Kontrolden çıkmış yapay zeka bilmecesini çözebilir misiniz? - Dan Finkel: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
819 kelime 180 kel/dk

Video özeti: Sırayla su boşaltmaya dayalı bir bulmaca, sondan geriye doğru düşünmenin tekrarlanan kayıp seviyelerini nasıl ortaya çıkardığını ve NIM’e karşı kesin zafer sağladığını gösteriyor; ardından zehirli çikolata sorusunda benzer bir strateji uygulanıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. can't leave anything up to chance. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: leave something up to chance ifadesinin sonucu şansın belirlemesine izin vermek olduğunu anlayın ve bir planın olası her karşılığı kapsaması gerektiğinde olumsuz biçimini kullanın. 2. not only are one, three, and four winning levels, but so are five and six, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Cümle başındaki not only sonrasında oluşan devrik yapıyı tanıyın; so are ile aynı özelliğe sahip ikinci bir grubun kısa biçimde nasıl eklendiğini öğrenerek resmî açıklamaları geliştirin. 3. Every square is safe to eat, except the lower left one of the whole bar, which is poisonous. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Every ile genel bir kural koymayı, except ile tek istisnayı belirtmeyi ve kısıtlayıcı olmayan which yan cümlesiyle bu istisna hakkında ek bilgi vermeyi öğrenin.

Bu derste

A hostile artificial intelligence called NIM has taken over the world's computers. Notlar

0:07

NIM adlı düşmanca bir yapay zeka dünyanın bilgisayarlarını ele geçirdi.

Kelime

hostile artificial intelligence: tehdit oluşturan bir yapay zekâ

Artificial intelligence isim öbeğini oluşturur; hostile ise onu niteler. Burada hostile, yalnızca kullanımı zor veya sevimsiz olmak değil, insanlara aktif biçimde karşı olmak ya da onları tehdit etme ihtimali taşımak anlamına gelir. İfadenin tamamı bu yapay zekâ sistemini bir düşman olarak tanımlar. Başka bağlamlarda hostile zorlu veya tehlikeli koşulları anlatabilir, ancak burada NIM'in düşmanca tutumunu ve davranışını belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede hostile artificial intelligence ne anlama geliyor?

  1. zor bir ortamda üretilmiş bir yapay zekâ sistemi
  2. bazen yararsız yanıtlar veren bir yapay zekâ sistemi
  3. insanlara aktif biçimde karşı çıkan veya onları tehdit eden bir yapay zekâ sistemi
Cevabı göster

insanlara aktif biçimde karşı çıkan veya onları tehdit eden bir yapay zekâ sistemi

Öbek fiiller

taken over: kontrolü ele geçirmiş

Take over, bir şeyin kontrolünü, yönetimini veya sorumluluğunu üstlenmek demektir. Ardından doğrudan bir nesne gelebilir: NIM has taken over the world's computers, NIM'in artık bu bilgisayarları kontrol ettiği anlamına gelir; bilgisayarları fiziksel olarak başka bir yere taşıdığı anlamına gelmez. Taken, take fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Has taken over yapısında has + taken present perfect zamanı oluşturur ve kontrol değişiminin gerçekleştiğini, sonucunun da şimdi önemli olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi take over ifadesinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: The new coach has ____ the team and now makes the main decisions.

Cevabı göster

taken over

You're the only person skilled enough to shut it down Notlar

0:12

Onu kapatabilecek kadar yetenekli tek kişi sensin

Öbek fiiller

shut it down: ayrılabilen phrasal verb’de sözcük sırası

Burada shut down, bir sistemin çalışmasını durdurmak anlamına gelir. It, daha önce sözü edilen sistemi gösterir; dolayısıyla shut it down, “o sistemi durdurmak” demektir. Shut down ayrılabilen bir phrasal verb’dür. Nesne it veya them gibi bir zamir olduğunda zamir fiil ile edat parçacığının arasına gelir: shut it down. Shut down it denmez. Nesne bir isimse hem shut the system down hem de shut down the system kullanılabilir.

Alıştırma

shut, it ve down sözcüklerini doğru sıraya koyun: If the server overheats, ____ immediately.

Cevabı göster

shut it down

and you'll only have one chance.

0:15

ve sadece bir şansın olacak.

Dilbilgisi

skilled enough to: sıfat + enough + to mastarı

skilled enough to shut it down ifadesinde skilled yeteneği belirtir; enough ise bu yeteneğin eylem için gereken düzeye ulaştığını gösterir. İfadenin tamamı “onu devre dışı bırakacak kadar becerikli olmak” anlamına gelir. Kalıp sıfat + enough + to + fiilin yalın hâlidir: skilled enough to shut. Enough sıfattan sonra gelir; to ile başlayan mastar yapısı ise gereken düzeye ulaşıldığında yapılabilen eylemi belirtir.

Alıştırma

brave, enough ve to sözcüklerini doğru sıraya koyun: Maya is ____ enter the cave alone.

Cevabı göster

brave enough to

You've broken into NIM's secret lab Öbek fiiller

0:17

NIM'in gizli laboratuvarına sızdın

Öbek fiiller

broken into: bir yere izinsiz girmek

Bu cümlede broken into, NIM'in gizli laboratuvarına izinsiz, genellikle zorla veya gizlice girmek anlamına gelir. Into sözcüğünden sonra gelen yer, girilen yeri belirtir; ifade, bir şeyi parçalara ayırmak anlamına gelmez. Broken, break fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. You've (= You have) ile kullanılan have broken into, present perfect yapısındadır: izinsiz giriş zaten gerçekleşmiştir ve şu anki durum açısından önemlidir. Nesne olarak bir yer aldığında break into izinsiz girmek demektir; break into song örneğindeki gibi bir etkinlikle kullanıldığında ise aniden başlamak anlamına gelebilir.

Alıştırma

Hangi cümle birinin ofise izinsiz girdiğini doğal biçimde anlatır?

  1. Someone broke the office into during the night.
  2. Someone broke in the office during the night.
  3. Someone broke into the office during the night.
Cevabı göster

Someone broke into the office during the night.

and now you're floating in a raft

0:20

ve şimdi bir salın içinde yüzüyorsun

on top of 25 stories of electrified water. Notlar

0:21

25 katlı elektrikli bir suyun üzerinde.

Kalıp ifadeler

on top of: bir şeyin üst yüzeyinde

Burada on top of fiziksel bir konumu anlatır: sal, elektrikli suyun üst yüzeyinde yüzmekte ve su tarafından desteklenmektedir. X is on top of Y yapısında X, Y'nin tepesinde veya üst yüzeyindedir. Bu ifade, basit on sözcüğüne göre en üstte olma konumunu daha fazla vurgular. Bu cümlede anlamı mekânsaldır; ayrıca anlamına gelen ayrı soyut kullanım değildir.

Alıştırma

Bir kutu dolabın en üst yüzeyinde duruyor. Bu konumu en iyi hangi cümle anlatır?

  1. The box is on top of the cabinet.
  2. The box is under the cabinet.
  3. The box is above the cabinet.
Cevabı göster

The box is on top of the cabinet.

Kelime

25 stories: yirmi beş bina katına eşit yükseklik

Burada stories, bir binanın katı anlamındaki story sözcüğünün çoğuludur. 25 stories of electrified water ifadesinde suyun dikey derinliğinin yaklaşık yirmi beş bina katına eşit olduğu anlatılır; yirmi beş öyküden söz edilmez.

Alıştırma

Hangi cümlede stories bina katları anlamında kullanılmıştır?

  1. He told twelve stories at dinner.
  2. The hotel is twelve stories high.
  3. She published twelve stories this year.
Cevabı göster

The hotel is twelve stories high.

You've rigged up a remote that can lower the water level Notlar

0:25

Su seviyesini düşürebilen bir uzaktan kumanda ayarladın

Kalıp ifadeler

lower the water level: fiil olarak lower

lower the water level ifadesinde lower, “bir şeyin miktarını veya konumunu daha aşağıya indirmek” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Nesnesi the water level olduğundan, ifade su seviyesini düşürmek anlamına gelir. can sözcüğünden sonra gelen lower, fiilin yalın biçimidir; yalnızca karşılaştırma bildiren bir sıfat değildir. lower + nesne yapısı lower the price, lower the risk ve lower your voice ifadelerinde de kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümlede lower, “bir şeyi azaltmak” anlamında geçişli fiil olarak kullanılmıştır?

  1. The water level is low today.
  2. The boat stopped at the lower platform.
  3. The pump can lower the water level safely.
Cevabı göster

The pump can lower the water level safely.

by ejecting it from grates in the sides of the room.

0:28

suyu odanın yanlarındaki ızgaralardan dışarı atarak.

Öbek fiiller

rigged up: çalışan geçici bir düzeneği hızla kurmak

Rig up, çoğu zaman eldeki malzeme veya ekipmanı kullanarak bir şeyi çalışacak biçimde hızla kurmak ya da bir araya getirmek demektir. You've rigged up a remote ifadesinde uzaktan kumanda, özenle üretilmiş bir üründen çok, geçici olarak hazırlanmış çalışan bir kontrol düzeneğidir. You've rigged up, rig up fiilinin present perfect biçimidir. Kurulumun tamamlandığını ve şu anki durumda işe yaradığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi rig up fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: We ____ a simple shelter with a tarp and two ropes.

