Dinleme Pratiği (IELTS) | Soyadları: İngilizce çalışma notları
Pronunciation with Emma
Video özeti: Emma, alfabe telaffuzunu gözden geçirip Britanya ve Amerikan kullanımlarını karşılaştırarak, tekrarlanan harflerin nasıl söylendiğini açıklayarak ve cevaplardan önce doğal hızda 15 soyadı okuyarak öğrencileri IELTS tarzı bir soyadı diktesine hazırlar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. in the UK, we say X Y /zed/. — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: Britanya İngilizcesinde Z harfinin, Amerikan İngilizcesindeki zee kullanımının aksine, çoğunlukla zed diye adlandırıldığını anlayabilirsiniz. Bu bölgesel farkı bilmek, soyadları, adresler veya başka bilgiler sesli olarak harflendiğinde doğru harfi belirlemenizi sağlar. 2. If you get two of the same letter together, then you might hear it said as double. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Yazımla ilgili bir koşulu olası sonucuna bağlayan If..., then... yapısını tanıyabilirsiniz. Bu kalıbı başka kuralları açıkça anlatmak için de kullanabilir, soyadı diktesinde double sözcüğünden sonra bir harf söylendiğinde ne anlama geldiğini kavrayabilirsiniz. 3. do feel free to — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: İzin verirken veya dostça bir davette bulunurken bu vurgulu kalıbı kullanabilirsiniz. Birine gerektiğinde videoyu durdurabileceğini, soru sorabileceğini ya da sizinle iletişime geçebileceğini söylerken doğrudan emirden daha sıcak ve teşvik edici duyulur.
Bu derste
Hello and welcome back to Pronunciation with Emma or welcome if you're brand new to my channel. Kalıp ifadeler
0:00Merhaba ve Pronunciation with Emma'ya tekrar hoş geldiniz veya kanalıma yepyeniyseniz hoş geldiniz.
welcome back to + bir program, ders veya etkinlik
Welcome back to + bir yer, program, ders veya etkinlik, daha önce orada bulunmuş ya da katılmış kişileri karşılamak için kullanılır. Bu cümlede back, “arkada” değil, “bir süre ayrı kaldıktan sonra yeniden” anlamına gelir. Bu ifade, geri dönen kişileri tanıyan bir açılış selamı olarak kullanılır. To'dan sonraki isim, kişinin nereye veya hangi etkinliğe döndüğünü belirtir.
Alıştırma
Başka bir oturum için geri dönen öğrencileri karşılamak üzere dersteki kalıp selamı kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ our Saturday art class.
Cevabı göster
Welcome back to
brand new to: neredeyse hiç deneyimi olmamak
Be brand new to + bir isim veya -ing biçimi, bir yer, etkinlik, konu ya da grupla daha yeni tanışmış olmayı veya neredeyse hiç deneyimi olmamayı ifade eder. Burada, kanalı ilk kez ziyaret eden birini anlatır. Bu ifadede brand, new sözcüğünün anlamını güçlendirir; bir şirketin veya ürünün markasını ifade etmez.
Alıştırma
Tamamen acemi birini anlatan cümleyi dersteki güçlü ifadeyle tamamlayın: I'm ____ pottery, so please show me the basics.
Cevabı göster
brand new to
we're going to do a listening exercise with surnames. Anlatım akışı
0:05soyadlarıyla ilgili bir dinleme egzersizi yapacağız.
we're going to do a listening exercise: sıradaki etkinliği duyurmak
we're going to do a listening exercise ifadesi, izleyicilere sıradaki planlanmış etkinliğin ne olduğunu söyler. Burada be going to videonun sonraki adımını tanıtır; asıl amacı bir tahminde bulunmak değildir. Konuşmacı, izleyicileri de etkinliğe katmak için we kullanır. Do ve exercise doğal bir kalıptır; bu nedenle do a listening exercise, dinleme alıştırmasını yapmak veya ona katılmak anlamına gelir.
Alıştırma
Sıradaki planlanmış sınıf etkinliğini doğal biçimde duyuran cümle hangisidir?
- We're going to do a short listening exercise.
- We're going do a short listening exercise.
- We're going to make a short listening exercise.
Cevabı göster
We're going to do a short listening exercise.
This is perfect if you're practicing for the IELTS exam Notlar
0:09Bu, IELTS sınavına hazırlanıyorsanız
This is perfect if...: belirli bir ihtiyaç için öneride bulunmak
This is perfect if... önce güçlü bir öneride bulunur, ardından if yan cümlesi bu önerinin uygun olduğu kişiyi veya durumu belirtir. Burada perfect, kelimesi kelimesine «kusursuz» değil, «çok uygun» anlamına gelir. Belirli bir ihtiyaca uygun bir kurs, araç, yer veya etkinlik önerirken This is perfect if + clause kalıbı yeniden kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, ders çalışacak bir yere ihtiyaç duyan kişiye sessiz bir odayı doğal biçimde önerir?
- This room is perfect because if you need somewhere quiet to study.
- This room is perfect unless you need somewhere quiet to study.
- This room is perfect if you need somewhere quiet to study.
Cevabı göster
This room is perfect if you need somewhere quiet to study.
practicing for the IELTS exam: practice for + gelecekteki bir etkinlik
Practice for + bir sınav, yarışma, mülakat veya gösteri, gelecekteki o etkinlikten önce alıştırma ya da antrenman yapmak demektir. Bu cümlede for, pratiğin hedefinin IELTS sınavı olduğunu gösterir. Test veya mülakat gibi başka bir hedef etkinlikte de aynı kalıbı kullanın; for yerine to kullanmayın.
Alıştırma
Hangi cümlede practice for + gelecekteki etkinlik doğru kullanılmıştır?
- Mia is practicing to her driving test.
- Mia is practicing for driving carefully.
- Mia is practicing for her driving test.
Cevabı göster
Mia is practicing for her driving test.
or if you simply just have problems with understanding and spelling surnames. Kalıp ifadeler
0:13veya sadece soyadlarını anlama ve hecelemede sorun yaşıyorsanız mükemmeldir.
have problems with understanding and spelling: with + -ing biçimi
Have problems with + bir isim veya -ing biçimi, o alanda zorluk yaşamak anlamına gelir. With bir edat olduğu için burada to understand veya to spell değil, understanding ve spelling kullanılır. Understanding ve spelling, and ile bağlanır ve surnames nesnesini paylaşır. Konuşan kişi hem soyadlarını anlamakta hem de onları hecelemekte zorlanmaktadır.
Alıştırma
Understand fiilinin doğru -ing biçimini kullanın: I have problems with ____ fast speech.
Cevabı göster
understanding
There are three parts to...: genel yapıyı önceden belirtmek
"There are three parts to this video" cümlesi, ayrıntılara geçmeden önce dinleyicilere genel bir yol haritası verir. Üç ana bölüm olacağını bildirir ve sırayı takip etmelerini kolaylaştırır. "There are + sayı + parts to + bütün" kalıbında to, parçaları oluşturdukları bütüne bağlar; yön bildirmez. Bu kalıp bir konuşmayı, dersi veya belgeyi düzenlemek için kullanılabilir.
