Arıları yalamak ve ağaçları posa haline getirmek: Bir yaban arısı kraliçesinin hükümdarlığı - Kenny Coogan: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
707 kelime 145 kel/dk

Video özeti: Bir yaban arısı kraliçesinin kış uykusundan çıkıp yuva kurmasını, koloniyi büyütmesini ve koloninin sonbaharda çöküşünü izleyin. Video, koloninin nasıl ürediğini ve yaban arılarının tarlalar, bahçeler ve yerel besin ağları açısından neden önemli olduğunu açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. only to find — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu yapının beklenmedik ve çoğunlukla hayal kırıklığı yaratan bir sonucu nasıl sunduğunu anlayın. Bazı kraliçeler sıcak geçen kış yüzünden erken çıkar, ancak yiyecek bulunmadığını fark eder. Sonuç, önceki eylemin doğurması beklenen durumla belirgin biçimde çeliştiğinde bu yapıyı kullanabilirsiniz. 2. Sitting at the top of the local invertebrate food chain, — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Besin zincirinin tepesinde olmayı yaban arılarının avcı olarak ekolojik rolüyle ilişkilendirin. Böylece bu ifadenin yalnızca fiziksel konum belirttiğini düşünmek yerine, örümcekleri, akarları ve kırkayakları nasıl denetim altında tuttuklarını açıklayan bilimsel anlatımı yorumlayabilirsiniz. 3. die off — Deyimsel fiiller: Bunun, çiftleşme sonrasında erkek yaban arılarında görüldüğü gibi, bir popülasyonun üyelerinin zamanla veya peş peşe ölmesini anlattığını öğrenin. Tek bir ölümü de anlatabilen die fiilinden ayırın; grup, popülasyon veya türlerdeki değişimleri açıklarken kullanın.

Bu derste

As the April sun rises on a pile of firewood, Anlatım akışı

0:06

Nisan güneşi bir yakacak odun yığınının üzerinde doğarken,

something royal stirs inside. Anlatım akışı

0:10

içeride asil bir şeyler kımıldanıyor.

Anlatım akışı

As the April sun rises: zaman ortamı kuran as

Burada As, zaman ortamını kuran bir yan cümleyi başlatır: Nisan güneşi doğarken asıl olay da başlar. Anlamı bir şey olurken veya olduğu sırada demektir; çünkü ya da rolünde anlamına gelmez. Bu yan cümleyi başa koymak, anlatıcının önce değişen sabah manzarasını göstermesini, ardından asıl hareketi açıklamasını sağlar. Belgesel ve hikâye girişlerinde dikkati yönlendirmek için sık kullanılan bir yöntemdir.

Alıştırma

As the April sun rises cümlede ne işe yarıyor?

  1. Bir şeyin Nisan güneşi rolünde olduğunu anlatır.
  2. Bir neden verir: hareket, güneş doğduğu için başlar.
  3. Bir zaman ortamı kurar: güneş doğarken hareket başlar.
Cevabı göster

Bir zaman ortamı kurar: güneş doğarken hareket başlar.

Anlatım akışı

something royal stirs inside: kimliğin açıklanmasını geciktirmek

Something, kimliği gizli tutar; royal ise bir isim vermek yerine ipucu sunar. Something gibi belirsiz zamirleri niteleyen sıfatlar normalde zamirden sonra gelir. Bu nedenle royal something değil, something royal denir. Stirs, hafifçe hareket etmeye başlamak veya hareketsizlikten uyanmak anlamına gelir. Bu sözcükler birlikte kimliğin açıklanmasını geciktirerek belgesele hikâye havası verir. Royal, daha sonra ortaya çıkacak kraliçe yaban arısını işaret eder; odun yığınında insan kraliyet ailesinden birinin bulunduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede something royal ifadesinin temel etkisi nedir?

  1. Odun yığınında insanlardan oluşan bir kraliyet ailesinin yaşadığını söyler.
  2. Canlının kesin türünü ve sayısını verir.
  3. Canlının kimliğini söylemeyi geciktirirken onun bir kraliçe olduğunu ima eder.
Cevabı göster

Canlının kimliğini söylemeyi geciktirirken onun bir kraliçe olduğunu ima eder.

This wasp queen is one of thousands who maded in late autumn

0:13

Bu yaban arısı kraliçesi, sonbaharın sonlarında çiftleşen

and hibernated through the winter.

0:17

ve kış boyunca kış uykusuna yatan binlercesinden biri.

Now she emerges into the spring air to begin her reign. Deyimler

0:20

Şimdi saltanatına başlamak için bahar havasına çıkıyor.

Deyimler

to begin her reign: kraliçe yaban arısı için krallık benzetmesi

To begin her reign, neden ortaya çıktığını açıklar. Bu to mastarı amaç bildirir: kraliçe olarak yaşamının bir sonraki aşamasına başlamak için dışarı çıkar. Reign normalde bir hükümdarın yönetimde olduğu dönemi ifade eder. Burada kraliçe yaban arısının yeni bir koloni kurup yönetmesi için kullanılan krallıkla ilgili bir benzetmedir. Doğa anlatımını canlı kılar; ona yasal veya insanlara özgü bir kraliyet yetkisi vermez.

Alıştırma

Bu doğa anlatımında to begin her reign büyük olasılıkla ne anlama geliyor?

  1. Yeni bir koloni kurmaya ve yönetmeye başlamak
  2. Bir insan ülkesinin tahtına yasal olarak çıkmak
  3. Bahar havasının nasıl işlediğini öğrenmek
Cevabı göster

Yeni bir koloni kurmaya ve yönetmeye başlamak

Most of her sisters weren't so lucky. Ton ve niyet

0:24

Kız kardeşlerinin çoğu onun kadar şanslı değildi.

Ton ve niyet

weren't so lucky: kötü bir sonucu hafifleterek anlatmak

Burada weren't so lucky, diğer kraliçe yaban arılarının çoğunun çok daha kötü bir sonuçla karşılaştığını ve muhtemelen hayatta kalamadığını hafifletilmiş biçimde anlatır. İfadenin kendisi yalnızca sonuçları karşılaştırır: bu kraliçe hayatta kalmış, diğerlerinin durumuysa onunki kadar iyi olmamıştır. Çevrede anlatılan tehlikeler, burada ciddi bir sonuç sezdirir; başka bir bağlamda not so lucky küçük bir hayal kırıklığını da anlatabilir.

Alıştırma

Yargılayın: Weren't so lucky her zaman söz konusu insanların veya hayvanların öldüğü anlamına gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

While hibernating in compost piles and underground burrows,

0:26

Kompost yığınlarında ve yeraltı yuvalarında kış uykusundayken,

many sleeping queens were eaten by spiders.

0:30

uyuyan pek çok kraliçe örümcekler tarafından yenildi.

Warm winters caused by climate change led other queens to emerge early, Dilbilgisi

0:34

İklim değişikliğinin neden olduğu sıcak kışlar, diğer kraliçelerin erken uyanmasına yol açtı,

only to find there was no available food. Dilbilgisi

0:39

ancak sadece mevcut hiçbir yiyeceğin olmadığını gördüler.

Dilbilgisi

led other queens to emerge early: lead + nesne + to do yapısı

led other queens to emerge early ifadesindeki led, “yol gösterdi” değil, “neden oldu” anlamındadır. Neden warm winters, etkilenen nesne other queens, ortaya çıkan eylem ise to emerge early bölümüdür. lead + nesne + to do yapısı, bir olayın, gerçeğin veya kişinin birini ya da bir şeyi harekete geçirdiğini veya bir eylem yapmaya yönelttiğini gösterir. Buradaki led, lead fiilinin geçmiş zaman biçimidir.

Alıştırma

lead + nesne + to do yapısını eksik olan tek sözcükle tamamlayın: The icy roads led the driver ____ slow down.

Cevabı göster

to

Dilbilgisi

only to find: beklenmedik bir sonuç

Only to find, önceki eylemden sonra neyin öğrenildiğini belirtir ve bu keşfi beklenmedik, hayal kırıklığı yaratan veya beklentiye aykırı bir sonuç olarak sunar. Kraliçe arılar erkenden ortaya çıktı, fakat daha sonra yiyecek olmadığını gördü. Buradaki to find, arıların neden erkenden ortaya çıktığını anlatmaz. eylem, only to + fiil yapısı, sonraki olayı amaç olarak değil, ironik veya istenmeyen bir sonuç olarak gösterir.

Alıştırma

Beklenmedik ve hayal kırıklığı yaratan bir sonucu göstermek için dersteki üç sözcüklü ifadeyi tamamlayın: Lena opened the package, ____ that the item was broken.

Cevabı göster

only to find

And some queens that survived the winter fell victim to the threats of spring, Kalıp ifadeler

0:42

Kışı atlatmayı başaran bazı kraliçeler ise bahar tehditlerinin kurbanı oldu,

such as carnivorous plants, birds, and man-made pesticides.

0:47

etobur bitkiler, kuşlar ve insan yapımı pestisitler gibi.

