Sigara İçmek vs Juul Kullanmak: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Sigara ve JUUL cihazlarını maliyet, içerik, yanma, nikotin iletimi, beyin etkileri ve belirsiz uzun vadeli riskler bakımından karşılaştırır, sonra nikotinden kaçınmayı önerir. Başlıca İngilizce noktaları: 1. claims to be a safer alternative (Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyi): claims bir iddiayı onaylamadan aktarır; kanıt tartışmalıysa mesafe belirtmeyi sağlar. 2. makes a point to not include (Kalıplaşmış İfadeler ve Eşdizimler): bilinçli bir seçimi vurgular ve birinin özellikle güvenceye aldığı davranışı anlatır. 3. cheats the system (Deyim ve Mecaz): bir kişiyi kandırmak değil mekanizmadan yararlanmak demektir; kurallar, süreçler veya biyolojik sistemler için kullanılabilir.
Bu derste
Cigarette smoking is the number one cause of preventable death in America, Kalıp ifadeler
0:00Sigara içmek, Amerika'da önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedenidir
the number one cause of preventable death: önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedeni
Bu cümlede the number one cause of X, X açısından önem veya etki bakımından birinci sıradaki neden anlamına gelir. Number one, listedeki bir madde numarasını değil, en üst sırayı ifade eder. Preventable death, etkili önlemlerle kaçınılabilecek ölüm demektir. İfade bir bütün olarak sigara içmeyi önlenebilir ölümlerin nedenleri arasında ilk sıraya yerleştirir.
Alıştırma
Raporu, kanıtlanmış bir birinciliği ifade eden tam kalıpla tamamlayın: In this survey, distracted driving was ____ preventable crashes.
Cevabı göster
the number one cause of
sonuç cümlesi olarak killing 500,000 people each year
Virgül + -ing yapısındaki killing 500,000 people each year yan cümlesi, önceki ifadenin sonucunu sunar. Bu yapı and as a result, cigarette smoking kills 500,000 people each year şeklinde açılabilir. Killing fiilinin örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan cigarette smoking ifadesidir. Bu ek ortaç cümlesi, raporların yeni bir çekimli cümle başlatmadan sonucu kısa biçimde eklemesini sağlar.
Alıştırma
Sonuç cümlesini tamamlamak için leave fiilinin -ing biçimini kullanın: The storm knocked down power lines, ____ several neighborhoods without electricity.
Cevabı göster
leaving
Vaping claims to be a safer alternative Kelime
0:07Elektronik sigara kullanımının daha güvenli bir alternatif olduğu iddia ediliyor
claims to be a safer alternative: bir iddiayı desteklemeden aktarmak
Bu cümlede claims to be, “kendisini ... olarak sunmak” veya “... olarak tanıtılmak” anlamına gelir. Elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğu önermesini aktarır, ancak bu önermenin doğru olup olmadığını açık bırakır. is yerine claims kullanılması, konuşmacı ile iddia arasında mesafe oluşturur. Bu kullanım, haberlerde ve tartışmalarda bir ifade bir kaynağa atfedildiğinde ancak kanıtlanmış gerçek olarak sunulmadığında yararlıdır.
Alıştırma
“Vaping claims to be a safer alternative” cümlesinde konuşmacının tutumunu en iyi koruyan yorum hangisidir?
- Konuşmacı elektronik sigara kullanımının daha güvenli olamayacağını söylüyor.
- Konuşmacı elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğunu doğruluyor.
- Elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğu düşüncesi aktarılıyor, ancak gerçek olarak doğrulanmıyor.
Cevabı göster
Elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğu düşüncesi aktarılıyor, ancak gerçek olarak doğrulanmıyor.
and with 72% of all vapes sold being the sleek new JUUL vapes, Dilbilgisi
0:10ve satılan tüm elektronik sigaraların %72'sini şık, yeni JUUL cihazları oluştururken,
what exactly is the difference between smoking and JUULing? Notlar
0:15sigara içmekle JUUL kullanmak arasında tam olarak ne fark var?
with 72% of all vapes sold being ...: with + isim öbeği + being ile arka plan oluşturmak
with + isim öbeği + being + tümleç kalıbı, ana cümleyi çerçeveleyen bir durum ekler. Buradaki isim öbeği 72% of all vapes sold ifadesidir; sold, vapes sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacıdır ve “that are sold” anlamına gelir. Being, bu isim öbeğini the sleek new JUUL vapes tümlecine bağlar. with öbeğinin tamamı arka plan bilgisi verir; tam bir çekimli yan cümle değildir. Sorunun önüne getirilerek what exactly is the difference...? sorusunu gündeme getiren pazar payı istatistiği sunulur.
Alıştırma
Üç çalışanın işe gelmediğini belirten with + isim öbeği + being arka plan yapısıyla cümleyi tamamlayın: ____, the manager called in an extra worker.
Cevabı göster
With three employees being absent
“What exactly is the difference between A and B?” ile kesin farkı sormak
“What exactly is the difference between A and B?” iki şey arasındaki belirli farkın açıklanmasını istemek için kullanılır. Exactly, belirsiz bir karşılaştırma yerine açık ve kesin bir cevap talebini güçlendirir. Kalıp “What exactly is the difference between A and B?” şeklindedir. Between sözcüğünden sonra karşılaştırılan iki hedefi paralel biçimde söyleyin ve and ile bağlayın.
Alıştırma
Exactly kullanarak “difference between A and B” kalıbını tamamlayın: What ____ solar panels and solar tiles?
