Kürtaj Yaptırdığınızda Gerçekte Neler Olur?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: ilaçlı ve cerrahi kürtaj yöntemlerini, güvenlik verilerini, sağlık söylencelerini ve yasal erişim ile güvenli olmayan kürtaj arasındaki ilişkiyi anlatır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “regardless of whether you're pro-life or pro-choice,” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: iki karşıt tutumu kabul edip ortak bir olgusal soruya dönmeyi öğrenin. 2. “a preventable pandemic.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: geniş ama önlenebilir bir zararı anlatan mecazı tanıyın; gerçek bir bulaşıcı hastalık sanmayın. 3. “account for” — Öbek fiiller: ilgili bir etkeni araştırma analizine katma anlamını öğrenip eksik bir sonucu fark edin.
Bu derste
56 million abortions occur annually worldwide
0:00Dünya genelinde her yıl 56 milyon kürtaj yapılıyor
many are simply unaware of how they actually work.
0:05pek çok kişi işlemin gerçekte nasıl yapıldığını bilmiyor.
So, regardless of whether you're pro-life or pro-choice, Notlar
0:08Dolayısıyla ister yaşam hakkını ister seçim hakkını savunun,
pro-life ve pro-choice
ABD’deki kürtaj tartışmalarında pro-life, fetüsün yaşamını korumayı vurgulayan ve genellikle kürtajın kısıtlanmasını destekleyen bir tutum etiketidir. Pro-choice ise hamile bir kişinin karar verme hakkını vurgulayan ve genellikle kürtaja yasal erişimi destekleyen bir tutum etiketidir. Bunlar her kişinin görüşlerini eksiksiz açıklayan ifadeler değil, geniş siyasi ve medya etiketleridir. Burada iki karşıt tarafı adlandırırlar; ancak aynı etiketi kullanan herkesin her politika konusunda anlaştığı ileri sürülmez.
Alıştırma
ABD’deki bir kürtaj tartışmasında bu etiketlere en uygun yorum hangisidir?
- İki etiket siyasi tutumları değil, tıbbi işlemleri adlandırır.
- Pro-life fetüsün yaşamını korumayı; pro-choice ise kürtaj yaptırıp yaptırmamaya karar verme hakkını vurgular.
- Pro-life her tür yaşamı desteklemek; pro-choice ise her kişisel seçimi desteklemek demektir.
Cevabı göster
Pro-life fetüsün yaşamını korumayı; pro-choice ise kürtaj yaptırıp yaptırmamaya karar verme hakkını vurgular.
regardless of whether ... or ...: ... olup olmadığına bakılmaksızın
Regardless of whether A or B, A ve B durumlarının ikisinde de aynı ifadenin, eylemin veya sonucun geçerli olduğunu belirtir. Whether iki seçeneği sunar; regardless of ise hangisinin geçerli olduğunun sonraki kısmı etkilemediğini gösterir. Burada konuşmacı önce iki karşıt tutumu kabul eder, ardından kürtaj sırasında ne olduğuna ilişkin ortak ve olgusal bir soruya geçer.
Alıştırma
Toplantının her iki hava koşulunda da aynı saatte başlayacağını belirten cümle hangisidir?
- The meeting starts at nine only if it stays sunny.
- Regardless of whether it rains or stays sunny, the meeting starts at nine.
- The meeting time depends on whether it rains or stays sunny.
Cevabı göster
Regardless of whether it rains or stays sunny, the meeting starts at nine.
Abortion procedures range from taking a pill to surgical options, Dilbilgisi
0:14Kürtaj yöntemleri hap kullanımından cerrahi seçeneklere kadar uzanır;
range from ... to ...: aralığın uçlarını belirtmek
Range from A to B, A ve B’yi daha geniş bir aralığın iki uç noktası olarak sunar. Burada hap almak kürtaj yöntemleri kümesinin bir ucunu, cerrahi seçenekler ise diğer ucunu oluşturur; bu, yalnızca bu iki olasılığın bulunduğu anlamına gelmez. Bu yapıda from ve to bir çift oluşturur. To ikinci uç noktayı getirir; dolayısıyla burada mastar işareti değil, bir edattır.
Alıştırma
Cümleyi range from A to B eşleşmiş yapısıyla tamamlayın: Course fees ____ fifty dollars ____ two hundred dollars.
Cevabı göster
range from · to
often based on availability or how far along a pregnancy is Kelime
0:17uygulanacak yöntem genellikle seçeneklerin erişilebilirliğine veya gebeliğin ne kadar ilerlediğine bağlıdır.
far along: ilerleme aşaması
Gebelik bağlamında far along fiziksel mesafeyi değil, gebeliğin ulaştığı aşamayı anlatır. How far along a pregnancy is içinde bu ifade “gebeliğin hangi aşamada olduğu” anlamına gelir ve bu aşama hangi yöntemlerin kullanılabileceğini etkileyebilir. Aynı ifade proje veya iyileşme gibi devam eden başka bir sürecin ilerleyişini de anlatabilir. Ne kadar ilerleme kaydedildiğini sorar; tek başına sürecin bitmek üzere olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki ilerleme aşamasını belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Do you know how ____ the renovation is?
