rise to: bir sonuca neden olmak veya sonuç üretmek

Give rise to, “neden olmak” veya “ortaya çıkarmak” anlamına gelir. Yapı A gives rise to B şeklindedir ve B sonucu belirtir. Bu cümlede each division neden, distinctive patterns ise sonuçtur. Bu kalıplaşmış bir ifadedir; rise, sonucun gerçekten yukarı doğru hareket ettiği anlamına gelmez. each division dil bilgisi bakımından tekil olduğu için fiil gives biçimini alır.

Alıştırma

Cümleyi give rise to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Poor ventilation ____ moisture problems in the building.

Cevabı göster

gives rise to

There's an easy way to determine whether any pattern is based on four-fold, Notlar

1:37

Herhangi bir desenin dörtlü,

five-fold,

1:41

beşli

or six-fold symmetry.

1:42

veya altılı simetriye dayanıp dayanmadığını belirlemenin kolay bir yolu vardır.

Dilbilgisi

whether any pattern is based on: dolaylı soruda sözcük dizilişi

Whether any pattern is based on... bölümü, determine fiilinin nesnesidir; neyin bulunması gerektiğini belirtir. Sıralanan simetri türleri seçeneklerdir, bu yüzden whether ayrı bir doğrudan soru kurmak yerine olasılıklar kümesini tanıtır. Whether ile kurulan dolaylı soru, any pattern is based on... örneğindeki gibi düz cümle sözcük dizilişini kullanır; is any pattern based on... biçiminde devrik yapı kullanılmaz. Be based on, “bir şeyi temel ya da düzenleyici ilke olarak almak” demektir.

Alıştırma

Whether yan cümlesinde sözcük dizilişi doğru olan cümleyi seçin.

  1. We need to determine whether is the design based on circles or squares.
  2. We need to determine whether the design is based on circles or squares.
  3. We need to determine is whether the design based on circles or squares.
Cevabı göster

We need to determine whether the design is based on circles or squares.

Kelime

four-fold, five-fold, or six-fold symmetry: -fold neyi sayar?

Four-fold, five-fold ve six-fold symmetry, bir deseni tam bir dönüş sırasında düzeninin merkez çevresinde kaç kez tekrarlandığına göre sınıflandırır. Bu geometri kullanımında -fold, “o sayıda parçaya veya tekrar konumuna sahip” anlamına gelir; bir nesneyi fiziksel olarak katlama eylemini anlatmaz. Örneğin six-fold rotational symmetry özelliğine sahip bir desen, 360°lik tam bir dönüşte eşit aralıklı altı yönde kendisiyle çakışır. Bu yüzden çakışmayı sağlayan en küçük dönüş 60°dir. Aynı ilkeye göre four-fold için 90°, five-fold için 72° elde edilir.

Alıştırma

Bu geometri bağlamında six-fold symmetry neyi belirtir?

  1. Tasarımda tam olarak altı renk kullanılmalıdır.
  2. Malzeme altı kez katlanmıştır.
  3. Desen, tam bir dönüşte eşit aralıklı altı yönde kendisiyle çakışır.
Cevabı göster

Desen, tam bir dönüşte eşit aralıklı altı yönde kendisiyle çakışır.

Most contain stars surrounded by petal shapes. Dilbilgisi

1:44

Çoğu, taç yaprağı şekilleriyle çevrili yıldızlar içerir.

Dilbilgisi

surrounded by: isimden sonra gelen edilgen bir niteleyici

“stars surrounded by petal shapes” ifadesinde surrounded by petal shapes, stars sözcüğünden sonra gelir ve hangi yıldızların kastedildiğini açıklar. Bu, kısaltılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir: stars that are surrounded by petal shapes. Yıldızlar çevreleme eylemine maruz kalır ve taç yaprağı biçimleri onların çevresindedir. Cümlenin ana fiili contain sözcüğüdür; surrounded by ikinci bir ana fiil değildir. İsimden sonra gelen bu niteleyici, resimleri, yerleri ve nesneleri tarif ederken yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki iki sözcüklü edilgen niteleyiciyle tamamlayın: We sat beside a lake ____ pine trees.

Cevabı göster

surrounded by

Counting the number of rays on a starburst or the number of petals around it Dilbilgisi

1:48

Yıldızdaki ışınların sayısını veya etrafındaki yaprakların sayısını saymak

tells us what category the pattern falls into. Öbek fiiller

1:53

bize desenin hangi kategoriye girdiğini söyler.

Dilbilgisi

Counting the number of rays: özne olarak -ing yapısı

Counting the number of rays, bir etkinliği adlandıran ve isim gibi çalışan bir -ing öbeğini başlatır: ışınları sayma işi. Burada bu öbek öznedir; birine saymasını söyleyen emir cümlesi değildir. Tam özne iki seçeneği de içerir: Counting the number of rays on a starburst or the number of petals around it. Bu uzun özneden sonra tekil fiil tells gelir. Etkinliğin tamamını tek bir fikir olarak görmek, cümlenin temel yapısını ortaya çıkarır: sayma yöntemi bize kategoriyi söyler.

Alıştırma

Hangi cümlede -ing öbeği ana fiilin öznesi olarak doğru kullanılmıştır?

  1. Measuring the angles help us identify the shape.
  2. Measuring the angles helps us identify the shape.
  3. Measure the angles helps us identify the shape.
Cevabı göster

Measuring the angles helps us identify the shape.

Öbek fiiller

falls into: bir kategoriye girmek

Falls into burada bir kategoriye aittir veya o kategori içinde sınıflandırılır anlamına gelir. Sınıflandırmadan söz ederken bir şey fall into a category, group veya type olabilir; gerçek anlamda fiziksel bir düşme söz konusu değildir. Temel düz cümle the pattern falls into a category şeklindedir. what category the pattern falls into dolaylı sorusunda what category başa gelir, into sonda kalır ve geri kalan bölüm düz cümle sırasını korur.

Alıştırma

“Bir kategoriye ait olmak” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: These examples ____ three main groups.

Cevabı göster

fall into

A star with six rays or surrounded by six petals belongs in the six-fold category. Kalıp ifadeler

1:56

Altı ışını olan veya altı yaprakla çevrili bir yıldız altılı kategoriye aittir.