Kalıp ifadeler

fell victim to: bir tehdit yüzünden zarar görmek

Fall victim to, tehlikeli bir güç, sorun veya kişi yüzünden ciddi zarar görmek, yenilmek ya da ölmek anlamına gelir. Fell, fall fiilinin geçmiş zaman biçimidir; to'dan sonraki isim öbeği zararın kaynağını belirtir. Burada bazı kraliçe arılar kışı atlatmış, ancak daha sonra bahar tehditleri yüzünden zarar görmüş veya ölmüştür. Bu ifade, her tehdidin onları tam olarak nasıl etkilediğini söylemeden kötü sonucu özetler; fiziksel olarak düşmekten söz etmez.

Alıştırma

Cümleyi fall victim to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Several computers ____ the new malware last week.

Cevabı göster

fell victim to

Our queen is the lone survivor of her old hive, Kalıp ifadeler

0:52

Kraliçemiz eski kovanından hayatta kalan tek canlı,

and now she must become the foundress of a new one. Kelime

0:55

ve şimdi yeni bir kovanın kurucusu olmak zorunda.

Kalıp ifadeler

the lone survivor: hayatta kalan tek kişi

The lone survivor, bir grupta hayatta kalan tek kişi ya da canlı demektir. Lone, survivor isminden önce gelir ve yalnızca bir kişinin ya da canlının kaldığı nesnel gerçeğini vurgular. Bu cümlede kraliçe arı yalnızca eski kovanından ayrılmış değildir; o kovanın hayatta kalan tek üyesidir. Bu ifade, kendisini yalnız hissedip hissetmediğini söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle gemi kazasından başka hiç kimsenin sağ çıkmadığını açıkça ifade eder?

  1. Maya was the lone survivor of the shipwreck.
  2. Maya was alone after surviving the shipwreck.
  3. Maya was a lonely survivor after the shipwreck.
Cevabı göster

Maya was the lone survivor of the shipwreck.

Kelime

foundress: bir yuvanın veya koloninin kurucu dişisi

Bu cümlede foundress, yeni bir yuva veya koloni kuran dişi bir hayvan anlamına gelir. Kraliçe yalnızca hayatta kalmayacak; yeni kovanın kendisinden başlayacağı birey olacaktır. Foundress burada uzmanlık alanına özgü bir sözcüktür: hem kurucu rolünü hem de hayvanın dişi olduğunu belirtir. Özellikle sosyal böceklerin anlatımında kullanışlıdır.

Alıştırma

Foundress sözcüğünü en doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The software foundress announced a new product.
  2. Our school hired a foundress to teach science.
  3. Each foundress begins a new ant colony after the mating flight.
Cevabı göster

Each foundress begins a new ant colony after the mating flight.

But first, breakfast. Anlatım akışı

0:59

Ama önce kahvaltı.

Anlatım akışı

But first, + isim: acil önceliğe hızlı geçiş

But first, breakfast. bilinçli olarak kullanılan bir cümle parçasıdır. But daha büyük planı duraklatır, first o anki önceliği belirtir, breakfast ise But first, she needs breakfast. gibi tam bir yan cümle kurmadan bu önceliğin adını verir. Bu kısa kalıp, anlatının büyük bir hedeften sonraki eyleme hızla geçmesini sağlar. Ölçekteki ani değişim hafif bir mizah etkisi de yaratabilir.

Alıştırma

Planı kısa süreliğine duraklatan iki sözcüklü kalıpla samimi geçişi tamamlayın: We can unpack the boxes later. ____, lunch.

Cevabı göster

But first

The queen heads for a citrus grove full of honeybee hives. Kalıp ifadeler

1:01

Kraliçe, bal arısı kovanlarıyla dolu bir narenciye bahçesine yöneliyor.

Kalıp ifadeler

heads for: amaçlanan bir hedefe doğru ilerlemek

Burada heads for, seçilmiş bir hedefe “doğru ilerlemek” veya “yola çıkmak” anlamına gelir. Head burada fiildir ve for hedefi, yani bir narenciye bahçesini tanıtır. Genel anlamlı go to ile karşılaştırıldığında head for, hareketin yönünü ve amacını daha çok vurgular. Birinin veya bir şeyin nereye gittiğini gösterir, ancak oraya ulaşılacağını garanti etmez.

Alıştırma

Head for ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle cümleyi tamamlayın: Yesterday after lunch, we ____ the coast.

Cevabı göster

headed for

The bees can be dangerous if provoked, Dilbilgisi

1:05

Arılar kışkırtılırlarsa tehlikeli olabilirler,

but right now they're paralyzed by the morning cold. Kelime

1:07

ancak şu anda sabah soğuğundan felç olmuş durumdalar.

Dilbilgisi

if provoked: kısaltılmış edilgen koşul

If provoked ifadesinde provoked, edilgen anlam taşıyan bir geçmiş zaman ortacıdır. Tam yan cümle if they are provoked şeklindedir: arılar başkasını kışkırtmaz, eyleme maruz kalır. Koşul yan cümlesinin öznesi ana cümlenin öznesiyle aynıysa ve be fiilinin bir biçimi bağlamdan anlaşılabiliyorsa, İngilizcede if + özne + be + geçmiş zaman ortacı yapısı if + geçmiş zaman ortacı biçimine indirgenebilir. Bu kısa yapı nesnel açıklamalarda, haberlerde, talimatlarda ve uyarılarda yaygındır.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri kısaltarak cümleyi tamamlayın: The dog may bite ____. (if it is provoked)

Cevabı göster

if provoked

Kelime

paralyzed by the morning cold: sabah soğuğu yüzünden geçici olarak hareket edememek

Bu cümlede paralyzed, geçici olarak hareket edememek veya eyleme geçememek anlamına gelir. Sabah soğuğu arıları neredeyse tamamen hareketsiz kalacak kadar yavaşlatmıştır; burada kalıcı, tıbbi bir felçten söz edilmez. be paralyzed by + neden yapısında neden, by sözcüğünden sonra gelir. Bu yapı buradaki gibi fiziksel bir durumu ya da korku, şok veya kararsızlık yüzünden eyleme geçememeyi anlatabilir.

Alıştırma

Bu cümlede "paralyzed by the morning cold" ne anlama geliyor?

  1. Bir hastalık yüzünden kalıcı olarak hareket edememek
  2. Sabahın düşük sıcaklığı yüzünden geçici olarak hareket edememek
  3. Şekerli suyla beslendikten sonra uyumak
Cevabı göster

Sabahın düşük sıcaklığı yüzünden geçici olarak hareket edememek

Their hairy bodies are dripping with sugar water from an earlier feeding, Kalıp ifadeler

1:10

Kıllı bedenleri daha önceki beslenmelerinden kalan şekerli suyla damlıyor,

and the resourceful queen licks them for a morning snack. Kelime

1:15

ve becerikli kraliçe sabah atıştırmalığı olarak onları yalıyor.

Kalıp ifadeler

dripping with sugar water: damlayan sıvıyla kaplı

be dripping with + sıvı veya ıslak madde, bir kişinin, nesnenin ya da yüzeyin damlalar düşecek kadar çok miktarda o maddeyle kaplı olduğunu anlatır. Burada sugar water, arıların gövdelerini kaplayan maddedir. with bir araç ya da eşlik eden birini değil, söz konusu maddeyi belirtir. Bu kalıp yalnızca bir şeyin wet olduğunu söylemekten daha güçlü ve canlı bir görüntü oluşturur.

Alıştırma

Cümleyi hedef kalıp be dripping with + liquid ile tamamlayın: After the run, his shirt was ____ sweat.

Cevabı göster

dripping with

Kelime

resourceful: elde olanlarla sorun çözmek

Resourceful, özellikle malzeme, zaman veya yardım sınırlıyken sorunlara pratik çözümler bulabilen kişileri anlatır. Bu cümlede kraliçe, arıların üzerindeki mevcut yiyecekten yararlanır; dolayısıyla kelime onun değişen koşullara uyum sağlama becerisini över. Bu kelime, kraliçenin çok fazla kaynağa sahip olduğu anlamına gelmez. Başka durumlara aktarılabilecek temel fikir, elde olanı akıllıca kullanmaktır.

Alıştırma

Hangi durum birinin resourceful olduğunu en iyi gösterir?

  1. Mina dünyadaki bütün başkentleri hızla hatırlar.
  2. Mina'nın üç pahalı sırt çantası vardır.
  3. Mina, yırtılan sırt çantasını masasındaki bantla onarır.
Cevabı göster

Mina, yırtılan sırt çantasını masasındaki bantla onarır.

Newly energized, Dilbilgisi

1:19

Yeni enerji bulan

our queen searches for a safe nesting area.

1:20

kraliçemiz güvenli bir yuvalama alanı arar.

Dilbilgisi

Newly energized, ...: cümle başındaki durum öbeği

Newly energized, ana cümlenin önüne yerleştirilen geçmiş zaman ortacıyla kurulmuş bir sıfat öbeğidir. Kraliçenin aramaya başladığı andaki yeni durumunu, yani enerjisini henüz geri kazandığını önce belirtir. Newly, energized sözcüğünü niteler ve bu öbeğin anlamca öznesi ana cümlenin öznesiyle aynıdır. Hem enerji kazanan hem de arayan kraliçedir. Bu kısa yapı önce durumu, sonra eylemi sunar.

