İngilizcede Geniz Sesleri (Nazal Sesler) Nasıl Telaffuz Edilir | /m/ /n/ /ŋ/: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
779 kelime 143 kel/dk

Video açıklaması: Emma, İngilizcedeki geniz seslerinin ağızda bir engel oluşturulup havanın burundan yönlendirilmesiyle nasıl çıkarıldığını anlatıyor. Ardından /m/, /n/ ve /ŋ/ seslerini gösteriyor, cümle alıştırmalarına geçiyor ve ünsüz süresini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. the nasal sounds in English. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Bu telaffuz terimini, havanın burundan geçmesiyle üretilen sesler olarak anlayın; böylece /m/, /n/ ve /ŋ/ seslerini ortak hava akışı mekanizmalarına göre sınıflandıran açıklamaları rahatça takip edebilirsiniz. 2. it's the same position as /g/, but hold it instead. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Önce benzerliği belirten, ardından gerekli eylemdeki farkı karşılaştıran yapıyı tanıyın; bu kalıpla /ŋ/ sesinde dilin arka kısmının /g/ ile aynı konumda olduğunu, ancak serbest bırakılmayıp tutulduğunu açıklayabilirsiniz. 3. double consonant sounds in — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Ünsüz süresi konuşulurken kullanılan bu terimi anlayın ve yazıdaki çift harflerle sesin gerçekten iki kez ya da uzun söylenmesini ayırt edin; böylece Emma sözcüğündeki ünsüzün İngilizcede neden genellikle kısa ve hızlı çıkarıldığını kavrayabilirsiniz.

Bu derste

Hello and welcome back to pronunciation with Emma Kalıp ifadeler

0:00

Merhaba ve Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz,

Kalıp ifadeler

welcome back to + düzenli bir seri

welcome back to + program, kurs, kanal veya seri yapısı, daha önce izlemiş ya da katılmış kişilere yönelik samimi bir açılıştır. Burada Emma'nın telaffuz içeriklerine geri dönen izleyiciler karşılanıyor. Back aynı devam eden içeriğe dönüşü belirtir; fiziksel olarak bir yere geri dönmeyi gerektirmez.

Alıştırma

Haftalık bir seriye geri dönen dinleyicileri hangi açılış cümlesi doğal biçimde karşılar?

  1. Please go back to our weekly science show.
  2. Welcome back to our weekly science show.
  3. Welcome our weekly science show back.
Cevabı göster

Welcome back to our weekly science show.

or welcome if you're brand new to my channel. Kalıp ifadeler

0:02

veya kanalıma yepyeniyseniz hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

be brand new to + bir kanal veya alan

be brand new to + isim, bir kanal, grup, etkinlik, konu veya yerle yeni tanışmış olmak ya da bu konuda neredeyse hiç deneyimi olmamak demektir. Brand, new sözcüğünü güçlendirir; bu nedenle ifade kişinin tamamen yeni olduğunu vurgular. Bu cümlede you're brand new to my channel, izleyicinin kanalla ilişkisini anlatır: izleyici kanalı daha yeni bulmuştur. Kanalın kendisinin yakın zamanda oluşturulduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Maya bugün bir kodlama kulübüne katıldı ve daha önce hiç kod yazmadı. Hangi cümle onu en iyi anlatır?

  1. She has a new coding book.
  2. She's brand new to coding.
  3. Her coding class is brand new.
Cevabı göster

She's brand new to coding.

In today's English pronunciation lesson, Anlatım akışı

0:04

Bugünkü İngilizce telaffuz dersinde,

Anlatım akışı

In today's ... lesson: dersin konusunu belirtme

In today's + subject + lesson, konuşmacının dinleyicilerin ne öğreneceğini söylemeden önce dersin konusunu ve kapsamını belirlediği bir açılış kalıbıdır. Burada English pronunciation, dersin türünü belirtir. Bir kurs veya video serisinde today's, “bu ders” ya da “bu bölüm” anlamına gelebilir. Belirli bir takvim tarihini göstermesi gerekmez.

Alıştırma

Bir matematik dersine başlamak için In today's + subject + lesson kalıbını kullanın. Tamamlayın: ____, we'll learn how to compare fractions.

Cevabı göster

In today's maths lesson

you're going to learn how to pronounce the nasal sounds in English. Notlar

0:06

İngilizce'deki geniz seslerinin nasıl telaffuz edileceğini öğreneceksiniz.

Kalıp ifadeler

you're going to learn how to pronounce: beceri hedefini duyurma

You're going to learn how to + fiilin yalın hâli, dinleyicinin biraz sonra öğreneceği bir beceriyi duyurur. Burada how to pronounce, geniz sesleri hakkında yalnızca bilgi edinmek değil, bu sesleri çıkarma yöntemini öğrenmek anlamına gelir. Be going to burada yakın gelecekte gerçekleşmesi beklenen öğrenme etkinliğini ifade eder; bir yere gitmeyi anlatmaz. how to yapısından sonra how to pronounce veya how to fold örneklerinde olduğu gibi fiilin yalın hâli kullanılır.

Alıştırma

how to kalıbını pronounce fiiliyle kullanın. Tamamlayın: You're going to learn ____ this difficult word.

Cevabı göster

how to pronounce

Kelime

the nasal sounds in English: geniz sesleri nedir

Geniz sesi, hava burundan akabilirken çıkarılan bir konuşma sesidir. İngilizcede /m/, /n/ ve /ŋ/ (sing kelimesinin son sesi) geniz ünsüzleridir. Burada nasal, bir sesin nasıl çıkarıldığını anlatır; birinin burnunda sorun olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir telaffuz dersinde nasal sound ne demektir?

  1. Hava burundan geçerken çıkarılan bir ses
  2. Konuşanın burnunun hasta olduğu anlamına gelen bir ses
  3. Mutlaka çok yüksek sesle söylenmesi gereken bir ses
Cevabı göster

Hava burundan geçerken çıkarılan bir ses

You're going to learn what is a nasal sound

0:10

Geniz sesinin ne olduğunu

and how to pronounce the nasal sounds in English.

0:13

ve İngilizce'deki geniz seslerini nasıl telaffuz edeceğinizi öğreneceksiniz.

Before we get started, Anlatım akışı

0:16

Başlamadan önce,

Anlatım akışı

Before we get started: ana etkinlikten önce kullanılan geçiş ifadesi

Before we get started, dinleyenlere ana etkinliğin henüz başlamadığını bildiren bir geçiş ifadesidir. Konuşmacı ana konuya geçmeden önce kısa bir hatırlatma, talimat veya duyuru için yer açar. Burada get started; derse, göreve, toplantıya veya başka bir etkinliğe başlamak demektir. Bir yolculuğa çıkmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Etkinlik öncesindeki hatırlatmayı tamamlamak için dersteki dört kelimelik geçiş ifadesini kullanın: ____, please check that you have a pencil.

Cevabı göster

Before we get started

if you'd like to improve your English pronunciation, Ton ve niyet

0:17

İngilizce telaffuzunuzu geliştirmek isterseniz,

then why not download my free English pronunciation pack?

0:20

neden ücretsiz İngilizce telaffuz paketimi indirmiyorsunuz?

Ton ve niyet

If you'd like to..., then why not...?: nazik bir öneri

If you'd like to..., then why not...? kalıbı önce dinleyicinin sahip olabileceği bir hedefi belirtir, sonra yardımcı olabilecek bir eylem önerir. You'd like to, you would like to ifadesinin kısalmış hâlidir ve you want to ifadesinden daha yumuşak duyulur. Burada Why not + fiilin yalın hâli? dostça bir öneri yapar: why not download, ‘indirmeyi düşünebilirsiniz’ anlamına gelir. Bir neden sormaz. Then hedef ile öneriyi bağlar, ancak kullanılmayabilir.

Alıştırma

Hangi cümle önce dinleyicinin hedefini belirtip ardından nazikçe bir kitap önerir?

  1. If you'd like to read more, then why not borrow this book?
  2. Why didn't you borrow this book?
  3. If you'd like to read more, then why not to borrow this book?
Cevabı göster

If you'd like to read more, then why not borrow this book?

The pack includes everything you need to help you improve your English pronunciation, Kalıp ifadeler

0:23

Paket, İngilizce telaffuzunuzu geliştirmenize yardımcı olacak,

find your mistakes

0:28

hatalarınızı bulmanızı

and how to correct them.

0:30

ve bunları nasıl düzelteceğinizi öğretecek her şeyi içerir.