Kalıp ifadeler

belongs in: doğru kategoriyi belirtmek

belongs in the six-fold category ifadesinde belong in, “bir kategori içinde doğru yere sahip olmak” anlamına gelir. Yıldızın özellikleri onun nerede sınıflandırılması gerektiğini belirler; burada sahiplikten söz edilmez. Odak uygun konum veya sınıflandırma olduğunda belong in + yer, bölüm veya kategori yapısını kullan.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrendiğin ve “... içinde doğru yere sahip olmak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamla: This book ____ the mystery section.

Cevabı göster

belongs in

One with eight petals is part of the four-fold category and so on. Kalıp ifadeler

2:03

Sekiz yapraklı olan dörtlü kategorinin bir parçasıdır ve bu böyle devam eder.

Kalıp ifadeler

and so on: tahmin edilebilir benzer örnekleri atlamak

and so on, bir listenin veya sıralamanın sonunda kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Benzer başka öğeler, örnekler veya adımlar olduğunu, ancak konuşanın hepsini söylemediğini belirtir. Burada dinleyiciye daha önce gösterilen sınıflandırma düzenini sürdürmesini söyler. Atlanan bölüm, önceki örneklerden veya kuraldan tahmin edilebilmelidir.

Alıştırma

Biri "Pack pencils, notebooks, rulers, and so on." diyor. and so on sana ne anlatır?

  1. Benzer başka okul malzemelerini de yanına al.
  2. Malzemeleri bir şeyin üzerine koy.
  3. Yalnızca adı geçen üç malzemeyi yanına al.
Cevabı göster

Benzer başka okul malzemelerini de yanına al.

There's another secret ingredient in these designs, Deyimler

2:08

Bu tasarımlarda bir gizli bileşen daha vardır,

an underlying grid, Kelime

2:11

altta yatan bir ızgara,

invisible but essential to every pattern.

2:13

görünmezdir ama her desen için gereklidir.

Deyimler

another secret ingredient: gizli bir başka temel etken

Secret ingredient, kelime anlamıyla bir tarifte açıklanmayan özel bir malzemedir. Burada ise kolayca gözden kaçabilen ama sonuç için vazgeçilmez olan bir etkeni anlatan mecazdır. Another, konuşanın önemli bir etkeni daha eklediğini gösterir. Ardından gelen an underlying grid ifadesi bu etkenin ne olduğunu açıklar. Bu yapı, bir fikri önce canlı ve dikkat çekici biçimde sunar, sonra da tam olarak ne olduğunu belirtir.

Alıştırma

Bir antrenör, takımın başarılı olmasının bir nedenini zaten söyledi. Hangi cümle gözden kaçabilen ama önemli olan başka bir etkeni doğal biçimde ekler?

  1. Another secret ingredient is patience.
  2. We stored the extra ingredients on the lower shelf.
  3. The chef would not reveal the soup's secret ingredient.
Cevabı göster

Another secret ingredient is patience.

Kelime

underlying grid: gizli destek yapısı

An underlying grid, görünür tasarımın arkasında bulunan ve onu düzenleyen bir ızgaradır. Underlying yalnızca fiziksel olarak daha aşağıda olmak anlamına gelmez; görünen şeyi destekleyen veya açıklayan temel bir yapıyı, nedeni ya da düşünceyi anlatır. Bu cümlede invisible but essential, ızgaranın son desende görünmese bile desenin ona bağlı olduğunu doğrular. Aynı anlam underlying structure, underlying cause ve underlying principle ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Hangi cümle hedef anlamı yalnızca daha aşağıdaki bir konum için değil, gizli bir temel için kullanır?

  1. The app looks simple, but its underlying structure is complex.
  2. The parking garage is below the office.
  3. The backpack is under the chair.
Cevabı göster

The app looks simple, but its underlying structure is complex.

The grid helps determine the scale of the composition before work begins, Notlar

2:16

Izgara, çalışma başlamadan önce kompozisyonun ölçeğini belirlemeye yardımcı olur,

Kalıp ifadeler

helps determine: karar vermeyi kolaylaştırmak

helps determine ifadesinde help, “bir şeyi belirlemeyi veya kararlaştırmayı kolaylaştırmak” anlamına gelir. Izgara, kompozisyonun ölçeğini seçmek için yol gösterir; kendi başına gerçek anlamda karar vermez ve sonucu mutlaka tek başına kontrol etmez. İngilizcede help sözcüğünden sonra to olmadan fiilin yalın biçimi kullanılabilir: helps determine. Helps to determine da dil bilgisi açısından doğrudur, ancak to kullanılmayan biçim kısa ve yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi iki sözcüklü helps determine ifadesiyle tamamlayın: Several conditions affect the result, and temperature ____ the final texture.

Cevabı göster

helps determine

Kelime

the scale of the composition: görsel tasarımda göreli boyut

Sanat ve tasarımda the scale of the composition, görsel düzenlemedeki genel boyut ilişkilerini anlatır: tasarımın tamamının ve parçalarının birbirlerine ve kullanılabilir alana göre ne kadar büyük göründüğünü belirtir. Burada composition, okulda yazılan bir kompozisyonu değil görsel ögelerin düzenini; scale ise bir tartı aletini değil boyut ve oranı ifade eder.

Alıştırma

Bir sanat veya tasarım açıklamasında the scale of the composition ifadesinin en yakın anlamı nedir?

  1. görsel tasarımın genel oranı ve göreli boyutu
  2. eserin tartıyla ölçülen ağırlığı
  3. yazılı bir kompozisyondaki paragraf sayısı
Cevabı göster

görsel tasarımın genel oranı ve göreli boyutu

keeps the pattern accurate,

2:21

deseni doğru tutar

and facilitates the invention of incredible new patterns. Kelime

2:22

ve inanılmaz yeni desenlerin icadını kolaylaştırır.

Kelime

facilitates the invention of: yaratmayı kolaylaştırmak

Bu cümlede facilitates the invention of, “yeni desenlerin oluşturulmasını kolaylaştırır” anlamına gelir. Özne yararlı bir yapı veya koşul sağlar; desenleri kendisi icat etmez. Burada facilitate fiilinden sonra doğrudan the invention of incredible new patterns isim öbeği gelir. Daha genel olarak, bir sürecin daha kolay ilerlemesine yardımcı olmayı anlatmak için facilitate + isim veya -ing biçimi kullanılır: facilitate discussion, facilitate learning.