Alıştırma

Hangi cümlede başa getirilen newly + geçmiş zaman ortacı öbeği ana cümlenin öznesini doğru biçimde niteler?

  1. Newly renovate, the library reopened on Monday.
  2. Newly renovated, the workers reopened the library on Monday.
  3. Newly renovated, the library reopened on Monday.
Cevabı göster

Newly renovated, the library reopened on Monday.

This tree hollow,

1:23

Bu ağaç kovuğu,

safe from rain, wind, and predators, is ideal.

1:24

yağmurdan, rüzgardan ve yırtıcılardan korunaklı, ideal bir yerdir.

She chews the surrounding wood and plant fibers

1:28

Etraftaki ahşabı ve bitki liflerini çiğneyerek

to make a paper-like pulp. Kelime

1:31

kağıt benzeri bir hamur haline getirir.

Kelime

paper-like pulp: Benzerlik anlatmak için -like kullanımı

Paper-like pulp, çiğnenmiş liflerden oluşan ve dokusu kâğıda benzeyen yumuşak bir kütledir. Burada pulp, ıslak veya yumuşak bir lif hamurunu; paper-like ise bu hamurun nasıl olduğunu anlatır. Paper ismine -like eklemek, “kâğıda benzer” anlamında bir sıfat oluşturur. Paper-like pulp ifadesindeki kısa çizgi, paper-like bölümünün pulp sözcüğünü niteleyen tek bir birim olduğunu gösterir. Bu yapı aynılığı değil, benzerliği anlatır: hamur gerçek kâğıt değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede -like, “insana benzer” anlamında doğru kullanılmıştır?

  1. The robot has a likely human voice.
  2. The robot has a human-like voice.
  3. The robot has a like-human voice.
Cevabı göster

The robot has a human-like voice.

Then she builds around 50 brood cells Kelime

1:33

Sonra yuvasının başlangıcını oluşturan

that comprise the beginning of her nest. Kelime

1:36

yaklaşık 50 kuluçka hücresi inşa eder.

Kelime

brood cells: yavru böcekler için yuva odacıkları

Brood cells, böcek yuvasında yumurtaların bırakıldığı ve yavru böceklerin geliştiği küçük odacıklardır. Brood yetiştirilen yavruları, cells ise birbirinden ayrılmış bölmeleri ifade eder. Burada cells, telefon veya biyolojik hücre değil, yuvadaki fiziksel odacık anlamındadır. İfade, yavruları büyütmek için kullanılan bir yuva yapısını adlandırır.

Alıştırma

Bir eşek arısı yuvası anlatılırken brood cells neyi ifade eder?

  1. Yumurtaların ve yavru böceklerin geliştiği küçük yuva odacıkları
  2. Kraliçenin vücudundaki biyolojik hücreler
  3. Böceklerin iletişim kurmak için kullandığı cihazlar
Cevabı göster

Yumurtaların ve yavru böceklerin geliştiği küçük yuva odacıkları

Kelime

comprise the beginning of her nest: parçalar bir bütünü oluşturur

Bu cümlede comprise, “oluşturmak” veya “meydana getirmek” anlamına gelir. Özne olan around 50 brood cells, parçaları belirtir. Bu gözler birlikte yuvanın başlangıcını oluşturur. Comprise, parça-bütün ilişkisini gösteren resmî bir fiildir. Buradaki kalıp parts + comprise + a whole şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki resmî fiille tamamlayın: Together, these three panels ____ the front wall.

Cevabı göster

comprise

Using sperm stored from last fall, Dilbilgisi

1:39

Geçen sonbahardan depoladığı spermi kullanarak,

the queen lays a fertilized egg into each cell, Kalıp ifadeler

1:42

kraliçe her bir hücreye döllenmiş bir yumurta bırakır,

Dilbilgisi

Using sperm stored from last fall: yöntem ve geçmiş zaman ortacı niteleyicisi

Cümle başındaki Using grubu, kraliçenin ana eylemi hangi yolla gerçekleştirdiğini anlatır. Using ifadesinin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan the queen'dir. stored from last fall, sperm sözcüğünü niteleyen bir geçmiş zaman ortacı grubudur. Edilgen bir anlam taşır: sperm önceki sonbahardan beri saklanmıştır. stored ana fiil değildir; ana fiil lays'dir.

Alıştırma

Hangi cümle, başta Using + isim + geçmiş zaman ortacı grubunu doğru kullanır ve bu gruba uygun bir özne verir?

  1. Using photos taken yesterday, the poster was finished by Leo.
  2. Used photos taking yesterday, Leo made a poster.
  3. Using photos taken yesterday, Leo made a poster.
Cevabı göster

Using photos taken yesterday, Leo made a poster.

Kalıp ifadeler

lays a fertilized egg into each cell: lay fiilinin “yumurtlamak” anlamı

Bu cümlede lays, “bir yumurta üretip bırakmak” anlamındadır; “yatay durumda uzanmak” anlamına gelmez. A fertilized egg doğrudan nesnedir: kraliçenin üretip bıraktığı şeyi gösterir. Into each cell hedefi gösterir ve yumurtanın hücrenin içine doğru hareketini vurgular. Yeniden kullanılabilen yapı lay + egg + yer ifadesidir; bir iç alana doğru hareket için into kullanılırken başka konum ilişkilerinde in veya on uygun olabilir.

Alıştırma

Cümleyi “yumurtlamak” anlamındaki lay fiilinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Every spring, the bird ____ an egg in this nest.

Cevabı göster

lays

producing as many as 12 in 20 minutes. Dilbilgisi

1:45

ve 20 dakika içinde 12 adede kadar yumurta üretebilir.

Dilbilgisi

as many as 12: sayının çokluğunu vurgulama

As many as 12, “12’ye kadar” anlamına gelir ve 12 sayısını özellikle yüksek bir sayı olarak sunar. İki as sözcüğünü ayrı ayrı çevirmek yerine as many as yapısını miktarı vurgulayan tek bir kalıp olarak değerlendirin. as many as + sayı, sayılabilen insanlar, nesneler veya olaylarla kullanılır. İsim bağlamdan açıkça anlaşılıyorsa bu cümlede olduğu gibi atılabilir; burada 12, yumurtaları ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi “şaşırtıcı derecede büyük bir sayı” anlamındaki miktar vurgulama ifadesiyle tamamlayın: The stadium can hold ____ 60,000 fans.

Cevabı göster

as many as

Within a week, these will hatch into female larva. Kalıp ifadeler

1:49

Bir hafta içinde bunlar dişi larvalara dönüşmek üzere çatlayacak.

Kalıp ifadeler

hatch into + yaşam evresi: yumurtadan çıkınca oluşan biçimi belirtme

Hatch into + bir yaşam evresi, yumurtadan çıkıp o yeni biçime dönüşmek anlamına gelir. Burada into, yumurtaların girdiği bir yeri değil, beklenen sonucu yani dişi larvaları belirtir. These, daha önce sözü edilen döllenmiş yumurtaları gösterir. These çoğul olduğu için standart yazılı İngilizcede normalde female larvae kullanılır; larva tekil biçimdir.

Alıştırma

Cümleyi ‘yumurtadan çıkıp ... hâline gelmek’ anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: In warm water, the eggs will ____ tiny tadpoles.

Cevabı göster

hatch into

But until then,

1:52

Ancak o zamana kadar,

the queen must hunt down smaller insects to feed her brood, Öbek fiiller

1:53

kraliçe yavrularını beslemek için daha küçük böcekleri avlamak zorunda,

Öbek fiiller

hunt down: bulana veya yakalayana kadar takip etmek

Hunt down, belirli bir hedefi bulana veya yakalayana kadar kararlılıkla takip etmek ya da aramak anlamına gelir. Bu cümlede kraliçenin yalnızca avlanması değil, daha küçük böcekleri bulup yakalaması gerekir. Down, yön bildiren bir sözcük değil, öbeksi fiilin parçacığıdır. Aynı ifade, bulunması zor bir gerçeği, kaynağı veya nesneyi yoğun çabayla bulmak için mecazi anlamda da kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, bulunması zor bir hedefin kararlı bir arama sonunda bulunduğunu en iyi gösterir?

  1. The researcher looked for the missing report in an old archive.
  2. The researcher glanced at the report in an old archive.
  3. The researcher hunted down the missing report in an old archive.
Cevabı göster

The researcher hunted down the missing report in an old archive.

all while expanding the hive, Dilbilgisi

1:58

tüm bunları yaparken aynı zamanda kovanı genişletmeli,

laying eggs, and defending against intruders.

1:59

yumurta bırakmalı ve davetsiz misafirlere karşı kendini savunmalıdır.

Dilbilgisi

all while expanding the hive: eş zamanlı işleri vurgulama

All while + -ing, ana eylem sürerken başka bir etkinliğin de devam ettiğini gösterir. All, while anlamını güçlendirir; eylemlerin aynı döneme yayılarak çakıştığını ve aynı anda ne kadar çok iş yapıldığını vurgular. Burada expanding, laying ve defending paralel -ing biçimleridir ve örtük öznelerinin hepsi the queen'dir. İfade, bunları daha sonra yapılacak adımlar olarak değil, eş zamanlı sorumluluklar olarak ekler.

