Ne söyleyeceğinizi unuttuğunuzda ne demelisiniz - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Bu kısa İngilizce dersi, konuşurken bir kelimeyi unuttuğunuz, zihninizin aniden boşaldığı veya düşüncelerinizin yönünü kaybettiğiniz anlarda kullanabileceğiniz üç doğal ifadeyi açıklıyor. Ayrıca sorunu dile getirmenin mahcubiyeti azaltıp toparlanmak için zaman kazandırabileceğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. it's on the tip of my tongue. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bildiğiniz bir kelimeyi, adı veya cevabı tam o anda hatırlayamadığınızda bu ifadeyi kullanmayı öğrenin. Bilginin neredeyse aklınıza gelmek üzere olduğunu karşınızdakine açıkça anlatır ve onun yardım etmesini sağlayabilir; bu nedenle sohbetlerde, sunumlarda ve kısa süreli kelime unutma durumlarında kullanışlıdır. 2. my mind just went blank. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Baskı veya dikkat dağınıklığı yüzünden düşüncelerin ya da hazırladığınız sözlerin bir anda kaybolduğu zihinsel tıkanmayı anlatmak için bu ifadeyi tanıyıp kullanın. Sunum, sınav, hikâye anlatımı veya sohbet sırasında beklenmedik biçimde durmanızı doğal şekilde açıklar ve hatırlamak için kısa bir süreye ihtiyacınız olduğunu belirtir. 3. I lost my train of thought. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Belirli bir akıl yürütmeyi izlerken önceki noktanızı ya da açıklamanın nereye gittiğini artık hatırlamadığınızda bu ifadeyi kullanın. Tren benzetmesi, düşünce akışını kaybetmekle yalnızca tek bir kelimeyi unutmak arasındaki farkı kavramanızı sağlar; toplantılarda, sunumlarda, metin tartışmalarında ve gündelik konuşmalarda doğal biçimde kullanılabilir.
Bu derste
And if we take a closer look at this graph, Kalıp ifadeler
0:00Ve eğer bu grafiğe daha yakından bakarsak,
take a closer look at: bir şeyi daha dikkatli incelemek
take a closer look at, bir şeyi daha dikkatli incelemek anlamına gelir. Burada closer, fiziksel mesafenin azalmasını değil, gösterilen dikkatin derecesini anlatır. Yapı take a closer look at + isim şeklindedir. Bir sunumda dinleyiciyi genel görünümden bir grafiğin, sayının, belgenin veya sorunun ayrıntılı incelemesine yönlendirir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The totals do not match, so let's ____ the final column.
Cevabı göster
take a closer look at
We've all been there before and it's completely normal. Notlar
0:15Hepimiz daha önce bu durumu yaşamışızdır ve bu tamamen normal.
We've all been there before: empati göstermek
We've all been there before, herkesin az önce söz edilen türden bir durumu yaşadığını anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. There, ne söyleyeceğini unutmak gibi bir duruma gönderme yapar; gerçek bir yer olmak zorunda değildir. Bu cümle, hatanın veya utandırıcı anın yaygın olduğunu ve karşıdaki kişinin bunu yaşayan tek kişi olmadığını söyleyerek onu rahatlatır.
Alıştırma
Biri ne söyleyeceğini unuttuğu için utanıyor. We've all been there before burada ne anlama gelir?
- Bu tür bir durum herkesin başına gelir.
- Herkes şimdi o yere gitmeli.
- Herkes daha önce aynı yeri ziyaret etti.
Cevabı göster
Bu tür bir durum herkesin başına gelir.
It's completely normal: birini rahatlatmak
Burada it's completely normal, söylemek istediği şeyi unutmanın insanların sık yaşadığı bir deneyim olduğunu belirterek kişiyi rahatlatır. Tıbbi ya da istatistiksel bir yargıda bulunmak yerine kaygıyı veya mahcubiyeti azaltır. Completely, rahatlatıcı etkiyi güçlendirir: konuşan kişi, günlük hayattaki bu küçük deneyimin garip olmadığını söylüyordur.
Alıştırma
Bir arkadaşınız bir repliği kısa süreliğine unuttuğu için utanıyor. Bu durumda “It's completely normal” ne işe yarar?
- Hatanın sağlıklı olduğunun tıbben kanıtlandığını söyler.
