İngilizcede Geniz Sesleri (Nazal Sesler) Nasıl Telaffuz Edilir | /m/ /n/ /ŋ/: İngilizce çalışma notları
Pronunciation with Emma
Video açıklaması: Emma, İngilizcedeki geniz seslerinin ağızda bir engel oluşturulup havanın burundan yönlendirilmesiyle nasıl çıkarıldığını anlatıyor. Ardından /m/, /n/ ve /ŋ/ seslerini gösteriyor, cümle alıştırmalarına geçiyor ve ünsüz süresini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. the nasal sounds in English. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Bu telaffuz terimini, havanın burundan geçmesiyle üretilen sesler olarak anlayın; böylece /m/, /n/ ve /ŋ/ seslerini ortak hava akışı mekanizmalarına göre sınıflandıran açıklamaları rahatça takip edebilirsiniz. 2. it's the same position as /g/, but hold it instead. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Önce benzerliği belirten, ardından gerekli eylemdeki farkı karşılaştıran yapıyı tanıyın; bu kalıpla /ŋ/ sesinde dilin arka kısmının /g/ ile aynı konumda olduğunu, ancak serbest bırakılmayıp tutulduğunu açıklayabilirsiniz. 3. double consonant sounds in — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Ünsüz süresi konuşulurken kullanılan bu terimi anlayın ve yazıdaki çift harflerle sesin gerçekten iki kez ya da uzun söylenmesini ayırt edin; böylece Emma sözcüğündeki ünsüzün İngilizcede neden genellikle kısa ve hızlı çıkarıldığını kavrayabilirsiniz.
Bu derste
Hello and welcome back to pronunciation with Emma Kalıp ifadeler
0:00Merhaba ve Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz,
welcome back to + düzenli bir seri
welcome back to + program, kurs, kanal veya seri yapısı, daha önce izlemiş ya da katılmış kişilere yönelik samimi bir açılıştır. Burada Emma'nın telaffuz içeriklerine geri dönen izleyiciler karşılanıyor. Back aynı devam eden içeriğe dönüşü belirtir; fiziksel olarak bir yere geri dönmeyi gerektirmez.
Alıştırma
Haftalık bir seriye geri dönen dinleyicileri hangi açılış cümlesi doğal biçimde karşılar?
- Please go back to our weekly science show.
- Welcome back to our weekly science show.
- Welcome our weekly science show back.
Cevabı göster
Welcome back to our weekly science show.
or welcome if you're brand new to my channel. Kalıp ifadeler
0:02veya kanalıma yepyeniyseniz hoş geldiniz.
be brand new to + bir kanal veya alan
be brand new to + isim, bir kanal, grup, etkinlik, konu veya yerle yeni tanışmış olmak ya da bu konuda neredeyse hiç deneyimi olmamak demektir. Brand, new sözcüğünü güçlendirir; bu nedenle ifade kişinin tamamen yeni olduğunu vurgular. Bu cümlede you're brand new to my channel, izleyicinin kanalla ilişkisini anlatır: izleyici kanalı daha yeni bulmuştur. Kanalın kendisinin yakın zamanda oluşturulduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Maya bugün bir kodlama kulübüne katıldı ve daha önce hiç kod yazmadı. Hangi cümle onu en iyi anlatır?
- She has a new coding book.
- She's brand new to coding.
- Her coding class is brand new.
Cevabı göster
She's brand new to coding.
In today's ... lesson: dersin konusunu belirtme
In today's + subject + lesson, konuşmacının dinleyicilerin ne öğreneceğini söylemeden önce dersin konusunu ve kapsamını belirlediği bir açılış kalıbıdır. Burada English pronunciation, dersin türünü belirtir. Bir kurs veya video serisinde today's, “bu ders” ya da “bu bölüm” anlamına gelebilir. Belirli bir takvim tarihini göstermesi gerekmez.
Alıştırma
Bir matematik dersine başlamak için In today's + subject + lesson kalıbını kullanın. Tamamlayın: ____, we'll learn how to compare fractions.
Cevabı göster
In today's maths lesson
you're going to learn how to pronounce the nasal sounds in English. Notlar
0:06İngilizce'deki geniz seslerinin nasıl telaffuz edileceğini öğreneceksiniz.
you're going to learn how to pronounce: beceri hedefini duyurma
You're going to learn how to + fiilin yalın hâli, dinleyicinin biraz sonra öğreneceği bir beceriyi duyurur. Burada how to pronounce, geniz sesleri hakkında yalnızca bilgi edinmek değil, bu sesleri çıkarma yöntemini öğrenmek anlamına gelir. Be going to burada yakın gelecekte gerçekleşmesi beklenen öğrenme etkinliğini ifade eder; bir yere gitmeyi anlatmaz. how to yapısından sonra how to pronounce veya how to fold örneklerinde olduğu gibi fiilin yalın hâli kullanılır.
Alıştırma
how to kalıbını pronounce fiiliyle kullanın. Tamamlayın: You're going to learn ____ this difficult word.
Cevabı göster
how to pronounce
the nasal sounds in English: geniz sesleri nedir
Geniz sesi, hava burundan akabilirken çıkarılan bir konuşma sesidir. İngilizcede /m/, /n/ ve /ŋ/ (sing kelimesinin son sesi) geniz ünsüzleridir. Burada nasal, bir sesin nasıl çıkarıldığını anlatır; birinin burnunda sorun olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir telaffuz dersinde nasal sound ne demektir?
- Hava burundan geçerken çıkarılan bir ses
- Konuşanın burnunun hasta olduğu anlamına gelen bir ses
- Mutlaka çok yüksek sesle söylenmesi gereken bir ses
Cevabı göster
Hava burundan geçerken çıkarılan bir ses
and how to pronounce the nasal sounds in English.
0:13ve İngilizce'deki geniz seslerini nasıl telaffuz edeceğinizi öğreneceksiniz.
Before we get started: ana etkinlikten önce kullanılan geçiş ifadesi
Before we get started, dinleyenlere ana etkinliğin henüz başlamadığını bildiren bir geçiş ifadesidir. Konuşmacı ana konuya geçmeden önce kısa bir hatırlatma, talimat veya duyuru için yer açar. Burada get started; derse, göreve, toplantıya veya başka bir etkinliğe başlamak demektir. Bir yolculuğa çıkmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Etkinlik öncesindeki hatırlatmayı tamamlamak için dersteki dört kelimelik geçiş ifadesini kullanın: ____, please check that you have a pencil.
Cevabı göster
Before we get started
if you'd like to improve your English pronunciation, Ton ve niyet
0:17İngilizce telaffuzunuzu geliştirmek isterseniz,
then why not download my free English pronunciation pack?
0:20neden ücretsiz İngilizce telaffuz paketimi indirmiyorsunuz?
If you'd like to..., then why not...?: nazik bir öneri
If you'd like to..., then why not...? kalıbı önce dinleyicinin sahip olabileceği bir hedefi belirtir, sonra yardımcı olabilecek bir eylem önerir. You'd like to, you would like to ifadesinin kısalmış hâlidir ve you want to ifadesinden daha yumuşak duyulur. Burada Why not + fiilin yalın hâli? dostça bir öneri yapar: why not download, ‘indirmeyi düşünebilirsiniz’ anlamına gelir. Bir neden sormaz. Then hedef ile öneriyi bağlar, ancak kullanılmayabilir.
