Sigara İçmek vs Juul Kullanmak: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
688 kelime 175 kel/dk

Video özeti: Sigara ve JUUL cihazlarını maliyet, içerik, yanma, nikotin iletimi, beyin etkileri ve belirsiz uzun vadeli riskler bakımından karşılaştırır, sonra nikotinden kaçınmayı önerir. Başlıca İngilizce noktaları: 1. claims to be a safer alternative (Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyi): claims bir iddiayı onaylamadan aktarır; kanıt tartışmalıysa mesafe belirtmeyi sağlar. 2. makes a point to not include (Kalıplaşmış İfadeler ve Eşdizimler): bilinçli bir seçimi vurgular ve birinin özellikle güvenceye aldığı davranışı anlatır. 3. cheats the system (Deyim ve Mecaz): bir kişiyi kandırmak değil mekanizmadan yararlanmak demektir; kurallar, süreçler veya biyolojik sistemler için kullanılabilir.

Bu derste

Cigarette smoking is the number one cause of preventable death in America, Kalıp ifadeler

0:00

Sigara içmek, Amerika'da önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedenidir

killing 500,000 people each year. Dilbilgisi

0:04

ve her yıl 500.000 kişinin ölümüne yol açar.

Kalıp ifadeler

the number one cause of preventable death: önlenebilir ölümlerin bir numaralı nedeni

Bu cümlede the number one cause of X, X açısından önem veya etki bakımından birinci sıradaki neden anlamına gelir. Number one, listedeki bir madde numarasını değil, en üst sırayı ifade eder. Preventable death, etkili önlemlerle kaçınılabilecek ölüm demektir. İfade bir bütün olarak sigara içmeyi önlenebilir ölümlerin nedenleri arasında ilk sıraya yerleştirir.

Alıştırma

Raporu, kanıtlanmış bir birinciliği ifade eden tam kalıpla tamamlayın: In this survey, distracted driving was ____ preventable crashes.

Cevabı göster

the number one cause of

Dilbilgisi

sonuç cümlesi olarak killing 500,000 people each year

Virgül + -ing yapısındaki killing 500,000 people each year yan cümlesi, önceki ifadenin sonucunu sunar. Bu yapı and as a result, cigarette smoking kills 500,000 people each year şeklinde açılabilir. Killing fiilinin örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan cigarette smoking ifadesidir. Bu ek ortaç cümlesi, raporların yeni bir çekimli cümle başlatmadan sonucu kısa biçimde eklemesini sağlar.

Alıştırma

Sonuç cümlesini tamamlamak için leave fiilinin -ing biçimini kullanın: The storm knocked down power lines, ____ several neighborhoods without electricity.

Cevabı göster

leaving

Vaping claims to be a safer alternative Kelime

0:07

Elektronik sigara kullanımının daha güvenli bir alternatif olduğu iddia ediliyor

Kelime

claims to be a safer alternative: bir iddiayı desteklemeden aktarmak

Bu cümlede claims to be, “kendisini ... olarak sunmak” veya “... olarak tanıtılmak” anlamına gelir. Elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğu önermesini aktarır, ancak bu önermenin doğru olup olmadığını açık bırakır. is yerine claims kullanılması, konuşmacı ile iddia arasında mesafe oluşturur. Bu kullanım, haberlerde ve tartışmalarda bir ifade bir kaynağa atfedildiğinde ancak kanıtlanmış gerçek olarak sunulmadığında yararlıdır.

Alıştırma

“Vaping claims to be a safer alternative” cümlesinde konuşmacının tutumunu en iyi koruyan yorum hangisidir?

  1. Konuşmacı elektronik sigara kullanımının daha güvenli olamayacağını söylüyor.
  2. Konuşmacı elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğunu doğruluyor.
  3. Elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğu düşüncesi aktarılıyor, ancak gerçek olarak doğrulanmıyor.
Cevabı göster

Elektronik sigara kullanımının daha güvenli olduğu düşüncesi aktarılıyor, ancak gerçek olarak doğrulanmıyor.

and with 72% of all vapes sold being the sleek new JUUL vapes, Dilbilgisi

0:10

ve satılan tüm elektronik sigaraların %72'sini şık, yeni JUUL cihazları oluştururken,

what exactly is the difference between smoking and JUULing? Notlar

0:15

sigara içmekle JUUL kullanmak arasında tam olarak ne fark var?

Dilbilgisi

with 72% of all vapes sold being ...: with + isim öbeği + being ile arka plan oluşturmak

with + isim öbeği + being + tümleç kalıbı, ana cümleyi çerçeveleyen bir durum ekler. Buradaki isim öbeği 72% of all vapes sold ifadesidir; sold, vapes sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacıdır ve “that are sold” anlamına gelir. Being, bu isim öbeğini the sleek new JUUL vapes tümlecine bağlar. with öbeğinin tamamı arka plan bilgisi verir; tam bir çekimli yan cümle değildir. Sorunun önüne getirilerek what exactly is the difference...? sorusunu gündeme getiren pazar payı istatistiği sunulur.

Alıştırma

Üç çalışanın işe gelmediğini belirten with + isim öbeği + being arka plan yapısıyla cümleyi tamamlayın: ____, the manager called in an extra worker.

Cevabı göster

With three employees being absent

Dilbilgisi

“What exactly is the difference between A and B?” ile kesin farkı sormak

“What exactly is the difference between A and B?” iki şey arasındaki belirli farkın açıklanmasını istemek için kullanılır. Exactly, belirsiz bir karşılaştırma yerine açık ve kesin bir cevap talebini güçlendirir. Kalıp “What exactly is the difference between A and B?” şeklindedir. Between sözcüğünden sonra karşılaştırılan iki hedefi paralel biçimde söyleyin ve and ile bağlayın.

Alıştırma

Exactly kullanarak “difference between A and B” kalıbını tamamlayın: What ____ solar panels and solar tiles?

