Minecraft vs Roblox - Hangisi Daha İyi? - Video Oyun Karşılaştırması: İngilizce çalışma notları
The Infographics Show
Video özeti: Karşılaştırma Minecraft ve Roblox’u kökenlerinden kodlama, çevrimiçi oyun, sosyal etkileşim ve sınıfa kadar inceliyor, genç üreticilere sundukları yanları gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “have been awash with” — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bir forumun tartışmayla dolup taştığı imgeyi kavrayın ve tek konuyla kaplanan mekânlar için kullanın. 2. “while” / “whereas” — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Roblox’un olanaklarını kabul edip internet gereksinimini Minecraft’ın çevrimdışı oynanışıyla karşılaştırın. 3. “in their wake,” — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Ardından sonuçların geldiği imgeyi tanıyın ve etkili ürünlerin yeni eğilimleri nasıl doğurduğunu açıklayın.
Bu derste
For a number of years now: uzun süredir devam eden arka planı kurmak
For a number of years now, cümlenin başında kullanılan bir zaman aralığı ifadesidir. For süreyi tanıtır, a number of years birkaç yıl anlamına gelir ve now bu sürenin bugüne kadar ulaştığını gösterir. Ana cümleden önce ve virgülle ayrılarak kullanıldığında önce uzun süredir devam eden arka planı verir. Böylece dinleyen kişi sonraki tartışmanın yeni başlamadığını, bir süredir devam ettiğini anlar.
Alıştırma
Yıllar önce başlayıp hâlâ devam eden bir durumu en iyi hangi giriş tanıtır?
- A number of years ago,
- After a number of years,
- For a number of years now,
Cevabı göster
For a number of years now,
have been awash with: büyük miktarda bir şeyle dolup taşmak
have been awash with ifadesinde awash, be fiilinden sonra gelen bir sıfattır. Awash sözcüğü gerçek anlamda suyla kaplı bir şeyi anlatabilir; ancak burada mecazidir ve forumların büyük miktarda tartışmayla dolu olduğunu belirtir. Present perfect yapısındaki have been, bu durumun bir süre boyunca bugüne kadar devam ettiğini gösterir. Tarafsız contain fiiliyle karşılaştırıldığında awash with, içeriğin her yere yayıldığına dair daha güçlü bir görüntü oluşturur ve aşırılık hissi verebilir.
Alıştırma
Forumun çok sayıda söylentiyle dolduğunu doğru ve doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Since the announcement, the forum has awash with rumors.
- Since the announcement, the forum has been awash of rumors.
- Since the announcement, the forum has been awash with rumors.
Cevabı göster
Since the announcement, the forum has been awash with rumors.
being open world games aimed at a younger audience
0:08genç kitleyi hedefleyen açık dünya oyunları olarak,
in which players not only explore virtual environments Dilbilgisi
0:10oyuncuların sadece sanal ortamları keşfetmekle kalmayıp
not only ... but ... ile paralel eylemleri bağlamak
Not only ... but ... yapısı, paralel fiil öbekleri olan explore virtual environments ile create their own ifadelerini birbirine bağlar. Her iki eylemin de öznesi players olduğu için but sonrasında players kelimesini tekrarlamak gerekmez. Buradaki but basit bir karşıtlık kurmaz veya ilk düşünceyi geçersiz kılmaz. Bu ikili yapı iki eylemin de doğru olduğunu belirtir ve daha dikkat çekici olan ikinci eylemi, yani kendi ortamlarını oluşturmayı özellikle vurgular.
Alıştırma
also kullanılmayan biçimle ikili yapıyı tamamlayın: The workshop ____ taught us the basics ____ gave us time to practice.
Cevabı göster
not only · but
one of which is that players hone their creative skills Kalıp ifadeler
0:18bunlardan biri, oyuncuların sanal dünyanın
Although ..., there are ... ile ana düşünceden önce ödünleme yapmak
Although, the games are quite different cümleciğini bir ödünleme olarak işaretler: konuşan kişi ana düşünceyi belirtmeden önce bu farklılığı kabul eder. there are some fundamental similarities ana cümlesi temel iddiayı taşır. Kalıp Although + yan cümlecik, ana cümle biçimindedir. Burada there are benzerliklerin var olduğunu bildirir; there bir yere gönderme yapmaz.
Alıştırma
Standart İngilizcede hangi cümle önce bir farklılığı kabul edip ardından ana düşünceyi doğru şekilde belirtir?
- Although the plans look very different, there are several goals they share.
- Although the plans looking very different, there are several goals they share.
- Although the plans look very different, but there are several goals they share.
Cevabı göster
Although the plans look very different, there are several goals they share.
Yaratıcı becerilerini geliştirmek
Bu cümlede hone their creative skills, söz konusu becerileri tekrarlanan ve odaklı çalışmalarla giderek geliştirmek anlamına gelir. Hone sözcüğü aslında bir bıçağı bilemekle ilgilidir; bu nedenle bir yetenekle kullanıldığında tek seferlik bir ilerlemeden çok dikkatli ve aşamalı biçimde inceltme anlamı taşır. Kalıp hone + beceri veya yetenek şeklindedir: hone one's writing, judgment or technique denebilir. Their, yaratıcı becerilerin players kişilerine ait olduğunu gösterir.
Alıştırma
“Sürekli pratikle geliştirmek” anlamındaki fiille cümleyi tamamlayın: The interns meet every Friday to ____ their presentation skills.
Cevabı göster
hone
by changing the landscape of the virtual world.
0:20manzarasını değiştirerek yaratıcı becerilerini geliştirmeleridir.
Both games have been widely successful,
0:27Her iki oyun da dünya çapında milyonlarca hayran kazanarak
Milyonlarca hayranı zamanla biriktirmek
Burada accruing millions of fans, zaman içinde giderek daha fazla hayran kazanıp toplamda milyonlarca kişilik bir hayran kitlesi oluşturmak anlamına gelir. Accrue, hayran kitlesini biriken bir şey olarak sunar ve bu da anlatıma daha resmî, rapor benzeri bir ton verir. -ing yan cümlesi accruing millions of fans, her iki oyunla ilgili ana ifadeye bir sonuç veya ona eşlik eden bir gelişme ekler. Anlaşılan özne millions of fans değil, both games ifadesidir.
Alıştırma
Örnekteki “accruing millions of fans” ifadesinin anlamını en iyi koruyan açıklama hangisidir?
- milyonlarca kişilik bir hayran kitlesini zamanla oluşturmak
- aynı hayranları tekrar tekrar saymak
- tek bir etkinlikte milyonlarca hayranla buluşmak
Cevabı göster
milyonlarca kişilik bir hayran kitlesini zamanla oluşturmak
and to some extent transforming our idea Kalıp ifadeler
0:30ve bir dereceye kadar video oyunlarının ne olduğuna dair
Bir iddiayı to some extent ile sınırlamak
Bu cümlede to some extent, transforming öğesini niteler. Dönüşümün gerçek ama yalnızca kısmi olduğunu belirtir; böylece konuşmacı, video oyununun ne olduğuna dair fikrin tamamen değiştiğini iddia etmekten kaçınır. Genel olarak, bir iddianın yalnızca belirli sınırlar içinde doğru olduğunu göstermek istediğinizde to some extent ifadesini sınırladığı iddianın yakınına yerleştirin.
