Boyutlar arası dönüşümler olarak kare olmayan matrisler | Bölüm 8, Lineer cebirin özü: İngilizce çalışma notları

3Blue1Brown

Öğrenme zorluğu
676 kelime 189 kel/dk

Video özeti: Ders, kare olmayan matrislerin vektörleri boyutlar arasında nasıl eşlediğini, girdi sütunlarından çıktı koordinatlarına uzanan ilişkiyle gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. "I thought I'd" - Konuşma Edimbilimi ve Tutum: niyeti mütevazı bir düşünce gibi sunarak kendiliğinden başlayan açıklamayı ani değil, dostça göstermeyi anlayın. 2. "out in the wild," - Deyimler ve Mecazlı İfadeler: bunun doğayı değil, ders dışındaki gerçek örnekleri anlattığını fark edin ve gayriresmî teknik konuşmada kullanın. 3. "takes in" / "spits out" - Öbeksi Fiiller: vektörleri alıp sayılar üreten süreç benzetmesini izleyin; "spits out" ifadesinin canlı ama gayriresmî olduğunu ayırt edin.

Bu derste

Hey everyone,

0:09

Herkese merhaba,

I've got another quick footnote for you between chapters today. Anlatım akışı

0:12

bugün bölümler arasında sizin için kısa bir ek notum daha var.

Anlatım akışı

Bölümler arasındaki quick footnote

Burada quick footnote, sayfanın altında basılı gerçek bir dipnot değil, mecazlı bir ifadedir. Konuşmacı bu ifadeyle ana bölümlerin arasına eklenen ve onlarla bağlantılı olan kısa bir açıklamayı anlatıyor. quick içeriğin kısa ve ikincil olduğunu belirtir; footnote ise bunun tamamen yeni bir bölüm değil, ana içeriği destekleyen bir bilgi olduğunu çerçeveler.

Alıştırma

Ana bölümlerin arasına yerleştirilen kısa bir ek açıklamayı, tamamen yeni bir bölümden ayırarak en iyi anlatan ifade hangisidir?

  1. quick footnote
  2. main conclusion
  3. quick aside
  4. full chapter
Cevabı göster

quick footnote

When I've talked about linear transformations so far,

0:15

Şimdiye kadar doğrusal dönüşümler hakkında konuştuğumda,

I've only really talked about transformations from 2D vectors to other 2D vectors

0:17

genellikle sadece 2x2 matrislerle temsil edilen,

represented with 2x2 matrices

0:21

2 boyutlu vektörlerden diğer 2 boyutlu vektörlere olan dönüşümlerden

or from 3D vectors to other 3D vectors

0:23

veya 3x3 matrislerle temsil edilen,

represented with 3x3 matrices.

0:26

3 boyutlu vektörlerden diğer 3 boyutlu vektörlere olan dönüşümlerden bahsettim.

But several commenters have asked about non-square matrices, Kültür

0:29

Ancak bazı yorumcular kare olmayan matrisler hakkında sorular sordu,

Kültür

non-square matrices: kare olmayan matrisler

Burada non-square matrices, satır sayısı ile sütun sayısı farklı olan matrisleri ifade eder. Bu ifade matrisin boyutlarını anlatır; dış hatlarının düzenli veya düzensiz görünmesini anlatmaz. Örneğin, dört satır ve iki sütundan oluşan bir matris non-square olur. Satır ve sütun sayısı aynı olan matris ise square matrix olarak adlandırılır. Bu terim, matrisin işlevini konuşmadan önce şeklini sınıflandırmayı sağlar.

Alıştırma

Satır ve sütun sayıları farklı olan matrisleri doğru adlandıran ifade hangisidir?

  1. non-square matrices
  2. non-square numbers
  3. square numbers
  4. square matrices
Cevabı göster

non-square matrices

so I thought I'd take a moment to just show what those mean geometrically. Notlar

0:32

bu yüzden bunların geometrik olarak ne anlama geldiğini göstermek için biraz zaman ayırmak istedim.

Ton ve niyet

I thought I'd ile bir planı yumuşak biçimde sunmak

Bu cümlede I thought I'd, konuşmacının yapmak üzere olduğu şeyi söze getirir. Temel amaç geçmişteki bir düşünceyi anlatmak değil, şu anki niyeti yumuşak bir biçimde sunmaktır. Kalıp I thought I'd + fiilin yalın hâli şeklindedir. Bir planı veya teklifi ani değil, rahat ve düşünceli gösterir. Burada I'd, I would anlamına gelir; bu yüzden ardından fiilin yalın hâli olan take gelir.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: I thought I'd show you a simpler method. I thought I'd ne anlatıyor?

  1. Konuşmacının şu anki planını yumuşak biçimde sunar.
  2. Konuşmacının eylemi geçmişte kesinlikle tamamladığını bildirir.
  3. Birinin konuşmacıyı harekete geçmeye zorladığını söyler.
Cevabı göster

Konuşmacının şu anki planını yumuşak biçimde sunar.

Kalıp ifadeler

take a moment to: bir eyleme kısa bir süre ayırmak

take a moment to + fiilin yalın hâli yapısında moment kısa bir süre anlamına gelir. İfade, birinin sonraki eylemi yapmak için durakladığını veya biraz zaman ayırdığını belirtir. Konuşmacı burada bunu kısa bir açıklamaya başlamak için kullanır. Aynı kalıp kontrol etme, teşekkür etme, bir şey hakkında düşünme veya bir şeyi fark etme eylemlerini de sunabilir.

Alıştırma

Cümleyi sonraki eyleme biraz zaman ayırmak anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Before submitting the form, please ____ check your phone number.

Cevabı göster

take a moment to

By now in the series,

0:35

Serinin bu noktasına gelindiğinde,

you actually have most of the background you need to start pondering a question like this on your own, Kalıp ifadeler

0:36

aslında kendi başınıza böyle bir soruyu düşünmeye başlamak için ihtiyacınız olan altyapının çoğuna sahipsiniz,

Kalıp ifadeler

on your own: bir şeyi bağımsız olarak yapmak

Burada on your own, bağımsız olarak veya konuşanın yönlendirmesine ihtiyaç duymadan anlamına gelir. Nerede olduğunuzu değil, soru üzerinde nasıl düşündüğünüzü anlatır. Kalıp on + iyelik sıfatı + own şeklindedir: on my own, on your own, on her own vb. İyelik biçimi kişiye göre değişir.