Alıştırma

Hangi cümlede facilitate doğal ve doğru biçimde kullanılmıştır?

  1. The new software facilitates to create detailed models.
  2. The new software facilitates designers to create detailed models.
  3. The new software facilitates the creation of detailed models.
Cevabı göster

The new software facilitates the creation of detailed models.

Let's look at an example of how these elements come together. Notlar

2:27

Bu unsurların nasıl bir araya geldiğine dair bir örneğe bakalım.

Anlatım akışı

Let's look at an example of: fikirden belirli bir örneğe geçmek

Let's look at an example of... bir açıklamayı genel bir fikirden belirli bir örneğe taşıyan geçiş ifadesidir. Dinleyiciye, sıradaki bölümde bu fikrin uygulamada nasıl işlediğinin gösterileceğini bildirir. Buradaki look at yalnızca “gözlerini bir şeye çevirmek” değil, “ele almak” veya “incelemek” anlamına gelir. Of sözcüğünden sonra konuyu adlandıran bir isim öbeği ya da gösterilen süreci açıklayan bir how yan cümlesi gelebilir: an example of how these elements come together.

Alıştırma

Geçişi hedef ifadeyle tamamlayın: We know the rule. ____ how it works in a real situation.

Cevabı göster

Let's look at an example of

Öbek fiiller

come together: parçaların bir bütün oluşturması

Bu cümlede come together, farklı tasarım unsurlarının birleşip tek bir bütün olarak uyum içinde çalışması anlamına gelir. Odak, yalnızca aynı yere gelmeleri değil, birlikte oluşturdukları sonuçtur. Bu ifade; planların, fikirlerin, hikâyelerin veya projelerin farklı parçaları birbirine uymaya başlayıp açık ve tamamlanmış bir sonuç oluşturduğunda da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi come together ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After we added the final scene, the whole story ____.

Cevabı göster

came together

We'll start with a circle within a square and divide it into eight equal parts. Kelime

2:30

Bir karenin içindeki bir daireyle başlayıp onu sekiz eşit parçaya böleceğiz.

Kelime

a circle within a square: bir sınırın içinde

a circle within a square ifadesinde within edatı, daireyi karenin sınırları içine yerleştirir. İç ve dış arasındaki konum ilişkisini anlatır; dairenin merkezde olduğunu veya kenarlara değdiğini belirtmez. Within, belirli bir sınıra açıkça işaret ettiği için geometrik ve teknik yönergelerde yaygındır. Günlük konum anlatımlarında ise in daha sık kullanılır.

Alıştırma

a circle within a square nasıl bir konum ilişkisi anlatır?

  1. Daire, karenin dört kenarına da değmek zorundadır.
  2. Daire, karenin sınırları içindedir.
  3. Kare, dairenin sınırları içindedir.
Cevabı göster

Daire, karenin sınırları içindedir.

We can then draw a pair of crisscrossing lines Kalıp ifadeler

2:35

Ardından bir çift kesişen çizgi çizebiliriz

Kalıp ifadeler

a pair of crisscrossing lines: miktar ve şekil

A pair of, sayının iki olduğunu belirtir. Dil bilgisel merkez pair sözcüğüdür, ancak lines iki gerçek nesneyi adlandırdığı için çoğuldur. Burada crisscrossing, lines sözcüğünü niteler ve çizgilerin yan yana uzanmak yerine birbirini kestiğini belirtir. İfadenin tamamı miktarı ve şekli birlikte açıklar.

Alıştırma

a pair of crisscrossing lines ifadesine hangi açıklama uyar?

  1. Tek bir eğri çizgi
  2. Hiç kesişmeyen iki paralel çizgi
  3. Birbirini kesen iki çizgi
Cevabı göster

Birbirini kesen iki çizgi

and overlay them with another two. Kelime

2:38

ve üzerlerine iki tane daha ekleyebiliriz.

Kelime

overlay them with: mevcut bir nesneye katman eklemek

Overlay A with B, B'yi A'nın üzerine yerleştirerek veya göstererek ikisini katmanlar hâlinde birleştirmek demektir. A mevcut tabandır; with sonrasında gelen B ise eklenen katmandır. Bu cümlede them daha önce çizilen çizgileri, another two ise iki çizgi daha anlamını taşır. Yönerge mevcut çizgilerin üzerine iki çizgi ekler; onları silmeyi veya değiştirmeyi söylemez.

Alıştırma

Fotoğraf taban, saydam ızgara ise yeni katmandır. Hangi cümlede overlay doğru kullanılmıştır?

  1. Overlay the transparent grid with a photo.
  2. Replace the photo with a transparent grid.
  3. Overlay the photo with a transparent grid.
Cevabı göster

Overlay the photo with a transparent grid.

These lines are called construction lines, Dilbilgisi

2:41

Bu çizgilere yapı çizgileri denir,

Dilbilgisi

are called construction lines: bir terimi adlandırma

A is/are called B yapısı bir şeye ad vermek veya bir terimi tanıtmak için kullanılır. A adlandırılan şey, B ise onun adıdır. Burada A, These lines; B ise construction lines ifadesidir. Bu geometri bağlamında construction lines, çizimi oluşturmak için kullanılan yardımcı çizgileri anlatır. Bir inşaat alanındaki çizgiler anlamına gelmez.

Alıştırma

Tanımı be called ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: These temporary guide lines ____ construction lines.

Cevabı göster

are called

and by choosing a set of their segments, Dilbilgisi

2:44

ve bunların bölümlerinden bir set seçerek,

we'll form the basis of our repeating pattern. Kalıp ifadeler

2:46

tekrar eden desenimizin temelini oluşturacağız.

Dilbilgisi

by choosing a set of their segments: yöntem belirtme

By + V-ing, ana cümledeki sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi anlatır. By choosing, seçme eylemi yoluyla demektir ve temeli nasıl oluşturacağımız sorusuna cevap verir. Cümlenin başındaki by öbeği, sonuçtan önce yöntemi sunar. Their, construction lines ifadesine gönderme yapar; bu nedenle a set of their segments, bu çizgilerden seçilen bir grup parça anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi by ve choose sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: We made the poster clearer ____ fewer colors.

