Bitkiler Düşünebilir mi?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
738 kelime 209 kel/dk

Video özeti: Kimyasal sinyaller, mantar ağları ve belleğe benzer davranışlar, bitkilerin beyin olmadan sorun çözebilmesini sorguluyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. give off (öbek fiiller): Koku ve kimyasallar için “yaymak” anlamını kavrayın, give sözcüğünü “vermek” diye çevirmeyin; ısı, ışık, duman veya gazla da kullanın. 2. world wide web. (deyimler ve mecazlı ifadeler): İnternet adını, ağaçların besin ve bilgi alışverişi yaptığı mantar ağının mecazı olarak okuyun; dijital sistem sanmayın. 3. as though they had realized (dil bilgisi ve cümle kalıpları): Tamamlanmış geçmişin mimozanın tepkisi için hayal edilen önceki bir kavrayış sunduğunu, bilinçli düşünceyi kanıtlamadığını görün.

Bu derste

With over 300,000 plant species on Earth,

0:00

Dünya'da 300.000'den fazla bitki türü bulunduğuna göre,

there's no doubt that they have highly developed senses to stay alive and thrive. Kalıp ifadeler

0:02

hayatta kalıp gelişmek için son derece gelişmiş duyulara sahip olduklarına hiç şüphe yok.

Kalıp ifadeler

There's no doubt that + yan cümle

There's no doubt that, konuşanın kesin kabul ettiği bir yargıyı sunmak için tam bir that yan cümlesi getirir. Burada, they have highly developed senses to stay alive and thrive ifadesi çok yüksek bir kesinlikle sunulan iddiadır. Certainly gibi bir zarfı tek başına kullanmaktan farklı olarak bu kalıp, önce konuşanın tutumunu bildirip ardından önermeyi vererek cümleyi düzenler. That yan cümlesinin kendi öznesi ve fiili bulunmalıdır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki güçlü kesinlik kalıbıyla tamamlayın: ____ the new safety system reduced accidents.

Cevabı göster

There's no doubt that

Kalıp ifadeler

Stay alive and thrive: hayatta kalmaktan başarıyla gelişmeye

Stay alive, yaşamaya veya var olmaya devam etmek demektir. Thrive ise yalnızca hayatta kalmanın ötesine geçip büyümek, gelişmek ya da çok başarılı olmak anlamına gelir. Bu iki ifadeyi and ile birleştirmek anlamlı bir ilerleme oluşturur: önce ölümden veya başarısızlıktan kaçınmak, sonra gelişip serpilmek. Bu cümledeki iki fiil aynı düşünceyi tekrarlamaz; iki farklı yarar düzeyini anlatır.

Alıştırma

Stay alive and thrive nasıl bir ilerleme ifade eder?

  1. Yalnızca hayatta kalmak anlamına gelen iki eş değer ifade
  2. Önce başarıyla gelişmek, ardından ölümden veya başarısızlıktan kaçınmak
  3. Önce var olmaya devam etmek, ardından başarıyla gelişmek
Cevabı göster

Önce var olmaya devam etmek, ardından başarıyla gelişmek

But while some of their features may be compared to taste,

0:06

Ancak bazı özellikleri insanların tat alma,

sight, touch, and smell in humans,

0:08

görme, dokunma ve koku alma duyularıyla karşılaştırılabilse de,

have you ever wondered, Anlatım akışı

0:10

şunu hiç merak ettiniz mi:

can plants think?

0:11

Bitkiler düşünebilir mi?

Anlatım akışı

Soruya yönlendiren bir açılış olarak Have you ever wondered ...?

Have you ever wondered ...? doğrudan izleyiciye seslenir ve ana sorudan önce merak uyandırır. Burada can plants think? sorusunu videonun ele alacağı konu olarak çerçeveler; asıl amaç her izleyicinin geçmişte yaptığı belirli bir şeyi hatırlayıp hatırlamadığını kontrol etmek değildir. Bir açılış ifadesi olarak Have you ever wondered ...?, girişten bir soruya ya da meseleye geçiş sağlar. “Bu, üzerinde düşünmeye değer ve sırada bunu ele alacağız” mesajını verir.

Alıştırma

Bir açıklama videosunun başında Have you ever wondered ...? ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. İzleyiciyi ardından gelen soru hakkında meraklanmaya davet eder.
  2. İzleyiciden tamamlanmış bir geçmiş eylemi ayrıntılı olarak anlatmasını ister.
  3. Konuşmacının herkesin cevabını zaten bildiğini duyurur.
Cevabı göster

İzleyiciyi ardından gelen soru hakkında meraklanmaya davet eder.

On land,

0:13

Karada,

the cumulative mass of plants is 1,000 times higher than that of animals. Dilbilgisi

0:13

bitkilerin toplam kütlesi hayvanlarınkinin 1.000 katıdır.

Dilbilgisi

1,000 times higher than that of animals: aynı türden değerleri karşılaştırma

1,000 times higher than çok büyük bir çarpan karşılaştırması ifade eder. Bu cümlede amaçlanan anlam, bitkilerin toplam kütlesinin hayvanların toplam kütlesinin yaklaşık 1.000 katı olduğudur; 1.000 birim daha büyük olduğu değildir. That of animals, the cumulative mass of animals ifadesinin yerine geçer. Tekil ikame sözcüğü that, cumulative mass ifadesinin tekrarını önler ve karşılaştırmayı paralel tutar: bitki kütlesi hayvan kütlesiyle karşılaştırılır, hayvanların kendisiyle değil.

Alıştırma

Average temperature ifadesini tekrarlamayı önleyen tekil ikame sözcüğüyle karşılaştırmayı tamamlayın: The average temperature in July is much higher than ____ January.

Cevabı göster

that of

But these plants are immobile and can't move around in their environment,

0:17

Ancak bitkiler hareketsizdir ve bulundukları çevrede dolaşamazlar;

which is seemingly a pretty big evolutionary disadvantage.

0:20

bu da görünüşte oldukça büyük bir evrimsel dezavantajdır.

This has forced plants to adapt in amazing ways that often go unnoticed by the naked eye. Notlar

0:23

Bu durum, bitkileri çoğu zaman çıplak gözle fark edilmeyen şaşırtıcı yollarla uyum sağlamaya zorlamıştır.

Dilbilgisi

forced plants to adapt: force + nesne + to mastar

force + nesne + to mastar yapısında nesne, baskıdan etkilenen kişi veya şeydir; mastar ise bunun sonucunda gerçekleşen eylemi belirtir. Burada plants nesnedir ve to adapt, koşulların gerekli hâle getirdiği eylemdir. This, bitkilerin hareket edememesine gönderme yapar. Kimse bitkileri bilinçli olarak zorlamaz; evrimsel bir dezavantaj dış baskı işlevi görür. Has forced, bu baskının zaman içinde etkili olduğunu ve şu anda görülen bir sonuç doğurduğunu anlatır.