Cevabı göster
far along
take place within the first 13 weeks of gestation. Öbek fiiller
0:23gebeliğin ilk 13 haftası içinde yapılır.
“gerçekleşmek” anlamındaki take place
Take place, gerçekleşmek veya meydana gelmek anlamına gelen kalıplaşmış ve geçişsiz bir fiil öbeğidir. Bu cümlede özne tıbbi işlemleri belirtir ve ifade, bu işlemlerin gerçekleştiği zaman aralığını tanıtır. Bir olayın veya sürecin nerede ya da ne zaman gerçekleştiği temel bilgi olduğunda take place kullanılır. Genellikle happen ifadesine göre daha planlı veya resmî biçimde aktarılmış bir olay izlenimi verir.
Alıştırma
Hangi cümle tarafsız bir duyuruda take place ifadesini doğal biçimde kullanır?
- The award ceremony will take place in the main hall at 7 p.m.
- The award ceremony will take the place in the main hall at 7 p.m.
- The award ceremony will take a place in the main hall at 7 p.m.
Cevabı göster
The award ceremony will take place in the main hall at 7 p.m.
The oral tablet is effective 49 days from one's last menstrual period.
0:26Ağızdan alınan tablet, son adet tarihinden itibaren 49 güne kadar etkilidir.
it works by blocking the hormone progesterone. Dilbilgisi
0:32progesteron hormonunu engelleyerek çalışır.
works by blocking: work by + -ing yapısı
work by + -ing yapısı, bir şeyin etkili olmasını sağlayan yöntemi veya mekanizmayı açıklar. works by blocking ifadesinde works etki göstermek anlamına gelir, by ise mekanizmayı tanıtır; it öznesi daha önce sözü edilen hapı belirtir. by bir edat olduğu için sonraki fiil -ing biçimini alır: works by blocking doğrudur, works by block değildir. Aynı yapı ilaçların, cihazların, sistemlerin ve yöntemlerin çalışma şeklini açıklayabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için work by ve scan fiilinin -ing biçimini kullanın: The lock ____ your fingerprint before it opens.
Cevabı göster
works by scanning
and the embryo to be expelled in what seems like a heavy period. Dilbilgisi
0:41ve embriyonun yoğun bir âdet kanaması gibi dışarı atılmasına yol açar.
causes + nesne + to-infinitive: to contract ... to be expelled
causes the uterus to contract ifadesinde causes fiilini the uterus nesnesi ve to contract biçimindeki to'lu mastar izler. cause + nesne + to-infinitive yapısı, nesneyi bir nedenin ortaya çıkardığı sonucu yaşayan unsur olarak gösterir. Aynı fiil, ikinci bir eşgüdümlü nesne-mastar birimini de yönetir: the embryo to be expelled. To be expelled edilgen bir mastardır; dolayısıyla embriyo eylemi yapan değil, eylemden etkilenen taraftır. Bu eşgüdüm, tek bir nedenin bir nesnede etkin bir değişime, diğerinde ise edilgen bir sonuca yol açmasını anlatabilir.
Alıştırma
Parantez içindeki fiillerin mastar biçimleriyle cümleyi tamamlayın; ikinci sonuç için edilgen yapı kullanın: The fault caused the motor ____ (stop) and a warning ____ (display, passive).
Cevabı göster
to stop · to be displayed
Kaynaşmış ilgi ad öbeği olarak what seems like + isim
What seems like a heavy period, kaynaşmış bir ilgi ad öbeğidir: what yaklaşık olarak 'bir şey gibi görünen şey ya da durum' anlamını taşırken aynı zamanda seems merkezli yan cümlenin içinde de bir öge görevi görür. Öbeğin tamamı in edatının nesnesidir. Seems like görünüş veya izlenim bildirir; iki şeyin aynı olduğunu ileri sürmez. Burada deneyimi yoğun bir adet kanamasına benzetir, ancak tıbbi açıdan sıradan bir adet olduğunu söylemez.
Alıştırma
'Küçük bir gecikme gibi görünen bir şey' anlamında ad öbeği oluşturan tamamlamayı seçin: We ran into ____.
- which seems like a minor delay
- what seems like a minor delay
- it seems like a minor delay
Cevabı göster
what seems like a minor delay
usually used up to 16 weeks after conception
0:46ve genellikle döllenmeden sonraki 16. haftaya kadar uygulanır
and is typically performed under local or general anesthesia. Kalıp ifadeler
0:49çoğunlukla da lokal veya genel anestezi altında yapılır.
