Süper Canavar Kamyonlar, En İyi Kötüler | 1. Sezon 11. Bölüm | Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi - Çocuk Şarkıları ve Çizgi Filmler: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Yangın muslukları kırılıp gece boyunca süren gürültüler kasaba halkını korkutunca Süper Kurtarma Ekibi ipuçlarını izleyerek canavar kamyonlara ulaşır, onların taşkınlığını durdurur, yangını söndürür ve ekip çalışmasıyla kazanılan başarıyı kutlar. Temel İngilizce öğrenme noktaları: 1. to the rescue. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bunu yardımın geldiğini bildiren hazır bir söz olarak tanıyın; kelimeleri tek tek yorumlamak yerine bir kahraman, arkadaş veya acil yardım ekibi müdahale ettiğinde doğal biçimde kullanın. 2. Based on the collected clues, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir soruşturma, rapor veya açıklamada kanıtlara dayalı sonucu nasıl sunacağınızı öğrenin; eldeki bilgilerle bunlardan çıkarılan yargı arasındaki bağlantıyı açıkça gösterebilin. 3. would have been dangerous — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu yapının geçmişte gerçekleşmesi mümkün olan, ancak gerçekleşmeyen veya önlenen tehlikeli bir sonucu anlattığını kavrayın ve kaçınılmış sonuçlardan söz ederken kullanın.
Bu derste
to the rescue: yardımın geldiğini duyurmak
To the rescue, bir kurtarıcı veya yardımcı geldiğinde ve harekete geçmeye hazır olduğunda kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada takım adı ifadenin önüne gelerek canlı bir giriş sloganı oluşturur: “Süper Kurtarma Ekibi yardıma geldi!” Bu ifadede to, bütün kalıbın bir parçasıdır; yalnızca yön bildiren sıradan bir sözcük değildir. Kısa ve dramatik duyurularda anlamı belli olan sözcükler sık sık söylenmediği için slogan, fiil olmadan “ad + to the rescue” kalıbını kullanabilir.
Alıştırma
Acil bir durumda bir yardımcı içeri girip “Sam to the rescue!” diye sesleniyor. Bu söz ne anlama gelir?
- Sam acil durumun sona erdiğini söylüyor.
- Sam bir kurtarma istasyonu arıyor.
- Sam yardım etmeye geldi.
Cevabı göster
Sam yardım etmeye geldi.
Strange events are causing citizens to tremble in fear. Notlar
0:19Tuhaf olaylar vatandaşların korkudan titremesine neden oluyor.
causing citizens to tremble: cause + nesne + to-infinitive
Cause + nesne + to-infinitive yapısı, bir şeyin bir kişiyi veya nesneyi bir eylem yapmaya ya da bir duruma girmeye yönelttiğini belirtir. causing citizens to tremble ifadesinde citizens etkilenen nesnedir, to tremble ise sonucu belirtir. are causing biçimi, etkinin şu anda gerçekleştiğini gösterir. Cause sözcüğünden sonra sonucu belirten fiilin önündeki to korunmalıdır: cause citizens to tremble denir, cause citizens tremble denmez.
Alıştırma
Hangi cümle cause + nesne + to-infinitive yapısını doğru kullanıyor?
- The sudden alarm caused everyone to leave the building.
- The sudden alarm caused everyone leave the building.
- The sudden alarm caused to everyone leave the building.
Cevabı göster
The sudden alarm caused everyone to leave the building.
tremble in fear: korkudan titremek
Tremble in fear, çok korkulduğu için titremek anlamına gelir. Tremble fiziksel tepkiyi, in fear ise bu tepkinin duygusal nedenini veya durumunu belirtir; bir yeri anlatmaz. Bu ifade, yalnızca birinin korktuğunu söylemekten daha canlı ve güçlüdür; çünkü korkuyu bedenin verdiği tepkiyle gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle birinin korktuğu için titrediği anlamına gelir?
