Memelilerin doğum yapmasının 3 farklı yolu - Kate Slabosky: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video; plasentalılar, keseliler ve tek delikliler olmak üzere memelilerin üç üreme sistemini karşılaştırıyor ve yavruları destekleme yöntemleri farklı olsa da hepsinin memelileri tanımlayan biyolojiye ve evrimsel geçmişe uyduğunu açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. distinguished from other vertebrates by — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bir biyolojik grubu diğerinden ayıran özellikleri belirtmek için kullanılan bu resmî karşılaştırma kalıbını öğrenin. Kalıbı bilimsel açıklamalara, akademik yazılara ve nesne, olgu ya da fikirlerin düzenli biçimde karşılaştırıldığı metinlere aktarabilirsiniz. 2. Take the quoll, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Take... yapısının genel bir ifadeden somut bir örneğe geçmenin kısa bir yolu olduğunu fark edin. Temsilî bir örneğin soyut bir iddiayı anlaşılır kıldığı sunumlarda, tartışmalarda ve açıklayıcı yazılarda kullanabilirsiniz. 3. Despite laying eggs / they are, in fact, mammals. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Despite + -ing yapısının önce çelişkili görünen bir özelliği kabul ettiğini, ana cümlenin ise doğru sınıflandırmayı vurguladığını anlayın. Bu kalıpla yüzeydeki kanıtı, yine de geçerliliğini koruyan bir gerçek veya sonuçla karşılaştırabilirsiniz.
Bu derste
have ... in common: ortak özellikleri sormak
have ... in common kalıbı “bir özellik, nitelik ya da ilgi alanını paylaşmak” anlamına gelir. Bu soruda what, hayvanların hangi özellikleri paylaştığını sorar; common burada “ortak” demektir, “sıradan” değil. Yararlı bir soru kalıbı What do + çoğul özne + have in common? şeklindedir. Bir şeyi başka bir şeyle karşılaştırmak için What does + tekil özne + have in common with + diğer şey? kullanılır.
Alıştırma
Soruyu “bir özelliği paylaşmak” anlamındaki kalıpla tamamlayın: What do these two songs ____?
Cevabı göster
have in common
More than you might think: merak uyandıran kısa bir cevap
Bu bağlamda more, “daha fazla ortak özellik” anlamına gelir. Önceki soru gerekli bilgiyi verdiği için more sözcüğünden sonraki bölüm atılmıştır; tam düşünce They have more in common than you might think. şeklindedir. Bu kısa cevap, dinleyicilerin ilk tahmininin muhtemelen düşük olduğunu belirtir, ancak ayrıntıları henüz açıklamaz. Açılış sorusunu sonraki açıklamaya bağlar ve merak uyandıran bir giriş işlevi görür.
Alıştırma
Bir soru sorduktan sonra konuşmacı “More than you might think.” diyor. Bu kısa cevabın temel işlevi nedir?
- Cevabın beklentileri aştığını belirtir ve ayrıntıları sonraya bırakır.
- Konuşmacının cevabı bilmediğini gösterir.
- Hemen kesin bir miktar verir.
Cevabı göster
Cevabın beklentileri aştığını belirtir ve ayrıntıları sonraya bırakır.
they're mammals or members of class Mammalia. Kültür
0:14onlar memelilerdir veya Mammalia (Memeliler) sınıfının üyeleridir.
Along with ... ile ek bilgi eklemek
Bu cümlenin başındaki Along with over 5,000 other species ifadesi, daha önce sözü edilen hayvanların diğer türlerle aynı geniş gruba ait olduğunu belirtir. Along with öbeği arka plan bilgisi ekler; ana cümlenin dil bilgisel öznesi değildir. Ana yargıyı They're mammals verir. Genel olarak along with, başka bir kişi ya da şeyi ana özneyle dil bilgisel olarak eşit konuma getirmeden ekleyebilir.
Alıştırma
Hangi cümle the guide ifadesini ana dil bilgisel özne olarak tutup ziyaretçileri ek bilgi olarak verir?
- The guide, along with two visitors, are waiting outside.
- The guide and two visitors is waiting outside.
- The guide, along with two visitors, is waiting outside.
Cevabı göster
The guide, along with two visitors, is waiting outside.
members of class Mammalia: biyolojik bir sınıflandırma
Biyolojik sınıflandırmada class bir sınıflandırma basamağıdır. Class Mammalia, memelileri içeren sınıfın resmî taksonomik adıdır; okul sınıfı ya da ders anlamına gelmez. Burada members of class Mammalia, mammals ifadesini daha resmî bir bilim diliyle yeniden belirtir. İki tanım da aynı hayvanlara gönderme yapar.
Alıştırma
Bu cümlede class Mammalia ne anlama gelir?
- hayvanlar için bir sınıf
- biyolojik sınıflandırmada bir basamak ve ad
- memeliler hakkında bir okul dersi
Cevabı göster
biyolojik sınıflandırmada bir basamak ve ad
meaning + yan cümle: önceki ifadeyi açıklama
Virgül + meaning + yan cümle yapısı, önceki ifadeye bir açıklama ekler. Burada they have backbones, vertebrates teknik terimini daha basit sözlerle açıklar. Buradaki meaning, mean fiilinin -ing biçimidir; isim olan meaning değildir. Bu yapı, bir terim veya iddiadan onun açıklamasına geçerek bilginin anlaşılmasını kolaylaştırır. Anlam bakımından which means yapısına benzer, ancak bir ortaç yan cümlesi olarak eklenir.
Alıştırma
Terimi açıklamak için mean fiilinin -ing biçimiyle cümleyi tamamlayın: The material is transparent, ____ light can pass through it.
Cevabı göster
meaning
But mammals are distinguished from other vertebrates by a number of shared features. Kalıp ifadeler
0:22Ancak memeliler, diğer omurgalılardan bir dizi ortak özellikle ayrılır.
be distinguished from ... by ...: farkın dayanağını belirtme
be distinguished from X by Y yapısında from, karşılaştırılan diğer grubu veya şeyi; by ise farkı oluşturan ya da ortaya çıkaran özelliği belirtir. Burada memeliler diğer omurgalılarla karşılaştırılır ve ortak özellikler ayrımın temelini oluşturur. Distinguished, edilgen bir yapıdaki distinguish fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Burada ayrı tutulan veya farklı olduğu belirlenen anlamına gelir; ünlü ya da çok saygın anlamına gelmez.
Alıştırma
Vurgulanan yapıyla resmî karşılaştırmayı tamamlayın: The male bird is ____ the female ____ its bright red chest.
Cevabı göster
distinguished from · by
That includes: genel bir ifadeden listeye geçmek
That, önceki cümlede belirtilen ortak özellikler kategorisinin ya da düşüncesinin tamamına gönderme yapar. Yeni bir hayvanı veya yalnızca tek bir özelliği belirtmez. Includes, ardından gelen maddelerin bu daha geniş gruba ait olduğunu gösterir. Bu, bilgiyi düzenlemenin yaygın bir yoludur: önce genel bir ifade verilir, ardından belirli örnekleri veya parçaları sunmak için That includes ... kullanılır. Böylece dinleyen kişi listeyi önceki özetle ilişkilendirebilir.
Alıştırma
Önceki cümle “There are several safety steps you can take.” şeklindedir. Belirli önlemleri sıralayarak en uygun biçimde devam eden cümle hangisidir?
- That includes regular backups and strong passwords.
- That excludes every safety measure.
- That means the computer is expensive.
Cevabı göster
That includes regular backups and strong passwords.
nourishing their young with milk: hayvan yavruları anlamındaki young
Their young ifadesinde young, bir hayvanın yavruları veya soyu anlamına gelen bir isimdir. Young sıfatı değildir ve ifade “onlar gençken” anlamına gelmez. Nourishing their young with milk, nourish A with B kalıbını izler: yavrulara besin sağlayan şey milk sözcüğüyle belirtilir. Bu ifade, memelilerin yavrularını beslemesini ve büyümelerini desteklemesini anlatır.
Alıştırma
Young sözcüğünü hayvan yavruları anlamında isim olarak doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- Many birds protect their young from predators.
- Many birds protect their younger from predators.
- Many birds protect their young time from predators.
Cevabı göster
Many birds protect their young from predators.
these creatures also have many biological differences.
0:38bu canlıların birçok biyolojik farklılığı da vardır.
despite these similarities: karşıtlığa geçmeden önce bir noktayı kabul etmek
Bu cümlede despite these similarities, canlıların az önce belirtilen özellikleri paylaştığını anlatır. Bir ödünleme ilişkisi kurar: yazar önce benzerlikleri kabul eder, ardından asıl noktayı biyolojik farklılıklara çevirir. Despite bir edattır; bu nedenle burada ardından isim öbeği olan these similarities gelir. Tam bir yan cümle getirmek için despite they are similar yerine although they are similar veya despite the fact that they are similar kullanılır.
