Karınca kolonisinin içi - Deborah M. Gordon: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
688 kelime 163 kel/dk

Video Özeti: Video, karınca kolonilerinin merkezi bir planlama olmadan üremeyi, iş bölümünü, alan taramasını ve besin toplamayı nasıl koordine ettiğini; basit yerel etkileşimlerinin bilgisayarlı optimizasyona ve kolektif robot teknolojilerine nasıl ilham verdiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce Öğrenme Noktaları: 1. using pheromones to guide each other to a breeding ground. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: pheromones sözcüğünü kimyasal sinyaller, breeding ground ifadesini çiftleşme alanı olarak anlayarak böceklerin yön bulma ve üremeyi koordine etme biçimini bilimsel bir bağlamda anlatabilirsiniz. 2. by changing their movement patterns based on individual interactions. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: by yapısının yöntemi, based on ifadesinin ise yönteme yön veren bilgiyi sunduğunu ayırt ederek bir stratejinin yerel geri bildirime göre nasıl değiştirildiğini açıklayabilirsiniz. 3. the famous traveling salesman problem, — Kültür, Medya ve Gerçek Dünya Bağlamı: Bunu bir satış görevlisinin gerçek hikâyesi değil, verimli rota bulmaya yönelik klasik bir optimizasyon problemi olarak tanıyabilir ve karınca davranışının hesaplamalı modellerle bağlantısını anlayabilirsiniz.

Bu derste

Think about all the things that need to happen for a human settlement to thrive. Dilbilgisi

0:06

Bir insan yerleşiminin gelişmesi için gerçekleşmesi gereken onca şeyi bir düşünün.

Dilbilgisi

need to happen ... for X to thrive: gerekli koşulları bir sonuca bağlamak

Burada need to happen, önceki all the things ifadesini açıklar: bazı olayların ya da koşulların gerçekleşmesi gerekir. İnsan yerleşiminin bu olayları gerçekleştiren taraf olduğu anlamına gelmez. for a human settlement to thrive bölümü, bu koşulların mümkün kıldığı sonucu belirtir. for + isim + to + fiil yapısında isim, fiilin mantıksal öznesidir; gelişip serpilen şey yerleşimdir. Genel olarak things need to happen for X to do Y, gerekli koşulları amaçlanan sonuca bağlar.

Alıştırma

Hangi cümle gerekli koşulları, onların mümkün kıldığı sonuca doğru biçimde bağlıyor?

  1. Several changes happened because the town became safer.
  2. The town might become safer without any changes.
  3. Several changes need to happen for the town to become safer.
Cevabı göster

Several changes need to happen for the town to become safer.

Obtaining food,

0:11

Yiyecek elde etmek,

building shelter,

0:13

barınak inşa etmek,

raising children,

0:14

çocuk yetiştirmek

and more.

0:15

ve çok daha fazlası.

There needs to be a way to divide resources, Notlar

0:16

Kaynakları bölmek,

Dilbilgisi

There needs to be a way to...: bir yöntemin var olması gerektiğini söylemek

There needs to be a way to... bir yöntemin var olması gerektiğini anlatır. Bir görev, sistem veya sorun bir yöntem ya da mekanizma gerektirdiğinde kullanılabilir. Burada there, varlık bildiren bir cümleyi başlatır; bir yeri göstermez. be sonrasındaki isim öbeği fiilin biçimini belirler, bu nedenle tekil a way ile needs kullanılır. Ardından gelen to + fiil, yöntemin amacını açıklar: a way to divide resources.

Alıştırma

Cümleyi “bir yöntem var olmalı” anlamına gelen tam kalıpla tamamlayın: ____ report damaged equipment safely.

Cevabı göster

There needs to be a way to

organize major efforts,

0:18

büyük çaplı çabaları organize etmek

and distribute labor efficiently.

0:20

ve işgücünü verimli bir şekilde dağıtmak için bir yol olmalıdır.

Kalıp ifadeler

divide resources ... distribute labor efficiently ifadesinin paralel bir listede kullanımı

Divide resources, organize major efforts ve distribute labor efficiently, üç paralel fiil ve nesne birimidir. Bir grubun yapması gereken üç şeyi belirtirler: sahip olduklarını paylaştırmak, büyük ölçekli ortak çalışmaları koordine etmek ve insanları ya da işi ihtiyaç duyulan yerlere atamak. Burada labor, mevcut iş gücü veya emek girdisi anlamına gelir. Üç fiil de yalın hâldedir ve a way to ... yapısındaki to ögesini paylaşır; bu nedenle liste ayrı işlevleri aynı dil bilgisel düzeyde sunar. Efficiently en doğrudan distribute fiilini niteler ve iş gücünün ne kadar verimli dağıtıldığını vurgular.

Alıştırma

Koordinasyon çalışmasını anlatmak için açık bir paralel fiil ve nesne listesi kullanan cümle hangisidir?

  1. The coordinator divided the resources, organized, and distributed labor efficiently to the rescue effort.
  2. The coordinator divided resources, organized the rescue effort, and distributed labor efficiently.
  3. The coordinator divided the resources, organizing the rescue effort, and labor was distributed efficiently.
Cevabı göster

The coordinator divided resources, organized the rescue effort, and distributed labor efficiently.

Now imagine having to do this without any sort of planning or higher-level communication. Notlar

0:23

Şimdi bunu herhangi bir planlama veya üst düzey iletişim olmadan yapmak zorunda olduğunuzu hayal edin.

Dilbilgisi

imagine having to do this: bir zorunluluğu hayal etmek

Imagine having to do this, “bunu yapmak zorunda olma durumunu zihninde canlandırmak” anlamına gelir. İngilizcede imagine sonrasında yaygın olarak -ing biçimi kullanılır; bu nedenle having hayal edilen durumu başlatır, have to ise zorunluluk anlamını ekler. Bu cümlede this, daha önce sözü edilen organizasyon işini belirtir. Konuşan kişiler, dinleyicileri varsayımsal bir deneyimin içine çekmek için sık sık imagine + -ing kullanır. Hayal edilen deneyim bir zorunluluk içeriyorsa imagine having to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Örneğin: Imagine having to wait all night. Bu yapıda imagine to do kullanmayın.

Alıştırma

Cümleyi imagine + having to kalıbını ve give fiilini tam olarak kullanarak tamamlayın: ____ the presentation without any notes.

Cevabı göster

Imagine having to give

Kalıp ifadeler

without any sort of ...: Tamamen yokluğu vurgulama

without any sort of + isim, söz konusu şeyin hiçbir biçiminin bulunmadığını anlatır. Burada without ifadesini güçlendirir: iş, hiçbir planlama ve üst düzey iletişim olmadan yapılır. Bu olumsuz yapıda any sort of, yokluğun kapsamını genişletir; planlama türlerini gerçekten sınıflandırmaz. planning ile higher-level communication, without sonrasında or ile bağlandığı için ikisi de yok olarak sunulur.

Alıştırma

Hangi cümle, organizatörlerin hiçbir tür dış destek almadığını en güçlü şekilde ifade eder?

  1. They organized the event without any sort of outside support.
  2. They organized the event with some outside support.
  3. They organized the event without outside support.
Cevabı göster

They organized the event without any sort of outside support.

Welcome to the ant colony. Anlatım akışı

0:28

Karınca kolonisine hoş geldiniz.

Anlatım akışı

Welcome to the ant colony.: Konuyu açıklayan bir geçiş

Burada Welcome to the ant colony., bir ziyaretçiyi karşılamaktan daha fazlasını yapar. Hemen önce anlatılan hayalî toplumun bir karınca kolonisi olduğunu açıklar. Konuşmacı, bir hazırlığın ardından Welcome to + isim grubu yapısını kullanarak ilgi çekici bir betimlemeden asıl konuya geçebilir. Bu geçiş, “şimdiye kadar anlatılan şey işte bu” etkisi yaratır.

Alıştırma

Bu bölümde Welcome to the ant colony. cümlesinin temel görevi nedir?

  1. Vedalaşarak konuyu bitirir.
  2. Dinleyicileri kelimenin gerçek anlamıyla bir karınca kolonisinde yaşamaya davet eder.
  3. Hayalî bir hazırlıktan sonra asıl konuyu açıklar.
Cevabı göster

Hayalî bir hazırlıktan sonra asıl konuyu açıklar.

Ants have some of the most complex social organization in the animal kingdom, Dilbilgisi

0:30

Karıncalar, hayvanlar alemindeki en karmaşık sosyal organizasyonlardan bazılarına sahiptir;

Dilbilgisi

some of the most ... in the animal kingdom: hayvanlar âlemindeki en ... örneklerden bazıları

some of the most + sıfat + isim kalıbı, bir şeyi belirli bir niteliğin en yüksek derecede görüldüğü grubun içine yerleştirir. Burada karıncaların sosyal örgütlenmesi en karmaşık sosyal örgütlenme biçimleri arasında gösterilir; some of, tek başına birinciliği değil, en üst gruba ait olmayı belirtir. in the animal kingdom ifadesi karşılaştırmanın kapsamını belirler. Bu kalıp, sıra dışı bir örneği öne çıkarırken the most kadar kesin bir iddiada bulunmamayı sağlar.

Alıştırma

some of the most complex social organization in the animal kingdom burada ne anlama geliyor?