Alıştırma
Cümleyi “kısmen, ancak tamamen değil” anlamına gelen üç sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: The update solved the issue ____, but a few errors remain.
Cevabı göster
to some extent
We thought it would be fun to take a closer look Kalıp ifadeler
0:34Daha yakından bakmanın eğlenceli olacağını düşündük;
take a closer look at + isim kalıbı
Bu cümlede take a closer look at, oyunlardan genel olarak söz etme aşamasından istatistiklerini daha ayrıntılı inceleme aşamasına geçişi sağlar. Closer burada mecazidir: fiziksel olarak daha yakında olmayı değil, daha dikkatli veya daha ayrıntılı incelemeyi ifade eder. Yeniden kullanılabilen kalıp take a closer look at + isim veya isim öbeğidir. Bir konuyu daha ayrıntılı inceleyeceğinizi doğal biçimde duyurur.
Alıştırma
Cümleyi “daha dikkatli incelemek” anlamına gelen beş sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: Before choosing a supplier, we should ____ the warranty terms.
Cevabı göster
take a closer look at
head-to-head ile doğrudan karşılaştırma
Burada head-to-head, statistics ismini niteler ve aynı ölçütlerle iki unsurun doğrudan karşılaştırıldığını belirtir. Bu, mecazi bir görüntüdür: unsurlar bir karşılaşmada birbirine rakip iki taraf gibi ele alınır. Her unsurla ilgili ayrı bilgilerden ziyade, eş koşullarda yapılan doğrudan bir karşılaştırmayı anlatır.
Alıştırma
"head-to-head statistics" ifadesindeki "head-to-head" ne anlama gelir?
- Birbiriyle ilgisiz gerçeklerin genel bir derlemesi
- İki taraf arasında doğrudan karşılaştırma
- İki başın birbirine değdiği gerçek bir duruş
Cevabı göster
İki taraf arasında doğrudan karşılaştırma
so that you can be part of our notification squad.
0:43abone olmayı ve zil düğmesine tıklamayı unutmayın.
kültürel bir simge olarak an institution in itself
Burada institution; okul, devlet kurumu veya başka bir resmî kuruluş anlamına gelmez. Minecraft'ın uzun zamandır yerleşmiş ve geniş çapta tanınan bir kültür parçası olduğunu anlatır. In itself, "kendi başına" veya "kendi hakkıyla" demektir. İfade, oyunun tek başına kültürel bir simge sayılacak kadar etkili ve kalıcı olduğunu vurgular.
Alıştırma
Cümleyi "kendi başına yerleşmiş ve etkili bir kültürel unsur" anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: After fifty years, the annual book fair has become ____.
Cevabı göster
an institution in itself
Created by Swedish designer Markus Persson,
0:51İsveçli tasarımcı Markus Persson tarafından yaratılan
the inspiration behind Minecraft was Persson's fondness Kalıp ifadeler
0:53Minecraft'ın arkasındaki ilham kaynağı, Persson'un
the inspiration behind + bir eser
“the inspiration behind Minecraft” ifadesindeki behind fiziksel bir konumu anlatmaz. İfade, Minecraft'ın yaratılmasını etkileyen kaynağı, fikri, deneyimi veya ilgiyi belirtir. Kalıp “the inspiration behind + eser veya proje” şeklindedir. Yaygın bir tam cümle olan “The inspiration behind X was Y”, önce eseri sunar, ardından ilham kaynağını belirtir.
Alıştırma
Yaratıcı bir etkiyi belirtmek için cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? “The designer says ocean waves were ___ the new lamp.”
- the inspiration behind
- the reason for
- based on
Cevabı göster
the inspiration behind
figuring out + bir sorun veya how yan cümlesi
Figuring out, figure out fiilinin -ing biçimidir. Burada düşünme, deneme veya çaba yoluyla bir şeyi anlama ya da bir çözüme ulaşma anlamına gelir. Ardından gelen how yan cümlesi, çözmeye çalıştığı belirli sorunu belirtir. Figure out, bir şeyi netleştirme veya uygulanabilir bir cevap bulma sürecini anlatır. Buradaki figure, “şekil veya görüntü” anlamındaki isim değildir.
Alıştırma
Cümleyi “figure out” ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: “After testing each button, Nia finally ____ how to start the printer.”
Cevabı göster
figured out
into a more immersive and enjoyable experience.
1:05nasıl daha sürükleyici ve keyifli bir deneyime dönüştürebileceğini bularak geçirdi.
turn A into B: neden olunan bir dönüşümü ifade etmek
Bu cümlede turn ... into, turn + A + into + B kalıbını izler. A değiştirilen şeydir; B ise onun dönüştüğü biçim, durum veya sonuçtur. Burada into, bir yerin içine doğru hareketi değil, durum ya da sonuç değişimini gösterir. Bu yapı ettirgen bir anlam taşır: bir kişi, eylem veya başka bir neden A'nın B olmasını sağlar.
Alıştırma
Cümleyi turn A into B kalıbının eksik iki parçasıyla tamamlayın: Good lighting can ____ a plain room ____ a welcoming space.
Cevabı göster
turn · into
an early alpha version of Minecraft on YouTube,
1:10Minecraft'ın erken bir alfa sürümünü YouTube'a yükledi,
It wasn't until ... that ...: geciken bir olayı vurgulamak
It wasn't until + zaman veya olay + that + cümlecik kalıbı, olayı belirtilen noktaya yerleştirir ve daha önce gerçekleşmediğini güçlü biçimde vurgular. Burada 2009, gecikmiş veya belirleyici bir dönüm noktası olarak sunulur. That'ten sonraki cümlecik normal bildirme cümlesi sırasını korur; devrik yapı kullanılmaz. Bu kalıp tek başına past perfect gerektirmez. Bu zaman çizgisindeki basit bir geçmiş olay için normalde simple past biçimi put up beklenir.
Alıştırma
Ekibin hatayı ancak gece yarısından sonra bulduğunu anlatan vurgulu kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ midnight ____ the team found the bug.
Cevabı göster
It wasn't until · that
put up: çevrim içi içeriği yayımlamak
Burada put up, bir şeyi başkalarının görebilmesi için yayımlamak veya yüklemek anlamına gelir. Nesne an early alpha version of Minecraft ifadesidir; on YouTube ise çevrim içi platformu belirtir. Put up, anlamı bağlama göre değişen bir öbek fiildir. Çevrim içi medya bağlamında bir videoyu ya da başka bir içeriği herkesin erişimine açmayı anlatabilir; up yukarı doğru hareketi ifade etmez.
Alıştırma
“Lena put up a cooking video on her channel,” cümlesinde put up ne anlama gelir?
- Videoyu daha yüksek bir konuma kaldırdı.
- İnsanların görebilmesi için videoyu yükledi veya yayımladı.
- Videoyu beğenmemesine rağmen ona katlandı.
Cevabı göster
İnsanların görebilmesi için videoyu yükledi veya yayımladı.
to Persson's surprise: beklenmedik bir sonucu sunmak
To Persson's surprise, sonraki sonucu beklenmedik bulan kişinin Persson olduğunu gösteren giriş niteliğinde bir yorumdur. Dinleyiciyi, bir sonraki olayın Persson'ın beklediğinden farklı olduğunu anlamaya hazırlar. Yeniden kullanılabilir kalıp, to + iyelik ifadesi + surprise şeklindedir; to my surprise ve to everyone's surprise buna örnektir. Buradaki to kişinin tepkisini belirtir; hareket veya yön göstermez. Virgül bu yorumu ana cümleden ayırır.
