İngilizcede 's' Harfi Ne Zaman Okunmaz? / Okunmayan S Harfi İçin Kelimeler ve Kurallar: İngilizce çalışma notları
Pronunciation with Emma
Video özeti: Emma, yazımında s bulunduğu hâlde bu sesin söylenmediği İngilizce kelimeler hakkında kısa bir telaffuz dersi veriyor. Eş sesli isle ve aisle sözcüklerini karşılaştırıyor, island kelimesine değiniyor ve Britanya ile Amerikan kullanımlarıyla farklı ölçülerde ilişkilendirilen üç debris telaffuzunu gösterdikten sonra dersi neden kısa ve odaklı tuttuğunu açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. silent S. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Yazımda görünen fakat telaffuz edilmeyen s harfini adlandıran standart terimi öğrenin. Böylece yazılı biçim ile konuşulan İngilizce arasındaki ilişkiyi doğru biçimde anlatabilir ve diğer sessiz harflerle ilgili açıklamaları anlayabilirsiniz. 2. isle. / aisle. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Aynı sesi taşıyan, ancak yazımları ve anlamları farklı olan iki kelimeyi ayırt edin. Bu beceri, dinlerken bağlamdan hangi kelimenin kastedildiğini belirlemenize ve yazarken bu eş seslileri tek bir kelime sanmamanıza yardımcı olur. 3. keep it short and sweet, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Bir video, sunum, e-posta, açıklama veya toplantının gereksiz içerikle uzatılmadan kısa, açık ve hoş tutulması gerektiğini belirtmek için bu deyimi anlayıp kullanın.
Bu derste
Hi everyone, welcome back to pronunciation with Emma. Kalıp ifadeler
0:03Herkese merhaba, Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz.
welcome back to + devam eden bir program veya ders
Welcome back to, aynı programa, derse, kanala veya etkinliğe geri dönen kişileri karşılamak için kullanılır. Buradaki back, fiziksel olarak geriye doğru hareket etmeyi değil, “daha önce burada bulunduktan sonra yeniden gelmeyi” anlatır. Kalıp welcome back to + devam eden programın, dersin veya etkinliğin adı şeklindedir. Bu cümlede Pronunciation with Emma programının yeni bir bölümünü açar.
Alıştırma
İzleyiciler yeni bir bölüm için geri dönüyor. Geri dönen izleyicileri açıkça karşılayan bu dersteki üç kelimelik ifadeyle açılışı tamamlayın: Hi everyone, ____ our weekly science show.
Cevabı göster
welcome back to
Today we're going to have a look at some common words that all have a silent S. Notlar
0:06Bugün, hepsinde sessiz S harfi bulunan bazı yaygın kelimelere göz atacağız.
have a look at + bir nesne
Have a look at, “bir şeye kısaca bakmak veya onu incelemek” anlamına gelir. Bu cümlede konuşmacının açıklamak üzere olduğu kelime grubunu rahat bir şekilde tanıtır. Kalıp have a look at + nesne şeklindedir. Have, bakma eylemini anlatmak için a look ile birlikte çalışır; burada “sahip olmak” anlamına gelmez ve nesneden önce at gerekir.
Alıştırma
“Bir şeye kısaca bakmak” anlamına gelen ve have ile başlayan bu dersteki dört kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before we choose a route, let's ____ the map.
Cevabı göster
have a look at
silent S: yazılan ama okunmayan S
Silent S, bir sözcüğün yazımında görülen ama sözcük söylendiğinde duyulmayan s harfidir. Burada silent harfi niteler; sözcüğün tamamının alçak sesle söylenmesi gerektiği anlamına gelmez. İngilizcede yazım ile telaffuz her zaman bir harfi bir sesle eşleştirmez. Silent S içeren bir sözcüğü yazarken s korunur, söylerken ise bu harf için bir ses eklenmez.
Alıştırma
Silent S ne anlama gelir?
- Yazımda s vardır, ancak bu s sözcükte ses vermez.
- Sözcüğün tamamı çok alçak sesle söylenmelidir.
- Yazımda s harfi yoktur.
Cevabı göster
Yazımda s vardır, ancak bu s sözcükte ses vermez.
As there's no particular rule that I want to go through in this video, Notlar
0:10Bu videoda üzerinde durmak istediğim belirli bir kural olmadığı için,
As there's no particular rule: As ile neden belirtme
Buradaki As, because veya since gibi “çünkü” ya da “-dığı için” anlamındadır. As there's no particular rule yan cümlesi, konuşanın daha sonra yapacağı şeyin nedenini verir ve bu nedeni arka plan bilgisi olarak sunar. Bu kullanımda As sözcüğünden sonra özne ve fiil içeren tam bir yan cümle gelir. İleti önce neden, ardından sonuç veya sonraki eylem gelecek şekilde düzenlenir; As burada “-iken” anlamına gelmez.