Cevabı göster
exactly is the difference between
JUULing: JUUL elektronik sigarası kullanmak
JUULing, bir elektronik sigara markasının adı olan JUUL ile -ing ekinden oluşturulmuş, resmî olmayan bir fiildir. Bu cümlede elektronik sigara kullanmak için bir JUUL cihazı kullanmak anlamına gelir. Smoking sözcüğünden sonra paralel konumda bulunması, geleneksel sigara içmek ile bu markalı elektronik sigara cihazını kullanmak arasında karşılaştırma kurar. Başka bir geleneksel sigara içme türünün adı değildir.
Alıştırma
Bir haber metninde “Several students said they had tried JUULing” cümlesi ne anlama gelir?
- JUUL elektronik sigaraları kullanmışlardı.
- Geleneksel sigara içmişlerdi.
- Elektronik sigara kullanmışlardı ama markası bilinmiyordu.
Cevabı göster
JUUL elektronik sigaraları kullanmışlardı.
Smoking a cigarette involves a narrow cylinder of paper filled with tobacco. Dilbilgisi
0:18Sigara içerken, tütünle doldurulmuş ince bir kâğıt silindir kullanılır.
Kısaltılmış edilgen ilgi tümcesi olarak filled with tobacco
Bu cümlede filled with tobacco, a narrow cylinder of paper ifadesinden sonra gelir ve silindirin içinde ne bulunduğunu açıklar. Anlam edilgendir: silindir doldurma eylemine maruz kalır; kendisi başka bir şeyi doldurmaz. Bu ifade kısaltılmış bir ilgi tümcesidir: a narrow cylinder of paper which is filled with tobacco, a narrow cylinder of paper filled with tobacco biçimine dönüşür. İngilizcede bir nesnenin içeriğini, durumunu veya yapısını anlatmak için sık sık isim + geçmiş zaman ortacı öbeği biçimindeki bu sıkıştırılmış yapı kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi fill fiilinden oluşturulan kısaltılmış edilgen öbekle tamamlayın: The museum displayed a wooden chest ____ old maps.
Cevabı göster
filled with
The filter is made of hair-like fibers meant to trap some of the bad smoke. Kalıp ifadeler
0:23Filtre, zararlı dumanın bir kısmını tutması amaçlanan kıl benzeri liflerden yapılır.
Tanınabilir malzemeler için made of
The filter is made of hair-like fibers cümlesinde is made of, bitmiş filtreyi oluşturan malzemeyi belirtir. Lifler üretici olarak değil, tanınabilir bir malzeme olarak sunulur. Bir nesnenin neyden oluştuğunu ve özgün malzemenin bitmiş üründe hâlâ tanınabildiğini anlatırken be made of + malzeme kullanılır. be biçimi özneye ve zamana göre değişir: is made of, are made of, was made of.
Alıştırma
Tanınabilir bir malzemeyi doğru belirten ifadeyi seçin: The basket is ___ thin strips of bamboo.
- made from
- made of
- made by
Cevabı göster
made of
meant to trap: amaçlanan işlevi anlatma
Burada meant to trap, saç benzeri liflerin amaçlanan işlevini anlatır: zararlı dumanın bir kısmını tutacak şekilde tasarlanmış veya öngörülmüşlerdir. Bu, fibers that are meant to trap yapısının kısaltılmış biçimidir. be meant to + fiilin yalın hâli kalıbı bir amacı ya da amaçlanan rolü bildirir; bu amacın gerçekten başarıldığını tek başına göstermez.
Alıştırma
Cümleyi, tasarım amacını ifade eden mean biçimiyle tamamlayın: The side vents are ____ keep the motor cool.
Cevabı göster
meant to
Unfortunately, one study found smoking with a filter actually made people inhale harder, Dilbilgisi
0:27Ne yazık ki bir araştırma, filtreli sigara içmenin aslında insanların daha güçlü nefes çekmelerine,
pulling in more harmful chemicals.
0:33böylece daha fazla zararlı kimyasal solumalarına yol açtığını ortaya koydu.
made people inhale harder: make + nesne + fiilin yalın hâli
made people inhale harder ifadesinde made, make fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve make + nesne + fiilin yalın hâli ettirgen yapısında kullanılmıştır. People nesnedir; inhale ise önüne to almadan yalın hâlde kalır. Harder burada inhale fiilini niteler ve daha zor anlamına değil, daha fazla kuvvetle veya daha güçlü biçimde anlamına gelir. Cümle, bu tepkiye filtrenin yol açtığını belirtir; birinin sigara içenleri bilerek zorladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri kullanarak cümleyi make + nesne + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın: The fire alarm ____ the building. (make / everyone / leave)
Cevabı göster
made everyone leave
A JUUL is an electronic cigarette designed to look like a flash drive Dilbilgisi
0:35JUUL, USB belleğe benzeyecek şekilde tasarlanmış bir elektronik sigaradır
designed to look like: kasıtlı olarak benzetilen görünüm
Designed to + fiil yapısında designed, bir özelliğin belirli bir amaç için bilinçli olarak planlandığını belirtir. Burada to look like bu amacı açıklar: elektronik sigaraya USB belleğe benzer bir görünüm verilmiştir. Look like, kimlik değil görünüş benzerliği anlatır. Cümle, cihazın gerçekten bir USB bellek olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The new security camera was ____ an ordinary doorbell, so visitors would not notice it.
Cevabı göster
designed to look like
One contains the battery and the system that regulates the temperature.
0:42Birinde pil ve sıcaklığı düzenleyen sistem bulunur.