Alıştırma
Mia expected a delay. Mia'nın adını doğrudan kullanarak ve to + possessive + surprise yapısıyla cümleyi tamamlayın: ____, the package arrived a day early.
Cevabı göster
To Mia's surprise
net worth: varlıklar eksi borçlar
Bu cümlede net worth, bir kişinin sahip olduğu her şeyin değerinden tüm borçlarının çıkarılmasıyla elde edilen tahmini değeri ifade eder. 1,4 milyar dolarlık rakam, Persson'ın o zamanki kişisel servetini anlatır. Bu, belirli bir andaki mali durumun görüntüsüdür; her yıl alınan para değildir. Maaş, işletme geliri, şirket değerlemesi veya banka hesabındaki nakitle aynı şey değildir.
Alıştırma
Cümleyi iki kelimelik finans terimiyle tamamlayın: After subtracting all her debts from the value of what she owns, Lina's ____ is $600,000.
Cevabı göster
net worth
Roblox's history is perhaps not quite as romantic.
1:31Roblox'un tarihi ise belki o kadar da romantik değil.
under the name: belirli bir adı kullanmak
Under the name + ad, “o adı kullanarak” veya “o adla tanınarak” anlamına gelir. Burada Roblox prototipinin 1997'de Dynablocks olarak adlandırıldığını anlatır. Bu ifade, bir şeyin fiziksel olarak başka bir şeyin altında bulunmasını anlatmaz. Bir faaliyeti, ürünü, eseri veya kimliği o dönemde kullanılan adla ilişkilendirir.
Alıştırma
“O adı kullanarak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Before it became BrightPath, the service operated ____ StudyBridge.
Cevabı göster
under the name
made available to the public: halkın kullanımına sunulmak
make something available to the public kalıbında make, “bir şeyin belirli bir duruma gelmesini sağlamak”; available ise “erişilebilir, edinilebilir veya kullanılabilir” anlamındadır. İfade bir bütün olarak, bir şeyin artık özel ya da sınırlı bir grupla kısıtlı olmadığını ve halk tarafından edinilebildiğini veya kullanılabildiğini anlatır. Buradaki was made edilgen yapıdadır: erişilebilir hâle gelen şey olarak Roblox öne çıkarılır, onu yayımlayan kişi veya şirket ise belirtilmez. Available erişimi anlatır, fiyatı değil; dolayısıyla cümle Roblox’un ücretsiz olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: After a six-month private pilot, the new booking service was ____ on Monday.
Cevabı göster
made available to the public
logging around 300 million hours of gameplay.
2:10ve yaklaşık 300 milyon saatlik oyun süresi kaydediyor.
In terms of dollars and cents: maddi açıdan
Cümlenin başındaki In terms of ... sonraki ifadenin hangi boyuta göre anlaşılması gerektiğini belirler. Bilgiyi düzenleyen bir çerçeve görevi görür: konuşmacı, kullanıcı sayısı gibi başka bir ölçütten finansal performansa veya ticari değere geçer. Dollars and cents bir şeyin parasal yönünü genel olarak anlatan bir ifadedir. Kesin bir dolar tutarının verileceğini vaat etmez; dinleyiciye artık hangi ölçütün kullanıldığını bildirir.
Alıştırma
Bu cümlede In terms of dollars and cents neyi gösteriyor?
- Konuşmacı ilgili bozuk paraların tam sayısını vermek üzere.
- Konuşmacı artık konuyu finansal bir bakış açısından değerlendiriyor.
- Konuşmacı bir para biriminin adını düzeltiyor.
Cevabı göster
Konuşmacı artık konuyu finansal bir bakış açısından değerlendiriyor.
Minecraft put Persson on the Forbes list Kalıp ifadeler
2:14Minecraft, Persson'u Forbes listesine soktu;
put someone on a list: birinin listeye alınmasını sağlamak
Bu cümlede put Persson on the Forbes list, “Persson'ın Forbes listesine dâhil edilmesini sağladı” anlamına gelir. Minecraft'ın başarısı neden, Persson'ın listede yer alması ise sonuçtur; put burada gerçek anlamda fiziksel bir yerleştirme eylemi değildir. Aktarılabilir kalıp put + kişi veya şey + on + list şeklindedir. Bir başarı, olay veya kararın bir kişiyi ya da şeyi sıralamaya, onur listesine, kısa listeye, izleme listesine veya benzer bir listeye soktuğunu bildirmek için sıkça kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi put + person + on yapısının geçmiş zamanıyla tamamlayın: Winning the national award ____ the annual list of young innovators.
Cevabı göster
put her on
giant Microsoft for $2.5 billion in 2014.
2:20Microsoft tarafından 2014'te 2.5 milyar dolara satın alınmasıyla.
Prior to: “önce” anlamının resmî ifadesi
Prior to, before yani “önce” anlamına gelir. Burada Prior to the deal, bir şeyi anlaşmadan daha önceki bir zamana yerleştirir. Prior to birleşik bir edat olarak işlev görür ve the deal onun isim öbeği tümlecidir. Aktarılabilir yapı prior to + isim öbeği veya -ing biçimidir; prior to the meeting ve prior to signing örneklerinde olduğu gibi. Prior to we signed gibi çekimli bir yan cümleyi doğrudan başlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi before anlamına gelen iki sözcüklü resmî ifadeyle tamamlayın: ____ submitting the application, check every date.
Cevabı göster
Prior to
Microsoft was no doubt watching in awe Kalıp ifadeler
2:25Microsoft hiç şüphesiz hayranlıkla izliyordu;
watching in awe: hayranlık ve huşu içinde izlemek
Bu cümlede watching in awe, olup biteni yoğun bir hayret ve saygı duygusuyla izlemek anlamına gelir. Awe sıradan bir surprise duygusundan daha güçlüdür; olayın ölçeğinin veya başarının insanı adeta büyülediğini ve etkisi altında bıraktığını anlatır. watch + in awe kalıbında in awe, izleyen kişinin duygusal durumunu gösterir. Görünür bir gözlemci olmasa bile bir kişinin veya kuruluşun olağanüstü bir gelişmeyi takip ettiğini anlatabilir.
Alıştırma
“Yoğun bir hayret ve saygıyla izlemek” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The visitors stood silently, ____, as the whale surfaced beside the boat.
Cevabı göster
watching in awe
as Minecraft sales were nothing short of astronomical. Deyimler
2:27çünkü Minecraft satışları tam anlamıyla astronomikti.
nothing short of astronomical: düpedüz astronomik
Nothing short of + sıfat veya isim öbeği, “bu tanımı tamamen hak eden” ya da “bundan aşağı kalır yanı olmayan” anlamında vurgu yapan bir kalıptır. Yargıyı olumsuzlamak yerine güçlendirir. Burada astronomical mecaz anlamdadır. Astronomiyle ilgili olmayı değil, satışların olağanüstü derecede büyük olmasını anlatır; dolayısıyla nothing short of astronomical, satışların gerçekten devasa olduğu anlamına gelir.
Alıştırma
“The repair bill was nothing short of astronomical,” cümlesinde nothing short of astronomical ne anlama gelir?
- Fatura uzay araştırmalarıyla bağlantılıydı.
- Fatura ortalamanın biraz altındaydı.
