Tık Tık! Kim O? + Yabancıları Takip Etme|S1-2|Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi: İngilizce çalışma notları

Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons

Öğrenme zorluğu
500 kelime 123 kel/dk

Video tanıtımı: İki kurtarma öyküsü aracılığıyla çocuklar, tanımadıkları ziyaretçilere kapıyı açmamayı, yabancıların veya tanımadıkları araçların peşinden gitmemeyi ve güvensiz bir durumda güvenilir bir yetişkinden yardım istemeyi öğreniyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Don't open the door to strangers. — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Olumsuz emir yapısının açık ve doğrudan bir güvenlik talimatı verdiğini öğrenin. Bu ifadenin sıradan bir tavsiyeden çok kesin bir sınır koyduğunu anlayabilir ve birine tehlikeli bir davranışta bulunmamasını söylemek için aynı kalıbı kullanabilirsiniz. 2. Count on me. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bu sözü, sayıları saymakla ilgili bir ifade olarak değil, dinleyicinin konuşana güvenebileceğini veya ondan destek alabileceğini bildiren doğal bir vaat olarak anlayın. Kurtarma ve teselli sahnelerinde ifadeyi tanıyabilir, güvenilir yardım sunarken kendinizden emin biçimde kullanabilirsiniz. 3. told them not to follow — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir uyarıyı, kuralı veya emri aktarmak için kullanılan tell someone not to do something yapısını öğrenin. Talimatın kime verildiğini ve hangi eylemin yasaklandığını belirleyebilir, ardından bu yapıyı başka güvenlik hatırlatmalarını aktarırken uyarlayabilirsiniz.

Bu derste

Pinkfong.

0:00

Pinkfong.

Super Rescue Team.

0:03

Süper Kurtarma Ekibi.

To the rescue. Kalıp ifadeler

0:04

Kurtarmaya.

Kalıp ifadeler

To the rescue ile yardıma gelindiğini duyurmak

To the rescue!, birisi yardıma geldiğinde veya yardım etmek için hızla harekete geçtiğinde kullanılan kalıplaşmış bir ünlemdir. Bu cümlede rescue, birine yardım etme ya da onu kurtarma amacını belirtir; bir yer adı değildir. Bu ifade enerjik bir duyuru işlevi görür: Konuşan kişi, kendisini veya başka bir yardımcıyı sorunu çözmeye hazır biri olarak sunar.

Alıştırma

Bozuk bir oyuncağın onarılmasına yardım etmek için tam zamanında geldiniz. Neşeli duyuruyu tamamlayın: To the ____!

Cevabı göster

rescue

Pinkfong Super Rescue Team.

0:08

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Knock, knock. Ton ve niyet

0:13

Tak, tak.

Who's there?

0:14

Kim o?

Ton ve niyet

Knock, knock. Who's there? ile kapıda karşılıklı konuşma

Knock, knock, bir kapının iki kez çalınmasını temsil eder. Who's there?, içerideki kişinin geleni göremediği zaman verdiği karşılıktır. who sözcüğü oradaki kişinin kim olduğunu, yani ziyaretçinin kimliğini sorar. Bu nedenle soru Kapının dışında kim var? anlamına gelir; bir konumu sormaz. Bu konuşma aynı zamanda knock-knock şakalarının bilinen başlangıcıdır, ancak burada kapıda geçen bir konuşma işlevindedir.

Alıştırma

Birisi kapalı bir kapıyı çalıyor ve gelen kişiyi göremiyorsunuz. Who's there? neyi sorar?

  1. Ziyaretçinin kim olduğunu sorar.
  2. Ziyaretçinin nereye gittiğini sorar.
  3. Kapının nerede olduğunu sorar.
Cevabı göster

Ziyaretçinin kim olduğunu sorar.

Hey kids.

0:21

Hey çocuklar.

Mommy will be cleaning the attic. Dilbilgisi

0:23

Anne çatı katını temizleyecek.

Dilbilgisi

will be cleaning: gelecekte devam eden eylem

Will be cleaning, will be + fiil-ing yapısını kullanan gelecekte devam eden zaman biçimidir. Temizleme eylemini gelecekteki bir süre boyunca devam ediyor olarak gösterir. Bu cümlede temizliği yapan kişi Mommy'dir ve bu biçim onun bir süre bu işle meşgul olacağını da anlatır. be sonrasındaki -ing biçimi devam eden eylemi gösterir; edilgen yapı değildir. Gelecek zamanda edilgen biçim will be cleaned olur ve özne eylemi yapan değil, eylemden etkilenen taraftır.

Alıştırma

Belirtilen gelecek zamanda devam eden bir eylemi göstermek için read fiilinin gelecekte devam eden biçimini kullanın: At eight tomorrow night, Mia ____ her new book.

Cevabı göster

will be reading

Don't open the door to strangers. Ton ve niyet

0:25

Yabancılara kapıyı açmayın.

Ton ve niyet

Don't open the door to strangers: olumsuz emir yapısı

Don't + fiilin yalın biçimi, bir şeyi yapmamaya yönelik doğrudan talimat veren olumsuz emir yapısını oluşturur. Burada bir güvenlik kuralı bildirir. open the door to someone ifadesinde to, kapının kimin için açıldığını gösterir. Bu nedenle to strangers, tanımadığınız insanlara kapıyı açmak anlamındadır; onlara doğru hareket etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Bu güvenlik kuralını Don't + share fiilinin yalın biçimiyle tamamlayın: ____ your home address online.

Cevabı göster

Don't share

Okay.

0:27

Tamam.

Oh, someone's here.

0:42

Oh, birisi geldi.

Knock, knock, knock.

0:45

Tak, tak, tak.

Who's there?

0:47

Kim o?

Knock, knock, knock, knock, knock.

0:50

Tak, tak, tak, tak, tak.

The pizza's here. Kalıp ifadeler

0:52

Pizza geldi.

Kalıp ifadeler

pizza's here: bir şeyin geldiğini duyurmak

The pizza's here cümlesindeki 's, is fiilinin kısaltılmış hâlidir: The pizza is here. Buradaki here, pizzanın yalnızca yakında olduğunu değil, siparişin geldiğini anlatır. X's here, bir kişinin, aracın, siparişin veya beklenen başka bir şeyin geldiğini duyurmanın kısa ve günlük bir yoludur.