Alıştırma

Cümleyi force fiilinin geçmiş hâli ve gerekli mastar işaretiyle tamamlayın: Yesterday, a power outage ____ the staff ____ leave early.

Cevabı göster

forced · to

Kalıp ifadeler

go unnoticed: fark edilmemek

go + sıfat yapısında go, fiziksel hareketi değil, bir duruma girmeyi veya o durumda kalmayı anlatır. Go unnoticed, “fark edilmemek” veya “dikkat çekmemek” anlamına gelir. Burada bitkilerin olağanüstü uyum biçimleri gerçekten vardır, ancak insanlar bunları sıradan görme yetisiyle genellikle algılayamaz. İfade, fark edilmeme sonucuna odaklanır ve birinin bunları bilinçli olarak görmezden geldiğini düşündürmez.

Alıştırma

Cümleyi “fark edilmemek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: A small typo can ____ during a quick review.

Cevabı göster

go unnoticed

Smell something funny? Kelime

0:28

Garip bir koku mu aldınız?

Kelime

smell something funny içinde “tuhaf” anlamındaki funny

smell something funny ifadesinde funny, “tuhaf, alışılmadık veya tam olarak yolunda olmayan” anlamına gelir. Koku alma bağlamı ve anlamı açık bırakılan something, mizahı değil beklenmedik bir kokuyu gösterir.

Alıştırma

The milk smells funny cümlesinde funny büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Sütün tuhaf veya kötü olabilecek bir kokusu var.
  2. Süt insanları güldürüyor.
  3. Sütün hiç kokusu yok.
Cevabı göster

Sütün tuhaf veya kötü olabilecek bir kokusu var.

Plants do too, Dilbilgisi

0:29

Bitkiler de alır

Dilbilgisi

Plants do too içinde yerine kullanılan do too

Plants do too ifadesinde do, bağlamdan anlaşılan smell something funny fiil öbeğinin yerini tutar. Bu eylem önceki sorudan açıkça anlaşıldığı için İngilizcede tekrarlanan bölüm söylenmeyebilir. Too, “de/da” anlamına gelir. Plants çoğul olduğu ve örtük eylem şimdiki zamanda bulunduğu için do kullanılır; tekil bir özneyle does kullanılırdı. Buradaki do, “bir eylemi yapmak” anlamındaki asıl fiil değil, önceki ifadenin yerini tutan yardımcı fiildir.

Alıştırma

Cümleyi do fiilinin doğru biçimi ve too ile tamamlayın: Maya enjoys science podcasts, and Leo ____.

Cevabı göster

does too

and they react to these chemicals in the air.

0:30

ve havadaki bu kimyasallara tepki verir.

For example,

0:31

Örneğin,

when fruits start to ripen,

0:32

meyveler olgunlaşmaya başladığında,

they release a chemical called ethylene.

0:33

etilen denen bir kimyasal salgılar.

And when neighboring fruits sense this pheromone,

0:35

Yakındaki meyveler bu feromonu algıladığında da

they ripen faster so that all fruits mature at the same time. Dilbilgisi

0:37

daha hızlı olgunlaşır, böylece tüm meyveler aynı anda olgunluğa erişir.

Dilbilgisi

Mümkün kılınan sonuç için so that

Bu cümlede so that, daha hızlı olgunlaşmanın mümkün kıldığı etkiyi veya işlevi belirtir: meyveler sonunda birlikte olgunlaşır. Meyveler bilinçli bir plan yapmadığı için bu bağlantı, kişisel bir niyetten çok ortaya çıkan bir etki olarak anlaşılmalıdır. Yapı, ana cümle + so that + tam cümlecik şeklindedir. so that cümleciği, önceki olayın hangi sonucu mümkün kıldığını veya ortaya çıkarmaya yardımcı olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi amaçlanan sonucu başlatan iki sözcüklü bağlaçla tamamlayın: We sent a reminder ____ nobody would miss the deadline.

Cevabı göster

so that

Plants also give off scents, Öbek fiiller

0:40

Bitkiler ayrıca kokular yayar

which attract insects to spread their pollen.

0:41

ve bu kokular, polenlerini yayacak böcekleri çeker.

Öbek fiiller

Yaymak anlamındaki give off

Give off, bir şeyi çevredeki havaya veya alana yaymak ya da salmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada bitkilerin yaydığı şey kokudur. give sözcüğünü birine bir şey vermek olarak yorumlamak yerine give off ifadesini tek bir anlam birimi olarak ele alın. Nesnesi genellikle koku, ısı, ışık, gaz veya radyasyon gibi soyut bir çıktıdır.

Alıştırma

Cümleyi yaymak anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: The old heater began to ____ a strange smell.

Cevabı göster

give off

In particular,

0:43

Özellikle,

the amazing carrion flowers grow tiny hairs, Kültür

0:44

hayranlık uyandıran leş çiçekleri minicik tüyler çıkarır,

feel warm,

0:46

dokununca sıcak gelir

and smell like rotting flesh in an attempt to mimic a dead corpse. Kalıp ifadeler

0:47

ve bir cesedi taklit etmek için çürüyen et gibi kokar.

Kalıp ifadeler

In an attempt to: başarısı garanti olmayan amaç

In an attempt to + fiilin yalın hâli, bir eylemin amacını tanıtır ve bu amacı ulaşılmaya çalışılan bir şey olarak sunar. Burada çiçekler, bir cesedi taklit etmeye çalışmak için çürüyen et gibi kokar. Bu ifade sonucu değil, niyeti bildirir. Taklidin başarılı olup olmadığını söylemez; başarıyı kesinleştirmek için sonuçla ilgili ayrı bir bilgi gerekir.

Alıştırma

Cümleyi, amacı kesinleşmiş bir başarı olarak değil bir girişim olarak sunan resmî ifadeyle tamamlayın: The engineers added insulation ____ reduce traffic noise.

Cevabı göster

in an attempt to

This is to attract flies and beetles as pollinators.

0:51

Amaç, sinekleri ve kınkanatlı böcekleri tozlaştırıcı olarak çekmektir.

