Uyuşturucu Etkisindeki Beyniniz: Alkol: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Alkol glutamatı baskılar, GABA’yı güçlendirir ve zayıf sinir sinyallerini süzer; böylece algı ve bellek azalırken düşünce berrakmış gibi hissedilebilir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “to what do we owe” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: bir sonucun nedenini soran resmî devrik yapıyı kullanın ve owe sözcüğünü yalnızca parasal borç saymayın. 2. “make it through.” — Öbek fiiller: bir filtreden veya zor süreçten başarıyla geçme anlamını öğrenip seçme, engel, yolculuk ve güç dönemlere uygulayın. 3. “not the same as” — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: sinirsel baskılanma ile sosyal çekingenliği ayırın, anlamı bağlamdan seçin ve yanlış eşitlemeyi kesin biçimde düzeltin.
Bu derste
Alcohol, one of the most commonly used and abused drugs in the world, Dilbilgisi
0:00Dünyada en yaygın kullanılan ve kötüye kullanılan psikoaktif maddelerden biri olan alkol,
comes in a variety of forms and does one thing quickly and well. Kalıp ifadeler
0:03çeşitli biçimlerde bulunur ve bir şeyi hızlı ve etkili biçimde yapar.
one of the most commonly used and abused drugs: en yaygın kullanılan ve kötüye kullanılan maddelerden biri
one of the + üstünlük bildiren veya most içeren niteleme + çoğul sayılabilen isim kalıbı, bir öğeyi özellikle öne çıkan bir grubun içine yerleştirir. one tekil olsa da of sonrasında grubu belirten isim çoğul olur: one of the ... drugs. most commonly used ifadesinde most, commonly zarfını niteler ve kullanım sıklığının en yüksek olduğunu belirtir; drug sözcüğünü tekil yapmaz. used ve abused sözcüklerinin ikisi de drugs sözcüğünü niteler: alkol hem kullanılan hem de kötüye kullanılan bir madde olarak sunulur.
Alıştırma
Hangi cümle Leila’nın şehirde en çok saygı duyulan doktorlar grubunun bir üyesi olduğunu doğru şekilde ifade eder?
- Leila is one of the most respected doctor in the city.
- Leila is one of the most respected doctors in the city.
- Leila is the one of most respected doctors in the city.
Cevabı göster
Leila is one of the most respected doctors in the city.
comes in a variety of forms: çeşitli biçimlerde bulunur
Come in + biçim, boyut, renk veya tarz, “o biçimde bulunmak, sunulmak ya da mevcut olmak” anlamına gelir. Hareket bildirmez. Cümlede comes, tekil özne Alcohol ile uyumludur; in a variety of forms ise alkolün çeşitli fiziksel veya ürün biçimlerinde bulunduğunu belirtir. Bu kalıbı bir şeyi mevcut türlerine veya görünüm biçimlerine göre sınıflandırmak için kullanın: X comes in a variety of forms.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için come in a variety of forms ifadesini doğru zamanda ve biçimde kullanın: This protective equipment ____, from lightweight gloves to full-body suits.
Cevabı göster
comes in a variety of forms
the way you feel: the way + yan cümle yapısı
Bu cümlede the way you feel, “bir şeyi deneyimleme veya ona tepki verme biçimin” anlamına gelir. Feel yalnızca fiziksel dokunma duyusunu değil, kişinin öznel duygusal veya zihinsel durumunu ifade eder. the way + özne + fiil kalıbı, bir biçimi veya deneyimi isim öbeği hâline getirir. Change fiilinden sonra neyin değiştiğini belirtir: change the way you feel.
Alıştırma
Cümleyi “bir şeyin yapılma biçimi” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The course changed ____ I approach research.
Cevabı göster
the way
But to what do we owe these feelings of release and freedom? Dilbilgisi
0:08Peki bu rahatlama ve özgürlük hislerini neye borçluyuz?
To what do we owe ...?: nedeni resmî biçimde sormak
To what do we owe X? sorusu, X'e neyin yol açtığını veya X'in neye bağlanması gerektiğini sorar. Burada X, these feelings of release and freedom ifadesidir; dolayısıyla owe ödenmemiş bir borcu değil, neden veya kaynağı bildirir. Bu soru owe X to Y kalıbından gelir: We owe these feelings to Y. Y hakkında resmî bir soru sorulurken to, what sözcüğünün önüne geçer ve özne-yardımcı fiil devrikliğiyle to what do we owe X? yapısı oluşur. Bu kalıp sonucu bilinen bilgi olarak sunar ve sonucunun açıklamasını sorar.
