Bluey ve Bingo'nun Hayvanat Bahçesi Gezisi | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
125 kelime 170 kel/dk

Video özeti: Hayvanat bahçesindeki kargaşa sırasında muzla kurulan tuzak mavi bir insansı maymunu durdurmaya yetmez; sonunda hayvan gıdıklanarak uyutulur. Eve dönen Snowdrop, Ooh-ooh’yu özlediğini söyler ve Ooh-ooh onu ziyarete gelince ikisi yeniden buluşur. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. when he goes for it, we'll trap him. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Gelecekten söz edilse bile when ile başlayan zaman yan cümlesinde geniş zaman, ana cümlede ise will kullanıldığını anlayın. Böylece tetikleyici bir olayı beklenen sonucuna bağlarken when’den sonra yanlışlıkla will kullanmazsınız. 2. tickle the big fella to sleep. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir eylemin birini uykuya götürdüğünü anlatan fiil + nesne + to sleep sonuç yapısını tanıyın. Bu yapıyı sing someone to sleep ve rock a baby to sleep gibi doğal ifadelere de aktarabilirsiniz. 3. I don't think we'll — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Doğrudan we won't demek yerine think fiilini olumsuzlaştırarak olumsuz bir kararın veya tahminin nasıl yumuşatıldığını öğrenin. Bu sayede isteksizlik ya da görüş ayrılığını daha az keskin ve daha konuşma diline uygun biçimde ifade edebilirsiniz.

Bu derste

Ooh, ooh.

0:00

Uu, uu.

You.

0:02

Sen.

Ooh, ooh.

0:02

Uu, uu.

Snowdrop.

0:04

Snowdrop.

Ooh, ooh.

0:05

Uu, uu.

Ooh, ooh.

0:07

Uu, uu.

That blue ape won't be able to resist this banana. Notlar

0:10

O mavi maymun bu muza karşı koyamayacak.

Dilbilgisi

won't be able to ile gelecekte yapamayacağını belirtme

Won't be able to, will not be able to ifadesinin kısaltılmış biçimidir. won't + be able to + fiilin yalın hâli yapısı, birinin ya da bir şeyin gelecekte bir eylemi yapamayacağını belirtir. Burada resist, to'dan sonra gelen fiilin yalın hâlidir. Konuşan kişi, maymunun muzu görünce kendini tutamayacağını öngörüyor; yalnızca şu anki yeteneğinden söz etmiyor.

Alıştırma

Cümleyi be able to yapısının kısaltılmış gelecek zaman olumsuz biçimiyle tamamlayın: Because the pool is closed tomorrow, we ____ swim there.

Cevabı göster

won't be able to

Kelime

resist this banana: ayartıya kapılmamak

Resist, bir ayartıya ya da dürtüye kapılmamak için kendini kontrol etmek anlamına gelebilir. resist this banana ifadesinde muz ayartıcı olan şeydir; bu nedenle ifade, muzla fiziksel olarak mücadele etmek değil, onu almamak ya da yememek için kendini tutmak demektir. Bu kullanım resist temptation, resist the urge to do something ve can't resist + isim ya da -ing biçimi gibi yapılara doğal biçimde aktarılır.

Alıştırma

Bu cümle için en doğal fiili seçin: I wanted another cookie, but I tried to ___ the urge.

  1. resist
  2. reject
  3. refuse
Cevabı göster

resist

And when he goes for it, Notlar

0:13

Ve onu almaya gittiğinde,

we'll trap him.

0:15

onu tuzağa düşüreceğiz.

Dilbilgisi

when he goes ..., we'll trap him: geleceğe yönelik zaman yan cümlesi

when he goes for it içindeki when yan cümlesi, planı harekete geçirecek gelecekteki olayı belirtir. Eylem gelecekte olsa da bu yan cümlede geniş zaman biçimi goes kullanılır. Ana cümle we'll trap him, gelecekteki sonucu will ile anlatır. Bu yaygın kalıpta when + geniş zaman, ardından will + fiilin yalın hâli kullanılır; normalde when yan cümlesine will getirilmez.