Kalıp ifadeler

everything you need to...: bir kaynağı yeterli olarak tanıtmak

everything you need to... ifadesinde you need sözleri everything sözcüğünü niteler. Dilbilgisel olarak bunlar that sözcüğünün atıldığı bir ilgi cümleciğidir. Ardından to'lu mastar amacı belirtir. Burada paket; telaffuzu geliştirmek, hataları bulmak ve bunları düzeltmeyi öğrenmek için gereken malzemeleri içeriyormuş gibi sunulur. Bir rehber, set veya kurs anlatılırken everything çoğu zaman belirtilen hedef için gereken bütün temel unsurlar anlamına gelir. Genellikle konuyla ilgili bütün bilgiler anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir rehberin başlangıç düzeyindeki bir görev için gereken temel malzemeyi içerdiğini doğal biçimde söyler?

  1. This guide is everything need you to plan your first camping trip.
  2. This guide has everything you need planning your first camping trip.
  3. This guide has everything you need to plan your first camping trip.
Cevabı göster

This guide has everything you need to plan your first camping trip.

The link to download your free English pronunciation pack

0:32

Ücretsiz İngilizce telaffuz paketinizi indirme bağlantısı

is in the description of this video. Kültür

0:35

bu videonun açıklama kısmında yer alıyor.

Kültür

in the description of this video: video sayfasındaki bilgi bölümü

Bu video bağlamında in the description of this video, “video sayfasına ekli bilgi bölümünde” demektir. İçerik üreticileri bağlantıları ve ek bilgileri sıkça buraya koyar. Burada description, sayfadaki bir bölümün adıdır; videonun sözlü olarak anlatılması anlamına gelmez.

Alıştırma

Videoyu sunan kişi “The worksheet link is in the description of this video.” diyor. Nereye bakmalısınız?

  1. Video sayfasındaki bilgi bölümünde.
  2. Yalnızca yorumlarda.
  3. Videonun içindeki sözlü bir anlatımda.
Cevabı göster

Video sayfasındaki bilgi bölümünde.

So, let's start with the first question. Anlatım akışı

0:37

Öyleyse, ilk soruyla başlayalım.

Anlatım akışı

let's start with the first question: başlangıç noktasını belirtmek

Let's start with + isim, bir gruba önce ne yapılacağını söyler. Let's hem konuşanı hem de dinleyenleri etkinliğe katar; start with ise sıralı bir etkinlikte ilk öğeyi belirtir. Burada the first question aynı zamanda dersi düzenler: İzleyicilerin sesli yanıt vermesi beklenmese bile ilk bölümü başlatır.

Alıştırma

Cümleyi let's ve start with yapısını kullanarak tamamlayın: ____ the first activity.

Cevabı göster

Let's start with

What are nasal sounds?

0:39

Geniz sesleri nelerdir?

When you create sounds in English,

0:41

İngilizcede ses çıkardığınızda,

the sounds either leave through your mouth Dilbilgisi

0:43

sesler ya ağzınızdan çıkar

or they leave through your nose.

0:46

ya da burnunuzdan çıkar.

Dilbilgisi

either ... or ... ile iki olası yolu anlatma

Either ... or ... iki seçeneği birbirine bağlar. Bu cümlede either, seslerin izleyeceği ilk yolu, yani ağzı; or ise ikinci yolu, yani burnu tanıtır. İki taraf birbiriyle eşleşen seçenekler anlatmalıdır. Burada iki taraf da seslerin bir yerden çıktığını söylediği için dinleyen kişi iki yolu açıkça karşılaştırabilir.

Alıştırma

İki seçeneği tanıtan eşleşmiş sözcüklerle cümleyi tamamlayın: We can ____ walk to the museum ____ take the bus.

Cevabı göster

either · or

If the sound leaves through your nose, Dilbilgisi

0:48

Eğer ses burnunuzdan çıkıyorsa,

this is a nasal sound.

0:50

bu bir geniz sesidir.

Dilbilgisi

If ..., this is ... ile bir kategori tanımlama

If ile başlayan yan cümle ölçütü veya koşulu verir, ana cümle ise ortaya çıkan kategorinin adını söyler. Burada sesin burundan çıkması ölçüttür; this is a nasal sound ifadesi sınıflandırmayı verir. Bir açıklama veya tanımda if, emin değilim anlamına değil, bu koşul her gerçekleştiğinde anlamına gelebilir. This, az önce anlatılan durumu gösterir. Bu kalıp kuralları ve kategorileri açıklamak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle bir şeyi tanımlamak veya sınıflandırmak için if koşulu kullanıyor?

  1. If the bell rings, close the door.
  2. If the rain stops, we can play outside.
  3. If a shape has three sides, it is a triangle.
Cevabı göster

If a shape has three sides, it is a triangle.

So, the next question is,

0:52

Öyleyse bir sonraki soru şu:

how to create nasal sounds?

0:54

geniz sesleri nasıl çıkarılır?

To create a nasal sound,

0:56

Bir geniz sesi çıkarmak için,

you need to create a block in your mouth. Kalıp ifadeler

0:58

ağzınızda bir engel oluşturmanız gerekir.

Kalıp ifadeler

create a block in your mouth: ağızdan çıkan hava akışını engellemek

Bu cümlede create a block in your mouth, havanın ağızdan serbestçe çıkmasını önlemek için dil veya dudaklarla bir kapanma ya da temas oluşturmak anlamına gelir. Buradaki block, hava akışındaki bir engeli ifade eder; oyuncak bir blok, şehir bloğu veya ağza konan bir nesne değildir. Bu hareket açıklaması, bir ses türünü belirli bir fiziksel hareketle ilişkilendirir. Telaffuz açıklamalarında create a block, “bir engel oluşturmak” veya daha teknik bir ifadeyle “bir kapanma oluşturmak” şeklinde anlaşılabilir.

Alıştırma

Bir telaffuz dersinde create a block in your mouth ne anlama gelir?

  1. Bütün havanın ağızdan çıkması için ağzı daha fazla açmak.
  2. Havanın ağızdan serbestçe çıkmasını önlemek için dili veya dudakları kullanmak.
  3. Ağzın içine katı bir nesne koymak.
Cevabı göster

Havanın ağızdan serbestçe çıkmasını önlemek için dili veya dudakları kullanmak.

You can either use your tongue Dilbilgisi

1:01

Bu engeli oluşturmak için dilinizi

or your lips to create this block.

1:03

veya dudaklarınızı kullanabilirsiniz.

Dilbilgisi

can either use A or B: iki olası yöntem sunmak

can either use A or B kalıbı, iki olası araç veya yöntem sunar. Can her iki seçeneğin de mümkün olduğunu gösterir; either ... or ise iki alternatifi birbirine bağlar. Bu cümlede A ve B, your tongue ve your lips ifadeleridir. İki seçeneği aynı dil bilgisi biçiminde tutun. Burada use fiili ortaktır ve iki seçenek de bir vücut bölümünü adlandırır: your tongue ve your lips. Seçenekler eylemse iki tarafta da paralel eylem öbekleri kullanın.

Alıştırma

İki alternatiften birini ifade eden eşleşmiş sözcüklerle cümleyi tamamlayın: You can ____ call the office ____ send an email.

Cevabı göster

either · or

By creating the block in your mouth, Dilbilgisi

1:05

Ağzınızda engeli oluşturarak,

Dilbilgisi

Bir yöntemi açıklamak için By creating ...

By + fiilin -ing biçimi, bir sonuca ulaşmak için kullanılan yöntemi açıklar. Burada By creating the block in your mouth, ana cümledeki sonucun nasıl oluştuğunu gösterir. Buradaki By bir edattır; bu nedenle create, creating biçimine dönüşür. Anlamı 'bu eylem yoluyla'dır, 'yanında' değildir.

Alıştırma

By sözcüğünden sonra listen fiilinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: By ____ carefully, you can hear the difference.

Cevabı göster

listening

you then force the air and the sound Dilbilgisi

1:07

havayı ve sesi

to travel out of your nose.

1:10

burnunuzdan dışarı çıkmaya zorlarsınız.

Dilbilgisi

force the air and the sound to travel: force + nesne + to-infinitive

Force + nesne + to-infinitive, basınç, güç veya koşulların bir kişiye ya da şeye bir eylem yaptırması anlamına gelir. Burada nesne the air and the sound, ortaya çıkan hareketi anlatan bölüm ise to travel out of your nose ifadesidir. Force yalnızca insanları isteklerine karşı davranmaya zorlamak için kullanılmaz. Fiziksel süreçleri açıklarken basıncın veya bir yapının harekete nasıl yol açtığını tarafsız biçimde gösterebilir.