Alıştırma
Ödünleme ifadesi kullanan ve dil bilgisi açısından doğru olan cümleyi seçin.
- Although the heavy rain, the game continued.
- Despite it rained heavily, the game continued.
- Despite the heavy rain, the game continued.
Cevabı göster
Despite the heavy rain, the game continued.
And one of the most remarkable is how they give birth. Kalıp ifadeler
0:41Ve bunlardan en dikkat çekici olanı doğum yapma şekilleridir.
give birth: bir bebeği veya hayvan yavrusunu dünyaya getirmeyi anlatan kalıp
Bu cümlede give birth, bir bebeği ya da hayvan yavrusunu dünyaya getirmek anlamına gelir. How they give birth ifadesi, bu canlıların yavrularını hangi şekilde dünyaya getirdiğini sorar. Give birth kalıplaşmış bir fiil öbeğidir. Zaman değişikliği give üzerinde yapılır; geçmiş zaman biçimi gave birth olur. Dünyaya gelen bebeği veya yavruyu belirtmek için give birth to + isim kullanılır. Burada birth bir isimdir; günlük ve tarafsız İngilizcede birth sözcüğünü tek başına fiil olarak kullanmak yerine give birth kalıbını koruyun.
Alıştırma
Dersi öğrendiğiniz kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: The elephant is expected to ____ next month.
Cevabı göster
give birth
Let's start with ...: açıklamaya başlarken kullanılan geçiş
Let's start with + isim öbeği, bir açıklamadaki ilk konuyu, kategoriyi veya örneği belirtir. Bu cümlede dinleyiciyi ilk memeli grubuna geçirir. Buradaki Let's, konuşmanın akışını yönlendirir. Dinleyicilerden mutlaka bir eylem yapmalarını istemez; konuşmacı önce neyi açıklayacağını seçmektedir.
Alıştırma
Sunum geçişini öğrendiğiniz tam ifadeyle tamamlayın: ____ the main idea.
Cevabı göster
Let's start with
placental mammals: bir memeli grubu
Placental mammals, plasentalı memeliler anlamına gelir. Gelişmekte olan yavruları doğumdan önce annenin vücudundaki plasenta aracılığıyla desteklenir. Bu cümlede bu sözler, bilimsel bir sınıflandırmadaki ilk grubun adıdır. Placental sözcüğü placenta, yani “plasenta” sözcüğünden gelir. Kategori adının bir parçasıdır; place sözcüğüyle ilgili değildir ve hayvanların nerede yaşadığını genel olarak anlatmaz.
Alıştırma
Burada placental mammals ne anlama geliyor?
- yavruları doğumdan önce bir plasentanın desteğiyle gelişen memeliler
- yaşadıkları yerlere göre adlandırılan memeliler
- yumurtlayan memeliler
Cevabı göster
yavruları doğumdan önce bir plasentanın desteğiyle gelişen memeliler
This group includes humans, cats, dogs, giraffes,
0:48Bu grup insanları, kedileri, köpekleri, zürafaları,
a solid disc of blood-rich tissue, Dilbilgisi
0:57kan bakımından zengin dokudan oluşan katı bir disktir,
a solid disc of blood-rich tissue ifadesinin açıklayıcı ara söz olarak kullanımı
a solid disc of blood-rich tissue ad öbeği, kısıtlayıcı olmayan açıklayıcı bir ara sözdür. placenta ile aynı şeyi başka sözlerle yeniden adlandırır ve onun ne olduğunu açıklar: bol miktarda kan alan dokudan oluşan katı, disk biçimli bir yapı. Bu bölüm ek açıklama verdiği için virgüllerle ayrılır. Çıkarıldığında ana cümle yine tamdır: Its placenta attaches ... Bu ara söz ikinci bir özne değildir; ana cümlenin fiili attaches sözcüğüdür.
Alıştırma
Bu cümlede virgüllerle ayrılan öbeğin görevi nedir? The retina, a layer of light-sensitive tissue, lines the back of the eye.
- lines için ikinci bir özne getirir.
- Retinanın gözün arka kısmını ne zaman kapladığını belirtir.
- the retina ifadesini başka sözlerle yeniden adlandırıp açıklar.
Cevabı göster
the retina ifadesini başka sözlerle yeniden adlandırıp açıklar.
attaches to the wall of the uterus: attach to + yer
Attach to + bir yer veya nesne, o yere ya da nesneye bağlı veya tutturulmuş olmak anlamına gelir. Bu cümlede to the wall of the uterus, plasentanın tutunduğu yeri belirtir; amaç bildirmez. Daha sonra gelen to support, amaç bildiren bir mastar yapısını başlatır. Bu nedenle iki to farklı görevler üstlenir: ilki attach to kalıbındaki edattır, ikincisi ise amaç bildiren mastarı işaretler.
Alıştırma
Cümleyi attach to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The small camera ____ the helmet with a clip.
Cevabı göster
attaches to
developing embryo: hâlâ büyüyüp oluşmakta olan bir embriyo
developing embryo ifadesinde developing, embryo isminden önce sıfat olarak kullanılan bir -ing biçimidir. Embriyonun büyüme ve oluşma sürecinde olduğunu belirtir. Burada develop biyolojik büyüme ve gelişme anlamındadır. Embryo, henüz doğmamış ve erken bir aşamada bulunan canlıdır; doğmuş bir hayvan değildir.
Alıştırma
Bir biyoloji raporunda a developing embryo ne anlama gelir?
- Yeni bir ürün geliştiren bir embriyo
- Hâlâ büyüyüp oluşmakta olan bir embriyo
- Zaten doğmuş bir hayvan
Cevabı göster
Hâlâ büyüyüp oluşmakta olan bir embriyo
The placenta is what keeps the calf alive during pregnancy. Dilbilgisi
1:03Plasenta, gebelik sırasında yavruyu hayatta tutan şeydir.
what keeps the calf alive: işlev açıklayan bir what cümleciği
What keeps the calf alive, is fiilinden sonra kullanılan bir isim cümleciğidir. Burada what, the thing that anlamına gelir; dolayısıyla cümleciğin tamamı yavrunun hayatta kalmasını sağlayan şeyi belirtir. Bu bir soru değildir. X is what keeps Y + adjective kalıbı, X'in temel işlevini vurgular. Doğrudan X keeps Y + adjective demekten daha açıklayıcı ve vurgulu gelir.
Alıştırma
Filtrenin işlevini açıklamak için cümleyi what keeps ile tamamlayın: This filter is ____ the water clean.
Cevabı göster
what keeps
Directly connected to the mother's blood supply, Dilbilgisi
1:07Doğrudan annenin kan akışına bağlı olarak,
it funnels nutrients and oxygen straight into the calf's body Kelime
1:09besinleri ve oksijeni doğrudan yavrunun vücuduna aktarır
Directly connected to ...: cümle başında past participle öbeği
Directly connected to the mother's blood supply, cümle başına gelen bir past participle öbeğidir. Ana cümlenin öznesi olan it sözcüğünün durumunu anlatır; burada it plasentayı belirtir. Bu bağlamda öbek nedeni de açıklar: Plasenta annenin kan kaynağına doğrudan bağlı olduğu için ana cümledeki eylemi gerçekleştirebilir. Baştaki bu öbek tek başına tam bir cümle değildir. Çekimli fiil içeren ana cümle it funnels ... ile başlar. Bu yapıyı okurken önce ana cümlenin öznesini bulun ve aynı varlığın ortacın örtük öznesi olduğunu anlayın.
Alıştırma
Cümle başındaki past participle öbeğini motoru anlatmak için doğru kullanan cümle hangisidir?
- Connected directly to the battery, the engineer tested the motor.
- Connected directly to the battery, a warning on the screen told the engineer to check the motor.
- Connected directly to the battery, the motor receives a steady flow of power.
Cevabı göster
Connected directly to the battery, the motor receives a steady flow of power.
funnels ... straight into ... ile belirli bir hedefe aktarma
Burada funnel, bir şeyi belirli bir hedefe yönlendirmek veya aktarmak anlamında kullanılan bir fiildir. funnel A into B kalıbı, A'yı odaklanmış bir güzergâh üzerinden B'nin içine taşımak anlamına gelir. Huni imgesini kullanır, ancak mutlaka gerçek bir huni bulunduğunu belirtmez. funnels nutrients and oxygen straight into the calf's body ifadesinde nutrients and oxygen A, the calf's body ise B'dir. Straight, arada başka bir hedef bulunmayan doğrudan güzergâh düşüncesini güçlendirir.
