Uyku Zamanı 🐷🛏 @PeppaPigOfficial - Altyazılı Çizgi Filmler: İngilizce çalışma notları
Peppa Pig - Official Channel
Video özeti: Peppa ile George yatma saatini tekrar tekrar ertelemeye çalışır, ancak anne ve babaları onları banyo, diş fırçalama ve uyku öncesi hikâyesinden oluşan akşam düzenine yönlendirir. Çocuklar sonunda uyur; yorgun anne ve babanın da yatmaya hazır olduğu anlaşılır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Can't we just play outside a bit longer? — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Olumsuz bir sorunun, bir karara karşı çıkmayı o kararın yeniden değerlendirilmesini isteyen nazik ve yalvaran bir ricaya nasıl dönüştürdüğünü anlayın. Bu kalıp, açıkça meydan okur gibi görünmeden biraz daha süre istemeyi sağlar; just ve a bit longer ise talep edilen ödünün küçük ve makul görünmesine özellikle yardımcı olur. 2. When you're in bed, Daddy Pig will read you a story. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Gelecekten söz edilirken when ile başlayan yan cümlede genellikle geniş zaman, vaat edilen sonucu bildiren ana cümlede ise will kullanıldığını fark edin. Böylece bir koşulu veya tamamlanması gereken adımı, rutinlerde, yönergelerde ve sözlerde daha sonra gerçekleşecek olayla doğal biçimde bağlayabilirsiniz. 3. looks as if it is bedtime — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir sonucu kesin bir gerçek gibi bildirmek yerine, görülebilen işaretlere dayalı bir çıkarım olarak sunmayı öğrenin. Bu kalıp, örneğin yorgun anne ve baba uyuklamaya başladığında, bir durumun öyle göründüğünü belirsizliğe yer bırakarak ifade etmeyi ve finaldeki hafif mizahı anlamayı sağlar.
Bu derste
my little brother: küçük erkek kardeşi tanıtmak
my little brother ifadesinde my, konuşan kişiyle olan ilişkiyi gösterir ve little, brother sözcüğünden önce gelir. Burada little “daha küçük yaşta” anlamındadır; dolayısıyla ifade konuşan kişinin küçük erkek kardeşini belirtir, esas olarak fiziksel boyutunu anlatmaz. Daha küçük yaştaki bir kardeşi tanıtırken my little sister örneğindeki gibi my little + kardeşlik bildiren sözcük yapısı kullanılabilir. İngilizcede sıfat isimden önce gelir; bu yüzden brother little doğru sözcük sırası değildir.
Alıştırma
Hangi cümle Leo'yu konuşan kişinin küçük erkek kardeşi olarak doğal biçimde tanıtır?
- This is my small brother, Leo.
- This is my brother little, Leo.
- This is my little brother, Leo.
Cevabı göster
This is my little brother, Leo.
almost bedtime: yaklaşan ama henüz gelmemiş bir zaman
Almost bedtime, yatma vaktinin yaklaştığı ancak henüz gelmediği anlamına gelir. Almost, bedtime zamanını niteler; birinin neredeyse yatağın içinde olduğu anlamına gelmez. Yaklaşmakta olduğunu göstermek için almost sözcüğünü günlük bir zaman adının önüne getirin. Aynı yapı lunchtime gibi başka zamanlarla da kullanılabilir.
Alıştırma
Yatma vaktine beş dakika kaldı. Hangi cümle duruma uygundur?
- It's past bedtime.
- It's bedtime.
- It's almost bedtime.
Cevabı göster
It's almost bedtime.
Peppa and George are just finishing their supper. Dilbilgisi
0:25Peppa ve George akşam yemeklerini yeni bitiriyorlar.
are just finishing their supper: bitmeye yaklaşan bir eylem
Are just finishing, be + fiil-ing yapısındaki İngilizce şimdiki zaman biçimidir. Yemeğin hâlâ devam ettiğini, ancak son kısmında olduklarını ve yakında bitireceklerini gösterir. Burada just zamanlamayı vurgular: tam bitirme aşamasındadırlar. Bu cümlede «sadece» anlamına gelmez.
Alıştırma
Çocuklar hâlâ son birkaç lokmalarını yiyor. Hangi cümle bu duruma uyar?
- They are about to start their supper.
- They have just finished their supper.
- They are just finishing their supper.
Cevabı göster
They are just finishing their supper.
a bit tired: hafif bir dereceyi ifade etmek
A bit tired ifadesinde a bit, «biraz» veya «az ölçüde» anlamına gelir. Tired sıfatından önce gelir ve yorgunluğun düşük derecede olduğunu gösterir. Bu kullanım ifadeyi de yumuşatır; bu nedenle I'm very tired kadar güçlü değildir.
Alıştırma
Cümleyi «biraz» anlamındaki hedef iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: I'm ____ nervous about the interview.
Cevabı göster
a bit
It's been a long day: yorucu veya zorlu bir gün
It's been, It has been ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Present perfect, günün başlangıcından şu ana kadar nasıl geçtiğine dönüp bakar. Burada a long day genellikle yoğun, zor veya yorucu gelen bir gün demektir; günün daha fazla saatten oluştuğu anlamına gelmez. Bu cümle çoğu zaman konuşanın neden yorgun olduğunu veya dinlenmek istediğini açıklar.
Alıştırma
Yoğun bir vardiyadan sonra neden yorgun olduğunuzu en doğal biçimde hangi cümle açıklar?
- I have been here for a long time.
