İngilizce kitaplar hakkında konuşmak için sıfatlar - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
169 kelime 151 kel/dk

Video özeti: Beş roman; enerjik maceralardan sürükleyici, karanlık ve hoş hikâyelere uzanan tonlarını ve çekiciliklerini yansıtan sıfatlarla tanıtılıyor. Ardından bu betimlemeler açıklanarak izleyicinin kitaplar hakkında konuşurken onları kullanabilmesi sağlanıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. action-packed adventurous tale — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: action-packed ifadesinin çok sayıda olay ve hızlı tempo bildirdiğini, adventurous sözcüğünün ise keşif ve risk duygusu eklediğini öğrenin. Bu iki sıfatı doğal biçimde birleştirerek bir kitabı yalnızca very exciting demek yerine kısa, kesin ve daha ayırt edici biçimde anlatabilirsiniz. 2. sells his soul — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Hem edebî imgeyi hem de daha geniş mecaz anlamı tanıyın: Bir kişi arzuladığı çıkarı elde etmek için ahlakından veya ilkelerinden vazgeçer. Böylece ifadeyi gerçek bir ticari işlem sanmadan kurmacada, eleştiride ve gündelik yorumlarda taşıdığı güçlü olumsuz yargıyı anlayabilirsiniz. 3. Off you go. — Konuşma edimi ve tutum: Bu sözü, birine bir işe başlamasını ya da gitmesini söyleyen rahat fakat doğrudan bir yönlendirme olarak anlayın. Öğretmenlerin, ebeveynlerin veya arkadaşların kullandığı teşvik edici ama biraz da acele ettiren tonu fark edebilir ve sözcüğü sözcüğüne çeviriden kaçınabilirsiniz.

Bu derste

Books, they're fascinating, but there's so many of them. Notlar

0:04

Kitaplar büyüleyicidir ama onlardan o kadar çok var ki.

Kelime

fascinating: güçlü ilgi uyandıran

Burada fascinating, kitapların dikkati çekecek ve daha fazlasını öğrenme isteği uyandıracak kadar ilginç olduğunu anlatır. Güçlü ve olumlu bir değerlendirmedir; 'garip' anlamına gelmez. fascinating, bu güçlü ilgiyi uyandıran kişi, şey, fikir veya deneyim için kullanılır: Bir hikâye fascinating olabilir ve biri onu fascinating bulabilir.

Alıştırma

İnsanların dikkatini güçlü biçimde çeken bir sergiyi hangi cümle doğru anlatır?

  1. The space exhibit was ordinary.
  2. The space exhibit was fascinating.
  3. The space exhibit was fascinated.
Cevabı göster

The space exhibit was fascinating.

Dilbilgisi

there's so many of them: there's ile çoğulun gündelik kullanımı

so many of them ifadesinde many, sayılabilen şeylerin sayısının çok olduğunu belirtir; them ise daha önce geçen books sözcüğüne gönderme yapar. So, miktarın özellikle büyük olduğunu vurgular. There's, there is ifadesinin kısaltmasıdır. Ardından gelen düşünce çoğul olsa da hızlı ve gündelik konuşmada there's bu şekilde sık kullanılır. Standart resmî İngilizcede There are so many of them denir.

Alıştırma

Şu cümle resmî bir okul raporu için uygun mudur? There's many reasons to protect the park.

  1. Resmî yazıya uygun değil.
  2. Resmî yazıya uygun.
Cevabı göster

Resmî yazıya uygun değil.

I'm going to give you some advice and recommendations on my favorite books Notlar

0:07

Size en sevdiğim kitaplar hakkında bazı tavsiyeler ve önerilerde bulunacağım,

Dilbilgisi

I'm going to give you: Bir sonraki adımı duyurmak

I'm going to give you... ifadesi “Sırada size ... vermeyi planlıyorum” anlamına gelir. Burada be going to + fiilin yalın hâli give, planlanmış bir eylemi önceden bildirir. Bu cümlede going bir yere gitmeyi anlatmaz. Bir videonun, dersin veya konuşmanın başında bu yapı, dinleyicilere sırada ne olacağını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, konuşmacının sırada yapmayı planladığı şeyi doğru biçimde bildirir?