Alıştırma
Hangi cümle önce dinleyicinin hedefini belirtip ardından nazikçe bir kitap önerir?
- If you'd like to read more, then why not borrow this book?
- Why didn't you borrow this book?
- If you'd like to read more, then why not to borrow this book?
Cevabı göster
If you'd like to read more, then why not borrow this book?
The pack includes everything you need to help you improve your English pronunciation, Kalıp ifadeler
0:23Paket, İngilizce telaffuzunuzu geliştirmenize yardımcı olacak,
everything you need to...: bir kaynağı yeterli olarak tanıtmak
everything you need to... ifadesinde you need sözleri everything sözcüğünü niteler. Dilbilgisel olarak bunlar that sözcüğünün atıldığı bir ilgi cümleciğidir. Ardından to'lu mastar amacı belirtir. Burada paket; telaffuzu geliştirmek, hataları bulmak ve bunları düzeltmeyi öğrenmek için gereken malzemeleri içeriyormuş gibi sunulur. Bir rehber, set veya kurs anlatılırken everything çoğu zaman belirtilen hedef için gereken bütün temel unsurlar anlamına gelir. Genellikle konuyla ilgili bütün bilgiler anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir rehberin başlangıç düzeyindeki bir görev için gereken temel malzemeyi içerdiğini doğal biçimde söyler?
- This guide is everything need you to plan your first camping trip.
- This guide has everything you need planning your first camping trip.
- This guide has everything you need to plan your first camping trip.
Cevabı göster
This guide has everything you need to plan your first camping trip.
The link to download your free English pronunciation pack
0:32Ücretsiz İngilizce telaffuz paketinizi indirme bağlantısı
in the description of this video: video sayfasındaki bilgi bölümü
Bu video bağlamında in the description of this video, “video sayfasına ekli bilgi bölümünde” demektir. İçerik üreticileri bağlantıları ve ek bilgileri sıkça buraya koyar. Burada description, sayfadaki bir bölümün adıdır; videonun sözlü olarak anlatılması anlamına gelmez.
Alıştırma
Videoyu sunan kişi “The worksheet link is in the description of this video.” diyor. Nereye bakmalısınız?
- Video sayfasındaki bilgi bölümünde.
- Yalnızca yorumlarda.
- Videonun içindeki sözlü bir anlatımda.
Cevabı göster
Video sayfasındaki bilgi bölümünde.
let's start with the first question: başlangıç noktasını belirtmek
Let's start with + isim, bir gruba önce ne yapılacağını söyler. Let's hem konuşanı hem de dinleyenleri etkinliğe katar; start with ise sıralı bir etkinlikte ilk öğeyi belirtir. Burada the first question aynı zamanda dersi düzenler: İzleyicilerin sesli yanıt vermesi beklenmese bile ilk bölümü başlatır.
Alıştırma
Cümleyi let's ve start with yapısını kullanarak tamamlayın: ____ the first activity.
Cevabı göster
Let's start with
either ... or ... ile iki olası yolu anlatma
Either ... or ... iki seçeneği birbirine bağlar. Bu cümlede either, seslerin izleyeceği ilk yolu, yani ağzı; or ise ikinci yolu, yani burnu tanıtır. İki taraf birbiriyle eşleşen seçenekler anlatmalıdır. Burada iki taraf da seslerin bir yerden çıktığını söylediği için dinleyen kişi iki yolu açıkça karşılaştırabilir.
Alıştırma
İki seçeneği tanıtan eşleşmiş sözcüklerle cümleyi tamamlayın: We can ____ walk to the museum ____ take the bus.
Cevabı göster
either · or
If ..., this is ... ile bir kategori tanımlama
If ile başlayan yan cümle ölçütü veya koşulu verir, ana cümle ise ortaya çıkan kategorinin adını söyler. Burada sesin burundan çıkması ölçüttür; this is a nasal sound ifadesi sınıflandırmayı verir. Bir açıklama veya tanımda if, emin değilim anlamına değil, bu koşul her gerçekleştiğinde anlamına gelebilir. This, az önce anlatılan durumu gösterir. Bu kalıp kuralları ve kategorileri açıklamak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle bir şeyi tanımlamak veya sınıflandırmak için if koşulu kullanıyor?
- If the bell rings, close the door.
- If the rain stops, we can play outside.
- If a shape has three sides, it is a triangle.
Cevabı göster
If a shape has three sides, it is a triangle.
you need to create a block in your mouth. Kalıp ifadeler
0:58ağzınızda bir engel oluşturmanız gerekir.
create a block in your mouth: ağızdan çıkan hava akışını engellemek
Bu cümlede create a block in your mouth, havanın ağızdan serbestçe çıkmasını önlemek için dil veya dudaklarla bir kapanma ya da temas oluşturmak anlamına gelir. Buradaki block, hava akışındaki bir engeli ifade eder; oyuncak bir blok, şehir bloğu veya ağza konan bir nesne değildir. Bu hareket açıklaması, bir ses türünü belirli bir fiziksel hareketle ilişkilendirir. Telaffuz açıklamalarında create a block, “bir engel oluşturmak” veya daha teknik bir ifadeyle “bir kapanma oluşturmak” şeklinde anlaşılabilir.
Alıştırma
Bir telaffuz dersinde create a block in your mouth ne anlama gelir?
- Bütün havanın ağızdan çıkması için ağzı daha fazla açmak.
- Havanın ağızdan serbestçe çıkmasını önlemek için dili veya dudakları kullanmak.
- Ağzın içine katı bir nesne koymak.
Cevabı göster
Havanın ağızdan serbestçe çıkmasını önlemek için dili veya dudakları kullanmak.
can either use A or B: iki olası yöntem sunmak
can either use A or B kalıbı, iki olası araç veya yöntem sunar. Can her iki seçeneğin de mümkün olduğunu gösterir; either ... or ise iki alternatifi birbirine bağlar. Bu cümlede A ve B, your tongue ve your lips ifadeleridir. İki seçeneği aynı dil bilgisi biçiminde tutun. Burada use fiili ortaktır ve iki seçenek de bir vücut bölümünü adlandırır: your tongue ve your lips. Seçenekler eylemse iki tarafta da paralel eylem öbekleri kullanın.
Alıştırma
İki alternatiften birini ifade eden eşleşmiş sözcüklerle cümleyi tamamlayın: You can ____ call the office ____ send an email.
Cevabı göster
either · or
Bir yöntemi açıklamak için By creating ...
By + fiilin -ing biçimi, bir sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi açıklar. Burada By creating the block in your mouth, ana cümledeki sonucun nasıl oluştuğunu gösterir. Buradaki By bir edattır; bu nedenle create, creating biçimine dönüşür. Anlamı 'bu eylem yoluyla'dır, 'yanında' değildir.
Alıştırma
By sözcüğünden sonra listen fiilinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: By ____ carefully, you can hear the difference.