- Bu yaygın hata yüzünden utanmasına gerek olmadığını söyleyerek kişiyi rahatlatır.
- Hazırlık yapmadığı için kişiyi eleştirir.
Cevabı göster
Bu yaygın hata yüzünden utanmasına gerek olmadığını söyleyerek kişiyi rahatlatır.
and then you forgot what you wanted to say. Dilbilgisi
0:21ve sonra ne söylemek istediğinizi unutursunuz.
Giving a presentation: give a presentation eşdizimi
Give a presentation; sınıf, toplantı veya konferans gibi ortamlarda bir dinleyici grubuna düzenli bir konuşma sunmayı anlatan standart eşdizimdir. Buradaki presentation, genellikle slaytlar ya da başka görsellerle desteklenen düzenli konuşmayı ifade eder; yalnızca bir nesneyi birine göstermek anlamına gelmez. Örnekte you're giving, kişiyi sunumun ortasındaki duruma yerleştirmek için şimdiki zaman yapısını kullanır.
Alıştırma
“Bir dinleyici grubuna düzenli bir konuşma sunmak” anlamındaki hedef eşdizimle İngilizce cümleyi tamamlayın: During tomorrow's history lesson, Omar will ____ about ancient Egypt.
Cevabı göster
give a presentation
forgot what you wanted to say: gömülü wh yan cümlesinde sözcük dizilişi
forgot what you wanted to say ifadesinde what you wanted to say, içe gömülü bir wh yan cümlesidir. Yan cümlenin tamamı forgot fiilinin nesnesidir ve unutulan içeriği belirtir. Bu yapı bir bildirimin parçası olduğu için düz cümle söz dizimini kullanır: what + özne + fiil. Doğrudan sorudaki gibi did eklemeyin veya özne ile fiilin yerini değiştirmeyin.
Alıştırma
Hangi cümle forgot sonrasında gömülü bir wh yan cümlesini doğru kullanıyor?
- I forgot what I wanted to say.
- I forgot what wanted I to say.
- I forgot what did I want to say.
Cevabı göster
I forgot what I wanted to say.
we're going to review three expressions ile yol haritası sunmak
Dersin başında we're going to review three expressions ifadesi, dinleyicilere sırada ne olacağını söyler. Kısa bir yol haritası gibi çalışır: review planlanan eylemi, three expressions ise neyin ele alınacağını ve kaç öğe olduğunu belirtir. Burada be going to + fiilin yalın biçimi bir planı veya beklenen sonraki adımı gösterir. Bir yere doğru hareket etmeyi anlatmaz. Aynı açılış kalıbını ders, sunum, toplantı veya videoda ele alınacakları önceden bildirmek için kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Dersin başında dinleyicilere sıradaki içeriği en iyi gösteren cümle hangisidir?
- Are there three common mistakes?
- We reviewed three common mistakes yesterday.
- We're going to review three common mistakes.
Cevabı göster
We're going to review three common mistakes.
expressions that you can use when...: kullanım durumunu belirten ilgi cümleciği
expressions that you can use when... yapısında that, expressions ismini niteleyen ilgi yan cümleciğini başlatır. use fiilinin nesnesi önceki expressions ismidir; yani bunlar kullanabileceğiniz ifadelerdir. Ardından when, bu ifadelerin yararlı olduğu durumu belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp isim + that you can use + when + durum şeklindedir. that cümleciği isme bağlıdır ve tek başına tam bir cümle değildir.
Alıştırma
Cümleyi istenen that you can use when kalıbıyla tamamlayın: Here are two phrases ____ you need more time.
Cevabı göster
that you can use when
It's on the tip of my tongue: bir şeyi neredeyse hatırlamak
It's on the tip of my tongue, bir kelimeyi, ismi, cevabı veya ayrıntıyı bildiğiniz ve hatırlamak üzere olduğunuzu hissettiğiniz hâlde henüz söyleyemediğinizde kullanılan kalıplaşmış bir deyimdir. It, hatırlamaya çalıştığınız bilgiyi ifade eder. Anlam mecazidir; dilinizin üstünde fiziksel bir nesne olduğunu anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede on the tip of my tongue doğal biçimde kullanılmıştır?
- I recognize him. His name is on the tip of my tongue.