  1. Karıncaların sosyal örgütlenmesi, hayvanlar âlemindeki tek ve en karmaşık sistemdir.
  2. Karıncaların sosyal örgütlenmesi, hayvanlar âleminde bulunan en karmaşık örgütlenmeler arasındadır.
  3. Yalnızca bazı karıncalar herhangi bir sosyal örgütlenmeye sahiptir.
Cevabı göster

Karıncaların sosyal örgütlenmesi, hayvanlar âleminde bulunan en karmaşık örgütlenmeler arasındadır.

living in structured colonies containing different types of members Kalıp ifadeler

0:35

farklı türdeki üyeleri barındıran yapılı kolonilerde yaşarlar

who perform specific roles. Kalıp ifadeler

0:38

ve her biri belirli rolleri yerine getirir.

Kalıp ifadeler

living in structured colonies: düzenli kolonilerde yaşamak

Living in structured colonies, karıncaların nasıl yaşadığına ilişkin bilgi ekleyen bir şimdiki zaman ortacı öbeğidir. Structured colony yalnızca fiziksel bir şekli olan grup değildir; istikrarlı üye türlerine ve farklı rollere sahip, örgütlü bir biyolojik topluluktur. Bu öbek, grup yaşamında belirgin bir iç düzen ve iş bölümü bulunan hayvanları veya böcekleri tanımlayabilir.

Alıştırma

Örgütlü hayvan topluluklarında yaşamayı anlatmak için cümleyi vurgulanan öbeğin aynısıyla tamamlayın: Bees are social insects ____ with clear divisions of labor.

Cevabı göster

living in structured colonies

Kalıp ifadeler

perform specific roles: belirli görevleri yerine getirmek

Burada perform specific roles, “bir grup içinde belirli işlevleri yerine getirmek” anlamına gelir. Perform, seyirciyi eğlendirmek değil, sorumlulukları yerine getirmek demektir; roles ise farklı üyelere verilen işlevlerdir. Bu ifade kuruluşları, ekipleri ve biyolojik sistemleri anlatan resmî açıklamalarda yaygındır. Her üye türünün grubun işinin farklı bir bölümüne katkı sağladığını vurgular.

Alıştırma

Örnekte perform specific roles ne anlama geliyor?

  1. koloni içinde belirli işlevleri yerine getirmek
  2. bir gösteriyle diğer üyeleri eğlendirmek
  3. hangi üyelerin koloniye girebileceğine karar vermek
Cevabı göster

koloni içinde belirli işlevleri yerine getirmek

But although this may sound similar to some human societies, Anlatım akışı

0:41

Ancak bu bazı insan toplumlarına benzer gibi gelse de,

Anlatım akışı

although this may sound similar to...: karşılaştırmadan önce görünürdeki benzerliği kabul etmek

Bu cümlede although this may sound similar to... önce görünürdeki bir benzerliği kabul eder; böylece ardından gelen ana cümle daha önemli bir farkı açıklayabilir. Bilgiyi “neden böyle bir karşılaştırma yapabileceğini anlıyorum, ancak bu karşılaştırmanın sınırları var” şeklinde düzenler. May ve sound ifadeyi temkinli hâle getirir: açıklama benzer bir izlenim yaratır, fakat iki şeyin gerçekte aynı olduğunu söylemez.

Alıştırma

Although this may sound similar to... açıklayıcı yazılarda genellikle ne yapar?

  1. İki şeyin tamamen aynı şekilde işlediğini kanıtlar.
  2. Benzerliğin nedenini açıklar.
  3. Bir farkı açıklamadan önce görünürdeki benzerliği kabul eder.
Cevabı göster

Bir farkı açıklamadan önce görünürdeki benzerliği kabul eder.

this organization doesn't arise from any higher-level decisions, Kalıp ifadeler

0:44

bu organizasyon herhangi bir üst düzey karardan kaynaklanmaz,

Kalıp ifadeler

doesn't arise from any higher-level decisions: üst düzey kararlardan kaynaklanmamak

Arise from, “bir şeyden kaynaklanmak” veya “kökenini bir şeyden almak” demektir. Burada doesn't arise from, daha üst düzey kararların bu örgütlenmenin kaynağı olduğunu reddeder. Sonuç arise from ifadesinden önce, neden veya kaynak ise from sözcüğünden sonra gelir. Bu cümlede arise, “ayağa kalkmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Vurgulanan ifadeyi geniş zamanda kullanarak cümleyi tamamlayın: Many classroom misunderstandings ____ unclear instructions.

Cevabı göster

arise from

but is part of a biologically programmed cycle. Kelime

0:48

biyolojik olarak programlanmış bir döngünün parçasıdır.

Kelime

is part of a biologically programmed cycle: biyolojik olarak programlanmış bir döngünün parçasıdır

Is part of, davranışı ayrı bir olay olarak ele almak yerine daha büyük bir sürecin içine yerleştirir. Bu cümlede örgütlenme, tekrarlanan bir biyolojik döngüye aittir. Biologically programmed, kalıtsal eğilimler ve gelişim zamanlaması gibi biyolojik mekanizmalar tarafından önceden biçimlendirilmiş olmak demektir. Burada programmed mecazidir; birinin bilgisayar kodu yazdığı veya her hareketi bilinçli olarak planladığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Vurgulanan ifade bu cümlede ne anlama gelir? The insect's change into an adult is part of a biologically programmed cycle.

  1. Bir grup liderinin seçtiği tek seferlik bir plandır.
  2. Böcek için hazırlanmış bir bilgisayar dersidir.
  3. Biyolojik mekanizmaların yönlendirdiği, tekrarlanan bir sürece aittir.
Cevabı göster

Biyolojik mekanizmaların yönlendirdiği, tekrarlanan bir sürece aittir.

In many species,

0:51

Birçok türde,

all the winged males and winged virgin queens from all the nearby colonies in the population Kelime

0:53

popülasyondaki yakın tüm kolonilerden gelen kanatlı erkekler ile kanatlı bakire kraliçelerin tümü,

Kelime

Karınca biyolojisinde winged males ve winged virgin queens

Karınca biyolojisinde winged males, kanatlı erkek üreme karıncalarıdır; winged virgin queens ise kanatlı ve henüz çiftleşmemiş dişi üreme karıncalarıdır. Bu niteleyiciler yalnızca görünüşü değil, karıncaların üremedeki rollerini belirtir. Burada virgin çiftleşme durumunu, queens ise koloninin üreyen dişilerini belirtir. Bu ifade, insanlara ait toplumsal bir unvan değil, teknik bir biyoloji tanımıdır.

Alıştırma

Karıncaların çiftleşme uçuşu anlatılırken winged virgin queens ne anlama gelir?

  1. Kanat takan insan kraliçeler
  2. Daha önce çiftleşmiş genç işçi karıncalar
  3. Kanatlı ve henüz çiftleşmemiş dişi üreme karıncaları
Cevabı göster

Kanatlı ve henüz çiftleşmemiş dişi üreme karıncaları

each leave from their different nests Dilbilgisi

0:59

kendi farklı yuvalarından ayrılırlar

and meet at a central place to mate,

1:01

ve çiftleşmek için merkezi bir yerde buluşurlar;

Dilbilgisi

Çoğul özne + each + leave ... and meet ...

Each, karıncalar gibi çoğul bir özneden sonra geldiğinde eylemi grubun ayrı ayrı üyelerine dağıtır: farklı yuvalardan ayrı ayrı çıkarlar, sonra aynı yerde buluşurlar. Bu, olayın yalnızca bir kez gerçekleştiği anlamına gelmez. Asıl dil bilgisel özne çoğul olduğu için bağlı fiiller leaves ve meets değil, leave ve meet olur. To mate amaç bildiren bir mastardır; neden buluştuklarını açıklar.

Alıştırma

Hangi cümlede each çoğul özneden sonra doğru biçimde kullanılarak ayrı başlangıçlar ve ardından ortak bir buluşma anlatılır?

  1. Each the runners leave from a different starting point and meet at the finish line.
  2. The runners each leave from a different starting point and meet at the finish line.
  3. The runners each leaves from a different starting point and meets at the finish line.
Cevabı göster

The runners each leave from a different starting point and meet at the finish line.

using pheromones to guide each other to a breeding ground. Kelime

1:03

birbirlerini bir üreme alanına yönlendirmek için feromonlar kullanırlar.

Kelime

using pheromones ... to a breeding ground: feromonlarla üreme alanına yönelmek

using pheromones biçimindeki -ing grubu, böceklerin birbirlerini hangi yöntemle yönlendirdiğini gösterir. Pheromones, bir canlının salgıladığı ve aynı türün diğer üyelerinin davranışını etkileyebilen kimyasal sinyallerdir. Breeding ground, hayvanların çiftleşmek veya üremek için toplandığı yerdir. Buradaki guide each other, sözlü talimatları ya da bilinçli bir lideri anlatmaz; böcekler birbirlerinin kimyasal sinyallerine tepki vererek aynı yere doğru hareket eder.

Alıştırma

Vurgulanan bölüm bu bilimsel bağlamda ne anlama geliyor?

  1. Böcekler bir liderin sözlü talimatlarını alıp yuvalarına döner.
  2. Böcekler kimyasal sinyallerle birbirlerini çiftleşme veya üreme yerine yönlendirir.
  3. Böcekler zemini yuvaya dönüştüren görünür işaretler bırakır.
Cevabı göster

Böcekler kimyasal sinyallerle birbirlerini çiftleşme veya üreme yerine yönlendirir.

