Ortalamanın Üstünde Misiniz Yoksa Altında Mı?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
663 kelime 204 kel/dk

Video özeti: Gündelik ölçüler ortalamalarla karşılaştırılıyor; yanılsamalı üstünlük insanların neden kendini ortalamanın üzerinde gördüğünü açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. stack up to — Öbek fiiller: nesneleri üst üste koymayı değil, birinin başkalarına göre düzeyini anlatır; yetenek veya sonuçları karşılaştırır. 2. a cognitive bias where — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: soyut bir olguyu where ile tanımlayın; in which daha resmîdir. Böylece araştırma tanımlarını okuyup yazabilirsiniz. 3. “In the words of Charles Bukowski,” — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: atfedilen kaynağı adlandırıp alıntıya geçen kalıbı tanıyın; bunun tek başına atfı doğrulamadığını ayırt edin.

Bu derste

This episode is supported by Skillshare.

0:00

Bu bölüm Skillshare'in desteğiyle hazırlanmıştır.

Do you ever wonder how you stack up to others? Notlar

0:02

Başkalarıyla kıyaslandığınızda ne durumda olduğunuzu hiç merak ediyor musunuz?

Dilbilgisi

Do you ever wonder how + düz cümle söz dizimi

Do you ever wonder how ... dinleyicinin belirli bir soruyu daha önce düşünüp düşünmediğini sorar. Ever, “herhangi bir zamanda, hiç” anlamını katar ve bir konuyu doğal biçimde açmaya yardımcı olur. How ile başlayan yan cümle wonder fiilinin nesnesidir. How + özne + fiil şeklindeki düz cümle söz dizimini kullanır: how you stack up. Doğrudan soru düzeni olan how do you stack up kullanılmaz.

Alıştırma

Hangi cümle wonder how sonrasında düz cümle söz dizimini doğru kullanıyor?

  1. Do you ever wonder how birds find their way home?
  2. Do you ever wonder how do birds find their way home?
Cevabı göster

Do you ever wonder how birds find their way home?

Öbek fiiller

stack up to: göreli performansı karşılaştırmak

Bu cümlede stack up to, başka insanlarla “karşılaştırılmak” veya “onlara göre belirli bir düzeyde olmak” anlamına gelir. Nesneleri fiziksel olarak üst üste koymayı değil, göreli yetenek ya da performansı anlatır. Aktarılabilir kalıp how + özne + stack veya stacks up to + karşılaştırma hedefidir. İnsanları, takımları, ürünleri ya da sonuçları karşılaştırabilir ve tek başına hangi tarafın daha iyi olduğunu söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle karşılaştırma yapmak için stack up to ifadesini doğal biçimde kullanıyor?

  1. How does our school team stack up the regional champions?
  2. How does our school team stack up to the regional champions?
Cevabı göster

How does our school team stack up to the regional champions?

For example, in North America,

0:04

Örneğin Kuzey Amerika'da,

if you're a male who is taller than 5 ft 9

0:06

erkekseniz ve boyunuz 5 fit 9 inçten uzunsa

or a woman taller than 5 ft 3,

0:08

ya da kadınsanız ve boyunuz 5 fit 3 inçten uzunsa,

then you're above average.

0:10

ortalamanın üzerindesiniz demektir.

And if you weigh less than 88.3 kg

0:12

Ayrıca erkekseniz kilonuz 88,3 kg'dan,

and 74.7 kg,

0:14

kadınsanız da 74,7 kg'dan azsa,

then you're below average.

0:16

ortalamanın altındasınız.

Worldwide, however, Anlatım akışı

0:18

Ancak dünya genelinde

humans actually weigh 62 kg on average. Kalıp ifadeler

0:19

insanlar aslında ortalama 62 kg ağırlığındadır.

Anlatım akışı

“Worldwide, however,” ile kapsamı değiştirmek ve karşıtlık belirtmek

Worldwide başvuru çerçevesini değiştirir: ifade artık daha önce ele alınan Kuzey Amerika grubunu değil, dünyanın dört bir yanındaki insanları anlatır. However yeni sayının önceki sayıyla karşıtlık oluşturduğunu gösterir. Bu iki başlangıç ögesi önce yeni kapsamı belirler, ardından sonucun farklı olduğu konusunda okuru uyarır; iki gerçeği ilişkisiz saymadan önceki sonucun geçerli olduğu alanı düzeltir.

Alıştırma

Bu cümlede Worldwide, however, ne işe yarar?

  1. Kapsamı tüm dünyaya çevirir ve yeni sayıyı önceki sayıyla karşılaştırır.
  2. Dünyadaki herkesin tam olarak 62 kg olduğunu ifade eder.
  3. Dünya genelindeki sayının önceki bilgilerle hiçbir ilgisi olmadığını söyler.
Cevabı göster

Kapsamı tüm dünyaya çevirir ve yeni sayıyı önceki sayıyla karşılaştırır.

Kalıp ifadeler

on average: istatistiksel ortalama ifade etmek

On average, “ilgili tüm değerler toplanıp sonuç vaka sayısına bölündüğünde” anlamına gelen bir zarf ifadesidir. Burada 62 kg sayısının nasıl hesaplandığını açıklar: bu, her kişinin ağırlığı değil, bir grubun ortalamasıdır. Bu ifade bir grup, tekrarlanan bir olay veya genel bir oran hakkındaki cümleyi niteleyebilir. Tek tek değerlerin farklı olmasına izin verirken genel bir sayısal eğilimi özetler.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen ve “istatistiksel ortalama olarak” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The clinic sees 40 patients a day, ____.

Cevabı göster

on average

If you read less than 12 books a year,

0:22

Yılda 12'den az kitap okuyorsanız,

you're below average.

0:24

ortalamanın altındasınız.

But avid readers likely inflate this number Notlar

0:25

Ancak çok okuyanlar muhtemelen bu sayıyı yükseltiyor;

with four books per year being the most common number reported. Dilbilgisi

0:27

çünkü en sık bildirilen sayı yılda dört kitap.

Kalıp ifadeler

avid readers: okumaya güçlü ve kalıcı ilgi duyan kişiler

Bu cümlede avid readers, okumaya karşı güçlü ve kalıcı bir ilgileri olduğu için çok okuyan insanlar demektir. Avid, okuma hızını değil, hevesi anlatır. Avid, derin ve sürekli ilgi duyan bir kişiyi belirten isimden önce sıkça gelir: an avid reader, an avid fan veya an avid gardener.

