İngilizcede 's' Harfi Ne Zaman Okunmaz? / Okunmayan S Harfi İçin Kelimeler ve Kurallar: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
316 kelime 200 kel/dk

Video özeti: Emma, yazımında s bulunduğu hâlde bu sesin söylenmediği İngilizce kelimeler hakkında kısa bir telaffuz dersi veriyor. Eş sesli isle ve aisle sözcüklerini karşılaştırıyor, island kelimesine değiniyor ve Britanya ile Amerikan kullanımlarıyla farklı ölçülerde ilişkilendirilen üç debris telaffuzunu gösterdikten sonra dersi neden kısa ve odaklı tuttuğunu açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. silent S. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Yazımda görünen fakat telaffuz edilmeyen s harfini adlandıran standart terimi öğrenin. Böylece yazılı biçim ile konuşulan İngilizce arasındaki ilişkiyi doğru biçimde anlatabilir ve diğer sessiz harflerle ilgili açıklamaları anlayabilirsiniz. 2. isle. / aisle. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Aynı sesi taşıyan, ancak yazımları ve anlamları farklı olan iki kelimeyi ayırt edin. Bu beceri, dinlerken bağlamdan hangi kelimenin kastedildiğini belirlemenize ve yazarken bu eş seslileri tek bir kelime sanmamanıza yardımcı olur. 3. keep it short and sweet, — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Bir video, sunum, e-posta, açıklama veya toplantının gereksiz içerikle uzatılmadan kısa, açık ve hoş tutulması gerektiğini belirtmek için bu deyimi anlayıp kullanın.

Bu derste

Hi everyone, welcome back to pronunciation with Emma. Kalıp ifadeler

0:03

Herkese merhaba, Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome back to + devam eden bir program veya ders

Welcome back to, aynı programa, derse, kanala veya etkinliğe geri dönen kişileri karşılamak için kullanılır. Buradaki back, fiziksel olarak geriye doğru hareket etmeyi değil, “daha önce burada bulunduktan sonra yeniden gelmeyi” anlatır. Kalıp welcome back to + devam eden programın, dersin veya etkinliğin adı şeklindedir. Bu cümlede Pronunciation with Emma programının yeni bir bölümünü açar.

Alıştırma

İzleyiciler yeni bir bölüm için geri dönüyor. Geri dönen izleyicileri açıkça karşılayan bu dersteki üç kelimelik ifadeyle açılışı tamamlayın: Hi everyone, ____ our weekly science show.

Cevabı göster

welcome back to

Today we're going to have a look at some common words that all have a silent S. Notlar

0:06

Bugün, hepsinde sessiz S harfi bulunan bazı yaygın kelimelere göz atacağız.

Kalıp ifadeler

have a look at + bir nesne

Have a look at, “bir şeye kısaca bakmak veya onu incelemek” anlamına gelir. Bu cümlede konuşmacının açıklamak üzere olduğu kelime grubunu rahat bir şekilde tanıtır. Kalıp have a look at + nesne şeklindedir. Have, bakma eylemini anlatmak için a look ile birlikte çalışır; burada “sahip olmak” anlamına gelmez ve nesneden önce at gerekir.

Alıştırma

“Bir şeye kısaca bakmak” anlamına gelen ve have ile başlayan bu dersteki dört kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before we choose a route, let's ____ the map.

Cevabı göster

have a look at

Kelime

silent S: yazılan ama okunmayan S

Silent S, bir sözcüğün yazımında görülen ama sözcük söylendiğinde duyulmayan s harfidir. Burada silent harfi niteler; sözcüğün tamamının alçak sesle söylenmesi gerektiği anlamına gelmez. İngilizcede yazım ile telaffuz her zaman bir harfi bir sesle eşleştirmez. Silent S içeren bir sözcüğü yazarken s korunur, söylerken ise bu harf için bir ses eklenmez.

Alıştırma

Silent S ne anlama gelir?

  1. Yazımda s vardır, ancak bu s sözcükte ses vermez.
  2. Sözcüğün tamamı çok alçak sesle söylenmelidir.
  3. Yazımda s harfi yoktur.
Cevabı göster

Yazımda s vardır, ancak bu s sözcükte ses vermez.

