Bitkiler Düşünebilir mi?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Kimyasal sinyaller, mantar ağları ve belleğe benzer davranışlar, bitkilerin beyin olmadan sorun çözebilmesini sorguluyor. Başlıca İngilizce noktaları: 1. give off (öbek fiiller): Koku ve kimyasallar için “yaymak” anlamını kavrayın, give sözcüğünü “vermek” diye çevirmeyin; ısı, ışık, duman veya gazla da kullanın. 2. world wide web. (deyimler ve mecazlı ifadeler): İnternet adını, ağaçların besin ve bilgi alışverişi yaptığı mantar ağının mecazı olarak okuyun; dijital sistem sanmayın. 3. as though they had realized (dil bilgisi ve cümle kalıpları): Tamamlanmış geçmişin mimozanın tepkisi için hayal edilen önceki bir kavrayış sunduğunu, bilinçli düşünceyi kanıtlamadığını görün.
Bu derste
With over 300,000 plant species on Earth,
0:00Dünya'da 300.000'den fazla bitki türü bulunduğuna göre,
there's no doubt that they have highly developed senses to stay alive and thrive. Kalıp ifadeler
0:02hayatta kalıp gelişmek için son derece gelişmiş duyulara sahip olduklarına hiç şüphe yok.
There's no doubt that + yan cümle
There's no doubt that, konuşanın kesin kabul ettiği bir yargıyı sunmak için tam bir that yan cümlesi getirir. Burada, they have highly developed senses to stay alive and thrive ifadesi çok yüksek bir kesinlikle sunulan iddiadır. Certainly gibi bir zarfı tek başına kullanmaktan farklı olarak bu kalıp, önce konuşanın tutumunu bildirip ardından önermeyi vererek cümleyi düzenler. That yan cümlesinin kendi öznesi ve fiili bulunmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi dersteki güçlü kesinlik kalıbıyla tamamlayın: ____ the new safety system reduced accidents.
Cevabı göster
There's no doubt that
Stay alive and thrive: hayatta kalmaktan başarıyla gelişmeye
Stay alive, yaşamaya veya var olmaya devam etmek demektir. Thrive ise yalnızca hayatta kalmanın ötesine geçip büyümek, gelişmek ya da çok başarılı olmak anlamına gelir. Bu iki ifadeyi and ile birleştirmek anlamlı bir ilerleme oluşturur: önce ölümden veya başarısızlıktan kaçınmak, sonra gelişip serpilmek. Bu cümledeki iki fiil aynı düşünceyi tekrarlamaz; iki farklı yarar düzeyini anlatır.
Alıştırma
Stay alive and thrive nasıl bir ilerleme ifade eder?
- Yalnızca hayatta kalmak anlamına gelen iki eş değer ifade
- Önce başarıyla gelişmek, ardından ölümden veya başarısızlıktan kaçınmak
- Önce var olmaya devam etmek, ardından başarıyla gelişmek
Cevabı göster
Önce var olmaya devam etmek, ardından başarıyla gelişmek
But while some of their features may be compared to taste,
0:06Ancak bazı özellikleri insanların tat alma,
sight, touch, and smell in humans,
0:08görme, dokunma ve koku alma duyularıyla karşılaştırılabilse de,
Soruya yönlendiren bir açılış olarak Have you ever wondered ...?
Have you ever wondered ...? doğrudan izleyiciye seslenir ve ana sorudan önce merak uyandırır. Burada can plants think? sorusunu videonun ele alacağı konu olarak çerçeveler; asıl amaç her izleyicinin geçmişte yaptığı belirli bir şeyi hatırlayıp hatırlamadığını kontrol etmek değildir. Bir açılış ifadesi olarak Have you ever wondered ...?, girişten bir soruya ya da meseleye geçiş sağlar. “Bu, üzerinde düşünmeye değer ve sırada bunu ele alacağız” mesajını verir.
Alıştırma
Bir açıklama videosunun başında Have you ever wondered ...? ifadesinin temel işlevi nedir?
- İzleyiciyi ardından gelen soru hakkında meraklanmaya davet eder.
- İzleyiciden tamamlanmış bir geçmiş eylemi ayrıntılı olarak anlatmasını ister.
- Konuşmacının herkesin cevabını zaten bildiğini duyurur.
Cevabı göster
İzleyiciyi ardından gelen soru hakkında meraklanmaya davet eder.
the cumulative mass of plants is 1,000 times higher than that of animals. Dilbilgisi
0:13bitkilerin toplam kütlesi hayvanlarınkinin 1.000 katıdır.
1,000 times higher than that of animals: aynı türden değerleri karşılaştırma
1,000 times higher than çok büyük bir çarpan karşılaştırması ifade eder. Bu cümlede amaçlanan anlam, bitkilerin toplam kütlesinin hayvanların toplam kütlesinin yaklaşık 1.000 katı olduğudur; 1.000 birim daha büyük olduğu değildir. That of animals, the cumulative mass of animals ifadesinin yerine geçer. Tekil ikame sözcüğü that, cumulative mass ifadesinin tekrarını önler ve karşılaştırmayı paralel tutar: bitki kütlesi hayvan kütlesiyle karşılaştırılır, hayvanların kendisiyle değil.
Alıştırma
Average temperature ifadesini tekrarlamayı önleyen tekil ikame sözcüğüyle karşılaştırmayı tamamlayın: The average temperature in July is much higher than ____ January.
Cevabı göster
that of
But these plants are immobile and can't move around in their environment,
0:17Ancak bitkiler hareketsizdir ve bulundukları çevrede dolaşamazlar;
which is seemingly a pretty big evolutionary disadvantage.
0:20bu da görünüşte oldukça büyük bir evrimsel dezavantajdır.