Alıştırma

when + geniş zaman, will + fiilin yalın hâli kalıbını ve open ile go fiillerinin doğru biçimlerini kullanarak cümleyi tamamlayın: When the doors ____, we ____ inside.

Cevabı göster

open · will go

Öbek fiiller

goes for it: belirli bir hedefe yönelmek

Burada goes for it, belirli bir şeye doğru hareket edip onu almaya çalışmak anlamına gelir. it zamiri muzu belirtir; dolayısıyla ifade, hayvanın yeme tepki verip harekete geçmesini anlatır. Anlam, it zamirinin neyi belirttiğine ve cümlenin biçimine bağlıdır. it bilinen bir nesneyi belirttiğinde go for it, o nesneye doğru hareket etmeyi veya onu almaya çalışmayı anlatabilir.

Alıştırma

The puppy saw the toy roll away and went for it cümlesinde went for it ne anlama gelir?

  1. Birisi onu elinden geleni yapması için cesaretlendirdi.
  2. Oyuncağa doğru hareket edip onu almaya çalıştı.
  3. Oyuncağı kendi hâline bırakmaya karar verdi.
Cevabı göster

Oyuncağa doğru hareket edip onu almaya çalıştı.

Well, I should say so. Kalıp ifadeler

0:16

Şey, öyle demeliyim.

Kalıp ifadeler

Güçlü bir katılma bildiren I should say so

I should say so, “Kesinlikle” veya “Elbette” anlamına gelen kalıplaşmış bir yanıttır. Bu cümlede konuşan kişi önceki düşünceye güçlü biçimde katılır. Buradaki should zorunluluk bildirmez ve ifade, konuşanın ne söylemesi gerektiğine dair gerçek anlamlı bir cümle değildir. Yanıtın tamamını güçlü bir onay bildiren tek bir kalıp olarak düşünün.

Alıştırma

Hangi yanıt, biraz eski tarz veya teatral bir tonla kendinden emin ve güçlü bir evet bildirir?

  1. I should say so.
  2. I cannot say.
  3. I think so.
Cevabı göster

I should say so.

Goodness knows poor Snowdrop will be so worried without me. Notlar

0:18

Tanrı bilir zavallı Snowdrop bensiz ne kadar endişelenecektir.

Deyimler

Kesinliği vurgulayan Goodness knows

Goodness knows, hafif bir ünlem niteliğindeki kalıplaşmış bir ifadedir. poor Snowdrop will be so worried without me ifadesinden önce gelerek konuşanın kesinliğini ve duygusunu güçlendirir: konuşan kişi Snowdrop'un çok endişeleneceğine emindir. Goodness burada ahlaki iyilik anlamındaki sıradan isim değil, God yerine kullanılan kibar ve örtmeceli bir sözcüktür. Bu ifade özellikle bir wh yan cümlesinden önce bilinmeyen bir şeyi de belirtebilir, ancak buradaki işlevi bu değildir.

Alıştırma

“Goodness knows I've tried to help,” cümlesinde Goodness knows ne işe yarar?

  1. Konuşanın herhangi bir girişimde bulunulup bulunulmadığından emin olmadığını söyler.
  2. Konuşanın gerçekten yardım etmeye çalıştığını vurgular.
  3. Ahlaki iyiliği, yanıtı bilen bir kişi olarak tanımlar.
Cevabı göster

Konuşanın gerçekten yardım etmeye çalıştığını vurgular.

Kelime

poor Snowdrop: parasızlık değil, şefkat

poor Snowdrop ifadesinde poor acıma ve şefkat belirtir: konuşan kişi Snowdrop'un üzücü bir durumda olduğunu düşünüyor. Snowdrop'un ne kadar parası olduğunu anlatmaz. poor, bir kişi adından ya da insanı veya hayvanı belirten bir isimden önce geldiğinde poor Sam veya the poor dog örneklerindeki gibi “talihsiz” veya “acıma duyulan” anlamına gelebilir. Hangi anlamın kastedildiğini bağlam gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede poor, parasızlık veya düşük kalite yerine acıma ve şefkat ifade eder?