Alıştırma
“As the playground is wet, we'll play indoors.” cümlesinde As hangi ilişkiyi gösterir?
- İki eylemin aynı anda gerçekleştiğini söyler.
- İçeride oynama kararının nedenini verir.
- Oyun alanını başka bir yerle karşılaştırır.
Cevabı göster
İçeride oynama kararının nedenini verir.
go through: adım adım incelemek veya açıklamak
Bu cümlede go through, bir kuralı genellikle sırayla ve dikkatlice incelemek ya da açıklamak anlamına gelir. Neyin ele alındığını nesne gösterir; burada bu içerik a particular rule ifadesidir. Go through; rules, steps, questions veya a document gibi nesnelerle kullanıldığında çoğunlukla her bölümü tek tek ele almayı anlatır. Bir yerin bir tarafından diğer tarafına fiziksel olarak geçmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede go through, “bir şeyi adım adım incelemek veya açıklamak” anlamında kullanılmıştır?
- The train will go through the tunnel.
- Please go into the classroom.
- Let's go through the instructions together.
Cevabı göster
Let's go through the instructions together.
I'm just going to talk about some words that have a silent S.
0:12sadece sessiz S harfine sahip olan birkaç kelimeden bahsedeceğim.
I'm just going to get started with the words. Kalıp ifadeler
0:15Hemen kelimelere geçmek istiyorum.
get started with: belirli bir ögeyle başlamak
Get started with, with sözcüğünden sonra belirtilen şey üzerinde çalışmaya veya o şey hakkında konuşmaya başlamak anlamına gelir. Bu cümlede the words, konuşmacının ilk ele alacağı içeriktir. Kullanışlı yapı, get started with + ilk yapılacak şey biçimindedir: Let's get started with the first question. Buradaki with, bir aracı değil başlangıç ögesini gösterir.
Alıştırma
Bu dersteki üç sözcüklü ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Let's ____ the first question.
Cevabı göster
get started with
quite a short video: quite a/an + sıfat + tekil isim
quite a short video ifadesinde quite, a short video ad öbeğinin tamamındaki betimlemeyi güçlendirir: video oldukça veya fark edilir derecede kısadır. Yeniden kullanılabilen kalıp quite a/an + sıfat + tekil sayılabilen isim şeklindedir; quite a long day ve quite an unusual idea buna örnektir. Artikel quite sözcüğünden sonra gelir ve sonraki sözcük ünlü sesiyle başlıyorsa a, an olur.
Alıştırma
Cümleyi quite a ile tamamlayın: The interviewer asked ____ difficult question.
Cevabı göster
quite a
the first one I want to talk about is ...: listedeki ilk maddeyi tanıtmak
The first one I want to talk about is ... söylemi düzenleyen bir geçiş kalıbıdır. Dinleyicilere konuşmacının bir listedeki ilk maddeye başladığını bildirir ve maddenin kendisi is sözcüğünden sonra gelir. One, bağlamda daha önce belirlenmiş bir grubun bir üyesinin yerini tutar; burada sözcüklerden birini temsil eder. Sonraki maddelerde dinleyicilere yol göstermek için first yerine next, second veya last kullanılabilir.
Alıştırma
Bir sunumdaki ilk konuyu açıkça tanıtan cümle hangisidir?
- The first one I want to talk about is saving water.
- I want one person to talk first about saving water.
- I talked about saving water for the first time.
Cevabı göster
The first one I want to talk about is saving water.
They pronounce exactly the same despite having different spellings. Dilbilgisi
0:29Yazılışları farklı olmasına rağmen tamamen aynı şekilde telaffuz ediliyorlar.
despite having different spellings: despite + -ing
Despite, ana sonucu şaşırtıcı gösteren bir durumu belirtir. Burada despite having different spellings, yazılışların farklı olmasına rağmen telaffuzun aynı kaldığı anlamına gelir. Despite bir edattır. despite having örneğinde olduğu gibi, ardından bir isim öbeği veya -ing yapısı gelebilir. Doğrudan özne ve çekimli fiil içeren tam bir cümlecik başlatamaz; bunun yerine although they have veya despite the fact that they have kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi despite + -ing ile tamamla: ____ feeling nervous, Mia gave her speech clearly.