Alıştırma

Cümleyi force + nesne + to-infinitive yapısıyla tamamlayın. Parantezdeki sözcükleri kullanın: The strong fan ____ through the tunnel. (force / the air / move)

Cevabı göster

forces the air to move

So, here's an example. Anlatım akışı

1:12

İşte bir örnek.

Anlatım akışı

here's an example: somut bir örneğe geçiş

Here's an example, konuşmada kullanılan bir yönlendirme ifadesidir. Dinleyicilere genel açıklamanın bittiğini ve ardından somut bir örnek geleceğini bildirir. Buradaki here's yalnızca bir şeyin bu yerde olduğunu değil, konuşmacının şimdi bir şey göstereceğini veya sunacağını anlatır. İfade tek başına kullanılabilir ya da örneğin türünü belirtmek için ardından of + isim öbeği getirilebilir: Here's an example of a polite request.

Alıştırma

Genel bir kuraldan belirli bir örneğe geçiyorsunuz. Bu geçişi hangi cümle açıkça belirtir?

  1. We have already discussed every example.
  2. Here's an example of a polite request.
  3. The rule is still too general.
Cevabı göster

Here's an example of a polite request.

Let's take the sound ah. Kalıp ifadeler

1:14

ah sesini ele alalım.

Kalıp ifadeler

Let's take + isim öbeği: incelemek için bir örnek seçmek

Let's take + isim öbeği yapısı, grubun incelemek üzere bir şeyi seçmesi anlamına gelebilir. Burada konuşmacı, açıklamanın sonraki bölümünde kullanılacak örnek olarak ah sesini seçer. Bu kullanımda take, bir şeyi fiziksel olarak alıp götürmek anlamına gelmez. as an example eklendiğinde amaç açıkça belirtilir: Let's take this sentence as an example.

Alıştırma

Bir öğretmen, herkesin analiz örneği olarak bir cümle seçmesini istiyor. Bu amacı hangi cümle ifade eder?

  1. Let's take this sentence out of the paragraph.
  2. Let's take this sentence as an example.
  3. Let's take this sentence to the office.
Cevabı göster

Let's take this sentence as an example.

We can tell that the sound is leaving my mouth Kalıp ifadeler

1:18

Sesin ağzımdan çıktığını anlayabiliyoruz,

Kalıp ifadeler

We can tell that: ipuçlarından sonuca varmak

We can tell that, ipuçlarıyla desteklenen bir sonucu belirtir. Buradaki tell, ‘birine bilgi vermek’ değil, ‘fark etmek veya çıkarım yapmak’ demektir. that'ten sonraki yan cümle sonucu açıklar. Gördüğünüz, duyduğunuz veya test ettiğiniz bir şey sonuca varmanız için gerekçe sağladığında bu yapıyı kullanın. Bu yapı, we know that ifadesine göre ipuçlarını daha çok öne çıkarır.

Alıştırma

Hangi cümle, görünür bir kanıttan sonuç çıkarmak için can tell that ifadesini en doğru şekilde kullanır?

  1. We can tell Mia that the pavement is wet.
  2. We can tell that it rained because the pavement is wet.
  3. We know that Mia's birthday is in June because she told us last week.
Cevabı göster

We can tell that it rained because the pavement is wet.

because when I pinch my nose, Kalıp ifadeler

1:20

çünkü burnumu sıktığımda,

Kalıp ifadeler

pinch my nose: burnumu parmaklarımla sıkmak

Pinch my nose, kendi burnunun iki yanını parmaklarla kavrayıp bastırmak ve çoğu zaman burun deliklerini kısa süreliğine kapatmak demektir. Pinch yalnızca dokunmayı değil, hafifçe sıkma hareketini anlatır. Kişiyi gösteren sözcük özneye göre değişir: I pinch my nose, ancak you pinch your nose.

Alıştırma

Hangi yönerge, burnu parmakların arasında kapalı tutmak anlamına gelir?

  1. Pinch your nose gently before you hum.
  2. Touch your nose gently before you hum.
  3. Point to your nose before you hum.
Cevabı göster

Pinch your nose gently before you hum.

the sound isn't affected. Dilbilgisi

1:22

ses etkilenmiyor.

Dilbilgisi

isn't affected: “etkilenmiyor” anlamındaki olumsuz edilgen yapı

isn't affected, is not affected ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve olumsuz edilgen yapıdadır. Özne olan the sound, değişmesi mümkün olan şeydir; bu nedenle cümle, burnu sıkmanın sesi değiştirmediğini anlatır. Etkinin kaynağını belirtmek için be affected by kullanılır: The sound isn't affected by the movement. Buradaki affected, “değişmiş veya etkilenmiş” anlamındadır; “duygulanmış” anlamında değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, soruların sırasını değiştirmenin nihai puanı değiştirmediği anlamına gelir?

  1. The order of the questions isn't affected by the final score.
  2. The final score isn't affected by the order of the questions.
  3. The final score affects the order of the questions.
Cevabı göster

The final score isn't affected by the order of the questions.

But now, let's change this.

1:24

Ama şimdi bunu değiştirelim.

So, instead of saying ah, Dilbilgisi

1:26

Yani ah demek yerine,

I'm going to create a block in my mouth.

1:28

ağzımda bir engel oluşturacağım.

Dilbilgisi

instead of saying ah: instead of + fiilin -ing biçimi

instead of saying ah, seçilmeyecek eylemi tanıtır. Cümlenin geri kalanı, konuşanın bunun yerine yapacağı farklı eylemi belirtir. of bir edattır; bu nedenle instead of sonrasında kullanılan fiil normalde -ing biçimini alır: instead of saying, instead of walking. instead of say gibi yalın fiil kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi instead of ve drive fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____, we took the train.

Cevabı göster

Instead of driving

Mmm.

1:31

Mmm.

And now the sound is traveling through my nose.

1:32

Ve şimdi ses burnumdan ilerliyor.

Mmm.

1:35

Mmm.

Mmm.

1:36

Mmm.

Mmm.

1:36

Mmm.

You hear how it's now affected? Ton ve niyet

1:37

Şimdi sesin nasıl etkilendiğini duyuyor musunuz?

Ton ve niyet

You hear how it's now affected? ile dinleyeni değişime yönlendirmek

Bir gösterim sırasında You hear how ...? dinleyenden işitilebilen bir sonucu fark edip doğrulamasını ister. Konuşan kişi değişimi yalnızca bildirmek yerine dinleyeni de gözleme katar. Buradaki how, bir şeyin nasıl ya da ne ölçüde etkilendiğini anlatan kısmı başlatır; yapılacak adımları sormaz. how sonrasında düz cümle söz dizimi korunur: it's now affected denir, is it now affected denmez.

Alıştırma

Bir öğretmen az önce bir sesin iki farklı hâlini dinletti. Hangi soru sınıfı sesin nasıl değiştiğini fark etmeye doğal biçimde çağırır?

  1. You hear how does the ending change?
  2. You hear how the ending changes?
  3. You hear what to change the ending?
Cevabı göster

You hear how the ending changes?

The final question is, Anlatım akışı

1:39

Son soru ise şu,

Anlatım akışı

The final question is: bir dizideki son soruyu belirtmek

The final question is ifadesi, konuşmanın yapısını gösteren sözlü bir işarettir. Dinleyenlere konuşmacının mevcut soru dizisinin son maddesine geçtiğini bildirir; asıl soru da genellikle is ifadesinin hemen ardından gelir. Buradaki final, yalnızca o soru dizisinin sonunu belirtir. Dersin, toplantının veya videonun tamamının bitmek üzere olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Yapı işaretini dersteki ifadenin aynısıyla tamamlayın: ____: Which plan gives us more time?

Cevabı göster

The final question is

how many nasal sounds exist in English? Dilbilgisi

1:40

İngilizcede kaç tane geniz sesi vardır?

Dilbilgisi

How many ... exist in English? ile bir sistemdeki sayıyı sormak

How many + çoğul sayılabilen isim + exist in + sistem? yapısını, belirli bir sistemde kaç öğe bulunduğunu sormak için kullanın. Burada nasal sounds sayılan öğeleri belirtir, in English ise sistemi sınırlar. Bu özne sorusunda How many nasal sounds, exist fiilinin öznesidir; bu yüzden do veya does eklenmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir dildeki ünsüz seslerin sayısını doğru biçimde sorar?