Alıştırma
Bir atölye tam olarak üç bölümden oluşuyor. Genel yapıyı açıklayan cümleyi tamamlayın: ____ to today's workshop.
Cevabı göster
There are three parts
Firstly, we'll look at the alphabet very quickly. Notlar
0:20İlk olarak, alfabeye çok hızlı bir şekilde bakacağız.
Firstly: ilk maddeyi tanıtmak
Firstly, sıralı bir açıklamanın, listenin veya adımlar dizisinin ilk maddesini tanıtan bir işaretleyicidir. Bu cümlede alfabeye bakmanın video planının ilk bölümü olduğunu gösterir. Bilgiyi düzenler; birinin bir şeyi hayatında ilk kez yaptığını belirtmez. Ayrıca dinleyicileri secondly, next veya finally gibi sonraki işaretleyicilere hazırlar.
Alıştırma
Hangi cümlede Firstly bir dizi talimatın ilk adımını göstermek için doğal biçimde kullanılmıştır?
- At firstly, open the box.
- Firstly, read the safety instructions.
- I met her firstly in 2020.
Cevabı göster
Firstly, read the safety instructions.
look at the alphabet: incelenecek bir konuyu tanıtmak
Bir derste look at + konu, o konuyu incelemek, ele almak veya öğrenmek anlamına gelebilir. Burada look at the alphabet, konuşmacının birazdan gözden geçireceği konuyu tanıtır; yalnızca gözleri fiziksel olarak bir şeye çevirmek anlamına gelmez. Bu kalıbı bir dersi veya açıklamayı düzenlemek için kullanabilirsiniz: We’ll look at + bir konu, örnek, soru veya sonuç.
Alıştırma
Cümleyi look at + topic ile tamamlayın: Next, we'll ____ three examples.
Cevabı göster
look at
Make sure ... and that ...: iki kontrolü paralel biçimde sıralamak
Make sure + cümle, birine bir şeyin doğru olduğunu veya yapılmış olduğunu kontrol etmesini ya da doğrulamasını söyler. Örnekte make sure ifadesinden sonra kontrol edilecek iki şey vardır: you’re pronouncing it correctly ve you understand it. İkinci cümlecik and that ile başlar. Bu, paralel yapıyı netleştirir: iki cümlecik de doğrulanması gereken bir şeyi belirtir. İlk that isteğe bağlıdır; dolayısıyla tam biçim Make sure that ... and that ... şeklindedir.
Alıştırma
Hatırlatmayı Make sure ... and that ... ile tamamlayın: ____ the door is locked ____ the windows are closed.
Cevabı göster
Make sure · and that
Then we'll go through the questions together Öbek fiiller
0:26Sonra soruların üzerinden birlikte geçeceğiz
go through: maddeleri sırayla incelemek veya açıklamak
Burada go through, soruları sırayla inceleyip açıklamak anlamına gelir. Konuşmacı soruları izleyicilerle birlikte tek tek ele almayı planlıyor; soruların içinden fiziksel olarak geçmekten söz etmiyor. Sorular, yönergeler veya kontrol listesi gibi bir grup öğeyi tek tek gözden geçirirken, kontrol ederken ya da açıklarken go through + öğe grubu yapısını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Bir öğretmen sınıfla birlikte her cevabı sırayla gözden geçirmek istiyor. En doğal cümle hangisidir?
- Let's leave the answers one by one.
- Let's go through the answers one by one.
- Let's go across the answers one by one.
Cevabı göster
Let's go through the answers one by one.
So make sure you stay until the end of the video Kalıp ifadeler
0:30Bu yüzden cevaplarınızı kontrol ettiğinizden emin olmak için
stay until the end of the video: videoyu sonuna kadar izlemeye devam etmek
Burada konuşmacı, izleyicilerden videodan ayrılmayıp son bölümüne kadar izlemeye devam etmelerini istiyor. Stay burada mecaz anlamdadır: fiziksel bir yerde kalmak değil, izlemeyi sürdürmek demektir. Until, izleme eyleminin şu andan bitiş noktasına kadar devam ettiğini gösterir. İzlemenin ancak sonda başladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Dinleyicilerin konuşmanın tamamı boyunca kalmasını istiyorsunuz. Bunu hangi cümle ifade eder?
- Please arrive by the end of the talk.
- Please stay until the end of the talk.
- Please leave before the end of the talk.
Cevabı göster
Please stay until the end of the talk.
to make sure you check your answers. Kalıp ifadeler
0:33videonun sonuna kadar kaldığınızdan emin olun.
check your answers: cevaplarını kontrol etmek
check your answers ifadesinde check, doğru olup olmadıklarını görmek için cevaplarına yeniden bakmak demektir. Cevapların yanına onay işareti koymak veya bir cihazı kontrol etmek anlamına gelmez. Bu, bir alıştırma, kısa sınav, test veya dikte sonrasında sık kullanılan bir yönergedir. Aktarılabilir kalıp check + doğrulamak istediğin çalışma ya da bilgidir; check your spelling buna bir örnektir.
Alıştırma
Hangi cümle, kısa sınavı göndermeden önce cevapları doğrulamayı doğal biçimde söyler?
- Please check the tablet before you submit the quiz.
- Please check your answers before you submit the quiz.
- Please tick every answer before you submit the quiz.
Cevabı göster
Please check your answers before you submit the quiz.
So let's go through the alphabet very quickly.
0:35Öyleyse alfabenin üzerinden çok hızlıca geçelim.
though you might hear some people saying H, Notlar
0:50gerçi bazı insanların H'yi farklı söylediğini duyabilirsiniz,
Cümle başında though: karşıtlık veya istisna belirtmek
Bir yan cümlenin başındaki though, bir karşıtlığa rağmen bir durumun geçerli olduğunu anlatır: sonraki düşünceyi şaşırtıcı veya daha az beklenen hâle getiren bir gerçeği sunar. Burada, az önce verilen telaffuza bir istisna ekler: bazı kişiler başka bir telaffuz kullanabilir. Aktarılabilir kalıp Though + yan cümle, ana cümledir. Though düşünceleri neden olarak değil, karşıtlık olarak düzenler; because ise bir gerekçe açıklar.
Alıştırma
Hangi cümlede though, ikinci olayın ilk duruma rağmen gerçekleştiğini gösterir?
- It was raining, so we played outside.
- Though it was raining, we played outside.
- Because it was raining, we played outside.
Cevabı göster
Though it was raining, we played outside.
might hear some people saying...: karşılaşılabilecek bir kullanımı belirtmek
might hear some people saying H ifadesinde might olasılık bildirir. Some people, hear fiilinin nesnesidir; saying H ise bu kişilerin ne yaparken duyulduğunu gösteren bir -ing yan cümlesidir. might hear + kişi/kişiler + -ing kalıbı, dinleyenin karşılaşabileceği bir telaffuzu, aksanı, kelimeyi veya ifadeyi tanıtmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Karşılaşabileceğiniz bir söyleyişi anlatmak için might hear + nesne + -ing kalıbını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- You might hear that some speakers using a different word.
- You might hear some speakers using a different word.
- You might hear some speakers to use a different word.