Alıştırma

İki işin aynı anda gerçekleştiğini vurgulayan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Maya answered customer emails, ____ packing orders for the afternoon shipment.

Cevabı göster

all while

Fortunately, our queen is well prepared.

2:03

Neyse ki kraliçemiz buna çok hazırlıklı.

Unlike bees,

2:06

Arıların aksine,

wasps can sting as many times as they need to. Dilbilgisi

2:07

yaban arıları ihtiyaç duydukları kadar sokabilirler.

Dilbilgisi

as many times as they need to: ihtiyaca göre tekrar

As many times as they need to, eylemin gerektiği kadar tekrar edilebileceğini anlatır. Times sayılabilir olduğu için tekrar sayısı much ile değil, many ile ifade edilir. Need to bölümünde sting fiili daha önce söylendiği için atılır: they need to, they need to sting anlamına gelir. Bu eksiltmeden sonra to sözcüğünü bırakmak İngilizcede normaldir.

Alıştırma

Eylemin gerektiği kadar tekrarlanabileceğini anlatan hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: You can practice the difficult line ____.

Cevabı göster

as many times as you need to

With such a busy schedule, Dilbilgisi

2:11

Böylesine yoğun bir programla,

the queen barely has time to feed herself. Kalıp ifadeler

2:13

kraliçenin kendini beslemeye neredeyse hiç vakti yoktur.

Dilbilgisi

With such a busy schedule: arka plandaki nedeni sunmak

Cümlenin başındaki With + isim öbeği, ana cümleyi açıklamaya yardımcı olan bir durumu sunar. Burada With such a busy schedule, “bu kadar yoğun bir program söz konusuyken” anlamına gelir; “yoğun bir programla birlikte” anlamına gelmez. such + a + sıfat + tekil sayılabilir isim sıralaması anlamı vurgular. such a busy schedule, “bu kadar yoğun bir program” demektir. Bu kısa başlangıç yapısı önce arka planı, sonra sonucu verir.

Alıştırma

Hangi cümle, sonucu açıklayan bir durumu sunmak için cümle başında With + isim öbeği kullanıyor?

  1. With such a tight deadline, we need to start now.
  2. With a pencil, Ben drew the map.
  3. With her brother, Maya walked home.
Cevabı göster

With such a tight deadline, we need to start now.

Kalıp ifadeler

barely has time to: bir eylem için neredeyse hiç zamanı olmamak

barely have/has time to + fiilin yalın hâli kalıbı, eylem için çok az zaman bulunduğunu; bu zamanın ancak yettiğini ya da neredeyse yetmediğini anlatır. Örnekte kraliçenin kendini beslemeye neredeyse hiç vakti yoktur. barely, olumlu biçimde görünen have/has time ifadesini anlamca olumsuza yaklaştırır. Fiil özneye göre değişir: I barely have time to rest, ancak she barely has time to rest.

Alıştırma

İngilizce cümleyi barely + have time to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Mia's train leaves in five minutes, so she ____ buy a snack.

Cevabı göster

barely has time to

Luckily, she doesn't have to. Dilbilgisi

2:16

Neyse ki buna gerek de yok.

Dilbilgisi

doesn't have to: bağlamdan anlaşılan eylemi söylememek

doesn't have to, eylemin gerekli olmadığını anlatır. Burada daha önce geçen feed herself eylemi to'dan sonra anlaşılır durumdadır; yani tam anlam she doesn't have to feed herself şeklindedir. to ile kurulan bir mastar, zaten açık olan bir eylemi tekrar edecekse İngilizcede tekrarlanan fiil öbeği söylenmeyip yalnızca to bırakılabilir. Bu eksiltme için bağlamın açık olması gerekir; aksi hâlde hangi eylemin gereksiz olduğu anlaşılmayabilir.

Alıştırma

submit the form today eyleminden daha önce söz edilmiştir. Hangi cümle bu eylemi to'dan sonra doğal biçimde söylemez ve gerekli olmadığını belirtir?

  1. You can submit the form today, but you don't have to.
  2. You can submit the form today, but you mustn't.
  3. You can submit the form today, but you don't have.
Cevabı göster

You can submit the form today, but you don't have to.

When she feeds an insect to her grubs, Kalıp ifadeler

2:18

Bir böceği larvalarına yedirdiğinde,

they digest the bug into a sugary substance Kalıp ifadeler

2:20

larvalar böceği şekerli bir maddeye dönüştürür

that sustains their mother. Kelime

2:24

ve bu da annelerini besler.

Kalıp ifadeler

feed an insect to her grubs: feed + yiyecek + to + alıcı

feeds an insect to her grubs, feed + yiyecek + to + alıcı kalıbını izler. an insect yiyecektir; her grubs ise yiyeceği alan taraftır. Yiyecek doğrudan feed sözcüğünden sonra geldiğinde bu sırayı kullanın. Ardından to edatı alıcıyı belirtir.

Alıştırma

feed + yiyecek + to + alıcı kalıbını tamamlayın: Please feed these seeds ____ the birds.

Cevabı göster

to

Kalıp ifadeler

digest X into Y: değişimin sonucunu belirtmek

digest X into Y yapısında X sindirilen maddeyi, Y ise sindirim sonucunda oluşan maddeyi gösterir. Bu cümlede böcek, sindirim yoluyla şekerli bir maddeye dönüşür. into edatı bir yere doğru hareketi değil, değişimin sonucunu belirtir. Aynı sonuç yapısı turn ve convert gibi fiillerle de kullanılır.

Alıştırma

Sonuç bildiren yapıyı doğru edatla tamamlayın: The machine converts food waste ____ fuel.

Cevabı göster

into

Kelime

sustains their mother: sürekli kaynaklarla hayatta tutmak

Burada sustains, birinin zaman içinde hayatta kalması için gereken şeyleri sağlamak anlamına gelir. Şekerli madde, anneye yalnızca bir kez yardım etmek yerine sürekli besin sağlar. sustain fiilinin öznesi yiyecek, su, gelir veya enerji gibi bir kaynak olabilir. Nesnesi ise bu kaynak sayesinde devam edebilen kişi, hayvan, sistem veya faaliyettir.

Alıştırma

Hangi cümle, acil durum yiyeceğinin yürüyüşçüleri üç gün boyunca hayatta tuttuğu anlamına gelir?

  1. The hikers stored the emergency food for three days.
  2. The emergency food sustained the hikers for three days.
  3. The hikers prepared the emergency food after three days.
Cevabı göster

The emergency food sustained the hikers for three days.

By the end of July,

2:26

Temmuz ayının sonuna gelindiğinde,

these first larva have matured into adult workers, Kalıp ifadeler

2:27

bu ilk larvalar yetişkin işçiler haline gelmiş,

Kalıp ifadeler

have matured into adult workers: gelişip yetişkin işçilere dönüşmek

Have matured into ifadesi “gelişip ... hâline gelmiş olmak” anlamına gelir. Mature into ifadesinden sonra gelişim sonucunda ulaşılan daha olgun biçim veya rol gelir. Burada larvalar gelişimlerini tamamlamış ve bir böcek kolonisindeki yetişkin işçiler olmuştur; insan çalışanlardan söz edilmez. Present perfect yapıdaki have matured, önceki büyümeyi şimdiki sonuçla bağlar: yetişkin işçiler artık vardır ve görevlerine başlayabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede mature into aşamalı bir gelişimi anlatmak için doğru kullanılmıştır?

  1. The young singer has matured into the theater at noon.
  2. Over several seasons, the young singer has matured from a confident performer.
  3. Over several seasons, the young singer has matured into a confident performer.
Cevabı göster

Over several seasons, the young singer has matured into a confident performer.

ready to take on foraging, building, and defense. Öbek fiiller

2:31

yiyecek arama, inşaat ve savunma görevlerini üstlenmeye hazır olmuşlardır.

Öbek fiiller

take on foraging, building, and defense: yiyecek arama, yapı kurma ve savunmayı üstlenmek

Take on, “kabul edip sorumluluğunu üstlenmek” anlamına gelir. Foraging, building ve defense, yetişkin işçilerin yapmaya hazır olduğu görevlerdir. On, phrasal verbün bir parçasıdır; yer bildiren bir edat değildir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp take on + görev, rol, sorumluluk veya zorluk biçimindedir. Genellikle gerçek bir zaman ya da emek ayırma yükümlülüğü ima eder.

Alıştırma

Hangi cümle, Maya'nın başka birinin yerini alacağını vurgulamadan yeni bir sorumluluğu kabul edeceğini söylüyor?

  1. Maya will take on the new responsibility.
  2. Maya will turn down the new responsibility.
  3. Maya will take over the whole department.
Cevabı göster

Maya will take on the new responsibility.

The queen can now lay eggs full time, Kelime

2:35

Kraliçe artık tam zamanlı olarak yumurtlayabilir,

sustaining herself on her workers' spoils, Kalıp ifadeler

2:38

işçilerinin ganimetleriyle

and their unfertilized eggs.

2:41

ve onların döllenmemiş yumurtalarıyla kendini hayatta tutar.