Cevabı göster

rigged up

If you can lower the water level to zero, Dilbilgisi

0:32

Eğer su seviyesini sıfıra düşürebilirsen,

you can hit the manual override, Kalıp ifadeler

0:34

manuel kontrolü devreye sokabilir,

Dilbilgisi

If you can ..., you can ...: koşul ve mümkün olan eylem

If you can lower the water level to zero yapısındaki if yan cümlesi koşulu verir. Ana cümle olan you can hit the manual override ise bu koşul yerine geldiğinde mümkün olan eylemi belirtir. Bu yapı kuralları, adımları ve stratejileri açıklarken kullanışlıdır. İlk can, koşulu yerine getirebilme durumuyla ilgilidir. İkinci can ise bundan sonra neyin mümkün veya kullanılabilir olduğunu belirtir; can sözcüğünün iki kullanımı, iki eylemin aynı anda gerçekleştiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi If you can ..., you can ... yapısıyla tamamlayın: ____ unlock the gate, ____ use the shortcut.

Cevabı göster

If you can · you can

Kalıp ifadeler

hit the manual override: manuel devralma kumandasını etkinleştirmek

Ekipmanlarla ilgili konuşma dilinde hit, “vurmak” değil, “basmak veya etkinleştirmek” anlamına gelebilir. Hit the manual override, bir kişinin otomatik sistemin kontrolünü devralmasını sağlayan kumandayı etkinleştirmek demektir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp hit + button, switch, key veya control şeklindedir. Eylemi hızlı ve doğrudan gösterir.

Alıştırma

Bir ekipman odasında hangi cümlede hit, “bir kumandaya basmak veya onu etkinleştirmek” anlamında kullanılmıştır?

  1. Hit the metal door with a hammer to open it.
  2. Hit the red emergency button to stop the conveyor.
  3. Hit the ball away from the window.
Cevabı göster

Hit the red emergency button to stop the conveyor.

shut NIM off, and save the day. Notlar

0:36

NIM'i kapatabilir ve günü kurtarabilirsin.

Öbek fiiller

shut NIM off: ayrılabilen bir öbek fiil

Shut off, bir makinenin, cihazın veya sistemin çalışmasını durdurmak anlamına gelir. Burada durdurulan yapay zekâ NIM olduğu için shut NIM off, “NIM'i kapatmak” demektir. Shut off ayrılabilen bir öbek fiildir. İsim olan nesne ortada veya parçacıktan sonra bulunabilir: shut the machine off ya da shut off the machine. Zamir ise ortada olmalıdır: shut it off denir, shut off it denmez.

Alıştırma

Hangi cümlede shut off, it zamiriyle doğru kullanılmıştır?

  1. Please it shut off before you leave.
  2. Please shut it off before you leave.
  3. Please shut off it before you leave.
Cevabı göster

Please shut it off before you leave.

Deyimler

save the day: kritik anda durumu kurtarmak

Save the day, kritik bir anda ciddi bir sorunu çözüp durumu iyiye çevirmek anlamına gelen bir deyimdir. Burada NIM'i kapatmak tehdidi durdurur ve bütün durumu kurtarır. Day sözcüğü takvimdeki belirli bir günü anlatmaz. Bu ifade, birinin gerekli şarj cihazını tam zamanında getirmesi gibi günlük hayattaki küçük kurtarışlar için de şakacı bir biçimde kullanılabilir.

Alıştırma

“Kritik anda durumu kurtardı” anlamındaki üç sözcüklü deyimle cümleyi tamamlayın: Our projector failed, but Lena brought a spare and ____.

Cevabı göster

saved the day

However, the AI knows that you're here

0:38

Ancak, yapay zeka burada olduğunu biliyor

and it can lower the water level too

0:41

ve o da su seviyesini düşürebilir

by sucking it through a trapdoor at the bottom of the lab.

0:43

suyu laboratuvarın altındaki bir tuzak kapısından emerek.

If NIM is the one to lower the water level to zero, Dilbilgisi

0:46

Eğer su seviyesini sıfıra indiren NIM olursa,

Dilbilgisi

is the one to lower: eylemi yapan kişi veya tarafı vurgulamak

be the one to + fiilin yalın hâli yapısı, bir eylemi gerçekleştiren belirli kişiyi, grubu veya tarafı tanımlar ve vurgular. is the one to lower ifadesinde odak yalnızca su seviyesini düşürmekte değil, bunu yapan tarafın NIM olmasındadır. Buradaki one, 1 sayısı değil bir zamirdir. be biçimi zamana ve özneye göre değişir: is the one to lower, was the one to notice, were the ones to respond.

Alıştırma

Cümleyi be the one to do yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Priya ____ notice the error before anyone else.

Cevabı göster

was the one to

you'll be sucked out of the lab Öbek fiiller

0:49

laboratuvardan dışarı emileceksin

resulting in a failed mission. Dilbilgisi

0:51

bu da görevin başarısız olmasıyla sonuçlanacak.

Öbek fiiller

be sucked out: dışarıya doğru edilgen hareket

be sucked out ifadesinde be + sucked edilgen yapıyı oluşturur: kişi veya nesne emme işini yapmaz, bu kuvvete maruz kalır. Out, içeriden dışarıya doğru hareketi gösterir. Çıkılan yer, be sucked out of the lab örneğindeki gibi out of + yer yapısıyla belirtilebilir. Bu ifade genellikle hava, su veya basıncın oluşturduğu güçlü bir çekişi anlatır; normal şekilde bir şey içmeyi ya da kişinin kendi isteğiyle dışarı çıkmasını anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi suck out ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: During decompression, loose objects can ____ of the cabin.

Cevabı göster

be sucked out

Dilbilgisi

resulting in a failed mission: bir sonuç eklemek

Resulting in, hemen önce belirtilen olayın sonucunu tanıtır. Bu -ing ifadesi önceki cümleciğe sonuç bilgisi ekler; tek başına tam bir cümle değildir. Result in ifadesinden sonra sonucu adlandıran bir isim öbeği veya -ing biçimi gelir. Burada a failed mission sonuçtur.

Alıştırma

Şiddetli yağmurun uzun bir gecikmeye neden olduğunu hangi cümle doğru biçimde anlatıyor?

  1. The heavy rain continued, resulting from a long delay.
  2. The heavy rain continued, resulting a long delay.
  3. The heavy rain continued, resulting in a long delay.
Cevabı göster

The heavy rain continued, resulting in a long delay.

Control over water drainage alternates between you and NIM Kalıp ifadeler

0:53

Suyu boşaltma kontrolü seninle NIM arasında sırayla değişir

and neither can skip a turn. Dilbilgisi

0:57

ve ikiniz de sıranızı atlayamazsınız.

Kalıp ifadeler

control over ... alternates between ...: kontrolün iki taraf arasında tekrar tekrar değişmesi

Control over water drainage, suyun nasıl tahliye edileceğine karar verme yetkisini veya gücünü ifade eder. control over + isim kalıbı neyin yönetildiğini gösterir. Temel isim control tekil olduğu için fiil alternates biçimindedir. Alternates between you and NIM, bu kontrolün iki taraf arasında tekrar tekrar gidip geldiği anlamına gelir. Buradaki alternates, bir tarafın diğerinin yerini kalıcı olarak aldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle kamera kontrolünün iki oyuncu arasında tekrar tekrar gidip geldiği anlamına gelir?

  1. Control over the camera passes from one player to the other once.
  2. One player takes permanent control over the camera.
  3. Control over the camera alternates between the two players.
Cevabı göster

Control over the camera alternates between the two players.

Dilbilgisi

neither can skip a turn: iki taraf için de geçerli bir kural

Neither, daha önce belirtilen iki tarafı ifade eder ve “ne biri ne de diğeri” anlamına gelir. Bu kuralda neither can skip a turn, iki tarafın da kendi sırasını oynaması gerektiğini belirtir. Neither zaten olumsuz anlam taşır; bu yüzden yardımcı fiil can't değil, can biçiminde kullanılır. Skip a turn, bir turda size düşen eylemi yapmamak anlamına gelen yaygın bir ifadedir.

Alıştırma

Hangi cümle iki oyuncunun da kendi sırasını oynaması gerektiğini doğru biçimde ifade eder?

  1. Neither player can skip a turn.
  2. Either player can skip a turn.
  3. Neither player can't skip a turn.
Cevabı göster

Neither player can skip a turn.

Each of you can lower the water level

0:59

Her biriniz su seviyesini düşürebilirsiniz

by exactly one, three, or four stories at a time. Kalıp ifadeler

1:01

tek seferde tam olarak bir, üç veya dört kat aşağıya.

Kalıp ifadeler

by exactly ... at a time: her değişimdeki kesin miktar

Bir değişimi anlatan ifadede by + miktar, bir değerin ne kadar değiştiğini gösterir. Burada by exactly one, three, or four stories izin verilen azalma miktarını verir; son su seviyesini belirtmez. at a time “her bir hamlede” anlamına gelir. Exactly, her hamleyi belirtilen miktarlardan biriyle sınırlar.

Alıştırma

Her değişimin miktarını gösteren iki edatla kuralı tamamlayın: The elevator rises ____ exactly five floors ____ a time.

Cevabı göster

by · at

Whoever gets the level exactly to zero on their turn Dilbilgisi

1:05

Kendi sırasında seviyeyi tam olarak sıfıra kim getirirse

will win this deadly duel. Kalıp ifadeler

1:08

bu ölümcül düelloyu o kazanacak.

Dilbilgisi

Whoever gets ... to zero: koşulu karşılayan herhangi bir kişi

Whoever, “koşulu karşılayan herhangi bir kişi” veya “kim olursa olsun” anlamına gelir. Whoever gets the level exactly to zero on their turn yan cümlesinin tamamı will win ifadesinin öznesidir; bu nedenle cümle, koşulu karşılayan herkese aynı sonucu verir. Bu bir soru değildir. Their, kimliği bilinmeyen kişiye tekil ve cinsiyet belirtmeyen biçimde gönderme yapar.