- He trembled with excitement when his team won.
- He trembled in fear when he heard footsteps outside.
- He shivered in the cold while waiting for the bus.
Cevabı göster
He trembled in fear when he heard footsteps outside.
Someone broke all the fire hydrants within a 2 km radius Kalıp ifadeler
0:23Birisi 2 km'lik bir alandaki tüm yangın musluklarını kırmış
within a 2 km radius: 2 km'lik yarıçap içinde
Within a 2 km radius, tüm yangın musluklarını örtük bir merkez noktasından en fazla iki kilometre uzaktaki bir alanla sınırlar. Within sınırı belirler; radius ise merkezden kenara olan mesafeyi ölçer. Yarıçap, alanın bir uçtan diğer uca olan tam genişliği değildir. Yarıçapı 2 km olan bir dairenin çapı 4 km'dir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “iki kilometrelik yarıçap içinde” anlamındaki tam ifadeyle tamamlayın: The alert was sent to everyone ____ of the factory.
Cevabı göster
within a 2 km radius
ran away: kaçtı veya olay yerinden ayrıldı
Ran away, run away öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Burada yalnızca “koştu” değil, “kaçtı” veya “olay yerinden hızla uzaklaştı” anlamına gelir. Kişi yangın musluklarına zarar verdikten sonra yakalanmamak için oradan ayrılmıştır. Away, bir yerden veya durumdan uzaklaşma anlamı katar. Başka bağlamlarda run away, evden ya da başka bir yerden izinsiz ayrılmak anlamına da gelebilir. Bu yüzden kişinin neden veya neyden kaçtığını bağlam gösterir.
Alıştırma
Cümleyi run away ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the guard opened the cage by mistake, the fox ____ into the woods.
Cevabı göster
ran away
found out: bilmezken öğrenmiş oldu
Found out, find out öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Burada “bilgiyi öğrendi” veya “keşfetti” anlamına gelir. Bir değişimi gösterir: Konuşan kişi önceden bilmiyordu, sonra bu sabah öğrendi. Bu cümlede olduğu gibi bağlam hangi bilgiden söz edildiğini açıkça gösteriyorsa bilgi söylenmeyebilir. Bilgiyi belirtmek için find out about + isim, find out that + yan cümle veya find out + wh-yan cümlesi kullanılır. Örnek: find out why the door is locked.
Alıştırma
Hangi cümle, Leo’nun açılış saatini internet sitesini kontrol ettikten sonra öğrendiği anlamına gelir?
- Before checking the website, Leo already knew the opening time.
- After checking the website, Leo found out that the museum opens at nine.
- After checking the website, Leo looked at the museum.
Cevabı göster
After checking the website, Leo found out that the museum opens at nine.
went on all night: bütün gece sürdü
Went on, go on ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada “devam etti” anlamına gelir; all night ise gümleme seslerinin bütün gece sürdüğünü belirtir. That went on all night, loud bangs ifadesini niteler ve sesleri devam eden bir dizi olarak sunar; tek bir sesin uzun sürmesi anlamına gelmez. Go on burada fiziksel hareketi anlatmaz.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: The music ____, so nobody could sleep.
Cevabı göster
went on all night
what else will happen: dolaylı soruda what’tan sonra gelen else
What else “başka ne” demektir. Else, what kelimesinin hemen ardından gelir. What else will happen yan cümlesinin tamamı, konuşanın bilmediği şeyi belirtir. Burada what else, happen fiilinin öznesidir; bu yüzden ardından will happen gelir. Else kelimesini will sonrasına taşımayın: what will else happen standart İngilizce değildir.
Alıştırma
Konuşanın başka hangi olayın gerçekleşeceğini merak ettiğini doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- I wonder what else happen will.
- I wonder what will else happen.
- I wonder what else will happen.