As there's no particular rule that I want to go through in this video, Notlar

0:10

Bu videoda üzerinde durmak istediğim belirli bir kural olmadığı için,

Dilbilgisi

As there's no particular rule: As ile neden belirtme

Buradaki As, because veya since gibi “çünkü” ya da “-dığı için” anlamındadır. As there's no particular rule yan cümlesi, konuşanın daha sonra yapacağı şeyin nedenini verir ve bu nedeni arka plan bilgisi olarak sunar. Bu kullanımda As sözcüğünden sonra özne ve fiil içeren tam bir yan cümle gelir. İleti önce neden, ardından sonuç veya sonraki eylem gelecek şekilde düzenlenir; As burada “-iken” anlamına gelmez.

Alıştırma

“As the playground is wet, we'll play indoors.” cümlesinde As hangi ilişkiyi gösterir?

  1. İki eylemin aynı anda gerçekleştiğini söyler.
  2. İçeride oynama kararının nedenini verir.
  3. Oyun alanını başka bir yerle karşılaştırır.
Cevabı göster

İçeride oynama kararının nedenini verir.

Öbek fiiller

go through: adım adım incelemek veya açıklamak

Bu cümlede go through, bir kuralı genellikle sırayla ve dikkatlice incelemek ya da açıklamak anlamına gelir. Neyin ele alındığını nesne gösterir; burada bu içerik a particular rule ifadesidir. Go through; rules, steps, questions veya a document gibi nesnelerle kullanıldığında çoğunlukla her bölümü tek tek ele almayı anlatır. Bir yerin bir tarafından diğer tarafına fiziksel olarak geçmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede go through, “bir şeyi adım adım incelemek veya açıklamak” anlamında kullanılmıştır?

  1. The train will go through the tunnel.
  2. Please go into the classroom.
  3. Let's go through the instructions together.
Cevabı göster

Let's go through the instructions together.

I'm just going to talk about some words that have a silent S.

0:12

sadece sessiz S harfine sahip olan birkaç kelimeden bahsedeceğim.

I'm just going to get started with the words. Kalıp ifadeler

0:15

Hemen kelimelere geçmek istiyorum.

Kalıp ifadeler

get started with: belirli bir ögeyle başlamak

Get started with, with sözcüğünden sonra belirtilen şey üzerinde çalışmaya veya o şey hakkında konuşmaya başlamak anlamına gelir. Bu cümlede the words, konuşmacının ilk ele alacağı içeriktir. Kullanışlı yapı, get started with + ilk yapılacak şey biçimindedir: Let's get started with the first question. Buradaki with, bir aracı değil başlangıç ögesini gösterir.

Alıştırma

Bu dersteki üç sözcüklü ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Let's ____ the first question.

Cevabı göster

get started with

It's going to be quite a short video, Dilbilgisi

0:17

Oldukça kısa bir video olacak,

Dilbilgisi

quite a short video: quite a/an + sıfat + tekil isim

quite a short video ifadesinde quite, a short video ad öbeğinin tamamındaki betimlemeyi güçlendirir: video oldukça veya fark edilir derecede kısadır. Yeniden kullanılabilen kalıp quite a/an + sıfat + tekil sayılabilen isim şeklindedir; quite a long day ve quite an unusual idea buna örnektir. Artikel quite sözcüğünden sonra gelir ve sonraki sözcük ünlü sesiyle başlıyorsa a, an olur.

Alıştırma

Cümleyi quite a ile tamamlayın: The interviewer asked ____ difficult question.

Cevabı göster

quite a

so I hope you enjoy it.

0:18

bu yüzden umarım beğenirsiniz.

So the first one I want to talk about is isle. Notlar

0:20

Bahsetmek istediğim ilk kelime isle.

Anlatım akışı

the first one I want to talk about is ...: listedeki ilk maddeyi tanıtmak

The first one I want to talk about is ... söylemi düzenleyen bir geçiş kalıbıdır. Dinleyicilere konuşmacının bir listedeki ilk maddeye başladığını bildirir ve maddenin kendisi is sözcüğünden sonra gelir. One, bağlamda daha önce belirlenmiş bir grubun bir üyesinin yerini tutar; burada sözcüklerden birini temsil eder. Sonraki maddelerde dinleyicilere yol göstermek için first yerine next, second veya last kullanılabilir.

Alıştırma

Bir sunumdaki ilk konuyu açıkça tanıtan cümle hangisidir?

