Karaciğer ne işe yarar? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, karaciğerin günün 24 saati çalışan bir fabrika gibi işleyişini anlatıyor: kanı kabul ediyor, besinleri işleyip depoluyor, zararlı maddeleri uzaklaştırıyor, safra gibi temel ürünleri üretiyor ve aşırı toksin yükünden korunması gerekiyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. There's a factory inside you — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bilimsel bir anlatımın, konunun karaciğer olduğunu açıklamadan önce somut bir fabrika metaforuyla nasıl başladığını anlamak. Bu yöntem, karmaşık bir biyolojik sistemi zihinde canlandırmayı kolaylaştırır ve açıklama için ilgi çekici bir giriş oluşturur. 2. either converts it into a product that can't hurt the body or isolates it and whisks it away, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: either...or... yapısının karaciğerin toksik bir maddeyi ele almak için kullandığı iki alternatif yolu nasıl düzenlediğini fark etmek ve bu yapıyla bir süreçteki iki olası stratejiyi ya da rotayı açıkça ifade etmek. 3. can't afford to shut down. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: can't afford to ifadesinin yalnızca para yetersizliğini değil, bir eylemin sonuçlarının kabul edilemez olmasını da anlatabildiğini kavramak; sistemi, hizmeti veya faaliyeti durdurmanın göze alınamayacağı durumlarda kullanmak.
Bu derste
There's a factory inside you that weighs about 1.4 kg Anlatım akışı
0:06İçinizde yaklaşık 1,4 kg ağırlığında bir fabrika var
There's a factory inside you: bilimsel bir giriş ifadesi
“There's a factory inside you”, gerçek konu olan karaciğerin adı verilmeden önce izleyicinin zihninde somut bir görüntü oluşturur. Factory burada bir benzetmedir; vücudun içinde gerçekten bir bina olduğu anlamına gelmez. Birçok şeyi işleyen, üreten ve depolayan bir organı çağrıştırır. Bu tür bir bilimsel giriş, önce merak uyandırıp ardından benzetmeyi açıklayarak bilgiyi düzenler. Böyle şaşırtıcı bir ifadeyle karşılaştığında, daha sonraki açıklamanın bu görüntüyü bilimsel konuyla nasıl ilişkilendirdiğine dikkat et.
Alıştırma
Bir bilim videosunun başında “There's a factory inside you” ifadesinin temel görevi nedir?
- İnsan vücudunda gerçek bir sanayi binasının saklı olduğunu iddia etmek
- Somut ve şaşırtıcı bir görüntü oluşturarak karaciğer hakkındaki açıklamaya geçmek
- Bir fabrikaya nasıl gidileceğini tarif etmek
Cevabı göster
Somut ve şaşırtıcı bir görüntü oluşturarak karaciğer hakkındaki açıklamaya geçmek
runs for 24 hours a day: kesintisiz çalışma
“runs for 24 hours a day” ifadesinde runs, “koşar” değil, “çalışır” veya “işlevini sürdürür” anlamına gelir. Run fiilinin bu anlamı makineler, sistemler, programlar ve hizmetler için yaygındır. for 24 hours a day ifadesi her günkü çalışma süresini belirtir. Burada organın gece gündüz çalışmayı sürdürdüğünü vurgular.
Alıştırma
Cümleyi run fiilinin doğru biçimiyle tamamla: The backup server ____ for 24 hours a day.
Cevabı göster
runs
the heaviest organ in your body and one of the most crucial. Notlar
0:15vücudunuzdaki en ağır organ ve en hayati olanlardan biri.
the heaviest organ in your body: üstünlük derecesi ve karşılaştırma alanı
The heaviest organ, ağırlık bakımından ilk sıradaki organı belirtmek için the + üstünlük derecesindeki sıfat + isim yapısını kullanır. Heaviest, heavy sözcüğünün üstünlük derecesidir. In your body karşılaştırma alanını belirler. Tekrar kullanılabilen the + üstünlük derecesi + isim + in + yer veya grup kalıbı, belirtilen bir alan içinde ilk sıradaki öğeyi gösterir.
Alıştırma
Cümleyi high sözcüğünün üstünlük derecesiyle tamamlayın: Mount Everest is ____ mountain in the world.