- The days are longer in summer.
- It's been a long day.
Cevabı göster
It's been a long day.
aren't sleepy at all: hiç uykulu değiliz
aren't, are not ifadesinin kısaltmasıdır; sleepy ise George'un ve konuşanın durumunu anlatır. Olumsuz ifadeden sonra at all eklemek olumsuzluğu güçlendirir: hiç uykuları yoktur. Yararlı bir kalıp özne + olumsuz fiil + sıfat veya fiil öbeği + at all biçimindedir; örneğin I'm not worried at all. Bu kalıpta at all herhangi bir derecede anlamı katar; tüm insanlar veya şeyler anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için worried ve not + sıfat + at all kalıbını kullanın: After checking the facts, I'm ____.
Cevabı göster
not worried at all
Can we...?: izin isteme
Burada Can we...? grubun bir şeyi yapabilecek durumda olup olmadığını sormaz; izin ister. Konuşan kişi, bir yetişkinin bu etkinliğe izin vermesini istiyor. Kalıp Can we + fiilin yalın hâli + ...? şeklindedir. İstek, konuşan kişiyi ve en az bir kişiyi daha kapsadığında we kullanılır.
Alıştırma
Sen ve kız kardeşin ördekleri beslemek için izin istiyorsunuz. İsteği Can we...? ile tamamlayın: ____ feed the ducks?
Cevabı göster
Can we
But it's almost...: yumuşak bir sınır getirme
Cümleye But ile başlamak, konuşan kişinin az önceki isteğe karşı çıktığını gösterir. Ardından gelen gerçek, yani yatma vaktinin yaklaşması, dışarı çıkıp oynama planıyla çelişir. Konuşan kişi sert bir no demez. Bunun yerine sınırı nedenin iletmesini sağlar: çocuklar şimdi oynamaya başlamamalıdır. Bir yanıtta But + ilgili bir neden, yumuşak bir itiraz veya ret sunabilir; yanıtın ne kadar kesin olduğunu bağlam gösterir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız kafede bir saat daha kalmak istiyor, ancak kafe on dakika içinde kapanacak. Sınırlayıcı nedeni yumuşak bir şekilde sunan yanıt hangisidir?
- So the coffee tastes good.
- But the café closes in ten minutes.
- And the café has new chairs.
Cevabı göster
But the café closes in ten minutes.
Can we play outside for just a tiny bit? Ton ve niyet
0:40Dışarıda sadece küçücük bir süre oynayabilir miyiz?
for just a tiny bit: isteği daha küçük gösterme
Bu soruda for bir zaman süresini belirtir; a tiny bit ise çok kısa bir süre anlamına gelir. just ve tiny sözcüklerinin ikisi de istenen oyun süresini kısa gösterir. Süre, kesin bir ölçü olarak değil, bilerek belirsiz biçimde söylenmiştir. Konuşan kişi istediği zamanı çok azmış gibi sunarak isteğin kabul edilmesini kolaylaştırır ve cümleye yalvaran bir ton katar.
Alıştırma
Hangi istek ek süreyi çok kısa gösterir ve yalvaran bir ton katar?
- Can I stay outside until dinner?
- Can I stay outside for exactly two hours?
- Can I stay outside for just a tiny bit longer?
Cevabı göster
Can I stay outside for just a tiny bit longer?
Please, Mummy ... Please, Daddy: please tekrarlarıyla yalvarışı güçlendirme
Please tekrarlanır ve her tekrarda ebeveynlerden birine doğrudan Mummy ve Daddy diye seslenilir. Bu, çocuğun her iki ebeveynin de onayını almaya çalıştığını gösterir. Burada please sıradan bir nezaket işaretinden daha güçlüdür. Kısa hitapların tekrarı, “Gerçekten evet demenizi istiyorum” gibi bir anlam taşır; yani sadece bilgi tekrarı yapmak yerine yalvarışın baskısını artırır.
Alıştırma
Hangi cümle, please sözcüğünü tekrarlayıp her birine doğrudan seslenerek bir çocuğun her iki ebeveynine de yalvardığını en açık biçimde gösterir?
- Mum and Dad heard the request.
- Could the parents please reply?
- Please, Mum. Please, Dad.
Cevabı göster
Please, Mum. Please, Dad.
Bir isteği kabul etmek için All right.
Burada All right., “Peki, kabul ediyorum” anlamına gelen tam bir yanıttır. Bir isteği ya da koşulu kabul eder ve coşkulu bir yes yerine biraz taviz verildiği hissini taşıyabilir. Bu kullanımda all right kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Kelime kelime “her şey doğru” diye anlaşılmamalıdır; kabulün istekli mi isteksiz mi olduğunu konuşanın tonu gösterir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız “Can we leave now?” diye soruyor. Hangi yanıt isteği kabul eder?
- That's right.
- All right.
- You're right.
Cevabı göster
All right.
But you must come in when we call you for your bath. Dilbilgisi
0:49Ama banyo için sizi çağırdığımızda içeri gelmelisiniz.
Bir kuralı ve tetikleyicisini belirten must ... when ...
Must + fiilin yalın hâli kesin bir zorunluluk bildirir: must come in, içeri gelmenin isteğe bağlı olmadığı anlamına gelir. When we call you, zorunluluğun ne zaman devreye girdiğini gösteren bir zaman yan cümlesidir. Burada when bir soru sormaz. Çağırma eylemi gelecekte olsa bile zaman yan cümlesinde geniş zaman kullanılır: when we call denir, when we will call denmez.
