Bu sembol aslında ne anlama geliyor? - Adrian Treharne: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
522 kelime 157 kel/dk

Video özeti: Video, Uluslararası Erişilebilirlik Sembolü’nün tasarım yarışmasından küresel bir işarete dönüşmesine uzanan tarihini ve değişimini ele alıyor. Ardından tekerlekli sandalye figürünün, erişilebilir tesislerin hizmet vermeyi amaçladığı görünür ve görünmez engellilik durumlarının geniş kapsamını neden perdeleyebildiğini ve yeniden tasarım tartışmasını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. came about. — Öbek fiiller: come about ifadesinin fiziksel hareket bildiren come anlamından farklı olarak “ortaya çıkmak”, “meydana gelmek” veya “oluşmak” demek olduğunu anlayıp bir sembolün, uygulamanın ya da durumun kökenini anlatırken kullanabilmek. 2. which means that this group is very likely to include — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu bağlantının engellilik hakkındaki büyük bir istatistiği dinleyiciye ve yakın çevresine dokunan somut bir sonuca nasıl dönüştürdüğünü fark edip verilerin gündelik önemini açıklarken aynı yapıyı kullanabilmek. 3. for the very people and families it's meant to help. — Konuşma edimbilimi ve tutum: the very ifadesinin, sembolün yardım etmek için tasarlandığı kişilere ve ailelere bizzat sorun çıkarması şeklindeki ironiyi güçlendirdiğini anlamak; amaç ile gerçek sonuç arasındaki keskin çelişkiyi vurgulamak için bu yapıyı kullanmak.

Bu derste

Some of the world's most recognizable symbols exist to sell products.

0:06

Dünyanın en tanınmış sembollerinden bazıları ürün satmak için vardır.

Others to steer traffic or advance political causes. Dilbilgisi

0:11

Diğerleri trafiği yönlendirmek veya siyasi amaçları ilerletmek için.

Dilbilgisi

Others to...: paralel karşıtlıkta exist fiilinin çıkarılması

Others, diğer semboller anlamına gelir ve ilk cümledeki Some of the world's most recognizable symbols ifadesiyle karşıtlık oluşturur. exist fiili zaten açık olduğu için çıkarılmıştır. Tam biçim Others exist to steer traffic or advance political causes. şeklindedir. Bu eksiltme iki amacı dengeli gösterir ve açıklamayı daha kısa tutar. Sonraki bölümde ortak sözcükler çıkarılmışsa bunları önceki paralel yapıdan tamamlayarak anlamak gerekir.

Alıştırma

Vurgulanan cümlede örtük olarak bulunan anlamı en iyi hangi tam cümle verir?

  1. Others sell products so that traffic can move.
  2. Political causes make the symbols recognizable.
  3. Others exist to steer traffic or advance political causes.
Cevabı göster

Others exist to steer traffic or advance political causes.

But there is one whose main purpose is to help people. Dilbilgisi

0:16

Ancak temel amacı insanlara yardım etmek olan bir tane var.

Dilbilgisi

whose main purpose...: insan olmayan bir öncülle sahiplik ilişkisi

Whose, one sözcüğünü açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır; burada one, bir sembol anlamındadır. Whose, main purpose ifadesinin o sembole ait olduğunu, yani onun temel amacının insanlara yardım etmek olduğunu gösterir. Whose yalnızca insanlar için kullanılmaz. noun + whose + noun phrase + verb kalıbı; bir kişi, nesne, grup veya fikirle ilgili sahiplik ya da yakın bağlantı anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi sahiplik gösteren ilgi sözcüğüyle tamamlayın: We chose a hotel ____ main entrance has no steps.

Cevabı göster

whose

You may know it as the wheelchair symbol or a sign for people with disabilities. Kalıp ifadeler

0:20

Onu tekerlekli sandalye sembolü veya engelliler için bir işaret olarak biliyor olabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

You may know it as: know A as B kalıbı

Know A as B, A'yı B adıyla, tanımıyla veya kimliğiyle bilmek ya da bu şekilde anmak demektir. Bu cümlede it, A'dır; as sonrasındaki iki ifade ise bilinen adları veya tanımları gösteren B'dir. Buradaki may izin değil, olasılık bildirir. You may know it as... dinleyicinin bu adlardan birini kullanıyor olabileceğini nazikçe kabul eder.

Alıştırma

know A as B kalıbındaki eksik sözcükle cümleyi tamamlayın: Most locals know the old bridge ____ the Silver Arch.

Cevabı göster

as

But its formal title as maintained by the ISO is the International Symbol of Access. Notlar

0:26

Ancak ISO tarafından sürdürülen resmi adı Uluslararası Erişim Sembolü'dür.

Dilbilgisi

as maintained by the ISO: kısaltılmış edilgen niteleyici

as maintained by the ISO ifadesi, formal title için kullanılan kısaltılmış bir edilgen niteleyicidir. Adın ISO tarafından resmî olarak güncel tutulan veya kaydedilen biçimini anlatır. Title, maintain eylemine maruz kaldığı için maintained geçmiş zaman ortacıdır; by the ISO ise sorumlu kuruluşu belirtir. Buradaki as, adı güncel tutulan biçime veya standarda göre sunar. ‘ISO bunu güncel tutarken’ şeklinde bir zaman anlamı taşımaz. Standart dilinde maintain, resmî bir öğeyi güncel ve geçerli tutmak demektir; fiziksel bir nesneyi onarmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Resmî bir kaynak veya yetkili eklemek için as + geçmiş zaman ortacını doğru kullanan ifade hangisidir?

  1. the version as approves the committee
  2. the version as approval by the committee
  3. the version as approved by the committee
  4. the version as the committee approving
Cevabı göster

the version as approved by the committee

Kültür

International Symbol of Access: resmî adı

International Symbol of Access, yaygın olarak bilinen tekerlekli sandalye piktogramının resmî adıdır. Bu addaki Access, erişilebilirlik anlamına gelir: bir yere veya tesise ulaşabilme, girebilme ya da orayı kullanabilme. Yalnızca içeri girme eylemi anlamına gelmez.

Alıştırma

International Symbol of Access adındaki Access en doğrudan neyi ifade eder?

  1. Özel bir kuruluşa girme izni.
  2. Yerlere ve tesislere ulaşabilme, girebilme veya onları kullanabilme.
  3. Bir kapıyı fiziksel olarak açma eylemi.
  4. Tekerlekli sandalyelerin satıldığı bir yer.
Cevabı göster

Yerlere ve tesislere ulaşabilme, girebilme veya onları kullanabilme.

