Dünyadaki en büyük nehir aslında gökyüzünde - Iseult Gillespie: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, Amazon’dan yükselen nem akımlarının suyu Güney Amerika boyunca nasıl taşıdığını, ormansızlaşmanın bu döngüyü nasıl bozduğunu ve Wampís Ulusu’nun yerli yönetimi, bilimsel izleme ve maden çıkarma sektörlerine karşı direniş yoluyla yağmur ormanlarını nasıl koruduğunu anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. flying rivers — Kültür, medya ve gerçek dünya bağlamı: Bu çarpıcı iklim teriminin, gökyüzünde gerçekten uçan nehirleri değil, ormanların saldığı ve atmosferin taşıdığı devasa, neredeyse görünmez su buharı akımlarını ifade ettiğini anlayacaksınız. Böylece Amazon neminin kıtanın farklı bölgelerinde nasıl yağmura dönüştüğünü izleyebilirsiniz. 2. the policies that sanction — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: sanction sözcüğünün burada yaptırım uygulamak değil, resmî olarak izin vermek veya onaylamak anlamına geldiğini ayırt edeceksiniz. Devlet politikaları, şirketlerin kaynak çıkarma faaliyetleri ve yerli halkların toprak haklarıyla ilgili resmî tartışmalarda zıt anlamlı bir yorum hatasından kaçınabilirsiniz. 3. weave together — Phrasal verb’ler: Bu fiili, süreçlerin, etkilerin veya ilişkilerin sıkı biçimde iç içe geçmesini anlatmak için mecazi olarak kullanabilirsiniz. Videoda suyun, havanın, toprağın ve hem yıkıcı hem koruyucu insan faaliyetlerinin tek bir karmaşık ekolojik sistem oluşturmasını ifade eder.
Bu derste
but not in the way you might think: beklentiyi yeniden ayarlamak
Burada but not in the way you might think, but'tan önceki ifadenin doğru olduğunu, ancak gerçek biçiminin veya açıklamasının dinleyicinin aklına ilk gelen tahminden farklı olduğunu belirtir. Bu, dinleyicinin düşünme becerisi hakkında bir yorum değildir. Bu ifade beklentiyi yeniden ayarlar. Kısa bir merak anı yaratır ve sonraki bilginin sezgisel görüntünün yerine daha az belirgin bir açıklama koyacağını bildirir.
Alıştırma
Örnekte but not in the way you might think neyin işaretini verir?
- Önceki ifade doğrudur, ancak gerçek açıklaması en belirgin tahminden farklıdır.
- Önceki ifade yanlıştır ve görmezden gelinmelidir.
- Konuşmacı dinleyicinin düşünmeyi bırakmasını istiyor.
Cevabı göster
Önceki ifade doğrudur, ancak gerçek açıklaması en belirgin tahminden farklıdır.
At ground level, the Amazon River and its tributaries weave their path, Anlatım akışı
0:13Zemin seviyesinde, Amazon Nehri ve kolları kendi yolunu çizerken,
but above the canopy, bigger waterways are on the move. Deyimler
0:18gölgeliğin üzerinde çok daha büyük su yolları hareket halindedir.
At ground level ... above the canopy: alt ve üst konumlar arasında mekânsal karşıtlık kurmak
At ground level ve above the canopy, her yan cümle ana bilgisini vermeden önce iki farklı gözlem konumu belirler. Dinleyici önce yere yakın olanları gözünde canlandırır, ardından ağaç tepelerinden daha yüksekte gerçekleşenlere yönelir. Yan cümlelerin başına yerleştirilen ve but ile bağlanan iki konum ifadesi, açıklamayı alt ve üst düzeyler arasında bir karşıtlık olarak düzenler. Bu çerçeve, her olguyu bulunduğu konumla eşleştirmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Hangi cümle bilgiyi düzenlemek için aynı alt ve üst konum karşıtlığını en açık biçimde kullanır?
- First, check the map, and then choose a route.
- Traffic moves slowly because the road is crowded.
- At street level, traffic moves slowly, but above the streets, trains speed along the elevated tracks.
Cevabı göster
At street level, traffic moves slowly, but above the streets, trains speed along the elevated tracks.
are on the move: hareket hâlinde olmak
Be on the move, bir kişinin, hayvanın veya nesnenin bir yerden başka bir yere hareket ettiğini anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada are, çoğul özne bigger waterways ile uyumludur ve ifade, büyük su buharı akışlarının atmosferde ilerlediğini belirtir. Özneye ve bağlama göre on the move, etkin olma veya değişim hâlinde bulunma anlamı da taşıyabilir. Bu cümlede fiziksel hareketi anlatır; on, “hareket eden bir nesnenin üstünde” demek değildir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “bir yerden başka bir yere hareket etmek” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The herd is ____ across the plain.
Cevabı göster
on the move
flying rivers: havadaki su buharı akışları
flying rivers ifadesi, atmosferde çoğu zaman uzun mesafeler boyunca taşınan büyük su buharı akışlarını anlatan canlı bir bilim terimidir. Yerdeki nehirler gibi suyu bölgeler arasında taşırlar, ancak gökyüzünde yüzen sıvı nehirler değildirler. Bu cümlede These, söz konusu atmosferik akışlara gönderme yapar. Almost invisible, su buharının görülmesinin zor olmasına uygundur; essential to life ise bu akışların yağışları ve ekosistemleri destekleyen nemi taşıdığını vurgular.
Alıştırma
Bu bağlamda flying rivers ifadesini doğru açıklayan cümle hangisidir?
- flying rivers terimi, gökyüzüne yükseltilmiş sıradan nehirleri ifade eder.
- flying rivers terimi, uçakların ormanlar üzerinde izlediği rotaları ifade eder.
- flying rivers terimi, atmosferde hareket eden büyük su buharı akışlarını ifade eder.
Cevabı göster
flying rivers terimi, atmosferde hareket eden büyük su buharı akışlarını ifade eder.
trees draw water back up through their roots Kalıp ifadeler
0:27ağaçlar suyu kökleri aracılığıyla yukarı çeker
As rain seeps into the soil: as ile eş zamanlı süreçleri bağlamak
As rain seeps into the soil ifadesinde as, zaman arka planını veren bir yan cümle başlatır. “... olurken” veya “... oldukça” anlamına gelir ve yağmurun toprağa sızmasını, ağaçların suyu çekmesiyle birlikte gelişen bir süreç olarak sunar. As sözcüğünün bu kullanımı, bilimsel bir açıklamada bağlantılı süreçleri birbirine bağlar. Aralarında doğal bir ilişki olduğunu düşündürebilir; ancak nedeni because kadar doğrudan, olay sırasını da after kadar açık biçimde belirtmez.
Alıştırma
Dolma ve büyümenin birlikte gerçekleştiğini en iyi vurgulayan cümle hangisidir?
- As the balloon fills, it grows larger.
- Because the balloon fills, it grows larger.
- After the balloon fills, it grows larger.
Cevabı göster
As the balloon fills, it grows larger.
draw water back up through their roots: eylem, yön ve yol
draw water back up through their roots ifadesinde draw, “resim çizmek” değil, bir sıvıyı “çekmek” veya “içine almak” anlamına gelir. Water, draw fiilinin nesnesidir. Back up, yağmur toprağın içine doğru indikten sonra suyun yeniden yukarı hareket ettiğini gösterir. back geri dönüş veya yönün tersine çevrilmesi anlamını ekler, up ise yukarı yönü belirtir. Through their roots izlenen yolu gösterir. İfade bir bütün olarak eylemi, yönü ve yolu anlatır.
Alıştırma
Bir sıvının belirli bir yol boyunca yeniden yukarı hareket ettiğini anlatmak için draw ... back up through ... yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- After the coolant drains into the lower tank, the pump draws a picture of it through a hose.
- After the coolant drains into the lower tank, the pump draws it back up through a hose.
- After the coolant drains into the lower tank, the pump draws the hose back up through the coolant.
Cevabı göster
After the coolant drains into the lower tank, the pump draws it back up through a hose.
or release excess water in the form of vapor. Kalıp ifadeler
0:35veya fazla suyu buhar şeklinde dışarı salar.
transpire: bitkilerin su buharı salması
Burada transpire, botanikte kullanılan ve özellikle bitkinin yaprakları ile gövdeleri üzerinden “suyu buhar olarak dışarı vermek” anlamına gelen bir fiildir. or sözcüğünden sonraki ifade, bu bilimsel terimi daha basit sözlerle yeniden açıklar. Anlamı bağlam belirler: bir bitki veya bitkinin bölümleri transpire edebilir; ancak resmî It transpired that ... yapısında transpire, “sonradan öğrenildi” veya “doğru olduğu ortaya çıktı” anlamına gelir. Bu cümlede bir olayın gerçekleştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede transpire ne anlama gelir? “On sunny days, the leaves transpire more rapidly.”
- Başlarına beklenmedik bir olay gelir.
- Topraktan mineral emerler.
- Su buharı salarlar.
Cevabı göster
Su buharı salarlar.
in the form of vapor: in the form of + isim
in the form of + isim yapısı, bir şeyin hangi biçimde, durumda veya formatta bulunduğunu, sunulduğunu ya da sağlandığını belirtir. Burada in the form of vapor, fazla suyun sıvı damlalar olarak değil, su buharı olarak dışarı verildiği anlamına gelir. of sözcüğünden sonraki isim biçimi belirtir: in the form of a chart, in the form of a powder veya in the form of an email.