This has forced plants to adapt in amazing ways that often go unnoticed by the naked eye. Notlar
0:23Bu durum, bitkileri çoğu zaman çıplak gözle fark edilmeyen şaşırtıcı yollarla uyum sağlamaya zorlamıştır.
forced plants to adapt: force + nesne + to mastar
force + nesne + to mastar yapısında nesne, baskıdan etkilenen kişi veya şeydir; mastar ise bunun sonucunda gerçekleşen eylemi belirtir. Burada plants nesnedir ve to adapt, koşulların gerekli hâle getirdiği eylemdir. This, bitkilerin hareket edememesine gönderme yapar. Kimse bitkileri bilinçli olarak zorlamaz; evrimsel bir dezavantaj dış baskı işlevi görür. Has forced, bu baskının zaman içinde etkili olduğunu ve şu anda görülen bir sonuç doğurduğunu anlatır.
Alıştırma
Cümleyi force fiilinin geçmiş hâli ve gerekli mastar işaretiyle tamamlayın: Yesterday, a power outage ____ the staff ____ leave early.
Cevabı göster
forced · to
go unnoticed: fark edilmemek
go + sıfat yapısında go, fiziksel hareketi değil, bir duruma girmeyi veya o durumda kalmayı anlatır. Go unnoticed, “fark edilmemek” veya “dikkat çekmemek” anlamına gelir. Burada bitkilerin olağanüstü uyum biçimleri gerçekten vardır, ancak insanlar bunları sıradan görme yetisiyle genellikle algılayamaz. İfade, fark edilmeme sonucuna odaklanır ve birinin bunları bilinçli olarak görmezden geldiğini düşündürmez.
Alıştırma
Cümleyi “fark edilmemek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: A small typo can ____ during a quick review.
Cevabı göster
go unnoticed
smell something funny içinde “tuhaf” anlamındaki funny
smell something funny ifadesinde funny, “tuhaf, alışılmadık veya tam olarak yolunda olmayan” anlamına gelir. Koku alma bağlamı ve anlamı açık bırakılan something, mizahı değil beklenmedik bir kokuyu gösterir.
Alıştırma
The milk smells funny cümlesinde funny büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Sütün tuhaf veya kötü olabilecek bir kokusu var.
- Süt insanları güldürüyor.
- Sütün hiç kokusu yok.
Cevabı göster
Sütün tuhaf veya kötü olabilecek bir kokusu var.
Plants do too içinde yerine kullanılan do too
Plants do too ifadesinde do, bağlamdan anlaşılan smell something funny fiil öbeğinin yerini tutar. Bu eylem önceki sorudan açıkça anlaşıldığı için İngilizcede tekrarlanan bölüm söylenmeyebilir. Too, “de/da” anlamına gelir. Plants çoğul olduğu ve örtük eylem şimdiki zamanda bulunduğu için do kullanılır; tekil bir özneyle does kullanılırdı. Buradaki do, “bir eylemi yapmak” anlamındaki asıl fiil değil, önceki ifadenin yerini tutan yardımcı fiildir.
Alıştırma
Cümleyi do fiilinin doğru biçimi ve too ile tamamlayın: Maya enjoys science podcasts, and Leo ____.
Cevabı göster
does too
And when neighboring fruits sense this pheromone,
0:35Yakındaki meyveler bu feromonu algıladığında da
they ripen faster so that all fruits mature at the same time. Dilbilgisi
0:37daha hızlı olgunlaşır, böylece tüm meyveler aynı anda olgunluğa erişir.
Mümkün kılınan sonuç için so that
Bu cümlede so that, daha hızlı olgunlaşmanın mümkün kıldığı etkiyi veya işlevi belirtir: meyveler sonunda birlikte olgunlaşır. Meyveler bilinçli bir plan yapmadığı için bu bağlantı, kişisel bir niyetten çok ortaya çıkan bir etki olarak anlaşılmalıdır. Yapı, ana cümle + so that + tam cümlecik şeklindedir. so that cümleciği, önceki olayın hangi sonucu mümkün kıldığını veya ortaya çıkarmaya yardımcı olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi amaçlanan sonucu başlatan iki sözcüklü bağlaçla tamamlayın: We sent a reminder ____ nobody would miss the deadline.
Cevabı göster
so that
which attract insects to spread their pollen.
0:41ve bu kokular, polenlerini yayacak böcekleri çeker.
Yaymak anlamındaki give off
Give off, bir şeyi çevredeki havaya veya alana yaymak ya da salmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada bitkilerin yaydığı şey kokudur. give sözcüğünü birine bir şey vermek olarak yorumlamak yerine give off ifadesini tek bir anlam birimi olarak ele alın. Nesnesi genellikle koku, ısı, ışık, gaz veya radyasyon gibi soyut bir çıktıdır.
Alıştırma
Cümleyi yaymak anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: The old heater began to ____ a strange smell.
Cevabı göster
give off
and smell like rotting flesh in an attempt to mimic a dead corpse. Kalıp ifadeler
0:47ve bir cesedi taklit etmek için çürüyen et gibi kokar.
In an attempt to: başarısı garanti olmayan amaç
In an attempt to + fiilin yalın hâli, bir eylemin amacını tanıtır ve bu amacı ulaşılmaya çalışılan bir şey olarak sunar. Burada çiçekler, bir cesedi taklit etmeye çalışmak için çürüyen et gibi kokar. Bu ifade sonucu değil, niyeti bildirir. Taklidin başarılı olup olmadığını söylemez; başarıyı kesinleştirmek için sonuçla ilgili ayrı bir bilgi gerekir.
Alıştırma
Cümleyi, amacı kesinleşmiş bir başarı olarak değil bir girişim olarak sunan resmî ifadeyle tamamlayın: The engineers added insulation ____ reduce traffic noise.
Cevabı göster
in an attempt to
This is to attract flies and beetles as pollinators.
0:51Amaç, sinekleri ve kınkanatlı böcekleri tozlaştırıcı olarak çekmektir.