Alıştırma
Kuralı must ve when ile tamamlayın: You ____ wear a helmet ____ you ride this bike.
Cevabı göster
must · when
I don't know where they get their energy from. Deyimler
0:53Enerjilerini nereden alıyorlar bilmiyorum.
where they get their energy from: birinin enerjisine şaşırmak
Burada where they get their energy from, enerjinin kaynağını ciddi biçimde bulmaya yönelik değildir. I don't know ile birlikte, hâlâ çok hareketli olan insanlara verilen abartılı ve günlük bir tepkidir. Şaşkınlık, gülümseten bir hayranlık ya da konuşanın kendi yorgunluğunu ifade edebilir. Vurgulanan sözler, I don't know ifadesinden sonra gelen gömülü bir where yan cümlesi oluşturur. Soru dizilişi olan where do they get değil, düz cümle dizilişi olan where they get kullanılır; from da doğal biçimde sonda kalabilir. Başka bir özneyle I don't know where she gets her energy from. denebilir.
Alıştırma
Maya bütün gün meşguldü ama hâlâ çok enerjik. Hangi cümle onun enerjisine duyulan şaşkınlığı doğal biçimde ifade eder?
- I don't know where Maya get her energy from.
- I don't know where does Maya get her energy from.
- I don't know where Maya gets her energy from.
Cevabı göster
I don't know where Maya gets her energy from.
Peppa and George are playing one last game outside before bedtime. Kalıp ifadeler
0:56Peppa ve George uykudan önce dışarıda son bir oyun oynuyorlar.
one last game: durmadan önce bir oyun daha
One last game, etkinlik bitmeden veya durum değişmeden önce bir oyun daha oynamak demektir. One bunu tek bir ek oyun olarak sunarken last, şimdilik bu oyundan sonra başka oyun beklenmediğini belirtir. Bu cümlede before bedtime bitiş noktasını belirler. Bu, o oyun süresinin son oyunudur; sonsuza kadar oynanacak son oyun olmak zorunda değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp one last + tekil isim şeklindedir; one last try ve one last question buna örnektir.
Alıştırma
Cümleyi one last + photo ismini kullanarak tamamlayın: Let's take ____ before we leave.
Cevabı göster
one last photo
Look, George. Lots of muddy puddles. Kalıp ifadeler
1:01Bak, George. Bir sürü çamurlu su birikintisi.
Lots of muddy puddles: çok miktarı lots of ile ifade etmek
Lots of, çoğul sayılabilen bir isimden önce çok sayıda; sayılamayan bir isimden önce ise çok miktarda anlamına gelir. Burada puddles çoğuldur; bu nedenle lots of muddy puddles, görünürde çok sayıda çamurlu su birikintisi olduğunu anlatır. Bu kelimeler tam bir cümle değil, bir isim grubudur. Günlük konuşmada kişi önündeki şeyi göstermek için bu kısa kalıbı kullanabilir; daha tam ifade There are lots of muddy puddles. olur.
Alıştırma
Cümleyi günlük miktar ifadesi lots of ile tamamlayın: There are ____ stars in the sky.
Cevabı göster
lots of
They are going to jump up and down in muddy puddles. Dilbilgisi
1:07Çamurlu su birikintilerinde zıplayacaklar.
are going to jump: be going to + fiilin yalın hâli
Are going to jump, be going to + fiilin yalın hâli yapısını izler. They öznesi are ile kullanılır ve jump yalın hâlde kalır. Bu yapı zıplama eylemini planlanmış, hazırlığı yapılmış veya mevcut duruma bakılarak sırada olduğu açıkça beklenen bir eylem olarak sunar. Burada going to, gelecek zaman yapısının bir parçasıdır; bir hedefe doğru hareket etmek anlamına gelmez. to sonrasında belirtilen eylem jump sözcüğüdür.
Alıştırma
Cümleyi be going to yapısının doğru biçimi ve play fiiliyle tamamlayın: The children have their coats on. They ____ outside.
Cevabı göster
are going to play
Peppa loves jumping up and down in muddy puddles. Dilbilgisi
1:12Peppa çamurlu su birikintilerinde zıplamayı sever.
loves jumping up and down: love + fiil-ing
loves jumping ifadesinde love fiilinden sonra -ing biçimindeki jumping gelir. love + fiil-ing kalıbı, birinin bir etkinliği çok sevdiğini, çoğunlukla genel bir tercih olarak anlatır; yalnızca o anda yapılan bir eylemi göstermez. Peppa üçüncü tekil kişi olduğu için love, loves olur. Up and down, zıplamanın tekrarlanan yukarı-aşağı hareketini anlatır; etkinlik ifadesinin bir parçasıdır, yeniden kullanılabilen dil bilgisi kalıbı ise love + fiil-ing'dir.
Alıştırma
Cümleyi love fiilinin doğru biçimi ve read fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Mia ____ adventure stories after school.
Cevabı göster
loves reading
biggest ... in the world: eğlenceli abartı
biggest puddle in the world ifadesi, sözcük anlamıyla dünya çapında bir üstünlük karşılaştırması yapar. Ancak burada konuşan kişi çok büyük bir su birikintisi görünce heyecanlanır ve ifadeyi eğlenceli bir abartı olarak kullanır. Yani ölçülmüş bir dünya rekorunu değil, “inanılmaz derecede büyük bir su birikintisini” anlatır. Gündelik konuşmalarda ve çocuk hikâyelerinde the biggest ... in the world güçlü bir tepkiyi büyütmek için kullanılabilir. Konuşanın abartı mı yoksa gerçek bir karşılaştırma mı yaptığı bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Bir çocuk çok büyük bir kumdan kale görüp heyecanla konuşuyor. Hangi cümlede aynı tür eğlenceli abartı kullanılmıştır?