Alıştırma

Cümleyi yardım almadan anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: You have enough information to solve the puzzle ____.

Cevabı göster

on your own

but I'll start talking through it just to give a little mental momentum. Notlar

0:40

ancak biraz zihinsel bir ivme kazandırmak adına ben anlatmaya başlayacağım.

Öbek fiiller

talking through it: akıl yürütmeyi adım adım açıklamak

Talking through it, soruyu ve yürütülen mantığı açık bir sırayla sesli biçimde açıklamak demektir. Through, düşünce sürecinin başından bir sonuca doğru ilerlemeyi anlatır; fiziksel olarak bir şeyin içinden geçmekten söz etmez. Buradaki it, daha önce sözü edilen soruyu gösterir. Konuşan kişi, dinleyicinin hiç altyapı bilgisi olmadığı için değil, düşünme sürecinin başlamasına yardım etmek için açıklamaya başlar.

Alıştırma

Hangi cümle Elena’nın akıl yürütmeyi düzenli ve adım adım açıklayacağını gösterir?

  1. Elena will talk about the solution in general.
  2. Elena will mention that a solution exists.
  3. Elena will talk through the solution.
Cevabı göster

Elena will talk through the solution.

Deyimler

give a little mental momentum ifadesinin mecaz anlamı

Give a little mental momentum ifadesinde momentum sözcüğü mecaz olarak kullanılır. Fizikte momentum bir şeyin hareketini sürdürmesiyle ilgilidir; burada ise konuşanın düşünmesini harekete geçiren ve devam etmeyi kolaylaştıran küçük bir başlangıç itişi anlamına gelir. Mental momentum kesin bir fiziksel ölçüm ya da resmî bir psikoloji terimi değildir. Başladıktan sonra düşüncelerin veya eylemin kendi ivmesiyle ilerlemeye başladığı hissini anlatan, anlaşılır ve esnek bir ifadedir.

Alıştırma

Hangi cümlede mental momentum, düşünmeyi veya çalışmayı sürdürmeyi kolaylaştıran ilk itiş anlamında kullanılmıştır?

  1. I outlined two ideas to build some mental momentum before writing the report.
  2. I waited for mental momentum to tell me whether the claim was true.
  3. I calculated the mental momentum of a moving bicycle.
Cevabı göster

I outlined two ideas to build some mental momentum before writing the report.

It's perfectly reasonable to talk about transformations between dimensions Kalıp ifadeler

0:44

Boyutlar arası dönüşümlerden bahsetmek son derece mantıklıdır,

Kalıp ifadeler

It's perfectly reasonable to ... ile bir eylemin tamamen makul olduğunu belirtmek

It's perfectly reasonable to + fiil kalıbı, bir eylemi tamamen mantıklı, kabul edilebilir veya gerekçelendirilebilir olarak değerlendirir. To sonrasındaki mastar değerlendirilen eylemi belirtir; burada bu eylem talk about transformations between dimensions ifadesidir. Bu kalıpta perfectly, reasonable sözcüğünü güçlendirir ve tamamen anlamına gelir; kusursuz bir şekilde anlamına gelmez. Konuşan kişi bu kalıpla dinleyeni rahatlatır veya bir fikrin geçerliliğine ilişkin şüpheyi güçlü biçimde giderir.

Alıştırma

Eylemin mantıklı ve kabul edilebilir olduğunu güçlü biçimde belirten dört sözcüklük tam kalıpla cümleyi tamamlayın: ____ ask for clarification when the instructions are unclear.

Cevabı göster

It's perfectly reasonable to

such as one that takes 2D vectors to 3D vectors.

0:48

örneğin 2 boyutlu vektörleri 3 boyutlu vektörlere götüren bir dönüşüm gibi.

Again, what makes one of these linear is that gridlines remain parallel and evenly spaced Dilbilgisi

0:51

Tekrar edecek olursak, bunlardan birini doğrusal yapan şey, ızgara çizgilerinin paralel ve eşit aralıklı kalması

and that the origin maps to the origin. Kelime

0:57

ve orijinin orijinle eşleşmesidir.

Dilbilgisi

Belirleyici koşul için What makes X Y is that... kalıbı

what makes one of these linear, cümlenin öznesi olarak görev yapan bir isim yan cümlesidir. Buradaki what, “… olmasını sağlayan şey veya koşul” anlamındadır; dolayısıyla bu bir soru değil, bildirimdir. is that, yargıyı tanımlayan gerekçeyi başlatır. Eşgüdümlü iki that yan cümlesi, ızgara çizgileri paralel ve eşit aralıklı kaldığında ve orijin orijine gittiğinde dönüşümün doğrusal olduğunu belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp What makes X Y is that + koşul biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi What makes X Y is that... kalıbıyla tamamlayın: ____ this bottle easy to carry ____ it is light and has a strong handle.

Cevabı göster

What makes · is that

Kelime

origin maps to the origin ifadesinde map to

Matematikte A maps to B, bir işlevin veya dönüşümün A girdisini B çıktısına gönderdiği anlamına gelir. Burada map, “harita çizmek” anlamına gelmez; map to, tanımlı bir eşleşmeyi belirtir. Bu cümlede hem A hem de B orijindir. Çıktı yine orijin olduğu için orijin dönüşüm sırasında hareket etmez ve sabit nokta görevi görür. A maps to B kalıbı başka işlev çıktılarını da anlatabilir.

Alıştırma

“Under the function, 2 maps to 8,” cümlesinde maps to ne anlama gelir?

  1. Bu işlevde 2'nin çıktısı 8'dir.
  2. 2, 8'i gösteren bir harita çizer.
  3. 2 fiziksel olarak 8'e doğru hareket eder.
Cevabı göster

Bu işlevde 2'nin çıktısı 8'dir.