Carrion flowers: ölü eti taklit eden çiçekler
Carrion flowers, leşe benzeyen kokuları nedeniyle bu adı alan çiçeklerdir; carrion, ölü bir hayvanın çürüyen eti demektir. Bu ad, çiçeklerin leşten yapıldığı anlamına gelmez. Bu cümlede tüyler, sıcaklık ve çürümüş et kokusu birlikte bir cesede ait işaretleri taklit eder. Bu işaretler, çiçeği ziyaret ederken polen taşıyabilen sinekleri ve böcekleri çeker; böcekler çiçeğin kendisini yemeleri için değil, tozlaştırıcı olmaları için çekilmektedir.
Alıştırma
Bu cümlede carrion flowers ne anlama geliyor?
- Doğrudan ölü hayvanların bedenlerinden büyüyen çiçekler
- Sinekler ve böcekler taç yapraklarını yediği için onları tuzağa düşüren çiçekler
- Tozlaştırıcı böcekleri çekmek için ölü eti taklit eden çiçekler
Cevabı göster
Tozlaştırıcı böcekleri çekmek için ölü eti taklit eden çiçekler
when a plant is attacked by an insect, animal, or pathogen,
0:54bir bitki bir böceğin, hayvanın ya da patojenin saldırısına uğradığında,
On the other hand: karşıt bir yönü tanıtmak
On the other hand, aynı konunun karşıt bir yönüne geçildiğini gösterir. Burada anlatım, bitkilerin yararlı böcekleri nasıl çektiğinden saldırganları nasıl algılayıp onlara karşı kendilerini savunduğuna geçer. Bu ifade iki bakış açısını düzenler; “sonra” anlamına gelmez ve yalnızca başka bir olayı tanıtmaz. Karşıtlığın ilk yönü önceki bağlamda zaten açık olduğunda en iyi şekilde kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi dört sözcüklü karşıtlık ifadesiyle tamamlayın: Plants use scents to attract pollinators. ____, they can release defensive chemicals when attacked.
Cevabı göster
On the other hand
it knows: bitkinin tepkisini kişileştirmek
it knows ifadesinde it bitkiyi belirtir; knows ise bitkinin bir saldırıyı algılayıp biyolojik bir tepki başlatma yeteneğini kişileştirir. Çok kısa olan bu yan cümle, düşünceyi özellikle vurgular. Bu cümle canlı bir bilim iletişimi örneğidir; tek başına bitkinin insan benzeri bilinçli bilgiye sahip olduğuna dair gerçek anlamlı bir iddia değildir. Başka durumlara aktarılabilecek okuma şudur: Canlı, bir değişikliği algılar ve tepki verir; ancak bu süreç insana ait bir zihin fiiliyle anlatılır.
Alıştırma
Cümleyle ilgili şu yorumu değerlendirin: “It knows”, bitkinin insan benzeri bilinçli farkındalığa sahip olduğunu gerçek anlamıyla kanıtlar.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
When acacia trees are grazed by animals, Kelime
0:58Hayvanlar akasya ağaçlarının yapraklarını yediğinde,
grazed: hayvanlar tarafından yenen bitki örtüsü
Burada grazed, “büyümekte olan bitki örtüsü olarak hayvanlar tarafından yenmiş” anlamına gelir. are grazed by animals yapısında edilgen çatı, acacia trees ifadesini yenme eylemine maruz kalan bitkiler olarak gösterir. Ekoloji ve tarım bağlamlarında hayvanlar otu, çalıları, bir araziyi veya başka bitki örtülerini graze edebilir. Bağlam ve dil bilgisi, bu beslenme anlamını ayrı bir anlam olan “hafifçe dokunmak veya sıyırmak”tan ayırır.
Alıştırma
“The meadow was grazed by sheep,” cümlesinde grazed ne anlama gelir?
- Koyunlar çayırda büyüyen bitki örtüsüyle beslendi.
- Çayır koyunların yanından geçti.
- Koyunlar hiçbir şey yemeden çayırı hafifçe sıyırdı.
Cevabı göster
Koyunlar çayırda büyüyen bitki örtüsüyle beslendi.
they quickly react by producing chemicals called tannins, Dilbilgisi
1:00ağaçlar tanen denen kimyasallar üreterek hızla tepki verir;
react by producing: by + -ing tepki yöntemini belirtir
react by producing ifadesinde by + -ing biçimi, tepkinin hangi yöntem veya eylem yoluyla gerçekleştiğini belirtir. Producing chemicals bir yer veya ayrı bir arka plan olayı değildir; ağaçların tepki olarak yaptığı eylemdir. Bu cümlede they, hem react hem de producing için özne olarak anlaşılır. Yeniden kullanılabilir kalıp özne + eylem veya tepki fiili + by + -ing şeklindedir. Bir tepkiyi veya sonucu, onu ortaya çıkaran yöntemle birleştirir.
Alıştırma
Cümleyi by ve change fiilinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: The team reacted to the delay ____ the launch date.
Cevabı göster
by changing
which make their leaves unappetizing and tough to digest. Dilbilgisi
1:03bu kimyasallar yaprakların tadını kötüleştirir ve sindirilmesini zorlaştırır.
make their leaves unappetizing and tough to digest: make + nesne + sıfat
make their leaves unappetizing and tough to digest ifadesinde make ettirgen bir işleve sahiptir. make + nesne + sıfat kalıbı, nesnenin belirli bir durumda olmasına veya o duruma gelmesine neden olmak anlamındadır. their leaves nesnedir; unappetizing ve tough to digest ise ortaya çıkan durumu anlatan iki sıfat tümlecidir. İki tümleç and ile bağlanır. tough to digest içinde sindirme eylemini yapan yapraklar değildir; yapraklar, hayvanın sindireceği şeydir. Sıfat + to mastarı yapısı, bir şey üzerinde eylem yapmanın kolay, zor, güvenli veya riskli olduğunu anlatabilir.
Alıştırma
make, the medicine, unpleasant ve hard to swallow ifadelerini hedef kalıpta kullanarak cümleyi tamamlayın: A bitter coating can ____.