  1. The first one I want to talk about is saving water.
  2. I want one person to talk first about saving water.
  3. I talked about saving water for the first time.
Cevabı göster

The first one I want to talk about is saving water.

Isle.

0:24

Isle.

The second one I want to talk about is aisle.

0:26

Bahsetmek istediğim ikinci kelime aisle.

They pronounce exactly the same despite having different spellings. Dilbilgisi

0:29

Yazılışları farklı olmasına rağmen tamamen aynı şekilde telaffuz ediliyorlar.

Dilbilgisi

despite having different spellings: despite + -ing

Despite, ana sonucu şaşırtıcı gösteren bir durumu belirtir. Burada despite having different spellings, yazılışların farklı olmasına rağmen telaffuzun aynı kaldığı anlamına gelir. Despite bir edattır. despite having örneğinde olduğu gibi, ardından bir isim öbeği veya -ing yapısı gelebilir. Doğrudan özne ve çekimli fiil içeren tam bir cümlecik başlatamaz; bunun yerine although they have veya despite the fact that they have kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi despite + -ing ile tamamla: ____ feeling nervous, Mia gave her speech clearly.

Cevabı göster

Despite

So both of them are the same pronunciation.

0:32

Yani ikisinin de telaffuzu aynı.

They both have a silent S,

0:35

İkisinde de sessiz bir S var,

but they're two completely different words.

0:37

ama ikisi tamamen farklı kelimeler.

Kelime

isle ... aisle: aynı ses, farklı kelimeler

Isle ve aisle eş sesli kelimelerdir: ikisi de /aɪl/ diye telaffuz edilir, ancak yazılışları ve anlamları farklıdır. Isle küçük bir ada; aisle ise koltukların, rafların veya başka nesnelerin sıraları arasındaki geçittir. Yalnızca ses, hangi kelime olduğunu göstermez. Bu yüzden anlamı seçmek için cümlenin bağlamına bak. Yazarken de bu anlama uygun yazılışı kullan.

Alıştırma

Boşluk için doğru yazılışı seç: Please keep the supermarket ___ clear.

  1. aisle
  2. isle
Cevabı göster

aisle

aisle.

0:39

aisle.

The next one is island.

0:41

Bir sonraki ise island.

Island.

0:44

Island.

This word has three possible ways to pronounce it. Dilbilgisi

0:46

Bu kelimenin üç farklı telaffuz şekli var.

Dilbilgisi

three possible ways to pronounce: ways to + fiilin yalın biçimi

“Ways to + fiilin yalın biçimi” bir şeyi yapmanın yöntemlerini veya seçeneklerini anlatır. “three possible ways to pronounce” ifadesinde three sayıyı verir, possible bunların olası seçenekler olduğunu gösterir ve to pronounce yöntemlerin hangi eylemle ilgili olduğunu açıklar. Buradaki to mastar yapısını kurar; bu nedenle ardından pronouncing değil, fiilin yalın biçimi pronounce gelir. Kalıbı farklı sayılar ve fiillerle, örneğin “two ways to solve the problem” şeklinde kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi ways to + fiil kalıbını ve reduce sözcüğünü kullanarak tamamlayın: We learned three ____ food waste.

Cevabı göster

ways to reduce

Two of them are known to be the more UK versions Kültür

0:49

Bunlardan ikisi daha çok İngiliz versiyonu olarak bilinir

and one is known as the more US version.

0:52

ve bir tanesi daha çok Amerikan versiyonu olarak bilinir.

Kültür

the more UK versions ... the more US version: bölgesel eğilimler

“The more UK versions” ve “the more US version”, telaffuzları daha güçlü biçimde ilişkilendirildikleri bölgeye göre adlandırır: iki telaffuz Birleşik Krallık İngilizcesine, biri ise ABD İngilizcesine daha özgü olarak sunulur. Buradaki more, etiketleri mutlak değil göreceli hâle getirir. Bir telaffuzun yalnızca bir ülkeye ait olduğunu veya başka bir telaffuzun yanlış olduğunu belirten bir kural değil, bölgesel bir eğilim anlatır.

Alıştırma

Şu ifadeyi değerlendirin: “the more UK version”, bu biçimin yalnızca Birleşik Krallık’ta kullanılabileceği anlamına gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

I'm just going to talk about all three for you.

0:55

Sizler için bu üçünden de bahsedeceğim.

So the first one we have is debris.