Cevabı göster

by choosing

Kalıp ifadeler

form the basis of: bir şeyin temelini oluşturmak

To form the basis of something, bir şeyin gelişeceği temeli oluşturmak ya da sağlamak demektir. Bu cümlede seçilen bölüm, tekrarlanan desenin altında yatan yapıyı sağlar. Burada basis soyut anlamdadır: fiziksel bir alt kısım değil, ana yapı ya da ilke demektir. Başka durumlara uygulanabilen A forms the basis of B yapısında A temeldir, B ise bu temelden gelişen sonuçtur.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: These simple rules ____ the whole game.

Cevabı göster

form the basis of

Many different designs are possible from the same construction lines, Dilbilgisi

2:50

Aynı yapı çizgilerinden birçok farklı tasarım mümkündür,

just by picking different segments. Dilbilgisi

2:54

sadece farklı bölümleri seçerek.

Dilbilgisi

Many different X are possible from Y: tek bir kaynaktan birden fazla sonuç

Many different X are possible from Y yapısı, ortak bir kaynağın ya da koşullar bütününün birden fazla olası sonuca yol açabileceğini belirtir. Burada aynı yardımcı çizgiler, farklı doğru parçaları seçildiğinde farklı tasarımlara yol açabilir. Possible, bu seçeneklerin var olduğunu anlatır; bir kişinin yeteneğini anlatmaz. From, kaynağı ya da başlangıç noktasını tanıtır.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan yapı ne anlama geliyor?

  1. Aynı yardımcı çizgiler birçok farklı tasarıma yol açabilir.
  2. Her tasarım için tamamen farklı bir yardımcı çizgi grubu gerekir.
  3. Yardımcı çizgiler insanlar gibi tasarım yapma yeteneğine sahiptir.
Cevabı göster

Aynı yardımcı çizgiler birçok farklı tasarıma yol açabilir.

Dilbilgisi

just by picking: just by + -ing ile basit bir yöntem anlatmak

just by + -ing yapısında by yöntemi tanıtır ve fiil -ing biçimini alır. Burada just by picking, farklı bir sonuç elde etmek için gereken tek basit eylemin farklı doğru parçalarını seçmek olduğunu anlatır. Bu yapıda just, “yalnızca” demektir. Çok az şey gerektiğini vurgular; “az önce” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için just by ifadesini ve change fiilinin doğru biçimini kullanın: You can make the room feel brighter ____ the wall color.

Cevabı göster

just by changing

And the full pattern finally emerges Kelime

2:57

Ve tam desen nihayetinde

when we create a grid with many repetitions of this one tile,

2:59

bu tek çiniden birçok tekrarla bir ızgara yarattığımızda ortaya çıkar,

in a process called tessellation. Kültür

3:04

bu sürece teselasyon (mozaikleme) denir.

Kelime

finally emerges: süreçten sonra belirginleşen bir sonuç

Bu cümlede ortaya çıkan şey the full pattern ifadesidir. Emerge, “bir sürecin sonucunda görünür veya anlaşılır hâle gelmek” demektir. Anlatım, birinin deseni yapmasına değil, tekrarlanan karolar birleşirken sonucun ortaya çıkmasına odaklanır. Finally, önceki adımların vardığı son sonucu belirtir. Finally emerges birlikte, daha önce belirgin olmayan bir şeyin süreçten sonra belirginleştiğini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle, birinin onu yapmasına odaklanmadan, bir sonucun süreçten sonra belirginleştiğini anlatır?

  1. After the last piece is added, the hidden picture remains impossible to see.
  2. The artist finally creates a new picture for the poster.
  3. After the last piece is added, the hidden picture finally emerges.
Cevabı göster

After the last piece is added, the hidden picture finally emerges.

Kültür

a process called tessellation: tessellation adı verilen süreç

Tessellation, bir ya da daha fazla şekli boşluk veya üst üste binme olmadan düz bir yüzeyi kaplayacak biçimde tekrarlamaktır. Bu cümlede aynı karonun kopyaları birleşerek ızgarayı oluşturur. a process called tessellation ifadesi, az önce anlatılan yönteme ad verir. Tessellation sıradan tekrardan daha belirli bir anlam taşır: tekrarlanan karolar birbirine uymalı ve yüzeyi kesintisiz olarak kaplamalıdır.

Alıştırma

Tessellation kavramını en iyi hangi açıklama anlatır?

  1. Birkaç şekil üst üste yığılır.
  2. Aynı resim, birbirinden ayrı ve bağlantısız yerlere kopyalanır.
  3. Şekiller, boşluk veya üst üste binme olmadan bir yüzeyi kaplamak için tekrarlanır.
Cevabı göster

Şekiller, boşluk veya üst üste binme olmadan bir yüzeyi kaplamak için tekrarlanır.

By choosing a different set of construction lines,

3:07

Farklı bir yapı çizgileri seti seçerek,

we might have created this pattern Dilbilgisi

3:09

bu deseni yaratabilirdik

or this one.

3:12

ya da bunu.

Dilbilgisi

might have created: geçmişteki olası bir alternatif

Might have + past participle, bir olasılığı geçmiş zamana yerleştirir. Burada might have created, farklı yapı çizgileri seçmenin diğer desenlerden birine yol açmış olabileceği anlamına gelir. Bu yapı, gerçekten yaşanmış geçmiş bir olayla ilgili belirsizliği de ifade edebilir. Ancak bu cümlede By choosing a different set alternatif bir seçim sunar; dolayısıyla odak, hayal edilen farklı bir sonuçtur.

Alıştırma

Geçmişteki bu gerçekleşmemiş alternatif için en iyi seçeneği belirleyin: If we had used warmer lighting, we ___ a softer atmosphere.

  1. might have created
  2. might create
  3. might have create
Cevabı göster

might have created

The possibilities are virtually endless. Kalıp ifadeler

3:13

Olasılıklar neredeyse sonsuzdur.

Kalıp ifadeler

virtually endless: neredeyse sınırsız

Virtually endless ifadesinde virtually, “neredeyse” veya “hemen hemen” anlamına gelir. İki sözcük birlikte, olasılıkların sınırı yokmuş gibi görünecek kadar çok olduğunu belirtir. Virtually burada “sanal olarak” veya “çevrim içi olarak” demek değildir. Endless güçlü bir vurgu katar. Başka bağlamlara aktarılabilecek anlamı “son derece çok ve neredeyse sınırsız”dır.