  1. How many consonant sounds exist in this language?
  2. How many consonant sounds does exist in this language?
  3. How much consonant sounds exist in this language?
Cevabı göster

How many consonant sounds exist in this language?

Well, there are three nasal sounds.

1:43

Evet, üç geniz sesi vardır.

The three nasal sounds in English Anlatım akışı

1:46

İngilizcedeki üç geniz sesi

are /m/, /n/, and /ŋ/. Let's start with the first sound, /m/. This is easy as you just put your lips together. Notlar

1:48

/m/, /n/ ve /ŋ/ sesleridir. İlk ses olan /m/ ile başlayalım. Dudaklarınızı birleştirmeniz yeterli olduğu için bu kolaydır.

Anlatım akışı

Eksiksiz bir liste için The three ... are A, B, and C kalıbı

The three + çoğul kategori + are A, B, and C kalıbı önce toplam sayıyı bildirir, ardından tüm üyeleri adlandırır. Bu cümlede are sonrasındaki üç ses yalnızca örnek değil, bütün kümedir. Kategoriden önce gelen sayı, dinleyenin kaç öğe beklemesi gerektiğini bilmesini sağlar. Son öğeden önceki and listenin bitmek üzere olduğunu gösterir; listelenen öğelerin sayısı, açıklanan toplamla eşleşmelidir.

Alıştırma

Hangi cümle üç öğeyi açıkça eksiksiz liste olarak sunar?

  1. The three parts of the show are a song, a game, and a story.
  2. The show includes a song, a game, and a story.
  3. For example, the show has a song, a game, and a story.
Cevabı göster

The three parts of the show are a song, a game, and a story.

Anlatım akışı

Let's start with the first sound: ilk maddeden başlamak

Let's start with the first sound, sıralı bir açıklamanın ilk maddeden başlayacağını gösterir. start with önce ele alınacak şeyi belirtir; the first sound ise önceki listedeki ilk sese gönderme yapar ve dinleyiciyi sonraki maddelere hazırlar. Let's, konuşanı ve dinleyeni etkinliğe birlikte katar. Bu nedenle sert bir emirden çok, sınıfta kullanılan samimi bir yönlendirme gibi duyulur. Let's start with the first + isim kalıbı örnekler, adımlar, kurallar veya konular için de kullanılabilir.

Alıştırma

Yukarıda öğrenilen iki kelimelik ifadeyle ders geçiş cümlesini tamamlayın: Let's ____ the first example.

Cevabı göster

start with

Kalıp ifadeler

put your lips together: dudakları birleştirmek

Put your lips together, üst ve alt dudağı birbirine doğru hareket ettirip temas ettirme talimatıdır. Burada put bir şeyi hareket ettirip belirli bir konuma getirmek, together ise iki dudağın birleşmesi anlamına gelir. İngilizcede doğrudan bir hareket talimatı verirken genellikle vücut bölümünün kime ait olduğu belirtilir: your lips. Close your lips da dil bilgisi açısından doğrudur, ancak close lips tek başına günlük konuşmada eksik duyulur.

Alıştırma

Yukarıda öğrenilen ifadeyle telaffuz talimatını tamamlayın: ____ before making the /m/ sound.

Cevabı göster

Put your lips together

Mmm.

1:58

Mmm.

Man.

1:59

Man.

Man.

2:01

Man.

Money.

2:02

Money.

Money.

2:04

Money.

Meet.

2:06

Meet.

Meet.

2:07

Meet.

Summer.

2:09

Summer.

Summer.

2:11

Summer.

Tomorrow.

2:12

Tomorrow.

Tomorrow.

2:14

Tomorrow.

Family.

2:15

Family.

Family.

2:17

Family.

Or family.

2:19

Veya family.

Family.

2:21

Family.

Team.

2:22

Team.

Team.

2:24

Team.

Come.

2:26

Come.

Come.

2:28

Come.

Swim.

2:29

Swim.

Swim.

2:31

Swim.

Now, let's look at the second sound, /n/. This time, we're going to create the block with the front of our tongue, Notlar

2:33

Şimdi, ikinci ses olan /n/'ye bakalım. Bu sefer engeli dilimizin ön kısmıyla oluşturacağız,

Anlatım akışı

Now, let's look at... ile sonraki ögeye geçmek

Now, açıklamanın ilerlediğini gösterir. Let's look at, konuşan kişiyle dinleyenlerin birlikte ele alacağı sıradaki ögeyi tanıtır; the second sound bunun dizideki ikinci öge olduğunu belirtir. Burada look at yalnızca “gözünü bir şeye çevirmek” değil, “incelemek ya da ele almak” anlamındadır. Now, let's look at + konuşulacak şey kalıbı derste, sunumda veya analizde dikkati sıradaki ögeye yöneltmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Bu nottaki üç sözcüklü hedef ifadeyle ders geçişini tamamlayın: Now, ____ the second example.

Cevabı göster

let's look at

Kelime

the front of our tongue: dilin ön bölgesi

The front of our tongue, dilin dişlere daha yakın olan ön bölgesi anlamına gelir. Bu telaffuz yönergesinde, ses için kapanma oluşturmada kullanılan dil bölümünü belirtir. Front, konuşanın önündeki bir alanı değil, dilin kendi üzerindeki bir bölgeyi adlandırır. Our, konuşanı ve dinleyenleri kapsar; tek bir kişiye doğrudan yönerge verirken the front of your tongue demek yaygındır.

Alıştırma

Bir telaffuz yönergesinde the front of our tongue ne anlama gelir?

  1. Dilin dişlere yakın ön kısmı
  2. Yalnızca dilin en uç noktası
  3. Konuşanın tam önündeki alan
Cevabı göster

Dilin dişlere yakın ön kısmı

here.

2:40

burada.

This comes up and it creates the block. Öbek fiiller

2:40

Bu yukarı kalkar ve engeli oluşturur.

Öbek fiiller

comes up: yukarı hareket eder

Bu cümlede comes up, “yukarı hareket eder” anlamındadır. This, dilin ön kısmını ifade eder; dolayısıyla ifade, bir kapanma oluşturmaya yardımcı olan gerçek bir hareketi anlatır. Hareket eden şey cümlenin öznesidir: The tongue comes up. Başka bağlamlarda come up, “konusu açılmak” veya “ortaya çıkmak” anlamına gelebilir; ancak bir vücut bölümünün konumuyla ilgili bağlam fiziksel anlama işaret eder.

Alıştırma

“The front of your tongue comes up behind your teeth” cümlesindeki comes up ne anlama gelir?

  1. Konuşan kişiye doğru hareket eder.
  2. Bir konuşmada ondan bahsedilir.
  3. Yukarı hareket eder.
Cevabı göster

Yukarı hareket eder.

Nnn.

2:43

Nnn.

Nnn.

2:44

Nnn.

Name.

2:46

Name.

Name.

2:47

Name.

Number.

2:49

Number.

Number.

2:50

Number.

Dinner.

2:52

Dinner.

Dinner.

2:54

Dinner.

Animal.

2:55

Animal.

Animal.

2:57

Animal.

Winner.

2:58

Winner.

Winner.

3:00

Winner.

Then.

3:01

Then.

Then.

3:03

Then.

Listen.

3:05

Listen.

Listen.

3:07

Listen.

Notice as well that the 't' is silent. Notlar

3:09

Ayrıca 't' harfinin okunmadığına dikkat edin.

Anlatım akışı

Notice as well that...: başka bir noktayı eklemek

Notice that..., dinleyenin dikkatini ardından gelen gerçeğe yöneltir. Burada t harfinin sessiz olduğu gerçeğini sunar. As well burada “ayrıca” anlamındadır. Bu gerçeği ilk veya ana nokta olarak değil, açıklamayla bağlantılı ek bir nokta olarak düzenler.

Alıştırma

Hangi cümle bir derse doğal biçimde başka bir ayrıntı ekler?

  1. Notice as well about that the final letter is silent.
  2. Notice as well that the final letter is silent.
  3. Notice well as that the final letter is silent.
Cevabı göster

Notice as well that the final letter is silent.

Kelime

the 't' is silent: yazıldığı hâlde okunmayan harf

the + harf + is silent kalıbı, harfin yazımda bulunduğunu ancak sözcük söylenirken seslendirilmediğini belirtir. Bu, harfin yazılı sözcükte bulunmadığı anlamına gelmez. Buradaki t, listen sözcüğündeki t harfidir. Listen normalde /ˈlɪsən/ diye söylenir ve /t/ sesi içermez.

