Maya ölüm tanrılarını kandıran ikizler - Ilan Stavans: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, yeraltı dünyasına inen, hain hükümdarların doğaüstü sınavlarını zekâlarıyla aşan, ölümden dönen ve onların insanlar üzerindeki iktidarına son veren Maya Kahraman İkizleri efsanesini anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. nevertheless answered the call, — Deyimler ve Mecazi İfadeler: answer the call ifadesini telefona cevap vermek değil, bir görevi, sorumluluğu ya da tehlikeli çağrıyı kabul etmek anlamında kavrayabilir; korkuya, riske veya sonuçları önceden bilmeye rağmen harekete geçen kişiler için kullanabilirsiniz. 2. leaving them to face whatever supernatural trial — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: -ing yan cümlesinin önceki eylemin doğurduğu durumu nasıl aktardığını tanıyabilir; bir olayın kişiyi belirsiz bir görev, sonuç veya güçlükle karşı karşıya bıraktığını özlü biçimde açıklamak için bu kalıbı kullanabilirsiniz. 3. Henceforth, — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Bu resmî geçiş sözünün o andan itibaren kalıcı bir değişiklik ilan ettiğini ayırt edebilir; uzun süreli sonuçlar belirleyen bildirilerde, kurallarda, kararlarda veya mitolojik sonlarda kullanabilirsiniz.
Bu derste
Day after day: günler boyunca tekrarlanma
Day after day, aynı şeyin birçok gün boyunca tekrar tekrar olduğunu ya da sürdüğünü belirtir. Cümlenin başında kullanıldığında, devam eden bir tekrar için arka plan oluşturur. Bu kalıplaşmış bir yapıdır; belirli bir tarihten sonraki günü anlatmaz. Aynı yapı week after week ve year after year gibi başka zaman sözcükleriyle de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi en iyi tamamlayan ve uzun süreli tekrarı vurgulayan ifadeyi seçin: The same problem returned ______.
- every day
- the day after
- day after day
Cevabı göster
day after day
the twin brothers Jun and Wuqub, ran back and forth playing ball. Kalıp ifadeler
0:07ikiz kardeşler Jun ve Wuqub, koşuşturarak top oynuyorlardı.
Ran back and forth: karşıt yönler arasında tekrarlanan hareket
Ran back and forth ifadesinde ran, run fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Back and forth, önce bir yönde, sonra karşı yönde gerçekleşen ve tekrarlanan hareketi anlatır. İfade bütünüyle, birinin aynı alanda ya da farklı yerler arasında tekrar tekrar koştuğunu gösterir. Back and forth tek bir bütün olarak anlaşılmalıdır. Bir nesnenin tekrarlanan hareketini veya messages going back and forth örneğinde olduğu gibi insanlar arasında sürekli gidip gelen bir alışverişi de anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi karşıt yönler arasında tekrarlanan hareket anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: The dog ran ____ along the fence.
Cevabı göster
back and forth
One day, their vigorous game disturbed the lords of the underworld who challenged the twins to a match. Notlar
0:12Bir gün, coşkulu oyunları yeraltı dünyasının lordlarını rahatsız etti ve onlar da ikizleri bir maça davet etti.
the lords of the underworld: ölüler diyarının doğaüstü hükümdarları
Bu Maya mitinde the underworld, yalnızca yerin altındaki bir alanı değil, ölümle bağlantılı doğaüstü bir âlem olan ölüler diyarını anlatır. The lords of the underworld bu âlemin güçlü hükümdarlarıdır; lords burada sıradan toprak sahipleri demek değildir. Bu ifade, karakterlerin doğaüstü bir yetkiye sahip olduğunu gösterir ve meydan okumalarının neden tehlikeli bir sınava dönüşebileceğini açıklar.
Alıştırma
Bu mitolojik cümlede the lords of the underworld kimlerdir?
- Mülkü yer altında bulunan sıradan toprak sahipleri
- Modern bir spor kulübünün üyeleri
- Ölümle bağlantılı mitolojik bir âlemin doğaüstü hükümdarları
Cevabı göster
Ölümle bağlantılı mitolojik bir âlemin doğaüstü hükümdarları
challenge someone to a match: birine karşılaşma için meydan okumak
Challenge someone to a match, birinden doğrudan seninle yarışmasını istemek, yani ona bir karşılaşma için meydan okumak demektir. Kalıp challenge + kişi + to + yarışma biçimindedir: cümlede challenged geçmiş zaman fiilidir, the twins meydan okunan kişilerdir, a match ise karşılaşmadır. Bu ifade, birini yalnızca oynamaya davet etmekten daha güçlü ve rekabetçidir; karşılaşmayı rakipler arasındaki bir sınama olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi challenge fiilinin geçmiş zamanı ve doğru edatla tamamlayın: The captain ____ the visitors ____ a rematch.
Cevabı göster
challenged · to
But when the brothers arrived, the lords trapped and killed them,
0:20Fakat kardeşler oraya vardıklarında, lordlar onları tuzağa düşürüp öldürdü,
which caught the attention of one of the lords' daughters. Kalıp ifadeler
0:31bu da lordların kızlarından birinin dikkatini çekti.
caught the attention of: birinin bir şeyi fark etmesini sağlamak
Catch the attention of someone, bir kişinin bir şeyi fark etmesini sağlamak anlamına gelir. Buradaki caught, catch fiilinin geçmiş zaman biçimidir: Alışılmadık derecede büyük meyveler dikkat çekmiş ve kızın onları fark etmesini sağlamıştır. Catch burada mecazidir; fiziksel olarak yakalamak anlamına gelmez. Aktarılabilir kalıp thing + catch/catches/caught the attention of + person şeklindedir. Bir nesne, olay, gerçek veya ipucu birinin dikkatini çektiğinde bu kalıp kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadenin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The flashing light ____ the pilot.
Cevabı göster
caught the attention of
When she reached for it, the skull of Jun spat on her hand and impregnated her. Notlar
0:34Kız meyveye uzandığında, Jun'un kafatası kızın eline tükürdü ve onu hamile bıraktı.
reached for it: başarı garantisi olmadan elini uzatmak
Reach for something, bir şeyi almak, ona dokunmak veya onu yakalamak istediğiniz için elinizi o şeye doğru uzatmak anlamına gelir. Reached for it ifadesinde it meyveyi gösterir, reached ise hareketin geçmişte gerçekleştiğini belirtir. Bu ifade hareketi veya girişimi anlatır; kişinin nesneye başarıyla dokunduğunu ya da onu aldığını söylemez.
Alıştırma
Hangi cümle, anahtarı aldığını doğrulamadan yalnızca elini anahtara doğru uzattığını söyler?
- He picked up the key from the high shelf.
- He reached for the key on the high shelf.
- He held the key in his hand.