Alıştırma
Cümleyi funnel fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The routing system ____ messages straight into the right inbox.
Cevabı göster
funnels
via the umbilical cord: bir yolu veya kanalı belirtmek
via the umbilical cord ifadesindeki via, “yoluyla” veya “üzerinden” anlamına gelir. Besinlerin ve oksijenin izlediği yolu belirtir; varış noktasını belirtmez. Varış noktası the calf's body, izlenen yol ise the umbilical cord ifadesidir. via + isim grubu yapısı bir aktarım kanalını veya aracını da gösterebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede via bir iletişim kanalını belirtmek için kullanılmıştır?
- The clinic sent the results after lunch.
- The clinic sent the results via a secure app.
- The clinic sent the results to the patient.
Cevabı göster
The clinic sent the results via a secure app.
exports its waste: atığı sistemin dışına taşımak
Burada exports, “malları başka bir ülkeye satar” değil, “bir sistemin dışına taşır” anlamına gelir. Plasenta, atıkları yavrunun vücudundan uzaklaştırır. Bilimsel açıklamalar genellikle bir organı veya hücreyi girdileri ve çıktıları olan bir sistem gibi ele alır. Bu teknik benzetmede sistem gerekli maddeleri import edebilir ve atıkları export edebilir.
Alıştırma
Bu bilimsel cümlede exports its waste ne anlama gelir?
- Yavrunun vücudunda daha fazla atık oluşturur.
- Yavrunun atıklarını vücudunun dışına taşır.
- Yavrunun atıklarını başka bir ülkeye satar.
Cevabı göster
Yavrunun atıklarını vücudunun dışına taşır.
Placental mammals can spend far longer inside the womb than other mammals. Dilbilgisi
1:18Plasentalı memeliler, anne karnında diğer memelilere göre çok daha uzun süre kalabilirler.
spend far longer ... than: bir yerde geçirilen süreyi karşılaştırmak
spend + süre + yer kalıbında spend, bir yerde belli bir süre geçirmek ya da kalmak anlamına gelir. Burada süre karşılaştırmalı biçimde ifade edilir: plasentalı memeliler rahim içinde diğer memelilerden daha uzun kalır. Far, karşılaştırma biçimi olan longer’ı güçlendirir; bu nedenle far longer than, “……den çok daha uzun” demektir. Buradaki far fiziksel uzaklık anlatmaz. Aynı kalıp bir yerde yaşama, antrenman yapma, gelişme veya kalma sürelerini karşılaştırmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir grubun denizde diğerinden çok daha uzun süre kaldığını doğal biçimde ifade eder?
- They spend far longer at sea than we do.
- They spend far long at sea than we do.
- They spend very longer at sea than we do.
Cevabı göster
They spend far longer at sea than we do.
spend almost a full year inside their mother.
1:24neredeyse tam bir yılı annelerinin içinde geçirirler.
for instance: genel bir fikirden örneğe geçmek
For instance, daha genel bir ifadeyi destekleyen belirli bir örneği tanıtan bir söylem işaretidir. Burada mavi balina yavruları, plasentalı memelilerin rahimde uzun süre kalabildiğine kanıt olarak sunulur. Cümlenin başında ya da buradaki gibi özneden sonra kullanılabilir. Cümlenin içine eklendiğinde virgüllerle ayrılır. Zaman bildirmez.
Alıştırma
Bir paragraf önce bazı hayvanların aşırı soğukta yaşayabildiğini söylüyor. Hangi cümle bunu destekleyen belirli bir örneği en iyi biçimde tanıtır?
- For instance, emperor penguins can endure Antarctic winters.
- At that time, emperor penguins can endure Antarctic winters.
- Such as, emperor penguins can endure Antarctic winters.
Cevabı göster
For instance, emperor penguins can endure Antarctic winters.
The placenta keeps the calf alive right up until its birth, Kalıp ifadeler
1:28Plasenta, doğuma kadar yavruyu hayatta tutar,
right up until: son zaman sınırına kadar devam etme
Right up until, bir eylemin veya durumun belirtilen bir zamandan ya da olaydan önce durmadan o sınıra kadar devam ettiğini anlatır. Bu cümlede plasenta, yavrunun yaşamını doğum anına kadar desteklemeye devam eder. Buradaki right up, until ifadesini güçlendirerek son zaman sınırını vurgular. Yön veya konum bildirmez.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak right up until ifadesiyle tamamlayın: The children played outside ____ sunset.
Cevabı göster
right up until
and waste disposal systems take over. Öbek fiiller
1:36ve atık bertaraf sistemleri devreye girdiğinde.
take over: başka bir sistemin işlevini devralmak
Take over, başka bir kişinin, şeyin veya sistemin yerini alıp onun işini, kontrolünü ya da sorumluluğunu üstlenmeye başlamak anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada yeni doğanın kendi sistemleri, daha önce plasenta ve göbek bağı yoluyla desteklenen işlevleri yerine getirmeye başlar. Bu cümlede take over geçişsizdir; devralınan işlev bağlamdan anlaşılır. take over a role veya take over the company örneklerinde olduğu gibi nesne de alabilir.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın Leo'nun yerini alıp toplantıyı yönetmeye başladığı anlamına gelir?
- Maya took over when Leo had to leave the meeting.
- Maya turned over the notes to Sam before Leo left.
- Maya took on another project when Leo left.
Cevabı göster
Maya took over when Leo had to leave the meeting.
Measuring about 23 ft: öznenin boyutunu cümle başında belirtmek
Cümle başındaki -ing grubu Measuring about 23 ft, cümlenin öznesi olan a newborn calf'in boyutunu belirtir. Burada measure, “belirli bir ölçüye sahip olmak” anlamındadır; yavrunun ölçülmesini isteyen bir talimat değildir. Bu grup ana cümleden önce gelerek temel bilgiden önce kısa bir arka plan betimlemesi ekler.
Alıştırma
Hangi cümlede baştaki Measuring... grubu the table'ı doğru biçimde betimler?
- Measuring two meters wide, the table fills most of the room.
- Measuring two meters wide, there was barely enough room for the table.
- Measuring two meters wide, we moved the table through the door.
Cevabı göster
Measuring two meters wide, the table fills most of the room.
spend the next 6 months drinking: bir etkinlik yaparak zaman geçirmek
spend + bir süre + fiil-ing kalıbı, o süreyi bir etkinlik yaparak geçirmek anlamına gelir. Burada the next 6 months süreyi, drinking ise bu süre boyunca devam edecek veya tekrarlanacak etkinliği belirtir. Süre ifadesinden sonra fiilin -ing biçimini kullanın: spend six months learning. Bu kalıpta fiilin yalın biçimi veya to + fiil kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi train fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Leo will spend the next week ____ for the race. (train)
Cevabı göster
training
thick, fatty milk: kıvam ve yağ içeriği
Bu cümlede thick, sütün dokusunu anlatır: süt koyu kıvamlıdır ve sulu değildir. Fatty ise bileşimini anlatır: çok miktarda yağ içerir. thick, fatty milk ifadesi hem sütün nasıl olduğunu hem de neden enerji bakımından zengin olduğunu gösterir. Buradaki fatty tarafsızdır; çünkü cümle sütü eleştirmiyor, bilimsel bir açıklama yapıyor.
Alıştırma
Hangi cümle çorbanın hem sulu olmadığını hem de çok yağ içerdiğini söyler?
- The soup is thick and fat-free.
- The soup is thick and fatty.
- The soup is thin and fatty.
Cevabı göster
The soup is thick and fatty.
per day: günlük oran
Per day, “her gün için” veya “günde” anlamına gelir. Önündeki miktarı günlük bir orana dönüştürür; dolayısıyla 225 L, altı aylık toplam değil, bir günde içilen miktardır. per + tekil birim kalıbı oranlarda ve ölçümlerde yaygındır: per hour, per week ve per person.
Alıştırma
Etikette günlük bir sınır veriliyor. Cümleyi per + doğru tekil zaman birimiyle tamamlayın: The maximum dose is two tablets ____.
Cevabı göster
per day
Meanwhile: paralel bir duruma geçiş
Burada Meanwhile, okuyucunun dikkatini mevcut örnekten aynı genel zaman dilimindeki başka bir duruma taşıyan bir geçiş ifadesidir. Temel görevi, başka bir yerdeki veya paralel bir örnekteki duruma geçildiğini göstererek bilgiyi düzenlemektir. İki kısa olayın tam olarak aynı saniyede gerçekleşmesi gerekmez. Açıklayıcı metinlerde kesin bir zaman çakışmasından çok odak değişikliğini belirtir.