Alıştırma
Cümleyi “... biçiminde sunulmak” anlamındaki kalıp ifadeyle tamamlayın: The survey results are shown ____ a bar chart.
Cevabı göster
in the form of
between 200 and 1,000 liters of water a day. Kalıp ifadeler
0:41günde 200 ila 1.000 litre su terler.
between 200 and 1,000 ... a day: günlük miktar aralığı
Between 200 and 1,000 liters of water bir aralık verir: between alt sınırı, and ise üst sınırı tanıtır. A day bu miktarın ait olduğu zaman dilimini gösterir; dolayısıyla ifadenin tamamı günlük miktarın 200 ile 1.000 litre arasında olduğunu anlatır. Özellikle ölçüm ve istatistiklerde günlük bir aralığı bildirmek için between A and B + birim + a day kalıbını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Günlük aralığı between ... and ile tamamlayın: The clinic sees ____ 40 ____ 60 patients a day.
Cevabı göster
between · and
This collective release creates a startling phenomenon, Anlatım akışı
0:45Bu toplu salınım şaşırtıcı bir fenomen yaratır;
This collective release: önceki bilgileri özetleyip sonucu sunmak
This collective release ifadesinde this, daha önce anlatılan ve birçok ağacın saldığı suya gönderme yapar; collective ise bu ayrı salımları tek bir birleşik süreçte toplar. İfade, önceki bilgileri tekrarlamak yerine tek bir isim öbeğine dönüştürür. Ardından creates fiili bu özeti özne olarak kullanır ve bir sonuç sunar. Açıklayıcı metinlerde this + özetleyici bir isim çoğu zaman köprü görevi görür: önceki bilgileri sıradaki sonuç veya etkiye bağlar.
Alıştırma
Okuyun: Many homes installed solar panels and batteries. This combined investment lowered demand on the grid. "This combined investment" ne işe yarar?
- İlgisiz bir konuya geçer.
- Önceki eylemleri özetler ve sonuçlarını sunar.
- Yalnızca bataryalara gönderme yapar.
Cevabı göster
Önceki eylemleri özetler ve sonuçlarını sunar.
huge jets of rapid, humid air: isim öbeğini katman katman kurmak
İsim öbeğinin ana ismi jets'tir. Burada jets, jet uçaklarını değil, güçlü ve yoğunlaşmış akışları anlatır. Huge bu akışların büyüklüğünü belirtirken of rapid, humid air onların neden oluştuğunu söyler. Rapid ve humid sözcüklerinin ikisi de air sözcüğünü niteler: Hava hızlı hareket eder ve çok miktarda nem içerir. Uzun bir isim öbeğini çözmek için önce ana ismi bul, sonra bilgileri katman katman ekle: nasıl ya da ne kadar büyük olduğu ve neden oluştuğu. Öbeğin tamamı, hızlı hareket eden nemli havanın devasa ve güçlü akımlarını anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede huge jets of rapid, humid air ne anlama geliyor?
- Orman örtüsünün üzerinde hareketsiz duran bulutlar.
- Hızlı hareket eden nemli havanın büyük ve güçlü akımları.
- Su taşıyan büyük jet uçakları.
Cevabı göster
Hızlı hareket eden nemli havanın büyük ve güçlü akımları.
Dubbed flying rivers by a Brazilian climatologist, Dilbilgisi
0:53Brezilyalı bir klimatolog tarafından "uçan nehirler" olarak adlandırılan
Dubbed flying rivers: kısaltılmış edilgen adlandırma ifadesi
Dubbed flying rivers, 'flying rivers adı verilmiş' anlamına gelir. Etken kalıp someone dubs A B, edilgen kalıp ise A is dubbed B şeklindedir. Buradaki by a Brazilian climatologist, bu adı veren kişiyi belirtir. Cümlenin başında kullanılan Dubbed flying rivers by a Brazilian climatologist, kısaltılmış bir edilgen yan cümledir: Öznesi ve be fiilinin bir biçimi çıkarılmıştır. Anlaşılan özne, ardından gelen ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır.
Alıştırma
Dub fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanarak cümle başındaki edilgen adlandırma ifadesini tamamlayın: ____ the Blue Planet by local viewers, the documentary quickly gained attention.
Cevabı göster
Dubbed
these aerial waterways carry about 20 billion tons
0:56bu hava su yolları havadan günde yaklaşık 20 milyar ton
daily output into the ocean: bir nehrin okyanusa boşalttığı ölçülebilir su miktarı
Burada output, Amazon Nehri'nin okyanusa gönderdiği su miktarı anlamına gelir. Daily ölçüm süresini belirler, into the ocean ise suyun varış yerini belirtir. Bilimsel açıklamalarda output, bir sistemin ürettiği, saldığı veya ilettiği ölçülebilir bir miktarı ifade edebilir. Her zaman üretilmiş bir ürün ya da bir kişinin yaptığı iş anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede the Amazon River's daily output into the ocean ne anlama gelir?
- Nehrin her gün okyanusa gönderdiği su miktarı
- İnsanların her gün nehirde tamamladığı işler
- Nehir yakınındaki fabrikaların her gün ürettiği mallar
Cevabı göster
Nehrin her gün okyanusa gönderdiği su miktarı
Along the equator, the trade winds blow from east to west. Kültür
1:05Ekvator boyunca alize rüzgarları doğudan batıya eser.
trade winds: düzenli tropik rüzgârlar
Trade winds, tropik bölgelerde sürekli esen ve ekvator yakınında genellikle doğudan batıya ilerleyen rüzgârların sabit meteoroloji adıdır. Bu cümlede, havayı ve nemi batıya taşıyabilen düzenli hava akımını oluştururlar. Trade, terimin adının bir parçasıdır; alışveriş faaliyetlerinin rüzgâr oluşturduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede trade winds nedir?
- Mal alıp satma faaliyetlerinin oluşturduğu rüzgârlar
- Yalnızca şehirlerin üzerinde görülen kısa süreli rüzgârlar
- Ekvator yakınında genellikle doğudan batıya esen, nispeten düzenli tropik rüzgârlar
Cevabı göster
Ekvator yakınında genellikle doğudan batıya esen, nispeten düzenli tropik rüzgârlar
in the same direction before encountering the Andes.
1:11And Dağları ile karşılaşmadan önce aynı yönde akar.
Caught in these winds: cümle başında edilgen ortaç yapısı
“Caught in these winds” cümle başında kullanılan edilgen bir geçmiş zaman ortacı yapısıdır. Anlaşılan öznesi “flying rivers”dır: uçan nehirler rüzgârlara kapılır ve onlar tarafından taşınır. Bu yapı, “Because they are caught in these winds, ...” gibi daha uzun bir yan cümleyi kısaltır. Cümlenin başında, uçan nehirlerin neden aynı yönde hareket ettiğini açıklayan durumu veya nedeni verir.
Alıştırma
Hangi cümlede baştaki edilgen ortaç ifadesi ana cümlenin öznesini doğru biçimde tanımlar?
- Blown across the yard, the leaves gathered by the fence.
- Blowing across the yard, the fence stopped the leaves.
- Blown across the yard, Mia watched the leaves.
Cevabı göster
Blown across the yard, the leaves gathered by the fence.
causing the winds and rivers to redirect southwards. Dilbilgisi
1:16rüzgarların ve nehirlerin güneye doğru yön değiştirmesine neden olur.
act like a giant barrier: işlevleri karşılaştırmak
“Act like a giant barrier”, dev bir bariyere benzer şekilde işlev görmek demektir. Dağlar inşa edilmiş bir duvar değildir, ancak engelleme etkileri bu benzetmeyi anlamlı kılar. act like + isim kalıbı, bir kişinin veya şeyin nasıl davrandığını ya da nasıl bir etki yarattığını açıklayabilir. Burada dağların rolünü gözde canlandırmayı kolaylaştırır ve rüzgârlarla uçan nehirlerin neden güneye döndüğünü açıklar.
Alıştırma
Cümleyi act like ile tamamlayın: Thick curtains can ____ a sound barrier by reducing noise.
Cevabı göster
act like
causing the winds and rivers to redirect: bir sonucu gösterme
Virgülden sonraki causing yan cümlesi, önceki düşüncenin tamamının doğrudan sonucunu gösterir: dağlar bir engel görevi görür ve bunun sonucunda rüzgârlar ile uçan nehirler yön değiştirir. Bu yan cümlede causing, cause + nesne + to + fiilin yalın hâli kalıbını izler. Nesne the winds and rivers ifadesidir; to redirect ise onların başına gelen değişimi belirtir. Bu kalıp, tamamlanmış bir cümleye bir olayın sonucunu eklemek için kullanılabilir.
Alıştırma
Cause fiilinin -ing biçimini ve gerekli to mastar parçacığını kullanarak cümleyi tamamlayın: The power cut shut down the signals, ____ trains ____ stop.
Cevabı göster
causing · to
When flying rivers meet the masses of cold air, Dilbilgisi
1:20Uçan nehirler soğuk hava kütleleriyle karşılaştığında,
they grow heavier and release torrents of water. Kalıp ifadeler
1:22ağırlaşırlar ve suyu sel gibi boşaltırlar.