  1. Ben gave a poor performance in the school play.
  2. Ben's family was poor and had very little money.
  3. Poor Ben had to miss the picnic because he was sick.
Cevabı göster

Poor Ben had to miss the picnic because he was sick.

How long will this take? Kalıp ifadeler

0:32

Bu ne kadar sürecek?

Kalıp ifadeler

How long will this take?: ne kadar süreceğini sormak

How long will this take? this ile belirtilen şeyin gerçekleşmesi veya tamamlanması için ne kadar süre gerektiğini sorar. Burada take, “zaman gerektirmek” anlamındadır; “almak” ya da “götürmek” anlamında değildir. Kalıp How long will + özne + take? şeklindedir. How long will the repair take? örneğinde olduğu gibi this yerine belirli bir iş veya olay getirebilirsiniz. Belirli bir iş henüz tamamlanmamışsa ve tamamlanması gelecekte olacaksa will kullanılır.

Alıştırma

Bir tamir dükkânında gerekli süreyi soran doğal cümleyi tamamlayın: How long will the repair ____?

Cevabı göster

take

Ooh, I can hear them.

0:34

Uu, onları duyabiliyorum.

No.

0:47

Hayır.

Stay down, you big baboon. Notlar

0:50

Aşağıda kal, seni koca babun.

Kalıp ifadeler

Stay down: alçak pozisyonda kalmak

Stay down, zaten eğilmiş, çömelmiş veya yere uzanmış birine bu pozisyonda kalmasını ve ayağa kalkmamasını söyler. Burada down, hareketin varış noktasını değil, korunması gereken durumu anlatır. Aktarılabilir kalıp stay + sıfat veya konum bildiren sözcük biçimindedir. stay quiet, stay calm ve stay away ifadelerinin hepsi ilgili durumun veya konumun sürmesini anlatır.

Alıştırma

Dersin ifadesiyle komutu tamamlayın. Kişi zaten çömelmiş durumda ve henüz ayağa kalkmamalı: ____ until the alarm stops.

Cevabı göster

Stay down

Ton ve niyet

you big baboon: duygulu ve abartılı doğrudan hitap

Virgülden sonra gelen you big baboon, dinleyiciye doğrudan hitap eder; dil bilgisi bakımından başka bir cümlenin öznesi değil, bir seslenme ifadesidir. you + sıfat + isim kalıbı güçlü duygular taşıyabilir. Burada big yalnızca büyüklüğü bildirmek yerine abartılı azarlama tonunu güçlendirir. Baboon sözcüğü gerçek anlamıyla babun adı verilen bir maymunu belirtir. Ancak ifadenin tamamında komik ve aşağılayıcı bir etiket gibi kullanılır. Bu nedenle asıl anlam, hayvan sınıflandırması değil, konuşanın kızgın ve teatral tavrıdır.

Alıştırma

Bu cümlede you big baboon hangi işlevi görür?

  1. Dinleyiciye kibarca resmî bir unvan verir.
  2. Birine abartılı, alaycı veya aşağılayıcı bir etiketle doğrudan hitap eder.
  3. Sözü edilen hayvan türünü tarafsız biçimde belirtir.
Cevabı göster

Birine abartılı, alaycı veya aşağılayıcı bir etiketle doğrudan hitap eder.

Ooh, ooh.

0:52

Uu, uu.

Snowdrop!

0:54

Snowdrop!

I'll have to tickle the big fella to sleep. Notlar

0:55

Bu koca adamı uyutana kadar gıdıklamam gerekecek.

Dilbilgisi

I'll have to + fiil: gerekli bir sonraki eylem

I'll have to, I will have to ifadesinin kısaltmasıdır. I'll have to + fiilin yalın hâli yapısında have to gereklilik bildirir; will ise gerekli eylemi geleceğe veya durumun bir sonraki adımına yerleştirir. Bu yapı, mevcut koşullar kişiye atması gereken pratik bir sonraki adım bıraktığında sıkça kullanılır. “Şimdi yapmam gereken şey bu” anlamını verebilir ve bazen isteksizlik hissettirebilir, ancak isteksizlik şart değildir.