Kültür

Carrion flowers: ölü eti taklit eden çiçekler

Carrion flowers, leşe benzeyen kokuları nedeniyle bu adı alan çiçeklerdir; carrion, ölü bir hayvanın çürüyen eti demektir. Bu ad, çiçeklerin leşten yapıldığı anlamına gelmez. Bu cümlede tüyler, sıcaklık ve çürümüş et kokusu birlikte bir cesede ait işaretleri taklit eder. Bu işaretler, çiçeği ziyaret ederken polen taşıyabilen sinekleri ve böcekleri çeker; böcekler çiçeğin kendisini yemeleri için değil, tozlaştırıcı olmaları için çekilmektedir.

Alıştırma

Bu cümlede carrion flowers ne anlama geliyor?

  1. Doğrudan ölü hayvanların bedenlerinden büyüyen çiçekler
  2. Sinekler ve böcekler taç yapraklarını yediği için onları tuzağa düşüren çiçekler
  3. Tozlaştırıcı böcekleri çekmek için ölü eti taklit eden çiçekler
Cevabı göster

Tozlaştırıcı böcekleri çekmek için ölü eti taklit eden çiçekler

On the other hand, Anlatım akışı

0:53

Öte yandan,

when a plant is attacked by an insect, animal, or pathogen,

0:54

bir bitki bir böceğin, hayvanın ya da patojenin saldırısına uğradığında,

it knows. Deyimler

0:57

bunu anlar.

Anlatım akışı

On the other hand: karşıt bir yönü tanıtmak

On the other hand, aynı konunun karşıt bir yönüne geçildiğini gösterir. Burada anlatım, bitkilerin yararlı böcekleri nasıl çektiğinden saldırganları nasıl algılayıp onlara karşı kendilerini savunduğuna geçer. Bu ifade iki bakış açısını düzenler; “sonra” anlamına gelmez ve yalnızca başka bir olayı tanıtmaz. Karşıtlığın ilk yönü önceki bağlamda zaten açık olduğunda en iyi şekilde kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi dört sözcüklü karşıtlık ifadesiyle tamamlayın: Plants use scents to attract pollinators. ____, they can release defensive chemicals when attacked.

Cevabı göster

On the other hand

Deyimler

it knows: bitkinin tepkisini kişileştirmek

it knows ifadesinde it bitkiyi belirtir; knows ise bitkinin bir saldırıyı algılayıp biyolojik bir tepki başlatma yeteneğini kişileştirir. Çok kısa olan bu yan cümle, düşünceyi özellikle vurgular. Bu cümle canlı bir bilim iletişimi örneğidir; tek başına bitkinin insan benzeri bilinçli bilgiye sahip olduğuna dair gerçek anlamlı bir iddia değildir. Başka durumlara aktarılabilecek okuma şudur: Canlı, bir değişikliği algılar ve tepki verir; ancak bu süreç insana ait bir zihin fiiliyle anlatılır.

Alıştırma

Cümleyle ilgili şu yorumu değerlendirin: “It knows”, bitkinin insan benzeri bilinçli farkındalığa sahip olduğunu gerçek anlamıyla kanıtlar.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

When acacia trees are grazed by animals, Kelime

0:58

Hayvanlar akasya ağaçlarının yapraklarını yediğinde,

Kelime

grazed: hayvanlar tarafından yenen bitki örtüsü

Burada grazed, “büyümekte olan bitki örtüsü olarak hayvanlar tarafından yenmiş” anlamına gelir. are grazed by animals yapısında edilgen çatı, acacia trees ifadesini yenme eylemine maruz kalan bitkiler olarak gösterir. Ekoloji ve tarım bağlamlarında hayvanlar otu, çalıları, bir araziyi veya başka bitki örtülerini graze edebilir. Bağlam ve dil bilgisi, bu beslenme anlamını ayrı bir anlam olan “hafifçe dokunmak veya sıyırmak”tan ayırır.

Alıştırma

“The meadow was grazed by sheep,” cümlesinde grazed ne anlama gelir?

  1. Koyunlar çayırda büyüyen bitki örtüsüyle beslendi.
  2. Çayır koyunların yanından geçti.
  3. Koyunlar hiçbir şey yemeden çayırı hafifçe sıyırdı.
Cevabı göster

Koyunlar çayırda büyüyen bitki örtüsüyle beslendi.

they quickly react by producing chemicals called tannins, Dilbilgisi

1:00

ağaçlar tanen denen kimyasallar üreterek hızla tepki verir;

Dilbilgisi

react by producing: by + -ing tepki yöntemini belirtir

react by producing ifadesinde by + -ing biçimi, tepkinin hangi yöntem veya eylem yoluyla gerçekleştiğini belirtir. Producing chemicals bir yer veya ayrı bir arka plan olayı değildir; ağaçların tepki olarak yaptığı eylemdir. Bu cümlede they, hem react hem de producing için özne olarak anlaşılır. Yeniden kullanılabilir kalıp özne + eylem veya tepki fiili + by + -ing şeklindedir. Bir tepkiyi veya sonucu, onu ortaya çıkaran yöntemle birleştirir.

Alıştırma

Cümleyi by ve change fiilinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: The team reacted to the delay ____ the launch date.

Cevabı göster

by changing

which make their leaves unappetizing and tough to digest. Dilbilgisi

1:03

bu kimyasallar yaprakların tadını kötüleştirir ve sindirilmesini zorlaştırır.

Dilbilgisi

make their leaves unappetizing and tough to digest: make + nesne + sıfat

make their leaves unappetizing and tough to digest ifadesinde make ettirgen bir işleve sahiptir. make + nesne + sıfat kalıbı, nesnenin belirli bir durumda olmasına veya o duruma gelmesine neden olmak anlamındadır. their leaves nesnedir; unappetizing ve tough to digest ise ortaya çıkan durumu anlatan iki sıfat tümlecidir. İki tümleç and ile bağlanır. tough to digest içinde sindirme eylemini yapan yapraklar değildir; yapraklar, hayvanın sindireceği şeydir. Sıfat + to mastarı yapısı, bir şey üzerinde eylem yapmanın kolay, zor, güvenli veya riskli olduğunu anlatabilir.

Alıştırma

make, the medicine, unpleasant ve hard to swallow ifadelerini hedef kalıpta kullanarak cümleyi tamamlayın: A bitter coating can ____.

Cevabı göster

make the medicine unpleasant and hard to swallow

Some even produce enough toxin to kill the animal. Dilbilgisi

1:06

Hatta bazıları hayvanı öldürmeye yetecek kadar toksin üretir.

Dilbilgisi

enough toxin to kill: enough + isim + to mastarı

enough toxin to kill ifadesinde enough, toxin isminden önce gelir ve gerekli eşiğe ulaşan bir miktarı belirtir. to kill the animal biçimindeki to mastarı, bu miktarın doğurabileceği sonucu verir: toksin, hayvanın ölümüne neden olacak kadar yeterlidir. Enough, toxin miktarını ölçer; öldürme biçimini anlatmaz. Burada mastar, eylemin nasıl yapıldığını değil, miktarın mümkün kıldığı olası sonucu ifade eder.