Cevabı göster
Despite
isle ... aisle: aynı ses, farklı kelimeler
Isle ve aisle eş sesli kelimelerdir: ikisi de /aɪl/ diye telaffuz edilir, ancak yazılışları ve anlamları farklıdır. Isle küçük bir ada; aisle ise koltukların, rafların veya başka nesnelerin sıraları arasındaki geçittir. Yalnızca ses, hangi kelime olduğunu göstermez. Bu yüzden anlamı seçmek için cümlenin bağlamına bak. Yazarken de bu anlama uygun yazılışı kullan.
Alıştırma
Boşluk için doğru yazılışı seç: Please keep the supermarket ___ clear.
- aisle
- isle
Cevabı göster
aisle
This word has three possible ways to pronounce it. Dilbilgisi
0:46Bu kelimenin üç farklı telaffuz şekli var.
three possible ways to pronounce: ways to + fiilin yalın biçimi
“Ways to + fiilin yalın biçimi” bir şeyi yapmanın yöntemlerini veya seçeneklerini anlatır. “three possible ways to pronounce” ifadesinde three sayıyı verir, possible bunların olası seçenekler olduğunu gösterir ve to pronounce yöntemlerin hangi eylemle ilgili olduğunu açıklar. Buradaki to mastar yapısını kurar; bu nedenle ardından pronouncing değil, fiilin yalın biçimi pronounce gelir. Kalıbı farklı sayılar ve fiillerle, örneğin “two ways to solve the problem” şeklinde kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi ways to + fiil kalıbını ve reduce sözcüğünü kullanarak tamamlayın: We learned three ____ food waste.
Cevabı göster
ways to reduce
and one is known as the more US version.
0:52ve bir tanesi daha çok Amerikan versiyonu olarak bilinir.
the more UK versions ... the more US version: bölgesel eğilimler
“The more UK versions” ve “the more US version”, telaffuzları daha güçlü biçimde ilişkilendirildikleri bölgeye göre adlandırır: iki telaffuz Birleşik Krallık İngilizcesine, biri ise ABD İngilizcesine daha özgü olarak sunulur. Buradaki more, etiketleri mutlak değil göreceli hâle getirir. Bir telaffuzun yalnızca bir ülkeye ait olduğunu veya başka bir telaffuzun yanlış olduğunu belirten bir kural değil, bölgesel bir eğilim anlatır.
Alıştırma
Şu ifadeyi değerlendirin: “the more UK version”, bu biçimin yalnızca Birleşik Krallık’ta kullanılabileceği anlamına gelir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
And the last one, the one that's known to be a little bit more American, Kalıp ifadeler
1:06Ve sonuncusu, biraz daha Amerikan olarak bilineni,
a little bit more American: karşılaştırmayı yumuşatmak
a little bit more American ifadesinde a little bit, more American karşılaştırmasını yumuşatır. Anlamı “Amerikan İngilizcesinin özelliklerini biraz daha fazla taşıyan”dır; “tamamen Amerikan” demek değildir. Bir şey başka bir şeye göre bir niteliği yalnızca az miktarda daha fazla taşıyorsa ve karşılaştırmanın kesin değil, ölçülü duyulmasını istiyorsan a little bit more + sıfat yapısını kullan.
Alıştırma
Burada öğrendiğin yumuşatılmış karşılaştırma ifadesiyle cümleyi tamamla: This version sounds ____ formal than the other one.
Cevabı göster
a little bit more
that's it for this video: sona gelindiğini belirtmek
That's it for this video, videonun ana içeriğinin bittiğini bildirir. Burada that's it, “sona geldik” anlamındadır; bir nesneyi gösterip “işte o” demek değildir. That's it for + etkinlik, zaman dilimi veya bölüm kalıbı kapanışı açıkça düzenler: That's it for today, That's it for this lesson veya That's it for this section.
Alıştırma
Burada öğrendiğin kapanış kalıbıyla cümleyi tamamla: ____ today's lesson.
Cevabı göster
That's it for
and some of you get really angry sometimes when I make quite short videos,
1:16ve bazen ben çok kısa videolar yaptığımda bazılarınız gerçekten sinirleniyor,
as I always say: sık söylenen kişisel bir sözü tanıtmak
As I always say, konuşanın sık sık tekrarladığını söylediği bir ifadeyi tanıtır. Buradaki as, çünkü ya da …-iken değil, … gibi veya …-dığı üzere anlamındadır. Bu ifade sonraki bilgiyi de düzenler: Dinleyenler devamındaki sözü yeni bir düşünce olarak değil, konuşanın yerleşmiş kişisel sözü, kuralı veya hatırlatması olarak algılar.
