24 Saat İçinde Vücudunuz: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
1.033 kelime 206 kel/dk

Video özeti: Uyanmadan uykuya uzanan video; çalışma, sindirim, egzersiz ve çekimi hormon, enerji ve beynin günlük ritimleriyle ilişkilendiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. thanks to - Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: bu neden belirtecinin uyku ataleti gibi istenmeyen bir sonucu da sunabildiğini fark edin. 2. catch someone's eye - Deyimler ve mecazlı ifadeler: ifadenin dikkat çekmek veya göz göze gelmek olduğunu anlayın ve iki kişi birbirini fark ettiğinde kullanın. 3. it's during REM that - Dil bilgisi ve cümle kalıpları: bölünmüş cümlenin zamanı nasıl odakladığını görün ve en yoğun anı vurgulamak için aynı kalıbı kullanın.

Bu derste

Good morning body,

0:00

Günaydın, bedenim,

time for another day.

0:01

yeni bir güne başlama vakti.

Your alarm goes off, Öbek fiiller

0:02

Alarmın çalar,

Öbek fiiller

Alarm için kullanılan goes off

Bu cümlede goes off, “alarm sesi çıkarmaya başlar” anlamına gelir. Alarm öznedir ve go off ifadesinden sonra nesne gelmez; dolayısıyla bu kullanım geçişsizdir. Go off ifadesini aniden ses çıkarmaya başlayan alarmlar, zamanlayıcılar ve benzer cihazlar için bu şekilde kullanabilirsin. Go ve off sözcüklerini ayrı ayrı yorumlamak yerine öbek fiili tek bir anlam birimi olarak düşün.

Alıştırma

Cümleyi “çalmaya başlar” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamla: My alarm ____ at 6:30 every morning.

Cevabı göster

goes off

you hit this snooze button and lay there for a few minutes

0:03

erteleme düğmesine basıp birkaç dakika daha uzanırsın

between the land of wake and sleep known as the hypnopompic state. Kelime

0:06

uyku ile uyanıklık arasındaki, hipnopompik durum olarak bilinen sınırda.

Kelime

hypnopompic state: uykudan uyanma

Hypnopompic state, uykudan uyanıklığa geçiş dönemidir. Burada, uyanmaya başladıktan hemen sonra ancak tamamen ayık hissetmeden önceki bulanık dönemi adlandırır. Hypnopompic, state sözcüğünü niteler. Uyku bilimi ve ilgili tartışmalarda kullanılan teknik bir terimdir.

Alıştırma

Bu İngilizce cümleyi hangi terim doğru şekilde tamamlar? “Maya saw brief dreamlike images as she was waking up, during the ___.”

  1. deep sleep
  2. hypnagogic state
  3. hypnopompic state
Cevabı göster

hypnopompic state

When you do finally get up, Dilbilgisi

0:10

Sonunda kalktığında,

Dilbilgisi

do finally get up ifadesinde vurgulu do

Bu olumlu yan cümlede do, vurgu bildiren bir yardımcı fiildir. Özellikle tekrar tekrar gecikildikten sonra kalkma eyleminin gerçekten gerçekleştiğini vurgular. Finally ise uzun bir bekleyişten sonra sonuca ulaşma hissini daha da güçlendirir. Kalıp do/does/did + fiilin yalın hâlidir. Burada get, do sözcüğünden sonra geldiği için yalın hâlde kalır; bu do bir soru veya olumsuzluk oluşturmaz.

Alıştırma

Cümleyi vurgu bildiren geçmiş zaman yardımcı fiili ve finish fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: Despite everyone's doubts, I ____ the report before the deadline.

Cevabı göster

did finish

you're groggy and disoriented thanks to sleep inertia. Notlar

0:11

uyku ataleti yüzünden sersemlemiş ve yönünü şaşırmış olursun.

Kalıp ifadeler

Neden bildiren thanks to ifadesi

Thanks to, bir sonucun nedenini belirtir. Burada uyku ataleti sersemlik ve yön kaybı gibi rahatsız edici bir duruma yol açar; dolayısıyla ifade gerçek anlamda minnettarlık bildirmez. Yaygın kalıp thanks to + isim öbeği veya zamirdir; örneğin thanks to your help ya da thanks to them. Olumlu veya olumsuz yorum, sonuçtan ve konuşanın tonundan anlaşılır.

Alıştırma

'The roads are flooded thanks to last night's storm,' cümlesinde thanks to ne işlev görür?

  1. Sele neden olduğu için fırtınaya içtenlikle teşekkür eder.
  2. Selin amacını belirtir.
  3. Nedeni belirtir ve ironik ya da suçlayıcı bir ton taşıyabilir.
Cevabı göster

Nedeni belirtir ve ironik ya da suçlayıcı bir ton taşıyabilir.

Kelime

sleep inertia: uyandıktan sonraki sersemlik

Sleep inertia, uyandıktan hemen sonra yaşanan geçici sersemlik, yavaş düşünme ve yönünü şaşırma dönemidir. Bu cümlede kişinin neden sersemlemiş ve yönünü şaşırmış hissettiğini açıklar. Burada inertia mecazidir: kişi uyandıktan sonra da uyku hâli beyni etkilemeye devam ediyor gibidir. Bu terim bir kişilik özelliğini veya yalnızca kötü ruh hâlini değil, kısa bir geçiş durumunu anlatır.

Alıştırma

Hangi durum en iyi sleep inertia olarak tanımlanır?

  1. Biri bütün gece uyanık kaldıktan sonra uykulu hissetmeye başlar.
  2. Biri kısa bir uykudan uyanır ve net düşünebilmek için birkaç dakikaya ihtiyaç duyar.
  3. Biri önemli bir sınavdan önce gergin hisseder.
Cevabı göster

Biri kısa bir uykudan uyanır ve net düşünebilmek için birkaç dakikaya ihtiyaç duyar.

Most of it's shed in 10 minutes,

0:14

Bunun büyük kısmı 10 dakika içinde geçer,

but can sometimes linger for a few hours.

0:16

ama bazen birkaç saat sürebilir.

During this time,

0:18

Bu süre boyunca

your body temperature is still low,

0:19

vücut sıcaklığın hâlâ düşüktür,

but your blood pressure is sharply rising.

0:20

ama kan basıncın hızla yükselir.

There's a 50% increase in the stress hormone cortisol pumping through your bloodstream

0:22

Kan dolaşımındaki stres hormonu kortizol yüzde 50 artar

in preparation for the stresses of your day. Kalıp ifadeler

0:27

ve seni günün stresine hazırlar.

Kalıp ifadeler

in preparation for + isim öbeği

In preparation for, gerçekleşmesi beklenen bir şeye “hazırlanmanın bir parçası olarak” anlamına gelir. Ardından bir isim veya isim öbeği gelir: in preparation for + olay, görev veya durum. Burada kortizol artışı, vücudun gün içinde beklenen streslere verdiği önceden hazırlanma tepkisi olarak sunulur. Bu ifade, tamamlanmış bir sonucu değil, hazırlanılan gelecekteki şeyi gösterir.

Alıştırma

“Hazırlanmanın bir parçası olarak” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The team held extra drills ____ the championship match.

Cevabı göster

in preparation for

Time for a shower.

0:29

Duş vakti.