Alıştırma

Hangi betimleme Leo'nun okumaya karşı güçlü ve sürekli bir ilgisi olduğunu açıkça anlatır?

  1. Leo is an avid reader.
  2. Leo is reading one page.
  3. Leo is a fast reader.
Cevabı göster

Leo is an avid reader.

Deyimler

inflate this number: bir rakamı olduğundan yüksek göstermek

Burada inflate this number, bildirilen sayıyı normalde olacağından daha yüksek hâle getirmek demektir. Okuma toplamları çok yüksek olan küçük bir grup, ortalamayı veya genel istatistiği yukarı çekebilir. Inflate burada mecaz anlamda kullanılmıştır. Olağan dışı yüksek değerlerin etkisini anlatır; tek başına birinin yalan söylediği veya verileri bilerek değiştirdiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Büyük siparişler ortalamayı abartılı gösteriyor ancak mutlaka sahtekârlık içermiyorsa cümleyi en iyi hangi fiil tamamlar? A few unusually large orders can ___ the weekly average.

  1. increase
  2. inflate
  3. falsify
Cevabı göster

inflate

Dilbilgisi

with four books per year being the most common number reported tamamlayıcı yapısı

with + isim öbeği + being + tümleç kalıbı, ana cümleye onu destekleyen bir durum ekler. Burada four books per year isim öbeğidir; being the most common number reported ise bu öbeğin durumunu açıklar. Bu ek bölüm, çok okuyan kişilerin sayıyı yükselttiği iddiasının dayanağını gösterir: en sık bildirilen miktar yılda yalnızca dört kitaptır. being ana cümlenin yüklemi değildir ve with öbeği tek başına tam bir cümle oluşturmaz. Bu yapı; arka plan, kanıt veya eş zamanlı bir durum eklemenin kısa bir yoludur.

Alıştırma

Eksik kelimeyi kullanarak with ek yapısını tamamlayın: The survey showed a wide range of answers, with four books per year ____ the most common response.

Cevabı göster

being

And if you can read faster than 300 words per minute,

0:31

Ve dakikada 300 kelimeden daha hızlı okuyabiliyorsanız,

you're above average.

0:33

ortalamanın üzerindesiniz.

Type more than 40 words per minute Dilbilgisi

0:35

Dakikada 40'tan fazla kelime yazabiliyorsanız

and you're also faster than the majority.

0:36

siz de çoğunluktan daha hızlısınız.

Dilbilgisi

Type more than 40 words per minute and you're also faster than the majority koşul-sonuç kalıbı

Cümlede emir biçimli bir cümlecik + and + sonuç cümleciği yapısı kullanılır. Type more than 40 words per minute bir koşul belirler; you're also faster than the majority ise bu koşul karşılandığında ortaya çıkan sonucu bildirir. Type dilbilgisel olarak emir biçimindedir, ancak konuşanın asıl amacı dinleyiciye yazma emri vermek değildir. Açıklayıcı anlatımda bu kısa kalıp bir if cümleciğinin yerini alabilir: If you type more than 40 words per minute, you're faster than the majority.

Alıştırma

İlk koşul karşılandığında ikinci cümleciğin gerçekleştiğini gösteren bağlaçla koşul-sonuç kalıbını tamamlayın: Save the file now, ____ you'll have a backup.

Cevabı göster

and

If you finish a bachelor's degree or higher, Kültür

0:38

Lisans ya da daha üst düzey bir eğitim programını bitirirseniz,

you're above average.

0:40

ortalamanın üzerindesiniz.

Kültür

bachelor's degree or higher: üst dereceleri kapsayan eğitim eşiği

Bu cümlede a bachelor's degree, genellikle lisans eğitimi tamamlandıktan sonra alınan ilk üniversite derecesi olan lisans derecesini ifade eder. İfade kişinin medeni durumunu değil, eğitim düzeyini anlatır. Or higher eşiği kapsayıcı yapar: lisans derecesi koşulu karşılar; yüksek lisans ve doktora gibi daha üst düzey dereceler de kabul edilir. Higher, daha yüksek bir derece düzeyi anlamında kullanılır; daha yüksek bir sınav notunu ifade etmez.

Alıştırma

Lisans, yüksek lisans veya doktora derecesinin koşulu karşıladığını belirten tam İngilizce ifadeyle iş şartını tamamlayın: Applicants must have ____.

Cevabı göster

a bachelor's degree or higher

But if you don't finish high school

0:41

Ancak liseyi bitirmezseniz

and you're from an industrialized nation,

0:43

ve sanayileşmiş bir ülkedenseniz,

you're far below average

0:44

ortalamanın çok altındasınız;

with only about 10% not finishing.

0:45

çünkü liseyi bitirmeyenlerin oranı yalnızca yaklaşık %10'dur.

If you're a man who can bench press more than 135 lb,

0:47

Bench press hareketinde 135 libreden fazla ağırlık kaldırabilen bir erkekseniz,

you're stronger than many.

0:51

pek çok kişiden daha güçlüsünüz.

And if you're a woman who can run a mile in less than 7 to 10 minutes,

0:52

Ve bir mili 7 ila 10 dakikadan kısa sürede koşabilen bir kadınsanız,

you're faster than the others.

0:55

diğerlerinden daha hızlısınız.

If that tires you out Öbek fiiller

0:57

Bu sizi yoruyorsa

and you sleep more than 6.8 hours,

0:58

ve 6,8 saatten fazla uyuyorsanız,

you're getting more than the majority.

1:00

çoğunluktan daha fazla uyuyorsunuz.

Öbek fiiller

tires you out: birini çok yormak

Tire someone out, birini çok yormak veya bitkin düşürmek anlamına gelir. Bu cümlede that yorgunluğa neden olan etkinliği, you bundan etkilenen kişiyi gösterir; out ise güçlü veya tamamlanmış bir sonuca ulaşma anlamı ekler. Bu, tire someone out kalıbına sahip ayrılabilen bir phrasal verb'dür. Nesne bir zamirse tire ile out arasına gelir; tire me out veya tire them out gibi.

Alıştırma

Cümleyi tire someone out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After hiking all day, the steep final climb really ____.

Cevabı göster

tired us out

And if you wake up,

1:01

Ve uyandığınızda

you're drinking less than three cups of coffee per day,

1:02

günde üç fincandan az kahve içiyorsanız,

you're below average.

