Kürtaj Yaptırdığınızda Gerçekte Neler Olur?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
603 kelime 177 kel/dk

Video özeti: ilaçlı ve cerrahi kürtaj yöntemlerini, güvenlik verilerini, sağlık söylencelerini ve yasal erişim ile güvenli olmayan kürtaj arasındaki ilişkiyi anlatır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “regardless of whether you're pro-life or pro-choice,” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: iki karşıt tutumu kabul edip ortak bir olgusal soruya dönmeyi öğrenin. 2. “a preventable pandemic.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: geniş ama önlenebilir bir zararı anlatan mecazı tanıyın; gerçek bir bulaşıcı hastalık sanmayın. 3. “account for” — Öbek fiiller: ilgili bir etkeni araştırma analizine katma anlamını öğrenip eksik bir sonucu fark edin.

Bu derste

56 million abortions occur annually worldwide

0:00

Dünya genelinde her yıl 56 milyon kürtaj yapılıyor

and though opinions on the matter are strong,

0:03

ve bu konuda görüşler oldukça keskin olsa da

many are simply unaware of how they actually work.

0:05

pek çok kişi işlemin gerçekte nasıl yapıldığını bilmiyor.

So, regardless of whether you're pro-life or pro-choice, Notlar

0:08

Dolayısıyla ister yaşam hakkını ister seçim hakkını savunun,

Kültür

pro-life ve pro-choice

ABD’deki kürtaj tartışmalarında pro-life, fetüsün yaşamını korumayı vurgulayan ve genellikle kürtajın kısıtlanmasını destekleyen bir tutum etiketidir. Pro-choice ise hamile bir kişinin karar verme hakkını vurgulayan ve genellikle kürtaja yasal erişimi destekleyen bir tutum etiketidir. Bunlar her kişinin görüşlerini eksiksiz açıklayan ifadeler değil, geniş siyasi ve medya etiketleridir. Burada iki karşıt tarafı adlandırırlar; ancak aynı etiketi kullanan herkesin her politika konusunda anlaştığı ileri sürülmez.

Alıştırma

ABD’deki bir kürtaj tartışmasında bu etiketlere en uygun yorum hangisidir?

  1. İki etiket siyasi tutumları değil, tıbbi işlemleri adlandırır.
  2. Pro-life fetüsün yaşamını korumayı; pro-choice ise kürtaj yaptırıp yaptırmamaya karar verme hakkını vurgular.
  3. Pro-life her tür yaşamı desteklemek; pro-choice ise her kişisel seçimi desteklemek demektir.
Cevabı göster

Pro-life fetüsün yaşamını korumayı; pro-choice ise kürtaj yaptırıp yaptırmamaya karar verme hakkını vurgular.

what actually happens during an abortion?

0:11

kürtaj sırasında gerçekte ne olur?

Dilbilgisi

regardless of whether ... or ...: ... olup olmadığına bakılmaksızın

Regardless of whether A or B, A ve B durumlarının ikisinde de aynı ifadenin, eylemin veya sonucun geçerli olduğunu belirtir. Whether iki seçeneği sunar; regardless of ise hangisinin geçerli olduğunun sonraki kısmı etkilemediğini gösterir. Burada konuşmacı önce iki karşıt tutumu kabul eder, ardından kürtaj sırasında ne olduğuna ilişkin ortak ve olgusal bir soruya geçer.

Alıştırma

Toplantının her iki hava koşulunda da aynı saatte başlayacağını belirten cümle hangisidir?

  1. The meeting starts at nine only if it stays sunny.
  2. Regardless of whether it rains or stays sunny, the meeting starts at nine.
  3. The meeting time depends on whether it rains or stays sunny.
Cevabı göster

Regardless of whether it rains or stays sunny, the meeting starts at nine.

Abortion procedures range from taking a pill to surgical options, Dilbilgisi

0:14

Kürtaj yöntemleri hap kullanımından cerrahi seçeneklere kadar uzanır;

Dilbilgisi

range from ... to ...: aralığın uçlarını belirtmek

Range from A to B, A ve B’yi daha geniş bir aralığın iki uç noktası olarak sunar. Burada hap almak kürtaj yöntemleri kümesinin bir ucunu, cerrahi seçenekler ise diğer ucunu oluşturur; bu, yalnızca bu iki olasılığın bulunduğu anlamına gelmez. Bu yapıda from ve to bir çift oluşturur. To ikinci uç noktayı getirir; dolayısıyla burada mastar işareti değil, bir edattır.

Alıştırma

Cümleyi range from A to B eşleşmiş yapısıyla tamamlayın: Course fees ____ fifty dollars ____ two hundred dollars.

Cevabı göster

range from · to

often based on availability or how far along a pregnancy is Kelime

0:17

uygulanacak yöntem genellikle seçeneklerin erişilebilirliğine veya gebeliğin ne kadar ilerlediğine bağlıdır.

Kelime

far along: ilerleme aşaması

Gebelik bağlamında far along fiziksel mesafeyi değil, gebeliğin ulaştığı aşamayı anlatır. How far along a pregnancy is içinde bu ifade “gebeliğin hangi aşamada olduğu” anlamına gelir ve bu aşama hangi yöntemlerin kullanılabileceğini etkileyebilir. Aynı ifade proje veya iyileşme gibi devam eden başka bir sürecin ilerleyişini de anlatabilir. Ne kadar ilerleme kaydedildiğini sorar; tek başına sürecin bitmek üzere olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki ilerleme aşamasını belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Do you know how ____ the renovation is?