0:57

Elimizdeki ilk kelime debris.

debris

1:01

debris

The second, debris.

1:02

İkincisi, debris.

debris.

1:05

debris.

And the last one, the one that's known to be a little bit more American, Kalıp ifadeler

1:06

Ve sonuncusu, biraz daha Amerikan olarak bilineni,

Kalıp ifadeler

a little bit more American: karşılaştırmayı yumuşatmak

a little bit more American ifadesinde a little bit, more American karşılaştırmasını yumuşatır. Anlamı “Amerikan İngilizcesinin özelliklerini biraz daha fazla taşıyan”dır; “tamamen Amerikan” demek değildir. Bir şey başka bir şeye göre bir niteliği yalnızca az miktarda daha fazla taşıyorsa ve karşılaştırmanın kesin değil, ölçülü duyulmasını istiyorsan a little bit more + sıfat yapısını kullan.

Alıştırma

Burada öğrendiğin yumuşatılmış karşılaştırma ifadesiyle cümleyi tamamla: This version sounds ____ formal than the other one.

Cevabı göster

a little bit more

debris.

1:10

debris.

Debris.

1:12

Debris.

So that's it for this video. Anlatım akışı

1:13

Bu videoluk da bu kadar.

Anlatım akışı

that's it for this video: sona gelindiğini belirtmek

That's it for this video, videonun ana içeriğinin bittiğini bildirir. Burada that's it, “sona geldik” anlamındadır; bir nesneyi gösterip “işte o” demek değildir. That's it for + etkinlik, zaman dilimi veya bölüm kalıbı kapanışı açıkça düzenler: That's it for today, That's it for this lesson veya That's it for this section.

Alıştırma

Burada öğrendiğin kapanış kalıbıyla cümleyi tamamla: ____ today's lesson.

Cevabı göster

That's it for

I know it's a really short one

1:15

Biliyorum gerçekten kısa bir video

and some of you get really angry sometimes when I make quite short videos,

1:16

ve bazen ben çok kısa videolar yaptığımda bazılarınız gerçekten sinirleniyor,

but as I always say, Anlatım akışı

1:20

ama her zaman söylediğim gibi,

Anlatım akışı

as I always say: sık söylenen kişisel bir sözü tanıtmak

As I always say, konuşanın sık sık tekrarladığını söylediği bir ifadeyi tanıtır. Buradaki as, çünkü ya da …-iken değil, … gibi veya …-dığı üzere anlamındadır. Bu ifade sonraki bilgiyi de düzenler: Dinleyenler devamındaki sözü yeni bir düşünce olarak değil, konuşanın yerleşmiş kişisel sözü, kuralı veya hatırlatması olarak algılar.

Alıştırma

Cümleyi, alışılmış kişisel bir sözü tanıtan ders ifadesiyle tamamlayın: ____, kindness costs nothing.

Cevabı göster

As I always say

I can't actually beep the saying because it's got a bad word in it. Notlar

1:24

içinde kötü bir kelime olduğu için bu sözü bipeleyemiyorum maalesef.

Kelime

beep the saying: konuşmayı bip sesiyle sansürlemek

Medya dilinde beep, konuşulan bir içeriği elektronik bir bip sesiyle kapatıp asıl sesin duyulmamasını sağlamak anlamında fiil olabilir. Beep the saying ifadesinde bu işlem, kötü bir kelime içeren sözün tamamına uygulanır. Sözün tamamı adlandırılır, ancak bip sesi normalde yalnızca içindeki uygunsuz kelimeyi kapatır. Burada bir cihazın sıradan bir uyarı sesi çıkarması kastedilmez.

Alıştırma

Bir düzenleyici, rahatsız edici bir kelimeyi bir sesle değiştiriyor. Bunu en açık biçimde hangi cümle anlatır?

  1. The editor beeped out the offensive word.
  2. The editor muted the whole interview.
  3. The editor corrected the spelling of the offensive word.
Cevabı göster

The editor beeped out the offensive word.

Dilbilgisi

it's got: it has got ifadesinin kısaltması

Bu cümlede it's got, it has got ifadesinin kısaltılmış hâlidir. it zamiri sözü gösterir; has got ise “sahip” veya “içeriyor” anlamına gelir. Yani sözün içinde kötü bir kelime vardır. Buradaki got, has got kalıbının tamamının bir parçasıdır. Geçmişte bir şeyi alma eylemini anlatmaz. Bu kalıp, bir kişinin ya da nesnenin şu anda sahip olduğu veya içerdiği şeyi ya da mevcut bir özelliğini anlatır.