Cevabı göster

exactly is the difference between

Kültür

JUULing: JUUL elektronik sigarası kullanmak

JUULing, bir elektronik sigara markasının adı olan JUUL ile -ing ekinden oluşturulmuş, resmî olmayan bir fiildir. Bu cümlede elektronik sigara kullanmak için bir JUUL cihazı kullanmak anlamına gelir. Smoking sözcüğünden sonra paralel konumda bulunması, geleneksel sigara içmek ile bu markalı elektronik sigara cihazını kullanmak arasında karşılaştırma kurar. Başka bir geleneksel sigara içme türünün adı değildir.

Alıştırma

Bir haber metninde “Several students said they had tried JUULing” cümlesi ne anlama gelir?

  1. JUUL elektronik sigaraları kullanmışlardı.
  2. Geleneksel sigara içmişlerdi.
  3. Elektronik sigara kullanmışlardı ama markası bilinmiyordu.
Cevabı göster

JUUL elektronik sigaraları kullanmışlardı.

Smoking a cigarette involves a narrow cylinder of paper filled with tobacco. Dilbilgisi

0:18

Sigara içerken, tütünle doldurulmuş ince bir kâğıt silindir kullanılır.

Dilbilgisi

Kısaltılmış edilgen ilgi tümcesi olarak filled with tobacco

Bu cümlede filled with tobacco, a narrow cylinder of paper ifadesinden sonra gelir ve silindirin içinde ne bulunduğunu açıklar. Anlam edilgendir: silindir doldurma eylemine maruz kalır; kendisi başka bir şeyi doldurmaz. Bu ifade kısaltılmış bir ilgi tümcesidir: a narrow cylinder of paper which is filled with tobacco, a narrow cylinder of paper filled with tobacco biçimine dönüşür. İngilizcede bir nesnenin içeriğini, durumunu veya yapısını anlatmak için sık sık isim + geçmiş zaman ortacı öbeği biçimindeki bu sıkıştırılmış yapı kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi fill fiilinden oluşturulan kısaltılmış edilgen öbekle tamamlayın: The museum displayed a wooden chest ____ old maps.

Cevabı göster

filled with

The filter is made of hair-like fibers meant to trap some of the bad smoke. Kalıp ifadeler

0:23

Filtre, zararlı dumanın bir kısmını tutması amaçlanan kıl benzeri liflerden yapılır.

Kalıp ifadeler

Tanınabilir malzemeler için made of

The filter is made of hair-like fibers cümlesinde is made of, bitmiş filtreyi oluşturan malzemeyi belirtir. Lifler üretici olarak değil, tanınabilir bir malzeme olarak sunulur. Bir nesnenin neyden oluştuğunu ve özgün malzemenin bitmiş üründe hâlâ tanınabildiğini anlatırken be made of + malzeme kullanılır. be biçimi özneye ve zamana göre değişir: is made of, are made of, was made of.

Alıştırma

Tanınabilir bir malzemeyi doğru belirten ifadeyi seçin: The basket is ___ thin strips of bamboo.

  1. made from
  2. made of
  3. made by
Cevabı göster

made of

Kalıp ifadeler

meant to trap: amaçlanan işlevi anlatma

Burada meant to trap, saç benzeri liflerin amaçlanan işlevini anlatır: zararlı dumanın bir kısmını tutacak şekilde tasarlanmış veya öngörülmüşlerdir. Bu, fibers that are meant to trap yapısının kısaltılmış biçimidir. be meant to + fiilin yalın hâli kalıbı bir amacı ya da amaçlanan rolü bildirir; bu amacın gerçekten başarıldığını tek başına göstermez.

Alıştırma

Cümleyi, tasarım amacını ifade eden mean biçimiyle tamamlayın: The side vents are ____ keep the motor cool.

Cevabı göster

meant to

Unfortunately, one study found smoking with a filter actually made people inhale harder, Dilbilgisi

0:27

Ne yazık ki bir araştırma, filtreli sigara içmenin aslında insanların daha güçlü nefes çekmelerine,

pulling in more harmful chemicals.

0:33

böylece daha fazla zararlı kimyasal solumalarına yol açtığını ortaya koydu.

Dilbilgisi

made people inhale harder: make + nesne + fiilin yalın hâli

made people inhale harder ifadesinde made, make fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve make + nesne + fiilin yalın hâli ettirgen yapısında kullanılmıştır. People nesnedir; inhale ise önüne to almadan yalın hâlde kalır. Harder burada inhale fiilini niteler ve daha zor anlamına değil, daha fazla kuvvetle veya daha güçlü biçimde anlamına gelir. Cümle, bu tepkiye filtrenin yol açtığını belirtir; birinin sigara içenleri bilerek zorladığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Parantez içindeki sözcükleri kullanarak cümleyi make + nesne + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın: The fire alarm ____ the building. (make / everyone / leave)

Cevabı göster

made everyone leave

A JUUL is an electronic cigarette designed to look like a flash drive Dilbilgisi

0:35

JUUL, USB belleğe benzeyecek şekilde tasarlanmış bir elektronik sigaradır

Dilbilgisi

designed to look like: kasıtlı olarak benzetilen görünüm

Designed to + fiil yapısında designed, bir özelliğin belirli bir amaç için bilinçli olarak planlandığını belirtir. Burada to look like bu amacı açıklar: elektronik sigaraya USB belleğe benzer bir görünüm verilmiştir. Look like, kimlik değil görünüş benzerliği anlatır. Cümle, cihazın gerçekten bir USB bellek olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The new security camera was ____ an ordinary doorbell, so visitors would not notice it.

Cevabı göster

designed to look like

and is charged in a USB port.

0:39

ve USB bağlantı noktasından şarj edilir.

It has two components.

0:41

İki bileşeni vardır.

One contains the battery and the system that regulates the temperature.

0:42

Birinde pil ve sıcaklığı düzenleyen sistem bulunur.

The other is a cartridge full of an e-liquid,

0:46

Diğeri ise elektronik sigara sıvısıyla dolu bir kartuştur

which also acts as the mouthpiece. Kalıp ifadeler

0:48

ve aynı zamanda ağızlık görevi görür.