Cevabı göster
You might hear some speakers using a different word.
but many people consider the second way more incorrect, Dilbilgisi
0:53ancak birçok kişi ikinci yolu daha yanlış bulur,
consider the second way more incorrect: consider + nesne + sıfat
consider the second way more incorrect ifadesinde the second way, consider fiilinin nesnesidir. More incorrect ise bu nesneye verilen yargıyı bildiren bir sıfat öbeğidir. consider + nesne + sıfat kalıbı, nesnenin bu niteliğe sahip olduğuna karar vermek anlamına gelir. Bu kısa kalıp, think that + tam bir yan cümlenin yerini alabilir: Many editors consider this spelling incorrect ile Many editors think that this spelling is incorrect temelde aynı anlama gelir. Many people, aktarılan görüşün kime ait olduğunu gösterir; bu nedenle yargı otomatik olarak herkes için geçerli değildir.
Alıştırma
Hangi cümle consider + nesne + sıfat kalıbını doğru kullanır?
- Many editors consider that this spelling incorrect.
- Many editors consider this spelling incorrect.
- Many editors consider this spelling as incorrectly.
Cevabı göster
Many editors consider this spelling incorrect.
particularly in the United States, ...: dışlayıcı olmayan bölgesel sınırlama
Burada particularly in the United States, özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nde anlamına gelir. Bu ifade, söz konusu telaffuzun orada özellikle yaygın olduğunu belirtir; telaffuzun yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'nde kullanıldığını söylemez. Bu bir bölgesel niteleyicidir. Bir biçimin nerede daha sık görüldüğünü belirtir, ancak kesin bir sınır çizmez. Bu nedenle başka yerlerdeki konuşurlar da bu biçimi kullanabilir.
Alıştırma
Telaffuzun Kanada'da özellikle yaygın olduğunu doğal biçimde anlatan ve yalnızca Kanada'da kullanıldığını söylemeyen cümleyi seçin.
- This pronunciation is common only in Canada.
- This pronunciation is common, particularly in Canada.
- This pronunciation is particular in Canada.
Cevabı göster
This pronunciation is common, particularly in Canada.
may say /ziː/. ...: Z'nin olası bir telaffuzu
may say /ziː/ ifadesinde may say, /ziː/ sesletimini bazı konuşurların kullanabileceği olası bir telaffuz olarak sunar. Bu, bunun herkes için tek seçenek veya zorunlu telaffuz olduğu anlamına gelmez. /ziː/ gösterimi, genellikle zee diye yazılan harf adını belirtir; cümleye eklenmiş sıradan bir kelime değildir. İsimleri, kodları veya başka harf dizilerini sesli harf ederken duyduğunuz zee biçimini yazılı Z harfiyle eşleştirin. Çevredeki bölgesel ifade bu varyantın nerede özellikle yaygın olduğunu belirtir; may ise değişiklik olasılığını açık bırakır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dinleyin ve tam olarak duyduğunuz cümleyi seçin. Son harfin adına odaklanın: zee /iː/ ile, zed ise /d/ ile biter.
- When you spell the code aloud, you may say zee for the final Z.
- When you spell the code aloud, you may say zed for the final Z.
Cevabı göster
When you spell the code aloud, you may say zee for the final Z.
in the UK, we say ... /zed/: Z harfinin Britanya İngilizcesindeki adı
Britanya İngilizcesinde Z harfine genellikle zed denir ve /zed/ diye telaffuz edilir. X Y /zed/ ifadesinde konuşan kişi alfabenin son üç harfinin adını söylüyor; burada zed başka bir anlamı olan sıradan bir sözcük değil, bir harf adıdır. Bir adı veya e-posta adresini harf harf söylerken ya da dikte yaparken zed duyarsanız Z yazmanız gerekir. Bu, Amerikan İngilizcesinde genellikle zee denilen yazılı harfle aynıdır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. Son harfin adına odaklanın.
- In British English, the last letter is called zee.
- In British English, the last letter is called zed.
Cevabı göster
In British English, the last letter is called zed.
look out for: dikkatli olup bir şeyi fark etmek
look out for + kişi veya şey yapısı, özellikle bir riski, işareti ya da kolayca gözden kaçabilecek ayrıntıyı fark etmek için dikkatli olmak anlamına gelir. Burada özel olarak dikkat edilmesi gereken şeyleri tanıtır. for edatı, ifadeyi fark edilmesi gereken nesneye bağlar: look out for mistakes. Bu ifade dışarı bakmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Uyarıyı look ile başlayan ve “fark etmek için dikkatli olmak” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: ____ bikes when you cross the street.
Cevabı göster
Look out for
Watch out that you're not confusing vowels like I and E. Kalıp ifadeler
1:51I ve E gibi ünlüleri karıştırmadığınıza dikkat edin.
Watch out that you're not...: hataya karşı doğrudan uyarı
Watch out that you're not... birinden olası bir hataya özellikle dikkat etmesini ister. Burada “harfleri birbirine karıştırmadığını kontrol et” anlamına gelir; fiziksel bir tehlikeye karşı uyarı değildir. That ile başlayan yan cümle, kaçınılması gereken sorunu belirtir. İlerleyen zaman biçimindeki you're not confusing, kişinin o anda veya çalışırken tekrar tekrar yapıyor olabileceği hataya odaklanır.
Alıştırma
Hangi cümlede Watch out that you're not... yakın bir tehlike yerine olası bir hataya dikkat çekmek için kullanılmıştır?
- I watched the date appear on the screen.
- Watch out! A ball is coming toward you.
- Watch out that you're not entering the date in the wrong box.
Cevabı göster
Watch out that you're not entering the date in the wrong box.
confuse A and B: iki ögeyi birbirine karıştırmak
confusing vowels like I and E ifadesinde confuse, “ayırt edememek” veya “birbirine karıştırmak” anlamına gelir. Vowels ismi nesnedir; like I and E ise söz konusu ünlü harflere örnek verir. Başka durumlara da aktarılabilen confuse A and B kalıbı, ayırt edilmesi zor iki ögeyi fiilden sonra getirir ve and ile bağlar. Harfler, sesler, isimler, kişiler, fikirler ve benzer ögeler için kullanılabilir.
Alıştırma
confuse A and B kalıbını bağlama sözcüğüyle tamamla: I sometimes confuse Mila ____ Mia because their names sound alike.
Cevabı göster
and
Another thing is... ile sonraki noktayı tanıtmak
Another thing is... bir dizi içindeki sonraki noktayı tanıtır. Burada açıklamayı daha önceki harf karışıklığından A ve R konusuna geçirir. Bu yapıda thing, fiziksel bir nesneyi değil; bir konuyu, noktayı veya dikkat edilecek hususu belirtir. Ardından isim öbeği geliyorsa Another thing is + isim öbeği, tam bir yan cümle geliyorsa Another thing is that + yan cümle kullanılır.
Alıştırma
Fiyatı konuştunuz ve şimdi teslimat süresini gündeme getirmek istiyorsunuz. Hangi cümle sonraki noktayı doğal biçimde tanıtır?
- The delivery time is on another day.
- Another thing is the delivery time.
- We delivered another thing on time.