Alıştırma
Bir cümle, verileri inceleyen bir araştırma ekibini anlatıyor. Aynı dönemde başka bir ekibin yaptığı çalışmaya geçmek için en uygun sonraki cümleyi seçin.
- Meanwhile, researchers in another lab tested a different method.
- However, researchers in another lab tested a different method.
- As a result, researchers in another lab tested a different method.
Cevabı göster
Meanwhile, researchers in another lab tested a different method.
marsupials: bir memeli grubu
Bu cümlede marsupials, marsupial sözcüğünün çoğuludur ve tek bir türü değil, bütün bir memeli grubunu adlandırır. Kangurular, koalalar ve Tazmanya canavarları bu gruba örnektir. Keseli hayvanların yavruları gelişimlerinin çok erken bir aşamasında doğar. Birçok türde yavrular bir kese içinde büyümeye devam eder; bu özellik pouch ve joey gibi ilgili sözcükleri anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Hangi cümlede marsupials bir hayvan grubunun adı olarak doğru kullanılmıştır?
- Marsupials are pouches that carry baby animals.
- Kangaroos and koalas are marsupials.
- A marsupial is another word for any mammal.
Cevabı göster
Kangaroos and koalas are marsupials.
Marsupial babies are so tiny and delicate when they're born Dilbilgisi
1:59Keseli yavruları doğduklarında o kadar minik ve narindirler ki
that they must continue developing in the mother's pouch. Notlar
2:03gelişimlerine annenin kesesinde devam etmek zorundadırlar.
so tiny and delicate ... that: sonuca yol açan derece
so + sıfat(lar) + that + yan cümle yapısı, yüksek bir dereceyi bunun sonucuna bağlar. Burada so, tiny and delicate ifadesini niteler; that ile başlayan bölüm ise yavruların kesede gelişmeye devam etmesi gerektiği sonucunu verir. Bu yapıda that bir sonuç cümlesini başlatır; “şu” anlamındaki işaret sözcüğü değildir. Very de bir sıfatın derecesini artırabilir, ancak very tiny and delicate tek başına bir sonuç sunmaz.
Alıştırma
Cümleyi so ... that yapısıyla tamamlayın: The soup was ____ hot ____ I had to wait before tasting it.
Cevabı göster
so · that
continue developing: devam eden bir süreç
continue developing, continue + -ing biçimini kullanarak başlamış olan bir sürecin sürdüğünü gösterir. Yavruların gelişimi doğduklarında tamamlanmadığı için bu süreç kesenin içinde devam eder. Birçok bağlamda continue sözcüğünden sonra to-infinitive de gelebilir ve anlam çok az değişir ya da hiç değişmez. Bu cümlede -ing biçimi, developing eylemini devam eden bir süreç olarak doğal biçimde sunar.
Alıştırma
Devam eden bir süreci anlatmak için continue + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The therapy will continue helping her regain strength.
- The therapy will continuing helping her regain strength.
- The therapy will continue help her regain strength.
Cevabı göster
The therapy will continue helping her regain strength.
mother's pouch: keseli hayvan annenin vücut kesesi
Bu cümlede mother's pouch, dişi bir keseli hayvanın vücudundaki deri keseyi anlatır. Yeni doğmuş çok küçük yavru burada beslenir ve gelişmeye devam eder. Sıradan bir çanta ya da giysi cebi değildir. Hayvanlarla ilgili bağlam, pouch sözcüğüne bu özel anlamı verir. Kanguru, quoll veya başka keseli hayvanlar hakkında okurken a mother's pouch ifadesini annenin vücudunun bir parçası olarak anlayın.
Alıştırma
Keseli hayvanlarla ilgili bir metinde mother's pouch ne anlama gelir?
- Yavrunun geliştiği, annenin vücudundaki deri kese
- Annenin taşıdığı küçük bir çanta
- Annenin giysisine dikilmiş bir cep
Cevabı göster
Yavrunun geliştiği, annenin vücudundaki deri kese
one of the world's smallest marsupials: en üstünlük grubunun bir üyesi
One of the + en üstünlük derecesi + çoğul isim, uç bir özelliğe sahip grubun bir üyesi anlamına gelir. Burada bir hayvan, dünyanın en küçük keseli hayvanları arasına yerleştirilir; onun tek ve mutlak olarak en küçük hayvan olduğu söylenmez. one of ifadesinden sonraki isim bütün grubu belirtir, bu yüzden marsupials çoğul olmalıdır. Ancak ifadenin tamamı tek bir hayvanı gösterir; bu nedenle özne olduğunda genellikle tekil fiil alır: One of the marsupials is...
Alıştırma
Motorun en güvenilir motorlar grubuna ait olduğunu doğru biçimde ifade eden cümle hangisidir?
- This is one of the most reliable engine.
- This is one of the most reliable engines.
- This is the most reliable engines.
Cevabı göster
This is one of the most reliable engines.
Take the quoll: Take ile bir örnek sunmak
Bir açıklamanın başında Take + isim, bir şeyi örnek olarak kullanmak veya o durumu ele almak anlamına gelir. Take the quoll, dikkati genel bir noktadan, ayrıntıları bu noktayı destekleyen belirli bir hayvana yöneltir. Burada Take, bir şeyi fiziksel olarak kaldırma veya taşıma eylemini anlatmaz. Yaygın kalıplar Take X, ... ve Take X: ... biçimindedir; hemen ardından örnekle ilgili bilgi gelir.
Alıştırma
Hangi cümlede Take bir örnek sunmak için kullanılmıştır?
- Take the electric buses back to the depot.
- Take electric buses: they can reduce both noise and air pollution.
- Take the children to see the electric buses.
Cevabı göster
Take electric buses: they can reduce both noise and air pollution.
the equivalent of about: bir miktarı gözde canlandırmayı kolaylaştırmak
The equivalent of about + miktar, yaklaşık bir karşılaştırma sunar. Burada gözde canlandırılması zor bir ağırlığı yaklaşık 30 şeker tanesinin ağırlığına dönüştürerek sayının daha kolay anlaşılmasını sağlar. Equivalent, yapılan karşılaştırmada miktar, değer, işlev veya etki bakımından eşitlik ifade eder. İki şeyin aynı tür nesne olduğunu söylemez. About, karşılaştırmanın yaklaşık olduğunu gösterir.
Alıştırma
Yaklaşık bir kapasite belirtmek için the equivalent of about ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- The tank holds equivalent to about 50 bottles of water.
- The tank holds the equivalent of about 50 bottles of water.
- The tank holds the equivalent to about 50 bottles of water.
Cevabı göster
The tank holds the equivalent of about 50 bottles of water.
gives birth to a single jelly bean-sized baby at a time. Notlar
2:20bir seferde jelibon büyüklüğünde tek bir yavru doğurur.
gives birth to: give birth to + yavru yapısı
Give birth to + isim, bir bebek ya da hayvan yavrusu dünyaya getirmek anlamına gelir. Bu cümlede to, doğan yavruyu cümleye bağlar; yön bildirmez ve yapının bir parçasıdır. Doğan yavru belirtilmiyorsa give birth tek başına kullanılabilir: She gave birth yesterday. Yavru belirtiliyorsa to kullanılır: She gave birth to a baby.
Alıştırma
Cümleyi give birth to ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: Last night, the cat ____ three kittens.
Cevabı göster
gave birth to
jelly bean-sized baby: X-sized yapısı
Jelly bean-sized, baby sözcüğünden önce gelen birleşik bir sıfattır. Bir jelibon tanesi kadar büyük anlamına gelir; şekerleme yalnızca boyut karşılaştırmasıdır, yavrunun ne olduğunu belirtmez. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı X-sized + isim şeklindedir; coin-sized hole buna bir örnektir. Bir isimden önce kullanıldığında, boyut ölçüsü olan sözcük veya ifadeyle sized arasına kısa çizgi konur. Birden fazla sözcükten oluşan ad, jelly bean-sized örneğindeki gibi kendi boşluğunu koruyabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için coin ile -sized ögelerini birleştirin: We found a ____ crab under a rock.
Cevabı göster
coin-sized
at a time: her seferindeki sayı
Burada at a time, “her ayrı gerçekleşmede ya da sırada” anlamına gelir. A single baby at a time, her doğumda bir yavrunun dünyaya geldiğini söyler; doğumun belirli bir saatte gerçekleştiğini anlatmaz. Bir eylem her turda, grupta veya adımda belirli bir sayıyla sınırlıysa sayı + isim + at a time yapısını kullanabilirsiniz. Örneğin one page at a time veya two visitors at a time.