Alıştırma
Resmî neden sorma cümlesini tamamlayın: To what do we ____ this unexpected improvement?
Cevabı göster
owe
How could the ingestion of one simple substance so drastically change not only your actions,
0:11Basit bir maddenin vücuda alınması yalnızca davranışlarınızı değil,
but thoughts and perception?
0:16düşüncelerinizi ve algınızı da nasıl böylesine kökten değiştirebilir?
As alcohol enters the body and makes its way to your brain, Kalıp ifadeler
0:17Alkol vücuda girip beyninize doğru ilerlerken,
makes its way to: bir hedefe doğru kademeli ilerleme
Bu cümlede makes its way to, “bir yere doğru yavaş yavaş hareket etmek veya ilerlemek” anlamına gelir. Alkolün vücutta ilerleyerek beyne yönelmesini anlatır; bu yüzden yalnızca hedefi değil, hareket sürecini de vurgular. Kalıp make + iyelik belirleyicisi + way + to + hedef biçimindedir. İyelik sözcüğü özneyle uyumlu olmalıdır: I make my way, she makes her way ve alcohol makes its way.
Alıştırma
İyelik sözcüğünü özneyle uyumlu hâle getirerek cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: After sunset, the hikers slowly ____ the mountain cabin.
Cevabı göster
made their way to
it begins to interact with your neurons or brain cells.
0:20nöronlarınızla, yani beyin hücrelerinizle etkileşime girmeye başlar.
we explained the actions of neurons and their chemical messengers called neurotransmitters. Dilbilgisi
0:26o videoda nöronların ve nörotransmiter adı verilen kimyasal habercilerin nasıl işlediğini açıklamıştık.
chemical messengers called neurotransmitters: isim + called + ad kalıbı
Called neurotransmitters, chemical messengers ifadesini niteleyen kısaltılmış edilgen bir ilgi tümcesidir. “Neurotransmitters adı verilen chemical messengers” anlamına gelir. Called, habercilere verilen adı tanıtır; cümlenin geçmiş zamandaki ana fiili değildir. Yeniden kullanılabilir kalıp isim + called + ad veya terim biçimindedir. Bir şeyi kısa ve öz biçimde tanımladığı için açıklayıcı metinlerde yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi bir adı tanıtan kısaltılmış edilgen biçimle tamamlayın: The app includes a feature ____ Quiet Mode.
Cevabı göster
called
But there are two main types of neurotransmitters that these neurons use to communicate or send electrical signals.
0:30Ancak bu nöronların iletişim kurmak veya elektrik sinyalleri göndermek için kullandığı iki ana nörotransmiter türü vardır.
Excitatory ve inhibitory
Excitatory ve inhibitory, bir çift oluşturan teknik sıfatlardır. Excitatory, sinirsel etkinliği artırma veya tetikleme eğilimini; inhibitory ise azaltma veya engelleme eğilimini belirtir. Bu cümlede nöronları işlevsel etkilerine göre sınıflandırır ve glutamat ile GABA arasındaki karşıtlığı kurarlar. Aynı sözcük ailesi excitation/excite ve inhibition/inhibit biçimlerinde de görülür. Bilimsel İngilizcede her terimi bağımsız bir etiket olarak ezberlemek yerine, etkinliğin desteklendiğini mi yoksa sınırlandığını mı anlamak için bu bağlantılı biçimleri takip edin.
Alıştırma
Cümleyi iki teknik sıfatla tamamlayın: An input that makes a neuron more likely to fire is ____, while one that makes it less likely to fire is ____.
Cevabı göster
excitatory · inhibitory
Denge benzetmesi olarak the yin and yang
Burada the yin and yang, birlikte denge oluşturan iki karşıt işlev için kullanılan bir benzetmedir. Uyarılma sinirsel etkinliği bir yönde iterken inhibisyon diğer yönden onu sınırlar; bu ifade onları yalnızca düşman olarak değil, birbirini tamamlayan bir çift olarak sunar. Karşılaştırmanın sınırları vardır. Glutamat ile GABA'nın eşit, kusursuz biçimde simetrik veya bilimsel açıdan her bakımdan benzer olduğu iddia edilmez. Ardından gelen if you will yaklaşık olarak “tabiri caizse” anlamına gelir ve bu adlandırmanın açıklamayı kolaylaştıran bir benzetme olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede the yin and yang ne anlama geliyor?