Cevabı göster
I wonder what else will happen.
arrest the criminal: birini yasal gözetim altına almak
Burada arrest, birini yasal gözetim altına almak anlamına gelir; criminal ise suç işlemiş bir kişiyi adlandırır. Arrest geçişli bir fiildir, bu yüzden gözaltına alınan kişi hemen ardından gelir: arrest + person. Bu ifade, polis veya yetkili başka bir görevli tarafından gerçekleştirilen resmî bir kolluk eylemini anlatır. Kişinin özgürlüğünün yasaya göre resmî olarak kısıtlanması anlamını içerir.
Alıştırma
Hangi cümle kolluk kuvvetlerinin birini yasal gözetim altına aldığını açıkça belirtir?
- The guard saw the suspect leave the building.
- The police arrested the suspect after the investigation.
- The police caught up with the suspect near the station.
Cevabı göster
The police arrested the suspect after the investigation.
Based on the collected clues: sonucu vermeden önce kanıtı belirtmek
Based on the collected clues, ardından gelen ifadenin hangi kanıta dayandığını göstermek için cümlenin başına yerleştirilir. Mesajı önce kanıt, sonra sonuç şeklinde düzenler; I believe... sonucu sunar. Bu yaygın yapıda Based on + evidence or source, dayanağı belirten bir giriş ifadesidir; ana yüklem değildir. Virgülden sonra tam bir cümlecik gelir: Based on + noun phrase, + subject + verb.
Alıştırma
Based on + source yapısını kullanarak the latest weather report ifadesini önce kanıt olarak verin: ____, the school expects heavy rain this afternoon.
Cevabı göster
Based on the latest weather report
baddest: abartılı ve standart dışı bir üstünlük biçimi
Bu cümlede baddest, bad sözcüğünden eğlenceli ve karaktere özgü bir biçimde yapılmış üstünlük derecesidir. Kötü karakterler kasabadaki en kötü, en sert veya en korkutucu kamyonlar olduklarını söyleyerek övünüyorlar. Bu yüzden sözcük yalnızca “kalitesi en düşük” değil, “en tehlikeli” hatta “en havalı” anlamını da düşündürebilir. Standart İngilizcede bad sözcüğünün düzensiz üstünlük biçimi worst olur. Alışılmadık baddest biçimi, övünmeyi daha güçlü ve gösterişli kılar.
Alıştırma
Baddest sözcüğünü şu resmî rapor cümlesinde kullanmak uygun mudur: This was the baddest accident of the year.?
- Bu kullanım uygun değildir.
- Bu kullanım uygundur.
Cevabı göster
Bu kullanım uygun değildir.
go for a ride: keyif için kısa bir gezintiye çıkmak
Go for a ride; bir araçla, bisikletle veya bir hayvanın üzerinde kısa süre dolaşmak anlamına gelir. Genellikle yalnızca bir yere ulaşmak için değil, eğlenmek için yapılır. Let's go for a ride cümlesinde samimi bir öneri işlevi görür. Burada ride, önündeki a sözcüğünden de anlaşıldığı gibi sayılabilen bir isimdir. Ne tür bir gezinti olduğu genellikle bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Dersteki ifadeyi kullanarak daveti tamamlayın: The weather is nice. Let's ____ along the coast.
Cevabı göster
go for a ride
I can't let the monster trucks fool around the city like this. Notlar
1:11Canavar kamyonların şehirde böyle dalga geçmesine izin veremem.
can't let + nesne + fiilin yalın hâli
Can't let + nesne + fiilin yalın hâli, “birinin veya bir şeyin bir eylemi yapmasına izin verememek” anlamına gelir. Bu cümlede konuşan kişi, canavar kamyonlarını durdurmayı kendi sorumluluğu olarak görüyor. Let'ten sonra önce kişi veya şey, ardından to kullanılmadan fiilin yalın hâli gelir: let the monster trucks fool around denir; let the monster trucks to fool around denmez.
Alıştırma
Yavru köpeğin yola koşmasını engellememiz gerektiğini doğru ifade eden cümle hangisidir?