Alıştırma

“The possibilities are virtually endless.” cümlesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. Yalnızca birkaç sabit olasılık vardır.
  2. Olasılıklar yalnızca sanal bir ortamda bulunur.
  3. Olasılıklar o kadar çoktur ki neredeyse sınırsız görünür.
Cevabı göster

Olasılıklar o kadar çoktur ki neredeyse sınırsız görünür.

We can follow the same steps to create six-fold patterns Kalıp ifadeler

3:17

Altılı desenler oluşturmak için aynı adımları izleyebiliriz

by drawing construction lines over a circle divided into six parts Dilbilgisi

3:20

altı parçaya bölünmüş bir dairenin üzerine yapı çizgileri çizerek

Dilbilgisi

a circle divided into six parts: geçmiş zaman ortaçlı niteleyici

a circle divided into six parts ifadesinde divided into six parts, circle sözcüğünden sonra gelir ve sonucu anlatır: Daire altı parçaya ayrılmıştır. Daire, eylemden etkilenen öğedir. Bu yapı, a circle that is divided into six parts ilgi cümleciğinin kısaltılmış biçimidir. Divided, büyük ifadenin ana fiili değil, circle sözcüğünü niteleyen geçmiş zaman ortaç öbeğidir.

Alıştırma

Cümleyi divide fiilinin geçmiş zaman ortaç biçimi ve gerekli ilgeçle tamamlayın: The map shows an island ____ three zones.

Cevabı göster

divided into

and then tessellating it,

3:25

ve sonra onu mozaikleyerek,

we can make something like this.

3:26

bunun gibi bir şey yapabiliriz.

Kalıp ifadeler

follow the same steps: aynı işlemi yeniden uygulamak

Follow the same steps, daha önce açıklanan işlemleri aynı sırayla gerçekleştirmek anlamına gelir. Burada follow, steps sözcüğünü doğrudan nesne olarak alır; bu nedenle “bir işlemi uygulamak veya izlemek” demektir, “birinin arkasından yürümek” değil. Same sözcüğü, daha önce gösterilen yönteme gönderme yapar. İfade, dinleyiciye bilinen bu yöntemi yeniden uygulamasını söyler; to create six-fold patterns ise yeni amacı belirtir.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve “aynı işlemi yeniden kullanmak” anlamına gelen dört sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: For the second chair, ____ you used for the first one.

Cevabı göster

follow the same steps

Here's another six-fold pattern that has appeared across the centuries and all over the Islamic world, Anlatım akışı

3:29

İşte yüzyıllar boyunca ve tüm İslam dünyasında ortaya çıkmış bir başka altılı desen,

including Marrakech, Agra, Konya, and the Alhambra. Kültür

3:35

Marakeş, Agra, Konya ve Elhamra da dahil.

Anlatım akışı

has appeared across the centuries ... all over the Islamic world: zaman ve yer kapsamları

Cümle, has appeared ifadesinden sonra birbirine paralel iki kapsam ekler. Across the centuries uzun zaman aralığını, all over the Islamic world ise geniş coğrafi alanı belirtir. Ardından gelen including listesi bu geniş coğrafi alanın somut örneklerini verir. Has appeared, present perfect yapısındadır. Güncel tartışmayla bağlantılı tarihsel kayıtlarda farklı zamanlardaki görülme örneklerini özetler; desenin her an kesintisiz biçimde görünür olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, bilgiyi uzun bir zaman aralığı ve geniş bir yer kapsamına göre düzenlemek için aynı present perfect yapısını kullanır?

  1. This symbol has appeared across the centuries and in cultures around the world.
  2. This symbol will appear at tomorrow's festival.
  3. This symbol appeared on one coin in 1920.
Cevabı göster

This symbol has appeared across the centuries and in cultures around the world.

Kültür

Bölgeler arası kanıt olarak Marrakeş, Agra, Konya ve Elhamra

Marrakeş Fas’ta, Agra Hindistan’da, Konya ise Türkiye’dedir. Elhamra, İspanya’nın Granada kentinde bulunan bir saray ve kale kompleksidir; başka bir şehir değildir. Kuzey Afrika, Güney Asya, Anadolu ve İspanya’ya yayılmış örneklerin sıralanması, İslam geometrisi geleneklerinin geniş bir coğrafyada geliştiğine dair kanıt sağlar. Bunlar aynı ülkedeki yerler değil, düşünceyi destekleyen örneklerdir.

Alıştırma

Marrakeş, Agra, Konya ve Elhamra’nın sıralanmasının temel amacı nedir?

  1. Aynı ülkede bulunan dört yerdirler.
  2. Dört geometrik şeklin adıdırlar.
  3. Geleneğin birbirinden çok uzak bölgelere ulaştığını gösterirler.
Cevabı göster

Geleneğin birbirinden çok uzak bölgelere ulaştığını gösterirler.

Four-fold patterns fit in a square grid Notlar

3:41

Dörtlü desenler kare bir ızgaraya sığar

and six-fold patterns in a hexagonal grid.

3:45

ve altılı desenler altıgen bir ızgaraya.

Kalıp ifadeler

fit in a square grid: yapısal uyumluluk

Burada fit in a square grid, dört katlı bir desenin kare ızgaranın yapısıyla uyumlu olduğu ve ızgara içinde doğal biçimde düzenlenebildiği anlamına gelir. Fit in, sosyal kabulü değil yapısal uygunluğu anlatır. and sözcüğünden sonra tekrarlanan fit fiili atılmıştır: six-fold patterns in a hexagonal grid ifadesi six-fold patterns fit in a hexagonal grid anlamına gelir. Bu eksiltme karşılaştırmayı daha kısa ve düzenli tutar.

Alıştırma

Hangi cümlede fit in, “bir düzenlemeyle yapısal olarak uyumlu olmak” anlamında kullanılmıştır?

  1. The new employee is trying to fit in with the team.
  2. I need to fit in a quick phone call before lunch.
  3. The new symbols fit in the three-column layout.
Cevabı göster

The new symbols fit in the three-column layout.