Alıştırma
Cümleyi “her turda bir tane” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The scanner processes one page ____.
Cevabı göster
at a time
The baby crawls down the middle of the mother's three vaginas,
2:24Yavru, annenin üç vajinasının ortasından aşağı doğru sürünür,
where she spends the next 6 to 11 months suckling. Dilbilgisi
2:29burada önündeki 6 ila 11 ayını süt emerek geçirir.
spends the next 6 to 11 months suckling: spend + süre + V-ing
spend + süre + V-ing yapısı, birinin veya bir şeyin o süreyi nasıl geçirdiğini anlatır. Burada spends the next 6 to 11 months suckling, yavrunun sonraki altı ila on bir ay boyunca süt emmeye devam ettiği anlamına gelir. Özne yavru hayvan olduğu için suckling, sütü emerek beslenmek demektir. Annenin değil, yavrunun yaptığı eylemi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi suckle fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The newborn kittens spend much of the day ____.
Cevabı göster
suckling
Even after the baby kangaroo leaves this warm haven, Notlar
2:33Bebek kanguru bu sıcak yuvayı terk ettikten sonra bile,
warm haven: güvenli ve huzurlu bir yer
Haven güvenli bir yer veya sığınak anlamına gelir. Bu cümlede this warm haven, gerçek bir limanı ya da binayı değil, anne kangurunun kesesini ifade eder. Keseye warm haven denmesi hafif bir benzetmedir: hem koruyucu işlevini hem de yavruya verdiği sıcak ve rahat hissi gösterir. Bu tür bir ifade, bilgi veren anlatıma belirgin bir görüntü katar.
Alıştırma
“The library became a warm haven during the storm.” İngilizce cümlesinde warm haven ne anlama gelir?
- rahatsız edici bir açık alan
- gemilerin yanaştığı bir liman
- güvenli ve rahatlatıcı bir yer
Cevabı göster
güvenli ve rahatlatıcı bir yer
Even after: beklenen bir değişiklikten sonra da sonuç devam eder
Even after ifadesi, sonrasında olacakları değiştirmesi beklenebilecek bir zamanı veya olayı belirtir. Burada güvenli keseden ayrılmak, yavru kangurunun süt emmek için geri dönmesini engellemez; bu yüzden even karşıtlık veya şaşkınlık anlamı katar. Yapı, even after + isim veya yan cümle biçimindedir ve ardından sonuç gelir. even olmadan after daha çok zaman sırasını gösterir; even ile birlikteyse sonucun yine de gerçekleştiği vurgulanır.
Alıştırma
Cümleyi bu nottaki iki kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: ____ the rain stopped, the field remained flooded.
Cevabı göster
Even after
suckle milk: yavrunun annesinden süt emmesi
Bu cümlede suckle, annenin memesini emerek süt almak anlamına gelir. Özne olan she yavru kangurudur; yani süt emen annesi değil, yavrudur. Suckle, drink milk ifadesinden daha özeldir: Yalnızca sütün tüketildiğini değil, bir bebeğin veya yavru memelinin nasıl beslendiğini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle yavru bir memelinin doğrudan annesinden süt emmesini anlatır?
- The farmer poured milk into a bottle.
- The adult horse drank water from a bucket.
- The newborn calf returned to its mother to suckle.
Cevabı göster
The newborn calf returned to its mother to suckle.
she's just one of three babies her mother is caring for. Kalıp ifadeler
2:39o, annesinin baktığı üç bebekten sadece biridir.
caring for: ilgi cümleciğinin sonunda kalan for
Care for, ilgilenmek veya bakımını üstlenmek anlamına gelir. Bu cümlede caring for, annenin baktığı üç yavruyu açıklar. Daha tam yapı three babies that her mother is caring for şeklindedir. That, for edatının nesnesi olduğu için İngilizcede that atılabilir ve for sonda bırakılabilir: three babies her mother is caring for. Sondaki for, care for yapısının parçasıdır; fazladan bir sözcük değildir.
Alıştırma
Care for yapısındaki eksik edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: These are the puppies Ana is caring ____.
Cevabı göster
for
A female kangaroo can often simultaneously support one inside her uterus Dilbilgisi
2:43Dişi bir kanguru sıklıkla birini rahminin içinde
simultaneously support one ... and another: iki farklı varlığı aynı anda belirtmek
One ... and another ... aynı türden iki farklı varlığı birbirine bağlar. Burada one rahmin içindeki bir kanguru yavrusunu, another ise farklı bir yavruyu belirtir. baby veya young kangaroo gibi tekrar eden bir isim, anlam zaten açık olduğu için söylenmez. Simultaneously, support fiilini niteler ve iki durumun aynı anda var olduğunu gösterir. Yer bildiren ifadeler iki yavruyu ayırır: biri rahmin içinde, diğeri kesededir.
Alıştırma
"The lab stored one sample at room temperature and another in a freezer," cümlesinde another neyi belirtir?
- Dondurucu
- İkinci kez farklı biçimde anlatılan aynı numune
- İkinci ve farklı bir numune
Cevabı göster
İkinci ve farklı bir numune
female kangaroos can pause their pregnancies. Kelime
2:52dişi kangurular hamileliklerini duraklatabilirler.
In unfavorable conditions: cümle başında koşul belirten ifade
In unfavorable conditions, cümlenin başında kullanılan ve “çevredeki koşullar zararlı olduğunda veya başarıyı zorlaştırdığında” anlamına gelen bir ifadedir. Ne olabileceğini açıklamadan önce ana ifadenin geçerli olduğu koşulu belirtir. Burada conditions hastalıkları değil, kötü hava veya yiyecek kıtlığı gibi dış koşulları ifade eder. Bir sonuç, yetenek veya tepki zor bir çevreye bağlı olduğunda bu yapı başka durumlarda da kullanılabilir.
Alıştırma
"In unfavorable conditions, the device may shut down," cümlesinde conditions ne anlama gelir?
- Cihazın garanti şartları
- Bir hastalık veya tıbbi durum
- Çevredeki durumlar veya ortam
Cevabı göster
Çevredeki durumlar veya ortam
pause their pregnancies: biyolojik bir süreci geçici olarak geciktirmek
Burada pause, “bir şeyin gelişimini geçici olarak durdurmak veya geciktirmek” anlamına gelir. Gebelik, bir süre ilerlemeyi bırakıp daha sonra devam edebilen bir süreç olarak ele alınır; gebeliği sona erdirmek demek değildir. Bilimsel bir açıklamada, günlük bir hareket fiili otomatik bir biyolojik süreci anlatabilir. Dil bilgisi açısından özne dişi kangurulardır, ancak cümle onların bilinçli olarak bir duraklatma kontrolünü kullandığını söylemez.
Alıştırma
Bu cümlede pause their pregnancies ne anlama geliyor?
- Kangurular gebeliklerini kalıcı olarak sona erdirir.
- Kangurular gebeliklerinin gelişimini geçici olarak geciktirebilir.
- Kangurular hamile kalmaya devam ederken kısa süre dinlenir.
Cevabı göster
Kangurular gebeliklerinin gelişimini geçici olarak geciktirebilir.
one for her newborn and one for her older joey.
2:59biri yeni doğanı için, diğeri ise daha büyük yavrusu için.
two different kinds of ... one for ... and one for ...: iki türü ilgili alıcılarla eşleştirmek
Cümle önce bir grubu tanıtır: two different kinds of milk. Ardından one for ... and one for ... biçimindeki iki paralel ifade, her süt türünü amaçlanan alıcısıyla eşleştirir. Her one, bir yavruyu değil one kind of milk ifadesini temsil eder. Bu paralel kalıp iki parçalı bir sınıflandırmayı takip etmeyi kolaylaştırır: two kinds of X, one for A and one for B.
Alıştırma
Cümleyi one for ... and one for ... kalıbıyla tamamlayın: The library has two reading areas, ____ children and ____ adults.
Cevabı göster
one for · one for
The word Mammalia means of the breast, Kültür
3:03Mammalia (Memeliler) kelimesi, meme ile ilgili demektir,
means of the breast: köken anlamını veren açıklama
Bu cümlede means, Mammalia adının nereden geldiğini kısaca açıklar; yani sözcüğün köken anlamını verir. of the breast ifadesi, adı Latince “meme” anlamındaki mamma sözcüğüne ve memelileri tanımlayan süt bezlerine bağlar. means sözcüğünden sonraki bölüm, alıntılanan anlamın kısa biçimidir; günlük dilde kullanılan tam bir cümle değildir. Bilimsel açıklamalarda teknik bir adın köklerini göstermek için sık sık The word/name X means Y yapısı kullanılır.