When flying rivers meet the masses of cold air: tekrarlanan bir tetikleyiciyi belirtme
Baştaki when yan cümlesi, ana sonucu tetikleyen durumu belirtir: uçan nehirler büyük soğuk hava kütleleriyle temas eder, ardından ağırlaşıp su bırakır. Cümle genel bir süreci açıkladığı için iki yan cümlede de geniş zaman kullanılır. Burada when yaklaşık olarak “bu durum her gerçekleştiğinde” anlamına gelir; önce tekrarlanan tetikleyici, ardından olağan sonuç gelir.
Alıştırma
Hangi cümle düzenli bir süreci anlatmak için when yan cümlesini ve geniş zamanı kullanır?
- When metal got hot, it will expand.
- When metal gets hot, it expands.
- When metal will get hot, it expanded.
Cevabı göster
When metal gets hot, it expands.
release torrents of water: çok büyük ve güçlü bir su boşalması
Burada torrents, büyük miktarda suyun güçlü biçimde akmasını veya dökülmesini anlatır. Bu nedenle release torrents of water, yalnızca bir miktar suyun çıkmasını değil, çok yoğun bir su boşalmasını ifade eder. release fiili temel eylemi verir; torrents of water ise miktar, hız ve güç anlamlarını ekler. Bu cümlede ifade, çok şiddetli yağmuru canlı bir şekilde göz önüne getirir.
Alıştırma
Çok büyük miktarda suyu güçlü biçimde dışarı vermeyi anlatan vurgulanmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: When storm clouds grow heavy, they ____ over the valley.
Cevabı göster
release torrents of water
In this way, they bring rain, cooler temperatures, Anlatım akışı
1:25Bu şekilde, Güney Amerika'nın büyük bir kısmına yağmur, serin hava,
In this way: bir süreci sonucuna bağlamak
In this way, “az önce açıklanan yöntem veya süreç aracılığıyla” anlamına gelir. Burada önceki mekanizmaya gönderme yapar ve bu mekanizmayı ardından gelen etkilerin nedeni veya aracı olarak gösterir. Bilgiyi düzenleyen bir bağlayıcı olarak süreç açıklamasını tamamlar ve yağmur, daha serin sıcaklıklar ve nem gibi sonuçlara geçiş yapar. Konu dışı bir yorum veya yeni bir konu başlatmaz.
Alıştırma
Yöntemi sonucuna bağlayan ifadeyi seçin: The library switched to LED lights and added motion sensors. ____, it uses less electricity.
- On the way
- By the way
- In this way
Cevabı göster
In this way
are under threat: tehdit altında olmak
Bu cümlede are under threat, su yollarının zarar görme veya yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade eder. Under threat, are fiilinden sonra gelen ve su yollarının durumunu açıklayan bir edat öbeğidir. Bu ifade ciddi bir riske işaret eder; zararın mutlaka gerçekleşmiş olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve ‘tehlikede’ anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The coral reef is ____ from warming seas.
Cevabı göster
under threat
Clearing the Amazon for agriculture and industry Dilbilgisi
1:33Amazon'un tarım ve endüstri için temizlenmesi
is already causing flying rivers to dry up, Öbek fiiller
1:36uçan nehirlerin kurumasına şimdiden yol açıyor
Clearing ... for ...: özne olarak gerund öbeği
Clearing the Amazon for agriculture and industry bir gerund öbeğidir. -ing biçimindeki Clearing öbeğin merkezidir; öbeğin tamamı bir faaliyeti adlandırır ve is already causing yapısının öznesi olur. Tek bir faaliyeti adlandıran gerund öbeği normalde tekil kabul edilir; bu nedenle are değil is kullanılır. Bu yapı bir eylemin etkisi, maliyeti, yararı veya riski hakkında konuşmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede bir gerund öbeği özne olarak doğru biçimde kullanılmış ve tekil fiille eşleştirilmiştir?
- Protecting coastal wetlands take long-term planning.
- Protect coastal wetlands takes long-term planning.
- Protecting coastal wetlands takes long-term planning.
Cevabı göster
Protecting coastal wetlands takes long-term planning.
to dry up: giderek kurumak veya tükenmek
cause flying rivers to dry up ifadesinde dry up, suyun giderek azalması ve sonunda çok az ya da hiç kalmaması anlamına gelen geçişsiz bir öbek fiildir. Yapı cause + object + to + base verb şeklindedir: cause flying rivers to dry up. Aynı öbek fiil; fon, sipariş veya fırsat gibi bir kaynağın ya da arzın giderek ortadan kalkmasını da anlatabilir. Burada odak, ıslak bir nesnenin yalnızca kuruması değil, kaynağın tükenmesidir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki iki kelimeli öbek fiille tamamlayın: After months without rain, the small reservoir began to ____.
Cevabı göster
dry up
leading to drought and hotter temperatures: sonucu göstermek
Leading to drought and hotter temperatures, hemen önce anlatılan durumun sonucunu bildiren bir -ing sıfat-fiil öbeğidir. Buradaki anlamı, “bunun sonucunda kuraklık ve daha yüksek sıcaklıkların meydana gelmesi”dir. Virgül + leading to + isim veya -ing biçimi kalıbı, neden-sonuç bağlantısını tek bir cümlede yoğunlaştırır. Bu örnekte lead to ifadesinden sonra drought ve hotter temperatures adlı iki isim öbeği gelir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki -ing sonuç öbeğiyle tamamlayın: A power failure stopped the trains, ____ major delays across the city.
Cevabı göster
leading to
swaths of the continent may be reduced to desert Dilbilgisi
1:44kıtanın büyük bölümleri sadece birkaç on yıl içinde
If this pattern continues: Gelecekteki bir sonucu öngörmek
If this pattern continues, zaten gözlemlenmekte olan bir eğilimin sürmesi şeklindeki olası gelecek koşulunu ortaya koyar. Burada pattern görsel bir desen değil, tekrarlanan veya devam eden bir eğilim anlamındadır; this ise daha önce verilen bilgiye gönderme yapar. Gerçekleşmesi mümkün bir gelecek koşulunda İngilizce, if yan cümlesinde normalde will continue yerine geniş zaman biçimi continues kullanır. Ana cümledeki may ise sonucu kesin değil, olası olarak sunar.
Alıştırma
Hangi cümle mevcut bir eğilimi gelecekteki olası bir sonuca bağlamak için if yan cümlesini doğru kullanır?
- If this pattern continues, the river may dried up.
- If this pattern will continue, the river may dry up.
- If this pattern continues, the river may dry up.
Cevabı göster
If this pattern continues, the river may dry up.
may be reduced to desert: kiplik bildiren edilgen yapı ve sonuç durumu
may be reduced to desert, may kiplik yardımcı fiili ile edilgen be reduced yapısını birleştirir. May olasılık bildirir; edilgen yapı ise değişimin nedeninden çok değişime uğrayan toprağı öne çıkarır. reduce something to + sonuç durumu yapısında to, bir şeyin sonunda neye dönüştüğünü gösterir. Buradaki reduced to desert, toprağın bozulup çöle dönüşebileceği anlamına gelir; bir çölün yüzölçümünün küçülmesi anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle bakımsız bir binanın sonunda enkaza dönüşebileceği anlamına gelir?
- Without repairs, the building may be reduced to rubble.
- Without repairs, the building may be reduced by rubble.
- Without repairs, the building may reduce to rubble.
Cevabı göster
Without repairs, the building may be reduced to rubble.
in a matter of decades: değişimin hızını vurgulamak
in a matter of decades, bir şeyin yalnızca birkaç on yıl içinde gerçekleşebileceğini anlatır. in a matter of + zaman dilimi kalıbı, bir sonucun normalde beklenenden daha erken ortaya çıkabileceğini vurgular. Birkaç on yıl günlük yaşamda uzun görünebilir, ancak bütün bir kıtayı etkileyen bir değişim için çok kısa bir süredir. Bu nedenle ifade, olası değişimin hızlı ve acil görünmesini sağlar.
Alıştırma
in a matter of + zaman dilimi kalıbını ve months sözcüğünü kullanarak cümleyi tamamlayın: The neighborhood became unrecognizable ____.
Cevabı göster
in a matter of months
In response, a radical movement is working intensely Anlatım akışı
1:49Buna karşılık, yağmur ormanlarını ve uçan nehirleri canlı tutmak için
to keep the rainforest and the flying rivers alive. Kalıp ifadeler
1:52köklü bir hareket yoğun bir şekilde çalışıyor.
In response: bir sorunu bir eyleme bağlamak
Cümlenin başındaki In response, okuyucuya ardından gelen eylemin biraz önce sözü edilen sorun ya da tehdit nedeniyle yapıldığını gösterir. Metni “durum → yanıt” düzeninde kurar ve anlatımı tehlikeden insanların bu konuda ne yaptığına taşır. Yanıtın neye verildiği önceki cümleden zaten açıksa In response tek başına kullanılabilir ve ardından virgül gelir. Yanıt verilen şeyi doğrudan belirtmek için in response to + isim öbeği kullanılır.
Alıştırma
Kasabanın sorunla başa çıkmak için harekete geçtiğini en iyi gösteren bağlayıcı hangisidir? The playground kept flooding after heavy rain. ____ the town improved its drainage.