Cevabı göster

far along

and 92% of legal US abortions

0:21

Ayrıca ABD'deki yasal kürtajların %92'si

take place within the first 13 weeks of gestation. Öbek fiiller

0:23

gebeliğin ilk 13 haftası içinde yapılır.

Öbek fiiller

“gerçekleşmek” anlamındaki take place

Take place, gerçekleşmek veya meydana gelmek anlamına gelen kalıplaşmış ve geçişsiz bir fiil öbeğidir. Bu cümlede özne tıbbi işlemleri belirtir ve ifade, bu işlemlerin gerçekleştiği zaman aralığını tanıtır. Bir olayın veya sürecin nerede ya da ne zaman gerçekleştiği temel bilgi olduğunda take place kullanılır. Genellikle happen ifadesine göre daha planlı veya resmî biçimde aktarılmış bir olay izlenimi verir.

Alıştırma

Hangi cümle tarafsız bir duyuruda take place ifadesini doğal biçimde kullanır?

  1. The award ceremony will take place in the main hall at 7 p.m.
  2. The award ceremony will take the place in the main hall at 7 p.m.
  3. The award ceremony will take a place in the main hall at 7 p.m.
Cevabı göster

The award ceremony will take place in the main hall at 7 p.m.

The oral tablet is effective 49 days from one's last menstrual period.

0:26

Ağızdan alınan tablet, son adet tarihinden itibaren 49 güne kadar etkilidir.

Often containing mifepristone,

0:30

Genellikle mifepriston içeren bu tablet,

it works by blocking the hormone progesterone. Dilbilgisi

0:32

progesteron hormonunu engelleyerek çalışır.

Dilbilgisi

works by blocking: work by + -ing yapısı

work by + -ing yapısı, bir şeyin etkili olmasını sağlayan yöntemi veya mekanizmayı açıklar. works by blocking ifadesinde works etki göstermek anlamına gelir, by ise mekanizmayı tanıtır; it öznesi daha önce sözü edilen hapı belirtir. by bir edat olduğu için sonraki fiil -ing biçimini alır: works by blocking doğrudur, works by block değildir. Aynı yapı ilaçların, cihazların, sistemlerin ve yöntemlerin çalışma şeklini açıklayabilir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için work by ve scan fiilinin -ing biçimini kullanın: The lock ____ your fingerprint before it opens.

Cevabı göster

works by scanning

Progesterone promotes smooth muscle relaxation

0:34

Progesteron, düz kasların gevşemesini destekler

in the uterine wall throughout pregnancy

0:36

ve gebelik boyunca rahim duvarında etkili olur.

and so the pill causes the uterus to contract Dilbilgisi

0:38

Bu nedenle hap rahmin kasılmasına

and the embryo to be expelled in what seems like a heavy period. Dilbilgisi

0:41

ve embriyonun yoğun bir âdet kanaması gibi dışarı atılmasına yol açar.

Dilbilgisi

causes + nesne + to-infinitive: to contract ... to be expelled

causes the uterus to contract ifadesinde causes fiilini the uterus nesnesi ve to contract biçimindeki to'lu mastar izler. cause + nesne + to-infinitive yapısı, nesneyi bir nedenin ortaya çıkardığı sonucu yaşayan unsur olarak gösterir. Aynı fiil, ikinci bir eşgüdümlü nesne-mastar birimini de yönetir: the embryo to be expelled. To be expelled edilgen bir mastardır; dolayısıyla embriyo eylemi yapan değil, eylemden etkilenen taraftır. Bu eşgüdüm, tek bir nedenin bir nesnede etkin bir değişime, diğerinde ise edilgen bir sonuca yol açmasını anlatabilir.

Alıştırma

Parantez içindeki fiillerin mastar biçimleriyle cümleyi tamamlayın; ikinci sonuç için edilgen yapı kullanın: The fault caused the motor ____ (stop) and a warning ____ (display, passive).

Cevabı göster

to stop · to be displayed

Dilbilgisi

Kaynaşmış ilgi ad öbeği olarak what seems like + isim

What seems like a heavy period, kaynaşmış bir ilgi ad öbeğidir: what yaklaşık olarak 'bir şey gibi görünen şey ya da durum' anlamını taşırken aynı zamanda seems merkezli yan cümlenin içinde de bir öge görevi görür. Öbeğin tamamı in edatının nesnesidir. Seems like görünüş veya izlenim bildirir; iki şeyin aynı olduğunu ileri sürmez. Burada deneyimi yoğun bir adet kanamasına benzetir, ancak tıbbi açıdan sıradan bir adet olduğunu söylemez.

Alıştırma

'Küçük bir gecikme gibi görünen bir şey' anlamında ad öbeği oluşturan tamamlamayı seçin: We ran into ____.

  1. which seems like a minor delay
  2. what seems like a minor delay
  3. it seems like a minor delay
Cevabı göster

what seems like a minor delay

Vacuum aspiration is a surgical procedure Kültür

0:44

Vakum aspirasyonu cerrahi bir işlemdir

usually used up to 16 weeks after conception

0:46

ve genellikle döllenmeden sonraki 16. haftaya kadar uygulanır

and is typically performed under local or general anesthesia. Kalıp ifadeler

0:49

çoğunlukla da lokal veya genel anestezi altında yapılır.

Kültür

Tıbbi bir işlem olarak vacuum aspiration

Vacuum aspiration, genellikle ince bir tüp aracılığıyla emme uygulanarak rahim içeriğinin çıkarıldığı tıbbi bir işlemin adıdır. Bu cümlede açıklanan işlemi adlandırır. Buradaki aspiration, bir maddenin emme yoluyla çekilip çıkarılması anlamındaki tıbbi kullanımdır. Kişisel bir hedefi veya normal nefes almayı ifade etmez.

