Muffin'in Yakalığı | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
182 kelime 141 kel/dk

Video özeti: Muffin, parmağını emmeyi bırakamadığı için koruyucu yakasını sonsuza dek takması gerektiğini düşünür. Bluey, yakanın biçimini düğün, trafik konisi, bale ve çiçek temalı hayal oyunlarına dönüştürür; sonunda Muffin’in yakayı çıkarmasına izin verilir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. can't stop sucking my thumb. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: can’t stop + fiilin -ing biçiminin, kişinin kontrol edemediğini düşündüğü bir alışkanlığı, dürtüyü veya sürmekte olan davranışı anlattığını kavrayın. I can’t ifadesini eylemi belirtmeden bırakmak yerine, vazgeçilmesi zor davranışları açık ve doğal biçimde anlatmak için kalıbın eylem bölümünü değiştirebilirsiniz. 2. What if we pop it down? — Konuşma edimbilimi ve tutum: What if we…? kalıbını bir fikri temkinli ve iş birliğine açık biçimde sunmanın yolu olarak tanıyın. Doğrudan emir vermeden olası bir çözümü değerlendirmek, sonraki adımı birlikte belirlemek veya birini bir şeyi denemeye davet etmek için bu kalıptan yararlanabilirsiniz. 3. No worries — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Bu samimi yanıtı, hiç kaygı bulunmadığını söyleyen gerçek anlamlı bir cümle olarak değil, “sorun değil” ya da “bir şey değil” anlamında yorumlayın. Özellikle Avustralya İngilizcesinde yaygın olan rahat tonunu tanıyabilir ve gündelik konuşmada teşekkürlere ya da özürlere cevap verirken ne zaman uygun olduğunu ayırt edebilirsiniz.

Bu derste

Hi Muffin.

0:02

Merhaba Muffin.

I'm sorry I can't stop sucking my thumb. Dilbilgisi

0:03

Özür dilerim, başparmağımı emmekten kendimi alamıyorum.

Dilbilgisi

can't stop sucking my thumb: can't stop + V-ing yapısı

can't stop + V-ing, bir kişinin devam eden veya tekrarlanan bir eylemi bitiremediğini ya da kontrol edemediğini anlatır. Burada sucking my thumb, Muffin'in bırakamadığı alışkanlığı belirtir. stop bir eylemi sona erdirmek anlamına geldiğinde, ardından gelen fiil -ing biçiminde kullanılır.

Alıştırma

Gülmenin sürdüğünü göstermek için cümleyi can't stop ile tamamlayın: Even though the joke is over, I ____ laughing.

Cevabı göster

can't stop

It's okay Muffin. Ton ve niyet

0:06

Sorun değil Muffin.

Ton ve niyet

It's okay: özrü kabul etmek ve rahatlatmak

Bu yanıtta It's okay, “özrünü kabul ediyorum; endişelenme” anlamına gelir. Muffin'i rahatlatır ve utancını hafifletir. Bu ifade bir şeyi kabul edilebilir olarak tanımlamak için de kullanılabilir, ancak burada böyle bir işlevi yoktur. Anlamını bir özre yanıt olarak kullanılmasından alır.

Alıştırma

Bir arkadaş biraz su döküp özür diliyor. Hangi yanıt özrü nazikçe kabul eder?

  1. It's okay. We can wipe it up.
  2. The movie was okay, but not great.
  3. Are you okay?
Cevabı göster

It's okay. We can wipe it up.

I think I have to wear my cone forever. Dilbilgisi

0:08

Sanırım bu huniyi sonsuza kadar takmak zorundayım.

Dilbilgisi

have to wear my cone: sahiplik değil, gereklilik

Have to + fiilin yalın hâli gereklilik ifade eder. Bu cümlede have to wear, konuşanın bir kural ya da durum nedeniyle koruyucu yakayı takmaya devam etmesi gerektiğini düşündüğü anlamına gelir; have burada “sahip olmak” anlamındaki asıl fiil değildir. Wear yalnızca kıyafetler için değil; gözlük, güvenlik ekipmanı ve koruyucu yaka gibi vücutta taşınan şeyler için de kullanılabilir.