- I remember his name clearly. His name is on the tip of my tongue.
- I've never heard of him. His name is on the tip of my tongue.
Cevabı göster
I recognize him. His name is on the tip of my tongue.
know what you want to say: gömülü wh yan cümlesinde sözcük dizimi
you know what you want to say yapısında what you want to say, know fiilinin nesnesidir ve söylemek istediğin içeriği belirtir; bağımsız bir soru değildir. Bu, gömülü bir wh yan cümlesi olduğu için düz cümle dizilimini korur: what + you + want to say. Do you know what you want to say? örneğinde olduğu gibi tüm cümle soru olsa bile yan cümlenin içine do eklenmez.
Alıştırma
Birinin söylemek istediği şeyi bilip bilmediğini doğru biçimde soran cümle hangisidir?
- Do you know what want you to say?
- Do you know what you want to say?
- Do you know what do you want to say?
Cevabı göster
Do you know what you want to say?
you've used it before: deneyim anlatan present perfect
You've used it before, have + geçmiş zaman ortacı yapısındaki present perfect zamandır. You've, you have ifadesinin kısaltmasıdır; it hemen önce sözü edilen word kelimesine gönderme yapar ve before deneyimi belirtilmemiş önceki bir zamana yerleştirir. Odak, geçmişteki deneyimin şimdiyle bağlantısıdır: şu anda kelimeyi hatırlamak zor olsa bile daha önce kullandığın için kelime sana tanıdıktır. Bitmiş belirli bir geçmiş zaman verilmeden şimdiyle bağlantılı deneyimlerden söz ederken present perfect kullanılır.
Alıştırma
Bir oyunu geçmiş deneyimin sayesinde tanıyorsun ve belirli bir zamandan söz etmiyorsun. Hangi cümle uygundur?
- I play this game before.
- I've played this game before.
- I played this game yesterday.
Cevabı göster
I've played this game before.
take a deep breath: anlamı ve isim olan breath
Take a deep breath, genellikle devam etmeden önce bir kez derin nefes almak anlamına gelir. Bu cümlede dinleyiciye konuşmadan önce durup sakinleşmesi söyleniyor. İfade take + a + sıfat + breath yapısını izler. Breath bir isimdir; buna karşılık gelen fiil breathe sözcüğüdür.
Alıştırma
“Bir kez derin nefes almak” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before you answer, ____ and relax your shoulders.
Cevabı göster
take a deep breath
This way: bir yöntemi sonucuna bağlamak
Burada This way, “az önce önerilen şeyi yaparak” veya “bunu yapmanın sonucunda” anlamına gelir. This önceki eyleme gönderme yapar; way ise yol değil, yöntem anlamındadır. Cümle başındaki This way, daha önce belirtilen yöntemi ardından gelen sonuç veya faydayla bağlayarak bilgiyi düzenler. Okuyucu ya da dinleyicinin önceki yöntemi belirleyebilmesi gerekir.
Alıştırma
İlk eylemi sonucuna bağlayan ifadeyi seçin: Write your name on the folder. ____, everyone will know it belongs to you.
- On the way
- This way
- By the way
Cevabı göster
This way
what's going on: mevcut durum
Burada what's going on, “mevcut durum” veya “neler olduğu” anlamına gelir. Dışarıda yaşanan bir olayı, bir sorunu ya da birinin o an nasıl hissettiğini kapsayabilir. Bu cümlede ifade doğrudan bir soru değildir. Diğer kişiyle paylaşılan bilgiyi, yani konuşanın o anki güçlüğünü veya durumunu belirtir.
Alıştırma
“Please tell me what's going on so I can help,” cümlesinde what's going on ne anlama gelir?
- eğlenceli bir etkinliğin adı
- mevcut durum veya sorun
- birinin gitmekte olduğu yer
Cevabı göster
mevcut durum veya sorun
and maybe they can help you find the words. Kalıp ifadeler
0:53ve belki onlar kelimeleri bulmanıza yardımcı olabilir.
help you find the words: ne söyleyeceğini bulmana yardımcı olmak
Help you find the words ifadesinde find the words, “bir düşünceyi veya duyguyu anlatacak uygun sözleri bulmak” anlamına gelir. Buradaki words fiziksel nesneler veya bir sayfadaki sözcük listesi değildir. Yapı help + kişi + fiilin yalın hâlidir: help you find. Başka birinin, anlatmak istediğiniz şeyi söylemenizi kolaylaştırmasını ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi “uygun sözleri bulmak” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: I was so moved that I couldn't ____ to thank them.