Alıştırma

power ve charge sözcüklerini enough + isim + to mastarı kalıbında kullanarak cümleyi tamamlayın: The battery has ____ the phone twice.

Cevabı göster

enough power to charge

Perhaps more impressive are some corn and cotton plants, Dilbilgisi

1:08

Bazı mısır ve pamuk bitkileriyse belki daha da etkileyicidir;

Dilbilgisi

Perhaps more impressive are... yapısında yüklem öbeğini başa alan devriklik

Normal sözcük dizilişi Some corn and cotton plants are perhaps more impressive olurdu. Altyazıda değerlendirme bildiren Perhaps more impressive yüklem öbeği başa taşındığı için are, dil bilgisel özne some corn and cotton plants ifadesinden önce gelir. Bu, vurgu taşıyan bir bildirme yapısıdır; soru değildir. Kalıp “başa alınmış yüklem öbeği + be + özne” şeklindedir. Önce değerlendirmeyi öne çıkarır, yeni tanıtılan özneyi ise daha sonra verir. Bu bilgi akışı resmî betimleme ve anlatımlarda sık görülür.

Alıştırma

Hangi cümle soru sormak yerine bildirimde bulunmak için yüklem öbeğini başa alan devrik yapıyı kullanır?

  1. Are the last two pictures especially surprising?
  2. Especially surprising are the last two pictures.
  3. The last two pictures are especially surprising.
Cevabı göster

Especially surprising are the last two pictures.

which when eaten by caterpillars,

1:11

tırtıllar tarafından yendiklerinde,

release chemicals in the air that attract parasitic wasps,

1:13

parazitoit yaban arılarını çeken kimyasalları havaya salarlar,

who fly in and ultimately kill the insects.

1:15

bu arılar da uçarak gelir ve sonunda o böcekleri öldürür.

On some level, Ton ve niyet

1:18

Bir bakıma,

they communicate with the wasps.

1:19

yaban arılarıyla iletişim kurarlar.

Ton ve niyet

İddiayı sınırlayan bir yumuşatma ifadesi olarak On some level

Burada On some level, “bir bakıma” veya “sınırlı bir anlamda” demektir. İddianın kapsamını daraltır: Kimyasal sinyalleşmeye makul biçimde iletişim denebilir, ancak bitkilerin insanlar gibi kelimenin tam anlamıyla konuştuğu ileri sürülmez. Bir ifadenin başına ya da içine yerleştirildiğinde yorumlama düzeyini çerçeveler. Konuşmacının yararlı bir benzetme yapmasına olanak tanırken iddianın mutlak olmadığını da belirtir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “bir bakıma” anlamına gelen üç sözcüklü İngilizce yumuşatma ifadesiyle tamamlayın: ____, a team is a small community.

Cevabı göster

On some level

Crazy as it seems, Dilbilgisi

1:21

Ne kadar çılgınca görünse de,

even sound recordings of caterpillars chewing leaves trigger this response. Kalıp ifadeler

1:22

tırtılların yaprak çiğneme seslerinin kaydı bile bu tepkiyi tetikler.

Dilbilgisi

Crazy as it seems: sıfatın başa alındığı ödünleme yapısı

Crazy as it seems, “çılgınca ya da inanılmaz görünse de” anlamına gelir. crazy sıfatı başa alınır ve ardından as + özne + fiil gelir. Burada as neden ya da sıradan bir karşılaştırma değil, ödünleme anlamı taşır. Bu giriş ifadesi, sıradaki iddianın inanılması güç gelebileceğini kabul ederken yine de doğru olduğunu belirtir. Başka cümlelere aktarılabilen kalıp adjective + as + subject + verb biçimindedir; Difficult as it looks, it can be done. buna bir örnektir.

Alıştırma

Cümlenin başındaki Crazy as it seems ne anlama gelir?

  1. Çılgınca göründüğü için
  2. Çılgınca görünse de
  3. Çılgınca göründüğü biçimde
Cevabı göster

Çılgınca görünse de

Kalıp ifadeler

trigger this response: bir tepkiyi başlatmak

Burada trigger, belirli bir tepkinin başlamasına neden olmak anlamına gelen bir fiildir. This response daha önce anlatılan bitki tepkisine gönderme yapar; dolayısıyla ifade, kayıtların aynı tepkiyi harekete geçirmeye yettiğini söyler. Yaygın bir kalıp trigger + a/the/this + response biçimindedir; trigger a response in/from someone or something da kullanılabilir. Tanınabilir bir tepkiyi başlatan girdiyi veya uyarıcıyı belirttiği için make something happen ifadesinden daha kesindir.

Alıştırma

Hangi cümle, bir uyarıcının tanımlanabilir bir tepkiyi başlattığını anlatmak için trigger a response ifadesini kullanıyor?

  1. Researchers can observe the cells' stress response after the temperature drops.
  2. The cells can recover from a stress response when the temperature returns to normal.
  3. A sudden drop in temperature can trigger a stress response in the cells.
Cevabı göster

A sudden drop in temperature can trigger a stress response in the cells.

Without any form of touch,

1:26

Hiçbir temas olmadan,

the plants react as if they can hear. Dilbilgisi

1:27

bitkiler duyabiliyormuş gibi tepki verir.

Dilbilgisi

as if: kanıtlanmış bir gerçek değil, görünüş belirtmek

Bu cümlede as if, bitkilerin tepkisine dayanan bir karşılaştırma getirir: bitkilerin davranışı, duyabilen bir şeyin davranışına benzer. Cümle, bitkilerin gerçekten işitme yetisine sahip olduğunu söylemez. X reacts as if Y kalıbı, Y'yi kanıtlanmış bir gerçek değil yorum olarak tutarken bir gözlemi aktarmayı sağlar.

Alıştırma

Bu cümlede as if neyi gösteriyor?

  1. Bitkilerin duyabilme yetisi kanıtlanmıştır.
  2. Tepki, henüz gerçek olarak kanıtlanmamış bir yorumu düşündürüyor.
  3. Bitkiler kendilerine dokunulduğu için tepki veriyor.
Cevabı göster

Tepki, henüz gerçek olarak kanıtlanmamış bir yorumu düşündürüyor.

On a large scale,

1:29

Daha büyük ölçekte,

plants also work together.

1:30

bitkiler birlikte de çalışır.