What I have pictured here is the input space on the left, Notlar

1:00

Burada resmettiğim şey soldaki girdi uzayıdır,

Dilbilgisi

What I have pictured here is ... sunum kalıbı

“What I have pictured here”, özne görevi gören bir what yan cümlesidir. “Bu görselde gösterdiğim şey” anlamına gelir. Bu bağlamda pictured, hayal edilen değil, görsel olarak temsil edilen demektir. Bağ fiili is, bu öznenin tamamını onu tanımlayan isim öbeğine bağlar. Bu kalıp, dinleyicinin dikkatini önce bir görsele yöneltir ve ardından görselin neyi gösterdiğini belirtir.

Alıştırma

Şemanın neyi gösterdiğini tanıtan tam kalıpla sunum cümlesini tamamlayın: ____ the route each packet takes.

Cevabı göster

What I have pictured here is

which is just 2D space,

1:02

ki bu sadece 2 boyutlu bir uzaydır,

and the output of the transformation shown on the right.

1:04

ve dönüşümün çıktısı sağda gösterilmektedir.

Kültür

input space ve output of the transformation

Input space, bir dönüşüm uygulanmadan önce değerleri veya vektörleri içeren matematiksel uzaydır. Bu cümlede soldaki iki boyutlu uzaydır. Output of the transformation, kuralın ürettiği ve sağda gösterilen sonuç ya da dönüştürülmüş kümedir. Bu terimler birlikte şemayı başlangıç nesneleri, işlem ve sonuç olarak düzenler. Girdi ve çıktı farklı boyutlardaki uzaylara ait olabilir. Buradaki output, bir görüntüleme aygıtı veya program günlüğü değil, matematiksel bir sonuçtur.

Alıştırma

Matematik açıklamasını iki hedef terimle tamamlayın: The ____ contains vectors before the rule is applied, and the ____ is the result produced by the rule.

Cevabı göster

input space · output of the transformation

The reason I'm not showing the inputs move over to the outputs like I usually do Dilbilgisi

1:07

Girdilerin genellikle yaptığım gibi çıktılara doğru hareket ettiğini göstermememin nedeni

is not just animation laziness.

1:10

sadece animasyon tembelliği değil.

Dilbilgisi

The reason ... is not just ...: tek bir neden açıklamanın tamamı değildir

The reason açıklanması gereken durumu ortaya koyar: The reason ile is arasındaki yan cümlenin tamamı konuşmacının neyi açıkladığını belirtir. is not just, öne sürülen bir nedenin eksik bir açıklama olduğunu söyler; bu neden mutlaka yanlış değildir. Burada animation laziness açıklamanın bir parçası olabilir, ancak bu ifade dinleyiciyi daha önemli başka bir nedene hazırlar.

Alıştırma

Cümleyi The reason ... is not just ... kalıbının iki parçasıyla tamamlayın: ____ we canceled the picnic ____ the rain; the park is also closed.

Cevabı göster

The reason · is not just

It's worth emphasizing that 2D vector inputs are very different animals from these 3D vector outputs Notlar

1:12

2 boyutlu vektör girdilerinin, tamamen ayrı ve bağlantısız bir uzayda yaşayan

Kalıp ifadeler

It's worth emphasizing that ...: önemli bir noktayı belirtmek

It's worth emphasizing that, dinleyiciye sonraki noktanın özellikle dikkat edilmeye değer olduğunu bildirir. Bir açıklama ya da sav içinde bu bilgiyi çevresindeki ayrıntılardan daha önemli hâle getirir. Burada that tam bir yan cümle başlatır. Dil bilgisi yapısı It is worth + -ing biçimindedir; bu yüzden emphasizing bir gerund biçimidir: It's worth emphasizing that ... denir, It's worth to emphasize that ... denmez.

Alıştırma

Hangi cümle özel dikkat gerektiren bir noktayı doğru biçimde tanıtır?

  1. It's worth emphasize that every team needs a backup plan.
  2. It's worth emphasizing that every team needs a backup plan.
  3. It's worth to emphasize that every team needs a backup plan.
Cevabı göster

It's worth emphasizing that every team needs a backup plan.

Deyimler

“very different animals from” benzetmesi

Buradaki very different animals from mecazlı bir ifadedir. 2B girdiler ile 3B çıktıların aynı tür vektör verisi olarak ele alınmaması gerektiğini anlatır: Farklı boyutlardaki uzaylara aittirler ve dönüşümde farklı roller üstlenirler. Genel olarak X is a different animal from Y demek, X ile Y arasındaki farkın yalnızca derece bakımından küçük bir fark olmadığını; tür, yapı veya işleyiş farkı olduğunu belirtir. Animals gerçek hayvanlardan söz etmez ve küçümseme ifade etmez.

Alıştırma

"Managing one shop is a very different animal from running a national chain," cümlesinde a different animal ne anlama gelir?

  1. Görevlerden biri gerçek hayvanları içerir.
  2. Bunlar temelden farklı görev türleridir.
  3. İkinci görev yalnızca biraz daha zordur.
Cevabı göster

Bunlar temelden farklı görev türleridir.

living in a completely separate unconnected space.

1:18

bu 3 boyutlu vektör çıktılarından çok farklı varlıklar olduğunu vurgulamakta fayda var.

Encoding one of these transformations with a matrix is really just the same thing as what we've done before. Kalıp ifadeler

1:21

Bu dönüşümlerden birini bir matrisle kodlamak aslında daha önce yaptığımız şeyle tamamen aynıdır.

Kalıp ifadeler

“Encoding ... with a matrix” yapısı

Encoding one of these transformations with a matrix, dönüşümün etkisini matris biçiminde temsil etmek demektir. Temsil edilen bilgi dönüşümdür; bu bilgiyi kaydetmek için kullanılan gösterim ise matristir. encode A with B yapısı, “A'yı B kullanarak temsil etmek” anlamına gelir. Bu bağlamda encode, matematiksel gösterimi anlatır; gizlilik sağlamayı veya metin karakterlerini kodlamayı anlatmaz.

