Zaman yolculuğu bilmecesini çözebilir misin? - Dan Finkel: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
644 kelime 166 kel/dk

Video özeti: Zamanda yolculukla ilgili acil bir durum, Ramsey teorisine ait bir problemi ortaya koyuyor: Rastgele kırmızı veya mavi bağlantılara sahip kaç düğümün tek renkli bir üçgeni kesin olarak oluşturacağını bulmak. Video, daha küçük durumları eledikten ve sistemli bir kanıt sunduktan sonra gerekli ve yeterli sayının tam olarak altı olduğunu gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. You've got just a minute to — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu konuşma kalıbının çok az zaman kaldığını ve hemen harekete geçmek gerektiğini bildirdiğini anlayabilir; ifadeyi son tarihler, süreli görevler ve acil talimatlar için doğal biçimde kullanabilirsiniz. 2. If the connections were blue, ve would give us a blue — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: If...were... ile varsayımsal bir düzenin kurulup would... ile mantıksal sonucunun çıkarılmasını takip edebilir; aynı yapıyı kanıtları, olası senaryoları ve koşula bağlı sonuçları açıklarken uygulayabilirsiniz. 3. Turns out — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu kısa ifadenin bir beklenti oluşturulduktan sonra gerçek sonucu açıkladığını, çoğu zaman bir ters köşe veya esprili final yarattığını fark edebilir; sözlü hikâye ve açıklamaları doğal bir sonuçla bitirmek için kullanabilirsiniz.

Bu derste

Your internship in Professor Ramsey's physics lab has been amazing. Dilbilgisi

0:07

Profesör Ramsey'in fizik laboratuvarındaki stajınız harikaydı.

Dilbilgisi

has been amazing: bugüne kadarki bir deneyimi özetlemek

has been amazing ifadesinde has been, be fiilinin present perfect biçimidir; amazing ise stajı niteleyen bir sıfattır. Konuşan kişi, stajın başlangıcından bugüne kadarki deneyimin tamamını genel olarak değerlendirir. Bu bir edilgen yapı değildir: been, özneyi amazing sıfatına bağlar. Günümüzle bağlantısı süren bir durumu veya deneyimi özetlemek için have/has been + sıfat yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle bir deneyimi başlangıcından bugüne kadar özetler?

  1. My first month at the new school will be exciting next year.
  2. My first month at the new school has been exciting so far.
  3. My first month at the new school was exciting last year.
Cevabı göster

My first month at the new school has been exciting so far.

Until that is, Anlatım akışı

0:11

Ta ki,

the professor accidentally stepped through a time portal.

0:12

profesör yanlışlıkla bir zaman portalından geçene kadar.

Anlatım akışı

Until that is: anlatıda bir tersine dönüşü bildirmek

Until that is, bu cümleden önceki olumlu ifadeye geri döner. Önceki ifadenin yalnızca profesörün durumu değiştiren kazasına kadar doğru kaldığını anlatır. Bu nedenle ifade, sadece zamanı belirtmekle kalmaz; dinleyiciye bir tersine dönüşün yaklaştığını da bildirir. That is, ‘daha doğrusu’ anlamında kısa bir düzeltme görevi görür. Bu kalıp önce genel bir ifade kurup ardından bu ifadeyi geçersiz kılan olayı söyleyerek hikâyedeki bilgiyi düzenler.

Alıştırma

The day was going perfectly—until, that is, the bus broke down. cümlesinde until, that is, neyi bildirir?

  1. Otobüsün bozulması bütün günün kusursuz kaldığını kanıtlar.
  2. Otobüsün bozulması önceki olumlu açıklamayı tersine çevirir.
  3. Konuşan kişi herhangi bir düzeltme yapmadan yalnızca tarafsız bir zaman sınırı veriyor.
Cevabı göster

Otobüsün bozulması önceki olumlu açıklamayı tersine çevirir.

You've got just a minute to jump through the portal to save him Kalıp ifadeler

0:16

Onu kurtarmak için portaldan atlamak üzere sadece bir dakikanız var

Kalıp ifadeler

You've got just a minute to... ile acil süre sınırı belirtmek

You've got just a minute to + fiil, eylemi yapmak için yalnızca bir dakika bulunduğu anlamına gelir. Burada have got, have ile aynı anlama gelir; bir şeyi alma ya da elde etme fikrini vurgulamaz. Just, süre sınırının özellikle kısa olduğunu vurgular. Bu nedenle yapı aciliyet yaratır ve eyleme hemen başlanması gerektiğini belirtir.

Alıştırma

Zamanlayıcıda yalnızca bir dakika kaldı. Hangi cümle acil süre sınırını ifade eder?

  1. You've got just a minute to submit your answer.
  2. You submitted your answer just a minute ago.
  3. You've got plenty of time to submit your answer.
Cevabı göster

You've got just a minute to submit your answer.

before it closes and leaves him stranded in history. Dilbilgisi

0:19

o kapanıp onu tarihin içinde mahsur bırakmadan önce.

Dilbilgisi

leaves him stranded: leave + nesne + sonuç durumu

leaves him stranded ifadesinde him nesnedir; stranded ise onun sonuçta içinde bulunduğu durumu açıklayan nesne tümlecidir. Portalın kapanması, onu geri dönmenin gerçekçi bir yolu olmadan mahsur bırakır. Başka durumlara aktarılabilen yapı leave + nesne + sıfat veya ortaçtır. Bir olayın ya da eylemin birini veya bir şeyi belli bir duruma soktuğunu ya da o durumda bıraktığını anlatır; leave someone confused ve leave someone waiting buna örnektir.

Alıştırma

Cümleyi leave + us + stranded yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The last bus was canceled, and that ____ at the station.

Cevabı göster

left us stranded

Once you're through it, Dilbilgisi

0:23

Bir kez geçtiğinizde,

Dilbilgisi

Once you're through it: tamamlanmayı sonraki adımın koşulu yapan once

Burada once, “olur olmaz” veya “-dikten sonra” anlamına gelen bir bağlaçtır; “bir kez” anlamındaki zarf değildir. you're through it, onun içinden geçme işinin tamamlandığını belirtir; bu sahnede it, portalı ifade eder. once yan cümlesi, bir adımın tamamlanmasını ardından gelecek şeyin başlangıç koşulu yapar. Normalde arkasından sonucu belirten bir ana cümle gelir. Gelecekten söz edilse bile once sonrasında will değil, geniş veya şimdiki zaman biçimi kullanılır: Once you finish, we will leave.

Alıştırma

Hangi cümle, kurulumun tamamlanmasını gelecekteki bir sonucun başlangıç koşulu yapmak için once sözcüğünü doğru kullanır?

  1. You finish the setup once, the tablet will restart.
  2. Once you will finish the setup, the tablet will restart.
  3. Once you finish the setup, the tablet will restart.
Cevabı göster

Once you finish the setup, the tablet will restart.

the portal will close

0:24

portal kapanacak

and your only way back Dilbilgisi

0:25

ve geri dönmenin tek yolu

will be to create a new one

0:27

yeni bir tane yaratmak olacak

Dilbilgisi

your only way back will be to create: gelecekteki tek çözümü belirtmek

Your only way back, “geri dönmenin mümkün olan tek yöntemi” anlamına gelen bir isim grubudur. Buradaki way gerçek bir yol değil, soyut bir yöntemdir. Back, istenen yönü veya sonucu belirtir. Will be to create, gelecekteki bu yöntemin ne olduğunu belirtmek için be + to-infinitive yapısını kullanır. Tekrar kullanılabilen kalıp someone's only way back/out/forward will be to + fiilin yalın hâli şeklindedir: Our only way out will be to ask for help.

Alıştırma

Tek çözümü tanımlayan gelecek zaman biçimiyle cümleyi tamamlayın: The road is blocked. Our only way back ____ take the ferry tomorrow.

Cevabı göster

will be to

using the chrono-nodules from your lab.