Cevabı göster
Another thing is the delivery time.
if you're wondering, why is...?: dinleyicinin sorusunu önceden dile getirmek
If you're wondering dinleyiciyi yönlendiren bir ifadedir. Konuşmacı, dinleyicilerin aklına gelebilecek bir soruyu önceden tahmin eder ve açıklama yapmadan önce bu soruyu sesli olarak dile getirir. Dinleyiciden cevap vermesini istemez. Burada wondering sonrasındaki duraklama, giriş ifadesini doğrudan soru olan why is...? yapısından ayırır. Bu kalıp, olası bir kafa karışıklığını açık bir soruya dönüştürür ve nedene doğal biçimde geçiş sağlar.
Alıştırma
Konuşmacı if you're wondering diyerek ne yapıyor?
- Dinleyicinin zaten aklında olabilecek bir soruyu önceden dile getirmek.
- Ardından hiçbir açıklama gelmeyeceğini söylemek.
- Dinleyiciye hemen cevap vermesini emretmek.
Cevabı göster
Dinleyicinin zaten aklında olabilecek bir soruyu önceden dile getirmek.
that's because: nedeni açıklamak
That's because, daha önce sözü edilen bir duruma veya soruya bağlanır ve bunun nedenini verir. Buradaki that, mutlaka tek bir isme değil, önceki durumun tamamına işaret eder. Bilginin olağan sırası şöyledir: önce sonuç ya da şaşırtıcı durum, ardından That's because + neden.
Alıştırma
Nedeni belirten ifadeyle açıklamayı tamamlayın: The playground is wet. ____ it rained last night.
Cevabı göster
That's because
it depends on the accent: aksana göre değişme
It depends on the accent, cevabın farklı grupların veya kişilerin İngilizceyi söyleme biçimine göre değişebileceği anlamına gelir. Her aksana uyan tek bir cevap yoktur. Depend on, sonucu belirleyen veya değiştiren etkeni gösterir: bir şey başka bir şeye bağlıdır. Burada accent, bir dilin söyleniş biçimi demektir; kelime vurgusu veya yazılı bir aksan işareti değildir.
Alıştırma
Cümleyi depend on ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The way this vowel sounds ____ the speaker's accent.
Cevabı göster
depends on
/ɑːr/ sounds a little bit more American English. Kültür
2:07/ɑːr/ biraz daha Amerikan İngilizcesi gibi geliyor.
/ɑːr/ kulağa biraz daha Amerikan İngilizcesi gibi geliyor
Burada /ɑːr/, ünlüden sonra duyulan bir r sesi içeren telaffuzu gösterir. Konuşmacı bu sesi Amerikan İngilizcesiyle ilişkilendirir. A little bit more American English göreli bir karşılaştırmadır: bu telaffuz, konuşulan diğer seçeneğe göre biraz daha Amerikan İngilizcesine özgü bir izlenim verir. Bu, bütün Amerikan aksanlarının bu telaffuzu kullandığı veya bu sesin yalnızca Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Şu iddiayı değerlendirin: /ɑːr/ sesini duymak, konuşmacının Amerikalı olduğunu kanıtlar.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
/ɑː/ would be how it is in RP and modern RP. Kültür
2:10/ɑː/ ise RP'de ve modern RP'de (Standart İngiliz Aksanı) nasıldır odur.
Telaffuz referansları olarak RP ve modern RP
RP, Received Pronunciation ifadesinin kısaltmasıdır. Britanya İngilizcesiyle ilişkilendirilen bir referans aksanıdır ve uzun süredir telaffuz öğretiminde ve sözlüklerde kullanılır. Modern RP, bu geniş RP geleneğinin daha yeni biçimlerini ifade eder. Bu adlar aksan modellerini belirtir; bir ülkeyi veya Britanya’daki herkesin konuşma biçimini belirtmez.
Alıştırma
Hangi ifade RP’yi doğru biçimde açıklar?
- RP, Britanya İngilizcesi telaffuzunu açıklamak için kullanılan referans aksanlarından biridir.
- RP, Birleşik Krallık’ın diğer adıdır.
- RP, Britanya’daki herkesin kullandığı aksandır.
Cevabı göster
RP, Britanya İngilizcesi telaffuzunu açıklamak için kullanılan referans aksanlarından biridir.
you might hear R pronounced differently, maybe a little bit closer to the American pronunciation, Notlar
2:15R'nin farklı telaffuz edildiğini duyabilirsiniz, belki biraz daha Amerikan telaffuzuna yakın,
hear R pronounced differently: hear + nesne + geçmiş zaman ortacı
might hear R pronounced differently ifadesindeki kalıp hear + nesne + geçmiş zaman ortacıdır. R nesnedir; pronounced differently, harfin birisi tarafından nasıl söylendiğini anlatır. Eylemi yapan R değildir. Eylemi kimin yaptığına odaklanmadan bir şeyin nasıl söylendiğini veya yapıldığını duyduğunuzda bu kalıbı kullanabilirsiniz. Might olasılık bildirir: bu telaffuz ortaya çıkabilir, ancak kesin değildir.
Alıştırma
hear + nesne + geçmiş zaman ortacı kalıbını pronounce fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: In different regions, you may hear this word ____ differently.
Cevabı göster
pronounced
closer to the American pronunciation: benzerlik karşılaştırması
Closer to the American pronunciation, Amerikan söyleyiş biçimine daha benzer demektir. Closer, close sözcüğünün karşılaştırma biçimidir; to ise karşılaştırmada kullanılan referans noktasını tanıtır. Burada close fiziksel mesafeyi değil, benzerlik derecesini anlatır. Aynı closer to kalıbıyla bir cevap, renk, tarz veya sürüm bir örnekle ya da standartla karşılaştırılabilir.
Alıştırma
closer to karşılaştırmasını tamamlayın. Close sözcüğünün karşılaştırma biçimini ve gerekli edatı kullanın: After more practice, her pronunciation was ____ the original recording.
Cevabı göster
closer to
If you get two of the same letter together, Notlar
2:26Eğer aynı harften iki tane yan yana gelirse,
two of the same letter together: yan yana tekrarlanan aynı harfler
Two of the same letter, letter sözcüğündeki tt gibi tek bir harfin iki kez bulunması demektir. Together, bu iki harfin sözcüğün ya da başka bir dizinin farklı yerlerinde değil, yan yana olduğunu belirtir. Bu ifade adlarda, şifrelerde, e-posta adreslerinde ve kodlarda tekrarlanan karakterleri genel olarak anlatır. Same letter, aynı anlama gelen iki sözcüğü değil, tekrarlanan yazılı karakteri ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle, bir şifrede bir harfin hemen yanında tekrarlandığını açıkça söyler?
- There are two different letters together in the password.
- The same letter appears in two different places in the password.
- There are two of the same letter together in the password.
Cevabı göster
There are two of the same letter together in the password.
then you might hear it said as double. Kelime
2:29o zaman double olarak söylendiğini duyabilirsiniz.
Koşulu ve sonucunu bağlamak için If ..., then ...
If ile başlayan bölüm koşulu verir: yazımda aynı iki harfle yan yana karşılaşırsınız. Ana bölüm olası sonucu verir: insanlar harfin adından önce double diyebilir. Burada get, almak değil, karşılaşmak ya da yazımda bulunmak anlamındadır. Then sonucu açıkça gösterir. Çoğu zaman çıkarılabilir, ancak bir kuralı veya adımı açıklarken yararlıdır.