A web of underground fungi can connect tree roots in forests,

1:32

Yer altındaki mantarlardan oluşan bir ağ, ormandaki ağaç köklerini birbirine bağlayarak

allowing them to exchange nutrients and information. Dilbilgisi

1:34

besin ve bilgi alışverişi yapmalarını sağlar.

Dilbilgisi

allowing them to exchange...: sonucu belirten bir -ing yan cümlesi

Allowing them to exchange nutrients and information, önceki durumun tamamının sonucunu veren bir şimdiki zaman ortaç yan cümlesidir: mantar ağı ağaç köklerini birbirine bağlar ve bu durum alışverişi mümkün kılar. allowing ifadesinin mantıksal kaynağı önceki olaydır; them ise bağlı ağaçları ya da kökleri belirtir. main clause + comma + allowing + object + to-infinitive kalıbı sonucu kısa ve bağlantılı biçimde ekler.

Alıştırma

Cümleyi allow fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The shared database connects the clinics, ____ them to exchange records securely.

Cevabı göster

allowing

Using radioactive isotopes, Dilbilgisi

1:37

Radyoaktif izotopları kullanarak,

scientists discovered that trees share water and nutrients with others in need.

1:39

bilim insanları ağaçların su ve besinleri ihtiyacı olan diğer ağaçlarla paylaştığını keşfetti.

Dilbilgisi

Using radioactive isotopes, ile yöntemi belirtmek

Using radioactive isotopes, bilim insanlarının keşfi yapmak için kullandığı yöntemi belirten ve cümlenin başında yer alan bir şimdiki zaman ortaç öbeğidir. By using radioactive isotopes, scientists discovered ... ile aynı anlama gelir; ana cümle ise keşfi temel bilgi olarak öne çıkarır. using sözcüğünün örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan scientists sözcüğüdür. İzotopları izleyici olarak bilim insanları kullanmıştır; bu ifade izotopların bilim insanlarını kullandığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Yöntem öbeğini tamamlamak için use radioactive isotopes ifadesinin -ing biçimini kullanın: “____, the researchers traced water through the roots.”

Cevabı göster

Using radioactive isotopes

Large trees nourish smaller shaded ones until they're tall enough to reach the sunlight. Dilbilgisi

1:43

Büyük ağaçlar, gölgede kalan küçük ağaçları güneş ışığına ulaşacak kadar büyüyene dek besler.

Dilbilgisi

tall enough to reach: sıfat + enough + to’lu mastar

tall enough to reach ifadesinde enough, tall sıfatından sonra gelir. Sıfat + enough + to + fiilin yalın biçimi kalıbı, bir niteliğin sonraki eylemi mümkün kılacak gerekli dereceye ulaştığını belirtir. Bu cümlede küçük ağaçlar sonunda güneş ışığına ulaşmak için gereken yüksekliğe erişir. Sözcük sırası tall enough olmalıdır; enough tall kullanılmaz.

Alıştırma

Enough sözcüğünü doğru konuma yerleştirerek cümleyi tamamlayın: “The doorway is wide ____ to move the sofa through.”

Cevabı göster

enough

And trees that stay green all year round Kalıp ifadeler

1:46

Yıl boyunca yeşil kalan ağaçlar da

share nutrients with trees that lose their leaves in the winter,

1:48

besinlerini kışın yapraklarını döken ağaçlarla paylaşarak

Kalıp ifadeler

all year round: bütün yıl boyunca

All year round, bütün yıl boyunca veya her mevsim demektir. Bu cümlede stay green ifadesini niteler ve durumun yalnızca yılın belirli bir zamanında değil, yıllık döngünün tamamında sürdüğünü belirtir. Round, bu kalıplaşmış zaman ifadesinin bir parçasıdır: yılı bir döngü olarak sunar ve fiziksel bir şekli anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi her mevsim anlamındaki dört kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: The indoor garden stays green ____.

Cevabı göster

all year round

helping them through the season, Öbek fiiller

1:51

onların bu mevsimi atlatmasına yardımcı olur;

Öbek fiiller

helping them through the season: mevsimi atlatmalarına yardım etmek

Helping them through the season, besin paylaşımının sonucunu açıklayan bir -ing yan cümlesidir: Bu paylaşım, ağaçları kış boyunca destekler. Aktarılabilir kalıp help someone through something şeklindedir. Buradaki through, zor bir dönemi başlangıcı ve sonu olan bir deneyim gibi gösterir. Bu nedenle fiziksel bir alandan geçmeyi değil, kişi ya da şey bu dönemi atlatana kadar süren desteği anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın arkadaşlarının zor iyileşme döneminin tamamında ona destek olduğunu anlatır?

  1. Her friends helped Maya with her recovery plan.
  2. Her friends helped Maya through her recovery.
  3. Her friends walked with Maya through the hospital.
Cevabı göster

Her friends helped Maya through her recovery.

which is then repaid in the summer months like a transactional exchange. Deyimler

1:53

yaz aylarında ise bu yardım, karşılıklı bir alışverişteki gibi geri ödenir.

Deyimler

repaid ... like a transactional exchange ifadesindeki ekonomik benzetme

Bu cümlede repaid, ağaçların gerçek anlamda bir hesabı kapattığı anlamına gelmez. Her dem yeşil ağaçların kışın verdiği destek, diğer ağaçlar yazın besin paylaşınca karşılığı verilen bir şey olarak anlatılır. Like a transactional exchange benzetmeyi açıkça gösterir: gecikmeli ve iki yönlü paylaşım, insanlar arasındaki bir anlaşmaymış gibi açıklanır. Bu ekonomik benzetme ekolojik karşılıklılığı anlamayı kolaylaştırır; ancak sözleşme, borç hesabı veya ödeme yapıldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede repaid ... like a transactional exchange ne anlama geliyor?

  1. Ağaçlar yazın besinler için gerçekten para ödüyor.
  2. Yazın yapılan besin paylaşımı, kışın verilen yardımın karşılığı olarak sunuluyor.
  3. Ağaçlar kıştan sonra tüm paylaşımı sona erdiren bir sözleşme imzalıyor.
Cevabı göster

Yazın yapılan besin paylaşımı, kışın verilen yardımın karşılığı olarak sunuluyor.

Some scientists refer to this as the world wide web. Notlar

1:57

Bazı bilim insanları buna Dünya Çapında Ağ diyor.

Kalıp ifadeler

refer to A as B adlandırma kalıbı

refer to A as B yapısında A, adlandırılan kişi, şey veya fikirdir; B ise isim, etiket ya da açıklamadır. Burada this A, the world wide web ise B’dir. Bu kalıp, bir konuşmacının veya grubun bir şeyi nasıl adlandırdığını aktarır: bazı bilim insanları bu ağı the world wide web olarak adlandırır. Hem to hem de as bu adlandırma kalıbının parçalarıdır.