Alıştırma

Kuralı have to kullanarak tamamlayın: At this construction site, workers ____ wear helmets.

Cevabı göster

have to

Well then we're going to think of a game where your cone is okay. Notlar

0:11

O zaman huninle oynayabileceğin bir oyun düşüneceğiz.

Anlatım akışı

Well then: yeni bilgiyi sonraki adıma bağlamak

Well then, az önce söylenen bilgiyi bir sonuca, karara veya sonraki adıma bağlar. Burada “o hâlde” anlamına gelir ve konuşanın koruyucu yakayla oynanabilecek bir oyun önermeden önce sorunu kabul ettiğini gösterir. Bir söylem belirleyicisi olarak bu iki sözcük konuşmanın ilerleyişini birlikte düzenler. Then burada yalnızca bir olayın diğerinden daha sonra gerçekleştiğini anlatmaz.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “The bus isn't coming.” diyor. Hangi yanıt bu bilgiyi en iyi şekilde kabul edip yeni bir plana geçer?

  1. Well then, let's take the train.
  2. At first, the bus was crowded.
  3. By the way, I bought a new bag.
Cevabı göster

Well then, let's take the train.

Kalıp ifadeler

think of a game: bir oyun fikri bulmak

Think of a game ifadesinde think of, bir oyun fikri “bulmak” veya “üretmek” anlamındadır. Of'tan sonra game, name, plan ya da solution gibi üretilen fikir gelir. Bu yapıda of kullanılmalıdır. Bu anlamda think a game standart İngilizce değildir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki think of ifadesiyle tamamlayın: We need to ____ a solution before noon.

Cevabı göster

think of

Dilbilgisi

where your cone is okay: oyun ortamını anlatan where

Where your cone is okay, a game ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Burada where fiziksel bir yeri değil, “o oyunun içinde” veya “o oyunun kurallarına göre” anlamını taşır. İngilizcede where, bir ortamı, sistemi, durumu ya da düzenlemeyi anlatan isimlerden sonra da kullanılarak o çerçevede geçerli olan durumu açıklayabilir. Your cone is okay ifadesinde okay, “kabul edilebilir” veya “sorun değil” demektir. Boyunluğun kendini iyi hissettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Sistemin içinde geçerli olan durumu başlatan sözcüğü seçin: We need a system ___ every child gets a turn.

  1. where
  2. which
  3. when
Cevabı göster

where

Really?

0:15

Gerçekten mi?

Yeah.

0:16

Evet.

Thanks Bluey.

0:16

Teşekkürler Bluey.

What if we pop it down? Notlar

0:18

Peki ya onu aşağı doğru katlarsak?

Ton ve niyet

What if we...?: ihtiyatlı bir grup önerisi

What if we + fiilin yalın hâli, bir eylemi grubun değerlendirebileceği bir olasılık olarak sunar ve How about we...? yapısına benzer. Bu cümlede konuşan kişi nesneyi aşağı indirmeyi önerip diğerlerinin onayını istiyor; daha önce ne olduğunu sormuyor. Soru biçimi, fikri emir vermek yerine daha ihtiyatlı ve iş birliğine açık hâle getirir. Bir grup olası bir sonraki adımı düşünürken bu kalıp yeniden kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi ihtiyatlı bir grup önerisi yapan tam kalıpla tamamlayın: ____ ask the librarian for help?

Cevabı göster

What if we

Öbek fiiller

pop it down: anlamı ve zamirin yeri

Bu hareket bağlamında pop it down, bir nesneyi hızlı ve kolay bir hareketle aşağı indirmek, katlamak veya çevirmek anlamına gelir. it zamiri daha önce sözü edilen cone nesnesini belirtir. Bu kullanımda pop ... down ayrılabilir bir yapıdır. Nesne it gibi bir zamirse sıralama fiil + zamir + parçacık olmalıdır: pop it down denir, pop down it denmez.

Alıştırma

Bir arabanın güneşliği yukarıda. Hangi cümle güneşliği hızla aşağı çevirmeyi doğru şekilde söyler ve zamiri doğru yere koyar?

