Donmuş Balık Havuzunda Kuru Buz Ne Yapar?: İngilizce çalışma notları

TKOR

Öğrenme zorluğu
625 kelime 261 kel/dk

Video özeti: Sunucu ince buzla kaplı havuza kuru buz atıyor; kabarcıkları, sisi ve buz değişimlerini izleyip nedenleri üzerine akıl yürütüyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “dry ice” — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: bunun su buzu değil katı karbondioksit olduğunu anlayıp gazı ve sisi gerçek anlamıyla açıklayın. 2. “get it to penetrate” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: kuvvet, ikna veya sürecin eylem ya da sonuç doğurduğunu anlatan get + nesne + to-infinitive yapısını kullanın. 3. “there you have it.” — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: kanıt veya gösterim sonrasındaki kısa kapanışı tanıyın ve özete geçmeden sonucu işaretleyin.

Bu derste

Hey what's up guys, Ton ve niyet

0:00

Selam millet, naber,

Ton ve niyet

samimi bir selamlama olarak what's up guys

Burada what's up, guys? ifadesi, Hi, everyone ifadesine benzeyen ve bir gruba yönelik samimi bir selamlamadır. Konuşmacı videoyu açıp izleyicileri karşılıyor; kelimesi kelimesine tepelerinde ne olduğunu sormuyor veya ciddi bir durum raporu istemiyor. Bu samimi kullanımda guys bütün izleyici grubuna hitap eder ve yalnızca erkekler anlamına gelmek zorunda değildir. Başka durumlara uygulanabilen kalıp, what's up + gruba hitap sözüdür ve sıcak, tanıdık bir ton yaratır.

Alıştırma

Samimi bir videonun başında 'What's up, guys?' büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. İzleyicilerin üzerinde bulunan bir şeyle ilgili soru.
  2. Herkesin ne olduğunu ciddi biçimde anlatmasını isteyen bir talep.
  3. İzleyicilere dostça bir selam.
Cevabı göster

İzleyicilere dostça bir selam.

we're back today with another dry ice experiment. Kültür

0:01

bugün başka bir kuru buz deneyiyle geri döndük.

Kültür

dry ice katı karbondioksit demektir

Dry ice, katı karbondioksitin (CO2) günlük dildeki adıdır. Bu cümlede deney malzemesini belirtir; dry sözcüğü sıradan su buzunun kuru olduğunu anlatmaz. Normal basınçta kuru buz, eriyip suya dönüşmek yerine doğrudan katı hâlden karbondioksit gazına geçer. Buna süblimleşme denir. Gazın kendisi görünmez; kuru buzun çevresindeki beyaz bulut, çoğunlukla yakındaki hava soğuduğunda oluşan çok küçük su damlacıklarıdır.

Alıştırma

Derste geçen iki sözcüklü terimle İngilizce bilim cümlesini tamamlayın: Solid carbon dioxide is commonly called ____.

Cevabı göster

dry ice

Dry ice is extremely cold,

0:03

Kuru buz son derece soğuktur,

but it never gets old. Deyimler

0:05

ama modası asla geçmez.

Deyimler

never gets old: tekrarlandıkça sıkıcı olmayan

Never gets old, bir şeyin birçok kez deneyimlendikten sonra bile eğlenceli, ilginç veya tatmin edici kalması demektir. Bu cümlede kuru buzu izlemek hâlâ eğlenceli ve etkileyicidir; old yaşla ilgili değildir. İfade ayrıca küçük bir kelime oyunu oluşturur: cold kuru buzun gerçek sıcaklığını anlatırken old, yeniliğini veya çekiciliğini kaybetme fikrine geçer.

Alıştırma

“Birçok tekrardan sonra bile eğlenceli kalır” anlamındaki ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: We have watched this clip ten times, and it ____.

Cevabı göster

never gets old

You've seen people throwing this stuff in their swimming pool

0:06

İnsanların bunu yüzme havuzlarına attığını görmüşsünüzdür

where it makes a really cool effect.

0:08

gerçekten harika bir etki yaratıyor.

And you might remember last summer I went to the hot springs

0:09

Ve geçen yaz kaplıcalara gittiğimi hatırlayabilirsiniz

and dumped in 100 lb of this stuff

0:11

ve bunun 100 pound'unu döktüm

to see how it would react with hot water. Kalıp ifadeler

0:13

sıcak su ile nasıl tepki vereceğini görmek için.

Kalıp ifadeler

react with + bir madde

X reacts with Y kalıbında with, X'in etkileşime girdiği diğer maddeyi belirtir. Burada kuru buzun sıcak suyla karşılaştığında gözle görülür bir tepki göstermesi anlatılır. React kullanılması her zaman yeni bir kimyasal maddenin oluştuğunu kanıtlamaz. Deney anlatımlarında gözlemlenebilir fiziksel veya kimyasal bir tepkiyi daha geniş anlamda ifade edebilir; değişimin türü önemliyse daha kesin bir ifade kullanın.