- Karşıt etkileri vardır ve dengeli bir çift olarak birlikte çalışırlar.
- Sinir sisteminde işlev görmek yerine felsefeden gelirler.
- Önemli olan her açıdan kimyasal olarak özdeştirler.
Cevabı göster
Karşıt etkileri vardır ve dengeli bir çift olarak birlikte çalışırlar.
Konuşanın kendi nitelemesini yumuşatan “if you will”
“If you will”, konuşanın az önce kullandığı “the yin and yang” nitelemesine yaptığı bir yorumdur. Burada “bu ifadeyi kullanmamıza izin verirseniz” ya da “deyim yerindeyse” anlamına gelir; dinleyicinin isteğiyle ilgili gerçek bir koşul değildir. Bir niteleme veya benzetmeden sonra kullanıldığında ifadeyi daha ihtiyatlı hâle getirir ve dinleyiciyi bunu şimdilik yararlı bir betimleme olarak kabul etmeye davet eder.
Alıştırma
Konuşan kişi, birbirine rakip iki bölümü “the engine and the brakes” diye adlandırıyor ve bu metaforu yumuşatmak istiyor. En uygun son ifade hangisidir?
- if you want.
- if you will.
- if you can.
Cevabı göster
if you will.
Much like the zeros and ones of a computer, Anlatım akışı
0:41Tıpkı bir bilgisayarın sıfırları ve birleri gibi,
Benzetme kuran cümle başı “Much like ...” yapısı
Cümle başındaki “Much like + isim öbeği” yapısı, açıklamaya tanıdık bir karşılaştırmayla başlar. Burada bir bilgisayarın sıfırları ve birleri, zıt rollere sahip iki haberciyi anlamak için bir çerçeve sağlar. “Much”, “like” sözcüğünü güçlendirir ve yaklaşık olarak “çok benzer biçimde” anlamına gelir; “çok sayıda” anlamında değildir. Bu yapı önce tanıdık referansı verir, sonra bağımsız ana cümlede temel düşünceyi belirtir. İki habercinin gerçekten ikili veri olduğunu iddia etmez.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: “Much like a traffic light, the dashboard uses colors to show different conditions.” “Much like a traffic light” ne işe yarar?
- Gösterge panelini açıklamadan önce tanıdık bir karşılaştırma sunar.
- Gösterge panelinde çok sayıda trafik ışığı bulunduğunu söyler.
- Gösterge panelinin karşılaması gereken bir koşul verir.
Cevabı göster
Gösterge panelini açıklamadan önce tanıdık bir karşılaştırma sunar.
but helps to organize and differentiate the results in your brain.
0:49aynı zamanda beyninizde ortaya çıkan sonuçları düzenleyip birbirinden ayırmaya da yardımcı olur.
not only inhibits ... but helps to organize and differentiate ile iki paralel eylemi bağlama
Bu cümlede not only ... but ..., GABA’nın ikisi de gerçek olan iki işlevini birbirine bağlar. but ile başlayan bölüm inhibits ifadesini geçersiz kılmaz veya onunla çelişmez; ikinci işlevi, yani sonuçları düzenlemeye ve birbirinden ayırmaya yardımcı olmayı ekler. this flow, daha önce sözü edilen uyarılma dalgasını gösterir. Bağlanan ögeler, üçüncü tekil şahıs biçimindeki paralel fiil öbekleridir: inhibits this flow ve helps to organize and differentiate the results. Bu yapı genellikle ikinci ögeyi önemli veya daha az beklenen bir ek bilgi olarak vurgular.
Alıştırma
Her boşluğa eşleşmiş yapının bir parçasını getirerek cümleyi not only ... but ile tamamlayın: The new filter ____ removes dust, ____ helps the motor run more efficiently.