Tıbbi bir işlem olarak vacuum aspiration
Vacuum aspiration, genellikle ince bir tüp aracılığıyla emme uygulanarak rahim içeriğinin çıkarıldığı tıbbi bir işlemin adıdır. Bu cümlede açıklanan işlemi adlandırır. Buradaki aspiration, bir maddenin emme yoluyla çekilip çıkarılması anlamındaki tıbbi kullanımdır. Kişisel bir hedefi veya normal nefes almayı ifade etmez.
Alıştırma
Bir jinekolojik onam formunda vacuum aspiration neyi ifade eder?
- Derin nefes alma egzersizi
- Hastanın başarılı bir şekilde iyileşme umudu
- Rahim içeriğini emme yoluyla çıkaran bir işlem
Cevabı göster
Rahim içeriğini emme yoluyla çıkaran bir işlem
Lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilen
a procedure is performed under local or general anesthesia edilgen yapısında performed, işlemin gerçekleştirildiğini belirtir; under ise işlemin gerçekleştiği anestezi durumunu tanıtır. İfade, sağlık çalışanlarının belirli bir bölgeyi uyuşturan lokal anesteziyi veya hastayı bilinçsiz hâle getiren genel anesteziyi kullandığını anlatır. Bu, yeniden kullanılabilir bir tıbbi yapıdır: procedure + be performed under + type of anesthesia. Burada under mekânsal bir konum bildirmez.
Alıştırma
procedure + be performed under + type of anesthesia hedef yapısını tek sözcükle tamamlayın: The biopsy was performed ____ local anesthesia.
Cevabı göster
under
The cervix is numbed and opened wide enough Dilbilgisi
0:52Rahim ağzı uyuşturulur ve yeterince genişletilerek
“wide enough to pass” ifadesinde adjective + enough + to do
“wide enough to pass” ifadesinde enough, wide sıfatından sonra gelir ve gerekli dereceye ulaşıldığını gösterir: açıklık, sonraki eylemi mümkün kılacak kadar geniştir. Kalıp “sıfat + enough + to + fiilin yalın hâli” şeklindedir. Mastar yapısı, bu derecenin mümkün kıldığı eylemi belirtir. Burada ince tüp açıklıktan geçebilir; daha genel olarak bu kalıp, ölçülebilir bir niteliği mümkün hâle gelen bir sonuç veya eylemle ilişkilendirir.
Alıştırma
Cümleyi wide ve enough sözcüklerinden oluşan iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: “The gate is ____ to let the truck pass through.”
Cevabı göster
wide enough
where suction is used to empty the contents.
0:57ardından içindekiler vakumla çekilerek boşaltılır.
a D&C or dilation and curettage abortion can be used. Kültür
1:01D&C, yani dilatasyon ve küretaj yöntemi de kullanılabilir.
D&C: dilatasyon ve küretaj
D&C, dilation and curettage yani dilatasyon ve küretaj ifadesinin kısaltmasıdır. Dilation rahim ağzının genişletilmesi, curettage ise küret adı verilen bir aletle rahim içindeki dokunun çıkarılması anlamına gelir. Bu cümlede terim, belirtilen zaman aralığında uygulanabilen bir kürtaj prosedürünü ifade eder. Kısaltma belirli bir prosedürün adıdır; tüm kürtajlar için kullanılan genel bir terim değildir. D&C tanı amacıyla veya başka jinekolojik nedenlerle de uygulanabilir.
Alıştırma
Bu cümlede D&C neyin kısaltmasıdır?
- drainage and closure
- diagnosis and consultation
- dilation and curettage
Cevabı göster
dilation and curettage
First, ... and then: iki adımı sıraya koyma
First ilk adımı tanıtırken and then dinleyiciyi sonraki adıma taşır. Birlikte cümleyi iki aşamalı bir sıraya dönüştürürler: önce rahim ağzını genişletmek, ardından küreti kullanmak. Bu yapı, okuyucuların veya dinleyicilerin bir süreci zaman sırasıyla takip etmesine yardımcı olur. First ilk talimatı tanıtabilir, and then ise aynı cümlede sonraki eylemi bağlayabilir.
Alıştırma
Hangi cümle iki talimatı zaman sırasına göre açıkça sunmaktadır?
- At first, the rice seemed clean, but later we noticed some dust.
- For the first time, I washed rice before cooking it.
- First, wash the rice, and then add it to the pot.
Cevabı göster
First, wash the rice, and then add it to the pot.
although only 1.2% of abortions occur after 21 weeks.
1:18ancak kürtajların yalnızca %1,2'si 21. haftadan sonra gerçekleşir.