Cevabı göster
listening
force the air and the sound to travel: force + nesne + to-infinitive
Force + nesne + to-infinitive, basınç, güç veya koşulların bir kişiye ya da şeye bir eylem yaptırması anlamına gelir. Burada nesne the air and the sound, ortaya çıkan hareketi anlatan bölüm ise to travel out of your nose ifadesidir. Force yalnızca insanları isteklerine karşı davranmaya zorlamak için kullanılmaz. Fiziksel süreçleri açıklarken basıncın veya bir yapının harekete nasıl yol açtığını tarafsız biçimde gösterebilir.
Alıştırma
Cümleyi force + nesne + to-infinitive yapısıyla tamamlayın. Parantezdeki sözcükleri kullanın: The strong fan ____ through the tunnel. (force / the air / move)
Cevabı göster
forces the air to move
here's an example: somut bir örneğe geçiş
Here's an example, konuşmada kullanılan bir yönlendirme ifadesidir. Dinleyicilere genel açıklamanın bittiğini ve ardından somut bir örnek geleceğini bildirir. Buradaki here's yalnızca bir şeyin bu yerde olduğunu değil, konuşmacının şimdi bir şey göstereceğini veya sunacağını anlatır. İfade tek başına kullanılabilir ya da örneğin türünü belirtmek için ardından of + isim öbeği getirilebilir: Here's an example of a polite request.
Alıştırma
Genel bir kuraldan belirli bir örneğe geçiyorsunuz. Bu geçişi hangi cümle açıkça belirtir?
- We have already discussed every example.
- Here's an example of a polite request.
- The rule is still too general.
Cevabı göster
Here's an example of a polite request.
Let's take + isim öbeği: incelemek için bir örnek seçmek
Let's take + isim öbeği yapısı, grubun incelemek üzere bir şeyi seçmesi anlamına gelebilir. Burada konuşmacı, açıklamanın sonraki bölümünde kullanılacak örnek olarak ah sesini seçer. Bu kullanımda take, bir şeyi fiziksel olarak alıp götürmek anlamına gelmez. as an example eklendiğinde amaç açıkça belirtilir: Let's take this sentence as an example.
Alıştırma
Bir öğretmen, herkesin analiz örneği olarak bir cümle seçmesini istiyor. Bu amacı hangi cümle ifade eder?
- Let's take this sentence out of the paragraph.
- Let's take this sentence as an example.
- Let's take this sentence to the office.
Cevabı göster
Let's take this sentence as an example.
We can tell that the sound is leaving my mouth Kalıp ifadeler
1:18Sesin ağzımdan çıktığını anlayabiliyoruz,
We can tell that: ipuçlarından sonuca varmak
We can tell that, ipuçlarıyla desteklenen bir sonucu belirtir. Buradaki tell, ‘birine bilgi vermek’ değil, ‘fark etmek veya çıkarım yapmak’ demektir. that'ten sonraki yan cümle sonucu açıklar. Gördüğünüz, duyduğunuz veya test ettiğiniz bir şey sonuca varmanız için gerekçe sağladığında bu yapıyı kullanın. Bu yapı, we know that ifadesine göre ipuçlarını daha çok öne çıkarır.
Alıştırma
Hangi cümle, görünür bir kanıttan sonuç çıkarmak için can tell that ifadesini en doğru şekilde kullanır?
- We can tell Mia that the pavement is wet.
- We can tell that it rained because the pavement is wet.
- We know that Mia's birthday is in June because she told us last week.
Cevabı göster
We can tell that it rained because the pavement is wet.
pinch my nose: burnumu parmaklarımla sıkmak
Pinch my nose, kendi burnunun iki yanını parmaklarla kavrayıp bastırmak ve çoğu zaman burun deliklerini kısa süreliğine kapatmak demektir. Pinch yalnızca dokunmayı değil, hafifçe sıkma hareketini anlatır. Kişiyi gösteren sözcük özneye göre değişir: I pinch my nose, ancak you pinch your nose.
Alıştırma
Hangi yönerge, burnu parmakların arasında kapalı tutmak anlamına gelir?
- Pinch your nose gently before you hum.
- Touch your nose gently before you hum.
- Point to your nose before you hum.
Cevabı göster
Pinch your nose gently before you hum.
isn't affected: “etkilenmiyor” anlamındaki olumsuz edilgen yapı
isn't affected, is not affected ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve olumsuz edilgen yapıdadır. Özne olan the sound, değişmesi mümkün olan şeydir; bu nedenle cümle, burnu sıkmanın sesi değiştirmediğini anlatır. Etkinin kaynağını belirtmek için be affected by kullanılır: The sound isn't affected by the movement. Buradaki affected, “değişmiş veya etkilenmiş” anlamındadır; “duygulanmış” anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi cümle, soruların sırasını değiştirmenin nihai puanı değiştirmediği anlamına gelir?
- The order of the questions isn't affected by the final score.
- The final score isn't affected by the order of the questions.
- The final score affects the order of the questions.
Cevabı göster
The final score isn't affected by the order of the questions.
instead of saying ah: instead of + fiilin -ing biçimi
instead of saying ah, seçilmeyecek eylemi tanıtır. Cümlenin geri kalanı, konuşanın bunun yerine yapacağı farklı eylemi belirtir. of bir edattır; bu nedenle instead of sonrasında kullanılan fiil normalde -ing biçimini alır: instead of saying, instead of walking. instead of say gibi yalın fiil kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi instead of ve drive fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____, we took the train.
Cevabı göster
Instead of driving
You hear how it's now affected? ile dinleyeni değişime yönlendirmek
Bir gösterim sırasında You hear how ...? dinleyenden işitilebilen bir sonucu fark edip doğrulamasını ister. Konuşan kişi değişimi yalnızca bildirmek yerine dinleyeni de gözleme katar. Buradaki how, bir şeyin nasıl ya da ne ölçüde etkilendiğini anlatan kısmı başlatır; yapılacak adımları sormaz. how sonrasında düz cümle söz dizimi korunur: it's now affected denir, is it now affected denmez.
Alıştırma
Bir öğretmen az önce bir sesin iki farklı hâlini dinletti. Hangi soru sınıfı sesin nasıl değiştiğini fark etmeye doğal biçimde çağırır?
- You hear how does the ending change?
- You hear how the ending changes?
- You hear what to change the ending?
Cevabı göster
You hear how the ending changes?
The final question is: bir dizideki son soruyu belirtmek
The final question is ifadesi, konuşmanın yapısını gösteren sözlü bir işarettir. Dinleyenlere konuşmacının mevcut soru dizisinin son maddesine geçtiğini bildirir; asıl soru da genellikle is ifadesinin hemen ardından gelir. Buradaki final, yalnızca o soru dizisinin sonunu belirtir. Dersin, toplantının veya videonun tamamının bitmek üzere olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Yapı işaretini dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: ____: Which plan gives us more time?
Cevabı göster
The final question is
How many ... exist in English? ile bir sistemdeki sayıyı sormak
How many + çoğul sayılabilen isim + exist in + sistem? yapısını, belirli bir sistemde kaç öğe bulunduğunu sormak için kullanın. Burada nasal sounds sayılan öğeleri belirtir, in English ise sistemi sınırlar. Bu özne sorusunda How many nasal sounds, exist fiilinin öznesidir; bu yüzden do veya does eklenmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir dildeki ünsüz seslerin sayısını doğru biçimde sorar?