- This sandcastle contains the whole world.
- Measurements show that this sandcastle is 80 centimetres tall.
- This is the biggest sandcastle in the world!
Cevabı göster
This is the biggest sandcastle in the world!
What a ...!: güçlü bir tepki ifade etmek
What a + adjective + singular countable noun kalıbı bir ünlem cümlesi başlatır. Buradaki What soru sormaz; su birikintisinin büyüklüğüne verilen güçlü tepkiyi gösterir. huge big ifadesi, heyecanlı ve çocuksu bir vurgu için büyüklük fikrini tekrarlar. Daha nötr bir İngilizcede What a huge puddle! veya What a very big puddle! demek daha yaygındır.
Alıştırma
Güzel bir bahçe görüyorsunuz. What ünlemini tamamlayın: ____ beautiful garden!
Cevabı göster
What a
bath time: banyo zamanının geldiğini duyurmak
Bath time, banyo için ayrılan zamanı belirten günlük ve kalıplaşmış bir isim öbeğidir. Bu hatırlatmada “banyo yapma zamanı geldi” anlamına gelir; saatin kaç olduğunu soran bir ifade değildir. Peppa, George isimlerinden sonra bath time kısa bir duyuru olarak tek başına kullanılır. İngilizcede story time ve lunch time ifadelerinde de aynı etkinlik + time kalıbı vardır. bedtime da benzer bir rutin kelimesidir ancak bitişik yazılır.
Alıştırma
Bir çocuk çamura bulanmıştır ve ebeveyni yıkanma zamanının geldiğini söylüyor. Hangi rutin duyurusu bu duruma uygundur?
- Bath time!
- Lunch time!
- Story time!
Cevabı göster
Bath time!
Daddy, Mummy, we found the biggest muddy puddle in the world.
1:38Baba, Anne, dünyanın en büyük çamurlu su birikintisini bulduk.
I can see that: Açık bir durumu kabul etme
Bu yanıtta see, yalnızca “gözlerle görmek” değil, “açık kanıtlardan anlamak” demektir. That, az önce sözü edilen gerçeğe gönderme yapar; dolayısıyla I can see that, durumun konuşan kişi için zaten açık olduğunu doğrular. Sakin bir tonla söylendiğinde yumuşak bir kabul gibi gelir. Bağlama göre hafif sabırsızlık ya da kabulleniş de taşıyabilir: karşıdaki kişi, konuşanın zaten açıkça anlayabildiği bir şeyi belirtmiştir.
Alıştırma
Bir iş arkadaşı zemine yayılan suyu gösterip “The pipe is leaking.” diyor. Burada “I can see that” yanıtı ne anlama gelir?
- Konuşan kişi boruyu başka bir gün incelemek istiyor.
- Konuşan kişi borunun sızdırdığını açıkça anlayabiliyor.
- Konuşan kişi herhangi bir sızıntı fark etmemiş.
Cevabı göster
Konuşan kişi borunun sızdırdığını açıkça anlayabiliyor.
Quick, into the bath: Fiili atılmış acil bir emir
Quick, acil bir şekilde harekete geçme çağrısıdır; into the bath ise varış yerini belirtir. Cümle, emirde normalde bulunması beklenen fiili atar. Bu fiil genellikle get olur: Quick, get into the bath. Hızlı sözlü talimatlarda, yön bildiren ifade eylemi açıkça gösteriyorsa İngilizcede fiil atılabilir. Kısaltılmış biçim emri daha keskin hâle getirir ve dinleyeni hemen hareket etmeye yöneltir.
Alıştırma
Ders başlamak üzeredir ve öğretmen çocukların hemen sınıfa girmesini istemektedir. Hangi cümle aynı kısa emir yapısını kullanır?
- The classroom is ready now.
- Please wait outside the classroom.
- Quick, into the classroom!
Cevabı göster
Quick, into the classroom!
Oh. Can't we just play outside a bit longer? Ton ve niyet
1:46Ya. Dışarıda biraz daha oynayamaz mıyız?
Can't we just...?: küçük bir ödün istemek
Can't we just + fiilin yalın hâli...? burada birinden kararını yeniden düşünmesini istemek için kullanılan olumsuz bir sorudur. Konuşan kişi olumlu bir cevap umar; bu yüzden yalnızca bir şeyi yapabilme durumunu sormaz, yaklaşık olarak Lütfen yapmamıza izin ver... anlamına gelir. Just, isteği küçük ve makul bir ödün gibi gösterir. A bit longer, istenen ek sürenin kısa olduğunu belirtir. Bu kalıp, biri durmayı veya gitmeyi söylediğinde çoğu zaman hayal kırıklığı ya da yalvarma hissi taşır.
Alıştırma
Bir arkadaşınız gitme vakti geldiğini söylüyor, ancak on dakika daha kalmak istiyorsunuz. Öğrendiğiniz başlangıçla isteği tamamlayın: ____ stay for ten more minutes?
