Sahte para bilmecesini çözebilir misiniz? - Jennifer Lu: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
623 kelime 172 kel/dk

Video özeti: Zindana atılmış bir matematikçi, sahte paranın daha ağır mı yoksa daha hafif mi olduğunu bilmeden, birbirinin aynısı on iki para arasındaki sahtesini teraziyi yalnızca üç kez kullanarak bulmalıdır. Çözüm, doğrulanan bilgilere göre paraları işaretler ve tek aday kalıncaya kadar her tartımın olası sonuçlarını izler. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. ever since / you've been locked in the dungeon — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: ever since ifadesinin geçmişte bir başlangıç noktası kurduğunu, edilgen present perfect yapısının ise ortaya çıkan durumun bugüne kadar sürdüğünü görün. Bu birleşimle geçmişteki bir olayın kişinin şimdiki koşullarını hâlâ etkilediğini doğal biçimde anlatabilirsiniz. 2. weigh each coin against all of the others. — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: weigh X against Y ifadesini, ağırlıklarını karşılaştırmak üzere iki nesneyi ya da grubu terazinin karşılıklı kefelerine koymak şeklinde anlayın. Böylece bulmacadaki fiziksel işlemleri takip edebilir; kalıbı hem gerçek tartımlarda hem de mecazi karşılaştırmalarda kullanabilirsiniz. 3. either the remaining plus coin on that side is actually the heavier one, or the remaining minus coin on the lighter side is actually the lighter one. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: either ... or ... yapısının diğer ihtimaller elendikten sonra iki alternatif açıklamayı nasıl yan yana sunduğunu fark edin. Bu ikili yapıyla çıkarım, sorun giderme ve karar verme sırasında birbirine rakip seçenekleri açıkça ifade edebilirsiniz.

Bu derste

You're the realm's greatest mathematician,

0:07

Sen krallığın en büyük matematikçisisin,

but ever since you criticized the emperor's tax laws, Dilbilgisi

0:09

ama imparatorun vergi yasalarını eleştirdiğinden beri

you've been locked in the dungeon

0:13

zindana kilitlendin

Dilbilgisi

ever since ... you've been locked in the dungeon: geçmişteki başlangıç noktası ve süren edilgen durum

Ever since geçmişteki bir başlangıç noktasını belirtir ve durumun o zamandan şimdiye kadar sürdüğünü vurgular. Buradaki başlangıç olayı you criticized the emperor's tax laws ifadesidir. You've been locked, you have been locked ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Başına gelen duruma odaklanmak ve bunun sonucundaki hâlin hâlâ sürdüğünü göstermek için have been + past participle yapısındaki present perfect edilgen kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle yolun kazadan bu yana kapalı kaldığını anlatır?

  1. The road was closed before the accident.
  2. Ever since the accident, the road has been closed.
  3. The road will close when the accident happens.
Cevabı göster

Ever since the accident, the road has been closed.

with only a marker to count the days.

0:15

sadece günleri saymak için bir keçeli kalemin var.

But one day,

0:18

Ama bir gün,

you're suddenly brought before the emperor, Kalıp ifadeler

0:18

aniden imparatorun huzuruna çıkarılıyorsun,

Kalıp ifadeler

brought before the emperor: bir otoritenin huzuruna çıkarılmak

be brought before someone yapısında before, o kişiden daha erken olmak değil, o kişinin huzuruna götürülmek anlamına gelir. Edilgen biçim, başka kişilerin söz konusu kişiyi o bireyin veya grubun karşısına çıkardığını anlatır. Bu ifade imparatoru bir otorite olarak gösterir ve görüşmeyi resmî kılar. Görüşme çoğunlukla sorgulama, hüküm veya emir amacı taşır.

Alıştırma

Hangi cümle birinin tanığı hâkimin karşısına çıkardığını anlatır?

  1. The witness arrived before the judge.
  2. The witness was brought before the judge.
  3. The witness brought the judge into the room.
Cevabı göster

The witness was brought before the judge.

who looks even angrier than usual. Dilbilgisi

0:21

kendisi her zamankinden daha da kızgın görünüyor.

Dilbilgisi

even angrier than usual: normalden daha yoğun bir derece

even angrier than usual ifadesinde even, karşılaştırma biçimi olan angrier sözcüğünü güçlendirir: kişi yalnızca daha öfkeli değil, fark edilir ya da şaşırtıcı derecede daha öfkelidir. Angrier, angry sözcüğünün karşılaştırma biçimidir. Than usual, kişiyi başka biriyle değil, aynı kişinin olağan hâliyle karşılaştırır. Yeniden kullanılabilen even + karşılaştırma biçimi + than usual kalıbı; bir duygu, durum, hız, zorluk veya başka bir özelliğin normalden daha uç bir derecede olduğunu belirtir.

Alıştırma

even + karşılaştırma biçimi + than usual kalıbını ve hard sözcüğünü kullanarak cümleyi tamamlayın: The math quiz was ____, so we needed extra time.

Cevabı göster

even harder than usual

One of his 12 governors Dilbilgisi

0:23

12 valisinden biri

has been convicted of paying his taxes Kelime

0:25

vergilerini öderken suçlu bulundu

Dilbilgisi

One of his 12 governors: çoğul grup adı, tekil fiil

One of his 12 governors, on iki validen bir kişi demektir. one of + belirleyici + çoğul sayılabilir isim yapısında grubu adlandıran isim çoğuldur; bu yüzden governors doğrudur. Tüm öznenin temel sözcüğü tekil olan one'dır. Bu nedenle fiil one ile uyum sağlar: One ... has been convicted kullanılır, have been convicted kullanılmaz. Yakındaki çoğul governors isminin fiili belirlemesine izin vermeyin.

Alıştırma

one of yapısını çoğul bir grup ismi ve tekil bir fiille doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. One of the players are absent today.
  2. One of the player is absent today.
  3. One of the players is absent today.
Cevabı göster

One of the players is absent today.

with a counterfeit coin, Kelime

0:28

sahte bir madeni parayla,

Kelime

has been convicted of: verilmiş bir suçluluk kararı

Be convicted of, bir kişinin yasal süreç sonucunda bir suçtan dolayı suçlu bulunması demektir. Bu cümlede has been convicted, present perfect edilgen yapıdır: suçluluk kararı zaten verilmiştir, yani kişi yalnızca şüpheli veya suçlanmış değildir. Yapı be convicted of + isim veya -ing biçimidir. Burada paying his taxes with a counterfeit coin, kişinin hangi eylemden dolayı mahkûm edildiğini belirtir.

Alıştırma

Mahkemenin onu suçlu bulduğunu belirten hukuk ifadesiyle İngilizce cümleyi tamamlayın: After the trial, she ____ fraud.

Cevabı göster

was convicted of

Kelime

counterfeit coin: gerçekmiş gibi sunulmak için üretilen para

Counterfeit coin ifadesinde counterfeit, gerçek parayı taklit etmek ve insanları gerçek olduğuna inandırmak amacıyla yasa dışı biçimde üretilmiş anlamına gelen bir sıfattır. Yalnızca bir şeyin gerçek olmadığını söylemekten daha özel bir anlam taşır. Aynı anlam counterfeit bills, documents, tickets ve branded goods ifadelerinde de görülür: kopya, gerçekmiş gibi sunulur.

Alıştırma

Hangi cümle counterfeit olan bir şeyi anlatıyor?

  1. The cashier set aside a damaged coin.
  2. The child drew an imaginary coin for a game.
  3. The bank found a counterfeit bill made to look genuine.
Cevabı göster

The bank found a counterfeit bill made to look genuine.

which has already made its way into the treasury. Deyimler

0:29

ve bu para çoktan hazineye girmiş durumda.

Deyimler

made its way into the treasury: bir süreçten sonra sonunda içeri girme

Made its way into, “sonunda içine girdi” veya “nihayet ulaştı” anlamına gelir. Buradaki its, hazineye giren şeyi belirtir. Özne canlı olmak zorunda değildir ve ifade onun gerçekten yürüyerek içeri girdiği anlamına gelmez. Basitçe entered demekle karşılaştırıldığında bu ifade, bir yere, sisteme, belgeye veya gruba girme sürecine ya da bu sürecin sonucuna dikkat çeker. İzlenen yolun tam olarak açıklanması gerekmez.

Alıştırma

Cümleyi make its way into ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: During the hike, some sand ____ my backpack.