Alıştırma

Son otobüs gitti ve başka ulaşım aracı yok. Hangi cümle artık eve yürümenin gerekli olduğunu anlatır?

  1. The last bus has gone, so I'll have to walk home.
  2. The last bus has gone, so I might walk home.
  3. The last bus has gone, so I won't walk home.
Cevabı göster

The last bus has gone, so I'll have to walk home.

Dilbilgisi

tickle ... to sleep: uyumayla sonuçlanan bir eylem

tickle the big fella to sleep ifadesindeki yapı fiil + nesne + to sleep biçimindedir. Eylem nesneyi etkiler ve o kişi ya da hayvanın uykuya dalmasıyla sonuçlanır; bu nedenle to sleep, gıdıklayan kişinin amacını değil, sonucu belirtir. Bu yapı, birini uykuya götüren başka eylem fiilleriyle de kullanılabilir. Tickle cümleye eğlenceli ve sıra dışı bir hava katar, ancak dil bilgisi daha alışılmış uyku öncesi eylemlerle de aynı şekilde işler.

Alıştırma

Şarkı söylemenin çocuğun uykuya dalmasını sağladığını belirten sonuç ifadesiyle cümleyi tamamlayın: She sang the child ____.

Cevabı göster

to sleep

Kelime

big fella: sevecen veya şakacı, gündelik bir adlandırma

Fella, fellow sözcüğünün gündelik konuşmadaki biçimidir. big fella ifadesi iri bir erkeğe veya hayvana samimi biçimde gönderme yapar. Burada büyük goril için kullanılan sevecen ve şakacı bir addır; resmî bir unvan ya da isim değildir.

Alıştırma

Örnekte big fella ne anlama gelir?

  1. Hayvanın resmî unvanı
  2. Büyük hayvana yönelik gündelik, sevecen veya şakacı bir adlandırma
  3. Her yetişkin erkek için kullanılan resmî bir terim
Cevabı göster

Büyük hayvana yönelik gündelik, sevecen veya şakacı bir adlandırma

See? Everything's under control. Notlar

1:04

Gördün mü? Her şey kontrol altında.

Ton ve niyet

See?: söylediğini destekleyen kanıta işaret etmek

Burada See?, yalnızca gözlerini kullanma talimatı değil, konuşmada kullanılan kısa bir işarettir. Yaklaşık olarak “Sonuca dikkat et; bu, söylediğimi destekliyor” demektir. Konuşan kişi mevcut durumu kanıt olarak gösterir ve dinleyiciyi ardından gelen Everything's under control sonucunu kabul etmeye çağırır. See?, ilgili kanıt veya sonuçtan sonra da kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede See?, kanıtın konuşanın görüşünü desteklediği anlamına gelir?

  1. Can you see the sign from here?
  2. See the doctor if the pain continues.
  3. See? The door opens when you press this button.
Cevabı göster

See? The door opens when you press this button.

Kalıp ifadeler

under control: bir durumun yönetiliyor olması

Under control, bir durumun, sorunun, riskin veya duygunun yönetildiğini ve kaotik ya da tehlikeli hâle gelmediğini belirtir. Burada konuşan kişi, her şeyin halledildiğini söyleyerek karşısındakini rahatlatmak için bu ifadeyi kullanıyor. Bu kalıplaşmış ifadede under, fiziksel olarak “altında” anlamına gelmez. Yaygın yapılar something is under control ve have something under control şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi “başarıyla yönetiliyor olmak” anlamındaki kalıpla tamamlayın: After a difficult start, the event is now ____.

Cevabı göster

under control

You're a very lucky little girl, young lady. Ton ve niyet

1:07

Sen çok şanslı küçük bir kızsın, küçük hanım.