The other is a cartridge full of an e-liquid,
0:46Diğeri ise elektronik sigara sıvısıyla dolu bir kartuştur
acts as: bir işlevi yerine getirmek veya rol üstlenmek
Act as + isim öbeği yapısında act, “hizmet etmek veya işlev görmek” anlamına gelir; as ise rolü belirtir. Dolayısıyla kartuş ek bir işlev daha görür: aynı zamanda ağızlıktır. Bu yapı; nesneler, kişiler ve kuruluşlar kalıcı ya da geçici olarak bir rol üstlendiğinde kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle Maria’nın toplantı sırasında ekip lideri rolünü üstlendiğini söylüyor?
- During the meeting, Maria will act like the team leader.
- During the meeting, Maria will act as the team leader.
- During the meeting, Maria will look like the team leader.
Cevabı göster
During the meeting, Maria will act as the team leader.
and can be switched out or replaced when they are empty. Öbek fiiller
0:52ve boşaldıklarında çıkarılıp yenileriyle değiştirilebilirler.
switch out: bir şeyi çıkarıp yenisiyle değiştirmek
Bu cümlede switched out, mevcut bir podun çıkarılıp yerine başka bir podun takılabileceği anlamına gelir. Edilgen can be switched out yapısında eylemden etkilenen unsur JUUL pods ifadesidir; değiştirme işlemini yapan kişi belirtilmez. Switch out, ayrılabilen bir öbek fiildir. Etken cümlelerde switch out a part veya switch a part out denebilir; nesne bir zamirse switch it out kullanılmalıdır. out, değiştirme anlamının bir parçasıdır ve cihazı kapatmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi switch out ifadesinin doğru biçimi ve it zamiriyle tamamlayın: The battery no longer holds a charge, so please ____ before the trip.
Cevabı göster
switch it out
a single pack of Marlboro cigarettes costs around $13,
0:56bir paket Marlboro sigarası yaklaşık 13 dolara mal olur
A JUUL pod, which has similar nicotine content to a pack of cigarettes, Dilbilgisi
1:02Nikotin içeriği bir paket sigaraya yakın olan bir JUUL podu
similar nicotine content to: belirli bir özelliği karşılaştırmak
similar + isim + to kalıbı, iki şeyin belirli bir özelliğini karşılaştırır. Burada özellik nicotine content, karşılaştırılan unsur ise to a pack of cigarettes ifadesiyle verilir: poddaki nikotin miktarı bir paketteki miktara yakındır. Similar benzerlik bildirir, tam eşitlik bildirmez. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp X has similar content/function/results to Y şeklindedir; similar sıfatı normalde with değil to ile kullanılır.
Alıştırma
similar sözcüğünden sonra gereken edatı yazın: This battery has a similar capacity ____ the older model.
Cevabı göster
to
but as are most things that claim to be healthier.
1:11ama daha sağlıklı olduğunu iddia eden çoğu şey de öyledir.
So, let's get into what is in a cigarette versus a JUUL pod. Öbek fiiller
1:14Şimdi bir sigaranın ve bir JUUL podunun içinde neler olduğuna bakalım.
Ayrıntılı bir tartışmaya başlamak için get into
Bu cümlede get into, “bir konuyu daha ayrıntılı biçimde tartışmaya veya incelemeye başlamak” anlamına gelir. İfade, bir sonraki konuyu, yani sigaraların ve JUUL podlarının neler içerdiğini tanıtır. Fiziksel olarak bir yere girme anlamı taşımaz. Yaygın kalıplar get into + isim/konu ve get into + soru sözcüklü yan cümledir: get into the details; get into why it happened.
Alıştırma
Hangi cümlede get into, ayrıntılı biçimde tartışılacak bir konuyu tanıtmak için kullanılmıştır?
- Let's get into the reasons behind the delay.
- Let's get out of the reasons behind the delay.
- Let's get over the reasons behind the delay.
Cevabı göster
Let's get into the reasons behind the delay.
The main ingredient in cigarettes is cured tobacco leaves,
1:17Sigaraların ana maddesi kurutulup olgunlaştırılmış tütün yapraklarıdır,
but also recycled stems, stocks, and floor sweepings known as sheet.
1:20ancak içlerinde “sheet” olarak bilinen geri dönüştürülmüş saplar, gövdeler ve yerden süpürülen kalıntılar da bulunur.
Tobacco companies have added hundreds of ingredients to improve taste, Dilbilgisi
1:25Tütün şirketleri tadı iyileştirmek,
decrease harshness and increase absorption.
1:29içim sertliğini azaltmak ve emilimi artırmak için yüzlerce madde eklemiştir.
Improve, decrease ve increase tarafından paylaşılan tek bir to
To improve taste, decrease harshness and increase absorption ifadesinde to amaç bildirir ve eş görevli üç fiilin tamamını kapsar. Improve, decrease ve increase yalın hâlde kullanılan paralel fiillerdir; ikinci ve üçüncü fiilden önce yeniden to kullanmak gerekmez. Bu ortak yapı, bir eylemin birden fazla amacı olduğunda kullanışlıdır: to + fiil 1, fiil 2 ve fiil 3. To sözcüğünü yalnızca ek bir ayrım veya vurgu gerçekten yararlı olduğunda tekrarlayın.
Alıştırma
Tek bir to ile üç paralel amaç fiili kullanan cümleyi seçin.
- The new process was designed to save time, reduce errors, and improve safety.
- The new process was designed to save time, reduced errors, and improve safety.
- The new process was designed to save time, reduce errors, and improving safety.