Alıştırma
Cümleyi, alışılmış kişisel bir sözü tanıtan ders ifadesiyle tamamlayın: ____, kindness costs nothing.
Cevabı göster
As I always say
I can't actually beep the saying because it's got a bad word in it. Notlar
1:24içinde kötü bir kelime olduğu için bu sözü bipeleyemiyorum maalesef.
beep the saying: konuşmayı bip sesiyle sansürlemek
Medya dilinde beep, konuşulan bir içeriği elektronik bir bip sesiyle kapatıp asıl sesin duyulmamasını sağlamak anlamında fiil olabilir. Beep the saying ifadesinde bu işlem, kötü bir kelime içeren sözün tamamına uygulanır. Sözün tamamı adlandırılır, ancak bip sesi normalde yalnızca içindeki uygunsuz kelimeyi kapatır. Burada bir cihazın sıradan bir uyarı sesi çıkarması kastedilmez.
Alıştırma
Bir düzenleyici, rahatsız edici bir kelimeyi bir sesle değiştiriyor. Bunu en açık biçimde hangi cümle anlatır?
- The editor beeped out the offensive word.
- The editor muted the whole interview.
- The editor corrected the spelling of the offensive word.
Cevabı göster
The editor beeped out the offensive word.
it's got: it has got ifadesinin kısaltması
Bu cümlede it's got, it has got ifadesinin kısaltılmış hâlidir. it zamiri sözü gösterir; has got ise “sahip” veya “içeriyor” anlamına gelir. Yani sözün içinde kötü bir kelime vardır. Buradaki got, has got kalıbının tamamının bir parçasıdır. Geçmişte bir şeyi alma eylemini anlatmaz. Bu kalıp, bir kişinin ya da nesnenin şu anda sahip olduğu veya içerdiği şeyi ya da mevcut bir özelliğini anlatır.
Alıştırma
“The suitcase is old. It's got a broken handle.” cümlesinde it's got ne anlama gelir?
- Bavul kırılmaya başlıyor.
- Bavulun şu anda kırık bir sapı var.
- Bavul geçmişte bir sap edindi.
Cevabı göster
Bavulun şu anda kırık bir sapı var.
keep it short and sweet: kısa ve etkili tutmak
keep it short and sweet ifadesinde konuşan kişi mesajı veya etkinliği kısa, anlaşılır ve hoş hâle getirmek ister. Buradaki sweet tatla ilgili değildir; düzenli ve tatmin edici bir sonuç anlamı katar. Yapı keep + nesne + sıfat öbeği biçimindedir: keep it + short and sweet. it sözcüğünün neyi gösterdiği bağlama göre belirlenir; bir konuşmayı, mesajı, açıklamayı, toplantıyı veya benzer bir şeyi gösterebilir.
Alıştırma
Dinleyicinin yalnızca bir dakikası var. Yanıtı kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: “I'll ____.”
Cevabı göster
keep it short and sweet
straight to the point: ana fikre odaklanmak
Straight to the point, gereksiz bir giriş ya da ayrıntı olmadan ana fikri doğrudan ele almak demektir. Buradaki point, bir nokta ya da yer değil, “ana fikir” anlamındadır. Bu altyazıda ifade, kısa ve doğrudan bir iletişim biçimini anlatır. Ayrıca get straight to the point örneğindeki gibi sıkça bir fiilden sonra gelir.
Alıştırma
Bu dersteki ifadeyle cümleyi tamamlayın: We have only five minutes, so let's get ____.
Cevabı göster
straight to the point
Needless to say: bilgiyi apaçık bir şey olarak sunmak
Needless to say, konuşmacının açık ya da kolayca tahmin edilebilir olarak sunduğu bir bilgiyi, bu bilgiyi hemen ardından söyleyecek olsa bile, tanıtan bir söylem belirtecidir. Genellikle bir cümlenin ya da yan cümlenin başında gelir ve ardından virgül kullanılır. Sonraki bilgiyi beklenen bir hatırlatma veya sonuç olarak çerçeveler; kelimesi kelimesine hiçbir şey söylenmeyeceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu dersteki söylem belirteciyle cümleyi tamamlayın: ____, Leo was delighted when his lost dog came home.