But despite its familiarity, many people are unclear as to what the symbol actually means, Notlar

0:33

Fakat aşinalığına rağmen, birçok insan sembolün aslında ne anlama geldiği konusunda belirsizlik yaşamaktadır,

Dilbilgisi

despite its familiarity: despite ile karşıt beklenti

Despite its familiarity, “tanıdık veya yaygın biçimde biliniyor olmasına rağmen” demektir. Despite bir karşıt beklenti ilişkisi kurar: simgenin tanıdık olması insanların onu anlayacağı beklentisini yaratır, ancak sonraki cümlecik birçok kişinin anlamadığını söyler. Despite bir edattır; bu nedenle burada ardından its familiarity isim öbeği gelir. despite + isim öbeği veya -ing biçimi kullanın; despite + özne ve fiil içeren tam cümlecik kullanmayın.

Alıştırma

Hangi cümlede despite karşıt beklenti ifade etmek için doğru kullanılmıştır?

  1. Despite it was raining heavily, the game continued.
  2. Despite of the heavy rain, the game continued.
  3. Despite the heavy rain, the game continued.
Cevabı göster

Despite the heavy rain, the game continued.

Kalıp ifadeler

unclear as to what ... means: belirsizliği ifade etmenin resmî bir yolu

be unclear as to ... kalıbı, bir şeyi açıkça bilmemek veya anlamamak demektir. Buradaki as to, about ya da regarding ile benzer anlamdadır. what the symbol actually means yan cümlesi, insanların anlamadığı belirli bilgiyi gösterir; actually ise sembolün gerçek anlamını vurgular. what ... burada dolaylı soru olduğu için düz cümle söz dizimi kullanılır: what the symbol means denir, what does the symbol mean denmez. Bu kalıp, henüz yanıtlanmamış bir soruyu resmî bir biçimde ortaya koyabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede resmî be unclear as to + dolaylı soru yapısı doğru kullanılmıştır?

  1. The instructions are unclear as to what the final step means.
  2. The instructions are unclear as to what means the final step.
  3. The instructions are unclear as to what does the final step mean.
Cevabı göster

The instructions are unclear as to what the final step means.

which has a lot to do with the symbol itself and the way it came about. Notlar

0:39

ki bunun da sembolün kendisi ve ortaya çıkış şekliyle çok ilgisi vardır.

Kalıp ifadeler

have a lot to do with: güçlü bir bağlantı ifade etmek

Vurgulanan sözler sonraki with ile birlikte anlaşılır: have a lot to do with something, bir şeyle yakından bağlantılı olmak anlamına gelir ve çoğu zaman onun önemli bir neden veya etki olduğunu belirtir. Buradaki which, önceki duruma gönderme yapar ve bu durumun sembolün kendisiyle ve geçmişiyle güçlü bir bağlantısı olduğunu söyler. have a lot to do with ifadesini kelime kelime çok işi olmak şeklinde yorumlamayın. with sonrasındaki nesne, özneyle bağlantılı olan etkeni veya konuyu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi have a lot to do with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The rise in food prices ____ higher transport costs.

Cevabı göster

has a lot to do with

Öbek fiiller

came about: bir şeyin nasıl gerçekleştiği veya oluştuğu

Bu cümlede came about, “gerçekleşti” veya “ortaya çıktı” anlamına gelir. the way it came about, sembolün yaratılma ya da gelişme sürecini anlatır; bir yere doğru hareket etmeyi anlatmaz. Come about geçişsiz bir öbek fiildir: olay, değişiklik veya durum özne olur ve fiil doğrudan nesne almaz. “How did it come about?” diye sorulabilir.

Alıştırma

Cümleyi “gerçekleşti veya oluştu” anlamındaki iki kelimelik öbek fiille tamamlayın: The new rule ____ after months of discussion.

Cevabı göster

came about

In 1968, the International Commission on Technology and Accessibility held a design contest.

0:44

1968 yılında Uluslararası Teknoloji ve Erişilebilirlik Komisyonu bir tasarım yarışması düzenledi.

They were looking for a symbol that would be readily identifiable from a reasonable distance, Kalıp ifadeler

0:50

Makul bir mesafeden kolayca tanınabilecek,

self-descriptive, simple, practical, and couldn't be confused with existing signage. Dilbilgisi

0:55

kendini açıklayan, basit, pratik ve mevcut tabelalarla karıştırılmayacak bir sembol arıyorlardı.

Kalıp ifadeler

would be readily identifiable from a reasonable distance: makul bir mesafeden kolayca tanınabilir

Bu açıklamada would be readily identifiable, “kolayca ve hızlıca tanınabilirdi” anlamına gelir. Readily, identifiable sözcüğünü niteler; burada “kolayca” demektir, “hazır durumda” anlamına gelmez. From a reasonable distance gözlem koşulunu belirtir: kişi çok yakında durmadan da sembol normal ve kullanışlı bir mesafeden tanınabilmelidir. İfade bir tasarım gereksinimini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle bir güvenlik sembolünün normal bir izleme mesafesinden kolayca tanınabildiğini doğal biçimde ifade eder?

  1. The safety symbol is readily identifiable from a reasonable distance.
  2. The safety symbol can identify visitors from a reasonable distance.
  3. The safety symbol is intended for visitors at a reasonable distance.
  4. The safety symbol is readable only when viewed up close.
Cevabı göster

The safety symbol is readily identifiable from a reasonable distance.

Dilbilgisi

couldn't be confused with existing signage: mevcut işaretlerle karıştırılamazdı

couldn't be confused with existing signage ifadesinde symbol, insanların yanlış tanıyabileceği şeydir; bu nedenle İngilizcede edilgen be confused yapısı kullanılır. Couldn't, bu tasarım ölçütüne göre böyle bir yanlış tanımanın mümkün olmayacağını belirtir. confused with ifadesinden sonra neyle karıştırılabileceği söylenir; burada bu şey existing signage ifadesidir. Yeniden kullanılabilen kalıp A could/couldn't be confused with B şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle bir simgenin başka bir simgeyle karıştırılamayacağını doğru biçimde anlatır?

  1. The emergency-exit icon couldn't be confused about the restroom sign.
  2. The emergency-exit icon couldn't confuse with the restroom sign.
  3. The emergency-exit icon couldn't be confused with the restroom sign.
Cevabı göster

The emergency-exit icon couldn't be confused with the restroom sign.

The winning design, which didn't have a head,

1:01

Bir başı olmayan kazanan tasarım,

was created by a Danish designer named Susanne Koefed.

1:04

Susanne Koefed adında Danimarkalı bir tasarımcı tarafından yaratıldı.