1:05

ortalamanın altındasınız.

Still thirsty?

1:06

Hâlâ susadınız mı?

Most people drink three to four cups of water a day.

1:07

Çoğu insan günde üç ila dört bardak su içer.

Too much fluid make you pee. Notlar

1:09

Fazla sıvı tüketmek idrara çıkmanıza yol açar.

Dilbilgisi

make you pee: make + nesne + fiilin yalın hâli

make you pee ifadesinde make, bir şeyin sizin idrar yapmanıza neden olduğunu gösteren ettirgen bir fiildir. Eylemi yapan kişi you olur; özne ise nedendir. Yapı make + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir: make + you + pee. Nesneden sonra gelen fiilden önce to kullanılmaz. Bu yapı başka fiziksel tepkiler ve eylemler için de kullanılabilir.

Alıştırma

Doğal tamamlamayı seçin: A scary movie can ...

  1. make you jumping
  2. make you jump
  3. make you to jump
Cevabı göster

make you jump

If you're urinating less than six times a day,

1:11

Günde altıdan az kez idrara çıkıyorsanız,

Kelime

pee. ... urinating: aynı eylem, farklı anlatım düzeyi

Bu cümlelerde pee ve urinating aynı temel eylemi ifade eder. Pee günlük bir fiildir; urinating ise sağlık bilgilerinde veya tıbbi konuşmalarda sık kullanılan, daha resmî ve klinik bir biçimdir. Yan yana gelen cümlelerde değişen şey fiziksel eylem değil, anlatım düzeyidir. İlk ifade konuşma diline, ikincisi ise bir ölçüme veya sağlık kılavuzuna uygundur.

Alıştırma

Resmî bir sağlık bilgileri broşürü için hangi cümle daha uygundur?

  1. You should tell a doctor if you are urinating less often than usual.
  2. You should tell a doctor if you are peeing less often than usual.
Cevabı göster

You should tell a doctor if you are urinating less often than usual.

you're below average.

1:13

ortalamanın altındasınız.

And if you have more than one bowel movement today, Kelime

1:14

Ve bugün birden fazla kez büyük tuvalete çıktıysanız,

you're probably above average based on surveys. Kalıp ifadeler

1:17

anketlere göre muhtemelen ortalamanın üzerindesiniz.

Kelime

Bowel movement: resmî ve nazik bir sağlık terimi

“Bowel movement”, dışkılama eylemini anlatan kalıplaşmış ve nispeten resmî bir terimdir. Bu cümlede “more than one bowel movement”, o gün farklı zamanlarda birden fazla kez dışkılamak anlamına gelir. Buradaki “movement” sağlık teriminin bir parçasıdır; sıradan bir fiziksel hareketi veya toplumsal hareketi ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi dışkılama anlamına gelen resmî sağlık terimiyle tamamlayın: At the clinic, the nurse asked when I last had a ____.

Cevabı göster

bowel movement

Kalıp ifadeler

Based on surveys: kanıtın kaynağını belirtmek

“Based on surveys”, önceki yargıyı destekleyen kanıtın nereden geldiğini belirtir: anket sonuçları, birinin muhtemelen ortalamanın üzerinde olduğu tahminini destekler. İddia + based on + kaynak kalıbı, iddiayı tek bir kişi hakkında kesin bir bilgi olarak değil, o kaynaktan çıkarılan bir sonuç olarak sunar. Probably ile birlikte kullanıldığında sonucu temkinli hâle getirir.

Alıştırma

“The estimate is based on surveys” cümlesinde based on surveys ne anlama gelir?

  1. Anketler fiziksel olarak tahminin altında bulunuyor.
  2. Anket sonuçları tahmin için kanıt olarak kullanılıyor.
  3. Tahmin her kişi için kesinlikle doğrudur.
Cevabı göster

Anket sonuçları tahmin için kanıt olarak kullanılıyor.

But these are not necessarily reasons for concern. Ton ve niyet

1:19

Ancak bunlar illa endişelenmeniz gerektiği anlamına gelmez.

Ton ve niyet

not necessarily reasons for concern: mutlaka endişe nedeni sayılmaz

not necessarily reasons for concern ifadesinde not necessarily, endişe nedenlerini doğrudan reddetmek yerine varılan sonucu sınırlar. Bu farklılıklar kaygıyı otomatik olarak ya da her durumda haklı çıkarmaz. Bu, kesin bir güvence değil, temkinli bir rahatlatmadır. Başka bulgulara göre belirli bir durumun yine de dikkat gerektirebileceği ihtimalini açık bırakır.

Alıştırma

"These delays are not necessarily reasons for concern." cümlesi ne anlama gelir?

  1. Her zaman ciddi sorunlardır.
  2. Otomatik olarak endişeyi haklı çıkarmazlar, ancak bazı durumlar yine de çıkarabilir.
  3. Endişeyi hiçbir zaman haklı çıkaramazlar.
Cevabı göster

Otomatik olarak endişeyi haklı çıkarmazlar, ancak bazı durumlar yine de çıkarabilir.

The average person farts around 14 times a day,

1:22

Ortalama bir insan günde yaklaşık 14 kez gaz çıkarır;

which is around 500 to 1,500 mL.

1:25

bu da yaklaşık 500 ila 1.500 mililitreye denk gelir.

Have a family?

1:28

Aile kurdunuz mu?

If you end up having more than two kids in your lifetime Öbek fiiller

1:28

Hayatınız boyunca ikiden fazla çocuğunuz olursa,

in most of Europe and North America,

1:31

Avrupa'nın büyük bölümünde ve Kuzey Amerika'da

you're above average.

1:33

ortalamanın üzerindesiniz demektir.

Öbek fiiller

end up having: sonunda ortaya çıkan sonuç

End up + -ing, bir eylemi veya durumu bir sürecin sonunda ortaya çıkan sonuç olarak sunar. Çoğu zaman sonucun başlangıçtaki planda olmadığını düşündürür, ancak her zaman kazara olduğu anlamına gelmez. Burada end up having, kişinin tüm yaşamına bakarak sonunda kaç çocuğu olduğunu anlatır. Having, end up sonrasında kullanılması gereken -ing biçimidir; up, sayının arttığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi end up + -ing yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: We only planned to stop for coffee, but we ____ dinner there too.