- For example,
- Meanwhile,
- In response,
Cevabı göster
In response,
keep ... alive: bir şeyin varlığını sürdürmesini sağlamak
keep + nesne + alive kalıbı, birinin ya da bir şeyin yaşamaya, var olmaya veya işlevini sürdürmeye devam etmesini sağlamak demektir. Bu cümlede alive, nesne tamamlayıcısıdır; hareketin yağmur ormanını ve uçan nehirleri hangi durumda tutmak istediğini anlatır. Buradaki doğal sistemler için alive, hem ekolojik olarak sağlıklı olmayı hem de işlevini sürdürmeyi kapsar. Aynı kalıp bir geleneğin, projenin, kuruluşun, tartışmanın ya da umudun yok olmasını veya sona ermesini önlemek anlamında mecazi olarak da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi keep + nesne + alive kalıbıyla tamamlayın: Weekly classes help ____ the traditional dance ____.
Cevabı göster
keep · alive
the territory of the Wampís Nation: Yerli halkın toprakları ve yönetimi
Bu cümlede the territory of the Wampís Nation, Wampís halkıyla bağlantılı olan ve topluluğun yaşayıp işlerini birlikte yönettiği toprakları ifade eder. Burada territory yalnızca herhangi bir yer değildir; toprak hakları ve yönetim düşüncelerini de içerir. Nation burada bir Yerli halkı ve siyasi topluluğu adlandırır. Bu sözcük tek başına Wampís Ulusu’nun uluslararası alanda tanınan ayrı ve bağımsız bir egemen devlet olduğu anlamına gelmez. Cümle bu toprakların Peru Amazonu içinde bulunduğunu belirtir.
Alıştırma
Bu cümlede the territory of the Wampís Nation neyi ifade eder?
- Yalnızca ziyaretçilerin kullandığı geçici bir kamp alanı.
- Peru’dan ayrı ve uluslararası alanda tanınan egemen bir devlet.
- Wampís halkının topluluğu, toprak hakları ve ortak yönetimiyle bağlantılı topraklar.
Cevabı göster
Wampís halkının topluluğu, toprak hakları ve ortak yönetimiyle bağlantılı topraklar.
for thousands of years, practicing sustainable hunting, Dilbilgisi
2:09yağmur ormanlarında yaşıyor, sürdürülebilir avcılık,
practicing ...: -ing öbeğiyle arka plan eklemek
practicing sustainable hunting, fishing, and agriculture bir present participle öbeğidir. Bu yerli halkların yağmur ormanlarındaki uzun yaşamlarının parçası olarak yaptıkları faaliyetleri ekler; öbeğin örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan these indigenous people ile aynıdır. Virgülden sonra gelen bir -ing öbeği, yeni ve tam bir yan cümle kurmadan eş zamanlı bir faaliyeti, yöntemi veya arka plan bilgisini ekleyebilir. Okuyucu genellikle -ing eylemini ana özneyle ilişkilendirir.
Alıştırma
Hangi cümlede ana öznenin gerçekleştirdiği bir faaliyet, sondaki -ing öbeğiyle doğru biçimde eklenmiştir?
- The family lived near the coast, practiced traditional fishing methods.
- The family lived near the coast, the sea practicing traditional fishing methods.
- The family lived near the coast, practicing traditional fishing methods.
Cevabı göster
The family lived near the coast, practicing traditional fishing methods.
has long meant fighting invaders. Dilbilgisi
2:16uzun zamandır işgalcilerle savaşmak anlamına geliyor.
has long meant + -ing: geçmişten beri süren pratik anlam
Has long meant, present perfect yapıdaki has meant ile long sözcüğünü birleştirerek aynı ilişkinin geçmişte başladığını ve şimdi de geçerli olduğunu gösterir. Mean + -ing, bir eylemin başka bir eylemi içerdiğini, gerektirdiğini veya pratik sonuç olarak doğurduğunu belirtir. Burada yağmur ormanını korumak tarih boyunca istilacılarla savaşmayı içermiştir; savaşma niyetini anlatmaz.
Alıştırma
Present perfect cümleyi tamamlamak için mean fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanın: For this museum, staying open has long ____ relying on volunteers.
Cevabı göster
meant
exploited the rainforest: kazanç için yağmur ormanını zararlı biçimde kullanmak
Burada exploited, bir şeyi kişinin kendi çıkarı için zararlı veya adaletsiz biçimde kullanması anlamına gelir. İfade, sömürgecilerin yağmur ormanlarına yönelik davranışını eleştirir; tarafsız used fiili bu eleştirel yargıyı zayıflatırdı. Who exploited the rainforest, the Spanish colonists ifadesini açıklayan bir ilgi cümleciğidir. Zararlı kullanımı kimin gerçekleştirdiğini belirtir.
Alıştırma
Burada exploited the rainforest ne anlama geliyor?
- Kaynaklarını kullanmadan yalnızca yağmur ormanından geçtiler.
- Yağmur ormanını bütün insan faaliyetlerinden korudular.
- Yağmur ormanını zararlı veya adaletsiz biçimde kullanarak kazanç sağladılar.
Cevabı göster
Yağmur ormanını zararlı veya adaletsiz biçimde kullanarak kazanç sağladılar.
extractive industries and the policies that sanction them. Kelime
2:29madencilik ve sondaj endüstrileriyle ve onlara onay veren politikalarla savaşıyor.
battling extractive industries: doğal kaynak çıkarma sektörlerine karşı mücadele
Extractive industries, ham maddeleri doğrudan doğal çevreden çıkaran işletmeler veya sektörlerdir; özellikle madencilik ile petrol ya da gaz çıkarma faaliyetlerini kapsar. Bu terim genel olarak sanayiyi değil, belirli bir ekonomik sektörü adlandırır. Battling burada mecazidir: Wampís Ulusu bu sektörlere ve etkilerine karşı siyasi, hukuki veya toplumsal eylemlerle mücadele etmeyi sürdürmektedir. Bu ifade mutlaka silahlı çatışma anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi grup en açık biçimde extractive industries kapsamındadır?
- Madencilik ve petrol sondajı
- Kitap yayıncılığı ve giysi tasarımı
- Okullar ve halk kütüphaneleri
Cevabı göster
Madencilik ve petrol sondajı
the policies that sanction: resmî izin anlamındaki sanction
the policies that sanction them ifadesinde sanction, “resmî olarak onaylamak veya izin vermek” anlamında bir fiildir. that sanction them ilgi cümleciği the policies ifadesini açıklar: Bu politikalar, maden çıkarma sektörlerinin veya faaliyetlerinin yürütülmesine izin verir. Sanction cezalandırmayla ilgili bir anlam da taşıyabilir; bu nedenle bağlam ve dil bilgisi önemlidir. Sanction an activity çoğunlukla bir faaliyeti onaylamak, impose sanctions on a country or organization ise bir ülkeye veya kuruluşa ceza ya da kısıtlama uygulamak demektir.
Alıştırma
The rules sanction overnight deliveries cümlesinde sanction ne anlama gelir?
- Kurallar gece teslimatlarına resmî olarak izin veriyor.
- Kurallar gece teslimat yapan sürücüleri cezalandırıyor.
- Kurallar gece teslimatlarını gizlice araştırıyor.
Cevabı göster
Kurallar gece teslimatlarına resmî olarak izin veriyor.
the Peruvian government has been licensing Dilbilgisi
2:35altın madenciliği ve petrol çıkarma işlemleri için
has been licensing ... to ...: süren yetkilendirme
Has been licensing, has been + fiil-ing yapısıyla kurulan present perfect progressive biçimidir. Since the 1960s ile birlikte, ruhsatlandırmanın geçmişte başlayıp bugüne kadar devam eden veya tekrarlanan bir faaliyet olduğunu gösterir. License something to someone for a purpose, bir kişiye veya kuruluşa bir şeyi belirli bir amaçla kullanma hakkını resmî olarak vermek demektir. Burada ruhsatlandırılan şey toprak, hakları alan taraf şirketler, amaçlar ise madencilik ve petrol çıkarımıdır. Yalnızca ödünç vermek anlamına gelmez.
Alıştırma
License fiilini present perfect progressive biçiminde kullanın ve license ... to ... yapısını tamamlayın: Since 2021, the city ____ sidewalk space ____ local vendors.
Cevabı göster
has been licensing · to
Wampís way of life: bir topluluğun bütün yaşam biçimi
Way of life, bir kişinin veya grubun uzun süredir devam eden genel yaşama biçimini anlatır. Bir topluluk için yiyeceğin nasıl elde edildiğini, toprağın nasıl kullanıldığını, aile ve topluluk yaşamının nasıl düzenlendiğini, geleneklerin nasıl sürdürüldüğünü ve ortak değerleri kapsayabilir; tek bir alışkanlıktan daha geniştir. Bu cümlede the Wampís way of life, Wampís halkının sosyal yaşamını, kültürünü ve geçim düzenini bir bütün olarak ifade eder. threaten fiili, bu faaliyetlerin yalnızca birkaç kişiyi rahatsız etmekle kalmayıp birbirine bağlı bu sistemin tamamına zarar verebileceğini gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede way of life, bir topluluğun geniş kapsamlı ve yerleşmiş yaşam düzeni anlamında kullanılmıştır?