  1. I'm going to showing you three useful examples.
  2. I'm going to show you three useful examples.
  3. I'm going show you three useful examples.
Cevabı göster

I'm going to show you three useful examples.

Kalıp ifadeler

recommendations on my favorite books: on konuyu belirtir

Bu cümlede recommendations on my favorite books, konuşmacının en sevdiği ve başkalarına önermek istediği kitaplarla ilgili öneriler anlamına gelir. Recommendations çoğul bir isimdir; on my favorite books ise konuyu belirtir. Önerilerin ne hakkında olduğunu söylemek için recommendations on/about + konu yapısını kullanın. Buradaki on “hakkında” anlamına gelir; fiziksel bir konumu anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümle, rehberin evde enerji tasarrufu konusu hakkında öneriler verdiği anlamına gelir?

  1. New homeowners recommend the guide.
  2. The guide offers recommendations on saving energy at home.
  3. The guide offers recommendations for new homeowners.
Cevabı göster

The guide offers recommendations on saving energy at home.

using adjectives that you can use to describe your favorite books. Dilbilgisi

0:11

ve bunu kendi favori kitaplarınızı tanımlarken kullanabileceğiniz sıfatlarla yapacağım.

Dilbilgisi

adjectives that you can use to describe: sıfatları amaçlarına göre belirtme

that you can use to describe ... bölümü, konuşanın hangi adjectives sözcüklerini kastettiğini gösterir: bir şeyi betimlemeye yardımcı olabilecek sıfatları. Bu sözcük grubu, adjectives sözcüğünü niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Cümleciğin içinde use something to + fiilin yalın hâli, “bir şeyi belirli bir amaçla kullanmak” anlamına gelir. Bu yüzden to describe, sıfatların ne işe yaradığını açıklar; ayrı bir eylem değildir.

Alıştırma

that you can use to + fiilin yalın hâli kalıbını ve start fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: Here are some phrases ____ a conversation.

Cevabı göster

that you can use to start

Number one, Anlatım akışı

0:15

Bir numara,

Anlatım akışı

Number one: listenin ilk maddesini başlatma

Burada Number one, numaralı bir listenin ilk maddesini başlatan bir işarettir. Konuşan kişi maddenin kendisini vermeden önce, dinleyenlere yapının neresinde olduklarını gösterir. Liste bağlamında Number one, “ilk madde” ya da “ilk olarak” anlamına gelir. Kendiliğinden “en iyi” veya “sıralamada birinci olan seçenek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir konuşmacı birkaç kitap önerisi vermek üzere. Number one esas olarak ne yapar?

  1. Listenin sona erdiğini gösterir.
  2. Bir listenin ilk maddesini başlatır.
  3. Bu maddenin kesinlikle en iyi olduğunu söyler.
Cevabı göster

Bir listenin ilk maddesini başlatır.

Wuthering Heights by Emily Brontë, Kelime

0:16

Emily Brontë'den Uğultulu Tepeler,

Kelime

by Emily Brontë: eserin yaratıcısını belirtmek

"by Emily Brontë" ifadesindeki by, Wuthering Heights'ı yazan kişiyi tanıtır. Bir kitap, makale, şarkı, tablo ya da başka bir eser adından sonra by, eseri yaratan kişiyi belirtir. Listelerde, etiketlerde, önerilerde ve tanıtımlarda kısa "eser adı + by + yaratıcı" kalıbını kullanabilirsin. Tam bir cümlede aynı ilişki "The novel was written by Emily Brontë." şeklinde ifade edilebilir.

Alıştırma

Yazarı belirten edatla cümleyi tamamla: Pride and Prejudice is a novel ____ Jane Austen.

Cevabı göster

by

a dynamic tale set in the Yorkshire Moors. Notlar

0:18

Yorkshire bozkırlarında geçen dinamik bir hikaye.

Kelime

dynamic tale: enerji ve değişim içeren bir hikâye

"a dynamic tale" ifadesindeki dynamic; enerji, hareket veya anlamlı değişimlerle dolu demektir. Olay örgüsünün, karakterlerin, çatışmaların ya da ilişkilerin gelişmeye devam ettiğini ve hikâyeye ivme kazandırdığını anlatır. Teknik anlamda hareket eden veya etkileşimli bir hikâye demek değildir. Bir hikâye, az sayıda kovalamaca ya da dövüş sahnesi olsa bile duygusal çatışmalar ve değişen ilişkiler sayesinde dynamic olabilir.