- We can't let run the puppy into the road.
- We can't let the puppy run into the road.
- We can't let the puppy to run into the road.
Cevabı göster
We can't let the puppy run into the road.
fool around: şakalaşıp ciddiyetsiz davranmak
Fool around, günlük dilde kullanılan bir öbek fiildir. Burada sorun çıkarabilecek şekilde aptalca, dikkatsizce veya ciddiyetsizce davranmak anlamına gelir. Sadece play demekten daha olumsuzdur. Around burada öbek fiilin bir parçasıdır. Kamyonların yakındaki bir şeyi “kandırdığı” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede fool around, “ciddi olmak yerine aptalca veya dikkatsizce davranmak” anlamında kullanılmıştır?
- The children played a quiet board game after dinner.
- The children walked around the kitchen to find a cup.
- The children fooled around in the kitchen and spilled the juice.
Cevabı göster
The children fooled around in the kitchen and spilled the juice.
Let's go and boom, boom, boom, boom all the way. Kalıp ifadeler
1:50Hadi gidelim ve yol boyunca güm, güm, güm, güm.
all the way: yolculuk boyunca
Burada all the way, tekrarlanan boom sesinin ne kadar sürdüğünü belirtir: yolculuğun başından sonuna kadar devam eder. All the way tek bir kalıp olarak kullanılır. Yolculuk sırasında süren bir eylemle “yol boyunca”; bir yere doğru hareketle “o yere kadar” anlamına gelebilir. Sözcük sözcük “bütün yollar” diye anlaşılmamalıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede all the way, bir eylemin yolculuğun tamamı boyunca sürdüğünü belirtir?
- We sang all the way home.
- By the way, I found your hat.
- We found a new way home.
Cevabı göster
We sang all the way home.
Let's go and boom, boom, boom, boom and never stop.
1:54Hadi gidelim ve güm, güm, güm, güm ve hiç durmayalım.
No one can stop...: kimsenin engelleyemeyeceğine dair güçlü bir iddia
No one, “tek bir kişi bile yok” anlamına gelir. No one can stop... yapısında No one öznedir. can sonrasında stop fiilinin yalın hâli kullanılır. Bu yapı çok güçlü bir iddia belirtir: hiç kimse bir şeyi engelleyemez. Burada kötüler böbürlenmek için bu yapıyı kullanır; bu yüzden cesur ve kendilerine aşırı güvenen bir tonda konuşurlar. No one zaten olumsuz anlam taşıdığı için can sonrasında not eklenmez.
Alıştırma
Hangi cümle tek bir kişinin bile bizi durduramayacağını doğru biçimde ifade eder?
- No one can stops us.
- No one can't stop us.
- No one can stop us.
Cevabı göster
No one can stop us.
Here we go: bir eylemin başladığını bildirmek
Here we go, bir eylemin başladığı veya yeniden başladığı anda kullanılan konuşma diline ait kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede eylemin başladığını bildirir; boom, boom ise ardından gelen sesi verir. Buradaki here gerçek bir yeri değil, etkinliğin şu anki anını gösterir. İfadeyi kelime kelime “buraya gideriz” diye değil, bir bütün olarak “Şimdi başlıyoruz” anlamında düşünün.
Alıştırma
Hız treni az önce hareket etmeye başladı. Başlangıcı en doğal biçimde hangi söz bildirir?
- Here you go!
- Here we go!
- There we go!
Cevabı göster
Here we go!
Let's go and zoom, zoom, zoom, zoom all the way.
2:16Hadi gidelim ve yol boyunca vın, vın, vın, vın.
Let's go and zoom, zoom, zoom, zoom and never stop.
2:19Hadi gidelim ve vın, vın, vın, vın ve hiç durmayalım.