Kelime

lay eggs sonrasındaki full time: tek bir ana faaliyete odaklanmak

Burada full time, lay eggs ifadesini niteleyen zarf işlevli bir öbektir. Diğer arılar başka işleri üstlendiği için yumurtlamanın artık kraliçenin temel ve sürekli faaliyeti olabileceğini anlatır. Bu kullanım mecazidir: tek bir faaliyete odaklanabilmeyi vurgular; bir iş sözleşmesi bulunduğu veya günün her dakikasında çalışıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

“After the helpers took over the routine tasks, Mira could write full time,” cümlesinde full time ne anlama gelir?

  1. Yazmak artık Mira’nın temel ve sürekli faaliyeti olabilirdi.
  2. Mira yardımcılardan bir iş sözleşmesi aldı.
  3. Mira yalnızca günün belirli bir saatinde yazabilirdi.
Cevabı göster

Yazmak artık Mira’nın temel ve sürekli faaliyeti olabilirdi.

Kalıp ifadeler

sustaining herself on ...: hayatta kalmak için kaynaklara dayanmak

sustaining herself on ... sıfat-fiil yan cümlesi, kraliçenin yumurtlarken kendi yaşamını nasıl sürdürdüğünü açıklar. sustain oneself on + food or resource kalıbı, temel ihtiyaçları karşılamak için o kaynağa bağımlı olmak demektir; herself kraliçeye gönderme yapar, on ise kaynağı belirtir. Workers' iyelik biçimidir ve spoils burada çoğul bir isimdir. Her workers' spoils, işçilerin elde ettiği şeyleri, özellikle yiyecekleri anlatır ve “ganimet” benzeri mecazi bir anlam taşır; işçilerin bir şeyi bozduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi sustain oneself on ifadesinin doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: “During the three-day storm, the hikers ____ canned beans and rice.”

Cevabı göster

sustained themselves on

Although each worker only lives for roughly three weeks, Dilbilgisi

2:43

Her bir işçi arı kabaca sadece üç hafta yaşasa da,

the queen's continuous egg-laying swells their ranks. Deyimler

2:46

kraliçenin sürekli yumurtlaması onların saflarını kabartır.

Dilbilgisi

Although + cümle: ana noktadan önce ödünleme

Although bir ödünleme yan cümlesi başlatır: ana sonucun gerçekleşmesini düşük ihtimalli gösterebilecek bir gerçeği kabul eder. Burada işçi arıların kısa ömrü bu beklentiyi yaratırken ana cümle temel noktayı verir: sürekli yumurtlama kolonideki arı sayısını yine de artırır. Kalıp Although + özne + fiil, ana cümle şeklindedir. Although cümlesi başta olduğunda arka planı sağlar; konuşanın dikkat çekmek istediği sonuç ana cümlede yer alır.

Alıştırma

Although sözcüğünü bir ödünleme cümlesi başlatmak için doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Although the path was steep, but we reached the top.
  2. Although the steep path, we reached the top.
  3. Although the path was steep, we reached the top.
Cevabı göster

Although the path was steep, we reached the top.

Deyimler

swells their ranks: grubun üye sayısını artırır

Swell someone's ranks ifadesinde swell büyütmek, ranks ise bir grubun üyeleri anlamına gelir. Dolayısıyla ifade, üye sayısını artırmak demektir. Burada kraliçenin sürekli yumurta üretmesi koloniye devamlı olarak yeni işçi arılar ekler. Bu ifade, grubu sıraları dolan örgütlü bir yapı gibi gösterir. Mecazidir: hiçbir beden şişmez ve kimsenin askerî rütbesi yükseltilmez.

Alıştırma

Üye sayısını artırmak anlamındaki hedef fiille cümleyi tamamlayın: A wave of new volunteers helped ____ the rescue team's ranks.

Cevabı göster

swell

In just one summer, the nest reaches the size of a basketball, Kalıp ifadeler

2:50

Sadece bir yaz içinde yuva basketbol topu büyüklüğüne ulaşır

supporting thousands of workers.

2:54

ve binlerce işçiyi barındırır.

Kalıp ifadeler

reach the size of a basketball: bir referans büyüklüğüne ulaşmak

Burada reaches the size of a basketball, “büyüyerek yaklaşık bir basketbol topu kadar olmak” anlamına gelir. Basketbol topu, dinleyiciye tanıdık bir büyüklük ölçütü verir. reach the size of + isim yapısında reach, “bir yere varmak” değil, “bir düzeye veya ölçüye ulaşmak” anlamındadır. Bu yapı, bir şeyin büyüyerek veya gelişerek belirli bir boyuta ulaşmasını anlatmak için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi reach the size of ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: By October, the pumpkin had ____ a beach ball.

Cevabı göster

reached the size of

Such a large population needs to eat,

2:57

Böylesine büyük bir nüfusun beslenmesi gerekir,

and the nearby garden provides a veritable buffet. Deyimler

3:00

ve yakındaki bahçe tam anlamıyla bir açık büfe sunar.

Deyimler

a veritable buffet: bol yiyeceği vurgulayan bir benzetme

Burada a veritable buffet, çok çeşitli ve bol bir yiyecek kaynağını anlatan bir benzetmedir. Bahçe gerçekten açık büfe sunmaz; böceklere bol miktarda yiyecek sağlar. Veritable, bir şeyin “bu tanımı gerçekten hak ettiğini” belirtir ve ardından gelen imgeyi güçlendirir. a veritable + canlı bir isim yapısı, anlatımı daha vurgulu ve renkli hâle getirir.

Alıştırma

Hangi cümlede a veritable buffet, bol bir yiyecek kaynağını anlatan bir benzetme olarak doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Strong winds buffet the coast throughout the winter.
  2. The marsh is a veritable buffet for migrating birds.
  3. The restaurant serves a breakfast buffet from seven to ten.
Cevabı göster

The marsh is a veritable buffet for migrating birds.

As the swarm descends,

3:03

Sürü alçalırken,

alarmed humans try to swat them.

3:05

paniğe kapılan insanlar onlara vurmaya çalışır.

They even fight back with pesticides that purposely poison wasps Öbek fiiller

3:07

Hatta yaban arılarını kasıtlı olarak zehirleyen

and inadvertently impact a wide range of local wildlife. Kelime

3:11

ve yerel yaban hayatını farkında olmadan etkileyen pestisitlerle karşılık verirler.

Öbek fiiller

fight back: saldırı veya baskıdan sonra direnmek

Fight back, biri ya da bir şey size saldırdıktan, sizi tehdit ettikten, eleştirdikten veya baskı uyguladıktan sonra direnmek ya da karşılık vermek anlamına gelen bir phrasal verb'dür. Burada eşek arılarına karşılık olarak böcek ilacı kullanılmasını anlatır; back, önceki bir eyleme karşılık verildiğini gösterir, önceki bir yere dönmeyi değil. Tek başına kullanılabilir. Fight back against + kişi, güç veya sorun, neye karşı direnildiğini; fight back with + araç veya yöntem ise direnişin nasıl yapıldığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve saldırı ya da baskıdan sonra direnmek anlamına gelen iki sözcüklü phrasal verb ile tamamlayın: When the group spread false rumors about Lena, she used the facts to ____.

Cevabı göster

fight back

Kelime

inadvertently impact a wide range of: kasıtsız ve geniş kapsamlı etkileri anlatmak

Inadvertently, impact fiilini niteler ve etkinin kasıtlı olmadığını belirtir. Impact a wide range of + isim, bir grup içindeki birçok farklı üyeyi veya türü etkilemek anlamına gelir. Bu cümlede böcek ilaçlarının amacı eşek arılarını zehirlemektir, ancak çeşitli yerel yaban hayatı üzerinde de kasıtsız etkileri vardır. Bu birleşim yaygın bir risk düzenini anlatır: kasıtlı bir eylem daha geniş ve amaçlanmamış sonuçlara yol açar. Çevre, politikalar, teknoloji ve kamu güvenliği hakkındaki raporları anlamak için özellikle kullanışlıdır.

Alıştırma

İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz seçeneği belirleyin. Impacted sözcüğünden önceki zarfa odaklanın.

  1. The update inevitably impacted a wide range of users.
  2. The update inadvertently impacted a wide range of users.
  3. The update intentionally impacted a wide range of users.
Cevabı göster

The update inadvertently impacted a wide range of users.

But the wasps are actually vital to this ecosystem. Kelime

3:16

Ancak yaban arıları aslında bu ekosistem için hayati öneme sahiptir.

Kelime

vital to this ecosystem: ekosistemin işlemesi için vazgeçilmez

Bu cümlede vital to this ecosystem, “ekosistemin sağlıklı biçimde işlemesi için vazgeçilmez” anlamına gelir. Vital, useful veya helpful sözcüklerinden daha güçlüdür: insanlar yaban arılarına olumsuz bakabilse de onların kilit bir rol oynadığını belirtir. Kalıp be vital to + isim şeklindedir. Bir şeyin bir sistem, grup, etkinlik veya sonuç için gerekli ya da son derece önemli olduğunu söylemek için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade vital to ile tamamlayın: Clean water is ____ the village's survival.