It's also the best time to shave

0:30

Aynı zamanda tıraş olmak için de en iyi zamandır,

as clot-forming platelets are most abundant right now,

0:31

çünkü pıhtı oluşturan trombositler şu anda en yüksek seviyededir;

making your blood more sticky, Dilbilgisi

0:34

bu da kanını daha yapışkan hâle getirir

meaning less bleeding from cuts.

0:36

ve kesiklerin daha az kanaması anlamına gelir.

Dilbilgisi

making ... meaning: sonuç zinciri

'making your blood more sticky', sonuç bildiren bir -ing öbeğidir. Yeni bir ana eylem başlatmaz; trombositlerin özellikle bol olmasının ilk sonucunu, yani kanın daha yapışkan hâle gelmesini açıklar. 'meaning less bleeding from cuts' ikinci bir sonuç ekler. Burada meaning, 'which means' ifadesine yakındır ve ikinci sonuç birinciden doğar: daha yapışkan kan, daha az kanamaya yol açar. making ..., meaning ... zinciri, açıklayıcı metinlerde bağlantılı iki sonucu tek cümlede yoğunlaştırmayı sağlar.

Alıştırma

Örnekte birbirine bağlanan -ing öbeklerini hangi açıklama doğru tanımlar?

  1. making ve meaning cümlenin iki ana fiilidir.
  2. making ilk sonucu, meaning ise ondan doğan sonraki sonucu verir.
  3. Her iki -ing öbeği de kanın gerçekleştirdiği eylemleri anlatır.
Cevabı göster

making ilk sonucu, meaning ise ondan doğan sonraki sonucu verir.

But it's also the time of day when heart attacks most often occur.

0:38

Ama aynı zamanda kalp krizlerinin gün içinde en sık meydana geldiği zamandır.

7:30 a.m. swings around Deyimler

0:41

Saat 07.30 olur

Deyimler

swings around: bir zamanın gelip çatması

Bir saat 'swings around' olduğunda, zaman çizelgesi ilerlerken o saat gelip çatar. Burada sabah 7.30, sanki görüş alanına giriyormuş gibi anlatılır; hiçbir şey gerçek anlamda sallanmaz veya dönmez. Bu canlı kişileştirme, anlatıdaki bir sonraki zaman noktasını işaretler. Yeniden kullanılabilen yapı '[zaman veya olay] + swings around' biçimindedir ve o zamanın ya da olayın gelip çattığını belirtir.

Alıştırma

Bu zaman akışında '7:30 a.m. swings around' ne anlama gelir?

  1. Biri sabah 7.30'da arkasını döner.
  2. Saat sabah 7.30 olur.
  3. Bir saat sabah 7.30'da gerçekten sallanır.
Cevabı göster

Saat sabah 7.30 olur.

and it's time for coffee and breakfast.

0:43

ve kahveyle kahvaltı vakti gelir.

Enjoy the smell before sipping, though. Ton ve niyet

0:45

Ama bir yudum almadan önce kokunun tadını çıkar.

Ton ve niyet

Cümle sonundaki though

Burada though, tamamlanmış bir ifadenin sonunda yer alır ve sonradan eklenmiş gibi hafif bir karşıtlık katar. Kokunun tadını çıkarma önerisi, hemen yudumlamaya başlama isteğine yumuşak bir çekince getirir. Buradaki though, ardından gelen bir yan cümleyi başlatmaz. Dinleyici karşıtlığı önceki bağlamdan çıkarır; dolayısıyla yeniden kullanılabilecek kalıp, tamamlanmış bir ifadenin ardından though getirilmesidir.

Alıştırma

Bu gündelik ek düşünceyi doğal biçimde tamamlayan kelimeyi seçin: I like the design. It's too expensive, ____.

  1. although
  2. though
  3. but
Cevabı göster

though

75% of how we enjoy flavor is not through the tongue, Dilbilgisi

0:46

Lezzetten aldığımız keyfin yüzde 75'i dilimizden değil,

but through smell.

0:50

koku alma duyumuzdan gelir.

Dilbilgisi

not through X, but through Y yapısı

not through X, but through Y paralel yapısı, kanal olarak X’i reddeder ve doğru kanalın Y olduğunu belirtir. through sözcüğünün tekrarlanması iki seçeneği dilbilgisel olarak paralel tutar. Bu cümlede dil reddedilen kanal, koku ise vurgulanan kanaldır. But, eşit değerde başka bir kanal eklemez; ilk açıklamanın yerine geçen düzeltmeyi getirir.

Alıştırma

through sözcüğünü tekrarlayarak cümleyi not X, but Y düzeltme kalıbıyla tamamlayın: The signal came ____ the wall, ____ the open window.

Cevabı göster

not through · but through

The vapors pass through your mouth

0:51

Buhar ağzından geçer,

around the soft palate into the nasal cavity

0:52

yumuşak damağın çevresinden geçerek burun boşluğuna ulaşır

and to the olfactory bulb.

0:54

ve koku soğancığına gider.

Mmm, that's good.

0:56

Mmm, çok güzel.

Settling in at work Öbek fiiller

0:57

İşinin başına geçtiğinde,

Öbek fiiller

Settling in: yerleşip rahatlamak ve hazırlanmak

Settling in at work başlığında Settling in, iş yerine ulaştıktan sonra rahatlama, düzenini kurma ve işe hazır hâle gelme sürecini adlandırır. -ing biçimi, bu eylemi bir aşama ya da zaman dilimi olarak sunar. To settle in yalnızca varmak ya da oturmak demek değildir; kişinin kendini rahat hissedip normal şekilde işlev görmeye başlamasını sağlayan kademeli uyumu da içerir. Aynı phrasal verb eve, okula, işe veya başka bir yeni ortama alışmayı anlatabilir.

Alıştırma

Yeni bir ortamda rahatlayıp alışmak anlamına gelen phrasal verb ile cümleyi tamamlayın: It took me a few days to ____ at the new office.

Cevabı göster

settle in

and Your mental activity is actually at a peak in late morning.

0:58

zihinsel etkinliğin aslında sabahın ilerleyen saatlerinde zirveye ulaşır.

Most of us are sharpest 2 and a half to 4 hours after waking, Kelime

1:01

Çoğumuz uyandıktan 2,5 ila 4 saat sonra zihnen en keskin hâlimizde oluruz,

Kelime

sharpest: zihinsel uyanıklığın zirvesi

Burada sharp, uyanık, odaklanmış ve anlama ya da tepki verme konusunda hızlı bir zihni tanımlar. Sharpest en üstünlük derecesidir; dolayısıyla cümle, çoğu kişinin zihinsel netliğinin en yüksek olduğu zaman dilimini belirtir. Kelime burada mecazidir; keskin bir kenarı veya sert bir konuşma tonunu anlatmaz. Bu zihinsel anlam, stay sharp veya feel sharp örneklerinde olduğu gibi iş ve eğitim bağlamlarında doğal biçimde kullanılır.

Alıştırma

Örnekte sharpest ne anlama geliyor?

  1. En ince kesici kenara sahip olmak
  2. En sert tonla konuşmak
  3. Zihinsel olarak en uyanık ve düşünmede en hızlı olmak
Cevabı göster

Zihinsel olarak en uyanık ve düşünmede en hızlı olmak

but your memory is impacted as the day moves on. Kalıp ifadeler

1:05

ama gün ilerledikçe hafızan bundan etkilenir.