Alıştırma
Kuralı If ..., then ... yapısıyla tamamlayın: ____ the screen shows an error, ____ press the reset button.
Cevabı göster
If · then
said as double: harfleri söylerken double + harfin adı
Bir kelimenin harflerini sesli olarak söylerken yan yana duran aynı iki harf, double + harfin adı şeklinde söylenebilir. Örneğin LL, double L diye okunabilir. Burada said as double, tekrarlanan harf bölümünün double kelimesiyle ifade edildiği anlamına gelir. Kelimenin tamamını iki kez söylemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Double + harfin adı kalıbıyla yazılışı tamamlayın: Miller is spelled M-I-____-E-R.
Cevabı göster
double L
Now it's time for...: sıradaki etkinliğe geçmek
Now it's time for... bir aşamadan diğerine geçildiğini gösterir. Burada konuşan kişi açıklamayı bitirip dinleme alıştırmasını duyurur ve dinleyicilerin sırayı takip etmesine yardımcı olur. Kalıp now + it's time for + etkinlik adı şeklindedir. it sözcüğü bir nesneyi göstermez; kalıbın bir parçasıdır. For, sıradaki etkinliği tanıtır.
Alıştırma
Geçiş cümlesini tamamlayın. Boşluktan sonraki sözler bir etkinliğin adıdır: Now it's time ____ the group discussion.
Cevabı göster
for
in total: genel toplamı belirtmek
In total, bütün parçalar birlikte sayıldığında elde edilen toplamı anlatır. Bu cümlede 15 sayısının her bölümdeki değil, etkinliğin tamamındaki soyadı sayısı olduğunu gösterir. Bu ifade çoğunlukla sayıdan sonra veya cümlenin sonunda yer alır: There are 20 questions in total. Bu kullanımda total bir fiil değil, zarf öbeğinin parçasıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede in total genel toplamı belirtmek için kullanılmıştır?
- There are twenty-four chairs in total.
- There are twenty-four chairs in each row.
- There are twenty-four chairs at first.
Cevabı göster
There are twenty-four chairs in total.
I will read them only once because that's how it is in the IELTS exam. Notlar
2:45IELTS sınavında böyle olduğu için onları sadece bir kez okuyacağım.
only once: bir eylemi tek seferle sınırlamak
Only once, bir eylemin bir kez gerçekleştiğini ve tekrarlanmadığını belirtir. Bu cümlede sınav kuralını anlatır: soyadları, IELTS dinleme koşulunda olduğu gibi yalnızca bir kez okunacaktır. Burada once, “kaç kez?” sorusuna cevap verir. “Geçmişte bir zaman” anlamına gelmez. Aynı yapı oynatma, gönderme veya bir şeyi kullanma gibi eylemleri bir kezle sınırlayabilir.
Alıştırma
Hangi cümle eylemin yalnızca bir kez yapılabileceğini ve tekrarlanamayacağını belirtir?
- Once you open the link, read the message.
- You can open the link only once.
- I once opened the link at school.
Cevabı göster
You can open the link only once.
because that's how it is in the IELTS exam: bir düzenlemeyi gerçek kuralla açıklamak
Because, isimlerin neden yalnızca bir kez okunacağını açıklar. that's how it is in the IELTS exam ifadesinde that, bir kez okuma düzenine gönderme yapar; how it is ise sınavın gerçekte işleyiş biçimini anlatır. Bu yan cümle, alıştırmadaki düzeni gerçek sınav koşuluna bağlar. Bilgiyi “önce düzen, sonra neden” biçiminde kurar; bir şeyin durumunu ya da görünüşünü betimlemez.
Alıştırma
Hangi cümle, alıştırma düzeninin gerçek bir kurala uyduğunu açıklamak için that's how it is ifadesini kullanıyor?
- We practise without notes because the interview room looks that way.
- We practise without notes because that's how it is in the final interview.
- We practise without notes, although notes are required in the final interview.
Cevabı göster
We practise without notes because that's how it is in the final interview.
However, of course, if you need to listen to it again, Dilbilgisi
2:50Ancak elbette, tekrar dinlemeniz gerekirse,
then you can replay that part of the video. Kalıp ifadeler
2:53videonun o kısmını tekrar oynatabilirsiniz.
if you need to..., then you can...: isteğe bağlı bir çözüm sunmak
If you need to listen to it again, ortaya çıkabilecek bir ihtiyacı belirtir. Then you can replay ise bu durumda kullanılabilecek bir eylem sunar. Buradaki can, yeniden oynatmanın izin verilen veya mümkün bir seçenek olduğunu anlatır; dinleyicinin yeteneğini sınamaz. Bu kalıp, daha katı bir genel kuralı açıkladıktan sonra yardımcı bir seçenek eklemek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle, ihtiyaç ortaya çıkarsa kullanılabilecek isteğe bağlı bir çözüm sunuyor?
- You must save the form now, whether you need more time or not.
- If you need more time, then you can save the form and return later.
- If you had more time, the form would have been saved yesterday.
Cevabı göster
If you need more time, then you can save the form and return later.
replay that part of the video: belirli bir bölümü yeniden oynatma
Bu cümlede replay, “yeniden oynatmak” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Nesnesi olan that part of the video, eylemi tek bir bölümle sınırlar; bu nedenle videonun tamamını baştan başlatmak gerekmez. Kalıp replay + içerik şeklindedir: replay the video, replay the recording veya replay the last few seconds. Nesne, içeriğin tamamını ya da belirli bir bölümünü gösterebilir.
Alıştırma
Bir kaydın belirli bir bölümünü yeniden oynatmak istediğinizi doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Please skip the last ten seconds of the recording.
- Please replay the last ten seconds of the recording.
- Please record the last ten seconds again.
Cevabı göster
Please replay the last ten seconds of the recording.
After reading the name: sırayı göstermek için After + -ing
After reading the name, After + -ing ile kurulmuş bir zaman ifadesidir. İsmi okuma eyleminin önce gerçekleşip sonraki eylemden önce tamamlandığını belirtir. Reading, After edatından sonra kullanılan -ing biçimidir; tek başına şimdiki zamanın hikâyesini oluşturmaz. Bu kısa kalıp adımları sıralamak için kullanışlıdır: After + -ing eylemi, ana eylem.
Alıştırma
Cümleyi After ve check fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the address, Mia sent the parcel.
Cevabı göster
After checking
I will leave a 5-second pause to give you time to write your answer. Notlar
2:57cevabınızı yazmanız için size zaman vermek amacıyla 5 saniyelik bir duraklama bırakacağım.
leave a 5-second pause: kısa bir sessizlik bırakmak
Burada leave, “ayrılmak” değil, “bir şey için yer veya zaman bırakmak” anlamına gelir. I will leave a 5-second pause, konuşmacının bilinçli olarak beş saniyelik sessiz bir süre bırakacağını anlatır. 5-second ifadesinde sayı ve zaman birimi, pause sözcüğünden önce birlikte sıfat görevi görür. Araya kısa çizgi konur ve second tekil kalır: a 5-second pause.
Alıştırma
Cümleyi en doğal şekilde tamamlayan seçeneği seçin: The quiz host will ___ before showing the answer.