- Fatura olağanüstü derecede yüksekti.
Cevabı göster
Fatura olağanüstü derecede yüksekti.
hitting a revenue high of around 33 million.
2:33ve 33 milyon civarında rekor bir gelire ulaşmıştı.
Tarihsel sıralamalarda of all time
Of all time, karşılaştırmayı söz konusu zamana kadar bilinen tarihsel kayıtların tamamına yayar. Bu cümlede second-best-selling game ifadesini sınırlar: oyun, mevcut satış kayıtlarındaki tüm oyunlarla karşılaştırıldığında ikinci sıradaydı. Bu ifade, güncel bir listeye veya belirli bir yıla göre daha geniş bir zaman aralığını kapsar. Sıralamanın sonsuza kadar değişmeden kalacağını öngörmez; daha sonra çıkan bir oyun rekoru değiştirebilir.
Alıştırma
Hangi cümle tarihsel bir sıralamayı anlatmak için of all time ifadesini doğal biçimde kullanıyor?
- This album influences everyone all the time.
- This is one of the most influential albums of all time.
- This is one of the most influential albums at every future time.
Cevabı göster
This is one of the most influential albums of all time.
and has over 55 million players monthly.
3:02ve aylık 55 milyondan fazla oyuncuya sahip olduğunu gösteriyor.
Önceki kanıtlara gönderme yapan As we've seen
As we've seen, daha önce sunulmuş bilgi veya kanıtlara geri gönderme yapar. Buradaki seen, mutlaka gözle görmek değil, önceki açıklamadan anlamak veya fark etmek demektir. Cümlenin başında kullanıldığında, sonraki iddianın konuşmacı ile dinleyicinin paylaştığı önceki bilgilere dayandığını gösterir. Konuşmacının önceki verileri tekrarlamadan bir karşılaştırmaya veya sonuca geçmesine yardımcı olur.
Alıştırma
Bir sunumcu iki grafiği daha önce göstermiştir. Hangi başlangıç bu kanıtlara doğal biçimde geri gönderme yapar?
- As we've seen, sales fell after the price increase.
- As we have never seen, sales fell after the price increase.
- As we'll see, sales fell after the price increase.
Cevabı göster
As we've seen, sales fell after the price increase.
Roblox has around 30 million monthly active users
3:10Roblox'un aylık yaklaşık 30 milyon aktif kullanıcısı
with around 900,000 playing concurrently.
3:12ve aynı anda oynayan yaklaşık 900.000 oyuncusu bulunuyor.
Unlike + isim öbeği: karşıtlık kurmak
Cümlenin başındaki Unlike Minecraft, Minecraft'ı karşılaştırma noktası olarak belirler. Ardından ana cümle Roblox'un nasıl farklı olduğunu açıklar: oyuncuları oyun oluşturarak para kazanabilir. Burada unlike bir edattır; bu yüzden ardından bir isim veya isim öbeği gelir, özne ve çekimli fiil içeren tam bir cümlecik doğrudan gelemez. Yeniden kullanılabilir kalıp Unlike + noun phrase, + complete main clause şeklindedir.
Alıştırma
Karşılaştırmayı «aksine» anlamındaki tek kelimelik İngilizce edatla tamamlayın: ____ printed maps, this app updates traffic conditions in real time.
Cevabı göster
Unlike
Available for PC, smartphone, and game console,
3:20PC, akıllı telefon ve oyun konsollarında mevcut olan oyunda,
as much as + miktar: yüksek bir rakamı vurgulamak
Burada as much as, beklenmedik derecede yüksek bir miktarı belirtir: bazı kullanıcılar ayda 50.000 dolara kadar kazanabilir. İngilizcede money sayılamayan bir miktar olarak ele alındığı için much kullanılır. Bu kullanımda as much as, as + adjective/adverb + as eşitlik karşılaştırması değildir. Rakamın büyüklüğünü vurgular ve çoğu zaman konuşanın bu miktarı dikkat çekici bulduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi şaşırtıcı derecede yüksek bir para miktarını vurgulayan üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: The rare book sold for ____ $20,000.
Cevabı göster
as much as
Şaşırtıcı derecede yüksek bir sayıyı vurgulayan as many as
as many as 1.7 million ifadesinde as many as, sayının dikkat çekici ya da şaşırtıcı ölçüde yüksek olduğunu vurgular. Bu, sayıyı tarafsız biçimde belirtmek değildir. Kalıp as many as + sayı + çoğul sayılabilen isim şeklindedir. Ardından gelen developers ismi neyin sayıldığını gösterir ve tam ifade as many as 1.7 million developers olur. Sayının kaynağına göre bu ifade, sayının kesin olduğunu değil, bu seviyeye ulaşabildiğini anlatabilir.
Alıştırma
Sayılabilen visitors sözcüğünün şaşırtıcı derecede yüksek sayısını vurgulamak için cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? The festival can attract ___ 80,000 visitors in one weekend.
- as many as
- as few as
- as much as
Cevabı göster
as many as
went up from A to B: eski ve yeni değerler
Went up, go up fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve burada “arttı” anlamına gelir. Değişen değer azami ödemedir. From $50,000 eski değeri, to $100,000 ise yeni değeri gösterir. Hem başlangıç hem de bitiş değeri önemli olduğunda özne + go up from A to B kalıbını kullanın. Bu yapı artış yönünü ve iki değeri verir, ancak artış miktarını tek başına belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi başlangıç ve bitiş değerlerini gösteren iki edatla tamamlayın: The ticket price went up ____ $20 ____ $25.
Cevabı göster
from · to
It should be said that ... Instead: bir varsayımı düzeltip alternatifi sunmak
It should be said that dikkatli bir açıklama ve düzeltme başlatır. Burada anlatıma kısa bir ara vererek geliştiricilerin sadece oyun yaptıkları için doğrudan ödeme aldıkları yönündeki olası varsayımı düzeltir. Kişisiz edilgen yapı, düzeltmenin kişisel değil ölçülü duyulmasını sağlar. Instead zaman bakımından bir sonraki olayı değil, bir şeyin yerine geçen alternatifi gösterir. Doğrudan ödeme modelini reddedip gerçek modeli tanıtır: Robux ile sanal öğe satın alınması. Bu düzenle önce bir varsayımı düzeltebilir, ardından onun yerine geçen gerçeği verebilirsiniz.
Alıştırma
Parçayı It should be said that ve Instead ile tamamlayın: ____ the library does not charge an entrance fee. ____, it is funded by donations and memberships.
Cevabı göster
It should be said that · Instead
can be exchanged for real money: exchange A for B yapısı
exchange A for B yapısında A verdiğiniz, B ise aldığınız şeydir. Bu cümlede Robux verilen veya dönüştürülen şey, gerçek para ise elde edilen sonuçtur. Edilgen can be exchanged for yapısı, alışverişi yapan kişiye değil Robux'a ve onun dönüştürülebilme olasılığına odaklanır. Which, virtual currency called Robux ifadesine gönderme yapar.
Alıştırma
Alınan şeyi gösteren edatla cümleyi tamamlayın: Unused tickets can be exchanged ____ store credit.
Cevabı göster
for
Konuyu değiştiren bir soru olarak But how does Roblox make its money?