Cevabı göster
He reached for the key on the high shelf.
spat on her hand and impregnated her: mitte doğaüstü nedensellik
Bu mitte spat on her hand and impregnated her, doğaüstü bir neden-sonuç zinciri kurar: kafatasının salyası kadının eline gelir ve bu eylem onun hamile kalmasına neden olur. Burada impregnated her, “onu hamile bıraktı” anlamına gelir. Anlatı, hikâyedeki büyülü nedenselliği kabul etmemizi ister. Gerçekçi bir biyolojik süreci anlatmaz.
Alıştırma
Bu yorumu değerlendirin: Cümle, kadının eline gelen salyayı gerçekçi bir biyolojik süreç olarak değil, mit içinde hamileliğe yol açan doğaüstü bir neden olarak sunmaktadır.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Doğru
she sought refuge with her mother-in-law and gave birth to twin sons, Junajpu and Ixb'alanke. Kalıp ifadeler
0:42kayınvalidesine sığındı ve Junajpu ile Ixb'alanke adında ikiz oğullar doğurdu.
Fleeing her father's wrath: nedeni belirten cümle başı -ing öbeği
Fleeing her father's wrath, cümlenin başında bulunan bir present participle öbeğidir. Ana eylemin nedenini veya arka planını verir: Babasının öfkesinden kaçtığı için sığınacak bir yer aradı. fleeing fiilinin anlaşılan öznesi, ana cümlenin öznesi olan she'dir. Bu yapıda cümle başındaki -ing öbeği mantıksal olarak aynı özneyi tanımlamalıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede, ana öznenin eyleminin nedenini vermek için cümle başındaki -ing öbeği doğru kullanılmıştır?
- Fearing the approaching storm, the sailors returned to port.
- Fearing the approaching storm, the return to port was immediate.
- Fearing the approaching storm, the harbor offered shelter to the sailors.
Cevabı göster
Fearing the approaching storm, the sailors returned to port.
sought refuge with her mother-in-law: kayınvalidesine sığınmak
Seek refuge with someone, tehlike veya ciddi bir çatışma yüzünden kişinin bulunduğu yerde kalması güvenli olmadığında, güvenlik ve korunma için o kişiye sığınmak anlamına gelir. Bu cümlede sought, seek fiilinin geçmiş zaman biçimidir; with her mother-in-law ise ona kimin barınak ve koruma sağladığını belirtir. Refuge yalnızca uyuyacak bir yer değil, tehlikeden korunma ve güvenlik anlamındadır. Aktarılabilir kalıp seek refuge with + kişi şeklindedir; sığınılan şey bir yerse İngilizcede daha çok seek refuge in/at + yer kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi seek refuge with ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After threats forced him from home, he ____ an old friend.
Cevabı göster
sought refuge with
gave birth to twin sons: ikiz oğullar dünyaya getirdi
Give birth to + çocuk, o çocuğu veya çocukları doğum yoluyla dünyaya getirmek anlamına gelir. Bu cümlede gave, give fiilinin geçmiş zamanıdır; she anneyi, twin sons ise doğan çocukları belirtir. Kalıp, doğum yapan kişi + give/gave birth to + çocuk şeklindedir. to sözcüğü zorunludur.
Alıştırma
Cümleyi give birth to ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: In June, Rosa ____ a healthy baby boy.
Cevabı göster
gave birth to
The second generation of twins discovered their father's ballgame equipment,
0:51İkizlerin ikinci nesli, babalarının top oyunu ekipmanlarını buldu,
which their grandmother had hidden, and began to play.
0:55bunları büyükanneleri saklamıştı ve oynamaya başladılar.
the messengers from the underworld arrived to issue another challenge. Kalıp ifadeler
1:00yeraltı dünyasından elçiler gelip yeni bir meydan okuma sundular.
to issue another challenge: yeniden resmî olarak meydan okumak
Burada to issue another, challenge ile birleşerek to issue another challenge ifadesini oluşturur ve “bir kez daha resmî biçimde meydan okumak” anlamına gelir. Issue burada “resmen yayımlamak veya duyurmak” anlamında bir fiildir; “sorun” anlamındaki isim değildir. Another, daha önce en az bir meydan okuma olduğunu gösterir. arrived sözcüğünden sonra gelen to'lu mastar, habercilerin geliş amacını belirtir: meydan okumak için geldiler. Bu amaç yapısı came to help veya returned to ask örneklerinde olduğu gibi başka hareket fiillerinden sonra da kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle şampiyonun rakibine yeniden resmî olarak meydan okuduğunu en doğal şekilde anlatır?
- The champion gave another challenge to her rival.
- The champion issued another challenge to her rival.
- The champion issued another problem to her rival.
Cevabı göster
The champion issued another challenge to her rival.
Knowing what had happened to their fathers, Dilbilgisi
1:05Babalarının başına gelenleri bilmelerine rağmen,
Knowing what had happened to their fathers: bilinen arka planla karşıtlık kurmak
Knowing what had happened to their fathers, cümlenin başında yer alan present participle yapısında bir yan cümleciktir. İkizlerin karşılık verdikleri sırada zaten bildikleri arka planı verir. Knowing burada “farkında olmak” anlamındadır, “öğreniyor olmak” anlamında değildir; örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan the twins ifadesidir. What had happened, babaların yaşadıkları ikizlerin karşılığından önce gerçekleştiği için past perfect biçimindedir. Ana cümledeki nevertheless ile birlikte baştaki yan cümlecik ödünleme anlamı taşır: önceki olayın gösterdiği tehlikeyi biliyorlardı ama yine de karşılık verdiler.
Alıştırma
Hangi cümle, bir kişinin riski bilmesine rağmen eylemde bulunduğunu göstermek için cümle başında Knowing... yapısını doğru kullanır?
- Knowing the ice was thin, the warning sign stood beside Leo.
- Knowing the ice was thin, Leo's skates were left at home.
- Knowing the ice was thin, Leo nevertheless stepped onto it.
Cevabı göster
Knowing the ice was thin, Leo nevertheless stepped onto it.
nevertheless answered the call: riske rağmen çağrıya karşılık vermek
Nevertheless, “buna rağmen” veya “yine de” anlamına gelir. İkizlerin kararının, tehlikeyi bilen kişilerden beklenecek davranışın tersine olduğunu gösterir. Burada answered the call bir deyimdir. İkizler bir çağrıya ya da meydan okumaya karşılık verip bunun gerektirdiği sorumluluğu kabul ettiler; telefona cevap vermediler. Sözcükler birlikte, tehlikeye rağmen bilinçli bir seçim yaptıklarını anlatır.
Alıştırma
“After the storm, local nurses answered the call and staffed the emergency clinic,” cümlesinde answered the call ne anlama gelir?
- İhtiyaca karşılık verip yardım etmeyi kabul ettiler.
- Klinikte çalan bir telefonu açtılar.
- Başka birinden telefon etmesini istediler.