Alıştırma

Hangi cümle, koşulu karşılayan herhangi bir kişinin sonucu elde edeceğini belirtmek için whoever kullanır?

  1. Who will finish the puzzle first?
  2. Whoever finishes the puzzle first will receive the key.
  3. Everyone who finishes the puzzle will receive a key.
Cevabı göster

Whoever finishes the puzzle first will receive the key.

Kalıp ifadeler

deadly duel: iki taraf arasında dramatik bir mücadele

Burada deadly duel, iki taraf arasındaki doğrudan bir mücadelenin son derece tehlikeliymiş gibi anlatılmasıdır. Duel, iki kişi arasındaki resmî bir dövüşü belirtebilir; ancak bir oyun, bulmaca, tartışma veya başka bir bire bir mücadele için de mecazi olarak kullanılabilir. Bu bulmaca anlatımında deadly, gerilim ve dramatik etki katar. Bu ifade tek başına birinin gerçekten öleceğini göstermez.

Alıştırma

Bulmaca anlatımında deadly duel büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Dramatik biçimde anlatılan, iki taraf arasındaki doğrudan mücadele
  2. Tarihî silahların kullanımına ilişkin bir ders
  3. Herkesin iş birliği yaptığı sıradan bir toplantı
Cevabı göster

Dramatik biçimde anlatılan, iki taraf arasındaki doğrudan mücadele

Note that neither of you can lower the water level below zero. Notlar

1:10

İkinizin de su seviyesini sıfırın altına düşüremeyeceğini unutmayın.

Anlatım akışı

Note that: önemli bir kuralı vurgulamak

Note that, dinleyenin özellikle dikkat etmesi gereken bir gerçeği, koşulu veya sınırı sunar. Burada su seviyesinin sıfırın altına indirilemeyeceğine ilişkin kuralın önemli olduğunu belirtir. Note, ‘dikkat et’ anlamında emir kipindeki bir fiildir; that ise ardından gelen cümleciği başlatır. Bu ifade, sonrasındaki bilgiyi önemli olarak işaretleyip bilgiyi düzenler. Buradaki note, yazılı not anlamındaki isim değildir.

Alıştırma

“Note that the last train leaves at ten.” cümlesinde Note that ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Ardından gelen bilgiyi önemsiz olarak işaretler.
  2. Ardından gelen bilgiyi önemli olarak vurgular.
  3. Konuşanın cümleyi yazdığını söyler.
Cevabı göster

Ardından gelen bilgiyi önemli olarak vurgular.

Dilbilgisi

neither of you can ...: her iki kişiye de yasak koyan bir kural

Neither of you, hitap edilen iki kişiden «hiçbiri» anlamına gelir. Olumsuzluk iki kişiye de uygulanır; bu nedenle ikisi de su seviyesini sıfırın altına düşüremez. neither of you can lower ... ifadesinde can her özneyle aynı biçimde kalır. Özne-fiil uyumunu biçim olarak gösteren fiillerde özenli resmî İngilizce, Neither of you is ready örneğindeki gibi tekil fiili sıkça tercih eder; gündelik kullanımda çoğul uyum da yaygındır. Below zero bir sınırı belirtir: eylem seviyeyi negatif yapmamalıdır.

Alıştırma

İki oyuncu bir kuralı okuyor. "Neither of you can lower the score below zero" ne anlama gelir?

  1. Yalnızca bir oyuncunun puanı sıfırın altına düşürmesi yasaktır.
  2. İki oyuncudan herhangi biri puanı sıfırın altına düşürebilir.
  3. Her iki oyuncunun da puanı sıfırın altına düşürmesi yasaktır.
Cevabı göster

Her iki oyuncunun da puanı sıfırın altına düşürmesi yasaktır.

If the water level is at two,

1:13

Eğer su seviyesi ikideyken,

then the only move is to lower the water level one story. Kalıp ifadeler

1:15

yapılabilecek tek hamle su seviyesini bir kat düşürmektir.

Kalıp ifadeler

the only move is to ...: kullanılabilecek tek eylemi belirtmek

The only move is to + fiilin yalın hâli, kullanılabilir, kurallara uygun veya mantıklı tek bir eylem olduğunu belirtir. Burada move, fiziksel olarak yer değiştirmek değil, oyun ya da stratejideki bir hamle demektir. To lower bu hamlenin ne olduğunu açıklar; one story ise bir kat ya da seviye kadar anlamına gelir. to sonrasında lower, wait veya leave gibi fiilin yalın hâlini kullanın. Bu kalıp, kurallar veya koşullar diğer tüm seçenekleri ortadan kaldırdığında özellikle kullanışlıdır.

Alıştırma

Kullanılabilecek tek eylemi belirten sabit kalıbı tamamlayın: In this chess position, ____ protect the king.

Cevabı göster

the only move is to

You know that NIM has already computed

1:19

Biliyorsun ki NIM zaten hesapladı

all possible outcomes of the contest Kalıp ifadeler

1:21

yarışmanın tüm olası sonuçlarını

and will play in a way that maximizes its chance of success. Dilbilgisi

1:23

ve kendi başarı şansını en üst düzeye çıkaracak şekilde oynayacak.

Kalıp ifadeler

all possible outcomes of the contest: karşılaşmanın tüm olası sonuçları

all possible outcomes of the contest, karşılaşmanın ortaya çıkarabileceği her nihai sonuç anlamına gelir. Outcome, karşılaşmanın nasıl sona erdiğini ifade eder; o sona götüren her hamleyi veya adımı değil. all possible outcomes of + isim kalıbı strateji, olasılık ve karar analizlerinde yaygındır. Bir seçim yapılmadan önce tüm olası sonların hesaba katıldığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi “karşılaşmanın tüm olası nihai sonuçları” anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: The program calculated ____ before choosing its strategy.

Cevabı göster

all possible outcomes of the contest

Dilbilgisi

in a way that maximizes its chance of success: başarı şansını en üst düzeye çıkaracak şekilde

in a way that + yan cümle kalıbı, yöntemin etkisini veya özelliğini anlatarak bir eylemin nasıl yapıldığını açıklar. Burada that maximizes its chance of success, NIM'in nasıl oynayacağını açıklar. Maximize, bir şeyi mevcut koşullarda mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmak demektir. Bu nedenle maximizes its chance of success, başarıyı mümkün olduğunca olası kılan seçeneği tercih etmek anlamına gelir; başarının garanti olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir program mevcut tüm yolları karşılaştırıyor ve başarı olasılığı en yüksek olanı seçiyor. Bunu en kesin biçimde hangi cümle anlatır?

  1. It chooses a route that increases its chance of success.
  2. It chooses a route that maximizes its chance of success.
  3. It chooses a route that guarantees its success.
Cevabı göster

It chooses a route that maximizes its chance of success.

You go first. Kelime

1:27

İlk sen başlıyorsun.

Kelime

You go first: ilk sırayı almak

Bir oyunda veya sırayla yapılan başka bir etkinlikte You go first, “İlk sıra sende” ya da “Benden önce sen başlarsın” demektir. Buradaki go, kendi sıranı kullanmayı anlatır; bir yere gitmek ya da ayrılmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir masa oyununda You go first. ne anlama gelir?

  1. Oyunda öndesin.
  2. Odadan herkesten önce çıkarsın.
  3. İlk sıra sende.
Cevabı göster

İlk sıra sende.

How can you survive and shut off the artificial intelligence?

1:29

Nasıl hayatta kalıp yapay zekayı kapatabilirsin?

You can't leave anything up to chance. Deyimler

1:40

Hiçbir şeyi şansa bırakamazsın.

Deyimler

can't leave anything up to chance: şansa güvenmemek

Leave something up to chance, ne olacağını bir planın veya bilinçli kontrolün değil, şansın belirlemesine izin vermek demektir. Bu cümlede can't leave anything up to chance, her önemli ayrıntının kontrol edilmesi veya önceden hazırlanması gerektiğini anlatır. Up to chance ifadesindeki up to, “tarafından belirlenmek” anlamındadır; bir fırsata doğru fiziksel hareket anlamına gelmez.

Alıştırma

Hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The safety check must be exact, so we can't ____.

Cevabı göster

leave anything up to chance

NIM will take any advantage it can get Kalıp ifadeler

1:42

NIM elde edebileceği her türlü avantajı kullanacak

and you'll need to have a response to any possible move it makes. Kalıp ifadeler

1:45

ve senin onun yapabileceği her olası hamleye karşı bir cevabının olması gerekecek.

Kalıp ifadeler

take any advantage it can get: elde edilebilecek her avantajdan yararlanmak

Bu cümlede take any advantage it can get, “elde edebileceği her yararlı avantajı kullanmak” demektir. NIM’i işine yarayacak hiçbir fırsatı kaçırmayan bir rakip olarak gösterir. it can get sözleri advantage sözcüğünü niteler: any advantage (that) it can get. that, get fiilinin nesnesi olduğu için atılabilir.

Alıştırma

Bu cümlede take any advantage it can get ne anlama geliyor?

  1. Bütün avantajları rakibine verecek.
  2. Elde edebileceği her yararlı avantajı kullanacak.
  3. Belirli bir kişiyi haksız biçimde kullanacak.
Cevabı göster

Elde edebileceği her yararlı avantajı kullanacak.

Kalıp ifadeler

have a response to any possible move: her olası hamle için karşılık hazırlamak

have a response to something yapısında response, bir şeyi ele alan yanıt, tepki veya plan anlamına gelebilir. Bu strateji cümlesinde yalnızca sözlü olarak karşılık vermeyi değil, rakibin yapabileceği her hareket için bir karşı plan hazırlamayı anlatır. it makes yan cümlesi move sözcüğünü niteler: any possible move (that) it makes. to edatı, response sözcüğünü yanıtlanan veya ele alınan eyleme bağlar.