Cevabı göster

made its way into

As the kingdom's greatest mathematician, Dilbilgisi

0:33

Krallığın en büyük matematikçisi olarak,

Dilbilgisi

As the kingdom's greatest mathematician: As + rol bildiren isim öbeği

As + rol veya kimlik belirten bir isim öbeği, “... olarak” anlamına gelir. Cümle başındaki bu öbek, sonraki kişinin belirli bir bakış açısına, niteliğe veya sorumluluğa sahip olmasını sağlayan kimliğini sunar. Bu role sahip kişi normalde ardından gelen ana cümlenin öznesi olmalıdır. Burada as, “... olduğunda” anlamına gelmez; ardından bir olayı anlatan yan cümle değil, bir isim öbeği gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede as bir kişinin rolünü belirtmek için kullanılmıştır?

  1. Mia is as tall as the team captain.
  2. As the team captain, Mia explained the plan.
  3. As Mia entered the room, the team became quiet.
Cevabı göster

As the team captain, Mia explained the plan.

you've been granted a chance to earn your freedom Kalıp ifadeler

0:35

özgürlüğünü kazanman için sana bir şans verildi,

Kalıp ifadeler

been granted a chance: resmî olarak bir fırsat verilmesi

been granted a chance ifadesinde granted, bir fırsatın resmî olarak verildiğini anlatır. Birinin bir şeyin doğru olduğunu kabul ettiği anlamına gelmez. İfade, fırsatın yetkili bir kişi veya kurumdan geldiğini gösterir. You've been granted, you have been granted yapısının kısaltılmış present perfect edilgen hâlidir. Fırsatı alan kişiye odaklanır; bu nedenle fırsatı veren kişi belirtilmeyebilir. Ardından gelen to + fiil grubu, fırsatın ne için verildiğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi “resmî olarak bir fırsat verilmek” anlamındaki edilgen ifadeyle tamamlayın: After reviewing your appeal, the school says, "You've ____ to retake the test."

Cevabı göster

been granted a chance

Kalıp ifadeler

earn your freedom: eylemlerinle özgürlüğünü kazanmak

Earn your freedom, isteneni yaparak özgür hâle gelmek demektir. Buradaki earn para kazanmakla ilgili değildir; çaba, davranış veya bir koşulu yerine getirme yoluyla soyut bir sonuç elde etmek demektir. İfade, özgürlüğün şu anda kısıtlı olduğunu ve hemen verilmeyeceğini ima eder. Özgürlük, bir eylemi tamamlamanın ödülü veya sonucu olarak sunulur.

Alıştırma

Hangi cümlede earn, earn your freedom ifadesindeki gibi kişinin eylemleriyle soyut bir sonuç elde etmesi anlamında kullanılmıştır?

  1. She earned the team's trust by keeping every promise.
  2. She found the team's keys under a chair.
  3. She earned thirty dollars by washing cars.
Cevabı göster

She earned the team's trust by keeping every promise.

by identifying the fake. Dilbilgisi

0:38

sahte olanı tespit ederek.

Dilbilgisi

by identifying the fake: yöntemi anlatan by + -ing

By + -ing yapısı, bir sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi gösterir. Burada by identifying the fake, “Özgürlüğünü nasıl kazanabilirsin?” sorusunu yanıtlar: sahte parayı tespit etmek kullanılan yoldur. Bu yapıda by bir edattır, bu yüzden ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by identifying denir, by identify denmez.

Alıştırma

Cümleyi by + -ing ve parantez içindeki sözcüklerle tamamlayın: You can remember names ____. (repeat them aloud)

Cevabı göster

by repeating them aloud

Before you are the 12 identical-looking coins Dilbilgisi

0:40

Önünde aynı görünen 12 madeni para

and a balance scale. Kelime

0:43

ve bir terazi var.

Dilbilgisi

Before you are ...: göz önündekini sunan yer bildiren devrik yapı

Bu cümlede before you, “senden önce” değil, “önünde” anlamına gelir. Yer bildiren ifade başa gelir ve are, uzun özne the 12 identical-looking coins and a balance scale ifadesinden önce yer alır. Düz sıra The 12 identical-looking coins and a balance scale are before you. şeklindedir. Yer ifadesini başa alan bu devrik yapı, nesnelerin adını sona bırakarak resmî veya etkileyici bir sunuş oluşturur. In front of you are ... anlamında düşünülebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede before yer ifadesi olarak ve devrik yapıyla kullanılmıştır?

  1. Before us stood a tall stone gate.
  2. We arrived before the gate closed.
  3. Before we entered, the gate opened.
Cevabı göster

Before us stood a tall stone gate.

Kelime

balance scale: iki tarafın ağırlığını karşılaştırmak

Bir balance scale, iki tarafına yerleştirilen nesnelerin ağırlıklarını karşılaştırır. Tarafların dengede olup olmadığını veya hangi tarafın daha ağır olduğunu gösterir; normalde kesin bir sayısal ağırlık vermez. Balance scale birleşik ifadesinde balance, terazinin türünü belirtmek için scale sözcüğünden önce kullanılan bir isimdir. Bu nedenle bir tartma bulmacasında her kullanım üç sonuçtan birini verir: sol taraf daha ağırdır, sağ taraf daha ağırdır ya da iki taraf eşittir.

Alıştırma

Hangi cümle balance scale kavramını doğru biçimde açıklar?

  1. A balance scale measures how long an object is.
  2. A balance scale always displays the exact weight as a number.
  3. A balance scale shows which of two sides is heavier.
Cevabı göster

A balance scale shows which of two sides is heavier.

You know that the false coin

0:45

Sahte paranın

will be very slightly lighter or heavier than the rest. Dilbilgisi

0:47

diğerlerinden çok hafifçe daha hafif veya daha ağır olacağını biliyorsun.

Dilbilgisi

very slightly lighter or heavier than the rest: iki yönden birindeki çok küçük fark

Very slightly zarf ifadesi hem lighter hem de heavier sözcüğünü niteler; bu nedenle olası ağırlık farkı çok küçüktür. İki karşılaştırma sözcüğü zıt yönleri belirtir ve or, ikisinin aynı anda değil, birinin ya da diğerinin doğru olabileceğini gösterir. Than the rest karşılaştırma grubunu belirler: sahte para diğer tüm paralarla karşılaştırılır. Yeniden kullanılabilir kalıp derece zarfı + karşılaştırma biçimi + or + karşılaştırma biçimi + than the rest şeklindedir. Bu kalıp, yönü henüz bilinmeyen küçük bir farkı anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle iki yönden birinde olabilecek, yönü henüz bilinmeyen çok küçük bir farkı doğal biçimde anlatır?

  1. The test sample may be very slightly warmer and cooler than the rest.
  2. The test sample may be very slightly warm or cool than the rest.
  3. The test sample may be very slightly warmer or cooler than the rest.
Cevabı göster

The test sample may be very slightly warmer or cooler than the rest.

But the emperor's not a patient man. Ton ve niyet

0:51

Ama imparator sabırlı bir adam değil.

Ton ve niyet

not a patient man: gecikmeye dair dolaylı bir uyarı

not a patient man ifadesinde patient, sakince bekleyebilen anlamında bir sıfattır. Olumsuz kullanımı, imparatorun kısa sürede beklemeye isteksiz hâle geldiğini anlatır. Buradaki tanım yalnızca kişiliğini belirtmez. Fırsatları ve sonuçları imparator belirlediği için dolaylı bir uyarı işlevi görür: zaman ve hoşgörü sınırlıdır; gecikme ya da başarısızlık sorun yaratabilir. Başka bağlamlarda aynı ifade sadece bir kişilik tanımı olabilir.

Alıştırma

Konuşmacı çok az fırsat olduğunu açıkladıktan sonra "But the emperor's not a patient man." diyor. Temel ima nedir?

  1. İmparator bir doktor tarafından tedavi ediliyor.
  2. İmparator uzun süren işlerden hoşlanıyor.
  3. İmparator uzun süre beklemeyecek, bu yüzden hızlı hareket etme baskısı var.
Cevabı göster

İmparator uzun süre beklemeyecek, bu yüzden hızlı hareket etme baskısı var.

You may only use the scale three times Dilbilgisi

0:54

Teraziyi sadece üç kez kullanabilirsin

Dilbilgisi

You may only use the scale three times: üst sınırı olan izin

Burada may olasılık değil, izin ifade eder. may only + fiilin yalın hâli kalıbı önce izin verilen eylemi belirtir, ardından bu iznin kapsamını daraltır. Three times terazinin kaç kez kullanılabileceğini sınırlar. Bu nedenle kural en fazla üç kullanıma izin verir; daha az kullanmak da mümkündür. Bu kalıp kurallarda ve talimatlarda yaygındır.

Alıştırma

Hangi kural aynı dosyanın en fazla bir kez yüklenebileceği anlamına gelir?

  1. You may only upload the file once.
  2. You may upload only one file.
  3. You may upload the file after one hour.
Cevabı göster

You may only upload the file once.

before you'll be thrown back into the dungeon. Dilbilgisi

0:57

ondan sonra tekrar zindana atılacaksın.