Cevabı göster
İhtiyaca karşılık verip yardım etmeyi kabul ettiler.
trekking through deep caverns and across rivers filled with scorpions, blood, and pus
1:11derin mağaralardan ve akrepler, kan ve irinle dolu nehirlerden geçerek,
until they reached the great city from which the lords of the underworld Dilbilgisi
1:17yeraltı dünyasının lordlarının doğanın her yönünü kontrol ettiği
controlled every aspect of nature and caused suffering for humans.
1:22ve insanlara acı çektirdiği o büyük şehre ulaştılar.
from which: ilgi tümcesinde kaynağı gösteren resmî yapı
From which, the great city ifadesini niteleyen bir ilgi tümcesini başlatır. Which sözcüğü şehri yeniden gösterir; from ise bu şehrin efendilerin kontrolünün kaynağı veya merkezi olduğunu belirtir. Bu nedenle ifade “o şehirden” anlamına gelir. Edatı which sözcüğünden önce getirmek, daha resmî olan edat + ilgi zamiri yapısını oluşturur. Daha az resmî bir anlatımda from sonda kalabilir: the city they ruled from.
Alıştırma
Cümleyi resmî from + ilgi zamiri yapısıyla tamamlayın: They returned to the tower ____ the signal had been sent.
Cevabı göster
from which
pressed on: zorluğa rağmen devam etmek
Bu cümlede pressed on, arama zor olsa da ilerlemeye devam ettiler demektir. press on öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Buradaki on, öbek fiilin bir parçasıdır; ikizlerin bir şeye bastığı veya bir şeyin üzerinde durduğu anlamına gelmez. Zorluklara ya da yorgunluğa rağmen bir yolculuğu, görevi veya çabayı sürdürmek için press on kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi press on ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: Even after the road became icy, the hikers ____ toward the shelter.
Cevabı göster
pressed on
The lords had hidden among statues of themselves to confuse their guests,
1:31Lordlar, misafirlerinin kafasını karıştırmak için kendi heykellerinin arasına saklanmıştı,
but the brothers sent a mosquito ahead of them. Kalıp ifadeler
1:37fakat kardeşler önden bir sivrisinek gönderdiler.
sent a mosquito ahead of them: bir şeyi önden göndermek
send someone or something ahead of someone yapısı, bir kişiyi ya da şeyi diğerlerinden önce gidecek şekilde göndermek veya ayarlamak anlamına gelir. Burada sent, send fiilinin geçmiş zamanıdır: kardeşler bir süre geride kalırken sivrisineğin önce gitmesini sağladılar. send sonrasındaki nesne, gönderilen kişi veya şeyi belirtir; ahead of them ise onu konum ya da eylem sırası bakımından kardeşlerin önüne yerleştirir.
Alıştırma
Hangi cümle, yürüyüşçülerin Maya’nın diğerlerinden önce varmasını sağladığı anlamına gelir?
- The hikers waited for Maya after they prepared the cabin.
- The hikers sent Maya ahead of them to prepare the cabin.
- The hikers walked beside Maya while she prepared the cabin.
Cevabı göster
The hikers sent Maya ahead of them to prepare the cabin.
the lords cried out, revealing themselves. Öbek fiiller
1:41lordlar bağırarak kendilerini ele verdiler.
cried out: ani ve yüksek sesli bir tepki
Cried out, cry out fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve birinin aniden yüksek bir ses çıkardığını ya da bağırdığını anlatır. Burada sokulma hemen bir haykırışa yol açar; yani bu, planlanmış bir söz değil, hızlı bir tepkidir. Bu kullanımda cry, gözyaşı döküp ağlamak anlamına gelmez. Out, sesin kişiden bir anda dışarı fırladığı hissini verir; cry out ağrı, korku, şaşkınlık, itiraz veya uyarı durumlarında sık görülür.
Alıştırma
“Maya cried out when the door slammed on her finger.” İngilizce cümlesinde cried out ne anlama gelir?
- Acı yüzünden aniden bağırdı.
- Sessizce gözyaşı dökmeye başladı.
- Sakin ve planlı bir şekilde konuştu.
Cevabı göster
Acı yüzünden aniden bağırdı.
They forced the twins to spend the night in the House of Darkness. Notlar
1:45Lordlar, ikizleri geceyi Karanlık Evi'nde geçirmeye zorladı.
forced the twins to spend the night: force + kişi + to + fiilin yalın hâli
Forced the twins to spend the night, force + kişi + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Force'tan sonra gelen kişi baskıya maruz kalan kişidir; to + fiil ise yapılmaya zorlanan eylemi gösterir: forced + the twins + to spend. Force, güç, tehdit, kural veya koşullar yüzünden kişinin çok az gerçek seçeneği olduğunu ya da hiç seçeneği olmadığını anlatır. Bu yapı baskının kaynağını, etkilenen kişiyi ve sonuçta yapılan eylemi birbirine bağlar.
Alıştırma
Parantezdeki sözcükleri kullanarak cümleyi force + kişi + to + fiil yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The locked gate ____ a different entrance. (force / us / use)
Cevabı göster
forced us to use
Bir sınav yerinin özel adı olarak House of Darkness
Bu cümlede House of Darkness, sıradan bir ev ya da hane değil, doğaüstü bir sınav yerinin özel adıdır. Burada House, sınavın gerçekleştiği kapalı bir yer veya oda anlamına gelir. Büyük harfler bunun bir özel ad olduğunu gösterir. Bir hikâyede başka House of ... adları görülürse bunları önce aynı dizideki adlandırılmış sınav yerleri olarak yorumlayın.
Alıştırma
Doğru mu yanlış mı? Bu cümlede House of Darkness, bir ailenin yaşadığı sıradan bir ev anlamına gelir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
but warned they must return it unburnt or face death. Kalıp ifadeler
1:50ama yanmamış bir şekilde geri getirmeleri gerektiğini, yoksa öleceklerini söyleyerek uyardılar.
Ciddi bir uyarının sonucu olarak or face death
Bir uyarıda or, önceki gerekliliğe uyulmazsa ne olacağını belirtir. Burada or face death, ‘aksi takdirde ölümle yüzleşmek zorunda kalacaklar’ anlamına gelir. Face burada zor veya tehlikeli bir durumla karşılaşmak ya da ona katlanmak anlamındaki bir fiildir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp, emir veya gereklilik + or + face + ciddi sonuç biçimindedir.
Alıştırma
Bu dersteki hedef kalıbı kullanarak uyarıyı tamamlayın: Follow the evacuation order, or ____ serious consequences.
Cevabı göster
face
the quick-thinking brothers adorned the torch with red macaw feathers and fireflies. Kalıp ifadeler
1:57hızlı düşünen kardeşler meşaleyi kırmızı papağan tüyleri ve ateşböcekleriyle süslediler.
the darkness closed in: karanlığın yaklaşarak etrafı sarması
Burada the darkness closed in, karanlığın her yönden yaklaşıp kardeşleri sarmış gibi olması demektir. Close in öbek fiili, alanın daraldığı ve tehlikenin büyüdüğü hissini verir; bir kapıyı kapatmak anlamına gelmez. Close in ayrıca sisin, fırtınanın, düşmanların, tehlikenin veya baskının yaklaşıp bir kişiyi ya da şeyi çevrelemesini anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede close in, bir tehlikenin yaklaşıp bir yeri çevrelediğini anlatır?