Cevabı göster
the highest
one of the most crucial: en önemlilerden biri, tek olan değil
One of the most crucial, en önemli kabul edilen grubun bir üyesini anlatır; tek ve mutlak olarak en önemli olanı anlatmaz. Tam kalıp one of the + üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul isim şeklindedir. Burada organs sözcüğü, önceki ifadede organ zaten anlaşıldığı için kullanılmamıştır. Tam biçim one of the most crucial organs olur. İsim açıkça yazıldığında, bir gruptan bir öğe seçildiği için genellikle çoğul olur.
Alıştırma
Hangi ifade “en önemli nedenlerden biri” anlamına doğru biçimde gelir?
- one of the most important reasons
- the one most important reasons
- one of the most important reason
Cevabı göster
one of the most important reasons
This industrious structure simultaneously acts as a storehouse, Notlar
0:19Bu çalışkan yapı aynı anda bir depo,
industrious structure: bir organı çalışkan bir işçi gibi kişileştirmek
Industrious genellikle çok ve düzenli çalışan bir insanı tanımlar. Burada structure sözcüğünü, yani karaciğeri nitelediği için organı durmadan birçok işi yerine getiren yorulmaz bir işçi gibi kişileştirir. Bu sıfat industrial anlamına gelmez. İnsana ait bir özelliği organa aktarmak, bilimsel açıklamayı daha canlı hâle getirirken organın sürekli etkinliğini de vurgular.
Alıştırma
Bu cümlede industrious structure ne anlama geliyor?
- Çok ve düzenli çalışan biri gibi kişileştirilmiş bir yapı
- Sanayi malzemelerinden yapılmış bir yapı
- Fabrikalar ve üretimle ilgili bir yapı
Cevabı göster
Çok ve düzenli çalışan biri gibi kişileştirilmiş bir yapı
a manufacturing hub, and a processing plant.
0:23bir üretim merkezi ve bir işleme tesisi olarak işlev görür.
simultaneously acts as ...: birden fazla işlevi paralel bir listede düzenlemek
Simultaneously aynı anda, acts as ise bir şeyin işlevini yerine getirir anlamına gelir. Üç isim öbeği acts as yapısının paralel tamamlayıcılarıdır: a storehouse, a manufacturing hub ve a processing plant. Bunlar gerçek binalar değil, işlevsel benzetmelerdir. Bu liste açıklamayı depolama, üretim ve işleme olmak üzere üç ana role ayırır; böylece okuyucu ayrıntılardan önce bilginin genel planını görür. Tek bir şeyin birden fazla işlevi olduğunu göstermek için act as yapısını paralel bir isim listesiyle yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi simultaneously ve act as yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: In a crisis, this app ____ a map, an alert system, and a communication tool.
Cevabı göster
simultaneously acts as
And each of these functions involves so many important subtasks Notlar
0:27Ve bu işlevlerin her biri o kadar çok önemli alt görevi içerir ki,
each of these functions involves: önceki bilgiye gönderme yapıp ayrıntılara geçmek
Each of these functions, daha önce adı geçen işlevlere gönderme yapar. each of bu işlevleri tek tek ele alırken these önceki listeyle bağlantıyı korur. involves daha sonra her işlevin neleri içerdiğini belirterek bir sonraki ayrıntı düzeyini açar. each dil bilgisi bakımından tekil olduğu için fiil involve değil, involves olur. Bu yapı, açıklamanın ana kategoriler listesinden her kategorinin ayrıntılarına açıkça ilerlemesini sağlar.
Alıştırma
each of these functions involves ifadesi bilgileri düzenlerken nasıl bir rol oynar?
- Önceki işlevlerden yalnızca birinin alt görevleri olduğunu söyler.
- Önceki konuyu bırakıp ilgisiz bir liste başlatır.
- Daha önce adı geçen işlevlere gönderme yapar ve her birinin neler içerdiğine ilişkin ayrıntıları sunar.
Cevabı göster
Daha önce adı geçen işlevlere gönderme yapar ve her birinin neler içerdiğine ilişkin ayrıntıları sunar.
that without the liver, our bodies would simply stop working. Dilbilgisi
0:31karaciğer olmadan vücudumuz basitçe çalışmayı durdururdu.
so many important subtasks that: büyük bir miktarın sonuca yol açması
so many + çoğul sayılabilen isim + that yan cümlesi yapısı, sayının ardından gelen sonuca yol açacak kadar yüksek olduğunu anlatır. so many important subtasks that ... ifadesinde that sonuç yan cümlesini başlatır; subtasks sözcüğünü niteleyen bir ilgi zamiri değildir. Burada çok sayıdaki alt görev, karaciğerin kaybedilmesinin neden ciddi bir sonucu olacağını açıklamak için kullanılır. Sayılabilen şeylerin miktarı bir sonucu açıkladığında bu yapıyı başka durumlarda da kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi so many ... that ile tamamlayın: The library received ____ book donations ____ it opened a second storage room.