0:29

laboratuvarınızdaki krono-nodülleri kullanarak.

Activated nodules connect to each other Kalıp ifadeler

0:32

Aktive edilen nodüller birbirine bağlanır

Kalıp ifadeler

connect to each other: karşılıklı bağlantı ifade etmek

Bu cümlede connect to each other, etkinleştirilmiş düğümlerin birbirleriyle bağlantı kurduğu anlamına gelir. Connect to bağlantıyı belirtir, each other ise ilişkinin karşılıklı olduğunu gösterir. İki veya daha fazla özne birbirine bağlanıyorsa X and Y connect to each other yapısı kullanılır. Bu anlamda to atılıp connect each other denmez. Bağlantıyı bir kişi kuruyorsa The technician connects the sensor to the computer. örneğindeki gibi connect A to B kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi connect to each other ile tamamlayın: When pairing finishes, the two tablets ____ automatically.

Cevabı göster

connect to each other

via red or blue tachyon entanglement. Kelime

0:34

kırmızı veya mavi takyon dolaşıklığı ile.

Kelime

via red or blue tachyon entanglement: kullanılan mekanizmayı belirtmek

Via, "aracılığıyla" veya "vasıtasıyla" anlamına gelen bir edattır. Burada bağlantıyı mümkün kılan mekanizmayı belirtir: red or blue tachyon entanglement. Bağlantının gerçekleştiği yeri belirtmez. Tachyon entanglement, bu bulmacadaki bilim kurgu tarzı kurgusal bir mekanizmadır. Başka durumlarda da kullanılabilecek yapı, rota, kanal, araç veya mekanizma belirten via + isim öbeğidir. Örnekler: via email ve via satellite.

Alıştırma

The alert was sent via satellite cümlesinde via satellite bize neyi anlatır?

  1. Uyarının gönderildiği zaman.
  2. Uyarıyı göndermek için kullanılan yöntem veya kanal.
  3. Uyarıyı alan kişi.
Cevabı göster

Uyarıyı göndermek için kullanılan yöntem veya kanal.

Activate more nodules, Dilbilgisi

0:38

Daha fazla nodül aktive edin,

and they'll connect to all other nodules in the area.

0:40

bölgedeki diğer tüm nodüllere bağlanırlar.

Dilbilgisi

Activate ..., and they'll connect: emir + and + sonuç

Activate more nodules bir emir cümlesidir: dinleyiciye hangi eylemi yapması gerektiğini söyler. and sonrasındaki yan cümle, bu eylemi izleyecek sonucu belirtir. Bu yapıda and, “ikinci bir emri de yap” anlamına gelmez; yaklaşık olarak “ve sonra” ya da “bunun sonucunda” demektir. Bu düşünce çoğu zaman if kullanılan bir cümleyle yeniden ifade edilebilir: If you activate more nodules, they'll connect to the others.

Alıştırma

Talimatı emir + and + sonuç yapısında kullanılan bağlaçla tamamlayın: Turn the key, ____ the engine will start.

Cevabı göster

and

As soon as a red or blue triangle is created Dilbilgisi

0:43

Bir kırmızı veya mavi üçgen oluştuğunda

Dilbilgisi

As soon as ... is created: anlık tetikleyici ve edilgen yapı

As soon as bir zaman yan cümlesi başlatır ve üçgenin oluşturulmasını tetikleyici olay olarak gösterir. Sonraki olayın bu tetikleyiciden hemen sonra gerçekleştiği anlamına gelir. Bu bölüm bir yan cümle olduğu için anlamın tamamlanması amacıyla bir ana cümleye ihtiyaç duyar. Is created geniş zamanın edilgen biçimidir: odak, üçgeni kimin oluşturduğunda değil, üçgenin ortaya çıkmasındadır. Gelecekteki zamandan söz eden bir cümlede İngilizce, as soon as sonrasında normalde şimdiki zaman biçimini kullanır; will be created kullanmaz.

Alıştırma

Cümleyi as soon as ve approve fiilinin şimdiki zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: ____ the request ____, the team can begin work.

Cevabı göster

As soon as · is approved

with a nodule at each point,

0:46

her noktasında bir nodül bulunan,

it opens a doorway through time Deyimler

0:49

zaman boyunca bir kapı açar

Deyimler

opens a doorway through time: zaman yolculuğuna açılan geçit mecazı

Bu cümlede opens a doorway through time, gözde canlanan bir mecazdır: bir kişinin bir zamandan veya çağdan diğerine yolculuk etmesini sağlayan bir giriş oluşturmayı anlatır. Doorway burada bir binadaki gerçek kapı olmak zorunda değildir. Through time, fiziksel bir alandan geçmek değil, farklı zamanlar veya çağlar arasında geçiş yapmak anlamına gelir. Bu görüntü, soyut zaman yolculuğu fikrini bir girişten geçme gibi tanıdık bir eyleme dönüştürür.

Alıştırma

Hangi cümlede doorway başka bir zamana açılan girişin mecazı olarak kullanılıyor?

  1. At midnight, the old clock opens a doorway through time, and Lena steps into the year 2120.
  2. Sam waits in the doorway and checks the time.
  3. The carpenter opens the doorway so the paint can dry.
Cevabı göster

At midnight, the old clock opens a doorway through time, and Lena steps into the year 2120.

that will take you back to the present. Kalıp ifadeler

0:51

sizi bugüne geri götürecek.

Kalıp ifadeler

take you back to the present: birini şimdiki zamana geri götürmek

Take + someone + back to + bir yer veya zaman, o kişinin oraya geri dönmesini sağlamak anlamına gelir. Bu cümlede you hareket eden kişidir, back dönüşü belirtir ve the present zamandaki varış noktasıdır. Take, bir kişinin sana rehberlik etmesini gerektirmez; bir araç, makine, geçit veya başka bir güç de someone kişisini take back edebilir. Buradaki ifade gerçek bir zaman yolculuğunu anlatır; take someone back ifadesinin bir anıyı yeniden canlandıran farklı kullanımını anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi take + kişi + back to yapısıyla tamamla: After the museum visit, the bus will ____ the hotel.

Cevabı göster

take us back to

But the color of each individual connection

0:53

Fakat her bir bağlantının rengi

manifests at random, Kelime

0:56

rastgele ortaya çıkar,

Kelime

“manifests at random”: öngörülemez biçimde ortaya çıkma

Burada manifests, “görünür veya gözlemlenebilir hâle gelir” anlamına gelen resmî bir fiildir. Özne, tekil isim grubu the color of each individual connection olduğu için fiil -s ile biter. At random, önceden belirlenmiş bir seçim veya tahmin edilebilir bir düzen olmadan demektir. İfade bir bütün olarak rengin önceden seçilmek yerine tahmin edilemeyecek biçimde ortaya çıktığını anlatır.

Alıştırma

“The pattern manifests at random” ne anlama gelir?

  1. Düzen, ortaya çıkmadan önce bilinçli olarak seçilir.
  2. Düzen, tahmin edilebilir bir plan olmadan gözlemlenebilir hâle gelir.
  3. Düzen hiçbir zaman gözlemlenebilir hâle gelmez.
Cevabı göster

Düzen, tahmin edilebilir bir plan olmadan gözlemlenebilir hâle gelir.

and there's no way to choose or change its color. Dilbilgisi

0:58

ve rengini seçmenin veya değiştirmenin bir yolu yoktur.

Dilbilgisi

“there's no way to choose or change”: imkânsızlığı belirtme

There's no way to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmanın mümkün hiçbir yolu olmadığını belirtir. To sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli kullanılır: to choose, to change. Bu cümlede choose ve change, or ile bağlanır ve aynı to sözcüğünü paylaşır. İfade gerçek bir sınırı anlatır: iki eylem de mümkün değildir.

Alıştırma

Cümleyi “there's no way to” ile tamamlayın: The battery is built in, so ____ replace it at home.