Alıştırma

Bilimsel bir açıklamada ikinci maddeyi belirten doğal ifadeyi seçin: Vinegar can ___ baking soda and make bubbles.

  1. react with
  2. react to
  3. react at
Cevabı göster

react with

But today the ground is frozen over. Öbek fiiller

0:15

Ancak bugün yer buz tuttu.

Öbek fiiller

frozen over: buzla kaplanan yüzey

Bu cümlede frozen over, yüzeyin bir buz tabakasıyla kaplanması demektir. Odak noktası yüzeydeki sonuçtur: zeminin üzerinde buzlu bir tabaka vardır. Bu ifade, alttaki her şeyin tamamen donduğu anlamına gelmez. Freeze over özellikle gölet, göl, su birikintisi ve açıkta kalan diğer yüzeylerle sık kullanılır; be frozen over ise ortaya çıkan durumu anlatır.

Alıştırma

Yüzeyin buzla kaplanmasını anlatan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: By sunrise, the pond had ____.

Cevabı göster

frozen over

My fish pond has a thin layer of ice,

0:16

Balık havuzumda ince bir buz tabakası var,

so I wanted to see what would happen Dilbilgisi

0:18

bu yüzden ne olacağını görmek istedim

if we tried throwing dry ice into a frozen fish pond.

0:20

donmuş bir balık havuzuna kuru buz atmayı deneseydik.

Dilbilgisi

what would happen if we tried ...: gömülü varsayımsal soru

What would happen if ... hayal edilen bir koşulun olası sonucunu sorar. Burada tüm yan cümle see fiilinin nesnesidir: konuşan kişi cevabı öğrenmek ister; bu nedenle ayrı bir soru değil, cümleye gömülü bir sorudur. Would ve tried fiilinin geçmiş zaman biçimi, durumu geçmişe yerleştirmek yerine varsayımsal yapar. Try + -ing, sonucunu görmek için bir eylemi denemek demektir. What, happen fiilinin öznesi olduğu için doğru sıra what would happen şeklindedir; what happen would değildir.

Alıştırma

Cümleyi what would happen if we tried + -ing varsayım yapısıyla tamamlayın: We wanted to find out ____ if we ____ moving the desk closer to the window.

Cevabı göster

what would happen · tried

Let's check it out. Öbek fiiller

0:23

Hadi bir bakalım.

Öbek fiiller

check it out: bir göz atmak

Bu cümlede check it out, “ona bakmak, onu izlemek ya da ne olacağını görmek” anlamına gelir. Konuşmacı başkalarını deneyi gözlemlemeye çağırıyor; bir şeyi doğrulamalarını ya da otelden çıkış yapmalarını istemiyor. Burada check out ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne it gibi bir zamir olduğunda zamir ortaya gelir: check it out; check out it denmez.

Alıştırma

Arkadaşınız size komik bir video gönderiyor. Daveti check, it ve out sözcüklerini doğal sırayla kullanarak tamamlayın: Let's ____.

Cevabı göster

check it out

But

0:28

Ama

Wait, there's more. Anlatım akışı

0:29

Bekleyin, dahası var.

Anlatım akışı

Wait, there's more: merak uyandıran bir geçiş

Wait, there's more dikkati çeken bir geçiş ifadesidir. İzleyiciler tam gösterinin bittiğini düşünecekken wait bu beklentiyi kısa süreliğine keser, there's more ise ek bir sonuç, eylem ya da açıklama geleceğini bildirir. Buradaki more, sayılabilen nesnelerin sayısının mutlaka artması değil, ek içerik anlamına gelir. İfade, bir sonraki açıklamadan önce merak yaratarak sunumdaki bilgileri düzenler.

Alıştırma

Bir sunumcu bir sonucu gösterdikten sonra Wait, there's more genellikle neyi bildirir?

  1. Sırada ek ve muhtemelen şaşırtıcı içerik var.
  2. İzleyicilerin daha çok sayıda nesne sayması gerekiyor.
  3. Sunum sona erdi ve herkes gitmek zorunda.
Cevabı göster

Sırada ek ve muhtemelen şaşırtıcı içerik var.

We're going to throw this bucket of dry ice into our fish pond.

0:38

Bu kova dolusu kuru buzu balık havuzumuza atacağız.

And don't worry, Ton ve niyet

0:41

Ve endişelenmeyin,

there aren't any fish in there.

0:41

içeride hiç balık yok.