Alıştırma

Bir inceleme, az sayıda aksiyon sahnesi olan ancak ilişkilerin sürekli değişerek olay örgüsünü ilerlettiği bir hikâyeyi anlatıyor. En doğru ifade hangisidir?

  1. a dynamic tale
  2. an action-packed tale
  3. an interactive tale
Cevabı göster

a dynamic tale

Kalıp ifadeler

set in: bir hikâyenin geçtiği yeri veya zamanı belirtmek

Bu ifadede set in, hikâyenin arka planını oluşturan yeri, yani Yorkshire kırlarını belirtir. Buradaki set, bir nesneyi fiziksel olarak bir yere koymak anlamına gelmez. Tam bir cümlecik The tale is set in the Yorkshire Moors. şeklinde olabilir. Örnekteki set in the Yorkshire Moors, that is set in... anlamındaki kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir ve tale sözcüğünü niteler. Bir hikâyenin nerede veya hangi dönemde geçtiğini anlatmak için be set in + yer ya da dönem kullanılır.

Alıştırma

Hikâyenin geçtiği ortamı belirten iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The novel is ____ Victorian London.

Cevabı göster

set in

Number two,

0:21

İki numara,

Alice's Adventures in Wonderland by Lewis Carroll,

0:22

Lewis Carroll'dan Alis Harikalar Diyarında,

an action-packed adventurous tale of a girl who falls down a rabbit hole. Notlar

0:25

tavşan deliğinden aşağı düşen bir kızın aksiyon dolu, maceralı masalı.

Kelime

action-packed adventurous tale: aksiyon ve macera

action-packed adventurous tale ifadesi bir hikâyeyi iki açıdan anlatır. Action-packed, hikâyenin aksiyon, olay ve hareketli sahnelerle dolu olduğunu; adventurous ise macera, risk veya keşif içerdiğini belirtir. Buradaki packed, paketlenmiş değil, bir şeyle dolu anlamındadır. İki sıfat da tale sözcüğünden önce gelir ve farklı özellikleri, yani aksiyon miktarını ve macera unsurunu anlatır. Kısa çizgi action ile packed sözcüklerini birleştirerek bunların tek bir birleşik sıfat olduğunu gösterir.

Alıştırma

Bir filmde sık kovalamaca sahneleri ve tehlikeli yolculuklar var. Hangi tanım iki özelliği de karşılar?

  1. action-packed and adventurous
  2. action-packed but not adventurous
  3. adventurous but not action-packed
Cevabı göster

action-packed and adventurous

Kültür

falls down a rabbit hole: Alice'in gerçek düşüşü ve daha sonra oluşan mecaz

Alice Harikalar Diyarında'nın bu tanıtımında falls down a rabbit hole gerçek anlamdadır: kız gerçekten bir tavşan deliğine düşer ve tuhaf bir dünyaya girer. İfade, sıradan bir hayvan sahnesine değil, hikâyenin ünlü açılış olayına gönderme yapar. Bu olay daha sonra kültürel bir mecaza dönüşmüştür. Günümüz İngilizcesinde go down a rabbit hole, karmaşık, tuhaf veya beklenmedik ölçüde zaman alan bir konuya ya da etkinliğe derinlemesine dalmak anlamına gelir. Ancak burada cümle, mecazın kaynağı olan gerçek olayı anlatır.

Alıştırma

Hangi yeni cümlede rabbit hole gerçek bir delik değil, modern bir mecaz olarak kullanılmıştır?

  1. He went down a rabbit hole while researching old maps and spent three hours reading related articles.
  2. The rabbit disappeared down a rabbit hole beside the tree.
  3. She quickly checked one map and then stopped.
Cevabı göster

He went down a rabbit hole while researching old maps and spent three hours reading related articles.