Alıştırma

Bir jinekolojik onam formunda vacuum aspiration neyi ifade eder?

  1. Derin nefes alma egzersizi
  2. Hastanın başarılı bir şekilde iyileşme umudu
  3. Rahim içeriğini emme yoluyla çıkaran bir işlem
Cevabı göster

Rahim içeriğini emme yoluyla çıkaran bir işlem

Kalıp ifadeler

Lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilen

a procedure is performed under local or general anesthesia edilgen yapısında performed, işlemin gerçekleştirildiğini belirtir; under ise işlemin gerçekleştiği anestezi durumunu tanıtır. İfade, sağlık çalışanlarının belirli bir bölgeyi uyuşturan lokal anesteziyi veya hastayı bilinçsiz hâle getiren genel anesteziyi kullandığını anlatır. Bu, yeniden kullanılabilir bir tıbbi yapıdır: procedure + be performed under + type of anesthesia. Burada under mekânsal bir konum bildirmez.

Alıştırma

procedure + be performed under + type of anesthesia hedef yapısını tek sözcükle tamamlayın: The biopsy was performed ____ local anesthesia.

Cevabı göster

under

The cervix is numbed and opened wide enough Dilbilgisi

0:52

Rahim ağzı uyuşturulur ve yeterince genişletilerek

to pass a slender tube into the uterus

0:55

ince bir tüpün rahme girmesi sağlanır;

Dilbilgisi

“wide enough to pass” ifadesinde adjective + enough + to do

“wide enough to pass” ifadesinde enough, wide sıfatından sonra gelir ve gerekli dereceye ulaşıldığını gösterir: açıklık, sonraki eylemi mümkün kılacak kadar geniştir. Kalıp “sıfat + enough + to + fiilin yalın hâli” şeklindedir. Mastar yapısı, bu derecenin mümkün kıldığı eylemi belirtir. Burada ince tüp açıklıktan geçebilir; daha genel olarak bu kalıp, ölçülebilir bir niteliği mümkün hâle gelen bir sonuç veya eylemle ilişkilendirir.

Alıştırma

Cümleyi wide ve enough sözcüklerinden oluşan iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: “The gate is ____ to let the truck pass through.”

Cevabı göster

wide enough

where suction is used to empty the contents.

0:57

ardından içindekiler vakumla çekilerek boşaltılır.

Within the same timeline,

1:00

Aynı zaman aralığında

a D&C or dilation and curettage abortion can be used. Kültür

1:01

D&C, yani dilatasyon ve küretaj yöntemi de kullanılabilir.

Kültür

D&C: dilatasyon ve küretaj

D&C, dilation and curettage yani dilatasyon ve küretaj ifadesinin kısaltmasıdır. Dilation rahim ağzının genişletilmesi, curettage ise küret adı verilen bir aletle rahim içindeki dokunun çıkarılması anlamına gelir. Bu cümlede terim, belirtilen zaman aralığında uygulanabilen bir kürtaj prosedürünü ifade eder. Kısaltma belirli bir prosedürün adıdır; tüm kürtajlar için kullanılan genel bir terim değildir. D&C tanı amacıyla veya başka jinekolojik nedenlerle de uygulanabilir.

Alıştırma

Bu cümlede D&C neyin kısaltmasıdır?

  1. drainage and closure
  2. diagnosis and consultation
  3. dilation and curettage
Cevabı göster

dilation and curettage

First, the cervix is dilated Anlatım akışı

1:05

Önce rahim ağzı genişletilir;

using small instruments or medication

1:06

bunun için küçük aletler veya ilaçlar kullanılır

and then a curette is used

1:09

ardından küret adı verilen bir aletle

to remove the contents of the uterus.

1:10

rahmin içindekiler çıkarılır.

Anlatım akışı

First, ... and then: iki adımı sıraya koyma

First ilk adımı tanıtırken and then dinleyiciyi sonraki adıma taşır. Birlikte cümleyi iki aşamalı bir sıraya dönüştürürler: önce rahim ağzını genişletmek, ardından küreti kullanmak. Bu yapı, okuyucuların veya dinleyicilerin bir süreci zaman sırasıyla takip etmesine yardımcı olur. First ilk talimatı tanıtabilir, and then ise aynı cümlede sonraki eylemi bağlayabilir.

Alıştırma

Hangi cümle iki talimatı zaman sırasına göre açıkça sunmaktadır?

  1. At first, the rice seemed clean, but later we noticed some dust.
  2. For the first time, I washed rice before cooking it.
  3. First, wash the rice, and then add it to the pot.
Cevabı göster

First, wash the rice, and then add it to the pot.

If a pregnancy is between 12 to 24 weeks,

1:12

Gebelik 12 ila 24 hafta arasındaysa,

a D&E or dilation and evacuation abortion is likely used, Kültür

1:14

muhtemelen D&E, yani dilatasyon ve tahliye yöntemi kullanılır;

although only 1.2% of abortions occur after 21 weeks.

1:18

ancak kürtajların yalnızca %1,2'si 21. haftadan sonra gerçekleşir.

Kültür

D&E or dilation and evacuation: kısaltma ve açık biçim

D&E, dilation and evacuation ifadesinin kısaltmasıdır. a D&E or dilation and evacuation abortion ifadesinde or, kısaltmanın açık hâlini tanıtır; ikinci ve alternatif bir işlem sunmaz. Bu ad işlemin iki bölümünü özetler: dilation rahim ağzının açılması, evacuation ise rahim içeriğinin çıkarılması anlamına gelir. Bu bağlamda terim, gebeliğin daha ileri dönemlerinde yapılan kürtajlarla ilişkilidir.