Alıştırma

Duyuruyu is fiilinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: The package____ here.

Cevabı göster

's

Don't you like pizza? Ton ve niyet

0:54

Pizzayı sevmiyor musunuz?

Ton ve niyet

Don't you like...?: yes beklentisi ve olası baskı

Don't you like...? olumsuz bir sorudur. Genellikle konuşanın cevabın yes olmasını beklediğini ve karşısındaki kişiden bu beklentiyi doğrulamasını istediğini gösterir. Bu cümlede konuşan kişi yalnızca karşısındakinin neleri sevdiğini sormaz. Pizza sevdiği beklentisini kullanarak onu yes demeye yönlendirir. Başka bir bağlamda aynı yapı baskı yerine şaşkınlık da gösterebilir.

Alıştırma

Bir kişi daha önce "No thanks—I don't want pizza." dedi. "Don't you like pizza?" onun tercihini sormanın tarafsız bir yolu mudur?

  1. Hayır. Kişinin pizzayı sevmesinin beklendiği veya kararını yeniden düşünmesi gerektiği izlenimini verebilir.
  2. Evet. Tamamen tarafsızdır ve hiçbir beklenti taşımaz.
Cevabı göster

Hayır. Kişinin pizzayı sevmesinin beklendiği veya kararını yeniden düşünmesi gerektiği izlenimini verebilir.

Please open the door.

0:56

Lütfen kapıyı açın.

Don't open the door.

0:59

Kapıyı açma.

No, no, no, no, no.

1:00

Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır.

We should not open it. Dilbilgisi

1:03

Açmamalıyız.

Dilbilgisi

should not open: bir eylemin iyi bir fikir olmadığını söylemek

Should not + fiilin yalın hâli, konuşanın bir eylemi doğru, güvenli veya akıllıca bulmadığını belirtir. Burada should not open, onu açmanın kötü bir seçim olacağı anlamına gelir. Should not ifadesinden sonra open gibi fiilin yalın hâli kullanılır. Bu, eylemin gelecekte gerçekleşmeyeceğine dair bir tahmin değil, bir değerlendirme ya da öneridir. Should not sıkça shouldn't şeklinde kısaltılır.

Alıştırma

Güvenlik önerisini should not + fiilin yalın hâli ile tamamlayın: You ____ your password with anyone.

Cevabı göster

should not share

It's a pizza delivery driver. Kelime

1:08

O bir pizza dağıtıcısı.

Kelime

pizza delivery driver: mesleği belirten ana adı sona koymak

Pizza delivery driver ifadesinde driver ana addır; kişinin mesleğini adlandırır. Delivery yaptığı işin türünü, pizza ise neyin teslim edildiğini gösterir. İfadenin tamamı, işi pizza teslim etmek olan kişiyi anlatır. İngilizcede açıklayıcı adlar genellikle ana addan önce gelir. Sıralama pizza + delivery + driver şeklindedir ve mesleği belirten ana sözcük sonda yer alır. Burada driver, teslimat görevlisini anlatır; yalnızca o anda araç kullanan herhangi bir kişiyi değil.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için pizza, delivery ve driver sözcüklerini doğal sıraya koyun: The person at the door is a ____.

Cevabı göster

pizza delivery driver

I'm hungry now.

1:10

Şimdi çok açım.

It's open.

1:17

Açıldı.

No, no, no, no, no.

1:20

Hayır, hayır, hayır, hayır, hayır.

He lied to us. Kalıp ifadeler

1:22

Bize yalan söyledi.

Kalıp ifadeler

lied to us: lie to someone kalıbı

Bir kişiye yalan söylendiğini belirtmek için lie to someone kullanılır. lied to us ifadesinde to, kandırılan kişiler olan us sözcüğünü cümleye bağlar. Yalanın konusunu eklemek için lie to someone about something kullanılabilir. Lied, lie fiili doğru olmayan bir şey söylemek anlamındayken kullanılan basit geçmiş zaman biçimidir. Aldatmanın geçmişte gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

Lie fiilinin geçmiş biçimini ve doğru edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: Maya told the truth later, but earlier she ____ me about the broken window.

Cevabı göster

lied to

He's a thief.

1:24

O bir hırsız.

Let's go and hide. Kalıp ifadeler

1:27

Gidip saklanalım.

Kalıp ifadeler

go and hide: go and + fiilin yalın biçimi

go and hide ifadesinde go, bulunulan yerden hareket etmeyi; hide ise ardından yapılacak eylemi belirtir. İki fiil tek bir bağlantılı plan oluşturur: bir yere gitmek ve sonra saklanmak. Bunlar birbiriyle ilgisiz iki eylem değildir. Günlük İngilizcede go and + fiilin yalın biçimi, birine gidip bir eylem yapmasını söylemenin ya da bunu önermenin doğal bir yoludur: go and check, go and ask. and sözcüğünden sonra hiding değil, hide gibi fiilin yalın biçimi kullanılır.

Alıştırma

Öneriyi go and + ask ile tamamlayın: We cannot find the book. Let's ____ the librarian.

Cevabı göster

go and ask

Ha, ha, ha, ha, ha.

1:29

Ha, ha, ha, ha, ha.

There's a lot to steal. Dilbilgisi

1:31

Çalacak çok şey var.

Dilbilgisi

There's a lot to + fiilin yalın hâli

There's a lot to + fiilin yalın hâli kalıbı, yapılabilecek, yapılması gereken ya da yapılmayı bekleyen çok şey olduğunu anlatır. Bu cümlede a lot birçok şeyi temsil eder; to steal ise bunlarla ne yapılabileceğini belirtir. to ile başlayan bölüm a lot ifadesini niteler; bir varış yeri belirtmez. Anlamın 'yapılabilir', 'yapılması gerekir' veya 'yapmaya değer' olması bağlama göre belirlenir.

Alıştırma

There's a lot to + fiilin yalın hâli kalıbını ve learn fiilini kullanın: This workshop covers many new ideas. ____.

Cevabı göster

There's a lot to learn

I'll take everything.

1:33

Her şeyi alacağım.

Help.

1:42

İmdat.

There's a thief.

1:46

Bir hırsız var.

A thief?

1:48

Hırsız mı?

Roger, let's get moving. Notlar

1:49

Anlaşıldı, harekete geçelim.