Cevabı göster
not only · but
these signals can be combined in enormous complexity to form actions and thoughts. Dilbilgisi
0:54bu sinyaller davranış ve düşünceler oluşturmak üzere son derece karmaşık şekillerde birleşebilir.
can be combined ... to form: edilgen süreç ve sonuç
Can be combined, kiplik fiilli bir edilgen yapıdır. Can olasılık veya kapasiteyi ifade ederken be + geçmiş zaman ortacı combined, sinyalleri eylemden etkilenen ögeler olarak sunar; onları birleştiren kişi veya mekanizma belirtilmez. To form, birleştirme sürecine bağlanır ve burada bu sürecin sonucunu belirtir: karmaşık birleşim, eylemleri ve düşünceleri üretir. Sinyaller, kasıtlı olarak bir grup oluşturuyormuş gibi sunulmaz. Bu edilgen süreç + sonucu belirten to kalıbı, kısa bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Sonucu belirtmek için to form ile devam eden kiplik fiilli edilgen süreci hangi cümle doğru kullanır?
- These measurements can combine to form a reliable estimate.
- These measurements can be combined to form a reliable estimate.
- Researchers can combine these measurements to form a reliable estimate.
Cevabı göster
These measurements can be combined to form a reliable estimate.
So, how does alcohol affect these two signals? Anlatım akışı
0:58Peki alkol bu iki sinyali nasıl etkiler?
Sonraki soruya geçiş yapan So, how does ...?
Bu cümlede So, soruyu önceki açıklamaya bağlar. Yalnızca bir dolgu sözcüğü değil, yaklaşık olarak “az önce ortaya koyduklarımıza göre” anlamındadır. how ile kurulan soru açıklamayı ileri taşır: sırada yanıtlanacak konuyu, yani alkolün daha önce ele alınan iki sinyali nasıl etkilediğini ortaya koyar. So + soru kalıbı, arka plan bilgisinden açıklamanın sonraki aşamasına geçmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Önceki arka planı sonraki soruya bağlamak için cümle başındaki So ifadesini en iyi kullanan cümle hangisidir?
- So far, Maya has received two offers.
- The deadline was close, so Maya asked for help.
- We have compared the two job offers. So, which one fits your goals better?
Cevabı göster
We have compared the two job offers. So, which one fits your goals better?
Turns out, it suppresses glutamate transmission and enhances GABA transmission. Notlar
1:00Görünüşe göre glutamat iletimini baskılar, GABA iletimini ise güçlendirir.
Gayriresmî bir sonucu açıklama ifadesi olarak Turns out,
Turns out, It turns out that yapısının konuşma dilindeki kısaltılmış biçimidir. Burada önceki soruya yanıt veren sonucu sunar: alkol glutamat iletimini baskılar ve GABA iletimini güçlendirir. Bu söylem işareti bir soru, araştırma veya beklentinin ardından sonucu açıklar; yaklaşık olarak “gerçek sonuç şu ki...” anlamına gelir. Görevi bilgi akışını düzenlemektir; buradaki turn fiziksel bir dönüşü anlatmaz.
Alıştırma
Sonucu açıklayan cümleyi It turns out that yapısının gayriresmî kısaltmasıyla tamamlayın: We thought the café was closed. ____, it had moved next door.
Cevabı göster
Turns out
Glutamat iletimini baskılamak... GABA iletimini güçlendirmek
Bu cümlede suppresses glutamate transmission, alkolün glutamat sistemi üzerinden geçen uyarıcı sinyallerin iletimini azalttığı anlamına gelir. Suppress, bir süreci zayıflatmayı veya sınırlamayı anlatır; süreci mutlaka tamamen durdurmak anlamına gelmez. Enhances GABA transmission ise karşıt etkiyi sunar: Alkol, GABA üzerinden gerçekleşen engelleyici sinyalleşmenin etkinliğini veya gücünü artırır. Paralel kullanılan suppresses ve enhances fiilleri, resmî bir bilimsel açıklamada zıt yönlerde değişen iki süreci göstermeyi sağlar.
Alıştırma
Cümleyi iki resmî hedef fiille tamamlayın: The compound weakens one pathway and strengthens another: It ____ pain transmission and ____ inhibitory signaling.
Cevabı göster
suppresses · enhances
So, you get less excitation and more inhibition. Dilbilgisi
1:04Böylece daha az uyarılma, daha fazla baskılanma olur.
