BeeeeeOOP! | Ev İşleri | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
257 kelime 184 kel/dk

Video açıklaması: Bluey ile Bingo ev işlerine odaklanmak yerine anne babalarının komik yürüyüşünü taklit eder. Yetişkinler çocukların “bip bup” yürüyüşünü öğrenir, ev işlerinin hâlâ bitmemiş olmasını kabullenir ve ardından normal biçimde yürüyüp yürümediklerini gülünç bir ciddiyetle kontrol eder. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. hang on. — Öbek fiiller: Bu ifadenin bir yere tutunmak şeklindeki gerçek anlamdan ziyade, birinden beklemesini ya da kısa süre durmasını isteyen gündelik bir söz olduğunu anlamayı sağlar. Öğrenci düşünürken, bir şeyi kontrol ederken veya devam etmeye hazırlanırken etkinliği ya da konuşmayı kısa süreliğine kesmek için kullanabilir. 2. shouldn't you be — Konuşma edimbilimi ve tutum: Olumsuz bir sorunun, karşıdaki kişiye o sırada yapması beklenen işi hatırlatabildiğini gösterir. Bağlama ve ses tonuna göre tarafsızca bilgi istemek yerine beklenti, hafif bir baskı veya yumuşak bir eleştiri iletebildiği ayırt edilebilir. 3. are nuts. — Sözcük anlamı ve dil düzeyi: nuts sözcüğünü yiyecek anlamıyla değil, insanların çılgın, saçma veya tuhaf davrandığını belirten samimi ve şakacı bir kullanım olarak yorumlamayı öğretir. Böylece çocukların finalde yetişkinlerin davranışına eğlenerek getirdiği değerlendirme de anlaşılır.

Bu derste

Oh

0:03

Oh

Oh yeah,

0:04

Ah evet,

hang on. Öbek fiiller

0:04

bekle.

Öbek fiiller

hang on: “biraz bekle” anlamında konuşma dili ifadesi

Bu cümlede Hang on, “biraz bekle” veya “kısa bir süre dur” anlamına gelen sözlü bir ricadır. Karşıdaki kişiden henüz devam etmemesini ister; bir şeyi asma eylemini anlatmaz. Devam etmeden, bir şeyi kontrol etmeden veya sırada ne olacağını açıklamadan önce kısa bir süreye ihtiyacınız olduğunda bu anlamı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Bu durumda “Hang on.” karşıdaki kişiden ne yapmasını istiyor?

  1. Kısa bir süre beklemek.
  2. Bir nesneyi kancaya asmak.
  3. Bir nesneyi sıkıca tutmak.
Cevabı göster

Kısa bir süre beklemek.

I think I've got it. Kalıp ifadeler

0:05

Sanırım anladım.

Kalıp ifadeler

I've got it: anladığınızı veya nasıl yapılacağını bildiğinizi söylemek

Burada I've got it, “anladım” veya “artık nasıl yapılacağını biliyorum” anlamındadır. Got, bir nesneyi almak ya da ona sahip olmak anlamına gelmez. I think sözleri konuşanı biraz daha az kesin gösterir: kişi anladığına ve denemeye hazır olduğuna inanır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız yeni bir dans adımını açıkladı. Hangi cevap, nasıl yapılacağını anladığınızı düşündüğünüzü gösterir?

  1. I think I left my shoes at home.
  2. I think I've got it. Let me try the step.
  3. I think I need more help. Please show me again.
Cevabı göster

I think I've got it. Let me try the step.

You got to go Dilbilgisi

0:05

Bunu yaparken

Dilbilgisi

Zorunluluk bildiren got to

Bu cümlede got to gereklilik veya zorunluluk bildirir: “Gitmen gerekiyor” ya da “Gitmelisin.” Buradaki got, “aldın” anlamına gelmez. Bu anlamın tam ve standart biçimi have got to yapısıdır: You’ve got to go. You got to go çok gayriresmî bir konuşma biçimidir. Bazı İngilizce çeşitlerinde konuşanlar have/'ve kısmını düşürür; hızlı konuşmada bu bölümün duyulması da zor olabilir. Açık bir yazım için You’ve got to... veya You have to... kullanılır.

Alıştırma

“You got to go” cümlesindeki got to ne anlama gelir?