The addition of a head a year later gave it a more human form, Kalıp ifadeler

1:08

Bir yıl sonra bir başın eklenmesi ona daha insani bir form kazandırdı

Kalıp ifadeler

gave it a more human form: give + A + a ... form ile biçim değişikliğini anlatmak

gave it a more human form ifadesinin yapısı give + A + a ... form şeklindedir: gave + it + a more human form. Burada give, A'nın bir özelliğe sahip olmasını sağlamak anlamına gelir; dolayısıyla başın eklenmesi tasarıma yeni bir biçim kazandırmıştır. More human görünüşü karşılaştırır. Tasarım bir insana daha çok benzemiştir; gerçekten insana dönüşmemiştir.

Alıştırma

Hangi cümle bir tasarım değişikliğinin sonucunu anlatmak için give + A + a ... form yapısını doğal biçimde kullanır?

  1. The curved roof gave the station to a more welcoming form.
  2. The curved roof gave the station a more welcoming form.
  3. The curved roof gave a more welcoming form the station.
Cevabı göster

The curved roof gave the station a more welcoming form.

and within 10 years, it was endorsed by both the United Nations and the ISO. Kültür

1:12

ve 10 yıl içinde hem Birleşmiş Milletler hem de ISO tarafından onaylandı.

Kültür

was endorsed by both ... and ...: iki kurumdan resmî destek

Was endorsed by edilgen bir yapıdır ve odağı desteği alan şeyin üzerinde tutar. Burada endorse, bir şeye yönelik tanıma veya desteği açıkça ya da resmî olarak ifade etmek demektir. Desteği verenler Birleşmiş Milletler ve ISO olduğundan, ifade ünlülerin yaptığı reklamı değil kurumsal desteği anlatır. Both A and B, adı geçen iki kurumun her birinin bu desteği verdiğini belirtir. Bu bağlamda iki kurumun ortak desteği, söz konusu şeyin uluslararası kabul kazandığını gösterir.

Alıştırma

Bu cümlede was endorsed by both the United Nations and the ISO ne anlama geliyor?

  1. Her iki kuruluş da reklamını yapmak için para ödedi.
  2. İki ünlü kişi, kuruluşlar adına onun tanıtımını yaptı.
  3. Bu durum, iki kuruluşu da onu kullanmaya yasal olarak mecbur bıraktı.
  4. Her iki kuruluş da onu resmen tanıdı veya destekledi.
Cevabı göster

Her iki kuruluş da onu resmen tanıdı veya destekledi.

With minimal cost and minimal fuss, a global icon was born. Notlar

1:17

Minimum maliyet ve minimum telaşla küresel bir simge doğdu.

Kalıp ifadeler

With minimal cost and minimal fuss: az maliyet ve az zahmet

With minimal cost and minimal fuss, bir işin nasıl başarıldığını açıklamak için cümlenin başına getirilen with öbeğidir: çok az para gerekmiş ve çok az sorun ya da çaba yaşanmıştır. İki paralel ismin önünde minimal sözcüğünün tekrarlanması, her iki avantaja da eşit vurgu yapar. Burada fuss; gereksiz telaş, endişe veya karmaşa demektir, başka bir maliyet türü değildir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi, dersteki çok az masraf ve çok az zahmet anlamına gelen altı sözcüklü paralel ifadeyle tamamlayın: The club updated its website ____.

Cevabı göster

with minimal cost and minimal fuss

Deyimler

a global icon was born: önemli bir başlangıcı anlatan doğum mecazı

a global icon was born ifadesindeki was born mecazidir. Canlı bir varlığın doğumunu anlatmaz; daha sonra dünya çapında tanınacak bir simgenin ortaya çıktığı anlamına gelir. Bu ifade, onu kimin yarattığından çok önemli bir başlangıca odaklanır. Bir marka, kurum, sanat biçimi, gelenek veya kültürel simge için was born denildiğinde, genellikle o anda oluştuğu ya da kurulduğu anlatılır.

Alıştırma

Bu cümlede “a global icon was born” ne anlama geliyor?

  1. Simge dünya çapında daha pahalı oldu.
  2. İkon sıradan bir ürün gibi imal edildi.
  3. Daha sonra ünlü olacak bir bebek doğdu.
  4. Yaygın biçimde tanınan bir simge ortaya çıktı.
Cevabı göster

Yaygın biçimde tanınan bir simge ortaya çıktı.

There have been a few tweaks over the decades. Dilbilgisi

1:22

On yıllar boyunca birkaç küçük ayar yapıldı.

Dilbilgisi

There have been ... over the decades ile bugüne kadarki değişiklikleri özetlemek

There have been, varlık bildiren there is/are yapısının present perfect biçimidir. Geçmiş ile şimdi arasındaki farklı zamanlarda birkaç değişiklik olduğunu anlatır. a few tweaks ad öbeği çoğul olduğu için standart biçim has been değil, have been olur. Over the decades, tek bir kesin anı değil, onlarca yıla yayılan bir dönemi belirtir. Tweaks küçük ayarlamalar demektir; dolayısıyla cümle birkaç ufak değişikliği özetlerken bu geçmişi bugüne bağlar.

Alıştırma

Geçmişten bugüne kadar olan değişiklikleri özetlemek için cümleyi tamamlayın: There ____ several small updates over the years.

Cevabı göster

have been

The Graphic Artists Guild added more rounded human-like features

1:24

Grafik Sanatçıları Loncası (Graphic Artists Guild) daha yuvarlak, insana benzeyen özellikler ekledi

and in 2012, the Accessible Icon Project produced a more dynamic version.

1:28

ve 2012'de Erişilebilir İkon Projesi (Accessible Icon Project) daha dinamik bir versiyon üretti.

But what does it really represent? Anlatım akışı

1:35

Peki ama gerçekte neyi temsil ediyor?

What's its purpose?

1:37

Amacı nedir?

Anlatım akışı

But what does it really represent? What's its purpose?: iki soruyla odağı değiştirmek

Bu iki soru, açıklamayı önceki tarihsel arka plandan yeni bir odağa taşır: sembolün ne anlama geldiğine ve ne işe yaradığına. But bu geçişi işaret eder; what does it really represent? anlamı sorar, What's its purpose? ise odağı pratik işleve daraltır. Bunlar, açıklamanın yolunu belirleyen retorik sorulardır. Konuşmacı izleyicinin yanıt vermesini beklemez; ardından gelen açıklamanın bu soruları yanıtlaması beklenir.

Alıştırma

Şu kısa açıklamayı okuyun: "We have seen how the bridge was built. But what problem did it solve? Why did the city need it? Before the bridge, crossing the river took hours." İki soru ne işe yarıyor?

  1. Açıklamayı inşaat sürecinden köprünün amacına taşır ve yanıtı hazırlarlar.
  2. Dinleyiciden açıklamayı kesip eksik iki bilgiyi vermesini isterler.
  3. Odağı değiştirmeden inşaat ayrıntılarını tekrarlarlar.
Cevabı göster

Açıklamayı inşaat sürecinden köprünün amacına taşır ve yanıtı hazırlarlar.