Alıştırma

Listen sözcüğüyle ilgili açıklamayı tamamlayın: The 't' is ____.

Cevabı göster

silent

So, don't say listen. Open.

3:11

Yani listen (t'yi okuyarak) demeyin. Open.

Open.

3:15

Open.

Now, for our third and final sound, we have /ŋ/. /ŋ/. And we use the back of our tongue for this sound. Notlar

3:17

Şimdi, üçüncü ve son sesimiz için /ŋ/ var. /ŋ/. Ve bu ses için dilimizin arka kısmını kullanıyoruz.

Anlatım akışı

Now, for our third and final sound: üçüncü öğeyi son öğe olarak tanıtma

Third öğenin sıra numarasının üç olduğunu, final ise bu ses dizisinde ardından başka bir öğe gelmediğini belirtir. Third and final birlikte kullanıldığında dinleyici bunun üçüncü öğe ve mevcut listenin son öğesi olduğunu anlar. Now, for ... anlatımı o öğeye geçirir. Buradaki final yalnızca mevcut ses listesi için geçerlidir; tüm dersin veya videonun sona erdiği anlamına gelmeyebilir.

Alıştırma

Bir gösterimin üç adımı var ve şimdi son adıma geçiliyor. Hangi cümle iki bilgiyi de verir?

  1. Now, for our final step, press Start.
  2. Now, for our third step, press Start.
  3. Now, for our third and final step, press Start.
Cevabı göster

Now, for our third and final step, press Start.

Kelime

back of our tongue: /ŋ/ için kullanılan dilin arka kısmı

Bu telaffuz yönergesinde back of our tongue, dilin yumuşak damağa yakın olan geniş arka kısmını ifade eder. Buradaki back, dilin bir bölümünü anlatır; kişinin sırtı anlamına gelmez. İngilizcede /k/, /g/ ve /ŋ/ gibi sesler açıklanırken sık sık the back of the tongue denir. İyelik sözcüğü değişebilir: our tongue, your tongue veya yalnızca the tongue.

Alıştırma

Dilin geniş arka bölümünü hangi ifade belirtir?

  1. the tip of your tongue
  2. the front of your tongue
  3. the back of your tongue
Cevabı göster

the back of your tongue

I'd like you to think of the sound /g/ as in go. Notlar

3:25

go kelimesindeki /g/ sesini düşünmenizi istiyorum.

Ton ve niyet

I'd like you to think of...: nazik bir yönlendirme ifadesi

Bu cümlede I'd like you to think of..., dinleyiciyi bir görevi yapmaya yönelten nazik bir ifadedir. I'd, I would ifadesinin kısaltmasıdır ve like sözcüğünden sonra gelen kişi, yani you, eylemi yapması beklenen kişidir. Yapı I'd like + kişi + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Doğrudan verilen Think of... yönergesinden daha yumuşaktır; yine de dinleyiciden açıkça düşünmesini ister. Konuşanın nelerden hoşlandığını anlatmaz.

Alıştırma

Öğretmenin nazik yönergesini I'd like ve think of ile tamamlayın: ____ one example before we begin.

Cevabı göster

I'd like you to think of

Kalıp ifadeler

as in go: örnek bir sözcük kullanmak

Burada as in go, hangi /g/ sesinin düşünülmesi gerektiğini gösterir: go sözcüğünde duyulan /g/ sesi. Ses veya harf + as in + örnek sözcük kalıbı, bir sesi ya da harfi belirtmek için bilinen bir sözcük kullanır. Bu kalıpta as in, yalnızca “içinde” değil, “…… içinde görüldüğü gibi” anlamına gelir. go yerine başka açık bir örnek sözcük kullanılabilir.

Alıştırma

Hedef ifadeyi kullanarak örnek sözcük ipucunu tamamlayın: The first sound is /k/, ____ cat.

Cevabı göster

as in

/g/. We hold the back of our tongue up Kalıp ifadeler

3:29

/g/. Dilimizin arka kısmını yukarıda tutuyoruz

and then we release.

3:32

ve sonra serbest bırakıyoruz.

Kalıp ifadeler

hold ... up and then release: bırakmadan önce konumu korumak

Hold the back of our tongue up, dilin o kısmını yukarı kalkmış bir konumda tutmak anlamına gelir. Hold + nesne + up yapısında nesne, hold ile up arasına gelir. And then eylemlerin sırasını gösterir: önce konumu koruyun, ardından serbest bırakın. Burada release, konumu tutmayı bırakmak veya engeli kaldırmak anlamına gelir; “yayımlamak” anlamında değildir. Neyi belirttiği zaten açık olduğu için release sonrasında nesne söylenmez.

Alıştırma

Hangi yönerge bir düğmeyi basılı tutup daha sonra bırakmak anlamına gelir?

  1. Release the button and then hold it down.
  2. Lift the button up and then release it.
  3. Hold the button down and then release it.
Cevabı göster

Hold the button down and then release it.

With the /ŋ/ sound, we don't release. Dilbilgisi

3:34

/ŋ/ sesi ile serbest bırakmıyoruz.

We just hold it.

3:37

Sadece tutuyoruz.

Dilbilgisi

With the /ŋ/ sound, we ...: kuralın geçerli olduğu alanı belirtme

Cümlenin başındaki With the /ŋ/ sound, ardından gelen kuralın kapsamını belirler. Burada “/ŋ/ sesini çıkarırken veya bu sesten söz ederken” anlamına gelir; bu yüzden we don't release yalnızca bu ses için geçerlidir. Aktarılabilir With + konu ya da yöntem, we ... kalıbı açıklama ve karşılaştırmalarda yaygındır: önce öğeyi adlandırır, sonra o öğeye ait kuralı verir. Bu kullanımda with, “biriyle birlikte” anlamına gelmez.

Alıştırma

With the second method, we don't use any glue. cümlesinde With the second method ne işe yarar?

  1. Birinin ikinci yöntemle birlikte olduğunu söyler.
  2. Kuralı ikinci yöntemle sınırlar.
  3. İkinci yöntemin yapıştırıcının sahibi olduğunu söyler.
Cevabı göster

Kuralı ikinci yöntemle sınırlar.

/ŋ/. /ŋ/. So, it's the same position as /g/, but hold it instead. Dilbilgisi

3:39

/ŋ/. /ŋ/. Yani /g/ ile aynı pozisyon, ancak bunun yerine tutuyoruz.

Dilbilgisi

the same ... as ..., but ... instead: bir ortak özelliği belirtip ardından farkı gösterme

The same position as /g/, karşılaştırmanın belirli bir yönünü, yani dil konumunu gösterir. the same + isim + as ... kalıbı, iki şeyin adı verilen özellikte eşleştiğini anlatır; her yönden aynı olduklarını söylemez. Ardından but önemli farka geçer. Hold it instead, dinleyiciye bu konumu bırakmak yerine korumasını söyler. Karşılaştırmalarda bu kalıp, önce ortak özelliği söyleyip ardından farklı eylemi veya sonucu vermeyi sağlar.

Alıştırma

Hangi cümle iki anahtarın şeklinin aynı, ancak işlevlerinin farklı olduğunu doğru biçimde anlatır?

  1. The new key has the same shape as the old one, but it opens a different door.
  2. The new key has a similar shape as the old one, but it opens a different door.
  3. The new key has the same shape than the old one, but it opens a different door.
Cevabı göster

The new key has the same shape as the old one, but it opens a different door.

Don't release it.

3:46

Serbest bırakmayın.

Now, the /ŋ/ sound does not appear at the start of words. Kelime

3:47

Şimdi, /ŋ/ sesi kelimelerin başında bulunmaz.

Kelime

/ŋ/ sesi kelimelerin başında bulunmaz

Bu cümlede does not appear at the start of words, “kelime başı konumunda bulunmaz” anlamına gelir. Buradaki appear, “bulunmak veya ortaya çıkmak” demektir; “birden görünür hâle gelmek” anlamında değildir. X does not appear at the start/end of words kalıbı, bir sesin, harfin veya yazım biçiminin kelimenin hangi konumunda bulunabileceğini anlatır. Burada İngilizcede /ŋ/ sesi için bir kelime içi konum sınırlaması verilir.

Alıştırma

Cümle /ŋ/ sesi için hangi konum kuralını veriyor?