Ton ve niyet

don't worry: endişeyi önceden fark edip hafifletmek

“Don't worry” biçim olarak bir emir cümlesidir, ancak burada dinleyiciye bir şeyi yapmayı bırakmasını söylemez. Olası bir endişeyi fark eder ve gölette balık bulunmadığı gerekçesini vermeden önce dinleyiciyi rahatlatır. Bu kalıbı önce endişeyi kabul etmek, ardından durumu güvenli veya yönetilebilir gösteren bilgiyi eklemek için kullanın: “Don't worry, ...” ya da “Don't worry; ...”.

Alıştırma

Hangi cümle bir endişeyi önceden fark edip hemen güven vermek için “don't worry” ifadesini kullanır?

  1. Don't worry, I saved a backup of the document.
  2. Never mind; let's discuss a different document.
  3. Watch out—the document may have been deleted.
Cevabı göster

Don't worry, I saved a backup of the document.

Now this just froze over last night,

0:43

Şimdi bu daha dün gece dondu,

so the layer of ice isn't that thick. Dilbilgisi

0:44

bu yüzden buz tabakası o kadar kalın değil.

Dilbilgisi

isn't that thick: derece bildiren that

“isn't that thick” ifadesindeki “that”, “o derece” veya “beklenebileceği kadar” anlamına gelir. “Thick” sıfatını niteler; belirli bir nesneyi göstermez. “not + that + sıfat” olumsuz kalıbı, bir niteliğin beklenen ya da hayal edilen düzeyin altında olduğunu yumuşak bir şekilde söyler. Burada konuşmacı buzun çok kalın olmadığını daha yumuşak ifade eder ve olası bir beklentiyi düzeltir.

Alıştırma

Cümleyi “beklendiği kadar zor değil” anlamındaki iki sözcüklü derece kalıbıyla tamamlayın: The puzzle isn't ____, so we can finish it together.

Cevabı göster

that hard

That means if we throw the dry ice hard enough,

0:46

Bu, kuru buzu yeterince sert atarsak,

we might be able to get it to penetrate straight through Dilbilgisi

0:47

doğrudan delip geçmesini sağlayabiliriz

down into the water.

0:49

suya doğru.

Dilbilgisi

get it to penetrate: get + nesne + to'lu mastar

get it to penetrate ifadesinde get, "elde etmek" değil, "yaptırmak" veya "yapmasını sağlamak" anlamındadır. Kalıp get + nesne + to'lu mastar şeklindedir: it kuru buzu belirtir; to penetrate ise yeterli kuvvetin ortaya çıkarabileceği sonucu anlatır. Bu kalıbı, özne nesnenin bir eylemi yapmasını sağladığında, onu ikna ettiğinde veya bir sonuca ulaşmasını mümkün kıldığında kullanın. Nesneden sonraki fiil to alır.

Alıştırma

Antrenörün takımı ikna ettiğini anlatmak için get + nesne + to + fiil yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The coach got the team practice indoors.
  2. The coach got to the team practice indoors.
  3. The coach got the team to practice indoors.
Cevabı göster

The coach got the team to practice indoors.

Is the dry ice going to crack through

0:50

Kuru buz çatlayıp geçecek mi

or is it just going to skitter around on the top? Kelime

0:52

yoksa sadece üstünde kayıp duracak mı?

Kelime

skitter around: yüzeyde hızlı ve düzensiz hareket

Skitter, bir yüzey üzerinde küçük, hafif ve çoğu zaman düzensiz sıçramalarla veya kaymalarla hızla hareket etmek demektir. Around, belirli tek bir yol izlemek yerine farklı yönlere hareket etme anlamını ekler. Burada skitter around on the top, kuru buzun buzu delmek yerine buz yüzeyinde kalıp farklı yönlere hareket etmesini anlatır. Move veya slide ile karşılaştırıldığında skitter, hızlı, ani ve hafifçe sıçrayan bir hareketi daha canlı biçimde gösterir.

Alıştırma

Hangi durum skitter around ile en iyi şekilde anlatılır?

  1. Bir tren düz bir ray boyunca düzenli biçimde ilerler.
  2. Küçük boncuklar sert bir zeminde hızla ve öngörülemez biçimde hareket eder.
  3. Bir kişi masada sessizce oturur.
Cevabı göster

Küçük boncuklar sert bir zeminde hızla ve öngörülemez biçimde hareket eder.

This will be interesting to see.

0:54

Bunu görmek ilginç olacak.

Let's see what happens

0:56

Neler olacağını görelim

if we just throw one chunk of dry ice in there.

0:56

eğer oraya sadece bir parça kuru buz atarsak.

That's awesome.

1:02

Bu harika.

But it's going to take a little bit more Kelime

1:03

Ama delip geçmesi için

to get it through.

1:04

biraz daha fazlası gerekecek.