- leave a five-second pause
- leave a five-seconds pause
- leave from a five-second pause
Cevabı göster
leave a five-second pause
to give you time to write: amaç bildirmek
to give you time to write your answer mastar öbeği, ara bırakmanın amacını açıklar. “Neden ara bırakılıyor?” sorusuna cevap verir: dinleyenin harekete geçecek zamanı olsun diye. Bu öbekte give someone time to do something, birine bir eylemi yapması için zaman tanımak demektir. İlk to amaç bildiren yapıyı başlatır; ikinci to ise time to write yapısına aittir ve yapılacak eylemi belirtir.
Alıştırma
Konuşmacının not almamız için bize zaman tanımak amacıyla durakladığını doğal biçimde anlatan cümleyi seçin.
- The speaker paused for give us time to taking notes.
- The speaker paused to give us time to take notes.
- The speaker paused giving us time take notes.
Cevabı göster
The speaker paused to give us time to take notes.
if you need more time, then...: koşuldan bir seçeneğe geçiş
if yan cümlesi olası bir durumu ortaya koyar: dinleyicinin ek zamana ihtiyacı olabilir. Ana cümle bu durum için bir seçenek sunar. Buradaki more time, günün daha geç bir saati değil, “ek süre” demektir. Then, koşuldan verilecek karşılığa geçişi gösterir: X doğruysa Y seçeneği kullanılabilir. Bu yapıda then mantık bağını açık hâle getirir, ancak genellikle çıkarılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir koşul gerçekleştiğinde seçenek sunmak için if...then... yapısını doğal biçimde kullanır?
- When the timer ends, the form closes automatically.
- If you need more time, then you can save your work and return later.
- You saved your work because you needed more time.
Cevabı göster
If you need more time, then you can save your work and return later.
do feel free to: vurgulu ve nazik bir davet
Feel free to + fiilin yalın hâli, nazik bir izin ya da davet bildirir: dinleyici, rahatsızlık vereceğini düşünmeden bir şey yapabilir. Burada videoyu duraklatmaya açıkça izin verilir, ancak bunu yapmak zorunlu değildir. Do feel free to ifadesindeki do, “yapmak” anlamındaki asıl fiil değil, vurgu yardımcı fiilidir. Güvence veren tonu güçlendirir. Kalıp do feel free to + fiilin yalın hâli şeklindedir.
Alıştırma
Sıcak ve vurgulu daveti dersteki ifadeyle tamamlayın: If you have any questions, ____ ask me.
Cevabı göster
do feel free to
say the name ... spell it: adı söylemek ve harflerini tek tek vermek
Bu cümlede say the name, adın tamamını normal söylenişiyle dile getirmek; spell it ise her harfi sırayla söylemek anlamına gelir. it zamiri the name ifadesine gönderme yapar, and then ise ikinci adımı belirtir. Bu iki eylem farklı bilgiler verir: Bir adın telaffuzunu duymak, onun tam olarak nasıl yazıldığını öğrenmek demek değildir. Bu ayrım ad kaydı yapılırken, telefonda konuşurken veya dikte yönergeleri izlenirken yararlıdır.
Alıştırma
Soyadını normal biçimde söylemeyi ve harflerini vermeyi belirten fiillerle yönergeyi tamamlayın: First ____ your surname, and then ____ it.
Cevabı göster
say · spell
as I said: daha önce söylenen bilgiye dönmek
as I said, daha önce belirttiğim gibi anlamına gelir ve konuşanın önceden verdiği bilgiye gönderme yapar. Burada as, gibi anlamındadır; çünkü anlamında değildir. Bu ifade bir bağlantı görevi görür: Sonraki bölümün daha önceki bir noktayı tekrarladığını, hatırlattığını veya uyguladığını dinleyene bildirir. Ardından genellikle yeniden ele alınan somut bilgi gelir.
Alıştırma
Cümlenin başındaki as I said ifadesinin temel görevi nedir?
- Konuşanın bir şeyi neden söylediğini açıklar.
- Tamamen ilgisiz bir konu başlatır.
- Daha önce belirtilmiş bir bilgiye gönderme yapar.
Cevabı göster
Daha önce belirtilmiş bir bilgiye gönderme yapar.
I will be reading and spelling all of the names in a natural speed. Dilbilgisi
3:11Tüm isimleri doğal bir hızda okuyup heceleyeceğim.
I will be reading and spelling: gelecekte devam eden eylem
I will be reading and spelling, will be + fiil-ing yapısıyla kurulan future continuous biçimidir. Okuma ve harf harf söyleme eylemlerini gelecekteki bir zaman dilimine yerleştirir; yani bu eylemler şu anda yapılmıyor. Reading ve spelling, will be yardımcı yapısını ortak kullanır. Bu biçim yaklaşan etkinliği devam edecek veya tekrarlanacak bir süreç olarak gösterir. I will read and spell ise yalnızca gelecekte yapılacak eylemleri bildirir.
Alıştırma
Cümleyi travel fiilinin future continuous biçimiyle tamamlayın: At this time tomorrow, we ____ to London.
Cevabı göster
will be travelling
then you can change the speed of the video and slow it down in the settings below. Notlar
3:17aşağıdaki ayarlardan videonun hızını değiştirebilir ve yavaşlatabilirsiniz.
If you find this too quick, then you can change...: find + nesne + sıfat
Find this too quick ifadesinde find, ‘yerini bulmak’ değil, ‘bir şeyi belirli bir şekilde değerlendirmek veya öyle hissetmek’ anlamındadır. Kalıp find + nesne + sıfat şeklindedir: this nesnedir; too quick ise hızla ilgili değerlendirmeyi veren sıfat grubudur. if yan tümcesi olası bir sorunu belirtir, then you can change... ise çözüm sunar. Then sonucu gösterir, ancak çoğu zaman atılır: If you find this too quick, you can change the speed.
Alıştırma
Hangi cümle, yönergeler hakkında doğrudan bir değerlendirme yapmak için find + nesne + sıfat kalıbını tam olarak kullanır?
- If you find the instructions too confusing, then you can ask for help.
- If you find that the instructions are too confusing, then you can ask for help.
- If you find the instructions, then you can ask for help.
Cevabı göster
If you find the instructions too confusing, then you can ask for help.
slow it down: hızı azaltmak ve it zamirini ortaya koymak
Slow it down, “bir şeyi daha yavaş hareket ettirmek veya ilerletmek” anlamına gelir. Bu cümlede it, videoyu veya videonun oynatılmasını belirtir; down ise aşağı yönü değil, daha düşük bir hızı ifade eder. Slow down, ayrılabilen bir fiil öbeğidir. it zamiri kullanıldığında nesne slow ile down arasına gelir: slow it down denir, slow down it denmez. Nesne bir isim olduğunda hem slow the video down hem de slow down the video kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi slow ... down ve it zamirini kullanarak tamamla: The animation is moving too quickly. Please ____.