Daha az uyarılma ve daha fazla inhibisyon
less A and more B kalıbı, iki karşılaştırmalı isim öbeğini paralel bir yapıya yerleştirir. Burada less, excitation sözcüğünü; more ise inhibition sözcüğünü niteler. Böylece cümle, bir süreçte azalma ve başka bir süreçte artış bildirir. Bu kısa kalıp bir mekanizmayı, eğilimi veya ödünleşimi özetlemek için kullanışlıdır: Bir miktar azalırken diğeri artar. İki karşılaştırma farklı isimlere uygulandığı için birbiriyle çelişmez.
Alıştırma
Özeti hedef paralel yapıyla tamamlayın: The renovation reduced noise and increased natural light. Now the office has ____ noise and ____ natural light.
Cevabı göster
less · more
And because glutamate sites become less effective,
1:07Glutamat bağlanma noktaları daha az etkili hâle geldiğinden,
and only the largest signals can make it through. Öbek fiiller
1:11ve yalnızca en güçlü sinyaller geçebilir.
make it through: başarıyla geçmek
Bu cümlede make it through, kısıtlı bir iletim sürecinden başarıyla geçmek anlamına gelir: yalnızca en büyük sinyaller diğer tarafa ulaşmaya devam eder. Buradaki make it başarı bildiren kalıplaşmış bir yapıdır; dolayısıyla it belirli bir nesneye gönderme yapmaz. Bu ifade bir kişinin, sinyalin veya şeyin bir dönemi atlatmasını ya da bir süreçten, eleme aşamasından veya engelden geçmesini anlatabilir. Süreç veya engel, make it through the exam örneğindeki gibi through sözcüğünden sonra belirtilebilir ya da buradaki gibi bağlamdan anlaşılabilir.
Alıştırma
Onun tüm aşamaları başarıyla geçtiğini anlatmak için cümleyi hangi seçenek doğal biçimde tamamlar? After three interviews, she finally ___ to the final shortlist.
- made her through
- made through it
- made it through
Cevabı göster
made it through
This means you feel less, perceive less, notice less, and remember less. Anlatım akışı
1:14Bu, daha az hissettiğiniz, algıladığınız, fark ettiğiniz ve hatırladığınız anlamına gelir.
daha az hissetmek, algılamak, fark etmek ve hatırlamak
Cümle dört paralel fiil öbeğinden kurulmuştur: feel less, perceive less, notice less ve remember less. Her less, hemen önündeki fiili niteler; dolayısıyla azalma dört etkinliğin her birine ayrı ayrı uygulanır. Aynı “fiil + less” kalıbının tekrarlanması, çeşitli etkileri ortak bir eğilim altında düzenler ve birikimli bir ritim oluşturur. Açıklamalarda veya konuşmalarda bu paralellik, özetin izlenmesini kolaylaştırır ve değişimin ne kadar geniş kapsamlı olduğunu vurgular.
Alıştırma
Derste kullanılan karşılaştırma sözcüğünü tekrarlayarak yeni cümleyi tamamlayın: Under stress, I sleep ____, focus ____, speak ____, and remember ____.
Cevabı göster
less · less · less · less
Bir ses metaforu olarak hushes the excessive background noise of activity
Cümle, istenmeyen sinirsel etkinliği “arka plan gürültüsü” olarak sunuyor ve GABA’nın bunu “susturduğunu” söylüyor. Bu, sese dayalı bir metafordur; gerçekte duyulabilen bir gürültü üretilmez. “Background noise” aşırı ve dikkat dağıtıcı etkinlik, “hushes” ise bu etkinliği azaltmak veya yatıştırmak anlamına gelir. Soyut bir mekanizmayı gürültüyü azaltma şeklindeki tanıdık bir deneyime dönüştüren açıklama, sonucu gözde canlandırmayı kolaylaştırır: daha az parazit olduğunda düşünceler daha ince ayarlanmış ve net görünür.
Alıştırma
Bu cümlede “GABA hushes the excessive background noise of activity” ne anlama gelir?
- GABA, insanların duyabildiği gerçek bir sesi susturur.
- GABA, tüm beyin etkinliğini tamamen durdurur.
- GABA, parazit oluşturan sinirsel etkinliği azaltır.
Cevabı göster
GABA, parazit oluşturan sinirsel etkinliği azaltır.
This is why you may have heard that alcohol is a depressant. Notlar
1:25Alkolün bir depresan olduğunu duymuş olmanızın nedeni budur.