Kelime

take a little bit more: ek bir miktar gerektirmek

Buradaki take, 'almak' veya 'taşımak' değil, 'gerektirmek' anlamındadır. something takes X kalıbı, bir sonuca ulaşmak için X'in gerekli olduğunu anlatır. A little bit more, durumdan anlaşılabildiği için tam olarak neyin biraz daha gerektiğini söylemez. Daha fazla güç, malzeme, zaman veya emek kastedilebilir; eksik fikir bağlamdan tamamlanır.

Alıştırma

Cümleyi, ek çaba gerektiğini anlatan dersteki ifadeyle tamamlayın: This box is heavy, so it is going to ____ to move it.

Cevabı göster

take a little bit more

And look how

1:04

Ve şuna bakın

Wow, look at what it's doing to the underneath the ice here.

1:05

Vay canına, şurada buzun altına ne yaptığına bakın.

It's actually forming carbon dioxide gas

1:07

Aslında karbondioksit gazı oluşturuyor

right underneath the ice.

1:09

tam buzun altında.

That was unexpected.

1:11

Bu beklenmedikti.

But I guess it makes sense. Ton ve niyet

1:13

Ama sanırım mantıklı.

Ton ve niyet

I guess it makes sense: temkinli kabul

I guess, sonucu daha yumuşak ve daha az kesin hâle getirir. Konuşanın tamamen emin olduğunu iddia etmediğini ve önceki görüşünü hâlâ değiştiriyor olabileceğini gösterir. It makes sense, bir şeyin mantıklı veya anlaşılır göründüğü anlamına gelir. I guess it makes sense birlikte kullanıldığında genellikle şaşkınlık ya da şüpheden temkinli kabule geçişi gösterir: konuşan artık makul bir açıklama görür, ancak vurgulu bir kesinlik yerine ihtiyatlı konuşur.

Alıştırma

Konuşan 'I guess it makes sense' diyerek nasıl bir tutum gösteriyor?

  1. Konuşan, makul bir açıklama olduğunu temkinli biçimde kabul ediyor.
  2. Konuşan tamamen emin ve sonucu güçlü biçimde vurguluyor.
  3. Konuşan durumun hiçbir şekilde anlaşılamayacağını söylüyor.
Cevabı göster

Konuşan, makul bir açıklama olduğunu temkinli biçimde kabul ediyor.

I'm going to throw another piece down right beside it

1:14

Hemen yanına bir parça daha atacağım

and see if we can get the same effect. Kalıp ifadeler

1:15

ve aynı etkiyi elde edip edemeyeceğimizi göreceğim.

Kalıp ifadeler

get the same effect: aynı etkiyi yeniden oluşturmak

Bu cümlede get the same effect, bir eylem tekrarlandığında “gözlemlenebilir aynı etkiyi üretmek veya elde etmek” anlamına gelir. Buradaki get, bir şeyi fiziksel olarak almak değil, bir sonuca ulaşmak demektir. get + the same + effect yapısı; yöntemleri, malzemeleri veya koşulları karşılaştırırken bunların eşdeğer bir etki oluşturup oluşturmadığını sormak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “gözlemlenebilir aynı etkiyi üretmek” anlamına gelen dört kelimelik ifadeyle tamamlayın: We changed the filter to see if we could ____.

Cevabı göster

get the same effect

Now we need to go all the way through the ice.

1:18

Şimdi buzun tamamını geçmemiz gerekiyor.

There we go. Ton ve niyet

1:22

İşte başlıyoruz.

Ton ve niyet

There we go: başarılı sonucu belirten tepki

There we go, bir eylemin işe yaradığı veya amaçlanan duruma ulaştığı anda kullanılan günlük bir tepkidir. Burada insanların bir yere gittiğini değil, “İşe yaradı” veya “Tamamlandı” anlamını taşır. Genellikle küçük bir işin bittiğini belirtir ve izleyen ya da yardım eden herkese başarılı ilerlemeyi gösterir.

Alıştırma

Sıkışan kapak sonunda açılıyor. Tepkiyi, derste geçen ve başarıyı belirten üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: “____!”

Cevabı göster

There we go

Oh,

1:23

Oh,

this is actually going to be really cool.

1:23

bu gerçekten harika olacak.

Here goes another one right over here. Kalıp ifadeler

1:26

İşte şuraya bir tane daha geliyor.

Kalıp ifadeler

Here goes another one: eylemi gerçekleştiği anda bildirmek

Here goes another one, konuşan kişinin bir nesneyi daha bıraktığı, düşürdüğü, fırlattığı veya çalıştırdığı anda kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Here, eylemi konuşanın yakınında şu anda gerçekleşen bir şey olarak sunar; another one ise aynı türden bir tane daha demektir. İfade, Here goes + isim öbeği biçimindeki devrik yapıyı kullanır. Bu nedenle hareket ettirilen veya çalıştırılan şey goes sözcüğünden sonra gelir. Konuşan kişi, eylemi yaparken aynı anda onu duyurabilir.