Ton ve niyet

doğrudan hitap biçimi olarak young lady

Bu cümlede young lady, kıza doğrudan hitap etmek için kullanılan ve virgülle ayrılan bir seslenme ifadesidir. Yalnızca onun yaşını ve cinsiyetini belirtmez. Daha yaşlı veya yetkili biri bir kıza doğrudan young lady diye seslendiğinde ifade kararlı, ebeveyn gibi veya hafifçe azarlayan bir ton katabilir. Kesin tavır, kişiler arasındaki ilişkiye ve ses tonuna bağlıdır.

Alıştırma

Eşit konumdaki kişiler arasındaki bir iş ilişkisinde şu cümleyi değerlendirin: “Listen, young lady.”

  1. Genellikle uygun
  2. Genellikle uygunsuz
Cevabı göster

Genellikle uygunsuz

No.

1:09

Hayır.

Ooh, ooh.

1:10

Uu, uu.

Snowdrop.

1:11

Snowdrop.

Ooh, ooh.

1:12

Uu, uu.

Ooh, ooh.

1:16

Uu, uu.

Nighty-night, my little Snowdrop. Kelime

1:25

İyi geceler, benim küçük Snowdrop'um.

Kelime

Nighty-night: sevecen bir uyku vakti vedası

“Nighty-night”, “good night” ifadesinin şakacı ve sevecen bir biçimidir. Bu cümlede, bir çocuk uyumadan hemen önce söylenen yumuşak bir vedadır; hava karardıktan sonra kullanılan genel bir selamlaşma değildir. Tekrarlı ve şarkı söyler gibi olan yapısı ifadeye sıcaklık ve çocuğa yönelik bir ton katar. Çok yakın kişiler arasında özellikle sevimli duyulması için de kullanılabilir.

Alıştırma

“Nighty-night” hangi durumda en doğal duyulur?

  1. Bir yönetici resmî bir personel toplantısını bununla bitirir.
  2. Bir resepsiyon görevlisi akşam gelen müşteriye bunu söyler.
  3. Bir ebeveyn uyku vaktinde küçük çocuğuna yumuşakça söyler.
Cevabı göster

Bir ebeveyn uyku vaktinde küçük çocuğuna yumuşakça söyler.

See Ooh-ooh tomorrow? Dilbilgisi

1:28

Yarın Ooh-ooh'u görür müyüz?

Dilbilgisi

See Ooh-ooh tomorrow?: Can I kalıbının atıldığı çocuk dili sorusu

“See Ooh-ooh tomorrow?”, çocuk dilinde kullanılan kısaltılmış bir sorudur. Burada “Can I see Ooh-ooh tomorrow?” anlamına gelir: çocuk, ertesi gün Ooh-ooh'u görmesine izin verilip verilmeyeceğini veya bunun mümkün olup olmadığını sorar. Kısa biçimde hem özne I hem de kiplik fiili can atılır. Ortak bağlam ve soru tonlaması, dinleyenin eksik sözcükleri tamamlamasını sağlar. Tam ve standart bir soruda “kiplik fiili + özne + fiilin yalın hâli” kullanılır: Can I see ...?

Alıştırma

Çocuk dilindeki soruyu Can I içeren tam bir soruya dönüştürün: “See Grandma tomorrow?” → “____ see Grandma tomorrow?”

Cevabı göster

Can I

Goodness, no. Ton ve niyet

1:30

Aman Tanrım, hayır.

Ton ve niyet

Vurgulu bir olumsuz cevap olarak Goodness, no.

Goodness, no. ifadesinde goodness şaşkınlık veya güçlü bir tepki gösteren bir ünlemdir; olumsuz cevabı no taşır. Birlikte, iyilik hakkında bir ifade değil, anında ve vurgulu bir kesinlikle hayır anlamı verirler. Bu ünlem cevaba duygu katar, ancak reddi mutlaka yumuşatmaz. Küfürlü bir ünlemden daha hafiftir fakat cevabın kendisi yine de kesindir.

Alıştırma

Goodness, no. burada ne anlatıyor?

  1. Şaşkın ve vurgulu bir hayır
  2. Kararsız bir belki
  3. Ahlaki iyilik hakkında bir ifade
Cevabı göster

Şaşkın ve vurgulu bir hayır

I don't think we'll go back to that zoo anytime soon. Notlar

1:31

Yakın zamanda o hayvanat bahçesine geri döneceğimizi sanmıyorum.