- Leah changed one habit by drinking more water.
- This guide shows the quickest way to open the gate.
- Moving with the seasons is part of the community's way of life.
Cevabı göster
Moving with the seasons is part of the community's way of life.
In 2015, after years of protests and negotiations,
2:492015 yılında, yıllarca süren protestolar ve müzakerelerden sonra,
formed the Autonomous Territorial Government of the Wampís Nation: özerk bölgesel yönetim organının kurulması
Formed burada bir örgütün kurulduğu anlamına gelir. The Autonomous Territorial Government of the Wampís Nation, Wampís topluluğunun oluşturduğu bir yönetim organının resmî adıdır; büyük harfler bunun resmî bir özel ad olduğunu gösterir. Autonomous öz yönetimi, Territorial ise bu yönetimin belirli bir yurt veya bölgeyle bağlantılı olduğunu belirtir. Bu ad, toprakları ve iç işleri yönetme iddiasını ifade eder; ancak autonomous sözcüğü tek başına Wampís Ulusu'nun ayrı ve egemen bir ülke olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Yargılayın: Bu addaki Autonomous, Wampís Ulusu'nun mutlaka bağımsız ve egemen bir devlet olduğu anlamına gelir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
While the Wampís people remain Peruvian citizens, Dilbilgisi
2:57Wampís halkı hala Peru vatandaşı olmaya devam etse de,
While ... remain ...: ödünleme anlamındaki while
Buradaki while, “bir şey olurken” biçimindeki zaman anlamında değil, although gibi “... olsa da” anlamındadır. Önce hâlâ geçerli olan bir gerçeği, Wampís halkının Peru vatandaşı olduğunu belirtir. Ana cümle ise farklı bir yöne işaret ediyor gibi görünen bir talebi ekler: hükûmet olarak tanınmak istemeleri. While + yan cümle, ana cümle yapısını, ikisi de doğru olan iki gerçeği karşılaştırmak için kullanabilirsiniz. Bu yapı, bir gerçeğin diğerini geçersiz kılmadığını gösterir; bu cümlede vatandaşlık ile özerk yönetim talebi birlikte var olabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede while, örnektekiyle aynı ödünleme anlamında kullanılmıştır?
- While the apartment is small, it feels comfortable.
- She read while the baby slept.
- Please wait here for a while.
Cevabı göster
While the apartment is small, it feels comfortable.
seek recognition as a government: hükûmet olarak resmen tanınmayı talep etmek
Seek recognition as + statü, bir kişinin, grubun veya kurumun belirli bir statüye sahip olduğunun başkaları ya da kurumlar tarafından resmen kabul edilmesini sağlamaya çalışmak demektir. Bu cümlede Wampís halkı yalnızca dikkat veya övgü görmek değil, yetkilerinin hükûmet yetkisi olarak kabul edilmesini istiyor. Seek, want fiilinden daha resmîdir. Buradaki recognition, kabul edilmiş siyasi veya kurumsal konumu belirtir. As ile başlayan bölüm, talep edilen statüyü adlandırır: a government.
Alıştırma
Hangi cümle, bir kuruluşun kasabanın resmî temsilcisi statüsünü kazanmaya çalıştığını doğru şekilde anlatır?
- The organization seeks recognition as the town's official representative.
- The organization seeks recognition for the town's official representative.
- The organization seeks to recognize as the town's official representative.
Cevabı göster
The organization seeks recognition as the town's official representative.
internal affairs: bir topluluğun iç yönetimi
Bu cümlede internal affairs, kurallar, idare ve kararlar gibi bir siyasi topluluğun kendi içinde ele aldığı yönetim konularını ifade eder. Tek tek kişilerin özel hayatı anlamına gelmez. and internal affairs ifadesi, lands ve forests unsurlarına iç yönetimi de ekler. Bu, Wampís halkının yalnızca toprak ve kaynaklardan değil, topluluklarının nasıl yönetildiğinden de sorumlu olmak istediğini gösterir.
Alıştırma
Şu cümlede internal affairs ne anlama gelir: "The regional council manages its own internal affairs."?
- Konsey üyelerinin kişisel ilişkileri.
- Konseyin diğer ülkelerle diplomatik ilişkileri.
- Konseyin kendi yönetim ve idare konuları.
Cevabı göster
Konseyin kendi yönetim ve idare konuları.
and natural cycles that protect the rainforest.
3:13ve yağmur ormanlarını koruyan doğal döngülerin korunmasına öncelik verir.
collective land ownership: topluluğun sahip olduğu arazi hakları
Collective land ownership, arazi haklarının ayrı ayrı özel mülkiyet parsellerine bölünmesi yerine bir topluluk ya da grup tarafından bir bütün olarak elde tutulması demektir. Kesin hukuki kurallar değişebilir, ancak temel nokta mülkiyet hakkını kimin elinde tuttuğudur: kolektifin. Bu cümlede politika, paylaşılan bu arazi hakkını kültürel koruma ve yağmur ormanlarının korunmasıyla birlikte ele alır. Bu, arazi yönetiminin topluluğun yaşam biçimini ve çevresini korumanın bir parçası olarak görüldüğünü gösterir.
Alıştırma
Bir orman yasal olarak topluluğun bütününe aittir ve kullanımıyla ilgili kararlar topluluk kurallarına göre alınır. Hangi ifade en uygundur?
- temporary land rental
- private land ownership
- collective land ownership
Cevabı göster
collective land ownership
or living in harmony with nature Kalıp ifadeler
3:20yani gıda, dostluk ve yaşam kalitesini güvence altına almak için
to ensure food, friendships, and quality of life. Dilbilgisi
3:22doğayla uyum içinde yaşama anlayışının temelidir.
Tarimat Pujut: İngilizce açıklanan bir Wampís felsefesi
Tarimat Pujut, Wampís halkıyla bağlantılı bir felsefenin adıdır; kelime kelime çevrilecek sıradan bir İngilizce ifade değildir. Bu cümlede temel düşüncesi, yiyecek, dostluklar ve yaşam kalitesi gibi hayatın önemli yönlerini sürdürmek için doğayla uyum içinde yaşamak olarak açıklanır. Virgül ve İngilizce or sözcüğü, pek bilinmeyen bu adı başka sözlerle yeniden açıklar. Burada or, “başka bir deyişle” anlamındadır; “iki seçenekten birini seçmek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede Tarimat Pujut nasıl anlaşılmalıdır?
- Temel düşüncesi daha sonra İngilizce açıklanan bir felsefenin adı olarak.
- Bir yiyecek türü anlamına gelen sıradan bir İngilizce ifade olarak.
- or ile bağlanan, birbiriyle ilgisiz iki seçenekten biri olarak.
Cevabı göster
Temel düşüncesi daha sonra İngilizce açıklanan bir felsefenin adı olarak.
living in harmony with nature: doğayla dengeli bir arada yaşam
living in harmony with nature, insanların ve doğal sistemlerin dengeli ve saygılı biçimde bir arada var olduğu bir yaşam biçimini sürdürmek demektir. Burada uyum, tek bir davranış değil, sürekli bir yaşam biçimi ve değer olarak sunulur. Burada living, or sözcüğünden sonra isim öbeği olarak kullanılan bir -ing biçimidir. Öbeğin tamamı felsefenin içeriğini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The community wants to live ____ nature while meeting its needs responsibly.
Cevabı göster
in harmony with
to ensure ...: amaç ifade etme
Bu ifadede to ensure ..., amaç bildiren bir mastar yapısıdır: bir eylemin veya yaşam biçiminin hedefini açıklar. “Bu şeylerin mevcut veya koruma altında olmasını sağlamak için” anlamına gelir. Burada ensure sözcüğünden sonra amaçlanan sonuçları belirten food, friendships ve quality of life isim öbekleri gelir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp eylem + to ensure + sonuç şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi öğrendiğiniz amaç ifadesiyle tamamlayın: We review the plan twice ____ a smooth launch.
Cevabı göster
to ensure
that flow to Peru, Ecuador, and Colombia.
3:3434 milyon litreden fazla suyu terleme yoluyla atmosfere bırakır.
is crucial to ...: vazgeçilmez bir rolü belirtme
be crucial to kalıbı, “... için son derece önemli olmak” anlamına gelir. Yalnızca be helpful demekten daha güçlüdür; vurgulanan ifade, ormanın uçan nehir döngüsünde gerekli veya belirleyici bir rol oynadığını söyler. Burada to bir edattır, mastarın bir parçası değildir. crucial to the cycle veya crucial to keeping the system working örneklerinde olduğu gibi be crucial to + isim ya da -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Reliable internet is ____ running the clinic.
Cevabı göster
crucial to
To track this output, Wampís scientists Dilbilgisi
3:37Bu verimi takip etmek için Wampís bilim insanları
and weigh water levels in leaves and soil.
3:41ve yapraklardaki ile topraktaki su seviyelerini ölçüyor.
To track this output: Cümle başında amaç bildiren mastar
To track this output, amaç bildiren bir mastar ifadesidir. Cümlenin başında yer alarak bilim insanlarının ana cümledeki eylemleri neden yaptığını açıklar. Burada track, değişimleri anlayabilmek için bir şeyi takip etmek ve kaydetmek anlamına gelir. Track eyleminin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan Wampís scientists ifadesidir. Kullanılabilir kalıp To + fiilin yalın hâli ..., özne + fiil .... şeklindedir. Baştaki amaç ifadesi genellikle ana cümleden virgülle ayrılır.