Cevabı göster
Needless to say
there are other words that contain silent S's. Kelime
1:41sessiz S harfi içeren başka kelimeler de var.
contain silent S's: yazım parçalarını contain ile anlatmak
Bu cümlede contain, “yazımın bir parçası olarak bulundurmak” anlamına gelir. Kelime fiziksel bir kap değildir; yazılı biçiminde s harfi vardır ve bu s okunmaz. silent S's, yazılan ancak okunmayan birden fazla s harfini ifade eder. contain; bir kelime veya metindeki harf, çift harf, sayı ya da sembol gibi parçaları ve özellikleri anlatmak için kullanılabilir. Özne tekilse contains, çoğulsa contain kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi contain sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: The word 'island' ____ a silent s.
Cevabı göster
contains
So if you know any other words that contain a silent S, Ton ve niyet
1:44O yüzden sessiz S harfi içeren başka kelimeler biliyorsanız,
if you know..., let me know: koşullu ve dostça bir istek
if yan cümlesi olası bir durumu belirtir: dinleyen kişi başka bir örnek biliyor olabilir. Ardından let me know, bu bilgiyi paylaşmasını ister. Buradaki let me know, kelimesi kelimesine “bilmeme izin ver” değil, “bana söyle” anlamına gelir. İsteği if ifadesinden sonra koymak onu koşula bağlar: yalnızca bir örnek bilen kişiler yanıt vermeye davet edilir. Bu, emir etkisini azaltır ve ifadeyi dostça bir bilgi isteğine dönüştürür.
Alıştırma
Dostça isteği hedef ifadeyle tamamlayın: If you have any questions, ____.
Cevabı göster
let me know
down in the comments: çevrim içi içeriğin altındaki yorum bölümü
Bu cümlede down in the comments, “videonun altındaki yorum bölümünde” anlamına gelir. Down, bu bölümün sayfada genellikle nerede göründüğünü belirtir; birinin fiziksel olarak aşağı doğru hareket etmesini anlatmaz. Bu ifade, izleyicilere nerede yanıt vereceklerini söyler. Yorum bölümü bulunan sitelerde tell, write, share veya let me know gibi fiil ve ifadelerden sonra sıkça kullanılır.
Alıştırma
Bir videonun herkese açık yorum bölümü var. Hangi cümle izleyicilere nerede yanıt vereceklerini doğal biçimde söyler?
- Write your answer in your notebook.
- Share your answer in a private message.
- Share your answer down in the comments.
Cevabı göster
Share your answer down in the comments.
I'm sure other people will be curious to know what those are as well. Kalıp ifadeler
1:48Eminim diğer insanlar da bunların ne olduğunu merak edecektir.
curious to know: merak edip öğrenmek istemek
Curious to know, “merak edip öğrenmek istemek” anlamına gelir. Buradaki curious, insanların bilgiye duyduğu ilgiyi anlatır; bu insanların tuhaf olduğu anlamına gelmez. Ardından genellikle öğrenilmek istenen bilgiyi belirten what, why, how veya who gibi bir soru kelimesi gelir. Örneğin curious to know what happened denebilir.
Alıştırma
Hangi cümle Sam'in kapının neden açık olduğunu öğrenmek istediğini doğal biçimde anlatır?
- Sam is curious to know why the door is open.
- Sam is curious to knowing why the door is open.
- Sam is curious know why the door is open.
Cevabı göster
Sam is curious to know why the door is open.
have a great week: dostça bir kapanış dileği
Have a great week, bir konuşmayı, mesajı, dersi veya videoyu bitirirken kullanılan dostça bir iyi dilektir. Buradaki have, 'sahip olmak' değil, 'yaşamak' veya 'geçirmek' anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen yapı have a great + zaman dilimi veya etkinlik şeklindedir. Son ismi, karşıdaki kişinin birazdan yaşayacağı zamana veya etkinliğe göre seçin.
Alıştırma
Günlerden pazartesi ve birine gelecek haftanın tamamı için iyi dilekte bulunmak istiyorsunuz. Cümleyi tamamlayın: Have a great ____!
Cevabı göster
week
see you next lesson: dostça bir ders kapanışı
See you next lesson, ders sonunda kullanılan dostça bir kapanış sözüdür ve 'şimdilik hoşça kal; bir sonraki derste yeniden seninle olmayı bekliyorum' anlamına gelir. Burada See you yalnızca birini gözlerle görmekten bahsetmez, vedalaşma ifadesi olarak kullanılır. Yüz yüze bir dersi, çevrim içi bir dersi veya ders serisindeki bir sonraki videoyu anlatabilir. Bu kısa ifadede next lesson, beklenen bir sonraki buluşma zamanını belirtir.
Alıştırma
Bir sonraki derste yeniden görüşmeyi beklediğiniz anlamına gelecek şekilde bu ders kapanışını tamamlayın: See you ____!
Cevabı göster
next lesson