- The sky was getting dark above the campsite.
- The wolves were closing in around the campsite.
- The ranger closed the gate beside the campsite.
Cevabı göster
The wolves were closing in around the campsite.
adorned the torch with...: adorn A with B kalıbı
Adorn A with B, B'yi ekleyerek A'yı süslemek demektir. Örnekte süslenen nesne the torch, süsleme amacıyla kullanılan tüyleri ve ateş böceklerini tanıtan sözcük ise with'tir. Burada adorned, basit geçmiş zaman biçimidir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp adorn + nesne + with + süsleme ögesidir; edilgen yapıda be adorned with + süsleme ögesi olur.
Alıştırma
Cümleyi adorn fiilinin edilgen biçimi ve gerekli edatla tamamlayın: The stage was ____ paper stars for the school play.
Cevabı göster
adorned with
the lords were shocked to see the torch lit, but unburnt. Kelime
2:05lordlar meşalenin yandığını ama tükenmediğini görünce şoke oldular.
Come morning: Sabah geldiğinde
Come morning, 'sabah geldiğinde' veya 'sabah olduğunda' anlamına gelir. Buradaki come bir emir değildir; ana cümledeki olayın gerçekleştiği zamanı belirtir. come + zaman ifadesi yapısı, zamanı kısa biçimde öne çıkarır. Bir anlatıda, ana cümle o anda ne olduğunu söylemeden önce olayları belirtilen zamana taşır.
Alıştırma
'Kış geldiğinde' anlamındaki kısa come + zaman ifadesiyle cümleyi tamamlayın: ____, the mountain pass usually closes.
Cevabı göster
Come winter
lit, but unburnt: yanıyor ama yanmamış
see the torch lit, but unburnt ifadesinde lit ve unburnt, meşalenin durumunu paralel biçimde anlatır. Lit, onun yakılmış ya da ışık veriyor olduğunu; unburnt ise ateş tarafından yakılmadığını, kararmadığını veya tüketilmediğini belirtir. But şaşırtıcı karşıtlığı gösterir. Normal biçimde yanan bir meşalede ateşin bazı etkileri görülürdü; bu nedenle ifade, ışık verme durumunu yanmış olmanın sonucundan ayırır.
Alıştırma
Hangi cümle, bir şeyin yanıyor gibi görünmesine rağmen hiçbir yanma etkisi göstermediğini anlatır?
- The decorative candle was burnt, and its wick was black with soot.
- The decorative candle was unlit, but its wick showed clear signs of burning.
- The decorative candle looked lit, but its wick remained completely unburnt.
Cevabı göster
The decorative candle looked lit, but its wick remained completely unburnt.
They insisted on playing the game with their own ball. Dilbilgisi
2:09Kendi toplarıyla oyun oynamakta ısrar ettiler.
insisted on playing: insist on + fiil-ing
Birisi insists on doing something dediğimizde, o eylemin yapılmasını güçlü biçimde talep eder veya onu yapmaya kesin olarak karar verir ve kolayca geri adım atmaz. Bu cümlede başka bir top kullanmayı reddediyorlar. On bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: insist on + fiil-ing. Insist fiilini geçmiş zaman olan insisted biçimine çevirmek bu kalıbı değiştirmez.
Alıştırma
Insist on kalıbında pay fiilinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: Maya insisted ____ for the meal herself.
Cevabı göster
on paying
The twins agreed, only to find that the lords had hidden a weapon inside the ball, Dilbilgisi
2:13İkizler kabul etti, ama lordların topun içine bir silah sakladığını gördüler,
only to find that: beklenmedik bir sonuç
Only to find that, ilk yan cümledeki eylemden sonra gerçekleşen beklenmedik bir keşfi anlatır. İkizler kabul eder ve ardından beklemedikleri bir şeyi öğrenir. Bu kalıpta only to + fiilin yalın hâli, ilk eylemin nedenini veya amacını değil, sonucunu gösterir. That, neyin keşfedildiğini anlatan tam bir yan cümle başlatır.
Alıştırma
Beklenmedik bir keşfi anlatan, find fiilinin only to biçimiyle cümleyi tamamlayın: We reached the station, ____ the last train had left.
Cevabı göster
only to find that
which chased them around the court, trying to kill them.
2:18bu silah onları sahada kovalayıp öldürmeye çalışıyordu.
but by now they were sure this would be no ordinary match. Kalıp ifadeler
2:24ama artık bunun sıradan bir maç olmadığından emindiler.
no ordinary match: sıra dışı olduğunu vurgulayan bir ifade
no ordinary match ifadesinde no, betimlemeyi güçlendirir: bu, sıradan bir karşılaşma olmaktan çok uzaktır. İkizler artık olağan dışı derecede zor veya ciddi bir şey beklemektedir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp no ordinary + isim şeklindedir ve çoğunlukla tekil sayılabilen bir isimle kullanılır. Birini veya bir şeyi sıra dışı gösterir; bunun etkileyici, tuhaf ya da tehlikeli olduğunu bağlam belirler.
Alıştırma
Cümleyi no ordinary ile tamamlayın: After the small robot lifted a car by itself, everyone knew it was ____ machine.
Cevabı göster
no ordinary
and each time the twins scored no better than a tie, Dilbilgisi
2:30ve her seferinde ikizler ancak berabere kalabildi,
scored no better than a tie: sonucun üst sınırını beraberlik olarak belirlemek
scored no better than a tie ifadesinde no better than, ikizlerin sonucu için bir üst sınır koyar. Ulaşabilecekleri en iyi sonuç beraberlikti: berabere kalabilir veya kaybedebilirlerdi, ama kazanamazlardı. no better than + ölçüt kalıbı, sonucun kalite, performans veya sıralama bakımından o ölçütü aşmadığını anlatır. Belirtilen ölçüt zaten düşükse çoğu zaman hayal kırıklığı duygusu taşır.
Alıştırma
Hangi cümle, oyuncunun en iyi ihtimalle beşinci olduğunu ve daha alt sırada bitirmiş olabileceğini anlatır?
- The player finished better than fifth place.
- The player finished no worse than fifth place.
- The player finished no better than fifth place.
Cevabı göster
The player finished no better than fifth place.
leaving them to face whatever supernatural trial the lords set for them Dilbilgisi
2:34bu da oyuna tekrar dönmeden önce lordların onlar için hazırladığı
leaving them to face...: sonuç bildiren bir -ing yan cümlesi
Burada leaving them to face..., sonucu gösteren bir -ing yan cümlesidir. Biraz önce anlatılan olaya gönderme yapar: o olay yüzünden artık sınavla yüzleşmek zorunda oldukları bir durumdadırlar. Bu sonuç yapısında, leave + kişi + to + fiil, leave fiziksel olarak bir yerden ayrılmak anlamına gelmez. Önceki olayın bir kişiyi uğraşması gereken bir eylem veya sorunla baş başa bırakması anlamına gelir. Whatever supernatural trial, lordların belirlemeyi seçtiği herhangi bir doğaüstü sınav demektir.