D&E or dilation and evacuation: kısaltma ve açık biçim
D&E, dilation and evacuation ifadesinin kısaltmasıdır. a D&E or dilation and evacuation abortion ifadesinde or, kısaltmanın açık hâlini tanıtır; ikinci ve alternatif bir işlem sunmaz. Bu ad işlemin iki bölümünü özetler: dilation rahim ağzının açılması, evacuation ise rahim içeriğinin çıkarılması anlamına gelir. Bu bağlamda terim, gebeliğin daha ileri dönemlerinde yapılan kürtajlarla ilişkilidir.
Alıştırma
“a D&E, or dilation and evacuation, procedure” ifadesinde “dilation and evacuation” hangi işlevi görür?
- D&C'nin açık hâlini verir.
- D&E'nin açık hâlini verir.
- Alternatif olarak sunulan ayrı bir işlemi adlandırır.
Cevabı göster
D&E'nin açık hâlini verir.
which are short rods made of seaweed or synthetic material,
1:27Bunlar deniz yosunu veya sentetik malzemeden yapılmış kısa çubuklardır
which absorb moisture and slowly stretch the cervix.
1:31ve nemi emerek rahim ağzını yavaşça genişletir.
osmotic dilators: nem emen rahim ağzı genişleticileri
Buradaki osmotic dilators, rahim ağzını genişletmek için kullanılan kısa çubuklardır. Deniz yosunundan veya sentetik malzemeden yapılırlar; nemi emip yavaş yavaş şişerek ve kademeli basınç uygulayarak çalışırlar. İki which ilgi cümleciği, bilinmeyen tıbbi terimi tanımlar: birincisi araçların hangi malzemeden yapıldığını, ikincisi ise nasıl çalıştığını açıklar. Osmotic, nem emme mekanizmasını anlatır; bir ilaç adı değildir.
Alıştırma
Cümledeki osmotic dilators nedir?
- Nemi emerek rahim ağzını kademeli olarak genişleten kısa çubuklar
- Rahim ağzını hemen gevşeten bir ilaç
- Plasenta dokusunu çıkarmak için kullanılan forseps
Cevabı göster
Nemi emerek rahim ağzını kademeli olarak genişleten kısa çubuklar
These are usually inserted the day before surgery.
1:34Genellikle ameliyattan bir gün önce yerleştirilirler.
fetal and placental tissue is removed via vacuum aspiration,
1:37fetüs ve plasenta dokusu vakum aspirasyonuyla,
Once dilated: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi
Once dilated, “rahim ağzı genişletildikten sonra” anlamına gelir. Bu, edilgen bir zaman yan cümlesinin kısaltılmış biçimidir: once zaman ilişkisini belirtirken dilated geçmiş zaman ortacından önceki, anlamdan çıkarılan özne ile be fiilinin bir biçimi atılır. Bu prosedür bağlamında genişletildiği kastedilen şey, önceki cümlede geçen cervix sözcüğüdür. Fetal and placental tissue daha sonra çıkarılan dokudur; genişletilen şey değildir. Eksik bilgiyi tamamlarken yalnızca hemen sonraki en yakın isme değil, bağlama ve gerçek işlem sırasına da bakın.
Alıştırma
Özgün cümledeki Once dilated ifadesinin amaçlanan anlamını en iyi hangi tam yan cümle verir?
- Once the forceps have been dilated
- Once the fetal tissue has been dilated
- Once the cervix has been dilated
Cevabı göster
Once the cervix has been dilated
The decision to have an abortion after 24 weeks is extremely rare
1:4224 haftadan sonra kürtaj kararı verilmesi son derece nadirdir
and often due to severe fetal anomalies. Kelime
1:45ve çoğu zaman fetüsteki ciddi anomalilerden kaynaklanır.
Tıbbi Bir Terim Olarak Severe Fetal Anomalies
Bu cümlede severe fetal anomalies, fetüsün gelişimindeki veya fiziksel yapısındaki ciddi anormallikler anlamına gelir. Severe, fetal anomalies ifadesini niteler ve bu anomalilerin tıbbi açıdan büyük önem taşıdığını belirtir. Bu, belirli bir teşhis değil, resmî bir tıbbi ifadedir. Bu bağlamda anomaly yalnızca tuhaf veya sıra dışı bir şeyi değil, anormal bir durumu ya da bulguyu ifade eder.
Alıştırma
Raporu, fetüsün gelişimindeki veya yapısındaki ciddi anormallikler anlamına gelen resmî tıbbi ifadeyle tamamlayın: The scan identified ____.
Cevabı göster
severe fetal anomalies
Case Fatality Rates İfadesini Anlamak
Case fatality rate, yani olgu fatalite oranı, tanımlanmış bir olgu kümesinin ölümle sonuçlanan bölümüdür. Bu cümlede olduğu gibi olgular işlemleri ifade ettiğinde payda işlem sayısıdır; bu nedenle 100.000 işlem başına bir ölümden az ifadesi ilgili oranı belirtir. Bu oran, tüm nüfustaki ölümleri açıklamaz. Sayıyı doğru yorumlamak için neyin olgu sayıldığını ve paydayı hangi grubun oluşturduğunu belirlemek gerekir.