Cevabı göster

ended up having

But if you have less than six children in Niger, Dilbilgisi

1:34

Ancak Nijer'de altıdan az çocuğunuz varsa,

you're below average.

1:37

ortalamanın altındasınız.

Dilbilgisi

Less than six children ile fewer than six children arasındaki fark

“Less than six children” ifadesindeki less than sayısal bir sınırı belirtir: çocukların sayısı altıdan azdır. Children çoğul ve sayılabilen bir isim olduğu için geleneksel resmî kullanım “fewer than six children” biçimini tercih eder. Bununla birlikte, özellikle sayı tek bir toplam miktar olarak düşünüldüğünde, “less than + sayı + çoğul isim” günlük konuşmada yaygındır.

Alıştırma

Resmî ve düzenlenmiş İngilizcede en güvenli cümle hangisidir?

  1. The daycare has fewer than six children enrolled.
  2. The daycare has less than six children enrolled.
  3. The daycare has little than six children enrolled.
Cevabı göster

The daycare has fewer than six children enrolled.

And if you're watching more than 5 hours and 4 minutes of TV each day,

1:38

Ve her gün 5 saat 4 dakikadan fazla televizyon izliyorsanız,

that's more than most. Dilbilgisi

1:42

çoğu kişiden daha fazla izliyorsunuz.

Dilbilgisi

More than most: most sözcüğünün most people anlamı

“That’s more than most” ifadesinde most tek başına kullanılır ve ilgili grup bağlamdan anlaşılır. Burada “most people”, yani çoğu insan anlamına gelir; more ise günlük televizyon izleme sürenizi bu insanların izleme süresiyle karşılaştırır. İngilizcede grup açık olduğunda most sonrasındaki isim söylenmeyebilir. Kısa karşılaştırmada tekrarlanan fiil fikri de örtük bırakılır: “more than most people do”. Bu ifade “mümkün olan en yüksek miktardan fazla” veya “çoğu zaman daha fazla” anlamına gelmez.

Alıştırma

“Omar runs farther than most” cümlesinde most ne anlama gelir?

  1. çoğu zaman
  2. çoğu insan
  3. mümkün olan en yüksek miktar
Cevabı göster

çoğu insan

That's about the same amount of time the average person spends on their mobile device. Notlar

1:43

Bu, ortalama bir insanın mobil cihazında geçirdiği süreyle hemen hemen aynıdır.

Kalıp ifadeler

about the same amount of time: yaklaşık olarak eşit bir süre

Bu cümlede about the same amount of time, “yaklaşık olarak eşit bir süre” anlamına gelir. About karşılaştırmayı tam değil yaklaşık yapar; amount of time ise time sözcüğünü ölçülebilen bir miktar olarak ele alır. İki miktar birbirine yakın olduğunda about the same amount of + sayılamayan isim kalıbı kullanılabilir: about the same amount of money, work, or energy.

Alıştırma

Karşılaştırmayı hedef ifadeyle tamamlayın: “The train ride takes 30 minutes, and the bus ride takes 28 minutes. The bus ride takes ____ as the train ride.”

Cevabı göster

about the same amount of time

Dilbilgisi

the same amount of time (that) ...: nesne görevindeki ilgi zamirinin düşürülmesi

the same amount of time the average person spends on their mobile device isim grubunda nesne görevindeki ilgi zamiri düşürülmüştür. Time sözcüğünden sonra that eklenebilir: the same amount of time that the average person spends on their mobile device. İlgi cümleciğinin içinde the average person özne, spends fiil ve time, spends fiilinin eksik nesnesidir. On their mobile device, zamanın nerede veya neye harcandığını belirtir; doğrudan nesne değildir.

Alıştırma

Vurgulanan ifadede time, the average person spends on their mobile device sözlerine nasıl bağlanır?

  1. the average person öznesinin bir parçasıdır.
  2. Ortalama bir kişinin cihazı kullanmaya ne zaman başladığını belirtir.
  3. Spends fiilinin düşürülmüş nesnesidir; time sözcüğünden sonra isteğe bağlı bir that gelebilir.
Cevabı göster

Spends fiilinin düşürülmüş nesnesidir; time sözcüğünden sonra isteğe bağlı bir that gelebilir.

But if you're a teen and spending less than 9 hours a day on media,

1:47

Ancak ergenseniz ve medyaya günde 9 saatten az zaman ayırıyorsanız,

you're actually under the average. Kelime

1:50

aslında ortalamanın altındasınız.

Kelime

under the average. ile below average

Bu cümlede under the average, medya kullanım miktarının karşılaştırma grubunun ortalamasından düşük olduğu anlamına gelir. Anlaşılır bir ifadedir, ancak bu tür istatistiksel karşılaştırmalar için kullanılan alışılmış kalıp değildir. Bir düzey ya da sonuç normalin altındaysa İngilizcede genellikle below average kullanılır. Belirli bir ortalamaya işaret edildiğinde bazen below the average da kullanılır. Burada farklı durumlara aktarılabilecek tercih below average ifadesidir.

Alıştırma

Normalden düşük bir sonuç için en doğal ifade hangisidir?

  1. Sonuç için above average kullanmak.
  2. Sonuç için under the average kullanmak.
  3. Sonuç için below average kullanmak.
Cevabı göster

Sonuç için below average kullanmak.

The average person also simply touches their phone over 2,000 times a day.

1:52

Ortalama bir insan ayrıca telefonuna günde 2.000'den fazla kez dokunur.

Think you're smarter than the average person? Ton ve niyet

1:57

Ortalama bir insandan daha zeki olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?

Ton ve niyet

Think you're smarter than the average person? ve Do you think ...?

Think you're smarter than the average person? günlük konuşmada kullanılan kısaltılmış bir sorudur. Başındaki Do you bölümü söylenmez, ancak dinleyen kişi bunu zihninde tamamlar: Do you think you're smarter than the average person? Buradaki Think, düşünme emri değildir. Soru, dinleyeni kendi yeteneğini değerlendirmeye davet eder ya da ona meydan okur; çoğu zaman şakacı veya biraz kışkırtıcı bir tona sahiptir. Aynı kısaltılmış yapı günlük konuşmada ve samimi medya anlatımlarında yaygındır.

Alıştırma

Günlük konuşmadaki Think you're ready for the test? sorusu ne anlama gelir?