Alıştırma

İkinci kâğıt topu kutuya tam o anda fırlattığınızı hangi cümle doğal biçimde bildirir?

  1. There is another one!
  2. Here we go!
  3. Here goes another one!
Cevabı göster

Here goes another one!

See once the dry ice is under there, Dilbilgisi

1:31

Bakın, kuru buz oranın altına girdiğinde,

it releases carbon dioxide,

1:32

karbondioksit açığa çıkarır,

Dilbilgisi

once the dry ice is under there: sonucu tetikleyen koşul

Once burada bir zaman koşulu getirir: kuru buz önce buzun altına geçer ve bu duruma ulaşıldığında karbondioksit salınır. Buradaki anlamı bir kez değildir. Once + yan cümle yapısı, ana sonucun hangi koşulla tetiklendiğini belirtir. Süreçlerde ve gelecekteki durumlarda, sonuç daha sonra gerçekleşse bile once yan cümlesinde genellikle geniş zaman kullanılır: Once the light is on, press Start.

Alıştırma

Once the green light is on, press the start button. cümlesinde once ne anlama gelir?

  1. Işık yanmadan önce
  2. Yalnızca bir kez
  3. Gerekli koşul sağlanır sağlanmaz
Cevabı göster

Gerekli koşul sağlanır sağlanmaz

but the carbon dioxide gets trapped under the layer of ice Dilbilgisi

1:34

ancak karbondioksit buz tabakasının altında hapsolur

Dilbilgisi

gets trapped: get ile edilgen yapı

gets trapped ifadesinde get, “elde etmek” anlamına gelmez. Get + geçmiş zaman ortacı, get ile edilgen yapı kurar: özne eylemden etkilenir ve ortacın belirttiği duruma girer. Burada karbondioksit, buzun altından çıkamayacağı bir duruma gelir. Bu yapı get stuck, get hurt ve get lost örneklerinde olduğu gibi genellikle belirgin bir değişimi veya sonucu, özellikle de planlanmamış ya da istenmeyen bir sonucu anlatır. Zamanı get taşır; bu nedenle gets trapped simple present yapıdadır.

Alıştırma

Hangi cümle istenmeyen bir sonucu vurgulamak için get ile edilgen yapı kullanır?

  1. My boot got trapped between two rocks.
  2. My boot got a trap between two rocks.
  3. My boot trapped two rocks.
Cevabı göster

My boot got trapped between two rocks.

and exposes it.

1:36

ve onu açığa çıkarır.

Oh man,

1:38

Aman tanrım,

that's cool.

1:38

bu harika.

Look closely at what happens here.

1:39

Burada ne olduğuna yakından bakın.

There's an air bubble

1:41

Bir hava kabarcığı var

and then the carbon dioxide infuses into it

1:42

ve sonra karbondioksit onun içine dolar

and then it rushes out

1:44

ve sonra dışarı fırlar

and disappears.

1:45

ve kaybolur.

What a sweet effect. Dilbilgisi

1:46

Ne tatlı bir etki.

Dilbilgisi

What a + sıfat + tekil isim! ünlem yapısı

What a sweet effect. cümlesi, What + a/an + sıfat + tekil sayılabilen isim ünlem kalıbını kullanır. Burada sweet ünsüz sesiyle başladığı için a kullanılır. Bu bir ünlem cümlesidir; dolayısıyla what bilgi sormaz, konuşan kişi güçlü bir beğeni ifade eder. Burada sweet gündelik bir kullanımdır ve “mükemmel”, “hoş” ya da “çok iyi” anlamına gelir; “şekerli” demek değildir. Çoğul veya sayılamayan isimlerle a/an kullanılmaz: What beautiful colors! What lovely weather!

Alıştırma

Eksik artikeli yazarak ünlemi tamamlayın: What ____ wonderful surprise!

Cevabı göster

a

What's cool about that gas is it's still got that misty, Dilbilgisi

1:49

Bu gazın harika yanı, o puslu halini

foggy vapor.

1:52

sisli buharını hala koruması.

Dilbilgisi

What's cool about X is Y: bir özelliği öne çıkarmak

What's cool about that gas is ... ifadesi What's + adjective + about X + is + Y kalıbını kullanır. İlk bölüm konuyu ve değerlendirme türünü belirtir; ikinci is’ten sonraki yan cümle ise bu değerlendirmeyi destekleyen özelliği verir. Burada what's, what is ifadesinin kısaltmasıdır. Gazın tanımını soran bir soru değildir. Konuşan kişi, dinleyenin dikkatini belirgin bir görsel özelliğe yöneltir: gazda hâlâ puslu ve sisli bir buhar vardır.