Burada sorunun tamamı, açıklama içinde bir geçiş görevi görür. But, geliştiricilerin nasıl para kazandığıyla ilgili önceki tartışmaya bağlanırken ilişkili fakat farklı bir soruya işaret eder: platformun kendisi nasıl para kazanıyor? Bir anlatıcı böyle bir soruyla izleyicinin muhtemelen merak ettiği şeyi dile getirebilir ve bu sorunun yanıtlanacağı sonraki bölümü açabilir. But önceki noktayı reddetmez; odağı başka bir konuya yöneltir.
Alıştırma
Bu cümlede But açıklama içinde ne yapıyor?
- Geliştiricilerin para kazanabildiği iddiasını reddeder.
- Odağı geliştiricilerin kazancından platformun geliriyle ilgili soruya kaydırır.
- Roblox'un para kazanmayı bıraktığını duyurur.
Cevabı göster
Odağı geliştiricilerin kazancından platformun geliriyle ilgili soruya kaydırır.
takes a piece of what the developers earn: gelirden pay almak
Bu ticari bağlamda takes a piece of, daha büyük bir para miktarının bir bölümünü almak veya elinde tutmak anlamına gelir. what the developers earn nesnesi, platformun pay aldığı geliştirici kazançlarının tamamını belirtir. Buradaki piece mecazidir; fiziksel bir nesneye işaret etmez ve ifade herhangi bir yüzde belirtmez. Yalnızca platformun belirli bir pay aldığını anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede takes a piece of ne anlama geliyor?
- Geliştiricilerin yaptığı fiziksel bir ürünü alır.
- Geliştiricilerin kazancının bir kısmını alır.
- Geliştiricilerin kazandığı her doları alır.
Cevabı göster
Geliştiricilerin kazancının bir kısmını alır.
Club where they will receive certain privileges.
4:04ve burada belirli ayrıcalıklara sahip olabiliyorlar.
small compared to Minecraft at around Kalıp ifadeler
4:16Minecraft ile karşılaştırıldığında hala küçük kalıyor;
small compared to ile bir ölçüte göreli ölçek bildirme
Bu cümlede small, referanssız ve mutlak bir betimleme değildir. small compared to ifadesi Minecraft'ı karşılaştırma ölçütü olarak sunar ve yaklaşık 50 milyon dolarlık rakamın göreli ölçekte düşük olduğunu belirtir. X is small compared to Y kalıbı, X'i Y'ye göre değerlendirmeyi sağlar. compared to sonrasındaki sözler farkın miktarını değil, karşılaştırma ölçütünü belirtir; ayrıca small tek başına sıfır veya önemsiz anlamına gelmez.
Alıştırma
İlk rakamı bir ölçüte göre nispeten düşük gösteren tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: The local app earned $2 million, which is ____ the market leader's $80 million.
Cevabı göster
small compared to
mainly due to its clever acquisition.
4:27bu artışın temel sebebi akıllıca yaptığı bu satın almaydı.
once called the quiet giant by tech pundits, Deyimler
4:29teknoloji uzmanları tarafından bir zamanlar "sessiz dev" olarak adlandırılan
Bir iş metaforu olarak the quiet giant
the quiet giant ifadesinde quiet, düşük profilli veya görece az dikkat çeken anlamına gelirken giant çok büyük, güçlü ya da etkili olmayı anlatır. Burada iki sözcük de gerçek anlamında kullanılmaz. Bu karşıtlık, bir şirketi büyük bir ölçeğe veya potansiyele sahip olduğu hâlde önemine uygun ölçüde ilgi görmeyen bir yapı olarak sunar. Medya dilinde a/the quiet giant kalıbı, gözden kaçan ama önemli bir kuruluşu, kişiyi veya sektörü kısa yoldan tanımlayabilir.
Alıştırma
Büyük bir yazılım tedarikçisi milyonlarca kullanıcıya hizmet veriyor, ancak basında nadiren konuşuluyor. Bir gazeteci neden onu a quiet giant diye adlandırabilir?
- Fiziksel olarak çok büyüktür ve özellikle iyi huyludur.
- Geniş bir erişime sahiptir, ancak kamuoyundaki görünürlüğü görece düşüktür.
- Faaliyetlerini durdurmuştur ve ileride yeniden etkinleşebilir.
Cevabı göster
Geniş bir erişime sahiptir, ancak kamuoyundaki görünürlüğü görece düşüktür.
Verilerin yeniden artışını anlatan was up again
Veri ve iş dünyası haberlerinde be up, ölçülebilir bir değerin karşılaştırma noktasından daha yüksek olduğunu belirtir. Burada revenue was up, gelirin arttığı anlamına gelir; up fiziksel konumu değil, değerdeki değişimi anlatır. Again, artışın başka bir kez veya başka bir raporlama döneminde gerçekleştiğini belirtir. Tekrarı gösterir, ancak tek başına büyümenin kesintisiz olduğunu kanıtlamaz veya artışın büyüklüğünü söylemez.
Alıştırma
Geçmiş zamanlı raporu be up ve again ile oluşturulan üç sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: The analyst wrote, "Revenue ____ in June."
Cevabı göster
was up again
Nonetheless, ile karşıtlıktan önce ödünleme yapma
Nonetheless, önceki noktayı kabul edip ardından farklı ve biraz beklenmedik bir yönde ilerleyen bilgiyi sunarak savı düzenler. Roblox'ın geliri Minecraft'a göre hâlâ düşükken aynı zamanda yeniden artmış olabilir; dolayısıyla bu iki gerçek çelişkili değildir. Aktarılabilir kalıp şöyledir: A ifadesi. Nonetheless, B ifadesi. A geçerliliğini korur, ancak B, okurun A'dan çıkarabileceği sonucu sınırlar. Zamanı veya neden-sonuç ilişkisini değil, ödünleme ya da karşıtlık bildirir.
Alıştırma
Parçayı en iyi hangi bağlayıcı tamamlar? The product still has only a small market share. ____ its user base grew sharply last year.
- Meanwhile,
- Nonetheless,
- Therefore,
Cevabı göster
Nonetheless,
a win-win for everyone: herkes için kazançlı
a win-win for everyone ifadesi, başlıca tarafların hepsinin bir yarar elde ettiği durumu anlatır. Bu cümlede oyuncular öğrenip para kazanabilirken şirket de büyüyebilir. Win-win, herkesin tamamen aynı yararı elde ettiği anlamına gelmez. Bir tarafın başarılı olması için diğerinin kaybetmesi yerine, sonucun ilgili bütün taraflara yarar sağladığını belirtir.
Alıştırma
İlgili bütün tarafların yarar sağladığını belirten ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The school gets extra books, and the shop reaches new readers, so the partnership is ____.
Cevabı göster
a win-win for everyone
betting that + geleceğe yönelik bir tahmin
betting that ifadesinde bet mecaz anlamdadır. Şirket, Roblox’un bir gün sandbox oyun pazarına liderlik edeceğine dair güçlü fakat kesin olmayan bir inanca göre hareket ediyor; burada parayla yapılan bir bahis anlatılmıyor. bet that + yan cümle yapısı, bir tahmini konuşanın desteklemeye hazır olduğu bir görüş olarak sunar. Yalnızca think demeye göre genellikle daha fazla risk ve güven duygusu taşır.
Alıştırma
'The startup is betting that electric delivery bikes will become more popular.' cümlesinde betting that ne anlama gelir?