- How many consonant sounds exist in this language?
- How many consonant sounds does exist in this language?
- How much consonant sounds exist in this language?
Cevabı göster
How many consonant sounds exist in this language?
are /m/, /n/, and /ŋ/. Let's start with the first sound, /m/. This is easy as you just put your lips together. Notlar
1:48/m/, /n/ ve /ŋ/ sesleridir. İlk ses olan /m/ ile başlayalım. Dudaklarınızı birleştirmeniz yeterli olduğu için bu kolaydır.
Eksiksiz bir liste için The three ... are A, B, and C kalıbı
The three + çoğul kategori + are A, B, and C kalıbı önce toplam sayıyı bildirir, ardından tüm üyeleri adlandırır. Bu cümlede are sonrasındaki üç ses yalnızca örnek değil, bütün kümedir. Kategoriden önce gelen sayı, dinleyenin kaç öğe beklemesi gerektiğini bilmesini sağlar. Son öğeden önceki and listenin bitmek üzere olduğunu gösterir; listelenen öğelerin sayısı, açıklanan toplamla eşleşmelidir.
Alıştırma
Hangi cümle üç öğeyi açıkça eksiksiz liste olarak sunar?
- The three parts of the show are a song, a game, and a story.
- The show includes a song, a game, and a story.
- For example, the show has a song, a game, and a story.
Cevabı göster
The three parts of the show are a song, a game, and a story.
Let's start with the first sound: ilk maddeden başlamak
Let's start with the first sound, sıralı bir açıklamanın ilk maddeden başlayacağını gösterir. start with önce ele alınacak şeyi belirtir; the first sound ise önceki listedeki ilk sese gönderme yapar ve dinleyiciyi sonraki maddelere hazırlar. Let's, konuşanı ve dinleyeni etkinliğe birlikte katar. Bu nedenle sert bir emirden çok, sınıfta kullanılan samimi bir yönlendirme gibi duyulur. Let's start with the first + isim kalıbı örnekler, adımlar, kurallar veya konular için de kullanılabilir.
Alıştırma
Yukarıda öğrenilen iki kelimelik ifadeyle ders geçiş cümlesini tamamlayın: Let's ____ the first example.
Cevabı göster
start with
put your lips together: dudakları birleştirmek
Put your lips together, üst ve alt dudağı birbirine doğru hareket ettirip temas ettirme talimatıdır. Burada put bir şeyi hareket ettirip belirli bir konuma getirmek, together ise iki dudağın birleşmesi anlamına gelir. İngilizcede doğrudan bir hareket talimatı verirken genellikle vücut bölümünün kime ait olduğu belirtilir: your lips. Close your lips da dil bilgisi açısından doğrudur, ancak close lips tek başına günlük konuşmada eksik duyulur.
Alıştırma
Yukarıda öğrenilen ifadeyle telaffuz talimatını tamamlayın: ____ before making the /m/ sound.
Cevabı göster
Put your lips together
Now, let's look at the second sound, /n/. This time, we're going to create the block with the front of our tongue, Notlar
2:33Şimdi, ikinci ses olan /n/'ye bakalım. Bu sefer engeli dilimizin ön kısmıyla oluşturacağız,
Now, let's look at... ile sonraki ögeye geçmek
Now, açıklamanın ilerlediğini gösterir. Let's look at, konuşan kişiyle dinleyenlerin birlikte ele alacağı sıradaki ögeyi tanıtır; the second sound bunun dizideki ikinci öge olduğunu belirtir. Burada look at yalnızca “gözünü bir şeye çevirmek” değil, “incelemek ya da ele almak” anlamındadır. Now, let's look at + konuşulacak şey kalıbı derste, sunumda veya analizde dikkati sıradaki ögeye yöneltmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Bu nottaki üç sözcüklü hedef ifadeyle ders geçişini tamamlayın: Now, ____ the second example.
Cevabı göster
let's look at
the front of our tongue: dilin ön bölgesi
The front of our tongue, dilin dişlere daha yakın olan ön bölgesi anlamına gelir. Bu telaffuz yönergesinde, ses için kapanma oluşturmada kullanılan dil bölümünü belirtir. Front, konuşanın önündeki bir alanı değil, dilin kendi üzerindeki bir bölgeyi adlandırır. Our, konuşanı ve dinleyenleri kapsar; tek bir kişiye doğrudan yönerge verirken the front of your tongue demek yaygındır.
Alıştırma
Bir telaffuz yönergesinde the front of our tongue ne anlama gelir?
- Dilin dişlere yakın ön kısmı
- Yalnızca dilin en uç noktası
- Konuşanın tam önündeki alan
Cevabı göster
Dilin dişlere yakın ön kısmı
comes up: yukarı hareket eder
Bu cümlede comes up, “yukarı hareket eder” anlamındadır. This, dilin ön kısmını ifade eder; dolayısıyla ifade, bir kapanma oluşturmaya yardımcı olan gerçek bir hareketi anlatır. Hareket eden şey cümlenin öznesidir: The tongue comes up. Başka bağlamlarda come up, “konusu açılmak” veya “ortaya çıkmak” anlamına gelebilir; ancak bir vücut bölümünün konumuyla ilgili bağlam fiziksel anlama işaret eder.
Alıştırma
“The front of your tongue comes up behind your teeth” cümlesindeki comes up ne anlama gelir?
- Konuşan kişiye doğru hareket eder.
- Bir konuşmada ondan bahsedilir.
- Yukarı hareket eder.
Cevabı göster
Yukarı hareket eder.
Notice as well that...: başka bir noktayı eklemek
Notice that..., dinleyenin dikkatini ardından gelen gerçeğe yöneltir. Burada t harfinin sessiz olduğu gerçeğini sunar. As well burada “ayrıca” anlamındadır. Bu gerçeği ilk veya ana nokta olarak değil, açıklamayla bağlantılı ek bir nokta olarak düzenler.
Alıştırma
Hangi cümle bir derse doğal biçimde başka bir ayrıntı ekler?
- Notice as well about that the final letter is silent.
- Notice as well that the final letter is silent.
- Notice well as that the final letter is silent.
Cevabı göster
Notice as well that the final letter is silent.
the 't' is silent: yazıldığı hâlde okunmayan harf
the + harf + is silent kalıbı, harfin yazımda bulunduğunu ancak sözcük söylenirken seslendirilmediğini belirtir. Bu, harfin yazılı sözcükte bulunmadığı anlamına gelmez. Buradaki t, listen sözcüğündeki t harfidir. Listen normalde /ˈlɪsən/ diye söylenir ve /t/ sesi içermez.
Alıştırma
Listen sözcüğüyle ilgili açıklamayı tamamlayın: The 't' is ____.
Cevabı göster
silent
Now, for our third and final sound, we have /ŋ/. /ŋ/. And we use the back of our tongue for this sound. Notlar
3:17Şimdi, üçüncü ve son sesimiz için /ŋ/ var. /ŋ/. Ve bu ses için dilimizin arka kısmını kullanıyoruz.