Ton ve niyet

Yumuşatılmış olumsuz tahmin olarak I don't think we'll ...

I don't think we'll ... yapısında olumsuzluk think fiiline bağlanır, ancak ana mesaj genellikle sonraki olayın muhtemelen gerçekleşmeyeceğidir. Burada konuşan kişi yakın zamanda geri dönmelerinin pek olası olmadığını söylüyor. Bu yaygın yapıya olumsuzluk yükseltme denir. Olumsuz sonucu konuşanın değerlendirmesi olarak sunar; bu nedenle genellikle We won't ... kadar kesin değildir, ancak mutlaka gerçek bir kararsızlık göstermez.

Alıştırma

Cümleyi kısaltılmış I don't think we'll kalıbıyla tamamlayın: I ____ finish before six.

Cevabı göster

don't think we'll

Kalıp ifadeler

Olumsuz cümlede anytime soon

Bu cümlede anytime soon, “yakın zamanda” anlamına gelir. I don't think we'll... ifadesindeki olumsuz yargı, cümlenin tamamına “muhtemelen yakın zamanda geri dönmeyeceğiz” anlamını verir. Burada anytime soon tek bir zaman ifadesi olarak anlaşılmalıdır; anytime ve soon ayrı ayrı yorumlanmamalıdır. Olumsuz bir cümleden sonra gelen anytime soon, bir şeyin uzunca bir süre gerçekleşmesinin beklenmediğini doğal biçimde anlatır.

Alıştırma

Cümleyi anytime ile başlayan ve “yakın zamanda” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: After that terrible flight, I don't think I'll fly again ____.

Cevabı göster

anytime soon

Snowdrop miss Dilbilgisi

1:38

Snowdrop özlüyor

Ooh-ooh.

1:39

Ooh-ooh.

Dilbilgisi

Snowdrop miss Ooh-ooh.: çocukça miss ve standart misses

Snowdrop miss Ooh-ooh. bilinçli olarak çocukça söylenmiş, standart dışı bir İngilizce ifadedir. Snowdrop kendisinden adıyla söz eder ve miss fiilinde üçüncü tekil şahıs eki yoktur. Bu söyleyiş, karakterin çok küçük görünmesini sağlar. Standart İngilizcenin geniş zamanında Snowdrop gibi bir ad üçüncü tekil şahıs öznedir; bu nedenle cümle Snowdrop misses Ooh-ooh. olur. Kendisi için I kullanırsa standart biçim I miss Ooh-ooh. olur.

Alıştırma

Cümleyi miss fiilinin standart geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Snowdrop ____ Ooh-ooh.

Cevabı göster

misses

Snowdrop,

1:42

Snowdrop,

you got a visitor. Kalıp ifadeler

1:45

bir ziyaretçin var.

Kalıp ifadeler

you got a visitor: “seni görmeye biri geldi” demenin gündelik hâli

Bu replikte you got a visitor, “seni görmeye gelen biri var” veya “ziyaretçin var” anlamına gelir. Got şu anki durumu anlatır; Snowdrop’ın bir insanı teslim aldığı veya elde ettiği anlamına gelmez. Standart İngilizcede You've got a visitor ya da You have a visitor denir. Bazı çok gündelik İngilizce türlerinde bu şimdiki zaman anlamıyla have olmadan You got kullanılır. A visitor, birini görmeye veya bir yeri ziyaret etmeye gelen kişidir.

Alıştırma

Kapıda bekleyen biri var. Bu bağlamda hangi standart cümle “You got a visitor” ile aynı anlama gelir?

  1. You became a visitor.
  2. You have a visitor.
  3. You visited someone.
Cevabı göster

You have a visitor.

Hey, come here, you big baboon.

1:48

Hey, buraya gel, koca babun.

Ooh, ooh.

1:52

Uu, uu.

Ooh, ooh.

1:55

Uu, uu.