- güçlü fakat belirsiz bir tahmine dayanarak plan yapmak
- tahminde bulunmadan yalnızca bir sonucu istemek
- resmî bir kumar etkinliğinde para yatırmak
Cevabı göster
güçlü fakat belirsiz bir tahmine dayanarak plan yapmak
rule the ... world: bir alana hâkim olmak
Bu cümlede rule the sandbox gaming world, “sandbox oyun sektöründeki baskın güç olmak” anlamına gelir. Rule burada mecazidir; siyasi yönetimi değil, pazar konumunu, popülerliği ve etkiyi ifade eder. rule the ... world kalıbı, bir kişinin ya da şeyin belirli bir alanda lider güç hâline geleceğini çarpıcı biçimde öngörür. Burada şirket, Roblox'un sonunda bu oyun kategorisine liderlik edeceğine inanıyor; sandbox, gerçek bir kum kutusunu değil, yaratma ve keşfetme odaklı açık uçlu oyunları anlatır.
Alıştırma
Dersin rule the ... world kalıbını ve alan olarak podcasting sözcüğünü kullanarak cümleyi tamamlayın: Experts think the new app could soon ____.
Cevabı göster
rule the podcasting world
the Minecraft-adapted Java programming language.
4:56sadece basit görünümlü şeyler tasarlayabilirler.
İki bilgiyi karşılaştıran while
Burada while, iki yan cümleyi bağlayan bir karşıtlık bağlacıdır: Roblox yazılımcıları karmaşık oyunlar yapabilirken Minecraft oyuncuları daha sınırlı araçlara sahip kişiler olarak anlatılır. “Buna karşılık” veya whereas anlamındadır; “... olduğu sırada” biçimindeki zaman anlamında değildir. A, while B kalıbı, yazarın iki tarafı tek bir cümle içinde karşılaştırmasını sağlar. while öncesindeki ve sonrasındaki bilgiler, çoğu zaman paralel özneler, özellikler veya beceriler arasında açık bir karşılaştırma oluşturmalıdır.
Alıştırma
İki özellik arasında karşıtlık kurmak için cümleyi en iyi hangi sözcük tamamlar? The city apartment is close to work, ____ the country house offers more space.
- because
- during
- while
Cevabı göster
while
while ... whereas: ödünlemenin ardından karşıtlık
Bu cümlede while bir ödünleme yan cümlesi başlatır: ana cümle bir sınırlama sunmadan önce Roblox’un yaratıcılıkla ilgili avantajını kabul eder. while X, Y kalıbı yalnızca “X olduğu sırada” değil, “X doğru olsa da Y de doğrudur” anlamına gelebilir. Ardından whereas, Minecraft ile doğrudan bir karşılaştırma başlatır. Roblox’un internet gerektirmesiyle Minecraft’ın çevrimdışı oynanabilmesini karşı karşıya getirerek iki platform arasındaki farkı açıkça gösterir.
Alıştırma
Bu cümledeki bağlaçları en iyi açıklayan seçenek hangisidir? “While the phone is inexpensive, it needs frequent charging, whereas the tablet lasts all day.”
- while telefonun fiyat avantajını kabul eder; whereas telefonu tabletle doğrudan karşılaştırır.
- while “olduğu sırada” anlamına gelir; whereas bir neden bildirir.
- Her iki sözcük de karşıtlık kurmadan yalnızca iki avantaj ekler.
Cevabı göster
while telefonun fiyat avantajını kabul eder; whereas telefonu tabletle doğrudan karşılaştırır.
This is a deal-breaker for some gamers. Kelime
5:06Bu, bazı oyuncular için vazgeçilmez bir unsurdur.
a deal-breaker: bir seçeneği reddetme nedeni
A deal-breaker, birinin bir seçeneği tamamen reddetmesine yol açacak kadar ciddi bir koşul veya dezavantajdır. Burada internet bağlantısı gerekliliği, bazı oyuncuların Roblox’u elemesine neden olabilir. Bu ifade sorunu yalnızca rahatsız edici değil, karar verdirici bir unsur olarak sunar. Kullanışlı bir kalıp X is a deal-breaker for someone şeklindedir; burada X kabul edilemez faktörü, for someone ise kimin kararının etkilendiğini belirtir.
Alıştırma
Bir seçeneği reddetmenize yol açan koşulu anlatan kalıpla cümleyi tamamlayın: “The job requires constant travel, so that is ____ for me.”
Cevabı göster
a deal-breaker
separates both games aficionados: hayran ilişkisini bir of öbeğiyle doğal biçimde kurmak
separates both games aficionados dizilişi, sosyal yönün iki oyunun hayran topluluklarını farklı taraflara ayırdığını anlatmayı amaçlıyor. Ancak both games bu konumda aficionados sözcüğünü doğal biçimde niteleyemez; bu nedenle oyunlarla insanlar arasındaki ilişki belirsiz kalır. Bu ilişkiyi separates aficionados of the two games örneğindeki gibi bir of öbeğiyle kurun. Vurgulanan şey fikir ayrılığıysa divides the fans of the two games genellikle daha açıktır. Fans of both games de dil bilgisi bakımından doğrudur, ancak her kişinin iki oyunu da sevdiğini düşündürebilir.
Alıştırma
Hangi düzeltme iki ayrı hayran topluluğunu en açık biçimde belirtir?
- The social aspect divides the fans of the two games.
- The social aspect separates both games aficionados.
- The social aspect divides fans of both games.
Cevabı göster
The social aspect divides the fans of the two games.
when it comes to + isim veya -ing biçimi
When it comes to, konuşanın ele almak istediği belirli konuyu, etkinliği veya ölçütü tanıtır. Burada karşılaştırmayı hangi oyunun en iyi olduğu sorusuyla sınırlar. Yararlı karşılıkları arasında regarding ve as far as ... is concerned bulunur. Bu yapıda to bir edattır; bu yüzden ardından bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelir: when it comes to price; when it comes to choosing a game. Ardından doğrudan fiilin yalın biçimi gelmez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: ____ choosing a laptop, battery life is my top priority.
Cevabı göster
When it comes to
game, perhaps perfect for virtual adventurers
5:17bir oyundur, belki de bir tür kişisel arayış içinde olan
While Minecraft does have multiplayer options, Dilbilgisi
5:21Minecraft'ın çok oyunculu seçenekleri olsa da,
Vurgulu does have kullanımı
Bu olumlu cümlede does soru oluşturmuyor. Vurgu yapan do yardımcı fiilidir ve have yalın fiil biçiminde kalır: does has değil, does have kullanılır. Bu vurgu, şüpheyle karşılanabilecek veya gözden kaçabilecek bir gerçeği doğrular. While yan cümlesinde önce Minecraft'ın gerçekten çok oyunculu seçenekler sunduğu kabul edilir, ardından Roblox hakkında daha güçlü bir karşıtlık kurulur.
Alıştırma
Cümleyi have fiilinin şimdiki zamandaki vurgulu biçimiyle tamamlayın: Although the hotel is small, it ____ a swimming pool.
Cevabı göster
does have
could be seen as a personality-building Dilbilgisi
5:26oyuncular için kişilik geliştirici bir egzersiz
Could be seen as ile temkinli yorum
Could be seen as, özneyi bir yorumun hedefi olarak sunar: insanlar bu sosyal ortamı kişilik geliştirici bir alıştırma olarak değerlendirebilir. Buradaki seen, gözle gerçekten görmek anlamına gelmez. Edilgen yapı değerlendirmeyi kimin yaptığını belirtmez; could ise iddiayı kesin bir gerçek yerine olası bir yorum olarak sunar. Bu nedenle ifade, temkinli analizlerde kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle bir yorumu yerleşmiş gerçek olarak değil, en temkinli biçimde sunar?