Alıştırma

Cümleyi refer to A as B adlandırma kalıbıyla tamamlayın: In the report, researchers ____ this pattern ____ the rebound effect.

Cevabı göster

refer to · as

Deyimler

Ekolojik ağ mecazı olarak world wide web

world wide web ifadesi burada mecaz olarak kullanılır. Yer altında birbirine bağlı mantarları ve ağaç köklerini, internetteki tanıdık bağlantılar ağına benzetir; çünkü her ikisi de bazı şeylerin içinden geçebildiği ağlar oluşturur. Burada taşınan şeyler web sayfaları veya elektronik mesajlar değil; su, besinler ve bilgi taşıyan kimyasal sinyallerdir. Bu benzetme, okuyucunun birçok canlının tek bir gizli sistem aracılığıyla nasıl bağlanabildiğini gözünde canlandırmasına yardımcı olur.

Alıştırma

Bu cümlede world wide web neyi ifade ediyor?

  1. Bitki bilimini açıklayan tek bir web sayfası
  2. İnsanların web sitelerini ziyaret etmek için kullandığı normal internet
  3. Mantarlar ve ağaç köklerinden oluşan, birbirine bağlı bir yer altı ağı
Cevabı göster

Mantarlar ve ağaç köklerinden oluşan, birbirine bağlı bir yer altı ağı

Perhaps the most shocking fact is that some plants seem to have memory. Dilbilgisi

2:00

Belki de en şaşırtıcı gerçek, bazı bitkilerin hafızası varmış gibi görünmesidir.

Dilbilgisi

seem to have memory: ihtiyatlı bir sonucu belirtmek

Seem to + fiilin yalın biçimi, bir şeyi tamamen kanıtlanmış bir gerçek olarak değil, kanıtlara dayanan bir görünüm veya izlenim olarak sunar. seem to have memory ifadesinde have, to sözcüğünden sonra gelen fiilin yalın biçimidir ve seem iddiayı daha az kesin hâle getirir. Cümle, bitkilerin davranışlarının geçmiş deneyimlerin etkilerini korumakla uyumlu göründüğünü söyler. Bitkilerin insanlardaki gibi bilinçli anılara sahip olduğunu iddia etmez.

Alıştırma

Örnekteki ifadeyle ihtiyatlı iddiayı tamamlayın: The plants respond to earlier training, so they ____ in some form.

Cevabı göster

seem to have memory

Mimosa pudica plants are those leafy plants that close up when touched. Öbek fiiller

2:03

Mimosa pudica türü bitkiler, dokunulduğunda yapraklarını kapatır.

Öbek fiiller

close up: parçaların birleşerek kapanması

Close up, parçaların bir açıklık veya boşluk kapanana kadar birbirine yaklaşması demektir. Bu cümlede yapraklar kendileri kapanır, bu nedenle öbek fiil nesne almaz. Geçişsiz bir öbek fiil olarak çiçeklerin, boşlukların veya yaraların kapanmasını da anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede close up, “parçaların birbirine yaklaşarak kapanması” anlamında kullanılmıştır?

  1. She took a close-up of the flower.
  2. Please stand close to the flower.
  3. The flower petals close up after sunset.
Cevabı göster

The flower petals close up after sunset.

This reflex is meant to scare away insects that land on them. Notlar

2:07

Bu refleks, üzerlerine konan böcekleri korkutup kaçırmayı amaçlar.

Kalıp ifadeler

is meant to: amaçlanan görevi belirtmek

Is meant to, bir şeyin amaçlanan görevini veya işlevini belirtir. Burada refleksin amacının böcekleri korkutup uzaklaştırmak olduğunu söyler. Yapı be meant to + fiilin yalın hâlidir: is meant to scare. Bu kullanımda meant, bir sözcüğün veya işaretin ne anlama geldiğini açıklamaz.

Alıştırma

Cümleyi amaçlanan görevi belirten üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This button ____ restart the machine.

Cevabı göster

is meant to

Öbek fiiller

“scare away”: birini ya da bir şeyi korkutup uzaklaştırmak

Burada scare away, böcekleri korkutarak ya da ürküterek oradan uzaklaştırmak anlamına gelir. Away sonuç bildiren bir parçacıktır: böceklerin uzaklaştığını gösterir. Bu nedenle ifade hem nedeni, yani korkuyu, hem de sonucu, yani ayrılmayı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “korkutup uzaklaştırmak” anlamına gelen iki sözcüklü phrasal verb ile tamamlayın: The flashing light is used to ____ birds from the runway.

Cevabı göster

scare away

In an experiment on these reflexes,

2:10

Bu reflekslerle ilgili bir deneyde,

scientists noticed that when dropped from 15 cm, Dilbilgisi

2:12

bilim insanları, bitkiler 15 cm yükseklikten bırakıldığında

they would close when they hit the ground. Dilbilgisi

2:14

yere çarpar çarpmaz kapandıklarını fark etti.

Dilbilgisi

“when dropped from 15 cm”: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi

“When dropped from 15 cm”, edilgen bir zaman yan cümlesinin kısaltılmış biçimidir. Tam biçimi “when they were dropped from 15 cm”dir: özne they ile be fiilinin were biçimi çıkarılır ve geriye geçmiş zaman ortacı dropped kalır. Anlaşılan özne, ana cümledeki they sözcüğünün gönderme yaptığı aynı bitkiler olmalıdır. Bitkiler eyleme maruz kalır; başka bir şeyi bırakmaz, kendileri bırakılır. Bu sıkıştırılmış yapı bilimsel betimlemelerde yaygındır.

Alıştırma

Kısaltılmış “when dropped from 15 cm” yan cümlesi burada ne anlama geliyor?

  1. Bitkiler o yükseklikten bırakıldı.
  2. Bitkiler başka bir şeyi o yükseklikten bıraktı.
  3. Bilim insanları o yükseklikten düştü.
Cevabı göster

Bitkiler o yükseklikten bırakıldı.

Dilbilgisi

Would close: geçmişte tekrarlanan bir sonuç

Bu deney anlatımında would close, aynı geçmiş koşul altında tekrar tekrar ortaya çıkan tepkiyi anlatır: bitkiler yere her çarptığında yaprakları kapanıyordu. Would, geleceği değil, o geçmiş deney düzenindeki düzenli ya da beklenen sonucu gösterir. Burada özne iradeyle hareket etmediği için would istek bildirmez. Yapıyı geçmiş koşul → olağan sonuç şeklinde okuyun: bırakılıp yere çarpma → kapanma.