Cevabı göster
The new process was designed to save time, reduce errors, and improve safety.
Some examples are sugars for taste, menthol to numb the throat,
1:31Bunlara tat vermek için şeker, boğazı uyuşturmak için mentol
and ammonia to increase nicotine absorption in your lungs.
1:35ve akciğerlerde nikotin emilimini artırmak için amonyak örnek verilebilir.
there are either hundreds to thousands of ingredients, Dilbilgisi
1:40yüzlerce, hatta binlerce madde bulunduğunu
of which many are proven to cause cancer.
1:43ve bunların çoğunun kansere yol açtığının kanıtlandığını gösteriyor.
Depending on the cigarette: değişken bir sonucu koşulla sınırlandırmak
Bu cümlede depending on the cigarette, “hangi belirli sigaranın ele alındığına bağlı olarak” anlamına gelir. İfade, bileşen sayısını sınırlar: sayı, sigaranın türüne veya markasına göre değişebilir. depending on + isim öbeği veya wh-cümleciği yapısı, sonucu belirleyen etkeni gösterir. Değişken bir iddianın mutlakmış gibi sunulmasını önler; burada bileşenlerin var olmak için sigaraya ihtiyaç duyduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
“Neyin belirlediğine bağlı olarak” anlamına gelen ve depending ile başlayan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the model, the laptop may have 8 or 16 gigabytes of memory.
Cevabı göster
Depending on
Either hundreds to thousands: alternatif ve aralık kalıplarını karıştırmamak
either hundreds to thousands dizisi, birbiriyle uyumsuz iki kalıbı birleştirir. Either normalde either X or Y yapısında seçenekleri tanıtırken to bir aralığın alt ve üst sınırlarını bağlar. Or ile sunulan ikinci bir seçenek olmadığı için either eşsiz kalır. Geniş bir aralığı ifade etmek için hundreds to thousands of ingredients kullanın. either hundreds or thousands of ingredients ifadesini ise bir aralıktaki değerleri değil, iki ayrı olasılığı veya büyüklük düzeyini kastettiğinizde kullanın.
Alıştırma
Hangi düzeltme kesintisiz bir miktar aralığını doğru biçimde ifade eder?
- either hundreds to thousands of ingredients
- either hundreds or thousands of ingredients
- hundreds to thousands of ingredients
Cevabı göster
hundreds to thousands of ingredients
meaning you inhale carbon monoxide, polyaromatic hydrocarbons, and nitric oxide,
1:51yani karbonmonoksit, poliaromatik hidrokarbonlar ve nitrik oksit solursunuz
combustion: yanma için kullanılan bilimsel terim
Burada combustion, yanmanın kimyasal süreci anlamına gelir. Sigaranın içindeki maddeler yüksek sıcaklıkta tepkimeye girerek ısı ve yeni kimyasal maddeler açığa çıkardığı için combustion gerçekleşir. Bu sözcük, ürünün kullanılması veya solunması için değil, tepkimenin kendisi için kullanılan teknik bir isimdir. Bu ayrım, bir maddenin yanmasıyla yanma tepkimesi olmadan ısıtılması arasındaki farkı açıklar.
Alıştırma
Bir yakıtın oksijen içinde yanmasının kimyasal sürecini hangi terim ifade eder?
- consumption
- combustion
- compression
Cevabı göster
combustion
between 400 to 700 değil, between 400 and 700
between 400 to 700 ifadesi, aralık bildiren iki standart yapıyı birbirine karıştırır. Standart İngilizcede between sözcüğünden sonra and kullanılır; bu nedenle düzeltilmiş biçim between 400 and 700 degrees Celsius olur. Diğer doğru yapı from 400 to 700 degrees Celsius biçimidir. Her kalıbı bozmadan kullanın: between X and Y veya from X to Y.
Alıştırma
Standart aralık ifadesini tamamlayın: The oven operates between 180 ____ 220 degrees Celsius.
Cevabı göster
and
all of which are dangerous toxins: bütün bir listeye gönderme
Burada all of which, önceki listenin tamamına, yani carbon monoxide, polyaromatic hydrocarbons ve nitric oxide ifadelerine gönderme yapar. Yalnızca hemen önündeki nitric oxide ifadesini belirtmez. Virgül, listenin tamamı hakkında ortak bir yorum ekleyen sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğini başlatır. Yeniden kullanılabilir kalıp çoğul liste + virgül + all of which + çoğul fiildir; listelenen her öğenin aynı özelliğe sahip olduğunu kısa biçimde belirtir.
Alıştırma
Cümleyi kümeyi toplu olarak gösteren sınırlayıcı olmayan ilgi yapısıyla tamamlayın: The lab detected three gases, ____ toxic.
Cevabı göster
all of which were
on the other hand: karşıt tarafı işaretleme
On the other hand, konuşmacının bir karşılaştırmanın bir tarafından karşıt tarafına geçtiğini belirtir. Burada dinleyiciye yeni cümleyi sigaralar hakkındaki başka bir bilgi olarak değerlendirmek yerine sigara yanmasıyla JUUL kullanımını karşılaştırmasını söyler. Bu ifade bilgiyi düzenler: önce bir tarafı sunun, ardından alternatif veya karşıt tarafı işaretlemek için on the other hand kullanın. İfade cümlenin başında ya da virgüllerle ayrılmış bir ara söz olarak bulunabilir.
Alıştırma
Karşıt ikinci tarafı açıkça tanıtan geçiş ifadesini seçin: Gas cars produce tailpipe emissions. Electric cars, ____, do not.