Alıştırma
Hangi cümle ilk olayın sonucunu leaving + kişi + to + fiil yapısıyla ifade ediyor?
- After the power failed, we decided to leave the building.
- We left the power off to finish the work by flashlight.
- The power failed, leaving us to finish the work by flashlight.
Cevabı göster
The power failed, leaving us to finish the work by flashlight.
picking up the game again: bir aradan sonra devam etmek
Picking up the game again, bir kesintiden sonra aynı oyuna devam etmek anlamına gelir. Pick up burada gerçek anlamında kullanılmaz: oyuncular fiziksel bir nesneyi kaldırmak yerine ara verilmiş bir etkinliğe devam eder. Again, önceki etkinliğe geri dönüldüğünü vurgular. Aynı kalıp konuşma, ders, hikâye veya iş gibi etkinliklerle de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi pick up fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the call reconnected, we ____ the conversation again.
Cevabı göster
picked up
and the House of jaguars by feeding bones to the beasts.
2:45ve Jaguar Evi'nde hayvanlara kemik vererek kurtuldular.
by lighting a ... by feeding bones to the beasts: yöntemi anlatan by + -ing
By + -ing biçimindeki bir fiil, bir sonuca hangi yöntemle ulaşıldığını anlatır. Burada by lighting a fire, Soğuk Evi'nden nasıl sağ çıktıklarını; by feeding bones to the beasts ise Jaguarlar Evi'nden nasıl sağ çıktıklarını açıklar. Bu yapıda by bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by lighting ve by feeding. Birbirine paralel iki by öbeği, her başarılı sonucu kullanılan yöntemle eşleştirir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi by ve practice fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: You can improve your pronunciation ____ every day.
Cevabı göster
by practicing
House of Cold ... House of jaguars ... House of bats: mitolojik sınav odaları
Büyük harfle başlayan bu üç House adı, sıradan evleri değil, art arda gelen mitolojik sınav odalarını belirtir. Her oda belirli bir tehlikeyle tanımlanır: soğuk, jaguarlar veya yarasalar. Bu adları bir dizi olarak okumak olayları ayrı aşamalara ayırır: karakterler bir sınavı geçip sonrakine ilerler. Bu hikâyede odalar, yeraltı dünyasının efendileri tarafından hazırlanan sınavların bir parçasıdır.
Alıştırma
Bu cümlede House of Cold, House of jaguars ve House of bats neyi ifade ediyor?
- Her birinde farklı bir tehlike bulunan bir dizi mitolojik sınav odası.
- Aynı top oyununa katılan üç takım.
- Farklı yöneticilerin yaşadığı sıradan evler.
Cevabı göster
Her birinde farklı bir tehlike bulunan bir dizi mitolojik sınav odası.
bit off Junajpu's: off ayrılma sonucunu gösterir
Bit off, bite off fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Dişlerin daha büyük bir bütünden bir şeyi kopardığı veya ayırdığı anlamına gelir. Off parçacığı yalnızca uzaklaşma yönünü değil, ayrılma sonucunu da ekler. Junajpu's iyelik biçimidir: koparılan beden parçasının kime ait olduğunu gösterir. Alıntı, bu parçanın adı söylenmeden önce biter; bu bağlamda söz konusu parça onun başıdır.
Alıştırma
Cümleyi bite off fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The puppy ____ a corner of the cardboard, and the piece came away.
Cevabı göster
bit off
the lords called for another round of the ballgame, Öbek fiiller
2:57lordlar, bir tur daha top oyunu istediler
Certain they now had the advantage: lordların zihinsel durumu
Certain they now had the advantage, ana cümlenin öznesi olan the lords ifadesini tanımlayan, cümle başındaki bir sıfat tamamlayıcısıdır. Lordların neye inandığını, yani üstünlüğü ele geçirdiklerinden emin olduklarını gösterir; ancak gerçekten üstün olduklarını tek başına kanıtlamaz. Daha açık biçimi Because the lords were certain that they now had the advantage şeklindedir. Kısa biçimde özne ve be fiilinin biçimi ana cümleden anlaşılır; ayrıca certain sonrasındaki that atılır.
Alıştırma
Hangi cümlede baştaki Certain ... yapısı ana cümle öznesinin zihinsel durumunu anlatır?
- Certain that the answer was correct, Leo raised his hand.
- Certainly, the answer was correct.
- Leo chose a certain answer from the list.
Cevabı göster
Certain that the answer was correct, Leo raised his hand.
called for another round: bir tur daha oynanmasını istemek
Burada called for, bir şeyin gerçekleşmesini istemek veya emretmek anlamındadır. Lordlar top oyununun bir tur daha oynanmasını istiyordu; dolayısıyla ifade telefon etmeyi değil, yetkiye dayanan bir talebi anlatır. Yapı call for + isim öbeği şeklindedir. Bir kişi veya grup bir olay, eylem ya da değişim için call for kullandığında, bunun gerçekleşmesi gerektiğini bildirir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve kamuya açık biçimde talep etmek anlamına gelen iki sözcüklü geçmiş zaman ifadesiyle tamamlayın: After two accidents, the neighbors ____ a safer crossing.
Cevabı göster
called for
The quick-thinking Ixb'alanke called the animals to him.
3:03Hızlı düşünen Ixb'alanke, hayvanları yanına çağırdı.
and he carved it into the likeness of a head. Kalıp ifadeler
3:09o da bunu oyarak bir kafaya benzetti.
carved it into the likeness of a head: onu bir başa benzer biçimde oymak
carve A into the likeness of B yapısı, A malzemesini kesip oyarak B'ye benzeyecek biçime getirmek demektir. Bu cümlede it malzeme, a head ise ortaya çıkan görüntüdür. Into, işlemin sonucunda oluşan biçimi gösterir. Burada likeness görsel bir temsil veya benzerlik anlamındadır; bir şeyi beğenmekle ilgili değildir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve ona benzeyecek şekilde anlamına gelen resmî sonuç ifadesiyle tamamlayın: The artist carved the block ____ a sleeping fox.
Cevabı göster
into the likeness of
swap A with B: iki şeyin yerini değiştirmek
Swap A with B, A ile B'yi birbirinin yerine, rolüne veya sahibine geçecek şekilde değiştirmek demektir. Bu cümlede it topu ifade eder; top ile baş birbiriyle değiştirilir. Bu kalıp, bir şeyi yalnızca birine vermeyi değil, iki şey arasındaki karşılıklı değişimi vurgular.