Nedenden sonuca geçmek için This is why
This, hemen önce açıklanan mekanizmaya veya kanıta gönderme yapar. This is why + yan cümle yapısında why, önceki bilgilerin açıkladığı sonucu getirir. Buradaki sonuç, alkolün bir depresan olduğu yönündeki yaygın ifadedir. Bu kalıp, önceki bilgileri neden olarak bir araya getirir ve ardından sonucu verir. Konuşan kişi açıklamayı “bütün bunlar göz önüne alındığında bu sonuç ortaya çıkar” anlamıyla bitirmek istediğinde kullanışlıdır.
Alıştırma
Açıklamayı altyazıdaki neden-sonuç kalıbının aynısıyla tamamlayın: The roads were covered in ice. ____ the buses arrived late.
Cevabı göster
This is why
Sinir sistemi terimi olarak depressant
Farmakolojide depressant, merkezi sinir sisteminin etkinliğini azaltan bir maddeyi ifade eder. Bu cümlede alkol, birini üzgün hissettirip hissettirmediğine göre değil, sinirsel sinyalleşme üzerindeki etkisine göre sınıflandırılıyor. Bu teknik anlam fizyolojik baskılanmayı veya yavaşlamayı anlatır. Depressant ile depressed sözcüklerinin benzer görünmesi, depressant sözcüğünün yalnızca “depresyona neden olan şey” anlamına geldiğini göstermez.
Alıştırma
Bir sağlık yazısında depressant sözcüğünün en kesin anlamı nedir?
- Merkezi sinir sistemini uyararak uyanıklığı artıran bir madde
- Merkezi sinir sisteminin etkinliğini azaltan bir madde
- Asıl amacı depresyonu tedavi etmek olan bir ilaç
- Her zaman klinik depresyona neden olan bir madde
Cevabı göster
Merkezi sinir sisteminin etkinliğini azaltan bir madde
But inhibition of your neurons is not the same as social inhibition. Notlar
1:28Ancak nöronlarınızın baskılanması, sosyal çekingenlikle aynı şey değildir.
Not the same as: eşdeğerliği reddetmek
X is not the same as Y kalıbı, X ile Y’nin eşdeğer olduğu düşüncesini açıkça reddeder. Burada her iki fikir de inhibition sözcüğüyle anlatılsa da nöron etkinliğinin baskılanması ile kişinin sosyal ortamda kendini kısıtlamasını birbirinden ayırır. Dil bilgisi açısından same, as ile kullanılır: the same as ve not the same as. Ortak bir sözcük veya kısmi bir benzerlik dinleyicinin iki kavramı yanlışlıkla birleştirmesine yol açabilecekse bu kalıp yararlıdır. Eşdeğerliği reddeder, ancak kavramların hiçbir ortak noktası olmadığını ileri sürmez.
Alıştırma
Bir eşdeğerliği reddetmek için dersteki sabit karşılaştırma kalıbını kullanın: Reading about a skill is ____ practicing it.
Cevabı göster
not the same as
social inhibition: inhibition sözcüğünün davranışsal anlamı
Bu cümlede inhibition, birbiriyle ilişkili fakat farklı alanlara ait iki anlam taşır. Inhibition of neurons, sinirsel etkinliğin azaltılması veya baskılanması demektir. Social inhibition ise kişinin öz farkındalık, çekingenlik veya kendini kontrol etme nedeniyle sosyal ortamlarda konuşurken ya da davranırken kendini geri tutmasıdır. not the same as yapısı, sinirsel anlamın sosyal ifadeye doğrudan aktarılmaması gerektiğini gösterir. Çok anlamlı bir sözcüğün doğru anlamını seçmek için neurons ve social gibi yakınındaki sözcüklerle kurduğu birlikteliklere bakın.
Alıştırma
Bu cümlede social inhibition ne anlama gelir? Maya's social inhibition made it hard for her to join the conversation.