  1. Just pop down it so the sun isn't in your eyes.
  2. Just it pop down so the sun isn't in your eyes.
  3. Just pop it down so the sun isn't in your eyes.
Cevabı göster

Just pop it down so the sun isn't in your eyes.

Oh yeah.

0:20

Ah, evet.

Aunt Trixie didn't say anything about that. Ton ve niyet

0:21

Trixie Teyze bu konu hakkında hiçbir şey söylemedi.

Ton ve niyet

didn't say anything about that: bir eksikliği izin olarak görmek

Bu cümlede didn't say anything about that, Trixie Teyze'nin az önce önerilen belirli eylemden söz etmediği anlamına gelir. that genel bir konuyu değil, o eylemi işaret eder. Konuşan kişi bu eksikliği harekete geçmek için bir gerekçeye dönüştürür: “She didn't say we couldn't.” Bu, gerçek bir izin kanıtından çok şakacı bir bahaneye veya kuraldaki bir boşluğu kullanma girişimine benzer.

Alıştırma

Doğru mu yanlış mı? Birisi“The rules didn't say anything about that.”diyor. Bu, eyleme resmî olarak izin verildiğini kanıtlar.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Oh okay.

0:24

Oh, tamam.

Yeah.

0:26

Evet.

Yeah.

0:26

Evet.

You look like a wedding wife or a traffic cone. Notlar

0:28

Bir geline ya da trafik konisine benziyorsun.

Kalıp ifadeler

look like + isim: görünüş benzerliği

look like + bir kişi veya şey, “benzer bir görünüme sahip olmak” anlamına gelir. Bu cümlede konuşan kişi, birinin görünüşünü iki şeyle karşılaştırır. Bu yapıda like, “benzer” anlamına gelir; “hoşlanmak” anlamına gelmez. look/looks like + isim veya zamir yapısını kullanın: You look like a chef. It looks like a hat.

Alıştırma

look like ifadesinin doğru biçimini kullanın: From far away, the small island ____ a sleeping whale.

Cevabı göster

looks like

Kelime

wedding wife: çocukça oluşturulmuş bir ifade, standart bride sözcüğü değil

Bu cümlede wedding wife, bride yani gelin gibi görünen birini anlatmak için bir çocuğun oluşturduğu ifadedir. Hayalî oyundan doğmuştur ve düğündeki bir kişi için kullanılan standart bir ad değildir. Standart İngilizcede evlenmekte olan kadına bride denir. Wife, eşine göre evli bir kadını anlatır; bu yüzden düğün günündeki özel gelin rolünün adı değildir.

Alıştırma

Bir düğünde evlenmekte olan kadın için standart İngilizce sözcük hangisidir?

  1. bride
  2. wedding wife
  3. wife
Cevabı göster

bride

Or a ballerina.

0:31

Ya da bir balerine.

I know.

0:34

Biliyorum.

Let's play wedding wife, traffic cone and Ballerina. Ton ve niyet

0:34

Hadi gelin, trafik konisi ve balerin oynayalım.

Ton ve niyet

Let's play: birini ortak bir etkinliğe davet etmek

Let's play, başka insanları sizinle birlikte bir oyuna veya hayalî etkinliğe katılmaya davet etmenin samimi bir yoludur. Bu cümlede play'den sonraki sözler, çocukların hayalî oyunlarına verdikleri addır. Let's, let us'ın kısaltmasıdır. Öneri yaparken Let's + fiilin yalın hâli kullanılır: Let's play denir; Let's to play veya Let's playing denmez. Gündelik konuşmada “bunu birlikte yapmayı öneriyorum” anlamına gelir; resmî bir izin isteği değildir.

Alıştırma

Bir arkadaşınızı saklambaç oynamaya davet edin. Cümleyi tamamlayın: ____ hide-and-seek.

Cevabı göster

Let's play

Yeah.

0:38

Evet.

Sorry Trix.

0:40

Üzgünüm Trix.

I

0:41

Ben

What happened to the chips? Kalıp ifadeler

0:41

Cipslere ne oldu?