Alıştırma
Cümleyi swap A with B kalıbının gerektirdiği sözcükle tamamlayın: Maya swapped her blue marker ____ Leo's red one.
Cevabı göster
with
the twins played harder than ever. Kalıp ifadeler
3:20ikizler eskisinden çok daha hırslı oynadılar.
With + nesne + tümleç: arka plan durumunu belirtmek
With Junajpu's head back on his body, with + nesne + tümleç yapısında bir ifadedir. Junajpu's head nesnedir; back on his body ise bu nesnenin durumunu açıklayan tümleçtir. Ana cümleden önce gelen bu ifade, ana olayın gerçekleştiği sıradaki arka plan durumunu verir: ikizler daha çok çaba göstererek oynarken baş çoktan vücuda dönmüştü. Buradaki with, başı kullanmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede arka plan durumunu vermek için with + nesne + tümleç yapısı kullanılmıştır?
- With care, we locked the door before leaving.
- With the door firmly locked, we felt safe inside.
- We locked the door with a small key.
Cevabı göster
With the door firmly locked, we felt safe inside.
played harder than ever: çabada geçmişe göre yeni bir zirveye ulaşmak
played harder than ever ifadesinde hard, ikizlerin nasıl oynadığını açıklayan bir zarftır. Harder bunun karşılaştırma biçimidir; dolayısıyla çaba ya da yoğunluk daha yüksektir. Than ever karşılaştırmayı yalnızca tek bir geçmiş ana değil, önceki bütün zamanlara yayar. Birlikte harder than ever, o andaki çabanın geçmişteki her zamankinden yüksek olduğunu anlatır.
Alıştırma
Hard sözcüğünün karşılaştırma biçimini ve ardından than ever yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: After her first audition, Nina practiced ____ for the next one.
Cevabı göster
harder than ever
hitting the hanging squash so it shattered on the ground.
3:25ve asılı kabağa vurarak onun yerde parçalanmasını sağladılar.
The twins knew their treacherous hosts would not take the loss well. Kalıp ifadeler
3:29İkizler, hain ev sahiplerinin bu yenilgiyi kolay kolay kabullenmeyeceğini biliyordu.
not take the loss well: yenilgiye kötü tepki vermek
not take the loss well ifadesinde take, bir deneyimi veya sonucu kabul edip onunla başa çıkmak anlamına gelir. The loss bir yenilgiyi, well ise sakin ya da makul bir tepkiyi anlatır. Olumsuz biçim, ev sahiplerinin yenilmeye kötü tepki vermesinin beklendiğini söyler. Öfke, şikâyet, incinme veya misilleme ima edebilir; ancak kesin tepkiyi çevredeki bağlam gösterir.
Alıştırma
Not take the loss well ifadesini cümleye uygun biçimde kullanarak tamamlayın: Jordan lost the championship, blamed the referee, and did ____.
Cevabı göster
not take the loss well
a pair of seers: iki kâhin
a pair of + çoğul sayılabilir isim yapısı genellikle iki kişiyi veya şeyi belirtir. Burada a pair of seers, birlikte görevlendirilen iki kâhin anlamına gelir. Mitolojik veya dinî bağlamda seer, geleceği görebildiğine ya da doğaüstü bilgiler aldığına inanılan kişidir. Sıradan bir izleyici veya tanık anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede a pair of seers ifadesinin doğru açıklaması hangisidir?
- Sıradan tek bir görgü tanığı demektir.
- Kehanete dayalı bir kavrayışa sahip olduğuna inanılan iki kişi demektir.
- Bir olayı izleyen kalabalık bir seyirci grubu demektir.
Cevabı göster
Kehanete dayalı bir kavrayışa sahip olduğuna inanılan iki kişi demektir.
Sure enough: beklenti doğrulanır
Sure enough, “beklendiği gibi” veya “tam da öngörüldüğü gibi” anlamına gelen bir anlatı bağlayıcısıdır. Daha önceki bir tahmini, korkuyu, beklentiyi veya ipucunu doğrulayan olayı tanıtır. Hikâyedeki bilgiyi önce beklenti, sonra doğrulama şeklinde düzenler. İfadenin ardından gelen virgül, bunun olayın tamamı hakkında giriş niteliğinde bir yorum olduğunu gösterir; sure ve enough sözcüklerinin gerçek anlamlarının basit bir toplamı değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede sure enough, önceki bir beklentinin doğrulandığını göstermek için kullanılmıştır?
- The forecast predicted rain, and sure enough, it began to rain.
- I am sure enough to answer the question.
- The forecast predicted rain, but sure enough, the sky stayed clear.
Cevabı göster
The forecast predicted rain, and sure enough, it began to rain.
but the seers made sure their remains were thrown in the river, Dilbilgisi
3:41ama kahinler onların kalıntılarının nehre atıldığından emin oldular,
made sure their remains were thrown: sonucu güvence altına almak
Make sure + tam bir yan cümle, yan cümlede anlatılan durumun gerçekleşmesi veya sürmesi için harekete geçmek, düzenleme yapmak ya da kontrol etmek anlamına gelir. Buradaki made sure geçmiş zaman biçimidir ve ardından their remains were thrown yan cümlesi gelir. Bu yan cümlede were thrown edilgen yapıdadır. Odak, kalıntıları kimin attığında değil, güvence altına alınan sonuçta, yani kalıntılara ne olduğundadır.
Alıştırma
Cümleyi make sure ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The coach ____ every player had water before practice.
Cevabı göster
made sure
restored them to life: birini yeniden hayata döndürmek
Restore someone to life, ölmüş bir kişiyi veya canlıyı yeniden yaşama döndürmek demektir. restored them to life ifadesinde them nesnedir; to life ise geri dönülen durumu belirtir. Restore yalnızca bir nesneyi onarmak değil, bir kişiyi veya şeyi önceki durumuna döndürmek anlamına da gelebilir. Bu cümlede ifade, dramatik bir öyküde gerçek anlamda dirilmeyi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi restore someone to life kalıbının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: In the fantasy tale, the spell ____ the fallen warrior ____.
Cevabı göster
restored · to life
The brothers then came before the lords disguised as two disheveled children Kalıp ifadeler
3:47Kardeşler daha sonra darmadağınık iki çocuk kılığında lordların huzuruna çıktılar
disguised as two disheveled children: dağınık görünümlü iki çocuk kılığında
Disguised as + bir kişi, rol veya şey, başkalarının gerçek kimliği tanımaması için sahte bir görünüm kullanmak anlamına gelir. Burada kardeşler kendilerini üstü başı dağınık iki çocuk gibi gösterir. As, taklit edilen kimliği veya biçimi belirtir; burada “çünkü” anlamına gelmez. Disheveled; saçın, kıyafetlerin veya genel görünümün dağınık ve bakımsız olduğunu anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle gizli bir kimliği anlatmak için disguised as ifadesini doğru kullanıyor?
- The investigator entered disguised for a delivery driver.
- The investigator entered disguised because a delivery driver.