- Gereksiz sinirsel sinyalleri kaldırmak
- Sosyal ortamlarda kendini geri tutmak
- Nöronların ateşlenmesini azaltmak
Cevabı göster
Sosyal ortamlarda kendini geri tutmak
Instead, it simply cleans up and removes extraneous activity Öbek fiiller
1:31Aslında yalnızca gereksiz faaliyeti temizleyip ortadan kaldırır
cleans up: istenmeyen malzemeyi mecaz yoluyla kaldırmak
Burada cleans up mecaz anlamdadır: inhibisyon, gereksiz ve daha az önemli sinirsel etkinliği ortadan kaldırarak geriye daha az karmaşık bir etkinlik düzeni bırakır. Fiziksel bir nesneyi yıkamak veya beynin bütün işlevlerini geliştirmek anlamına gelmez. clean up fiil öbeğindeki up, kaldırma ya da düzenleme işlemini tamamlama fikrini ekler; yukarı doğru hareket anlamı taşımaz. Aynı anlam, istenmeyen malzeme içeren veriler, metinler ve süreçler için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki fiil öbeğiyle tamamlayın: Before sharing the spreadsheet, please ____ the data by deleting duplicate rows.
Cevabı göster
clean up
the excessive excitatory action would resemble an epileptic seizure.
1:39aşırı uyarıcı faaliyet epilepsi nöbetine benzerdi.
Without normal GABA transmission, ... would resemble: örtük bir koşul
Without normal GABA transmission, koşulu kısa biçimde sunan bir ifadedir. Tam bir if yan cümlesi bulunmasa da yaklaşık olarak “normal GABA iletimi olmasaydı” anlamına gelir. would resemble, bu koşulun varsayımsal sonucunu verir. Dolayısıyla cümle, normal iletimin olmadığı varsayılan durumda ne olacağını ele alır; epileptik bir nöbetin gerçekten gerçekleştiğini söylemez.
Alıştırma
Öğrendiğiniz iki sözcükle örtük koşul yapısını tamamlayın: ____ a map, we ____ get lost in the forest.
Cevabı göster
Without · would
Resmî bir eşdizim olarak clarity of thought
Clarity of thought, açık, tutarlı ve düzenli biçimde düşünebilme yetisi anlamına gelir. no clarity of thought ifadesinde clarity ve thought soyut nitelikleri veya süreçleri adlandırır; thought burada belirli bir düşünce anlamına gelmez. Bu eşdizim resmî ve açıklayıcı bir tona sahiptir. Özellikle akıl yürütme veya karar verme yetisi olmak üzere bir kişinin bilişsel durumunu anlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi “açık düşünebilme yetisi” anlamındaki resmî eşdizimle tamamlayın: After the medication wore off, he gradually regained ____.
Cevabı göster
clarity of thought
Kısaltılmış while yan cümlesi olarak While drunk
While drunk, while you are drunk ifadesinin kısaltılmış biçimi olarak anlaşılır: while sonrasında özne ve be fiilinin bir biçimi atılır; ana cümledeki durumla aynı anda süren hâli belirtmek için yalnızca drunk sıfatı kalır. Normalde, eksiltilen özne ana cümlenin dilbilgisel öznesiyle aynı olmalıdır. Burada amaçlanan özne, your sözcüğünden anlaşılan you olsa da gerçek özne your GABA channels ifadesidir; cümle anlaşılırdır, ancak özenli İngilizcede havada kalan bir niteleyici gibi gelebilir. Buradaki drunk bir sıfattır, geçmiş zamanlı bir fiil değildir.
Alıştırma
Kısaltılmış yan cümlenin ana cümleyle aynı özneyi paylaştığı açık olacak şekilde ilk bölümü yeniden yazın: “While Elena was nervous, Elena spoke very quickly.” ____, Elena spoke very quickly.
Cevabı göster
While nervous
wide opened ile wide open arasındaki fark
Altyazıda wide opened yazıyor, ancak bir şeyin tamamen açık durumda olduğunu anlatan standart ifade wide open biçimidir. wide open içinde open bir sıfattır; wide ise onu güçlendirerek tamamen anlamını verir. Opened, open fiilinin geçmiş zaman ve geçmiş ortaç biçimidir; bu nedenle normalde açan kişiyi içeren, eylem odaklı bir yapıda ya da edilgen yapıda kullanılır. Buradaki sonuç durumunu anlatmak için your GABA channels are wide open kullanın; eyleme odaklanmak için someone opened something wide veya something was opened wide deyin.
Alıştırma
Açma eylemine odaklanmadan, bir pencerenin tamamen açık olduğunu doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The window was wide opened.
- The window was wide open.
- The window opened it wide.