Cevabı göster

there's no way to

And there's one more problem.

1:02

Ve bir sorun daha var.

Each individual nodule creates a temporal instability

1:03

Her bir nodül, zamansal bir dengesizlik yaratır

that raises the chances the portal might collapse Kalıp ifadeler

1:07

portalın çökme ihtimalini artıran

Kalıp ifadeler

raises the chances: bir sonucun olasılığını artırmak

Raises the chances, “belirli bir sonucun gerçekleşme olasılığını artırır” demektir. Buradaki sonuç portalın çökebilmesidir; bu nedenle chances iyi bir fırsatı değil, olasılığı ifade eder. Yaygın iki kalıp raise the chances of + isim ya da -ing biçimi ve raise the chances (that) + yan cümledir. Altyazıda the portal might collapse ifadesinden önce gelebilen that sözcüğü kullanılmamıştır.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “başarıyı daha olası hâle getirir” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: A clear study plan ____ of passing the exam.

Cevabı göster

raises the chances

as you go through it. Dilbilgisi

1:10

siz içinden geçerken.

Dilbilgisi

as you go through it: örtüşen olayları gösteren as

Burada as, “-erken” ya da “-dığı sırada” anlamına gelir. Bir zaman yan cümlesi başlatır: portaldan geçme eylemi sürerken çökme aynı süreç içinde gerçekleşebilir. it zamiri portalı ifade eder. Zaman bildiren as, zaman bakımından örtüşen olayları birbirine bağlar. Bu cümlede because anlamına gelmez; yan cümle tehlikenin neden değil, ne zaman gerçekleşebileceğini söyler.

Alıştırma

Hangi cümlede as, iki olayın zaman bakımından örtüştüğünü gösterir?

  1. The alarm sounded as I was opening the door.
  2. As the road was flooded, we took another route.
  3. She works as a science teacher.
Cevabı göster

The alarm sounded as I was opening the door.

So the fewer you bring, Dilbilgisi

1:12

Yani ne kadar az getirirseniz,

the better.

1:13

o kadar iyi.

Dilbilgisi

the fewer you bring, the better: iki değişimi birbirine bağlama

The + karşılaştırma biçimi ..., the + karşılaştırma biçimi ... yapısı iki değişimi birbirine bağlar: biri artınca veya azalınca diğeri de buna bağlı olarak değişir. Burada fewer, bağlamdan anlaşılan nesnelerden daha az sayıda getirildiğini; the better ise sonucun daha iyi olduğunu belirtir. Bu yüzden daha az nesne getirmek tercih edilir. Bu yapıda the sıradan bir artikel değildir. Bağlamda sayılabilen çoğul nesneler zaten belli olduğu için fewer, ardından bir isim gelmeden kullanılabilir. Neyin daha iyi olduğu anlaşıldığı için better sonrasındaki açıklama da söylenmez.

Alıştırma

Bağlantılı karşılaştırmayı tamamlamak için early ve good sözcüklerinin karşılaştırma biçimlerini kullanın: ____ we leave, ____.

Cevabı göster

The earlier · the better

The portal's about to close. Dilbilgisi

1:15

Portal kapanmak üzere.

Dilbilgisi

about to close: bir şey çok yakında olacak

Be about to + fiilin yalın hâli, bir olayın çok yakında, çoğu zaman birkaç dakika veya an içinde gerçekleşmesinin beklendiğini anlatır. The portal's about to close cümlesinde 's, is'in kısaltılmış biçimidir; dolayısıyla yapının tam hâli The portal is about to close olur. Burada about, yaklaşık anlamına gelmez. About to close, kapanmak üzere anlamındadır ve cümleye acil, çok yakın bir zaman hissi verir.

Alıştırma

Uyarıyı be about to yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: The movie ____ start, so take your seat now.

Cevabı göster

is about to

What's the minimum number of nodules Kalıp ifadeler

1:17

Getirmeniz gereken minimum nodül sayısı nedir

you need to bring to be certain Kalıp ifadeler

1:19

emin olmak için

Kalıp ifadeler

minimum number of nodules: gereken en az nodül sayısı

minimum number of nodules ifadesinde minimum, number sözcüğünü niteler; of nodules ise neyin sayıldığını belirtir. Yapı, the minimum number of + çoğul sayılabilen isim şeklindedir. Bu isim öbeğini matematikte, kurallarda veya planlamada bir koşulu karşılayan en küçük sayıyı sormak için kullanabilirsin. Burada sonraki sonucu garanti etmek için gereken en az nodül sayısı soruluyor.

Alıştırma

Gerekli en az oyuncu sayısını doğru şekilde soran cümle hangisidir?

  1. What is the minimum amount of players required?
  2. What is the minimum age of players required?
  3. What is the minimum number of players required?
Cevabı göster

What is the minimum number of players required?

you'll create a red or blue triangle

1:20

kırmızı veya mavi bir üçgen yaratacağınızdan

Kalıp ifadeler

to be certain you'll create: garanti edilen bir sonucu belirtmek

Burada to be certain amaç bildiren bir mastar yapısıdır; gereken sayının neden getirilmesi gerektiğini açıklar. you'll create a red or blue triangle yan cümlesi, garanti edilmesi gereken sonucu belirtir. Bu bağlamda certain yalnızca kişisel bir güven duygusunu ifade etmez. Koşulların sonucu kaçınılmaz kılmaya yeterli olduğunu gösterir. Certain sözcüğünden sonra isteğe bağlı that kullanılabilir: to be certain that you'll create a red or blue triangle.

Alıştırma

Erken rezervasyonun sonucu garanti etmeyi amaçladığını gösteren, derste öğrenilen üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamla: Book early ____ you'll get a seat.

Cevabı göster

to be certain

and get back to the present?

1:23

ve bugüne döneceğinizden?

This question is so rich Dilbilgisi

1:34

Bu soru o kadar zengin ki

that an entire branch of mathematics

1:35

matematiğin bütün bir dalı

known as Ramsey theory developed from it. Kalıp ifadeler

1:38

Ramsey teorisi olarak bilinir, bundan gelişmiştir.

Dilbilgisi

is so rich that: yüksek dereceden sonuca geçiş

so + sıfat + that + cümlecik kalıbı, yüksek bir dereceyi bunun sonucuna bağlar. Buradaki so rich, sorunun düşünsel açıdan ne kadar derin olduğunu anlatır; that ile başlayan cümlecik ise sonucu verir: bundan bütün bir matematik dalı gelişmiştir. Burada rich, varlıklı değil, fikirler veya olasılıklar bakımından zengin anlamındadır. so rich that... yapısını tek bir kalıp olarak okuyun; sonuç cümleciği gelmeden anlam tamamlanmaz.

Alıştırma

Cümleyi so...that ile tamamlayın: The hall was ____ crowded ____ we had to wait outside.

Cevabı göster

so · that

Kalıp ifadeler

known as Ramsey theory: bir adı tanıtma

Known as + ad, o adla anılmak demektir. Tam cümlede known as Ramsey theory, branch sözcüğünü niteleyen kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir ve branch that is known as Ramsey theory yapısına karşılık gelir. Known bir geçmiş zaman ortacı olduğu için adı alan taraf matematik dalıdır; bilme eylemini yapan o değildir. Bir adı, etiketi veya kabul edilmiş kimliği tanıtırken be known as kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle yöntemin adının substitution method olduğunu doğrudan belirtir?

  1. This method is known by many students.
  2. This method is known for reducing the number of steps.
  3. This method is known as the substitution method.
Cevabı göster

This method is known as the substitution method.

Kalıp ifadeler

developed from it: gelişimin kaynağını belirtmek

Develop from + kaynak, bir şeyin daha önceki bir kaynaktan zamanla büyüdüğünü, değiştiğini veya biçimlendiğini anlatır. Burada it, daha önce sözü edilen problemi gösterir; yani Ramsey teorisi bu problem üzerinde yapılan çalışmalardan doğmuştur. Developed burada geçişsizdir: Ramsey teorisinin kendisi zaman içinde gelişip biçimlenmiştir. Bu cümlecikte birinin Ramsey teorisini etkin biçimde geliştirdiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, eski bir yerel geleneğin modern oyunun kaynağı olduğunu söyler?