Cevabı göster
slow it down
in the settings below: ekranda daha aşağıdaki ayarlar
In the settings, işlemin bir ayarlar menüsü veya ayarlar alanı kullanılarak yapıldığını belirtir. Below sözcüğü settings sözcüğünden sonra gelir ve hangi ayarların kastedildiğini gösterir: mevcut sayfa veya ekranda daha aşağıda bulunan ayarlar. Burada below, arayüzdeki göreli bir konumu anlatır. Yer altında veya cihazın fiziksel olarak altında anlamına gelmez.
Alıştırma
in the settings below ifadesinde below neyi belirtir?
- Sayfa veya ekranda daha aşağıda bulunan ayarlar alanı
- Fiziksel cihazın altındaki bir alan
- Daha sonra görünecek ayarlar
Cevabı göster
Sayfa veya ekranda daha aşağıda bulunan ayarlar alanı
Make sure you have your pen and paper ready, Ton ve niyet
3:21Kalem ve kağıdınızın hazır olduğundan emin olun,
Make sure you have ... ready: hazırlık hatırlatması
Make sure + yan cümle, gerekli bir koşulun sağlandığını kontrol etmeye yönelik doğrudan bir hatırlatmadır. Burada dinleyiciye etkinlik başlamadan önce hazırlık yapmasını söyler. have your pen and paper ready ifadesindeki have + nesne + ready yapısı, “nesneyi hazırlanmış ve hemen kullanılabilir durumda tutmak” anlamına gelir. Burada ready bir nesneyi nitelediği için “hazır” demektir; “bir şeyi yapmaya istekli” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, bir eşyayı ihtiyaç duyulmadan önce hazırlamayı doğal biçimde hatırlatır?
- Make sure you have your ID ready before check-in.
- Make sure your ID is willing before check-in.
- Make sure you have ready your ID before check-in.
Cevabı göster
Make sure you have your ID ready before check-in.
here we go: hazırlıktan eyleme geçiş
Here we go, bekleme veya hazırlık aşamasının bittiğini ve etkinliğin şimdi başladığını gösteren sözlü bir işarettir. Bu cümlede dinleyiciyi talimattan ilk adıma geçirerek konuşmayı düzenler. Bir yere gitmekle ilgili gerçek anlamlı bir ifade değildir. Buradaki doğal anlamı “Şimdi başlıyoruz”dur.
Alıştırma
Malzemeler hazır ve öğretmen etkinliğin başladığını belirtmek istiyor. Ne söylemelidir?
- Where do we go?
- Here we are going here!
- Here we go!
Cevabı göster
Here we go!
Well done: bir görevi tamamladıktan sonra övgü
Well done kısa bir övgü ifadesidir. Burada dinleyicinin alıştırmayı başarıyla yaptığını belirtir ve görevden sonra olumlu bir teşvik sunar. Bir kişinin çalışmasını veya performansını değerlendirir. Bu bağlamda yemeğin nasıl pişirildiğini anlatmaz.
Alıştırma
Bir arkadaşınız zor bir bulmacayı yeni tamamladı. Hangi karşılık uygun bir övgüdür?
- Never mind!
- Well cooked!
- Well done!
Cevabı göster
Well done!
you've completed ...: tamamlanmış bir görev için present perfect
You've, you have ifadesinin kısaltılmış biçimidir; completed ise complete fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. You've completed birlikte present perfect yapısını oluşturur: have + geçmiş zaman ortacı. Burada bu zaman, şu an önemli olan bir sonucu doğrular: Dinleme alıştırması bitmiştir ve öğrenci bir sonraki adıma geçebilir. Odak belirli bir geçmiş zaman değil, şu anki tamamlanmışlık durumudur.
Alıştırma
Mevcut sonucu doğrulamak için complete fiilinin present perfect biçimini kullanın: You ____ all the required steps, so you can continue.
Cevabı göster
have completed
Now it's time to + fiil: sonraki adımı tanıtmak
Now it's time to check your answers, bir aşamanın bittiğini ve sıradaki eylemin başlaması gerektiğini bildirir. Now, süreçteki geçişi açıkça gösterir. Tekrar kullanılabilen yapı Now it's time to + fiilin yalın hâlidir. Bu cümlede check yalın hâldeki fiildir ve ifade dinleyiciyi sonraki adıma yönlendirir.
Alıştırma
Geçişi it's time to yapısıyla tamamlayın: The drawing is finished. Now ____ color the picture.
Cevabı göster
it's time to
put the answers on the screen: dijital içeriği ekranda göstermek
Put the answers on the screen, cevapların izleyicilerin görebileceği şekilde ekranda görünmesini sağlamak demektir. Buradaki put, fiziksel bir nesneyi bir yere koymak anlamına gelmez. Tekrar kullanılabilen yapı put + içerik + on the screen şeklindedir. İçerik cevaplar, bir resim, talimatlar veya başka dijital bilgiler olabilir.
Alıştırma
Hangi cümle talimatların bir ekranda gösterileceği anlamına gelir?
- I'll put the instructions in my bag.
- I'll take the instructions off the screen.
- I'll put the instructions on the screen.
Cevabı göster
I'll put the instructions on the screen.
so please pause the video to check your answers. Ton ve niyet
6:36bu yüzden lütfen cevaplarınızı kontrol etmek için videoyu duraklatın.
please pause ... to check ...: amaç bildiren kibar bir yönerge
Please pause the video kibar bir emir cümlesidir: please doğrudan yönergenin tonunu yumuşatır ve pause fiilin yalın hâlindedir. To check your answers amaç bildiren bir mastar yapısıdır. Videonun neden duraklatılması gerektiğini açıklar; bağımsız ikinci bir emir değildir. Aktarılabilir kalıp please + fiilin yalın hâli + to + fiilin yalın hâli şeklindedir ve ikinci eylem amacı belirtir.
Alıştırma
Amaç bildirmek için check fiilinin doğru biçimiyle yönergeyi tamamla: Please open the document ____ the details.
Cevabı göster
to check
How did you do?: performansı sormak
How did you do?, tamamlanmış bir sınavda, oyunda, alıştırmada, görüşmede veya başka bir görevde kişinin genel performansını ya da sonucunu sorar. Buradaki do, bir eylem yapmak değil, performans göstermek anlamındadır. Geçmiş zamanı did taşıdığı için ana fiil yalın hâlde kalır: did ... do.
Alıştırma
Arkadaşın bir yarışı yeni bitirdi. Hangi soru onun performansını sorar?
- What did you do after the race?
- How did you do in the race?
- How are you after the race?
Cevabı göster
How did you do in the race?
Let me know down in the comments: izleyicileri yorum yapmaya davet etmek
Let me know, birinden bilgi, cevap veya görüş vermesini istemenin samimi bir yoludur. Burada down in the comments, izleyicilere nerede yanıt vereceklerini, yani video veya gönderinin altındaki yorum bölümünü gösterir. İfadenin tamamı, içerik üreticisinin izleyicileri katılmaya davet ederken kullandığı yaygın bir sözdür. Down, yorum bölümünün sayfadaki konumunu anlatır; izleyicilere konuşmadan önce aşağı gitmelerini söylemez.
Alıştırma
Bir yemek tarifi videosunun sonunda, izleyicilerden hangi tarifi denediklerini paylaşmalarını doğal biçimde isteyen cümle hangisidir?
- Let me know down in the comments which recipe you tried.
- Move down and tell me which recipe you tried.