Dilbilgisi

before you'll be thrown back into the dungeon: son nokta ve gelecek zamanda edilgen bir sonuç

Before bir son nokta belirler: gerekli eylem önce gerçekleşmelidir. O zamana kadar tamamlanmazsa before sonrasındaki olay sonuç olur. Buradaki will senin planını anlatmaz; kuralın içinde belirlenmiş bir sonucu sunar. You'll be thrown, throw fiilinin gelecek zamandaki edilgen biçimidir: eyleme maruz kalan sensin ve adı belirtilmeyen bir kişi ya da güç seni geri gönderir. Thrown back into, yalnızca go back into demekten daha güçlüdür; bu yüzden cümle tehdit ve zaman baskısı yaratır.

Alıştırma

Kuraldaki before you'll be thrown back ifadesinin görevini en iyi hangi yorum açıklar?

  1. Bir kuralın birini seni zindana geri göndermeye yöneltmesinden önce harekete geçmelisin.
  2. Başka birini zindana atacaksın.
  3. Harekete geçmeden önce kendi isteğinle zindana dönmeyi planlıyorsun.
Cevabı göster

Bir kuralın birini seni zindana geri göndermeye yöneltmesinden önce harekete geçmelisin.

You look around for anything else you can use, Öbek fiiller

1:00

Kullanabileceğin başka bir şey var mı diye etrafına bakınıyorsun,

Öbek fiiller

look around for anything else: çevrede başka bir şey aramak

Look around for + kişi veya nesne, yakın çevrenin farklı yerlerine bakarak o hedefi aramak demektir. Around çevrenin çeşitli bölümlerini kontrol etme anlamını ekler, for ise bulmak istediğiniz hedefi tanıtır. Anything else, hâlihazırda bulunanların dışında ek herhangi bir şey demektir. Tam cümlede you can use, aranan ek şeyin türünü açıklar.

Alıştırma

Cümleyi “çevrede aradık” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: At the crowded station, we ____ our missing suitcase.

Cevabı göster

looked around for

but there's nothing in the room, Anlatım akışı

1:02

ama odada hiçbir şey yok,

just the coins, the scale,

1:04

sadece paralar, terazi,

Anlatım akışı

there's nothing in the room, just ...: diğer olasılıkları elemek

there's nothing in the room önce genel bir olumsuzluk verir: başka hiçbir yararlı nesne yoktur. just ifadesinden sonraki bölüm ise tek istisnaları, yani madeni paraları ve teraziyi belirtir. Bu nedenle nothing, odanın tamamen boş olduğu anlamına gelmez. nothing ..., just ... sırası önce diğer olasılıkları eler, ardından dikkati geriye kalan küçük gruba yöneltir. Bulunmayan her şeyden çok sınırlı listedeki şeyleri vurgulamak istediğinizde kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle önce diğer bütün nesneleri eler, sonra just ile mevcut tek nesneyi belirtir?

  1. There was nothing in the drawer, just a single envelope.
  2. The drawer was empty, so we searched another room.
  3. The drawer contained several letters and a single envelope.
Cevabı göster

There was nothing in the drawer, just a single envelope.

and your trusty marker.

1:06

ve güvenilir keçeli kalemin.

How do you identify the counterfeit?

1:08

Sahte parayı nasıl tespit edersin?

Obviously, you can't weigh each coin Kalıp ifadeler

1:18

Belli ki her parayı tek tek

against all of the others.

1:21

diğerlerinin hepsiyle tartamazsın.

Kalıp ifadeler

weigh X against Y: iki tarafı karşılaştırmak

weigh X against Y yapısında weigh, X'in ağırlığını Y'ninkiyle karşılaştırmak anlamına gelir. Bu terazi bağlamında karşılaştırılan iki şey terazinin karşı taraflarına konur; against bir rakibi değil, karşılaştırma unsurunu gösterir. Bu yapı mecazi olarak da kullanılabilir: weigh the benefits against the risks, karar vermeden önce iki tarafı değerlendirmek anlamına gelir. Altyazıdaki each coin, her seferinde bir madeni parayı; all of the others ise olası karşılaştırma unsuru olarak kalan madeni paraların her birini ifade eder.

Alıştırma

Hangi cümle iki tarafı karşılaştırmak için weigh X against Y yapısını kullanır?

  1. Please weigh the flour before adding it.
  2. The parcel weighs two kilograms.
  3. We need to weigh the short-term cost against the long-term benefit.
Cevabı göster

We need to weigh the short-term cost against the long-term benefit.

So you'll have to weigh several coins at the same time Notlar

1:23

Bu yüzden aynı anda birkaç parayı tartman gerekecek,

Dilbilgisi

you'll have to: bir koşulun doğurduğu gelecekteki zorunluluk

You'll have to, you will have to ifadesinin kısalmış biçimidir. Burada bir kural ya da sınırlama eylemi zorunlu kılar; kişinin ne yapmak istediğini anlatmaz. Yapı özne + will have to + fiilin yalın hâli şeklindedir. You'll have to weigh örneğindeki gibi, gelecekte gerekli olacak bir eylemi anlatır.

Alıştırma

Cümleyi have to ile tamamlayın: Because helmets are required, you'll ____ wear one on the ride.

Cevabı göster

have to

Kalıp ifadeler

at the same time: eylemlerin veya nesnelerin aynı anda ele alınması

At the same time “aynı anda” demektir. Burada birkaç madeni para art arda tartılmak yerine tek bir tartma işlemine birlikte dâhil edilir. Eylemlerin paralel gerçekleştiğini veya birkaç nesnenin tek bir işlemde birlikte ele alındığını göstermek için bu ifadeyi kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle iki eylemin aynı anda gerçekleştiğini söylüyor?

  1. Maya listened to the instructions and took notes at the same time.
  2. Maya took notes after the instructions ended.
  3. Maya took notes at that time.
Cevabı göster

Maya listened to the instructions and took notes at the same time.

by splitting the stack into multiple piles, Kalıp ifadeler

1:26

paraları birden fazla yığına bölerek,

Kalıp ifadeler

splitting the stack into multiple piles: split A into B ile bir bütünü gruplara ayırmak

split A into B yapısı, A bütününü bölerek B ile belirtilen parçalara veya gruplara dönüştürmek anlamına gelir. Bu cümlede the stack başlangıçtaki bütündür; multiple piles ise bölme sonucunda oluşan gruplardır. Stack, nesnelerin üst üste yerleştirilmesiyle oluşan bir yığını anlatır. Pile ise bir araya toplanmış fiziksel bir nesne kümesidir. Bu nedenle piles burada soyut kategorileri değil, birbirinden ayrılmış birkaç fiziksel yığını ifade eder.

Alıştırma

Bir kart oyununun hazırlık talimatlarını veriyorsun. split, the cards ve into ifadelerini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamla: Before the game, please ____ four equal piles.

Cevabı göster

split the cards into

then narrowing down where the false coin is. Öbek fiiller

1:28

sonra da sahte paranın nerede olduğunu daraltarak.

Öbek fiiller

narrowing down where the false coin is: olasılıkları adım adım daraltmak

Narrow down, bilgileri kullanarak olasılıklar kümesini adım adım küçültmek anlamına gelir. Bu cümlede her tartım sonucu, sahte paranın bulunabileceği yerlerin sayısını azaltır; down öbek fiilin bir parçasıdır ve aşağı yönde hareketi anlatmaz. Narrow down ifadesinden sonra narrow down the choices örneğindeki gibi bir isim ya da where the false coin is gibi dolaylı bir soru gelebilir. Süreç sonunda birkaç olasılık kalabilir; bu nedenle ifade her zaman nihai cevabın bulunduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir ekip on iki tasarımla başlıyor ve son değerlendirme için üçünü tutuyor. Ekibin yaptığını en iyi hangi cümle anlatır?

  1. They ruled out three designs.
  2. They narrowed down the designs to three.
  3. They wrote down three designs.
Cevabı göster

They narrowed down the designs to three.

Start by dividing the 12 coins Kalıp ifadeler

1:32

12 madeni parayı bölerek başla

into three equal piles of four. Kalıp ifadeler

1:34

dörderli üç eşit yığına.

Kalıp ifadeler

Start by dividing: ilk adım için start by + -ing

Start by dividing, bir işlem sırasındaki ilk eylemi tanıtır: önce madeni paralar bölünür. Kalıp start by + fiilin -ing biçimidir. Burada by bir edattır; bu yüzden dividing başlangıç eylemini adlandırır ve by sonrasında özne ile yüklemden oluşan tam bir yan cümle gelmez.

Alıştırma

İlk adımı belirtmek için start by + -ing yapısını kullanın: To clean the screen safely, ____ turning off the device.