Alıştırma
Cümleyi track kullanan iki sözcüklü bir amaç ifadesiyle tamamlayın: ____ monthly sales, the store records every purchase.
Cevabı göster
To track
measure rainfall, monitor the wind, and weigh ...: Araştırma fiillerini nesnelerle eşleştirme
Measure, monitor ve weigh fiilleri aynı yalın biçimde sıralanır ve Wampís scientists öznesini paylaşır. Her biri kendi nesnesini alarak araştırma görevlerinden oluşan kısa ve paralel bir liste meydana getirir. Measure bir değer elde etmek, monitor bir durumu veya zaman içindeki değişimi gözlemlemek, weigh ise kütleyi belirlemek anlamına gelir. Weigh water levels kullanımı alışılmadıktır: Bilimsel İngilizcede normalde measure water levels veya weigh leaves and soil samples to estimate their water content denir. Bu cümlede son eylemi ikinci kullanımdaki amaçla anlayın.
Alıştırma
Hangi cümle measure, monitor ve weigh fiillerini en doğal bilimsel nesneleriyle kullanıyor?
- Scientists weigh rainfall, monitor one soil sample on a scale, and measure changes in wind speed for months.
- Scientists measure rainfall, monitor changes in wind speed, and weigh soil samples.
- Scientists monitor a rainfall total once, weigh the wind, and measure each sample's mass on a scale.
Cevabı göster
Scientists measure rainfall, monitor changes in wind speed, and weigh soil samples.
acts as a carbon sink: saldığından daha fazla karbon emmek
Burada carbon sink, yani karbon yutağı, belirli bir süre içinde saldığından daha fazla karbon emip depolayan doğal veya insan yapımı bir sistemdir. Toprak, aksi hâlde atmosferde kalacak karbonu tuttuğunda bir karbon yutağı olabilir. acts as a carbon sink ifadesinde acts as, “... işlevi görür” anlamına gelir. Buradaki sink, evdeki lavabo ya da evye değil, iklim alanına ait teknik bir terimdir.
Alıştırma
Saldığından daha fazla karbon emen bir sistemi belirten iklim terimiyle cümleyi tamamlayın: Healthy peatlands can act as ____.
Cevabı göster
a carbon sink
the forest itself as a fire barrier: ormanın koruyucu işlevi
Fire barrier, yangının yayılmasını engelleyen veya yavaşlatan bir şeydir. Bu cümlede konuşmacı, ormanın bu koruyucu işleve sahip olduğunu belirtir; barrier mutlaka inşa edilmiş bir duvar anlamına gelmez. İfade, the forest itself acting as a fire barrier şeklinde tamamlanarak anlaşılabilir. Itself, ormanın kendi başına bu role sahip olduğunu vurgular; as ise rolü veya işlevi tanıtır.
Alıştırma
Hangi cümlede fire barrier, yangının yayılmasını engelleyen veya yavaşlatan bir şey anlamında kullanılmıştır?
- The cleared strip acts as a fire barrier by slowing the flames before they reach the homes.
- The smoke acts as a fire barrier because it shows that a fire has started.
- The dry leaves act as a fire barrier because they help the flames spread faster.
Cevabı göster
The cleared strip acts as a fire barrier by slowing the flames before they reach the homes.
fought illegal gold mining: bir faaliyetle mücadele etmek
Burada fought, mutlaka “fiziksel olarak kavga etti” değil, “aktif biçimde karşı çıktı ve durdurmaya çalıştı” anlamına gelir. Nesnesi bir faaliyettir: illegal gold mining, yani yasa dışı altın madenciliği. fight + zararlı sorun veya faaliyet yapısı; protesto, gözetim ya da hukuki işlem gibi yollarla o soruna karşı örgütlü çabalar gösterildiğini anlatır. Illegal gold mining, yasayı ihlal ederek altın çıkarmak demektir.
Alıştırma
Burada “The community fought illegal gold mining” ne anlama geliyor?
- Topluluk altın adlı bir maddeyle fiziksel olarak kavga etti.
- Topluluk yasal olarak bir altın madeni işletti.
- Topluluk yasa dışı altın madenciliğine aktif biçimde karşı çıktı ve onu durdurmaya çalıştı.
Cevabı göster
Topluluk yasa dışı altın madenciliğine aktif biçimde karşı çıktı ve onu durdurmaya çalıştı.
They organized protests, uncovered mercury pollution, Kalıp ifadeler
4:05Protestolar düzenlediler, cıva kirliliğini ortaya çıkardılar,
guarded the area, and attacked illegal machinery
4:08bölgeyi korudular ve yasa dışı makinelere saldırarak
for months, eventually expelling the miners. Dilbilgisi
4:10aylar süren mücadelenin sonunda madencileri kovdular.
uncovered mercury pollution: araştırmayla ortaya çıkarma
uncovered mercury pollution ifadesinde uncovered, “araştırma veya kanıt yoluyla buldu ve kamuoyunun bilgisine sundu” anlamına gelir. Bu mecazlı bir kullanımdır; fiziksel bir örtü kaldırılmaz. Mercury pollution, zehirli bir metal olan cıvanın yol açtığı kirliliktir. İfade, kanıtlar ortaya çıkarana kadar kirliliğin gizli, bilinmeyen veya doğrulanmamış olduğunu belirtir; tek başına birinin onu kasıtlı olarak sakladığını kanıtlamaz.
Alıştırma
Cümleyi uncover fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The audit ____ several hidden fees in the contract.
Cevabı göster
uncovered
eventually expelling the miners: nihai sonucu bildiren bir -ing öbeği
Virgülden sonra gelen eventually expelling the miners, sonucu bildiren bir -ing öbeğidir. Önceki uzun eylemler dizisinin ortaya çıkardığı sonucu ekler: bu eylemler sonunda madencileri ayrılmaya zorlamıştır. Ana cümle, eventually + -ing yapısında, -ing eylemini yapan kişi ya da grup normalde ana cümlenin öznesiyle aynıdır. Burada önceki eylemleri yapan ve madencileri çıkaran aynı they grubudur.
Alıştırma
Önceki eylemlerin nihai sonucunu belirtmek için eventually + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The town repaired its water system for years, eventually reduced leaks by 40 percent.
- The town repaired its water system for years, eventually to reducing leaks by 40 percent.
- The town repaired its water system for years, eventually reducing leaks by 40 percent.
Cevabı göster
The town repaired its water system for years, eventually reducing leaks by 40 percent.
successfully petitioned a court Kalıp ifadeler
4:15özel bir petrol şirketini topraklarından men etmek için
successfully petitioned a court: hukuki başvuru fiili olarak petition
Burada petition, yetkili bir makama resmî talepte bulunmak anlamında kullanılan bir fiildir. The Wampís Nation petitioned a court to bar the company ifadesi, Wampís Ulusu'nun şirketi topraklarından uzak tutacak bir karar vermesi için mahkemeden talepte bulunduğunu anlatır. Kullanılabilir kalıp petition + yetkili makam + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Yetkili makam doğrudan nesnedir; bu nedenle a court öncesinde to kullanılmaz. Successfully, talebin amaçlanan sonuca ulaştığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi petition fiilinin geçmiş zamanı ve a court sözleriyle tamamlayın: The residents ____ to stop the demolition.
Cevabı göster
petitioned a court
bar ... from ...: resmî yasaklama
Burada bar, resmî olarak engellemek veya yasaklamak anlamına gelen resmî bir fiildir. to bar... mastar yapısı, Wampís Ulusu'nun mahkemeden ne yapmasını istediğini, yani özel petrol şirketini yasal olarak topraklarından uzak tutmasını anlatır. Tekrar kullanılabilen kalıplar bar + kişi veya kuruluş + from + yer ve bar + kişi veya kuruluş + from + -ing biçimidir. bar a company from the site ve bar a company from drilling buna örnektir.
Alıştırma
Cümleyi bar ... from ... kullanarak tamamlayın: The court order will ____ the factory ____ dumping waste into the river.
Cevabı göster
bar · from
need more recognition and support. Kalıp ifadeler
4:25daha fazla tanınmaya ve desteğe ihtiyaç duyuyor.
While these are significant victories: ana noktadan önce ödünleme
Burada while, although yani ‘-se de, -sa da’ anlamına gelir; ‘bir şey olurken’ biçiminde zaman bildirmez. Başlangıçtaki yan cümle önceki sonuçların önemli zaferler olduğunu kabul eder, ana cümle ise daha fazla tanınma ve desteğe hâlâ ihtiyaç duyulduğunu vurgular. Bu ödünleme kalıbı, While A, B, dengeli bir sav kurmaya yardımcı olur: A doğru kabul edilir, ardından B daha önemli sınırlama, kaygı veya sonraki nokta olarak sunulur.
Alıştırma
Hangi cümlede while, bir noktayı kabul ettikten sonra bir sınırlamayı vurgulamak için kullanılmıştır?
- While the meeting lasted, the doors remained locked.
- While the plan has made progress, more work is still needed.
- While I was reading, the phone rang.