Now, for our third and final sound: üçüncü öğeyi son öğe olarak tanıtma
Third öğenin sıra numarasının üç olduğunu, final ise bu ses dizisinde ardından başka bir öğe gelmediğini belirtir. Third and final birlikte kullanıldığında dinleyici bunun üçüncü öğe ve mevcut listenin son öğesi olduğunu anlar. Now, for ... anlatımı o öğeye geçirir. Buradaki final yalnızca mevcut ses listesi için geçerlidir; tüm dersin veya videonun sona erdiği anlamına gelmeyebilir.
Alıştırma
Bir gösterimin üç adımı var ve şimdi son adıma geçiliyor. Hangi cümle iki bilgiyi de verir?
- Now, for our final step, press Start.
- Now, for our third step, press Start.
- Now, for our third and final step, press Start.
Cevabı göster
Now, for our third and final step, press Start.
back of our tongue: /ŋ/ için kullanılan dilin arka kısmı
Bu telaffuz yönergesinde back of our tongue, dilin yumuşak damağa yakın olan geniş arka kısmını ifade eder. Buradaki back, dilin bir bölümünü anlatır; kişinin sırtı anlamına gelmez. İngilizcede /k/, /g/ ve /ŋ/ gibi sesler açıklanırken sık sık the back of the tongue denir. İyelik sözcüğü değişebilir: our tongue, your tongue veya yalnızca the tongue.
Alıştırma
Dilin geniş arka bölümünü hangi ifade belirtir?
- the tip of your tongue
- the front of your tongue
- the back of your tongue
Cevabı göster
the back of your tongue
I'd like you to think of the sound /g/ as in go. Notlar
3:25go kelimesindeki /g/ sesini düşünmenizi istiyorum.
I'd like you to think of...: nazik bir yönlendirme ifadesi
Bu cümlede I'd like you to think of..., dinleyiciyi bir görevi yapmaya yönelten nazik bir ifadedir. I'd, I would ifadesinin kısaltmasıdır ve like sözcüğünden sonra gelen kişi, yani you, eylemi yapması beklenen kişidir. Yapı I'd like + kişi + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Doğrudan verilen Think of... yönergesinden daha yumuşaktır; yine de dinleyiciden açıkça düşünmesini ister. Konuşanın nelerden hoşlandığını anlatmaz.
Alıştırma
Öğretmenin nazik yönergesini I'd like ve think of ile tamamlayın: ____ one example before we begin.
Cevabı göster
I'd like you to think of
as in go: örnek bir sözcük kullanmak
Burada as in go, hangi /g/ sesinin düşünülmesi gerektiğini gösterir: go sözcüğünde duyulan /g/ sesi. Ses veya harf + as in + örnek sözcük kalıbı, bir sesi ya da harfi belirtmek için bilinen bir sözcük kullanır. Bu kalıpta as in, yalnızca “içinde” değil, “…… içinde görüldüğü gibi” anlamına gelir. go yerine başka açık bir örnek sözcük kullanılabilir.
Alıştırma
Hedef ifadeyi kullanarak örnek sözcük ipucunu tamamlayın: The first sound is /k/, ____ cat.
Cevabı göster
as in
/g/. We hold the back of our tongue up Kalıp ifadeler
3:29/g/. Dilimizin arka kısmını yukarıda tutuyoruz
hold ... up and then release: bırakmadan önce konumu korumak
Hold the back of our tongue up, dilin o kısmını yukarı kalkmış bir konumda tutmak anlamına gelir. Hold + nesne + up yapısında nesne, hold ile up arasına gelir. And then eylemlerin sırasını gösterir: önce konumu koruyun, ardından serbest bırakın. Burada release, konumu tutmayı bırakmak veya engeli kaldırmak anlamına gelir; “yayımlamak” anlamında değildir. Neyi belirttiği zaten açık olduğu için release sonrasında nesne söylenmez.
Alıştırma
Hangi yönerge bir düğmeyi basılı tutup daha sonra bırakmak anlamına gelir?
- Release the button and then hold it down.
- Lift the button up and then release it.
- Hold the button down and then release it.
Cevabı göster
Hold the button down and then release it.
With the /ŋ/ sound, we ...: kuralın geçerli olduğu alanı belirtme
Cümlenin başındaki With the /ŋ/ sound, ardından gelen kuralın kapsamını belirler. Burada “/ŋ/ sesini çıkarırken veya bu sesten söz ederken” anlamına gelir; bu yüzden we don't release yalnızca bu ses için geçerlidir. Aktarılabilir With + konu ya da yöntem, we ... kalıbı açıklama ve karşılaştırmalarda yaygındır: önce öğeyi adlandırır, sonra o öğeye ait kuralı verir. Bu kullanımda with, “biriyle birlikte” anlamına gelmez.
Alıştırma
With the second method, we don't use any glue. cümlesinde With the second method ne işe yarar?
- Birinin ikinci yöntemle birlikte olduğunu söyler.
- Kuralı ikinci yöntemle sınırlar.
- İkinci yöntemin yapıştırıcının sahibi olduğunu söyler.
Cevabı göster
Kuralı ikinci yöntemle sınırlar.
/ŋ/. /ŋ/. So, it's the same position as /g/, but hold it instead. Dilbilgisi
3:39/ŋ/. /ŋ/. Yani /g/ ile aynı pozisyon, ancak bunun yerine tutuyoruz.
the same ... as ..., but ... instead: bir ortak özelliği belirtip ardından farkı gösterme
The same position as /g/, karşılaştırmanın belirli bir yönünü, yani dil konumunu gösterir. the same + isim + as ... kalıbı, iki şeyin adı verilen özellikte eşleştiğini anlatır; her yönden aynı olduklarını söylemez. Ardından but önemli farka geçer. Hold it instead, dinleyiciye bu konumu bırakmak yerine korumasını söyler. Karşılaştırmalarda bu kalıp, önce ortak özelliği söyleyip ardından farklı eylemi veya sonucu vermeyi sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle iki anahtarın şeklinin aynı, ancak işlevlerinin farklı olduğunu doğru biçimde anlatır?
- The new key has the same shape as the old one, but it opens a different door.
- The new key has a similar shape as the old one, but it opens a different door.
- The new key has the same shape than the old one, but it opens a different door.
Cevabı göster
The new key has the same shape as the old one, but it opens a different door.
Now, the /ŋ/ sound does not appear at the start of words. Kelime
3:47Şimdi, /ŋ/ sesi kelimelerin başında bulunmaz.
/ŋ/ sesi kelimelerin başında bulunmaz
Bu cümlede does not appear at the start of words, “kelime başı konumunda bulunmaz” anlamına gelir. Buradaki appear, “bulunmak veya ortaya çıkmak” demektir; “birden görünür hâle gelmek” anlamında değildir. X does not appear at the start/end of words kalıbı, bir sesin, harfin veya yazım biçiminin kelimenin hangi konumunda bulunabileceğini anlatır. Burada İngilizcede /ŋ/ sesi için bir kelime içi konum sınırlaması verilir.
Alıştırma
Cümle /ŋ/ sesi için hangi konum kuralını veriyor?
- İngilizce kelimelerin hiçbir yerinde bulunmaz.