Kelime

a square grid ... a hexagonal grid: iki geometrik ızgara türü

Burada a square grid, tekrarlanan kare hücrelerden oluşan düzenli bir kare ızgarayı; a hexagonal grid ise tekrarlanan altı kenarlı hücrelerden oluşan düzenli bir altıgen ızgarayı ifade eder. Grid, yalnızca herhangi bir kareli kâğıdı değil, tekrarlanan geometrik yapıyı anlatır. Cümle, dört katlı simetri desenlerini kare geometriyle, altı katlı simetri desenlerini de altıgen geometriyle eşleştirir. Bu eşleştirme, bazı simetrilerin bir yüzeyi neden diğerlerinden daha kolay kapladığına ilişkin sonraki açıklamaya zemin hazırlar.

Alıştırma

İki boşluğu öğrendiğiniz geometri terimleriyle tamamlayın: A layout of repeating square cells is called ____, while a layout of repeating six-sided cells is called ____.

Cevabı göster

a square grid · a hexagonal grid

Five-fold patterns,

3:49

Ancak beşli desenlerin,

however, are more challenging to tessellate Notlar

3:50

mozaiklenmesi daha zordur

because pentagons don't neatly fill a surface. Kelime

3:53

çünkü beşgenler bir yüzeyi düzgünce doldurmaz.

Anlatım akışı

Özneden sonra however,: karşıtlık belirtme

However, karşıtlık belirten bağlayıcı bir zarftır. Beş katlı simetri desenleriyle ilgili bilginin hemen önce açıklanan daha kolay duruma uymadığını gösterir: Bu desenleri döşemek daha zordur. Burada özneden sonra araya girer ve iki yanına virgül konur: Five-fold patterns, however, are.... Araya giren bölüm çıkarıldığında ana cümle yine Five-fold patterns are more challenging.... olur. Okurken however sözcüğünü, konuşmacının önceki düzenden bir istisnaya veya sınırlamaya geçtiğini gösteren bir işaret olarak düşünün.

Alıştırma

Hangi cümle however ile karşıtlık belirtir ve araya girdiği konumu doğru noktalama işaretleriyle gösterir?

  1. The first two routes are short, however, the mountain route takes much longer.
  2. The first two routes are short. The mountain route, however, takes much longer.
  3. The first two routes are short. The mountain route however takes much longer.
Cevabı göster

The first two routes are short. The mountain route, however, takes much longer.

Dilbilgisi

are more challenging to tessellate: daha zor bir eylemi belirtmek

be more challenging to + fiilin yalın hâli kalıbı, özne üzerinde ya da özneyle belirtilen eylemi yapmanın daha zor olduğunu anlatır. Burada tessellate edilen şey five-fold patterns olduğundan, to tessellate hangi eylemin zor olduğunu açıkça belirtir. to ile kurulan mastar challenging sözcüğünün anlamını tamamlar; amaç bildirmez. More, daha kolay bir şeyle karşılaştırma yapar. Bu karşılaştırılan şey cümlede açıkça söylenebilir veya bağlamdan anlaşılabilir.

Alıştırma

Cümleyi be + more challenging to + repair yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: This tiny watch ____ than that large clock.

Cevabı göster

is more challenging to repair

Kelime

don't neatly fill a surface: geometride bir yüzeyi düzenli kaplamak

Bu geometri bağlamında fill a surface, yüzeyi tekrarlanan şekillerle kaplamak demektir. Neatly, şekillerin istenmeyen boşluklar veya üst üste binmeler olmadan düzenli biçimde birbirine oturduğu anlamını ekler. Olumsuz yapı, bu örüntüdeki beşgenlerin bu tür düzgün bir kaplama oluşturmadığını belirtir. Burada fill, bir kabın içine bir şeyler koymak değil, bir alanı kaplamak anlamındadır; ayrıca cümle olası her beşgen türü hakkında kesin bir iddia olarak anlaşılmamalıdır.

Alıştırma

Döşeme bağlamında The tiles neatly fill the surface ne anlama gelir?

  1. Karolar yüzeyin yalnızca bir bölümüne dağınık biçimde yerleştirilir.
  2. Karolar, kap dolana kadar içine konur.
  3. Karolar yüzeyi düzenli biçimde ve istenmeyen boşluklar bırakmadan kaplar.
Cevabı göster

Karolar yüzeyi düzenli biçimde ve istenmeyen boşluklar bırakmadan kaplar.

So instead of just creating a pattern in a pentagon, Dilbilgisi

3:57

Bu yüzden sadece beşgenin içinde bir desen oluşturmak yerine,

other shapes have to be added to make something that is repeatable, Dilbilgisi

4:00

tekrarlanabilir bir şey yapmak için başka şekiller eklenmelidir,

Dilbilgisi

instead of just creating: sınırlı bir yaklaşımı değiştirmek

Instead of + -ing, seçilmeyen ya da tek başına yeterli olmayan bir eylemi tanıtır; ana cümle ise alternatifi verir. Burada instead of just creating a pattern in one pentagon, yalnızca tek bir beşgen içinde desen oluşturmanın yetersiz olduğunu gösterir; gerekli alternatif başka şekiller eklemektir. Of bir edat olduğu için instead of sonrasında gelen fiil normalde creating gibi -ing biçimini alır. Just, “yalnızca” anlamı katar; bu nedenle ifade, eylemin her durumda yapılmasını değil, sadece o eylemi yapmayı reddeder.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri doğru biçimde kullanarak cümleyi tamamlayın: The engineers tested a real model ____ a drawing. (instead of / just / create)

Cevabı göster

instead of just creating

Dilbilgisi

have to be added: edilgen yapıda gereklilik

Have to gereklilik bildirir. Be + geçmiş zaman ortacı edilgen yapıyı oluşturur; bu nedenle have to be added, şekillerin eklenmesinin gerekli olduğunu ve şekillerin eyleme maruz kaldığını belirtir. Özne olan other shapes eylemi yapan değildir. Edilgen yapı, dikkati tasarımın gerektirdiklerine yöneltir ve şekilleri kimin eklediğini belirtmeden bırakır.

Alıştırma

Cümleyi have to yapısının edilgen biçimiyle tamamlayın: For the shelf to hold more weight, two brackets ____.

Cevabı göster

have to be added

resulting in patterns that may seem confoundingly complex, Anlatım akışı

4:04

bu da kafa karıştırıcı derecede karmaşık görünen desenlerle sonuçlanır,

but are still relatively simple to create.