Put simply, it's a sign to identify where there are accessible facilities. Notlar

1:38

Basitçe ifade etmek gerekirse, erişilebilir tesislerin nerede olduğunu belirten bir işarettir.

Anlatım akışı

Put simply: sade bir açıklamayı tanıtan belirteç

Put simply, cümlenin başında kullanılan ve “basitçe söylemek gerekirse” anlamına gelen bir söylem belirtecidir. Dinleyiciye, ardından gelen bölümün ana fikri daha kolay ve daha az ayrıntılı bir şekilde anlatacağını bildirir. Buradaki put, “bir yere koymak” değil, “ifade etmek” veya “sözcüklere dökmek” anlamındadır. İfade, “basitçe ifade edilirse” şeklinde anlaşılabilir; yani bir şeyi bir yere koyma ya da bir nesneyi basit hâle getirme emri değildir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak ve daha basit bir açıklamanın geldiğini göstermek için dersteki iki sözcüklük ifadeyi aynen kullanın: "____, an electric motor changes electrical energy into movement."

Cevabı göster

Put simply

Kelime

accessible facilities: yalnızca mevcut değil, erişilebilir tesisler

Accessible facilities, engelli bireylerin veya başka erişim ihtiyaçları olan kişilerin girip kullanabilmesi için tasarlanan alan, özellik ya da hizmetleri ifade eder. Bu cümlede there are accessible facilities, belirli bir yerde bu tür tesislerin bulunduğunu söyler. Buradaki accessible, yalnızca 'ulaşılabilir' değil, erişilebilirlik bağlamında 'önlenebilir engeller olmadan kullanılabilir' anlamındadır. Anlamı yalnızca tekerlekli sandalye erişimiyle sınırlı değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, tesislerin erişim engellerini azaltacak şekilde tasarlandığını açıkça belirtir?

  1. The station has accessible facilities, including step-free entrances and accessible restrooms.
  2. The station has private facilities for staff members.
  3. The station has available facilities, including a cafe and a waiting room.
Cevabı göster

The station has accessible facilities, including step-free entrances and accessible restrooms.

The strength of such an internationally recognized image is that wherever you travel, Dilbilgisi

1:43

Uluslararası alanda tanınan böyle bir görselin gücü, nereye seyahat ederseniz edin,

you don't need to speak the language or have in-depth cultural knowledge. Kalıp ifadeler

1:48

dili konuşmanıza veya derinlemesine kültürel bilgiye sahip olmanıza gerek kalmamasıdır.

Dilbilgisi

The strength of ... is that ...: bir avantajı belirtip açıklama

The strength of X is that Y, bir avantajı belirtip ardından açıklamak için kullanılan açık bir yapıdır. Burada strength fiziksel güç veya yoğunluk değil, 'avantaj' anlamına gelir. of sonrasındaki isim öbeği değerlendirilen şeyi gösterir. that yan cümlesi avantajın içeriğini verir; altyazıdaki cümlede uluslararası düzeyde tanınan görselin neden yararlı olduğunu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi The strength of ... is that ... yapısıyla tamamlayın: The ____ this map app ____ it works without an internet connection.

Cevabı göster

strength of · is that

Dilbilgisi

wherever you travel: “nereye seyahat ederseniz edin”

Wherever you travel, “nereye seyahat ederseniz edin” anlamına gelir. Wherever, olası bütün varış noktalarını kapsayan bir yan cümle başlatır; bu nedenle yer değişse bile ana cümledeki sonuç geçerli kalır. Buradaki wherever, yer sormak için kullanılan bir soru sözcüğü değildir. Yeniden kullanılabilecek yapı wherever + özne + fiil şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi “nereye seyahat ederseniz edin” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: ____, keep a copy of your passport.

Cevabı göster

Wherever you travel

Kalıp ifadeler

have in-depth cultural ...: isimden önce in-depth

have in-depth cultural knowledge ifadesinde have “sahip olmak” anlamına gelir; in-depth ve cultural sözcüklerinin ikisi de knowledge sözcüğünü niteler. In-depth, fiziksel olarak derin değil, ayrıntılı ve kapsamlı demektir. Bir isimden önce kullanıldığında in-depth, kısa çizgili birleşik bir sıfattır. Sıklıkla knowledge, analysis, research, interviews veya reports sözcüklerini niteler.

Alıştırma

Hangi cümlede in-depth, knowledge sözcüğünden önce sıfat olarak doğru kullanılmıştır?

  1. She has in depth knowledge of local customs.
  2. She has in-depth knowledge of local customs.
  3. She has depth-in knowledge of local customs.
Cevabı göster

She has in-depth knowledge of local customs.

If you require an accessible toilet, the sign shows the way. Notlar

1:52

Erişilebilir bir tuvalete ihtiyacınız varsa, işaret yolu gösterir.

Kelime

require an accessible toilet: “ihtiyaç duymak” anlamının resmî ifadesi

you require an accessible toilet ifadesinde require, “ihtiyaç duymak” anlamındadır. Resmî bir tonu vardır ve kamuya açık bilgilerde veya hizmet açıklamalarında kullanıma uygundur; birinin kişiyi tuvaleti kullanmaya zorladığı anlamına gelmez. accessible toilet, erişilebilirlik özelliklerine ihtiyaç duyan kişiler için tasarlanmış bir tuvalettir. require + isim yapısı, kişinin neye ihtiyaç duyduğunu belirtir; require assistance ve require step-free access buna örnektir.

Alıştırma

Hangi cümlede require, ziyaretçilere yönelik resmî bilgide “ihtiyaç duymak” anlamında kullanılmıştır?

  1. Guests who force step-free access may use the side entrance.
  2. Guests who order step-free access may use the side entrance.
  3. Guests who require step-free access may use the side entrance.
Cevabı göster

Guests who require step-free access may use the side entrance.

Kalıp ifadeler

sign shows the way: tabela yol gösteriyor

sign shows the way ifadesindeki show the way, “yol göstermek” veya “hangi yöne gidileceğini belirtmek” anlamındadır. Tabela fiziksel bir yolu sergilemez; üzerindeki simge veya ok insanlara yön gösterir. Bir kişi, harita, tabela veya ok grubu yol gösterebilir. Varış yerini belirtmek için show the way to the exit örneğindeki gibi show the way to + yer yapısını kullanın.

Alıştırma

Cümleyi bu nottaki hedef ifadeyle tamamlayın: The arrows ____ to the emergency exit.