Cevabı göster
While the plan has made progress, more work is still needed.
need more recognition and support: daha fazla tanınmaya ve desteğe ihtiyaç duymak
Bu hak savunuculuğu bağlamında need more recognition and support, grupların hem daha fazla tanınmaya hem de daha çok somut yardıma ihtiyaç duyduğu anlamına gelir. Recognition burada yalnızca bir yüzü tanımak değil; grubun kimliğinin, haklarının, statüsünün veya taleplerinin kabul edilmesidir. Support ise kaynak, finansman, koruyucu politikalar veya hukuki yardım içerebilir. and ile bağlanan iki isim, ayrı ancak birbiriyle ilişkili iki ihtiyacı sunar: recognition kabul edilme veya saygı görmeyle, support ise eyleme geçilmesiyle ilgilidir. need more + isim öbeği kalıbı, şu anda var olanın yeterli olmadığını da belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle bir topluluğun hem haklarının tanınmasına hem de somut yardıma ihtiyaç duyduğunu en iyi ifade eder?
- The community needs to recognize its supporters.
- The community needs public attention but no practical help.
- The community needs more recognition and support.
Cevabı göster
The community needs more recognition and support.
Indigenous people and local communities live in Kalıp ifadeler
4:27Yerli halklar ve yerel topluluklar dünyadaki karaların
and manage more than a quarter of the world's land, Kalıp ifadeler
4:30dörtte birinden fazlasında yaşıyor ve onları yönetiyor,
but only have legal ownership to a small percentage of it. Kelime
4:33ancak bunların sadece küçük bir yüzdesinin yasal mülkiyetine sahipler.
live in and manage: bir yerde yaşamak ve orayı yönetmek
Live in and manage, ardından gelen tek bir yer öbeğini paylaşan iki fiili bağlar. Live fiili in edatını gerektirirken manage bu yeri doğrudan nesne olarak alır: communities live in the land and manage the land. Bu kısa yapı, toplulukların orada yaşamaktan fazlasını yaptığını söyler: toprağın bakımı, kullanımı veya yönetiminde de etkin rol alırlar. Toprağı yönetmek tek başına ona yasal olarak sahip olmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Aynı yerde hem yaşamak hem de o yeri yönetmek anlamına gelen dört sözcüklük ders yapısıyla cümleyi tamamlayın: Many forest communities ____ the protected land.
Cevabı göster
live in and manage
more than a quarter of the world's land: dünya karalarının dörtte birinden fazlası
More than a quarter of the world's land, dünyadaki tüm karaların %25'inden daha büyük bir miktar demektir. A quarter, dört eşit parçadan biridir; more than ise gerçek oranın tam %25 değil, %25'in üzerinde olduğunu gösterir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp more than + kesir + of + bütün grup veya miktar şeklindedir. Buradaki bütün miktar the world's land ifadesidir.
Alıştırma
Cümleyi more than a quarter of ifadesini aynen kullanarak tamamlayın: The survey found that ____ residents use the public library each month.
Cevabı göster
more than a quarter of
legal ownership to ... ile ownership of ... arasındaki fark
Bu cümlede legal ownership, yasalarca tanınan mülkiyet hakkını; a small percentage of ise arazinin yalnızca küçük bir bölümünü ifade eder. Cümle, toplulukların yaşadığı ve yönettiği geniş alan ile yasal olarak sahip oldukları çok daha küçük alanı karşılaştırır. Legal ownership to a small percentage of it ifadesinin anlatmak istediği anlam anlaşılır, ancak sahip olunan şeyi belirtirken ownership normalde to değil, of alır: legal ownership of a small percentage of it. Kendi İngilizce cümlelerinizde anlamı koruyun ama ownership of kullanın.
Alıştırma
Hangi cümle, amaçlanan anlamı korurken ownership ile doğal edatı kullanıyor?
- The community has legal ownership of only a small part of the land.
- The community has legal ownership to only a small part of the land.
- The community has legal title of only a small part of the land.
Cevabı göster
The community has legal ownership of only a small part of the land.
and forest funds go to their crucial conservation efforts. Kalıp ifadeler
4:39orman fonlarının %1'inden azı onların bu hayati koruma çabalarına gidiyor.
funds go to ...: paranın alıcısını veya kullanım amacını belirtmek
funds go to + alıcı veya amaç yapısı, paranın o kişiye, gruba, projeye ya da kullanım alanına tahsis edildiğini belirtir. Buradaki go, fiziksel bir hareketi değil, fonun nereye yönlendirildiğini anlatır. Bu cümlede özne, uluslararası iklim ve orman fonlarının %1'inden azıdır; fonun yönlendirildiği yer ise onların hayati önem taşıyan koruma çalışmalarıdır. Bu ifade, toplam fonun ne kadar küçük bir kısmının bu çalışmaları desteklediğini vurgular.
Alıştırma
Paranın nereye tahsis edildiğini göstermek için cümleyi go to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Most of the emergency fund ____ local shelters.
Cevabı göster
goes to
This is despite the fact that: karşıt bir gerçeği sunmak
This, daha önce belirtilen duruma gönderme yapar. Despite the fact that, normalde farklı bir sonuç beklenmesine yol açacak bir gerçeği bildiren tam bir yan cümle getirir. Burada daha yüksek orman hayatta kalma oranları, düşük fon düzeyiyle karşıtlık oluşturur. Bu ifade karşıtlığı görece resmî ve vurgulu bir biçimde düzenler: önce durum belirtilir, ardından despite the fact that ile duruma ters düşen ve beklenmedik bir gerçek sunulur.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayan en uygun ifadeyi seçin: The program received little funding, ____ it has produced good results.
- despite
- despite the fact that
- because of
- although the fact that
Cevabı göster
despite the fact that
forests managed by indigenous people: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği
forests managed by indigenous people ifadesinde managed by indigenous people, forests sözcüğünden sonra gelir ve hangi ormanların kastedildiğini belirtir. Tam biçimi forests that are managed by indigenous people şeklindedir. Ormanlar yönetme eylemini yapan değil, bu eyleme maruz kalan taraf olduğu için geçmiş ortaç managed kullanılır. that are çıkarılınca kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciği oluşur: ifade kısalır, ancak edilgen anlam değişmez.
Alıştırma
Köprülerin yerel mühendisler tarafından tasarlandığını göstermek için design fiilinin geçmiş ortaç öbeğini kullanın: The bridges ____ local engineers survived the storm.
Cevabı göster
designed by
have better survival rates: koruma sonuçlarını karşılaştırma
Survival rate, bir grubun belirli bir süre sonra veya belirli koşullar altında hayatta kalan ya da varlığını sürdüren kısmının oranıdır. Burada ormanların yok olmak veya ciddi şekilde zarar görmek yerine sağlam kalma oranını ifade eder. Have better survival rates, koruma sonucunun daha iyi olduğu anlamına gelir. Survival rates ile kullanılan better genellikle oranın daha yüksek olduğunu belirtir; ormanların daha hızlı hayatta kaldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir yıl sonra 100 fidanın 90'ı hâlâ hayattadır. Sonucu en doğru şekilde hangi cümle bildirir?
- The seedlings had a 90% survival rate.
- The seedlings had an average survival time of 90 days.
- The seedlings grew 90% taller.
Cevabı göster
The seedlings had a 90% survival rate.
The Amazon is often described with the language evocative of a giant organism, Notlar
4:48Amazon genellikle dev bir organizmayı andıran bir dille tanımlanır;
a giant organism: canlı sistem metaforu
a giant organism bir metafordur. Amazon'u, birçok parçası birlikte çalışan dev bir canlı sistemmiş gibi sunar; ormanı sözcüğü sözcüğüne tek bir organizma olarak sınıflandırmaz. Bu imge, daha sonra gelen grows, dies, breathes ve exhales fiillerine ortak bir mantık kazandırır. Her fiil aynı canlı sistem metaforunu sürdürür.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: Bu cümlede a giant organism, Amazon'un biyolojik olarak tek bir organizma olduğu anlamına gelir.
- Yanlış — birbirine bağlı bir canlı sistem metaforudur.
- Doğru — sözcüğü sözcüğüne bir biyolojik sınıflandırmadır.
Cevabı göster
Yanlış — birbirine bağlı bir canlı sistem metaforudur.
breathes in carbon dioxide, and exhales oxygen. Deyimler
4:54karbondioksit soluyan ve oksijen veren dev bir organizma.
is often described with the language evocative of a giant...: bir çerçeve kurmak
Edilgen yapı is often described, Amazon'u cümlenin konusu olarak tutar; often ise bunun başkalarının tekrar tekrar kullandığı bir betimleme biçimi olduğunu gösterir. with the language evocative of a giant organism, kullanılan dil türünü, yani dev bir organizma imgesini çağrıştıran sözleri belirtir. Bu ifade, ayrıntılardan önce tek bir metafor çerçevesi kurar. Okura grows, dies, breathes ve exhales fiillerini birbiriyle ilgisiz betimlemeler olarak değil, aynı organizma metaforunun parçaları olarak anlaması gerektiğini gösterir.
Alıştırma
Vurgulanan bölümün bu cümledeki temel işlevi nedir?
- Ardından gelen ayrıntılar için tekrar kullanılan bir metafor çerçevesi sunar.
- Konuyu Amazon'dan dil öğrenmeye çevirir.