4:08

ancak yine de oluşturulmaları nispeten basittir.

Anlatım akışı

may seem ..., but are still ...: görünüş ile değerlendirme arasındaki karşıtlık

May seem confoundingly complex, kesin olmayan bir yüzey izlenimi sunar: desenler anlaşılması son derece güçmüş gibi görünür. Gerçekten karmaşık olduklarını kesin olarak söylemez. But are still relatively simple bu izlenimi tersine çevirir ve konuşanın asıl değerlendirmesini verir. Still, ilk izlenime rağmen göreli basitliğin geçerli kaldığını belirtir. Yeniden kullanılabilen may seem A, but ... still B kalıbı, dinleyeni görünüşten ona zıt bir değerlendirmeye taşır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki may seem ..., but are still ... karşıtlık kalıbıyla tamamlayın: The instructions ____ confusing at first, ____ relatively simple to follow.

Cevabı göster

may seem · but are still

Also,

4:12

Ayrıca,

tessellation is not constrained to simple geometric shapes, Kalıp ifadeler

4:12

mozaikleme basit geometrik şekillerle sınırlı değildir,

as M.C. Escher's work demonstrates. Kültür

4:16

M.C. Escher'in eserlerinin de gösterdiği gibi.

Kalıp ifadeler

is not constrained to: belirtilen kapsam sınırını kaldırmak

Be constrained to + isim veya -ing biçimi, belirli bir kategoriyle, aralıkla ya da etkinlikle sınırlı olmak anlamına gelir. Olumsuz biçimi is not constrained to, belirtilen aralığın izin verilen tek aralık olmadığını söyler. Burada basit geometrik şekiller, döşemenin ulaşabileceği alanın sınırı değildir. Constrained, fiziksel olarak bağlanmayı değil, kuralların veya kapsamın belirlediği soyut bir kısıtlamayı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi is not constrained to resmî ifadesinin tam biçimiyle tamamlayın: The project ____ one type of material; the team can use wood, metal, or plastic.

Cevabı göster

is not constrained to

Kültür

M. C. Escher'ın eserleri: sanatsal bir döşeme örneği

M. C. Escher; döşemeleri, görsel bilmeceleri ve imkânsız görünen mekânlarıyla tanınan Hollandalı bir grafik sanatçısıydı. Tasarımlarının birçoğunda kuş veya balık gibi tanınabilir şekiller tekrar edilerek bir yüzey boşluk bırakmadan kaplanır. Eserlerinden, döşemelerde yalnızca basit çokgenlerin değil, karmaşık ve tanınabilir şekillerin de kullanılabileceğini gösteren bir kanıt olarak söz ediliyor. Escher sanatçının soyadıdır, bir geometri terimi değildir.

Alıştırma

Burada M. C. Escher'ın eserlerinden neden söz edildiğini en iyi açıklayan bilgi hangisidir?

  1. Bir düzlemi döşemek için kullanılan geometrik bir şekildi.
  2. Döşemeleri ve görsel bilmeceleriyle tanınan bir sanatçıydı.
  3. Kusursuz daireler çizmek için bir cetvel icat etti.
Cevabı göster

Döşemeleri ve görsel bilmeceleriyle tanınan bir sanatçıydı.

And while the Islamic geometric design tradition doesn't tend to employ elements like fish and faces, Notlar

4:19

Ve İslami geometrik tasarım geleneği balıklar ve yüzler gibi unsurları pek kullanmasa da,

Anlatım akışı

while ... doesn't tend to employ: yumuşatılmış bir eğilimle karşıtlık

Burada while, ardından gelen ana cümleyle karşıtlık kurmaya hazırlayan bir yan cümleyi başlatır. during the time that değil, although ya da whereas anlamındadır. Konuşmacı önce genel bir sınırlamayı belirtir, sonra geleneğin şekilleri kullanışıyla ilgili karşıt bir noktaya geçer. Doesn't tend to employ, genellikle kullanmaz demektir. Bu ifade bir eğilim anlatır ve istisnalara yer bırakır; kullanmanın yasak olduğu veya hiçbir zaman kullanılmadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Altyazıdaki while ... doesn't tend to employ ifadesine en uygun anlam hangisidir?

  1. Gelenek bu öğeleri hiçbir koşulda asla kullanmaz.
  2. Gelenek bu öğeleri yalnızca belirli bir zaman diliminde kullanır.
  3. Gelenek bu öğeleri genellikle kullanmasa da istisnalar mümkündür.
Cevabı göster

Gelenek bu öğeleri genellikle kullanmasa da istisnalar mümkündür.

Kelime

doesn't tend to employ: employ sözcüğünün resmî ‘kullanmak’ anlamı

Burada employ, bir şeyi kullanmak veya tasarım tercihi olarak dâhil etmek anlamına gelir. Nesnesi elements like fish and faces olduğu için işe alma anlamıyla ilgisi yoktur. doesn't tend to + fiilin yalın hâli, kesin bir kuralı değil, genel bir eğilimi anlatır. Bu nedenle doesn't tend to employ, istisnalar mümkün olsa da bu unsurların genellikle kullanılmadığı anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede employ, altyazıdakiyle aynı resmî kullanmak anlamındadır?

  1. The company employed two designers for the project.
  2. The designer employed soft lighting to make the room feel calm.
  3. The designer's employment began in June.
Cevabı göster

The designer employed soft lighting to make the room feel calm.

it does sometimes make use of multiple shapes Kalıp ifadeler

4:25

karmaşık desenler hazırlamak için

to craft complex patterns. Kelime

4:29

bazen birden fazla şekilden faydalanır.

Kalıp ifadeler

does sometimes make use of: sometimes ile vurgulu does

Make use of, bir şeyi belirli bir amaç için kullanmak anlamına gelir. Buradaki nesnesi multiple shapes ifadesidir. Olumlu bir cümlede vurgu eklemek için does, yalın hâldeki make fiilinden önce gelebilir. Sometimes ile birlikte sınırlı bir istisnayı doğrular: bu tasarım geleneği bazı durumlarda gerçekten birden fazla şekil kullanır. Does sonrasında makes değil, make kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki vurgulu yapının aynısıyla tamamlayın: Although the library is mostly digital, it ____ printed maps for special displays.