Cevabı göster
so many · that
without the liver ... would simply stop working: without ... would ile varsayımsal sonuç
Without + isim öbeği, söz konusu şeyin bulunmadığı varsayımsal bir koşul kurar. Burada without the liver, if our bodies did not have a liver ile aynı anlama gelir. Sonuç cümleciğinde would + fiilin yalın hâli kullanılır: our bodies would simply stop working. Bu kısa yapı, tam bir if cümleciği olmadan varsayımsal koşulu ve sonucunu ifade eder; simply, işleyişin durmasının doğrudan ve kaçınılmaz olacağını vurgular.
Alıştırma
Cümleyi without + isim, ... would + fiilin yalın hâli şeklindeki kısa varsayım yapısıyla tamamlayın: ____ electricity, the machine ____ stop working.
Cevabı göster
Without · would
One of the liver's main functions is to filter the body's blood, Notlar
0:35Karaciğerin temel işlevlerinden biri, vücudun kanını filtrelemektir
One of the liver's main functions is to ...: işlev tanıtan konu cümlesi
One of the liver's main functions is to ... daha geniş bir önemli işlevler kümesinden birini tanıtır. one of ifadesinden sonra çoğul functions gelir; ancak öznenin tamamı tekil olduğu için is kullanılır. Bu cümle konu cümlesi görevi görür: önce işlevi belirtir, sonraki cümleler de bu işlevin nasıl çalıştığını açıklayabilir. One of X's main functions is to + fiilin yalın hâli kalıbı, bilimsel açıklamaları ve diğer bilgilendirici metinleri düzenlemek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Bir uygulamanın temel işlevlerinden birini tanıtarak açıklamaya başlamak için en uygun cümle hangisidir?
- Protecting user data can sometimes be difficult.
- The app is blue and appears on the home screen.
- One of the app's main functions is to protect user data.
Cevabı göster
One of the app's main functions is to protect user data.
filter the body's blood: filter + işlenen nesne
filter the body's blood ifadesinde karaciğer kan üzerinde işlem yapar; istenmeyen maddeleri çıkarmak veya ayırmak için kanı süzer. Kanın kendisinin atıldığı anlamına gelmez. Dilbilgisi açısından filter burada geçişli bir fiildir ve the body's blood doğrudan nesnesidir. Başka durumlara aktarılabilen yapı, filter + işlenen madde veya topluluktur: filter water, filter air ya da filter search results. Çıkarılan şeyi belirtmek için filter waste from the blood örneğindeki gibi filter X from/out of Y kullanılır.
Alıştırma
Bir klinik cihazının istenmeyen maddeleri çıkarmak için kanı işlediğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The clinic device filters the blood away.
- The clinic device filters from the blood.
- The clinic device filters the blood.
Cevabı göster
The clinic device filters the blood.
which it receives in regular shipments from two sources. Deyimler
0:38ve bunu iki kaynaktan düzenli teslimatlar halinde alır.
tekrarlanan kan akışını anlatan bir benzetme olarak regular shipments
Shipments normalde bir yerden başka bir yere gönderilen mal grupları anlamına gelir. Burada bir lojistik benzetmesidir: iki kan damarından karaciğere giren kan, iki kaynaktan gelen tekrarlanan teslimatlar gibi anlatılır. Regular burada sıradan değil, düzenli bir biçimde tekrarlanan anlamındadır. İfade, biyolojik bir süreci tanıdık bir tedarik sistemi gibi sunar; gerçek paketlerden söz edilmez.
Alıştırma
Bu bilimsel açıklamada regular shipments gerçekte neyi ifade ediyor?