Kelime

Telsiz onayı olarak Roger

Burada Roger, 'Mesajını aldım' anlamına gelen telsiz tarzı kısa bir yanıttır. Görev konuşmalarında çoğu zaman 'Anladım' anlamını da taşır. Bu cümlede bir kişinin adı değildir. Roger mesajın alındığını doğrular; ancak tek başına 'evet', izin verme veya emre uyma sözü anlamına gelmez. let's get moving sözleri ayrıca konuşanın harekete geçmeye hazır olduğunu gösterir.

Alıştırma

Telsiz iletişimi sırasında bir lider 'Return to base now.' diyor. Hangi yanıt mesajın alındığını en açık biçimde doğrular?

  1. Who is Roger?
  2. Roger.
  3. Please repeat the message.
Cevabı göster

Roger.

Kalıp ifadeler

Let's get moving: Beklemeyi bırakıp harekete geçmek

Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır; bu yüzden öneri veya teşvik konuşanı da kapsar. Get moving, “hareket etmeye ya da eyleme geçmeye başlamak” demektir; get, hareketsiz veya bekler durumda olmaktan etkin duruma geçişi gösterir. Burada Let's get moving, beklemeyi bırakıp hemen harekete geçme zamanının geldiğini canlı ve doğrudan anlatır. Fiziksel olarak yola çıkmak ya da daha genel olarak bir işe başlamak anlamına gelebilir. Let's go ile karşılaştırıldığında, beklemeden eyleme geçişi daha çok vurgular.

Alıştırma

Grubunuz hazır ve artık beklememeli. Siz de dâhil olmak üzere herkese şimdi harekete geçmesini söyleyen cümle hangisidir?

  1. Let's wait a little longer.
  2. Let's take a break.
  3. Let's get moving.
Cevabı göster

Let's get moving.

I can't find my child anywhere. Dilbilgisi

1:54

Çocuğumu hiçbir yerde bulamıyorum.

Dilbilgisi

can't find ... anywhere: hiçbir yerde bulamamak

can't find ... anywhere yapısında can't olumsuz anlamı verir, anywhere ise bu anlamı olası tüm yerlere yayar. Arama hiçbir yerde başarılı olmamıştır. Buradaki anywhere, “rastgele bir yer” anlamına gelmez. Olumsuz fiilin kapsamında “hiçbir yerde” anlamını taşır.

Alıştırma

Olumsuzluğun olası tüm yerleri kapsamasını sağlayan yer sözcüğüyle cümleyi tamamlayın: We searched every room, but we couldn't find the puppy ____.

Cevabı göster

anywhere

Don't worry. Ton ve niyet

1:57

Endişelenmeyin.

Ton ve niyet

Don't worry: nazikçe güven verme

Don't worry, birini rahatlatmak için kullanılan yaygın bir ifadedir. Burada konuşan kişi kaygılanan kişinin sakinleşmesini ister; onu eleştirmez veya kaygı hissetmemesini emretmez.

Alıştırma

Bir arkadaşınız sırt çantasını bulamıyor ve üzgün görünüyor. Hangi cevap Don't worry ifadesiyle onu rahatlatıp yardım sunar?

  1. Don't worry. I'll help you look for it.
  2. Don't worry. I don't want to listen.
  3. Don't worry. Your problem is silly.
Cevabı göster

Don't worry. I'll help you look for it.

Officer Pinkfong.

2:02

Memur Pinkfong.

I will find your child.

2:04

Çocuğunuzu bulacağım.

Count on me. Deyimler

2:06

Bana güvenin.

Deyimler

Count on me: güvenilir bir yardım sözü

Count on me, bir kişinin size güvenebileceği veya yardımınıza bel bağlayabileceği anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. count on içindeki count, sayıları söylemek anlamına gelmez. Bu ifadeyi kullanan kişi sorumluluk alacağına veya ihtiyaç olduğunda yardım edeceğine güvenle söz verir.

Alıştırma

Bir takım arkadaşınız bu gece kapıların kilitli olduğundan emin olmanızı istiyor. Kendinizden emin bir şekilde söz vermek için ne söylemelisiniz?

  1. Count on me.
  2. Count to ten.
  3. Count me in.
Cevabı göster

Count on me.

Oh, oh, oh, oh, oh.

2:08

Oh, oh, oh, oh, oh.

I found the child.

2:10

Çocuğu buldum.

Let's rescue the child.

2:12

Çocuğu kurtaralım.

Mommy.

2:17

Anne.

Oh, there you are. Ton ve niyet

2:19

Oh, buradaymışsın.

Ton ve niyet

there you are: birini bulduğunuzda veya gördüğünüzde

Bu cümlede there you are, konuşan kişinin sonunda birini görmesi ya da bulması üzerine verdiği doğal tepkidir. “Seni buldum” veya “demek buradaydın” gibi bir anlam taşır. Bu, kişinin konumunu tarafsızca bildiren bir cümle değildir. İfade, kişiyi fark etme anını öne çıkarır; ses tonu rahatlama, sıcaklık, şaşkınlık ya da hafif kızgınlık katabilir.

Alıştırma

Aradığınız bir arkadaşınızı sonunda bulduğunuzda hangi cümleyi söylemek en doğaldır?

  1. There you are! I've been looking for you.
  2. Here you are. This is the book you asked for.
  3. You are there. Please stay in that spot.
Cevabı göster

There you are! I've been looking for you.

Huh?

2:22

Hıh?

I'll be back. Kalıp ifadeler

2:22

Geri döneceğim.

Kalıp ifadeler

be back: bir yere geri dönmek

Be back, ayrıldığınız yere geri dönüp yeniden orada olmak anlamına gelir. I'll be back cümlesinde konuşan kişi bir süreliğine ayrılır ve daha sonra geri geleceğine söz verir. Burada back, “yeniden ilk yerde” anlamındadır; vücudun arka kısmını anlatan isim değildir. will sözcüğünden sonra be fiili kalmalıdır: I'll be back denir, I'll back denmez. I will return ifadesinin günlük konuşmada çok kullanılan bir alternatifidir.

Alıştırma

Sözü be back ile tamamlayın: I need to get my jacket. I'll ____ in five minutes.

Cevabı göster

be back

Oh.

2:29

Oh.

It's no, no, no use running away. Dilbilgisi

2:29

Kaçmanın hiç, hiç, hiç faydası yok.