Kalıp ifadeler

as the day moves on: gün ilerledikçe

Bu cümlede as the day moves on, “gün ilerledikçe yavaş yavaş” anlamına gelir. Yan cümle, değişen bir zaman çerçevesi kurar: saatler geçtikçe hafıza üzerindeki etki de gelişir. Buradaki moves on, günün zaman içinde ilerlemesini anlatır. Günün fiziksel olarak hareket ettiği anlamına gelmez ve move on from something ifadesindeki bir şeyi geride bırakıp devam etme anlamını da taşımaz.

Alıştırma

Cümleyi “gün ilerledikçe yavaş yavaş” anlamındaki dört sözcüklük tam zaman ifadesiyle tamamlayın: My energy tends to fall ____.

Cevabı göster

as the day moves on

In the morning,

1:08

Sabahları

we forget an average of 5 facts,

1:08

ortalama 5 bilgiyi unuturuz,

but by afternoon,

1:10

öğleden sonraysa

we forget around 14.

1:11

yaklaşık 14 bilgiyi unuturuz.

Not if you're a young adult, though. Ton ve niyet

1:13

Ancak genç bir yetişkinsen durum böyle değildir.

Ton ve niyet

Not if ..., though: eksiltili biçimde istisna belirtme

Not if you're a young adult, eksiltili bir düzeltmedir. Kişi genç bir yetişkin olduğunda daha önce belirtilen sonucun geçerli olmadığını anlatır; fikrin geri kalanı, dinleyici önceki cümleden tamamlayabildiği için söylenmez. Cümle sonundaki though, ödünleyici ve yumuşatıcı bir ton ekler. Konuşan kişi önceki genellemeye hâlâ karşı çıkmakta veya onu sınırlamaktadır, ancak though düzeltmenin daha az sert duyulmasını sağlar.

Alıştırma

Yanıtı, istisna getiren iki sözcüklük başlangıçla tamamlayın: “Everyone needs a ticket.” “____ you're under twelve, though.”

Cevabı göster

Not if

In fact, the reverse is true Kalıp ifadeler

1:14

Hatta tam tersi geçerlidir;

Kalıp ifadeler

the reverse is true: tam tersi doğrudur

Bu cümlede the reverse is true, gerçek örüntünün hemen önce belirtilen düşüncenin tam tersi olduğunu anlatır. Önceki beklentiyi basit bir no ifadesinden daha kesin biçimde çürütür. Buradaki reverse, genel eğilimin yönünün tersine dönmesini ifade eder: gençlerin günün ilerleyen saatlerinde zihinsel olarak daha az uyanık olması yerine daha uyanık hâle gelmesi söz konusudur. Kanıtlar karşıt örüntüyü desteklediğinde bu ifade iddialar, karşılaştırmalar, tahminler veya eğilimler için kullanılabilir.

Alıştırma

Gerçek durumun önceki iddianın tam tersi olduğu anlamına gelen kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: Many people assume that online classes have lower attendance. In fact, ____.

Cevabı göster

the reverse is true

with young people becoming more mentally alive in the afternoon and evening. Dilbilgisi

1:16

gençler öğleden sonra ve akşam zihinsel olarak daha canlı hâle gelir.

Dilbilgisi

with young people becoming more mentally alive yapısı

Kalıp with + isim öbeği + şimdiki zaman ortacıdır: with young people becoming more mentally alive. Önceki ifadenin pratikte nasıl gerçekleştiğini gösteren ek bir durum sunar. Young people, becoming fiilinin anlamca öznesidir; becoming ise cümlenin ana fiili değildir. Burada yapı, tersine dönen eğilime kanıt sağlar: zihinsel uyanıklığın artışı öğleden sonra ve akşam gerçekleşir. Bu kısa yapı, tamamlanmış bir ana cümleye eş zamanlı bir gelişme, eşlik eden bir durum veya açıklayıcı bir ayrıntı ekleyebilir.

Alıştırma

dark clouds ve spread kullanarak cümleyi with + isim öbeği + -ing yapısıyla tamamlayın: The storm moved closer, ____ across the sky.

Cevabı göster

with dark clouds spreading

But at night,

1:20

Ama geceleri

our biological clock seems to turn off proteins involved in forming long-term memories,

1:21

biyolojik saatimiz, uzun süreli anıların oluşumunda rol oynayan proteinleri devre dışı bırakıyor gibidir.

which is why it's best not to cram for a test all night. Notlar

1:25

Bu yüzden bir sınava hazırlanmak için bütün gece ezber yapmak iyi bir fikir değildir.

Dilbilgisi

which is why ile önceki fikre gönderme yapıp sonuç belirtme

Buradaki which, yalnızca hemen önündeki memories sözcüğüne değil, biyolojik saatin uzun süreli anıların oluşumu için gerekli proteinleri devre dışı bırakabileceği şeklindeki önceki düşüncenin tamamına gönderme yapar. [İfade], which is why [sonuç veya çıkarım] kalıbı, daha önce belirtilmiş bir olguyu ya da nedeni onun sonucuna bağlar. Bu cümlede sonuç, sınav için bütün gece yoğun biçimde çalışmama tavsiyesidir.

Alıştırma

İlk yan cümlenin tamamına gönderme yapıp sonucunu tanıtan, bu dersteki üç sözcüklü bağlantı ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The roads were icy, ____ the school opened two hours late.

Cevabı göster

which is why

Kalıp ifadeler

cram for a test: son dakikada yoğun çalışma

Burada cram for a test, sınavdan kısa süre önce yoğun ve kısa bir dönemde büyük miktarda bilgi öğrenmeye çalışmak anlamına gelir. İfade çoğu zaman öğrencinin geç başladığını ve baskı altında olduğunu düşündürür. Cram for + test veya exam yapısında for, hazırlanılan sınavı belirtir. Ders çalışma anlamı, cram sözcüğünün çok fazla insanı veya nesneyi küçük bir alana zorla sıkıştırma şeklindeki fiziksel anlamından farklıdır.

Alıştırma

Maya bütün ay ders çalışmadı ve sınavı yarın. Hangi cümle onun son dakikada yoğun biçimde çalışacağını özellikle belirtir?

  1. She is going to review notes she already understands.
  2. She is going to cram for the exam tonight.
  3. She is going to study for the exam throughout the semester.
Cevabı göster

She is going to cram for the exam tonight.

It's noon

1:29

Öğle olur

and it's time for lunch.

1:29

ve yemek vakti gelir.

Your stomach is able to expand as much as 2 and a half pints Dilbilgisi

1:31

Miden 2,5 pint kadar genişleyebilir

Dilbilgisi

as much as + azami miktar

Bu cümlede as much as, şaşırtıcı derecede yüksek olası bir miktarı belirtir: mide iki buçuk pintlik kapasiteye kadar genişleyebilir. İfade ölçüm değerini niteler ve üst sınırı vurgular. Aktarılabilir kalıp as much as + miktar şeklindedir. Genellikle yüksek bir sınır veya tahmin verir; bu nedenle her durumun o değere ulaştığı anlamına gelmez. Burada ikinci bir şeyle karşılaştırma yapılmadığı için eşitlik bildiren as much ... as ... kalıbı değildir.

Alıştırma

500 dollars tutarını şaşırtıcı derecede yüksek olası bir maliyet olarak sunan bu dersteki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The repair could cost ____ 500 dollars.