Alıştırma

“a D&E, or dilation and evacuation, procedure” ifadesinde “dilation and evacuation” hangi işlevi görür?

  1. D&C'nin açık hâlini verir.
  2. D&E'nin açık hâlini verir.
  3. Alternatif olarak sunulan ayrı bir işlemi adlandırır.
Cevabı göster

D&E'nin açık hâlini verir.

In a D&E abortion,

1:22

D&E işleminde

the cervix needs to be dilated wider,

1:23

rahim ağzının daha fazla genişletilmesi gerekir;

often using osmotic dilators, Kültür

1:26

bunun için genellikle ozmotik dilatörler kullanılır.

which are short rods made of seaweed or synthetic material,

1:27

Bunlar deniz yosunu veya sentetik malzemeden yapılmış kısa çubuklardır

which absorb moisture and slowly stretch the cervix.

1:31

ve nemi emerek rahim ağzını yavaşça genişletir.

Kültür

osmotic dilators: nem emen rahim ağzı genişleticileri

Buradaki osmotic dilators, rahim ağzını genişletmek için kullanılan kısa çubuklardır. Deniz yosunundan veya sentetik malzemeden yapılırlar; nemi emip yavaş yavaş şişerek ve kademeli basınç uygulayarak çalışırlar. İki which ilgi cümleciği, bilinmeyen tıbbi terimi tanımlar: birincisi araçların hangi malzemeden yapıldığını, ikincisi ise nasıl çalıştığını açıklar. Osmotic, nem emme mekanizmasını anlatır; bir ilaç adı değildir.

Alıştırma

Cümledeki osmotic dilators nedir?

  1. Nemi emerek rahim ağzını kademeli olarak genişleten kısa çubuklar
  2. Rahim ağzını hemen gevşeten bir ilaç
  3. Plasenta dokusunu çıkarmak için kullanılan forseps
Cevabı göster

Nemi emerek rahim ağzını kademeli olarak genişleten kısa çubuklar

These are usually inserted the day before surgery.

1:34

Genellikle ameliyattan bir gün önce yerleştirilirler.

Once dilated, Dilbilgisi

1:36

Rahim ağzı genişletildikten sonra

fetal and placental tissue is removed via vacuum aspiration,

1:37

fetüs ve plasenta dokusu vakum aspirasyonuyla,

forceps and a curette.

1:40

forseps ve küret yardımıyla çıkarılır.

Dilbilgisi

Once dilated: kısaltılmış edilgen zaman yan cümlesi

Once dilated, “rahim ağzı genişletildikten sonra” anlamına gelir. Bu, edilgen bir zaman yan cümlesinin kısaltılmış biçimidir: once zaman ilişkisini belirtirken dilated geçmiş zaman ortacından önceki, anlamdan çıkarılan özne ile be fiilinin bir biçimi atılır. Bu prosedür bağlamında genişletildiği kastedilen şey, önceki cümlede geçen cervix sözcüğüdür. Fetal and placental tissue daha sonra çıkarılan dokudur; genişletilen şey değildir. Eksik bilgiyi tamamlarken yalnızca hemen sonraki en yakın isme değil, bağlama ve gerçek işlem sırasına da bakın.

Alıştırma

Özgün cümledeki Once dilated ifadesinin amaçlanan anlamını en iyi hangi tam yan cümle verir?

  1. Once the forceps have been dilated
  2. Once the fetal tissue has been dilated
  3. Once the cervix has been dilated
Cevabı göster

Once the cervix has been dilated

The decision to have an abortion after 24 weeks is extremely rare

1:42

24 haftadan sonra kürtaj kararı verilmesi son derece nadirdir

and often due to severe fetal anomalies. Kelime

1:45

ve çoğu zaman fetüsteki ciddi anomalilerden kaynaklanır.

Kelime

Tıbbi Bir Terim Olarak Severe Fetal Anomalies

Bu cümlede severe fetal anomalies, fetüsün gelişimindeki veya fiziksel yapısındaki ciddi anormallikler anlamına gelir. Severe, fetal anomalies ifadesini niteler ve bu anomalilerin tıbbi açıdan büyük önem taşıdığını belirtir. Bu, belirli bir teşhis değil, resmî bir tıbbi ifadedir. Bu bağlamda anomaly yalnızca tuhaf veya sıra dışı bir şeyi değil, anormal bir durumu ya da bulguyu ifade eder.

Alıştırma

Raporu, fetüsün gelişimindeki veya yapısındaki ciddi anormallikler anlamına gelen resmî tıbbi ifadeyle tamamlayın: The scan identified ____.

Cevabı göster

severe fetal anomalies

When abortions are allowed by the local law,

1:48

Kürtaja yerel yasalarca izin verildiğinde,

they are one of the safest procedures in medicine

1:50

bu, tıptaki en güvenli işlemlerden biridir

with case fatality rates Kelime

1:52

ve işleme bağlı ölüm oranı

less than one death per 100,000 procedures.

1:54

100.000 işlemde bir ölümden daha azdır.

Kelime

Case Fatality Rates İfadesini Anlamak

Case fatality rate, yani olgu fatalite oranı, tanımlanmış bir olgu kümesinin ölümle sonuçlanan bölümüdür. Bu cümlede olduğu gibi olgular işlemleri ifade ettiğinde payda işlem sayısıdır; bu nedenle 100.000 işlem başına bir ölümden az ifadesi ilgili oranı belirtir. Bu oran, tüm nüfustaki ölümleri açıklamaz. Sayıyı doğru yorumlamak için neyin olgu sayıldığını ve paydayı hangi grubun oluşturduğunu belirlemek gerekir.