  1. Do you think you're ready for the test? anlamına gelir.
  2. Dinleyenin sınava hazır olduğunu belirtir.
  3. Dinleyene sınav hakkında düşünmesini söyler.
Cevabı göster

Do you think you're ready for the test? anlamına gelir.

or better at driving?

1:59

Ya da daha iyi araba kullandığınızı?

How about having better health, memory, Ton ve niyet

2:00

Peki ya sağlığınızın ve hafızanızın daha iyi olduğunu

or being a better friend than the average person?

2:02

veya ortalama bir insandan daha iyi bir arkadaş olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Ton ve niyet

Başka bir değerlendirme noktası eklemek için How about having ...

How about + -ing yalnızca bir etkinlik önermek için kullanılmaz. Burada How about having ..., önceki karşılaştırmaların ardından dinleyicinin düşünmesi için başka bir alan ekler: insanların sağlık, hafıza veya arkadaşlık konusunda da kendilerini ortalamanın üzerinde görüp görmediği. Bir soru ya da ölçüt listesinden sonra How about + isim/-ing çoğu zaman şimdi bu bağlantılı durumu da düşünmek anlamına gelir. Planlama konuşmasında aynı kalıp bir öneri de sunabilir; bu nedenle işlevini çevresindeki söylem belirler.

Alıştırma

Bir ölçüt daha eklemek için cümleyi How about + -ing hedef kalıbıyla tamamlayın: “We have checked the price and location. ____ enough storage space?”

Cevabı göster

How about having

Turns out the vast majority of people Notlar

2:04

İnsanların büyük çoğunluğunun da

also think they're better than average

2:06

kendini ortalamanın üzerinde gördüğü ortaya çıkıyor.

Öbek fiiller

Ortaya çıkan veya beklenmedik bir gerçeği sunan Turns out ...

Turns out, keşfedilmiş ya da açıklığa kavuşmuş bir bilgiyi sunar ve çoğu zaman beklenmedik veya önceki düşünceyi düzelten bir etki yaratır. Burada sonraki iddiayı, izleyicilerden kendilerini başkalarıyla karşılaştırmaları istendikten sonra ortaya çıkan sonuç olarak çerçeveler. Resmî olmayan bir yan cümlenin başında Turns out ..., It turns out that ... ifadesinin kısaltılmış biçimidir. it ve that sözcükleri söylenmese de anlaşılır. Buradaki turn out, fiziksel olarak dönüp dışarı çıkmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Beklenmedik bir gerçeği açıklayan iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: “____ the museum is free on Fridays.”

Cevabı göster

Turns out

Kalıp ifadeler

the vast majority of: ezici derecede büyük bir oranı vurgulamak

The vast majority of + isim öbeği, bir grubun veya miktarın ezici derecede büyük bir bölümünü ifade eder. Burada, insanların yarısından çok daha fazlasının kendisini ortalamanın üzerinde gördüğünü belirtir; ancak kesin bir yüzde vermez. Vast, majority sözcüğünün derecesini güçlendirir. Yapı, the vast majority of people ve the vast majority of the work örneklerinde olduğu gibi çoğul bir grubun ya da bir miktarın önüne gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi, ezici derecede büyük bir oranı vurgulayan dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: A survey found that ____ respondents support the change—nearly nine out of ten.

Cevabı göster

the vast majority of

in a phenomenon called illusory superiority. Kültür

2:08

Bu olguya “hayali üstünlük” adı veriliyor.

It's a cognitive bias where people overestimate their own abilities and qualities Dilbilgisi

2:11

Bu, insanların kendi yeteneklerini ve niteliklerini olduğundan fazla değerlendirdiği bilişsel bir önyargıdır.

Kültür

bir cognitive bias olarak illusory superiority

Illusory superiority, kişinin kendi yetenek veya niteliklerini kanıtların desteklediğinden ya da diğer insanlarınkinden daha olumlu değerlendirme eğilimidir. Bu cümlede, birçok kişinin kendisini ortalamanın üzerinde görmesinin arkasındaki örüntüyü adlandırır. Cognitive bias, yargıyı çarpıtabilecek sistematik bir eğilimdir. Daha geniş kategoriyi ifade eder ve illusory superiority bunun bir örneğidir. Buradaki bias, kasıtlı sahtekârlık veya bilinçli olarak benimsenen bir önyargı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu derste illusory superiority kavramına en uygun açıklama hangisidir?

  1. Birinin ortalamanın üzerinde olduğunu kanıtlayan kesin bir test
  2. İnsanların yetenek veya niteliklerini gerçekte olduğundan ya da diğer insanlarınkinden daha iyi değerlendirdiği bilişsel bir önyargı
  3. Başkalarını yetenekli olduğuna ikna etmeye yönelik kasıtlı bir girişim
Cevabı göster

İnsanların yetenek veya niteliklerini gerçekte olduğundan ya da diğer insanlarınkinden daha iyi değerlendirdiği bilişsel bir önyargı

Dilbilgisi

a cognitive bias where: in which anlamındaki where

where ile başlayan yan cümle, önyargıyı tanımlayan durumu açıklar: bu önyargıda insanlar kendilerini olduğundan daha üstün değerlendirir. Buradaki where fiziksel bir yeri anlatmaz. bias, situation, case veya stage gibi soyut bir isimden sonra where, “içinde” anlamındaki in which yerine kullanılabilir. Bu yapı, bir durumun ya da olgunun içinde ne olduğunu tanımlamanızı sağlar.

Alıştırma

Soyut bir isimden sonra where kullanarak o durumda ne olduğunu doğru biçimde açıklayan cümle hangisidir?

  1. This is a situation where can small mistakes quickly grow.
  2. This is a situation which small mistakes can quickly grow.
  3. This is a situation where small mistakes can quickly grow.
  4. This is a situation who small mistakes can quickly grow.
Cevabı göster

This is a situation where small mistakes can quickly grow.

with one study revealing 87% of students at a university surveyed Dilbilgisi

2:15

Bir araştırma, bir üniversitede ankete katılan öğrencilerin %87'sinin

rated their academic performance above the median.

2:19

kendi akademik performansını ortanca değerin üzerinde değerlendirdiğini ortaya koydu.