After mating,

1:07

Çiftleşmeden sonra

the males die off, Öbek fiiller

1:08

erkekler ölür,

Öbek fiiller

the males die off: erkeklerin topluca ölmesi

Die off, bir grubun çok sayıda üyesinin genellikle birbiri ardına veya aynı dönem içinde ölmesi ve böylece grubun sayısının büyük ölçüde azalması demektir. Burada çoğul isim grubu the males, erkek böcekleri üyeleri çiftleşmeden sonra ölen bir grup olarak sunar. Bu ifadede off bir yön göstermez; öbek fiilin parçasıdır. Die off tek başına bütün bir türün neslinin tükendiği anlamına gelmez.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “bir grup olarak çok sayıda ölmek” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: After the water became polluted, many fish began to ____, although the species survived elsewhere.

Cevabı göster

die off

while females try to establish a new colony. Kalıp ifadeler

1:10

dişiler ise yeni bir koloni kurmaya çalışırlar.

Kalıp ifadeler

to establish a new colony: yeni bir koloni kurmak

To establish a new colony, yeni bir koloninin ortaya çıkmasını ve düzenli bir grup olarak yaşamını sürdürebilmesini sağlamak demektir. Burada colony, insanların kontrol ettiği bir toprak parçasını değil, üyeleri birlikte yaşayan ve çoğalan karınca grubunun kendisini anlatır. Establish, kalıcı veya düzenli bir şeyi oluşturmayı vurgular. Bu nedenle ifade, yalnızca fiziksel bir yuva yapmaktan daha fazlasını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi 'kalıcı bir hayvan grubu başlatmak' anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: After leaving the old hive, the queen bee found a safe place ____.

Cevabı göster

to establish a new colony

The few that are successful settle down in a suitable spot, Notlar

1:13

Başarılı olan az sayıdaki dişi uygun bir yere yerleşir,

Dilbilgisi

The few that are successful: başarılı olan belirli az sayıdaki grup

The few that are successful, daha önce sözü edilen grup içinden başarılı olan az sayıdaki üyeyi anlatır. The few isim grubunun temelini oluşturur; that are successful ise hangi üyelerden söz edildiğini belirleyen bir ilgi cümleciğidir. The, bağlamdan bilinen belirli bir azınlığı gösterir. Few ayrıca sayının umulandan veya beklenenden daha az olduğunu düşündürür; bu nedenle cümle çoğunluğun başarılı olmadığını ima eder.

Alıştırma

Bütün başvuru sahiplerinden daha önce söz edildi. Hangi cümle, sınavı geçen belirli az sayıdaki kişinin mülakata alındığı anlamına gelir?

  1. Few passed the test.
  2. A few passed and received an interview.
  3. The few that passed received an interview.
Cevabı göster

The few that passed received an interview.

Öbek fiiller

settle down in a suitable spot: uygun bir yere yerleşmek

Bu cümlede settle down, hareket etmeyi bırakıp yaşamak ya da yuva kurmak için sabit bir yer edinmek anlamına gelir. in a suitable spot konumu belirtir ve anlamın “yerleşmek” olduğunu açıkça gösterir. settle down in + yer yapısı, bir yerde düzen kuran insanları da hayvanları da anlatabilir. Burada “sakinleşmek” anlamında değildir.

Alıştırma

“Sabit bir yaşam alanı kurmak” anlamındaki iki kelimelik hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: After years of moving, the family decided to ____ in a quiet town.

Cevabı göster

settle down

lose their wings,

1:16

kanatlarını döker

and begin laying eggs,

1:17

ve yumurtlamaya başlar;

selectively fertilizing some Kelime

1:19

çiftleşmeden sakladıkları depolanmış spermleri kullanarak

using stored sperm they've saved up from mating. Öbek fiiller

1:21

bazılarının seçici olarak döllenmesini sağlarlar.

Kelime

selectively fertilizing some using stored sperm: depolanmış spermle bazı yumurtaları seçici olarak döllemek

selectively fertilizing some using stored sperm, önceki çiftleşmeden saklanan spermle yumurtaların yalnızca bazılarını döllemeyi seçmek anlamına gelir. Biyolojide fertilizing an egg, bir yumurtanın spermle birleşmesini sağlamak demektir. selectively, fertilizing sözcüğünü niteler; bu nedenle eylem tüm yumurtalara değil, belirli yumurtalara uygulanır. some, bağlamdan anlaşılan some eggs ifadesinin yerine geçer. using stored sperm kullanılan aracı açıklar: depolanmış sperm, bu yumurtaları döllemek için kullanılır; some sözcüğünün gönderme yaptığı şey sperm değildir.

Alıştırma

selectively fertilizing some using stored sperm ifadesinde some neyi belirtir ve using stored sperm neyi açıklar?

  1. some depolanmış spermin bir kısmını belirtir; yumurtalar da bu spermi döllemek için kullanılır.
  2. some bazı çiftleşme olaylarını belirtir; sperm de tam o sırada depolanmaktadır.
  3. some bazı yumurtaları belirtir; stored sperm ise onları döllemek için kullanılan araçtır.
Cevabı göster

some bazı yumurtaları belirtir; stored sperm ise onları döllemek için kullanılan araçtır.

Öbek fiiller

saved up: daha sonra kullanmak için biriktirmek

Save up, bir şeyi daha sonra kullanmak için biriktirmek veya saklamak demektir. up parçacığı, bir stok oluşturma ya da elde tutma anlamı katar. Buradaki saved up, spermin çiftleşmeden sonra daha sonra kullanılmak üzere saklandığını anlatır; save burada kurtarmak anlamına gelmez. sperm they've saved up ifadesinde saved up fiilinden sonraki nesne sperm sözcüğünden anlaşılır: sperm that they have saved up. Bu öbek fiil para ve diğer sınırlı kaynaklarla da sık kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi save up ile tamamlayın: We want to ____ enough money for a class trip.

Cevabı göster

save up

Fertilized eggs grow into female workers Kalıp ifadeler

1:25

Döllenmiş yumurtalar büyüyerek dişi işçilere dönüşür

Kalıp ifadeler

grow into: gelişerek yeni bir biçime veya role ulaşmak

Grow into, zaman içinde gelişerek yeni bir biçime, duruma veya role ulaşmak demektir. Bu cümlede döllenmiş yumurtalar başlangıç biçimi, dişi işçiler ise sonuçtur. Kalıp X grows into Y şeklindedir. into sözcüğünden sonraki isim öbeği, X'in içine girdiği bir yeri değil, değişimin sonucunu belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle aşamalı gelişmeyi en açık biçimde vurgular?

  1. The small club grew into a national organization.
  2. The small club became a national organization.
  3. The small club moved into a national office.
Cevabı göster

The small club grew into a national organization.

who care for the queen and her eggs, Öbek fiiller

1:28

ve kraliçenin ve yumurtalarının bakımını üstlenirler.

Öbek fiiller

care for: fiilen bakım sağlamak

Bu cümlede care for, birinin ya da bir şeyin ihtiyaçlarını karşılayarak onunla fiilen ilgilenmek anlamına gelir. Kraliçe karınca ve yumurtalar için yapılan bakım işlerini anlatır; yalnızca kaygı duyma hissini anlatmaz. Yapı, care for + bakımı üstlenilen kişi, hayvan veya şey biçimindedir. Buradaki who care for ... bu görevi yapan karıncaları belirtir.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve “fiilen bakım sağlamak” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Volunteers visit the shelter every day to ____ injured animals.

Cevabı göster

care for

They'll then defend the colony,

1:30

Ardından koloniyi savunacak

and forage for food. Kelime

1:31

ve yiyecek arayacaklardır.

Kelime

forage for food: doğada yiyecek aramak

Forage for food, bir ortamda hareket ederek toplanacak veya yenecek yiyecek aramak anlamına gelir. Forage sözcüğü zaten yiyecek ya da yararlı kaynak arama fikrini taşır; for food ise aranan şeyin yiyecek olduğunu açıkça belirtir. Bu ifade hayvan davranışları ve ekoloji anlatımlarında yaygındır. Look for food ile karşılaştırıldığında, tek seferlik basit bir aramadan çok düzenli bir hayatta kalma etkinliğini anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle bir hayvanın düzenli besin arama davranışını en doğal biçimde anlatır?

  1. The deer shop for food at the edge of the forest.
  2. The deer forage for food at the edge of the forest.
  3. The deer care about food at the edge of the forest.
Cevabı göster

The deer forage for food at the edge of the forest.

While unfertilized eggs grow into males, Kelime

1:33

Öte yandan döllenmemiş yumurtalar ise erkeklere dönüşür

Kelime

While unfertilized eggs grow into males: un- ve karşıtlık bildiren while

Unfertilized eggs, döllenmemiş yumurtalar demektir. un- ön eki fertilized sözcüğünü karşıt anlamlı hâle getirir; bu eki atlamak biyolojik anlamı tersine çevirir: bu yumurtalar erkek bireylere dönüşür. Burada while, daha önce sözü edilen döllenmiş yumurtalarla karşıtlık kurar. “Oysa” veya “buna karşılık” anlamındadır; “……olduğu süre boyunca” biçiminde zaman bildirmez.

Alıştırma

İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. fertilized sözcüğünden önce /ʌn/ olup olmadığına odaklanın.