Alıştırma
Bu cümlede “of the breast” ifadesinin işlevi nedir?
- Mammalia adının köken anlamını vermek
- Mammalia’nın bir memenin içinde olduğunu söylemek
- Mammalia’nın yaptığı bir eylemi anlatmak
Cevabı göster
Mammalia adının köken anlamını vermek
a bit of a misnomer: bir adı eleştirirken ifadeyi yumuşatma
misnomer, yanlış veya yanıltıcı bir ad ya da etikettir. Burada konuşmacı, “göğüs” fikrine dayanan ifadenin kanguru anatomisiyle kelimesi kelimesine örtüşmediğini düşünür ve bu nedenle adı misnomer olarak niteler; sorun adın uygunluğu, yazılışı değildir. a bit of a eleştiriyi yumuşatır. Adın tamamen yanlış olduğunu ilan etmek yerine uyumsuzluğu kısmi veya biraz uygunsuz olarak gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede a bit of a misnomer doğru kullanılmıştır?
- The report gives the wrong total, so the number is a bit of a misnomer.
- I wrote palace with two l's, so the word is a bit of a misnomer.
- The gym is called the Ice Palace, but it has no ice, so the name is a bit of a misnomer.
Cevabı göster
The gym is called the Ice Palace, but it has no ice, so the name is a bit of a misnomer.
While ... do produce ... don't actually ...: ödünleme ve vurgu
Burada while, “... sırasında” değil, “-se de/-sa da” anlamındadır. Ana cümle daha önemli karşıtlığı vermeden önce kabul edilen bir gerçeği belirtir: Kangurular süt üretir, ancak bu onların memeleri olduğu anlamına gelmez. do produce ifadesindeki do, olumlu cümlede kullanılan vurgu yardımcı fiilidir; gerçekten süt ürettiklerini vurgular. Ardından don't actually have, ortaya çıkabilecek çıkarımı düzeltir. Yeniden kullanılabilen kalıp şöyledir: while + kabul edilen gerçek, ana cümle + temel sınırlama veya karşıtlık.
Alıştırma
Hangi cümle aynı kalıbı kullanır: vurgulu do ile bir gerçeği kabul edip ardından temel karşıtlığı vermek?
- While the device does look simple, it isn't actually easy to repair.
- While the device runs, the technician checks the screen.
- The device does look simple, so it must be easy to repair.
Cevabı göster
While the device does look simple, it isn't actually easy to repair.
the third and arguably strangest example of mammalian birth. Kelime
3:15memeli doğumunun üçüncü ve tartışmasız en tuhaf örneği.
Nor do monotremes: “o da değil” anlamındaki olumsuz devriklik
Nor do monotremes önceki olumsuz yargıyı sürdürür ve “Tek deliklilerin de memeleri yoktur” anlamına gelir. have breasts sözleri, okuyucu bunları önceki cümleden tamamlayabildiği için çıkarılmıştır. Nor bu tür bir devam cümlesinin başına geldiğinde yardımcı fiil özneden önce gelir: nor + yardımcı fiil + özne. Burada do, çıkarılmış geniş zaman fiil öbeğinin yerine geçer. Devriksiz eşdeğeri Monotremes don't either şeklindedir.
Alıştırma
Yanıtı doğru cümleyle tamamlayın: “The old scanner doesn't print in color.”
- Nor does the new one.
- Nor doesn't the new one.
- Nor the new one does.
Cevabı göster
Nor does the new one.
arguably strangest example: güçlü gerekçeli ama tartışılabilir bir yargı
arguably strangest example ifadesinde arguably, “böyle tanımlamak için iyi gerekçeler vardır, ancak bu yargı tartışmaya açıktır” anlamına gelir. strangest üstünlük derecesini yumuşatır, fakat görüşten vazgeçildiği anlamına gelmez. Bir değerlendirmeyi tartışılmaz bir gerçek değil, savunulabilir bir görüş olarak sunmak istediğinde arguably sözcüğünü değerlendirmeden önce kullan. “Tartışmacı bir şekilde” anlamına gelmez.
Alıştırma
“This is arguably the most useful feature” cümlesinde arguably nasıl bir işlev görür?
- Yargının şüpheye yer bırakmayacak biçimde kanıtlandığını söyler.
- Konuşanın bu özellik hakkında öfkeyle tartıştığını söyler.
- Yargıyı makul biçimde desteklenen ancak itiraza açık bir görüş olarak sunar.
Cevabı göster
Yargıyı makul biçimde desteklenen ancak itiraza açık bir görüş olarak sunar.
There were once hundreds of monotreme species, Dilbilgisi
3:21Bir zamanlar yüzlerce tek delikli türü vardı,
There were once ... but there are only ... left: geçmişteki ve şimdiki miktarları karşılaştırma
İki there yapısı, iki farklı zamandaki varlığı karşılaştırır. There were once hundreds geçmişte büyük bir miktar olduğunu belirtir; but there are only five left şimdiki zamana geçerek artık beş tane kaldığını söyler. But azalmayı vurgular. five left ifadesinde five, five monotreme species yerine geçer; left ise “kalan” anlamındadır. Burada beş tanesinin ayrıldığı veya sağın karşıtı olan yön kastedilmez. Bir azalmayı anlatmak için There were once + geçmişteki miktar, but there is/are only + şimdiki miktar + left kalıbını kullanabilirsin.
Alıştırma
Şimdi üç tane kaldığını göstermek için İngilizce cümleyi are only ... left ile tamamla: There were once twelve pencils in the box, but there ____.
Cevabı göster
are only three left
duck-billed platypus: ördeğinkine benzer gagalı bir ornitorenk
duck-billed platypus ifadesinde duck-billed, hayvanın biçimini anlatan bileşik bir sıfattır. Burada bill “gaga” demektir; dolayısıyla ifade, gagası ördeğinkine biraz benzeyen bir ornitorenk anlamına gelir. Bu tanımlama ornitorenki ördek olarak sınıflandırmaz. long-tailed örneğinde olduğu gibi, “o özelliğe sahip” anlamı veren yaygın isim + -ed yapısını kullanır.
Alıştırma
duck-billed, bir duck-billed platypus hakkında hangi özelliği belirtir?
- Bir ördek türüdür.
- Tüm vücudunun şekli ördeğinkiyle aynıdır.
- Gagasının biçimi ördeğinkine biraz benzer.
Cevabı göster
Gagasının biçimi ördeğinkine biraz benzer.
The name monotreme means one hole, Kültür
3:31Tek delikli (monotreme) ismi tek bir delik anlamına gelir,
monotreme means one hole: bilimsel bir adı basit sözlerle açıklamak
The name X means Y kalıbı bir terimi basit sözlerle açıklar. Burada one hole, monotreme sözcüğünün Yunanca köklerini, yani “tek” ve “delik” ya da “açıklık” anlamına gelen parçaları açıklar. Bu biyolojik addaki “tek açıklık”, sindirim, boşaltım ve üreme sistemlerinin birlikte kullandığı ve kloak adı verilen ortak vücut açıklığıdır. Hayvanın tüm vücudunda yalnızca bir açıklık bulunduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
The name monotreme means one hole cümlesinde one hole ne işe yarar?
- Bilimsel ad monotreme'in köklerinin basit ve gerçek anlamını verir.
- Bir monotreme'in tüm vücudunda yalnızca bir açıklık olduğunu söyler.
- Her monotreme'in tek bir oyukta yaşadığını söyler.
Cevabı göster
Bilimsel ad monotreme'in köklerinin basit ve gerçek anlamını verir.
referring to: bir etiketi ifade ettiği şeye bağlamak
Burada referring to, daha önce geçen bir adın veya fikrin tam olarak neyi ifade ettiğini açıklar. Açıklamayı genel bir etiketten, o etiketin tanımladığı kesin vücut yapısına taşır. Referring, -ing biçiminde bir ortaçtır; bu nedenle bu ifade tek başına tam bir cümle kurmak yerine yakındaki bir yan cümleye bilgi ekler. Tanımlarda, görsel açıklamalarında ve akademik anlatımlarda refer to “anlamına gelmek, belirtmek veya işaret etmek” demektir; “önermek” demek değildir.
Alıştırma
“The form uses the term ‘minor,’ referring to anyone under 18,” cümlesinde referring to ne yapar?
- Birinin formu parmağıyla gösterdiğini söyler.
- Terimi birine önerir.
- Terimin tam olarak kimleri kapsadığını belirtir.