Cevabı göster

as much as

to receive a meal.

1:33

ve böylece bir öğünü içine alabilir.

Here it stays for a few hours

1:35

Yiyecekler burada birkaç saat kalır,

before it's sent to your small intestine.

1:36

ardından ince bağırsağına gönderilir.

We digest meals without even thinking about it.

1:38

Yemekleri hiç düşünmeden sindiririz.

In fact,

1:40

Aslında

there's a brain of sorts in your belly called the enteric nervous system, Kalıp ifadeler

1:41

karnında enterik sinir sistemi denen, bir tür beyin vardır;

Kalıp ifadeler

a ... of sorts: yalnızca yaklaşık olarak uyan bir adlandırma

Of sorts bir isimden sonra gelir ve söz konusu şeyin o ismin sıra dışı, sınırlı veya kusurlu bir örneği olduğunu belirtir. Bu nedenle a brain of sorts, enterik sinir sistemini geniş anlamda beyin denebilecek bir şey olarak sunar; baştaki beynin tamamen aynısı olan gerçek bir ikinci beyin olduğunu söylemez. Bu ifade bir yumuşatıcıdır: konuşmacının yararlı bir ad kullanmasına izin verirken bu adın yalnızca yaklaşık olarak uyduğunu gösterir. Aktarılabilir kalıp a/an + isim + of sorts şeklindedir.

Alıştırma

Kusurlu ama kullanılabilir bir biçim anlamına gelen bu dersteki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: We turned the garage into a workshop ____.

Cevabı göster

of sorts

which performs everything from sensing nutrients,

1:44

besinleri algılamaktan

measuring acids,

1:47

asitleri ölçmeye

and coordinating the immune system

1:47

ve bağışıklık sistemini koordine ederek

to defend your gut.

1:49

bağırsaklarını korumaya kadar her şeyi yapar.

Around 2:30 p.m.

1:50

Saat 14.30 civarıdır

and lunch has left us a wave of fogginess and fatigue. Deyimler

1:52

ve öğle yemeği üzerimize bir sersemlik ve yorgunluk dalgası bırakmıştır.

Deyimler

bir zihinsel bulanıklık ve yorgunluk dalgası

Bu cümlede a wave of, fogginess ve fatigue durumlarını birlikte gelip grubun üzerine çöken hisler olarak sunar. Gerçek bir su dalgasını değil, belirgin bir başlangıcı veya ani bir yükselişi anlatır. Aktarılabilir a wave of + isim kalıbı, deneyime hareket ve değişen yoğunluk hissi katar. Duygular, ağrı, yorgunluk ve insanın üzerine aniden çöker gibi görünen diğer durumlarla özellikle doğaldır.

Alıştırma

Hangi cümle yorgunluğu en iyi şekilde ani ve dalga benzeri bir yükseliş olarak sunar?

  1. A sense of exhaustion was difficult for her to describe.
  2. A wave of exhaustion swept over her after the race.
  3. A spell of exhaustion lasted through the weekend.
Cevabı göster

A wave of exhaustion swept over her after the race.

After a meal,

1:55

Yemekten sonra

your body has a short boost in energy from the glucose, Kalıp ifadeler

1:56

glikoz vücuduna kısa süreli bir enerji artışı sağlar,

Kalıp ifadeler

kısa süreli bir enerji artışı

Burada boost, düzeyde yükselme anlamına gelen sayılabilir bir isimdir; in energy ise neyin yükseldiğini belirtir. a tanımlığı tek bir artışı ortaya koyarken short bunun yalnızca kısa bir süre devam ettiğini belirtir. Aktarılabilir kalıp a/an + sıfat + boost in + isim biçimindedir; a quick boost in confidence buna örnektir. Kalıcı bir iyileşme vadetmeden yukarı yönlü bir değişimi adlandırır.

Alıştırma

Hangi cümlede boost, enerjideki geçici yükselişi adlandıran bir isim olarak doğru kullanılmıştır?

  1. After the snack, there was a short increase in energy.
  2. After the snack, I tried to boost my energy.
  3. After the snack, I felt a short boost in energy.
Cevabı göster

After the snack, I felt a short boost in energy.

but is then followed by a wave of insulin,

1:58

fakat ardından bir insülin dalgası gelir.

the hormone that transports sugar to your cells.

2:01

İnsülin, şekeri hücrelerine taşıyan hormondur.

Scientists believe that insulin might pull too much from your blood,

2:03

Bilim insanları, insülinin kanından gereğinden fazla şeker çekebileceğini

causing an energy nosedive. Deyimler

2:06

ve bunun enerjinin hızla düşmesine yol açtığını düşünüyor.

Deyimler

Energy nosedive: ani ve keskin bir düşüş

Energy nosedive ifadesinde nosedive mecaz anlamda kullanılan bir isimdir. Gerçek anlamda nosedive yapan bir uçağın burnu keskin biçimde aşağı yönelir; burada bu görüntü, kişinin enerji seviyesinin çok hızlı düşmesini anlatır. İfade, değişimi kademeli değil; ani, keskin ve çarpıcı olarak sunar. Aynı mecaz fiyatlar, performans, ruh hâli veya ölçülebilir başka durumların sert düşüşünü anlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi ani ve keskin düşüşü anlatan hedef isimle tamamlayın: After the star player was injured, the team's performance took a ____.

Cevabı göster

nosedive

However,

2:08

Ancak

this phenomenon occurs even if you don't have lunch, Dilbilgisi

2:08

bu durum öğle yemeği yemesen bile ortaya çıkar.

Dilbilgisi

Even if ile değişmeyen bir sonuç

Even if bir ödünleme koşulu getirir: koşul varsayımsal veya belirsizdir, ancak gerçekleşmesi belirtilen sonucu değiştirmez. Burada öğle yemeği yememek olası bir koşul olarak ele alınır ve olayın yine de gerçekleşeceği söylenir. Yapı result + even if + condition veya Even if + condition, result biçiminde olabilir. Koşul gerçekleşse de gerçekleşmese de sonucun geçerli kalacağı anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki iki sözcüklü ödünleme koşuluyla tamamlayın: The organizers will hold the outdoor concert ____ it rains.

Cevabı göster

even if

which has led to much research on the power of naps,

2:11

Bu da şekerlemelerin gücü üzerine birçok araştırma yapılmasına yol açmıştır;

which increase productivity and safety.

2:14

şekerlemeler üretkenliği ve güvenliği artırır.

4:30 p.m.

2:16

Saat 16.30'dur

and it's time to hit the gym. Deyimler

2:17

ve spor salonuna gitme vakti gelmiştir.

Deyimler

Egzersiz yapmaya gitmek anlamında “hit the gym”

“Hit the gym”, spor salonuna gidip egzersiz yapmak anlamına gelen gündelik bir deyimdir. Burada hit, herhangi bir şeye vurmak anlamına gelmez. Yerleşmiş bazı gündelik ifadelerde hit + yer, o yere gidip orada genellikle yapılan etkinliğe başlamak anlamına gelebilir. Bu ifade planı enerjik ve kararlı gösterir, ancak her yer adıyla serbestçe kullanılabilecek bir kural değildir.

Alıştırma

Cümleyi bu derste öğrenilen ve “spor salonuna gidip egzersiz yapmak” anlamına gelen gündelik ifadeyle tamamlayın: After work, I'm going to ____.