Cevabı göster
The window was wide open.
think very little, but with great clarity: sedikit pikiran namun terasa sangat jernih
Very little düşünmenin miktarının veya kapsamının az olduğunu, with great clarity ise bu sınırlı düşüncenin kişiye ne kadar berrak geldiğini anlatır. But iki fikri beklenmedik bir karşıtlık olarak sunar ve ikinci kısmı ilk kısmın düzeltilmesi olarak değil, ikisinin aynı anda geçerli olması şeklinde anlamamızı sağlar. Buradaki clarity öznel bir deneyimdir: çok az içerik bulunmasına rağmen kişinin düşünceleri son derece odaklanmış ve net gelebilir. Bu ifade, muhakemenin veya bilişsel yeteneğin gerçekten geliştiğini iddia etmez.
Alıştırma
“you begin to think very little, but with great clarity” cümlesinde but ne işlev görür?
- Very little ifadesini düzelterek kişinin aslında çok fazla düşündüğünü söyler.
- Az miktarda düşünceyi ve berraklık hissini şaşırtıcı bir birleşim olarak sunar.
- Berraklığın kişinin daha fazla konu hakkında düşünmesine yol açtığını gösterir.
Cevabı göster
Az miktarda düşünceyi ve berraklık hissini şaşırtıcı bir birleşim olarak sunar.
It's what causes the momentous attitude of a drunk,
1:52Sarhoş birinin çok önemli bir şey söylüyormuş gibi tavır takınmasının nedeni de budur:
often repeating the same idea or proclamation over and over, Kalıp ifadeler
1:54aynı fikri ya da iddiayı sık sık tekrar tekrar dile getirir,
over and over: tekrar tekrar
Over and over, “tekrar tekrar” veya “birçok kez” anlamına gelen kalıplaşmış bir zarf ifadesidir. Cümlede repeating sözcüğünü niteler ve aynı düşüncenin veya bildirinin durmadan geri geldiğini vurgular. İfade burada mekânsal değildir: over sözcüklerinden hiçbiri “üzerinden” ya da “üstünde” anlamına gelmez. And dâhil olmak üzere over and over dizisinin tamamını yeniden kullanılabilen tek bir kalıp olarak öğrenin.
Alıştırma
Cümleyi “tekrar tekrar” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The song was so catchy that I played it ____ all afternoon.
Cevabı göster
over and over
Got a burning question you want answered? Notlar
2:02Aklınızı kurcalayan ve yanıtını öğrenmek istediğiniz bir soru mu var?
a burning question: yanıtı çok merak edilen önemli bir soru
Bu soru cümlesinde a burning question, birinin yanıtlanmasını çok istediği önemli bir soru anlamına gelir. Burning aciliyet veya yoğun ilgi katar; mecazidir ve ateşle ya da sıcaklıkla ilgisi yoktur. Bu ifade, soru sorma davetini enerjik ve ilgi çekici hâle getirir; özellikle soru-cevap bölümüne geçerken uygundur.
Alıştırma
Maya has a burning question about the scholarship deadline? cümlesinde burning question ne anlama gelir?
- Yangın güvenliğiyle ilgili bir soru
- Yanıtlanmasını çok istediği bir soru
- Özel bir önemi olmayan sıradan bir soru
Cevabı göster
Yanıtlanmasını çok istediği bir soru
you want answered: yanıtlanmasını istediğin
a question you want answered ifadesinde that ilgi zamiri düşürülmüştür; tam yapı a question (that) you want answered şeklindedir. İlgi cümleciğinde question, want + nesne + geçmiş zaman ortacı kalıbındaki nesneyi sağlar: you want the question answered. Answered, question için istenen sonucu anlatır; you üzerinde yapılan bir şeyi anlatmaz. Bu kalıp, yanıtlayacak kişiyi belirtmeden istenen sonucu öne çıkarır. İlgi zamiri, ilgi cümleciğinin öznesi değil nesnesi olduğu için düşürülebilir.
Alıştırma
Sonuç yapısını tamamlamak için tam olarak iki sözcük, want ve check fiilinin geçmiş zaman ortacını kullanın: This is the final detail I ____ before we publish.
Cevabı göster
want checked
Ask it in the comments or on Facebook and Twitter,
2:04Yorumlarda veya Facebook ve Twitter'da sorun,
and subscribe for more weekly science videos.
2:06her hafta daha fazla bilim videosu için abone olun.