We finally caught the troublesome monster trucks. Kelime
3:02Sonunda o baş belası canavar kamyonları yakaladık.
caught the troublesome monster trucks: catch fiilinin yakalamak anlamı
Caught, catch fiilinin düzensiz geçmiş zaman biçimidir. Burada catch, bir kişiyi, hayvanı veya başka bir hedefi aradıktan ya da kovaladıktan sonra ona yetişip kontrol altına almak demektir; hareket eden bir nesneyi ellerle tutmak anlamına gelmez. the troublesome monster trucks, caught fiilinin nesnesidir ve yakalanan hedefleri adlandırır. Cümlenin tamamındaki finally, arama veya kovalamacanın başarıdan önce bir süre devam ettiğini düşündürür.
Alıştırma
Hangi cümlede caught, kovalamacadan sonra bir hedefi yakalamak anlamında kullanılmıştır?
- After a long chase, the guards caught the thief.
- Leo caught the ball before it hit the ground.
- Mina caught a cold during the trip.
Cevabı göster
After a long chase, the guards caught the thief.
It would have been dangerous with civilians around. Dilbilgisi
3:06Etrafta siviller varken tehlikeli olabilirdi.
would have been dangerous: geçmişte varsayımsal bir sonuç
Would have been dangerous geçmişteki bir duruma dönüp onun varsayımsal sonucunu anlatır: O koşullarda bir şey tehlikeli olurdu. Bu bağlamda tehlike gerçekten yaşanmak yerine önlenmiştir. Yapı would have + past participle şeklindedir. Burada been, be fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; dangerous ise hayal edilen sonucu anlatır. Buna karşılık was dangerous, tehlikeyi geçmişte yaşanmış bir gerçek olarak bildirir.
Alıştırma
Bir yürüyüş grubu buzlu sırta ulaşmadan geri döndü. Hangi cümle tırmanışın gerçekleşmediğini ve geçmişteki hayalî sonucunu anlatır?
- Climbing the icy ridge would have been dangerous.
- Climbing the icy ridge will be dangerous.
- Climbing the icy ridge was dangerous.
Cevabı göster
Climbing the icy ridge would have been dangerous.
with civilians around: siviller yakındayken veya ortamdayken
With civilians around, “siviller yakındayken veya ortamdayken” anlamına gelir. with + kişi ya da grup + around yapısı, birinin orada bulunmasını durumun bir parçası olarak sunar. Bu ifade, bir eylemin neden riskli, zor veya uygunsuz olduğu gibi ana cümleyi etkileyen bir koşulu açıklar. Burada around, “yakında” veya “çevrede” demektir; daire çizerek hareket etmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede with + kişi + around yapısı, birinin yakında veya ortamda olduğunu anlatır?
- We spoke quietly with the baby around.
- We walked around the crowd to reach the door.
- The baby turned around when the door opened.
Cevabı göster
We spoke quietly with the baby around.
You were brave when you put out the fire all by yourself. Notlar
3:10Ateşi tek başına söndürdüğünde çok cesurdun.
put out the fire: yangını söndürmek
Bu cümlede put out the fire, ateşin yanmasını durdurmak, yani onu söndürmek demektir. Put out bir phrasal verb yapısıdır; bu yüzden put + out sözleri, bir şeyi dışarı koymak gibi kelimesi kelimesine bir anlamla okunmamalıdır. Nesne bir isim olduğunda hem put out the fire hem de put the fire out doğal kullanımlardır. Zamir kullanıldığında zamir ortaya gelir: put it out denir, put out it denmez.
Alıştırma
Cümleyi put out the fire ile tamamlayın: The firefighters arrived quickly and ____.
Cevabı göster
put out the fire
all by yourself: hiç yardım almadan tek başına
Bu cümlede all by yourself, “hiç kimsenin yardımı olmadan tamamen kendi başına” demektir. By yourself zaten tek başına ya da yardımsız olma fikrini taşıyabilir; all bu anlamı güçlendirir. Burada dinleyenin işi bağımsız olarak yaptığını vurgular ve övgü katar. Dönüşlülük zamiri kişiye göre değişir: all by myself, all by himself, all by herself, all by ourselves veya all by themselves.