Alıştırma

Cümleyi have a response to ile tamamlayın: A good coach should ____ every tactic the other team might try.

Cevabı göster

have a response to

The trick here is to start from where you want to end Anlatım akışı

1:49

Buradaki püf nokta, bitirmek istediğin yerden başlayıp

and work backwards. Kalıp ifadeler

1:51

geriye doğru çalışmaktır.

Anlatım akışı

The trick here is to + fiil: temel bir stratejiyi tanıtmak

The trick here is to + fiil kalıbı, dinleyiciye sıradaki eylemin problemi çözmek için gereken temel teknik olduğunu gösterir. Here, «bu durumda» anlamına gelir; trick ise birini aldatma girişimini değil, yararlı bir tekniği ifade eder. Bu cümlede kalıp ana stratejiyi önce verir: istenen son durumdan başlayıp önceki adımlara doğru akıl yürütmek. Böylece yöntem açıklanmadan önce bilgi açık bir şekilde düzenlenir.

Alıştırma

Hangi cümle yararlı bir stratejiyi tanıtmak için hedef kalıbı kullanıyor?

  1. She played a trick on her brother.
  2. The trick here is to test the simplest case first.
  3. The catch is that the simplest case is missing.
Cevabı göster

The trick here is to test the simplest case first.

Kalıp ifadeler

work backwards: sonuçtan önceki adımlara doğru akıl yürütmek

Work backwards, bilinen bir hedeften, sonuçtan veya son adımdan başlayıp daha önce ne olması gerektiğini bulmak için ters yönde akıl yürütmek demektir. Buradaki work, yalnızca çalışmak değil, bir problemi çözmek veya etraflıca düşünmek anlamındadır. Bu ifade planlama, matematik, arıza giderme ve bulmacalarda doğal biçimde kullanılabilir. Yaygın bir kalıp work backwards from + bitiş noktasıdır; örneğin work backwards from the deadline, son teslim tarihinden geriye doğru plan yapmak demektir.

Alıştırma

Son toplamın yanlış olduğunu biliyor ve ilk hatalı adımı bulmak istiyorsunuz. Yöntemi en iyi hangi cümle anlatır?

  1. Skip the earlier steps and choose a new total.
  2. Work faster until the total changes.
  3. Work backwards from the incorrect total to find the first incorrect step.
Cevabı göster

Work backwards from the incorrect total to find the first incorrect step.

You want to be the one to lower the water level to zero,

1:53

Su seviyesini sıfıra indiren kişi olmak istiyorsun,

which means you need the water level to be at one, Anlatım akışı

1:56

bu da demek oluyor ki su seviyesinin bir,

three, or four when control switches to you. Kalıp ifadeler

1:58

üç veya dörtte olması gerekiyor kontrol sana geçtiğinde.

Anlatım akışı

which means: önceki bir olguyu sonuca bağlamak

Burada which means tek bir isme değil, önceki düşüncenin tamamına gönderme yapar. Bu düşünceden çıkan sonucu veya pratik sonucu tanıtır. Bu bağlayıcı, akıl yürütmeyi izlemeyi kolaylaştırır: önce bir olgu ya da gereklilik gelir; ardından which means bu olgunun bir sonraki adımda neyi gerektirdiğini gösterir.

Alıştırma

'The road is closed, which means we need another route,' cümlesinde which means ne yapar?

  1. Önceki olgudan çıkan bir sonucu tanıtır.
  2. Önceki olguyu yanlış olarak düzeltir.
  3. Yeni ve ilgisiz bir konu başlatır.
Cevabı göster

Önceki olgudan çıkan bir sonucu tanıtır.

Kalıp ifadeler

when control switches to you: kontrolün size geçtiği an

when control switches to you ifadesinde switch, “bir kişiden başka bir kişiye geçmek veya değişmek” anlamına gelen bir fiildir. Control aktarılan şeydir; to you ise yeni sorumlu kişinin siz olduğunu belirtir. when cümleciği, bir şeyi kullanma yetkisini veya sorumluluğunu aldığınız anı gösterir. Sırayla oynanan bir durumda “kontrol etme sırası size geldiğinde” anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle “kontrolü aldığınız anda” anlamına gelir?

  1. When control switches to you, check the settings before making a change.
  2. When the controller is beside you, check the settings before making a change.
  3. Before you switch off the controls, check the settings one last time.
Cevabı göster

When control switches to you, check the settings before making a change.

If the water level were at two, Dilbilgisi

2:02

Eğer su seviyesi ikide olsaydı,

your only option would be to lower it one story,

2:03

tek seçeneğin onu bir kat düşürmek olurdu,

Dilbilgisi

Varsayımsal koşul ve sonuç için If ... were ..., ... would ...

if yan cümlesi, su seviyesini geçici olarak varsayımsal bir durum şeklinde ele alır. Ana cümle daha sonra bu durumda yapılabilecek tek eylemi belirtir. be fiiliyle bu varsayım kalıbında if yan cümlesinde were, ana cümlede ise would + fiilin yalın hâli kullanılır: If ... were ..., ... would be .... Buradaki were geçmiş zamanı göstermez; durumun gerçeklikten uzak bir varsayım olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi were ... would ... varsayım kalıbıyla tamamlayın: If the gym ____ closed, we ____ practice outside.

Cevabı göster

were · would

which would lead to NIM making the winning move. Dilbilgisi

2:06

bu da NIM'in kazanan hamleyi yapmasına yol açardı.

Dilbilgisi

lead to NIM making ...: sonucu lead to + isim/-ing ile anlatmak

Buradaki which, az önce belirtilen eyleme gönderme yapar; would lead to ise bu eylemin tahmin edilen sonucunu açıklar. lead to + isim veya -ing yan cümlesinde to bir edattır. NIM making the winning move ortaya çıkan sonucu adlandırır ve making eylemini yapan NIM'dir. lead to sonrasında yalın fiil değil, isim veya -ing biçimi kullanın.

Alıştırma

lead to sonrasında crash fiilinin doğru biçimini kullanın: Skipping the update could lead to the app ____.

Cevabı göster

crashing

If we color code the water levels, Kelime

2:09

Eğer su seviyelerini renklerle kodlarsak,

Kelime

color code: kategorileri renklerle işaretlemek

Burada color code, farklı kategori veya durumlara farklı renkler atamak anlamına gelen bir fiil öbeğidir. Nesnesi the water levels'tır; yani işaretlenen bilgi su seviyeleridir. Renkler tutarlı bir sistem oluşturur: her renk bir anlam taşır, böylece örüntüyü görmek kolaylaşır. Buradaki code, bilgisayar programı yazmak değil, bir sisteme göre işaretlemek anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümlede color code, kategorileri farklı renklerle işaretlemek anlamında kullanılmıştır?

  1. We color code the calendar: blue means school and green means sports.
  2. We write computer code to build a calendar app.
  3. We decorate the calendar with random colors.
Cevabı göster

We color code the calendar: blue means school and green means sports.

we can see a simple principle at play. Deyimler

2:11

işleyen basit bir prensibi görebiliriz.

Deyimler

at play: olanları etkin biçimde etkilemek

a principle is at play veya several factors are at play gibi yapılarda at play, bir şeyin etkin biçimde işlediği veya olanları etkilediği anlamına gelir. Cümle, gözlemlenen örüntüyü basit bir ilkenin açıklamaya yardımcı olduğunu söyler. Bu kullanım mecazidir: çoğu zaman ilk bakışta belli olmayan bir neden veya mekanizmaya işaret eder. İlkenin oyun oynadığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: Several factors are at play in the team's improvement. Buradaki at play ne anlama gelir?

  1. Çeşitli etkenler gelişimi etkiliyor.
  2. Birkaç kişi oyun oynuyor.
  3. Etkenler sonucu etkilemeyi bıraktı.
Cevabı göster

Çeşitli etkenler gelişimi etkiliyor.

There are losing levels like two,

2:14

İki gibi kaybeden seviyeler vardır,

where no matter what whoever starts their turn there does, Dilbilgisi

2:16

orada kim sırasına başlarsa ne yaparsa yapsın,

they'll lose.

2:20

kaybedecektir.

Dilbilgisi

where no matter what whoever starts their turn there does: iç içe geçmiş bir ödünleme yapısı

Buradaki where, daha önce geçen losing level ifadesine gönderme yapar ve yalnızca fiziksel bir yeri değil, “o oyun durumunda” anlamını taşır. whoever starts their turn there, does fiilinin öznesidir ve o seviyede sırasına başlayan herhangi bir oyuncuyu belirtir. no matter what X does kalıbı, X'in yapabileceği her hareketin aynı sonuca götürdüğünü anlatır. Burada X, whoever ile başlayan yan cümlenin tamamıdır. Dolayısıyla iç içe yapı, o oyuncunun ne yaparsa yapsın kaybedeceği anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle vurgulanan yan cümlenin mantığını doğru biçimde yeniden ifade eder?

  1. No matter what the player who starts there does, that player will lose.
  2. Every player loses before their turn starts.
  3. The player who starts there loses only if they do nothing.
Cevabı göster

No matter what the player who starts there does, that player will lose.

And there are winning levels

2:21

Ve kazanan seviyeler vardır

where whoever starts their turn there

2:23

orada kim sırasına başlarsa

can either win or leave their opponent with a losing level. Dilbilgisi

2:24

ya kazanabilir ya da rakibini kaybeden bir seviyede bırakabilir.