Alıştırma

“Dönüşü bir matris kullanarak temsil etmek” anlamındaki hedef fiil ve edatla cümleyi tamamlayın: We can ____ the rotation ____ a matrix.

Cevabı göster

encode · with

Kalıp ifadeler

really just the same thing as: özünde eşdeğerlik

Really just the same thing as, yeni bir yöntemi bilinen bir yöntemle özünde eşdeğer olarak sunar. Really konuşanın kesinliğini güçlendirirken just burada “yalnızca” veya “özünde” anlamındadır; “az önce” anlamında değildir. Kalıp be + really just the same thing as + isim veya -ing yan cümlesidir. Yeni bir fikri daha az yabancı gösterir: yüzeydeki ayrıntılar farklı olabilir, ancak temel fikir veya işlem aynı kabul edilir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki tam karşılaştırma kalıbıyla tamamlayın: Learning the new shortcut may look different, but it is ____ using the old command with fewer steps.

Cevabı göster

really just the same thing as

You look at where each basis vector lands Notlar

1:27

Her bir taban vektörünün nereye indiğine bakarsınız

Kelime

where each basis vector lands: her baz vektörünün eşlendiği hedef

where each basis vector lands ifadesindeki lands, bir dönüşümün ürettiği çıktı konumu için kullanılan uzamsal bir benzetmedir. Vektör fiziksel olarak hareket etmez veya yere inmez; ifade, dönüşümün onu nereye gönderdiğini sorar. where yan cümlesinin tamamı incelenecek bilgiyi, yani her baz vektörünün varış noktasını belirtir. Matris gösteriminde bu çıktı vektörleri matrisin sütunları olur.

Alıştırma

“You look at where each basis vector lands” cümlesinde lands ne anlama gelir?

  1. Her vektörün fiziksel olarak yere değdiği yer
  2. Dönüşümün her vektörü gönderdiği yer
  3. Her vektörün ilk oluşturulduğu zaman
Cevabı göster

Dönüşümün her vektörü gönderdiği yer

Kültür

baz vektörü

Bir baz vektörü, seçilmiş bir bazdaki vektörlerden biridir. Baz, konumları ve yönleri koordinatlarla tanımlamak için kullanılan bağımsız vektörler kümesidir. İki boyutlu bir uzayda baz iki vektörden, üç boyutlu bir uzayda ise üç vektörden oluşur. Burada where each basis vector lands, doğrusal dönüşümü her baz vektörüne uygulayıp sonucunun nereye gittiğini kontrol etmek demektir. Bu sonuçlar, dönüşümün herhangi bir vektör üzerinde nasıl etkili olduğunu gösterir.

Alıştırma

Doğrusal cebirde basis vector burada ne anlama gelir?

  1. Her öğrencinin ezberlemesi gereken temel bir bilgi
  2. Bir vektörün hareket etmeyi bıraktığı nokta
  3. Koordinatları tanımlamak için kullanılan seçilmiş bir kümedeki vektörlerden biri
Cevabı göster

Koordinatları tanımlamak için kullanılan seçilmiş bir kümedeki vektörlerden biri

and write the coordinates of the landing spots as the columns of a matrix. Kalıp ifadeler

1:29

ve inilen noktaların koordinatlarını bir matrisin sütunları olarak yazarsınız.

Kalıp ifadeler

… ifadesini bir matrisin sütunları olarak yazmak

write A as B kalıbı, “A’yı B biçiminde göstermek” anlamına gelir. Burada A varış noktalarının koordinatları, B ise bir matrisin sütunlarıdır. Her varış noktasının bir koordinat listesi vardır. Her tam listeyi matrisin bir sütununa yerleştirin; sütunların sırası baz vektörlerinin sırasını izler.

Alıştırma

Yönergeyi “bu biçimde göstermek” anlamına gelen sözcükle tamamlayın: Write the two output vectors ____ the columns of a matrix.

Cevabı göster

as

For example, what you're looking at here is an output of a transformation that takes i-hat

1:33

Örneğin, burada baktığınız şey i-şapkayı

to the coordinates 2 -1 -2

1:38

2 -1 -2 koordinatlarına

and j-hat to the coordinates 0 1 1.

1:42

ve j-şapkayı 0 1 1 koordinatlarına götüren bir dönüşümün çıktısıdır.

Notice, this means the matrix encoding our transformation has three rows and two columns, Anlatım akışı

1:47

Dikkat edin, bu, dönüşümümüzü kodlayan matrisin üç satırı ve iki sütunu olduğu anlamına gelir,

Anlatım akışı

Notice, this means: sonuçtan önce dikkati yönlendirmek

Notice, dinleyiciden yeni önem kazanmış bir gözleme odaklanmasını ister. Burada “bildirim” anlamındaki bir isim değil, emir biçiminde bir söylem işaretidir. This means, bu gözlemden çıkan sonucu sunar. Notice, this means birlikte kullanıldığında açıklama, kanıt veya gözlemlenen bir olgudan çıkarılabilecek sonuca ilerler; this önceki bağlamdaki belirli bir şeye açıkça gönderme yapmalıdır.

Alıştırma

Durum şu: Both teams scored ten points. Sonraki cümlelerden hangisi önce dikkati yönlendirip ardından sonucu belirtir?

  1. Meanwhile, the two totals are equal.
  2. Notice, this means the two totals are equal.
  3. For example, the two totals are equal.
Cevabı göster

Notice, this means the two totals are equal.

which, to use standard terminology, makes it a 3x2 matrix. Notlar

1:53

bu da, standart terminolojiyi kullanırsak, onu 3x2'lik bir matris yapar.