- The policy is a first step toward reform.
- The policy could see as a first step toward reform.
- The policy could be seen as a first step toward reform.
Cevabı göster
The policy could be seen as a first step toward reform.
about young children coming into contact Kalıp ifadeler
5:31küçük çocukların şüpheli karakterlerle veya
with shady characters or bad language. Kelime
5:32kötü dille karşılaşması konusunda endişelerini dile getirdi.
stated concerns about: endişeleri resmî biçimde aktarmak
Stated concerns about ifadesinde state, “bir şeyin doğru olduğunu ilan etmek” değil, “açıkça ifade etmek veya ortaya koymak” anlamına gelir. Çoğul concerns belirli endişeleri ifade eder; about ise bu endişelere yol açan konuyu tanıtır. Bu kelime birleşimi, aktarılan eleştiriye ölçülü ve resmî bir ton kazandırır. Eleştirmenlerin, yetkililerin, değerlendirme yapan kişilerin veya kuruluşların söylediklerini özetlerken yaygın olarak kullanılır.
Alıştırma
Müfettişlerin belirli endişelerini resmî biçimde ilettiği anlamına gelecek şekilde cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? “In their report, the inspectors ___ the building's fire exits.”
- took photographs of
- stated concerns about
- recommended changes to
Cevabı göster
stated concerns about
coming into contact with: karşılaşmak veya maruz kalmak
Coming into contact with; bir kişi veya grupla karşılaşmak ya da bir maddeye, dile, bilgiye veya başka bir etkiye maruz kalmak anlamına gelir. Bu temas sosyal, dijital veya dolaylı olabilir; dolayısıyla ifade fiziksel dokunmayı gerektirmez. Yapı, come, comes, came veya coming into contact with ifadesinin ardından bir isim öbeği gelmesidir. Bu cümlede young children coming into contact with ... endişeye yol açan durumu adlandırır; çocukların iletişimi kasıtlı olarak başlattığını söylemez.
Alıştırma
Cümleyi, “karşılaşmak veya maruz kalmak” anlamına gelen ve istemeden gerçekleşebilecek durumlarda da kullanılan dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: “During fieldwork, researchers may ____ contaminated water.”
Cevabı göster
come into contact with
shady characters: şüpheli veya güvenilmez insanlar
Burada shady, birinin şüpheli, dürüst olmayan veya potansiyel olarak tehlikeli görünmesi demektir. Davranışları ya da niyetleri güvenli görünmeyen insanları anlatır; gölgede duran insanları anlatmaz. Bu bağlamda characters, “insanlar” anlamındadır. Bu yüzden shady characters, koyu görünümlü video oyunu karakterleri değil, “şüpheli veya güvenilmez insanlar” demektir.
Alıştırma
“The guard warned us about some shady characters outside.” cümlesinde shady characters ne anlama gelir?
- Gölgede duran kurgusal karakterler
- Koyu renkli avatarlara sahip oyuncular
- Şüpheli veya güvenilmez insanlar
Cevabı göster
Şüpheli veya güvenilmez insanlar
In the end: genel bir sonucu sunmak
In the end, önceki ayrıntılar değerlendirildikten sonra ulaşılan sonucu belirtir. Burada iki oyun arasındaki farklılıkları toparlayıp konuşanın en önemli bulduğu ortak özelliği sunar. Cümlenin başında çoğu zaman geçiş ifadesi olarak kullanılır ve ardından virgül gelir. Yalnızca bir zaman çizelgesindeki “son anda” değil, “her şey değerlendirildikten sonra” anlamına da gelebilir.
Alıştırma
Cümleyi In ile başlayan ve “her şey değerlendirildikten sonra” anlamına gelen üç sözcüklü geçiş ifadesiyle tamamlayın: We discussed the price, speed, and quality. ____, we chose the local company.
Cevabı göster
In the end
pick up the games: bu oyunları benimsemeye başlamak
Burada picking up the games, okulların oyunları eğitim amacıyla benimsemeye veya kullanmaya başladığı anlamına gelir. Şimdiki zamanın sürerlik biçimi olan are now picking up, bunu devam eden bir eğilim olarak sunar. Bir kuruluş bir aracı, uygulamayı veya eğilimi pick up ettiğinde, pick up onu kullanmaya ya da benimsemeye başlamak anlamına gelebilir; fiziksel olarak bir şeyi yerden kaldırmak söz konusu değildir.
Alıştırma
Aracı benimsemeye başlamak anlamını vermek için cümleyi pick up ifadesinin şimdiki zamanın sürerlik biçimiyle tamamlayın: After the trial, more small businesses are ____ the new accounting software.
Cevabı göster
picking up
make its way into the classroom: yeni bir ortama yavaş yavaş girmek
making its way into the classroom ifadesindeki its, Roblox'a gönderme yapar. İfade, Roblox'un sınıflarda yavaş yavaş kullanılmaya başladığı ve eğitimin bir parçası hâline geldiği anlamına gelir; fiziksel olarak bir odanın içine hareket ettiği anlamına gelmez. make + iyelik belirleyicisi + way into kalıbı, yeni bir yere, alana veya duruma girişi bir süreç olarak sunar. Kademeli ilerlemeyi vurgular, ancak tek başına sürecin zor olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi tekil özneyle uyumlu make one's way into biçimiyle tamamlayın: The technology is slowly ____ hospitals across the country.
Cevabı göster
making its way into
code and be financially prosperous.
6:04finansal olarak başarılı olmalarını sağladığı için takdir topluyor.
in terms of ... but ile karşılaştırma düzenlemek
Burada in terms of, the winner ifadesinin kapsamını belirtilen ölçütlerle, yani kullanıcı sayısı ve kazançla sınırlar. Böylece cümle, Minecraft’ın mümkün olan her açıdan kazandığı anlamına gelmez. Ardından but değerlendirme ölçütünü değiştirir ve Roblox’un farklı bir avantajını, gençlere fırsatlar sunmasını, tanıtır. Böylece cümle tek bir mutlak galip ilan etmek yerine farklı platformları farklı ölçütlere göre takdir edebilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki in terms of ve but ifadeleriyle tamamlayın: Our old laptop wins ____ battery life, ____ the newer model is much faster.
Cevabı göster
in terms of · but
gets the kudos for: belirli bir övgüyü almak
Gets the kudos for, belirli bir katkı nedeniyle övgü veya takdir almak anlamına gelir. Burada the artikeli, bu karşılaştırmada verilen belirli takdiri gösterir; for giving ise övgünün nedenini belirtir. for sonrasında bir isim grubu veya -ing biçimi kullanılır. Kudos s ile bitse de genellikle övgü anlamına gelen sayılamayan bir isimdir; sıradan, sayılabilen bir çoğul değildir.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyi geçmiş zamanda kullanarak cümleyi tamamlayın: After the charity event succeeded, Lena ____ organizing it so efficiently.