Dilbilgisi

either win or leave their opponent with a losing level: paralel seçenekler

either ... or ..., can fiilinden sonra iki paralel yalın fiil grubunu bağlar: win ve leave their opponent with a losing level. Bunlar iki avantajlı sonucu belirtir: hemen kazanmak veya rakibin kaybettiren bir seviyeyle karşılaşmasını sağlamak. leave someone with something, bir eylemden sonra bir kişinin bir şeye sahip olmasına veya onunla yüzleşmesine neden olmak demektir. Buradaki leave, rakibin yanından fiziksel olarak uzaklaşmak değil, rakibi kaybettiren bir konuma sokmak anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi either ... or ... ve leave someone with something kullanarak tamamlayın: A strong move can ____ the game immediately ____ your opponent with a difficult choice.

Cevabı göster

either win · or leave

So not only are one, three, and four winning levels, Dilbilgisi

2:28

Yani sadece bir, üç ve dört kazanan seviyeler değil,

but so are five and six,

2:32

aynı zamanda beş ve altı da öyledir,

Dilbilgisi

not only are ... but so are ...: devriklik ve buna uyan so yan cümlesi

not only bir yan cümlenin başına gelip tüm yan cümleyi kapsadığında be fiili ya da yardımcı fiil özneden önce gelir: not only are one, three, and four.... Buna özne-yardımcı fiil devrikliği denir. but so are five and six yapısında so, tekrarlanan winning levels ifadesinin yerini tutar. Tam anlamı but five and six are winning levels too şeklindedir. Bu kalıp, ilk özneyle aynı özelliğe sahip ikinci bir özne ekler.

Alıştırma

Başa alınmış not only kalıbı ve buna uyan so yan cümlesiyle cümleyi tamamla: ____ the library open late, ____ the study hall.

Cevabı göster

Not only is · but so is

since you can send your opponent to two from there. Kelime

2:34

çünkü oradan rakibinizi ikiye gönderebilirsiniz.

Kelime

send your opponent to two: oyun durumunda değişikliğe yol açmak

Burada send your opponent to two, “rakibin bir sonraki turda ikinci seviyeyle karşılaşmasını sağlamak” anlamına gelir. Rakip fiziksel olarak başka bir yere taşınmaz; yaptığınız hamle yeni bir oyun konumu oluşturur. send + nesne + to + hedef ya da durum yapısında send, bir eylemin yol açtığı sonuca odaklanabilir. to ile başlayan bölüm, kişinin ya da şeyin sonunda bulunduğu sıralamayı, aşamayı veya oyun durumunu belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede send, “birinin bir konuma veya duruma girmesine neden olmak” anlamında kullanılmıştır?

  1. A high score could send Maya to first place.
  2. Maya sent a postcard to her cousin.
  3. Maya's dad sent her to the bakery.
Cevabı göster

A high score could send Maya to first place.

What about seven? Anlatım akışı

2:38

Peki ya yedi?

Anlatım akışı

What about seven?: sonraki durumu gündeme getirmek

Burada What about seven?, seven sayısını incelenecek sonraki durum olarak tartışmaya getirir. Bu soru seven sayısının tanımını değil, mevcut düşüncenin ya da kuralın seven için nasıl işlediğini sorar. What about + isim öbeği? yapısını, dikkati bağlantılı başka bir kişiye, şeye, seçeneğe ya da duruma çevirmek için kullan. Dinleyen kişi, sorunun tam anlamını önceki konuşmadan çıkarır.

Alıştırma

Kırmızı ve mavi düğmeleri kontrol ettin. Yeşil düğmeyi sonraki durum olarak doğal biçimde hangi cümle gündeme getirir?

  1. What color is the green button?
  2. What about the green button?
  3. Where is the green button?
Cevabı göster

What about the green button?

From seven,

2:39

Yediden,

all possible moves would send your opponent to a winning level,

2:40

tüm olası hamleler rakibinizi kazanan bir seviyeye gönderecektir,

making this another losing level.

2:44

bu da onu başka bir kaybeden seviye yapar.

And we can continue up the lab in this way.

2:47

Ve laboratuvarın yukarısına doğru bu şekilde devam edebiliriz.

If you start your turn one, three, or four levels above a losing level, Dilbilgisi

2:50

Eğer sıranıza kaybeden bir seviyenin bir, üç veya dört kat üstünden başlarsanız,

then you're at a winning level.

2:55

o zaman kazanan bir seviyedesiniz demektir.

Dilbilgisi

If ..., then ... ve levels above ile koşullu kural anlatımı

If koşulu, then ise bu koşuldan çıkan sonucu belirtir. If ..., then ... yapısı birlikte kullanıldığında koşuldan genel kurala geçiş açıkça görülür. Then çoğu zaman çıkarılabilir, ancak kullanılması sonucu öne çıkarır. One, three, or four levels above a losing level, sıralı seviyeler içinde kaybettiren bir seviyeden bir, üç ya da dört basamak daha yukarıda demektir. Above sayıları, puanları, sıraları veya seviyeleri karşılaştırabilir; yalnızca fiziksel olarak üstte olmayı anlatmaz.

Alıştırma

Kuralı If ... then ... yapısıyla tamamla: ____ the temperature is two degrees above the limit, ____ the machine shuts down.

Cevabı göster

If · then

Otherwise, you're destined to lose. Kalıp ifadeler

2:57

Aksi takdirde, kaybetmeye mahkumsunuz.

Kalıp ifadeler

be destined to lose: kaçınılmaz bir sonuç

be destined to + fiilin yalın hâli yapısı, gelecekteki bir sonucu önceden belirlenmiş veya kaçınılması neredeyse imkânsız olarak sunar. you're destined to lose ifadesinde lose fiilin yalın hâlidir ve bu iddia, will ile yapılan tarafsız bir tahminden daha güçlüdür. Burada sonuç strateji ve koşullardan kaynaklanır; mutlaka kader, din veya doğaüstü bir plan anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi destined to ve fiilin yalın hâli fail ile tamamlayın: A project with no time or budget is ____.

Cevabı göster

destined to fail

You could continue like this all the way to level 25,

3:00

Bu şekilde 25. seviyeye kadar devam edebilirsiniz,

but as a shortcut, Anlatım akışı

3:04

ancak bir kısayol olarak,

Anlatım akışı

as a shortcut: daha hızlı bir yöntemi tanıtmak

As a shortcut, “daha hızlı veya daha basit bir yöntem olarak” anlamına gelir. Burada açıklama, aynı işlemi 25. seviyeye kadar tekrarlamak yerine adımları azaltan bir örüntüye yönelir. Yeni yöntemden önce kullanılan bu ifade bir işaret görevi görür: ardından gelen şey uzun yöntemin yerine geçen verimli bir çözümdür, fiziksel bir yol değildir.

Alıştırma

Geçişi as a shortcut ile tamamlayın: We could count every square one by one, but ____, we can multiply the rows by the columns.

Cevabı göster

as a shortcut

you might notice that levels eight through eleven Kelime

3:05

sekizden on bire kadar olan seviyelerin

are colored identically to one through four.

3:07

birden dörde kadar olanlarla aynı renkte olduğunu fark edebilirsiniz.

Kelime

eight through eleven: iki uç noktayı da kapsayan sayı aralığı

eight through eleven ifadesinde through, sekizden on bire uzanan kesintisiz bir aralığı belirtir ve iki uç noktayı da kapsar. Bu aralıkta 8, 9, 10 ve 11 vardır. one through four da aynı yapıdır ve 1, 2, 3 ile 4’ü kapsar. Bu tür numaralı aralıklarda through, “son nokta dâhil olmak üzere o noktaya kadar” anlamına gelir; bir taraftan diğerine fiziksel olarak geçmeyi anlatmaz.

Alıştırma

İki uç noktayı da kapsayan Amerikan İngilizcesi aralık kelimesini kullanın: Pages 8 ____ 11 are required.

Cevabı göster

through

Since a level's color is determined by the levels Kalıp ifadeler

3:11

Bir seviyenin rengi,

one, three, and four stories below it,

3:13

ondan bir, üç ve dört kat aşağıdaki seviyeler tarafından belirlendiğinden,

this means that level twelve will be the same color as level five, Anlatım akışı

3:16

bu, on ikinci seviyenin beşinci seviye ile aynı renkte olacağı anlamına gelir,

Kalıp ifadeler

is determined by: belirleyici etkeni belirtmek

Is determined by, “tarafından belirlenir” veya “tarafından kontrol edilir” anlamına gelen edilgen bir yapıdır. Özne sonucu belirtir; by sonrasındaki isim öbeği ise sonucu belirleyen etkeni gösterir. Burada a level's color sonuçtur, belirtilen alt seviyeler ise belirleyici etkenlerdir. Bu yapı kuralları ve bağımlılıkları açıklamak için kullanışlıdır: sonuç + be determined by + etken.

Alıştırma

Cümleyi be determined by yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: The delivery fee ____ the distance.

Cevabı göster

is determined by

Anlatım akışı

this means that: gerekçeden sonuca geçmek

this means that, daha önce verilen bir olguyu, kuralı veya gözlemi bir sonuca bağlar. Bu cümlede this, yalnızca level twelve ifadesine değil, hemen önce açıklanan kuralın tamamına gönderme yapar. that sonrasındaki tam yan cümle sonucu verir: level twelve, level five ile aynı renkte olacaktır. this means that + tam bir yan cümle yapısını kullanarak gerekçeden sonuca geçişi açıkça gösterebilirsin.

Alıştırma

Örnekte this means that ifadesindeki this neye gönderme yapar?

  1. Daha sonra belirtilen renk
  2. Yalnızca level twelve
  3. Hemen önce açıklanan kuralın tamamı
Cevabı göster

Hemen önce açıklanan kuralın tamamı

thirteen will match six,

3:20

on üç, altı ile eşleşecek,

fourteen will match seven,

3:22

on dört, yedi ile eşleşecek,

and so on. Kalıp ifadeler

3:24

ve bu şekilde devam edecek.