Cevabı göster
make the medicine unpleasant and hard to swallow
Some even produce enough toxin to kill the animal. Dilbilgisi
1:06Hatta bazıları hayvanı öldürmeye yetecek kadar toksin üretir.
enough toxin to kill: enough + isim + to mastarı
enough toxin to kill ifadesinde enough, toxin isminden önce gelir ve gerekli eşiğe ulaşan bir miktarı belirtir. to kill the animal biçimindeki to mastarı, bu miktarın doğurabileceği sonucu verir: toksin, hayvanın ölümüne neden olacak kadar yeterlidir. Enough, toxin miktarını ölçer; öldürme biçimini anlatmaz. Burada mastar, eylemin nasıl yapıldığını değil, miktarın mümkün kıldığı olası sonucu ifade eder.
Alıştırma
power ve charge sözcüklerini enough + isim + to mastarı kalıbında kullanarak cümleyi tamamlayın: The battery has ____ the phone twice.
Cevabı göster
enough power to charge
Perhaps more impressive are some corn and cotton plants, Dilbilgisi
1:08Bazı mısır ve pamuk bitkileriyse belki daha da etkileyicidir;
Perhaps more impressive are... yapısında yüklem öbeğini başa alan devriklik
Normal sözcük dizilişi Some corn and cotton plants are perhaps more impressive olurdu. Altyazıda değerlendirme bildiren Perhaps more impressive yüklem öbeği başa taşındığı için are, dil bilgisel özne some corn and cotton plants ifadesinden önce gelir. Bu, vurgu taşıyan bir bildirme yapısıdır; soru değildir. Kalıp “başa alınmış yüklem öbeği + be + özne” şeklindedir. Önce değerlendirmeyi öne çıkarır, yeni tanıtılan özneyi ise daha sonra verir. Bu bilgi akışı resmî betimleme ve anlatımlarda sık görülür.
Alıştırma
Hangi cümle soru sormak yerine bildirimde bulunmak için yüklem öbeğini başa alan devrik yapıyı kullanır?
- Are the last two pictures especially surprising?
- Especially surprising are the last two pictures.
- The last two pictures are especially surprising.
Cevabı göster
Especially surprising are the last two pictures.
release chemicals in the air that attract parasitic wasps,
1:13parazitoit yaban arılarını çeken kimyasalları havaya salarlar,
who fly in and ultimately kill the insects.
1:15bu arılar da uçarak gelir ve sonunda o böcekleri öldürür.
İddiayı sınırlayan bir yumuşatma ifadesi olarak On some level
Burada On some level, “bir bakıma” veya “sınırlı bir anlamda” demektir. İddianın kapsamını daraltır: Kimyasal sinyalleşmeye makul biçimde iletişim denebilir, ancak bitkilerin insanlar gibi kelimenin tam anlamıyla konuştuğu ileri sürülmez. Bir ifadenin başına ya da içine yerleştirildiğinde yorumlama düzeyini çerçeveler. Konuşmacının yararlı bir benzetme yapmasına olanak tanırken iddianın mutlak olmadığını da belirtir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “bir bakıma” anlamına gelen üç sözcüklü İngilizce yumuşatma ifadesiyle tamamlayın: ____, a team is a small community.
Cevabı göster
On some level
even sound recordings of caterpillars chewing leaves trigger this response. Kalıp ifadeler
1:22tırtılların yaprak çiğneme seslerinin kaydı bile bu tepkiyi tetikler.
Crazy as it seems: sıfatın başa alındığı ödünleme yapısı
Crazy as it seems, “çılgınca ya da inanılmaz görünse de” anlamına gelir. crazy sıfatı başa alınır ve ardından as + özne + fiil gelir. Burada as neden ya da sıradan bir karşılaştırma değil, ödünleme anlamı taşır. Bu giriş ifadesi, sıradaki iddianın inanılması güç gelebileceğini kabul ederken yine de doğru olduğunu belirtir. Başka cümlelere aktarılabilen kalıp adjective + as + subject + verb biçimindedir; Difficult as it looks, it can be done. buna bir örnektir.
Alıştırma
Cümlenin başındaki Crazy as it seems ne anlama gelir?
- Çılgınca göründüğü için
- Çılgınca görünse de
- Çılgınca göründüğü biçimde
Cevabı göster
Çılgınca görünse de
trigger this response: bir tepkiyi başlatmak
Burada trigger, belirli bir tepkinin başlamasına neden olmak anlamına gelen bir fiildir. This response daha önce anlatılan bitki tepkisine gönderme yapar; dolayısıyla ifade, kayıtların aynı tepkiyi harekete geçirmeye yettiğini söyler. Yaygın bir kalıp trigger + a/the/this + response biçimindedir; trigger a response in/from someone or something da kullanılabilir. Tanınabilir bir tepkiyi başlatan girdiyi veya uyarıcıyı belirttiği için make something happen ifadesinden daha kesindir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir uyarıcının tanımlanabilir bir tepkiyi başlattığını anlatmak için trigger a response ifadesini kullanıyor?
- Researchers can observe the cells' stress response after the temperature drops.
- The cells can recover from a stress response when the temperature returns to normal.
- A sudden drop in temperature can trigger a stress response in the cells.
Cevabı göster
A sudden drop in temperature can trigger a stress response in the cells.
as if: kanıtlanmış bir gerçek değil, görünüş belirtmek
Bu cümlede as if, bitkilerin tepkisine dayanan bir karşılaştırma getirir: bitkilerin davranışı, duyabilen bir şeyin davranışına benzer. Cümle, bitkilerin gerçekten işitme yetisine sahip olduğunu söylemez. X reacts as if Y kalıbı, Y'yi kanıtlanmış bir gerçek değil yorum olarak tutarken bir gözlemi aktarmayı sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede as if neyi gösteriyor?
- Bitkilerin duyabilme yetisi kanıtlanmıştır.
- Tepki, henüz gerçek olarak kanıtlanmamış bir yorumu düşündürüyor.
- Bitkiler kendilerine dokunulduğu için tepki veriyor.
Cevabı göster
Tepki, henüz gerçek olarak kanıtlanmamış bir yorumu düşündürüyor.