Cevabı göster

show the way

But the confusion comes from the term accessibility and what that actually means. Anlatım akışı

1:57

Ancak kafa karışıklığı, erişilebilirlik teriminden ve bunun aslında ne anlama geldiğinden kaynaklanmaktadır.

Anlatım akışı

the confusion comes from ...: kafa karışıklığının nedenini belirtme

the confusion comes from ... kalıbı, bir kafa karışıklığının veya yanlış anlamanın kaynağını belirtir. Burada comes from, “nedeni olmak” veya “kaynaklanmak” anlamındadır; bir kişinin ya da nesnenin nereden geldiğini anlatmaz. Bu kalıp açıklamadaki bilgileri de düzenler: önce sorunu confusion olarak adlandırır, ardından dinleyicinin dikkatini açıklanması gereken accessibility terimine yöneltir.

Alıştırma

Cümleyi, come fiilinin “kaynaklanmak” anlamındaki iki kelimelik biçimiyle tamamlayın: The confusion ____ two nearly identical labels.

Cevabı göster

comes from

Many people assume that because the symbol depicts a wheelchair, Dilbilgisi

2:01

Birçok kişi sembol tekerlekli sandalyeyi tasvir ettiği için,

that accessible facilities are meant only for people who use wheelchairs

2:05

erişilebilir tesislerin yalnızca tekerlekli sandalye kullanan kişiler için,

or those at the very least who have a visible physical condition. Kalıp ifadeler

2:10

veya en azından gözle görülür bir fiziksel durumu olanlar için tasarlandığını varsaymaktadır.

Dilbilgisi

assume that because ..., that ...: ana varsayıma geri dönme

Bu konuşma yapısında assume that, inanılan düşüncenin içeriğini başlatır. because yan cümlesi bu inancın nedenini vermek için araya girer; ikinci that ise ana içeriğe geri dönüldüğünü gösterir: erişilebilir tesislerin yalnızca belirli kişiler için olduğu düşüncesi. Cümle, birçok kişinin yeterli dayanak olmadan neye inandığını aktarır; konuşanın bu düşünceye katıldığını göstermez.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: Many parents assume that because the game looks simple, that it is suitable for every child. Hangi düşünce neden değil, ana varsayımdır?

  1. the game looks simple
  2. the game is suitable for every child
  3. many parents have played the game
Cevabı göster

the game is suitable for every child

Kalıp ifadeler

at the very least: mutlak asgari düzeyi vurgulamak

At the very least, “mutlak asgari düzeyde” veya “başka hiçbir şey dâhil edilmese bile en azından” anlamına gelir. Bu cümlede dâhil edilen en dar grubu, yani görünür bir fiziksel durumu olan kişileri belirtir. Very burada least sözcüğünü güçlendirir; “çok az” anlamına gelmez. Bu ifade temkinli bir iddiayı veya kabul edilebilir en düşük gerekliliği belirtebilir.

Alıştırma

“Mutlak asgari düzeyde” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____, send me a message when you arrive.

Cevabı göster

At the very least

But accessibility is a broad concept that applies to many many different conditions. Kelime

2:13

Ancak erişilebilirlik, birçok farklı duruma uygulanan geniş bir kavramdır.

Kelime

accessibility is a broad concept that applies to...: bir kavramın kapsamını göstermek

X is a broad concept that applies to Y kalıbı, X’i kapsamı geniş ve birçok durumla ilgili bir fikir olarak sunar. Burada accessibility, yalnızca görünür tek bir fiziksel durumu değil, birçok farklı türde durumu kapsar. that applies to many many different conditions ilgi cümleciği concept sözcüğünü niteler ve kavramın kapsamını belirtir. applies to içindeki apply, “ilgili olmak, geçerli olmak veya kapsamak” anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi, apply fiilinin “ilgili olmak veya geçerli olmak” anlamındaki iki sözcüklü biçimiyle tamamlayın: This safety rule ____ everyone in the building.

Cevabı göster

applies to

That includes people with autism, visual impairments, and autoimmune diseases like lupus, Kültür

2:19

Buna otizm, görme bozuklukları ve lupus gibi otoimmün hastalıklara sahip kişiler dahildir;

which can cause pain and fatigue, along with many other conditions.

2:24

ki bu durumlar diğer birçok hastalıkla birlikte ağrı ve yorgunluğa neden olabilir.

Kültür

lupus gibi otoimmün hastalıklar

Otoimmün bir hastalık, bağışıklık sistemi yanlışlıkla vücudun kendi hücrelerine veya dokularına saldırdığında ortaya çıkar. Lupus bir otoimmün hastalıktır ve ağrı ile yorgunluk gibi belirtilere neden olabilir. autoimmune diseases like lupus ifadesinde like, “örneğin” anlamına gelir ve lupusu bir örnek olarak sunar. Bu ifade, erişilebilirlik gereksinimi doğuran bazı durumların dışarıdan görünmeyebileceğini gösterir.

Alıştırma

Bu cümlede autoimmune diseases like lupus ne anlama geliyor?

  1. Otoimmün hastalıklarla lupusun birbiriyle ilgisiz durumlar olduğunu söyler.
  2. Lupusun tüm otoimmün hastalıklarda ortak olan bir belirti olduğunu söyler.
  3. Lupusu bir otoimmün hastalık örneği olarak verir.
Cevabı göster

Lupusu bir otoimmün hastalık örneği olarak verir.

In fact, the World Health Organization estimates that there are approximately 1 billion people Kalıp ifadeler

2:29

Aslında Dünya Sağlık Örgütü,

who experience some form of disability, Kelime

2:34

bir tür engellilik yaşayan yaklaşık 1 milyar insan olduğunu tahmin etmektedir,

Kalıp ifadeler

estimates that there are approximately + sayı

kaynak + estimates that + yan cümle yapısı, kanıta dayalı bir tahmini adı belirtilen bir kaynağa bağlar. Burada kaynak Dünya Sağlık Örgütüdür ve that ile başlayan yan cümle kişi sayısını bildirir. There are miktarı tanıtır, approximately ise “yaklaşık” anlamına gelir. estimates ve approximately birlikte kullanıldığında 1 billion ifadesinin kesin bir sayım değil, makul bir tahmin olduğu anlaşılır.

Alıştırma

Hangi cümle bir kuruluşun kesin olmayan tahmini rakamını doğal biçimde bildirir?

  1. The agency confirms that exactly 20,000 daily users were counted.
  2. The agency hopes that there will be approximately 20,000 daily users.
  3. The agency estimates that there are approximately 20,000 daily users.
Cevabı göster

The agency estimates that there are approximately 20,000 daily users.