Kalıp ifadeler

and so on: bir listeyi veya örüntüyü sürdürmek

and so on, dinleyiciye aynı listenin veya örüntünün devam ettiğini, ancak kalan her öğenin tek tek söylenmediğini bildirir. Burada sonraki seviyelerin de aynı eşleşme örüntüsünü izlediğini gösterir. Atlanan öğeler, önceki bilgilerden kolayca tahmin edilebilmelidir. Bu ifade bir kategoriyi veya diziyi sürdürür; tek bir eylemin devam ettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Listenin bitmediğini gösteren hedef ifadeyle cümleyi tamamla: The art box contains markers, crayons, paint, ____.

Cevabı göster

and so on

In particular, Anlatım akışı

3:25

Özellikle,

the losing levels will always be multiples of seven Kelime

3:26

kaybeden seviyeler her zaman yedinin katları

Kelime

multiples of seven: 7 × bir tam sayıya eşit sayılar

Multiples of seven, “yedinin katları” anlamına gelir: 7'nin bir tam sayıyla çarpımı olarak yazılabilen sayılardır; örneğin 7, 14, 21 ve 28. Bu cümlede ifade, bu sayı örüntüsünü izleyen bir seviye kategorisini adlandırır. Tek bir sayı için a multiple of + sayı, birden fazla sayı için multiples of + sayı yapısı kullanılır. Burada multiple matematiksel bir isimdir; “çok” veya “birkaç” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi multiples of seven ifadesinin tekil biçimiyle tamamlayın: Because 28 = 7 × 4, 28 is ____.

Cevabı göster

a multiple of seven

and two greater than multiples of seven. Kelime

3:29

ve yedinin katlarından iki fazla olacaktır.

Anlatım akışı

In particular ile önemli bir sonucu vurgulamak

In particular, geniş bir tartışmadan özellikle ilgili bir ayrıntıya veya sonuca geçildiğini gösterir. Burada dinleyiciye, sonraki sayı kuralına odaklanması ve onu ilgisiz bir ek bilgi gibi görmemesi gerektiğini bildirir. Bu, yalnızca bu noktanın doğru olduğu anlamına gelmez. Daha geniş konu içinden önemli bir noktayı seçer; bu nedenle açıklamaları ve akıl yürütmeyi düzenlemek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle In particular ifadesini kullanarak genel bir ifadeden önemli bir özel noktaya geçiyor?

  1. The brakes are the only part of the car that needs checking.
  2. Several parts of the car need checking. In particular, the brakes need immediate attention.
  3. For example, no part of the car needs checking.
Cevabı göster

Several parts of the car need checking. In particular, the brakes need immediate attention.

Kelime

two greater than multiples of seven: yedinin katlarına 2 eklemek

Burada two greater than multiples of seven, 7'nin katlarına 2 eklenerek bulunan sayıları ifade eder. Örneğin 7'den 9, 14'ten 16 ve 21'den 23 elde edilir. Miktar + greater than + temel değer kalıbı sayısal bir farkı anlatır: A is two greater than B, A = B + 2 demektir. Bu cümlede greater, daha kaliteli olmayı değil, sayısal olarak daha büyük olmayı belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle 16'nın 14'ten 2 büyük olduğunu doğru biçimde söyler?

  1. Sixteen is two greater than fourteen.
  2. Sixteen is two less than fourteen.
  3. Fourteen is two greater than sixteen.
Cevabı göster

Sixteen is two greater than fourteen.

Now, from your original starting level of 25,

3:32

Şimdi, orijinal başlangıç seviyeniz olan 25'ten,

you have to make sure your opponent starts on a losing level Dilbilgisi

3:35

rakibinizin kaybeden bir seviyede başladığından emin olmalısınız,

every single turn. Kalıp ifadeler

3:39

her bir turda.

Dilbilgisi

have to make sure + yan cümle: zorunlu koşullar

Have to make sure, bir şeyi sağlamanın isteğe bağlı değil, gerekli olduğu anlamına gelir. Bu cümlede oyuncunun her turda koruması gereken koşulu belirtir. make sure ifadesinden sonra kendi öznesi ve fiili olan tam yan cümle your opponent starts on a losing level gelir. Gerekli bir sonuç veya koşulun gerçekleşmesi gerektiğinde have to make sure + özne + fiil yapısını kullanın.

Alıştırma

Cümleyi have to make sure kullanarak tamamlayın: Before the trip, you ____ every passenger has a ticket.

Cevabı göster

have to make sure

Kalıp ifadeler

every single turn: istisnasız her tur

Every single turn, “istisnasız her tur” anlamına gelir. every single + tekil sayılabilen isim yapısında single, every sözcüğünü güçlendirir; ayrı tek bir turu anlatmaz. Every turn aynı temel sıklığı belirtir, ancak every single turn hiçbir istisna olmadığını çok daha güçlü biçimde vurgular. Bu cümlede, koşulun yalnızca bir turda bile sağlanmaması kaybetmek için yeterlidir.

Alıştırma

Hangi cümle planlanmış hiçbir güvenlik kontrolünün atlanamayacağını en açık biçimde belirtir?

  1. The safety check happens every single day.
  2. The safety check happens on a single day.
  3. The safety check happens every other day.
Cevabı göster

The safety check happens every single day.

If NIM starts on a winning level even once, Kalıp ifadeler

3:40

Eğer NIM bir kez bile kazanan bir seviyeden başlarsa,

it's game over for you. Deyimler

3:43

oyun senin için biter.

Kalıp ifadeler

even once: bir kez olması bile yeterli

Even once, “yalnızca bir kez bile olsa” anlamına gelir. Even, mümkün olan en küçük sayı olan once üzerinde vurgu yapar ve tek bir gerçekleşmenin sonucu doğurmak için yeterli olduğunu gösterir. Bir if yan tümcesinde bu ifade sıfır toleranslı bir koşul oluşturur: sonuç, olay tekrarlandıktan sonra değil ilk gerçekleşmede ortaya çıkar. Buradaki even, vurgu yapan bir zarftır; “düz” veya “eşit” anlamındaki sıfat değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, şifrenin yalnızca bir kez sızmasının harekete geçmek için yeterli olduğunu belirtir?

  1. If the password is exposed once in a while, reset it immediately.
  2. If the password is exposed several times, reset it immediately.
  3. If the password is exposed even once, reset it immediately.
Cevabı göster

If the password is exposed even once, reset it immediately.

Deyimler

it's game over for you: geri dönüşü olmayan kesin yenilgi

it's game over for you. ifadesi, kaybettiğin ve gerçekçi bir şekilde toparlanma şansın kalmadığı anlamına gelir. Bu cümlede game over yalnızca bir turun bitmesini değil, kesin bir yenilgiyi anlatır. Game over video oyunlarından gelir ancak bir plan, yarışma veya fırsat artık devam edemediğinde mecaz olarak da kullanılır. For you bu sonucu kimin yaşayacağını belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede game over ne anlama geliyor? “If we miss the final deadline, it's game over for the project.”

  1. Proje başarısız olacak ve gerçekçi bir şekilde devam edemeyecek.
  2. Bir video oyunu başlayacak.
  3. Proje bir tur boyunca duraklayacak.
Cevabı göster

Proje başarısız olacak ve gerçekçi bir şekilde devam edemeyecek.

So your only choice on turn one Kalıp ifadeler

3:45

Yani birinci turdaki tek seçeneğiniz

is to lower the water level by four stories.

3:47

su seviyesini dört kat düşürmektir.

Kalıp ifadeler

only choice on turn one: ilk turdaki tek seçenek

Only choice, kullanılabilir veya işe yarayacak tek seçenek demektir. your only choice ... is to + verb kalıbında, to + verb bölümü bu seçeneğin ne olduğunu belirtir. On turn one, seçimi bir oyunun veya sırayla oynanan başka bir etkinliğin ilk turuna yerleştirir. Burada turn, fiziksel bir yön değiştirme değil, oyuncunun hareket sırası anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümle, oyunun ilk turunda savunmanın tek seçenek olduğu anlamına gelir?

  1. Your only choice on turn one is to defend.
  2. Your only choice in one turn is to defend.
  3. Your only choice after one turn is to defend.
Cevabı göster

Your only choice on turn one is to defend.

No matter what the AI does,

3:50

Yapay zeka ne yaparsa yapsın,

you can continue giving it losing levels

3:52

ona kaybeden seviyeler vermeye devam edebilirsin

until you reach zero and trigger the manual override.

3:55

sıfıra ulaşıp manuel kontrolü tetikleyene kadar.

And with that, Anlatım akışı

4:00

Ve bununla birlikte,

the crisis is averted.

4:00

kriz önlenmiş olur.

Anlatım akışı

And with that ... the crisis is averted: sonucu bildirerek anlatıyı bitirme

And with that, az önce söz edilen eylem ya da olaya gönderme yapar ve sonraki cümleciği onun doğrudan sonucu olarak sunar. Anlatıcı bunu olay dizisini kapatmak için sıkça kullanır: son bir adım gerçekleşir ve artık sonuç açıklanabilir. The crisis is averted, geniş zamanda edilgen bir sonuç cümlesidir. Odağı tehlikeyi kimin önlediğine değil, başarılı sonuca verir. Buradaki averted, tehlikenin tüm zararını vermeden önce önlenmesi ya da savuşturulması demektir; sonradan onarılması değil.

Alıştırma

Bu bağlamda And with that, the crisis is averted cümlesi neyi belirtir?