Cevabı göster

hit the gym

Though many try to work out in the morning,

2:19

Birçok kişi sabah egzersiz yapmaya çalışsa da

studies suggest that you may gain 20% more muscle strength

2:20

araştırmalara göre yüzde 20 daha fazla kas gücü kazanabilirsin

by working out in the afternoon.

2:24

öğleden sonra egzersiz yaptığında.

Your airways are more open,

2:25

Solunum yolların daha açıktır,

your heart works more efficiently,

2:27

kalbin daha verimli çalışır

and your reaction time is at its peak.

2:28

ve tepki hızın zirvededir.

Much of this has to do with your core body temperature Kalıp ifadeler

2:30

Bunun büyük bölümü, çekirdek vücut sıcaklığının

peaking later in the day.

2:33

günün ilerleyen saatlerinde zirveye çıkmasıyla ilgilidir.

Kalıp ifadeler

Bağlantılar ve açıklamalar için “has to do with”

“Has to do with”, “ile bağlantılıdır” veya “kısmen bununla açıklanır” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede çekirdek vücut sıcaklığının daha geç zirveye ulaşması, ele alınan etkinin büyük bir kısmını açıklamaya yardımcı olur. Yapı, özne + have/has to do with + isim veya -ing yan cümlesidir. Have özneye uyum sağlamak için değişir; do kalıplaşmış ifadenin bir parçasıdır ve bir görevi yerine getirmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Örnekte “has to do with” ne anlatıyor?

  1. Bir bağlantı veya kısmi açıklama
  2. Bir şeyi fiziksel olarak ele alma yöntemi
  3. Bir görevi yerine getirme zorunluluğu
Cevabı göster

Bir bağlantı veya kısmi açıklama

Even most sports records are achieved between 3:00 p.m. and 8:00 p.m.

2:34

Hatta çoğu spor rekoru saat 15.00 ile 20.00 arasında kırılır.

Now you start off the evening by joining some friends for drinks. Notlar

2:38

Şimdi akşama birkaç arkadaşınla içki içerek başlarsın.

Dilbilgisi

start off the evening by joining ... kalıbı

Start off the evening, akşamı belirli bir şekilde başlatmak demektir. Buradaki off, start off öbek fiilinin bir parçasıdır; bir yerden uzaklaşma anlamı taşımaz. start off + etkinlik veya zaman dilimi + by + -ing kalıbı ilk eylemi belirtir; örneğin start off the evening by joining some friends. Bu kalıpta by, yöntemi ya da ilk adımı gösterir; son tarih veya edilgen cümlenin eyleyeni anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi start off ... by + -ing kalıbıyla tamamlayın: Yesterday, we ____ the workshop ____ sharing one useful tip.

Cevabı göster

started off · by

Kalıp ifadeler

Bir şeyler içmek için arkadaşlara katılmak

Joining some friends for drinks, arkadaşlarla buluşup aynı sosyal etkinliğe katılmak demektir. Join fiili, katıldığınız kişiyi ya da grubu doğrudan nesne alır: join some friends. For drinks, buluşmanın amacını belirtir: birlikte bir şeyler içmek ortak sosyal etkinliktir.

Alıştırma

Daveti join kullanarak tamamlayın: Would you like to ____ us for drinks after the concert?

Cevabı göster

join

During cocktail hour,

2:41

Kokteyl saatinde

you're actually more tolerant to the effects of alcohol. Kelime

2:42

aslında alkolün etkilerine karşı daha dayanıklısındır.

Kelime

tolerant to the effects of alcohol: alkolün etkilerine karşı toleranslı olmak

Bu cümlede more tolerant to the effects of alcohol, aynı miktarda alkolün bir kişiyi daha az etkilemesi anlamına gelir. Buradaki tolerant sabır veya açık fikirlilik değil, fizyolojik duyarlılığın azalmasını anlatır. be veya become + tolerant to + bir madde, koşul ya da etki yapısı, bedensel tepkinin görece zayıf olduğunu anlatır. More tolerans düzeylerini karşılaştırır; alkolün zararsız olduğu veya daha yüksek bir dozun güvenli olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede tolerant to, kabullenme yerine azalmış fizyolojik duyarlılığı anlatır?

  1. He is tolerant of opinions he strongly disagrees with.
  2. After months of treatment, her body became more tolerant to the medication's effects.
  3. She tolerates the noise because the repairs will end soon.
Cevabı göster

After months of treatment, her body became more tolerant to the medication's effects.

In one study,

2:45

Bir araştırmada

those drinking vodka at 9:00 a.m. Dilbilgisi

2:46

sabah 09.00'da votka içenlerin

had significantly worse reaction time and psychological functioning

2:48

tepki süreleri ve psikolojik işlevleri belirgin ölçüde daha kötüydü

than those who had the same dose at 6:00 p.m.

2:52

aynı dozu akşam 18.00'de alanlara kıyasla.

Dilbilgisi

those drinking ... than those who had the same dose: those ile iki grubu karşılaştırmak

Those, bu karşılaştırmanın iki bölümünde de çoğul kişilerin yerini tutar. those drinking vodka at 9:00 a.m. ifadesinde drinking vodka at 9:00 a.m., those sözcüğünü niteleyen etken bir -ing yan cümlesidir; those who were drinking vodka at 9:00 a.m. gibi bir ilgi cümlesinin kısaltılmış alternatifidir. -ing biçimi tek başına zamanı göstermez, dolayısıyla zamanı çevredeki cümle belirler. Than those who had the same dose, tam bir ilgi cümlesiyle karşılaştırılan grubu tanıtır. Those sözcüğünü yeniden kullanmak participants gibi bir ismi tekrarlamayı önler ve those + niteleyici ... than those + niteleyici biçiminde açık bir paralel yapı oluşturur.

Alıştırma

Her iki boşlukta da çoğul yerine kullanılan those sözcüğünü kullanarak karşılaştırmayı tamamlayın: "____ working remotely reported less stress than ____ who commuted every day."

Cevabı göster

Those · those

It's around 8:30 p.m. now

2:54

Saat şimdi 20.30 civarıdır

and you catch someone's eye in the bar. Deyimler

2:56

ve barda biriyle göz göze gelirsin.

Deyimler

Catch someone's eye: görsel dikkat ve göz teması

Bu cümlede catch someone's eye, diğer kişinin bakışınızı fark etmesi ve ikinizin göz teması kurması anlamına gelir. Bar gibi sosyal bir ortamda, iki kişinin birbirini ilk kez fark ettiği anı sıkça belirtir. Daha genel olarak bu deyim, birinin görsel dikkatini bilerek ya da tesadüfen çekmek anlamına da gelebilir. Catch burada mecazidir; kimse fiziksel olarak bir gözü yakalamaz.

Alıştırma

Cümleyi Nora'nın Ben'le kısa süreli göz teması kurduğu anlamına gelen deyimle tamamlayın: “From across the meeting room, Nora ____ and nodded.”

Cevabı göster

caught Ben's eye

Most of our mammalian ancestors

2:58

Memeli atalarımızın çoğunun

have had ways of advertising their fertility. Kelime

3:00

doğurganlıklarını belli etme yolları vardı.