Alıştırma

Bu deney anlatımında “would close” ne anlama gelir?

  1. Bitkiler belirtilen geçmiş koşul altında tekrar tekrar kapanıyordu.
  2. Bitkiler kapanmaya istekliydi.
  3. Bitkiler gelecekte bir zamanda kapanacak.
Cevabı göster

Bitkiler belirtilen geçmiş koşul altında tekrar tekrar kapanıyordu.

Not so surprising.

2:16

Pek şaşırtıcı değil.

But after repeating the drop four or five times,

2:17

Ancak düşürme işlemi dört ya da beş kez tekrarlandıktan sonra,

some of the plants stopped closing, Dilbilgisi

2:20

bazı bitkiler kapanmayı bıraktı;

Dilbilgisi

Stopped closing: stop + -ing yapısı

Stopped closing, stop + -ing yapısını kullanır. Bitkilerin önceki düşürmelerden sonra gösterdiği kapanma tepkisinin sona erdiğini, o noktadan sonra artık kapanmadıklarını anlatır. Stop + -ing yapısında -ing ile belirtilen eylem, sona eren etkinliktir. Zaman sırası şöyledir: etkinlik önce gerçekleşir, ardından durur.

Alıştırma

Etkinliğin sona erdiğini anlatan close biçimiyle cümleyi tamamlayın: After several trials, the leaves stopped ____.

Cevabı göster

closing

as though they had realized the stimulus wasn't harmful. Dilbilgisi

2:22

sanki uyaranın zararsız olduğunu anlamışlardı.

Dilbilgisi

as though they had realized: hayal edilen önceki bir farkındalık

Burada as though, bitkilerin davranışı için hayalî bir açıklama sunar: kapanmayı bırakmaları bir şeyi anlamalarının sonucu gibi görünür, ancak konuşmacı bilinçli bir farkındalığın gerçekten oluştuğunu söylemez. Past perfect biçimindeki had realized, varsayılan bu farkındalığı daha sonraki stopped closing eyleminden önceye yerleştirir. Bu yapı, önceki bir nedeni çıkarırken onu gerçek değil varsayım olarak tutmanızı sağlar.

Alıştırma

Cümleyi as though ve realize fiilinin past perfect biçimiyle tamamlayın: Mia stepped around the wet paint, ____ it would stain her shoes.

Cevabı göster

as though she had realized

If they were shaken instead,

2:25

Bunun yerine sarsılırlarsa,

they would close.

2:26

kapanıyorlardı.

But any time they were dropped from the same height,

2:27

Ama aynı yükseklikten ne zaman bırakılsalar,

they stayed open.

2:29

açık kalıyorlardı.

This effect lasted for weeks.

2:30

Bu etki haftalarca sürdü.

The plants had memories.

2:32

Bitkilerin hafızası vardı.

Of course, Ton ve niyet

2:33

Elbette,

plants don't have brains or other cells and organs that we deem necessary for intelligence. Kelime

2:34

bitkilerin beyni ya da zekâ için gerekli gördüğümüz diğer hücre ve organları yoktur.

Ton ve niyet

Of course: açık bir noktayı kabul etmek

Burada Of course yalnızca kesinlik bildirmekten daha fazlasını yapar. Bitkilerin, insanların genellikle zekâyla ilişkilendirdiği biyolojik yapılara sahip olmadığı şeklindeki açık itirazı kısaca kabul eder. Konuşmacı bu ortak noktayı önce kabul ederek adil görünür ve dinleyiciyi argümanın yeni bir yönde ilerlemesine hazırlar. Bu nedenle cümle başındaki Of course, ardından gelecek içeriği düzenleyen bir ödün ifadesi olarak kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi okuyun: "Of course, plants don't have brains or other cells and organs that we deem necessary for intelligence." Burada Of course ne yapıyor?

  1. Argüman ilerlemeden önce açık bir noktayı kabul etmek
  2. Bitkilerin beyninin olmamasına şaşırdığını göstermek
  3. Daha önce yapılmış bir bilgi hatasını düzeltmek
Cevabı göster

Argüman ilerlemeden önce açık bir noktayı kabul etmek

Kelime

deem + nesne + necessary

Burada deem, 'yargılamak veya kabul etmek' anlamındadır. deem + nesne + sıfat yapısında necessary, nesneyi tamamlayan bir ögedir: we sözcüğünü değil, önceki cells and organs ifadesini niteler. Bu, 'we think those cells and organs are necessary' demenin kısa ve resmî bir yoludur. Sıfattan önce as kullanılmasına gerek yoktur.

Alıştırma

Hedef deem ... necessary yapısıyla tamamlayın: The committee may ____ additional testing ____ before approval.

Cevabı göster

deem · necessary

Brains and neurons are irreplaceable,

2:38

Beyinlerin ve nöronların yeri doldurulamaz,

but plants are immobile and often attacked,

2:40

ancak bitkiler hareketsizdir ve sık sık saldırıya uğrar;

so they must be able to survive after part of them is eaten or destroyed. Dilbilgisi

2:42

bu yüzden bir parçaları yendikten ya da yok edildikten sonra da hayatta kalabilmeleri gerekir.

Dilbilgisi

must be able to survive: gerekli bir kapasite

Must be able to, burada koşullardan çıkarılan zorunluluğu gösteren must ile bir yeteneği anlatan be able to yapısını birleştirir. Bitkiler hareket edemediği ve sık sık zarar gördüğü için yazar, hayatta kalmanın bir kısımları kaybolduktan sonra yaşamaya devam edebilme kapasitesi gerektirdiği sonucuna varır. Bu, bitkilere verilen bir emir değildir. Aktarılabilir X must be able to + fiil kalıbı; koşulların, amaçların veya gerekliliklerin bir yeteneği zorunlu hâle getirdiğini anlatır.

Alıştırma

İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. must be able to denip denmediğine odaklanın.

  1. The emergency pump must be able to work underwater.
  2. The emergency pump might be able to work underwater.
  3. The emergency pump must work underwater.
Cevabı göster

The emergency pump must be able to work underwater.

A brain just wouldn't work.

2:46

Bir beyin onlarda işe yaramazdı.

But if you measure intelligence or thought as the ability to solve problems, Dilbilgisi

2:47

Ama zekâyı veya düşünmeyi, sorun çözme,

interact with an environment,

2:51

çevreyle etkileşime girme

and even work in groups,

2:52

ve hatta grup hâlinde çalışma becerisi olarak ölçerseniz,

then plants are incredibly smart.

2:53

bitkiler inanılmaz derecede zekidir.