- Amazon'a resmî bir biyolojik sınıflandırma verir.
- Her eylemin diğerlerinden bağımsız bir gerçek olduğunu söyler.
Cevabı göster
Ardından gelen ayrıntılar için tekrar kullanılan bir metafor çerçevesi sunar.
breathes in carbon dioxide ... exhales oxygen: solunum yoluyla ekolojik kişileştirme
Burada breathes in, bir şeyi içine almak veya solumak; exhales ise dışarı vermek anlamındadır. Fiiller, karbondioksit ve oksijenin hareketini tanıdık nefes alma düzeniyle anlatır. Bu bir kişileştirmedir: ekolojik sistem, yaşayan bir canlıymış gibi sunulur. Bu imge karmaşık bir süreci zihinde canlandırmayı kolaylaştırır; ancak sistemin gerçekten akciğerleri olduğu veya bir hayvan gibi soluduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede breathes in ve exhales nasıl bir işlev görüyor?
- Okura bir nefes egzersizi için talimat veriyorlar.
- Ekolojik bir süreci, yaşayan bir canlı nefes alıyormuş gibi sunuyorlar.
- Ekolojik sistemin gerçek akciğerleri olduğunu iddia ediyorlar.
Cevabı göster
Ekolojik bir süreci, yaşayan bir canlı nefes alıyormuş gibi sunuyorlar.
The processes that sustain it weave together Öbek fiiller
4:57Onu sürdüren süreçler, hem yıkıcı hem de koruyucu olan
weave together: birbirine bağlı parçaların daha büyük bir bütün oluşturması
Weave together, iplikler birbirine geçirildiğinde gerçek anlamdadır. Burada ise mecazidir: sistemi ayakta tutan süreçler birbiriyle yakından bağlantılıdır ve birbirlerini etkiler. İfade, birkaç şeyin yalnızca aynı anda gerçekleşmesinden daha fazlasını anlatır. Farklı parçalar, ipliklerin kumaş oluşturması gibi birleşerek daha büyük ve karmaşık bir bütün oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi weave together ile tamamlayın: In the final chapter, the three storylines ____.
Cevabı göster
weave together
a complex and often invisible web of...: birbirine bağlı bir sistem benzetmesi
Burada a web of water, air, soil, and human activity, parçaları birbirine bağlı bir sistemi anlatan benzetmedir. Gerçek bir örümcek ağı değildir: her parça diğerleriyle etkileşir, bu yüzden birindeki değişiklik geri kalanını etkileyebilir. Complex, ilişkilerin basit olmadığını; often invisible ise birçok bağlantının doğrudan görülemediğini belirtir. Ağ imgesi, soyut bir süreçler sistemini gözümüzde canlandırmayı kolaylaştırır.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: The region depends on a web of roads, rail lines, and bus routes. Burada a web of ... ne anlama gelir?
- Birbirini etkilemeyen birkaç ayrı unsur
- Bir şeyleri yakalamak için kullanılan fiziksel bir ağ
- Birbiriyle ilişkili birkaç parçadan oluşan bağlantılı bir sistem
- Yalnızca tek bir nedeni olan basit bir zincir
Cevabı göster
Birbiriyle ilişkili birkaç parçadan oluşan bağlantılı bir sistem
both destructive and protective: iki yönü dengeli biçimde sunmak
Both destructive and protective, karşıt iki tanımlamayı dengeli both A and B yapısında bir araya getirir. İki sıfat da human activity ifadesini tanımlar: insan faaliyeti zarar verebilir ve aynı zamanda söz konusu şeyi korumaya yardımcı olabilir. Bu ikiliyi cümlenin sonuna koymak, iki yönlü bir düşünceyi kısa bir ifadede özetler. Böylece cümle, insan faaliyetini yalnızca tek tür etkisi varmış gibi göstermez.
Alıştırma
Dengeli ikiliyi both ... and ile tamamlayın: The change was ____ exciting ____ scary.
Cevabı göster
both · and
We are far from understanding it in its entirety. Kalıp ifadeler
5:08Onu tam anlamıyla anlamaktan hala çok uzağız.
far from understanding ... in its entirety: bütünüyle anlamaktan çok uzak olmak
be far from + -ing biçimi, bir eylemin ya da durumun gerçekleşmesine daha çok uzak olunduğunu anlatır. Burada far, fiziksel mesafeyi değil anlama derecesini belirtir. in its entirety, “eksiksiz bir bütün olarak” anlamına gelen resmî bir ifadedir. Vurgulanan bölümün tamamı, şu anki anlayışımızın hâlâ çok eksik olduğunu söyler.
Alıştırma
Tam anlamaya ulaşmanın hâlâ çok uzakta olduğunu belirtmek için cümleyi far from ... in its entirety ile tamamlayın: We are ____ understanding the deep ocean ____.
Cevabı göster
far from · in its entirety
But some are closer than others: eksilti yoluyla karşıtlık
But, önceki “kimse onu bütünüyle anlamıyor” genel ifadesinden bir dönüş yapar. Ardından Some are closer than others, anlama düzeylerinin farklı olduğunu göstererek bu ifadeyi sınırlar. Cümle, daha önce verilen bilgileri eksiltir: some, some people or groups anlamına gelir; closer ise closer to understanding it in its entirety anlamını taşır. Bu eksilti tekrarı önler ve some ile others arasındaki yeni karşıtlığı vurgulanması için cümlenin sonuna yerleştirir.
Alıştırma
Hangi seçenek, cümlenin karşıtlığını koruyarak eksiltilen bilgiyi en doğru biçimde tamamlar?
- Some people are standing nearer to it than other people are.
- Everyone is equally far from understanding it.
- Some people understand it completely, and everyone else understands nothing.
- Some people are closer to understanding it fully than other people are.
Cevabı göster
Some people are closer to understanding it fully than other people are.
If you want to learn more about indigenous land management,
5:16Yerli toprak yönetimi hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız,
protecting their homelands,
5:24ve bakım yöntemlerini dünyayla paylaşmaya adanmış bir organizasyon olan
check out: daha fazlasını keşfetmeye yönelik samimi bir davet
Bu cümlede check out, göz atmak veya hakkında daha fazla bilgi edinmek anlamına gelir. Öznesi you olarak anlaşılan bir emir cümlesidir ve izleyicileri keşfetmeye değer bir kuruluş ya da kaynak olarak Nia Terra'ya yönlendirir. Bu anlamda check out ifadesinin ardından bir kaynak, kuruluş, video veya etkinlik geldiğinde samimi bir eylem çağrısı oluşur. Kastedilen anlamı bağlam belirler.
Alıştırma
Hangi cümlede check out bir kaynağı keşfetmeye yönelik samimi bir davet olarak kullanılıyor?
- Check out of the hotel before noon.
- Check out the museum's website to learn about the new exhibit.
- Check the museum's totals to make sure they are correct.
Cevabı göster
Check out the museum's website to learn about the new exhibit.
dedicated to supporting ... protecting ...: paralel -ing hedefleri
Dedicated to, zaman içinde bir amaca bağlı olmak anlamına gelir. Burada dedicated to ... ifadesi organization sözcüğünü niteleyen kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir ve an organization that is dedicated to ... ile aynı anlama gelir. Bu yapıda to bir edattır; bu nedenle ardından bir isim veya -ing biçimi gelir. Supporting, protecting ve daha sonra gelen sharing, kuruluşun hedeflerini sıralayan paralel bir yapı oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi provide fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The clinic is dedicated to ____ affordable care for local families.
Cevabı göster
providing
sharing their methods of care with the world: bakım ve koruma uygulamalarını geniş kitlelere tanıtmak
methods of care ifadesi, bir grubun toprak, doğa veya bir topluluk gibi önemli bir şeyi gözetip koruma biçimlerini anlatır. Buradaki care yalnızca tıbbi bakım veya hemşirelik değildir; sürekli koruma, sürdürme ve özen gösterme anlamındadır. share something with the world kalıbı, bir şeyi çok geniş bir kitlenin öğrenebileceği veya erişebileceği hâle getirmek demektir. İfade bir bütün olarak, başkalarının da öğrenebilmesi için bu uygulamaların geniş ölçüde tanıtıldığını anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede “sharing their methods of care with the world” ne anlama gelir?
- Bilgi ve uygulamalarını gizli tutmak
- Koruma ve bakım yöntemlerini geniş kitlelere tanıtmak
- Herkesten yalnızca tek bir kuruluşu desteklemesini istemek
- Her ülkede tıbbi tedavi sunmak
Cevabı göster
Koruma ve bakım yöntemlerini geniş kitlelere tanıtmak
Click here to learn more and get involved. Kalıp ifadeler
5:29Daha fazlasını öğrenmek ve dahil olmak için buraya tıklayın.
get involved: katılmaya başlamak
Get involved, yalnızca izlemek veya bilgi edinmek yerine katılmaya ve katkıda bulunmaya başlamak demektir. Etkinliğin adı söylendiğinde get involved in + bir ad veya -ing biçimi kullanılır: get involved in a project ya da get involved in organizing the event. Altyazıda etkinlik zaten açık olduğundan get involved tek başına bir eylem çağrısı olarak kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “katılmaya başlamak” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Join us this Saturday and ____ in the neighborhood clean-up.
Cevabı göster
get involved