A web of underground fungi can connect tree roots in forests,
1:32Yer altındaki mantarlardan oluşan bir ağ, ormandaki ağaç köklerini birbirine bağlayarak
allowing them to exchange nutrients and information. Dilbilgisi
1:34besin ve bilgi alışverişi yapmalarını sağlar.
allowing them to exchange...: sonucu belirten bir -ing yan cümlesi
Allowing them to exchange nutrients and information, önceki durumun tamamının sonucunu veren bir şimdiki zaman ortaç yan cümlesidir: mantar ağı ağaç köklerini birbirine bağlar ve bu durum alışverişi mümkün kılar. allowing ifadesinin mantıksal kaynağı önceki olaydır; them ise bağlı ağaçları ya da kökleri belirtir. main clause + comma + allowing + object + to-infinitive kalıbı sonucu kısa ve bağlantılı biçimde ekler.
Alıştırma
Cümleyi allow fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The shared database connects the clinics, ____ them to exchange records securely.
Cevabı göster
allowing
scientists discovered that trees share water and nutrients with others in need.
1:39bilim insanları ağaçların su ve besinleri ihtiyacı olan diğer ağaçlarla paylaştığını keşfetti.
Using radioactive isotopes, ile yöntemi belirtmek
Using radioactive isotopes, bilim insanlarının keşfi yapmak için kullandığı yöntemi belirten ve cümlenin başında yer alan bir şimdiki zaman ortaç öbeğidir. By using radioactive isotopes, scientists discovered ... ile aynı anlama gelir; ana cümle ise keşfi temel bilgi olarak öne çıkarır. using sözcüğünün örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan scientists sözcüğüdür. İzotopları izleyici olarak bilim insanları kullanmıştır; bu ifade izotopların bilim insanlarını kullandığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Yöntem öbeğini tamamlamak için use radioactive isotopes ifadesinin -ing biçimini kullanın: “____, the researchers traced water through the roots.”
Cevabı göster
Using radioactive isotopes
Large trees nourish smaller shaded ones until they're tall enough to reach the sunlight. Dilbilgisi
1:43Büyük ağaçlar, gölgede kalan küçük ağaçları güneş ışığına ulaşacak kadar büyüyene dek besler.
tall enough to reach: sıfat + enough + to’lu mastar
tall enough to reach ifadesinde enough, tall sıfatından sonra gelir. Sıfat + enough + to + fiilin yalın biçimi kalıbı, bir niteliğin sonraki eylemi mümkün kılacak gerekli dereceye ulaştığını belirtir. Bu cümlede küçük ağaçlar sonunda güneş ışığına ulaşmak için gereken yüksekliğe erişir. Sözcük sırası tall enough olmalıdır; enough tall kullanılmaz.
Alıştırma
Enough sözcüğünü doğru konuma yerleştirerek cümleyi tamamlayın: “The doorway is wide ____ to move the sofa through.”
Cevabı göster
enough
share nutrients with trees that lose their leaves in the winter,
1:48besinlerini kışın yapraklarını döken ağaçlarla paylaşarak
all year round: bütün yıl boyunca
All year round, bütün yıl boyunca veya her mevsim demektir. Bu cümlede stay green ifadesini niteler ve durumun yalnızca yılın belirli bir zamanında değil, yıllık döngünün tamamında sürdüğünü belirtir. Round, bu kalıplaşmış zaman ifadesinin bir parçasıdır: yılı bir döngü olarak sunar ve fiziksel bir şekli anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi her mevsim anlamındaki dört kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: The indoor garden stays green ____.
Cevabı göster
all year round
helping them through the season: mevsimi atlatmalarına yardım etmek
Helping them through the season, besin paylaşımının sonucunu açıklayan bir -ing yan cümlesidir: Bu paylaşım, ağaçları kış boyunca destekler. Aktarılabilir kalıp help someone through something şeklindedir. Buradaki through, zor bir dönemi başlangıcı ve sonu olan bir deneyim gibi gösterir. Bu nedenle fiziksel bir alandan geçmeyi değil, kişi ya da şey bu dönemi atlatana kadar süren desteği anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın arkadaşlarının zor iyileşme döneminin tamamında ona destek olduğunu anlatır?
- Her friends helped Maya with her recovery plan.
- Her friends helped Maya through her recovery.
- Her friends walked with Maya through the hospital.
Cevabı göster
Her friends helped Maya through her recovery.
which is then repaid in the summer months like a transactional exchange. Deyimler
1:53yaz aylarında ise bu yardım, karşılıklı bir alışverişteki gibi geri ödenir.
repaid ... like a transactional exchange ifadesindeki ekonomik benzetme
Bu cümlede repaid, ağaçların gerçek anlamda bir hesabı kapattığı anlamına gelmez. Her dem yeşil ağaçların kışın verdiği destek, diğer ağaçlar yazın besin paylaşınca karşılığı verilen bir şey olarak anlatılır. Like a transactional exchange benzetmeyi açıkça gösterir: gecikmeli ve iki yönlü paylaşım, insanlar arasındaki bir anlaşmaymış gibi açıklanır. Bu ekonomik benzetme ekolojik karşılıklılığı anlamayı kolaylaştırır; ancak sözleşme, borç hesabı veya ödeme yapıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede repaid ... like a transactional exchange ne anlama geliyor?
- Ağaçlar yazın besinler için gerçekten para ödüyor.
- Yazın yapılan besin paylaşımı, kışın verilen yardımın karşılığı olarak sunuluyor.
- Ağaçlar kıştan sonra tüm paylaşımı sona erdiren bir sözleşme imzalıyor.
Cevabı göster
Yazın yapılan besin paylaşımı, kışın verilen yardımın karşılığı olarak sunuluyor.