  1. The modern game developed from an older local tradition.
  2. The modern game developed into a popular national sport.
  3. The modern game was developed by a local designer.
Cevabı göster

The modern game developed from an older local tradition.

Ramsey theory is home to some famously difficult problems. Deyimler

1:41

Ramsey teorisi, bilinen zorlu bazı problemlere ev sahipliği yapar.

Deyimler

is home to: bir yerin veya alanın ne içerdiğini söylemek

Be home to + isim, bir yerin, kuruluşun veya alanın belirtilen kişileri ya da şeyleri içerdiği veya barındırdığı anlamına gelir. Home burada mecazidir; gerçek bir evi belirtmek zorunda değildir. Bu cümlede Ramsey teorisi, iyi bilinen bazı zor problemleri içeren bir alan olarak ele alınır. Bu ifade betimleyici ve tanıtıcı bir hava taşır ve genellikle öznenin dikkat çekici özelliklerini vurgular.

Alıştırma

Cümleyi be home to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The island ____ several rare bird species.

Cevabı göster

is home to

This one isn't easy,

1:45

Bu da kolay değil,

but it can be handled Kalıp ifadeler

1:46

ama ele alınabilir

Kalıp ifadeler

can be handled: bir sorunun ele alınabilir olduğunu söylemek

Can be handled, can + be + fiilin üçüncü hâli olan handled yapısını kullanır. Birinin bir sorunla, görevle veya durumla ilgilenebileceğini belirtir; edilgen yapı ise odağı işi yapan kişiden çok ele alınan şeye verir. Burada handle, elde tutmak değil, bir konuyu ele almak veya yönetmek demektir. İfade, zorluğun kontrol altında olduğunu düşündürür; konunun kolay, tamamlanmış veya bütünüyle çözülmüş olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi can be handled ile tamamlayın: The complaint is serious, but it ____ by our support team.

Cevabı göster

can be handled

if you approach it systematically. Kalıp ifadeler

1:48

ona sistematik yaklaşırsanız.

Kalıp ifadeler

approach it systematically: düzenli bir yöntem kullanmak

Burada approach, bir sorunla ilgilenmeye veya sorun üzerinde düşünmeye başlamak anlamında kullanılan geçişli bir fiildir. it nesnesini doğrudan alır: approach it denir, approach to it denmez. Systematically, işin nasıl yapıldığını, yani düzenli ve adım adım ilerlediğini anlatan bir zarftır. Bu ifade bir yöntem önerir; sorunun zaten çözülmüş olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi approach it systematically ile tamamlayın: This scheduling problem is complicated, so let's ____ instead of guessing.

Cevabı göster

approach it systematically

Imagine you brought just three nodules. Dilbilgisi

1:50

Sadece üç nodül getirdiğinizi hayal edin.

Dilbilgisi

Imagine you brought: Varsayımsal bir durum için geçmiş zaman biçimini kullanmak

Imagine, dinleyiciden bir durumu zihninde canlandırmasını ister. Burada you brought, sonraki akıl yürütme için yalnızca üç düğüm getirildiği koşulunu kurar; gerçek bir yolculuğu veya geçmişte yaşanmış bir olayı anlatmaz. Imagine sonrasındaki geçmiş zaman biçimi, gerçek dışı veya kurgulanmış bir durumu şimdiki gerçeklikten uzaklaştırabilir. Bu kalıp bir düşünce deneyi, bulmaca veya varsayımsal koşul sunarken kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle, varsayımsal bir durum kurmak için Imagine sonrasında geçmiş zaman biçimi kullanır?

  1. Imagine you had only one hour to solve the puzzle.
  2. You will have one hour to solve the puzzle tomorrow.
  3. Yesterday, you had only one hour to solve the puzzle.
Cevabı göster

Imagine you had only one hour to solve the puzzle.

Would that be enough?

1:53

Bu yeterli mi?

No.

1:54

Hayır.

For example,

1:55

Örneğin,

you might have two blue Dilbilgisi

1:56

iki maviye sahip olabilirsiniz

and one red connection

1:57

ve bir kırmızı bağlantıya

Dilbilgisi

you might have: Olası bir düzenlemeyi anlatmak

Bu cümlede might, kesin bir sonucu değil olası düzenlemelerden birini gösterir. Have, bu düzenlemenin bir şeyi içerebileceği veya barındırabileceği anlamına gelir; nesnelere fiziksel olarak sahip olmaktan söz etmez. might have + isim kalıbı, bir sistemde, planda veya varsayımsal durumda nelerin bulunabileceğini sıralamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle, olası bir yerleşimde pencerenin yanında iki masa bulunabileceğini söyler?

  1. In one possible layout, you might have two desks by the window.
  2. In every layout, you must have two desks by the window.
  3. Last year, you had two desks by the window.
Cevabı göster

In one possible layout, you might have two desks by the window.

and be stuck in the past forever. Kalıp ifadeler

1:59

ve sonsuza kadar geçmişte sıkışıp kalırsınız.

Kalıp ifadeler

be stuck in the past: bir zamandan veya durumdan çıkamamak

Be stuck in + yer, zaman veya durum, oradan ayrılamamak ya da o durumdan çıkamamak anlamına gelir. Bu cümlede the past, zaman yolculuğu bağlamındaki gerçek bir geçmiş dönemi anlatır; dolayısıyla be stuck in the past, orada kalıp geri dönememek demektir. Stuck devam eden bir durumu anlatır: özne zaten sıkışıp kalmıştır ve etkin biçimde bir şey yapmıyordur. Aynı yapı, kurtulunamayan bir alışkanlık, duygu veya düşünme biçimini de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi be stuck in ile tamamlayın: Without a flashlight, we could ____ the cave for hours.

Cevabı göster

be stuck in

Would four nodules be enough?

2:02

Dört nodül yeterli mi?

No.

2:04

Hayır.

There are many arrangements here

2:04

Burada birçok düzenleme var

that don't give a blue or red triangle. Kelime

2:06

mavi veya kırmızı bir üçgen vermeyen.

Kelime

give a blue or red triangle: sonuç üretmek anlamındaki give

Matematik, deney veya neden-sonuç açıklamalarında give + sonuç, o sonucu üretmek, vermek ya da o sonuca yol açmak anlamına gelebilir. Özne, sonucu ortaya çıkaran düzenleme, yöntem veya koşuldur. Burada that don't give a blue or red triangle, mavi ya da kırmızı hiçbir üçgen oluşturmayan düzenlemeleri tanımlar. Give, bir üçgeni başka birine vermek anlamında değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede give, 'bir sonuç üretmek veya ortaya çıkarmak' anlamındadır?

  1. Maya gives her friend a birthday card.
  2. This calculation gives the same answer every time.
  3. The coach gives each player a uniform.
Cevabı göster

This calculation gives the same answer every time.

What about five? Ton ve niyet

2:09

Peki ya beş?

Ton ve niyet

What about five?: sıradaki seçeneğe geçmek

What about + bir seçenek? yapısı, devam eden bir tartışmayı o seçeneğe yöneltir ve aynı soru ya da ölçüte göre nasıl sonuç verdiğini sorar. Burada önceki değerler elendikten sonra ele alınacak sıradaki değer five’dır. Ortak soru yeniden söylenmediği için bu kısa biçim bağlama dayanır. Buradaki anlamı “Beş olursa ne olur?”, “Beşle ilgili her şeyi anlat” değildir.

Alıştırma

Cuma gününü sıradaki seçenek olarak önermek için soruyu What about ile tamamlayın: Thursday is already booked. ____ Friday?