  1. Fertilized eggs grow into males.
  2. Unfertilized eggs grow into males.
Cevabı göster

Unfertilized eggs grow into males.

whose only job is to wait until they are ready to leave the nest Dilbilgisi

1:36

ve onların tek görevi, yuvayı terk etmeye hazır olana kadar beklemek

and reproduce,

1:40

ve üreyerek

Dilbilgisi

whose only job is to...: tek bir rolü tanımlamak

whose only job is to... kalıbı, hemen önce sözü edilen erkekler hakkında bilgi ekleyen bir ilgi yan cümlesidir. whose aidiyet bildirir: görev onlara aittir. only bunun onların tek belirleyici rolü olduğunu söyler. is to sonrasında görevi belirtmek için fiilin yalın hâli kullanılır; burada wait until..., hazır oldukları zamana kadar beklemenin sürdüğünü anlatır. whose kişiler, hayvanlar, kuruluşlar veya nesnelerle ilgili aidiyet kurabilir; bu nedenle burada karıncalar için kullanılması doğaldır.

Alıştırma

Cümleyi “teknisyenin tek görevi” anlamını veren kalıpla tamamlayın: The lab employs a technician ____ calibrate the instruments.

Cevabı göster

whose only job is to

beginning the cycle again. Anlatım akışı

1:41

döngüyü yeniden başlatmaktır.

Anlatım akışı

beginning the cycle again: sonuç bildiren bir -ing ifadesi

Beginning the cycle again, hemen önce anlatılan sürecin sonucunu ekleyen bir -ing ifadesidir: bu süreç yeni bir döngünün başlamasına yol açar. Buradaki beginning çekimli bir fiil olmadığı için bu ifade tek başına tam bir ana cümle değildir. Önceki cümlenin ardından kullanıldığında, akışın başlangıç noktasına döndüğünü göstererek süreç açıklamasını özlü biçimde tamamlar.

Alıştırma

The seeds fall to the ground, beginning the cycle again cümlesinde beginning the cycle again ifadesinin işlevi nedir?

  1. Tohumlar düşmeden önce gerçekleşen bir olayı belirtir.
  2. Tohumların düşmesinin sonucunu belirtir.
  3. Tohumlara bir emir verir.
Cevabı göster

Tohumların düşmesinin sonucunu belirtir.

So how do worker ants decide what to do and when? Anlatım akışı

1:42

Peki işçi karıncalar ne yapacaklarına ve ne zaman yapacaklarına nasıl karar verirler?

Anlatım akışı

So how do ...?: yönlendirici soruyla geçiş yapma

Bu soruda So, yeni soruyu anlatıcının az önce sunduğu bilgilere bağlar. Ardından How do ...? dikkati ne olduğundan, bunun arkasındaki mekanizmaya yöneltir. Anlatıcı, dinleyicilerin cevap vermesini beklemek için durmuyor; yönlendirici bir soru kullanıyor. Bu soru, sonraki bölümde açıklanacak konuyu önceden gösterir ve açık bir geçiş işlevi görür.

Alıştırma

Açıklayıcı bir sunumda So how do these batteries store energy? sorusunun temel söylem işlevi nedir?

  1. Konuyu kapatır ve ardından hiçbir açıklama gelmeyeceğini belirtir.
  2. Konuşmacının sırada açıklayacağı mekanizmayı tanıtır.
  3. Sunum devam etmeden önce dinleyicilerden oy vermelerini ister.
Cevabı göster

Konuşmacının sırada açıklayacağı mekanizmayı tanıtır.

Well, they don't really. Ton ve niyet

1:46

Aslında, karar vermezler.

Ton ve niyet

Well, they don't really. — bir varsayımı nazikçe düzeltmek

Well, yanıtın sorudaki varsayımla uyuşmayacağını gösterir. Burada don't, don't decide yerine geçer; dinleyen kişi de eksik bırakılan eylemi önceki sorudan tamamlar. Really düzeltmeyi yumuşatır. Konuşan kişi yalnızca sert bir no demek yerine, karıncaların aslında bu tür bilinçli bir karar vermediğini anlatır. Bu kısa yanıt küçük bir ters köşe yaratır ve gerçek mekanizmanın açıklanmasına zemin hazırlar.

Alıştırma

Well, they don't really. bu bağlamda ne yapıyor?

  1. Önceki sorudaki varsayımı nazikçe reddeder.
  2. Önceki sorudaki varsayımı güçlü biçimde doğrular.
  3. Konuşanın soruyu duymadığını gösterir.
Cevabı göster

Önceki sorudaki varsayımı nazikçe reddeder.

Although they have no methods of intentional communication, Anlatım akışı

1:48

Kasıtlı bir iletişim yöntemleri olmamasına rağmen,

Anlatım akışı

Although they have no methods of intentional communication: ödünleme ilişkisi kurmak

Although bir ödünleme ilişkisi kurar: bu yan cümle önce kasıtlı iletişim yöntemlerinin bulunmaması gibi bir sınırlamayı kabul eder. Ardından daha önemli ve karşıt bilgiyi verecek ana cümleye hazırlık yapar. Bu kalıp bilgiyi “Although A, B” şeklinde düzenler: A, B'nin pek olası görünmemesine yol açan arka plandır; asıl noktayı ise B taşır. Buradaki intentional communication, belli bir amaçla yapılan iletişim demektir; hiçbir tür etkileşim olmadığını söylemez.

Alıştırma

Bir sınırlamayı kabul edip ardından asıl noktayı vermek için Although sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Although the cabin has no electricity, but it stays warm with a wood stove.
  2. Although the cabin has no electricity.
  3. Although the cabin has no electricity, it stays warm with a wood stove.
Cevabı göster

Although the cabin has no electricity, it stays warm with a wood stove.

individual ants do interact with one another through touch, Notlar

1:50

bireysel karıncalar dokunma,

sound,

1:54

ses

and chemical signals.

1:55

ve kimyasal sinyaller yoluyla birbirleriyle etkileşime girerler.

Dilbilgisi

do interact: olumlu cümlede vurgulu do

do interact ifadesinde do, olumlu bir cümleye vurgu katar: Karıncalar gerçekten etkileşime girer. Burada, hiç etkileşime girmedikleri yönündeki olası düşünceyi düzeltir veya reddeder. Yapı do/does/did + fiilin yalın hâlidir. Bu cümlede yardımcı fiil olarak do kullanıldığı için interact yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Hayvanların iletişim kuramadığı düşüncesini düzeltmek için vurgulu do sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The animals are do communicate, but not with words.
  2. The animals do communicate, but not with words.
  3. The animals do communicates, but not with words.
Cevabı göster

The animals do communicate, but not with words.

Kalıp ifadeler

through touch, sound, and chemical signals: araç veya kanal bildiren through

Burada through, “bir araç yoluyla” veya “belirli bir kanal kullanarak” anlamına gelir. Dokunma, ses ve kimyasal sinyaller, etkileşimi mümkün kılan kanallardır. Bu kullanım “Etkileşim nasıl gerçekleşiyor?” sorusunu yanıtlar. Bir yerin bir tarafından diğer tarafına fiziksel hareketi anlatmaz.

Alıştırma

Bilgi göndermek için kullanılan kanalı through ile belirten cümle hangisidir?

  1. The sensor sends data between radio signals.
  2. The sensor sends data through radio signals.
  3. The sensor sends data under radio signals.
Cevabı göster

The sensor sends data through radio signals.

These stimuli accomplish many things,

1:56

Bu uyaranlar birçok şeyi başarır;

from serving as an alarm to other ants if one is killed, Dilbilgisi

1:59

içlerinden biri öldürüldüğünde diğer karıncalara alarm olarak hizmet etmekten,

to signaling when a queen is nearing the end of her reproductive life. Kalıp ifadeler

2:02

bir kraliçenin üreme yaşamının sonuna yaklaştığını bildirmeye kadar.

Dilbilgisi

from serving ... to signaling: işlev aralığını belirtmek

from serving ... to signaling ... bu uyaranların gerçekleştirebildiği işlev aralığının iki ucunu verir. İşlevlerin alarm görevi görmekten bir kraliçenin üreme yaşamının sona yaklaştığını bildirmeye kadar uzandığını anlatır. Buradaki from ve to, yerler arasındaki hareketi belirtmez. İki uçta da paralel -ing biçimleri kullanılır: serving ... ve signaling .... Bu denge, uzun bir cümlede aralığı takip etmeyi kolaylaştırır.

Alıştırma

Hangi cümle from ... to ... aralığının iki ucunda paralel yapıları doğru kullanıyor?

  1. The course covers everything from identify local birds to recording their calls.
  2. The course covers everything from identifying local birds to recording their calls.
  3. The course covers everything from identifying local birds to record their calls.
Cevabı göster

The course covers everything from identifying local birds to recording their calls.

Kalıp ifadeler

is nearing the end of her reproductive life: bir dönemin sonuna yaklaşmak

is nearing the end of, devam eden bir aşama veya sürecin bitiş noktasına yaklaştığını ancak henüz bitmediğini belirtir. Burada kraliçenin üreme yaşamı hâlâ bir süre daha devam etmektedir, fakat bu dönem neredeyse sona ermiştir. is nearing yapısında near bir fiildir. Şimdiki zamanın sürerlik biçimi, yaklaşmayı gelişmekte olan bir değişim olarak sunar. Bu yapı görev süresi, proje, aşama veya kariyer gibi dönem ve süreçleri de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve 'yavaş yavaş ... noktasının sonuna yaklaşıyor' anlamına gelen tam beş sözcüklük İngilizce ifadeyle tamamlayın: The research project ____ its final stage.