  1. Gitmek zorundasın.
  2. Ulaşmayı başardın.
  3. Götürmek üzere bir şey aldın.
Cevabı göster

Gitmek zorundasın.

beep boop beep boop

0:06

"bip bup bip bup"

while you're doing it. Dilbilgisi

0:08

demen gerekiyor.

Dilbilgisi

while you're doing it: eş zamanlı eylemler

Burada while bir zaman yan cümlesi başlatır: while you're doing it, “sen onu yaparken” anlamına gelir. Başka bir eylemin yalnızca sonrasında değil, aynı zaman diliminde gerçekleştiğini gösterir. Buradaki anlam zamansaldır; “oysa” anlamındaki karşıtlık kullanımı değildir. You're doing şimdiki zamanın devam biçimidir ve eylemi sürmekte olan bir şey olarak sunar. It, daha önce sözü edilen eyleme gönderme yapar; zaman bakımından örtüşen eylemleri bağlamak için while + özne + fiil kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle konuşma ve yazmanın aynı anda gerçekleştiğini söyler?

  1. Talk to me after I write this down.
  2. Talk to me while I write this down.
  3. Talk to me before I write this down.
Cevabı göster

Talk to me while I write this down.

beep boop beep boop

0:08

bip bup bip bup

You're not spinning.

0:10

Kendi etrafında dönmüyorsun.

You got to spin.

0:11

Dönmen lazım.

Oh yeah.

0:12

Ah evet.

Ooh.

0:13

Ooh.

Bluey, look.

0:14

Bluey, bak.

What are they doing?

0:19

Ne yapıyorlar?

I don't know.

0:20

Bilmiyorum.

But it doesn't look like housework. Kalıp ifadeler

0:21

Ama ev işi yapıyorlarmış gibi görünmüyor.

Kalıp ifadeler

doesn't look like: görünüşe göre yargıda bulunmak

Bu cümlede doesn't look like, “öyleymiş gibi görünmüyor” anlamına gelir. Konuşan kişi gördüklerine göre bir yargıya varır; bu nedenle bu yargı kesin gerçek olmayabilir. it gibi üçüncü tekil bir özneyle subject + doesn't look like + noun or noun phrase yapısı kullanılır. Burada housework, görünüşün karşılaştırıldığı şeydir. Like burada “benzer” anlamındadır; “hoşlanmak” anlamında değildir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The sky is bright and clear, so it ____ rain.

Cevabı göster

doesn't look like

beep boop beep boop

0:24

bip bup bip bup

What's going on? Kalıp ifadeler

0:25

Neler oluyor?

Kalıp ifadeler

What's going on?: mevcut durumu sormak

What's going on?, “Neler oluyor?” anlamına gelen kalıplaşmış bir günlük konuşma sorusudur. Özellikle bir şey tuhaf veya kafa karıştırıcı göründüğünde mevcut durumun açıklanmasını ister. go on öbek fiili burada “olmak” veya “gerçekleşmekte olmak” anlamına gelir; bir hedefe doğru hareket etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Bir odaya giriyorsunuz ve herkesin aniden telaşla koşturduğunu görüyorsunuz. Durumu sormak için hangi soru doğaldır?

  1. What's going on?
  2. What are you looking at?
  3. Where are you going?
Cevabı göster

What's going on?

Hey kids.

0:26

Hey çocuklar.

Oh

0:28

Oh,

shouldn't you be tidying the blankets up? Notlar

0:29

sizin battaniyeleri toplamanız gerekmiyor muydu?

Ton ve niyet

Shouldn't you be...?: hatırlatma ve hafif eleştiri

Shouldn't you be + fiil-ing...? konuşanın, karşısındaki kişinin o anda bu eylemi yapıyor olması gerektiğini düşündüğünü gösteren olumsuz bir sorudur. Bu cümlede, battaniyeleri toplamanın çoktan yapılıyor olması gereken bir iş olduğunu hatırlatır. Çoğu zaman tarafsız biçimde bilgi istemek yerine karşıdaki kişiyi harekete geçirmeye yarar. Ses tonuna bağlı olarak 'Neden bunu yapmıyorsun?' anlamında hafif bir eleştiri de içerebilir.

Alıştırma

'Shouldn't you be studying?' cümlesinde konuşan kişi büyük olasılıkla ne yapıyor?

  1. Karşıdaki kişiye yapması beklenen bir işi hatırlatıyor.
  2. Karşıdaki kişinin nasıl ders çalışacağını bilip bilmediğini soruyor.
  3. Karşıdaki kişiye ders çalışmayı bırakma izni veriyor.
Cevabı göster

Karşıdaki kişiye yapması beklenen bir işi hatırlatıyor.