- İngilizce kelimelerin başında bulunmaz.
- Yalnızca İngilizce kelimelerin başında bulunur.
Cevabı göster
İngilizce kelimelerin başında bulunmaz.
So, we'll just start with medial position words. Kelime
3:51Bu yüzden, sadece orta konumdaki kelimelerle başlayacağız.
medial position words: hedef sesin kelime içinde bulunduğu kelimeler
Telaffuz öğretiminde medial position words, hedef sesin kelimenin başında veya sonunda değil, içinde bulunduğu kelimelerdir. Burada medial, “ortada” ya da “sözcük içi konumda” demektir; sesin matematiksel olarak tam merkezde olması gerekmez. Bu ifade, kelimeleri hedef sesin konumuna göre sınıflandırır. Bu cümlede öğretmen, hedef sesin kelime içinde bulunduğu örneklere geçmektedir.
Alıştırma
Bir öğretmen, hedef sesin kelimenin iki ucunda değil içinde bulunduğu örnekler istiyor. Hangi kategoriyi seçmelidir?
- initial position words
- final position words
- medial position words
Cevabı göster
medial position words
So, here we're going to hold it and then release it. Kalıp ifadeler
3:58Yani burada sesi tutup sonra serbest bırakacağız.
hold it and then release it: and then ile iki eylemi sıraya koymak
hold it and then release it ifadesinde and then iki eylemi sırayla birbirine bağlar. Önce hold it, ardından release it gelir. Then, iki eylemin aynı anda olmadığını ve ikinci eylemin birinciden sonra gerçekleştiğini gösterir. Talimatlarda, gösterimlerde veya bir süreci anlatırken adımları açıkça vermek için “bir eylem + and then + başka bir eylem” yapısını kullanabilirsin. İki eylemi de aynı özne yapıyorsa özneyi genellikle tekrarlamak gerekmez: Hold it and then release it.
Alıştırma
Talimatı dersteki bağlantı ifadesinin aynısıyla tamamla: Hold the button for two seconds ____ release it.
Cevabı göster
and then
So, we're not saying struggler, stronger. Ton ve niyet
4:02Yani, struggler değil, stronger diyoruz.
we're not saying struggler, stronger: bir telaffuzu reddedip hedef telaffuzu vermek
Sınıftaki bu kısa telaffuz düzeltmesinde we're not saying, struggler sözcüğünü taklit etmemen gerektiğini belirtir. Hedef telaffuz stronger sözcüğüdür. Tam anlamı şudur: We're not saying X; we're saying Y. Hızlı konuşmada duraklama ve vurgu karşıtlığı açıkça gösteriyorsa ikinci we're saying söylenmeyebilir. Bu yapıda X reddedilir, Y ise tekrar edilmesi gereken biçimdir.
Alıştırma
Bir öğretmen “We're not saying ship; we're saying sheep.” diyor. Hedef telaffuz hangi kelimedir?
- ship
- sheep
- İki kelime de
Cevabı göster
sheep
So, make sure you're not releasing it at the end. Ton ve niyet
4:18Yani sonda sesi serbest bırakmadığınızdan emin olun.
Kontrol hatırlatması olarak make sure you're not ...
Burada make sure ifadesinden sonra tam bir yan cümle gelir: you're not releasing it at the end. Bu, yalnızca hemen dur demek yerine, istenmeyen bu eylemin gerçekleşmediğini kontrol etmek anlamına gelir. Bu ifade, dinleyiciye kendi hareketini izlemesini hatırlatır. Yeniden kullanılabilen kalıp make sure + özne + olumsuz fiildir; make sure you don't ... veya make sure you're not ... gibi.
Alıştırma
Hatırlatmayı make sure you're not ve cover fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Before the call, ____ the camera.
Cevabı göster
make sure you're not covering
Not sink or sing: iki olasılığı reddetmek
Not sink or sing kısaltılmış bir düzeltmedir. not A or B kalıbında not iki olasılığın ikisini de kapsar; bu yüzden konuşan hem sink hem de sing seçeneğini reddeder. Tam biçimi It isn't sink or sing şeklindedir. Bu kısa biçim, bir gösterim veya soru sayesinde atılan özne ve fiil açık olduğunda doğaldır. İki kelimeden birinin kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir öğretmen ship ve sheep tahminlerinin ikisini de reddetmek istiyor. Hangi kısa düzeltme bu anlamı verir?
- Not ship or sheep.
- Either ship or sheep.
- Not ship but sheep.
Cevabı göster
Not ship or sheep.
There are some accents that do do this, but I'm going to teach you Received Pronunciation and Modern Received Pronunciation here. Notlar
4:23Bunu yapan bazı aksanlar var, ancak burada size Standart İngiliz Aksanını (Received Pronunciation) ve Modern Standart İngiliz Aksanını öğreteceğim.
do do this: ana fiil do önündeki vurgulu do
do do this ifadesinde ilk do, “gerçekten” veya “hakikaten” anlamı katan vurgulu bir yardımcı fiildir. İkinci do ise do this yapısındaki ana fiildir ve daha önce konuşulan telaffuz biçimine gönderme yapar. İki do bilinçli olarak yan yana kullanılmıştır; bu bir dil sürçmesi değildir. Vurgulu do, olumlu bir cümlede fiilin yalın hâlinden önce gelir. Bir varsayımı düzeltmek, bir şeyin doğru olduğunda ısrar etmek veya karşıtlıktan önce bir gerçeği kabul etmek için sıkça kullanılır. Burada konuşmacı, öğreteceği modelleri tanıtmadan önce bazı aksanların bu kalıbı gerçekten kullandığını kabul eder.
Alıştırma
Birisi hiçbir aksanın bu kalıbı kullanmadığını söyledi. Vurgulu yardımcı fiili ekleyin: Some accents ____ do this.
Cevabı göster
do
Aksan modelleri olarak Received Pronunciation ve Modern Received Pronunciation
Received Pronunciation (RP), İngiltere ile ilişkilendirilen, iyi bilinen bir Britanya İngilizcesi aksan modelinin adıdır ve telaffuz öğretiminde sıkça referans olarak kullanılır. Bu cümlede Modern Received Pronunciation, bu modelin daha yeni ve çağdaş bir biçimini ifade eder. Bu adlar dersin kapsamını sınırlar: öğretmen belirli aksan modellerini anlatmaktadır; tüm Britanya aksanlarının veya tüm İngilizce aksanların uyduğu bir kuralı anlatmamaktadır. Received burada özel bir adın parçasıdır; bir mesajın “alındığı” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede Received Pronunciation ve Modern Received Pronunciation adlarının kullanılması neyi gösterir?
- Ders, belirli Britanya İngilizcesi telaffuz modellerini izliyor.
- Britanyalı her konuşmacı tamamen aynı aksanı kullanıyor.
- Received, öğretmenin az önce bir mesaj aldığı anlamına geliyor.
Cevabı göster
Ders, belirli Britanya İngilizcesi telaffuz modellerini izliyor.