Dilbilgisi

which ... makes it a 3x2 matrix: önceki bir olgudan sınıflandırma yapmak

Virgül ve which, önceki olgunun tamamına, yani matrisin üç satır ve iki sütuna sahip olmasına ilişkin ek bir yorum getirir. Dil bilgisi açısından bu, sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğidir ve which yalnızca columns sözcüğüne gönderme yapmaz. makes it a 3x2 matrix ifadesinde make, “onu öyle sayılır hâle getirmek” veya “öyle sınıflandırmak” anlamına gelir. make + nesne + adlandırma kalıbı bir sonuç ya da sınıflandırma verir: belirtilen boyutlar matrise 3x2 denmesini haklı çıkarır. to use standard terminology ara sözü, 3x2 ifadesinin yerleşik ad olduğunu belirtir.

Alıştırma

'The box is 30 cm long and 20 cm wide, which makes it a 30-by-20 rectangle,' cümlesinde which neye gönderme yapar?

  1. Yalnızca İngilizce 20 cm wide ifadesi
  2. İngilizce rectangle sözcüğü
  3. Kutunun uzunluğu ve genişliği hakkındaki olgunun tamamı
Cevabı göster

Kutunun uzunluğu ve genişliği hakkındaki olgunun tamamı

Kalıp ifadeler

to use standard terminology: teknik bir adı belirtmek

“To use standard terminology” ara sözü, dinleyiciye sıradaki ifadenin o alanda kabul edilen teknik ad olduğunu bildirir. Burada nesneye “a 3x2 matrix” denmesine hazırlık yapar. Bu kalıbı, temel fikri değiştirmeden gündelik bir açıklamadan uzmanlık söz varlığına geçmek için kullanabilirsiniz. “Terminology”, yalnızca sıradan tek bir sözcüğü değil, bir alanda kullanılan terimler bütününü veya sistemini ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi, kabul edilen teknik bir adı bildiren dört sözcüklü ara sözle tamamlayın: A shape with five sides is, ____, a pentagon.

Cevabı göster

to use standard terminology

In the language of last video, Anlatım akışı

1:57

Geçen videonun diliyle ifade edecek olursak,

Anlatım akışı

In the language of...: önceki bir çerçeveyi yeniden kullanmak

Cümle başındaki “In the language of last video” kalıbı, dinleyiciye sıradaki kısmı daha önce oluşturulan kavram ve terimlerle yorumlamasını söyler. Şimdiki örneği sütun uzayı ve rank hakkındaki önceki açıklamaya bağlar. Buradaki “language”, İngilizce veya İspanyolca gibi doğal bir dil değil, kavramsal bir söz varlığı ya da düşünce çerçevesi anlamına gelir. İfade, sıradaki yeniden anlatımda kullanılacak bakış açısını önceden bildirerek bilgiyi düzenler.

Alıştırma

Cümleyi, önceki bir kavram sisteminin yeniden kullanılacağını belirten dört sözcüklü kalıpla tamamlayın: ____ our geometry lesson, the two lines are parallel.

Cevabı göster

In the language of

the column space of this matrix, the place where all the vectors land, Kültür

1:59

bu matrisin sütun uzayı, yani tüm vektörlerin indiği yer,

Kültür

column space: bir matrisin üretebileceği çıktı kümesi

column space, bir matrisin sütunlarının tüm doğrusal birleşimlerinden oluşan kümedir; başka bir deyişle, matrisin üretebileceği tüm çıktı vektörlerini kapsar. Bu cümlede the place where all the vectors land, kavramı görsel ve gündelik bir dille açıklar: gerçek bir yer değil, matrisin tüm olası çıktılarını anlatır.

Alıştırma

Lineer cebirde, bir matrisin üretebileceği tüm çıktıların kümesi onun ____ olarak adlandırılır.

Cevabı göster

column space

is a 2D plane slicing through the origin of 3D space. Kelime

2:03

3 boyutlu uzayın orijinini kesip geçen 2 boyutlu bir düzlemdir.

Kelime

slicing through the origin of 3D space: bir düzlemin orijinden geçmesini anlatmak

slicing through, düz bir şeyin bir noktanın veya bölgenin içinden geçmesini kesme görüntüsüyle anlatır. Burada 2B bir düzlem, 3B koordinat sisteminin merkezindeki sıfır noktası olan orijinden geçer. Düzlem orijini gerçekten parçalara ayırmıyor; through, bu noktadan geçerkenki konum ilişkisini anlatır.

Alıştırma

Düz bir yüzey 3B bir modelin merkez noktasından geçiyor. Yüzeyin merkezi parçalara ayırdığını söylemeden bu ilişkiyi canlı bir görselle anlatan cümle hangisidir?

  1. The plane is slicing through the origin of 3D space.
  2. The plane is slicing into the origin of 3D space.
  3. The plane is slicing around the origin of 3D space.
Cevabı göster

The plane is slicing through the origin of 3D space.

But the matrix is still full rank since the number of dimensions in this column space Kültür

2:07

Ancak bu sütun uzayındaki boyut sayısı,

is the same as the number of dimensions of the input space.

2:12

girdi uzayının boyut sayısıyla aynı olduğu için matris hala tam ranka sahiptir.

Kültür

full rank: tam rank

Doğrusal cebirde full rank (tam rank), bir matrisin rankının boyutlarının izin verdiği en büyük değere ulaştığı anlamına gelir. Rank, matrisin sütun uzayının boyutudur. Burada 3x2 bir matrisin rankı en fazla 2 olabilir. Sütun uzayı iki boyutlu girdi uzayıyla aynı şekilde 2 boyutlu olduğundan matris tam ranklıdır.

Alıştırma

Bir matrisin 3 satırı ve 2 sütunu var. Hangi ifade matrisin full rank olduğunu gösterir?

  1. Diğer matrislerden daha üst sıraya konabilir.
  2. Sütun sayısı satır sayısından az olduğu için rankı 1'dir.
  3. Rankı 2'dir ve bu, boyutları için mümkün olan en büyük değerdir.
  4. Matrisin her elemanı sıfırdan farklıdır.
Cevabı göster

Rankı 2'dir ve bu, boyutları için mümkün olan en büyük değerdir.