Öbek fiiller

tidying the blankets up: tidy up ile sözcük dizilişi

tidy up, bir yeri veya bir grup eşyayı düzenli hâle getirmek anlamına gelen, ayrılabilen bir öbek fiildir. tidying the blankets up ifadesinde tidy, be sonrasında tidying biçimine girer ve isim nesnesi the blankets, tidy ile up arasına gelir. Buradaki up öbek fiilin bir parçasıdır; yukarı yönünü belirtmez. İsim nesnesi iki konumdan birine gelebilir: tidy the blankets up veya tidy up the blankets. Zamir olan nesne ise ortaya gelmelidir: tidy them up denir, tidy up them denmez.

Alıştırma

tidy up ve them kullanarak cümleyi tamamlayın: The toys are all over the floor. Please ____.

Cevabı göster

tidy them up

We finished.

0:31

Biz bitirdik.

Shouldn't you be doing housework?

0:32

Sizin ev işi yapmanız gerekmiyor muydu?

We haven't started. Dilbilgisi

0:34

Daha başlamadık bile.

Dilbilgisi

haven't started: şu ana kadar hâlâ başlamadı

Have not + fiilin üçüncü hâli, present perfect'in olumsuz biçimini kurar. haven't started ifadesinde started fiilin üçüncü hâlidir ve haven't, have not ifadesinin kısaltmasıdır. Burada etkinliğin şu ana kadar başlamadığı anlamına gelir. Önemli olan şimdiki sonuçtur: yalnızca geçmişte başlamama kararı verilmiş değildir; etkinlik şu anda hâlâ başlamamıştır.

Alıştırma

Cümleyi start fiilinin olumsuz present perfect biçimiyle tamamlayın: The workshop was due to begin ten minutes ago, but we ____ yet.

Cevabı göster

haven't started

Why?

0:35

Neden?

We're trying to walk like you guys. Kelime

0:36

Sizin gibi yürümeye çalışıyoruz.

Kelime

like you guys: you zamirinin gündelik çoğul biçimiyle karşılaştırma

Bu cümlede like, karşılaştırma yapılan grubu belirtir. ‘Aynı şekilde’ anlamına gelir; dolayısıyla like you guys, konuşanların kimin yürüme biçimini taklit etmeye çalıştığını gösterir. Buradaki like, ‘sevmek’ anlamına gelmez. You guys, konuşulan gruba hitap etmenin veya o gruptan söz etmenin gündelik ve samimi bir yoludur. Günlük İngilizcede erkekleri, kadınları veya karma bir grubu kapsayabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede like bir eylemin yapılma biçimini karşılaştırır ve you guys taklit edilen grubu belirtir?

  1. We like the music you guys chose.
  2. We invited you guys to dance.
  3. We want to dance like you guys.
Cevabı göster

We want to dance like you guys.

Why?

0:38

Neden?

We don't know.

0:41

Biz de bilmiyoruz.

Yeah.

0:42

Evet.

Okay.

0:44

Tamam.

Can you show us how you do the beep boop beep boop walk? Ton ve niyet

0:44

Bize o bip bup bip bup yürüyüşünü nasıl yaptığınızı gösterebilir misiniz?

Ton ve niyet

Can you show us how...?: Birinden göstermesini istemek

Can you show us how...? birinden bir şeyi göstermesini isteyen samimi bir rica kalıbıdır. show fiilinden sonra gelen us, yardımı alan kişileri belirtir; how ise gösterilmesi istenen hareketi veya yöntemi tanıtır. Örnekteki how you do ... tam bir yan cümledir. Yeniden kullanılabilen kalıplar Can you show + kişi + how + özne + fiil? ve Can you show + kişi + how to + fiil? şeklindedir. İkisi de yalnızca bir nesnenin gösterilmesini değil, bir yöntemin veya uygulamanın gösterilmesini ister.

Alıştırma

Bir iş arkadaşınızdan bir makinenin nasıl kullanıldığını göstermesini istiyorsunuz. Hangi rica doğaldır?

  1. Could you show me how to use this machine?
  2. Could you show me how this machine?
  3. Could you show how me to use this machine?
Cevabı göster

Could you show me how to use this machine?

Yeah.

0:47

Evet.