Now, it's time to practice in some sentences. Anlatım akışı
4:40Şimdi, bazı cümlelerle pratik yapma zamanı.
it's time to practice in some sentences: cümle alıştırmasına geçiş
Burada it's time to practice, derste yeni bir aşamaya geçildiğini gösterir: açıklama biter ve cümlelerle alıştırma başlar. It's time to + fiilin yalın hâli kalıbı, sıradaki etkinliğin artık başlaması gerektiğini bildirir. in some sentences alıştırmanın biçimini açıklar: hedef dil, tam cümlelerin içinde kullanılacaktır. Fiziksel bir yeri belirtmez.
Alıştırma
Vurgulanan ifade bu derste hangi işlevi görüyor?
- Dersin tamamının bittiğini duyurur.
- Alıştırmanın nerede yapılacağını sorar.
- Açıklama sona erer ve cümlelerle alıştırma başlar.
Cevabı göster
Açıklama sona erer ve cümlelerle alıştırma başlar.
Listen carefully and repeat: önce dinleyip sonra söyleme yönergesi
Listen carefully and repeat sınıfta kullanılan kısa bir yönergedir. Dinleyiciye iki eylemi sırayla yapmasını söyler: önce örneği dikkatle dinlemek, ardından aynı kelimeleri veya cümleyi söylemek. Listen ve repeat emir bildiren fiillerdir. Anlaşılan özne you olduğu için açıkça söylenmez. Bu bağlamda repeat, tüm dersi baştan başlatmak değil, az önce duyulanı tekrar söylemek anlamına gelir.
Alıştırma
Öğrenciden önce dinlemesini, ardından örneği yeniden söylemesini isteyen yönergeyi tamamlayın: Listen carefully and ____.
Cevabı göster
repeat
We don't really do double consonant sounds in English. Kelime
5:10İngilizcede çift ünsüz sesleri gerçekten yapmıyoruz.
double consonant sounds: çift sesler ve çift yazılan harfler
double consonant sounds, aynı iki ünsüz sesin art arda çıkarılmasıdır. Bunlar daha uzun bir ünsüz gibi ya da iki ünsüz arasındaki belirgin bir sınır gibi duyulabilir. Bu cümlede konuşmacı, İngilizcede yazımda iki kez görülen bir ünsüzün genellikle iki tam ünsüz sesi olarak söylenmediğini belirtiyor. Önemli olan harflerle sesleri ayırmaktır. happy yazımında iki p bulunur; ama İngilizcedeki olağan telaffuzunda ayrı ayrı iki /p/ değil, tek bir /p/ ünsüz sesi vardır. Bu genel bir eğilimdir, kesin bir kural değildir; bazı sözcüklerin içindeki sınırlarda aynı ünsüz sesler yine de karşılaşabilir.
Alıştırma
Çift yazılan harflerle çift ünsüz sesleri arasındaki farkı en iyi hangi ifade anlatır?
- Yazılı iki aynı ünsüz harf genellikle ayrı ayrı söylenen iki ünsüz sesi anlamına gelmez.
- Çift yazılan her ünsüz harf iki kez söylenmelidir.
- İngilizcede iki aynı ünsüz harf hiçbir zaman yan yana yazılmaz.
Cevabı göster
Yazılı iki aynı ünsüz harf genellikle ayrı ayrı söylenen iki ünsüz sesi anlamına gelmez.
We do with some words, but this is normally compound words. Kelime
5:13Bazı kelimelerde yapıyoruz, ancak bunlar genellikle birleşik kelimelerdir.
compound words: tam sözcükleri tek bir birimde birleştirmek
compound words, iki veya daha fazla mevcut sözcüğün tek bir birim oluşturacak şekilde birleştirilmesiyle oluşan birleşik sözcüklerdir. Örneğin tooth ve brush birleşerek toothbrush sözcüğünü oluşturur. Burada birleşik sözcükler önemlidir, çünkü ilk parçanın son ünsüz sesi ikinci parçanın ilk ünsüz sesiyle aynı olabilir. bookcase sözcüğünde iki parçanın sınırında /k/ ile /k/ karşılaşır; bu nedenle ünsüz daha uzun duyulabilir. Buradaki compound, sözcük oluşturmayla ilgili bir terimdir, kimyasal bir anlam taşımaz.
Alıştırma
Hangi sözcük iki tam sözcükten yapılmış bir compound word örneğidir?
- toothbrush
- unhappy
- carefully
Cevabı göster
toothbrush
So, keep it up keep keep attention pay attention to this 'cause I live in Spain and a lot of people double the consonants and they double the sound and make it Emma, Notlar
5:21Bu yüzden, buna çok dikkat edin çünkü ben İspanya'da yaşıyorum ve birçok insan ünsüzleri ve sesi çiftleyerek Emma yapıyor,
pay attention to this: dikkati önemli bir noktaya yöneltmek
Pay attention to this, “bu noktaya dikkat et” anlamına gelir. Dinleyenin dikkatini açıklanan veya gösterilen önemli bir ayrıntıya yöneltir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp pay attention to + isim veya zamir şeklindedir. to edatı dikkat edilmesi gereken şeyi tanıtır; burada this, konuşmacının birazdan açıklayacağı telaffuz ayrıntısını gösterir.
Alıştırma
Hedef kalıbı tek sözcükle tamamlayın: Please pay attention ____ the final sound.
Cevabı göster
to
'cause: because'ın gündelik kısaltılmış biçimi
'Cause, because'ın gündelik ve kısaltılmış biçimidir; bir neden bildirir. Asıl cümlede 'cause I live in Spain, konuşmacının bu telaffuz biçimini neden fark ettiğini açıklar. Baştaki kesme işareti, because sözcüğünün ilk bölümünün atıldığını gösterir. Diyaloglarda ve altyazılarda 'cause ifadesini because olarak anlayın; “neden” anlamındaki cause ismiyle veya “sebep olmak” anlamındaki cause fiiliyle karıştırmayın.
Alıştırma
Resmî bir okul raporu için en uygun cümle hangisidir?
- The match was postponed 'cause the field was flooded.
- The match was postponed because the field was flooded.
Cevabı göster
The match was postponed because the field was flooded.
double the consonants ... double the sound: fiil olarak double
Burada double bir eylemi anlatır. double the consonants ve double the sound ifadelerinde double, double + nesne yapısına sahip geçişli bir fiildir. Bir şeyin miktarını, boyutunu veya süresini iki katına çıkarmak anlamına gelir. Bu telaffuz açıklamasında öğretmen, ünsüz sesini iki katmış gibi duyulacak şekilde tekrarlamayı veya uzatmayı kastediyor. Yalnızca yazılı kelimede iki ünsüz harf bulunduğunu söylemiyor. Aynı fiil yapısı double the amount ve double the length ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
Cümleyi double fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Last year, the factory ____ its output from 500 to 1,000 units.
Cevabı göster
doubled
very quick and very short: hız ve süre
Quick ve short birbiriyle ilişkili fakat farklı iki özelliği anlatır. Quick, bir eylemin veya sesin hızlı gerçekleştiğini; short ise kısa bir süre devam ettiğini belirtir. and ile birleştirildiklerinde dinleyene sesi uzatmadan kısa ve hızlı telaffuz etmesini söylerler. very sözcüğünün tekrarlanması her özelliği ayrı ayrı vurgular.