- The investigator entered disguised as a delivery driver.
Cevabı göster
The investigator entered disguised as a delivery driver.
Ixb'alanke pretended to kill Junajpu, Dilbilgisi
3:56Ixb'alanke Junajpu'yu öldürüyormuş gibi yaptı,
pretended to kill ..., then resurrect him: öldürüp sonra diriltmiş gibi yaptı
Pretend to + fiilin yalın hâli, gerçek olmayan bir eylemi gerçekmiş gibi yapmak anlamına gelir. Pretended to kill, öldürme eyleminin gerçek değil, numaranın bir parçası olduğunu gösterir. Bu cümlede tek bir to, sıralı iki yalın fiili belirtir: kill ve resurrect. Then gösterinin ikinci aşamasını belirtir; him ise yeniden Junajpu'yu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle ilk eylemin yalnızca bir oyun olduğunu ve ardından gerçeği açığa çıkaran bir eylem geldiğini açıkça belirtir?
- Leo pretended to lose the ticket, then pulled it from his pocket.
- Leo tried to lose the ticket, then pulled it from his pocket.
- Leo promised to lose the ticket, then pulled it from his pocket.
Cevabı göster
Leo pretended to lose the ticket, then pulled it from his pocket.
The lords were so delighted that they demanded the same trick be performed on them. Dilbilgisi
4:01Lordlar bundan o kadar memnun kaldılar ki, aynı numaranın kendilerine de yapılmasını talep ettiler.
so delighted that they demanded: derecenin sonuca yol açması
so + adjective + that + clause kalıbı, bir niteliğin yüksek bir dereceye ulaştığını ve that yan cümlesindeki sonuca yol açtığını gösterir. Burada so, delighted sözcüğünün derecesini güçlendirir; they demanded... ise bu sevincin yol açtığı eylemi verir. Bu kalıpta so, “bu derece” anlamındadır; “bu nedenle” anlamına gelmez. Yapıyı derece → sonuç olarak okuyun.
Alıştırma
Sonuç bildiren kalıbı so ... that ile tamamlayın: Maya was ____ tired ____ she fell asleep on the sofa.
Cevabı göster
so · that
demanded ... be performed on: demand sonrasında resmî edilgen yan cümle
Demand, (that) + özne + fiilin yalın hâli yapısındaki resmî bir yan cümleyi başlatabilir. Örnekte that düşürülmüştür: demanded (that) the same trick be performed on them. The same trick bu yan cümlenin öznesidir. Be performed, be + geçmiş zaman ortacı biçimindeki yalın edilgen yapıdır. The same trick, gerçekleştirilmesi istenen şeydir; yan cümle talep edilen eylemi bildirdiği için be yalın hâlde kalır, geniş zaman çekimi değildir.
Alıştırma
Demand sonrasındaki resmî edilgen yan cümleyi replace fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The manager demanded that the faulty lock ____ immediately.
Cevabı göster
be replaced
the brothers were only too happy to oblige and began killing the lords one by one. Notlar
4:08kardeşler, bu isteği seve seve yerine getirdi ve lordları birer birer öldürmeye başladılar.
were only too happy to oblige: güçlü isteklilik ve ironi
be only too happy to + fiil yapısında only too, happy sözcüğünün derecesini güçlendirir; “çok istekli” demektir, “hareket edemeyecek kadar mutlu” değil. Burada oblige, birinin istediğini yapmak anlamına gelir. Bu nedenle were only too happy to oblige, kardeşlerin isteği yerine getirmeye son derece hazır olduğunu anlatır. Bu hikâyede kibar gibi duyulan ifade ironiktir. İstekli olmaları gerçektir, fakat bu istek iyi niyetli değildir: talep onlara lordlara saldırma fırsatı verir. İfadenin samimi mi yoksa ironik mi olduğu bağlama göre anlaşılır.
Alıştırma
Bu cümlede were only too happy to oblige neyi ifade ediyor?
- İsteği gönülsüzce reddediyorlar.
- İsteği yerine getirmeye çok istekliler, ancak bu bağlamda kibar ifade ironiktir.
- Hareket edemeyecek kadar mutlular.
Cevabı göster
İsteği yerine getirmeye çok istekliler, ancak bu bağlamda kibar ifade ironiktir.
one by one: bir grup içinde sırayla ilerlemek
One by one, bir grubun üyelerinin ayrı ayrı ve sırayla hareket ettiğini ya da işlem gördüğünü belirten bir zarf ifadesidir. Burada öldürmenin nasıl gerçekleştiğini anlatır: lordlar aynı anda değil, tek tek ve art arda öldürülmüştür. Bu ifade insanlar, nesneler, sorular veya adımlar için kullanılabilir. Aritmetiğe değil, bir grup içinde düzenli biçimde ilerlemeye odaklanır.
Alıştırma
Hangi cümle hemşirenin her hastayı ayrı ayrı ve sırayla içeri çağırdığını ifade eder?
- The nurse called the patients in one by one.
- The nurse called all the patients in at once.
- The nurse called the patients in two groups.
Cevabı göster
The nurse called the patients in one by one.
As the surviving lords realized who stood before them
4:15Hayatta kalan lordlar karşılarında kimin durduğunu
no resurrection was forthcoming: beklenen olay gerçekleşmeyecekti
no resurrection was forthcoming ifadesinde forthcoming; gerçekleşmesi, ortaya çıkması veya erişilebilir hâle gelmesi beklenen bir olayı ya da şeyi niteler. no + isim + be forthcoming yapısı, beklenen olayın ya da şeyin gelmediğini anlatır. Burada hiçbir dirilişin gerçekleşmeyeceği anlamındadır. İfade, günlük wasn't going to happen kalıbı yerine beklenen bir gelişmenin ortaya çıkmamasını daha resmî bir dille vurgular.
Alıştırma
Hangi cümledeki forthcoming, no resurrection was forthcoming ifadesindekiyle aynı anlama gelir?
- No further help was forthcoming.
- The actor was friendly and forthcoming during the interview.
- The witness was forthcoming about the accident.
Cevabı göster
No further help was forthcoming.
begged for mercy: bağışlanmak için yalvardı
Beg for mercy, birinden sizi cezalandırmamasını, incitmemesini veya öldürmemesini yalvararak istemek anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Cümlede begged, beg fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Buradaki mercy sıradan bir iyilikten daha fazlasıdır. Cezalandırma veya zarar verme gücü olan birinin bunu yapmayıp kendini tutmasıdır; bu nedenle ifade tehlikeyi ve büyük bir güç dengesizliğini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve “bağışlanmak için yalvardı” anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: After the guards caught him, the thief ____.