Number three,

0:29

Üç numara,

Refugee Boy by Benjamin Zephaniah, Kültür

0:30

Benjamin Zephaniah'tan Mülteci Çocuk,

Kültür

Refugee Boy: refugee kelimesinin zorunlu yer değiştirme hakkında anlattıkları

Refugee Boy başlığındaki refugee, savaş, zulüm veya ciddi bir tehlike yüzünden ülkesini terk etmek zorunda kalan ve başka bir yerde güvenlik arayan kişi anlamına gelir. Bu nedenle kelime, yalnızca ülkeler arasında taşınma fikrinden daha fazlasını içerir. Zorunlu yer değiştirmeyi ve güvenlik ya da korunma ihtiyacını vurgular; başlığın işaret ettiği temel arka plan budur.

Alıştırma

Hangi açıklama refugee kelimesine en uygun tanımdır?

  1. Savaş veya zulüm yüzünden ülkesinden kaçmak zorunda kalan ve güvenlik arayan kişi
  2. Başka bir şehre taşınan herhangi bir kişi
  3. Başka bir ülkede kısa bir tatil yapan kişi
Cevabı göster

Savaş veya zulüm yüzünden ülkesinden kaçmak zorunda kalan ve güvenlik arayan kişi

a captivating tale of a boy from Ethiopia who travels to London with his father. Kelime

0:33

Etiyopya'dan babasıyla Londra'ya seyahat eden bir çocuğun büyüleyici öyküsü.

Kelime

captivating tale: dikkati sürekli üzerinde tutan bir hikâye

captivating tale ifadesinde captivating, dikkati üzerinde tutacak ve devam etme isteği uyandıracak kadar “çok ilgi çekici” demektir. Olumlu bir değerlendirmedir ve yalnızca interesting demekten daha güçlüdür. Burada captivating, hikâyenin yarattığı etkiyi anlatan bir -ing sıfatıdır: hikâye okuyucuyu büyüler. Birinin fiziksel olarak tutsak edildiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Hikâyenin okuyucunun dikkatini üzerinde tuttuğunu doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The novel tells a captive tale of courage and friendship.
  2. The novel tells a captivating tale of courage and friendship.
  3. The novel tells a captivated tale of courage and friendship.
Cevabı göster

The novel tells a captivating tale of courage and friendship.

Number four,

0:38

Dört numara,

The Picture of Dorian Gray by Oscar Wilde,

0:39

Oscar Wilde'dan Dorian Gray'in Portresi,

a dark story of a man who sells his soul for eternal youth. Notlar

0:42

sonsuz gençlik için ruhunu satan bir adamın karanlık hikayesi.

Kelime

dark story: koyu renk değil, rahatsız edici temalar

dark story ifadesinde dark, bir rengi değil, hikâyenin havasını ve konusunu anlatır. İhanet, ölüm, korku veya yozlaşma gibi ciddi, rahatsız edici, tehditkâr ya da ahlaki açıdan karanlık içerikleri belirtir. Bir dark story mutlaka korku hikâyesi değildir ve dark, hikâyenin kalitesiz olduğu anlamına gelmez. Bu sözcük eserin ne kadar iyi olduğunu değil, havasını ve temalarını anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede dark, bir hikâyenin rahatsız edici havasını ve temalarını anlatır?

  1. It is a dark story because the cover is navy blue.
  2. It is a dark story because I read it at night.
  3. It is a dark story about greed and betrayal.
Cevabı göster

It is a dark story about greed and betrayal.

Deyimler

sells his soul: çıkar uğruna değerlerinden vazgeçmek

Burada sells his soul doğaüstü bir pazarlığı anlatır: Adam hiç yaşlanmamak karşılığında ruhunu verir. Bu sıradan bir satış değildir; ifade, istediği şeyin korkunç ahlaki bedelini vurgular. Daha genel olarak sell one's soul, para, şöhret, güç ya da başka bir çıkar elde etmek için kişinin sıkı sıkıya bağlı olduğu değerlerden vazgeçmesi demektir. one's sözcüğünü kişiye göre değiştirin: sell my soul, sell her soul.

Alıştırma

Cümleyi sell one's soul ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Leo says he would never ____ for money.

Cevabı göster

sell his soul

Kelime

eternal youth: genç olma durumu anlamındaki youth

Eternal youth ifadesinde eternal sonsuza kadar sürmek, youth ise genç olma durumu anlamına gelir. Buradaki youth soyut ve sayılamayan bir isimdir; genç bir kişi anlamına gelmez. İfadenin tamamı hiç yaşlanmamak demektir. Resmî ve edebî bir tınısı olduğu için mitlerde, fantastik eserlerde ve büyülü ödüller ya da ayartmalarla ilgili hikâyelerde sık görülür.