- for example
- on the other hand
- also
Cevabı göster
on the other hand
they could mimic a cigarette's rapid nicotine delivery.
2:08sigaranın nikotini hızla iletme özelliğini taklit edebileceklerini keşfettiler.
by adding: by + -ing ile yöntem belirtme
By + -ing biçimi, ana cümledeki sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi belirtir. Burada by adding benzoic acid ... ifadesi, “Hızlı nikotin iletimini nasıl taklit edebildiler?” sorusunu yanıtlar. Bu ifade yöntem bildiren bir tümleçtir: by sonrasındaki eylem araçtır, they could mimic ... ise sonuçtur. Bu kullanımda by, “bir eylemi yaparak” anlamına gelir; “yanında” veya “en geç” anlamına gelmez.
Alıştırma
Yöntemi tamamlamak için by ile install fiilinin -ing biçimini kullanın: The team cut electricity use ____ motion sensors in every hallway.
Cevabı göster
by installing
nicotine salts: kimyasal terim
Elektronik sigara ve tütün hakkındaki konuşmalarda nicotine salts, nikotinin kimyasal tuz biçimini belirten teknik bir terimdir. Burada salts kimyadaki anlamıyla kullanılır; sofra tuzu veya çeşni olarak kullanılan tuz anlamına gelmez. Bu cümlede nicotine salts, benzoik asidin eklendiği maddeyi adlandırır. Terimi tanımak, bu kimyasal formülasyon ile hızlı nikotin iletimi arasında öne sürülen bağlantının anlaşılmasını sağlar.
Alıştırma
Bir ürün raporunda “a liquid containing nicotine salts” ifadesindeki nicotine salts ne anlama gelir?
- Tütünü korumak için kullanılan tuz kristalleri
- Lezzet vermek için eklenen sıradan sofra tuzu
- Nikotinin kimyasal tuz biçimi
Cevabı göster
Nikotinin kimyasal tuz biçimi
JUUL e-liquid only consists of five ingredients, Kalıp ifadeler
2:12JUUL elektronik sigara sıvısı yalnızca beş maddeden oluşur:
which are benzoic acid, a nicotine solution, glycerol, propylene glycol,
2:15benzoik asit, nikotin solüsyonu, gliserol, propilen glikol
consists of: bir bütünün parçalarını belirtmek
Consists of, “-den oluşmak” anlamına gelir. Bütünü of ifadesinden önce yerleştirir ve ardından parçaları belirtir: elektronik sigara likiti bütündür, beş bileşen ise onun parçalarıdır. Bu yapı; bileşenleri, üyeleri, aşamaları veya modülleri açık ve düzenli biçimde anlatmak için kullanışlıdır. Fiil özneyle uyum gösterir; bu nedenle tekil bir bütünle consists of, çoğul bir özneyle consist of kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi consist of ifadesinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The safety kit ____ a mask, gloves, and a first-aid guide.
Cevabı göster
consists of
Other vape companies may use the chemical diacetyl for flavoring,
2:22Diğer elektronik sigara şirketleri aroma vermek için diasetil adlı kimyasalı kullanabilir;
which can cause dangerous lung inflammation,
2:25bu madde tehlikeli akciğer iltihabına yol açabilir,
but JUUL makes a point to not include this chemical. Kalıp ifadeler
2:28ancak JUUL bu kimyasalı kullanmadığını özellikle vurgular.
makes a point to not include: bilinçli olarak hariç tutmayı vurgulamak
Makes a point to not include ifadesinde make a point to + fiil, bir şeyin tesadüfen gerçekleşmesine izin vermek yerine onu bilinçli biçimde yapmaya özen göstermek anlamına gelir. Burada amaçlanan eylem not include olduğundan, JUUL kimyasalı bilinçli olarak hariç tutan bir şirket şeklinde sunulur. not sözcüğünün konumu önemlidir. To not include, hariç tutmayı amaçlanmış bir eylem olarak gösterir; not making a point to include ise yalnızca onu dâhil etmek için özel bir çaba bulunmadığını söyler.
Alıştırma
Hangi cümle kimyasalı hariç tutmanın bilinçli bir politika olduğunu söylüyor?
- The company makes the point that the chemical is included.
- The company makes a point to not include the chemical.
- The company does not make a point to include the chemical.
Cevabı göster
The company makes a point to not include the chemical.
The temperature needs to be at least 150 degrees Celsius Dilbilgisi
2:30Sıcaklığın en az 150 santigrat dereceye ulaşması gerekir
needs to be at least 150 degrees Celsius: asgari değer belirlemek
Needs to be at least + bir sayı, karşılanması gereken asgari şartı belirtir. Burada sıcaklık 150 santigrat dereceye veya daha yüksek bir değere ulaşmalıdır; 150'nin altındaki hiçbir değer şartı karşılamaz. Ardından gelen to create an inhalable aerosol bölümü, bu eşiğe ulaşmanın amacını açıklar. Aynı kalıp yaş, miktar, boyut ve performansla ilgili asgari şartlarda da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi need fiilinin doğru biçimi ve at least ifadesiyle tamamlayın: Visitors ____ 16 years old to enter without an adult.
Cevabı göster
need to be at least
an inhalable aerosol: yalnızca buhar veya duman değildir
Inhalable, bir maddenin solunum yoluyla solunum sistemine alınabileceği anlamına gelir. Maddenin güvenli olup olmadığını değil, fiziksel olarak solunabilmesini anlatır. Aerosol, bir gaz içinde asılı duran çok küçük sıvı damlacıkları veya katı parçacıklardır. Bu nedenle an inhalable aerosol, havada taşınan ve solunabilen bir maddeyi ifade eder; bu teknik terim otomatik olarak saf su buharı ya da yanma sonucu oluşan duman anlamına gelmez.