Cevabı göster

What about

It turns out there is an arrangement of connections Anlatım akışı

2:10

Mavi veya kırmızı üçgen yaratmaktan kaçınan

Anlatım akışı

It turns out: keşfedilmiş bir sonucu sunmak

It turns out (that) + yan cümle yapısı, kontrol, akıl yürütme veya sonraki gelişmeler sonucunda netleşen bir gerçeği sunar. Bu yapıda it belirli bir nesneyi göstermez ve turns out fiziksel bir dönme hareketini anlatmaz. Bilgiyi düzenleyen bir işaret olarak It turns out, dinleyiciye sonraki yan cümlenin keşfedilmiş sonucu verdiğini anlatır ve bazen şaşkınlık anlamı taşır. That isteğe bağlıdır: It turns out there is... ve It turns out that there is... aynı yapıyı kullanır.

Alıştırma

Teslimat kayıtlarını kontrol ettikten sonra doğrulanmış sonucu hangi cümle sunar?

  1. It turns out the package was delivered to the wrong building.
  2. It seems the package may arrive later.
  3. I hope the package arrives tomorrow.
Cevabı göster

It turns out the package was delivered to the wrong building.

that avoids creating a blue or red triangle. Dilbilgisi

2:13

bir bağlantı düzenlemesi olduğu ortaya çıkıyor.

Dilbilgisi

avoids creating: avoid + -ing

avoid fiilinden sonra bir isim ya da -ing biçimi gelir; to + fiil gelmez. Bu cümlede creating, önlenen sonucu, yani mavi veya kırmızı bir üçgen oluşturmayı belirten -ing biçimidir. avoid + -ing, bir eylemin ya da sonucun gerçekleşmesini önlemeyi anlatır. Özne bir kişi olabileceği gibi bir plan, kural veya düzenleme de olabilir.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri doğru biçime getirerek cümleyi tamamlayın: We left early to avoid ____ in traffic. (get stuck)

Cevabı göster

getting stuck

These smaller triangles don't count Kelime

2:16

Bu küçük üçgenler sayılmaz

Kelime

don't count: kurala göre hesaba katılmama

Kurallar, yarışmalar veya bulmacalar bağlamında don't count, “hesaba katılmazlar” ya da “geçerli sayılmazlar” demektir. Burada küçük üçgenler görülebilir, ancak geçerli üçgen olma koşulunu karşılamadıkları için dışarıda bırakılırlar. count fiilinin bu kullanımı, bir şeyin toplamın, sonucun veya cevabın parçası olarak kabul edilip edilmediğiyle ilgilidir. Nesneleri kimsenin sayamayacağı anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle alıştırma turlarının resmî sonuçlara dahil edilmediğini söyler?

  1. Practice rounds are hard to count.
  2. Practice rounds don't matter to me.
  3. Practice rounds don't count.
Cevabı göster

Practice rounds don't count.

because they don't have a nodule at each corner.

2:19

çünkü her köşelerinde bir nodül yoktur.

However,

2:22

Ancak,

six nodules will always create

2:23

altı nodül her zaman yaratacaktır

a blue triangle or a red triangle.

2:25

bir mavi üçgen veya bir kırmızı üçgen.

Here's how we can prove that Anlatım akışı

2:28

İşte bunu nasıl kanıtlayabileceğimiz,

Anlatım akışı

Here's how we can prove that: kanıtlama yöntemini tanıtmak

Here's how + özne + fiil yapısı, sırada açıklanacak yöntemi veya adımları tanıtır. Bu cümlede anlatımı bir iddiadan, o iddiayı kanıtlama sürecine geçirir. Buradaki Here bir yeri göstermez. Konuşmanın akışını düzenler; that ise daha önce sözü edilen iddiaya gönderme yapar.

Alıştırma

Sonraki bölümde bir yöntemin açıklanacağını doğal biçimde belirten cümle hangisidir?

  1. Here's where the bridge crosses the river.
  2. Here's how we can test the bridge safely.
  3. Here's why the bridge matters to the town.
Cevabı göster

Here's how we can test the bridge safely.

without sorting through every possible case. Öbek fiiller

2:29

mümkün olan her durumu ayıklamadan.

Öbek fiiller

sorting through every possible case: tüm durumları tek tek incelemek

Sort through + bir grup şey, öğeleri tek tek incelemek anlamına gelir. Bu genellikle yararlı bilgi bulmak, bir şey seçmek veya karar vermek için yapılır. Buradaki every possible case tüm olası düzenlemeleri ifade eder; dolayısıyla söz öbeği, uzun süren durum durum incelemeyi anlatır. Sort through yalnızca şeyleri sıraya koymak anlamına gelmez. Through, bir grubu dikkatle inceleme anlamına gelen bir öbek fiil oluşturur.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için sort through ifadesini doğru biçimde kullanın: Maya spent an hour ____ old emails to find a receipt.

Cevabı göster

sorting through

Imagine activating the sixth nodule

2:32

Altıncı nodülü etkinleştirmeyi hayal edin

and consider how it might connect to the other five.

2:35

ve diğer beşine nasıl bağlanabileceğini düşünün.

It could do so in one of six ways, Kalıp ifadeler

2:38

Altı yoldan biriyle yapabilir,

Kalıp ifadeler

do so: daha önce belirtilen eylemin yerine kullanma

do so yapısında so, daha önce belirtilen bir eylemin yerini tutar. Burada could do so, fiil öbeğinin tamamını tekrarlamadan “diğer beşine bağlanabilir” anlamına gelir. Bu yapı, açıkça anlaşılmış bir eyleme kısa biçimde geri gönderme yapmayı sağlar. could yardımcı fiili do so ile birlikte kullanıldığı için ana eylem tekrarlanmasa da olasılık anlamı korunur.

Alıştırma

Önceki eylemi tekrarlamamak için do so kullanarak cümleyi tamamlayın: The lab plans to repeat the test. It will ____ tomorrow.

Cevabı göster

do so

with five red connections,

2:41

beş kırmızı bağlantıyla,

five blue connections,

2:42

beş mavi bağlantıyla,

or some mix of red and blue.

2:44

veya kırmızı ve mavinin karışımıyla.

Notice that every possibility Anlatım akışı

2:46

Her olasılığın

Anlatım akışı

Notice that: önemli bir gözlemi işaretleme

Notice that + cümle, dinleyicilere ardından gelen ifadeye odaklanmalarını söyler. Dil bilgisi açısından dikkati yönelten bir emir ifadesidir: konuşan kişi tesadüfen görülen bir şeyi anlatmaz, dikkati belirli bir bilgiye yönlendirir. Bir açıklama veya ispatta, sonraki bilgiyi bir sonraki akıl yürütme adımını destekleyecek önemli bir gözlem olarak işaretler.

Alıştırma

Hangi cümle, dinleyicinin dikkatini açıklamanın sonraki adımı için gerekli bir bilgiye en iyi şekilde yönlendirir?

  1. Remember to draw another triangle.
  2. Can you see a triangle?
  3. Notice that both triangles share one side.
Cevabı göster

Notice that both triangles share one side.

has at least three connections of the same color Kalıp ifadeler

2:48

aynı renkte en az üç bağlantısı olduğuna dikkat edin

Kalıp ifadeler

at least three connections of the same color: alt sınır belirlemek

At least three bir alt sınır belirler: en küçük sayı üçtür, dolayısıyla gerçek sayı üç, dört veya daha fazla olabilir. Tam olarak üç anlamına gelmez. Connections of the same color, sayılan bağlantıların aynı rengi paylaştığını belirtir. İfade bir bütün olarak ortak bir renge sahip üç veya daha fazla bağlantıdan oluşan bir grubu garanti eder.

Alıştırma

Bir yarışma takımında üç, dört veya daha fazla üye olabilir, ancak üye sayısı üçten az olamaz. Bunu doğru belirten kural hangisidir?