Cevabı göster
Terimin tam olarak kimleri kapsadığını belirtir.
single orifice: tek bir vücut açıklığı için kullanılan resmî terim
Orifice, vücuttaki veya bir organdaki açıklığı anlatan resmî bir anatomi ve biyoloji sözcüğüdür. single orifice ifadesinde single, sıralanan üç işlevin de—üreme, boşaltım ve yumurtlama—aynı tek açıklık üzerinden gerçekleştiğini belirtir. Bu sözcük, gündelik hole sözcüğünden daha teknik ve kesindir. Bu resmî kullanım, cümlenin anatomik bir yapıyı anlattığını gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede orifice sözcüğü alışılmış resmî kullanımına uygun ve doğal biçimde kullanılmıştır?
- The medical report describes an obstruction at the nasal orifice.
- We dug an orifice in the sand.
- My sock has an orifice near the heel.
Cevabı göster
The medical report describes an obstruction at the nasal orifice.
Like birds, reptiles, fish, dinosaurs, and others, Dilbilgisi
3:39Kuşlar, sürüngenler, balıklar, dinozorlar ve diğerleri gibi,
these species lay eggs instead of giving birth to live young. Notlar
3:44bu türler canlı yavru doğurmak yerine yumurtlarlar.
Like birds, reptiles, fish...: cümle başında karşılaştırma
Cümlenin başında Like + isim öbeği, “... gibi” anlamına gelir. Ana ifadeden önce okuyucuya karşılaştırma için bir referans grubu sunar. Burada kuşlar, sürüngenler, balıklar, dinozorlar ve diğer hayvanlar referans grubudur; ortak özellik ise yumurtlamaktır. Like burada bir edattır; “hoşlanmak” anlamındaki fiil değildir. Karşılaştırma yalnızca belirtilen özellik için geçerlidir ve bu türlerin her bakımdan aynı olduğu anlamına gelmez. Baştaki karşılaştırma öbeği ana cümleden virgülle ayrılır.
Alıştırma
“... gibi” anlamına gelen tek sözcüklü edatla cümleyi tamamlayın: ____ many desert plants, this cactus stores water in its stem.
Cevabı göster
Like
lay eggs instead of giving birth: instead of + -ing biçimi
Instead of, gerçekleşmeyen veya seçilmeyen bir eylemi tanıtır. Ana cümle gerçek eylemi, yani lay eggs ifadesini verir; instead of giving birth ise karşılaştırılan diğer seçeneği belirtir. Instead of bir edat gibi çalıştığı için sonrasında gelen eylem normalde -ing biçimini alır: give birth değil, giving birth. Ana cümledeki temel fiil lay değişmeden kalır.
Alıştırma
call fiilini doğru biçime getirerek cümleyi tamamlayın: Nora sent a message instead of ____.
Cevabı göster
calling
live young: “canlı” anlamındaki live
live young ifadesinde live, “canlı” anlamında bir sıfattır; young ise hayvan yavrularını topluca belirten bir isimdir. Birlikte, canlı doğan yavrular anlamına gelir. give birth to live young ifadesi lay eggs ile karşıtlık kurar. Burada live “yaşamak veya ikamet etmek” anlamına gelmez ve young da genç insanlar demek değildir.
Alıştırma
Hangi cümle, hayvanların yumurtadan çıkan yavrular yerine canlı yavru doğurduğu anlamına gelir?
- The animals lay eggs in a warm nest.
- The animals give birth to live young.
- The young animals live beside the river.
Cevabı göster
The animals give birth to live young.
soft-shelled: yumuşak bir kabuğa sahip
Soft-shelled, “yumuşak bir kabuğa sahip” demektir. Bu birleşik sıfatta soft, shell sözcüğünü niteler; shell ismine eklenen -ed, “o tür bir kabuğa sahip” anlamını verir. “Kabuğu çıkarılmış” anlamına gelmez. Sıfat + isim-ed kalıbı, long-tailed ve red-haired örneklerinde olduğu gibi, bir şeyin sahip olduğu özelliği sıkça anlatır. eggs are soft-shelled örneğindeki gibi be fiilinden sonra veya soft-shelled eggs örneğindeki gibi bir isimden önce gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi “yumuşak bir kabuğa sahip” anlamındaki birleşik sıfatla tamamlayın: Some reptiles lay ____ eggs.
Cevabı göster
soft-shelled
they suckle milk from pores on their mother's body Kelime
3:52kendi başlarına beslenebilecek kadar büyüyene dek
suckle milk from pores: derideki gözeneklerden süt emmek
Burada suckle, yavrunun annesinden süt emmesi anlamına gelir. Süt, annenin derisindeki küçük açıklıklardan yavrulara ulaşır; bu nedenle from sütün nereden geldiğini gösterir. Pores, pore sözcüğünün çoğuludur ve deri gibi bir yüzeydeki çok küçük açıklıkları anlatır. Bu sıra dışı emzirme biçiminde yavrular sütü meme uçlarından değil, derideki bu açıklıklardan alır.
Alıştırma
Cümleyi doğru tamamlayan sözcüğü seçin: Sweat leaves the body through tiny ___ in the skin.
- pores
- paws
- pours
Cevabı göster
pores
until they're large enough to feed themselves. Dilbilgisi
3:55annelerinin vücudundaki gözeneklerden süt emerler.
until they're large enough to feed themselves: kendi başlarına beslenebilecek kadar büyüyene dek
Until, önceki eylemin sona erdiği noktayı belirtir: yavrular, anneleri onları beslemeden kendi başlarına yiyebilecekleri zamana kadar süt içmeye devam eder. They're large enough to feed themselves, sıfat + enough + to + fiil yapısını kullanır. Enough, large sıfatından sonra gelir ve gerekli dereceye ulaşıldığını gösterir; themselves ise yavruların kendi başlarına beslenebildiğini anlatır.
Alıştırma
Sıfat + enough + to + fiil dizilişini doğru kullanan cümleyi seçin.
- The chicks stay in the nest until they are strong enough to fly.
- The chicks stay in the nest until they are enough strong to fly.
- The chicks stay in the nest until they are strong to enough fly.
Cevabı göster
The chicks stay in the nest until they are strong enough to fly.
Despite laying eggs and other adaptations that we associate more with non-mammals, Notlar
3:59Yumurtlamalarına ve daha çok memeli olmayanlarla ilişkilendirdiğimiz diğer adaptasyonlarına rağmen,
Memeli olmayan canlılarla daha çok ilişkilendirmek
Associate A with B, A ile B'yi zihinde birbirine bağlamak veya A'nın B'yi düşündürmesi anlamına gelir. adaptations that we associate more with non-mammals ifadesinde that, A'nın yani adaptations sözcüğünün yerini tutar; non-mammals ise B'dir. More, bağlantının daha güçlü veya daha tipik olduğunu gösterir: Bu uyum özellikleri insanlara memelilerden çok memeli olmayan canlıları düşündürür. Buradaki associate, düşünceler arasındaki bağlantıyı anlatır; insanlarla görüşmek veya birlikte çalışmak anlamında değildir.
Alıştırma
Cümleyi associate A with B yapısıyla tamamlayın: Many people ____ the smell of sunscreen ____ summer.
Cevabı göster
associate · with
like the duck-billed platypus's webbed feet, bill, Kelime
4:04ornitorenkin perdeli ayakları, gagası
webbed feet: parmak araları deri bir zarla bağlı ayaklar
Webbed feet, ayak parmakları deri bir zarla birbirine bağlı olan ayaklardır. Bu yapı geniş bir yüzey oluşturarak hayvanın yüzerken suyu itmesine yardımcı olur. Burada webbed bir vücut özelliğini anlatır. Bu kelimedeki web, birbirine bağlı ve ağa benzeyen bir yapı anlamındadır; internet sitesi anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle webbed feet ifadesini doğru biçimde açıklar?
- Webbed feet are feet shown on a website.
- Webbed feet have skin connecting the toes.
- Webbed feet are feet covered only in feathers.
Cevabı göster
Webbed feet have skin connecting the toes.
and the venomous spur males have on their feet, Kelime
4:07ve erkeklerin ayaklarındaki zehirli mahmuz gibi,
venomous spur: zehir aktaran mahmuz
Burada spur, bir hayvanın bacağında veya ayağında bulunan sivri, diken benzeri bir yapıdır. Venomous spur, zehir aktaran bir sisteme bağlıdır; başka bir hayvanı yaralayıp zehri vücuduna sokabilir. Venomous, zehrin ısırma, sokma veya delme yoluyla aktarılmasını vurgular. Bu cümlede spur bir vücut bölümünü adlandıran isimdir; teşvik etmek veya yol açmak anlamındaki fiil değildir.