Alıştırma
Bir raporda bir hastalığın case fatality rate değerinin %2 olduğu belirtiliyor. Bu ne anlama gelir?
- Nüfustaki tüm ölümlerin %2’sine hastalık neden oldu.
- Olgu olarak belirlenen kişilerin %2’si hastalık nedeniyle öldü.
- Nüfustaki herkesin %2’si hastalık nedeniyle öldü.
Cevabı göster
Olgu olarak belirlenen kişilerin %2’si hastalık nedeniyle öldü.
the risk of death associated with childbirth Kalıp ifadeler
1:58doğumla ilişkili ölüm riski kadınlarda
is 14 times higher in women than that of an abortion. Dilbilgisi
2:00kürtajla ilişkili ölüm riskinden 14 kat daha yüksektir.
“associated with childbirth”: nedensellik iddiası olmadan bağlantı belirtmek
Bu cümlede “associated with childbirth”, “the risk of death” ifadesinden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Hangi riskin ölçüldüğünü belirtir: doğumla bağlantılı ölüm riski. “Associated with” bir ilişki veya bağlantı bildirir. Dikkatli araştırma ya da istatistik dilinde bu ifade tek başına doğumun her ölümü doğrudan meydana getirdiğini söylemez; nedensellik iddiası için ayrı kanıtlar veya daha güçlü bir ifade gerekir.
Alıştırma
Bu cümledeki “associated with” ifadesinin anlamını en iyi koruyan yorum hangisidir?
- Risk kesinlikle yalnızca doğumdan kaynaklanmaktadır.
- Risk doğumdan önce ortaya çıkar ve doğumla ilgisizdir.
- Risk doğumla bağlantılıdır, ancak ifade tek başına doğrudan nedenselliği kanıtlamaz.
Cevabı göster
Risk doğumla bağlantılıdır, ancak ifade tek başına doğrudan nedenselliği kanıtlamaz.
“is 14 times higher ... than that of”: çarpımsal karşılaştırma ve isim yerine kullanım
“Is 14 times higher ... than” çarpımsal bir karşılaştırma kurar. Buradaki yaygın istatistik kullanımında doğumla ilişkili risk, kürtajla ilişkili riskin on dört katı olarak sunulur ve karşılaştırma ölçütü “than” sözcüğünden sonra gelir. “Than that of an abortion” ifadesindeki “that”, tekil isim öbeği “the risk of death” yerine kullanılır. Böylece isim tekrarlanmadan karşılaştırma paralel tutulur: risk, kürtajla değil başka bir riskle karşılaştırılır.
Alıştırma
Amaçlanan on dörde bir karşılaştırmayı en açık biçimde ifade ederken riski riskle karşılaştıran cümle hangisidir?
- The risk associated with childbirth is 14 times as high as the procedure.
- The risk associated with childbirth is 14 times as high as that of the procedure.
- The risk associated with childbirth is higher than those of the procedure by 14.
Cevabı göster
The risk associated with childbirth is 14 times as high as that of the procedure.
There are also myths that abortion is linked Kalıp ifadeler
2:03Kürtajın bazı durumlarla bağlantılı olduğuna dair yanlış inanışlar da vardır:
linked to an increased risk of: kanıtlanmış nedensellik değil, ilişki
Be linked to an increased risk of, bir şeyin daha yüksek bir gerçekleşme olasılığıyla ilişkili olması demektir. Sağlık ve araştırma haberlerinde bir etken ile olası bir sonuç arasındaki ilişkiyi sunar. Linked to tek başına etkenin sonuca neden olduğunu kanıtlamaz. Bu cümlede iddianın tamamı yanlış bir inanış olarak tanıtıldığı için ifade, iddiayı desteklemek yerine aktarmaktadır.
Alıştırma
Kanıtlanmış nedensellik yerine ilişki bildiren dersteki tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: The study reported that irregular work schedules were ____ sleep disorders.
Cevabı göster
linked to an increased risk of
as well as difficulties in conceiving or carrying a future pregnancy, Kalıp ifadeler
2:07ve gelecekte gebe kalma ya da gebeliği sürdürme güçlüğü gibi.
difficulties in conceiving or carrying a future pregnancy: iki farklı aşama
Difficulty veya difficulties in + ulaç yapısı, bir şeyi yapmakta güçlük çekmek anlamına gelir. Vurgulanan ifadede in edatı, eş görevli iki ulaç olan conceiving ve carrying için de geçerlidir. Doğurganlık bağlamında conceiving gebe kalmak, carrying a future pregnancy ise gebe kaldıktan sonra gelecekteki bir gebeliği sürdürmek demektir. Aynı olayın iki farklı adı değil, farklı aşamalardır.