  1. Each team may have at most three members.
  2. Each team must have exactly three members.
  3. Each team must have at least three members.
Cevabı göster

Each team must have at least three members.

coming from this nodule.

2:51

bu nodülden gelen.

Let's look at just the nodules

2:53

Sadece nodüllere bakalım

on the other end of those same three color connections. Kalıp ifadeler

2:55

bu aynı üç renk bağlantısının diğer ucundaki.

Kalıp ifadeler

on the other end of: karşı uçtaki konumu belirtmek

On the other end of ifadesi, iki ucu olan bir bağlantıyla birlikte kullanıldığında bir kişiyi veya şeyi mevcut referans noktasının karşısındaki uçta konumlandırır. Burada başlangıç düğümünden aynı renkteki üç bağlantı takip edilerek ulaşılan düğümleri belirtir. End burada bir şeyin zaman içinde bitmesini değil, fiziksel veya ilişkisel bir uç noktayı belirtir. İfadeyi anlamak için önce referans alınan ucu, ardından ona karşılık gelen diğer ucu bulun.

Alıştırma

Cümleyi on the other end of ile tamamlayın: When I called the clinic, a nurse was ____.

Cevabı göster

on the other end of the line

If the connections were blue, Dilbilgisi

2:58

Bağlantılar mavi olsaydı,

then any additional blue connection between those three

3:00

o zaman bu üçü arasındaki herhangi bir ek mavi bağlantı

would give us a blue triangle.

3:03

bize mavi bir üçgen verirdi.

Dilbilgisi

If ... were ..., then ... would ... ile varsayımsal bir sonuç anlatmak

If + geçmiş zaman biçimli yan cümle, (then) ... would + fiilin yalın hâli kalıbı, bir durumu varsayım olarak sunar ve sonucunu gösterir. Bir kanıtta, bunun gerçek durum olduğunu ileri sürmeden olası bir durumu incelemeyi sağlar. Burada were bağlantılarla ilgili varsayımı kurar, would give ise bu varsayım içindeki sonucu belirtir. Bu biçimler durumu geçmiş zamana yerleştirmez. Then mantıksal adımı açıkça gösterir, ancak çoğu zaman kullanılmayabilir.

Alıştırma

Cümleyi were ... would kalıbıyla tamamlayın: If the roads ____ clear, we ____ arrive before noon.

Cevabı göster

were · would

So the only way we could get in trouble Notlar

3:05

Yani başımızın belaya gireceği tek durum

Deyimler

get in trouble: sorun yaşamaya başlamak

Get in trouble ifadesinde get, bir duruma “girmek veya o duruma gelmek” anlamındadır. İfadenin tamamı bir sorunla, tehlikeyle ya da olası bir cezayla karşılaşmaya başlamak demektir; trouble sözcüğünü gerçek anlamda “almak” değildir. Burada trouble, kötü davranıştan dolayı ceza anlamına gelmek zorunda değildir; akıl yürütmede ortaya çıkan istenmeyen bir durumdur. Sorunun tam olarak ne olduğu bağlamdan anlaşılır.

Alıştırma

Bir sorun veya cezanın ortaya çıkabileceğini anlatmak için get in trouble ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. We could get in a problem if we ignore the safety rules.
  2. We could get a trouble if we ignore the safety rules.
  3. We could get in trouble if we ignore the safety rules.
Cevabı göster

We could get in trouble if we ignore the safety rules.

is if all the connections between them were red.

3:07

aralarındaki tüm bağlantıların kırmızı olmasıdır.

Dilbilgisi

the only way ... is if ... ile tek gerekli koşulu belirtmek

the only way + sonuç + is if + koşul kalıbı, sonucun yalnızca if koşulu gerçekleştiğinde ortaya çıkabileceğini belirtir. If yan cümlesi zorunludur: isteğe bağlı bir ayrıntı eklemek yerine gerekli koşulu tanımlar. Burada get in trouble cezalandırılmak değil, akıl yürütmede istenmeyen duruma ulaşmak anlamına gelir. Could, bu sonucu bir olasılık olarak tutar.

Alıştırma

Tek gerekli koşulu tanıtan sabit bağlantıyla cümleyi tamamlayın: The only way the alarm will stop ____ you enter the correct code.

Cevabı göster

is if

But those three red connections

3:11

Ancak bu üç kırmızı bağlantı

would give us a red triangle.

3:13

bize kırmızı bir üçgen verirdi.

No matter what happens, Dilbilgisi

3:15

Ne olursa olsun,

we'll get a red or a blue triangle

3:16

kırmızı veya mavi bir üçgen alacağız

Dilbilgisi

No matter what happens: geçerliliğini koruyan bir sonuç

No matter what happens bir ödünleme koşulu getirir: olası her olay veya sonucu kapsar ve ana cümlenin bunların hepsinde geçerli kaldığını belirtir. No ve matter sözcüklerini ayrı ayrı yorumlamak yerine no matter what yapısını bir bütün olarak anlayın. Anlam gelecek zamanla ilgili olsa bile bu yan cümlede normalde şimdiki zaman biçimi happens kullanılır. Gelecek zaman anlamı we'll get örneğindeki gibi ana cümlede yer alabilir.

Alıştırma

Cümleyi No matter ile başlayan ve “ne olursa olsun” anlamına gelen öğrendiğiniz ifadeyle tamamlayın: ____, we will follow the safety plan.

Cevabı göster

No matter what happens

and open our doorway.

3:18

ve kapımızı açacağız.

On the other hand, Anlatım akışı

3:20

Öte yandan,

Anlatım akışı

On the other hand: karşıt durumu tanıtmak

On the other hand, dinleyiciye bir yön veya durumdan onunla karşıtlık oluşturan ya da ona karşılık gelen başka bir duruma geçildiğini gösteren bir söylem belirtecidir. Açıklamayı iki durum hâlinde düzenler; ilk durumun yanlış olduğunu söylemez. Burada konuşmacı bir renkle ilgili durumu bitirir ve bu ifadeyle diğer renge karşılık gelen durumu tanıtır. Hand sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmaz.

Alıştırma

Karşıtlık oluşturan ikinci bir yönü tanıtan dört sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: City life is convenient. ____, it can be expensive.

Cevabı göster

On the other hand

if the original three connections were all red instead of blue,

3:21

orijinal üç bağlantının tamamı mavi yerine kırmızıysa,

the same argument still works Kelime

3:25

aynı argüman hala çalışıyor

Kelime

the same argument still works: geçerli kalmaya devam eden akıl yürütme

Bu matematiksel açıklamada argument, bir sonucu destekleyen gerekçeler zinciri anlamına gelir; tartışma veya kavga anlamına gelmez. Works, akıl yürütmenin geçerli olduğunu ya da başarıyla uygulanabildiğini belirtir; bir makine gibi çalıştığı anlamına gelmez. The same, önceki akıl yürütmeye gönderme yapar; still ise durum değiştikten sonra da geçerli kaldığını belirtir. İfadenin tamamı, konuşmacının ispatı yeniden vermek yerine önceki ispatı kullanmasını sağlar.

Alıştırma

Bir ispatta 'the same argument still works' ne anlama gelir?

  1. Aynı makine çalışmaya devam eder.
  2. Aynı kişiler anlaşmazlıklarını sürdürür.
  3. Önceki akıl yürütme yeni durumda da geçerliliğini korur.
Cevabı göster

Önceki akıl yürütme yeni durumda da geçerliliğini korur.

with all the colors flipped. Dilbilgisi

3:27

tüm renkler ters çevrildiğinde.