Cevabı göster

does sometimes make use of

Kelime

craft complex patterns: fiil olarak craft

Burada craft, bir şeyi beceri, planlama ve özenle oluşturmak ya da şekillendirmek anlamına gelen bir fiildir. Craft complex patterns ifadesinde complex patterns, bilinçli biçimde tasarlanan sonucu belirtir. Genel anlamlı make fiili neredeyse her türlü üretme eylemini anlatabilir. Craft ise sonuç ister bir nesne, ister tasarım, hikâye ya da mesaj olsun, arkasındaki özeni ve düşünceyi daha fazla vurgular.

Alıştırma

Hangi cümlede craft, beceri ve özenle oluşturmak anlamında doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The team crafted a thoughtful reply after several revisions.
  2. The chef crafted a mistake while reading the order.
  3. The falling pan crafted a loud noise.
Cevabı göster

The team crafted a thoughtful reply after several revisions.

This more than 1,000-year-old tradition has wielded basic geometry Notlar

4:31

Bu 1.000 yılı aşkın gelenek temel geometriyi kullanarak

Kelime

has wielded basic geometry: wield sözcüğünün mecazi kullanımı

Wield normalde bir silahı veya aleti kontrollü biçimde tutup kullanmak anlamına gelir. Burada mecazi olarak kullanılmıştır: has wielded basic geometry, bu geleneğin temel geometriyi yaratıcı bir araç olarak etkin ve ustaca kullandığı anlamına gelir. Tarafsız used sözcüğüyle karşılaştırıldığında wielded anlatıma daha fazla güç katar ve ustalık izlenimi verir. Bu seçim, geleneğin güçlü ve uzun süredir uygulanan bir sanat olarak sunulmasına uygundur.

Alıştırma

Hangi cümlede wield mecazi anlamıyla doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The director wielded lunch at noon.
  2. The director was wielded influence by the project.
  3. The director wielded considerable influence over the project.
Cevabı göster

The director wielded considerable influence over the project.

to produce works that are intricate, decorative,

4:36

karmaşık, dekoratif

Dilbilgisi

more than 1,000-year-old tradition: isimden önce gelen yaş niteleyicisi

More than 1,000-year-old tradition ifadesinde yaş belirten bölüm tradition sözcüğünden önce gelir ve onu niteler. More than, yaşın 1.000 yılı aştığını belirtir; 1,000-year-old ise kısa çizgilerle bağlanan birleşik yaş niteleyicisidir. Bir isimden önce kullanıldığında zaman birimi years değil, tekil year biçiminde kalır. Yeniden kullanılabilir kalıp sayı + tekil zaman birimi + old + isim şeklindedir; a ten-year-old building buna örnektir.

Alıştırma

Cümleyi 200 ve year-old kalıbını kullanarak tamamlayın: It is a ____ bridge.

Cevabı göster

200-year-old

and pleasing to the eye. Kalıp ifadeler

4:39

ve göze hitap eden eserler üretmiştir.

Kalıp ifadeler

pleasing to the eye: görsel çekicilik

Pleasing to the eye, görsel olarak çekici veya bakması hoş anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Buradaki eye genel olarak görme duyusunu belirtir; ifade, gözün bir duygu hissettiğini anlatmaz. Burada intricate ve decorative ile yan yana kullanılan üçüncü betimleyici gruptur ve eserlerin genel görünümü hakkında bir değerlendirme ekler. be pleasing to the eye yapısı tasarımları, sayfa düzenlerini, binaları, sanat eserlerini ve manzaraları da betimleyebilir.

Alıştırma

Cümleyi bu notta geçen ve görsel olarak çekici anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The clean, balanced layout is ____.

Cevabı göster

pleasing to the eye

And these craftsmen prove just how much is possible with some artistic intuition, Notlar

4:41

Ve bu zanaatkarlar biraz sanatsal sezgi,

Dilbilgisi

just how much is possible: olasılığın büyüklüğünü vurgulamak

just how much is possible, prove fiilinin içeriğini tamamlar. Başarılabilecek şeylerin şaşırtıcı derecede çok olduğunu anlatır; yani konuşan kişi soru sormak yerine olasılıkların beklenenden büyük olduğunu vurgular. Buradaki just, how much ifadesini güçlendirir; yalnızca anlamına gelmez. Bu gömülü how yan cümlesi show, prove, reveal ve demonstrate gibi fiillerden sonra gelebilir. Daha büyük bir cümle içinde bir şeyin derecesini veya miktarını öne çıkarmayı sağlar.

Alıştırma

Cümleyi, başarılabilecek miktarın şaşırtıcı derecede büyük olduğu anlamına gelen tam gömülü vurgu yapısıyla tamamlayın: The demonstration showed ____ with basic materials.

Cevabı göster

just how much is possible

creativity, dedication,

4:46

yaratıcılık, özveri

and a great compass and ruler.

4:48

ve harika bir pergel ile cetvelle nelerin mümkün olduğunu kanıtlıyorlar.

Anlatım akışı

with artistic intuition ... a great compass and ruler: sonucu mümkün kılan kaynaklarla bitirmek

Buradaki with, kullanarak veya dayanarak anlamına gelir. Sonucu mümkün kılan nitelikleri ve araçları tanıtır: sanatsal sezgi, yaratıcılık, özveri, bir pergel ve bir cetvel. Bu unsurların yalnızca fiziksel olarak zanaatkârların yanında olduğunu anlatmaz. Liste soyut niteliklerden somut araçlara ilerler ve cümlenin en sonunda yer alır. Bu düzenleme, olasılıklar hakkındaki geniş bir iddiayı arkasındaki belirli kaynaklara bağlayarak açıklamayı tamamlar. Bir sonucu neyin mümkün kıldığını söyleyerek bir düşünceyi bitirmek için aynı kalıp kullanılabilir.

Alıştırma

The team showed what could be achieved with imagination, patience, and a few simple tools, cümlesindeki son with listesi ne işe yarar?

  1. Ekibin hangi eşyalara sahip olduğunu sorar.
  2. Bu şeylerin fiziksel olarak ekibe eşlik ettiğini söyler.
  3. Sonucu mümkün kılan nitelikleri ve araçları belirtir.
Cevabı göster

Sonucu mümkün kılan nitelikleri ve araçları belirtir.