Kelime

Advertising their fertility: biyolojik sinyal anlamında advertise

Burada advertising, üreme durumunu potansiyel eşlerin fark edebileceği biçimde sergilemek veya sinyaller göndermek anlamına gelir. İfade, özelliklerin ya da davranışların ticari tanıtımını değil, biyolojik işlevini anlatır. advertising their fertility biçimindeki -ing öbeği, daha önce geçen ways sözcüğünün ne amaçla kullanıldığını açıklar. Bilimsel yazılarda advertise gibi fiiller, hayvan bilinçli olarak iletişim kurmayı amaçlamasa bile bir sinyalin etkisini anlatabilir.

Alıştırma

“The display advertises the animal's fertility” cümlesinde advertises ne anlama gelir?

  1. Üreme durumu hakkında gözlemlenebilir sinyaller sağlar.
  2. Hayvanın zaten hamile olduğunu garanti eder.
  3. Ticari bir doğurganlık hizmeti satar.
Cevabı göster

Üreme durumu hakkında gözlemlenebilir sinyaller sağlar.

It turns out that human women also give cues when they're ovulating. Anlatım akışı

3:02

Kadınların da yumurtlama döneminde sinyaller verdiği ortaya çıkıyor.

Anlatım akışı

It turns out that + sonradan ortaya çıkan bir gerçek

It turns out that, gözlem, araştırma veya anlayıştaki bir değişim sonrasında netleşen bilgiyi sunar. that ile başlayan yan cümle, ortaya çıkan gerçeği verir; burada bu, insan kadınların da yumurtlama sırasında işaretler verdiği iddiasıdır. Bilgiyi düzenleyen bir kalıp olarak yeni bir bulguyu haber verir ve dinleyicinin önceki beklentisini güncellemesini sağlar. Ardından gelen cümleyi ortaya çıkan gerçek olarak sunar, ancak kanıtın kaynağını belirtmez.

Alıştırma

Daha sonra keşfedilen şaşırtıcı bir gerçeği sunan kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ the keys were in my coat pocket all along.

Cevabı göster

It turns out that

In fact,

3:05

Hatta

when looking at pictures of women,

3:06

kadınların fotoğraflarına bakıldığında,

studies show men find women in the fertile phase Dilbilgisi

3:08

araştırmalar erkeklerin doğurganlık evresindeki kadınları

to be more attractive.

3:10

daha çekici bulduğunu gösteriyor.

Dilbilgisi

find + nesne + to be + sıfat

find + object + to be + complement yapısında find, “yerini bulmak” değil, “değerlendirmek” veya “sonucuna varmak” anlamına gelir. Burada women in the fertile phase nesnedir; to be more attractive ise erkeklerin değerlendirmesini anlatan nesne tümlecidir. Bu yapı, bir değerlendirmeyi gözlem veya deneyimin sonucu olarak aktarır. Tümleç bir sıfat ya da isim öbeği olabilir; bu nedenle tekrar kullanılabilecek kalıp find someone or something to be X şeklindedir.

Alıştırma

find + object + to be + adjective yapısını kullanarak resmi değerlendirmeyi tamamlayın: After testing the guide yesterday, the reviewers ____ the instructions ____ clear and easy to follow.

Cevabı göster

found · to be

You ask each other to dance,

3:12

Birbirinizi dansa kaldırırsınız

which brings you close enough to get a whiff. Notlar

3:13

ve bu, birbirinizin kokusunu alacak kadar yaklaşmanızı sağlar.

Dilbilgisi

close enough to get...: sıfat + enough + to mastarı

close enough to get a whiff ifadesinde enough, close sıfatından sonra gelir ve bir derece eşiği belirtir: mesafe, sonraki durumun mümkün olacağı kadar azdır. to get a whiff mastarı, bu derecenin mümkün kıldığı sonucu ifade eder. Başka durumlara aktarılabilen kalıp sıfat + enough + to + fiil biçimindedir; warm enough to swim ve strong enough to lift it buna örnektir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için cool ve enough sözcüklerini doğru sırayla kullanın: The soup has cooled, and now it is ____ to eat.

Cevabı göster

cool enough

Kalıp ifadeler

get a whiff: bir kokuyu kısa süreliğine fark etmek

get a whiff ifadesinde get, bir şeyi deneyimlemek ya da fark etmek anlamındadır; a whiff ise kısa süre hissedilen az miktarda kokudur. İfade bütünüyle, çoğunlukla koku beklenmedik biçimde size ulaştığı için onu bir anlığına fark etmek anlamına gelir. Kokuyu veya kaynağını belirtmek için get a whiff of + isim yapısı kullanılır; get a whiff of smoke buna örnektir. Bu ifade, dikkatli ya da uzun süreli koklamayı değil, geçici bir duyusal deneyimi vurgular.

Alıştırma

Cümleyi “az miktarda kokuyu kısa süreliğine fark etmek” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: As I opened the old book, I ____ of dust.

Cevabı göster

got a whiff

After all, Anlatım akışı

3:15

Ne de olsa

your sebaceous and apocrine glands release scents through the armpit,

3:15

yağ bezlerin ve apokrin bezlerin koltuk altından kokular salgılar;

Anlatım akışı

After all önceki düşünceyi destekleyen bir neden sunar

Burada After all, önceki iddiayı destekleyen bir neden sunar: insanlar birbirine yaklaştığında kokuyu algılayabilir, çünkü koku koltuk altından salınır. Bir söylem belirteci olarak after all, bir gerçeğin az önce söylenen şeyi açıklamaya veya gerekçelendirmeye yardımcı olduğunu gösterir. Burada finally anlamına gelen bir zaman ifadesi değildir.

Alıştırma

Hangi seçenek, önceki iddiayı destekleyen bir neden sunmak için after all kullanıyor?

  1. We finally left when the event ended.
  2. We should leave early. After all, traffic is usually heavy at this hour.
  3. After all the other guests had left, we locked the door.
Cevabı göster

We should leave early. After all, traffic is usually heavy at this hour.

which potential partners may find attractive.

3:19

potansiyel eşler de bunları çekici bulabilir.

And because humans walk upright,

3:21

Ayrıca insanlar dik yürüdüğü için

the armpit is the ideal body part

3:23

koltuk altı ideal bir vücut bölgesidir

to disperse scent.

3:25

kokuyu yaymak için.

It's 11:00 p.m. now,

3:26

Saat artık 23.00'tür;

which is the most popular time for sexual activity,

3:27

bu, cinsel aktivitenin en yaygın olduğu zamandır.

which has little to do with our bodies Dilbilgisi

3:30

Bunun bedenlerimizle pek ilgisi yoktur,

and more to do with societal schedules.

3:32

daha çok toplumsal programlarla ilgilidir.

Dilbilgisi

has little to do with ... and more to do with iki nedenin ağırlığını karşılaştırır

Eşleşen has little to do with X and more to do with Y yapısı iki açıklamayı karşılaştırır. X'in etkisinin az, Y'nin ise daha güçlü açıklama olduğunu belirtir. Little hiçbir ilişki olmadığı anlamına gelmez; more da tek neden anlamına gelmez. Konuşan kişi bir nedeni tümüyle dışlamak yerine iki neden arasındaki ağırlığı düzeltir.

Alıştırma

Cümleyi hedef iki parçalı yapıyla tamamlayın: The delay ____ bad weather ____ poor planning.