Cevabı göster

start by

Kalıp ifadeler

into three equal piles of four: her birinde dört nesne bulunan üç grup

Into, bölme işleminin sonucunu gösterir: madeni paralar üç yığın hâline gelir ve equal her yığında aynı sayıda para olduğunu belirtir. piles of four ifadesinde of four, her yığındaki miktarı verir. Bu yüzden three equal piles of four, 3 grup × 4 madeni para = 12 madeni para demektir; four toplam para sayısı değildir.

Alıştırma

three equal piles of four nasıl bir gruplamayı anlatır?

  1. Her birinde üç madeni para bulunan dört yığın
  2. Her birinde dört madeni para bulunan üç yığın
  3. Toplam dört madeni paradan oluşan üç yığın
Cevabı göster

Her birinde dört madeni para bulunan üç yığın

Placing two of these on the scale Dilbilgisi

1:37

Bunlardan ikisini teraziye koymak

gives us two possible outcomes.

1:39

bize iki olası sonuç verir.

Dilbilgisi

Placing ... gives us ...: bir eylemi özne olarak kullanmak

Placing two of these on the scale bir gerund, yani isim-fiil öbeğidir. İki grubu teraziye koyma eylemini adlandırır ve gives fiilinin öznesi olur. Önünde be fiilinin bir biçimi bulunmadığı için Placing burada şimdiki zaman yapısının parçası değildir. Eylemin tamamı tek bir şey olarak değerlendirilir; bu nedenle give, tekil biçimi olan gives hâlini alır. Doing X gives us Y kalıbı bir deneyin, hesabın veya adımın ortaya çıkardığı sonucu açıklamak için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi give fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Comparing the two plans ____ us a clearer picture.

Cevabı göster

gives

If the two sides balance, Kelime

1:42

Eğer iki taraf dengedeyse,

all eight coins on the scale are real,

1:44

terazideki sekiz paranın hepsi gerçektir,

Kelime

If the two sides balance: terazinin iki tarafında eşit ağırlık

Burada balance, iki tarafın ağırlığının eşit olduğu ve hiçbir tarafın diğerinden aşağı inmediği anlamına gelir. Bu kullanımda geçişsiz bir fiildir; nesne almaz. Bu cümlede balance, terazinin gösterdiği tartım sonucunu anlatır. Birinin vücudunun dengesini korumaya çalıştığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Tartma bağlamında the two sides balance ne anlama gelir?

  1. Birisi teraziyi sabit tutmaktadır.
  2. İki tarafın ağırlığı eşittir.
  3. Bir taraf diğerinden daha ağırdır.
Cevabı göster

İki tarafın ağırlığı eşittir.

and the fake must be among the remaining four. Dilbilgisi

1:46

ve sahte olan kalan dördünün arasında olmalıdır.

Dilbilgisi

must be among the remaining four: güçlü bir çıkarım

Bu cümlede must be, kanıtlardan çıkarılan güçlü bir sonucu belirtir. Kimseye ne yapması gerektiğini söylemez; akıl yürütme, sahte paranın başka bir yerde olma ihtimalini ortadan kaldırır. among, sahte parayı kalan dört taneden oluşan kümenin içine yerleştirir. must be among + grup veya küme kalıbı, kanıtların bir kişi ya da nesnenin o kümenin içinde olduğunu gösterdiğini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümlede must be among, kanıtların zorunlu kıldığı bir sonucu ifade eder?

  1. The prize may be among the other three boxes; I have not checked.
  2. The prize is in one of six boxes. Three are empty, so it must be among the other three.
  3. Please place the prize among the other three boxes.
Cevabı göster

The prize is in one of six boxes. Three are empty, so it must be among the other three.

So how do you keep track of these results? Kalıp ifadeler

1:50

Peki bu sonuçları nasıl aklında tutacaksın?

Kalıp ifadeler

keep track of these results: sürekli takip

Keep track of, bilgilerin kaybolmaması veya birbirine karışmaması için onları sürekli kaydetmek, kontrol etmek ya da hatırlamak anlamına gelir. Bu cümlede, farklı sonuçlar ortaya çıktıkça bunların nasıl düzenli tutulacağı sorulur. Kalıp keep track of + isim veya zamir şeklindedir. Sonuçlar, ilerleme, harcamalar, zaman ve ipuçları gibi güncel durumunu bilmeniz gereken bilgilerle kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi keep track of ile tamamlayın: I use a spreadsheet to ____ my weekly expenses.

Cevabı göster

keep track of

That's where the marker comes in. Deyimler

1:52

İşte burada keçeli kalem devreye giriyor.

Deyimler

That's where the marker comes in: işe yarayan şeyi tanıtma

That's where X comes in, X'in az önce anlatılan noktada işe yaramaya veya bir rol üstlenmeye başladığını ifade eder. Burada sonuçları kaydetmek için gereken araç işaretleme kalemidir. Bu kalıpta where mutlaka fiziksel bir yeri değil, bir durumu gösterir. comes in ise “önem kazanmaya veya yardım etmeye başlar” anlamındadır; “fiziksel olarak içeri girer” demek değildir.

Alıştırma

Yararlı bir çözümü tanıtan kalıpla cümleyi tamamlayın: “The power is out. That's ____ the flashlight ____ in.”

Cevabı göster

where · comes

Mark the eight authentic coins Kelime

1:54

Gerçek sekiz parayı

with a zero.

1:56

sıfır ile işaretle.

Kelime

authentic coins: gerçek, sahte olmayan paralar

authentic coins ifadesinde authentic, sahte veya taklit değil, gerçek anlamına gelir. Paraların değerli ya da iyi yapılmış olup olmadığını değil, kimliklerinin veya kökenlerinin gerçek olup olmadığını anlatır. Bu anlam, gerçekliği kontrol edilebilen belge, imza, sanat eseri ve markalı ürün gibi şeyler için de kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümlede authentic “gerçek, sahte olmayan” anlamında kullanılmıştır?

  1. The expert said that the signature is easy to read.
  2. The expert said that the signature looks expensive.
  3. The expert confirmed that the signature is authentic.
Cevabı göster

The expert confirmed that the signature is authentic.

Now take three of them

1:57

Şimdi bunlardan üçünü al

and weigh them against three unmarked coins. Kelime

1:59

ve onları işaretsiz üç paraya karşı tart.

Kelime

unmarked coins: tanımlayıcı işareti olmayan madeni paralar

Unmarked coins, üzerinde tanımlayıcı bir işaret, etiket veya simge bulunmayan madeni paralardır. un- ön eki “değil” veya “belirtilen durumda değil” anlamına gelir; marked ise üzerine işaret konmuş bir şeyi anlatır. Burada unmarked, paraları o anda işaretli olup olmamalarına göre ayırır. “Önemsiz” veya “yeni” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, etiketi veya tanımlayıcı işareti olmayan kutuların taşınmasını istiyor?

  1. Please move the unimportant boxes to the left.
  2. Please move the unmarked boxes to the left.
  3. Please move the unopened boxes to the left.
Cevabı göster

Please move the unmarked boxes to the left.

If they balance,

2:02

Eğer dengedelerse,

the remaining unmarked coin must be the fake. Dilbilgisi

2:03

kalan işaretsiz para sahte olmalıdır.

Dilbilgisi

the remaining ... must be ...: eleme yoluyla varılan sonuç

the remaining unmarked coin ifadesinde remaining, diğerleri kontrol edildikten veya elendikten sonra aday olarak kalan tek parayı belirtir. Bilinen bir grubun son üyesini gösterir; yalnızca tesadüfen yakında duran bir şeyi anlatmaz. Must be, kanıtlara dayanan güçlü bir mantıksal sonucu, yani başka olasılık kalmadığını ifade eder. Bu yüzden the remaining X must be Y kalıbı elemenin nihai sonucunu verir; buradaki must bir emir veya zorunluluk bildirmez.

Alıştırma

Bir laboratuvar dört numuneden tam olarak birinin kirlenmiş olduğunu biliyor. Üç numunenin temiz olduğu test ediliyor. Hangi cümle zorunlu sonucu verir?

  1. The remaining sample must become contaminated.
  2. The remaining sample must be the contaminated one.
  3. The remaining sample might be contaminated.
Cevabı göster

The remaining sample must be the contaminated one.

If they don't,

2:07

Eğer değillerse,

draw a plus on the three unmarked coins Kalıp ifadeler

2:08

işaretsiz üç paraya bir artı çiz

Kalıp ifadeler

draw a plus on: bir yüzeye sembol çizmek

“draw a plus on + nesne”, artı işaretini o nesnenin yüzeyine doğrudan çizmek demektir. Burada draw bir resim oluşturmak değil, basit bir işaret yapmak anlamına gelir; on ise işaretin nereye konduğunu belirtir. Yeniden kullanılabilen yapı draw + sembol veya şekil + on + nesne biçimindedir.