Alıştırma

Konu–açıklama kalıbını eksik iki sözcükle tamamlayın: ____ useful about this flashlight ____ that it can signal for help.

Cevabı göster

What's · is

Let's just go ahead and do the whole bucket. Kalıp ifadeler

1:54

Hadi devam edip tüm kovayı boşaltalım.

Kalıp ifadeler

go ahead and: sıradaki eyleme geçmek

go ahead and do içindeki go ahead and + fiilin yalın hâli, bir eyleme şimdi devam edip onu gerçekleştirmek anlamına gelir. Fiziksel olarak ileri gitmeyi anlatmaz; and’den sonraki fiil yapılacak eylemi belirtir. Let's just ile birlikte kullanıldığında konuşan kişi bunu pratik bir grup önerisine dönüştürür: beklemeye veya denemeyi sürdürmeye gerek yoktur, bu yüzden kovanın tamamını kullanabilirler. Bu kalıp, konuşmayı karar verme aşamasından eyleme geçme aşamasına taşımaya yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi “eylemi şimdi gerçekleştirmeye devam etmek” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The plan is approved, so let's ____ book the room.

Cevabı göster

go ahead and

Wow,

1:59

Vay canına,

that is cool.

2:01

bu harika.

I think the coolest thing about this is just the setting.

2:11

Bence buradaki en harika şey ortamın kendisi.

With everything frozen over,

2:13

Her şey donmuşken,

it kind of looks like one of those foggy English mornings Ton ve niyet

2:14

tıpkı şu sisli İngiliz sabahlarından birine benziyor

Ton ve niyet

kind of looks like: görsel bir karşılaştırmayı yumuşatmak

Kind of, looks like ifadesini yumuşatır. Benzerliğin kısmi veya yalnızca bir izlenim olduğunu gösterir; dolayısıyla konuşan kişi iki şeyin tamamen aynı olduğunu ileri sürmez. Burada kind of, looks like fiil grubundan önce kullanılan konuşma diline özgü bir yumuşatıcıdır. Aynı kalıbı, görsel bir değerlendirmeyi biraz belirsizlik veya esneklik bırakarak anlatmak için kullanabilirsiniz.

Alıştırma

“It kind of looks like a castle” cümlesinde kind of ne yapar?

  1. Karşılaştırmayı yumuşatır ve yaklaşık hâle getirir.
  2. Konuşan kişinin kaleyi göremediğini söyler.
  3. Belirli bir kale türünü tanımlar.
Cevabı göster

Karşılaştırmayı yumuşatır ve yaklaşık hâle getirir.

with the uh foggy vapor rolling around.

2:17

etrafta dolanan sisli buharıyla.

Definitely gives it a different feel Kalıp ifadeler

2:19

Kesinlikle kaplıcalarda hissettiğimizden

than we had at the hot springs.

2:20

farklı bir his veriyor.

Kalıp ifadeler

gives it a different feel: farklı bir atmosfer yaratmak

Give something a ... feel, “bir şeyin veya yerin belirli bir atmosfere ya da izlenime sahip olmasını sağlamak” anlamına gelir. Burada gives fiziksel olarak bir nesne vermeyi anlatmaz; feel ise “atmosfer” anlamında kullanılan bir isimdir. Yeniden kullanılabilen kalıp give + nesne + a/an + sıfat + feel şeklindedir. Gives it a different feel ifadesinde it sahneyi belirtir, different ise atmosferin öncekinden aynı olmadığını gösterir.

Alıştırma

Atmosferi betimlemek için give something a ... feel yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The soft lamps give a welcoming feel the cafe.
  2. The soft lamps give the cafe a welcoming feel.
  3. The soft lamps give the cafe welcoming feel.
Cevabı göster

The soft lamps give the cafe a welcoming feel.

I could probably like stick my bucket on there.

2:22

Kovamı muhtemelen şuraya koyabilirim.

And a bucket just sitting there.

2:24

Ve öylece duran bir kova.

Random.

2:26

Rastgele.

If you get in close here, Kalıp ifadeler

2:29

Eğer buraya yaklaşırsanız,

you can see these bubbles going crazy Deyimler

2:30

bu baloncukların çıldırdığını görebilirsiniz

Kalıp ifadeler

get in close: görmek için yaklaşmak

Get in close, bir şeyi daha iyi görebilmek için bedeninizi veya kamerayı ona doğru yaklaştırmak demektir. Get konum değişikliğini, in ise gözlemlenen nesneye doğru hareketi belirtir. Burada close, “yakın” anlamındadır. Konuşmacı izleyiciyi daha kısa bir mesafeden bakmaya çağırır; ifade içeri girmek veya bir şeyi kapatmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir fotoğrafçı, arkadaşının küçük bir böceği daha iyi görmek için ona yaklaşmasını istiyor. Hedef ifadeyi en doğru kullanan talimat hangisidir?