Cevabı göster

is nearing the end of

But one of the most impressive collective capabilities of an ant colony Dilbilgisi

2:06

Ancak bir karınca kolonisinin en etkileyici kolektif yeteneklerinden biri,

Dilbilgisi

one of the most impressive collective capabilities: en etkileyici yeteneklerden biri

One of the most impressive collective capabilities, en etkileyici sayılan daha geniş bir yetenek grubu içinden tek bir yeteneği seçip belirtir. Koloninin yalnızca bir yeteneği olduğu anlamına gelmez. Kalıp one of + the most + sıfat + çoğul sayılabilen isim şeklindedir. One of sonrasında capabilities çoğul olmalıdır. Tüm ifade özne olduğunda ana fiil genellikle one ile uyumlu olarak tekil olur: One of the capabilities is...

Alıştırma

Hangi cümlede one of the most + sıfat + çoğul isim kalıbı doğru kullanılmıştır?

  1. That is one of the most useful tool in the lab.
  2. That is one of most useful tools in the lab.
  3. That is one of the most useful tools in the lab.
Cevabı göster

That is one of the most useful tools in the lab.

is to thoroughly and efficiently explore large areas Dilbilgisi

2:10

önceden belirlenmiş bir plan olmaksızın,

without any predetermined plan. Kalıp ifadeler

2:14

geniş alanları baştan aşağı ve verimli bir şekilde keşfetmesidir.

Dilbilgisi

is to ... explore: bir yeteneğin içeriğini tanımlama

Burada is to explore, bağ fiili is'in ardından yüklem görevli bir mastarın geldiği yapıdır. Daha önce adı geçen yeteneğin nelerden oluştuğunu, yani geniş alanları keşfetmek olduğunu belirtir. Gelecek zamanı göstermez. Thoroughly ve efficiently, mastar öbeğinin içinde and ile bağlanan iki zarftır ve ikisi de explore fiilini niteler. Thoroughly alanın tamamının kapsanmasını, efficiently ise zamanın veya emeğin çok az boşa harcanmasını vurgular.

Alıştırma

Cümleyi şimdiki zaman be + to + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın. İki sözcük yazın: The survey team's main task ____ map the coastline carefully.

Cevabı göster

is to

Kalıp ifadeler

without any predetermined plan: önceden belirlenmiş hiçbir plan olmadan

Burada without any predetermined plan, keşif başlamadan önce hiçbir planın kararlaştırılmadığı anlamına gelir. Predetermined, planned sözcüğünden daha özeldir; bir şeyin önceden sabitlenmiş olmasına odaklanır. Without ile başlayan ifade, keşfin hangi koşulda gerçekleştiğini anlatır. Any olumsuzluğun kapsamını genişletir: önceden belirlenmiş hiçbir plan yoktur, ancak keşif sırasında yine de kararlar alınabilir.

Alıştırma

Cümleyi, hiçbir planın önceden sabitlenmediğini anlatan hedef ifadeyle tamamlayın: The robot explored the maze ____.

Cevabı göster

without any predetermined plan

Most species of ants have little or no sense of sight and can only smell things in their vicinity. Notlar

2:16

Karınca türlerinin çoğunun görme duyusu çok azdır veya yoktur ve yalnızca yakınlarındaki şeylerin kokusunu alabilirler.

Kalıp ifadeler

have little or no sense of sight: görme duyusu çok az olmak veya hiç olmamak

Burada have little or no sense of sight, karıncaların görme yetisinin neredeyse hiç olmaması ile tamamen olmaması arasında değiştiğini anlatır. Little, sayılamayan bir yetinin miktarını belirtir; duyunun kendisinin küçük olduğu anlamına gelmez. little or no + sayılamayan isim kalıbı, hem çok düşük miktarı hem de sıfırı kısa biçimde kapsar.

Alıştırma

Cümleyi “neredeyse hiç veya hiç” anlamı verecek şekilde little or no ile tamamlayın: The old phone gets ____ signal inside the tunnel.

Cevabı göster

little or no

Kelime

in their vicinity: onların çevresindeki alanda

In their vicinity, “onların çevresindeki alanın içinde” anlamına gelir. Vicinity; bir kişi, hayvan, yer veya nesnenin yakınındaki genel bölgeyi belirten bir isimdir, kesin bir mesafe ya da sınır göstermez. Buradaki their karıncaları ifade eder. Bu ifade, koklayabildikleri şeyleri çevredeki alana girecek kadar yakın olanlarla sınırlar.

Alıştırma

Resmî bir güvenlik uyarısı “Çocukları yakınınızda tutun” demek istiyor. Hangi cümle doğal ve doğrudur?

  1. Keep children in your vicinity at all times.
  2. Keep children on your vicinity at all times.
  3. Keep children nearby of you at all times.
Cevabı göster

Keep children in your vicinity at all times.

Combined with their lack of high-level coordination, Dilbilgisi

2:22

Üst düzey koordinasyon eksiklikleriyle birleştiğinde,

Dilbilgisi

Combined with...: ortak nedenleri tanıtan giriş yapısı

Combined with their lack of high-level coordination, geçmiş zaman ortacıyla başlayan bir giriş öbeğidir. Burada dinleyiciye, daha önce belirtilen sınırlamayla karıncaların üst düzey koordinasyon eksikliğini birlikte değerlendirmesi gerektiğini anlatır. İki sınırlama, ardından gelen sonucun arka planını oluşturur. Tam kalıp Combined with A, B... şeklindedir. Burada B, A ile birleşen etkendir ve ana cümle ortak sonucu açıklar. Giriş öbeği tek başına tam bir cümle değildir.

Alıştırma

Hangi cümle Combined with... yapısını, tek bir sonuç oluşturan iki etkeni açıkça tanıtmak için doğru kullanır?

  1. Combined with strong winds, the heavy rain made travel dangerous.
  2. Combined with strong winds, making travel dangerous.
  3. Combined strong winds, the heavy rain made travel dangerous.
Cevabı göster

Combined with strong winds, the heavy rain made travel dangerous.

this would seem to make them terrible explorers. Dilbilgisi

2:25

bu durum onları korkunç derecede kötü kaşifler yapacakmış gibi görünür.

Dilbilgisi

this would seem to make them terrible explorers: temkinli bir neden-sonuç çıkarımı

Bu cümlede this would seem to make them terrible explorers, bilinen koşulların karıncaları keşif konusunda başarısız hâle getirecek gibi göründüğünü anlatır. make + nesne + isim öbeği yapısında them nesnedir; terrible explorers ise bu koşulların onları neye dönüştüreceğini açıklar. Would seem to, sonucu kesin değil geçici bir çıkarım olarak sunar. Konuşan kişi doğrulanmış bir gerçek değil, makul bir çıkarım belirtir; bu yüzden sonraki bilgiler ilk izlenimi değiştirebilir.

Alıştırma

Hangi cümle kesin bir sonuç yerine, eldeki kanıtlardan çıkarılan temkinli bir yargı sunar?

  1. Frequent interruptions would seem to make the room a poor place to study.
  2. Frequent interruptions definitely make the room a poor place to study.
  3. Frequent interruptions make the room a poor place to study.
Cevabı göster

Frequent interruptions would seem to make the room a poor place to study.

But there is an amazingly simple way that ants maximize their searching efficiency, Kalıp ifadeler

2:28

Ancak karıncaların arama verimliliklerini en üst düzeye çıkardıkları şaşırtıcı derecede basit bir yol vardır:

Kalıp ifadeler

maximize their searching efficiency: verimliliği mümkün olan en yüksek düzeye çıkarma

ants maximize their searching efficiency ifadesinde maximize, bir sonucu mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmak anlamına gelir. efficiency, output ve benefits gibi ölçülebilen nitelik veya sonuçlarla doğal biçimde kullanılır. Searching, söz konusu verimliliğin hangi etkinliğe ait olduğunu, yani arama verimliliği olduğunu gösterir. Their ise karıncaları belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede enerji verimliliğini mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmak anlamındaki doğal sözcük eşleşmesi kullanılmıştır?

  1. The redesign stretches energy efficiency.
  2. The redesign enlarges energy efficiency.
  3. The redesign maximizes energy efficiency.
Cevabı göster

The redesign maximizes energy efficiency.

by changing their movement patterns based on individual interactions. Dilbilgisi

2:32

bireysel etkileşimlere dayalı olarak hareket kalıplarını değiştirmek.

Dilbilgisi

by changing ... based on ...: yöntemi ve dayanağı gösterme

By changing their movement patterns, bir sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi açıklar. Burada by bir edattır; bu nedenle ardından gelen fiil -ing biçimini alır: by changing. Based on individual interactions, değişime hangi bilginin yön verdiğini gösterir. Yeniden kullanılabilen kalıp by + -ing + nesne + based on + bilgi şeklindedir: bir eylem yöntem olarak verilir, ardından bu eyleme yön veren bilgi belirtilir.

Alıştırma

Cümleyi by changing ve based on kullanarak tamamlayın: The coach improved the plan ____ the schedule ____ the weather forecast.

Cevabı göster

by changing · based on

When two ants meet,

2:37

İki karınca karşılaştığında,

they sense each other by touching antennae. Dilbilgisi

2:38

antenlerine dokunarak birbirlerini algılarlar.