Alıştırma
Hangi cümle venomous spur ifadesini doğru ve kesin biçimde kullanır?
- The animal's spur is called venomous only because it is sharp.
- The animal's spur is venomous because it is dangerous to eat.
- The animal has a venomous spur that can deliver venom through a puncture.
Cevabı göster
The animal has a venomous spur that can deliver venom through a puncture.
Yumurta bırakmalarına rağmen… aslında memelidirler
Despite laying eggs, önce nihai sonucun tersini düşündürebilecek bir gerçeği sunar. Asıl ana cümle they are, in fact, mammals bölümüdür. Buradaki in fact bir düzeltmeyi vurgular: Bu şaşırtıcı özellikler hayvanların sınıflandırmasını değiştirmez. Bir gerçeğe rağmen ana sonucun yine geçerli olduğunu göstermek için tam bir ana cümleden önce despite + isim veya -ing yapısı kullanılır. Bu cümlede they sözcüğünden önceki uzun sıralamanın tamamı despite ile başlayan karşıtlık bölümüne aittir.
Alıştırma
Hangi cümlede despite doğru kullanılmıştır?
- Despite looks unusual, the animal is harmless.
- Despite looking unusual, the animal is harmless.
- Despite it looks unusual, the animal is harmless.
Cevabı göster
Despite looking unusual, the animal is harmless.
in fact: bir beklentiyi gerçekle düzeltmek
Bu cümlede in fact, hayvanların sıra dışı özellikleri farklı bir beklenti oluşturmuş olabilecekken gerçek sınıflandırmayı açıklar: görünüşün düşündürdüğünün aksine onlar memelidir. Bu ifade, anlamı olmayan bir dolgu sözü değil, bilgiyi düzenleyen bir söylem belirtecidir. Sonraki gerçeğin önceki bir düşünceyi düzelttiğini, açıklığa kavuşturduğunu veya güçlü biçimde doğruladığını gösterir.
Alıştırma
in fact ifadesinin önceki bir beklentiyle çelişen gerçek durumu doğru biçimde sunduğu cümleyi seçin.
- Maya thought the box was empty. In fact, it was full of old photos.
- Maya thought the box was empty. For example, it was full of old photos.
- Maya thought the box was empty. As a result, it was full of old photos.
Cevabı göster
Maya thought the box was empty. In fact, it was full of old photos.
That's because they share the defining characteristics of Mammalia Notlar
4:12Çünkü Mammalia (Memeliler) sınıfının belirleyici özelliklerini paylaşırlar
defining characteristics: kategori üyeliğini belirleyen temel özellikler
Defining characteristics, bir şeyin ne olduğunu veya bir kategoriye ait olup olmadığını belirleyen temel özelliklerdir. Burada defining, “tanımlamaya ya da ayırt etmeye yarayan” anlamında bir sıfattır; şu anda yapılan bir tanımlama eylemini anlatmaz. Cümle, bu ortak özelliklerin hayvanları Mammalia sınıfına yerleştirmenin temeli olduğunu söyler. Odak, yalnızca dış görünüşteki benzerlik değil, sınıflandırma ölçütleridir.
Alıştırma
Hangi cümlede defining characteristic, kategori üyeliğini belirleyen bir özellik anlamında kullanılmıştır?
- Being drawn in blue is a defining characteristic of a triangle.
- Being on this page is a defining characteristic of a triangle.
- Having three sides is a defining characteristic of a triangle.
Cevabı göster
Having three sides is a defining characteristic of a triangle.
and are evolutionarily linked to the rest of the class. Kelime
4:16ve evrimsel olarak sınıfın geri kalanına bağlıdırlar.
That's because: önceki bir sonucun nedenini vermek
That's because ifadesindeki That's, That is ifadesinin kısaltmasıdır. That, önceki cümlenin tamamındaki sonuca —burada hayvanların memeli olduğu sonucuna— gönderme yapar; yalnızca tek bir ismi göstermez. Ardından because ile başlayan bölüm nedeni verir. Bu kalıp bilgiyi önce sonuç, sonra neden sırasıyla düzenler: Sonuç. That's because neden.
Alıştırma
İlk cümle bir sonuç vermelidir. Bu sonucun nedenini That's because ile doğru biçimde açıklayan cümle çiftini seçin.
- The sidewalks are wet. That's why it rained overnight.
- The sidewalks are wet. That's because it rained overnight.
- It rained overnight. That's because the sidewalks are wet.
Cevabı göster
The sidewalks are wet. That's because it rained overnight.
evolutionarily linked to: evrimsel tarih aracılığıyla bağlantılı
Be evolutionarily linked to, “evrimsel tarih aracılığıyla bağlantılı olmak” anlamına gelir. Evolutionarily zarfı linked sözcüğünü niteler ve bağlantının evrimsel olduğunu, çoğu zaman ortak ataya dayandığını gösterir. Bu cümlede ifade, grubu evrimsel soy aracılığıyla biyolojik sınıfın geri kalanıyla ilişkilendirir. Fiziksel bir bağlantıyı değil, biyolojik bir ilişkiyi anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede evolutionarily linked to bilimsel anlamıyla kullanılmıştır?
- The two classmates are evolutionarily linked to each other because they study together.
- Whales are evolutionarily linked to other mammals through shared ancestry.
- This webpage is evolutionarily linked to the home page.
Cevabı göster
Whales are evolutionarily linked to other mammals through shared ancestry.
Whether placental, marsupial, or monotreme, Dilbilgisi
4:20İster plasentalı, ister keseli, ister tek delikli olsun,
each of these creatures and its unique birthing methods,
4:23bu canlıların her biri ve ne kadar tuhaf olursa olsun
however bizarre: ne kadar tuhaf olursa olsun
However bizarre, “ne kadar tuhaf olursa olsun” anlamına gelir. Doğum yöntemlerinin çok tuhaf görünebileceğini kabul eder, ancak bunun onların uzun süreli başarısı hakkındaki sonraki sonucu değiştirmediğini belirtir. Burada however, bizarre sıfatını doğrudan niteler. Bu ifade kısaltılmış bir ödünleme yapısıdır; daha tam biçimi however bizarre they may seem olabilir. “Ancak” anlamındaki bağımsız cümle zarfı However değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede however, “ne kadar zor olursa olsun” anlamında kullanılmıştır?
- However difficult the trail becomes, we will keep moving.
- How difficult the trail becomes depends on the weather.
- The trail is difficult. However, we will keep moving.
Cevabı göster
However difficult the trail becomes, we will keep moving.
in bringing new life and diversity into the mammal kingdom.
4:29yeni yaşam ve çeşitlilik getirmede başarılı olmuştur.
Whether placental, marsupial, or monotreme: her kategori için geçerli tek bir sonuç
Whether placental, marsupial, or monotreme, cümlenin başında yer alıp üç memeli grubunun tamamını kapsayan bir çerçevedir. Buradaki whether, “hangisi geçerli olursa olsun” anlamına gelir; “hangisi olduğunu soruyorum” anlamına gelmez. Whether A, B, or C, + ana cümle yapısında ana cümle, listelenen bütün seçenekler için geçerli olan tek bir sonuç verir. Kategori adları kısaltılmıştır; anlatılmak istenen tam düşünce yaklaşık olarak whether a creature is placental, marsupial, or monotreme biçimindedir.
Alıştırma
“Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın” anlamındaki iki İngilizce sözcükle cümleyi tamamla: ____ bus, train, or bicycle, everyone must arrive by nine.
Cevabı göster
Whether by
have succeeded for many millennia in bringing: uzun vadeli bir başarıyı özetlemek
Present perfect yapıdaki have succeeded, uzak geçmişte başlayan bir döneme bugünden bakar ve başarıyı şimdi de geçerli bir sonuç olarak sunar. For many millennia sürenin ne kadar uzun olduğunu gösterir; bu nedenle yan cümle, bitmiş tek bir olayı değil, çok uzun bir başarı geçmişini değerlendirir. Kalıp succeed in doing şeklindedir: in'den sonra -ing biçimi gelir; burada bringing kullanılmıştır. Bu ifade bir açıklamanın sonunda, daha önce anlatılan farklılıkları ortak bir sonuçta toplar ve odağı ayrı yöntemlerden bunların uzun vadeli katkısına taşır.
Alıştırma
Cümleyi succeed in bringing yapısının present perfect biçimiyle tamamlayın: For decades, the community garden ____ fresh food to local families, and it continues to do so today.
Cevabı göster
has succeeded in bringing