Kalıp ifadeler

What happened to ...? ile beklenmedik bir sonucu sormak

What happened to + isim veya zamir, bir kişinin ya da şeyin neden kaybolduğunu, hasar gördüğünü, değiştiğini veya artık beklendiği gibi olmadığını sorar. Soru, şu an görülen sonuca yol açan olaya ya da nedene yöneliktir. Bu cümlede konuşan kişi cipslerle ilgili bir sorun fark etmiştir. Yalnızca nerede olduklarını sormaz; kaybolmalarını, durumlarını veya birinin onlara ne yaptığını da sorabilir.

Alıştırma

Arkadaşınızın bisikletinin tekerleği eğilmiş. Hangi soru bu beklenmedik değişimi sorar?

  1. How often do you ride your bicycle?
  2. What happened to your bicycle?
  3. Where do you keep your bicycle?
Cevabı göster

What happened to your bicycle?

Oh Trix.

0:45

Oh Trix.

It might be time to take off Muffin's cone. Notlar

0:46

Muffin'in hunisini çıkarma zamanı gelmiş olabilir.

Ton ve niyet

It might be time to ... ile nazik bir öneride bulunmak

It might be time to + fiilin yalın hâli, bir eylemin şimdi veya yakında yapılması gerektiğini nazikçe önerir. Konuşan kişi bir sonraki adıma geçmek için nedenler görür, ancak öneriyi daha az doğrudan yapmak için might kullanır. Burada might esas olarak öneriyi yumuşatır; konuşan kişinin yalnızca vaktin gelip gelmediğinden emin olmadığını anlatmaz. Verilen asıl mesaj, koruyucu yakayı çıkarmanın artık mantıklı bir sonraki adım olabileceğidir.

Alıştırma

Öneriyi nazik hâle getirmek için hedef kalıbı kullanın: The battery no longer holds a charge. ____ replace it.

Cevabı göster

It might be time to

Öbek fiiller

take off Muffin's cone: üzerindeki bir şeyi çıkarmak

Burada take off, birinin üzerinde bulunan veya giydiği bir şeyi çıkarmak anlamına gelir. Muffin's cone koruyucu bir yakalıktır; dolayısıyla ifade, onu Muffin'in üzerinden çıkarmak demektir. Burada herhangi bir şeyin havalanması anlamında değildir. Nesne bir isim olduğunda hem take off Muffin's cone hem de take Muffin's cone off kullanılabilir. Nesne bir zamir olduğunda zamiri fiille parçacığın arasına koyun: take it off denir, take off it denmez.

Alıştırma

Bir yüzücünün kolunda saat var. Saati çıkarmasını söylemek için it zamirini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Please take it off before you enter the pool.
  2. Please it take off before you enter the pool.
  3. Please take off it before you enter the pool.
Cevabı göster

Please take it off before you enter the pool.

We're getting married. Kalıp ifadeler

0:50

Evleniyoruz.

Kalıp ifadeler

getting married: kalıplaşmış get married ifadesi

Get married, evli duruma geçmek, yani evlenmek anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Get sözcüğünden sonra temel fiil marry değil, married kullanılır: get married doğrudur, get marry değildir. We're getting married cümlesinde şimdiki zaman, düğünü şu anda gerçekleşen ya da gelecek için önceden ayarlanmış bir olay olarak gösterir. Bu sahnede düğün canlandırması içindeki bir duyurudur; ancak aynı biçim gerçek düğün planları için de yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Planlanmış bir olayı anlatan cümleyi get married ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: They are ____ next month.

Cevabı göster

getting married

We're getting married.

0:52

Evleniyoruz.

We're getting married.

0:54

Evleniyoruz.

Please go around the traffic cone. Kalıp ifadeler

0:59

Lütfen trafik konisinin etrafından dolaşın.

Kalıp ifadeler

go around the traffic cone: bir engelin yanından dolaşmak

Burada go around the traffic cone, koniye çarpmamak için yön değiştirip koninin bir yanından geçmek anlamına gelir. Around burada uzamsal bir güzergâhı anlatır; “yaklaşık” anlamında değildir. Tekrar kullanılabilen yapı go around + nesne şeklindedir. Birine engelden kaçınarak ötesine devam etmesini söylerken kullanılır.