Alıştırma
Teknik bir raporda an inhalable aerosol ne anlama gelir?
- Mutlaka yanma sonucu oluşmuş duman
- Solunması her zaman güvenli olan saf su buharı
- Bir gaz içinde asılı duran ve solunabilen çok küçük damlacıklar veya parçacıklar
Cevabı göster
Bir gaz içinde asılı duran ve solunabilen çok küçük damlacıklar veya parçacıklar
Therefore, there is no combustion reaction,
2:35Bu nedenle herhangi bir yanma tepkimesi gerçekleşmez
For now, science says that JUULing is healthier than smoking, Anlatım akışı
2:40Şimdilik bilim, JUUL kullanmanın sigara içmekten daha sağlıklı olduğunu söylüyor,
but they both involve consumption of a similar amount of a mind-altering drug. Kelime
2:43ancak her ikisinde de benzer miktarda psikoaktif madde tüketiliyor.
For now, ile mevcut bir sonucun geçerliliğini sınırlamak
Bu cümlede “For now”, ardından gelen iddiayı sınırlar: bu, mevcut bilimsel kanıtların desteklediği sonuçtur; sonucun sonsuza kadar doğru kalacağına dair bir garanti değildir. Cümlenin başında kullanıldığında tüm ifadeyi çerçeveler ve ileride ortaya çıkacak kanıtların değerlendirmeyi değiştirmesine yer bırakır. Bilgi veya koşullar değişebileceği için bir sonuç geçiciyse bu yapıyı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi “kanıtlar veya durum değişene kadar” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: ____, the bridge appears safe, but engineers are still monitoring it.
Cevabı göster
For now
mind-altering drug: zihinsel durumu değiştiren bir madde
“Mind-altering”, “drug” sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. Maddenin bilinci, algıyı, ruh hâlini, düşünceyi veya davranışı değiştirebileceğini belirtir; yalnızca maddenin zararlı olduğunu söylemekten daha özeldir. Burada “drug”, bedeni veya zihni etkileyen bir madde anlamındaki geniş farmakolojik kullanıma sahiptir. Nikotin gibi yasal ancak bağımlılık yapan maddeleri de kapsayabilir; dolayısıyla otomatik olarak yasa dışı uyuşturucu anlamına gelmez.
Alıştırma
“Nicotine is a mind-altering drug,” cümlesinde vurgulanan ifade en doğrudan ne anlama gelir?
- Bir ruhsal hastalığı iyileştiren ilaç
- Ruh hâlini, algıyı veya düşünceyi değiştirebilen bir madde
- Yalnızca yasa dışı bir uyuşturucu
- Fiziksel olarak zararlı herhangi bir madde
Cevabı göster
Ruh hâlini, algıyı veya düşünceyi değiştirebilen bir madde
Whether you smoke or JUUL: iki alternatifte de aynı sonuç
Whether A or B iki alternatif sunar ve ana cümledeki sonucun her iki durumda da geçerli olduğunu belirtir. Burada smoke ve JUUL alternatiflerdir ve ikisi de nikotin solumakla ilgili aynı sonuca bağlanır. Bu kullanımda whether ödünleyici bir anlam taşır: hangi alternatifin doğru olduğuna bakılmaksızın demektir. Yanıtlanmayı bekleyen bir dolaylı soru oluşturmaz.
Alıştırma
Whether A or B yapısını drive ve take the train ile kullanarak cümleyi tamamlayın: ____, allow an hour for the trip.
Cevabı göster
Whether you drive or take the train
where it passes through the thin membrane of your lungs and into your bloodstream.
2:52nikotin burada akciğerlerinizin ince zarından geçerek kan dolaşımınıza karışır.
it binds to neurons in the reward pathway of your brain. Kelime
2:59beyninizdeki ödül yolunda bulunan nöronlara bağlanır.
reward pathway: ödül ve pekiştirmeyle ilgili beyin devreleri
Sinirbilimde reward pathway, ödül, motivasyon ve pekiştirmeyle ilgili birbirine bağlı beyin devreleri bütünüdür. Buradaki pathway mecazi ve işlevseldir: fiziksel bir yolu değil, bağlantılı sinirsel süreçleri anlatır. Cümlede bu ifade, nikotinin bağlandığı nöronların yerini belirtir ve bu bağlanmanın ödüllendirici hisleri ve davranış tekrarını neden etkileyebildiğini açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Bir sinirbilim makalesinde reward pathway en çok neyi ifade eder?
- Nikotini göğüsten geçiren fiziksel bir kanal
- Ödül ve pekiştirmeyle ilgili beyin devreleri ağı
- Bir kişinin ödül almaya giderken yürüdüğü yol
Cevabı göster
Ödül ve pekiştirmeyle ilgili beyin devreleri ağı
This is the part of the brain that evolved to make you feel good after doing biologically important things,
3:02Burası, biyolojik açıdan önemli şeyler yaptıktan sonra kendinizi iyi hissetmenizi sağlamak üzere evrimleşmiş beyin bölgesidir;
causing the release of a neurotransmitter called dopamine.
3:13ve dopamin adlı bir nörotransmiterin salınmasına neden olur.