Kalıp ifadeler

acts as: bir işlevi yerine getirmek veya rol üstlenmek

Act as + isim öbeği yapısında act, “hizmet etmek veya işlev görmek” anlamına gelir; as ise rolü belirtir. Dolayısıyla kartuş ek bir işlev daha görür: aynı zamanda ağızlıktır. Bu yapı; nesneler, kişiler ve kuruluşlar kalıcı ya da geçici olarak bir rol üstlendiğinde kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle Maria’nın toplantı sırasında ekip lideri rolünü üstlendiğini söylüyor?

  1. During the meeting, Maria will act like the team leader.
  2. During the meeting, Maria will act as the team leader.
  3. During the meeting, Maria will look like the team leader.
Cevabı göster

During the meeting, Maria will act as the team leader.

These are called JUUL pods

0:51

Bunlara JUUL podları denir

and can be switched out or replaced when they are empty. Öbek fiiller

0:52

ve boşaldıklarında çıkarılıp yenileriyle değiştirilebilirler.

Öbek fiiller

switch out: bir şeyi çıkarıp yenisiyle değiştirmek

Bu cümlede switched out, mevcut bir podun çıkarılıp yerine başka bir podun takılabileceği anlamına gelir. Edilgen can be switched out yapısında eylemden etkilenen unsur JUUL pods ifadesidir; değiştirme işlemini yapan kişi belirtilmez. Switch out, ayrılabilen bir öbek fiildir. Etken cümlelerde switch out a part veya switch a part out denebilir; nesne bir zamirse switch it out kullanılmalıdır. out, değiştirme anlamının bir parçasıdır ve cihazı kapatmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi switch out ifadesinin doğru biçimi ve it zamiriyle tamamlayın: The battery no longer holds a charge, so please ____ before the trip.

Cevabı göster

switch it out

In Canada, for example,

0:55

Örneğin Kanada'da

a single pack of Marlboro cigarettes costs around $13,

0:56

bir paket Marlboro sigarası yaklaşık 13 dolara mal olur

which consists of 20 cigarettes.

1:00

ve içinde 20 sigara bulunur.

A JUUL pod, which has similar nicotine content to a pack of cigarettes, Dilbilgisi

1:02

Nikotin içeriği bir paket sigaraya yakın olan bir JUUL podu

costs $16 and gives you roughly 200 puffs.

1:05

16 dolara mal olur ve yaklaşık 200 çekim sağlar.

Dilbilgisi

similar nicotine content to: belirli bir özelliği karşılaştırmak

similar + isim + to kalıbı, iki şeyin belirli bir özelliğini karşılaştırır. Burada özellik nicotine content, karşılaştırılan unsur ise to a pack of cigarettes ifadesiyle verilir: poddaki nikotin miktarı bir paketteki miktara yakındır. Similar benzerlik bildirir, tam eşitlik bildirmez. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp X has similar content/function/results to Y şeklindedir; similar sıfatı normalde with değil to ile kullanılır.

Alıştırma

similar sözcüğünden sonra gereken edatı yazın: This battery has a similar capacity ____ the older model.

Cevabı göster

to

Therefore, JUULing is more expensive,

1:09

Dolayısıyla JUUL kullanmak daha pahalıdır,

but as are most things that claim to be healthier.

1:11

ama daha sağlıklı olduğunu iddia eden çoğu şey de öyledir.

So, let's get into what is in a cigarette versus a JUUL pod. Öbek fiiller

1:14

Şimdi bir sigaranın ve bir JUUL podunun içinde neler olduğuna bakalım.

Öbek fiiller

Ayrıntılı bir tartışmaya başlamak için get into

Bu cümlede get into, “bir konuyu daha ayrıntılı biçimde tartışmaya veya incelemeye başlamak” anlamına gelir. İfade, bir sonraki konuyu, yani sigaraların ve JUUL podlarının neler içerdiğini tanıtır. Fiziksel olarak bir yere girme anlamı taşımaz. Yaygın kalıplar get into + isim/konu ve get into + soru sözcüklü yan cümledir: get into the details; get into why it happened.

Alıştırma

Hangi cümlede get into, ayrıntılı biçimde tartışılacak bir konuyu tanıtmak için kullanılmıştır?

  1. Let's get into the reasons behind the delay.
  2. Let's get out of the reasons behind the delay.
  3. Let's get over the reasons behind the delay.
Cevabı göster

Let's get into the reasons behind the delay.

The main ingredient in cigarettes is cured tobacco leaves,

1:17

Sigaraların ana maddesi kurutulup olgunlaştırılmış tütün yapraklarıdır,

but also recycled stems, stocks, and floor sweepings known as sheet.

1:20

ancak içlerinde “sheet” olarak bilinen geri dönüştürülmüş saplar, gövdeler ve yerden süpürülen kalıntılar da bulunur.

Tobacco companies have added hundreds of ingredients to improve taste, Dilbilgisi

1:25

Tütün şirketleri tadı iyileştirmek,

decrease harshness and increase absorption.

1:29

içim sertliğini azaltmak ve emilimi artırmak için yüzlerce madde eklemiştir.

Dilbilgisi

Improve, decrease ve increase tarafından paylaşılan tek bir to

To improve taste, decrease harshness and increase absorption ifadesinde to amaç bildirir ve eş görevli üç fiilin tamamını kapsar. Improve, decrease ve increase yalın hâlde kullanılan paralel fiillerdir; ikinci ve üçüncü fiilden önce yeniden to kullanmak gerekmez. Bu ortak yapı, bir eylemin birden fazla amacı olduğunda kullanışlıdır: to + fiil 1, fiil 2 ve fiil 3. To sözcüğünü yalnızca ek bir ayrım veya vurgu gerçekten yararlı olduğunda tekrarlayın.

Alıştırma

Tek bir to ile üç paralel amaç fiili kullanan cümleyi seçin.

  1. The new process was designed to save time, reduce errors, and improve safety.
  2. The new process was designed to save time, reduced errors, and improve safety.
  3. The new process was designed to save time, reduce errors, and improving safety.
Cevabı göster

The new process was designed to save time, reduce errors, and improve safety.

Some examples are sugars for taste, menthol to numb the throat,

1:31

Bunlara tat vermek için şeker, boğazı uyuşturmak için mentol

and ammonia to increase nicotine absorption in your lungs.

1:35

ve akciğerlerde nikotin emilimini artırmak için amonyak örnek verilebilir.