Some scientists refer to this as the world wide web. Notlar
1:57Bazı bilim insanları buna Dünya Çapında Ağ diyor.
refer to A as B adlandırma kalıbı
refer to A as B yapısında A, adlandırılan kişi, şey veya fikirdir; B ise isim, etiket ya da açıklamadır. Burada this A, the world wide web ise B’dir. Bu kalıp, bir konuşmacının veya grubun bir şeyi nasıl adlandırdığını aktarır: bazı bilim insanları bu ağı the world wide web olarak adlandırır. Hem to hem de as bu adlandırma kalıbının parçalarıdır.
Alıştırma
Cümleyi refer to A as B adlandırma kalıbıyla tamamlayın: In the report, researchers ____ this pattern ____ the rebound effect.
Cevabı göster
refer to · as
Ekolojik ağ mecazı olarak world wide web
world wide web ifadesi burada mecaz olarak kullanılır. Yer altında birbirine bağlı mantarları ve ağaç köklerini, internetteki tanıdık bağlantılar ağına benzetir; çünkü her ikisi de bazı şeylerin içinden geçebildiği ağlar oluşturur. Burada taşınan şeyler web sayfaları veya elektronik mesajlar değil; su, besinler ve bilgi taşıyan kimyasal sinyallerdir. Bu benzetme, okuyucunun birçok canlının tek bir gizli sistem aracılığıyla nasıl bağlanabildiğini gözünde canlandırmasına yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede world wide web neyi ifade ediyor?
- Bitki bilimini açıklayan tek bir web sayfası
- İnsanların web sitelerini ziyaret etmek için kullandığı normal internet
- Mantarlar ve ağaç köklerinden oluşan, birbirine bağlı bir yer altı ağı
Cevabı göster
Mantarlar ve ağaç köklerinden oluşan, birbirine bağlı bir yer altı ağı
Perhaps the most shocking fact is that some plants seem to have memory. Dilbilgisi
2:00Belki de en şaşırtıcı gerçek, bazı bitkilerin hafızası varmış gibi görünmesidir.
seem to have memory: ihtiyatlı bir sonucu belirtmek
Seem to + fiilin yalın biçimi, bir şeyi tamamen kanıtlanmış bir gerçek olarak değil, kanıtlara dayanan bir görünüm veya izlenim olarak sunar. seem to have memory ifadesinde have, to sözcüğünden sonra gelen fiilin yalın biçimidir ve seem iddiayı daha az kesin hâle getirir. Cümle, bitkilerin davranışlarının geçmiş deneyimlerin etkilerini korumakla uyumlu göründüğünü söyler. Bitkilerin insanlardaki gibi bilinçli anılara sahip olduğunu iddia etmez.
Alıştırma
Örnekteki ifadeyle ihtiyatlı iddiayı tamamlayın: The plants respond to earlier training, so they ____ in some form.
Cevabı göster
seem to have memory
Mimosa pudica plants are those leafy plants that close up when touched. Öbek fiiller
2:03Mimosa pudica türü bitkiler, dokunulduğunda yapraklarını kapatır.
close up: parçaların birleşerek kapanması
Close up, parçaların bir açıklık veya boşluk kapanana kadar birbirine yaklaşması demektir. Bu cümlede yapraklar kendileri kapanır, bu nedenle öbek fiil nesne almaz. Geçişsiz bir öbek fiil olarak çiçeklerin, boşlukların veya yaraların kapanmasını da anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede close up, “parçaların birbirine yaklaşarak kapanması” anlamında kullanılmıştır?
- She took a close-up of the flower.
- Please stand close to the flower.
- The flower petals close up after sunset.
Cevabı göster
The flower petals close up after sunset.
This reflex is meant to scare away insects that land on them. Notlar
2:07Bu refleks, üzerlerine konan böcekleri korkutup kaçırmayı amaçlar.
is meant to: amaçlanan görevi belirtmek
Is meant to, bir şeyin amaçlanan görevini veya işlevini belirtir. Burada refleksin amacının böcekleri korkutup uzaklaştırmak olduğunu söyler. Yapı be meant to + fiilin yalın hâlidir: is meant to scare. Bu kullanımda meant, bir sözcüğün veya işaretin ne anlama geldiğini açıklamaz.
Alıştırma
Cümleyi amaçlanan görevi belirten üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: This button ____ restart the machine.
Cevabı göster
is meant to
“scare away”: birini ya da bir şeyi korkutup uzaklaştırmak
Burada scare away, böcekleri korkutarak ya da ürküterek oradan uzaklaştırmak anlamına gelir. Away sonuç bildiren bir parçacıktır: böceklerin uzaklaştığını gösterir. Bu nedenle ifade hem nedeni, yani korkuyu, hem de sonucu, yani ayrılmayı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “korkutup uzaklaştırmak” anlamına gelen iki sözcüklü phrasal verb ile tamamlayın: The flashing light is used to ____ birds from the runway.
Cevabı göster
scare away
scientists noticed that when dropped from 15 cm, Dilbilgisi
2:12bilim insanları, bitkiler 15 cm yükseklikten bırakıldığında
they would close when they hit the ground. Dilbilgisi
2:14yere çarpar çarpmaz kapandıklarını fark etti.
“when dropped from 15 cm”: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi
“When dropped from 15 cm”, edilgen bir zaman yan cümlesinin kısaltılmış biçimidir. Tam biçimi “when they were dropped from 15 cm”dir: özne they ile be fiilinin were biçimi çıkarılır ve geriye geçmiş zaman ortacı dropped kalır. Anlaşılan özne, ana cümledeki they sözcüğünün gönderme yaptığı aynı bitkiler olmalıdır. Bitkiler eyleme maruz kalır; başka bir şeyi bırakmaz, kendileri bırakılır. Bu sıkıştırılmış yapı bilimsel betimlemelerde yaygındır.
Alıştırma
Kısaltılmış “when dropped from 15 cm” yan cümlesi burada ne anlama geliyor?
- Bitkiler o yükseklikten bırakıldı.
- Bitkiler başka bir şeyi o yükseklikten bıraktı.
- Bilim insanları o yükseklikten düştü.
Cevabı göster
Bitkiler o yükseklikten bırakıldı.