  1. İngilizce kelimelerin hiçbir yerinde bulunmaz.
  2. İngilizce kelimelerin başında bulunmaz.
  3. Yalnızca İngilizce kelimelerin başında bulunur.
Cevabı göster

İngilizce kelimelerin başında bulunmaz.

So, we'll just start with medial position words. Kelime

3:51

Bu yüzden, sadece orta konumdaki kelimelerle başlayacağız.

Kelime

medial position words: hedef sesin kelime içinde bulunduğu kelimeler

Telaffuz öğretiminde medial position words, hedef sesin kelimenin başında veya sonunda değil, içinde bulunduğu kelimelerdir. Burada medial, “ortada” ya da “sözcük içi konumda” demektir; sesin matematiksel olarak tam merkezde olması gerekmez. Bu ifade, kelimeleri hedef sesin konumuna göre sınıflandırır. Bu cümlede öğretmen, hedef sesin kelime içinde bulunduğu örneklere geçmektedir.

Alıştırma

Bir öğretmen, hedef sesin kelimenin iki ucunda değil içinde bulunduğu örnekler istiyor. Hangi kategoriyi seçmelidir?

  1. initial position words
  2. final position words
  3. medial position words
Cevabı göster

medial position words

Stronger.

3:55

Stronger.

Stronger.

3:57

Stronger.

So, here we're going to hold it and then release it. Kalıp ifadeler

3:58

Yani burada sesi tutup sonra serbest bırakacağız.

Kalıp ifadeler

hold it and then release it: and then ile iki eylemi sıraya koymak

hold it and then release it ifadesinde and then iki eylemi sırayla birbirine bağlar. Önce hold it, ardından release it gelir. Then, iki eylemin aynı anda olmadığını ve ikinci eylemin birinciden sonra gerçekleştiğini gösterir. Talimatlarda, gösterimlerde veya bir süreci anlatırken adımları açıkça vermek için “bir eylem + and then + başka bir eylem” yapısını kullanabilirsin. İki eylemi de aynı özne yapıyorsa özneyi genellikle tekrarlamak gerekmez: Hold it and then release it.

Alıştırma

Talimatı dersteki bağlantı ifadesinin aynısıyla tamamla: Hold the button for two seconds ____ release it.

Cevabı göster

and then

So, we're not saying struggler, stronger. Ton ve niyet

4:02

Yani, struggler değil, stronger diyoruz.

Ton ve niyet

we're not saying struggler, stronger: bir telaffuzu reddedip hedef telaffuzu vermek

Sınıftaki bu kısa telaffuz düzeltmesinde we're not saying, struggler sözcüğünü taklit etmemen gerektiğini belirtir. Hedef telaffuz stronger sözcüğüdür. Tam anlamı şudur: We're not saying X; we're saying Y. Hızlı konuşmada duraklama ve vurgu karşıtlığı açıkça gösteriyorsa ikinci we're saying söylenmeyebilir. Bu yapıda X reddedilir, Y ise tekrar edilmesi gereken biçimdir.

Alıştırma

Bir öğretmen “We're not saying ship; we're saying sheep.” diyor. Hedef telaffuz hangi kelimedir?

  1. ship
  2. sheep
  3. İki kelime de
Cevabı göster

sheep

Finger.

4:05

Finger.

Finger.

4:07

Finger.

So, hold it, finger.

4:08

Yani, tutun, finger.

Finger.

4:11

Finger.

Angry.

4:13

Angry.

Angry.

4:14

Angry.

Sing.

4:16

Sing.

Sing.

4:17

Sing.

So, make sure you're not releasing it at the end. Ton ve niyet

4:18

Yani sonda sesi serbest bırakmadığınızdan emin olun.

Ton ve niyet

Kontrol hatırlatması olarak make sure you're not ...

Burada make sure ifadesinden sonra tam bir yan cümle gelir: you're not releasing it at the end. Bu, yalnızca hemen dur demek yerine, istenmeyen bu eylemin gerçekleşmediğini kontrol etmek anlamına gelir. Bu ifade, dinleyiciye kendi hareketini izlemesini hatırlatır. Yeniden kullanılabilen kalıp make sure + özne + olumsuz fiildir; make sure you don't ... veya make sure you're not ... gibi.

Alıştırma

Hatırlatmayı make sure you're not ve cover fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Before the call, ____ the camera.

Cevabı göster

make sure you're not covering

Not sink or sing. Kelime

4:21

sink veya sing değil.

Kelime

Not sink or sing: iki olasılığı reddetmek

Not sink or sing kısaltılmış bir düzeltmedir. not A or B kalıbında not iki olasılığın ikisini de kapsar; bu yüzden konuşan hem sink hem de sing seçeneğini reddeder. Tam biçimi It isn't sink or sing şeklindedir. Bu kısa biçim, bir gösterim veya soru sayesinde atılan özne ve fiil açık olduğunda doğaldır. İki kelimeden birinin kabul edilebilir olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir öğretmen ship ve sheep tahminlerinin ikisini de reddetmek istiyor. Hangi kısa düzeltme bu anlamı verir?

  1. Not ship or sheep.
  2. Either ship or sheep.
  3. Not ship but sheep.
Cevabı göster

Not ship or sheep.

There are some accents that do do this, but I'm going to teach you Received Pronunciation and Modern Received Pronunciation here. Notlar

4:23

Bunu yapan bazı aksanlar var, ancak burada size Standart İngiliz Aksanını (Received Pronunciation) ve Modern Standart İngiliz Aksanını öğreteceğim.

Dilbilgisi

do do this: ana fiil do önündeki vurgulu do

do do this ifadesinde ilk do, “gerçekten” veya “hakikaten” anlamı katan vurgulu bir yardımcı fiildir. İkinci do ise do this yapısındaki ana fiildir ve daha önce konuşulan telaffuz biçimine gönderme yapar. İki do bilinçli olarak yan yana kullanılmıştır; bu bir dil sürçmesi değildir. Vurgulu do, olumlu bir cümlede fiilin yalın hâlinden önce gelir. Bir varsayımı düzeltmek, bir şeyin doğru olduğunda ısrar etmek veya karşıtlıktan önce bir gerçeği kabul etmek için sıkça kullanılır. Burada konuşmacı, öğreteceği modelleri tanıtmadan önce bazı aksanların bu kalıbı gerçekten kullandığını kabul eder.

Alıştırma

Birisi hiçbir aksanın bu kalıbı kullanmadığını söyledi. Vurgulu yardımcı fiili ekleyin: Some accents ____ do this.

Cevabı göster

do

Kültür

Aksan modelleri olarak Received Pronunciation ve Modern Received Pronunciation

Received Pronunciation (RP), İngiltere ile ilişkilendirilen, iyi bilinen bir Britanya İngilizcesi aksan modelinin adıdır ve telaffuz öğretiminde sıkça referans olarak kullanılır. Bu cümlede Modern Received Pronunciation, bu modelin daha yeni ve çağdaş bir biçimini ifade eder. Bu adlar dersin kapsamını sınırlar: öğretmen belirli aksan modellerini anlatmaktadır; tüm Britanya aksanlarının veya tüm İngilizce aksanların uyduğu bir kuralı anlatmamaktadır. Received burada özel bir adın parçasıdır; bir mesajın “alındığı” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede Received Pronunciation ve Modern Received Pronunciation adlarının kullanılması neyi gösterir?

  1. Ders, belirli Britanya İngilizcesi telaffuz modellerini izliyor.
  2. Britanyalı her konuşmacı tamamen aynı aksanı kullanıyor.
  3. Received, öğretmenin az önce bir mesaj aldığı anlamına geliyor.
Cevabı göster

Ders, belirli Britanya İngilizcesi telaffuz modellerini izliyor.

So, you hold it.

4:31

Yani, tutuyorsunuz.

Sing.

4:33

Sing.

Hold that sound.

4:34

O sesi tutun.

Sing.

4:35

Sing.

King.

4:37

King.

King.

4:38

King.

Now, it's time to practice in some sentences. Anlatım akışı

4:40

Şimdi, bazı cümlelerle pratik yapma zamanı.

Anlatım akışı

it's time to practice in some sentences: cümle alıştırmasına geçiş

Burada it's time to practice, derste yeni bir aşamaya geçildiğini gösterir: açıklama biter ve cümlelerle alıştırma başlar. It's time to + fiilin yalın hâli kalıbı, sıradaki etkinliğin artık başlaması gerektiğini bildirir. in some sentences alıştırmanın biçimini açıklar: hedef dil, tam cümlelerin içinde kullanılacaktır. Fiziksel bir yeri belirtmez.