Dilbilgisi

no, no, no use running away: It's no use + fiil-ing

It's no use + fiil-ing kalıbı, bir eylemin işe yaramayacağını veya sonucu değiştirmeyeceğini anlatır. Burada running away işe yaramayacak eylemdir. no sözcüğünün tekrarı güçlü ve dramatik bir vurgu katar. Ancak dil bilgisi değişmez: use sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli run değil, -ing biçimi running gelir.

Alıştırma

Otobüs çoktan gitti. run fiilinin doğru biçimiyle kalıbı tamamlayın: It's no use ____ after it.

Cevabı göster

running

Super Rescue Team, we're on the move. Deyimler

2:33

Süper Kurtarma Ekibi, harekete geçtik.

Deyimler

on the move: hareket hâlinde veya eyleme geçmiş

On the move, birinin zaten hareket hâlinde olduğunu veya etkin biçimde harekete geçtiğini anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada ekibin beklemek ya da hareketsiz kalmak yerine görevine başladığını belirtir. Bu ifade devam eden etkin bir durumu anlatır; kelimesi kelimesine bir move sözcüğünün üstünde olmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlenin anlamını seçin: The firefighters are on the move.

  1. Bekliyorlar ve henüz başlamadılar.
  2. Bir anlığına bir ellerini oynattılar.
  3. Hareket etmeye veya işe koyulmaya başladılar.
Cevabı göster

Hareket etmeye veya işe koyulmaya başladılar.

It's no, no, no use running away.

2:38

Kaçmanın hiç, hiç, hiç faydası yok.

You are under arrest. Kültür

2:42

Tutuklusun.

Kültür

under arrest: polis gözetiminde olma durumu

Under arrest, polis ve hukuk bağlamlarında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Bir kişinin resmen tutuklandığı ve polis gözetiminde olduğu anlamına gelir. Buradaki under, fiziksel olarak bir şeyin altında olmayı değil, “belirli bir durumda olmayı” anlatır. Bir polis memuru You are under arrest. dediğinde, kişinin tutuklandığını resmen bildirir. Bu ifade, birine yalnızca durmasını veya beklemesini söylemekten daha güçlü ve daha belirgindir.

Alıştırma

Bir polis durumunda You are under arrest cümlesi ne anlama gelir?

  1. Polis yalnızca yakınlarda beklemenizi istiyor.
  2. Arrest denilen bir şeyin altında duruyorsunuz.
  3. Polis sizi resmen tutuklayıp gözetim altına alıyor.
Cevabı göster

Polis sizi resmen tutuklayıp gözetim altına alıyor.

We caught the thief, so don't worry.

2:55

Hırsızı yakaladık, bu yüzden endişelenmeyin.

Thank you so much.

2:58

Çok teşekkür ederim.

Children, you must never open the door to strangers. Dilbilgisi

3:00

Çocuklar, yabancılara asla kapıyı açmamalısınız.

Dilbilgisi

must never open: kesin bir yasak

Must never + fiilin yalın hâli, güçlü ve kesin bir yasak ifade eder: eyleme hiçbir zaman izin verilmez. Never, must sözcüğünden sonra gelir ve ardından gelen fiil yalın hâlde kalır: must never open. Bu cümlede konuşan kişi bir öneri değil, ciddi bir güvenlik kuralı veriyor. İfadenin gücü “Bunu hiçbir koşulda yapma” anlamındadır.

Alıştırma

Kesin güvenlik kuralını must never ve open fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: Children, you ____ the door to strangers.

Cevabı göster

must never open

When you have a visitor, Dilbilgisi

3:04

Bir ziyaretçiniz olduğunda,

do not open the door yourself.

3:06

kapıyı kendiniz açmayın.

Dilbilgisi

When ..., do not ...: kuraldan önce durumu belirtmek

Burada When you have a visitor, kuralın geçerli olduğu durumu önce belirtir. Bu genel yönergede When, “-dığında” ya da “her ... olduğunda” anlamındadır; soru başlatmaz. Ana cümle olan do not open the door yourself kuralı verir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp When + simple present, do not + fiilin yalın hâli şeklindedir. Buradaki yourself, bir yetişkin devralmadan veya yardım etmeden kapıyı açma işini tek başına yapmaman gerektiğini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle When ile genel bir durumu doğru biçimde belirtip ardından bir yasak getirir?

  1. When the fire alarm will ring, do not use the elevator.
  2. When the fire alarm rings, do not use the elevator.
  3. Do not when the fire alarm rings use the elevator.
Cevabı göster

When the fire alarm rings, do not use the elevator.

You must call an adult at home. Kalıp ifadeler

3:08

Evdeki bir yetişkini çağırmalısınız.

Kalıp ifadeler

call an adult at home: yakındaki bir yetişkini yardıma çağırmak

Bu güvenlik yönergesinde call, mutlaka “telefon etmek” değil, “seslenmek veya yanına çağırmak” anlamına gelir. Çocuk, evdeki bir yetişkini çağırıp kapıdaki ziyaretçiyle onun ilgilenmesini sağlamalıdır. at home sözleri, evde bulunan ve yardım edebilecek yetişkini belirtir. Bu durum verilmezse call an adult ifadesi belirsiz olabilir; call sözcüğünün yakındaki birine seslenmek mi yoksa telefonla ulaşmak mı olduğu bağlamdan anlaşılır.

Alıştırma

Kapıda bir ziyaretçi var ve güvendiğin bir yetişkin evin içinde. Hangi yönerge, bu yetişkini yardıma çağırmak anlamına gelir?

  1. Open the door and handle it alone.
  2. Phone an adult who is away from home.
  3. Call an adult at home.
Cevabı göster

Call an adult at home.

Okay.

3:11

Tamam.

From now on, Anlatım akışı

3:12

Bundan sonra,

Anlatım akışı

From now on: devam edecek bir değişiklik

From now on yeni bir zaman çerçevesi belirler: ardından gelen durum şu andan itibaren başlar ve gelecekte de devam eder. Bir ifadenin başında kullanıldığında eski davranış biçimiyle yeni bir kural, alışkanlık veya karar arasında ayrım kurar. Burada yalnızca şu anda yapılan bir eylemi değil, kalıcı bir sözü haber verir.

Alıştırma

Hangi cümle yeni bir alışkanlığın şimdi başladığını ve gelecekte de devam edeceğini anlatır?