Okay, you start with your feet out and then they go in. Notlar

0:52

Tamam, ayakların dışarı dönük başlıyorsun sonra içeri dönüyor.

Kalıp ifadeler

start with your feet out: Başlangıç konumunu belirtmek

start with your feet out dinleyiciye ilk olarak hangi konumu alması gerektiğini söyler. start with ilk adımı veya başlangıç durumunu tanıtır; your feet out ise ayakların o anda merkezden dışarı doğru açılmış olduğunu anlatır. Buradaki with, “birlikte” anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen yapı start with + nesne + konum/durum şeklindedir; start with your hands together buna bir örnektir. Hareket talimatlarında ve adım adım açıklamalarda yaygındır.

Alıştırma

Hangi talimat, iki el de dizlerin üzerindeyken başlanması gerektiğini doğal bir şekilde söyler?

  1. Start with your hands on your knees.
  2. Start by your hands on your knees.
  3. Start your hands with on your knees.
Cevabı göster

Start with your hands on your knees.

Anlatım akışı

and then: sonraki adımı belirtmek

Bu cümlede and then, zaman içindeki iki konumu birbirine bağlar: ayaklar önce dışa dönüktür ve sonraki hareket içe gelmeleridir. Then sırayı açıkça gösterir; dolayısıyla burada and ile yalnızca iki hareket sıralanmamıştır. Yönergelerde, açıklamalarda veya hikâyelerde dinleyiciyi bir adımdan sonrakine yönlendirmek için and then kullanabilirsin.

Alıştırma

Hangi cümlede and then bir sonraki adımı açıkça göstermek için kullanılmıştır?

  1. Wash the apple because it is dirty.
  2. Wash the apple, but do not cut it into slices.
  3. Wash the apple, and then cut it into slices.
Cevabı göster

Wash the apple, and then cut it into slices.

Out,

0:56

Dışarı,

in.

0:57

içeri.

Out,

0:57

Dışarı,

in.

0:58

içeri.

Out,

0:59

Dışarı,

in.

1:00

içeri.

Put your bottom out a bit more. Kalıp ifadeler

1:00

Poponu biraz daha dışarı çıkar.

Kalıp ifadeler

a bit more: küçük bir ek ayar istemek

Burada a bit more, out ifadesini niteler ve aynı yönde küçük bir miktar daha ilerlemek anlamına gelir. More mevcut konumdan bir artış isterken a bit bu artışı küçük bir miktarla sınırlar. Bir hareket veya yönden sonra kullanıldığında, dinleyiciden aynı ayarı biraz daha sürdürmesini ister. Büyük değil, küçük bir değişikliği belirtir.

Alıştırma

Ekran neredeyse doğru konumda. Hangi cümle küçük bir ek ayar ister?

  1. Move the screen a bit more to the left.
  2. Move the screen exactly three centimetres to the left.
  3. Do not move the screen any further.
Cevabı göster

Move the screen a bit more to the left.

Yeah, you got it. Ton ve niyet

1:03

Evet, anladın bu işi.

Ton ve niyet

you got it: birinin doğru yaptığını onaylamak

Bu cümlede you got it olumlu bir geri bildirimdir. Dinleyenin yöntemi anladığını veya hareketi doğru yaptığını belirtir. it zamiri, konuşmada daha önce geçen görevi, fikri veya yöntemi temsil eder. Bu nedenle got burada fiziksel bir nesneyi almak ya da ona sahip olmak anlamına gelmez; ifadenin bütünü “Evet, doğru; nasıl yapılacağını anladın” gibi bir anlama gelir.

Alıştırma

Bir arkadaşın sonunda dans hareketini doğru yapıyor. Başarısını en açık biçimde onaylayan cevap hangisidir?

  1. I've got it!
  2. You've got this!
  3. You got it!
Cevabı göster

You got it!

Yeah, Dad, you need to do duck feet.

1:04

Evet, Baba, ördek ayakları yapman gerekiyor.

Oh yeah, I forgot.

1:06

Ah evet, unutmuşum.

And you have to say

1:07

Ve şunu söylemelisiniz

beep boop beep boop beep boop beep boop beep boop

1:13

bip bup bip bup bip bup bip bup bip bup

Yeah Mum You're doing it.

1:13

Evet Anne, yapıyorsun.

Oh, So are you Dad. Dilbilgisi

1:15

Ah, sen de Baba.