Alıştırma
Conceive ve carry fiillerini difficulties in + ulaç kalıbında kullanarak İngilizce cümleyi tamamlayın: The medical form asks about difficulties ____ a child or ____ a pregnancy.
Cevabı göster
in conceiving · carrying
have been refuted: kanıt, edilgen yapı ve kesinleşmiş sonuç
Bu cümlede have been refuted, önceki iki iddianın yalnızca sorgulanmadığını, kapsamlı tıbbi araştırmalarla yanlış olduğunun gösterildiğini belirtir. Refute, akademik ve tıbbi tartışmalarda sık kullanılan, kanıta dayalı ve resmî bir fiildir. Edilgen present perfect yapısı have been refuted, iddialara ve onların bugüne kadar kanıtlarla belirlenmiş durumuna odaklanır. Eylemi gerçekleştiren özne değildir; by extensive medical research ifadesiyle belirtilir.
Alıştırma
Yeni kanıtlar artık iddiaların yanlış olduğunu ortaya koyuyor. İngilizce cümleyi refute fiilinin edilgen present perfect biçimiyle tamamlayın: “The claims ____ by independent researchers.”
Cevabı göster
have been refuted
practiced by individuals without the necessary skills
2:16gerekli becerilere sahip olmayan kişilerce yapıldığında
or in an environment that does not conform to medical standards Kalıp ifadeler
2:18veya tıbbi standartlara uymayan bir ortamda gerçekleştirildiğinde,
bir halk sağlığı kategorisi olarak unsafe abortions
Bu cümlede unsafe abortions bir halk sağlığı kategorisidir. Gerekli becerilere sahip olmayan kişiler tarafından veya tıbbi standartları karşılamayan ortamlarda yapılan kürtajları ifade eder; belirleyici ölçüt, ilgili yetkinlik ve koşullardır. Bu nedenle unsafe, her tıbbi işlemin belirli bir risk taşıyabileceği yönündeki genel olgudan daha fazlasını ifade eder. Yasal durum erişimi ve koşulları etkileyebilir, ancak illegal ve unsafe aynı tanıma sahip değildir.
Alıştırma
Hangi açıklama, cümlede kullanılan unsafe abortion ifadesinin halk sağlığı anlamına uyar?
- Gerekli becerilere sahip olmayan biri tarafından veya tıbbi standartların altındaki bir ortamda gerçekleştirilen kürtaj
- Nasıl ve nerede gerçekleştirildiğine bakılmaksızın yerel yasaların yasakladığı her kürtaj
- Tüm kürtajlar; çünkü bütün tıbbi işlemler bir miktar risk taşır
Cevabı göster
Gerekli becerilere sahip olmayan biri tarafından veya tıbbi standartların altındaki bir ortamda gerçekleştirilen kürtaj
conform to medical standards: resmî gereklilikleri karşılama
Conform to medical standards, “kabul edilmiş tıbbi standartların belirlediği gereklilikleri karşılamak veya bunlara uygun olmak” anlamına gelir. Conform fiilinden sonra to gelir; medical standards ise ölçütü belirtir. Cümlede that does not conform to medical standards, environment sözcüğünü niteler. Bu ifade, yalnızca birinin tavsiyeye uymamayı seçtiğini değil, ortamın gerekli güvenlik ve mesleki koşulları karşılamadığını belirtir.
Alıştırma
Conform ve doğru edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: To pass inspection, the clinic's sterilization procedures must ____ medical standards.
Cevabı göster
conform to
cause an estimated 68,000 women to die yearly,
2:21her yıl yaklaşık 68.000 kadının ölümüne neden oluyor;
Methods range from ingesting toxic solutions,
2:28Kullanılan yöntemler arasında zehirli solüsyonlar içmek,
Tıp İngilizcesinde foreign bodies
Tıpta foreign body, vücuda girmiş, yerleştirilmiş ya da vücutta kalmış ancak doğal olarak vücuda ait olmayan bir nesne veya madde anlamına gelir. Foreign burada vücudun dışından gelen demektir; başka bir ülkeyle ilgili değildir. Buradaki çoğul foreign bodies, rahme yerleştirilen nesneleri belirtir. Tıbbi terim, bu nesnelerin vücut açısından anormal ve potansiyel olarak zararlı olduğunu ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: The scan revealed a foreign body in the patient's stomach. Foreign body ne anlama gelir?
- Yeni keşfedilmiş bir organ
- Bulaşıcı bir hastalık
- Vücudun dışından gelen bir nesne
- Başka bir ülkeden bir kişiye ait beden
Cevabı göster
Vücudun dışından gelen bir nesne
The World Health Organization has called unsafe abortions
2:34Dünya Sağlık Örgütü, güvenli olmayan kürtajları
Kamu sağlığı metaforu olarak “önlenebilir bir pandemi”
Burada a preventable pandemic, güvenli olmayan kürtajları yaygın ancak önlenebilir bir kamu sağlığı zararı olarak sunan güçlü ve mecazi bir nitelemedir. Preventable, politikaların, sağlık hizmetlerinin ve diğer müdahalelerin bu zararı azaltabileceğini vurgular. Pandemic, güvenli olmayan kürtajların bulaşıcı olduğu anlamına gelmez. call A B yapısında B, A’ya verilen ad veya nitelemedir: burada A unsafe abortions, B ise a preventable pandemic ifadesidir.