Would close: geçmişte tekrarlanan bir sonuç
Bu deney anlatımında would close, aynı geçmiş koşul altında tekrar tekrar ortaya çıkan tepkiyi anlatır: bitkiler yere her çarptığında yaprakları kapanıyordu. Would, geleceği değil, o geçmiş deney düzenindeki düzenli ya da beklenen sonucu gösterir. Burada özne iradeyle hareket etmediği için would istek bildirmez. Yapıyı geçmiş koşul → olağan sonuç şeklinde okuyun: bırakılıp yere çarpma → kapanma.
Alıştırma
Bu deney anlatımında “would close” ne anlama gelir?
- Bitkiler belirtilen geçmiş koşul altında tekrar tekrar kapanıyordu.
- Bitkiler kapanmaya istekliydi.
- Bitkiler gelecekte bir zamanda kapanacak.
Cevabı göster
Bitkiler belirtilen geçmiş koşul altında tekrar tekrar kapanıyordu.
But after repeating the drop four or five times,
2:17Ancak düşürme işlemi dört ya da beş kez tekrarlandıktan sonra,
Stopped closing: stop + -ing yapısı
Stopped closing, stop + -ing yapısını kullanır. Bitkilerin önceki düşürmelerden sonra gösterdiği kapanma tepkisinin sona erdiğini, o noktadan sonra artık kapanmadıklarını anlatır. Stop + -ing yapısında -ing ile belirtilen eylem, sona eren etkinliktir. Zaman sırası şöyledir: etkinlik önce gerçekleşir, ardından durur.
Alıştırma
Etkinliğin sona erdiğini anlatan close biçimiyle cümleyi tamamlayın: After several trials, the leaves stopped ____.
Cevabı göster
closing
as though they had realized the stimulus wasn't harmful. Dilbilgisi
2:22sanki uyaranın zararsız olduğunu anlamışlardı.
as though they had realized: hayal edilen önceki bir farkındalık
Burada as though, bitkilerin davranışı için hayalî bir açıklama sunar: kapanmayı bırakmaları bir şeyi anlamalarının sonucu gibi görünür, ancak konuşmacı bilinçli bir farkındalığın gerçekten oluştuğunu söylemez. Past perfect biçimindeki had realized, varsayılan bu farkındalığı daha sonraki stopped closing eyleminden önceye yerleştirir. Bu yapı, önceki bir nedeni çıkarırken onu gerçek değil varsayım olarak tutmanızı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi as though ve realize fiilinin past perfect biçimiyle tamamlayın: Mia stepped around the wet paint, ____ it would stain her shoes.
Cevabı göster
as though she had realized
But any time they were dropped from the same height,
2:27Ama aynı yükseklikten ne zaman bırakılsalar,
plants don't have brains or other cells and organs that we deem necessary for intelligence. Kelime
2:34bitkilerin beyni ya da zekâ için gerekli gördüğümüz diğer hücre ve organları yoktur.
Of course: açık bir noktayı kabul etmek
Burada Of course yalnızca kesinlik bildirmekten daha fazlasını yapar. Bitkilerin, insanların genellikle zekâyla ilişkilendirdiği biyolojik yapılara sahip olmadığı şeklindeki açık itirazı kısaca kabul eder. Konuşmacı bu ortak noktayı önce kabul ederek adil görünür ve dinleyiciyi argümanın yeni bir yönde ilerlemesine hazırlar. Bu nedenle cümle başındaki Of course, ardından gelecek içeriği düzenleyen bir ödün ifadesi olarak kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: "Of course, plants don't have brains or other cells and organs that we deem necessary for intelligence." Burada Of course ne yapıyor?
- Argüman ilerlemeden önce açık bir noktayı kabul etmek
- Bitkilerin beyninin olmamasına şaşırdığını göstermek
- Daha önce yapılmış bir bilgi hatasını düzeltmek
Cevabı göster
Argüman ilerlemeden önce açık bir noktayı kabul etmek
deem + nesne + necessary
Burada deem, 'yargılamak veya kabul etmek' anlamındadır. deem + nesne + sıfat yapısında necessary, nesneyi tamamlayan bir ögedir: we sözcüğünü değil, önceki cells and organs ifadesini niteler. Bu, 'we think those cells and organs are necessary' demenin kısa ve resmî bir yoludur. Sıfattan önce as kullanılmasına gerek yoktur.
Alıştırma
Hedef deem ... necessary yapısıyla tamamlayın: The committee may ____ additional testing ____ before approval.
Cevabı göster
deem · necessary
but plants are immobile and often attacked,
2:40ancak bitkiler hareketsizdir ve sık sık saldırıya uğrar;
so they must be able to survive after part of them is eaten or destroyed. Dilbilgisi
2:42bu yüzden bir parçaları yendikten ya da yok edildikten sonra da hayatta kalabilmeleri gerekir.
must be able to survive: gerekli bir kapasite
Must be able to, burada koşullardan çıkarılan zorunluluğu gösteren must ile bir yeteneği anlatan be able to yapısını birleştirir. Bitkiler hareket edemediği ve sık sık zarar gördüğü için yazar, hayatta kalmanın bir kısımları kaybolduktan sonra yaşamaya devam edebilme kapasitesi gerektirdiği sonucuna varır. Bu, bitkilere verilen bir emir değildir. Aktarılabilir X must be able to + fiil kalıbı; koşulların, amaçların veya gerekliliklerin bir yeteneği zorunlu hâle getirdiğini anlatır.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. must be able to denip denmediğine odaklanın.
- The emergency pump must be able to work underwater.
- The emergency pump might be able to work underwater.
- The emergency pump must work underwater.
Cevabı göster
The emergency pump must be able to work underwater.
But if you measure intelligence or thought as the ability to solve problems, Dilbilgisi
2:47Ama zekâyı veya düşünmeyi, sorun çözme,
Bir öncülü ve sonucu açıkça gösteren if ... then
Bu cümlede if, zekâyı ölçmek için benimsenen ölçütü tanıtır: sorun çözme, çevreyle etkileşim kurma ve gruplar hâlinde çalışma becerisi. Buradaki temel işlevi bir olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini tahmin etmek değildir. Then, bu ölçüte göre çıkan sonucu belirtir: bitkiler inanılmaz derecede zeki sayılır. Açıkça görülen if ... then ... çerçevesi öncül ile sonucu ayırır; bu, özellikle öncül uzun olduğunda yararlıdır.