  1. Close it so you can see its wings.
  2. Get in close so you can see its wings.
  3. Close in on it so you can see its wings.
Cevabı göster

Get in close so you can see its wings.

Deyimler

going crazy: aşırı hareketli hâle gelmek

See these bubbles going crazy ifadesinde going crazy, gözle görülen hareketi tanımlar. Kabarcıkların son derece hızlı ve karmaşık biçimde hareket ettiğini söylemenin gündelik ve abartılı bir yoludur; zihinsel bir durumdan söz etmez. Daha genel olarak go crazy, bir nesnenin, olayın veya durumun alışılmadık derecede hareketli, yoğun ya da kontrolsüz hâle gelmesini anlatabilir. Yoğunluğun tam olarak ne anlama geldiği özneye ve bağlama bağlıdır.

Alıştırma

“The printer is going crazy and spitting out page after page,” cümlesinde going crazy ne anlama gelir?

  1. Alışılmadık derecede yoğun ve kontrolsüz biçimde çalışıyor.
  2. Çalışmayı tamamen durdurdu.
  3. Bir insan gibi mantıksız düşünüyor.
Cevabı göster

Alışılmadık derecede yoğun ve kontrolsüz biçimde çalışıyor.

and if you listen carefully,

2:32

ve dikkatle dinlerseniz,

it almost sounds like they're squealing. Ton ve niyet

2:33

neredeyse cıyaklıyorlarmış gibi duyuluyor.

Ton ve niyet

Yaklaşık bir ses benzerliği için almost sounds like

'Almost sounds like', ses karşılaştırmasını kesin değil yaklaşık olarak sunar. Konuşmacı seste ciyaklamaya benzerlik duyar, ancak baloncukların gerçekten ciyakladığını iddia etmez. 'Almost', 'sounds like' ile kurulan benzerliğin derecesini sınırlar; sesin çıkmasına ramak kaldığı anlamına gelmez. 'Like'tan sonra 'they're squealing' gibi tam bir yan cümle gelerek duyulan izlenimi adlandırabilir.

Alıştırma

Ses karşılaştırmasını yaklaşık hâle getiren dersteki üç sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: From the hallway, the old printer ____ it is groaning.

Cevabı göster

almost sounds like

You know what's interesting Anlatım akışı

2:40

Biliyor musunuz ilginç olan

is a lot of the ice looks like it's kind of disappeared now.

2:40

buzun büyük bir kısmının artık yok olmuş gibi görünmesi.

Anlatım akışı

Odağı değiştiren bir kalıp olarak You know what's interesting is

'You know what's interesting is', konuşmada odağı belirleyen bir kalıptır. Sıradaki düşüncenin dikkate değer olduğunu bildirir ve dinleyicinin dikkatini önceki gözlemden yeni bir gözleme taşır. Buradaki 'you know' bir söylem belirleyicisidir; dinleyicinin bilgisini gerçekten sınayan bir soru değildir. Ana gözlem 'is'ten sonra gelir; gündelik konuşmada sonraki tam yan cümleden önce gelen 'that' atılabilir.

Alıştırma

'You know what's interesting is the garden stayed green through the heat,' cümlesinde başlangıçtaki kalıp ne yapar?

  1. Dikkati, konuşmacının dikkate değer bulduğu yeni bir gözleme yönlendirir.
  2. Konuşmacının bahçenin yeşil kalıp kalmadığından emin olmadığını gösterir.
  3. Dinleyiciden bahçeyle ilgili durumu zaten bildiğini doğrulamasını ister.
Cevabı göster

Dikkati, konuşmacının dikkate değer bulduğu yeni bir gözleme yönlendirir.

It wasn't a very thick layer,

2:43

Çok kalın bir tabaka değildi,

but the agitation from all those bubbles

2:45

ancak tüm o baloncukların yarattığı çalkantı

must be uh dissipating that ice layer quickly. Dilbilgisi

2:47

o buz tabakasını hızla dağıtıyor olmalı.

Dilbilgisi

must be dissipating: devam eden bir süreç hakkında güçlü çıkarım

Burada must be dissipating, konuşanın gördüğü kanıtlara dayanarak hareketlenmenin buz tabakasını yok etmekte olduğu sonucuna güçlü biçimde vardığını anlatır. Kanıt, buzun hızla değişmesidir; bu yüzden must bir zorunluluk değil, çıkarım bildirir. must be + fiil-ing kalıbı, çıkarımı yapılan sürecin şimdi veya içinde bulunulan zaman diliminde devam ettiğini gösterir. Doğal konuşmada uh duraksaması kalıbın arasına girebilir, ancak must be dil bilgisi bakımından yine dissipating ile bağlantılıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede must, şu anda devam eden bir eylem hakkında güçlü bir çıkarım yapmak için kullanılmıştır?