Bir mekanizmadan yararlanma metaforu olarak “cheats the system”
Bu cümlede cheats the system, solunan nikotinin beynin ödül yolağının çalışma biçiminden yararlandığı anlamına gelir. Nikotin reseptörlere oturduğu için yolağı normalde etkinleştiren neden olmadan dopamin salınımını tetikler. Cheats fiili nikotini kişileştirir: nikotinin bir niyeti yoktur ve bir insanı kandırmaz. Daha genel olarak cheat the system, bir dizi kuralın ya da mekanizmanın işleyişinden yararlanıp bir kestirme yol veya açık sayesinde sonuç elde etmek demektir.
Alıştırma
Nikotinle ilgili cümlede cheats the system ne anlama gelir?
- Bir sonuç tetiklemek için ödül yolağının çalışma biçiminden yararlanır.
- Ödül yolağını normal çalışacak şekilde onarır.
- Beynin içindeki birine yalan söyler.
Cevabı göster
Bir sonuç tetiklemek için ödül yolağının çalışma biçiminden yararlanır.
This causes the cigarette you smoked or the JUUL you vaped to make you feel good, Dilbilgisi
3:16Bu nedenle içtiğiniz sigara ya da kullandığınız JUUL size kendinizi iyi,
“the cigarette you smoked” ... “the JUUL you vaped” içinde atılan nesne görevindeki ilgi zamirleri
Vurgulanan her ad öbeğinde isimden sonra tanımlayıcı bir ilgi cümleciği bulunur: you smoked, cigarette sözcüğünü; you vaped ise JUUL sözcüğünü niteler. Tam biçimleri the cigarette that you smoked ve the JUUL that you vaped şeklindedir. Burada cigarette ve JUUL, smoked ve vaped fiillerinin nesneleridir. That veya which gibi nesne görevindeki bir ilgi zamiri atılabilir ve geriye isim + özne + fiil biçimindeki kısa yapı kalır. Bu nedenle you, ilgi cümleciğinin öznesidir; isimle basitçe yan yana bağlanmış bir sözcük değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede nesne görevindeki ilgi zamiri doğru biçimde atılmıştır?
- The package arrived this morning is on the desk.
- The teacher helped me was patient.
- The book I borrowed was helpful.
Cevabı göster
The book I borrowed was helpful.
Zıt değişimler: wake you up ... calm you down
Cümle iki zıt değişimi gösterir: wake you up seni daha uyanık hâle getirirken calm you down stres veya huzursuzluğu azaltıp sakinleştirir. Başlangıçtaki durumun hangi etkinin ilgili olduğunu belirler. İkisi de fiil + kişi + parçacık kalıbına sahip, ayrılabilen öbek fiillerdir. Kişi bir zamirle ifade edildiğinde zamiri fiil ile parçacığın arasına koy: wake you up ve calm you down.
Alıştırma
Cümleyi wake ... up ve calm ... down yapılarının doğru biçimleriyle tamamla: After the overnight flight, cold air helped ____, while slow breathing helped ____ before my speech.
Cevabı göster
wake me up · calm me down
Kısaltılmış koşullar: if sleepy ... if stressed
if sleepy ve if stressed ifadelerinde özne you ile be fiilinin ilgili biçimi atıldığı için if sözcüğünün hemen ardından bir sıfat gelir. Tam biçimler if you are sleepy ve if you are stressed şeklindedir. Atılan you, ana cümlenin öznesi Nicotine değil, wake you up veya calm you down eyleminden etkilenen kişidir. Yakındaki ifadeler atılan özneyi gösterdiği için kısa koşulların anlamı yine de açıktır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için if you are nervous ifadesini kısalt: ____, take a slow breath.
Cevabı göster
If nervous
So, it is no wonder nicotine is extremely addictive. Kalıp ifadeler
3:26Dolayısıyla nikotinin son derece bağımlılık yapıcı olmasına şaşmamak gerek.
It is no wonder: şaşırtıcı olmayan bir sonucu sunmak
It is no wonder, “şaşırtıcı değil” ya da “buna şaşmamak gerekir” anlamına gelir. Burada so, önceki kanıtları nikotinin bağımlılık yapmasının beklenen bir sonuç olduğu çıkarımına bağlar. Bilinen gerçekler sonraki sonucu anlaşılır kıldığında it is no wonder + yan cümle kalıbını kullanın. No wonder + yan cümle daha kısa ve konuşma diline daha yakın biçimdir.
Alıştırma
Şaşırtıcı olmayan bir sonucu sunan kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: After three nights without sleep, ____ Mia feels exhausted.
Cevabı göster
it is no wonder
The popularity of JUULing amongst young people means less are smoking cigarettes, Notlar
3:29JUUL kullanımının gençler arasında popülerleşmesi, sigara içenlerin sayısını azaltıyor;
Amongst young people: amongst biçimi
Amongst young people, “gençler grubunun içinde” veya “gençler arasında” anlamına gelir. İfade, JUUL kullanımının popüler olduğu grubu belirtir. Amongst ve among burada aynı temel anlama sahiptir. Among yerine amongst seçmek, anlatılan ilişkiyi değil, bölgesel ya da biçemsel tonu değiştirir.
Alıştırma
Hangi cümlede amongst doğal biçimde “bir grubun içinde” anlamında kullanılmıştır?
- The bicycle is parked amongst the wall.
- The new slang is common amongst teenagers.
- The meeting is scheduled amongst noon and one.