Alıştırma

Bir raporda bir hastalığın case fatality rate değerinin %2 olduğu belirtiliyor. Bu ne anlama gelir?

  1. Nüfustaki tüm ölümlerin %2’sine hastalık neden oldu.
  2. Olgu olarak belirlenen kişilerin %2’si hastalık nedeniyle öldü.
  3. Nüfustaki herkesin %2’si hastalık nedeniyle öldü.
Cevabı göster

Olgu olarak belirlenen kişilerin %2’si hastalık nedeniyle öldü.

In the US,

1:57

ABD'de

the risk of death associated with childbirth Kalıp ifadeler

1:58

doğumla ilişkili ölüm riski kadınlarda

is 14 times higher in women than that of an abortion. Dilbilgisi

2:00

kürtajla ilişkili ölüm riskinden 14 kat daha yüksektir.

Kalıp ifadeler

“associated with childbirth”: nedensellik iddiası olmadan bağlantı belirtmek

Bu cümlede “associated with childbirth”, “the risk of death” ifadesinden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Hangi riskin ölçüldüğünü belirtir: doğumla bağlantılı ölüm riski. “Associated with” bir ilişki veya bağlantı bildirir. Dikkatli araştırma ya da istatistik dilinde bu ifade tek başına doğumun her ölümü doğrudan meydana getirdiğini söylemez; nedensellik iddiası için ayrı kanıtlar veya daha güçlü bir ifade gerekir.

Alıştırma

Bu cümledeki “associated with” ifadesinin anlamını en iyi koruyan yorum hangisidir?

  1. Risk kesinlikle yalnızca doğumdan kaynaklanmaktadır.
  2. Risk doğumdan önce ortaya çıkar ve doğumla ilgisizdir.
  3. Risk doğumla bağlantılıdır, ancak ifade tek başına doğrudan nedenselliği kanıtlamaz.
Cevabı göster

Risk doğumla bağlantılıdır, ancak ifade tek başına doğrudan nedenselliği kanıtlamaz.

Dilbilgisi

“is 14 times higher ... than that of”: çarpımsal karşılaştırma ve isim yerine kullanım

“Is 14 times higher ... than” çarpımsal bir karşılaştırma kurar. Buradaki yaygın istatistik kullanımında doğumla ilişkili risk, kürtajla ilişkili riskin on dört katı olarak sunulur ve karşılaştırma ölçütü “than” sözcüğünden sonra gelir. “Than that of an abortion” ifadesindeki “that”, tekil isim öbeği “the risk of death” yerine kullanılır. Böylece isim tekrarlanmadan karşılaştırma paralel tutulur: risk, kürtajla değil başka bir riskle karşılaştırılır.

Alıştırma

Amaçlanan on dörde bir karşılaştırmayı en açık biçimde ifade ederken riski riskle karşılaştıran cümle hangisidir?

  1. The risk associated with childbirth is 14 times as high as the procedure.
  2. The risk associated with childbirth is 14 times as high as that of the procedure.
  3. The risk associated with childbirth is higher than those of the procedure by 14.
Cevabı göster

The risk associated with childbirth is 14 times as high as that of the procedure.

There are also myths that abortion is linked Kalıp ifadeler

2:03

Kürtajın bazı durumlarla bağlantılı olduğuna dair yanlış inanışlar da vardır:

to an increased risk of cancer

2:05

kanser riskinin artması

Kalıp ifadeler

linked to an increased risk of: kanıtlanmış nedensellik değil, ilişki

Be linked to an increased risk of, bir şeyin daha yüksek bir gerçekleşme olasılığıyla ilişkili olması demektir. Sağlık ve araştırma haberlerinde bir etken ile olası bir sonuç arasındaki ilişkiyi sunar. Linked to tek başına etkenin sonuca neden olduğunu kanıtlamaz. Bu cümlede iddianın tamamı yanlış bir inanış olarak tanıtıldığı için ifade, iddiayı desteklemek yerine aktarmaktadır.

Alıştırma

Kanıtlanmış nedensellik yerine ilişki bildiren dersteki tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: The study reported that irregular work schedules were ____ sleep disorders.

Cevabı göster

linked to an increased risk of

as well as difficulties in conceiving or carrying a future pregnancy, Kalıp ifadeler

2:07

ve gelecekte gebe kalma ya da gebeliği sürdürme güçlüğü gibi.

Kalıp ifadeler

difficulties in conceiving or carrying a future pregnancy: iki farklı aşama

Difficulty veya difficulties in + ulaç yapısı, bir şeyi yapmakta güçlük çekmek anlamına gelir. Vurgulanan ifadede in edatı, eş görevli iki ulaç olan conceiving ve carrying için de geçerlidir. Doğurganlık bağlamında conceiving gebe kalmak, carrying a future pregnancy ise gebe kaldıktan sonra gelecekteki bir gebeliği sürdürmek demektir. Aynı olayın iki farklı adı değil, farklı aşamalardır.

Alıştırma

Conceive ve carry fiillerini difficulties in + ulaç kalıbında kullanarak İngilizce cümleyi tamamlayın: The medical form asks about difficulties ____ a child or ____ a pregnancy.

Cevabı göster

in conceiving · carrying

but both of these claims have been refuted Kelime

2:11

Ancak bu iki iddia da

by extensive medical research.

2:12

kapsamlı tıbbi araştırmalarla çürütülmüştür.

Kelime

have been refuted: kanıt, edilgen yapı ve kesinleşmiş sonuç

Bu cümlede have been refuted, önceki iki iddianın yalnızca sorgulanmadığını, kapsamlı tıbbi araştırmalarla yanlış olduğunun gösterildiğini belirtir. Refute, akademik ve tıbbi tartışmalarda sık kullanılan, kanıta dayalı ve resmî bir fiildir. Edilgen present perfect yapısı have been refuted, iddialara ve onların bugüne kadar kanıtlarla belirlenmiş durumuna odaklanır. Eylemi gerçekleştiren özne değildir; by extensive medical research ifadesiyle belirtilir.