Dilbilgisi

So are you: aynı be ifadesini dinleyen kişiye de uygulamak

So are you, az önce belirtilen olumlu durumun veya tanımın dinleyen kişi için de geçerli olduğu anlamına gelir. So önceki bilgiyi temsil eder ve be fiili özneden önce gelir: so + be + özne. Bu yapıdaki fiil, önceki cümlenin dil bilgisi biçimine uyar ve yeni özneyle de uyum sağlar. Önceki cümlede be kullanılmışsa, “Mia is ready.” “So are you.” örneğindeki gibi be fiilinin uygun biçimini kullan. Geniş zamanda sıradan bir fiil varsa bunun yerine do veya does kullan.

Alıştırma

Aynı ifadenin Ben için de geçerli olduğunu söylemek üzere cevabı so + be + özne yapısıyla tamamla: “Mia is ready, and ____.”

Cevabı göster

so are you

I'm doing it.

1:17

Yapıyorum işte.

Oh,

1:18

Oh,

You got it.

1:21

Çözdün bu işi.

Go Dad. Ton ve niyet

1:21

Yürü be Baba.

Ton ve niyet

Birini desteklemek için Go + ad veya hitap

Bu cümlede Go + bir kişinin adı ya da hitap sözü, “Devam et!” veya “Yapabilirsin!” anlamına gelen kısa bir tezahürattır. Çocuk babasını destekliyor; ona gitmesini söylemiyor. Dad doğrudan hitap edilen kişi olduğu için, özenli İngilizce yazımda genellikle virgül ve ünlem işareti eklenir: Go, Dad! Aynı kalıp bir kişinin ya da takımın adıyla da kullanılabilir.

Alıştırma

Mia bir koşu yarışına katılıyor. Onu desteklemek için en doğal cümle hangisidir?

  1. Go, Mia!
  2. Mia is going.
  3. Leave, Mia!
Cevabı göster

Go, Mia!

Well,

1:26

Şey,

the house is still a mess. Kalıp ifadeler

1:27

ev hâlâ darmadağın.

Kalıp ifadeler

still a mess: değişmeden süren bir durum

is still a mess yapısında still, istenmeyen aynı durumun zamana, çabaya veya düzelme beklentisine rağmen şimdiye kadar sürdüğünü belirtir. Normalde be fiilinden sonra gelir: the house is still a mess. Burada a mess, kirli veya düzensiz bir durum anlamındadır. Bu kalıp, hâlâ karışık ya da kötü düzenlenmiş bir program veya plan gibi soyut durumları da anlatabilir.

Alıştırma

Yalnızca bir köşe temizlendi ve odanın geri kalanı hâlâ dağınık. Hangi cümle odanın şu anki durumunu en iyi anlatır?

  1. The room was a mess.
  2. The room is a mess again.
  3. The room is still a mess.
Cevabı göster

The room is still a mess.

None of the vacuuming's done, Dilbilgisi

1:29

Elektrik süpürgesi hiç açılmadı,

Dilbilgisi

None of the vacuuming's done: hiçbir şey tamamlanmadı ve 's, is kısaltmasıdır

None of the vacuuming's done, elektrikli süpürgeyle yapılan temizliğin hiçbir kısmının tamamlanmadığı anlamına gelir. Vacuuming bu ev işini adlandırır; none of the ise bu işin tamamlanan miktarının sıfır olduğunu belirtir. Burada vacuuming's, vacuuming is ifadesinin kısaltılmış biçimidir; iyelik göstermez. Is done içinde done, işin tamamlanmış durumunu anlatır. Aktarılabilir kalıp None of the + sayılamayan iş veya etkinlik + is done şeklindedir.

Alıştırma

“None of the vacuuming's done” ifadesinin doğru açıklaması hangisidir?

  1. 's iyelik gösterir ve done, vacuuming sözcüğüne ait bir isimdir.
  2. 's, is anlamına gelir ve elektrikli süpürgeyle yapılan temizliğin hiçbir kısmı tamamlanmamıştır.
  3. 's, has anlamına gelir ve elektrikli süpürgeyle yapılan temizlik bir şeyi tamamlamıştır.
Cevabı göster

's, is anlamına gelir ve elektrikli süpürgeyle yapılan temizliğin hiçbir kısmı tamamlanmamıştır.

but we can both now do the beep boop walk. Kalıp ifadeler

1:30

ama artık ikimiz de bip bup yürüyüşünü yapabiliyoruz.