Alıştırma
Hangi cümle Sam'in yapbozu hiç yardım almadan bitirdiğini söylüyor?
- Sam finished the puzzle with his sister.
- Sam finished the puzzle all by himself.
- Sam finished the puzzle for his sister.
Cevabı göster
Sam finished the puzzle all by himself.
I'm glad we all worked as a team to arrest the monster trucks. Notlar
3:15Canavar kamyonları tutuklamak için takım olarak çalıştığımıza sevindim.
I'm glad + yan cümle: rahatlama ve onayla karşılık vermek
Bu cümlede I'm glad, we all worked as a team yan cümlesini başlatır. Konuşan kişinin bu başarılı iş birliğinden memnun olduğunu ve rahatladığını anlatır. Burada ayrıca konuşmadaki övgüye veya teşekküre sıcak bir karşılık verir. I'm glad + yan cümle kalıbı, yalnızca genel bir mutluluk duygusunu anlatmak yerine memnuniyetle karşıladığınız iyi sonucu belirtmenizi sağlar.
Alıştırma
Bir grup zor bir sorunu birlikte çözdü. Hangi cevap sonuçtan duyulan memnuniyeti ve onayı en iyi ifade eder?
- I don't know what happened.
- I'm glad we solved it together.
- Please solve it together.
Cevabı göster
I'm glad we solved it together.
worked as a team: ortak bir hedef için iş birliği yapmak
Worked as a team, work as a team ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. İnsanların çabalarını koordine ettiğini ve ortak bir hedefe ulaşmak için birbirlerine yardım ettiğini anlatır. Bu ifade, yalnızca birden fazla kişinin orada olduğunu değil, nasıl çalıştıklarını açıklar. Cümlede ayrıca grubun iş birliğini olumlu biçimde değerlendirir.
Alıştırma
Cümleyi work as a team ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: The four volunteers shared the tasks and ____.
Cevabı göster
worked as a team
This isn't over.: çatışmanın süreceği uyarısı
Bu replikte This isn't over yalnızca bir şeyin henüz tamamlanmadığını bildirmez. Konuşan kişi yenilgi veya başarısızlıktan sonra olayın sona erdiği düşüncesini reddeder ve çatışmanın süreceği konusunda uyarır. Bu ifade “geri döneceğim” veya “savaşmaya devam edeceğim” anlamını ima edebilir. Bu yüzden tehditkâr gücü duruma ve ses tonuna bağlıdır. Hikâyelerde genellikle tehdidi ya da gerilimi açıkta bırakır.
Alıştırma
Bir kötü karakter savaşı kaybettikten sonra This isn't over. derse, büyük olasılıkla ne anlatır?
- Herkesin durmayı kabul ettiğini doğrular.
- Çatışmanın devam edeceği konusunda uyarır.
- Bir görevin tamamlanmadığını sakince bildirir.
Cevabı göster
Çatışmanın devam edeceği konusunda uyarır.
Roger.: telsizle verilen onay
Roger. telsiz iletişiminde kullanılan kısa bir yanıttır ve “mesajını aldım ve anladım” anlamına gelir. Bir talimatın veya durum bildiriminiň ekip arkadaşına ulaştığını gösterir. Bu ifade mesajın alındığını ve anlaşıldığını doğrular; ancak mutlaka katılmayı veya talimatı yerine getirme sözü vermeyi göstermez. Buradaki Roger. bir kişi adı değildir.
Alıştırma
Telsizde yalnızca mesajı aldığınızı ve anladığınızı söylemek istiyorsunuz; “evet” demek veya harekete geçme sözü vermek istemiyorsunuz. Hangi yanıt uygundur?
- Wilco.
- Roger.
- Affirmative.
Cevabı göster
Roger.