Alıştırma

Yeni kanıtlar artık iddiaların yanlış olduğunu ortaya koyuyor. İngilizce cümleyi refute fiilinin edilgen present perfect biçimiyle tamamlayın: “The claims ____ by independent researchers.”

Cevabı göster

have been refuted

However, unsafe abortions Kültür

2:14

Öte yandan güvenli olmayan kürtajlar,

practiced by individuals without the necessary skills

2:16

gerekli becerilere sahip olmayan kişilerce yapıldığında

or in an environment that does not conform to medical standards Kalıp ifadeler

2:18

veya tıbbi standartlara uymayan bir ortamda gerçekleştirildiğinde,

Kültür

bir halk sağlığı kategorisi olarak unsafe abortions

Bu cümlede unsafe abortions bir halk sağlığı kategorisidir. Gerekli becerilere sahip olmayan kişiler tarafından veya tıbbi standartları karşılamayan ortamlarda yapılan kürtajları ifade eder; belirleyici ölçüt, ilgili yetkinlik ve koşullardır. Bu nedenle unsafe, her tıbbi işlemin belirli bir risk taşıyabileceği yönündeki genel olgudan daha fazlasını ifade eder. Yasal durum erişimi ve koşulları etkileyebilir, ancak illegal ve unsafe aynı tanıma sahip değildir.

Alıştırma

Hangi açıklama, cümlede kullanılan unsafe abortion ifadesinin halk sağlığı anlamına uyar?

  1. Gerekli becerilere sahip olmayan biri tarafından veya tıbbi standartların altındaki bir ortamda gerçekleştirilen kürtaj
  2. Nasıl ve nerede gerçekleştirildiğine bakılmaksızın yerel yasaların yasakladığı her kürtaj
  3. Tüm kürtajlar; çünkü bütün tıbbi işlemler bir miktar risk taşır
Cevabı göster

Gerekli becerilere sahip olmayan biri tarafından veya tıbbi standartların altındaki bir ortamda gerçekleştirilen kürtaj

Kalıp ifadeler

conform to medical standards: resmî gereklilikleri karşılama

Conform to medical standards, “kabul edilmiş tıbbi standartların belirlediği gereklilikleri karşılamak veya bunlara uygun olmak” anlamına gelir. Conform fiilinden sonra to gelir; medical standards ise ölçütü belirtir. Cümlede that does not conform to medical standards, environment sözcüğünü niteler. Bu ifade, yalnızca birinin tavsiyeye uymamayı seçtiğini değil, ortamın gerekli güvenlik ve mesleki koşulları karşılamadığını belirtir.

Alıştırma

Conform ve doğru edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: To pass inspection, the clinic's sterilization procedures must ____ medical standards.

Cevabı göster

conform to

cause an estimated 68,000 women to die yearly,

2:21

her yıl yaklaşık 68.000 kadının ölümüne neden oluyor;

while a further 5 million suffer

2:24

ayrıca 5 milyon kadın daha

temporary or permanent disability.

2:26

geçici veya kalıcı engellilik yaşıyor.

Methods range from ingesting toxic solutions,

2:28

Kullanılan yöntemler arasında zehirli solüsyonlar içmek,

inserting foreign bodies into the uterus, Kelime

2:31

rahme yabancı cisimler sokmak

and even trauma.

2:33

ve hatta fiziksel travma uygulamak bulunuyor.

Kelime

Tıp İngilizcesinde foreign bodies

Tıpta foreign body, vücuda girmiş, yerleştirilmiş ya da vücutta kalmış ancak doğal olarak vücuda ait olmayan bir nesne veya madde anlamına gelir. Foreign burada vücudun dışından gelen demektir; başka bir ülkeyle ilgili değildir. Buradaki çoğul foreign bodies, rahme yerleştirilen nesneleri belirtir. Tıbbi terim, bu nesnelerin vücut açısından anormal ve potansiyel olarak zararlı olduğunu ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi okuyun: The scan revealed a foreign body in the patient's stomach. Foreign body ne anlama gelir?

  1. Yeni keşfedilmiş bir organ
  2. Bulaşıcı bir hastalık
  3. Vücudun dışından gelen bir nesne
  4. Başka bir ülkeden bir kişiye ait beden
Cevabı göster

Vücudun dışından gelen bir nesne

The World Health Organization has called unsafe abortions

2:34

Dünya Sağlık Örgütü, güvenli olmayan kürtajları

a preventable pandemic. Deyimler

2:37

önlenebilir bir pandemi olarak nitelendirdi.

Deyimler

Kamu sağlığı metaforu olarak “önlenebilir bir pandemi”

Burada a preventable pandemic, güvenli olmayan kürtajları yaygın ancak önlenebilir bir kamu sağlığı zararı olarak sunan güçlü ve mecazi bir nitelemedir. Preventable, politikaların, sağlık hizmetlerinin ve diğer müdahalelerin bu zararı azaltabileceğini vurgular. Pandemic, güvenli olmayan kürtajların bulaşıcı olduğu anlamına gelmez. call A B yapısında B, A’ya verilen ad veya nitelemedir: burada A unsafe abortions, B ise a preventable pandemic ifadesidir.

Alıştırma

Bu cümlede “a preventable pandemic” ne anlama geliyor?