Kalıp ifadeler

do the beep boop walk: do the + adı olan hareket

Do the beep boop walk ifadesinde do, adı olan bir hareketi yapmak anlamına gelir. The beep boop walk, konuşanların tanıyabildiği belirli bir yürüme biçimine verilmiş eğlenceli bir addır. Aktarılabilir kalıp do the + hareketin veya hareket dizisinin adı şeklindedir; do the moonwalk ve do the dance buna örnektir. İfadenin tanınan bir ada veya paylaşılan bir bağlama ihtiyacı vardır; do her etkinlik adıyla otomatik olarak kullanılamaz.

Alıştırma

Do the + adı olan hareket hedef kalıbını tamamlayın: Can you ____ the moonwalk?

Cevabı göster

do

I think I'm okay with that. Ton ve niyet

1:33

Sanırım bu benim için yeterli.

Ton ve niyet

I'm okay with that: bir sonucu kabul etmek

Bu cümlede I'm okay with that, az önce söz edilen sonucun ya da durumun konuşan kişi için kabul edilebilir olduğu anlamına gelir. Kabul etmeyi veya itiraz etmemeyi anlatır; konuşanın sağlık durumunu anlatmaz. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp be okay with + isim, zamir veya -ing biçimidir. with'ten sonraki bölüm, kabul edilen planı, kararı, sonucu ya da eylemi belirtir.

Alıştırma

that bir kararı ifade ettiğinde, “I'm okay with that” sözünün anlamına en uygun cümle hangisidir?

  1. Bu düzenlemeyi anlamadım.
  2. Bu düzenleme beni fiziksel olarak daha sağlıklı yaptı.
  3. Bu düzenleme benim için kabul edilebilir.
Cevabı göster

Bu düzenleme benim için kabul edilebilir.

Me too. Ton ve niyet

1:34

Benim için de.

Ton ve niyet

Me too: kısa ve olumlu katılma

Me too. olumlu bir ifadeye verilen kalıplaşmış, kısa bir yanıttır. Aynı duygunun, deneyimin, tercihin veya tutumun konuşan kişi için de geçerli olduğunu belirtir; burada kişi, önceki konuşanın kabul edişini paylaşır. me bir özne zamiri olmasa da Me too. konuşmada tek başına kullanılan doğal yanıttır. I too. tek başına doğal değildir; I too genellikle I too agree. gibi daha tam ve resmî bir cümlenin içinde yer alır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız “I want to leave early.” diyor. Siz de erken ayrılmak istiyorsunuz. En doğal kısa katılma yanıtı hangisidir?

  1. Me neither.
  2. I too.
  3. Me too.
Cevabı göster

Me too.

Well,

1:35

Neyse,

we finished our chores, Kalıp ifadeler

1:36

biz işlerimizi bitirdik,

Kalıp ifadeler

finished our chores: günlük işleri bitirmek

Finished our chores, sorumlu olduğumuz düzenli işleri tamamladığımız anlamına gelir. Kalıp finish + iyelik belirleyicisi + chores şeklindedir: finish my chores, finish her chores vb. Burada finished eylemin tamamlandığını gösterir; our ise we ile uyumludur. Chores, bulaşık yıkamak veya bir odayı toplamak gibi çoğunlukla evde düzenli yapılan işleri ifade eder. Jobs ücretli işler veya meslekler anlamındayken chores ile aynı değildir.

Alıştırma

“Düzenli ev işlerimizi tamamladık” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: We ____ before lunch.

Cevabı göster

finished our chores

so we're going to play. Anlatım akışı

1:37

o yüzden oynamaya gidiyoruz.

Anlatım akışı

so: nedenden sonuca geçmek

Burada so iki yan cümleyi birbirine bağlar ve ilk yan cümlenin sonucunu açıklar. Ev işlerini bitirmek nedendir; oynamaya gitmek ise bunun sonucudur. Bilgi düzeni neden + so + sonuç şeklindedir. Bu so, dinleyiciyi bir neden veya durumdan onun sonucuna götürür; burada “o derece” anlamına gelmez.

Alıştırma

Sonucu getiren bağlacı seçin: The bus was late, ___ I missed the beginning.

  1. but
  2. so
  3. because
Cevabı göster

so

Go for it, girls. Deyimler

1:39

Gidin bakalım kızlar.