Cevabı göster
find the words
my mind just went blank: zihnin bir anda bomboş olması
my mind went blank ifadesi, kişinin ne söyleyeceğini veya nasıl cevap vereceğini bir anda hatırlayamadığı anlamına gelir. Blank, beyaz rengi değil, düşüncelerin ya da anıların geçici olarak kaybolmasını anlatır. Went, bu duruma geçişi gösterir. Just ise bunun aniden ya da tam o anda gerçekleştiği hissini ekler.
Alıştırma
Bir anda hiçbir şey düşünemediğiniz anlamına gelen hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: During the quiz, my mind ____.
Cevabı göster
went blank
So let's imagine that you're giving a presentation Anlatım akışı
0:59Diyelim ki bir sunum yapıyorsunuz
let's imagine that: varsayımsal bir durum sunmak
Let's imagine that, dinleyicilerin bir örneği veya açıklamayı takip edebilmesi için varsayımsal bir durum sunar. Burada konuşmacı devam etmeden önce sunum yapma durumunu kurarak anlatımı düzenler. Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır ve that sözcüğünden sonra you're giving a presentation gibi tam bir yan cümle gelir. Bu kalıp, dinleyicileri bir durumu düşünmeye davet eder; durumun gerçekten yaşandığını söylemez.
Alıştırma
Varsayımsal bir durum tanıtan hedef kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ the library is closed when you arrive.
Cevabı göster
Let's imagine that
deep in your uh argument: gerekçelendirmeyi iyice ilerletmiş olmak
Burada deep in, fiziksel olarak derin bir yerde olmak değil, “yaptığınız şeyde oldukça ilerlemiş ve ona yoğun biçimde odaklanmış olmak” demektir. You are deep in your argument, gerekçelerinizi kurup açıklama sürecinin ortasında olduğunuz anlamına gelir. Burada argument, bir düşünceyi destekleyen gerekçeler bütünü anlamındadır; mutlaka kavga demek değildir. Uh, kendiliğinden konuşurken çıkan kısa bir duraksama sesidir ve deep in ifadesinin parçası değildir.
Alıştırma
Bu cümlede deep in your uh argument büyük olasılıkla ne anlama geliyor?
- Kısa bir duraksamayla birlikte gerekçelerinizi açıklama sürecinde oldukça ilerlemişsiniz.
- Tartışırken fiziksel olarak derin bir yerde duruyorsunuz.
- Açıklamanızı bitirip konuyu değiştirmişsiniz.
Cevabı göster
Kısa bir duraksamayla birlikte gerekçelerinizi açıklama sürecinde oldukça ilerlemişsiniz.
sort of like: iki şeyin benzer ama aynı olmadığını söylemek
Sort of like, “bazı yönlerden benzer ama tam olarak aynı değil” demektir. İki şeyin bütünüyle örtüştüğünü söylemeden bir karşılaştırma yapar. Sort of, karşılaştırmayı yumuşatır. Bu tür yumuşatmaya ihtiyatlı anlatım denir ve bir örnek bir duyguyu veya düşünceyi açıklamaya yardımcı olduğu hâlde onunla tamamen örtüşmediğinde kullanışlıdır.
Alıştırma
Konuşan kişi bazı benzerlikler görüyor ancak iki şeyin tam olarak örtüştüğünü söylemek istemiyor. Bunu en iyi hangi cümle ifade eder?
- The new routine is the same as the old one.
- The new routine is sort of like the old one.
- The new routine is completely unrelated to the old one.
Cevabı göster
The new routine is sort of like the old one.
need a little bit of time to + fiilin yalın hâli
need a little bit of time to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir kişinin, sistemin veya sürecin eylemi hemen yapamadığını ve önce kısa bir duraklamaya ya da beklemeye ihtiyaç duyduğunu anlatır. Burada to remember, zaman alan eylemi belirtir. A little bit of ifadeyi yumuşatır. Gecikmenin kısa ve makul görünmesini sağlar, ancak bekleyişin kesinlikle çok kısa süreceğine dair net bir söz vermez.