Cevabı göster
Can't we just
not even a tiny bit sleepy: hiç uykulu değil
not even a tiny bit + sıfat, hiç anlamına gelir ve söz konusu özelliğin derecesinin sıfır olduğunu güçlü biçimde belirtir. Tiny bit en küçük miktarı ifade eder; even ise bu kadarının bile bulunmadığını vurgular. Sleepy farklı derecelerde olabilir. Bu kalıp, not even a tiny bit worried örneğindeki gibi başka duygu veya durumları da anlatabilir ve yalnızca not sleepy demekten daha vurguludur.
Alıştırma
Hiç endişeniz olmadığını güçlü biçimde söylemek istiyorsunuz. Cümleyi öğrendiğiniz derece ifadesiyle tamamlayın: I am ____ worried about tomorrow.
Cevabı göster
not even a tiny bit
Peppa and George might not be sleepy, but I am. Dilbilgisi
2:07Peppa ve George'un uykusu olmayabilir ama benim var.
might not be ..., but I am: olasılık, karşıtlık ve eksiltme
might not be sleepy ifadesi, Peppa ve George’un durumunu kesin bir gerçek olarak değil, bir olasılık olarak sunar. Ardından but, konuşanın karşıt durumuna geçiş yapar. but I am ifadesindeki am, am sleepy anlamına gelir. Anlam zaten açıksa İngilizcede be fiilinden sonra tekrarlanan sıfat atılabilir.
Alıştırma
Onların aç olmayabileceğini ancak konuşanın aç olduğunu doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- They might not hungry, but I am.
- They might not be hungry, but I do.
- They might not be hungry, but I am.
Cevabı göster
They might not be hungry, but I am.
Me, too.: olumlu bir ifadeye kısa yanıt
Me, too. olumlu bir ifadeye verilen kısa ve doğal bir yanıttır. Aynı durumun konuşan kişi için de geçerli olduğunu belirtir; tam olarak neyin kastedildiği önceki cümleden anlaşılır. Tek başına kullanılan bu yanıtta me, konuşma dilindeki doğal biçimdir. I too, aynı anlamı veren tamamlanmış kısa bir yanıt olarak doğal değildir. I kullanıldığında İngilizcede genellikle I am too veya I do too gibi daha tamamlanmış bir yapı gerekir.
Alıştırma
Bir arkadaşın "I'm excited about the trip." diyor. Sen de aynı şekilde hissediyorsun. Hangi kısa yanıt doğaldır?
- Me neither.
- I too.
- Me, too.
Cevabı göster
Me, too.
Before bedtime, Peppa and George have their bath. Dilbilgisi
2:13Uykudan önce, Peppa ve George banyo yaparlar.
Before bedtime: zaman çerçevesi olarak before + isim
Before bedtime, cümlenin başında kullanılan ve “yatma saatinden önce” anlamına gelen bir zaman ifadesidir. Burada before bir edattır ve ardından gelen bedtime bir isimdir; bu ifade tam bir yan cümle değildir. Cümlenin başında before + isim kullanmak, ana olay için önce bir zaman çerçevesi oluşturur. Aynı yapı Before class veya Before dinner örneklerindeki gibi günlük işleri sıraya koymak için kullanılabilir. Yazıda bu başlangıç ifadesi genellikle ana cümleden virgülle ayrılır.
Alıştırma
Hangi cümlede başlangıçtaki zaman ifadesi olarak before + isim kullanılmıştır?
- Before class, I turn off my phone.
- Before class starts, I turn off my phone.
- Before studying, I turn off my phone.
Cevabı göster
Before class, I turn off my phone.
That's enough splashing: birine durmasını söylemek
That's enough splashing, “Su sıçratma artık durmalı” anlamına gelir. Burada enough bir sınırı belirtir; yapılan etkinliği övmez. Splashing, devam eden su sıçratma eylemini adlandırır. Tekrar kullanılabilen yapı That's enough + etkinlik ismi veya -ing biçimidir. Bu yapı kesin bir sınır koyar ve karşıdaki kişiye o davranışı sürdürmemesini söyler.
Alıştırma
Öğretmenin cümlesini That's enough + -ing ve shout kullanarak tamamlayın: ____; please read quietly.
Cevabı göster
That's enough shouting
Now let's get you dried and into your pajamas. Dilbilgisi
2:28Şimdi sizi kurulayalım ve pijamalarınızı giydirelim.
Let's get you dried and into your pajamas: get + kişi + sonuç
get + kişi + sonuç yapısı, bir kişinin yeni bir duruma gelmesini sağlamayı anlatır. get you dried ifadesinde geçmiş zaman ortacı dried tamamlanmış sonucu gösterir: bakım veren kişi seni kurulayacaktır. Senin kendi kendine kuruman anlamına gelmez. and into your pajamas, aynı get you yapısına ikinci bir sonuç ekler: sonunda pijamalarını giymiş olursun. let's ile bütün cümle, sıradaki bakım adımlarını sert bir emir yerine nazik ve birlikte uygulanacak bir plan olarak sunar.
Alıştırma
Islak bir çocuk yatmaya hazırlanıyor. Cümleyi get + person + dry fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: Let's ____ and into your pajamas.
Cevabı göster
get you dried
Bath time is over: etkinlik + be + over
Bath time is over cümlesinde over, bir şeyin bittiği veya sona erdiği anlamına gelir. Etkinliğin durumunu anlatır; yukarıda şeklindeki mekânsal anlamını taşımaz. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp, etkinlik veya olay + be + over şeklindedir. Genellikle bir rutinin bir bölümünün sona erdiğini duyurur ve sıradaki adıma geçme zamanının geldiğini belirtir.