Cevabı göster
begged for mercy
spoke their curse: bir laneti törensel biçimde ilan etmek
spoke their curse ifadesinde spoke, “sohbet etti” değil, “törensel biçimde dile getirdi veya ilan etti” anlamındadır. İkizler lanetin sözlerini bilinçli bir eylem olarak yüksek sesle söyler. Speak fiilinin doğrudan nesne aldığı bu kullanım edebî ve törenseldir. Mitlerde ve fantastik anlatılarda söylenen sözlerin gücü olduğuna inanılabilir; bu yüzden ifade laneti etkili bir bildirim olarak sunar.
Alıştırma
Bu cümlede spoke their curse ne anlama geliyor?
- İkizler bir lanet hakkında gündelik bir sohbet ettiler.
- İkizler lanetlerinin sözlerini resmî biçimde yüksek sesle söylediler.
- İkizler birbirlerine yüksek sesle hakaret ettiler.
Cevabı göster
İkizler lanetlerinin sözlerini resmî biçimde yüksek sesle söylediler.
Henceforth, the lords would have no sacrifices and no power over the surface world. Notlar
4:26Bundan böyle, lordlara hiçbir kurban sunulmayacak ve yeryüzü dünyası üzerinde hiçbir güçleri olmayacaktı.
Henceforth: bu noktadan itibaren kalıcı bir değişimi belirtmek
Henceforth, “bu referans noktasından itibaren” anlamına gelen resmî bir bağlayıcı zarftır. Cümlenin başında yeni bir zaman sınırı oluşturur ve ardından gelen her şeyin lordların gelecekte devam edecek durumunu anlattığını gösterir. Yalnızca bir olayı daha sonraki bir zamana yerleştirmez; cümleyi yeni ve kalıcı bir durumun ciddi ilanı olarak düzenler.
Alıştırma
Resmî politika duyurusunu “bu noktadan itibaren” anlamındaki sözcükle tamamlayın: ____, every visitor must wear an identification badge.
Cevabı göster
Henceforth
have no ... and no ... / power over: iki şeye de sahip olmamak ve denetim kurmak
have no X and no Y, olumsuz iki isim öbeğini birbirine bağlar. no sözcüğünün tekrarlanması her bir yokluğu açıkça belirtir: lordların ne kurban sunuları ne de güçleri olacaktı. power over something, bir şey üzerinde denetim ya da yetki sahibi olmak demektir. Buradaki over, bir şeyden daha yukarıda bulunmak anlamına gelmez; artık neyi kontrol edemediklerini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi tekrarlanan no ... and no ... yapısıyla tamamlayın: After the election, the former leader had ____ official role and ____ power over the council.
Cevabı göster
no · no
Their days of terrorizing humans were over. Deyimler
4:32İnsanlara terör estirdikleri günler sona ermişti.
one's days of doing something are over: bir dönem sona erdi
One's days of doing something are over, bir kişinin bir şeyi yapabildiği ya da düzenli olarak yaptığı dönemin bittiğini ifade eder. Buradaki days, takvimdeki belirli sayıda günü değil, bir dönemi anlatır. Yapı one's days of + isim veya -ing biçimi + be over şeklindedir. Cümledeki their days of terrorizing humans were over, artık insanlara dehşet saçmaya devam edemeyeceklerini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi days of ... are over yapısıyla tamamlayın: With automatic backups, our days of losing important files ____.
Cevabı göster
are over
While the hero twins were vanquishing the lords of the underworld, Dilbilgisi
4:36Kahraman ikizler yeraltı dünyasının lordlarını mağlup ederken,
Chac 'Cran was busy plotting revenge on his brother. Kalıp ifadeler
4:40Chac 'Cran kardeşi için intikam planları yapmakla meşguldü.
While ... were vanquishing: geçmişte aynı anda süren eylemler
While + özne + was/were + fiil-ing, geçmişteki bir zaman diliminde zaten sürmekte olan bir eylemi arka plan olarak verir. Burada were vanquishing, ikizlerin mücadelesini arka plandaki eylem olarak sunar. Ana cümledeki was busy plotting... aynı zaman diliminde gerçekleşen başka bir eylemi anlatır. Bu cümlede while, “... olduğu sırada” anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede while neyi gösteriyor? While Nora was studying, her brother was making dinner.
- İki yan cümle birbirine karşıt görüşler ifade ediyor.
- İki eylem geçmişte aynı zaman diliminde sürüyordu.
- Yemek hazırlama, ders çalışma bittikten yıllar sonra başladı.
Cevabı göster
İki eylem geçmişte aynı zaman diliminde sürüyordu.
busy plotting revenge on ...: gizlice intikam planlamakla meşgul olmak
Be busy doing something, bir etkinliğin kişinin zamanını veya dikkatini aldığını belirtir. busy sözcüğünden sonra -ing biçimi kullanılır: was busy plotting denir, was busy to plot denmez. Plot revenge on someone, o kişiye nasıl karşılık verileceğini gizlice planlamak anlamına gelir. Vurgulanan sözler birlikte, kardeşini hedef alan ve hâlâ süren gizli bir planı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için be busy doing ve plot revenge on someone yapılarını kullanın: The villain was ____ the knight.
Cevabı göster
busy plotting revenge on
Trace the Maya tale of the morning star and the sun as they battle for supremacy with this video. Notlar
4:43Üstünlük için savaşan sabah yıldızı ve güneşin Maya masalını bu videoyla izleyin.
morning star and the sun: mitolojik gök figürleri
Morning star genellikle gün doğumundan önce parlak görünen Venüs’ü belirtir. Adında star geçse de Venüs bir gezegendir. Maya öyküsünü anlatan bu cümlede morning star ve the sun, hareket edebilen ve çatışabilen mitolojik figürler olarak sunulur. Bu nedenle ifade, gökyüzündeki nesneleri yalnızca sıralamaz; kişileştirilmiş gök cisimlerinin rol aldığı bir öyküye işaret eder.
Alıştırma
Bu cümlede morning star and the sun nasıl anlaşılmalıdır?
- Bunlar her sabah birlikte görünen iki sıradan yıldızdır.
- Morning star gün doğumundan sonraki Ay anlamına gelir, the sun ise yalnızca zamanı belirtir.
- Bunlar bir Maya öyküsündeki kişileştirilmiş göksel figürlerdir ve morning star genellikle Venüs’ü belirtir.
Cevabı göster
Bunlar bir Maya öyküsündeki kişileştirilmiş göksel figürlerdir ve morning star genellikle Venüs’ü belirtir.
they battle for supremacy: üstünlük için savaşmak
they battle for supremacy ifadesindeki battle, mutlaka fiziksel bir kavga anlamına gelmez; yoğun bir rekabeti de anlatabilir. For, tarafların elde etmeye çalıştığı hedefi gösterir. Supremacy, diğerlerinden daha yüksek olan en üst konumu veya hâkim gücü ifade eder. Bu nedenle battle for supremacy, yalnızca bir kez kazanmaya çalışmak değil, hâkim taraf olmak veya bu konumu korumak için mücadele etmek demektir.
Alıştırma
Hâkim taraf olmak için rekabet etmek anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The two alliances ____ in the region.
Cevabı göster
battle for supremacy