So, if you see a 3x2 matrix out in the wild, Notlar

2:17

Yani, doğal ortamında bir 3x2 matris görürseniz,

Deyimler

out in the wild: kontrollü örneklerin dışında

Burada out in the wild, kontrollü bir dersin, gösterimin veya testin dışında, yani gerçek materyallerde ya da gerçek kullanım sırasında karşılaşmak anlamına gelir. Matris açık havada değildir; ifade mecazidir. Teknik konuşmalarda bu deyim, düzenli alıştırma örnekleri ile başka yerlerde karşılaşabileceğiniz gerçek örnekler arasında hafif ve gündelik bir karşıtlık kurar.

Alıştırma

Bir programcı şöyle diyor: "The bug never appeared in testing, but users found it ___." Hangi seçenek “gerçek kullanım sırasında” anlamına gelir?

  1. among wild animals
  2. out in the wild
  3. under the open sky
Cevabı göster

out in the wild

you can know that it has the geometric interpretation of mapping two dimensions to three dimensions.

2:20

bunun iki boyutu üç boyuta eşlemek gibi geometrik bir yoruma sahip olduğunu bilebilirsiniz.

Dilbilgisi

If you see X, you can know that Y: X'i görürseniz Y'yi anlayabilirsiniz

If yan cümlesi gözlemlenebilen bir şeyi belirtir: if you see a 3x2 matrix. Ana cümle ise bu gözlemin desteklediği sonucu verir: you can know that bu matris iki boyutlu girdileri üç boyutlu çıktılara eşler. Burada can know, ileride bir beceri kazanacağınız anlamına gelmez. Matrisin görünür biçiminin sonuca ulaşmak için yeterli bilgi sağladığını anlatır. If you see X, you can know that Y kalıbı, tanıma kurallarını ve ipuçlarını açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi If you see X, you can know that Y kalıbıyla tamamlayın: ____ that all three sides of a triangle are marked equal, ____ it is equilateral.

Cevabı göster

If you see · you can know that

Since the two columns indicate that the input space has two basis vectors

2:25

Çünkü iki sütun, girdi uzayının iki taban vektörüne sahip olduğunu belirtir

and the three rows indicate that the landing spots for each of those basis vectors

2:29

ve üç satır, bu taban vektörlerinin her birinin inme noktalarının

is described with three separate coordinates.

2:34

üç ayrı koordinatla tanımlandığını gösterir.

Likewise, if you see a 2x3 matrix with two rows and three columns,

2:37

Aynı şekilde, iki satırlı ve üç sütunlu 2x3'lük bir matris görürseniz,

what do you think that means?

2:42

sizce bu ne anlama gelir?

Well, the three columns indicate that you're starting in a space that has three basis vectors,

2:43

Şöyle ki, üç sütun, üç taban vektörü olan bir uzaydan başladığınızı gösterir,

so we're starting in three dimensions.

2:48

bu yüzden üç boyuttan başlıyoruz.

And the two rows indicate that the landing spot for each of those three basis vectors

2:50

Ve iki satır, bu üç taban vektörünün her biri için inme noktasının

is described with only two coordinates,

2:55

sadece iki koordinatla tanımlandığını belirtir,

so they must be landing in two dimensions. Dilbilgisi

2:57

bu yüzden iki boyuta iniyor olmaları gerekir.

Dilbilgisi

must be landing: kanıta dayalı güçlü bir çıkarım

Must be + -ing alan fiil, kanıta dayanarak devam eden bir durum veya tekrarlanan bir düzen hakkında güçlü bir sonuç bildirir. Emir vermez. Bu cümlede her sonucun yalnızca iki koordinata sahip olması kanıttır. Landing, eşleme altındaki çıktıların sonunda nereye vardığını anlatan bir mecazdır; bu nedenle must be landing, çıktıların ancak iki boyuta varıyor olabileceği anlamına gelir.

Alıştırma

Sam kapının yanında ıslak şemsiyeler görüyor. Hangi cümle şu anda olanlar hakkında kanıta dayalı güçlü bir sonuç ifade eder?

  1. It may be raining outside.
  2. It must rain outside.
  3. It must be raining outside.
Cevabı göster

It must be raining outside.

So, it's a transformation from 3D space onto the 2D plane. Kültür

3:00

Dolayısıyla bu, 3 boyutlu uzaydan 2 boyutlu düzleme doğru bir dönüşümdür.

Kültür

from 3D space onto the 2D plane: 3B uzaydan 2B düzleme

from A onto B kalıbı dönüşümün yönünü belirtir. A girdi uzayıdır; B ise sonuçların ulaştığı hedef uzaydır. Burada girdiler 3B uzaydan gelir, çıktılar da 2B düzlemde yer alır. Onto, bir hedefe doğru hareket edip onun üzerine varma fikri verir: dönüşüm bir uzaydan aldığı şeyin sonucunu hedef düzleme yerleştirir. Bu, düzlemin fiziksel olarak başka bir nesnenin üzerinde olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Eşleme açıklamasını from ... onto ... ile tamamlayın: The projection sends points ____ the globe ____ a flat map.

Cevabı göster

from · onto

A transformation that should feel very uncomfortable if you imagine going through it. Deyimler

3:05

İçinden geçtiğinizi hayal ederseniz sizi çok rahatsız hissettirecek bir dönüşüm.

Deyimler

should feel ... if you imagine going through it: içinden geçtiğinizi hayal ettiğinizde oluşan his

Bu cümlede should feel, ‘öyle hissettirmesi beklenir’ anlamındadır; birinin ‘öyle hissetmesi gerekir’ biçiminde bir zorunluluk anlatmaz. if yan cümlesi, dönüşüme kendiniz maruz kaldığınızı hayal etmenizi ister. Going through it bilinçli olarak fiziksel bir görüntü oluşturur: 3B bir nesneyi 2B hâle getiren bir süreçten geçtiğinizi hayal edin. Konuşmacı, bu imkânsız bedensel deneyimi kullanarak soyut sıkıştırmayı canlı ve mizahi biçimde rahatsız edici kılar. Burada go through something ifadesinin ‘zor bir dönem yaşamak’ şeklindeki genel deyim anlamı kullanılmaz.