  1. Kriz hasara yol açmıştır ve şimdi onarılması gerekir.
  2. Yeni bir kriz başlamak üzeredir.
  3. Önceki eylem tehlikeyi ortadan kaldırmıştır; dolayısıyla hikâyenin bu bölümü sona erebilir.
Cevabı göster

Önceki eylem tehlikeyi ortadan kaldırmıştır; dolayısıyla hikâyenin bu bölümü sona erebilir.

Now, back to a less stressful kind of surfing. Anlatım akışı

4:02

Şimdi, daha az stresli bir sörf türüne geri dönelim.

Anlatım akışı

Now, back to ...: önceki konuya dönme

Now, back to ... konuşmada kullanılan bir geçiş ifadesidir. Dinleyicilere bir konu dışına çıkışın ya da kesintinin bittiğini bildirir ve dikkati daha önce belirlenmiş bir konuya veya etkinliğe geri yöneltir. Eksiltili bir biçimdir; daha tam hâli Now, let’s go back to ... şeklindedir ve fiziksel olarak geriye gitme anlamı taşımaz. Burada a less stressful kind of surfing, önceki suyla ilgili gerilimi hatırlatarak geçişi eğlenceli kılar. Cümle, sırada ne olduğunu mizahi biçimde adlandırır; birinin gerçekten sörf sporuna başlayacağını kanıtlamaz.

Alıştırma

Önceki konuya dönmeyi sağlayan sözcüklerle geçişi tamamlayın: We have answered the side question. Now, ____ our main topic: how plants store water.

Cevabı göster

back to

Here's a bonus riddle where you can use similar skills

4:06

İşte benzer becerileri kullanabileceğiniz bir bonus bilmece

in a deadly and delicious duel. Anlatım akışı

4:09

ölümcül ve lezzetli bir düelloda.

Anlatım akışı

deadly and delicious duel: karşıtlık ve ses yinelemesi

deadly and delicious duel ifadesinde deadly ve delicious, duel sözcüğünü birlikte niteleyen eş görevli sıfatlardır. Deadly tehlike çağrıştırırken delicious çikolata temasına işaret eder; ifade, düellonun yenebileceği anlamına gelmez. Bu karşıtlık bilmeceyi eğlenceli ve dramatik bir meydan okuma gibi sunar. Deadly, delicious ve duel sözcüklerinin hepsi /d/ sesiyle başlar. Bu ses yinelemesi ifadeye akılda kalıcı bir ritim verir ve sonraki bölümü dikkat çekici bir başlık gibi sunar.

Alıştırma

Bu cümlede deadly and delicious duel ifadesinin temel etkisi nedir?

  1. Bilmecenin gerçekten zarar vereceğine dair resmî bir güvence verir.
  2. Düellonun kendisinin yenebileceğini kelimesi kelimesine söyler.
  3. Anlam karşıtlığını tekrarlanan /d/ sesleriyle birleştirerek bilmeceyi dramatik ve eğlenceli hâle getirir.
Cevabı göster

Anlam karşıtlığını tekrarlanan /d/ sesleriyle birleştirerek bilmeceyi dramatik ve eğlenceli hâle getirir.

Here's how it works. Anlatım akışı

4:11

İşte şöyle işliyor.

Anlatım akışı

Here's how it works: kuralları veya bir süreci tanıtmak

Here's how it works; kuralların, bir sürecin veya bir mekanizmanın açıklanacağını bildiren bir geçiş ifadesidir. Here's açıklamayı dinleyiciye sunar, how ise bir şeyin çalışma biçimini tanıtır. Buradaki works, “bir işte çalışır” değil, “işler” veya “çalışır” anlamındadır. Bu cümle anlatımı bir şeyi tanıtmaktan ayrıntılarını açıklamaya geçirir.

Alıştırma

Kural girişini dersteki tam ifadeyle tamamlayın: ____: each team has three minutes to build a tower.

Cevabı göster

Here's how it works

You and your opponent will take turns Kalıp ifadeler

4:13

Sen ve rakibin sırayla

eating squares from a chocolate bar.

4:15

bir çikolata barından kareler yiyeceksiniz.

Kalıp ifadeler

take turns + -ing: bir etkinliği sırayla yapmak

Take turns, iki veya daha fazla kişinin aynı etkinliği birbiri ardına yapması ve sıranın herkese gelmesi anlamına gelir. Yaygın kalıp take turns + fiilin -ing biçimidir; take turns eating buna örnektir. Buradaki turns, sırayla gelen fırsatları veya turları anlatır; yön değiştirme anlamına gelmez.

Alıştırma

“Etkinliği birbiri ardına yapmak” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Ava and Ben ____ feeding the class rabbit.

Cevabı göster

take turns

Each turn, you must choose a square Anlatım akışı

4:17

Her turda bir kare seçmelisin

that will be the lower left corner Kelime

4:19

bu, koparıp yemek zorunda olduğun bir dikdörtgenin

Kelime

the lower left corner: iki boyutlu bir konum olarak sol alt köşe

The lower left corner, düz bir şekil, ekran, tahta veya ızgara üzerinde hem aşağıda hem solda bulunan köşedir. Bu cümlede, seçilen karenin dikdörtgenin hangi köşesi olacağını belirtir. İngilizcede genellikle önce dikey, sonra yatay yön söylenir: lower + left + corner. lower left ifadesini “sol tarafın daha aşağıdaki hâli” diye ayırmak yerine tek bir iki boyutlu konum olarak anlayın.

Alıştırma

lower, left ve corner sözcüklerini kullanarak yönergeyi tamamlayın: Place the star in ____.

Cevabı göster

the lower left corner

of a rectangle that you have to break off and eat. Öbek fiiller

4:21

sol alt köşesi olacak.

Anlatım akışı

Each turn, you must choose ...: her turda zorunlu bir eylem

Each turn, kuralın kapsamını belirler: ardından gelen yönerge yalnızca bir kez değil, her turda geçerlidir. You must choose ise oyuncunun yapması gereken zorunlu eylemi belirtir. Each turn, + özne + must + fiilin yalın biçimi kalıbı, önce zamanı sonra zorunlu eylemi vererek kuralı düzenler. Bu kuralda must bir tahmin değil, zorunluluk bildirir.

Alıştırma

Hangi cümle her turda bir kart seçmenin zorunlu olduğunu açıkça belirtir?

  1. Each turn, you must choose one card.
  2. You may choose one card on any turn.
  3. On your first turn, choose one card.
Cevabı göster

Each turn, you must choose one card.

Öbek fiiller

break off: daha büyük bir bütünden bir parça koparmak

Break off, bir parçayı kırarak veya kopararak daha büyük bir bütünden ayırmak demektir. Burada rectangle, ayrılıp sonra yenecek parçadır. Nesne bir isimse break off a piece veya break a piece off diyebilirsiniz. Zamir kullanıldığında zamiri ortaya koyun: break it off denir, break off it denmez.

Alıştırma

Hangi cümle özellikle Maya'nın büyük bir çikolata kalıbından bir kare kopardığı anlamına gelir?

  1. Maya broke up the chocolate bar into several pieces.
  2. Maya broke off one square from the chocolate bar.
  3. Maya's body broke down the chocolate after she ate it.
Cevabı göster

Maya broke off one square from the chocolate bar.

Every square is safe to eat, Dilbilgisi

4:24

Her bir karenin yenmesi güvenlidir,

except the lower left one of the whole bar,

4:26

tüm barın sol altındaki hariç,

which is poisonous.

4:29

o zehirlidir.

Dilbilgisi

Every ... except ... which ...: Bir kuralı, istisnayı ve istisnanın özelliğini belirtmek

Cümle önce Every square is safe to eat ile genel bir kural verir, ardından except kullanarak bir öğeyi bu kuralın dışında bırakır: sol alt köşedeki kareyi. one sözcüğü square yerine kullanılır. Sınırlayıcı olmayan which is poisonous yan cümlesi, önceki isim grubunun tamamı olan the lower left one of the whole bar hakkında ek bilgi verir. Bu ifade bütün çikolata kalıbına değil, o tek kareye gönderme yapar. Bu yapı genel bir kuralı belirtmek, bir istisna göstermek ve ardından o istisnayı açıklamak için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi yorum cümlenin anlamına uygundur?

  1. Sol alt köşedeki kare güvenlidir, ancak diğer bütün kareler zehirlidir.
  2. Çikolata kalıbının tamamı zehirlidir, bu yüzden hiçbir karesi güvenli değildir.
  3. Sol alt köşedeki kare dışında bütün kareler güvenlidir ve o kare zehirlidir.
Cevabı göster

Sol alt köşedeki kare dışında bütün kareler güvenlidir ve o kare zehirlidir.

So, if you're playing with a 2 x 3 bar Dilbilgisi

4:32

Yani, eğer 2 x 3'lük bir barla oynuyorsanız

and you go first,

4:34

ve ilk sen başlıyorsan,

what should your first move be to survive?

4:36

hayatta kalmak için ilk hamlen ne olmalı?

Dilbilgisi

If ... and ..., what should ... be to ...?: Belirli koşullarda strateji sormak

if yan cümlesi aynı anda iki koşul belirler: Oyunda 2 x 3'lük bir kalıp kullanılır ve ilk hamleyi sen yaparsın. Ana cümle daha sonra bu koşullarda hangi ilk hamlenin uygun olduğunu sorar. Buradaki should bir zorunluluğu değil, en iyi stratejiyi sorar. to survive mastar yapısı hamlenin amacını belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen If ..., what should ... be to ...? kalıbı, verilen koşullarda bir hedefe ulaşmak için hangi eylem veya seçimin en iyi olduğunu sormaya yarar.

Alıştırma

Soru, bir strateji istemeden önce hangi bilgileri bir araya getiriyor?