Alıştırma

Yönergeyi dersteki iki kelimelik hareket ifadesiyle tamamlayın: ____ the fallen tree and stay on the trail.

Cevabı göster

Go around

I said please go around the traffic cone. Ton ve niyet

1:04

Lütfen trafik konisinin etrafından dolaşın dedim.

Ton ve niyet

I said please: tekrarlanan bir isteği savunmak

I said please, konuşanın kullandığı kelimeyi aktarmaktan fazlasını yapar. Burada konuşan kişi, isteğinin kibar ve dolayısıyla makul olduğuna kanıt olarak please kelimesini gösterir. Bu söz savunmacı veya ısrarcı duyulabilir: konuşan kişi bir bakıma “kibar davrandım” diye savunurken karşısındakini hâlâ talimata uymaya zorlar. Please eklemek ifadeyi yumuşatabilir, ancak emrin gücünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Alıştırma

I said please ifadesinde konuşan kişi asıl olarak ne yapıyor?

  1. İsteğin please içerdiğini vurgulayarak isteği savunmak.
  2. Birinden please kelimesinin anlamını açıklamasını istemek.
  3. İsteği geri çekip konuşmayı bitirmek.
Cevabı göster

İsteğin please içerdiğini vurgulayarak isteği savunmak.

Oh husband,

1:07

Ah kocam,

thank you so much for taking me to the ballet show. Kalıp ifadeler

1:08

beni bale gösterisine getirdiğin için çok teşekkür ederim.

Kalıp ifadeler

Thank you so much for taking me...: yapılan bir eylem için teşekkür etmek

Thank you so much for + isim veya fiilin -ing biçimi, teşekkürün belirli nedenini ifade eder. So much, teşekkürü yalnızca Thank you demekten daha sıcak ve güçlü hâle getirir. For bir edat olduğu için burada take ya da to take değil, taking kullanılır. Take someone to + yer veya etkinlik, birine eşlik ederek ya da onu taşıyarak oraya götürmek demektir. Bu cümlede taking me to the ballet show, teşekkür edilen eylemdir.

Alıştırma

Teşekkür cümlesini tamamlamak için take fiilinin doğru biçimini kullan: Thank you so much for ____ me to the station.

Cevabı göster

taking

No worries babe. Notlar

1:11

Sorun değil bebeğim.

Deyimler

No worries: teşekküre veya küçük bir özre samimi yanıt

No worries, kalıplaşmış ve samimi bir sosyal yanıttır. Bir teşekkürden sonra You're welcome veya It was no problem; küçük bir özürden sonra ise That's okay anlamına gelir. Burada önceki teşekküre rahat bir tavırla karşılık verir. Konuşanın hiçbir kaygısı ya da endişesi olmadığını kelimesi kelimesine anlatmaz.

Alıştırma

Bir arkadaşın Thanks for helping me move. diyor. Hangi yanıt doğal ve samimidir?

  1. No worries. I'm glad I could help.
  2. I have no worries in my life.
  3. You should worry about it.
Cevabı göster

No worries. I'm glad I could help.

Kelime

Samimi bir hitap olarak babe

Bu cümlede babe, dinleyiciye sevgiyle hitap etmenin bir yoludur ve darling ya da sweetheart ifadelerine benzer; bir bebekten söz etmez. No worries ifadesinden sonra gelerek rahatlatıcı cevabın sıcak ve yakın duyulmasını sağlar. Bir hitap sözü olarak babe, samimi bir ilişkiye işaret eder. Bu nedenle tonu anlamak için konuşan kişiler arasındaki ilişkiyi bilmek önemlidir.

Alıştırma

Bir müşteriyle ilk kez görüşüyorsunuz. “No worries, babe.” demek uygun mu?

  1. Uygun değil
  2. Uygun
Cevabı göster

Uygun değil

Wonderful.

1:21

Harika.

Unreal babe. Kelime

1:22

İnanılmaz bebeğim.