Cevabı göster

vital to

Sitting at the top of the local invertebrate food chain, Kültür

3:20

Yerel omurgasız gıda zincirinin tepesinde yer alan

these insects keep spiders, mites, and centipedes in check. Deyimler

3:23

bu böcekler örümcekleri, akarları ve kırkayakları kontrol altında tutar.

Kültür

Sitting at the top of the local invertebrate food chain: beslenme ilişkilerinde üst düzey

At the top of a food chain ifadesi, beslenme ilişkilerinde yüksek bir basamağı anlatır: buradaki canlılar zincirin daha alt basamaklarındaki canlıları avlar. Bu, fiziksel olarak onların üstünde bulunmak demek değildir. Burada sitting, “bir konumda bulunmak” anlamına gelir. Local invertebrate, iddiayı bölgedeki omurgasız hayvanlar arasındaki beslenme ilişkileriyle sınırlar; yani bu böceklerin tüm ekosistemin tepesinde olduğu söylenmez.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyi hangi açıklama doğru biçimde anlatır?

  1. Yerel besin zincirinin en altındaki bitkilerdir.
  2. Bölgedeki diğer bütün hayvanların fiziksel olarak üstünde otururlar.
  3. Yerel omurgasızlar arasındaki beslenme ilişkilerinde yüksek bir avcı basamağındadırlar.
Cevabı göster

Yerel omurgasızlar arasındaki beslenme ilişkilerinde yüksek bir avcı basamağındadırlar.

Deyimler

keep ... in check: bir şeyin kontrolden çıkmasını önlemek

keep + nesne + in check kalıbı, bir şeyin aşırı büyümesini, yayılmasını veya fazla güçlenmesini önlemek için onu kontrol etmek ya da sınırlamak anlamına gelir. Bu cümlede böcekler örümcek, akar ve kırkayak sayılarını sınırlar. Buradaki check, incelemek anlamına gelmez. Kontrol altında olma durumunu anlatan sabit in check ifadesinin bir parçasıdır.

Alıştırma

Cümleyi keep ... in check ile tamamlayın: Natural predators ____ the rabbit population ____.

Cevabı göster

keep · in check

Wasps consume crop-eating insects, Kelime

3:28

Yaban arıları mahsul yiyen böcekleri tüketir,

making them particularly helpful for farms and gardens.

3:31

bu da onları özellikle çiftlikler ve bahçeler için yararlı kılar.

Kelime

crop-eating insects: isim + -ing birleşik sıfatı

crop-eating insects ifadesinde crop-eating, insects sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. crop ismi ile eating şeklindeki -ing biçimini birleştirir: crop, böceklerin ne yediğini gösterir; dolayısıyla ifade ekinleri yiyen böcekler anlamına gelir. Cümlede ayrı bir eylem değildir. Bu tür bir birleşik yapı isimden önce geldiğinde parçaları kısa çizgiyle birleştirilir: crop-eating insects. Bu kısa biçim, varlıkları davranışlarına veya işlevlerine göre sınıflandırmak için yaygındır.

Alıştırma

Parantez içindeki anlamı isim + -ing birleşik sıfatıyla yeniden yazın: Some ____ animals can damage young trees. (animals that eat plants)

Cevabı göster

plant-eating

They even pollinate fruits and vegetables

3:34

Hatta meyve ve sebzeleri tozlaştırırlar

and help winemakers by biting into their grapes Dilbilgisi

3:37

ve üzümlerini ısırarak şarap üreticilerine yardımcı olup

and jump-starting fermentation. Kelime

3:40

fermantasyonu başlatırlar.

Dilbilgisi

help someone by doing something: yardım etme yöntemini belirtmek

help winemakers by biting into their grapes, help + kişi + by + fiilin -ing biçimi kalıbını izler. Yaban arılarının üzümleri ısırma eylemi yoluyla şarap üreticilerine yardım ettiği anlamına gelir. by yöntemi veya aracı belirtir ve ardından gelen fiil -ing biçimini alır. biting eylemini yaptığı anlaşılan taraf winemakers değil, özne olan They'dir. Buradaki by, yöntemi gösteren bir edattır; edilgen bir cümlede eylemi yapanı belirten by değildir.

Alıştırma

Yardım yöntemini göstermek için by ve organize fiilinin doğru biçimini kullanın: Leo helped the team ____ the files.

Cevabı göster

by organizing

Kelime

jump-starting fermentation: fermantasyonu harekete geçirmek

jump-starting fermentation, fermantasyonun başlamasını sağlayan ilk itici gücü vermek anlamına gelir. jump-start burada mecaz anlamda kullanılmıştır. Sözcük aslında başka bir güç kaynağından yardım alarak bir aracın motorunu çalıştırmayı ifade eder, ancak bir süreci harekete geçirmek anlamında da kullanılabilir. Fiil, tamamlanmayı değil başlangıcı veya yeniden ivme kazanmayı vurgular. Bu cümlede jump-starting, by'dan sonra biting ile bağlanmıştır; dolayısıyla iki -ing biçimi de yaban arılarının nasıl yardım ettiğini açıklar.

Alıştırma

"A small grant jump-started the neighborhood garden project," cümlesinde jump-started ne anlama gelir?

  1. Projenin her aşamasını hemen tamamladı.
  2. Projenin tam olarak aynı şekilde ilerlemesini sağladı.
  3. Projeye başlaması için gereken itici gücü verdi.
Cevabı göster

Projeye başlaması için gereken itici gücü verdi.

This feast continues until autumn,

3:43

Bu ziyafet sonbahara kadar sürer,

when the foundress changes course. Deyimler

3:45

ta ki kurucu kraliçe rota değiştirene kadar.

Deyimler

change course: yön veya strateji değiştirmek

Bu cümlede changes course, kurucu dişinin sonbahar geldiğinde önceki davranış biçimini bırakıp yeni bir biyolojik hedefe yönelmesi demektir. İfade burada mecazidir; yalnızca hareket ederken dönmesini anlatmaz. change course ifadesinde course, bir eylemin yolu veya yönü, yani bir sürecin ilerlediği doğrultu anlamındadır. İfade fiziksel yön değişikliğini anlatabilir, ancak çoğu zaman plan, politika veya strateji değiştirmek anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi change course ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the weather suddenly worsened, the hikers ____ and headed back to camp.

Cevabı göster

changed course

She begins grooming some eggs into a new generation of queens, Kelime

3:47

Yeni nesil kraliçeler yetiştirmek üzere bazı yumurtaları büyütmeye başlar,

while also laying unfertilized eggs Dilbilgisi

3:51

aynı zamanda döllenmemiş yumurtalar da bırakır

that will mature into reproductive males called drones. Kültür

3:54

ve bunlar erkek arı olarak bilinen üreyebilen erkeklere dönüşür.

Kelime

grooming ... into ...: gelecekteki bir role hazırlamak

Burada grooming some eggs into a new generation of queens, bazı yumurtaların kraliçe olabilmesi için gelişimlerinin yönlendirilip hazırlanması demektir. Groom mecazi anlamda kullanılmıştır; yumurtaları fırçalamak, temizlemek veya düzenli göstermek anlamına gelmez. Sonucu gösteren into a new generation of queens bölümü, yumurtaların neye dönüşmek üzere hazırlandığını belirtir. Bu, biyolojik bir anlatıda yaratıcı bir kullanımdır; insanlarla ilgili olumlu kullanımlarda groom someone for a role ve groom someone to become something kalıpları daha yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümlede groom, birini gelecekteki bir role olumlu biçimde hazırlamak anlamında kullanılmıştır?

  1. The rider is grooming the horse before the show.
  2. The manager is grooming Luis to lead the new office.
  3. The stylist is grooming the actor's beard.
Cevabı göster

The manager is grooming Luis to lead the new office.

Dilbilgisi

while also laying: eş zamanlı bir eylem eklemek

while also laying unfertilized eggs ifadesinde while, ana eylemle aynı zamanda gerçekleşen bir eylemi başlatır. also ise yumurtlama eyleminin ek bir eylem olduğunu gösterir: bazı yumurtaları yetiştirirken aynı dönemde başka yumurtalar da bırakır. laying eyleminin öznesi, ana cümlenin öznesi olan she olarak anlaşılır. Kullanılabilir kalıp ana cümle + while also + fiilin -ing biçimidir. Burada while karşıtlık değil, eş zamanlılık belirtir.

Alıştırma

Cümleyi while also ve monitor fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The pilot spoke to the tower ____ the instruments.

Cevabı göster

while also monitoring

Kültür

reproductive males called drones: arılardan söz ederken drones

Bir arı kolonisinde drones, üreme görevi kraliçe arıyla çiftleşmek olan yetişkin erkek arılardır. reproductive males called drones ifadesinde reproductive males onların görevini belirtir, called drones ise adlarını verir. Burada drones insansız hava araçları anlamına gelmez. called drones, that are called drones yapısının kısaltılmış biçimidir. Bu yapı, kendisinden önceki isim grubunun adını belirtir.

Alıştırma

Bir arı kolonisini anlatan metinde drones ne anlama gelir?