Deyimler

Go for it: birini harekete geçmesi için cesaretlendirmek veya ona izin vermek

Go for it, birinin yapmayı düşündüğü bir şeyi yapması için onu cesaretlendiren kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Bu cümlede ayrıca kızların başlamasına izin verir ve destekleyici bir “evet, yapın” tonu taşır. it zamiri genellikle fiziksel bir nesneyi değil, daha önce konuşulan eylemi, planı veya fırsatı belirtir. Sözcükleri tek tek çevirmek yerine ifadeyi bir bütün olarak anlayın.

Alıştırma

Arkadaşınız bir yarışmaya katılmak istiyor ama gergin hissediyor. Bu dersteki üç sözcüklük teşvik ifadesini tamamlayın: Go ____!

Cevabı göster

for it

Well done. Ton ve niyet

1:40

Aferin.

Ton ve niyet

Well done: başarıyla yapılan bir işi övmek

Well done, birini bir işi başarıyla tamamladığı veya iyi çaba gösterdiği için övmek amacıyla kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Başarı zaten belliyse tek başına tam bir yanıt olabilir. Bu kullanımda done, övgü ifadesinin bir parçasıdır ve kişinin performansını değerlendirir. Bir yiyeceğin ne kadar piştiğini anlatmaz.

Alıştırma

Bir takım arkadaşınız zor bir sunumu az önce başarıyla tamamladı. Bu dersteki iki sözcüklük övgü ifadesini tamamlayın: Well ____!

Cevabı göster

done

Bye.

1:41

Bay bay.

Bandit, Bandit,

1:43

Bandit, Bandit,

look.

1:43

bak.

Huh?

1:44

Ha?

What?

1:45

Ne?

Is that okay? Ton ve niyet

1:45

Oldu mu böyle?

Ton ve niyet

Is that okay?: kabul edilebilirliği kontrol etme

Is that okay?, az önce sözü edilen bir eylemin, planın, seçimin veya sonucun karşı taraf için kabul edilebilir olup olmadığını sorar. İzin istemek ya da karşı tarafın kabul ettiğini doğrulamak için kullanılabilir. That, daha önce belirtilen düşüncenin veya eylemin tamamına gönderme yapar. Burada okay, “kabul edilebilir” ya da “sorun değil” anlamındadır; soru yalnızca bir şeyin kaliteli olup olmadığını sormaz.

Alıştırma

'We can meet at three.' diye öneriyorsunuz. Karşı tarafın bu saati kabul edip etmediğini doğal biçimde hangi soru kontrol eder?

  1. Is that right?
  2. Are you okay?
  3. Is that okay?
Cevabı göster

Is that okay?

Is that okay?

1:46

Oldu mu böyle?

Arms swinging. Dilbilgisi

1:47

Kolları sallıyoruz.

Dilbilgisi

Noun + -ing hareket parçası olarak Arms swinging.

Arms swinging., hareket kontrol listesinde veya hızlı bir yönergede kullanılan bir parçadır. Arms vücut bölümünü adlandırır, swinging ise devam eden ya da sürdürülmesi gereken hareketi açıklar. Çekimli bir fiil içermez, ancak çevresindeki kontrol listesi eksik ilişkiyi tamamlar. Amaçlanan anlama göre tam cümle, gözlem için Your arms are swinging., yönerge içinse Keep your arms swinging. olabilir.

Alıştırma

Bir antrenörün hareket kontrol listesinde Arms swinging. ne işe yarar?

  1. Kolların birine ait olup olmadığını sorar.
  2. Geçmişte tamamlanmış bir eylemi bildirir.
  3. Kontrol edilecek hareketin kısaltılmış bir açıklamasını verir.
Cevabı göster

Kontrol edilecek hareketin kısaltılmış bir açıklamasını verir.

One foot in front of the other. Kalıp ifadeler

1:49

Bir ayak diğerinin önüne.

Kalıp ifadeler

One foot in front of the other: adım adım ilerlemek

Bu hareket kontrolünde one foot in front of the other, yürürken bir ayağı diğer ayağın önüne koymayı anlatır. Sabit bir pozisyonda durmayı değil, adım adım ilerlemeyi ifade eder. in front of önde olma ilişkisini gösterir; the other ise iki ayaktan diğerini belirtir. Bir hareket listesinde veya sözlü yönergede bu parça, put gibi bir fiil anlaşılır olduğu için tek başına kullanılabilir.