Studies show that, depending on the cigarette, Dilbilgisi

1:38

Araştırmalar, sigaraya bağlı olarak

there are either hundreds to thousands of ingredients, Dilbilgisi

1:40

yüzlerce, hatta binlerce madde bulunduğunu

of which many are proven to cause cancer.

1:43

ve bunların çoğunun kansere yol açtığının kanıtlandığını gösteriyor.

Dilbilgisi

Depending on the cigarette: değişken bir sonucu koşulla sınırlandırmak

Bu cümlede depending on the cigarette, “hangi belirli sigaranın ele alındığına bağlı olarak” anlamına gelir. İfade, bileşen sayısını sınırlar: sayı, sigaranın türüne veya markasına göre değişebilir. depending on + isim öbeği veya wh-cümleciği yapısı, sonucu belirleyen etkeni gösterir. Değişken bir iddianın mutlakmış gibi sunulmasını önler; burada bileşenlerin var olmak için sigaraya ihtiyaç duyduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

“Neyin belirlediğine bağlı olarak” anlamına gelen ve depending ile başlayan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the model, the laptop may have 8 or 16 gigabytes of memory.

Cevabı göster

Depending on

Dilbilgisi

Either hundreds to thousands: alternatif ve aralık kalıplarını karıştırmamak

either hundreds to thousands dizisi, birbiriyle uyumsuz iki kalıbı birleştirir. Either normalde either X or Y yapısında seçenekleri tanıtırken to bir aralığın alt ve üst sınırlarını bağlar. Or ile sunulan ikinci bir seçenek olmadığı için either eşsiz kalır. Geniş bir aralığı ifade etmek için hundreds to thousands of ingredients kullanın. either hundreds or thousands of ingredients ifadesini ise bir aralıktaki değerleri değil, iki ayrı olasılığı veya büyüklük düzeyini kastettiğinizde kullanın.

Alıştırma

Hangi düzeltme kesintisiz bir miktar aralığını doğru biçimde ifade eder?

  1. either hundreds to thousands of ingredients
  2. either hundreds or thousands of ingredients
  3. hundreds to thousands of ingredients
Cevabı göster

hundreds to thousands of ingredients

Cigarettes involve combustion and burn at a temperature between 400 to 700 degrees Celsius, Notlar

1:45

Sigarada yanma gerçekleşir ve sigara 400 ila 700 santigrat derece arasındaki sıcaklıklarda yanar;

meaning you inhale carbon monoxide, polyaromatic hydrocarbons, and nitric oxide,

1:51

yani karbonmonoksit, poliaromatik hidrokarbonlar ve nitrik oksit solursunuz

all of which are dangerous toxins. Dilbilgisi

1:56

ve bunların hepsi tehlikeli toksinlerdir.

Kelime

combustion: yanma için kullanılan bilimsel terim

Burada combustion, yanmanın kimyasal süreci anlamına gelir. Sigaranın içindeki maddeler yüksek sıcaklıkta tepkimeye girerek ısı ve yeni kimyasal maddeler açığa çıkardığı için combustion gerçekleşir. Bu sözcük, ürünün kullanılması veya solunması için değil, tepkimenin kendisi için kullanılan teknik bir isimdir. Bu ayrım, bir maddenin yanmasıyla yanma tepkimesi olmadan ısıtılması arasındaki farkı açıklar.

Alıştırma

Bir yakıtın oksijen içinde yanmasının kimyasal sürecini hangi terim ifade eder?

  1. consumption
  2. combustion
  3. compression
Cevabı göster

combustion

Dilbilgisi

between 400 to 700 değil, between 400 and 700

between 400 to 700 ifadesi, aralık bildiren iki standart yapıyı birbirine karıştırır. Standart İngilizcede between sözcüğünden sonra and kullanılır; bu nedenle düzeltilmiş biçim between 400 and 700 degrees Celsius olur. Diğer doğru yapı from 400 to 700 degrees Celsius biçimidir. Her kalıbı bozmadan kullanın: between X and Y veya from X to Y.

Alıştırma

Standart aralık ifadesini tamamlayın: The oven operates between 180 ____ 220 degrees Celsius.

Cevabı göster

and

Dilbilgisi

all of which are dangerous toxins: bütün bir listeye gönderme

Burada all of which, önceki listenin tamamına, yani carbon monoxide, polyaromatic hydrocarbons ve nitric oxide ifadelerine gönderme yapar. Yalnızca hemen önündeki nitric oxide ifadesini belirtmez. Virgül, listenin tamamı hakkında ortak bir yorum ekleyen sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciğini başlatır. Yeniden kullanılabilir kalıp çoğul liste + virgül + all of which + çoğul fiildir; listelenen her öğenin aynı özelliğe sahip olduğunu kısa biçimde belirtir.

Alıştırma

Cümleyi kümeyi toplu olarak gösteren sınırlayıcı olmayan ilgi yapısıyla tamamlayın: The lab detected three gases, ____ toxic.

Cevabı göster

all of which were

JUULing, on the other hand, Anlatım akışı

1:59

Öte yandan JUUL kullanımı

does not involve consumption of the tobacco plant.

2:00

tütün bitkisinin tüketilmesini içermez.

Anlatım akışı

on the other hand: karşıt tarafı işaretleme

On the other hand, konuşmacının bir karşılaştırmanın bir tarafından karşıt tarafına geçtiğini belirtir. Burada dinleyiciye yeni cümleyi sigaralar hakkındaki başka bir bilgi olarak değerlendirmek yerine sigara yanmasıyla JUUL kullanımını karşılaştırmasını söyler. Bu ifade bilgiyi düzenler: önce bir tarafı sunun, ardından alternatif veya karşıt tarafı işaretlemek için on the other hand kullanın. İfade cümlenin başında ya da virgüllerle ayrılmış bir ara söz olarak bulunabilir.

Alıştırma

Karşıt ikinci tarafı açıkça tanıtan geçiş ifadesini seçin: Gas cars produce tailpipe emissions. Electric cars, ____, do not.