Kelime

Güçlü ve samimi bir övgü olarak Unreal

Burada Unreal, amazing ya da “inanması zor olacak kadar iyi” anlamına gelen heyecanlı ve olumlu bir tepkidir. That was unreal gibi bir düşüncenin anlaşıldığı kısa bir değerlendirme olarak tek başına kullanılabilir. Sözcüğe bu argo anlamı bağlam ve heyecanlı ton verir. Gösterinin hayal ürünü ya da sahte olduğu söylenmiyor.

Alıştırma

Bir arkadaşınız az önce harika bir numara yaptı. Hangi cümle güçlü ve samimi bir övgü ifade eder?

  1. That was not real.
  2. That was fairly ordinary.
  3. That was unreal!
Cevabı göster

That was unreal!

Bluey, the seed is hatching. Kelime

1:25

Bluey, tohum çatlıyor.

Kelime

the seed is hatching: hayal oyununda kişileştirme

Hatch normalde yavru bir hayvanın yumurtadan çıkmasını ya da yumurtanın çatlayıp açılmasını anlatır. Bu hayal oyununda çocuklar tohumu bir yumurta gibi düşünür; bu yüzden the seed is hatching, tohumun eğlenceli bir biçimde “çıkması” veya büyümeye başlaması demektir. Bu bir kişileştirmedir; bitki büyümesini anlatan standart bir ifade değildir. Sıradan bir bahçecilik bağlamında tohum için sprout, bitki için grow, çiçek için bloom kullanılır.

Alıştırma

Sıradan bir bahçecilik raporunda tohumların büyümeye başladığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The seeds are beginning to bloom.
  2. The seeds are beginning to sprout.
  3. The seeds are beginning to hatch.
Cevabı göster

The seeds are beginning to sprout.

Muffin honey, you can take off your cone now. Ton ve niyet

1:28

Muffin tatlım, artık hunini çıkarabilirsin.

Ton ve niyet

Sevecen bir hitap olarak honey

Burada honey yiyecek olan “bal” anlamında değildir. Muffin’e doğrudan seslenmek için kullanılan, dear veya sweetheart benzeri sevecen bir hitaptır. Verilen iznin sıcak ve güven verici duyulmasını sağlar. Honey bir seslenme sözüdür: konuşulan kişiyi belirtir ve you can take off your cone now cümlesinin ana dil bilgisi yapısından ayrıdır. Çıkarıldığında temel mesaj korunur, ancak şefkatin bir kısmı kaybolur.

Alıştırma

Bir ebeveyn küçük çocuğunu teselli ediyor. Hangi cümlede honey doğal biçimde sevecen bir hitap olarak kullanılmıştır?

  1. It's okay, honey. I'm right here with you.
  2. The honey in this jar is very sweet.
  3. Honey, please present the quarterly budget to the board.
Cevabı göster

It's okay, honey. I'm right here with you.

Ton ve niyet

you can ... now ile kısıtlama sonrasında izin verme

Bu cümlede you can take off your cone now izin verir: Dinleyen kişi artık koruyucu boyunluğunu çıkarabilir. Buradaki can, kişinin bunu fiziksel olarak yapabilecek durumda olup olmadığını anlatmaz. You can + fiilin yalın hâli + now kalıbı genellikle kurallardaki veya koşullardaki bir değişikliği gösterir. Daha önceki bir kısıtlamanın ya da gerekliliğin sona erdiğini bildirir.

Alıştırma

Hangi cümlede can ... now, önceki bir kısıtlamanın sona erdiğini göstermek için kullanılmıştır?

  1. Your phone is charged, so you can turn it on now.
  2. The exam is over, so you can turn your phone back on now.
  3. She can turn on the phone without help.
Cevabı göster

The exam is over, so you can turn your phone back on now.

Hooray.

1:35

Yaşasın.

Thank you for hatching beautiful sunflower. Kalıp ifadeler

1:36

Güzel bir ayçiçeği yetiştirdiğin için teşekkürler.