Alıştırma

Konuşmacı 'if you imagine going through it' ifadesiyle ne yapıyor?

  1. Dönüşümlerin nasıl davranması gerektiğine dair resmî bir kural vermek
  2. go through it ifadesini yalnızca zor bir dönemi atlatmak anlamında kullanmak
  3. Gerçek hayatta dönüşüme uğramanızı tavsiye etmek
  4. Etkisinin fiziksel hissedilmesi için dönüşümü yaşadığınızı hayal etmeye davet etmek
Cevabı göster

Etkisinin fiziksel hissedilmesi için dönüşümü yaşadığınızı hayal etmeye davet etmek

You could also have a transformation from two dimensions to one dimension.

3:13

Ayrıca iki boyuttan tek boyuta doğru bir dönüşümünüz de olabilir.

One-dimensional space is really just the number line, Kültür

3:17

Tek boyutlu uzay aslında sadece sayı doğrusudur,

Kültür

the number line: tek boyutlu uzayın modeli olan sayı doğrusu

Matematikte sayı doğrusu, noktaları gerçek sayıları sırasıyla temsil eden düz bir çizgidir. Üzerindeki her nokta bir gerçek sayıya karşılık gelir. Sayı doğrusu tek boyutlu uzayı modeller; çünkü bir konumu belirlemek için tek bir koordinat yeterlidir. Bu cümlede bu bilgi, dönüşümün neden yalnızca bir sayı üretebildiğini anlamaya yardımcı olur.

Alıştırma

Noktaları sayıları temsil eden düz bir çizgi için kullanılan standart matematik terimiyle cümleyi tamamlayın: Mark 4 on ____.

Cevabı göster

the number line

so a transformation like this takes in 2D vectors and spits out numbers. Öbek fiiller

3:20

bu nedenle böyle bir dönüşüm 2 boyutlu vektörleri alır ve dışarı sayılar tükürür.

Öbek fiiller

Girdi ve çıktıyı anlatan takes in ... spits out

Burada takes in “girdi olarak kabul eder”, spits out ise “çıktı olarak üretir” demektir. Birlikte, bir süreci makineymiş gibi anlatırlar: bir şey içeri girer, süreç işler ve bir sonuç çıkar. Dönüşüm gerçekten bir şeyi içine alıp tükürmez. Bir 2B vektörü alıp bir sayıya eşler; bu canlı fiiller soyut girdi-çıktı ilişkisini gözde canlandırmayı kolaylaştırır.

Alıştırma

Cümleyi takes in ve spits out ile tamamlayın: This tool ____ two dates and ____ the number of days between them.

Cevabı göster

takes in · spits out

Thinking about grid lines remaining parallel and evenly spaced is a little bit messy due to all of the squishification happening here. Kelime

3:25

Izgara çizgilerinin paralel ve eşit aralıklı kaldığını düşünmek, burada meydana gelen tüm sıkışma nedeniyle biraz kafa karıştırıcıdır.

Kelime

Eğlenceli türetme squishification

Squishification, squish ile isim türeten -ification kalıbından oluşturulmuş eğlenceli bir sözcüktür. Burada ızgaranın iki boyuttan tek boyutlu bir sayı doğrusuna sıkıştırılmasını canlandırır. Yerleşmiş bir matematik terimi değildir. Bu uydurma biçim, soyut bir sıkıştırmayı fiziksel ve komik bir hareket gibi gösterir. Böyle bir sözcükle karşılaştığınızda resmî bir sözlük tanımı olduğunu varsaymak yerine tanıdık kökü, ekleri ve bağlamı kullanarak amaçlanan anlamı çıkarın.

Alıştırma

Resmî bir matematik makalesinde eğlenceli squishification sözcüğünün yerine en uygun seçenek hangisidir?

  1. eğlenceli bir süsleme türü
  2. daha düşük boyutlu bir uzaya sıkıştırma
  3. ızgaradaki bir hata
Cevabı göster

daha düşük boyutlu bir uzaya sıkıştırma

So, in this case,

3:32

Yani bu durumda,

the visual understanding for what linearity means is that if you have a line of evenly spaced dots, Dilbilgisi

3:33

doğrusallığın ne anlama geldiğine dair görsel anlayış, eğer eşit aralıklı noktalardan oluşan bir çizginiz varsa,

it would remain evenly spaced once they're mapped onto the number line.

3:39

sayı doğrusu üzerine eşlendiklerinde de eşit aralıklı kalacaklarıdır.

Dilbilgisi

if ... would remain ... once ... yapısı

if yan cümlesi hayalî bir durum kurar: aralarında eşit boşluklar bulunan bir nokta dizisi vardır. Ana cümle, bu durumda öngörülen sonucu vermek için would remain kullanır; buradaki would, geçmişten bakılan geleceği değil, varsayımsal bir modeli belirtir. once yan cümlesi sonucun kontrol edildiği sonraki aşamayı ekler: noktalar sayı doğrusuna eşlendikten sonra aralıkları hâlâ eşittir. They, dots sözcüğünü gösterir. Bu kalıp, bir özelliğin işlemden sonra korunduğunu açıklamak için kullanışlıdır: if [başlangıç koşulu], [özellik] would remain once [işlem tamamlandı].

Alıştırma

Bir özelliğin işlemden sonra korunduğunu anlatmak için if ... would remain ... once ... yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. If two measurements are equal, they would become different once both are converted by the same scale factor.
  2. Once two measurements are equal, they would remain equal if only one is doubled.
  3. If two measurements are equal, they would remain equal once both are converted by the same scale factor.
Cevabı göster

If two measurements are equal, they would remain equal once both are converted by the same scale factor.

One of these transformations is encoded with a 1x2 matrix,

3:43

Bu dönüşümlerden biri, 1x2'lik bir matrisle kodlanır

each of whose two columns has just a single entry. Notlar

3:47

ve iki sütunundan her biri yalnızca tek bir girdi içerir.