Dilbilgisi

with one study revealing: kanıt ekleyen with + isim + -ing yapısı

with ile başlayan ifade, ana açıklamaya kanıt ekler. One study bu ifadenin içindeki eylemi gerçekleştiren öğedir; revealing ise araştırmanın bulgusunu başlatır. Bu bulgunun içeriği above the median bölümüne kadar devam eder. with + isim + -ing kalıbı, tam bir cümlenin ardından eş zamanlı bir olguyu, sonucu veya kanıtı kısa biçimde ekler. Burada revealing çekimsiz bir fiil biçimidir; bu yüzden ana fiil değildir.

Alıştırma

Destekleyici kanıt eklemek için with + isim + -ing yapısını doğru kullanan son hangisidir? The new reading program improved comprehension, ...

  1. with several teachers report better class discussions.
  2. with several teachers reported better class discussions.
  3. and several teachers reporting better class discussions.
  4. with several teachers reporting better class discussions.
Cevabı göster

with several teachers reporting better class discussions.

Interestingly, people with lower IQs tend to overestimate their IQ, Notlar

2:21

İlginçtir ki IQ düzeyi daha düşük kişiler, IQ'larını olduğundan yüksek tahmin etme eğilimindeyken,

Kalıp ifadeler

tend to: Kesin olmayan, genel bir eğilimi anlatmak

tend to + fiilin yalın hâli yapısında tend to overestimate, bir grupta genellikle gerçekleşen şeyi anlatır. People öznesi çoğuldur, bu nedenle tend kullanılır; tekil bir özneyle tends to kullanılır. Bu ifade iddiayı daha ihtiyatlı yapar: her seferinde veya her kişi için geçerli bir kuralı değil, bir eğilimi belirtir. Burada “planlamak” ya da “niyet etmek” anlamına gelmez.

Alıştırma

“Genellikle, ama her zaman değil” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle ihtiyatlı genellemeyi tamamlayın: Young children ____ learn new words quickly when they hear them often.

Cevabı göster

tend to

while people who actually have above average IQs Anlatım akışı

2:25

gerçekte ortalamanın üzerinde IQ'ya sahip kişiler

tend to underestimate them.

2:27

kendi IQ'larını olduğundan düşük tahmin etme eğilimindedir.

Kelime

overestimate ve underestimate: Tahmin hatasının yönü

Ön ekler hatanın yönünü gösterir. Overestimate; bir miktarı, yeteneği, maliyeti, süreyi veya riski gerçekte olduğundan daha yüksek ya da büyük değerlendirmek demektir. Underestimate ise gerçekte olduğundan daha düşük ya da küçük değerlendirmek demektir. Cümlede bir gruptaki kişiler IQ'larını fazla yüksek, diğer gruptakiler ise fazla düşük değerlendirir. Them, people sözcüğüne değil, değerlendirilen şeyler olan IQs sözcüğüne gönderme yapar.

Alıştırma

İki cümleyi doğru geçmiş zaman fiilleriyle tamamlayın: The hike was much harder than Ana expected, so she ____ its difficulty. Ben expected the short walk to be exhausting, but it was easy, so he ____ its difficulty.

Cevabı göster

underestimated · overestimated

Anlatım akışı

İki cümleciği karşılaştıran while

Burada while iki yan cümleciği birbirine bağlar ve karşıtlık belirtir: bir grup IQ'sunu olduğundan yüksek tahmin etme, diğer grup ise olduğundan düşük tahmin etme eğilimindedir. Böylece iki eğilim dengeli bir karşılaştırma olarak düzenlenir. Bu, whereas veya by contrast anlamına gelen karşıtlık bildiren while kullanımıdır; during the time that anlamındaki zamansal while değildir. İki eğilimin mutlaka aynı anda gerçekleştiğini de söylemez.

Alıştırma

Örnekte while iki cümlecik arasında nasıl bir ilişki kuruyor?

  1. Her iki eğilimin nedenini verir.
  2. Eğilimlerin tam olarak aynı anda gerçekleştiğini söyler.
  3. İki farklı eğilimi karşılaştırır.
Cevabı göster

İki farklı eğilimi karşılaştırır.

Men are also more likely to overestimate their IQ by 5 points,

2:29

Erkekler de IQ'larını 5 puan fazla tahmin etmeye daha yatkınken,

while women underestimate theirs.

2:33

kadınlar kendi IQ'larını olduğundan düşük tahmin eder.

Perhaps the most shocking is that in cognitive test, Anlatım akışı

2:34

Belki de en şaşırtıcı olan, bilişsel bir testte

even the lowest scoring groups predict that they're above average,

2:37

en düşük puanı alan grupların bile kendilerini ortalamanın üzerinde görmesidir.

Anlatım akışı

Perhaps the most shocking is that ile temkinli vurgu

Perhaps, most shocking şeklindeki en üstünlük değerlendirmesini yumuşatır. Konuşmacı test sonucundan mutlaka kuşku duymuyordur; bunun yerine, bu sonucu en şaşırtıcı olarak sıralayan değerlendirmenin tamamen nesnel olduğunu ileri sürmekten kaçınır. is that sözleri, vurgulanan kanıtı içeren sonraki that cümleciğine işaret eder. Bu çerçeve temkinli bir değerlendirmeden ana önermeye geçerek konuşmacının hangi olguyu en büyük sürpriz olarak gördüğünü dinleyiciye bildirir.

Alıştırma

Perhaps the most shocking is that ... kalıbı ne yapar?

  1. Konuşmacının değerlendirmenin nesnel olduğundan tamamen emin olduğunu gösterir.
  2. Ardından gelen that cümleciğini bir zaman çizelgesinde ilk sıraya yerleştirir.
  3. Ardından gelen that cümleciğini en büyük sürpriz olarak temkinli biçimde sunar.
Cevabı göster

Ardından gelen that cümleciğini en büyük sürpriz olarak temkinli biçimde sunar.

showing a strong illusion,

2:41

Bu da güçlü bir yanılsamayı gözler önüne seriyor.

and researchers believe it's because those worst at the test Dilbilgisi

2:42

Araştırmacılar bunun, testte en kötü performansı gösteren kişilerin

are also worst at understanding the skills required to do it well. Dilbilgisi

2:45

başarılı olmak için gereken becerileri anlamakta da en yetersiz olmalarından kaynaklandığını düşünüyor.