Dilbilgisi

sense each other by touching antennae: yöntem için by + -ing kullanımı

Sense each other ifadesinde sense, birbirini algılamak veya birbirinin varlığını fark etmek anlamında bir fiildir. Each other, algılamanın karşılıklı olduğunu gösterir. By touching antennae, bunu nasıl yaptıkları sorusunu yanıtlar. Yeniden kullanılabilen kalıp eylem + by + -ing şeklindedir: by yöntemi tanıtır ve ardından gelen fiil -ing biçimini alır. Antennae, antenna sözcüğünün çoğul biçimlerinden biridir.

Alıştırma

Hangi cümle sense sözcüğünü fiil olarak ve yöntemi göstermek için by + -ing yapısını doğru kullanır?

  1. Some animals sense danger by detecting tiny vibrations.
  2. Some animals are sense danger by detecting tiny vibrations.
  3. Some animals sense danger by detect tiny vibrations.
Cevabı göster

Some animals sense danger by detecting tiny vibrations.

If there are many ants in a small area, Dilbilgisi

2:41

Eğer küçük bir alanda çok sayıda karınca varsa,

this will happen more often,

2:43

bu durum daha sık gerçekleşecek

causing them to respond by moving in more convoluted random paths

2:44

ve daha derinlemesine arama yapmak için,

Dilbilgisi

If ... causing them to ...: bir koşulu sonraki bir sonuca bağlamak

“If there are many ants in a small area” koşulu belirleyen if'li bir yan cümledir. Ardından ana cümle, bu koşul altında neyin daha sık hâle geldiğini söyler. “causing them to respond...” -ing biçiminde bir sonuç ifadesidir. Anlaşılan neden tek bir karınca değil, önceki durumun tamamı, yani “this will happen more often” ifadesidir. İfadenin içindeki “respond by moving...” ise tepkinin nasıl verildiğini by + -ing ile gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle koşulu belirlemek için if'li bir yan cümle ve ana cümlenin doğurduğu ek sonucu göstermek için causing ifadesini kullanır?

  1. If traffic increases, delays will become more common, causing commuters to leave home earlier.
  2. If traffic increases, causing commuters to leave home earlier, delays will become more common.
  3. If traffic increases, delays will become more common in order to make commuters leave home earlier.
Cevabı göster

If traffic increases, delays will become more common, causing commuters to leave home earlier.

in order to search more thoroughly. Dilbilgisi

2:49

daha karmaşık ve rastgele yollarla hareket ederek tepki vermelerine neden olacaktır.

Dilbilgisi

in order to search more thoroughly: amacı açıkça belirtmek

“in order to + fiilin yalın hâli” bir eylemin amacını açıkça belirtir. Burada “in order to search”, karıncaların bu hareket biçimini neden kullandığını açıklar; “more thoroughly” ise daha eksiksiz ve dikkatli bir şekilde aramak anlamına gelir. Yalnızca to ile kurulan mastar da çoğu zaman aynı amacı anlatabilir, ancak in order to amaç ilişkisini daha belirgin yapar. Buradaki in order, “doğru biçimde düzenlenmiş” veya “bir sıra içinde” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi in ile başlayan üç sözcüklü amaç ifadesiyle tamamlayın: The hikers started before sunrise ____ avoid the midday heat.

Cevabı göster

in order to

But in a larger area with less ants,

2:51

Ancak daha az karıncanın olduğu daha geniş bir alanda,

where such meetings happen less often, Dilbilgisi

2:53

bu tür karşılaşmalar daha az gerçekleştiğinde,

they can walk in straight lines

2:55

düz çizgiler halinde yürüyerek

to cover more ground. Kalıp ifadeler

2:57

daha fazla alanı kapsayabilirler.

Dilbilgisi

where such meetings happen less often: yeri açıklayan bir ilgi cümleciği

Burada where, a larger area ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğini başlatır. “O alanda” anlamına gelir: bu tür karşılaşmalar orada daha seyrek gerçekleşir. Buradaki where soru sormaz. Temel yapı “yer bildiren isim + where + özne + fiil” şeklindedir ve cümlecik o yerde ne olduğunu ya da hangi durumun geçerli olduğunu açıklar.

Alıştırma

Hangi cümlede bir yer hakkında bilgi eklemek için where doğru kullanılmıştır?

  1. We found a library where the study rooms stay open late.
  2. We found a library where stays open late.
  3. We found a library which the study rooms stay open late.
Cevabı göster

We found a library where the study rooms stay open late.

Kalıp ifadeler

to cover more ground: daha geniş bir alanı katetmek veya daha çok ilerlemek

Bu cümlede cover more ground gerçek anlamıyla kullanılır ve daha geniş bir alanı katetmek ya da taramak demektir. Buradaki cover, alanı bir şeyin altında gizlemek değil, bir alana ulaşmak veya o alanı ele almak anlamına gelir. to cover more ground mastarı, düz çizgiler hâlinde yürümenin amacını belirtir. Bu ifadenin soyut bir kullanımı da vardır: sınırlı sürede daha fazla iş, konu veya bilgi ele almak ya da daha çok ilerleme kaydetmek.

Alıştırma

Hangi cümlede cover more ground, “daha fazla konuyu ele almak veya daha çok ilerlemek” anlamında kullanılmıştır?

  1. We split the report into sections so we could cover more ground.
  2. The snow covered the ground overnight.
  3. We covered the wet ground with plastic sheets.
Cevabı göster

We split the report into sections so we could cover more ground.

While exploring their environment in this way,

2:59

Çevrelerini bu şekilde keşfederken,

an ant may come across any number of things, Öbek fiiller

3:01

bir karınca tehditlerden veya düşmanlardan,

from threats or enemies,

3:03

alternatif yuva alanlarına kadar

to alternate nesting sites.

3:05

bir yığın şeyle karşılaşabilir.

Öbek fiiller

come across any number of things: pek çok farklı şeye tesadüfen rastlamak

Come across, “birine veya bir şeye tesadüfen rastlamak ya da bir şeyi tesadüfen bulmak” anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada karınca belirli bir nesneyi aramak yerine çevreyi keşfettiği için ifade beklenmedik karşılaşmaları anlatır; fiziksel olarak bir şeyin karşısına geçmek anlamına gelmez. Any number of things, “karşımıza çıkabilecek çok çeşitli şeyler” veya “her tür şey” demektir. Come across any number of things ifadesinin tamamı, karşılaşılabilecek şeylerin geniş ve ucu açık bir yelpazeye sahip olduğunu gösterir.

Alıştırma

Bit pazarını gezerken birbirinden farklı pek çok beklenmedik şey keşfedilebileceğini anlatan cümle hangisidir?

  1. At a flea market, you can come across any number of unusual objects.
  2. At a flea market, you can look for one specific unusual object.
  3. At a flea market, you can display a fixed set of unusual objects.
Cevabı göster

At a flea market, you can come across any number of unusual objects.

And some species have another capability,

3:07

Ve bazı türlerin başka bir yeteneği daha vardır,

known as recruitment. Kelime

3:09

toplanma (recruitment) olarak bilinir.

Kelime

known as recruitment: bir yeteneğe ad verme

Known as recruitment, önceki capability sözcüğüne ad veren bir geçmiş ortaç öbeğidir. Which is known as recruitment şeklinde genişletilebilir. be known as + ad veya terim yapısı “… olarak bilinmek/adlandırılmak” anlamına gelir ve açıklamalarda bir ad tanıtılırken sık kullanılır. Bu hayvan davranışı bağlamında recruitment, diğer karıncaları bir kaynağa veya hedefe götürme ya da yönlendirme davranışının terimidir. Burada çalışan işe almak anlamına gelmez.

Alıştırma

Sürece ad veren, dersteki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The change from liquid water to water vapor is ____ evaporation.

Cevabı göster

known as

When one of these ants happens to find food, Kalıp ifadeler

3:11

Bu karıncalardan biri tesadüfen yiyecek bulduğunda,

it will return with it,

3:14

onunla birlikte geri dönecek

marking its path with a chemical scent. Kalıp ifadeler

3:15

ve yolunu kimyasal bir kokuyla işaretleyecektir.

Kalıp ifadeler

happens to find: tesadüfen bulmak

happens to find ifadesinde happen to + fiilin yalın hâli, eylemin tesadüfen gerçekleştiğini belirtir. Karıncanın yiyeceği bulması planlanmış veya beklenen bir keşif değildir. Zaman ve özne uyumu happen üzerinde gösterilir: happens to find, happened to find. to sonrasındaki fiil yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Tesadüfi bir keşfi anlatmak için happen to yapısının geçmiş zamanını kullanın: While cleaning my desk, I ____ find the missing receipt.

Cevabı göster

happened to

Kalıp ifadeler

marking its path with a chemical scent: mark A with B yapısı

Mark A with B, B'yi kullanarak A'nın üzerine bir işaret, etiket veya tanıtıcı belirti koymak anlamına gelir. Burada A its path, B ise a chemical scent ifadesidir; dolayısıyla with, karıncayla birlikte hareket eden bir şeyi değil, yolu işaretlemek için kullanılan malzemeyi veya yöntemi belirtir. Marking its path... ifadesi, it will return kısmına bağlı bir -ing tamamlayıcısıdır. Karınca geri dönerken gerçekleşen ek bir eylemi anlatır.