Alıştırma

Yönergeyi draw ile başlayan ve “bir yüzeyin doğrudan üzerine artı işareti çizmek” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Please ____ the label for the correct box.

Cevabı göster

draw a plus on

if they're heavier,

2:11

eğer daha ağırlarsa,

or a minus if they're lighter. Dilbilgisi

2:12

veya daha hafiflerse bir eksi.

Dilbilgisi

or a minus if they're lighter: alternatif yönergede eksiltme

“or a minus if they're lighter” ifadesinde, “eksi işareti” anlamına gelen a minus ad öbeği, önceki yönergedeki a plus ile paraleldir. Yinelenen eylem ve yer bilgisi düşürülmüştür; ifade “or draw a minus on them if they're lighter.” şeklinde anlaşılmalıdır. Bu tür eksiltme, iki seçenekli yönergeleri daha kısa hâle getirir. Eksik sözcükler ilk seçenekten tamamlanır; if eylemi değil, eylemin koşulunu değiştirir.

Alıştırma

“or a minus if they're lighter” şeklindeki ikinci bölümde hangi tam yönerge kastedilir?

  1. Compare the coins with a minus sign if they're lighter.
  2. Remove the lighter coins and draw nothing.
  3. Draw a minus on them if they're lighter.
Cevabı göster

Draw a minus on them if they're lighter.

Now take two of the newly marked coins Kalıp ifadeler

2:14

Şimdi yeni işaretlenen paralardan ikisini al

and weigh them against each other. Kalıp ifadeler

2:17

ve onları birbiriyle tart.

Kalıp ifadeler

newly marked coins: newly + geçmiş zaman ortacı

newly marked coins ifadesinde newly, coins sözcüğünü değil marked sözcüğünü niteler. Madeni paraların bu yönergeden kısa süre önce işaretlendiğini anlatır; paraların kendilerinin yeni olduğu anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen newly + geçmiş zaman ortacı yapısı, yakın zamanda gerçekleşen bir eylemi veya yeni kazanılmış bir durumu anlatır. newly added files ve a newly painted door buna örnektir.

Alıştırma

Cümleyi newly ve label fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: Put the ____ boxes by the door.

Cevabı göster

newly labeled

Kalıp ifadeler

weigh ... against each other: iki ağırlığı doğrudan karşılaştırmak

weigh them against each other ifadesinde against, iki nesne arasında doğrudan bir karşılaştırma kurar; each other ise her nesnenin diğeriyle karşılaştırıldığını gösterir. Burada madeni paralar, birinin daha ağır olup olmadığını görmek için terazinin karşılıklı kefelerine konur. Daha genel olarak against each other, iki taraflı bir ilişki kurar. İlişkinin tam anlamını fiil belirler: weigh ile ağırlıklar karşılaştırılır; play veya compete ile iki taraf karşı karşıya gelir.

Alıştırma

Yönergeyi against ve each other kullanarak tamamlayın: Weigh the two apples ____.

Cevabı göster

against each other

If they balance,

2:19

Eğer dengedelerse,

the third coin is fake.

2:20

üçüncü para sahtedir.

Otherwise, look at their marks. Notlar

2:22

Aksi halde işaretlerine bak.

Anlatım akışı

Otherwise: “değilse” koşul dalını belirtmek

Otherwise, yönergeleri iki koşul dalına ayırır. “Az önce belirtilen koşul doğru değilse” anlamına gelir ve sonraki eylemi, yani işaretlere bakmayı, tanıtır. Önceki koşula bağlıdır; yalnızca genel bir karşıtlık sözcüğü değildir. Yönergelerde bunu “değilse bunun yerine şunu yap” diye düşünebilirsiniz.

Alıştırma

Hangi örnek, ilk koşul doğru değilse ne yapılacağını otherwise ile belirtiyor?

  1. The word otherwise has nine letters.
  2. The door is unlocked. However, it is very heavy.
  3. If the door is unlocked, go inside. Otherwise, wait by the gate.
Cevabı göster

If the door is unlocked, go inside. Otherwise, wait by the gate.

Kelime

look at their marks: marks sözcüğünün işaret anlamı

Burada marks, daha önce madeni paraların üzerine konan artı veya eksi işaretleri anlamına gelir. Their sözcüğü madeni paraları gösterir; dolayısıyla look at their marks, bu işaretleri kontrol etmek demektir. Diğer adımlar mark sözcüğünün hangi anlamının kastedildiğini gösterir. Burada okul veya sınav notları ya da madeni paraların üzerindeki herhangi bir rastlantısal çizik anlamına gelmez.

Alıştırma

“Otherwise, look at their marks,” cümlesinde marks ne anlama gelir?

  1. Madeni paraların üzerinde rastlantısal olarak bulunan çizikler
  2. Madeni paraların üzerine konan artı veya eksi işaretleri
  3. Madeni paraların bir sınavda aldığı notlar
Cevabı göster

Madeni paraların üzerine konan artı veya eksi işaretleri

If they are plus coins, Kelime

2:24

Eğer artı paralarsa,

Kelime

plus coins: kategori etiketi olarak plus

“plus coins” ifadesinde plus, coins isminin önünde bir etiket görevi görür. İfade, “artı işaretiyle işaretlenmiş paralar” veya “plus kategorisindeki paralar” anlamına gelir; matematiksel olarak pozitif olan paralar anlamına gelmez. Bu kısa “etiket + isim” yapısı, etiketlerin önceden tanımlandığı kurallarda, şemalarda ve sınıflandırma görevlerinde yaygındır.

Alıştırma

Bir bulmacada iki grup + ve − ile işaretlenmiştir. “plus coins” ne anlama gelir?

  1. Artı işaretiyle işaretlenmiş paralar
  2. Sonradan eklenen fazladan paralar
  3. Parasal değeri pozitif olan paralar
Cevabı göster

Artı işaretiyle işaretlenmiş paralar

the heavier one is the impostor. Kelime

2:25

daha ağır olan sahtekardır.

Kelime

the impostor: gizlenen sahte nesne

Impostor ismi genellikle başka biriymiş gibi davranan veya sahip olmadığı bir kimliğe sahipmiş gibi görünen kişiyi anlatır. Burada sahte para için mecazi olarak kullanılır: Sahte para gerçek paraların arasına karışır ve onlardan biri gibi görünür. Paraya “the impostor” demek onu kişileştirir ve bulmacayı gizli bir düzenbazın ortaya çıkarıldığı bir hikâye gibi gösterir. Temel fikir, paranın yalnızca farklı olması değil, grubun normal bir üyesiymiş gibi gizlenmesidir.

Alıştırma

Bu cümlede paraya neden “the impostor” denebilir?

  1. Üzerinde ünlü bir kişinin resmi vardır.
  2. Biri başka bir para eklediği için daha ağırdır.
  3. Gerçek paraların arasında saklanan sahte bir paradır.
Cevabı göster

Gerçek paraların arasında saklanan sahte bir paradır.

If they are marked with minus,

2:28

Eğer eksi ile işaretlenmişlerse,

it's the lighter one.

2:29

daha hafif olandır.

But what if the first two piles you weigh Dilbilgisi

2:31

Peki ya tarttığın ilk iki yığın

don't balance?

2:34

dengede değilse?

Dilbilgisi

But what if + cümlecik: başka bir olasılık ortaya koymak

But what if + cümlecik? yanıt veya plan gerektiren farklı bir olasılığı ortaya koyar. Burada But, önceki durumdan başka bir duruma geçildiğini gösterir; what if ise dinleyiciden ilk iki yığının dengede olmadığını hayal etmesini ister. what if ifadesinden sonra öznesi ve fiili olan bir cümlecik gelir: what if the piles don't balance? Bu, bir şeyin ne olduğunu soran bir soru değildir.

Alıştırma

Soruyu hedef ifadeyle tamamlayın: The outdoor game sounds fun. ____ it starts raining?

Cevabı göster

But what if

Mark the coins on the heavier side Kalıp ifadeler

2:36

Daha ağır taraftaki paraları

with a plus

2:38

bir artı ile

and those on the lighter side

2:39

ve daha hafif taraftakileri

with a minus.

2:40

bir eksi ile işaretle.

Kalıp ifadeler

on the heavier side ... on the lighter side: terazinin iki tarafını karşılaştırmak

Bu cümlede on the heavier side, terazinin daha fazla ağırlık taşıyan tarafında; on the lighter side ise daha az ağırlık taşıyan tarafında demektir. Side, tartma düzeneğinin bir tarafını veya kefesini belirtir; madeni paranın yüzeyini belirtmez. Yapı on + the + karşılaştırma sıfatı + side şeklindedir. Bu ifadeler konumu bir karşılaştırmaya göre belirtir, bu nedenle cümleden veya durumdan terazinin ya da iki taraflı başka bir düzeneğin ne olduğu anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Bir teraziden söz eden cümlede on the heavier side ve on the lighter side neyi belirtir?