  1. Çekim yapmak için kullanılan küçük insansız hava araçları
  2. Üreme görevi olan yetişkin erkek arılar
  3. Yiyecek toplayan dişi işçi arılar
Cevabı göster

Üreme görevi olan yetişkin erkek arılar

This new crop of queens and males requires more food, Deyimler

3:58

Bu yeni kraliçe ve erkek yığını daha fazla yiyeceğe ihtiyaç duyar,

Deyimler

This new crop of queens and males: crop ile yeni ortaya çıkan bir grubu anlatmak

This new crop of queens and males ifadesinde crop mecaz anlamda kullanılır. Aynı dönemde yeni ortaya çıkan bir grup veya topluluk anlamına gelir; dolayısıyla ifade tarım ürünlerini değil, yeni oluşan kraliçe ve erkek arıları anlatır. a new crop of + çoğul isim kalıbı, aynı dönemde ortaya çıkan insanları, hayvanları, fikirleri veya başka şeyleri bir grup olarak gösterir. queens and males sözleri bu grubun üyelerini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede crop yeni ortaya çıkan bir grup anlamında kullanılmıştır?

  1. We planted the seeds in three straight rows.
  2. A new crop of young scientists is sharing its ideas.
  3. The farmer sold this year's corn crop.
Cevabı göster

A new crop of young scientists is sharing its ideas.

but with summer over, the usual sources run dry, Notlar

4:02

ancak yaz bittikçe her zamanki kaynaklar tükenir,

Dilbilgisi

with summer over: with + isim + tamamlayıcı yapısı

With summer over, with + isim + tamamlayıcı yapısındadır. Summer isimdir; over ise “yukarıda” değil, “bitmiş” anlamına gelen tamamlayıcıdır. İfadenin tamamı, ayrı bir tam cümlecik kurmadan ana cümlenin arka planını verir. Burada after summer had ended veya now that summer was over şeklinde açılabilir. Zamanı belirtir ve aynı zamanda olağan kaynakların neden tükendiğini düşündürür.

Alıştırma

Oyunun sona erdiğini göstermek için cümleyi over ile tamamlayın: With the game ____, the players left the field.

Cevabı göster

over

Deyimler

run dry: bir kaynak veya stok tükendiğinde

Run dry, bir kaynağın ya da stokun tükenmesi ve artık ihtiyaç duyulan şeyi sağlayamaması demektir. Bu cümlede, yazdan sonra olağan besin kaynakları yeterli yiyecek sağlamaz hâle gelir; fiziksel olarak kurumaları şart değildir. Yapı özne + run dry şeklindedir ve zaman run üzerinde gösterilir: run dry, ran dry veya has/had run dry. Gerçek su kaynaklarının kurumasını ya da para, malzeme ve fikir gibi mecazi kaynakların tükenmesini anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi run dry ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: By August, the small shop's cash reserve had ____.

Cevabı göster

run dry

and the foraging wasps start taking more aggressive risks. Kalıp ifadeler

4:06

ve yiyecek arayan yaban arıları daha agresif riskler almaya başlar.

Kalıp ifadeler

taking more aggressive risks: daha cesur ve zorlayıcı biçimde risk almak

Take risks, zarar görme veya başarısız olma ihtimaline rağmen bir şey yapmak anlamına gelen yaygın bir fiil-ad birleşimidir. Bu cümlede start sonrasında -ing biçimi olan taking kullanılır. More aggressive dil bilgisel olarak risks sözcüğünü niteler ve önceye göre daha cesur ya da daha zorlayıcı bir risk alma biçimini anlatır. Aggressive yalnızca öfkeli bir kişiyi değil, bir stratejiyi veya eylemi de tanımlayabilir. Burada eşek arılarının yiyeceğin peşinden ne kadar güçlü biçimde gittiğini ve tehlikeyi kabul ettiğini anlatır; her eşek arısının saldırdığı anlamına gelmez.

Alıştırma

“After falling behind, the driver started taking more aggressive risks,” cümlesinde taking more aggressive risks ne anlama gelir?

  1. Sürücü, daha büyük tehlikeye rağmen daha cesur ve zorlayıcı eylemler seçmeye başladı.
  2. Sürücü hiçbir risk almamaya başladı ve daha dikkatli oldu.
  3. Riskler öfkelendi ve sürücüye saldırdı.
Cevabı göster

Sürücü, daha büyük tehlikeye rağmen daha cesur ve zorlayıcı eylemler seçmeye başladı.

By September, the hive's organization deteriorates.

4:11

Eylül ayına kadar kovanın düzeni bozulur.

Hungry workers no longer clean the nest, Dilbilgisi

4:14

Aç işçiler artık yuvayı temizlemezler,

Dilbilgisi

no longer clean: geçmişteki bir eylemin sona ermesi

Burada no longer clean, işçi arıların daha önce yuvayı temizlediği ama şimdi artık temizlemediği anlamına gelir. No longer yalnızca olumsuzluk değil, zaman içinde gerçekleşen bir değişiklik de ifade eder. Geçmişte geçerli olan ancak şimdi sona ermiş bir eylem veya durum için no longer kullanılır.

Alıştırma

Geçmişte sunulan bir hizmetin sona erdiğini göstermek için cümleyi no longer ile tamamlayın: The café ____ serves breakfast.

Cevabı göster

no longer

and various scavengers move in. Öbek fiiller

4:17

ve çeşitli leş yiyiciler kovanın içine girer.

Öbek fiiller

move in: bir yere girip orayı kullanmaya başlamak

Move in bir öbek fiildir. Burada leşçil hayvanların yuvaya girip orada yaşamaya veya etkinlik göstermeye başlaması anlamına gelir; yuvanın kastedildiği bağlamdan zaten anlaşılır. Bu yapıda in, öbek fiilin bir parçasıdır; ardından gelen bir ismi tanıtan edat değildir.

Alıştırma

Hedef yer zaten anlaşıldığı için cümleyi move in ile tamamlayın: After the old shed was left empty, foxes began to ____.

Cevabı göster

move in

Just when it seems the hive can no longer sustain itself, Notlar

4:20

Kovan artık kendi kendini devam ettiremez gibi göründüğünde,

the fertile queens and their drones depart in a massive swarm.

4:23

doğurgan kraliçeler ve onların erkekleri devasa bir sürü halinde ayrılır.

Anlatım akışı

Just when it seems ... ile dramatik bir dönüm noktası oluşturmak

Just when it seems + yan cümle, önce belli bir sonuca doğru gidiyor gibi görünen bir durumu sunar. Ana cümle ise tam o anda ne olduğunu anlatır; böylece ikinci olay dönüm noktası olur. Buradaki just yalnızca zamanı belirtmez. Tam da önemli olan anda anlamını güçlendirir ve beklenmedik ya da önemli bir gelişmeden önce merak yaratır.

Alıştırma

Hangi cümle Just when it seemed ... yapısıyla önce bir beklenti oluşturup ardından ani bir dönüm noktası sunar?

  1. The rescue boat did not arrive because the fog was thick.
  2. Just when it seemed the rescue boat would not arrive, its lights appeared through the fog.
  3. When the rescue boat arrived, everyone climbed aboard.
Cevabı göster

Just when it seemed the rescue boat would not arrive, its lights appeared through the fog.

Dilbilgisi

can no longer sustain itself: işleyişini sürdürme gücünü kaybetmek

Can no longer + fiilin yalın hâli, daha önce var olan bir yeteneğin veya olasılığın artık sona erdiğini belirtir. Sustain, bir şeyi zaman içinde devam ettirmek veya işler durumda tutmak demektir. Bu nedenle can no longer sustain itself, bir sistemin kendi imkânlarıyla işlemeye devam etme gücünü kaybettiğini anlatır. Itself, tekil özne olan the hive ifadesinin tamamına döner; tek bir böceği göstermez. Aynı yapı, devam etmek için yeterli kaynağı kalmayan bir programı, kuruluşu, işletmeyi veya ekosistemi de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi sustain ve doğru dönüşlü zamirle tamamlayın: Without enough ticket sales, the theater can no longer ____.

Cevabı göster

sustain itself

As the days grow colder, Dilbilgisi

4:28

Günler soğudukça,

the workers starve,

4:30

işçiler açlıktan ölür,

and our queen reaches the end of her lifespan. Kalıp ifadeler

4:31

ve kraliçemiz yaşam süresinin sonuna ulaşır.

Dilbilgisi

As the days grow colder: as + grow + sıfat

Bu cümlede as, bir değişim ilerlerken başka bir şeyin de gerçekleştiğini anlatır. Havanın soğumasını aynı anda gelişen olaylara bağlar; buradaki amaç yalnızca bir neden vermek değildir. Grow + sıfat, giderek belirli bir hâle gelmek demektir. Grow colder biyolojik büyümeyi değil, havanın giderek soğumasını anlatır. Bu yapı ışık, ruh hâli, ses veya bir sorundaki değişimi de anlatabilir.

Alıştırma

İki değişimin birlikte gerçekleştiğini göstermek için cümleyi as ve grow fiilinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: ____ the sky ____ darker, the streetlights come on.