Cevabı göster

has little to do with · and more to do with

In fact,

3:34

Aslında

levels of testosterone are much lower in the evening and peak at 8:00 a.m.,

3:35

testosteron seviyeleri akşam çok daha düşüktür ve sabah 08.00'de zirve yapar,

while semen quality is best in the afternoon

3:39

meni kalitesi ise öğleden sonra en iyi düzeydedir

with 35 times 10 to the 6 more spermatozoa per ejaculation.

3:41

ve her boşalmada 35 milyon daha fazla sperm bulunur.

As such, Anlatım akışı

3:46

Dolayısıyla

couples hoping to conceive Dilbilgisi

3:46

çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin

have better chances with midday sex than during the midnight hour. Kalıp ifadeler

3:47

öğlen seks yaparak gebe kalma şansı gece yarısına göre daha yüksektir.

Anlatım akışı

Sonuç bağlayıcısı olarak As such,

Bu cümlede As such, hemen önce belirtilen kanıtlardan çıkarılan bir sonucu sunar. Okura, daha yüksek şansa ilişkin iddianın önceki olgulardan kaynaklandığını bildirir. Bu kullanımda bilgi, önce kanıtın, ardından bundan çıkan sonucun verilmesiyle düzenlenir. Virgül, ifadenin cümle başındaki söylem bağlayıcısı görevini gösterir; burada “bu sıfatla” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede “As such,” neyi belirtir?

  1. İlgisiz bir konuya geçiş
  2. Önceki noktaya karşı çıkan bir örnek
  3. Daha önce belirtilen olgulara dayalı bir sonuç
Cevabı göster

Daha önce belirtilen olgulara dayalı bir sonuç

Dilbilgisi

İndirgenmiş ilgi tümcesi olarak couples hoping to conceive

couples hoping to conceive ifadesinde hoping to conceive, couples sözcüğünden sonra gelen bir -ing yan tümcesidir. Anlamsal öznesi couples'tır ve hangi çiftlerin kastedildiğini belirtir: couples who hope to conceive. Bu, indirgenmiş bir ilgi tümcesi yapısıdır. Hoping çekimsiz olduğu için ana fiil değildir; ana tümce have better chances ile devam eder. Burada conceive “hamile kalmak” anlamındadır.

Alıştırma

hope + to-infinitive yapısını indirgenmiş niteleyici olarak kullanıp cümleyi tamamlayın: Students ____ the debate team should sign up by Friday.

Cevabı göster

hoping to join

Kalıp ifadeler

have better chances: daha yüksek başarı olasılığı

Bu cümlede have better chances, “istenen sonuca ulaşma olasılığı daha yüksek olmak” anlamına gelir. Çoğul chances ismi, birbirinden ayrı birkaç fırsatı değil, olasılığı veya başarı şansını ifade eder. Bu yapı, bir koşuldaki şansı başka bir koşuldaki şansla karşılaştırabilir. Ardından of + -ing yapısı da gelebilir: have better chances of succeeding.

Alıştırma

Cümleyi “başarılı olma olasılığı daha yüksek olmak” anlamındaki üç kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: Teams that rehearse regularly ____ of reaching the final.

Cevabı göster

have better chances

As you go to sleep and finally begin to drift off, Öbek fiiller

3:51

Yatağa girip sonunda uykuya dalmaya başladığında

Öbek fiiller

drift off: yavaş yavaş uykuya dalmak

Drift off, “yavaş yavaş uykuya dalmak” anlamına gelen geçişsiz bir öbek fiildir ve kişi çoğu zaman tam olarak hangi anda uyuduğunu fark etmez. begin to drift off ifadesinde kişi uykuya geçmektedir ancak henüz tamamen uyumuş olması gerekmez. Burada off, öbek fiilin bir parçasıdır; fiziksel olarak sürüklenmeyi veya konunun değişmesini anlatmaz.

Alıştırma

Hangi ifade uykuya yavaş ve neredeyse fark edilmeden geçişi en iyi vurgular? After a few pages, I began to ____.

  1. drift off
  2. fall asleep
  3. doze off
Cevabı göster

drift off

melatonin is secreted by the pineal gland,

3:53

epifiz bezi melatonin salgılar,

which begins the sleep cycle,

3:55

böylece uyku döngüsü başlar

which happens multiple times through the night.

3:57

ve bu döngü gece boyunca birçok kez tekrarlanır.

A change from alpha wave drowsiness

3:59

Alfa dalgalarının eşlik ettiği uyuklama hâlinden

to lower frequency theta brain waves signify early sleep.

4:00

daha düşük frekanslı teta beyin dalgalarına geçiş, uykunun ilk evresini gösterir.

And as your sleep deepens,

4:04

Uykun derinleştikçe

your brain moves to longer delta waves.

4:05

beynin daha uzun delta dalgalarına geçer.

For children,

4:07

Çocuklarda

sleep is the time in which 90% of bone growth occurs.

4:08

kemik büyümesinin yüzde 90'ı uyku sırasında gerçekleşir.

Finally,

4:11

Son olarak

as you move into REM sleep,

4:12

REM uykusuna geçtiğinde

your brain is as busy as it was during the day,

4:13

beynin gündüz olduğu kadar yoğundur;

firing theta waves with bursts of alpha and beta.

4:15

alfa ve beta patlamalarıyla birlikte teta dalgaları yayar.

Though dreams occur in all stages of sleep,

4:18

Rüyalar uykunun her evresinde görülse de

it's during REM Dilbilgisi

4:20

REM sırasında

that our dreams are most vivid and intense.

4:21

rüyalarımız en canlı ve yoğun hâlini alır.

Dilbilgisi

Vurgu yapısı it's during REM that

it is/it's + odaklanan öge + that + yan cümle kalıbı, it-cleft adı verilen bir vurgu yapısıdır. Burada during REM odak konumuna getirilir; böylece cümle, rüyaların ne zaman en canlı ve yoğun olduğunu vurgular. Baştaki Though yan cümlesi, rüyaların uykunun her evresinde görüldüğünü belirtir. Vurgu yapısı bu gerçeği geçersiz kılmaz ve otomatik olarak “yalnızca REM sırasında” anlamına gelmez; REM'e özel bir karşılaştırmalı vurgu kazandırır. Vurgu kalıbı çıkarıldığında temel önerme Our dreams are most vivid and intense during REM. olur.

Alıştırma

Zamanı vurgulamak için kısaltılmış bir it-cleft kullanın: The sensor is most reliable at night. ____ the sensor is most reliable.

Cevabı göster

It's at night that

Recent brain scans have shown that neurotransmitters like serotonin,

4:23

Yakın tarihli beyin taramaları serotonin,

histamine, and noradrenaline

4:26

histamin ve noradrenalin gibi nörotransmiterlerin

are shut off at this point, Öbek fiiller

4:27

bu noktada devre dışı kaldığını gösterdi.

Öbek fiiller

Edilgen are shut off yapısındaki shut off

are shut off ifadesinde shut off, be + geçmiş zaman ortacı biçiminde edilgen çatıda kullanılan bir öbek fiildir. Özne, daha önce adı geçen nörotransmiter sistemleridir; eylemden etkilenen taraftır ve bu noktada etkinliği veya sinyal iletimi durur. Shut off bir cihazın, beslemenin, akışın ya da işlevin durdurulmasını anlatabilir. Burada teknik ve mecazi bir kullanımdır: hiçbir şey fiziksel olarak ortadan kaldırılmaz; ilgili sinyal iletimi REM sırasında etkisiz hâle gelir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: If the engine overheats, the fuel supply is ____ automatically.