Alıştırma
Okul zili az önce çaldı. Şimdiki durumu bildiren bu cümleyi be + over ile tamamlayın: Recess ____.
Cevabı göster
is over
it's time to clean your teeth: It's time to + fiilin yalın hâli
It's time to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapma zamanının geldiğini belirtir. Burada to sözcüğünden sonra clean fiilinin yalın hâli gelir; bu nedenle cümle şimdi dişleri temizleme zamanının geldiğini hatırlatır. Bu kalıp insanları bir sonraki etkinliğe yönlendirmeye yardımcı olur. It's time to go ve It's time to sleep de aynı şekilde kullanılır.
Alıştırma
Bir rehber ziyaretin sona erdiğini söylüyor. Hatırlatmayı öğrendiğiniz kalıpla tamamlayın: ____ leave now.
Cevabı göster
It's time to
Before going to bed, Peppa and George brush their teeth. Dilbilgisi
2:40Yatmadan önce, Peppa ve George dişlerini fırçalarlar.
Before going to bed: before + -ing ile eylem sırası
Before + -ing iki eylem arasında zaman sırası kurar: ana eylem, -ing biçimindeki eylemden önce gerçekleşir. Bu cümlede Peppa ve George önce dişlerini fırçalar, sonra yatağa gider. Going, before sözcüğünden sonra kullanılan -ing biçimidir; present continuous değildir.
Alıştırma
Hangi cümle before + -ing yapısını doğru kullanır ve iki eylemi de Maya'nın yaptığını gösterir?
- Before Maya leaving the house, Maya checks her keys.
- Before leaving the house, Maya checks her keys.
- Before leave the house, Maya checks her keys.
Cevabı göster
Before leaving the house, Maya checks her keys.
Oh. I think our teeth need a bit more cleaning. Ton ve niyet
2:52Ya. Sanırım dişlerimizin biraz daha temizlenmeye ihtiyacı var.
need a bit more cleaning: ertelemek için kibar görünen bir gerekçe
need a bit more cleaning ifadesi, kelime anlamıyla hâlâ biraz daha temizlik gerektiğini söyler. A bit, gereken ek miktarın küçük ve makul görünmesini sağlar. Burada konuşan kişi esas olarak dişlerle ilgili gerçek bir sorun bildirmiyor. Temizliğe devam etmeyi gerekliymiş gibi sunuyor; böylece doğrudan reddetmek yerine uyku saatini ertelemek için kulağa kibar gelen bir gerekçe oluşturuyor.
Alıştırma
Bu sahnede need a bit more cleaning ifadesinin temel amacı nedir?
- Temizliğin hemen bırakılmasını ister.
- Uyku saatini geciktirmek için kulağa kibar gelen bir gerekçe sunar.
- Dişlerin ciddi biçimde zarar gördüğü konusunda uyarır.
Cevabı göster
Uyku saatini geciktirmek için kulağa kibar gelen bir gerekçe sunar.
When you're in bed, Daddy Pig will read you a story. Dilbilgisi
2:55Yatağa girdiğinizde, Baba Domuz size bir hikaye okuyacak.
When you're in bed, ... will ...: gelecek zaman bildiren when cümlesi kalıbı
When you're in bed gelecekteki bir zamanı belirtir, ancak you're geniş zamandadır. When ile başlayan ve gelecek zamandan söz eden zaman yan cümlelerinde İngilizce normalde will değil, geniş zaman kullanır. Ana cümle Daddy Pig will read you a story daha sonra gerçekleşecek eylemi anlatır ve aynı zamanda bir söz gibi duyulur. Kullanılabilir kalıp When + geniş zaman, ... will + fiilin yalın hâlidir.
Alıştırma
When + geniş zaman, ... will + fiilin yalın hâli kalıbını kullan. Cümleyi get ve call fiillerinin doğru biçimleriyle tamamla: When she ____ home, I ____ her. (get / call)
Cevabı göster
gets · will call
When Peppa goes to bed, she always has her teddy tucked up with her. Öbek fiiller
3:06Peppa yatağa gittiğinde, oyuncak ayısı her zaman yanındadır.
tucked up with her: uyku vaktinde onun yanında rahatça yatırılmış
Tucked up, birinin yatakta rahat ve sıcak biçimde yerleştirilmiş, çoğu zaman da üstü örtülmüş olduğunu anlatır. Buradaki up, tuck up öbek fiilinin bir parçasıdır; yukarı doğru hareket anlamı vermez. Bu cümlede has + object + past participle, nesnenin içinde tutulduğu durumu anlatır. Her teddy nesnedir, tucked up onun durumudur; with her ise ayıcığın Peppa’nın yanında olduğunu ve uyku arkadaşı gibi görüldüğünü belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle bir çocuğun yatağa rahatça yerleştirildiği anlamına gelir?
- The child was tucked up warmly in bed.
- The child sat up to read in bed.
- The child climbed up onto the bed.
Cevabı göster
The child was tucked up warmly in bed.
When George goes to bed, he always has Mr. Dinosaur tucked up with him.
3:10George yatağa gittiğinde, Bay Dinozor her zaman yanındadır.
lots and lots of stories: tekrarla büyük miktarı vurgulama
Lots and lots of, bir şeyin sayısının veya miktarının çok büyük olduğunu anlatır. Lots sözcüğünü tekrarlamak güçlü ve canlı bir vurgu katar; bu bilinçli bir tekrardır, dil bilgisi hatası değildir. Lots and lots of + çoğul sayılabilen isim veya sayılamayan isim kalıbını kullanın. Burada stories çoğul ve sayılabilen bir isimdir; bu yüzden ifade çok fazla hikâye anlamına gelir.