Alıştırma
Bu cümlede “a preventable pandemic” ne anlama geliyor?
- Önlenebilen, yaygın bir kamu sağlığı zararı
- Azaltılamayan, nadir bir tıbbi olay
- Güvenli olmayan kürtajlar yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı
Cevabı göster
Önlenebilen, yaygın bir kamu sağlığı zararı
And laws that limit a woman's access to an abortion Kalıp ifadeler
2:39Kadınların kürtaja erişimini sınırlayan
“limit someone's access to something” isim yapısı
Limit someone's access to something, bir kişinin bir hizmeti, kaynağı veya fırsatı elde etmesini ya da kullanmasını zorlaştırmak veya imkânsız hâle getirmek demektir. Burada bir kadının kürtaj hizmetine ulaşma imkânının kısıtlanmasını ifade eder. Bu isim yapısında access genellikle sayılamayan bir isimdir ve ardından to gelir: limit + someone's access + to + something. Bu kullanım, access a file örneğinde olduğu gibi doğrudan nesne alan access fiilinden farklıdır.
Alıştırma
Cümleyi limit someone's access to something yapısını kullanarak tamamlayın: The new fees could ____ specialist care.
Cevabı göster
limit rural patients' access to
What changes instead is the incidence of unsafe abortions. Anlatım akışı
2:49Değişen şeyse güvenli olmayan kürtajların görülme sıklığıdır.
What changes instead is ...: odağı yeniden yönlendirmek
What changes instead is X, wh-cleft adı verilen bölünmüş bir cümle yapısıdır. Önce beklenen sonucun değişen şey olmadığını belirtir, ardından X’i is sonrasındaki odak konumuna yerleştirir. Burada cümle, tartışmanın odağını toplam kürtaj sayısından güvenli olmayan kürtajların görülme sıklığına kaydırır. Halk sağlığı yazılarında incidence, belirli bir dönemde bir nüfusta yeni vakaların veya olayların ne sıklıkta ortaya çıktığını ifade eder. Bu aktarılabilir kalıp, bir varsayımı reddettikten veya sınırlandırdıktan sonra kullanışlıdır: What changes instead is + gerçek ölçüt, etki veya sonuç.
Alıştırma
What changes instead is X yapısı bir savda ne işe yarar?
- Önceki iddiayla bağlantısı olmayan ilgisiz bir olay sunar.
- X’in tamamen aynı kaldığını söyler.
- Dikkati beklenen bir değişiklikten gerçekte değişen etkene yönlendirir.
Cevabı göster
Dikkati beklenen bir değişiklikten gerçekte değişen etkene yönlendirir.
that state-level anti-abortion laws in Texas
2:54Teksas'taki eyalet düzeyindeki kürtaj karşıtı yasaların
correlated with lower abortion rates in the state, Kalıp ifadeler
2:56eyaletteki daha düşük kürtaj oranlarıyla ilişkili olduğunu buldu;
did find: geçmiş zamandaki olumlu cümlede vurgulu did
Geçmiş zamandaki olumlu bir cümlede did + fiilin yalın hâli vurgu ekler. did find, gerçekten buldu veya hakikaten buldu anlamına gelir; geçmiş zamanı did taşır, bu nedenle find yalın hâlde kalır. Burada vurgu ödünleyici bir işleve sahiptir: konuşmacı, 2011 tarihli çalışmanın karşıt görüşü destekliyormuş gibi görünebilecek bir sonuç ürettiğini kabul eder; ardından gelen but ise bir sınırlama getirir. Bu yapı aynı şekilde bir şüpheyi düzeltebilir veya savın tamamını kabul etmeden bir noktayı teslim edebilir.
Alıştırma
Cümleyi find fiilinin vurgulu geçmiş biçimiyle tamamlayın: The inspection ____ a safety problem, but it was fixed immediately.
Cevabı göster
did find
“correlated with lower abortion rates”: daha düşük kürtaj oranlarıyla ilişkili
Burada “correlated with lower abortion rates” istatistiksel bir ilişki bildirir: bu yasaların bulunduğu yerlerde ölçülen kürtaj oranları daha düşük olma eğilimindeydi. Bu örüntü iki değişkeni ilişkilendirir, ancak yasaların düşük oranları ortaya çıkardığını tek başına söylemez. Fiil X correlates with Y yapısını izler. Bu cümlede “state-level anti-abortion laws” X, “lower abortion rates” ise Y’dir.