  1. Aynı ağırlığa sahip iki taraf
  2. Her nesnenin üst ve alt yüzeyleri
  3. Daha fazla ağırlık taşıyan taraf ile daha az ağırlık taşıyan taraf
Cevabı göster

Daha fazla ağırlık taşıyan taraf ile daha az ağırlık taşıyan taraf

You can also mark the remaining four coins

2:42

Kalan dört parayı da

with zeros,

2:45

sıfırlarla işaretleyebilirsin,

since you know the fake one Dilbilgisi

2:46

çünkü sahte olanın

is already somewhere on the scale.

2:48

zaten terazinin bir yerinde olduğunu biliyorsun.

Dilbilgisi

since you know: bilinen bilgiden hareketle gerekçe sunmak

Bu cümlede since you know, zaten kabul edilen bir gerçeği sunar: sahte para terazinin bir yerindedir. Bu gerçek önceki yönergeyi destekler; bu yüzden since, “geçmişteki bir zamandan beri” değil, “çünkü” ya da “-dığına göre” anlamındadır. Since + yan cümle yapısını, yan cümle bir sonuç veya eylemin neden mantıklı olduğunu açıklayan arka plan bilgisi verdiğinde kullan. Know, gerekçenin yeni keşfedilmiş değil, bilinen bilgi olarak sunulduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede since bir başlangıç zamanı yerine bir gerekçe sunuyor?

  1. I have lived here since 2020.
  2. She has been awake since sunrise.
  3. Since you know the bus is delayed, we can walk instead.
Cevabı göster

Since you know the bus is delayed, we can walk instead.

Now you'll need to think strategically, Kalıp ifadeler

2:51

Şimdi stratejik düşünmen gerekecek,

Kalıp ifadeler

to think strategically: hedeflere ve sınırlamalara göre plan yapmak

To think strategically, seçimleri genel bir hedefe, karşılaşılan sınırlamalara ve her adımın daha sonra doğurabileceği sonuçlara göre planlamak demektir. Burada dinleyiciye rastgele hamleler yapmak yerine belirsizliği azaltan adımları seçmesi söyleniyor. Need sözcüğünden sonra gelen to think, gerekli eylemi belirtir. Strategically, think fiilini niteleyen bir zarftır; kişinin ne kadar uzun ya da yoğun düşündüğünü değil, nasıl düşünmesi gerektiğini açıklar.

Alıştırma

Hangi seçenek think strategically ifadesini en iyi açıklar?

  1. Bir şey işe yarayana kadar rastgele eylemler denemek.
  2. Bir plan yapmadan daha uzun süre düşünmeye devam etmek.
  3. Seçimleri hedefe, sınırlamalara ve olası sonuçlara göre planlamak.
Cevabı göster

Seçimleri hedefe, sınırlamalara ve olası sonuçlara göre planlamak.

so you can remove all remaining ambiguity Kalıp ifadeler

2:53

böylece geriye kalan tüm belirsizliği ortadan kaldırabilirsin

Kalıp ifadeler

remove all remaining ambiguity: geriye kalan tüm belirsizliği ortadan kaldırmak

To remove ambiguity, belirsizliği veya birden fazla olası yorumu ortadan kaldırmak demektir. All remaining ambiguity ise hâlâ çözülmemiş olan bütün şüpheleri ifade eder. Bu cümlede ifade, yalnızca sözleri daha açık hâle getirmekten değil, olası sonuçları birbirinden ayırt edilebilir kılmaktan söz eder. Kanıtlar, testler, etiketler veya açıklamalar tek bir cevabı belirginleştirdiğinde de aynı eşdizim kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki 'çözülmemiş her olasılığı ortadan kaldırmak' anlamına gelen dört kelimelik ifadeyle tamamlayın: One final label should ____ about which cable goes where.

Cevabı göster

remove all remaining ambiguity

in just two more weighings. Kalıp ifadeler

2:55

sadece iki tartımda daha.

Kalıp ifadeler

in just two more weighings: kalan işlem sayısını belirtmek

In just two more weighings, önceki eylemi tamamlamak için kaç ek işlem gerektiğini belirten bir edat öbeğidir. Buradaki in yer bildirmez; gereken iş miktarını veya işlem sayısını çerçeveler. Just “yalnızca”, more “ek, daha” anlamına gelir ve weighings sayılabilir: one weighing tek bir tartma işlemidir. Öbeğin tamamı, hedefe yalnızca iki ek tartma işlemiyle ulaşılabileceğini söyler.

Alıştırma

Cümleyi, yalnızca iki ek adım gerektiğini belirtecek şekilde in + just + miktar + more kalıbıyla tamamlayın: We can solve the puzzle ____.

Cevabı göster

in just two more steps

To do this, Anlatım akışı

2:58

Bunu yapmak için,

Anlatım akışı

To do this: hedefi sonraki yönteme bağlamak

To do this, hemen önce sözü edilen bir hedefe veya sonuca gönderme yapar. Bu cümlede this, geriye kalan belirsizliği ortadan kaldırmak anlamına gelir; ardından gelen yöntemi adlandırmaz. Cümlenin başında kullanıldığında hedef ile yöntem arasında bağlantı kurar: önceki metin neyin başarılması gerektiğini söyler, sonraki yan cümle ise bunun nasıl başarılacağını açıklar.

Alıştırma

Bir açıklamada To do this genellikle ne işe yarar?

  1. Önceki bir hedefi ardından gelen yönteme bağlar.
  2. Ayrı bir konuya geçer.
  3. Yöntem tamamlandıktan sonraki sonucu belirtir.
Cevabı göster

Önceki bir hedefi ardından gelen yönteme bağlar.

you'll need to reassemble the piles. Kalıp ifadeler

2:59

yığınları yeniden düzenlemen gerekecek.

Kalıp ifadeler

reassemble the piles: mevcut parçalardan yığınları yeniden oluşturmak

Reassemble the piles, daha önce gruplanmış veya ayrılmış nesnelerden yığınları yeniden oluşturmak demektir. re- ön eki yeniden anlamına gelir; assemble ise parçaları bir araya getirmek demektir. Buradaki eylem, mevcut madeni paraların yığınlar hâlinde nasıl birleştirildiğini değiştirir. Yalnızca daha fazla para eklemek değil, grupları yeniden kurmak söz konusudur.

Alıştırma

assemble sözcüğünün başına re- getirilerek oluşturulan fiille cümleyi tamamlayın: After painting the model pieces separately, ____ the model in the correct order.

Cevabı göster

reassemble

One method is Dilbilgisi

3:01

Bir yöntem,

to replace three of the plus coins Kalıp ifadeler

3:02

artı paraların üçünü

with three of the minus coins

3:04

eksi paraların üçüyle değiştirmek

Dilbilgisi

One method is to + fiilin yalın hâli

One method is to ..., bir hedefe ulaşmak veya bir sorunu çözmek için olası yöntemlerden birini tanıtır. One, başka yöntemlerin de bulunabileceğini ima eder. Kalıp One method is to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Burada to replace, yöntemin ne olduğunu açıklar.

Alıştırma

Cümleyi hedef kalıpla tamamlayın: ____ check each step twice.

Cevabı göster

One method is to

Kalıp ifadeler

replace X with Y: X'i Y ile değiştirmek

Replace X with Y, X'i kaldırmak ya da kullanmayı bırakmak ve yerine Y'yi koymak demektir. X çıkan şeydir; with'den sonra gelen Y ise yerine konan yeni şeydir. Bu cümlede X, çıkarılan üç artı işaretli para; Y ise onların yerine konan üç eksi işaretli paradır.

Alıştırma

Hangi cümle eski pil yerine yeni bir pil kullanılması gerektiği anlamına gelir?

  1. Substitute the old battery for a new one.
  2. Replace a new battery with the old one.
  3. Replace the old battery with a new one.
Cevabı göster

Replace the old battery with a new one.

and replace those

3:06

ve onların yerine de

with three of the zero coins.

3:08

sıfır paraların üçünü koymaktır.

From here, you have three possibilities. Anlatım akışı

3:10

Buradan itibaren üç olasılığın var.

Anlatım akışı

From here, you have three possibilities: olası sonuç dallarını tanıtmak

Bu cümlede From here, fiziksel olarak “buradan” demek değil, “sürecin şu anki aşamasından itibaren” demektir. Tamamlanan adımı ardından gelen analize bağlar. you have three possibilities, akıl yürütmenin şimdi üç olası sonuca ayrılacağını haber verir. Cümle, her dal açıklanmadan önce dal sayısını belirten bir yönlendirme işlevi görür.