- Tell me at our meeting which recipe you tried.
Cevabı göster
Let me know down in the comments which recipe you tried.
what score you got out of 15: alınan puan ve toplam puan
what score you got out of 15 ifadesinde out of 15, alınabilecek toplam puanın 15 olduğunu gösterir. Eksik bilgi, gerçekte alınan puandır. Örneğin 12 out of 15, mümkün olan 15 puanın 12'sinin alındığı anlamına gelir. Bu yan cümle önceki satırdaki Let me know ifadesini tamamladığı için soru değil düz cümle söz dizimini kullanır: what score you got denir, what score did you get denmez. Tek başına doğrudan soru olarak kullanılsaydı What score did you get out of 15? olurdu.
Alıştırma
Alınabilecek toplam puanı gösteren ifadeyle cümleyi tamamlayın: Nora got 14 ____ 15 on the quiz.
Cevabı göster
out of
“I'm curious to know”: dostça ilgi göstermek
“I'm curious to know”, “öğrenmek isterim” anlamına gelir. Dostça bir ilgi gösterdiği için cevap talep etmekten daha yumuşak duyulur. Bu ifade, “I'm curious to know what you think.” örneğindeki gibi bir soru yan cümlesini başlatabilir. Tek başına kullanıldığında, konuşanın neyi bilmek istediği önceki bağlamdan anlaşılmalıdır.
Alıştırma
Hangi cümle birinin görüşüne duyulan dostça ilgiyi en doğal biçimde gösterir?
- You must tell me what you think.
- I curious to know what you think.
- I'm curious to know what you think.
Cevabı göster
I'm curious to know what you think.
If you're interested in more IELTS videos, Dilbilgisi
6:49Daha fazla IELTS videosuyla ilgileniyorsanız,
particularly listening videos or IELTS tips,
6:52özellikle dinleme videoları veya IELTS ipuçlarıyla,
“If you're interested in ..., then I have created ...”: ilgiye göre bir kaynak önermek
“If you're interested in ...” şeklindeki if yan cümlesi, konuyla ilgilenebilecek dinleyicileri belirler. “then I have created ... for you” şeklindeki ana cümle ise onlara zaten hazır olan bir kaynak sunar. Böylece öneri, emir yerine isteğe bağlı bir seçenek hâline gelir. “Particularly”, genel konuyu daraltarak özellikle vurgulanan türleri gösterir. “Then”, if kalıbının sonraki kısmını açıkça belirtir ancak günlük İngilizcede kullanılmayabilir. “I have created”, oynatma listesinin tamamlandığını ve artık kullanılabilir olduğunu anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle hazır bir kaynak sunmak için ilgiye bağlı bir koşul kullanır?
- If you're interested in drawing, then I've made a short guide for you.
- You must read my guide, so you are interested in drawing.
- If I've made a short guide, then you're interested in drawing.
Cevabı göster
If you're interested in drawing, then I've made a short guide for you.
and I've put it in the description as well in the card above. Kültür
6:57ve bunu açıklamaya ve yukarıdaki karta koydum.
I've put it in the description ... in the card above: açıklamaya ve yukarıdaki karta eklemek
Buradaki it, hemen önce sözü edilen oynatma listesini ifade eder. The description, video sayfasına bağlı metin alanıdır; the card above ise videoyla birlikte gösterilen, tıklanabilir bir öneri kartıdır. Kâğıt bir kart değildir. Konuşmacı aynı oynatma listesini bulmanın iki yolunu gösteriyor. As well ikinci bir konum ekler: izleyiciler açıklamanın yanı sıra yukarıdaki kartı da kullanabilir.
Alıştırma
Bu video platformu bağlamında card above ne anlama gelir?
- Ekranın üzerine yerleştirilmiş kâğıt bir kart.
- İçerik üreticisinin kimlik kartı.
- Videodan bağlantı verilen, tıklanabilir bir öneri kartı.
Cevabı göster
Videodan bağlantı verilen, tıklanabilir bir öneri kartı.
So click on that if you want more IELTS stuff. Notlar
7:00Daha fazla IELTS materyali istiyorsanız ona tıklayın.
click on that: belirli bir arayüz öğesini seçmek
Click on that, daha önce sözü edilen belirli bağlantıyı, düğmeyi veya kartı seçmek anlamına gelir. That, konuşmada açıkça belirtilmiş ya da ekranda net biçimde görülen bir öğeye gönderme yapar. Bu ifadede on, yaygın olan click on + arayüz öğesi kalıbının parçasıdır; ayrıca fiziksel bir konum anlamı katmaz. Bu talimat, izleyiciden o öğeyi etkinleştirmesini ister.
Alıştırma
Hemen önce sözü edilen belirli bir bağlantı için click on that ifadesini doğal biçimde kullanan talimat hangisidir?
- Click to that to open the page.
- Look on that to open the page.
- Click on that to open the page.
Cevabı göster
Click on that to open the page.
IELTS stuff: ilgili içerikler için samimi ve genel bir ifade
Burada IELTS stuff; videolar, ipuçları, alıştırmalar veya çalışma materyalleri gibi IELTS ile ilgili farklı içerikleri genel olarak anlatan samimi bir ifadedir. Stuff, konuşanın bunları tek tek adlandırmadan bir arada ifade etmesini sağlar. Bu anlamda stuff sayılamayan bir isimdir. more IELTS stuff denir; more IELTS stuffs denmez.
Alıştırma
İngilizce ifadenin duruma uygun olup olmadığına karar verin: Resmî bir akademik raporda “This report evaluates IELTS stuff.” yazıyor.
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil
Enjoy the rest of your week: samimi bir vedalaşma dileği
Enjoy the rest of your week, vedalaşırken kullanılan samimi bir iyi dilektir. “Bu haftanın kalan günlerini güzel geçirmeni umuyorum” anlamına gelir ve konuşmayı sıcak bir şekilde bitirmeye yardımcı olur. The rest of your week, içinde bulunulan haftanın henüz geçmemiş kısmını anlatır. Burada rest “geriye kalan” demektir; bütün hafta dinlenmek anlamına gelmez.
Alıştırma
“Haftanın sana ait kalan kısmı” anlamına gelen, bu dersteki tam ifadeyle kapanış dileğini tamamlayın: Enjoy ____.
Cevabı göster
the rest of your week
I will see you next lesson ile bir dersi bitirmek
“I will see you next lesson”, bir dersi bitirmenin samimi bir yoludur. Şimdilik vedalaşmayı ve konuşan kişinin dinleyicilerin sonraki ders için geri dönmesini beklediğini anlatır. “See you” içindeki “see”, yalnızca gözle görmek değil, yeniden görüşmek veya iletişim kurmak anlamına gelir. Yüz yüze buluşmak şart değildir. “Next lesson”, bu sonraki görüşmenin ne zaman olacağını belirten bir zaman ifadesidir.
Alıştırma
Bir öğretmen bugünkü dersi bitiriyor ve sonraki derste aynı öğrencilere ders vermeyi bekliyor. Bu anlama en uygun kapanış hangisidir?
- I'll see you next lesson.
- I'll watch you during the next lesson.
- I'll see you after the next lesson.
Cevabı göster
I'll see you next lesson.