Alıştırma

Talimatı mark ... with ... yapısıyla tamamlayın: Please ____ each box ____ a red sticker before moving day.

Cevabı göster

mark · with

Other ants will then follow this pheromone trail, Kelime

3:18

Diğer karıncalar da ardından bu feromon izini takip edecek,

Kelime

follow this pheromone trail: kimyasal bir koku izini takip etmek

Burada follow this pheromone trail, “bu kimyasal kokunun işaretlediği rota boyunca ilerlemek” anlamına gelir. Feromon, bir hayvanın salgıladığı kimyasal bir sinyaldir; pheromone trail ise bu sinyalin rota boyunca bıraktığı izdir. Follow a trail ifadesinde follow, bir rotanın, izin veya sinyalin gösterdiği yönde hareket etmek demektir. Buradaki trail, yürüyüş yolu değil, diğer karıncalara yol gösteren koku izidir.

Alıştırma

“The beetles follow a scent trail to the fruit,” cümlesinde follow a scent trail ne anlama gelir?

  1. Kokunun işaretlediği rota boyunca ilerlemek.
  2. İnsanların yürümesi için bir patika yapmak.
  3. Kokuyu katı bir nesne gibi taşımak.
Cevabı göster

Kokunun işaretlediği rota boyunca ilerlemek.

renewing it each time they manage to find food and return. Kalıp ifadeler

3:20

yiyecek bulmayı başarıp geri döndükleri her seferinde bunu yenileyeceklerdir.

Kalıp ifadeler

manage to + fiil: zorluğa rağmen başarmak

Manage to + fiilin yalın hâli, genellikle zor veya sonucu belirsiz bir şeyi yapmayı başarmak anlamına gelir. Sonucun gerçekten elde edildiğini bildirir; bu yapıda manage, “yönetmek” veya “sorumlu olmak” anlamına gelmez. Burada manage to, birbirine bağlanan find food ve return eylemlerinin ikisini de kapsar. Yani karıncalar hem yiyecek bulmayı hem de geri dönmeyi başarır.

Alıştırma

Sonunda başarıldığını göstermek için manage to ifadesinin geçmiş zaman biçimini kullanın: The jar lid was very tight, but Maya ____ open it.

Cevabı göster

managed to

Once the food in that spot is depleted, Dilbilgisi

3:24

O noktadaki yiyecek tükendiğinde,

Dilbilgisi

Once ... is depleted: sonucu tetikleyen bir koşul

Once burada zaman anlamı taşıyan bir koşul yan cümlesi başlatır: yiyecek tamamen tükendiğinde bir sonraki sonuç ortaya çıkar. “O koşul gerçekleştiğinde” anlamındadır; “bir kez” anlamında değildir. is depleted edilgen bir yapıdır ve yiyecek kaynağının tükenmiş olduğunu belirtir. Once + geniş zamanlı bir yan cümle, daha sonra olacak olayın tetikleyicisini belirler.

Alıştırma

Hangi cümlede once, daha sonraki bir sonucu tetikleyen koşulu başlatır?

  1. The device shut down because I pressed the button once.
  2. I charged the battery once last week.
  3. Once the battery is depleted, the device will shut down.
Cevabı göster

Once the battery is depleted, the device will shut down.

the ants stop marking their return. Dilbilgisi

3:26

karıncalar dönüş yollarını işaretlemeyi bırakırlar.

Dilbilgisi

stop marking their return: eylemi bitiren stop + -ing

Stop + -ing biçimi, hâlihazırda süren ya da düzenli olarak yapılan bir eylemi sona erdirmek demektir. Bu nedenle stop marking, karıncaların işaretleme davranışını artık sürdürmemesi anlamına gelir. Their return, karıncaların geri dönüş yolculuğunu ifade eder. Bağlamda marking their return, dönerken bir iz veya işaret bırakmak demektir; return sözcüğüne etiket koymak değildir.

Alıştırma

Cümleyi stop + write fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: When time is up, ____ and put down your pencil.

Cevabı göster

stop writing

The scent dissipates, Kelime

3:29

Koku dağılır

Kelime

The scent dissipates: kokunun yavaş yavaş dağılması

Burada dissipates, kokunun yavaş yavaş yayılıp zayıflayarak sonunda artık fark edilememesi anlamına gelir. Ani bir kaybolmayı değil, aşamalı bir süreci anlatır. Dil bilgisi açısından dissipates burada geçişsizdir: fiilden sonra nesne gelmez; değişen şey kokunun kendisidir. Aynı fiil duman, sis, ısı veya gerginlik gibi bir duygunun yavaş yavaş azalmasını da anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi dissipate fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: As the breeze entered, the smoke slowly ____.

Cevabı göster

dissipated

and ants are no longer attracted to that path. Dilbilgisi

3:30

ve karıncalar artık o yola doğru çekilmezler.

Dilbilgisi

are no longer attracted to: önceki tepkinin sona ermesi

Are attracted to, bir şeyin karıncaları kendisine doğru çekmesi anlamına gelir. Burada bir kokuya verilen davranışsal tepkiyi anlatır; romantik bir çekimden söz edilmez. Bu, edilgen bir yapıdır. No longer, are sözcüğünden sonra gelir ve daha önce var olan bir durumun sona erdiğini gösterir. Kullanılabilir kalıp özne + be + no longer + attracted to + isim biçimindedir: karıncalar daha önce yola çekiliyordu, ama artık çekilmiyor.

Alıştırma

Cümleyi be + no longer + attracted to yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After the bait was removed, the insects ____ the trap.

Cevabı göster

were no longer attracted to

These seemingly crude methods of search and retrieval Kelime

3:33

Bu görünüşte kaba arama ve geri alma yöntemleri,

Kelime

seemingly crude methods of search and retrieval: görünüşte ilkel arama ve geri getirme yöntemleri

Seemingly crude, yöntemlerin ilk bakışta basit, kaba veya yeterince özenli tasarlanmamış göründüğünü belirtir. Seemingly bunun konuşanın nihai yargısı değil, yalnızca dış görünüşe dayalı bir izlenim olduğunu gösterir; sonraki bilgiler yöntemlerin iyi çalıştığını ortaya koyabilir. Burada crude, yöntemlerin tasarımını anlatır; kötü veya kaba davranışı anlatmaz. Search and retrieval, birbirine bağlı iki görevi ifade eder: bir şeyi bulmak ve bulunan şeyi geri getirmek ya da elde etmek.

Alıştırma

Hangi cümle bir aracın başlangıçta kaba veya basit göründüğünü, ancak daha sonra etkili olduğunun anlaşıldığını en iyi şekilde ifade eder?

  1. The seemingly crude tool turned out to be highly effective.
  2. The polished tool looked effective from the start.
  3. The crude joke made everyone uncomfortable.
Cevabı göster

The seemingly crude tool turned out to be highly effective.

are in fact so useful that they are applied in computer models Dilbilgisi

3:37

aslında o kadar yararlıdır ki,

Dilbilgisi

in fact + so useful that...: izlenimi düzeltme ve sonuç

In fact önceki görünüşe dayalı izlenimi düzeltir: yöntemler kaba görünebilir, ancak konuşan kişi gerçekten yararlı olduklarını doğrular. Bu ifade yalnızca vurgu yapmak yerine gerçeğe dayalı bir tersine dönüş sunar. So + sıfat + that + yan cümle yapısı, yüksek bir dereceyi bunun sonucuna bağlar. So useful that they are applied ifadesinde useful dereceyi, they are applied ise sonucu verir. Edilgen are applied yapısı, yöntemleri eyleme maruz kalan unsur olarak tutar.

Alıştırma

Cümleyi in fact ve tam so useful that kalıbıyla tamamlayın: The old tool looked basic, but it was ____ several clinics adopted it.

Cevabı göster

in fact so useful that

to obtain optimal solutions from decentralized elements Kelime

3:40

rastgele çalışan ve basit bilgiler alışverişinde bulunan merkezi olmayan öğelerden

Kelime

obtain optimal solutions from decentralized elements: merkezi olmayan bileşenlerden optimal çözümler elde etmek

Burada obtain, resmî teknik dilde “elde etmek” veya “türetmek” anlamındadır. Optimal solutions, ilgili kısıtlar altında tanımlanmış amacı en iyi karşılayan çözümlerdir; optimal yalnızca “eskisinden daha iyi” demek değildir. From decentralized elements, sonucun tek bir merkezî denetleyiciden değil, ayrı çalışan bileşenlerden ya da ajanlardan çıktığını belirtir. Bu bilişim bağlamında elements, kimyasal elementleri değil, sistem parçalarını ifade eder.

Alıştırma

“to obtain optimal solutions from decentralized elements” teknik ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Mevcut tüm cevapları tek bir merkezî denetleyiciyle geliştirmek
  2. Tanımlanmış koşullarda, ayrı çalışan sistem bileşenlerinden en iyi çözümleri türetmek
  3. Kimyasal elementleri birleştirerek kusursuz bir madde oluşturmak
Cevabı göster

Tanımlanmış koşullarda, ayrı çalışan sistem bileşenlerinden en iyi çözümleri türetmek

working randomly and exchanging simple information. Dilbilgisi

3:44

en uygun çözümleri elde etmek için bilgisayar modellerinde uygulanırlar.