Alıştırma

Bu cümle açıklamayı nasıl düzenliyor?

  1. Fiziksel bir konumdan yol tarifi veriyor.
  2. Üç sonucun da zaten gerçekleştiğini söylüyor.
  3. Akıl yürütmenin şimdi üç olası sonuca ayrılacağını bildiriyor.
Cevabı göster

Akıl yürütmenin şimdi üç olası sonuca ayrılacağını bildiriyor.

If the previously heavier side of the scale Kalıp ifadeler

3:13

Eğer terazinin önceden daha ağır olan tarafı

Kalıp ifadeler

previously heavier side of the scale: önceki bir sonucu takip etmek

Bu ifade, terazinin bir tarafını daha önceki karşılaştırmanın sonucuyla tanımlar. Previously, heavier sözcüğünü niteler; dolayısıyla the previously heavier side, “daha önce ağır gelen taraf” demektir. Bu tarafın şimdi de daha ağır olduğunu söylemez. Bu anlatım, bir deney veya akıl yürütme dizisinde güncel sonucu önceden belirlemeden aynı tarafı takip etmeyi sağlar.

Alıştırma

the previously heavier side of the scale ne anlama gelir?

  1. Terazinin arkasında bulunan taraf
  2. Daha önceki bir tartımda ağır gelen taraf
  3. Şimdi kesinlikle daha ağır olan taraf
Cevabı göster

Daha önceki bir tartımda ağır gelen taraf

is still heavier, Dilbilgisi

3:16

hala daha ağırsa,

Dilbilgisi

is still heavier: değişiklikten sonra da daha ağır

is still heavier ifadesindeki still, bir değişiklikten veya yeni bir kontrolden sonra aynı karşılaştırmanın geçerli olmaya devam ettiğini belirtir: bu taraf önceden daha ağırdı ve şimdi de daha ağırdır. Burada still, karşılaştırma durumu olan heavier sözcüğünü niteler. “Bu şekilde kalmaya devam etmek” anlamına gelir; “hareketsiz olmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

After one book was removed, Maya's backpack was still heavier than Leo's. Bu ne anlama gelir?

  1. Bir süre daha ağır değilken yeniden daha ağır hâle geldi.
  2. Kitap çıkarılırken hareketsiz kaldı.
  3. Kitap çıkarıldıktan sonra da daha ağır kaldı.
Cevabı göster

Kitap çıkarıldıktan sonra da daha ağır kaldı.

that means either the remaining plus coin Dilbilgisi

3:17

bu şu anlama gelir: ya o tarafta kalan artı para

on that side is actually the heavier one, Kelime

3:19

aslında daha ağır olandır,

Kelime

actually the heavier one: gerçek durumu ortaya çıkarma

Actually the heavier one ifadesinde actually, paranın gerçek durumunu belirtir ve bunu artı işaretinin ya da önceki bir beklentinin düşündürebileceği durumla karşılaştırır. Buradaki amaç yalnızca paranın daha ağır olduğunu söylemek değil, hangi tanımın gerçekten doğru olduğunu ortaya çıkarmaktır. Bir konuşmacı varsayımı düzelttiğinde veya dinleyicinin muhtemel izleniminden farklı bir gerçeği açıkladığında actually sözcüğünü bu anlamda yorumlayın.

Alıştırma

"The box looked empty, but it actually held a spare key," cümlesinde actually neyi gösterir?

  1. Gerçek durum ilk izlenimden farklıdır.
  2. Olay tam şu anda gerçekleşmektedir.
  3. Konuşmacı iki eşit seçenek sunmaktadır.
Cevabı göster

Gerçek durum ilk izlenimden farklıdır.

or the remaining minus coin

3:22

ya da daha hafif tarafta kalan eksi para

on the lighter side is actually the lighter one.

3:24

aslında daha hafif olandır.

Dilbilgisi

either ... or ...: iki olası açıklama sunmak

Either A or B iki alternatif sunar. Bu cümlede her alternatif tam bir yan cümledir ve tartım sonucuyla ilgili olası bir açıklama verir. Either ilk seçeneği, or ise ikinci seçeneği başlatır. Seçenekleri paralel yapıda tutmak uzun bir akıl yürütmeyi izlemeyi kolaylaştırır. Yapı alternatifleri gösterir; bulmacadaki bilgiler de bunları birbiriyle yarışan adaylara dönüştürür.

Alıştırma

Cümleyi either ... or bağlaç çiftiyle tamamlayın: Only one route is open. ____ we take the bridge, ____ we use the tunnel.

Cevabı göster

Either · or

Choose either one of them Dilbilgisi

3:28

İkisinden birini seç

Dilbilgisi

Choose either one of them: ikili arasından birini seçmek

Choose either one of them, dinleyiciye bilinen iki öğeden birini seçmesini söyler. Either one, ikisinin de uygun bir seçenek olduğu ancak yalnızca birinin seçilmesi gerektiği anlamına gelir. Of them, daha önce belirtilmiş olan iki adaya gönderme yapar. Bu yapı, seçimin iki öğeyle sınırlı olduğu talimatlarda, testlerde ve kararlarda kullanışlıdır.

Alıştırma

Masanın üzerinde iki kart var ve ikisi de kullanılabilir. Tam olarak bir karta ihtiyacınız var. Hangi talimat uygundur?

  1. Do not choose either of them.
  2. Choose either one of them.
  3. Choose both of them.
Cevabı göster

Choose either one of them.

and weigh it against one of the regular coins Kelime

3:29

ve onu normal paralardan biriyle tart

to see which is true. Dilbilgisi

3:31

hangisinin doğru olduğunu görmek için.

Kelime

regular coins: karşılaştırma için kullanılan normal paralar

Bu cümlede regular coins, sıradan veya normal madeni paralar, yani güvenilir ölçüt olarak kabul edilen paralar demektir. Şüpheli para, karşılaştırma yapmak için bunlardan biriyle tartılır. Burada regular, belli aralıklarla gerçekleşen bir şeyi değil, normal kategoriyi anlatır. regular tek başına “gerçek” anlamına gelmez; bu normal paraların sağlam olduğu bağlamdan anlaşılır.

Alıştırma

Bir kart oyununda kartlardan birinin özel bir gücü vardır. “Use a regular card, not the special card” cümlesinde regular ne anlama gelir?

  1. Özel görevi olmayan sıradan bir kart
  2. Her hafta belirli bir saatte kullanılan bir kart
  3. Gerçek olduğu kanıtlanmış bir kart
Cevabı göster

Özel görevi olmayan sıradan bir kart

Dilbilgisi

to see which is true: amaç ve dolaylı soru

to see which is true mastar öbeği, önceki testin amacını belirtir: test, seçeneklerden hangisinin doğru olduğunu bulmak için yapılır. Burada see, yalnızca “bakmak” değil, “öğrenmek” anlamındadır. Which is true, see fiilinden sonra gelen dolaylı bir sorudur. Ek bir soru yapısı kullanılmadan yan cümle söz dizimi izlenir: see which is true denir, see which is it true denmez.

Alıştırma

İki rapor birbiriyle çelişiyor. Hangi cümle karşılaştırmanın doğru raporu belirleyeceğini doğru biçimde anlatır?

  1. We compared the two reports to see whether the first report was accurate.
  2. We compared the two reports to see which report was accurate.
  3. We compared the two reports to see which report was it accurate.
Cevabı göster

We compared the two reports to see which report was accurate.

If the previously heavier side became lighter, Dilbilgisi

3:33

Eğer önceden ağır olan taraf hafiflediyse,

Dilbilgisi

became lighter: durumun değişerek hafiflemesi

became, become fiilinin geçmiş zaman biçimidir. become + sıfat yapısı bir durum değişikliğini anlatır. Burada became lighter, madeni paralar taşındıktan sonra o tarafın daha ağır olan tarafken daha hafif olan tarafa dönüştüğünü belirtir. Bu ifade değişimin sonucunu bildirir; yalnızca o tarafın geçmişteki bir andaki ağırlığını tarif etmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir nesnenin değişerek sonunda daha hafif olduğunu açıkça anlatır?

  1. The backpack was lighter than the suitcase.
  2. The backpack looked light enough to carry.
  3. The backpack became lighter after I took out the books.
Cevabı göster

The backpack became lighter after I took out the books.

that means one of the three minus coins you moved Dilbilgisi

3:36

bu, taşıdığın üç eksi paradan birinin

Dilbilgisi

one of the three minus coins you moved: belirli bir grubun tek bir üyesi

one of + çoğul isim, bir grubun tek bir üyesi anlamına gelir. Buradaki grup the three minus coins olduğundan, ifade olası madeni parayı bu üçünden biriyle sınırlar. Tüm isim öbeğinin temel sözcüğü one olduğu için bu öbek özne olduğunda tekil fiil alır. you moved, coins sözcüğünü niteler. Nesne görevindeki ilgi zamirinin düşürüldüğü bir ilgi cümleciğidir: the three minus coins (that) you moved. Ayrı ve bağımsız bir cümle değildir.