Cevabı göster

As · grows

Kalıp ifadeler

reaches the end of her lifespan: yaşamın sonunu anlatan resmî bir ifade

Reach the end of a lifespan, bir canlının hayatta olduğu sürenin son noktasına ulaşmak demektir. Burada reach, fiziksel bir yere gitmeyi değil, soyut bir aşamaya veya sınıra ulaşmayı anlatır. Bilimsel anlatım tarzındaki bu cümlede ifade, kraliçenin ölümünü yaşam döngüsünün beklenen tamamlanışı olarak sunar. Dies sözcüğünden daha dolaylı ve resmîdir.

Alıştırma

Yaşlı bir kara kaplumbağasının normal yaşam döngüsünü tamamladığını söyleyen bilimsel bir anlatıma en uygun cümle hangisidir?

  1. The old tortoise passed away after surgery.
  2. The old tortoise has reached the end of its lifespan.
  3. The old tortoise died in an accident.
Cevabı göster

The old tortoise has reached the end of its lifespan.

But above,

4:34

Ancak yukarılarda,

a swarm of reproductive wasps has successfully mated.

4:35

üreme yeteneğine sahip yaban arılarından oluşan bir sürü başarıyla çiftleşmiştir.

The males die off shortly after, Öbek fiiller

4:39

Erkekler kısa bir süre sonra ölür,

Öbek fiiller

die off: bir grubun üyeleri art arda ölerek azalır

Die off, bir grubun birçok üyesinin belli bir süre içinde ölmesi ve grubun büyük ölçüde küçülmesi anlamına gelir. Bu cümledeki çoğul özne the males, tek bir erkek arıyı değil, erkek arıları bir grup olarak ifade eder. Buradaki off yön bildirmez. Die off tek bir öbek fiil olarak çalışır ve grubun genel olarak azalmasını anlatır; her üyenin öldüğü anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

Bir grubun birçok üyesinin zaman içinde ölmesi anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: After the lake became polluted, the fish began to ____.

Cevabı göster

die off

but the newly fertilized queens are ready to find shelter for their long sleep,

4:42

ancak yeni döllenmiş kraliçeler uzun uykuları için barınak bulmaya hazırdır,

and this woodpile looks like the perfect place to spend the winter. Kalıp ifadeler

4:46

ve bu odun yığını kışı geçirmek için mükemmel bir yer gibi görünüyor.

Kalıp ifadeler

looks like the perfect place to spend the winter: kışı geçirmek için mükemmel bir yer gibi görünüyor

Looks like, birinin gördüklerine veya bildiklerine dayanan bir değerlendirme sunar. look(s) like + isim öbeği kalıbı, bir şeyin ne gibi göründüğünü belirtir; the perfect place to + fiil ise bir yerin belirli bir etkinlik için özellikle uygun olduğunu söyler. Burada to spend the winter, odun yığınının uygun göründüğü etkinliği belirtir. spend + zaman dilimi yapısında spend, para harcamak değil, o süreyi geçirmek veya yaşamak anlamına gelir. looks like a good/the perfect place to + fiil kalıbını başka durumlarda da kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Bir yerin bir etkinliğe uygun olduğuna karar vermek için looks like + the perfect place + to + fiil yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. This quiet library looks like the perfect place to finish our project.
  2. This quiet library is the place where we finished our project.
  3. This quiet library looks perfect for our project.
Cevabı göster

This quiet library looks like the perfect place to finish our project.

Over one third of America's food is produced Dilbilgisi

4:52

Amerika'daki gıdaların üçte birinden fazlası

thanks to bees pollinating its crops. Kalıp ifadeler

4:54

ekinleri tozlaştıran arılar sayesinde üretiliyor.

Dilbilgisi

Over one third of: üçte birden fazla olan bir oranı ifade etme

Over one third of, bir bütünün üçte birinden fazlası anlamına gelir. Burada over, “üzerinde” değil, “-den fazla” demektir. Yapı over + kesir + of + isim öbeği şeklindedir ve raporlarda ya da veri açıklamalarında sık kullanılır. İngilizcede fiil genellikle of sözcüğünden sonraki ismin tekil veya çoğul olmasına göre değişir. America’s food sayılamayan tekil bir kavramdır; bu nedenle cümlede is produced kullanılır. Çoğul bir isimle Over one third of the students walk örneğindeki gibi çoğul fiil kullanılır.

Alıştırma

“Üçte birden fazla” anlamını vermek için cümleyi vurgulanan oran ifadesiyle tamamlayın: ____ the tickets were sold online.

Cevabı göster

Over one third of

Kalıp ifadeler

thanks to bees pollinating its crops: bir nedeni açıklama

Thanks to, bir sonucun nedenini belirtir. Burada olumlu anlam taşıyan “because of” ifadesine karşılık gelir: Bu gıda, arılar ekinleri tozlaştırdığı için üretilir. Doğrudan teşekkür etmenin bir yolu değildir. Edat olan to sözcüğünden sonra bees pollinating its crops bir -ing yan cümlesi oluşturur. Bees, pollinating eylemini kimin yaptığını gösterir; its ise America sözcüğüne gönderme yapar. Bu nedenle its crops, Amerika’nın ekinleri demektir. Kullanılabilir kalıp thanks to + isim veya zamir + -ing şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle yararlı bir nedeni açıklamak için thanks to + eylemi yapan + -ing yapısını doğru kullanır?

  1. Thanks that volunteers watering the garden every day, the plants are thriving.
  2. Thanks to volunteers watering the garden every day, the plants are thriving.
  3. Thanks to volunteers water the garden every day, the plants are thriving.
Cevabı göster

Thanks to volunteers watering the garden every day, the plants are thriving.

But in the past decade,

4:57

Ancak geçtiğimiz on yıl içinde,

bees have been disappearing at an alarming rate. Notlar

4:59

arılar endişe verici bir oranda yok oluyor.

Dilbilgisi

have been disappearing: bugüne kadar süren bir eğilim

Have been disappearing, present perfect continuous yapısındadır: have + been + fiil-ing. Yok olma durumunu geçmişte başlayan ve şimdiye kadar süren ya da tekrarlanan bir süreç olarak gösterir. In the past decade, günümüze kadar uzanan bir zaman dilimini belirtir. Zaman yapısı ile bu ifade birlikte, tek bir anda gerçekleşen bir yok oluşu değil, devam eden bir eğilimi anlatır.

Alıştırma

Cümleyi shrink fiilinin present perfect continuous biçimiyle tamamlayın: Sea ice ____ for several decades.

Cevabı göster

has been shrinking

Kalıp ifadeler

at an alarming rate: endişe verici bir değişim hızı

At a/an ... rate, bir değişimin ne kadar hızlı, sık veya hangi oranda gerçekleştiğini anlatır. At an alarming rate, hızın ya da düzeyin endişe yaratacak kadar ciddi olduğu anlamına gelir; alarming bu hızın gözlemleyen kişi üzerindeki etkisini tanımlar. Bu ifade çoğunlukla increase, decline, spread, shrink ve disappear gibi eğilim bildiren fiillerden sonra gelir. Yalnızca ölçüm değil, bir değerlendirme de ekler.

Alıştırma

Cümleyi “ciddi endişe yaratan bir hızla” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: The disease is spreading ____.

Cevabı göster

at an alarming rate

Where have all the bees gone,

5:03

Tüm arılar nereye gitti,

and what happens if they're gone for good? Deyimler

5:04

ve sonsuza dek yok olurlarsa ne olur?

Deyimler

for good: temelli

For good, “kalıcı olarak” veya “önceki duruma bir daha dönmemek üzere” anlamına gelen kalıplaşmış bir zarf deyimidir. Gone for good içinde, arıların ortadan kaybolup bir daha geri dönmeyebileceğini anlatır. İfadenin tamamını tek bir birim olarak düşünün. Buradaki good tek başına “iyi” anlamına gelmez; for good da “iyi bir amaç uğruna” demek değildir.

Alıştırma

Cümleyi “kalıcı olarak” anlamına gelen iki sözcüklü deyimle tamamlayın: The old shop has closed ____; it will never reopen.

Cevabı göster

for good

Learn more about the phenomenon known as colony collapse disorder Kültür

5:08

Koloni çöküş sendromu olarak bilinen fenomen hakkında daha fazla bilgiyi

with this video.

5:12

bu videodan edinin.

Kültür

known as colony collapse disorder: olgunun adını belirtmek

Known as colony collapse disorder, phenomenon sözcüğünü niteleyen kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. The phenomenon that is known as colony collapse disorder ile aynı anlama gelir; dolayısıyla bu ifade olgunun adını verir. Genellikle CCD olarak kısaltılan colony collapse disorder, bir bal arısı kolonisindeki işçi arıların ciddi ölçüde kaybolması ve bunun sonucunda koloninin normal biçimde işleyememesi olgusunun adıdır. Burada colony, birlikte yaşayan bir arı topluluğunu ifade eder; başka bir ülkenin yönetimindeki toprak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümledeki known as colony collapse disorder ifadesini en iyi hangi açıklama karşılar?

  1. Olgunun adı koloni çöküş bozukluğudur.
  2. Her kolonideki bütün arılar çoktan ölmüştür.
  3. Olgu yalnızca siyasi anlamdaki bir kolonide gerçekleşir.
Cevabı göster

Olgunun adı koloni çöküş bozukluğudur.