Kalıp ifadeler

Thank you for + V-ing ile belirli bir eylem için teşekkür etme

Thank you for + V-ing, birine yaptığı belirli bir eylem için teşekkür eder. Buradaki for bir edattır; bu nedenle ardından gelen fiil -ing biçimini alır: hatch değil, hatching. Bu oyun sahnesinde hatching, ayçiçeğini yumurtadan çıkan bir canlı gibi hayal eder. Başka durumlara aktarılabilen yapı Thank you for doing something kalıbıdır; yardım etme, bekleme veya ziyarete gelme gibi eylemler için teşekkür etmeyi sağlar.

Alıştırma

Teşekkür cümlesini tamamlamak için wait fiilinin doğru biçimini kullanın: Thank you for ____ for me. (wait)

Cevabı göster

waiting

We love you.

1:40

Seni seviyoruz.

Bye Bingo.

1:44

Hoşça kal Bingo.

Bye Chilli.

1:45

Hoşça kal Chilli.

Bye Muffin.

1:46

Hoşça kal Muffin.

See you next Thursday. Kalıp ifadeler

1:47

Gelecek perşembe görüşürüz.

Kalıp ifadeler

See you next Thursday: bir sonraki buluşma zamanını söyleyerek konuşmayı bitirmek

See you next Thursday, konuşma dilinde doğal bir vedalaşma ifadesidir. O anki konuşmayı bitirirken kişilerin yeniden ne zaman görüşmeyi beklediğini belirtir. I'll see you next Thursday ifadesinin daha kısa ve konuşma diline uygun bir biçimidir. See you tomorrow veya See you on Monday örneklerinde olduğu gibi aynı vedalaşma için See you + zaman yapısını kullanabilirsin. next Thursday ifadesinde next zamanı zaten belirttiği için önüne on getirilmez.

Alıştırma

Bir arkadaşınla gelecek perşembe buluşmak üzere anlaştın. Burada öğretilen iki sözcüklük kalıpla vedalaşmayı tamamla: ____ next Thursday.

Cevabı göster

See you

Almost at Bluey and Bingo's Muffy. Dilbilgisi

1:52

Neredeyse Bluey ve Bingo'ya geldik, Muffy.

Dilbilgisi

at Bluey and Bingo's: ortak evi temsil eden iyelik yapısı

at Bluey and Bingo's ifadesinde Bluey and Bingo's iyelik öbeği, ardından bir isim gelmeden tek başına kullanılır. Bağlamdan eksik ismin burada house veya home olduğu anlaşılır; dolayısıyla ifade Bluey ve Bingo'nun evinde ya da evine anlamına gelir. Yer Bluey ve Bingo tarafından ortak kullanıldığı için yalnızca son ad 's alır. Yer zaten belliyse bu yapı bir kişiyle ilişkili bilinen bir dükkânı, ofisi veya başka bir yeri de gösterebilir.

Alıştırma

Emma ve Leo aynı evi paylaşıyor. Ortak iyelik biçimini kullanıp house sözcüğünü atarak cümleyi tamamla: We're having dinner at ____ tonight.

Cevabı göster

Emma and Leo's

Hooray.

1:54

Yaşasın.

Hey Dad, look at me. Ton ve niyet

1:57

Hey baba, bana bak.

Ton ve niyet

look at me: karşıdakinden hemen size bakmasını istemek

look at me, dinleyenin gözlerini ve dikkatini konuşana çevirmesini isteyen doğrudan bir ifadedir. Bu cümlede çocuk, babasının o anki görünüşünü veya hareketini fark etmesini istiyor; ifadenin temel işlevi hemen dikkat çekmektir. Bu anlamda look, bakılan kişi veya şeyden önce at ile kullanılır: look at + object. Bu nedenle doğal biçim look at me olur; look me denmez.

Alıştırma

Bir çocuk yeni bir şapka taktı ve babasının hemen dönüp ona bakmasını istiyor. En uygun cümle hangisidir?

  1. Dad, come and see me tomorrow.
  2. Dad, look at me! Do you like my new hat?
  3. Dad, watch me put on my new hat!
Cevabı göster

Dad, look at me! Do you like my new hat?

Hey.

1:59

Hey.

Hey.

2:00

Hey.