Dilbilgisi

with all the colors flipped: with + nesne + geçmiş zaman ortacı

with + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısı, ana duruma eşlik eden bir durum ekler. Burada nesne all the colors ifadesidir; flipped, renklerin değişime uğradığını gösterir ve değişim sonucundaki duruma odaklanır. Bu bağlamda flipped, mavinin kırmızı ve kırmızının mavi olması gibi renklerin yer değiştirmesi veya tersine çevrilmesi demektir. Fiziksel bir nesnenin çevrilmesi anlamına gelmez.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri ve with + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: The play feels completely different ____. (the roles / reverse)

Cevabı göster

with the roles reversed

In other words, Anlatım akışı

3:29

Başka bir deyişle,

Anlatım akışı

In other words: yeniden ifadeyi gösterme

In other words, sıradaki sözlerin önceki düşünceyi daha açık, basit veya doğrudan bir biçimde yeniden ifade edeceğini gösterir. Dinleyiciye, sonraki sözleri aynı temel mesajla ilişkilendirmesini bildirir. Burada yeni bir koşul eklemek yerine akıl yürütmenin düzenini gösterir. Dinlerken bunu bir özetin, başka sözcüklerle anlatımın veya pratik bir sonucun geleceğine işaret olarak değerlendirin.

Alıştırma

İkinci cümlenin ilk cümleyi yeniden ifade ettiğini gösteren söylem belirtecini seçin: The museum does not open on Mondays. ___, we must visit another day.

  1. On the other hand
  2. In other words
  3. For example
Cevabı göster

In other words

no matter how the connections are colored, Dilbilgisi

3:30

bağlantılar nasıl renklendirilmiş olursa olsun,

Dilbilgisi

no matter how the connections are colored: renklerin düzeni ne olursa olsun

“No matter how + özne + fiil” yapısı, bir şey hangi biçimde gerçekleşirse gerçekleşsin sonucun geçerli kaldığını anlatan bir ödünleme yan cümlesi başlatır. Buradaki how, bağlantıları renklendirmenin olası bütün biçimlerini kapsar; soru sormaz. Bu yan cümleye normalde değişmeyen sonucu bildiren bir ana cümle eşlik eder: No matter how the pieces are arranged, the total stays the same.

Alıştırma

Cümleyi no matter ve ardından biçim veya düzenlemeyi belirten sözcükle tamamlayın: ____ the chairs are arranged, everyone can see the stage.

Cevabı göster

No matter how

six nodes will always create a red or blue triangle

3:32

altı düğüm her zaman kırmızı veya mavi bir üçgen oluşturur

and a doorway leading home.

3:36

ve eve dönen bir kapı yaratır.

So you grab six nodules

3:38

Bu yüzden altı nodül alıyorsunuz

and jump through the portal.

3:39

ve portaldan atlıyorsunuz.

You were hoping your internship Dilbilgisi

3:41

Stajınızın size vereceğini umuyordunuz

would give you valuable life experience.

3:42

değerli bir hayat tecrübesi.

Dilbilgisi

were hoping ... would give: geçmişten bakılan bir beklenti

“Were hoping” umudu geçmişteki bir döneme yerleştirir ve o sırada sürmekte olduğunu gösterir. “Would give” içeren yan cümle, o geçmiş bakış açısından daha sonra gerçekleşmesi beklenen sonucu belirtir. Burada would, geçmiş bakış açısından kullanılan will karşılığıdır; şimdiki zamandan yapılan bir tahmin değildir. Bu yapı, birinin o sırada ne beklediğini aktarır; beklentinin gerçekleşip gerçekleşmediğini tek başına göstermez.

Alıştırma

Kurs bittikten sonra geçmişe bakarken, Maya’nın kurs başlamadan önceki beklentisini aktaran cümleyi seçin.

  1. Maya is hoping the course will help her speak more confidently.
  2. Maya was hoping the course would help her speak more confidently.
  3. Maya was hoping the course had helped her speak more confidently.
Cevabı göster

Maya was hoping the course would help her speak more confidently.

Turns out that didn't take much time. Anlatım akışı

3:45

Anlaşılan bunun için çok zaman gerekmedi.

Anlatım akışı

Turns out: sonradan anlaşılan bir sonucu tanıtmak

Turns out, It turns out ifadesinin konuşma dilindeki kısaltılmış biçimidir. Sonradan anlaşılan bir gerçeği veya sonucu tanıtır; burada fiziksel olarak dönmek değil, "Sonuç şu oldu..." veya "...olduğunu öğrendik" anlamına gelir. Genellikle bir beklentinin ardından gelir ve farklı ya da şaşırtıcı derecede basit bir sonucu açıklar. Bu küçük ters köşe, bir hikâyenin son mesajını veya esprili bitişini verebilir.

Alıştırma

Hangi cümlede Turns out beklenmedik bir keşfi tanıtmak için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Turns out the keys were in my backpack the whole time.
  2. Turns outside, the keys were in my backpack the whole time.
  3. Turning out, the keys were in my backpack the whole time.
Cevabı göster

Turns out the keys were in my backpack the whole time.

A given triangular time portal Kelime

3:52

Belirli bir üçgen zaman portalı

can only transport one person Dilbilgisi

3:54

sadece bir kişiyi taşıyabilir

before it closes.

3:56

kapanmadan önce.

Kelime

A given triangular time portal: her seferinde tek bir örnek

Given, a given triangular time portal isim grubunda bir sıfattır. Burada "ele alınan belirli bir tanesi" veya genel bir kuralda "incelenmek üzere seçilen herhangi bir örnek" anlamına gelir. Birinin portalı başka birine verdiği anlamına gelmez. Bu ifade, kuralın her seferinde tek bir portala uygulanmasını sağlar: hangi üçgen zaman portalını seçerseniz seçin, kapanmadan önce yalnızca bir kişiyi taşıyabilir. Bu kullanım kurallarda, matematikte ve teknik açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümlede given "tek başına ele alınan belirli bir tanesi" anlamına gelir?

  1. Given a ticket, you may enter.
  2. A given ticket admits one person.
  3. The ticket was given to a visitor.
Cevabı göster

A given ticket admits one person.

Dilbilgisi

can only transport one person before it closes: üst sınır ve son nokta

Can only transport one person bir üst sınır belirtir: cihaz en fazla bir kişiyi taşıyabilir veya taşımasına izin verilir. Only, can sözcüğünden sonra gelir ve transport one person eylemini, özellikle de kişi sayısını sınırlar. Before it closes, son noktayı belirleyen olayı söyler. Tekrar kullanılabilen can only + fiilin yalın hâli + sınır + before + olay kalıbı, kapasite ya da kural sınırını eylemin artık mümkün olmadığı noktayla birleştirir.

Alıştırma

Kuralı can only ... before ... hedef kalıbıyla tamamlayın: This backup battery ____ power the radio for one hour ____ it runs out.

Cevabı göster

can only · before

With these six chrono nodes, Dilbilgisi

3:57

Bu altı krono düğümü ile,

will two portals always form, Dilbilgisi

4:00

her zaman iki portal mı oluşacak,

or could one of you be stranded in history?

4:02

yoksa biriniz tarihte mahsur mu kalacaksınız?

Dilbilgisi

With these six chrono nodes: bir kaynağı koşul olarak belirleme

With these six chrono nodes, cümle başında kullanılan bir edat öbeğidir. Buradaki with, biriyle ya da bir şeyle birlikte olmayı değil, bu altı düğümün kullanılabilir bir kaynak olarak elde bulunmasını ifade eder. Bu öbek ana sorudan önce koşulları belirler. Tekrar kullanılabilen With + isim öbeği, + ana cümle kalıbı; önce bir kaynak, koşul veya durum sunup ardından bu koşullarda ne olacağını sormayı ya da belirtmeyi sağlar.

Alıştırma

Bir kaynağı arka plan olarak sunan hedef edatla soruyu tamamlayın: ____ this key, can we open the cabinet?

Cevabı göster

With

Dilbilgisi

Will ... always ..., or could ...? ile iki olasılığı karşılaştırma

Bu, or ile bağlanan tek bir seçenek sorusudur. İlk bölüm bir sonucun kesin olup olmadığını sorar: Her zaman iki portal mı oluşacak? İkinci bölüm ise farklı ve olumsuz bir sonucun mümkün olup olmadığını sorar: Biriniz tarihte mahsur kalabilir mi? Tekrar kullanılabilen Will X always happen, or could Y happen? kalıbı, birbiriyle yarışan iki olasılığı karşı karşıya getirir. Will ... always kesinliği, could ise olasılığı sorgular; or ek bilgi değil, alternatif bir sonuç sunar.