Kelime

experience some form of disability: tarafsız ve geniş kapsamlı bir tanım

Burada experience, bir duruma “sahip olmak, onunla yaşamak ya da ondan etkilenmek” anlamındadır. Raporlarda ve kamusal tartışmalarda yaygın olan tarafsız ve oldukça resmî bir kullanımdır; bir etkinliği denemek veya bir seyahat deneyimi yaşamak anlamına gelmez. some form of disability ifadenin kapsamını geniş tutar: tür ve etkiler kişiden kişiye değişebilir. Buradaki disability; fiziksel, duyusal, zihinsel, öğrenmeyle ilgili veya başka durumları, hemen görünmeyen engellilik hâllerini de kapsayabilir.

Alıştırma

people who experience some form of disability ifadesini en iyi hangi açıklama anlatır?

  1. Çeşitli engellilik türlerinden birine sahip olabilir, onunla yaşayabilir veya ondan etkilenebilirler.
  2. Hepsinde aynı ve açıkça görülebilen fiziksel engellilik vardır.
  3. Eğlence amacıyla bir etkinlik olarak engelliliği geçici biçimde deniyorlar.
Cevabı göster

Çeşitli engellilik türlerinden birine sahip olabilir, onunla yaşayabilir veya ondan etkilenebilirler.

which means that this group is very likely to include yourself or a family member, Anlatım akışı

2:37

bu da söz konusu grubun büyük olasılıkla sizi veya bir aile üyenizi,

a classmate, a friend, or a work colleague.

2:42

bir sınıf arkadaşınızı, bir dostunuzu veya iş arkadaşınızı içerdiği anlamına gelir.

Anlatım akışı

which means that this group is very likely to include: bir olguyu kişisel sonuca bağlamak

which means that, önceki olgunun tamamını bir sonuca veya pratik anlama bağlar. Burada which, yalnızca en yakın isme değil, engelli kişilerin sayısının çok yüksek olduğuna ilişkin önceki ifadenin tamamına gönderme yapar. this group is very likely to include... bu geniş kapsamlı istatistiği dinleyenin kendi hayatına uygular. very likely yüksek olasılık belirtir, ancak kesinlik bildirmez; liste de soyut bir sayıyı kişisel olarak anlamlı hâle getirir.

Alıştırma

“The road is closed, which means that we need another route,” cümlesinde which neye gönderme yapar?

  1. Yalnızca road ismine.
  2. Daha sonra sunulan ilgisiz bir düşünceye.
  3. Yolun kapalı olduğu olgusunun tamamına.
Cevabı göster

Yolun kapalı olduğu olgusunun tamamına.

And people who use wheelchairs only make up about 65 million Öbek fiiller

2:45

Ve tekerlekli sandalye kullanan kişiler yalnızca yaklaşık 65 milyon

or 15% of the total.

2:49

veya toplamın %15'ini oluşturmaktadır.

Öbek fiiller

make up about 65 million: bir grubun toplam içindeki büyüklüğünü belirtmek

İstatistiklerde make up, “oluşturmak” veya “payını teşkil etmek” anlamına gelir. Özne, daha büyük bir bütün içindeki bir grubu belirtir; ardından gelen sayı ya da yüzde ise bu grubun büyüklüğünü gösterir. Buradaki only, bu grubun bütünün yalnızca bir parçası olduğunu vurgular. Bu anlamı sayısal bağlamdan anlayabilirsiniz. make up bir yüzde, nüfus sayısı veya of the total ifadesiyle kullanıldığında genellikle “uydurmak” ya da “makyaj yapmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

“Oluşturmak” anlamındaki hedef phrasal verb ile cümleyi tamamlayın: Electric vehicles ____ 12% of new car sales in this report.

Cevabı göster

make up

The vast majority have non-visible disabilities. Kelime

2:52

Büyük çoğunluğun görünmeyen engelleri vardır.

Kelime

The vast majority ... non-visible disabilities: dışarıdan belli olmayan engellere sahip çok büyük bir çoğunluk

The vast majority, “neredeyse tamamı” veya “çok büyük çoğunluk” anlamına gelir; ancak kesin bir yüzde belirtmez. Yalnızca yarıdan fazlası anlamındaki a majority ifadesinden çok daha güçlüdür. Non-visible disabilities, gerçek olduğu hâlde kişinin dış görünüşünden anlaşılmayabilecek engellilik durumlarını ifade eder. Non-visible, durumun başkaları tarafından ne kadar kolay fark edilebildiğini anlatır; durumun hayal ürünü, önemsiz veya hafif olduğu anlamına gelmez. Cümle bir bütün olarak, gruptaki çoğu kişinin yalnızca bakılarak mutlaka anlaşılamayacak engelleri olduğunu söyler.

Alıştırma

“The vast majority have non-visible disabilities” cümlesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. Gruptaki çoğu kişinin dış görünüşten belli olmayabilecek engelleri vardır.
  2. Engeller görülemediği için gerçek değildir.
  3. Gruptakilerin yalnızca yarıdan biraz fazlasının hafif engelleri vardır.
Cevabı göster

Gruptaki çoğu kişinin dış görünüşten belli olmayabilecek engelleri vardır.

Accessible parking spaces, facilities, and entrances

2:56

Erişilebilir park yerleri, tesisler ve girişler

are designed with that entire group in mind. Kalıp ifadeler

2:59

tüm bu grup göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır.

Kalıp ifadeler

designed with ... in mind: tasarımda … dikkate almak

Be designed with someone or something in mind, tasarım sırasında bir kişinin, grubun, ihtiyacın veya amacın dikkate alındığını belirtir. Buradaki that entire group, yalnızca tek bir kullanıcı türünü değil, farklı erişilebilirlik ihtiyaçları olan daha geniş insan grubunu ifade eder. With X in mind kalıbı bir ürünün, planın, kuralın, dersin veya etkinliğin hedef kitlesini ya da önceliğini de gösterebilir. X'in kelimenin tam anlamıyla birinin zihninde bulunduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Daha genç okurların dikkate alındığını göstermek için cümleyi with ... in mind kalıbıyla tamamlayın: The guide was designed ____.

Cevabı göster

with younger readers in mind

So it's easy to see why in recent years, Anlatım akışı

3:03

Dolayısıyla son yıllarda insanların neden

people have begun to raise questions Kalıp ifadeler

3:06

sembolün yapması gereken şey için gerçekten uygun olup olmadığı

about whether the symbol is really appropriate for what it's meant to do. Dilbilgisi

3:08

konusunda sorular sormaya başladığını anlamak kolaydır.