  1. From now on, I'll check my schoolbag every evening.
  2. Mia missed the bus last week. From then on, she checked her schoolbag every evening.
  3. Right now, I am checking my schoolbag.
Cevabı göster

From now on, I'll check my schoolbag every evening.

I'll never open the door to strangers. Dilbilgisi

3:14

yabancılara kapıyı asla açmayacağım.

Dilbilgisi

I'll never open: geleceğe dair güçlü bir söz

I'll, I will ifadesinin kısaltmasıdır. I'll never + fiilin yalın hâli kalıbı, konuşanın gelecekte hiçbir zaman belirli bir şeyi yapmayacağına dair çok güçlü bir söz verir. I'll never open ifadesinde never, will sözcüğünden sonra gelir ve open yalın hâlde kalır. Bu bağlamda konuşan kişi dersini çıkarmış ve aynı davranışı tekrarlamamaya karar vermiştir.

Alıştırma

Hangi cümle gelecekte hiçbir zaman yapılmayacağına dair güçlü bir söz verir?

  1. I didn't open the gate yesterday.
  2. I'll never open the gate to strangers.
  3. I might not open the gate later.
Cevabı göster

I'll never open the gate to strangers.

Stay smart. Kalıp ifadeler

3:17

Akıllı olun.

Stay safe.

3:18

Güvende kalın.

Kalıp ifadeler

Stay smart. Stay safe.: Stay + sıfat yapısı

Stay + sıfat, “o durumda kalmaya devam etmek” anlamına gelir. Burada smart ve safe, korunması gereken durumları anlatan sıfatlardır; stay “bir yerde kalmak” anlamında değildir. Bir güvenlik sloganında stay smart, “uyanık kal ve akıllıca seçimler yap” demektir; zekâ düzeyini anlatmaz. Stay ... tekrarının kullanılması uyarıyı kısa, dengeli ve güçlü yapar.

Alıştırma

Stay + sıfat hatırlatmasını calm sıfatıyla tamamla: “____ and listen carefully.”

Cevabı göster

Stay calm

Super Rescue Team.

3:19

Süper Kurtarma Ekibi.

Don't follow strangers. Ton ve niyet

3:25

Yabancıları takip etmeyin.

Ton ve niyet

Don't follow strangers.: doğrudan olumsuz güvenlik komutu

Don't + fiilin yalın hâli, doğrudan olumsuz bir emir oluşturur ve birine bir eylemi yapmamasını söyler. Follow, don't sözcüğünden sonra yalın hâlde kalır. Bu güvenlik uyarısında follow strangers, tanımadığın insanlarla yürümek veya onların götürdüğü yere gitmek anlamına gelir. Strangers, tanımadığın insanlar demektir.

Alıştırma

Olumsuz güvenlik emrini follow fiiliyle tamamla: “____ strangers.”

Cevabı göster

Don't follow

We went to see fireworks yesterday.

3:32

Dün havai fişek izlemeye gittik.

It was so cool.

3:35

Çok havalıydı.

But

3:37

Ama

uh

3:39

hımm

Vroom Vroom disappeared,

3:40

Vroom Vroom ortadan kayboldu,

and I found her following a strange car. Dilbilgisi

3:42

ve onu yabancı bir arabayı takip ederken buldum.

Dilbilgisi

found her following ...: find + kişi + -ing fiili

found her following a strange car ifadesinde kalıp find + kişi + -ing fiilidir. Her, bulunan kişiyi gösterir; following ise o kişinin bulunduğu anda ne yaptığını anlatır. Birini bir eylemin ortasındayken gördüğünüzde, duyduğunuzda veya başka bir şekilde fark ettiğinizde bu kalıbı kullanın. Found, find fiilinin geçmiş zaman biçimidir; bu nedenle bulma geçmişte gerçekleşmiştir. Following ise cümlenin ana geçmiş zaman fiili değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, devam etmekte olan bir eylemi anlatmak için find + kişi veya şey + -ing yapısını doğru kullanır?

  1. We found the puppy hiding under the bed.
  2. We found the puppy hide under the bed.
  3. We found hiding the puppy under the bed.
Cevabı göster

We found the puppy hiding under the bed.

What?

3:45

Ne?

That's a big no no. Deyimler

3:46

Bu kesinlikle yapılmaması gereken bir şey.

Deyimler

a big no no: a big no-no isim ifadesi

Bu cümlede a big no no, çok yanlış veya izin verilmeyen bir eylem anlamına gelir. No-no sayılabilen bir isim olarak kullanılır; big ise davranışın ne kadar kabul edilemez olduğunu güçlendirir. Bu ifade yalnızca no yanıtının iki kez tekrarlanması değildir. Altyazıda no no yazsa da standart ve özenli yazıda bu isim genellikle kısa çizgiyle no-no biçiminde yazılır.

Alıştırma

Ciddi biçimde kabul edilemez bir şeyi anlatan gündelik isim öbeğiyle cümleyi tamamlayın: Sharing your password is ____.

Cevabı göster

a big no-no

But Mr. Car said he'd show me something fun. Ton ve niyet

3:48

Ama Bay Araba bana eğlenceli bir şey göstereceğini söyledi.

Ton ve niyet

show me something fun ifadesinin cazip bir vaat olarak işlevi

Show someone something, birinin bir şeyi görmesini ya da deneyimlemesini sağlamak demektir. Burada he'd show me something fun bir vaadi aktarır: Bay Araba heyecan verici bir şeyi görme fırsatı sunar. Sözler dostça gelir, ancak yabancı kişi bu vaadi çocuğun yaklaşmak ya da onu takip etmek istemesini sağlamak için kullanır. Olumlu bir ifade yem olarak kullanılabilir; bu yüzden konuşanın kim olduğu, ne istediği ve durumun güvenli olup olmadığı önemlidir.

Alıştırma

Yabancılara karşı güvenlikle ilgili bir hikâyede I'll show you something fun vaadi hangi işlevi görebilir?

  1. Çocuğun eğlenceli şeyi daha önce gördüğü anlamına gelir.
  2. Heyecan verici bir vaatle çocuğu kendine çekiyor olabilir.
  3. Konuşan kişinin güvenilir bir arkadaş olduğunu kanıtlar.
Cevabı göster

Heyecan verici bir vaatle çocuğu kendine çekiyor olabilir.

But you shouldn't just go follow anyone. Ton ve niyet

3:52

Ama öylece kimseyi takip etmemelisin.