  1. for example
  2. on the other hand
  3. also
Cevabı göster

on the other hand

The creators of JUUL found that by adding benzoic acid to just the nicotine salts in tobacco, Notlar

2:03

JUUL geliştiricileri, tütündeki nikotin tuzlarına yalnızca benzoik asit ekleyerek

they could mimic a cigarette's rapid nicotine delivery.

2:08

sigaranın nikotini hızla iletme özelliğini taklit edebileceklerini keşfettiler.

Dilbilgisi

by adding: by + -ing ile yöntem belirtme

By + -ing biçimi, ana cümledeki sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi belirtir. Burada by adding benzoic acid ... ifadesi, “Hızlı nikotin iletimini nasıl taklit edebildiler?” sorusunu yanıtlar. Bu ifade yöntem bildiren bir tümleçtir: by sonrasındaki eylem araçtır, they could mimic ... ise sonuçtur. Bu kullanımda by, “bir eylemi yaparak” anlamına gelir; “yanında” veya “en geç” anlamına gelmez.

Alıştırma

Yöntemi tamamlamak için by ile install fiilinin -ing biçimini kullanın: The team cut electricity use ____ motion sensors in every hallway.

Cevabı göster

by installing

Kelime

nicotine salts: kimyasal terim

Elektronik sigara ve tütün hakkındaki konuşmalarda nicotine salts, nikotinin kimyasal tuz biçimini belirten teknik bir terimdir. Burada salts kimyadaki anlamıyla kullanılır; sofra tuzu veya çeşni olarak kullanılan tuz anlamına gelmez. Bu cümlede nicotine salts, benzoik asidin eklendiği maddeyi adlandırır. Terimi tanımak, bu kimyasal formülasyon ile hızlı nikotin iletimi arasında öne sürülen bağlantının anlaşılmasını sağlar.

Alıştırma

Bir ürün raporunda “a liquid containing nicotine salts” ifadesindeki nicotine salts ne anlama gelir?

  1. Tütünü korumak için kullanılan tuz kristalleri
  2. Lezzet vermek için eklenen sıradan sofra tuzu
  3. Nikotinin kimyasal tuz biçimi
Cevabı göster

Nikotinin kimyasal tuz biçimi

Unlike cigarettes,

2:11

Sigaraların aksine,

JUUL e-liquid only consists of five ingredients, Kalıp ifadeler

2:12

JUUL elektronik sigara sıvısı yalnızca beş maddeden oluşur:

which are benzoic acid, a nicotine solution, glycerol, propylene glycol,

2:15

benzoik asit, nikotin solüsyonu, gliserol, propilen glikol

and food grade flavoring.

2:21

ve gıda tipi aroma verici.

Kalıp ifadeler

consists of: bir bütünün parçalarını belirtmek

Consists of, “-den oluşmak” anlamına gelir. Bütünü of ifadesinden önce yerleştirir ve ardından parçaları belirtir: elektronik sigara likiti bütündür, beş bileşen ise onun parçalarıdır. Bu yapı; bileşenleri, üyeleri, aşamaları veya modülleri açık ve düzenli biçimde anlatmak için kullanışlıdır. Fiil özneyle uyum gösterir; bu nedenle tekil bir bütünle consists of, çoğul bir özneyle consist of kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi consist of ifadesinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The safety kit ____ a mask, gloves, and a first-aid guide.

Cevabı göster

consists of

Other vape companies may use the chemical diacetyl for flavoring,

2:22

Diğer elektronik sigara şirketleri aroma vermek için diasetil adlı kimyasalı kullanabilir;

which can cause dangerous lung inflammation,

2:25

bu madde tehlikeli akciğer iltihabına yol açabilir,

but JUUL makes a point to not include this chemical. Kalıp ifadeler

2:28

ancak JUUL bu kimyasalı kullanmadığını özellikle vurgular.

Kalıp ifadeler

makes a point to not include: bilinçli olarak hariç tutmayı vurgulamak

Makes a point to not include ifadesinde make a point to + fiil, bir şeyin tesadüfen gerçekleşmesine izin vermek yerine onu bilinçli biçimde yapmaya özen göstermek anlamına gelir. Burada amaçlanan eylem not include olduğundan, JUUL kimyasalı bilinçli olarak hariç tutan bir şirket şeklinde sunulur. not sözcüğünün konumu önemlidir. To not include, hariç tutmayı amaçlanmış bir eylem olarak gösterir; not making a point to include ise yalnızca onu dâhil etmek için özel bir çaba bulunmadığını söyler.

Alıştırma

Hangi cümle kimyasalı hariç tutmanın bilinçli bir politika olduğunu söylüyor?

  1. The company makes the point that the chemical is included.
  2. The company makes a point to not include the chemical.
  3. The company does not make a point to include the chemical.
Cevabı göster

The company makes a point to not include the chemical.

The temperature needs to be at least 150 degrees Celsius Dilbilgisi

2:30

Sıcaklığın en az 150 santigrat dereceye ulaşması gerekir

to create an inhalable aerosol. Kelime

2:33

ki solunabilir bir aerosol oluşsun.

Dilbilgisi

needs to be at least 150 degrees Celsius: asgari değer belirlemek

Needs to be at least + bir sayı, karşılanması gereken asgari şartı belirtir. Burada sıcaklık 150 santigrat dereceye veya daha yüksek bir değere ulaşmalıdır; 150'nin altındaki hiçbir değer şartı karşılamaz. Ardından gelen to create an inhalable aerosol bölümü, bu eşiğe ulaşmanın amacını açıklar. Aynı kalıp yaş, miktar, boyut ve performansla ilgili asgari şartlarda da kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi need fiilinin doğru biçimi ve at least ifadesiyle tamamlayın: Visitors ____ 16 years old to enter without an adult.

Cevabı göster

need to be at least

Kelime

an inhalable aerosol: yalnızca buhar veya duman değildir

Inhalable, bir maddenin solunum yoluyla solunum sistemine alınabileceği anlamına gelir. Maddenin güvenli olup olmadığını değil, fiziksel olarak solunabilmesini anlatır. Aerosol, bir gaz içinde asılı duran çok küçük sıvı damlacıkları veya katı parçacıklardır. Bu nedenle an inhalable aerosol, havada taşınan ve solunabilen bir maddeyi ifade eder; bu teknik terim otomatik olarak saf su buharı ya da yanma sonucu oluşan duman anlamına gelmez.