Anlatım akışı

it's easy to see why: sonucu anlaşılır bir gelişme olarak sunmak

It's easy to see why ..., nedenin kolayca anlaşılabildiğini belirtir. Buradaki see, bir şeyi gözle görmek değil, anlamak demektir. Daha önce nedenler veya kanıtlar verildikten sonra bu kalıp, bir tepkiyi ya da sonucu doğal bir sonuç olarak sunarak mesajı düzenler. Cümlenin başındaki So, önceki bilgilerle olan bağlantıyı daha da açık hâle getirir.

Alıştırma

After reading the safety report, it's easy to see why the school changed the rule. cümlesinde vurgulanan kalıbın görevi nedir?

  1. Birinin rapordaki nedeni gerçekten gözüyle gördüğünü söyler.
  2. Kural değişikliğini rapordan anlaşılabilen bir sonuç olarak sunar.
  3. Raporla hiçbir bağlantısı olmayan bir kural değişikliği sunar.
Cevabı göster

Kural değişikliğini rapordan anlaşılabilen bir sonuç olarak sunar.

Kalıp ifadeler

to raise questions about whether: kuşku belirtmek ve yeniden incelemeye açmak

raise questions about whether + yan cümle yapısında raise, bir şeyi fiziksel olarak kaldırmak değil, bir kuşkuyu “gündeme getirmek” veya “doğurmak” anlamına gelir. İfade, bir şeyin kuşku yarattığını ya da bir konuyu incelenmeye değer hâle getirdiğini anlatır. Whether, incelenen evet-hayır meselesini başlatır. Bu anlatım, sembolün uygunsuz olduğunu doğrudan söylemekten daha temkinlidir; kesin bir sonuca varmaktansa konuyu yeniden değerlendirmeye açar.

Alıştırma

Hangi cümle, kanıtların bir sonucun güvenilirliği konusunda kuşku yarattığını belirtir?

  1. The new evidence proves that the result is reliable.
  2. The researchers ask whether the result is reliable.
  3. The new evidence raises questions about whether the result is reliable.
Cevabı göster

The new evidence raises questions about whether the result is reliable.

Dilbilgisi

what it's meant to do: amaçlanan işlev

What it's meant to do, “yapması amaçlanan veya tasarlanan şey” anlamına gelir. Burada be meant to, kaderi değil, bir amacı veya beklenen işlevi anlatır. What ile başlayan yan cümle, for sözcüğünden sonra isim öbeği görevi görür. Bu yan cümlede it's, it is anlamındadır ve it, symbol sözcüğüne gönderme yapar. Bu yapı herhangi bir nesnenin, sistemin veya kuralın amaçlanan işlevini anlatmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “yapmak üzere tasarlandığı şey” anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: The safety alarm is not doing ____.

Cevabı göster

what it's meant to do

And it's not just about accuracy. Anlatım akışı

3:12

Ve bu sadece doğrulukla ilgili değil.

Anlatım akışı

It's not just about accuracy: konuyu daha geniş bir noktaya taşımak

Bu cümlede it's not just about accuracy, doğruluğun önemli olduğunu ancak tek mesele olmadığını anlatır. Not just, accuracy unsurunu reddetmez; başka bir meseleye yer açar. It's not just about X kalıbı, bir savı X'ten daha geniş bir noktaya taşımak için sık kullanılır. Devamında It's also about Y gelebilir ya da Y bir sonraki cümlede açıklanabilir.

Alıştırma

Hangi cümle maliyetin bir mesele olduğunu kabul edip konuyu güvenliğe doğru genişletiyor?

  1. The decision isn't about cost; it's only about safety.
  2. The decision is just about cost, so safety is irrelevant.
  3. The decision isn't just about cost; it's also about safety.
Cevabı göster

The decision isn't just about cost; it's also about safety.

It's common for people to become indignant, sometimes abusive, Kelime

3:14

Görünür engeli olmayan kişilerin erişilebilir tesisleri kullandığını gördüklerinde,

Kelime

become indignant, sometimes abusive: haksızlığa öfkelenmekten zarar verici davranışlara geçmek

Become bir durum değişikliğini gösterir. Become indignant, bir şeyin haksız, yanlış veya aşağılayıcı olduğuna inandığınız için güçlü bir öfke hissetmeye başlamak demektir. Sometimes abusive, içsel bir tepkinin hakaret, tehdit veya başka türlü zarar veren söz ya da davranışlara dönüşebileceğini gösterir. Aynı fiil iki sıfata da uygulanır: insanlar become indignant olur ve bazen become abusive olur.

Alıştırma

Hangi durum become indignant, sometimes abusive ifadesine en iyi uyar?

  1. Bir müşteri bir ayrıntıya sakin biçimde itiraz eder ve çalışanlara teşekkür eder.
  2. Bir müşteri içeceğinin biraz soğuk olduğunu fark eder ve kibarca yenisini ister.
  3. Bir müşteri asılsız suçlamayı haksız bulur, öfkelenir ve ardından çalışanlara hakaret eder.
Cevabı göster

Bir müşteri asılsız suçlamayı haksız bulur, öfkelenir ve ardından çalışanlara hakaret eder.

when they see people without visible disabilities using accessible facilities. Ton ve niyet

3:18

insanların öfkelenmesi, hatta bazen tacizkar sözler söylemesi yaygın bir durumdur.

Ton ve niyet

without visible disabilities using accessible facilities: görünür engeli olmadan erişilebilir tesisleri kullanmak

Bu ifadede without visible disabilities ve using accessible facilities bölümlerinin ikisi de people sözcüğünü açıklar. Gözlemcilerin, görünürde herhangi bir engeli olmayan kişilerin erişilebilirlik için tasarlanmış tesisleri kullandığını görmesi anlamına gelir. Visible yalnızca bir gözlemcinin fark edebildiği şeyi anlatır; kişinin bir engeli veya erişilebilirlik ihtiyacı olup olmadığını kanıtlamaz. İfade, birinin ihtiyaçlarını görünüşüne göre değerlendirmenin riskini gösterir.

Alıştırma

Bu ifadeyi değerlendirin: If a person has no visible disability, they definitely have no disability.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

The symbol is unfortunately creating widespread issues

3:23

Ne yazık ki bu sembol,

for the very people and families it's meant to help. Ton ve niyet

3:26

yardım etmesi amaçlanan kişiler ve aileler için yaygın sorunlar yaratıyor.

Ton ve niyet

the very people and families it's meant to help: yardım etmeyi amaçladığı kişilerin ve ailelerin tam da kendileri

Burada very, the ile bir isim grubu arasına gelir: the very people and families. Bu yapıda very, “tam olarak onlar” veya “aynı kişiler” anlamına gelir; “son derece” anlamına gelmez. it's meant to help sözleri people and families ifadesini açıklar. İfadenin tamamı şaşırtıcı bir tersliği vurgular: zarar gören kişiler, sembolün yardım etmeyi amaçladığı kişilerin tam da kendileridir.