Ton ve niyet

shouldn't just go follow anyone: düşüncesizce davranmaya karşı uyarı

Shouldn't just + fiil, bir eylemin düşünmeden ya da gelişigüzel yapılmaması gerektiğini anlatır. Burada just, fazla kolay ve düşüncesizce davranma anlamı katar; only anlamına gelmez. Go follow, go + fiilin yalın hâlinden oluşan ve gidip takip etmek anlamına gelen günlük bir yapıdır. Anyone olumsuzluğun kapsamındadır; dolayısıyla cümle, kim olduğunu kontrol etmeden herhangi bir kişiyi takip etmemek gerektiği konusunda uyarır.

Alıştırma

Uyarıyı shouldn't just + trust ile tamamlayın: You ____ anyone who messages you online.

Cevabı göster

shouldn't just trust

Okay?

3:56

Tamam mı?

Yeah.

3:57

Evet.

Both of you remember.

3:58

İkiniz de bunu unutmayın.

Okay.

4:00

Tamam.

Now, I'm off to patrol the town. Notlar

4:02

Şimdi, kasabada devriye gezmeye gidiyorum.

Kalıp ifadeler

I'm off to: şimdi bir yere gitmek veya bir şey yapmak için ayrılmak

“I'm off to ...”, şimdi bulunduğun yerden ayrılıp bir yere gideceğini veya bir şey yapacağını söylemenin doğal bir yoludur. Bu cümlede to sözcüğünden sonra patrol fiilinin yalın biçimi gelir. Buradaki off, “kapalı” değil, “ayrılmak” veya “yola çıkmak” anlamındadır.

Alıştırma

Şimdi ayrıldığınızı bildiren, dersteki üç sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ meet my coach.

Cevabı göster

I'm off to

Kelime

patrol the town: görev olarak bir bölgeyi kontrol etmek

Bir bölgede patrol yapmak, işin bir parçası olarak o bölgede dolaşmak, tehlike veya sorun olup olmadığını kontrol etmek ve bölgenin güvenli kalmasına yardımcı olmak demektir. patrol the town ifadesinde, kontrol edilen bölgeyi gösteren the town, patrol fiilinin hemen ardından gelir. Doğrudan nesnedir, bu nedenle edat gerekmez.

Alıştırma

Hangi cümle, güvenlik çalışanlarının bir alanı güvenli tutmak için düzenli olarak kontrol ettiğini belirtir?

  1. Security guards patrol the mall at night.
  2. Security guards visit the mall at night.
  3. Security guards leave the mall at night.
Cevabı göster

Security guards patrol the mall at night.

Huh?

4:06

Hıh?

I want to go.

4:06

Ben de gitmek istiyorum.

Me, too.

4:08

Ben de.

Okay.

4:10

Tamam.

Let's go.

4:10

Hadi gidelim.

Yeah, let's go.

4:11

Evet, hadi gidelim.

Hello, hello, cutie. Kelime

4:25

Merhaba, merhaba, tatlılık.

Kelime

cutie: samimi ve sevgi dolu bir hitap

Cutie, sevimli bulunan birine sevgiyle hitap etmek için kullanılan resmî olmayan bir isimdir; çoğunlukla çocuklar, sevgililer veya evcil hayvanlar için kullanılır. “Hello, hello, cutie,” cümlesinde doğrudan hitap görevi görür: konuşan kişi karşısındakini yalnızca sevimli diye tanımlamaz, ona cutie diye seslenir. Bu sevgi sözcüğü yakınlık hissi verir. Bir yabancı bunu bir çocuğa söylediğinde, sıcak dil aniden tanıdıklık hissi oluşturabilir ve kişisel sınırı aşabilir; bu, yabancının güvenilir olduğunu göstermez.

Alıştırma

Birine cutie demenin en doğal olduğu durum hangisidir?

  1. Bir yabancı, çocuğa kendisiyle gelmesini söylerken cutie der.
  2. Bir hâkim, resmî bir duruşma sırasında avukata cutie der.
  3. Bir ebeveyn, küçük çocuğuna yatma vaktinde sevgiyle cutie der.
Cevabı göster

Bir ebeveyn, küçük çocuğuna yatma vaktinde sevgiyle cutie der.

Do you remember me? Ton ve niyet

4:28

Beni hatırladın mı?

Ton ve niyet

Do you remember me?: tanıdıklık hissi yaratmak

“Do you remember me?” ifadesi, dinleyicinin konuşanı daha önceki bir karşılaşmadan tanıyıp tanımadığını sorar. Ayrıca kanıt sunmadan, iki kişinin daha önce karşılaşmış olabileceğini ima eder. Burada yabancı, çocuğa tanıdık biri olabileceğini düşündürmek ve çocuğun dikkatini azaltmak için bu imayı kullanır. Soru tek başına kimliği veya güvenilirliği kanıtlamaz.

Alıştırma

Bir yabancı çocuğa “Do you remember me?” diye sorduğunda, bu sorunun sosyal etkisi ne olabilir?

  1. Dinleyenden yalnızca konuşanın adını hatırlamasını ister.
  2. Tanıdıklık hissi yaratabilir, ancak konuşanın kimliğini kanıtlamaz.
  3. Konuşanla dinleyenin daha önce karşılaştığını kanıtlar.
Cevabı göster

Tanıdıklık hissi yaratabilir, ancak konuşanın kimliğini kanıtlamaz.

I'm your new neighbor. Ton ve niyet

4:31

Ben senin yeni komşunum.

Ton ve niyet

Güven oluşturan bir kimlik iddiası olarak new neighbor

Bu cümlede new neighbor, konuşanın sahip olduğunu iddia ettiği kimliği, yani yakınlara yeni taşınmış birini belirtir. Konuşan, I'm your... diyerek bu kimliği tanıdık ve güvenilir görünmek için bir neden olarak sunar. neighbor gibi bir kimlik sözü dinleyenin duygularını etkileyebilir, ancak kişinin kimliği doğrulanana kadar bu yalnızca bir iddiadır. Bu sözcük arkadaş, aile üyesi veya güvenli kişi anlamına gelmez.

Alıştırma

Tanımadığınız biri I'm your new neighbor. diyor. Buradaki new neighbor ifadesini en doğru nasıl anlamalısınız?