Alıştırma
Çok büyük bir sayıyı vurgulamak için lots sözcüğünün tekrarlı biçimiyle gündelik cümleyi tamamlayın: The library has ____ books.
Cevabı göster
lots and lots of
will read you one story: kabul ederken miktar sınırı koymak
will read you one story ifadesinde will bir söz vermeyi, one ise bu sözün miktarını belirlemeyi sağlar. Daddy Pig okumayı kabul eder, ancak istenen bütün hikâyeleri değil, yalnızca bir hikâyeyi okuyacaktır. Bir sayı yalnızca saymaya yaramaz. Daha büyük bir isteğe verilen yanıtta net bir sınır da koyabilir. one sözcüğünü vurgulamak sınırı daha kesin gösterebilir.
Alıştırma
Bir çocuk yatmadan önce birkaç hikâye ister. Hangi yanıt okumayı kabul ederken verilen sözü tek bir hikâyeyle sınırlar?
- I'll read you one story tonight.
- I won't read you a story tonight.
- I'll read you all the stories tonight.
Cevabı göster
I'll read you one story tonight.
Now, which book do you want?: bilinen seçenekler arasından seçim aşamasına geçmek
Burada Now, “sırada” veya “peki, şimdi” anlamına gelen bir konuşma işaretidir. Konuşmayı hikâye okuma kararından kitap seçme aşamasına taşır; asıl işlevi zamanı belirtmek değildir. Which book, dinleyiciden bilinen veya görülebilen bir kitap grubundan seçim yapmasını ister. Olası seçenekler sınırlıysa veya zaten anlaşılıyorsa which + isim kullanılır.
Alıştırma
Masada üç kitap var. Hangi soru birinden bunlardan birini seçmesini en doğal biçimde ister?
- Now, what kind of book do you want?
- Now, how many books do you want?
- Now, which book do you want?
Cevabı göster
Now, which book do you want?
Okay, I'll read you the red monkey book. Kalıp ifadeler
3:29Tamam, size kırmızı maymun kitabını okuyacağım.
I'll read you the red monkey book: read + kişi + içerik
I'll read you the red monkey book cümlesinde read iki nesne alır: you dinleyen ve eylemden yararlanan kişidir; the red monkey book ise sesli okunacak içeriktir. Cümle, konuşanın kitabı sana okuyacağı anlamına gelir; seni bir metinmişsin gibi okuyacağı anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp read + kişi + içerik şeklindedir. Bu yapı çoğu zaman read + içerik + to + kişi olarak yeniden söylenebilir: I'll read you the book = I'll read the book to you.
Alıştırma
İlk cümleyi read + kişi + içerik yapısıyla yeniden yazıp ikinci cümleyi tamamlayın: I'll read a short poem to Mia. I'll ____.
Cevabı göster
read Mia a short poem
Once upon a time: geleneksel hikâye başlangıcı
Once upon a time, masalların ve geleneksel hikâyelerin başında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Kesin bir tarihi değil, zamanı belirtilmemiş uzak bir geçmişi anlatır ve kelime kelime yorumlanmaz. Cümlenin başında dinleyicinin beklentisini düzenler ve bir hikâyenin başladığını bildirir. Ardından sık sık there was, there lived ya da ortamı ve karakterleri tanıtan başka bir ifade gelir.
Alıştırma
Bu masal başlangıcını geleneksel ifadeyle tamamlayın: ____, a clever fox found a golden key.
Cevabı göster
Once upon a time
there was a red monkey: öyküye bir karakter tanıtmak
Burada there was, öykü dünyasında kırmızı bir maymunun var olduğunu belirtir ve onu yeni bir karakter olarak tanıtır. There belirli bir yeri göstermez. Kalıp there was + tekil isim öbeğidir. Yeni bilgiyi çoğunlukla was'tan sonra getirdiği için geçmiş zamanda anlatılan öykülerin başında sık kullanılır; çoğul isim öbeğinden önce there were kullanılır.
Alıştırma
Öykü başlangıcını geçmiş zaman varlık kalıbıyla tamamlayın: Once upon a time, ____ a tiny dragon in the hills.
Cevabı göster
there was
had a bath and cleaned his teeth: günlük işler için Britanya İngilizcesi eşdizimleri
Had a bath, have a bath ifadesinin geçmiş zaman biçimidir ve “banyo yaptı” anlamına gelir; bir küvete sahip olduğu anlamına gelmez. Günlük Britanya İngilizcesinde cleaned his teeth, dişlerini fırçaladığı anlamına gelir. And, aynı öznenin tamamladığı iki geçmiş eylemi, had ve cleaned fiillerini bağlar. İyelik sözcüğü kişiye göre cleaned her teeth, cleaned my teeth gibi değişir.
Alıştırma
Britanya İngilizcesinde tamamlanmış iki günlük eylemi en doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- After football practice, Leo made a bath and cleaned his teeth.
- After football practice, Leo had a bath and cleaned his teeth.
- After football practice, Leo had bath and washed his teeth.
Cevabı göster
After football practice, Leo had a bath and cleaned his teeth.