Alıştırma

Hangi cümle taşıdığın üç madeni paradan birinin sahte olduğunu doğru biçimde ifade eder?

  1. One of the three coin you moved is fake.
  2. One of the three coins you moved is fake.
  3. One of the three coins you moved are fake.
Cevabı göster

One of the three coins you moved is fake.

is actually the lighter one.

3:39

aslında hafif olan olduğu anlamına gelir.

Weigh two of them against each other.

3:41

Onlardan ikisini birbiriyle tart.

If they balance,

3:43

Eğer dengedelerse,

the third is counterfeit.

3:44

üçüncü sahtedir.

If not, Anlatım akışı

3:46

Eğer değilse,

the lighter one is.

3:47

daha hafif olandır.

Anlatım akışı

If not: önceki koşulu olumsuzlama

If not, kısaltılmış bir koşul yan tümcesidir; “az önce belirtilen koşul doğru değilse” anlamına gelir. Burada not, yalnızca tek bir sözcüğü değil, “iki tarafın dengede olması” biçimindeki önceki koşulun tamamını karşılar. Bu kısa biçim, koşulu tekrarlamadan açıklamayı diğer olasılık dalına geçirir. Anlamak için önceki cümleden çıkarılan düşünceyi tamamla: “If the two sides do not balance, the lighter one is.”

Alıştırma

Yönergeyi “önceki koşul doğru değilse” anlamına gelen iki sözcüklük İngilizce ifadeyle tamamla: Check whether the printer starts. ____, check the cable.

Cevabı göster

If not

Similarly, if the two sides balanced Anlatım akışı

3:49

Benzer şekilde, iki taraf dengedeyse

after your substitution, Kelime

3:52

senin değiştirmenden sonra,

Anlatım akışı

Similarly: paralel bir durumu tanıtma

Similarly, sıradaki durumun önemli bir açıdan önceki bir duruma benzediğini gösteren bir cümle zarfıdır. Burada, önceki dalla aynı tür akıl yürütmeyi kullanan başka bir dalı tanıtır. Cümle başında Similarly, paralel bilgileri düzenler; yalnızca next (“sonra”) anlamına gelmez. İki durumda ortak olan yöntemi, örüntüyü veya sonucu bul.

Alıştırma

The first team checked every result twice. İkinci ekibin de aynı şeyi yaptığını en iyi hangi cümle anlatır?

  1. Similarly, the second team checked every result twice.
  2. However, the second team checked every result twice.
  3. Eventually, the second team checked every result twice.
Cevabı göster

Similarly, the second team checked every result twice.

Kelime

after your substitution: değiştirme işlemi anlamındaki substitution

Burada substitution, bir nesneyi veya düzenlemeyi bir başkasıyla değiştirme işlemi anlamına gelir. After your substitution, “bu değiştirme işlemini yaptıktan sonra” demektir; bu bulmacada terazide hangi madeni paraların bulunduğunu değiştirmeyi anlatır. Aynı isim bir sayının, sembolün, parçanın veya nesnenin değiştirilmesini de anlatabilir. Tam olarak neyin değiştirildiğini bağlam belirler.

Alıştırma

“After the substitution, the circuit worked again,” cümlesinde substitution ne anlama gelir?

  1. Bir öğretmenin yerine derse giren kişi
  2. Bütün parçaların kalıcı olarak çıkarılması
  3. Bir parçayı başka bir parçayla değiştirme işlemi
Cevabı göster

Bir parçayı başka bir parçayla değiştirme işlemi

then one of the three plus coins you removed

3:53

o zaman çıkardığın üç artı paradan biri

must be the heavier one. Dilbilgisi

3:56

daha ağır olan olmalıdır.

Dilbilgisi

must be the heavier one: güçlü bir mantıksal sonuç bildiren must

Burada must be, kanıtlara ve eleme yöntemine dayanan güçlü bir mantıksal sonucu gösterir. Sonuç başka makul bir olasılık bırakmaz: çıkarılan paralardan biri daha ağır olan paradır. Bu cümlede must bir zorunluluk bildirmez. must + be + isim öbeği veya sıfat kalıbı, bir şeyin ne olduğunu belirlemek ya da durumunu çıkarsamak için kullanılabilir. the heavier one ifadesindeki one, bağlamdan anlaşılan coin ismini tekrar etmemeyi sağlar.

Alıştırma

Ayak izleri bu mağarada sona eriyor ve başka bir yol yok. Hangi cümle kanıta dayanan en güçlü sonucu ifade eder?

  1. The animal must be inside the cave.
  2. The animal should be inside the cave.
  3. The animal might be inside the cave.
Cevabı göster

The animal must be inside the cave.

Weigh two of them against each other.

3:58

Onlardan ikisini birbiriyle tart.

If they balance,

4:00

Eğer dengedelerse,

the third one is fake.

4:01

üçüncü sahtedir.

If not,

4:03

Eğer değilse,

then it's the heavier one. Anlatım akışı

4:04

o zaman daha ağır olandır.

Anlatım akışı

then it's the heavier one: mantıksal sonucu gösteren then

Bu cümlede then, “ondan sonra” değil, “o durumda” ya da “o zaman” anlamına gelir. If not koşulunu it's the heavier one sonucuna bağlar. Bu, koşullu bir akıl yürütmeyi düzenlemenin yaygın bir yoludur: bir koşul gerçekleşirse ondan bir sonuç çıkar. Günlük İngilizcede then çoğu zaman çıkarılabilir, ancak kullanılması mantıksal ilişkiyi daha açık hâle getirir.

Alıştırma

Hangi cümlede then bir koşulun sonucunu belirtmek için kullanılmıştır?

  1. We packed the bags and then called a taxi.
  2. If the alarm is armed, then the red light will stay on.
  3. Back then, the station was much smaller.
Cevabı göster

If the alarm is armed, then the red light will stay on.

The emperor nods approvingly at your finding, Kalıp ifadeler

4:06

İmparator bulgunu onaylayarak başını sallar,

Kalıp ifadeler

nods approvingly at your finding: bir sonucu başıyla onaylamak

Nods approvingly, onay ya da memnuniyet gösteren bir baş hareketini anlatır. Approvingly, hareketin arkasındaki tutumu gösterdiği için bu, tarafsız bir baş sallamadan daha fazlasıdır. At your finding, onayın neye yöneldiğini belirtir. Burada finding, araştırma, gözlem veya akıl yürütme yoluyla ulaşılan bir sonuç ya da çıkarım anlamındaki isimdir; bir şeyi arama etkinliği değildir.

Alıştırma

Cümleyi nod fiilinin geçmiş zamanı ve approving sözcüğünün zarf biçimiyle tamamlayın: The reviewer ____ at our finding.

Cevabı göster

nodded approvingly

and the counterfeiting lord Kelime

4:09

ve kalpazan lord

takes your place in the dungeon. Deyimler

4:11

zindanda senin yerini alır.

Kelime

counterfeiting lord: lordun faaliyetini anlatan bir -ing niteleyicisi

counterfeiting lord ifadesinde counterfeiting, lord isminden önce kullanılan bir -ing biçimidir. Lordun uğraştığı faaliyeti, yani sahte para yapmayı anlatır. Bu, kısaltılmış bir isim öbeğidir; şimdiki zamanın süreklilik yapısı değildir. counterfeiting sözcüğünden önce bir be biçimi yoktur. -ing sözcüğü niteleyici olarak çalışır ve hikâyenin nasıl bir lorddan söz ettiğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, lordun sahte para yaptığını söylemek için bir isim niteleyicisi kullanır?

  1. The counterfeit lord was arrested for making fake coins.
  2. The counterfeiting lord was arrested for making fake coins.
  3. The counterfeited lord was arrested for making fake coins.
Cevabı göster

The counterfeiting lord was arrested for making fake coins.

Deyimler

takes your place in the dungeon: bir durumda birinin yerini almak

Take someone's place, bir kişinin konumunda, rolünde, görevinde veya durumunda onun yerini almak demektir. İyelik biçimi kişiye göre değişir: take my place, take your place veya take Elena's place. Bu cümlede in the dungeon, devralınan durumu belirtir. Lord yalnızca senin durduğun yere geçmez; normalde senin yaşayacağın hapis cezasını üstlenir.

Alıştırma

Cümleyi take someone's place ve bir zamir kullanarak tamamlayın: Nina is ill, so Leo will ____ in tonight's play.

Cevabı göster

take her place