Alıştırma

Cümleyi sonsuza kadar genç olma anlamındaki edebî ifadeyle tamamlayın: The magical spring promises ____.

Cevabı göster

eternal youth

Number five,

0:47

Beş numara,

Mrs. Dalloway by Virginia Woolf,

0:48

Virginia Woolf'tan Mrs. Dalloway,

a charming story of a young lady preparing for a party in post-war Britain. Notlar

0:50

savaş sonrası İngiltere'de bir parti için hazırlık yapan genç bir hanımın büyüleyici hikayesi.

Kelime

charming story: sıcak ve nazik bir çekicilik

Charming story ifadesindeki charming, hoş ve sevmesi kolay anlamına gelir. Hikâyeyi sıcak ve nazik bir biçimde över; hikâyede büyü olduğu anlamına gelmez. Charming yalnızca bir kişinin görünüşünü anlatmaz. Bir hikâyenin, yerin, evin veya gösterinin kendine özgü çekiciliğini de anlatabilir. Burada kitap hakkında olumlu bir görüş bildirir.

Alıştırma

Hangi cümlede charming, hoş ve çekici bir hikâyeyi övmek için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. It is a charmed story with warm, likable characters.
  2. It is a charming story with warm, likable characters.
  3. It is a charm story with warm, likable characters.
Cevabı göster

It is a charming story with warm, likable characters.

Kalıp ifadeler

preparing for a party: prepare for + olay

Preparing for a party, “bir partiye hazırlanmak” anlamına gelir. prepare for + olay veya durum yapısında for, sınav, gezi ya da toplantı gibi yaklaşmakta olan şeyi belirtir. Burada preparing for a party, a young lady ifadesinden sonra gelen bir -ing öbeğidir. Genç kadının ne yaptığını anlatır.

Alıştırma

Gelecekteki olayı belirten edatla cümleyi tamamlayın: Maya is preparing ____ tomorrow's exam.

Cevabı göster

for

Kültür

post-war Britain: tarihsel bir dönem işareti

Burada post-war Britain, bir savaşın ardından gelen dönemdeki Britanya anlamına gelir. post-war, Britain sözcüğünü niteler ve tarihte bir zamanı işaret eder; ayrı bir yerin adı değildir. Mrs Dalloway bağlamında söz konusu dönem, Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki Britanya'dır. Bu arka plan, savaşın etkilerini hâlâ taşıyan bir toplumu ve karakterleri anlamaya yardımcı olur. Başka metinlerde hangi savaşın kastedildiğini çevredeki bağlam göstermelidir.

Alıştırma

Bu cümlede post-war Britain neyi belirtir?

  1. Bütün savaşlar hâlâ sürerken Britanya
  2. Bir savaş alanının arkasında bulunan ayrı bir yer
  3. İlgili savaşın ardından gelen dönemdeki Britanya
Cevabı göster

İlgili savaşın ardından gelen dönemdeki Britanya

So,

0:55

Öyleyse,

now you have all these adjectives that you can use to describe your own favorite books.

0:56

artık kendi favori kitaplarınızı anlatmak için kullanabileceğiniz tüm bu sıfatlara sahipsiniz.

Dynamic,

1:00

Dinamik (Dynamic),

lots of action, Kalıp ifadeler

1:01

bol aksiyon (lots of action),

Kalıp ifadeler

lots of action: çok sayıda heyecan verici olay ve sahne

Bir hikâyede, filmde veya oyunda lots of action, genellikle hareket, tehlike, çatışma ya da hızla değişen olaylar içeren pek çok heyecan verici şeyin gerçekleştiği anlamına gelir. İçeriğin sakin değil, hareketli olduğunu söylemenin basit bir yoludur. Burada action, bu tür eğlence içeriğini topluca anlatan sayılamayan bir isimdir. Bu yüzden lots of action doğal biçimdir.

Alıştırma

Hangi cümle bir filmde çok sayıda heyecan verici olay ve sahne bulunduğunu doğal biçimde anlatır?