Alıştırma

Teknik bir raporda an inhalable aerosol ne anlama gelir?

  1. Mutlaka yanma sonucu oluşmuş duman
  2. Solunması her zaman güvenli olan saf su buharı
  3. Bir gaz içinde asılı duran ve solunabilen çok küçük damlacıklar veya parçacıklar
Cevabı göster

Bir gaz içinde asılı duran ve solunabilen çok küçük damlacıklar veya parçacıklar

Therefore, there is no combustion reaction,

2:35

Bu nedenle herhangi bir yanma tepkimesi gerçekleşmez

which means decreased toxins.

2:38

ve bu da toksinlerin azalması anlamına gelir.

For now, science says that JUULing is healthier than smoking, Anlatım akışı

2:40

Şimdilik bilim, JUUL kullanmanın sigara içmekten daha sağlıklı olduğunu söylüyor,

but they both involve consumption of a similar amount of a mind-altering drug. Kelime

2:43

ancak her ikisinde de benzer miktarda psikoaktif madde tüketiliyor.

Anlatım akışı

For now, ile mevcut bir sonucun geçerliliğini sınırlamak

Bu cümlede “For now”, ardından gelen iddiayı sınırlar: bu, mevcut bilimsel kanıtların desteklediği sonuçtur; sonucun sonsuza kadar doğru kalacağına dair bir garanti değildir. Cümlenin başında kullanıldığında tüm ifadeyi çerçeveler ve ileride ortaya çıkacak kanıtların değerlendirmeyi değiştirmesine yer bırakır. Bilgi veya koşullar değişebileceği için bir sonuç geçiciyse bu yapıyı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi “kanıtlar veya durum değişene kadar” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: ____, the bridge appears safe, but engineers are still monitoring it.

Cevabı göster

For now

Kelime

mind-altering drug: zihinsel durumu değiştiren bir madde

“Mind-altering”, “drug” sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. Maddenin bilinci, algıyı, ruh hâlini, düşünceyi veya davranışı değiştirebileceğini belirtir; yalnızca maddenin zararlı olduğunu söylemekten daha özeldir. Burada “drug”, bedeni veya zihni etkileyen bir madde anlamındaki geniş farmakolojik kullanıma sahiptir. Nikotin gibi yasal ancak bağımlılık yapan maddeleri de kapsayabilir; dolayısıyla otomatik olarak yasa dışı uyuşturucu anlamına gelmez.

Alıştırma

“Nicotine is a mind-altering drug,” cümlesinde vurgulanan ifade en doğrudan ne anlama gelir?

  1. Bir ruhsal hastalığı iyileştiren ilaç
  2. Ruh hâlini, algıyı veya düşünceyi değiştirebilen bir madde
  3. Yalnızca yasa dışı bir uyuşturucu
  4. Fiziksel olarak zararlı herhangi bir madde
Cevabı göster

Ruh hâlini, algıyı veya düşünceyi değiştirebilen bir madde

Whether you smoke or JUUL, Dilbilgisi

2:47

İster sigara için ister JUUL kullanın,

you are inhaling nicotine into your chest,

2:49

nikotini göğsünüze çekersiniz;

Dilbilgisi

Whether you smoke or JUUL: iki alternatifte de aynı sonuç

Whether A or B iki alternatif sunar ve ana cümledeki sonucun her iki durumda da geçerli olduğunu belirtir. Burada smoke ve JUUL alternatiflerdir ve ikisi de nikotin solumakla ilgili aynı sonuca bağlanır. Bu kullanımda whether ödünleyici bir anlam taşır: hangi alternatifin doğru olduğuna bakılmaksızın demektir. Yanıtlanmayı bekleyen bir dolaylı soru oluşturmaz.

Alıştırma

Whether A or B yapısını drive ve take the train ile kullanarak cümleyi tamamlayın: ____, allow an hour for the trip.

Cevabı göster

Whether you drive or take the train

where it passes through the thin membrane of your lungs and into your bloodstream.

2:52

nikotin burada akciğerlerinizin ince zarından geçerek kan dolaşımınıza karışır.

From there, the nicotine is carried to the brain

2:55

Nikotin oradan beyne taşınır

and within seconds,

2:58

ve saniyeler içinde

it binds to neurons in the reward pathway of your brain. Kelime

2:59

beyninizdeki ödül yolunda bulunan nöronlara bağlanır.

Kelime

reward pathway: ödül ve pekiştirmeyle ilgili beyin devreleri

Sinirbilimde reward pathway, ödül, motivasyon ve pekiştirmeyle ilgili birbirine bağlı beyin devreleri bütünüdür. Buradaki pathway mecazi ve işlevseldir: fiziksel bir yolu değil, bağlantılı sinirsel süreçleri anlatır. Cümlede bu ifade, nikotinin bağlandığı nöronların yerini belirtir ve bu bağlanmanın ödüllendirici hisleri ve davranış tekrarını neden etkileyebildiğini açıklamaya yardımcı olur.

Alıştırma

Bir sinirbilim makalesinde reward pathway en çok neyi ifade eder?

  1. Nikotini göğüsten geçiren fiziksel bir kanal
  2. Ödül ve pekiştirmeyle ilgili beyin devreleri ağı
  3. Bir kişinin ödül almaya giderken yürüdüğü yol
Cevabı göster

Ödül ve pekiştirmeyle ilgili beyin devreleri ağı

This is the part of the brain that evolved to make you feel good after doing biologically important things,

3:02

Burası, biyolojik açıdan önemli şeyler yaptıktan sonra kendinizi iyi hissetmenizi sağlamak üzere evrimleşmiş beyin bölgesidir;

like eating or exercising.

3:07

yemek yemek veya egzersiz yapmak gibi.

The inhaled nicotine cheats the system by fitting right into the receptors in this pathway, Deyimler

3:09

Solunan nikotin, bu yoldaki reseptörlere tam oturarak sistemi kandırır

causing the release of a neurotransmitter called dopamine.

3:13

ve dopamin adlı bir nörotransmiterin salınmasına neden olur.