Dilbilgisi

working ... and exchanging ...: eş görevli present participle öbekleri

Working randomly ve exchanging simple information, and ile bağlanan iki eş görevli present participle öbeğidir. Birlikte, daha önce sözü edilen elements ögelerinin nasıl davrandığını açıklarlar. Working ve exchanging, ayrı ana cümlelerdeki yeni çekimli fiiller değildir. İkisinin de anlaşılan öznesi elements sözcüğüdür; daha açık biçimi elements that work randomly and exchange simple information şeklindedir. İsim + ortaç öbeği yapısı, isim hakkında kısa ve yoğun bilgi ekler.

Alıştırma

Parantez içindeki fiilleri kullanarak isimden sonraki iki eş görevli ortaç öbeğini tamamlayın: The robots ____ independently and ____ simple signals completed the search. (work, exchange)

Cevabı göster

working · exchanging

This has many theoretical and practical applications, Kalıp ifadeler

3:48

Bunun pek çok teorik ve pratik uygulaması vardır;

Kalıp ifadeler

many theoretical and practical applications: birçok teorik ve pratik uygulama

many theoretical and practical applications ifadesinde theoretical ve practical sıfatlarının ikisi de applications sözcüğünü niteler. Bu ifade, bir yöntemin hem fikirler veya modeller üzerinde çalışırken hem de gerçek dünyadaki görevlerde kullanılabileceğini anlatır. Burada applications, kullanımlar veya kullanım alanları demektir. Bu karşıtlıkta practical, gerçek hayatta uygulanabilen anlamındadır; tutumlu veya para konusunda dikkatli anlamında değildir.

Alıştırma

Hem teoride hem de gerçek dünyadaki çalışmalarda kullanım anlamına gelen ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The new algorithm has many ____.

Cevabı göster

theoretical and practical applications

from solving the famous traveling salesman problem, Kültür

3:51

ünlü gezgin satıcı problemini çözmekten,

Kültür

the traveling salesman problem: gezgin satıcı problemi

The traveling salesman problem veya TSP, en iyi rotayı bulmayı amaçlayan klasik bir optimizasyon problemidir. Bir grup şehir ve aralarındaki yolculuk maliyeti verildiğinde amaç, her şehri bir kez ziyaret edip başlangıç şehrine dönen en kısa rotayı bulmaktır. Adı, bir satıcının yolculuk planladığı hayali bir durumdan gelir. Buradaki problem, gerçek bir satıcının kişisel sıkıntısı değil, matematiksel veya hesaplamalı bir görevdir.

Alıştırma

The traveling salesman problem ifadesini en iyi hangi görev açıklar?

  1. Bir satıcının en çok ürün satabileceği şehri seçmek.
  2. Her şehri bir kez ziyaret edip başlangıç şehrine dönen en kısa rotayı bulmak.
  3. Bir yolcunun iş seyahatindeki kişisel sorunlarını çözmek.
Cevabı göster

Her şehri bir kez ziyaret edip başlangıç şehrine dönen en kısa rotayı bulmak.

to scheduling computing tasks,

3:54

bilgisayar görevlerini programlamaya

and optimizing Internet searches,

3:56

ve internet aramalarını optimize etmeye,

to enabling groups of robots to search a minefield

3:58

bir grup robotun bir mayın tarlasını

or a burning building collectively

4:00

veya yanan bir binayı kolektif olarak,

without any central control. Kelime

4:02

hiçbir merkezi kontrol olmaksızın aramasını sağlamaya kadar.

Kelime

without any central control: sistemi yöneten tek bir otoritenin olmaması

Without any central control, tüm sistemi yöneten tek bir denetleyicinin veya koordinasyon makamının bulunmadığı anlamına gelir. Central, kontrolün nasıl düzenlendiğini anlatır: karar verme gücü tek bir otoritede toplanmamıştır ve bir denetleyicinin fiziksel konumunu anlatmaz. Without any, bu yokluğu vurgular. Merkezi bir otorite her parçayı koordine etmese de sistem yerel kurallara uyabilir ve bilgi paylaşabilir.

Alıştırma

without any central control ifadesinin doğru yorumu hangisidir?

  1. Sistem, ortada bulunan bir kontrol odasından yönetilir.
  2. Her parça hiçbir kural veya iletişim olmadan hareket eder.
  3. Tüm sistemi yöneten tek bir denetleyici yoktur.
Cevabı göster

Tüm sistemi yöneten tek bir denetleyici yoktur.

But you can observe these fascinatingly simple yet effective processes Anlatım akışı

4:04

Ancak bu büyüleyici derecede basit ama etkili süreçleri,

Anlatım akışı

fascinatingly simple yet effective processes: yet ile kurulan karşıtlık

Bu ifadenin ana ismi processes sözcüğüdür. Simple ve effective sözcüklerinin ikisi de onu niteler. Yet bu iki sıfatı bağlar ve bir karşıtlık gösterir: süreçler basit olduğu için etkili olmaları şaşırtıcı gelebilir. Burada yet, “ama/yine de” anlamındadır; “şimdiye kadar” anlamında değildir. Bilgi bilinçli bir sırayla sunulur: simple önce düşük olabilecek bir beklenti oluşturur, yet effective ise önemli sonucu vererek bu beklentiyi tersine çevirir. Fascinatingly yalnızca simple sözcüğünü niteler; yani büyüleyici olarak sunulan şey basitliğin kendisidir.

Alıştırma

Hangi cümlede yet, etkililiği basitlikle beklenmedik bir karşıtlık içinde sunar?

  1. The plan is simple and effective.
  2. The plan has not been effective yet.
  3. The plan is simple yet effective.
Cevabı göster

The plan is simple yet effective.

directly through some simple experiments,

4:08

karıncaların çeşitli boyutlardaki boş alanlara girmelerine izin vererek

by allowing ants to enter empty spaces of various sizes Dilbilgisi

4:10

ve davranışlarına dikkat ederek,

and paying attention to their behavior.

4:14

bazı basit deneylerle doğrudan gözlemleyebilirsiniz.

Dilbilgisi

by allowing ... and paying attention to ...: iki paralel yöntem

Burada by + -ing biçimi, “bu yöntemle” veya “bir şeyi yapmanın yolu olarak” anlamına gelir. by edatı, and ile bağlanan iki ifadeyi de yönetir: allowing ants to enter ... ve paying attention to their behavior. İki -ing biçimi, aynı yöntemin iki parçasını gösterir. allow + nesne + to mastarı yapısında ants nesnedir; to enter ise ne yapmalarına izin verildiğini söyler. pay attention to + isim yapısında to bir edattır ve their behavior gözlemlenen şeyi belirtir. Bu kalıp deney ve işlem açıklamalarında kullanılabilir: by doing A and doing B.

Alıştırma

Parantez içindeki fiilleri kullanarak paralel by + V-ing kalıbını tamamlayın: We reduced errors by ____ each measurement and ____ the results carefully. (check, record)

Cevabı göster

checking · recording

Ants may not be able to vote, Dilbilgisi

4:16

Karıncalar oy kullanamayabilir,

hold meetings,

4:18

toplantılar düzenleyemeyebilir

or even make any plans,

4:19

ve hatta herhangi bir plan yapamayabilir,

but we humans may still be able to learn something

4:21

ancak biz insanlar yine de bir şeyler öğrenebiliriz;

Dilbilgisi

may not be able to ..., but ... may still be able to ...: olası bir sınırlama ve devam eden başka bir olasılık

Cümle may not be able to A, B, or even C, but ... may still be able to D yapısını kullanır. İlk bölüm olası bir sınırlamayı kabul eder; but ve still ise bu sınırlamaya rağmen hâlâ mümkün olan bir sonucu sunar. Or even, make any plans ifadesini listedeki en güçlü veya en şaşırtıcı unsur olarak öne çıkarır. May, iki yargıyı da kesin olmaktan çıkarıp ihtiyatlı hâle getirirken yeteneği be able to ifade eder. Bu nedenle may not be able to “yapamayabilir”, may still be able to ise “buna rağmen yapabilir durumda olabilir” anlamına gelir. We humans ayrıca insanlarla karıncalar arasında doğrudan karşıtlık kurar.

Alıştırma

Önce olası bir sınırlama, ardından devam eden bir olasılık göstermek için cümleyi iki hedef ifadeyle tamamlayın: This camera ____ take clear photos at night, but it ____ work well in daylight.

Cevabı göster

may not be able to · may still be able to

from the way that such simple creatures

4:24

böylesine basit canlıların

are able to function so effectively Kalıp ifadeler

4:26

bu kadar karmaşık yollarla

in such complex ways.

4:28

böylesine etkili bir şekilde işleyebilmelerinden.

Kalıp ifadeler

function so effectively ... in such complex ways: fiil olarak function ve so/such

Burada function, çalışmak veya işlemek anlamında bir fiildir; amaç ya da işlev anlamındaki isim değildir. are able to function, bu canlıların başarılı biçimde çalışabildiğini belirtir; so effectively ise bunu ne kadar etkili yaptıklarını vurgular. Cümlede derece bildiren iki kalıp kullanılır: so effectively ifadesinde so + zarf, such complex ways ifadesinde ise such + sıfat + çoğul isim bulunur. Bu iki kalıp, basit canlılarla etkili ve karmaşık davranış arasındaki karşıtlığı vurgular.

Alıştırma

Cümleyi function, so ve such kullanarak tamamlayın: A small emergency team can ____ effectively in ____ difficult conditions.

Cevabı göster

function so · such