Dilbilgisi

those worst at the test: testte en kötü performansı gösterenler

Burada those, uzaktaki nesneleri değil, “o insanları” ifade eder. Worst at the test, those sözcüğünden sonra gelir ve hangi grubun kastedildiğini gösterir: testte en kötü performansı gösteren insanlar. Tam biçim those who are worst at the test şeklindedir. İngilizcede people sözcüğünü tekrarlamadan çoğul bir grubu adlandırmak için sık sık those + betimleyici ifade kullanılır. At the test, worst ifadesini test performansıyla sınırlar; insanların genel değerini anlatmaz.

Alıştırma

Cümlede "those worst at the test" kimleri ifade ediyor?

  1. Uzaktaki testler
  2. Odadaki en kaba insanlar
  3. Testte en kötü performansı gösteren insanlar
Cevabı göster

Testte en kötü performansı gösteren insanlar

Dilbilgisi

the skills required to do it well: onu iyi yapmak için gereken beceriler

Required to do it well, skills sözcüğünden sonra gelir ve hangi becerilerin kastedildiğini açıklar. Kısaltılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir: the skills that are required to do it well. Skills ismi, ihtiyaç duyulan şeyi belirtir. Burada it, testi veya görevi ifade eder. İsim + geçmiş zaman ortacı ifadesi şeklindeki kısa yapı, bilgilendirici yazılarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi require fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: The class teaches the skills ____ to swim safely.

Cevabı göster

required

This paper actually won a Nobel Prize in 2000. Kültür

2:49

Hatta bu makale 2000 yılında Nobel Ödülü kazandı.

Kültür

Nobel Prize ile Ig Nobel Prize

“Nobel Prize”, Nobel ödülleri için kullanılan resmî özel addır. “Ig Nobel Prize” içindeki “Ig” isteğe bağlı değildir: tam ad, sıra dışı araştırmaları ödüllendiren ayrı ve mizahi bir ödülü belirtir. Bu cümlede “Nobel Prize” ifadesi hatalı bir kısaltmadır. Dunning-Kruger araştırmasıyla bağlantılı 2000 yılındaki ödül, resmî bir Nobel Ödülü değil, Ig Nobel Prize in Psychology idi. Medya içeriklerini okurken hangi tür ödülün kastedildiğini anlamak için tam ada bakın.

Alıştırma

Dunning-Kruger araştırmasıyla bağlantılı 2000 yılındaki ödülün tam adı hangisidir?

  1. 2000 Ig Nobel Prize in Psychology
  2. 2000 Nobel Prize in Psychology
Cevabı göster

2000 Ig Nobel Prize in Psychology

In the words of Charles Bukowski, Anlatım akışı

2:52

Charles Bukowski'nin deyişiyle,

Anlatım akışı

Alıntı tanıtmak için In the words of + person

“In the words of + person”, sözün kaynağını gösteren bir atıf kalıbıdır. Dinleyiciyi, o kişinin söylediği ya da yazdığı sözlerden yapılacak bir alıntıya veya bunların yakın bir aktarımına hazırlar ve mevcut konuşmacının sesinden kaynağın sesine geçişi açık hâle getirir. Burada “In the words of Charles Bukowski,” sonraki satırlara işaret eder ve onları Bukowski'nin sözleri olarak sunar. Bu kalıp konuşmacının yaptığı atfı bildirir; tek başına alıntının bağımsız biçimde doğrulandığını kanıtlamaz.

Alıştırma

“Dr. Lee'nin sözlerini kullanarak” anlamına gelen atıf kalıbını tamamlayın: ____ Dr. Lee, 'Curiosity begins with a good question.'

Cevabı göster

In the words of

the problem with the world is that the intelligent people Notlar

2:53

dünyanın sorunu, zeki insanların

are full of doubts, Kalıp ifadeler

2:56

şüphelerle doluyken

while the stupid ones are full of confidence.

2:57

aptalların özgüvenle dolu olmasıdır.

Dilbilgisi

the problem with X is that ...: X'in temel sorununu belirtmek

the problem with X is that + yan cümle kalıbı, X'i eleştirinin konusu olarak sunar ve konuşanın temel sorun olarak gördüğü şeyi that yan cümlesinde açıklar. Burada X, the world ifadesidir; cümlenin geri kalanı da söz konusu sorunu belirtir. Buradaki with, X ile birlikte anlamına değil, X ile ilgili veya X'te bulunan anlamına gelir. That, problem sözcüğünün içeriğini açıklar. Bu kalıp önce konuyu adlandırıp ardından yargıyı vererek eleştiriyi düzenler.

Alıştırma

Hedef kalıbın iki parçasıyla cümleyi tamamlayın: ____ this app ____ it collects too much personal data.

Cevabı göster

The problem with · is that

Anlatım akışı

the intelligent people ... while the stupid ones ...: paralel karşıtlık

Cümle, biçimleri birbirine uyan iki yan cümleden oluşur: the intelligent people are full of doubts ve the stupid ones are full of confidence. While bunları zaman ilişkisiyle değil, karşıtlık ilişkisiyle bağlar. Ones ise people yerine geçerek ismi tekrarlamadan ikinci yarının birinci yarıyı yansıtmasını sağlar. Intelligent ile stupid ve doubts ile confidence karşı karşıya getirilerek bir karşıtlık sanatı oluşturulur. Simetri, iddiayı akılda kalıcı ve ironik yapar; çünkü confidence dinleyicinin onu daha az bekleyebileceği tarafta yer alır. Bu, her zeki veya aptal kişi hakkında gerçek anlamda ileri sürülen bir iddia değil, retorik bir genellemedir.

Alıştırma

Hangi cümle, farkı belirginleştirmek için while ile dengeli bir karşıtlığı en iyi biçimde kurar?

  1. The experienced speakers checked every detail, while the newcomers trusted their first guess.
  2. The experienced speakers checked every detail, and the newcomers trusted their first guess.
  3. The experienced speakers checked every detail because the newcomers trusted their first guess.
Cevabı göster

The experienced speakers checked every detail, while the newcomers trusted their first guess.

Kalıp ifadeler

are full of doubts ... are full of confidence: şüphe ve özgüvenle dolu olmak

Be full of + isim, bir kişinin veya şeyin bir duyguya, düşünceye ya da özelliğe büyük ölçüde sahip olduğunu anlatır. Burada are full of doubts, zeki insanların çok sayıda şüphesi olduğunu; are full of confidence ise diğer grubun çok özgüvenli olduğunu belirtir. Anlam soyuttur ve fiziksel bir kabın dolu olmasından söz edilmez. Are full of yapısının tekrarlanması iki grubun kolayca karşılaştırılmasını sağlar. Yapıyı aynı tutup yalnızca ismi değiştirmek, doubts ile confidence arasında keskin bir karşıtlık yaratır.