Alıştırma
Bir çalışma “screen time correlated with shorter sleep” sonucunu bildiriyor. En doğru sonuç hangisidir?
- Ekran süresi ile daha kısa uyku süresi arasında istatistiksel bir ilişki vardı.
- Ekran süresinin daha kısa uykuya neden olduğu kanıtlandı.
- Daha kısa uykunun ekran süresini artırdığı kanıtlandı.
Cevabı göster
Ekran süresi ile daha kısa uyku süresi arasında istatistiksel bir ilişki vardı.
“account for”: bir etkeni analize dahil etmek
Burada “did not account for”, çalışmanın analizinin ilgili bir etkeni içermediği veya buna göre ayarlama yapmadığı anlamına gelir: kadınların başka eyaletlere gitmesi. Bu etken analizin dışında bırakıldığı için bildirilen eyalet içi oranlar eksik bir tablo sunabilir. Yeniden kullanılabilir yapı, account for + analizdeki etken biçimindedir. Olumsuz “did not account for X” yapısı, atlanan bir değişkeni veya sınırlılığı gösterir.
Alıştırma
“The estimate did not account for workers with two jobs” cümlesinde “account for” ne anlama gelir?
- Bu çalışanların neden iki işi olduğunu açıklamak
- Tüm çalışanların belirtilen bir yüzdesini oluşturmak
- O etkeni hesaba dahil etmek
Cevabı göster
O etkeni hesaba dahil etmek
Conversely, researchers have found that sex education Anlatım akışı
3:05Buna karşılık araştırmacılar, cinsel eğitimin
Conversely: bir argümanın yönünü tersine çevirmek
Conversely, sonraki bulgunun önceki iddia veya sonucun ters yönünde ilerlediğini bildiren resmî bir söylem belirtecidir. Burada anlatımı, kısıtlayıcı yasaların kürtajları azaltamamasından eğitim ve doğum kontrolüne erişimin bunları gerçekten azalttığını gösteren kanıtlara geçirir. Bir argümanın veya karşılaştırmanın yönünü tersine çevirmek için kullanılır: önce bir ilişki kurulur, ardından karşıt ya da karşılıklı bir ilişki sunulur. Sonraki ifadenin yalnızca farklı olduğunu gösteren genel bir geçiş belirtecinden daha özeldir.
Alıştırma
İkinci ilişkinin ters yönde ilerlediğini en iyi hangi bağlaç vurgular? Higher interest rates slowed borrowing. _____ lower rates encouraged it.
- However,
- Therefore,
- Conversely,
- For example,
Cevabı göster
Conversely,
This can be seen in: bir iddiayı kanıta bağlamak
This can be seen in yapısında This önceki iddiaya gönderme yapar, can be seen in ise onu destekleyen gözlemlenebilir kanıtı sunar. Seen burada mutlaka gözle görmek değil, kanıttan anlaşılmak veya kanıtlanmak anlamına gelir. Kalıp This can be seen in + kanıt, örnek, veri veya eğilim şeklindedir. Önce bir iddia sunup ardından bu iddianın belirli bir kanıtta nerede görüldüğünü göstererek bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Kanıt bağlama kalıbını dersteki tam ifadeyle tamamlayın: The neighborhood is becoming safer. ____ the decline in reported thefts.
Cevabı göster
This can be seen in
make women's lives safer and healthier.
3:22kadınların yaşamını daha güvenli ve sağlıklı hâle getirir.
or emergency contraceptive,
3:26veya acil doğum kontrolü hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz,
Plan B veya acil kontrasepsiyon... kürtajla aynı şey değildir
Plan B, levonorgestrel içeren bir acil kontraseptif hapın marka adıdır. Acil kontrasepsiyon daha geniş kategoridir; dolayısıyla buradaki or, birbiriyle ilgisiz iki tedaviyi adlandırmak yerine bilinen bir marka adını genel kategorisine bağlar. Not the same thing as an abortion ifadesi, tıbben önemli bir karışıklığı açıkça düzeltir. Acil kontrasepsiyon, korunmasız cinsel ilişkiden sonra gebelik olasılığını azaltmak için kullanılır; kürtaj ise mevcut bir gebeliği sonlandırır. Bu terimler birbirinin yerine kullanılamaz.
Alıştırma
Hangi ifade sağlık terimlerini doğru kullanıyor?
- Plan B, ilaçla kürtajın (medication abortion) diğer adıdır.
- Acil kontrasepsiyon (Emergency contraception), mevcut bir gebeliği sonlandırmak için kullanılır.
- Plan B bir acil kontrasepsiyon (emergency contraception) türüdür ve kürtaj (abortion) değildir.
Cevabı göster
Plan B bir acil kontrasepsiyon (emergency contraception) türüdür ve kürtaj (abortion) değildir.