Dilbilgisi

each of whose two columns has yapısında uyum

each of whose + çoğul isim kalıbı, daha önce geçen bir isme ait parçalar hakkında bilgi ekler. Burada whose, iki sütunu matrise bağlar; each of ise “iki sütunun her biri” anlamına gelir. Öznenin temel sözcüğü each olduğu için fiil tekil olur: has. Yakındaki çoğul isim columns, özne-fiil uyumunu belirlemez.

Alıştırma

İngilizce cümle için doğru fiili seçin: The device, each of whose four buttons ___ a different function, is easy to use.

  1. have
  2. has
Cevabı göster

has

Kelime

Matris dilinde a single entry

Matris dilinde entry, belirli bir satır ve sütunun kesişimindeki bir değerdir. Bu matrisin yalnızca bir satırı olduğu için her sütununda bir entry bulunur. Burada single, “tam olarak bir tane” anlamına gelir. Entry sayısını belirtir; bir kişinin ilişki durumunu veya entry sözcüğünün gündelik bir anlamını anlatmaz.

Alıştırma

Matris dilinde “Each column has a single entry” İngilizce cümlesi ne anlama gelir?

  1. Her sütun içeri girmenin bir yolunu belirtir.
  2. Her sütun tam olarak bir matris değeri içerir.
  3. Her sütun bir sözlük tanımı içerir.
Cevabı göster

Her sütun tam olarak bir matris değeri içerir.

The two columns represent where the basis vectors land,

3:50

İki sütun, taban vektörlerinin nereye indiğini temsil eder

and each one of those columns requires just one number,

3:53

ve o sütunların her birinin sadece bir sayıya ihtiyacı vardır,

the number that that basis vector landed on.

3:56

o taban vektörünün üzerine indiği sayı.

This is actually a surprisingly meaningful type of transformation with close ties to the dot product, Kalıp ifadeler

3:59

Bu aslında nokta çarpımla yakın bağları olan şaşırtıcı derecede anlamlı bir dönüşüm türüdür

Kalıp ifadeler

with close ties to: güçlü bir bağlantıyı ifade etmek

Bu cümlede with close ties to, “ile güçlü bir bağlantısı olan” anlamına gelir. Dönüşümün nokta çarpımıyla yakından ilişkili olduğunu belirtir. Bu ifade, iki fikrin aynı olduğunu veya birinin diğerine neden olduğunu söylemez. with close ties to + isim yapısı; kavramlar, gruplar veya kurumlar arasındaki güçlü bağlantıyı göstermek için kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “ile güçlü bir bağlantısı olan” anlamındaki dört sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: This is a new approach ____ earlier research.

Cevabı göster

with close ties to

and I'll be talking about that next video.

4:04

ve bir sonraki videoda bundan bahsedeceğim.

Until then, I encourage you to play around with this idea on your own, Notlar

4:06

O zamana kadar, sizi kendi başınıza bu fikirle oynamaya,

Ton ve niyet

I encourage you to: destekleyici tavsiye vermek

I encourage you to, konuşanın olumlu biçimde önerdiği bir eylemi sunar. Burada konuşan, izleyicinin fikri kendi başına keşfetmesini destekler; bu bir emir değildir. Yapı I encourage + kişi + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Eylemi açıkça belirtirken genellikle dinleyiciye karar verme özgürlüğü bırakır.

Alıştırma

Hangi cümle dinleyiciye seçim özgürlüğü bırakırken destekleyici bir tavsiyeyi en iyi şekilde verir?

  1. I encourage you to try the practice problem.
  2. You must finish this before lunch.
  3. I require you to submit the form today.
Cevabı göster

I encourage you to try the practice problem.

Öbek fiiller

play around with this idea: karar vermeden önce denemek

Bu cümlede play around with this idea, farklı biçimler deneyerek veya ne olduğunu gözlemleyerek fikri özgürce keşfetmek anlamına gelir. Fikre bir oyuncak gibi davranmak anlamına gelmez. play around with + isim yapısı, son yöntem veya cevap seçilmeden önce rahat ve düşük baskılı bir deneme sürecini anlatır. Fikirler, tasarımlar, ayarlar, araçlar ve olası çözümlerle doğal biçimde kullanılır.

Alıştırma

Bir tasarımcı, 'Let's play around with this layout before we decide.' diyor. Burada play around with ne anlama geliyor?

  1. Olasılıkları keşfetmek için yerleşim üzerinde özgürce farklı denemeler yapmak.
  2. Yerleşimi resmî bir süreç kullanarak hemen tamamlamak.
  3. Yerleşime bir oyuncak gibi davranmak.
Cevabı göster

Olasılıkları keşfetmek için yerleşim üzerinde özgürce farklı denemeler yapmak.

contemplating the meanings of things like matrix multiplication and linear systems of equations

4:09

farklı boyutlar arasındaki dönüşümler bağlamında

in the context of transformations between different dimensions. Kalıp ifadeler

4:14

matris çarpımı ve doğrusal denklem sistemleri gibi şeylerin anlamlarını derinlemesine düşünmeye teşvik ediyorum.

Kalıp ifadeler

in the context of: yorumlama çerçevesini belirtmek

In the context of, bir kavramı anlamak için kullanılan durumu veya çerçeveyi tanıtır. Burada farklı boyutlar arasındaki dönüşümler, matematiksel fikirler üzerine düşünmek için bir çerçeve sağlar. Yapı in the context of + isim öbeği şeklindedir. Bir ifadenin kapsamını daraltır: söylenen şey tüm olası durumlar için değil, o alan veya durum içinde geçerlidir.

Alıştırma

'The rule makes sense in the context of this game,' cümlesinde in the context of ne işe yarıyor?

  1. Oyunla ilgisi olmayan başka bir örnek sunar.
  2. İfadeyi bu oyunun durumu veya çerçevesiyle sınırlar.
  3. Kuralın fiziksel olarak oyunun içinde olduğunu söyler.
Cevabı göster

İfadeyi bu oyunun durumu veya çerçevesiyle sınırlar.

Have fun.

4:18

İyi eğlenceler.