Alıştırma
Vurgulanan kalıpla cümleyi tamamlayın: I need ____ think before I answer.
Cevabı göster
a little bit of time to
it happens to the best of us: yaygın bir hatadan sonra teselli
It happens to the best of us, yaygın bir hata, kısa süreli bir dalgınlık veya utandırıcı bir an sonrasında birini rahatlatmak için kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Çok yetenekli veya deneyimli kişilerin bile bazen aynı sorunu yaşadığını, dolayısıyla tek bir olaydan utanmaya gerek olmadığını anlatır. It, daha önce sözü edilen soruna gönderme yapar. The best of us, resmen “en iyi” olarak seçilmiş gerçek bir grubu belirtmez. Kimsenin bu tür küçük hatalardan tamamen korunamayacağını vurgular.
Alıştırma
Hangi yanıt "It happens to the best of us" ifadesini doğal biçimde kullanıyor?
- You broke the rule again on purpose, but it happens to the best of us.
- Don't worry about missing one note. It happens to the best of us.
- You won first prize, so it happens to the best of us.
Cevabı göster
Don't worry about missing one note. It happens to the best of us.
lose your train of thought: devam eden düşünce akışını unutmak
Lose your train of thought kalıbı, takip etmekte olduğunuz bağlantılı düşünce dizisini kaybetmek ve birdenbire sırada ne söyleyeceğinizi ya da düşüneceğinizi hatırlayamamak anlamına gelir. Bu cümlede lost, bunun zaten gerçekleştiğini gösterir; train gerçek bir araç değil, benzetmedir. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: I lost my train of thought; she lost her train of thought. Bir kesinti veya dikkat dağıtıcı olay devam eden düşünceyi ya da açıklamayı bozduğunda bu yapı kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki kalıpla tamamlayın: The sudden noise interrupted my explanation, and I ____.
Cevabı göster
lost my train of thought
following a certain logic: belirli bir akıl yürütme çizgisini izlemek
Following a certain logic ifadesinde follow, birinin arkasından yürümek değil, bir akıl yürütme düzenine göre ilerlemek anlamına gelir. İfade, düşüncelerin belirli bir düşünme biçimi boyunca adım adım gelişmesini anlatır. Buradaki a certain, belirli fakat açıkça belirtilmemiş bir şeyi ifade eder. Mantığın kesinlikle doğru olduğu veya konuşanın bundan emin olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede following a certain logic ne anlama geliyor? Mia is following a certain logic as she sorts the clues.
- Belirli bir akıl yürütme düzeni kullanıyor.
- Fiziksel olarak başka birinin arkasından yürüyor.
- Her ipucunun doğru olduğundan emin.
Cevabı göster
Belirli bir akıl yürütme düzeni kullanıyor.
in the first place: ilk nedene geri dönmek
In the first place burada “başlangıçta” veya “en başta” anlamına gelir. Birinin bir şeyi yapmaya başlama nedenine geri döner; place sözcüğü fiziksel bir yeri ifade etmez. why ... in the first place kalıbı en baştaki nedeni sorar. Konuşma veya durum ilerledikten sonra dikkati yeniden ilk amaca yöneltmeye yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi “ilk neden için” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: We came to find the lost dog. Don't forget why we came ____.
Cevabı göster
in the first place
where you're going with this: bir düşüncenin yönü
Where you're going with this bir açıklamayı, hikâyeyi veya savı bir hedefe doğru ilerliyormuş gibi anlatır. Kişinin ulaşmaya çalıştığı ana fikir veya sonuç anlamına gelir; going fiziksel hareket değildir ve this mevcut düşünce akışını ifade eder. Burada where you're going with this daha büyük bir cümlenin içindeki soru yan cümlesidir, bu nedenle where + özne + fiil biçimindeki düz cümle sırasını (where you're going) korur; where are you going kullanılmaz. Doğrudan soru sorulduğunda sıra Where are you going with this? olur.
Alıştırma
Cümle içindeki soru yapısını doğru kullanan ve konuşanın gelişen ana fikri anlamadığını belirten cümleyi seçin.
- I'm not sure where you're going with this idea.
- I'm not sure where are you going with this idea.
- I'm not sure which place you're walking to with this idea.