- İki kaynaktan karaciğere tekrar tekrar ulaşan kan
- İki şirketin karaciğere teslim ettiği paketler
- Vücuda yalnızca planlanmış tarihlerde giren kan
Cevabı göster
İki kaynaktan karaciğere tekrar tekrar ulaşan kan
while the hepatic portal vein brings it from the intestine. Dilbilgisi
0:45hepatik portal ven bunu bağırsaktan getirir.
hepatic artery ... hepatic portal vein: karaciğere giden iki kan yolu
Her iki ad da karaciğerle bağlantılı kan damarlarını belirtir. Hepatic, “karaciğerle ilgili” demektir. Hepatic artery kanı kalpten, hepatic portal vein ise bağırsaktan getirir. Hepatic portal vein ifadesindeki portal, anatomik bir adın parçasıdır. Burada “internet portalı” anlamına gelmez. Bu iki ad, karaciğere giren kanın iki farklı kaynağını ayırt etmenize yardımcı olur.
Alıştırma
Hangi seçenek her damarı cümlede belirtilen kaynakla doğru eşleştiriyor?
- hepatic artery: bağırsak; hepatic portal vein: kalp
- Her iki damar: bağırsak
- hepatic artery: kalp; hepatic portal vein: bağırsak
Cevabı göster
hepatic artery: kalp; hepatic portal vein: bağırsak
while + yan cümle: iki farklı olguyu karşılaştırma
Bu cümlede while, birbirine paralel iki yan cümleyi bağlar ve karşıtlık belirtir: bir damar kanı kalpten getirirken diğeri bağırsaktan getirir. Burada while, “oysa” veya “buna karşılık” anlamındadır; “bir şey olurken geçen süre boyunca” anlamında değildir. İki farklı olguyu yan yana vermek için yan cümle A, while yan cümle B kalıbını kullanın. Bu kalıp özellikle özneler, eylemler, kaynaklar veya özellikler farklı olduğunda kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi bu notta öğretilen karşıtlık bağlacıyla tamamlayın: Maya likes working in the morning, ____ her brother prefers working at night.
Cevabı göster
while
that it then sorts, processes, and stores Kalıp ifadeler
0:51ki bunları daha sonra ayırır, işler ve depolar;
This double delivery: iki aktarım yolunu özetlemek
This double delivery, bir şeyi kısaca adlandıran bir isim öbeğidir. Daha önce açıklanan iki kan girişini bir araya getirip sonraki ifadenin öznesi yapar. This az önce verilen bilgiye geri gönderme yapar; double ise aktarımın iki yol ya da iki kaynaktan geldiğini belirtir. Delivery, taşıma benzetmesini sürdürür: kanın besinleri karaciğere götürmesi, malların bir hedefe ulaştırılması gibi sunulur. Açıklayıcı metinler çoğu zaman önce ayrıntıları verir, sonra açıklamayı ilerletmek için bunları kısa bir ifadeyle özetler.
Alıştırma
Şunu okuyun: "Families receive school updates by email and by text message. This double delivery helps everyone see the news." "this double delivery" neyi ifade ediyor?
- İki ailenin tek bir mesaj alması
- Haber miktarının tam olarak iki katına çıkması
- Güncellemelerin gönderildiği iki yol
Cevabı göster
Güncellemelerin gönderildiği iki yol
fills the liver with nutrients: fill X with Y kalıbı
fill X with Y yapısında X, içeriği alan şey veya yerdir; Y ise onun içine giren şeydir. fills the liver with nutrients ifadesinde X, the liver; Y ise nutrients ögesidir. Özne, bu sonuca neyin yol açtığını belirtir. Bağlama göre fill, bir kabı tamamen doldurmak veya bir yere, sisteme ya da vücut bölümüne büyük miktarda bir şey sağlamak anlamına gelebilir. Burada karaciğerin kelimenin gerçek anlamıyla tıka basa dolduğu söylenmiyor.
Alıştırma
Cümleyi fill X with Y yapısının basit geçmiş biçimiyle tamamlayın: Maya ____ the basket ____ apples before the picnic.
Cevabı göster
filled · with
sorts, processes, and stores: paralel fiil zinciri
that, nutrients sözcüğüne geri döner; it ise üç eylemi gerçekleştiren karaciğeri ifade eder. Üç fiil aynı nesneyi paylaşır ve and ile bağlanır. Böylece cümle, tek bir öznenin birbiriyle bağlantılı adımları sırayla tamamladığını gösterir. sorts, processes ve stores, geniş zamanın üçüncü tekil kişi biçimleri olarak paralel yapıdadır. Aynı özne birbiriyle bağlantılı birkaç eylem yaptığında bu tür bir fiil zinciri süreci kısa ve anlaşılır biçimde anlatır.