He got into his bed and soon he fell fast asleep. Notlar
3:53Yatağına girmiş ve çok geçmeden derin bir uykuya dalmış.
got into his bed: kendi yatağına fiziksel olarak geçmek
Got, get fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Burada get into, bir yere ya da konuma fiziksel olarak geçmeyi anlatır. Got into his bed, kendi yatağına geçip yerleştiği, çoğu zaman da örtünün altına girdiği anlamına gelir. Bu, get into the car örneğinde de görülen somut hareket anlamıdır. Burada “bir şeye ilgi duymaya başlamak” anlamındaki soyut get into değildir.
Alıştırma
Kendi yatağına fiziksel olarak geçmeyi anlatan, dersteki geçmiş zaman ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Leo ____ and pulled up the blanket.
Cevabı göster
got into his bed
he fell fast asleep: derin uykuya dalmak
Fell asleep, fall asleep ifadesinin geçmiş zaman biçimidir ve uyanık durumdan uyku durumuna geçişi anlatır. Fell fast asleep içinde fell bu değişimi gösterirken fast asleep “derin ya da tamamen uykuda” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede soon, değişimin kısa süre sonra gerçekleştiğini belirtir. Fast, uykunun ne kadar derin olduğunu anlatır; kişinin hızlı hareket ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
“Derin bir uykuya daldı” anlamındaki ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: After the long hike, Nina ____ on the sofa.
Cevabı göster
fell fast asleep
Sleep well.: doğal bir uyku öncesi dileği
Sleep well., biri uyumak üzereyken söylenen nazik bir iyi dilektir. Biçim olarak emir cümlesi olsa da normalde emir vermek yerine ilgi ve şefkat ifade eder. Well, kişinin nasıl uyuduğunu anlatan bir zarftır. Standart İngilizcede burada sleep fiilini nitelemek için good sıfatı değil, well kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle uyumadan önce söylenen standart ve doğal bir iyi dilektir?
- Sleep good. See you in the morning.
- Sleep nice. See you in the morning.
- Sleep well. See you in the morning.
Cevabı göster
Sleep well. See you in the morning.
Mummy Pig and Daddy Pig are going to watch some television.
4:13Anne Domuz ve Baba Domuz biraz televizyon izleyecekler.
And now it's time for the Amazing Mr. Potato. Anlatım akışı
4:17Ve şimdi Harika Bay Patates zamanı.
And now it's time for... ile sıradaki bölümü tanıtmak
And now bir geçiş işaretidir: izleyicinin dikkatini önceki bölümden sıradaki içeriğe yöneltir. It's time for + isim öbeği, sıradaki programı, bölümü, etkinliği veya öğeyi duyurur. Burada the Amazing Mr. Potato bir program adıdır ve for sonrasında isim öbeği görevi görür. Cümle yalnızca saatin kaç olduğunu söylemez; bu programın başlamak üzere olduğunu belirtir.
Alıştırma
Bir sunucu bir eylemi değil, hava durumu raporunu tanıtıyor. Geçişi it's time kalıbıyla tamamlayın: And now ____ the weather report.
Cevabı göster
it's time for
I've been looking forward to watching this program. Kalıp ifadeler
4:21Bu programı izlemeyi dört gözle bekliyordum.
looking forward to watching: look forward sonrasında to + -ing
Look forward to, gerçekleşecek bir şeyi sevinç ve heyecanla beklemek demektir. looking forward to watching ifadesinde to bir edattır; bu yüzden ardından gelen fiil -ing biçimini alır: watch değil, watching. Başka durumlara aktarılabilen kalıp look forward to + isim veya fiilin -ing biçimidir. Burada watching this program, beklenen gelecekteki etkinliği belirtir.
Alıştırma
Cümleyi watch fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: I'm looking forward to ____ the match this weekend. (watch)
Cevabı göster
watching
The Amazing Mr. Potato is always ready for action. Kalıp ifadeler
4:24Harika Bay Patates her zaman harekete hazırdır.
always ready for action: başlamaya hazır
Ready for action, bir şeyi yapmaya başlamaya veya bir zorlukla karşılaşmaya tamamen hazır olmak demektir. Burada action genel olarak etkinliği veya harekete geçmeyi ifade eder; aksiyon filmi türünü anlatmaz. Always, be fiilinin is biçiminden sonra gelir ve bu durumu kişinin sürekli bir özelliği olarak sunar. always ready for action ifadesinin bütünü, karakteri enerjik ve biraz kahramanca bir şekilde tanıtır.
Alıştırma
Bir oyun sunucusu, oyuncuların başlamaya hazır olduğunu enerjik bir cümleyle söylemek istiyor. Hangi cümle ifadeyi en doğru şekilde kullanır?
- The players are ready to action.
- The players are ready for an action movie.
- The players are ready for action.
Cevabı göster
The players are ready for action.
And it looks as if it is bedtime for Mummy and Daddy, too. Dilbilgisi
4:38Ve görünüşe göre Anne ve Baba için de uyku zamanı.
looks as if it is bedtime: belirtilerden çıkarım yapmak
Bu cümlede it looks as if, görülen durumdan çıkarılan bir sonucu sunar: belirtiler anneyle babanın da yatma vaktinin geldiğini düşündürür. Bu yapı, doğrudan It is bedtime demekten daha az kesin ve daha dolaylıdır. Yapı bakımından as if, it is bedtime tam yan cümlesini başlatır. Yeniden kullanılabilir kalıp it looks as if + özne + fiil şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi look + as if yapısının geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The office is dark and silent. It ____ everyone has gone home.
Cevabı göster
looks as if