Alıştırma

Vurgulanan ifade bu derste hangi işlevi görüyor?

  1. Dersin tamamının bittiğini duyurur.
  2. Alıştırmanın nerede yapılacağını sorar.
  3. Açıklama sona erer ve cümlelerle alıştırma başlar.
Cevabı göster

Açıklama sona erer ve cümlelerle alıştırma başlar.

Listen carefully and repeat. Kalıp ifadeler

4:43

Dikkatlice dinleyin ve tekrarlayın.

Kalıp ifadeler

Listen carefully and repeat: önce dinleyip sonra söyleme yönergesi

Listen carefully and repeat sınıfta kullanılan kısa bir yönergedir. Dinleyiciye iki eylemi sırayla yapmasını söyler: önce örneği dikkatle dinlemek, ardından aynı kelimeleri veya cümleyi söylemek. Listen ve repeat emir bildiren fiillerdir. Anlaşılan özne you olduğu için açıkça söylenmez. Bu bağlamda repeat, tüm dersi baştan başlatmak değil, az önce duyulanı tekrar söylemek anlamına gelir.

Alıştırma

Öğrenciden önce dinlemesini, ardından örneği yeniden söylemesini isteyen yönergeyi tamamlayın: Listen carefully and ____.

Cevabı göster

repeat

The man is tall.

4:45

The man is tall. (Adam uzun boylu.)

The man is tall.

4:48

The man is tall. (Adam uzun boylu.)

Summer has ended.

4:51

Summer has ended. (Yaz sona erdi.)

Summer has ended.

4:53

Summer has ended. (Yaz sona erdi.)

Our team won the match.

4:56

Our team won the match. (Takımımız maçı kazandı.)

Our team won the match.

4:59

Our team won the match. (Takımımız maçı kazandı.)

My name is Emma.

5:02

My name is Emma. (Benim adım Emma.)

My name is Emma.

5:05

My name is Emma. (Benim adım Emma.)

Notice as well that we don't say Emma.

5:07

Ayrıca Emma demediğimize (çift ünsüzle) dikkat edin.

We don't really do double consonant sounds in English. Kelime

5:10

İngilizcede çift ünsüz sesleri gerçekten yapmıyoruz.

Kelime

double consonant sounds: çift sesler ve çift yazılan harfler

double consonant sounds, aynı iki ünsüz sesin art arda çıkarılmasıdır. Bunlar daha uzun bir ünsüz gibi ya da iki ünsüz arasındaki belirgin bir sınır gibi duyulabilir. Bu cümlede konuşmacı, İngilizcede yazımda iki kez görülen bir ünsüzün genellikle iki tam ünsüz sesi olarak söylenmediğini belirtiyor. Önemli olan harflerle sesleri ayırmaktır. happy yazımında iki p bulunur; ama İngilizcedeki olağan telaffuzunda ayrı ayrı iki /p/ değil, tek bir /p/ ünsüz sesi vardır. Bu genel bir eğilimdir, kesin bir kural değildir; bazı sözcüklerin içindeki sınırlarda aynı ünsüz sesler yine de karşılaşabilir.

Alıştırma

Çift yazılan harflerle çift ünsüz sesleri arasındaki farkı en iyi hangi ifade anlatır?

  1. Yazılı iki aynı ünsüz harf genellikle ayrı ayrı söylenen iki ünsüz sesi anlamına gelmez.
  2. Çift yazılan her ünsüz harf iki kez söylenmelidir.
  3. İngilizcede iki aynı ünsüz harf hiçbir zaman yan yana yazılmaz.
Cevabı göster

Yazılı iki aynı ünsüz harf genellikle ayrı ayrı söylenen iki ünsüz sesi anlamına gelmez.

We do with some words, but this is normally compound words. Kelime

5:13

Bazı kelimelerde yapıyoruz, ancak bunlar genellikle birleşik kelimelerdir.

Kelime

compound words: tam sözcükleri tek bir birimde birleştirmek

compound words, iki veya daha fazla mevcut sözcüğün tek bir birim oluşturacak şekilde birleştirilmesiyle oluşan birleşik sözcüklerdir. Örneğin tooth ve brush birleşerek toothbrush sözcüğünü oluşturur. Burada birleşik sözcükler önemlidir, çünkü ilk parçanın son ünsüz sesi ikinci parçanın ilk ünsüz sesiyle aynı olabilir. bookcase sözcüğünde iki parçanın sınırında /k/ ile /k/ karşılaşır; bu nedenle ünsüz daha uzun duyulabilir. Buradaki compound, sözcük oluşturmayla ilgili bir terimdir, kimyasal bir anlam taşımaz.

Alıştırma

Hangi sözcük iki tam sözcükten yapılmış bir compound word örneğidir?

  1. toothbrush
  2. unhappy
  3. carefully
Cevabı göster

toothbrush

Here, Emma is actually Emma.

5:17

Burada, Emma aslında Emma'dır.

It's very short.

5:20

Çok kısadır.

So, keep it up keep keep attention pay attention to this 'cause I live in Spain and a lot of people double the consonants and they double the sound and make it Emma, Notlar

5:21

Bu yüzden, buna çok dikkat edin çünkü ben İspanya'da yaşıyorum ve birçok insan ünsüzleri ve sesi çiftleyerek Emma yapıyor,

Kalıp ifadeler

pay attention to this: dikkati önemli bir noktaya yöneltmek

Pay attention to this, “bu noktaya dikkat et” anlamına gelir. Dinleyenin dikkatini açıklanan veya gösterilen önemli bir ayrıntıya yöneltir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp pay attention to + isim veya zamir şeklindedir. to edatı dikkat edilmesi gereken şeyi tanıtır; burada this, konuşmacının birazdan açıklayacağı telaffuz ayrıntısını gösterir.

Alıştırma

Hedef kalıbı tek sözcükle tamamlayın: Please pay attention ____ the final sound.

Cevabı göster

to

Kelime

'cause: because'ın gündelik kısaltılmış biçimi

'Cause, because'ın gündelik ve kısaltılmış biçimidir; bir neden bildirir. Asıl cümlede 'cause I live in Spain, konuşmacının bu telaffuz biçimini neden fark ettiğini açıklar. Baştaki kesme işareti, because sözcüğünün ilk bölümünün atıldığını gösterir. Diyaloglarda ve altyazılarda 'cause ifadesini because olarak anlayın; “neden” anlamındaki cause ismiyle veya “sebep olmak” anlamındaki cause fiiliyle karıştırmayın.

Alıştırma

Resmî bir okul raporu için en uygun cümle hangisidir?

  1. The match was postponed 'cause the field was flooded.
  2. The match was postponed because the field was flooded.
Cevabı göster

The match was postponed because the field was flooded.

Kelime

double the consonants ... double the sound: fiil olarak double

Burada double bir eylemi anlatır. double the consonants ve double the sound ifadelerinde double, double + nesne yapısına sahip geçişli bir fiildir. Bir şeyin miktarını, boyutunu veya süresini iki katına çıkarmak anlamına gelir. Bu telaffuz açıklamasında öğretmen, ünsüz sesini iki katmış gibi duyulacak şekilde tekrarlamayı veya uzatmayı kastediyor. Yalnızca yazılı kelimede iki ünsüz harf bulunduğunu söylemiyor. Aynı fiil yapısı double the amount ve double the length ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Cümleyi double fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Last year, the factory ____ its output from 500 to 1,000 units.

Cevabı göster

doubled

but it's Emma in English.

5:32

ama İngilizcede Emma'dır.

It's very quick and very short. Kalıp ifadeler

5:34

Çok hızlıdır ve çok kısadır.

Kalıp ifadeler

very quick and very short: hız ve süre

Quick ve short birbiriyle ilişkili fakat farklı iki özelliği anlatır. Quick, bir eylemin veya sesin hızlı gerçekleştiğini; short ise kısa bir süre devam ettiğini belirtir. and ile birleştirildiklerinde dinleyene sesi uzatmadan kısa ve hızlı telaffuz etmesini söylerler. very sözcüğünün tekrarlanması her özelliği ayrı ayrı vurgular.

Alıştırma

Bu telaffuz yönergesinde It's very quick and very short. ne anlama gelir?

  1. Ses hızlı çıkarılır ve uzun sürmez.
  2. Ses yavaş başlar fakat sonra daha yüksek olur.
  3. Ses iki kez tekrarlanır ve uzun süre tutulur.
Cevabı göster

Ses hızlı çıkarılır ve uzun sürmez.