Cevabı göster

shut off

turning off reason and logical sense of time,

4:29

Böylece akıl yürütme ve mantıklı zaman algısı kapanır;

which explains some weird dreams.

4:31

bu da bazı tuhaf rüyaları açıklar.

We dream for an hour and a half to 2 hours each night,

4:34

Her gece 1,5 ila 2 saat rüya görürüz;

meaning you spend about 6 years vividly dreaming over your lifetime. Dilbilgisi

4:36

yani ömrün boyunca yaklaşık 6 yılını canlı rüyalar görerek geçirirsin.

Dilbilgisi

spend about 6 years vividly dreaming: spend + süre + -ing biçimi

Burada spend para harcamak anlamına gelmez. Belirli bir süreyi bir şey yaparak kullanmak veya geçirmek anlamına gelir. Kalıp özne + spend + süre + fiilin -ing biçimidir: you spend about 6 years vividly dreaming. Süre kesintisiz olabilir ya da buradaki gibi birçok kısa dönemin birikmesiyle elde edilen tahmini bir toplam olabilir. Vividly, dreaming sözcüğünü niteler ve rüyanın ne kadar net veya yoğun yaşandığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi spend fiilinin geçmiş zaman biçimi ve analyze fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Maya ____ four years ____ climate data.

Cevabı göster

spent · analyzing

In the middle of the night,

4:40

Gecenin ortasında

your body actually wakes up periodically in something called microarousals. Kelime

4:41

vücudun aslında mikro uyanmalar denen durumlarla belli aralıklarla uyanır.

Kelime

microarousals: uyku sırasındaki çok kısa uyanmalar

Microarousal, daha derin uykudan uyanıklığa doğru gerçekleşen çok kısa bir geçiştir; çoğu zaman yalnızca birkaç saniye sürer ve genellikle hatırlanmaz. Cümlede periodically, bu kısa olayların uyku sırasında belirli aralıklarla tekrarlandığını belirtir. Çoğul microarousals, kişinin tamamen uyandığı, yataktan kalktığı veya mutlaka bir uyku bozukluğu yaşadığı anlamına gelmez. Uyku araştırmalarında kısa uyku olaylarını adlandıran bir terimdir.

Alıştırma

Cümledeki microarousals terimine en uygun açıklama hangisidir?

  1. Tamamen uyanık ve yataktan kalkmış halde geçirilen uzun süreler
  2. Birkaç saat süren canlı rüyalar
  3. Uyku sırasında uyanıklığa doğru tekrarlanan, çok kısa geçişler
Cevabı göster

Uyku sırasında uyanıklığa doğru tekrarlanan, çok kısa geçişler

These can last only seconds,

4:45

Bunlar yalnızca birkaç saniye sürebilir,

but occur between 200 to 1,000 times per night.

4:47

ama gecede 200 ila 1.000 kez meydana gelir.

Though most of us in the Western world sleep in all one go, Deyimler

4:50

Batı dünyasında çoğumuz kesintisiz uyusak da

Deyimler

in all one go: tek ve kesintisiz bir süre

in all one go ifadesi, cümledeki çoğu insanın nasıl uyuduğunu anlatır: iki ayrı döneme bölünmek yerine tek ve kesintisiz bir blok hâlinde. Burada go, başka bir yere hareket etmeyi değil; bir defayı, denemeyi veya kesintisiz etkinlik süresini belirten bir isimdir. All, uyku süresinin tamamının bu tek kesintisiz bölüme dâhil olduğunu vurgular. Başka durumlara aktarılabilen temel ifade in one go biçimidir; bütünlüğü vurgulamak için sık sık all in one go olarak genişletilir.

Alıştırma

Cümlede in all one go, uyku hakkında ne anlatıyor?

  1. Başka bir yere gitmeyi gerektirir.
  2. Tek ve kesintisiz bir blok olarak gerçekleşir.
  3. Aralarında uzun süre bulunan iki dönemde gerçekleşir.
Cevabı göster

Tek ve kesintisiz bir blok olarak gerçekleşir.

many past cultures' sleep was broken up into two periods Öbek fiiller

4:53

geçmişte birçok kültürde uyku iki döneme ayrılırdı

Öbek fiiller

be broken up into + parçalar

was broken up into two periods ifadesinde edilgen be + broken up + into yapısı, tek ve bütün bir uyku dönemini iki küçük parçaya ayrılmış olarak sunar. Into, bu bölme sonucunda oluşan parçaları getirir; bölen kişi veya güç ise belirtilmez. Önemli bilgi bütünü kimin böldüğü değil, bütünün bölümler hâlinde nasıl düzenlendiğiyse whole + be broken up into + parts yapısını kullanın.

Alıştırma

İngilizce cümleyi hedef öbek fiille tamamlayın: To make the workshop easier to follow, it was ____ three short sessions.

Cevabı göster

broken up into

with social activity in between.

4:56

ve bu dönemlerin arasında sosyalleşilirdi.

Some studies have even shown that we have two distinct 4-hour natural sleep periods,

4:58

Hatta bazı çalışmalar, doğal olarak 4'er saatlik iki ayrı uyku dönemimiz olduğunu göstermiştir;

which in the past would have lasted between 8:00 p.m. to 12:00 a.m.

5:02

geçmişte bunlardan ilki akşam 20.00 ile gece yarısı arasında,

and then again from 2:00 a.m. to 6:00 a.m.

5:05

ikincisi ise 02.00 ile 06.00 arasında sürerdi.

By 4:30 a.m.,

5:07

Sabah 04.30 olduğunda

your body temperature is at its lowest

5:08

vücut sıcaklığın en düşük seviyededir

and your sleep continues to move through the cycle.

5:10

ve uykun döngü içinde ilerlemeye devam eder.

In a few hours,

5:13

Birkaç saat sonra

it'll be good morning body, Anlatım akışı

5:14

yine “Günaydın, bedenim,” diyeceksin;

time for another day.

5:15

yeni bir güne başlama vakti.

Anlatım akışı

“it'll be good morning body, time for another day” ile kapanışta açılışa dönüş

Videonun sonundaki good morning body, time for another day sözleri, açılıştaki selamı tekrarlar. Bu, açılışa bilinçli bir dönüştür: son bölüm önceki ifadeye geri gelir; böylece anlatım birden kesilmek yerine tamamlanmış hissi verir. Burada body sözcüğüne doğrudan hitap edilir; another day ise bedenin döngüsünü yeni bir sabaha taşır. Bir konuşmayı veya öyküyü takip ederken sona yakın yinelenen bir ifade çoğu zaman ana temayı işaret eder ve genel yapıyı kapatır.

Alıştırma

Sonda good morning body, time for another day sözlerini tekrarlamanın temel yapısal işlevi nedir?

  1. Açılışı yankılar, açıklamayı başlangıç noktasına döndürür ve yeni bir günlük döngüyü işaret eder.
  2. body sözcüğünü daha önce açıklanmamış bilimsel bir terim olarak tanımlar.
  3. Ana konuyu bırakır ve ilgisiz bir sabah rutinine başlar.
Cevabı göster

Açılışı yankılar, açıklamayı başlangıç noktasına döndürür ve yeni bir günlük döngüyü işaret eder.