Dilbilgisi

Bir öncülü ve sonucu açıkça gösteren if ... then

Bu cümlede if, zekâyı ölçmek için benimsenen ölçütü tanıtır: sorun çözme, çevreyle etkileşim kurma ve gruplar hâlinde çalışma becerisi. Buradaki temel işlevi bir olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini tahmin etmek değildir. Then, bu ölçüte göre çıkan sonucu belirtir: bitkiler inanılmaz derecede zeki sayılır. Açıkça görülen if ... then ... çerçevesi öncül ile sonucu ayırır; bu, özellikle öncül uzun olduğunda yararlıdır.

Alıştırma

Açık koşul-sonuç çerçevesini tamamlayın: ____ we define success as steady improvement, ____ this project is succeeding.

Cevabı göster

If · then

Dilbilgisi

the ability to solve, interact, and work yapısında ortak kullanılan tek to

the ability to ifadesindeki tek mastar işaretleyicisi to, eş görevli üç yalın fiil için kullanılır: solve, interact ve work. Üçü de becerileri adlandırır ve dil bilgisi açısından aynı konumdadır. Fiiller aynı yapıyı paylaştığı için interact ve work öncesinde to sözcüğünü tekrarlamak gerekmez. Bu paralel yapı uzun bir tanımı kısa ve düzenli tutar; interact with an environment ve work in groups ifadeleri problems sözcüğünü nitelemez.

Alıştırma

Hangi cümlede üç paralel fiille ortak bir to doğru biçimde kullanılmıştır?

  1. The role requires the ability to planning, communicate, and lead.
  2. The role requires the ability to plan, communication, and lead.
  3. The role requires the ability to plan, communicate, and lead.
Cevabı göster

The role requires the ability to plan, communicate, and lead.

It's something to think about the next time you're munching down on a piece of broccoli. Notlar

2:55

Bir dahaki sefere bir parça brokoliyi mideye indirirken bunu düşünün.

Kalıp ifadeler

something to think about: üzerinde düşünmeye değer bir fikir

Bu cümlede something to think about, “üzerinde daha fazla düşünmeye değer bir fikir veya konu” anlamına gelir. Something, fiziksel bir nesneyi değil, az önce konuşulan noktayı belirtir. something to + fiil yapısı, bir şeyi yapılabilecek, yapılması gereken veya yapmaya değer bir eylemin konusu olarak sunar. Burada to think about, something sözcüğünü niteler ve konuşanın hemen bir cevap istemek yerine dinleyiciye düşünecek bir nokta bırakarak sözünü bitirmesini sağlar.

Alıştırma

“Üzerinde düşünmeye değer bir fikir” anlamındaki kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: That's ____ before you make your final decision.

Cevabı göster

something to think about

Öbek fiiller

munching down on: iştahla büyük lokmalarla yemek

Bu cümlede munching down on a piece of broccoli, brokoliyi belirgin ve hevesli çiğneme hareketleriyle yemek anlamına gelir. İfade canlı ve eğlenceli bir görüntü oluşturur; down ve on, yönü ya da konumu ayrı ayrı anlatmaz, tüm ifadenin parçalarıdır. Aktarılabilir kalıp munch down on + yiyecek biçimindedir. Yeme biçimini öne çıkardığı için eat fiilinden daha canlıdır.

Alıştırma

“Belirgin biçimde çiğneyerek iştahla yemek” anlamındaki canlı ve gündelik öbek fiille cümleyi tamamlayın: During the movie, Ben began to ____ his popcorn.

Cevabı göster

munch down on

And if you need any more convincing that plants are indeed amazing,

2:59

Bitkilerin gerçekten harika olduğuna ikna olmak için daha fazla kanıta ihtiyacınız varsa,

check out our new second channel AsapTHOUGHT,

3:02

yeni açtığımız ikinci kanalımız AsapTHOUGHT'a göz atın;

where we share some of our other favorite plant facts.

3:04

orada sevdiğimiz diğer bitki bilgilerini paylaşıyoruz.

Link in the description.

3:06

Bağlantı açıklamada.

Thanks to audible.com for giving you a free audiobook of your choice at audible.com/asap.

3:08

audible.com/asap adresinde istediğiniz bir sesli kitabı ücretsiz sunduğu için audible.com'a teşekkürler.

Audible is the leading provider of audiobooks

3:14

Audible, sesli kitapların önde gelen sağlayıcısıdır

with over 150,000 downloadable titles across all types of literature.

3:15

ve her tür edebiyattan indirilebilir 150.000'den fazla eser sunar.

Check out The Monkey's Voyage,

3:19

The Monkey's Voyage'a göz atın;

which proposes some new theories

3:21

bu kitap bazı yeni teoriler ortaya atarak

on how plant and animal species wound up as they are today. Öbek fiiller

3:22

bitki ve hayvan türlerinin bugünkü hâllerine nasıl geldiğini açıklıyor.

Öbek fiiller

wound up: sonunda bir duruma gelmek anlamındaki wind up fiilinin geçmişi

Bu cümlede wound up, wind up öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. ended up, yani “sonunda belirli bir duruma gelmek” anlamına gelir; bitki ve hayvan türlerinin bugünkü biçimlerini uzun bir sürecin nihai sonucu olarak sunar. Burada bir şeyi fiziksel olarak sarmak veya kurmak anlamına gelmez. Wind up, çoğu zaman bir dizi olay veya değişiklikten sonra, birinin ya da bir şeyin sonunda nereye vardığına veya hangi duruma geldiğine odaklanır. Burada as they are today bu son durumu anlatır. Aktarılabilir yaygın kalıplar wind up in/at + yer, wind up as + isim ve wind up + -ing fiil biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi wind up fiilinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: After missing the last train, we ____ walking home.

Cevabı göster

wound up

You can download this audiobook or another of your choice for free at audible.com/asap.

3:25

Bu sesli kitabı veya istediğiniz başka bir kitabı audible.com/asap adresinden ücretsiz indirebilirsiniz.

Then use Audible's free app to listen on your Apple, Windows, or Android device.

3:30

Ardından Audible'ın ücretsiz uygulamasıyla Apple, Windows veya Android cihazınızda dinleyebilirsiniz.

Special thanks to Audible for making these videos possible

3:34

Bu videoların hazırlanmasını mümkün kıldığı

and for offering you a free audiobook of your choice at audible.com/asap.

3:36

ve audible.com/asap adresinde istediğiniz bir sesli kitabı ücretsiz sunduğu için Audible'a özellikle teşekkürler.

And subscribe for more weekly science videos.

3:41

Her hafta daha fazla bilim videosu için abone olun.