  1. The film has lots of action and a fast-moving plot.
  2. The film has lots of actions and a fast-moving plot.
  3. The film has many actions and a fast-moving plot.
Cevabı göster

The film has lots of action and a fast-moving plot.

very exciting.

1:03

çok heyecan verici (very exciting).

Adventurous,

1:04

Maceraperest (Adventurous),

action-packed.

1:05

aksiyon dolu (action-packed).

Captivating,

1:06

Büyüleyici (Captivating),

holds your attention. Kalıp ifadeler

1:07

dikkatinizi üzerinde tutan (holds your attention).

Kalıp ifadeler

hold your attention: birinin ilgisini canlı tutmak

Bu cümlede holds your attention, bir şeyin ilgini canlı tuttuğu için izlemeye, dinlemeye veya okumaya devam etmeni sağlaması demektir. Buradaki hold mecazidir; elle tutulan bir şey yoktur. Kullanılabilir kalıp something holds someone's attention şeklindedir. İlgi çekici içerik öznedir; dikkati süren kişi ise your veya the audience's gibi bir iyelik biçimiyle gösterilir.

Alıştırma

Cümleyi hold your attention ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: A well-told story ____ from beginning to end.

Cevabı göster

holds your attention

Dark,

1:08

Karanlık (Dark),

sinister,

1:09

uğursuz (sinister),

gothic. Kelime

1:10

gotik (gothic).

Kelime

gothic: karanlık ve gizemli bir tarz

Burada gothic bir hikâyenin tarzını ve atmosferini anlatır. Eski binaların, sırların, çürümenin, tehlikenin veya doğaüstü olayların sıkça bulunduğu karanlık, gizemli ve huzursuz edici bir dünyayı düşündürür; bir eserin gothic hissi vermesi için bu özelliklerin hepsini taşıması gerekmez. dark ve sinister sözcüklerinin yanında yer aldığı için burada edebî ya da görsel bir tarz etiketidir. Yalnızca Gothic architecture veya modern goth modasını anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümlede gothic, altyazıdakiyle aynı edebî tarz anlamında kullanılmıştır?

  1. The novel creates a gothic mood with a ruined mansion and a family curse.
  2. The guide explains the cathedral's Gothic windows.
  3. Maya enjoys goth fashion and music.
Cevabı göster

The novel creates a gothic mood with a ruined mansion and a family curse.

Charming,

1:11

Çekici (Charming),

delightful.

1:12

hoş (delightful).

Get reading, Dilbilgisi

1:13

Hadi okumaya başlayın,

get using these adjectives.

1:13

bu sıfatları kullanmaya başlayın.

Dilbilgisi

Get reading, get using: Bir eyleme başlamayı anlatan Get + -ing

Burada Get reading ve get using, “okumaya başla” ve “kullanmaya başla” anlamına gelen konuşma dili talimatlarıdır. Get, “elde etmek” anlamına gelmez; dinleyiciyi her bir eyleme hemen başlamaya teşvik eder veya onu harekete geçirir. Get + -ing yapısının tekrarlanması talimata ritim ve enerji katar. Özne olan you söylenmez ve get using these adjectives örneğinde olduğu gibi -ing biçimindeki fiilden sonra nesne gelebilir.

Alıştırma

Talimatı Get + -ing ve work fiiliyle tamamlayın: The timer has started, so ____.

Cevabı göster

get working

Off you go. Ton ve niyet

1:15

Başlayın bakalım.

Ton ve niyet

Off you go: Ayrılma veya başlama çağrısı

Off you go, “haydi git”, “yola çık” veya “başla” anlamına gelebilen kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Bu cümlede dinleyiciyi az önce sözü edilen okuma ve alıştırmayı yapmaya yönlendirir. Kişinin çoktan ayrıldığını bildiren bir cümle değildir. Tam olarak hangi eylemi anlattığı bağlama bağlıdır: ayrılma izni verebilir, birine yola çıkmasını söyleyebilir veya başlama zamanının geldiğini belirtebilir.

Alıştırma

Bir öğretmen etkinliği açıkladı ve çocukların şimdi başlamasını istiyor. Ne söylemelidir?

  1. Off you go.
  2. Here you go.
  3. There you go.
Cevabı göster

Off you go.