Alıştırma

İki paralel betimlemeyi hedef ifadeyle tamamlayın: Maya is ____ doubts, while Ben is ____ confidence.

Cevabı göster

full of · full of

If you'd like to be above average, Ton ve niyet

2:59

Ortalamanın üzerinde olmak isterseniz,

check out Skillshare, Öbek fiiller

3:01

Skillshare'e göz atın.

who has supported this video and is giving away a 2-month free trial Öbek fiiller

3:02

Bu videoya destek olan Skillshare, iki aylık ücretsiz deneme üyeliğini

to the first 500 of our followers that sign up.

3:05

kaydolan ilk 500 takipçimize hediye ediyor.

Ton ve niyet

Nazik bir davet için If you'd like to

If you'd like to ifadesindeki 'd, would anlamına gelir: if you would like to. Bu ifade, eylemi dinleyicinin seçimi olarak sunar ve davet ya da önerinin nazik, baskısız duyulmasını sağlar. Burada bir öneriye yumuşak bir giriş yapar. Kalıp If you'd like to + fiilin yalın hâlidir. If yan cümlesini çoğunlukla mevcut eylemi veya sonucu açıklayan bir ana cümle izler. Örneğin: If you'd like to learn more, follow this link.

Alıştırma

Nazik ve baskısız daveti hedef sözcüklerle tamamlayın: If ____ hear the rest of the story, you can stay.

Cevabı göster

you'd like to

Öbek fiiller

Keşfedilecek bir şeyi önermek için check out

Burada check out Skillshare, Skillshare'a göz atmak, hizmet hakkında daha fazla bilgi edinmek veya onu denemek anlamına gelir. Konuşmacı, izleyiciyi ilgisini çekebilecek bir hizmete yönlendirir; burada ifade, hesap ödemek veya otelden ayrılmak anlamına gelmez. Check out burada ayrılabilen geçişli bir öbek fiildir: check out Skillshare ve check Skillshare out biçimlerinin ikisi de mümkündür. Adı belirtilen bir hizmet önerilirken out sözcüğünü isimden önce kullanmak özellikle doğaldır.

Alıştırma

Hangi cümlede check out, bir şeyi keşfetmeyi önermek için kullanılmıştır?

  1. I checked out three library books yesterday.
  2. We checked out of the hotel before breakfast.
  3. Check out the new science exhibit this weekend.
Cevabı göster

Check out the new science exhibit this weekend.

Öbek fiiller

Ücretsiz dağıtım anlamında giving away

Burada is giving away a 2-month free trial, Skillshare'ın deneme hizmetini ücretsiz sunduğu anlamına gelir. Giving, is sonrasında gereken -ing biçimidir ve away, give away öbek fiilini tamamlar; is giving away birlikte, promosyonu şu anda mevcut veya devam eden bir fırsat olarak gösterir. Give away ayrıca bir sırrı açıklamak veya bir şeyi istemeden belli etmek anlamına gelebilir. a 2-month free trial nesnesi ve promosyon bağlamı, burada ücretsiz dağıtım anlamını seçer.

Alıştırma

Hangi cümlede giving away, bir şeyi ücretsiz sunmak anlamında kullanılmıştır?

  1. She is giving away too much information about the ending.
  2. His smile is giving away the surprise.
  3. The museum is giving away posters to the first hundred visitors.
Cevabı göster

The museum is giving away posters to the first hundred visitors.

Skillshare is an online learning community for creators

3:07

Skillshare, yaratıcı kişiler için çevrim içi bir öğrenme topluluğudur

with more than 15,000 classes in design, photo, and more.

3:10

ve tasarım, fotoğrafçılık ve daha birçok alanda 15.000'den fazla ders sunar.

Everyone can take a class, try a project,

3:14

Herkes bir ders alabilir, bir proje yapmayı deneyebilir,

and even teach a class themselves

3:16

hatta kendisi de ders verebilir.

with premium membership as low as $10 a month for unlimited access. Kalıp ifadeler

3:18

Sınırsız erişim sunan premium üyelik ise ayda yalnızca 10 dolardan başlıyor.

Kalıp ifadeler

as low as $10 a month: en düşük aylık fiyat

Bu fiyat ifadesinde as low as + fiyat, ilan edilen en düşük tutarı belirtir. A month faturalandırma dönemini gösterir; dolayısıyla üyelik bir aylık erişim için 10 dolardan başlayabilir. Bu ifade, herkesin ödediği tek bir fiyatı ya da yaklaşık bir fiyatı değil, dikkat çekici bir fiyat alt sınırını sunar.

Alıştırma

Bu teklifte as low as $10 a month ne anlama gelir?

  1. En ucuz paket aylık 10 dolar olabilir, ancak diğer paketler daha pahalı olabilir.
  2. Her paket aylık tam olarak 10 dolardır.
  3. Fiyat ayda yaklaşık 10 dolardır.
Cevabı göster

En ucuz paket aylık 10 dolar olabilir, ancak diğer paketler daha pahalı olabilir.

Just head to the link skl.sh/asapscience

3:22

Tek yapmanız gereken skl.sh/asapscience bağlantısına gitmek,

and use the promo code asapscience to sign up Öbek fiiller

3:25

kaydolmak için asapscience promosyon kodunu kullanmak

and learn even on their mobile app or while you're offline.

3:28

ve mobil uygulamasında ya da çevrim dışıyken bile öğrenmek.

Öbek fiiller

sign up: yeni hesap oluşturmak veya kaydolmak

Burada sign up, hizmeti kullanmaya başlamak için kaydolmak veya yeni bir hesap oluşturmak anlamına gelir. Bu, zaten sahip olduğunuz bir hesaba girmek değil, hizmete katılma eylemidir. up parçacığı bu öbek fiilin bir parçasıdır. Yaygın kalıplar sign up, sign up for + kurs veya hizmet ve sign someone up for something biçimleridir.

Alıştırma

“Yeni hesap oluşturmak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: Enter your email and click Continue to ____.

Cevabı göster

sign up

And subscribe for more weekly science videos every Thursday.

3:31

Her perşembe yayımlanan yeni bilim videoları için kanalımıza abone olmayı da unutmayın.