Deyimler

Bir mekanizmadan yararlanma metaforu olarak “cheats the system”

Bu cümlede cheats the system, solunan nikotinin beynin ödül yolağının çalışma biçiminden yararlandığı anlamına gelir. Nikotin reseptörlere oturduğu için yolağı normalde etkinleştiren neden olmadan dopamin salınımını tetikler. Cheats fiili nikotini kişileştirir: nikotinin bir niyeti yoktur ve bir insanı kandırmaz. Daha genel olarak cheat the system, bir dizi kuralın ya da mekanizmanın işleyişinden yararlanıp bir kestirme yol veya açık sayesinde sonuç elde etmek demektir.

Alıştırma

Nikotinle ilgili cümlede cheats the system ne anlama gelir?

  1. Bir sonuç tetiklemek için ödül yolağının çalışma biçiminden yararlanır.
  2. Ödül yolağını normal çalışacak şekilde onarır.
  3. Beynin içindeki birine yalan söyler.
Cevabı göster

Bir sonuç tetiklemek için ödül yolağının çalışma biçiminden yararlanır.

This causes the cigarette you smoked or the JUUL you vaped to make you feel good, Dilbilgisi

3:16

Bu nedenle içtiğiniz sigara ya da kullandığınız JUUL size kendinizi iyi,

Dilbilgisi

“the cigarette you smoked” ... “the JUUL you vaped” içinde atılan nesne görevindeki ilgi zamirleri

Vurgulanan her ad öbeğinde isimden sonra tanımlayıcı bir ilgi cümleciği bulunur: you smoked, cigarette sözcüğünü; you vaped ise JUUL sözcüğünü niteler. Tam biçimleri the cigarette that you smoked ve the JUUL that you vaped şeklindedir. Burada cigarette ve JUUL, smoked ve vaped fiillerinin nesneleridir. That veya which gibi nesne görevindeki bir ilgi zamiri atılabilir ve geriye isim + özne + fiil biçimindeki kısa yapı kalır. Bu nedenle you, ilgi cümleciğinin öznesidir; isimle basitçe yan yana bağlanmış bir sözcük değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede nesne görevindeki ilgi zamiri doğru biçimde atılmıştır?

  1. The package arrived this morning is on the desk.
  2. The teacher helped me was patient.
  3. The book I borrowed was helpful.
Cevabı göster

The book I borrowed was helpful.

satisfied, and happy.

3:20

tatmin olmuş ve mutlu hissettirir.

Nicotine can wake you up if sleepy Notlar

3:22

Nikotin uykuluysanız sizi uyandırabilir

or calm you down if stressed.

3:24

veya stresliyseniz sakinleştirebilir.

Öbek fiiller

Zıt değişimler: wake you up ... calm you down

Cümle iki zıt değişimi gösterir: wake you up seni daha uyanık hâle getirirken calm you down stres veya huzursuzluğu azaltıp sakinleştirir. Başlangıçtaki durumun hangi etkinin ilgili olduğunu belirler. İkisi de fiil + kişi + parçacık kalıbına sahip, ayrılabilen öbek fiillerdir. Kişi bir zamirle ifade edildiğinde zamiri fiil ile parçacığın arasına koy: wake you up ve calm you down.

Alıştırma

Cümleyi wake ... up ve calm ... down yapılarının doğru biçimleriyle tamamla: After the overnight flight, cold air helped ____, while slow breathing helped ____ before my speech.

Cevabı göster

wake me up · calm me down

Dilbilgisi

Kısaltılmış koşullar: if sleepy ... if stressed

if sleepy ve if stressed ifadelerinde özne you ile be fiilinin ilgili biçimi atıldığı için if sözcüğünün hemen ardından bir sıfat gelir. Tam biçimler if you are sleepy ve if you are stressed şeklindedir. Atılan you, ana cümlenin öznesi Nicotine değil, wake you up veya calm you down eyleminden etkilenen kişidir. Yakındaki ifadeler atılan özneyi gösterdiği için kısa koşulların anlamı yine de açıktır.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için if you are nervous ifadesini kısalt: ____, take a slow breath.

Cevabı göster

If nervous

So, it is no wonder nicotine is extremely addictive. Kalıp ifadeler

3:26

Dolayısıyla nikotinin son derece bağımlılık yapıcı olmasına şaşmamak gerek.

Kalıp ifadeler

It is no wonder: şaşırtıcı olmayan bir sonucu sunmak

It is no wonder, “şaşırtıcı değil” ya da “buna şaşmamak gerekir” anlamına gelir. Burada so, önceki kanıtları nikotinin bağımlılık yapmasının beklenen bir sonuç olduğu çıkarımına bağlar. Bilinen gerçekler sonraki sonucu anlaşılır kıldığında it is no wonder + yan cümle kalıbını kullanın. No wonder + yan cümle daha kısa ve konuşma diline daha yakın biçimdir.

Alıştırma

Şaşırtıcı olmayan bir sonucu sunan kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: After three nights without sleep, ____ Mia feels exhausted.

Cevabı göster

it is no wonder

The popularity of JUULing amongst young people means less are smoking cigarettes, Notlar

3:29

JUUL kullanımının gençler arasında popülerleşmesi, sigara içenlerin sayısını azaltıyor;

Kelime

Amongst young people: amongst biçimi

Amongst young people, “gençler grubunun içinde” veya “gençler arasında” anlamına gelir. İfade, JUUL kullanımının popüler olduğu grubu belirtir. Amongst ve among burada aynı temel anlama sahiptir. Among yerine amongst seçmek, anlatılan ilişkiyi değil, bölgesel ya da biçemsel tonu değiştirir.

Alıştırma

Hangi cümlede amongst doğal biçimde “bir grubun içinde” anlamında kullanılmıştır?

  1. The bicycle is parked amongst the wall.
  2. The new slang is common amongst teenagers.
  3. The meeting is scheduled amongst noon and one.
Cevabı göster

The new slang is common amongst teenagers.