Emma.

5:37

Emma.

We ate dinner at 1:00.

5:38

We ate dinner at 1:00. (Akşam yemeğini 1:00'de yedik.)

We ate dinner at 1:00.

5:41

We ate dinner at 1:00. (Akşam yemeğini 1:00'de yedik.)

Please listen to me.

5:44

Please listen to me. (Lütfen beni dinleyin.)

Please listen to me.

5:46

Please listen to me. (Lütfen beni dinleyin.)

I love to sing.

5:49

I love to sing. (Şarkı söylemeyi seviyorum.)

I love to sing.

5:51

I love to sing. (Şarkı söylemeyi seviyorum.)

The days are getting longer.

5:53

The days are getting longer. (Günler uzuyor.)

The days are getting longer.

5:57

The days are getting longer. (Günler uzuyor.)

And that's it for today's English pronunciation lesson. Anlatım akışı

6:00

Bugünkü İngilizce telaffuz dersimiz bu kadar.

Anlatım akışı

Kapanış işareti olarak That's it for today's + etkinlik

That's it for today's English pronunciation lesson, dersin artık sona erdiğini belirtir. Buradaki that's it bir kapanış işaretidir; dersin kolay olduğu anlamına gelmez. That's it for today's + etkinlik kalıbı, hangi etkinliğin bittiğini dinleyicilere bildirir. Etkinliğin adı değişebilir ancak kalıbın konuşmayı düzenleyip bitirme işlevi aynı kalır.

Alıştırma

Hedef kapanış kalıbını kullanarak şu İngilizce cümleyi tamamlayın: ____ workshop.

Cevabı göster

That's it for today's

I hope you've enjoyed it and you've learned something new. Kalıp ifadeler

6:03

Umarım keyif almışsınızdır ve yeni bir şey öğrenmişsinizdir.

Kalıp ifadeler

I hope you've enjoyed it and you've learned something: sonda deneyime dönüp bakmak

Bir dersin sonunda I hope you've enjoyed it and you've learned something demek, konuşanın dinleyicilerin o ana kadarki deneyimden keyif almış ve bir şey öğrenmiş olmalarını samimi biçimde umduğunu ifade eder. You've enjoyed ve you've learned, present perfect biçimleridir. Önceki izleme ve öğrenme sürecini şimdiki ana bağladıkları için cümle doğal bir kapanış sözü olur. İki yan cümle and ile bağlanır ve ikisi de I hope ifadesine bağlıdır.

Alıştırma

Müze turu yeni bitti. Hangi cümle ziyaretçilerin deneyimine ve öğrendiklerine doğal biçimde dönüp bakar?

  1. I hope you've enjoyed the tour and you've learned something new.
  2. I hope you'll enjoy the tour and you'll learn something new.
  3. I hope you enjoyed tours and learn something new.
Cevabı göster

I hope you've enjoyed the tour and you've learned something new.

If you've made it this far in the video, Kalıp ifadeler

6:05

Eğer videoda buraya kadar geldiyseniz,

Kalıp ifadeler

you've made it this far: şu anki noktaya kadar gelmek

Bu cümlede you've made it this far, “izlemeye devam edip bu noktaya ulaştın” anlamına gelir. Present perfect yapısı, daha önce başlayan izlemeyi izleyicinin şu anda ulaştığı noktayla ilişkilendirir. Buradaki this far, fiziksel mesafeyi değil videodaki ilerlemeyi ölçer. make it this far kalıbı bir kitap, kurs, görev veya zorlukta mevcut aşamaya ulaşmayı da anlatabilir.

Alıştırma

“You've made it this far in the course” ne anlama gelir?

  1. Kursun her bölümünü çoktan bitirdin.
  2. Fiziksel olarak uzun bir mesafe katettin.
  3. Kursa devam ederek şu anki noktaya ulaştın.
Cevabı göster

Kursa devam ederek şu anki noktaya ulaştın.

then tell me in the comments, Kültür

6:07

yorumlarda bana söyleyin,

Kültür

in the comments: platformun herkese açık yorumlar bölümü

Çevrim içi bir videoda in the comments, “platformun yorumlar bölümünde” anlamına gelir. İzleyiciler burada genellikle başkalarının da görebildiği yanıtlar paylaşabilir. Tell me in the comments, içerik üreticisinin izleyicilere yönelttiği yaygın bir etkileşim isteğidir: izleyici, içerik üreticisiyle özel olarak iletişime geçmek yerine istenen yanıtı oraya yazmalıdır.

Alıştırma

Bir video sunucusu, izleyicilerin videonun altına herkese açık bir yanıt yazmasını istiyor. Cümleyi tamamlayın: Tell me your answer ____.

Cevabı göster

in the comments

what's your favorite snack?

6:09

en sevdiğiniz atıştırmalık nedir?

Remember to download your free English pronunciation pack. Ton ve niyet

6:11

Ücretsiz İngilizce telaffuz paketinizi indirmeyi unutmayın.

Ton ve niyet

Remember to + fiilin yalın hâli: nazik bir eylem hatırlatması

Remember to + fiilin yalın hâli, birine hâlâ yapılması gereken bir işi unutmamasını söyler. Burada download fiilin yalın hâlidir ve cümle izleyiciyi telaffuz paketini almaya yönlendirir. Bu, öznesi you olan ancak öznesi söylenmeyen bir emir cümlesidir. Temel işlevi hatırlatma yapmaktır; bu nedenle yalnızca Download the pack. demekten genellikle daha az sert duyulur.

Alıştırma

Hatırlatmayı hedef yapıyla tamamla: ____ bring your permission slip tomorrow.

Cevabı göster

Remember to

The link to download it is below in the description.

6:14

İndirme bağlantısı aşağıda açıklama kısmındadır.

As always, Anlatım akışı

6:18

Her zaman olduğu gibi,

Anlatım akışı

As always: düzenli bir rutini tanıtmak

As always, ardından gelen şeyin önceki zamanlarla aynı düzeni izlediğini belirtir. Sonraki sözü veya eylemi tanıdık ve düzenli bir şey olarak çerçeveler. Cümlenin başında kısa bir geçiş ifadesi görevi görür ve ardından genellikle virgül gelir. Altyazıda yeni bir bilgi değil, her zamanki kapanış mesajının geleceğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, ısınmayı yerleşmiş bir cuma rutini olarak sunmak için cümle başında bir geçiş ifadesi kullanıyor?

  1. As always, we begin Friday practice with a warm-up.
  2. For the first time, we begin Friday practice with a warm-up.
  3. By accident, we begin Friday practice with a warm-up.
Cevabı göster

As always, we begin Friday practice with a warm-up.

remember to like and subscribe Kültür

6:18

beğenmeyi ve abone olmayı unutmayın

Kültür

to like and subscribe: platformda eylem çağrısı

Bir video platformunda like, Beğen düğmesine basmak; subscribe ise yeni içeriklerini aboneliklerinizde görebilmek için kanala abone olmak anlamına gelir. like and subscribe birlikte, videonun sonuna doğru sık kullanılan bir eylem çağrısıdır. to sözcüğü remember ile bağlantılıdır: remember to do something. Ardından like ve subscribe olmak üzere iki paralel yalın fiil gelir.

Alıştırma

Bu video sonu eylem çağrısını platformdaki iki standart işlemle tamamlayın: Remember to ____.

Cevabı göster

like and subscribe

and I will see you in the next lesson. Kalıp ifadeler

6:20

ve bir sonraki derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

see you in the next lesson: dostça bir ders vedası

See you in the next lesson, mevcut dersi dostça bitirmenin ve konuşanın bir sonraki derste dinleyicilerle yeniden buluşmayı ya da konuşmayı beklediğini söylemenin bir yoludur. See you yalnızca yüz yüze görüşmeler için değildir; çevrim içi derslerde ve videolarda da kullanılabilir. Tam cümlede I will see you, yaygın olan I'll see you biçiminde kısaltılabilir. Kısa bir vedada konuşanlar çoğu zaman I will bölümünü atar ve yalnızca See you in the next lesson der.

Alıştırma

Çevrim içi bir ders bitiyor ve başka bir ders planlanmış. En doğal ve dostça veda cümlesi hangisidir?

  1. See you in the next lesson.
  2. Let's begin the next lesson now.
  3. This is our final lesson.
Cevabı göster

See you in the next lesson.

Bye-bye.

6:22

Hoşça kalın.