Alıştırma

“The suitcase is old. It's got a broken handle.” cümlesinde it's got ne anlama gelir?

  1. Bavul kırılmaya başlıyor.
  2. Bavulun şu anda kırık bir sapı var.
  3. Bavul geçmişte bir sap edindi.
Cevabı göster

Bavulun şu anda kırık bir sapı var.

But I always normally say,

1:28

Ama normalde her zaman şöyle derim,

"If you have to force a fart,

1:30

"Eğer bir osuruğu zorlaman gerekiyorsa,

then it's probably..."

1:32

o zaman muhtemelen..."

So I don't want to do that in this video.

1:36

O yüzden bu videoda bunu yapmak istemiyorum.

I'd rather keep it short and sweet, Deyimler

1:37

Bunun yerine kısa ve öz tutmayı,

Deyimler

keep it short and sweet: kısa ve etkili tutmak

keep it short and sweet ifadesinde konuşan kişi mesajı veya etkinliği kısa, anlaşılır ve hoş hâle getirmek ister. Buradaki sweet tatla ilgili değildir; düzenli ve tatmin edici bir sonuç anlamı katar. Yapı keep + nesne + sıfat öbeği biçimindedir: keep it + short and sweet. it sözcüğünün neyi gösterdiği bağlama göre belirlenir; bir konuşmayı, mesajı, açıklamayı, toplantıyı veya benzer bir şeyi gösterebilir.

Alıştırma

Dinleyicinin yalnızca bir dakikası var. Yanıtı kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: “I'll ____.”

Cevabı göster

keep it short and sweet

straight to the point. Deyimler

1:39

doğrudan sadede gelmeyi tercih ederim.

Deyimler

straight to the point: ana fikre odaklanmak

Straight to the point, gereksiz bir giriş ya da ayrıntı olmadan ana fikri doğrudan ele almak demektir. Buradaki point, bir nokta ya da yer değil, “ana fikir” anlamındadır. Bu altyazıda ifade, kısa ve doğrudan bir iletişim biçimini anlatır. Ayrıca get straight to the point örneğindeki gibi sıkça bir fiilden sonra gelir.

Alıştırma

Bu dersteki ifadeyle cümleyi tamamlayın: We have only five minutes, so let's get ____.

Cevabı göster

straight to the point

Needless to say, Anlatım akışı

1:40

Söylemeye gerek yok,

Anlatım akışı

Needless to say: bilgiyi apaçık bir şey olarak sunmak

Needless to say, konuşmacının açık ya da kolayca tahmin edilebilir olarak sunduğu bir bilgiyi, bu bilgiyi hemen ardından söyleyecek olsa bile, tanıtan bir söylem belirtecidir. Genellikle bir cümlenin ya da yan cümlenin başında gelir ve ardından virgül kullanılır. Sonraki bilgiyi beklenen bir hatırlatma veya sonuç olarak çerçeveler; kelimesi kelimesine hiçbir şey söylenmeyeceği anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu dersteki söylem belirteciyle cümleyi tamamlayın: ____, Leo was delighted when his lost dog came home.

Cevabı göster

Needless to say

there are other words that contain silent S's. Kelime

1:41

sessiz S harfi içeren başka kelimeler de var.

Kelime

contain silent S's: yazım parçalarını contain ile anlatmak

Bu cümlede contain, “yazımın bir parçası olarak bulundurmak” anlamına gelir. Kelime fiziksel bir kap değildir; yazılı biçiminde s harfi vardır ve bu s okunmaz. silent S's, yazılan ancak okunmayan birden fazla s harfini ifade eder. contain; bir kelime veya metindeki harf, çift harf, sayı ya da sembol gibi parçaları ve özellikleri anlatmak için kullanılabilir. Özne tekilse contains, çoğulsa contain kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi contain sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: The word 'island' ____ a silent s.

Cevabı göster

contains

So if you know any other words that contain a silent S, Ton ve niyet

1:44

O yüzden sessiz S harfi içeren başka kelimeler biliyorsanız,

let me know down in the comments. Kalıp ifadeler

1:47

aşağıda yorumlarda bana bildirin.