Dilbilgisi

less are smoking cigarettes: sayılabilen insanlar için fewer seçimi

Burada less, “daha az sayıda genç” anlamındadır; karşılaştırma sözcüğünden sonra young people ad öbeği anlaşılır ancak söylenmez. People sayılabildiği için standart İngilizcede normal kullanım fewer are smoking cigarettes biçimindedir. Sayılabilen bir ad söylenmediğinde de kural değişmez: Kastedilen şey tek tek sayılabilen insanlar veya nesnelerse fewer kullanın.

Alıştırma

İkinci cümleyi, sayılabilen insanların daha küçük bir sayısını belirten karşılaştırma sözcüğüyle tamamlayın: The survey followed 500 teenagers. After the campaign, ____ are smoking cigarettes.

Cevabı göster

fewer

which some epidemiologists think is a good thing. Dilbilgisi

3:33

bazı epidemiyologlar da bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyor.

Dilbilgisi

which some epidemiologists think is a good thing: bütün bir düşünceye gönderme yapma

Which, yakındaki cigarettes adına değil, önceki düşüncenin tamamına, yani sigara içen gençlerin sayısındaki azalmaya gönderme yapar. İlgi cümleciği bu durumu yorumlayarak onun iyi bir şey olduğunu söyler. Some epidemiologists think, görüşün kime ait olduğunu belirtmek için yapının içine yerleştirilmiştir. Bu aktarma ifadesi çıkarıldığında cümlenin iskeleti which is a good thing olur. Benzer yapılarda which sözcüğünü, aktarma ifadesinden sonra üstlendiği görevle bağlantılı düşünün.

Alıştırma

“The school extended library hours, which many students think is a helpful change,” cümlesinde which neye gönderme yapar?

  1. Birçok öğrenci
  2. Yalnızca library hours ad öbeği
  3. Okulun kütüphane saatlerini uzatma kararı
Cevabı göster

Okulun kütüphane saatlerini uzatma kararı

However, JUULing is also very new,

3:36

Ancak JUUL kullanımı henüz çok yeni,

which means there is no long-term studies to uncover any hidden negative effects. Dilbilgisi

3:38

bu yüzden gizli olumsuz etkileri ortaya çıkaracak uzun vadeli araştırmalar yok.

Dilbilgisi

there are no long-term studies ifadesinde sayı uyumu

Varoluş bildiren there be yapısında there bir giriş öğesidir; ardından gelen isim öbeği be fiilinin tekil mi çoğul mu olacağını belirler. studies çoğul olduğu için standart İngilizcede there are gerekir; dolayısıyla cümle there are no long-term studies olmalıdır. Tekil seçenek there is no long-term study de dil bilgisi açısından doğrudur; ancak tekil sayılabilen bir isim kullandığı için tekil uyum gerektirir ve isim öbeğini çoğuldan tekile çevirir.

Alıştırma

Sıfır çalışma bulunduğunu ifade edecek şekilde cümleyi tamamlayın: At present, there ____ no long-term studies on the question.

Cevabı göster

are

The best thing you can do right now for your health Dilbilgisi

3:43

Şu anda sağlığınız için yapabileceğiniz en iyi şey,

is to skip nicotine products altogether. Kelime

3:45

nikotin ürünlerinden tamamen uzak durmaktır.

Dilbilgisi

The best thing you can do ... is to + fiilin yalın hâli yapısı

Özne, The best thing you can do right now for your health isim öbeğinin tamamıdır. Bu öbekte you can do, thing sözcüğünü niteler; right now ve for your health ise neyin best sayılacağına ilişkin zamanı ve ölçütü sınırlar. Bu özne öbeğinin ardından is to + fiilin yalın hâli önerilen eylemi tanıtır; burada is to skip kullanılmıştır. Yeniden kullanılabilir The best thing you can do ... is to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir eylemi en güçlü öneri olarak sunar.

Alıştırma

Hedef öneri kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ before an international trip ____ check your passport's expiry date.

Cevabı göster

The best thing you can do · is to

Kelime

“skip nicotine products altogether” ifadesindeki altogether

Bu cümlede altogether, tamamen ya da bütünüyle anlamına gelen bir derece zarfıdır. skip fiilini güçlendirir: tavsiye, kullanımı yalnızca azaltmak veya bir türü atlamak değil, tüm nikotin ürünlerinden kaçınmaktır. altogether, nicotine products nesnesinden sonra gelerek onları atlama veya onlardan kaçınma eyleminin tamamını kapsar. Bu kullanım avoid something altogether ve stop something altogether gibi yapılara aktarılabilir.

Alıştırma

Tamamen anlamını vermek için all together değil, tek kelimelik biçimi kullanarak cümleyi tamamlayın: Because the file was unsafe, I deleted it ____.

Cevabı göster

altogether

If you want to know even more about JUULing,

3:48

JUUL kullanımı hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız,

we just uploaded the newest episode of our podcast Sidenote to YouTube,

3:50

podcast'imiz Sidenote'un en yeni bölümünü kısa süre önce YouTube'a yükledik.

where we talk about the new FDA regulations,

3:54

Bu bölümde yeni FDA düzenlemelerinden ve

our first time smoking,

3:56

ilk kez sigara içtiğimiz zamandan söz ediyoruz;

and scientifically debate whether or not we think JUULing is good. Dilbilgisi

3:58

ayrıca JUUL kullanmanın iyi olup olmadığını bilimsel açıdan tartışıyoruz.

Dilbilgisi

Dolaylı evet-hayır sorusunda whether or not

Whether or not, we think JUULing is good önermesini dolaylı bir evet-hayır sorusu olarak tanıtır. Tartışma iki olasılığı da ele alır: JUULing iyidir ya da değildir. whether or not we think JUULing is good yan cümlesinin tamamı debate fiilinin içeriğidir. Or not, whether yapısına aittir ve iki olası cevabı açıkça belirtir; JUULing ile sıralanmış ayrı bir öge değildir.

Alıştırma

Hem evet hem de hayır olasılıklarını açıkça içeren ifadeyle cümleyi tamamlayın: The committee will debate ____ the rule should change.

Cevabı göster

whether or not

Click here to listen on YouTube

4:01

YouTube'da dinlemek için buraya tıklayın

or subscribe to Sidenote wherever you get your podcasts.

4:03

veya podcast'lerinizi dinlediğiniz platformdan Sidenote'a abone olun.