Alıştırma

Hangi cümlede very, zarar gören grubun politikanın korumayı amaçladığı grubun tam da kendisi olduğunu vurguluyor?

  1. The policy harmed the very workers it was designed to protect.
  2. The policy harmed the workers who were very worried about it.
  3. The policy greatly harmed the workers it was designed to protect.
Cevabı göster

The policy harmed the very workers it was designed to protect.

The recent redesigns have attempted, with some success, Dilbilgisi

3:30

Son dönemdeki yeniden tasarım çalışmaları bir miktar başarı elde ederek

to acknowledge concerns over the current symbol. Kalıp ifadeler

3:33

mevcut sembolle ilgili endişeleri kabul etmeye çalıştı.

Dilbilgisi

with some success: kısmi etkiyi temkinli biçimde belirtmek

With some success, girişimin ne kadar etkili olduğunu değerlendiren parantez içi bir yorum işlevi görür. Yeniden tasarımların sınırlı ölçüde olumlu sonuç verdiğini, ancak sorunu tamamen çözmediğini belirtir. Cümlenin ana yapısı have attempted to acknowledge şeklindedir. With some success ifadesini virgüller arasına yerleştirmek, ayrı bir eylem eklemeden girişimi bildirmeyi ve sonucunu temkinli biçimde değerlendirmeyi sağlar.

Alıştırma

Hangi cümle, bir çabanın işe yaradığını ancak her şeyi mutlaka çözmediğini göstermek için with some success ifadesini doğru kullanır?

  1. The clinic tried, with some success, to shorten waiting times.
  2. The clinic completely eliminated all waiting times.
  3. The clinic will try to shorten waiting times, but no results are known yet.
Cevabı göster

The clinic tried, with some success, to shorten waiting times.

Kalıp ifadeler

acknowledge concerns over: kaygılara mutlaka katılmadan onları kabul etmek

To acknowledge concerns over the current symbol, yeniden tasarımların ne yapmaya çalıştığını belirtir. Acknowledge concerns over X, X hakkındaki kaygıların var olduğunu veya dikkate alınmayı hak ettiğini kabul etmek demektir. Acknowledge tek başına bu kaygılara katılmak, onlar hakkında harekete geçmek ya da temel sorunu çözmek anlamına gelmez. Yalnızca kaygıların fark edildiğini anlatır; daha güçlü iddialar için address veya resolve gibi fiiller gerekir.

Alıştırma

Hangi cümle, okulun velilerin kaygılarını yalnızca kabul ettiğini, katıldığını veya çözüm bulduğunu iddia etmeden ifade eder?

  1. The school addressed parents' concerns by replacing the damaged equipment.
  2. The school acknowledged parents' concerns over playground safety.
  3. The school agreed that the playground was unsafe.
Cevabı göster

The school acknowledged parents' concerns over playground safety.

But some think that a complete redesign is in order. Deyimler

3:36

Ancak bazıları tamamen yeni bir tasarımın şart olduğunu düşünüyor.

Deyimler

a complete redesign is in order: bir eylemin uygun veya gerekli olması

Bu cümlede a complete redesign is in order, şu anda tam kapsamlı bir yeniden tasarımın uygun ya da gerekli olduğu anlamına gelir. action + be in order kalıbı önerilen bir tepkiyi değerlendirir: durum, o eylemin yapılmasını haklı kılar. Burada order, satın alma talebi, emir ya da sıralama anlamına gelmez. be in order bir bütün olarak kullanılır ve be called for ifadesine yakın bir anlam taşır.

Alıştırma

Burada is in order ne anlama geliyor? “After repeated safety problems, a full review is in order.”

  1. İncelemenin bölümleri doğru sıradadır.
  2. Şimdi kapsamlı bir inceleme yapmak uygun ve gereklidir.
  3. Birisi kapsamlı bir inceleme yapılmasını zaten emretti.
Cevabı göster

Şimdi kapsamlı bir inceleme yapmak uygun ve gereklidir.

It's a difficult task, though. Anlatım akışı

3:39

Yine de bu zor bir görev.

Anlatım akışı

Cümle sonundaki though: daha yumuşak bir karşıtlık eklemek

though, tamamlanmış bir ifadenin sonunda kullanıldığında however veya but anlamında kısa bir karşıtlık işareti görevi görür. Bu cümleyi önceki düşünceye bağlar ve bir sınırlama ya da beklenmedik nokta ekler. though ifadesini sona koymak, konuşanın önce ana mesajı —It's a difficult task— vermesini, ardından karşıtlığı sonradan eklenen bir yorum gibi belirtmesini sağlar. Burada though yeni bir yan cümle başlatmaz.

Alıştırma

Hangi seçenek though ifadesini cümle sonunda karşıtlık işareti olarak doğal biçimde kullanıyor?

  1. The hotel is far away. The rooms are comfortable, though.
  2. The hotel is far away. Although the rooms are comfortable.
  3. The hotel is far away because, though, the rooms are comfortable.
Cevabı göster

The hotel is far away. The rooms are comfortable, though.

How do you replace a symbol that's familiar the world over? Deyimler

3:41

Tüm dünyada tanıdık olan bir sembolü nasıl değiştirirsiniz?

Deyimler

familiar the world over: küresel kapsam

Kalıplaşmış the world over ifadesi “dünyanın her yerinde” veya “tüm dünyada” anlamına gelir. familiar the world over içinde familiar sıfatının kapsamını belirtir: Dünyanın her yerindeki insanlar bu simgeyi tanır. Bu ifadeyi tek bir zarf birimi olarak düşünün. Burada over “üstünde” anlamına gelmez ve sözcük sırası da over sözcüğünün yaygın mekânsal anlamından oluşmaz.

Alıştırma

Cümleyi “tüm dünyada” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: The athlete is admired ____.

Cevabı göster

the world over

And what do you replace it with? Dilbilgisi

3:46

Ve yerine ne koyarsınız?

Dilbilgisi

What do you replace it with?: edatın soru sonunda kalması

replace A with B kalıbı “A’yı kaldırıp yerine B’yi koymak” anlamına gelir. Soruda it, A’yı temsil eder; what ise B’nin ne olduğunu sorar. Soruyu oluştururken what başa geçer, with ise sonda kalır: What do you replace it with? Edatın bu şekilde sonda bırakılması konuşmada ve günlük yazıda standart ve doğaldır. With what do you replace it? dil bilgisi bakımından doğrudur, ancak daha resmî ve daha az konuşma diline özgü duyulur.

Alıştırma

Soruyu replace A with B kalıbının gerektirdiği edatla tamamlayın: The old battery is dead. What should we replace it ____?

Cevabı göster

with