  1. Kişinin ailenin güvendiği bir arkadaş olduğunu kanıtlar.
  2. Kulağa tanıdık gelebilen ancak yine de doğrulanması gereken bir kimlik iddiasıdır.
  3. Kişinin güvenli olduğunun daha önce kanıtlandığı anlamına gelir.
Cevabı göster

Kulağa tanıdık gelebilen ancak yine de doğrulanması gereken bir kimlik iddiasıdır.

Let's go for a ride. Kalıp ifadeler

4:35

Hadi biraz dolaşalım.

Kalıp ifadeler

go for a ride: birlikte gezmeye yönelik samimi bir davet

Go for a ride, bir araca binip dolaşmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Genellikle yalnızca bir yere ulaşmak için değil, eğlenmek için yapılan bir yolculuğu anlatır. Hangi araç olduğu bağlamdan anlaşılır. Let's + fiilin yalın hâli, birlikte bir şey yapmayı önerir. Bu nedenle Let's go for a ride. samimi bir davettir. Bu sahnede çocuktan konuşanın aracına binip onunla bir yere gitmesi istenmektedir.

Alıştırma

Samimi daveti tamamlamak için go, for, a ve ride sözcüklerinin her birini bir kez kullanın: The weather is nice. Let's ____.

Cevabı göster

go for a ride

Who are you? Ton ve niyet

4:42

Siz kimsiniz?

Ton ve niyet

Who are you?: kimliği doğrudan sormak

Who are you? bir kişiden kim olduğunu doğrudan söylemesini ister. Bu cümlede kısa soru, tanımadığı birine karşı temkinli olmayı ve net bir sınır koymayı gösterir. Karşıdaki kişinin cevabı doğru olmayabilir. Bu yüzden soru kimlik kontrolünü başlatır ama tek başına tamamlamaz.

Alıştırma

Hangi cümle tanımadığınız bir kişiden kimliğini doğrudan açıklamasını ister?

  1. How are you?
  2. Where are you?
  3. Who are you?
Cevabı göster

Who are you?

Your neighbor.

4:42

Senin komşun.

I'll give you a ride. Kalıp ifadeler

4:44

Seni biraz gezdireceğim.

Kalıp ifadeler

give you a ride: arabayla götürmeyi teklif etmek

Give someone a ride, birini arabayla bir yere götürmek anlamına gelen kalıplaşmış bir yapıdır. give you a ride ifadesinde you yolcudur; yapı give + kişi + a ride şeklindedir. Buradaki give, bir nesneyi karşıdakine vermek anlamına gelmez. give you a ride home veya give you a ride to school örneklerinde olduğu gibi sonuna varış yeri eklenebilir.

Alıştırma

Cümleyi “Maya'yı arabayla okula götürmek” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: Her dad can ____ to school.

Cevabı göster

give Maya a ride

Come on, follow me. Ton ve niyet

4:46

Hadi, beni takip et.

Ton ve niyet

Come on: birini harekete geçmeye teşvik etmek

Burada Come on, birini harekete geçmeye teşvik etmek veya ikna etmek için kullanılır. Yapılması istenen eylem follow me ile belirtilir; yani konuşan kişi dinleyiciyi kendisini takip etmeye başlaması için yönlendirir. Come on çoğu zaman kelimesi kelimesine yaklaşma emri değil, konuşmada eylemi başlatan bir teşvik ifadesidir. Ton ve duruma göre dostça bir cesaretlendirmeden sabırsız ya da baskıcı bir iknaya kadar değişebilir.

Alıştırma

"Come on, follow me." cümlesinde Come on ne işe yarar?

  1. Dinleyiciye sağa gitmesini söyler.
  2. Dinleyiciyi takip etmeye başlaması için teşvik eder.
  3. Dinleyicinin nereden geldiğini sorar.
Cevabı göster

Dinleyiciyi takip etmeye başlaması için teşvik eder.

Stop.

4:51

Dur.

Don't follow the stranger.

4:52

Yabancıyı takip etme.

No, no, no, stranger, no.

4:56

Hayır, hayır, hayır, yabancı, hayır.

No, no, no, don't follow.

4:59

Hayır, hayır, hayır, takip etme.

No, no, no, stranger, no.

5:02

Hayır, hayır, hayır, yabancı, hayır.

Stop, stop, stop.

5:05

Dur, dur, dur.

Don't follow the stranger.

5:07

Yabancıyı takip etme.

No.

5:09

Hayır.

Hello, hello, cutie.

5:24

Merhaba, merhaba, tatlılık.

Do you remember me?

5:27

Beni hatırladın mı?

I'm your new neighbor.

5:31

Ben senin yeni komşunum.

Let's go for a ride.

5:34

Hadi biraz dolaşalım.

Who are you?

5:41

Siz kimsiniz?

Your neighbor.

5:41

Senin komşun.

I'll give you a ride.

5:43

Seni biraz gezdireceğim.

Come on, follow me.

5:45

Hadi, beni takip et.

Stop.

5:51

Dur.

Don't follow the stranger.

5:51

Yabancıyı takip etme.

No, no, no, stranger, no.

5:55

Hayır, hayır, hayır, yabancı, hayır.

No, no, no, don't follow.

5:58

Hayır, hayır, hayır, takip etme.

No, no, no, stranger, no.

6:01

Hayır, hayır, hayır, yabancı, hayır.

Stop, stop, stop.

6:04

Dur, dur, dur.

Don't follow the stranger.

6:06

Yabancıyı takip etme.

No, no, no, stranger, no.

6:08

Hayır, hayır, hayır, yabancı, hayır.

No, no, no, don't follow.

6:11

Hayır, hayır, hayır, takip etme.

No, no, no, stranger, no.

6:14

Hayır, hayır, hayır, yabancı, hayır.

Stop, stop, stop.

6:17

Dur, dur, dur.

Don't follow the stranger.

6:19

Yabancıyı takip etme.

No.

6:21

Hayır.

Say no to strangers. Kalıp ifadeler

6:27

Yabancılara hayır deyin.

Kalıp ifadeler

Say no to strangers: reddetmek için say no to kullanımı

Say no to + bir kişi veya şey, o kişiyi, isteği, daveti ya da eylemi reddetmek anlamına gelir. to sözcüğü neyin reddedildiğini belirtir. Bu güvenlik uyarısında Say no to strangers, yabancıların isteklerini veya davetlerini reddetmek anlamındadır. Buradaki amaç yalnızca no sözcüğünü sesli söylemek değil, bir sınır koymaktır.