Cevabı göster
I'm not sure where you're going with this idea.
for some reason: bilinmeyen veya belirtilmeyen bir neden
For some reason, bir nedenin muhtemelen var olduğunu ancak konuşanın bu nedeni bilmediğini veya açıklamadığını belirtir. Burada şaşırtıcı ve beklenmedik bir sonucu anlatır: düşünce birden yönünden sapar. Bu ifade, anlatıcının nedeni açıklamak için durmadan, açıklanamayan sonucu dile getirmesini sağlar.
Alıştırma
Sınıftaki saatin muhtemelen bir nedenden dolayı durduğunu düşünüyorsunuz, ancak henüz kimse nedeni bilmiyor. Bunu en doğru ifade eden cümle hangisidir?
- The classroom clock stopped because the battery was dead.
- The classroom clock stopped for no reason at all.
- For some reason, the classroom clock stopped.
Cevabı göster
For some reason, the classroom clock stopped.
it just derails: düşünce birden yönünden sapar
Derail kelimesi gerçek anlamıyla bir trenin raydan çıkması veya trenin raydan çıkmasına neden olmak demektir. Burada cümle, düşünceyi bir trene benzetmeye devam eder: it hayalî düşünce trenidir ve düşünce birden asıl yönünü izlemeyi bırakır. it just derails ifadesinde just, bunun aniden veya kendiliğinden olduğu hissini katar; bu his çoğu zaman şaşkınlık ya da hayal kırıklığı içerir. Aynı benzetme, ciddi biçimde yönünden sapan bir tartışma, plan veya proje için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir olayın tartışmayı yalnızca geciktirmek yerine yönünden saptırdığını anlatır?
- One angry comment delayed the discussion by ten minutes.
- One angry comment derailed the whole discussion.
- One angry comment described the whole discussion.
Cevabı göster
One angry comment derailed the whole discussion.
one final tip: son tavsiyeyi bildirmek
One final tip, bilgiyi düzenleyen bir işarettir: Dinleyiciye son bir tavsiyenin geleceğini ve konuşmanın sona yaklaştığını bildirir. Burada final, ipucunun sıralamadaki yerinin son olduğunu belirtir. İpucunun değiştirilemez olduğu veya sonunda işe yaradığı anlamına gelmez. And, bu kapanış işaretini önceki içeriğe bağlar.
Alıştırma
Hangi cümle one final tip ifadesini listeyi kapatan bir düzenleme işareti olarak kullanır?
- Here are three more tips for taking photos.
- This tip finally solved the problem.
- One final tip: charge the tablet before the trip.
Cevabı göster
One final tip: charge the tablet before the trip.
Breathe in, breathe out: nefes alma ve verme talimatları
Breathe in, havayı akciğerlerine çekmek; breathe out ise havayı dışarı vermek anlamına gelir. Burada in ve out, breathe fiilini tamamlayan yön zarflarıdır; yer bildiren edatlar değildir. Her iki bölüm de öznesi you olan fakat bu öznenin söylenmediği kısa emir cümleleridir. Bu sırayla eşleştirildiklerinde tam bir nefes döngüsünü yönlendirirler ve sakinleşme ya da egzersiz talimatlarında sık görülürler.
Alıştırma
Talimatı breathe ve yön bildiren sözcüklerle tamamlayın: Önce nefes alın, sonra verin. ____ slowly, then ____ slowly.
Cevabı göster
Breathe in · breathe out
don't stress: rahatlatan gündelik bir ifade
“Don't stress”, birini rahatlatmak için kullanılan samimi bir ifadedir; “bu konuda fazla endişelenme ya da gerilme” demektir. Genellikle sorunun çözülebilir olduğunu ve bu kadar kaygılanmaya gerek olmadığını anlatır. Burada stress fiildir. don't sözcüğünden sonra fiilin yalın biçimi stress kullanılır. Endişenin nedeni about ile eklenebilir: “Don't stress about the test.”
Alıştırma
Arkadaşın oyunun geç başlayacağından endişeleniyor, ancak bolca zaman var. Hangi yanıt onu rahatlatmanın doğal ve samimi bir yoludur?
- Don't stress—we have plenty of time.
- The long wait is stressful for everyone.
- Please stress the word plenty.
Cevabı göster
Don't stress—we have plenty of time.