Alıştırma
Bu telaffuz yönergesinde It's very quick and very short. ne anlama gelir?
- Ses hızlı çıkarılır ve uzun sürmez.
- Ses yavaş başlar fakat sonra daha yüksek olur.
- Ses iki kez tekrarlanır ve uzun süre tutulur.
Cevabı göster
Ses hızlı çıkarılır ve uzun sürmez.
And that's it for today's English pronunciation lesson. Anlatım akışı
6:00Bugünkü İngilizce telaffuz dersimiz bu kadar.
Kapanış işareti olarak That's it for today's + etkinlik
That's it for today's English pronunciation lesson, dersin artık sona erdiğini belirtir. Buradaki that's it bir kapanış işaretidir; dersin kolay olduğu anlamına gelmez. That's it for today's + etkinlik kalıbı, hangi etkinliğin bittiğini dinleyicilere bildirir. Etkinliğin adı değişebilir ancak kalıbın konuşmayı düzenleyip bitirme işlevi aynı kalır.
Alıştırma
Hedef kapanış kalıbını kullanarak şu İngilizce cümleyi tamamlayın: ____ workshop.
Cevabı göster
That's it for today's
I hope you've enjoyed it and you've learned something new. Kalıp ifadeler
6:03Umarım keyif almışsınızdır ve yeni bir şey öğrenmişsinizdir.
I hope you've enjoyed it and you've learned something: sonda deneyime dönüp bakmak
Bir dersin sonunda I hope you've enjoyed it and you've learned something demek, konuşanın dinleyicilerin o ana kadarki deneyimden keyif almış ve bir şey öğrenmiş olmalarını samimi biçimde umduğunu ifade eder. You've enjoyed ve you've learned, present perfect biçimleridir. Önceki izleme ve öğrenme sürecini şimdiki ana bağladıkları için cümle doğal bir kapanış sözü olur. İki yan cümle and ile bağlanır ve ikisi de I hope ifadesine bağlıdır.
Alıştırma
Müze turu yeni bitti. Hangi cümle ziyaretçilerin deneyimine ve öğrendiklerine doğal biçimde dönüp bakar?
- I hope you've enjoyed the tour and you've learned something new.
- I hope you'll enjoy the tour and you'll learn something new.
- I hope you enjoyed tours and learn something new.
Cevabı göster
I hope you've enjoyed the tour and you've learned something new.
you've made it this far: şu anki noktaya kadar gelmek
Bu cümlede you've made it this far, “izlemeye devam edip bu noktaya ulaştın” anlamına gelir. Present perfect yapısı, daha önce başlayan izlemeyi izleyicinin şu anda ulaştığı noktayla ilişkilendirir. Buradaki this far, fiziksel mesafeyi değil videodaki ilerlemeyi ölçer. make it this far kalıbı bir kitap, kurs, görev veya zorlukta mevcut aşamaya ulaşmayı da anlatabilir.
Alıştırma
“You've made it this far in the course” ne anlama gelir?
- Kursun her bölümünü çoktan bitirdin.
- Fiziksel olarak uzun bir mesafe katettin.
- Kursa devam ederek şu anki noktaya ulaştın.
Cevabı göster
Kursa devam ederek şu anki noktaya ulaştın.
in the comments: platformun herkese açık yorumlar bölümü
Çevrim içi bir videoda in the comments, “platformun yorumlar bölümünde” anlamına gelir. İzleyiciler burada genellikle başkalarının da görebildiği yanıtlar paylaşabilir. Tell me in the comments, içerik üreticisinin izleyicilere yönelttiği yaygın bir etkileşim isteğidir: izleyici, içerik üreticisiyle özel olarak iletişime geçmek yerine istenen yanıtı oraya yazmalıdır.
Alıştırma
Bir video sunucusu, izleyicilerin videonun altına herkese açık bir yanıt yazmasını istiyor. Cümleyi tamamlayın: Tell me your answer ____.
Cevabı göster
in the comments
Remember to download your free English pronunciation pack. Ton ve niyet
6:11Ücretsiz İngilizce telaffuz paketinizi indirmeyi unutmayın.
Remember to + fiilin yalın hâli: nazik bir eylem hatırlatması
Remember to + fiilin yalın hâli, birine hâlâ yapılması gereken bir işi unutmamasını söyler. Burada download fiilin yalın hâlidir ve cümle izleyiciyi telaffuz paketini almaya yönlendirir. Bu, öznesi you olan ancak öznesi söylenmeyen bir emir cümlesidir. Temel işlevi hatırlatma yapmaktır; bu nedenle yalnızca Download the pack. demekten genellikle daha az sert duyulur.
Alıştırma
Hatırlatmayı hedef yapıyla tamamla: ____ bring your permission slip tomorrow.
Cevabı göster
Remember to
The link to download it is below in the description.
6:14İndirme bağlantısı aşağıda açıklama kısmındadır.
As always: düzenli bir rutini tanıtmak
As always, ardından gelen şeyin önceki zamanlarla aynı düzeni izlediğini belirtir. Sonraki sözü veya eylemi tanıdık ve düzenli bir şey olarak çerçeveler. Cümlenin başında kısa bir geçiş ifadesi görevi görür ve ardından genellikle virgül gelir. Altyazıda yeni bir bilgi değil, her zamanki kapanış mesajının geleceğini gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle, ısınmayı yerleşmiş bir cuma rutini olarak sunmak için cümle başında bir geçiş ifadesi kullanıyor?
- As always, we begin Friday practice with a warm-up.
- For the first time, we begin Friday practice with a warm-up.
- By accident, we begin Friday practice with a warm-up.
Cevabı göster
As always, we begin Friday practice with a warm-up.
to like and subscribe: platformda eylem çağrısı
Bir video platformunda like, Beğen düğmesine basmak; subscribe ise yeni içeriklerini aboneliklerinizde görebilmek için kanala abone olmak anlamına gelir. like and subscribe birlikte, videonun sonuna doğru sık kullanılan bir eylem çağrısıdır. to sözcüğü remember ile bağlantılıdır: remember to do something. Ardından like ve subscribe olmak üzere iki paralel yalın fiil gelir.
Alıştırma
Bu video sonu eylem çağrısını platformdaki iki standart işlemle tamamlayın: Remember to ____.
Cevabı göster
like and subscribe
see you in the next lesson: dostça bir ders vedası
See you in the next lesson, mevcut dersi dostça bitirmenin ve konuşanın bir sonraki derste dinleyicilerle yeniden buluşmayı ya da konuşmayı beklediğini söylemenin bir yoludur. See you yalnızca yüz yüze görüşmeler için değildir; çevrim içi derslerde ve videolarda da kullanılabilir. Tam cümlede I will see you, yaygın olan I'll see you biçiminde kısaltılabilir. Kısa bir vedada konuşanlar çoğu zaman I will bölümünü atar ve yalnızca See you in the next lesson der.
Alıştırma
Çevrim içi bir ders bitiyor ve başka bir ders planlanmış. En doğal ve dostça veda cümlesi hangisidir?
- See you in the next lesson.
- Let's begin the next lesson now.
- This is our final lesson.
Cevabı göster
See you in the next lesson.