Alıştırma

Güvenlik tavsiyesini derste öğrendiğiniz ve reddetmek anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: If a request feels unsafe, ____ it.

Cevabı göster

say no to

Everybody,

6:29

Herkes,

don't follow the stranger.

6:30

yabancıyı takip etmesin.

No.

6:33

Hayır.

We helped our friends today.

6:38

Bugün arkadaşlarımıza yardım ettik.

Yeah, and told them not to follow strange cars. Dilbilgisi

6:40

Evet ve onlara yabancı arabaları takip etmemelerini söyledik.

Dilbilgisi

told them not to follow: birine bir şeyi yapmamasını söylemek

told them not to follow ifadesinde told, tell fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Kalıp tell + kişi + not to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Them, yönergeyi alan kişileri; not to follow ise kaçınmaları söylenen eylemi gösterir. Not, to-infinitive yapısından önce gelir ve yönergenin içindeki eylemi olumsuz yapar. Ayrı bir olumsuz cümle başlatmaz ve kimseye bir şey söylenmediği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi not to ve run fiiliyle tamamlayın: The coach told Maya ____ on the wet floor.

Cevabı göster

not to run

Right? Ton ve niyet

6:44

Değil mi?

Ton ve niyet

Right?: onay istemek

Right?, biraz önce söylenen ifadeye geri dönerek dinleyiciden bunu onaylamasını veya buna katılmasını ister. Is that correct? ifadesinin kısa bir biçimi gibi çalışır. Önceki ifade gerekli bilgiyi sağlıyorsa tek başına kullanılabilir veya bir ifadenin sonuna gelebilir: We meet at three, right? Burada right, left sözcüğünün karşıtı olan yönü değil, bir şeyin doğru olmasını anlatır.

Alıştırma

"The meeting starts at nine, right?" cümlesinde konuşan kişi right ile ne yapıyor?

  1. Dokuzun doğru başlangıç saati olduğunu kontrol etmek.
  2. Toplantı odasının sağ tarafta olup olmadığını sormak.
  3. Katılmak için yasal bir hakkı olduğunu iddia etmek.
Cevabı göster

Dokuzun doğru başlangıç saati olduğunu kontrol etmek.

Yes.

6:46

Evet.

Great job. Ton ve niyet

6:46

Harika iş çıkardınız.

Ton ve niyet

Great job: iyi bir performansı övmek

Great job, “Bunu çok iyi yaptın” anlamına gelen kısa bir ünlemdir. Buradaki job, ücretli bir mesleği değil, yapılan işi veya kişinin o işi nasıl yaptığını anlatır. Genellikle biri bir şeyi bitirdikten, başardıktan, ilerleme gösterdikten veya çok çaba harcadıktan hemen sonra söylenir. Konuşan kişi doğrudan destek ve takdir gösterir.

Alıştırma

Bir kişi zor bir bulmacayı bitirdikten hemen sonra söylenen “Great job!” genellikle ne anlama gelir?

  1. Bulmacayı çok iyi tamamladın.
  2. Bir şirkette harika bir mesleğin var.
  3. Şimdi çalışmaya başlamalısın.
Cevabı göster

Bulmacayı çok iyi tamamladın.

Thanks for your help. Ton ve niyet

6:47

Yardımınız için teşekkürler.

Ton ve niyet

Thanks for your help: teşekkürün nedenini belirtmek

Thanks for your help, Thanks for + teşekkür nedeni kalıbını kullanır. your help ad öbeği, konuşanın tam olarak ne için teşekkür ettiğini dinleyiciye gösterir; for ise teşekkürün nedenini belirtir. for’dan sonra Thanks for the gift örneğindeki gibi bir ad veya ad öbeği ya da bir eylem için Thanks for coming örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılır. for’dan hemen sonra fiilin yalın biçimi kullanılmaz.

Alıştırma

Teşekkürün nedenini belirten tek edatı yazarak cümleyi tamamlayın: Thanks ____ helping me carry these boxes.

Cevabı göster

for

Never follow someone you don't know. Dilbilgisi

6:51

Tanımadığınız birini asla takip etmeyin.

Dilbilgisi

someone you don't know: nesne görevindeki ilgi zamirini düşürme

someone you don't know, “tanımadığın bir kişi” anlamına gelir. you don't know yan cümlesi someone sözcüğünden sonra gelir ve hangi kişinin kastedildiğini belirtir; ayrı bir cümle değildir. Daha açık biçimi someone that you don't know veya someone whom you don't know şeklindedir. İlgi zamiri know fiilinin nesnesi olduğu için İngilizcede sıkça düşürülür: someone you don't know.

Alıştırma

“Güvenebileceğim bir kişi” anlamını doğru veren ifade hangisidir?

  1. someone can I trust
  2. someone I can trust them
  3. someone I can trust
Cevabı göster

someone I can trust

Remember that.

6:54

Bunu unutmayın.

Of course.

6:55

Elbette.

Absolutely.

6:56

Kesinlikle.

Good kids.

6:57

İyi çocuklar.

Ready.

7:02

Hazır.

Roger.

7:04

Anlaşıldı.

Forrest.

7:05

Forrest.

Cloudia.

7:07

Claudia.

Pinkfong Super Rescue Team.

7:11

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Are you ready? Ton ve niyet

7:18

Hazır mısınız?

Yes, I'm ready.

7:20

Evet, hazırım.

Ton ve niyet

Are you ready? ... I'm ready: hazır olup olmadığını sorma ve yanıtlama

Are you ready? diğer kişinin başlayıp başlayamayacağını sorar. Yes, I'm ready. konuşanın başlayabileceğini doğrular. Ready bir durumu anlatır; bu yüzden iki cümlede de be kullanılır: you ile are, I ile am. Burada ready, bütün işlerin bittiği anlamına gelmez. “Bir sonraki eyleme hazır” anlamına gelir.

Alıştırma

Dersteki soru-cevap kalıbını aynen tamamlayın. İkinci boşlukta kısaltma kullanın: ____? Yes, ____.

Cevabı göster

Are you ready · I'm ready

Roger.

7:22

Anlaşıldı.

Click the subscribe button.

7:25

Abone ol butonuna tıklayın.

Complete.

7:27

Tamamlandı.