Alıştırma
Tek bir özneyle paralel geniş zaman fiillerinden oluşan zinciri kullanan cümleyi seçin.
- The program sorts, processing, and stores the records.
- The program sorts, processes, and stores the records.
- The program sort, processes, and storing the records.
Cevabı göster
The program sorts, processes, and stores the records.
with the help of thousands of tiny internal processing plants known as lobules. Notlar
0:54bunu lobçuklar olarak bilinen binlerce küçük iç işleme tesisinin yardımıyla yapar.
with the help of + isim: yardım desteğini ifade etmek
With the help of + isim, bir eylemi destekleyen kişiyi, aracı, sistemi veya başka bir etkeni tanıtır. Bu parçada ifade, lobülleri karaciğerin işleme sürecine yardımcı olan yapılar olarak gösterir. Bir eylemin belirli bir kaynağın desteğiyle gerçekleştiğini belirtmek istediğinizde bu yapıyı kullanın. Vurgusu yalnızca eylemi yapan kişi ya da kullanılan yöntem üzerinde değil, alınan yardım üzerindedir.
Alıştırma
Kontrol listesinin yardım sağladığını gösteren ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ a checklist, Maya packed every item for the trip.
Cevabı göster
With the help of
processing plants known as lobules: fabrika benzetmesi ve adlandırma yapısı
Bu cümlede lobules, karaciğerin içindeki küçük yapısal ve işlevsel birimler olan lobülleri ifade eder. Bunların processing plants olarak adlandırılması, maddeleri işlemeye yardımcı olan minyatür fabrikalar benzetmesini kurar; buradaki plants canlı bitkiler değil, endüstriyel tesisler anlamındadır. Kısaltılmış edilgen ifade known as lobules, ‘lobüller olarak adlandırılan’ anlamına gelir. Processing plants ifadesini niteler ve bu birimlerin adını tanıtır: isim + known as + ad.
Alıştırma
Cümleyi ‘adlandırılan’ anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: These tiny liver units are ____ lobules.
Cevabı göster
known as
Both blood flows also deliver the oxygen that the liver needs to function.
0:59Her iki kan akışı da karaciğerin işlevini yerine getirmesi için ihtiyaç duyduğu oksijeni sağlar.
that is received from the intestine: edilgen ilgi yan cümlesi
that is received from the intestine ilgi yan cümlesi, the blood ifadesini niteler ve kanı kaynağına göre belirler. That, the blood yerine geçer ve yan cümlenin öznesidir; from the intestine kanın nereden geldiğini gösterir. Is received edilgendir: kan, alınma eylemine uğrayan öğedir ve onu alan tarafın belirtilmesi gerekmez. İsim + that + be + geçmiş zaman ortacı kalıbı, niteleyici bilgiyi doğrudan isimden sonra verdiği için bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
that sözcüğünden sonra receive fiilinin geniş zaman edilgen biçimini kullanın: Every package ____ from the warehouse is inspected on arrival.
Cevabı göster
that is received
and other nutrients dissolved in it from the food you've consumed. Dilbilgisi
1:09ve tükettiğiniz yiyeceklerden çözünmüş diğer besin maddelerini içerir.
contains carbohydrates, fats, and vitamins: contains + içerik listesi
Contains, contain fiilinin üçüncü tekil kişi biçimidir ve bir şeyin adı verilen öğeleri parçası ya da içeriği olarak bulundurduğunu belirtir. Öğeler doğrudan fiilden sonra gelir; kalıp X contains A, B, and C şeklindedir ve contains sonrasında edat kullanılmaz. Üç veya daha fazla öğeli bir listede öğeler virgülle ayrılır ve son öğe and ile bağlanır. Burada önce üç besin grubu sıralanır, ardından başka besin maddeleri eklenir.
Alıştırma
Cümleyi contain fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: This safety kit ____ bandages, gloves, and scissors.
Cevabı göster
contains
nutrients dissolved in it from...: geçmiş zaman ortacıyla niteleme
Dissolved in it, nutrients sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacı grubudur. Besin maddelerinin çözünmüş durumda olduğunu belirtir ve nutrients that are dissolved in it biçiminde açılabilir. From the food you've consumed, bu besin maddelerinin kaynağını ekler. İki bölümü de nutrients sonrasına yerleştirmek, tam bir ilgi cümleciği kullanmadan durum ve kaynağı tek bir isim grubunda toplar.