  1. Önlenebilen, yaygın bir kamu sağlığı zararı
  2. Azaltılamayan, nadir bir tıbbi olay
  3. Güvenli olmayan kürtajlar yoluyla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı
Cevabı göster

Önlenebilen, yaygın bir kamu sağlığı zararı

And laws that limit a woman's access to an abortion Kalıp ifadeler

2:39

Kadınların kürtaja erişimini sınırlayan

or make abortions illegal

2:41

veya kürtajı yasa dışı hâle getiren yasalar da

do not reduce the number of abortions.

2:42

kürtaj sayısını azaltmıyor.

Kalıp ifadeler

“limit someone's access to something” isim yapısı

Limit someone's access to something, bir kişinin bir hizmeti, kaynağı veya fırsatı elde etmesini ya da kullanmasını zorlaştırmak veya imkânsız hâle getirmek demektir. Burada bir kadının kürtaj hizmetine ulaşma imkânının kısıtlanmasını ifade eder. Bu isim yapısında access genellikle sayılamayan bir isimdir ve ardından to gelir: limit + someone's access + to + something. Bu kullanım, access a file örneğinde olduğu gibi doğrudan nesne alan access fiilinden farklıdır.

Alıştırma

Cümleyi limit someone's access to something yapısını kullanarak tamamlayın: The new fees could ____ specialist care.

Cevabı göster

limit rural patients' access to

Countries where abortions are illegal

2:45

Kürtajın yasa dışı olduğu ülkelerde

have roughly the same number of abortions.

2:47

kürtaj sayısı yaklaşık olarak aynıdır.

What changes instead is the incidence of unsafe abortions. Anlatım akışı

2:49

Değişen şeyse güvenli olmayan kürtajların görülme sıklığıdır.

Anlatım akışı

What changes instead is ...: odağı yeniden yönlendirmek

What changes instead is X, wh-cleft adı verilen bölünmüş bir cümle yapısıdır. Önce beklenen sonucun değişen şey olmadığını belirtir, ardından X’i is sonrasındaki odak konumuna yerleştirir. Burada cümle, tartışmanın odağını toplam kürtaj sayısından güvenli olmayan kürtajların görülme sıklığına kaydırır. Halk sağlığı yazılarında incidence, belirli bir dönemde bir nüfusta yeni vakaların veya olayların ne sıklıkta ortaya çıktığını ifade eder. Bu aktarılabilir kalıp, bir varsayımı reddettikten veya sınırlandırdıktan sonra kullanışlıdır: What changes instead is + gerçek ölçüt, etki veya sonuç.

Alıştırma

What changes instead is X yapısı bir savda ne işe yarar?

  1. Önceki iddiayla bağlantısı olmayan ilgisiz bir olay sunar.
  2. X’in tamamen aynı kaldığını söyler.
  3. Dikkati beklenen bir değişiklikten gerçekte değişen etkene yönlendirir.
Cevabı göster

Dikkati beklenen bir değişiklikten gerçekte değişen etkene yönlendirir.

A 2011 study did find Dilbilgisi

2:52

2011 tarihli bir araştırma,

that state-level anti-abortion laws in Texas

2:54

Teksas'taki eyalet düzeyindeki kürtaj karşıtı yasaların

correlated with lower abortion rates in the state, Kalıp ifadeler

2:56

eyaletteki daha düşük kürtaj oranlarıyla ilişkili olduğunu buldu;

Dilbilgisi

did find: geçmiş zamandaki olumlu cümlede vurgulu did

Geçmiş zamandaki olumlu bir cümlede did + fiilin yalın hâli vurgu ekler. did find, gerçekten buldu veya hakikaten buldu anlamına gelir; geçmiş zamanı did taşır, bu nedenle find yalın hâlde kalır. Burada vurgu ödünleyici bir işleve sahiptir: konuşmacı, 2011 tarihli çalışmanın karşıt görüşü destekliyormuş gibi görünebilecek bir sonuç ürettiğini kabul eder; ardından gelen but ise bir sınırlama getirir. Bu yapı aynı şekilde bir şüpheyi düzeltebilir veya savın tamamını kabul etmeden bir noktayı teslim edebilir.

Alıştırma

Cümleyi find fiilinin vurgulu geçmiş biçimiyle tamamlayın: The inspection ____ a safety problem, but it was fixed immediately.

Cevabı göster

did find

Kalıp ifadeler

“correlated with lower abortion rates”: daha düşük kürtaj oranlarıyla ilişkili

Burada “correlated with lower abortion rates” istatistiksel bir ilişki bildirir: bu yasaların bulunduğu yerlerde ölçülen kürtaj oranları daha düşük olma eğilimindeydi. Bu örüntü iki değişkeni ilişkilendirir, ancak yasaların düşük oranları ortaya çıkardığını tek başına söylemez. Fiil X correlates with Y yapısını izler. Bu cümlede “state-level anti-abortion laws” X, “lower abortion rates” ise Y’dir.

Alıştırma

Bir çalışma “screen time correlated with shorter sleep” sonucunu bildiriyor. En doğru sonuç hangisidir?

  1. Ekran süresi ile daha kısa uyku süresi arasında istatistiksel bir ilişki vardı.
  2. Ekran süresinin daha kısa uykuya neden olduğu kanıtlandı.
  3. Daha kısa uykunun ekran süresini artırdığı kanıtlandı.
Cevabı göster

Ekran süresi ile daha kısa uyku süresi arasında istatistiksel bir ilişki vardı.

but these results did not account Öbek fiiller

2:59

ancak bu sonuçlarda

for women traveling to other states

3:01

kadınların başka eyaletlere gitmesi,

with less restrictive laws

3:02

daha az kısıtlayıcı yasaların olduğu bu yerlerde

to receive a procedure.