Cevabı göster
The new slang is common amongst teenagers.
less are smoking cigarettes: sayılabilen insanlar için fewer seçimi
Burada less, “daha az sayıda genç” anlamındadır; karşılaştırma sözcüğünden sonra young people ad öbeği anlaşılır ancak söylenmez. People sayılabildiği için standart İngilizcede normal kullanım fewer are smoking cigarettes biçimindedir. Sayılabilen bir ad söylenmediğinde de kural değişmez: Kastedilen şey tek tek sayılabilen insanlar veya nesnelerse fewer kullanın.
Alıştırma
İkinci cümleyi, sayılabilen insanların daha küçük bir sayısını belirten karşılaştırma sözcüğüyle tamamlayın: The survey followed 500 teenagers. After the campaign, ____ are smoking cigarettes.
Cevabı göster
fewer
which some epidemiologists think is a good thing. Dilbilgisi
3:33bazı epidemiyologlar da bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyor.
which some epidemiologists think is a good thing: bütün bir düşünceye gönderme yapma
Which, yakındaki cigarettes adına değil, önceki düşüncenin tamamına, yani sigara içen gençlerin sayısındaki azalmaya gönderme yapar. İlgi cümleciği bu durumu yorumlayarak onun iyi bir şey olduğunu söyler. Some epidemiologists think, görüşün kime ait olduğunu belirtmek için yapının içine yerleştirilmiştir. Bu aktarma ifadesi çıkarıldığında cümlenin iskeleti which is a good thing olur. Benzer yapılarda which sözcüğünü, aktarma ifadesinden sonra üstlendiği görevle bağlantılı düşünün.
Alıştırma
“The school extended library hours, which many students think is a helpful change,” cümlesinde which neye gönderme yapar?
- Birçok öğrenci
- Yalnızca library hours ad öbeği
- Okulun kütüphane saatlerini uzatma kararı
Cevabı göster
Okulun kütüphane saatlerini uzatma kararı
which means there is no long-term studies to uncover any hidden negative effects. Dilbilgisi
3:38bu yüzden gizli olumsuz etkileri ortaya çıkaracak uzun vadeli araştırmalar yok.
there are no long-term studies ifadesinde sayı uyumu
Varoluş bildiren there be yapısında there bir giriş öğesidir; ardından gelen isim öbeği be fiilinin tekil mi çoğul mu olacağını belirler. studies çoğul olduğu için standart İngilizcede there are gerekir; dolayısıyla cümle there are no long-term studies olmalıdır. Tekil seçenek there is no long-term study de dil bilgisi açısından doğrudur; ancak tekil sayılabilen bir isim kullandığı için tekil uyum gerektirir ve isim öbeğini çoğuldan tekile çevirir.
Alıştırma
Sıfır çalışma bulunduğunu ifade edecek şekilde cümleyi tamamlayın: At present, there ____ no long-term studies on the question.
Cevabı göster
are
The best thing you can do right now for your health Dilbilgisi
3:43Şu anda sağlığınız için yapabileceğiniz en iyi şey,
The best thing you can do ... is to + fiilin yalın hâli yapısı
Özne, The best thing you can do right now for your health isim öbeğinin tamamıdır. Bu öbekte you can do, thing sözcüğünü niteler; right now ve for your health ise neyin best sayılacağına ilişkin zamanı ve ölçütü sınırlar. Bu özne öbeğinin ardından is to + fiilin yalın hâli önerilen eylemi tanıtır; burada is to skip kullanılmıştır. Yeniden kullanılabilir The best thing you can do ... is to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir eylemi en güçlü öneri olarak sunar.
Alıştırma
Hedef öneri kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ before an international trip ____ check your passport's expiry date.
Cevabı göster
The best thing you can do · is to
“skip nicotine products altogether” ifadesindeki altogether
Bu cümlede altogether, tamamen ya da bütünüyle anlamına gelen bir derece zarfıdır. skip fiilini güçlendirir: tavsiye, kullanımı yalnızca azaltmak veya bir türü atlamak değil, tüm nikotin ürünlerinden kaçınmaktır. altogether, nicotine products nesnesinden sonra gelerek onları atlama veya onlardan kaçınma eyleminin tamamını kapsar. Bu kullanım avoid something altogether ve stop something altogether gibi yapılara aktarılabilir.
Alıştırma
Tamamen anlamını vermek için all together değil, tek kelimelik biçimi kullanarak cümleyi tamamlayın: Because the file was unsafe, I deleted it ____.
Cevabı göster
altogether
If you want to know even more about JUULing,
3:48JUUL kullanımı hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız,
we just uploaded the newest episode of our podcast Sidenote to YouTube,
3:50podcast'imiz Sidenote'un en yeni bölümünü kısa süre önce YouTube'a yükledik.
and scientifically debate whether or not we think JUULing is good. Dilbilgisi
3:58ayrıca JUUL kullanmanın iyi olup olmadığını bilimsel açıdan tartışıyoruz.
Dolaylı evet-hayır sorusunda whether or not
Whether or not, we think JUULing is good önermesini dolaylı bir evet-hayır sorusu olarak tanıtır. Tartışma iki olasılığı da ele alır: JUULing iyidir ya da değildir. whether or not we think JUULing is good yan cümlesinin tamamı debate fiilinin içeriğidir. Or not, whether yapısına aittir ve iki olası cevabı açıkça belirtir; JUULing ile sıralanmış ayrı bir öge değildir.
Alıştırma
Hem evet hem de hayır olasılıklarını açıkça içeren ifadeyle cümleyi tamamlayın: The committee will debate ____ the rule should change.
Cevabı göster
whether or not
or subscribe to Sidenote wherever you get your podcasts.
4:03veya podcast'lerinizi dinlediğiniz platformdan Sidenote'a abone olun.