Ton ve niyet

if you know..., let me know: koşullu ve dostça bir istek

if yan cümlesi olası bir durumu belirtir: dinleyen kişi başka bir örnek biliyor olabilir. Ardından let me know, bu bilgiyi paylaşmasını ister. Buradaki let me know, kelimesi kelimesine “bilmeme izin ver” değil, “bana söyle” anlamına gelir. İsteği if ifadesinden sonra koymak onu koşula bağlar: yalnızca bir örnek bilen kişiler yanıt vermeye davet edilir. Bu, emir etkisini azaltır ve ifadeyi dostça bir bilgi isteğine dönüştürür.

Alıştırma

Dostça isteği hedef ifadeyle tamamlayın: If you have any questions, ____.

Cevabı göster

let me know

Kalıp ifadeler

down in the comments: çevrim içi içeriğin altındaki yorum bölümü

Bu cümlede down in the comments, “videonun altındaki yorum bölümünde” anlamına gelir. Down, bu bölümün sayfada genellikle nerede göründüğünü belirtir; birinin fiziksel olarak aşağı doğru hareket etmesini anlatmaz. Bu ifade, izleyicilere nerede yanıt vereceklerini söyler. Yorum bölümü bulunan sitelerde tell, write, share veya let me know gibi fiil ve ifadelerden sonra sıkça kullanılır.

Alıştırma

Bir videonun herkese açık yorum bölümü var. Hangi cümle izleyicilere nerede yanıt vereceklerini doğal biçimde söyler?

  1. Write your answer in your notebook.
  2. Share your answer in a private message.
  3. Share your answer down in the comments.
Cevabı göster

Share your answer down in the comments.

I'm sure other people will be curious to know what those are as well. Kalıp ifadeler

1:48

Eminim diğer insanlar da bunların ne olduğunu merak edecektir.

Kalıp ifadeler

curious to know: merak edip öğrenmek istemek

Curious to know, “merak edip öğrenmek istemek” anlamına gelir. Buradaki curious, insanların bilgiye duyduğu ilgiyi anlatır; bu insanların tuhaf olduğu anlamına gelmez. Ardından genellikle öğrenilmek istenen bilgiyi belirten what, why, how veya who gibi bir soru kelimesi gelir. Örneğin curious to know what happened denebilir.

Alıştırma

Hangi cümle Sam'in kapının neden açık olduğunu öğrenmek istediğini doğal biçimde anlatır?

  1. Sam is curious to know why the door is open.
  2. Sam is curious to knowing why the door is open.
  3. Sam is curious know why the door is open.
Cevabı göster

Sam is curious to know why the door is open.

So I hope you have a great week Kalıp ifadeler

1:52

Harika bir hafta geçirmenizi diliyorum

Kalıp ifadeler

have a great week: dostça bir kapanış dileği

Have a great week, bir konuşmayı, mesajı, dersi veya videoyu bitirirken kullanılan dostça bir iyi dilektir. Buradaki have, 'sahip olmak' değil, 'yaşamak' veya 'geçirmek' anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen yapı have a great + zaman dilimi veya etkinlik şeklindedir. Son ismi, karşıdaki kişinin birazdan yaşayacağı zamana veya etkinliğe göre seçin.

Alıştırma

Günlerden pazartesi ve birine gelecek haftanın tamamı için iyi dilekte bulunmak istiyorsunuz. Cümleyi tamamlayın: Have a great ____!

Cevabı göster

week

and I will see you next lesson. Kalıp ifadeler

1:53

ve bir sonraki derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

see you next lesson: dostça bir ders kapanışı

See you next lesson, ders sonunda kullanılan dostça bir kapanış sözüdür ve 'şimdilik hoşça kal; bir sonraki derste yeniden seninle olmayı bekliyorum' anlamına gelir. Burada See you yalnızca birini gözlerle görmekten bahsetmez, vedalaşma ifadesi olarak kullanılır. Yüz yüze bir dersi, çevrim içi bir dersi veya ders serisindeki bir sonraki videoyu anlatabilir. Bu kısa ifadede next lesson, beklenen bir sonraki buluşma zamanını belirtir.

Alıştırma

Bir sonraki derste yeniden görüşmeyi beklediğiniz anlamına gelecek şekilde bu ders kapanışını tamamlayın: See you ____!

Cevabı göster

next lesson

Bye-bye.

1:55

Hoşça kalın.