3:04

işlem yaptırması hesaba katılmadı.

Öbek fiiller

“account for”: bir etkeni analize dahil etmek

Burada “did not account for”, çalışmanın analizinin ilgili bir etkeni içermediği veya buna göre ayarlama yapmadığı anlamına gelir: kadınların başka eyaletlere gitmesi. Bu etken analizin dışında bırakıldığı için bildirilen eyalet içi oranlar eksik bir tablo sunabilir. Yeniden kullanılabilir yapı, account for + analizdeki etken biçimindedir. Olumsuz “did not account for X” yapısı, atlanan bir değişkeni veya sınırlılığı gösterir.

Alıştırma

“The estimate did not account for workers with two jobs” cümlesinde “account for” ne anlama gelir?

  1. Bu çalışanların neden iki işi olduğunu açıklamak
  2. Tüm çalışanların belirtilen bir yüzdesini oluşturmak
  3. O etkeni hesaba dahil etmek
Cevabı göster

O etkeni hesaba dahil etmek

Conversely, researchers have found that sex education Anlatım akışı

3:05

Buna karşılık araştırmacılar, cinsel eğitimin

and access to contraceptive methods

3:08

ve doğum kontrol yöntemlerine erişimin

do reduce the number of abortions

3:10

kürtaj sayısını gerçekten azalttığını buldu;

by minimizing unwanted pregnancies.

3:12

çünkü bunlar istenmeyen gebelikleri en aza indiriyor.

Anlatım akışı

Conversely: bir argümanın yönünü tersine çevirmek

Conversely, sonraki bulgunun önceki iddia veya sonucun ters yönünde ilerlediğini bildiren resmî bir söylem belirtecidir. Burada anlatımı, kısıtlayıcı yasaların kürtajları azaltamamasından eğitim ve doğum kontrolüne erişimin bunları gerçekten azalttığını gösteren kanıtlara geçirir. Bir argümanın veya karşılaştırmanın yönünü tersine çevirmek için kullanılır: önce bir ilişki kurulur, ardından karşıt ya da karşılıklı bir ilişki sunulur. Sonraki ifadenin yalnızca farklı olduğunu gösteren genel bir geçiş belirtecinden daha özeldir.

Alıştırma

İkinci ilişkinin ters yönde ilerlediğini en iyi hangi bağlaç vurgular? Higher interest rates slowed borrowing. _____ lower rates encouraged it.

  1. However,
  2. Therefore,
  3. Conversely,
  4. For example,
Cevabı göster

Conversely,

This can be seen Anlatım akışı

3:15

Bunu şu değişimde görebiliriz:

in the abortion rates decreasing significantly

3:15

Kürtaj oranları belirgin biçimde düştü

in the developed world since 1990.

3:18

1990'dan bu yana gelişmiş dünyada.

Anlatım akışı

This can be seen in: bir iddiayı kanıta bağlamak

This can be seen in yapısında This önceki iddiaya gönderme yapar, can be seen in ise onu destekleyen gözlemlenebilir kanıtı sunar. Seen burada mutlaka gözle görmek değil, kanıttan anlaşılmak veya kanıtlanmak anlamına gelir. Kalıp This can be seen in + kanıt, örnek, veri veya eğilim şeklindedir. Önce bir iddia sunup ardından bu iddianın belirli bir kanıtta nerede görüldüğünü göstererek bilgiyi düzenler.

Alıştırma

Kanıt bağlama kalıbını dersteki tam ifadeyle tamamlayın: The neighborhood is becoming safer. ____ the decline in reported thefts.

Cevabı göster

This can be seen in

Ultimately, access to legal abortions

3:20

Sonuç olarak yasal kürtaja erişim

make women's lives safer and healthier.

3:22

kadınların yaşamını daha güvenli ve sağlıklı hâle getirir.

If you'd like to learn about Plan B Kültür

3:24

Plan B

or emergency contraceptive,

3:26

veya acil doğum kontrolü hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz,

which is not the same thing as an abortion,

3:27

bunun kürtajla aynı şey olmadığını belirtelim;

you can check out our video on that here.

3:29

konuyla ilgili videomuzu buradan izleyebilirsiniz.

Kültür

Plan B veya acil kontrasepsiyon... kürtajla aynı şey değildir

Plan B, levonorgestrel içeren bir acil kontraseptif hapın marka adıdır. Acil kontrasepsiyon daha geniş kategoridir; dolayısıyla buradaki or, birbiriyle ilgisiz iki tedaviyi adlandırmak yerine bilinen bir marka adını genel kategorisine bağlar. Not the same thing as an abortion ifadesi, tıbben önemli bir karışıklığı açıkça düzeltir. Acil kontrasepsiyon, korunmasız cinsel ilişkiden sonra gebelik olasılığını azaltmak için kullanılır; kürtaj ise mevcut bir gebeliği sonlandırır. Bu terimler birbirinin yerine kullanılamaz.

Alıştırma

Hangi ifade sağlık terimlerini doğru kullanıyor?

  1. Plan B, ilaçla kürtajın (medication abortion) diğer adıdır.
  2. Acil kontrasepsiyon (Emergency contraception), mevcut bir gebeliği sonlandırmak için kullanılır.
  3. Plan B bir acil kontrasepsiyon (emergency contraception) türüdür ve kürtaj (abortion) değildir.
Cevabı göster

Plan B bir acil kontrasepsiyon (emergency contraception) türüdür ve kürtaj (abortion) değildir.

And don't forget to subscribe

3:31

Ve abone olmayı unutmayın

for more weekly science videos every Thursday.

3:33

her perşembe yeni bilim videoları izlemek için.