Cevabı göster
got the kudos for
pointed out: bir gerçeğe dikkat çekmek
Bu cümlede pointed out, “insanların fark etmesi için bir şeyi açıkça dile getirdi” anlamına gelir. Şirketi dikkate değer bir iddianın kaynağı olarak gösterir; parmakla bir yeri işaret etme eylemini anlatmaz. Kalıp point out + isim veya point out + that yan cümlesidir: She pointed out the error ya da She pointed out that the total was wrong. Sadece bir şey söylemeye kıyasla, bilginin ilgili, gözden kaçmış veya vurgulanmaya değer olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “ilgili bir gerçeğe dikkat çekti” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: During the meeting, Maya ____ that the deadline had changed.
Cevabı göster
pointed out
a ticket to an easier life: fırsatı anlatan bir benzetme
A ticket to an easier life mecazi bir ifadedir. Bir bilet giriş veya erişim sağlar; bu nedenle ifade burada daha iyi yaşam koşullarına götürebilecek bir fırsat ya da yol anlamına gelir. Gerçek bir biletten söz edilmez. Yeniden kullanılabilir kalıp a ticket to + isim veya -ing biçimidir; örneğin a ticket to success ya da a ticket to getting noticed. Bir şeyin kapı açtığını gösterir, sonucu garanti ettiğini değil. Asıl iddiadaki might bu belirsizliği pekiştirir.
Alıştırma
Benzetmeyi “bir şeye ulaşma fırsatı veya yolu” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: For Ana, the scholarship was ____ a better future.
Cevabı göster
a ticket to
Temkinli bir sonuç için What seems certain is that ... kalıbı
“What seems certain is that ...”, ardından gelen önermeyi konuşanın şu anda en güçlü gördüğü sonuç olarak sunar. What seems certain burada “kesin görünen şey” anlamındaki birleşik bir ilgi yapısıdır; dolayısıyla cümle soru değil, bildirimdir. that ile başlayan yan tümce asıl sonucu verir. seems fiili temkin katar: sonuç güçlü biçimde desteklenir, ancak kesin bir kanıt gibi sunulmaz. Bu kalıp, özet ve tahminlerde önce temel yargıyı öne çıkarıp ardından içeriğini belirtmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Tahmini dersteki temkinli sonuç kalıbıyla tamamlayın: ____ demand will remain high through the summer.
Cevabı göster
What seems certain is that
keep powering on ifadesinin mecazi anlamı
Burada keep powering on, “enerji ve ivmeyle ilerlemeyi sürdürmek” anlamına gelir. Keep + -ing devamlılığı gösterir; power on ise geçişsiz ve mecazi olarak kullanılır. Oyunlar, gelişmeyi ve sonraki oyunları etkilemeyi sürdüren etkin güçler gibi sunulur. Bu cümlede bir elektrikli cihazı açmak anlamına gelmez. Yalnızca continue demek yerine, devam etme eylemine canlı ve kararlı bir ton katar.
Alıştırma
Hangi cümlede power on, videodaki cümleyle aynı mecazi ve geçişsiz anlamda kullanılmıştır?
- Despite the setback, the research team kept powering on.
- Please power on the monitor before the meeting.
- The backup battery kept the router powered on.
Cevabı göster
Despite the setback, the research team kept powering on.
“in their wake” deyimi
Burada in their wake, hareket eden bir teknenin arkasında bıraktığı iz imgesini kullanır. Their, games sözcüğüne gönderme yapar ve bu ifade, daha fazla oyunun onlardan sonra ve onların etkisiyle ortaya çıkacağını belirtir. İfade mecazidir: daha sonra gelenleri, daha önce gelenlerin bıraktığı yol veya etkiyle ilişkilendirir. “Onlar uyandığında” anlamına gelmez.
Alıştırma
Şu durumu okuyun: A new rail line opened last year. In its wake, cafés and shops appeared near every station. “in its wake” neyi gösteriyor?
- Kafeler ve dükkânlar demiryolu açılmadan önce faaliyete geçti
- Kafeler ve dükkânlar daha sonra ortaya çıktı ve gelişimleri demiryolu sayesinde desteklendi
- Demiryolu işletme sahiplerini uykudan uyandırdı
Cevabı göster
Kafeler ve dükkânlar daha sonra ortaya çıktı ve gelişimleri demiryolu sayesinde desteklendi
“these type of comparison videos” ifadesini düzeltme
Amaçlanan anlam “bu tür karşılaştırma videoları”dır, ancak these type ifadesinde sayı uyumsuzluğu vardır. These çoğul, type ise tekildir. Standart İngilizcede tek bir tür olarak ele alırken this type of comparison video, birden fazla türden söz ederken these types of comparison videos kullanın. Tek bir kategori çok sayıda video içerdiğinde this type of comparison videos da kullanılır; ancak düzenlenmiş bir metinde bütün biçimleri tekil tutmak en açık seçenektir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için “this type of” ifadesinin standart çoğul biçimini kullanın: I enjoy ____ comparison videos.
Cevabı göster
these types of
İçerik önermek için check out
Burada check out, “önerilen bir şeye bakmak, onu izlemek veya incelemek” anlamına gelir. Nesne our video olduğu için ifade, izleyicileri bu içeriği görmeye yönlendirir. Ayrılabilen bir öbek fiil olarak isim, ifadenin tamamından sonra gelebilir: check out our video. Zamir ise normalde ortaya gelir: check it out.
Alıştırma
“Önerilen bir şeye bakmak veya onu izlemek” anlamına gelen iki sözcüklü öbek fiille cümleyi tamamlayın: For more tips, ____ our latest video.
Cevabı göster
check out
please consider heading over to our Patreon. Ton ve niyet
6:37lütfen Patreon sayfamıza da göz atmayı düşünün.
Yumuşatılmış davet için please consider heading over to
Please consider + -ing, dinleyiciye bir eylemi değerlendirme seçeneği sunar; bu nedenle istek, doğrudan bir emirden daha yumuşak gelir. Bu cümlede heading, consider sonrasında kullanılan ulaç biçimidir. Standart İngilizcede consider doing something kullanılır; consider to do something kullanılmaz. Head over to, “gitmek” veya “ziyaret etmek” anlamına gelen konuşma diline özgü bir ifadedir. Patreon gibi çevrim içi bir hedefle kullanıldığında mecazidir: dinleyici fiziksel olarak bir yere gitmeye değil, sayfayı ziyaret etmeye davet edilir.
Alıştırma
Hangi cümle, consider sonrasında doğru yapıyı kullanarak dinleyicileri bir destek sayfasını ziyaret etmeye kibarca davet eder?
- Please consider to head over to our support page.
- Please head over to our support page now.
- Please consider heading over to our support page.
Cevabı göster
Please consider heading over to our support page.
raise money to do something: bir şey yapmak için para toplamak
Bu cümlede raising money to hire more writers, daha fazla yazar işe alma özel amacı için mali destek toplamak demektir. Raise money, bağışçılardan, destekçilerden, yatırımcılardan veya bağış toplama etkinliklerinden kaynak sağlamak anlamına gelir; parayı fiziksel olarak kaldırmak ya da yalnızca bir miktarı artırmak anlamına gelmez. raise money to + fiilin yalın hâli kalıbı, para toplama eylemini paranın kullanım amacıyla bağlar. to sonrasındaki mastar, “Para ne için kullanılacak?” sorusunu yanıtlar.
Alıştırma
“Belirli bir amaç için para toplamak” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The community is holding a concert to ____ build a new playground.
Cevabı göster
raise money to