Alıştırma

Hangi soru, her seferinde beklenen bir sonuçla farklı bir olası riski açıkça karşılaştırıyor?

  1. Could the files be lost if the backup does not start?
  2. Will the backup always start, and could the files be lost?
  3. Will the backup always start, or could the files be lost?
Cevabı göster

Will the backup always start, or could the files be lost?

This bonus riddle comes Kalıp ifadeler

4:05

Bu bonus bilmece geliyor

courtesy of our sponsor Brilliant.

4:07

sponsorumuz Brilliant'ın katkılarıyla.

Kalıp ifadeler

comes courtesy of our sponsor: sağlayanı belirtmek

Comes courtesy of our sponsor, bir şeyin “sponsorumuz tarafından sağlandığı veya mümkün kılındığı” anlamına gelir. Bu video geçişinde ifade, Brilliant'ı sponsorluk yoluyla bonus bilmeceyi destekleyen şirket olarak belirtir. something comes courtesy of someone kalıbında courtesy yalnızca “nezaket” anlamına gelmez. İfadenin tamamı bir şeyi sağlayan, finanse eden veya mümkün kılan kişi ya da kuruluşu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki “tarafından sağlanan” anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: The refreshments come ____ the neighborhood café.

Cevabı göster

courtesy of

They start with simple questions that build your intuition, Kalıp ifadeler

4:09

Sezgilerinizi geliştiren basit sorularla başlarlar,

Kalıp ifadeler

build your intuition: sezgisel anlayışını geliştirmek

build your intuition ifadesinde build, “fiziksel bir nesne inşa etmek” değil, “zamanla geliştirmek” anlamına gelir. Cümle, basit soruların fikirlerin nasıl işlediğine dair hızlı bir kavrayış oluşturmaya yardımcı olduğunu anlatır. Buradaki intuition, bütün resmî adımları tamamlamadan önce de kullanabileceğin bir anlayıştır. İfade, bu anlayışı pratikle gelişen bir yetenek olarak sunar.

Alıştırma

Hangi cümle, deneylerin elektrik konusundaki sezgisel anlayışını zamanla geliştirdiğini söyler?

  1. Hands-on experiments can test your intuition about electricity.
  2. Hands-on experiments can build your intuition about electricity.
  3. Hands-on experiments can make you trust your intuition about electricity.
Cevabı göster

Hands-on experiments can build your intuition about electricity.

ramp up to puzzles that entice you, Öbek fiiller

4:12

sizi cezbeden bulmacalara yükseltirler,

Öbek fiiller

ramp up to: kademeli olarak bir son noktaya ilerlemek

Ramp up to, zorluk, yoğunluk veya ölçek bakımından giderek artıp sonraki bir aşamaya ulaşmak anlamına gelir. Burada sıralama basit sorulardan daha zorlayıcı bulmacalara ilerler. Daha yoğun hâle gelen özne ders, etkinlik veya süreçtir; to ise varılan son noktayı belirtir: ramp up to + düzey, aşama veya etkinlik. İfade, yukarı çıkan bir eğim imgesinden gelir ancak burada mecazidir.

Alıştırma

Hangi cümle ramp up to ifadesini daha sonraki bir zorluğa doğru kademeli ilerlemeyi göstermek için kullanır?

  1. The speaker walks up a ramp to reach the stage.
  2. The factory ramps up production before the holiday.
  3. The workshop ramps up to a timed challenge in the final round.
Cevabı göster

The workshop ramps up to a timed challenge in the final round.

and then help you develop ways of solving problems Kalıp ifadeler

4:14

ve sonra problem çözme yolları geliştirmenize yardımcı olurlar

that were previously out of your grasp. Deyimler

4:17

daha önce kavrayışınızın dışında olan.

Kalıp ifadeler

develop ways of solving problems: ways of + -ing yapısı

Bu cümlede develop ways of solving problems, sorunlarla başa çıkma yöntemlerini zaman içinde oluşturmak veya geliştirmek anlamına gelir. Develop, bu yöntemlerin bir anda ortaya çıkmak yerine öğrenme ve pratik yoluyla geliştiğini anlatır. ways of + -ing kalıbı, bir şeyi yapma yöntemlerini belirtir. Of bir edattır, bu nedenle solve fiili -ing biçimini alır: ways of solving problems.

Alıştırma

ways of + -ing kalıbını tamamlamak için handle fiilinin -ing biçimini kullanın: The workshop taught us practical ways of ____ conflict.

Cevabı göster

handling

Deyimler

out of your grasp: mevcut yeteneğinin ötesinde

Out of your grasp, gerçek anlamıyla fiziksel olarak erişemediğiniz veya tutamadığınız bir şeyi anlatabilir. Burada ise bir mecazdır: sorunlar dinleyicinin onları anlama veya çözme yeteneğinin ötesindeydi. Previously bu sınırı geçmişe yerleştirir. Bu bağlamda öğrenmenin, bir zamanlar imkânsız görünen sorunları yönetilebilir hâle getirebileceğini düşündürür.

Alıştırma

“The theory was once out of my grasp,” cümlesinde out of my grasp ne anlama gelir?

  1. Onu zaten tamamen açıklamıştım.
  2. O sırada anlayabileceğim şeylerin ötesindeydi.
  3. O sırada onu fiziksel olarak tutuyordum.
Cevabı göster

O sırada anlayabileceğim şeylerin ötesindeydi.

To hone your capacity to think critically, Dilbilgisi

4:20

Eleştirel düşünme kapasitenizi geliştirmek için,

Dilbilgisi

To hone your capacity to think critically: cümle başında amaç bildiren mastar

Cümlenin başındaki To hone your capacity to think critically, amaç bildiren bir to-infinitive yapısıdır. Ardından gelen ana cümledeki eylemin neden yapıldığını, yani eleştirel düşünme becerisini geliştirme amacını belirtir. Buradaki to mastarı işaretler; yön gösteren bir edat değildir. Kullanılabilir kalıp To + fiilin yalın hâli ..., ana cümle şeklindedir. Baştaki eylemi yapan kişi normalde ana cümlenin öznesidir ve bu başlangıç ifadesinden sonra genellikle virgül gelir. Hone burada mecazidir; bir beceriyi pratik yaparak zamanla geliştirmek anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi ‘tasarruf etmek için’ anlamındaki başlangıç amaç ifadesiyle tamamlayın: ____ energy, turn off the lights when you leave.

Cevabı göster

To save

visit brilliant.org/teded.

4:22

brilliant.org/teded'i ziyaret edin.

The first 833 of you to use that link

4:25

Bu bağlantıyı kullanan ilk 833 kişiden biri olursanız

will get a 20% discount off the annual subscription. Kalıp ifadeler

4:28

yıllık abonelikte %20 indirim kazanacaksınız.

Kalıp ifadeler

discount off: fiyattan belirli bir yüzdeyi düşürmek

a 20% discount off the annual subscription ifadesinde discount bir isimdir ve off, indirimin hangi fiyat ya da kalemden düşüldüğünü belirtir. Yıllık aboneliğin normal fiyatı %20 azaltılır; bu nedenle müşteri o fiyatın %80’ini öder. Buradaki off, mekânsal bir anlam değil, fiyat indirimi anlamı taşır.

Alıştırma

Hangi cümle yıllık aboneliğin normal fiyatından %20 düşüldüğü anlamına gelir?

  1. You pay 20% of the regular annual subscription price.
  2. You get a 20% discount off the regular annual subscription price.
  3. You pay 20% more than the regular annual subscription price.
Cevabı göster

You get a 20% discount off the regular annual subscription price.