Alıştırma

Yürüme yönergesini öğrendiğiniz ifadeyle tamamlayın: To cross the narrow beam, put ____ and move slowly.

Cevabı göster

one foot in front of the other

Are we good? Ton ve niyet

1:50

İyi miyiz?

Ton ve niyet

Are we good?: gayriresmî genel durum kontrolü

Bu sahnede Are we good?, kontrolün sorunsuz tamamlanıp tamamlanmadığını ve grubun devam edip edemeyeceğini gayriresmî biçimde sorar. Buradaki good, insanların ahlaki karakterini değil, genel durumun kabul edilebilir, çözümlenmiş veya hazır olmasını anlatır. Kesin anlam, az önce neyin kontrol edildiğine veya konuşulduğuna bağlıdır.

Alıştırma

Bir arkadaşınızdan özür dilediniz ve aranızdaki sorunun çözülüp çözülmediğini gayriresmî biçimde sormak istiyorsunuz. Bu anlama en uygun soru hangisidir?

  1. Is the food good?
  2. Are we good?
  3. Are we ready?
Cevabı göster

Are we good?

Are we good?

1:51

İyi miyiz?

Yeah, I think we're good. Ton ve niyet

1:51

Evet, bence gayet iyiyiz.

Ton ve niyet

I think we're good: yumuşatılmış bir onay

Bu cümlede we're good, mevcut durumun hazır, tamamlanmış veya sorunsuz göründüğü anlamına gelir. İnsanların ahlaken iyi olduğu anlamına gelmez. I think, onayı yumuşatır. Konuşan kişi yine olumlu bir değerlendirme yapar, ancak bunu kendi görüşü olarak sunar ve başkasının düzeltme ya da ekleme yapmasına alan bırakır; bu kullanım mutlaka büyük bir kararsızlık göstermez.

Alıştırma

Çantaları kontrol ettiniz ve her şeyin hazır olduğuna inanıyorsunuz, ancak onayın daha az kesin duyulmasını istiyorsunuz. En iyi seçenek hangisidir?

  1. I don't think we're good.
  2. We're good.
  3. I think we're good.
Cevabı göster

I think we're good.

Yes!

1:53

Yes!

Yeah.

1:54

Evet.

Grown-ups are nuts. Kelime

1:55

Yetişkinler birer çatlak.

Kelime

Grown-ups: yetişkinler için gayriresmî bir isim

Grown-ups, grown-up isminin çoğuludur ve yetişkinler anlamına gelir. Gayriresmîdir ve çoğu zaman konuşanın yetişkinlere bir çocuğun gözünden baktığı izlenimini verir; yetişkinler de şakacı bir ton oluşturmak için kullanabilir. İsimde kısa çizgi önemlidir: one grown-up, two grown-ups. Kısa çizgisiz grow up, büyüyüp yetişkin olmak anlamına gelen bir fiil öbeğidir; bu nedenle burada ismin yerine kullanılamaz.

Alıştırma

Bir çocuk, yetişkinlerin kuralları sürekli değiştirmesinden şakayla yakınıyor. Hangi cümle bu sese en iyi uyar?

  1. The adults keep changing the rules.
  2. I want to grow up and change the rules.
  3. The grown-ups keep changing the rules.
Cevabı göster

The grown-ups keep changing the rules.

Kelime

are nuts: birinin deli ya da saçma göründüğünü söylemenin gayriresmî yolu

“Grown-ups are nuts.” cümlesinde nuts, are sözcüğünden sonra gelen gayriresmî bir sıfattır. Bu ifade yetişkinlerin deli, saçma veya anlaşılması çok zor göründüğünü belirtir; nuts burada yiyecek olan kuruyemiş anlamına gelmez. Bu söz, onların davranışlarıyla ilgili abartılı bir yakınmadır; mutlaka akıl hastalığı hakkında ciddi bir iddia değildir. Daha genel olarak be nuts, bir kişiyi, fikri veya durumu son derece mantıksız ya da tuhaf olarak tanımlamak için gayriresmî biçimde kullanılabilir.

Alıştırma

“That plan is nuts” cümlesindeki “is nuts” ne anlama gelir?

  1. Birkaç çeşit kuruyemiş içerir.
  2. Dikkatle düzenlenmiştir.
  3. Son derece mantıksız veya çılgıncadır.
Cevabı göster

Son derece mantıksız veya çılgıncadır.