  1. Kalıbın boyutları, ilk hamleyi senin yaptığın gerçeği ve hayatta kalma hedefi.
  2. Bir çarpma işleminin cevabı ve bütün oyunu açıklama isteği.
  3. Kalıbın fiyatı ve diğer oyuncunun ilk hamleyi yapmak zorunda olduğu bir kural.
Cevabı göster

Kalıbın boyutları, ilk hamleyi senin yaptığın gerçeği ve hayatta kalma hedefi.

This bonus riddle comes courtesy of our sponsor brilliant.org. Kalıp ifadeler

4:40

Bu bonus bilmece sponsorumuz brilliant.org'un izniyle sunulmaktadır.

Kalıp ifadeler

comes courtesy of: sağlayanı belirtme ve teşekkür etme

Come courtesy of + bir kişi veya kuruluş, bir şeyin o kişi ya da kuruluş tarafından sağlandığını belirtir ve çoğu zaman teşekkür anlamı da taşır. Bu cümlede comes, tekil özne This bonus riddle ile uyumludur; our sponsor brilliant.org ise sağlayanı belirtir. Medya ve etkinlik jeneriklerinde courtesy of, içeriğin, ürünlerin veya desteğin kaynağını gösterir. Buradaki courtesy yalnızca kibar davranış anlamına gelmez.

Alıştırma

Sağlayanı belirten ve ona teşekkür eden ifadeyle medya jeneriğini tamamlayın: Today's science puzzle ____ the City Museum.

Cevabı göster

comes courtesy of

Brilliant's content is guided by a great set of principles, Kalıp ifadeler

4:44

Brilliant'ın içeriği harika bir prensipler bütünü tarafından yönlendirilir,

including curating content that excites, cultivates curiosity, Kelime

4:47

heyecanlandıran, merak uyandıran içerikleri derlemek,

Kelime

curating content: belirli bir amaçla seçmek ve düzenlemek

Burada curating content, belirli bir amaç için materyali bilinçli biçimde seçmek, düzenlemek ve sunmak anlamına gelir. Asıl anlam, her içerik parçasını sıfırdan üretmek değildir. that excites, cultivates curiosity yan cümlesi, seçilen materyalden beklenen etkileri belirtir: insanlarda ilgi uyandırmalı ve merakın gelişmesine yardımcı olmalıdır. Curate artık yalnızca müzelerle sınırlı değildir; dersler, medya, bültenler ve dijital ürünler için de yaygın olarak kullanılır.

Alıştırma

Bir fen bilgisi öğretmeni mevcut birçok videoyu inceliyor, en güvenilir olanları seçiyor ve bunları bir ders hâlinde düzenliyor. Bu çalışmayı en iyi hangi cümle anlatır?

  1. The teacher chose one science video at random.
  2. The teacher created every science video for the lesson.
  3. The teacher curated a set of science videos for the lesson.
Cevabı göster

The teacher curated a set of science videos for the lesson.

and is active rather than passive. Kalıp ifadeler

4:51

ve pasif olmaktan çok aktif olmak dahil.

Kalıp ifadeler

is guided by a set of principles: kararları neyin şekillendirdiğini gösterme

Be guided by + bir rehberlik kaynağı, seçimlerin veya eylemlerin o kaynak tarafından şekillendirildiğini belirtir. Burada is guided by, tekil özne Brilliant's content için kullanılan edilgen bir yapıdır: İlkeler, içeriğin nasıl seçilip tasarlandığını etkiler; içeriğe fiziksel olarak yol gösteren biri yoktur. A set of principles, birbiriyle bağlantılı standartlar veya değerler grubudur. Great sözcüğü konuşanın olumlu değerlendirmesini ekler; temel düşünce ise ilkelerin kararlar için dayanak oluşturmasıdır.

Alıştırma

Cümleyi be guided by ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Our design decisions ____ three simple principles.

Cevabı göster

are guided by

Kalıp ifadeler

active rather than passive: B yerine A'yı seçmek

A rather than B, “B değil, A” anlamına gelir ve odağı A'ya yerleştirir. Burada active ve passive, iki öğrenme biçimini anlatan paralel sıfatlardır: yalnızca bilgi almak yerine katılım vurgulanır. Buradaki passive, katılımın düşük olduğu bir öğrenme biçimini ifade eder. Dil bilgisindeki edilgen çatıyı ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste öğrendiğiniz ve “öteki değil, bu” anlamını veren iki sözcüklü bağlayıcıyla tamamlayın: The club chose a hands-on workshop ____ a long lecture.

Cevabı göster

rather than

Check out brilliant today at brilliant.org/teded Öbek fiiller

4:54

Brilliant'ı bugün brilliant.org/teded adresinde ziyaret edin

Öbek fiiller

Check out ile samimi bir öneri yapmak

Burada Check out + Brilliant, izleyicileri web sitesini ziyaret edip sunduğu içerikleri incelemeye çağırır. Emir biçimi bu reklamda sert bir talimat değil, dostça bir eylem çağrısıdır. Bu yapı bir web sitesini, uygulamayı, videoyu, yeri veya başka bir şeyi önermek için kullanılabilir: check out + nesne.

Alıştırma

Hangi cümle birine yeni bir bilim uygulamasını incelemesini doğal biçimde önerir?

  1. Check out of this new science app.
  2. Check off this new science app.
  3. Check out this new science app.
Cevabı göster

Check out this new science app.

and the first 800 33 of you will get 20% off the annual subscription fee. Kelime

4:58

ve ilk 833 kişiye yıllık abonelik ücretinde %20 indirim sağlanacaktır.

Kelime

20% off the annual subscription fee: yıllık abonelik ücretinde %20 indirim

Burada 20% off, normal fiyattan %20 çıkarıldığı anlamına gelir; dolayısıyla müşteri bu fiyatın %80’ini öder. Fiyat ifadelerinde off bir indirimi gösterir; bir hizmetin kapatıldığı anlamına gelmez. The annual subscription fee, bir yıllık erişim için alınan ücrettir. İfadenin tamamı, bu yıllık ücrete %20 indirim uygulandığını belirtir.

Alıştırma

Yıllık aboneliğin normal fiyatı 100 dolardır. 20% off the annual subscription fee ne anlama gelir?

  1. 80 dolar ödersiniz.
  2. 120 dolar ödersiniz.
  3. 20 dolar ödersiniz.
Cevabı göster

80 dolar ödersiniz.

And to confirm your answer to the bonus riddle, Dilbilgisi

5:03

Ve bonus bilmeceye verdiğiniz cevabı doğrulamak için,

Dilbilgisi

To confirm ...: amacı bildirmek için mastar kullanımı

Cümlenin başındaki to confirm, amaç bildiren bir mastar yapısıdır ve “doğrulamak için” anlamına gelir. İlk to, yalın fiil confirm ile kullanılan mastar işaretidir; yön bildiren bir edat değildir. Bu ifade ana yönergeden önce gelir ve o eylemin neden yapılacağını açıklar. answer to the bonus riddle ifadesindeki ikinci to ise farklı bir görev üstlenir: answer ile cevaplanan riddle arasında bağlantı kurar.

Alıştırma

Cümleyi confirm fiilinin amaç bildiren mastar yapısıyla tamamlayın: ____ your email address, enter the code we sent you.

Cevabı göster

To confirm

sign up for a free membership Öbek fiiller

5:06

aşağıdaki bağlantıya tıklayarak

Öbek fiiller

sign up for a free membership: ücretsiz üyelik için kaydolmak

Sign up for + hizmet, etkinlik veya üyelik, ona kaydolmak ya da katılmak anlamına gelir. Burada for, kişinin neye kaydolduğunu gösterir: a free membership. Kaydolunan şey açıkça söyleniyorsa sign up for kullanılır. Neye kaydolunduğu bağlamdan zaten belliyse sign up tek başına kullanılabilir.

Alıştırma

Henüz bir hesabınız yok ve ücretsiz üyelik almak istiyorsunuz. Hangi cümle doğru yönergeyi verir?

  1. Sign up for a free membership.
  2. Sign out of your account.
  3. Sign in to your account.
Cevabı göster

Sign up for a free membership.

by clicking the link below Kalıp ifadeler

5:07

ücretsiz bir üyeliğe kaydolun

Kalıp ifadeler

by clicking the link below: yöntemi by + -ing ile göstermek

By + fiilin -ing biçimi, bir şeyin hangi yöntemle yapıldığını gösterir. Bu bağlamda bağlantıya tıklamak kayıt olmanın yoludur; by “bu yöntemle” anlamına gelir ve edilgen bir cümlede eylemi yapanı gösteren by değildir. The link below, sayfanın daha ilerisinde veya alt kısmında bulunan bir bağlantıyı anlatan yaygın bir web ifadesidir. Burada below, link sözcüğünden sonra gelir ve bağlantının nerede bulunacağını gösterir.

Alıştırma

Talimatı by + -ing ve tap fiiliyle tamamlayın: You can open the menu ____ the icon.

Cevabı göster

by tapping

and brilliant will email you the solution. Kelime

5:09

ve Brilliant çözümü size e-posta ile göndersin.

Kelime

will email you the solution: email + alıcı + içerik

Burada email, “e-postayla göndermek” anlamında kullanılan bir fiildir. Will, email fiilinin yalın biçiminden önce gelir; bu nedenle ifade, gönderme işinin daha sonra gerçekleşeceğini belirtir. Email you the solution ifadesinde you alıcı, the solution ise gönderilen içeriktir. Kalıp email + alıcı + içerik şeklindedir. Email the solution to you da denebilir; ancak ilk kalıpta alıcının önüne to eklenmez.

Alıştırma

Cümleyi email + alıcı + içerik kalıbıyla tamamlayın: The library will ____ the receipt after you pay.

Cevabı göster

email you