  1. The lights are on, so Maya must be working late.
  2. Maya worked late yesterday.
  3. Maya must work late because her manager requires it.
Cevabı göster

The lights are on, so Maya must be working late.

Look what's happening to the edges of the ice

2:49

Kuru buzun girdiği yerin etrafındaki

around where the dry ice went in.

2:51

buzun kenarlarına ne olduğuna bakın.

It's like reforming a frost layer.

2:52

Sanki bir don tabakasını yeniden oluşturuyor gibi.

It might be water spattering out

2:55

Su dışarı sıçrıyor

and then refreezing to that ice layer.

2:57

ve sonra o buz tabakasına tekrar donuyor olabilir.

Whatever it is, Dilbilgisi

2:59

Her neyse,

that looks pretty cool.

2:59

oldukça havalı görünüyor.

Dilbilgisi

Whatever it is,: bilinmeyen kimliği bir kenara bırakmak

Whatever it is, “her neyse” veya “ne olursa olsun” anlamına gelir. Konuşan, şeyin ne olduğunun ya da açıklamasının henüz bilinmediğini kabul eder; ardından bu belirsizliğin sonraki yargıyı değiştirmediğini söyler: oldukça havalı görünmektedir. Bu yan cümle, cümlenin başında bir ödünleme çerçevesi kurar. Tam kimlik veya açıklama bilinmediği hâlde sonraki düşünce geçerliliğini koruyorsa Whatever it is, + ana cümle yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle, tam olarak ne olduğunun bilinmediğini ama sonraki yargının yine de geçerli olduğunu anlatır?

  1. Whatever it is, it looks expensive.
  2. Whatever. It looks expensive.
  3. What is it? It looks expensive.
Cevabı göster

Whatever it is, it looks expensive.

So that is super cool.

3:01

Yani bu süper havalı.

And of course it makes sense

3:02

Ve elbette mantıklı

that if you trap dry ice underneath the ice,

3:03

kuru buzu buzun altına hapsederseniz,

carbon dioxide is going to build up a layer underneath. Öbek fiiller

3:05

karbondioksit altta bir tabaka oluşturacaktır.

Öbek fiiller

“Zamanla birikmek” anlamındaki build up

Burada build up, “zamanla birikmek” anlamına gelir. Karbondioksit buzun altında toplanır ve giderek büyüyen bir tabaka oluşturur; a layer, birinin inşa ettiği bir yapıyı değil, birikmenin sonucunu belirtir. Yaygın ve başka durumlarda da kullanılabilen kalıp “something builds up” şeklindedir; biriken şey özne olur: pressure builds up, dust builds up veya stress builds up.

Alıştırma

İngilizce cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? When air cannot escape, pressure can _____ inside the container.

  1. break down
  2. build up
  3. give off
Cevabı göster

build up

Fantastic experiment.

3:07

Harika bir deney.

I'm really glad that we tried that today.

3:08

Bunu bugün denediğimiz için gerçekten çok mutluyum.

So there you have it. Anlatım akışı

3:10

İşte bu kadar.

Anlatım akışı

Bir kapanış işareti olarak There you have it

There you have it, sabit bir kapanış ifadesidir. Konuşan kişi kanıtları, adımları veya sonucu gösterdikten sonra bu ifadeyi “İşte açıklamanın veya sonucun tamamı” mesajını vermek için kullanır. Gösterimi sona erdirip dinleyiciyi son özete hazırlayarak konuşmadaki bilgileri düzenler.

Alıştırma

Hangi durumda There you have it doğal bir kapanış ifadesi olur?

  1. Bir müşteri bir nesnenin nerede olduğunu sorarken
  2. Sunumu yapan kişi bütün adımları ve son sonucu gösterdikten sonra
  3. Sunumu yapan kişi açıklamaya başlamadan önce
Cevabı göster

Sunumu yapan kişi bütün adımları ve son sonucu gösterdikten sonra

Very cool experiment throwing dry ice into icy water.

3:11

Buzlu suya kuru buz atmak çok harika bir deney.

Thanks so much for joining me for this video

3:14

Bu videoda bana katıldığınız için çok teşekkür ederim

and I'll be looking for you in the next one.

3:15

ve bir sonrakinde görüşmek üzere.

Talk to you then.

3:17

O zaman görüşürüz.

Ice knife.

3:20

Buz bıçağı.

Cha!

3:21

Çaa!