Alıştırma
Açık koşul-sonuç çerçevesini tamamlayın: ____ we define success as steady improvement, ____ this project is succeeding.
Cevabı göster
If · then
the ability to solve, interact, and work yapısında ortak kullanılan tek to
the ability to ifadesindeki tek mastar işaretleyicisi to, eş görevli üç yalın fiil için kullanılır: solve, interact ve work. Üçü de becerileri adlandırır ve dil bilgisi açısından aynı konumdadır. Fiiller aynı yapıyı paylaştığı için interact ve work öncesinde to sözcüğünü tekrarlamak gerekmez. Bu paralel yapı uzun bir tanımı kısa ve düzenli tutar; interact with an environment ve work in groups ifadeleri problems sözcüğünü nitelemez.
Alıştırma
Hangi cümlede üç paralel fiille ortak bir to doğru biçimde kullanılmıştır?
- The role requires the ability to planning, communicate, and lead.
- The role requires the ability to plan, communication, and lead.
- The role requires the ability to plan, communicate, and lead.
Cevabı göster
The role requires the ability to plan, communicate, and lead.
It's something to think about the next time you're munching down on a piece of broccoli. Notlar
2:55Bir dahaki sefere bir parça brokoliyi mideye indirirken bunu düşünün.
something to think about: üzerinde düşünmeye değer bir fikir
Bu cümlede something to think about, “üzerinde daha fazla düşünmeye değer bir fikir veya konu” anlamına gelir. Something, fiziksel bir nesneyi değil, az önce konuşulan noktayı belirtir. something to + fiil yapısı, bir şeyi yapılabilecek, yapılması gereken veya yapmaya değer bir eylemin konusu olarak sunar. Burada to think about, something sözcüğünü niteler ve konuşanın hemen bir cevap istemek yerine dinleyiciye düşünecek bir nokta bırakarak sözünü bitirmesini sağlar.
Alıştırma
“Üzerinde düşünmeye değer bir fikir” anlamındaki kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: That's ____ before you make your final decision.
Cevabı göster
something to think about
munching down on: iştahla büyük lokmalarla yemek
Bu cümlede munching down on a piece of broccoli, brokoliyi belirgin ve hevesli çiğneme hareketleriyle yemek anlamına gelir. İfade canlı ve eğlenceli bir görüntü oluşturur; down ve on, yönü ya da konumu ayrı ayrı anlatmaz, tüm ifadenin parçalarıdır. Aktarılabilir kalıp munch down on + yiyecek biçimindedir. Yeme biçimini öne çıkardığı için eat fiilinden daha canlıdır.
Alıştırma
“Belirgin biçimde çiğneyerek iştahla yemek” anlamındaki canlı ve gündelik öbek fiille cümleyi tamamlayın: During the movie, Ben began to ____ his popcorn.
Cevabı göster
munch down on
And if you need any more convincing that plants are indeed amazing,
2:59Bitkilerin gerçekten harika olduğuna ikna olmak için daha fazla kanıta ihtiyacınız varsa,
check out our new second channel AsapTHOUGHT,
3:02yeni açtığımız ikinci kanalımız AsapTHOUGHT'a göz atın;
where we share some of our other favorite plant facts.
3:04orada sevdiğimiz diğer bitki bilgilerini paylaşıyoruz.
Thanks to audible.com for giving you a free audiobook of your choice at audible.com/asap.
3:08audible.com/asap adresinde istediğiniz bir sesli kitabı ücretsiz sunduğu için audible.com'a teşekkürler.
Audible is the leading provider of audiobooks
3:14Audible, sesli kitapların önde gelen sağlayıcısıdır
with over 150,000 downloadable titles across all types of literature.
3:15ve her tür edebiyattan indirilebilir 150.000'den fazla eser sunar.
on how plant and animal species wound up as they are today. Öbek fiiller
3:22bitki ve hayvan türlerinin bugünkü hâllerine nasıl geldiğini açıklıyor.
wound up: sonunda bir duruma gelmek anlamındaki wind up fiilinin geçmişi
Bu cümlede wound up, wind up öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. ended up, yani “sonunda belirli bir duruma gelmek” anlamına gelir; bitki ve hayvan türlerinin bugünkü biçimlerini uzun bir sürecin nihai sonucu olarak sunar. Burada bir şeyi fiziksel olarak sarmak veya kurmak anlamına gelmez. Wind up, çoğu zaman bir dizi olay veya değişiklikten sonra, birinin ya da bir şeyin sonunda nereye vardığına veya hangi duruma geldiğine odaklanır. Burada as they are today bu son durumu anlatır. Aktarılabilir yaygın kalıplar wind up in/at + yer, wind up as + isim ve wind up + -ing fiil biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi wind up fiilinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: After missing the last train, we ____ walking home.
Cevabı göster
wound up
You can download this audiobook or another of your choice for free at audible.com/asap.
3:25Bu sesli kitabı veya istediğiniz başka bir kitabı audible.com/asap adresinden ücretsiz indirebilirsiniz.
Then use Audible's free app to listen on your Apple, Windows, or Android device.
3:30Ardından Audible'ın ücretsiz uygulamasıyla Apple, Windows veya Android cihazınızda dinleyebilirsiniz.
Special thanks to Audible for making these videos possible
3:34Bu videoların hazırlanmasını mümkün kıldığı
and for offering you a free audiobook of your choice at audible.com/asap.
3:36ve audible.com/asap adresinde istediğiniz bir sesli kitabı ücretsiz sunduğu için Audible'a özellikle teşekkürler.
And subscribe for more weekly science videos.
3:41Her hafta daha fazla bilim videosu için abone olun.