Alıştırma
Hangi cümle minerals sözcüğünü açıklamak için kısaltılmış edilgen niteleyiciyi doğru kullanır?
- The water contains minerals dissolve in it from the surrounding rocks.
- The water contains minerals are dissolved in it from the surrounding rocks.
- The water contains minerals dissolved in it from the surrounding rocks.
Cevabı göster
The water contains minerals dissolved in it from the surrounding rocks.
must be processed: must + be + fiilin üçüncü hâli
Must be processed, must ile edilgen biçim olan be processed yapısını birleştirir. Must eylemin gerekli olduğunu, edilgen yapı ise bu şeylerin işlemi yapan değil, işleme tabi tutulan taraf olduğunu gösterir. Bir kural, süreç veya nesnel gereklilik bir şeyin yapılmasını zorunlu kıldığında must be + fiilin üçüncü hâli yapısını kullanın. In different ways, gerekli yöntemin her öğe için aynı olmadığını ekler.
Alıştırma
Kuralı process fiilinin gerekli edilgen biçimiyle tamamlayın: Each sample ____ before testing.
Cevabı göster
must be processed
the liver breaks them down and converts them into sugars Notlar
1:16karaciğer onları parçalar ve şekerlere dönüştürür,
In the case of carbohydrates: belirli bir kategoriye odaklanma
In the case of carbohydrates, dinleyiciye açıklamanın artık özellikle karbonhidratlara odaklandığını bildirir. Geniş bir konudan seçilmiş tek bir kategoriye geçiş yapar. Ardından gelen yan cümle, o kategori hakkında bilgi verir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp In the case of + isim şeklindedir; sonrasında o duruma uygun açıklama gelir.
Alıştırma
Bir rapor farklı veri depolama yöntemlerini karşılaştırıyor. Hangi cümle bulut depolamayı bir kategori olarak doğru biçimde tanıtır?
- In the case of cloud storage, a stable internet connection is important.
- In the case cloud storage, a stable internet connection is important.
- In case of cloud storage, a stable internet connection is important.
Cevabı göster
In the case of cloud storage, a stable internet connection is important.
breaks them down: daha basit parçalara ayırmak
Bu cümlede breaks them down, maddelerin daha basit parçalara ayrılması anlamına gelir. Fiziksel olarak bir şeyi kırmayı değil, ayrışmayı anlatır. Break down, nesne aldığında ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir isimse down'dan sonra veya break ile down arasına gelebilir; ancak zamir mutlaka ortada olmalıdır: break them down denir, break down them denmez.
Alıştırma
Cümleyi break ... down ve them zamiriyle tamamlayın: These chemicals are hard to process, but special bacteria can ____.
Cevabı göster
break them down
converts them into sugars: convert X into Y kalıbı
Convert X into Y, X'i değiştirerek Y hâline getirmek anlamına gelir. X başlangıçtaki şeyi, into'dan sonraki Y ise ortaya çıkan biçimi veya sonucu belirtir. Bu cümlede them karaciğerin üzerinde işlem yaptığı şeyi, sugars ise sonucu ifade eder. Aynı kalıp maddeler, enerji, veriler ve başka değişim türleri için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi convert X into Y kalıbıyla tamamlayın: Solar panels ____ sunlight ____ electricity.
Cevabı göster
convert · into
for the body to use as energy when the filtered blood is sent back out. Notlar
1:19böylece filtrelenen kan geri gönderildiğinde vücut bunları enerji olarak kullanabilir.
to use as energy: use X as Y yapısı
use X as Y yapısında X kullanılan şeydir, Y ise onun üstlendiği rolü veya işlevi belirtir. Buradaki as energy, “enerji olarak” veya “enerji kaynağı olarak” demektir. X nesnesi önceki bağlamdan anlaşıldığı için to use as energy içinde tekrar edilmez. to use mastarı amaçlanan kullanımı, yani bir şeyin vücut tarafından bu rolde kullanılabileceğini anlatır.
Alıştırma
Kavanozun vazo görevi gördüğünü belirten kelimeyle cümleyi tamamlayın: We can use the old jar ____ a vase.
Cevabı göster
as
filtered blood is sent back out: edilgen yapı ve işlem yönü
filtered blood is sent back out ifadesinde is sent edilgendir: kan, gönderme eylemine maruz kalır. filtered, kanın filtreleme işleminden geçmiş olduğunu belirtir. back ve out, sent fiiline iki yön bilgisi ekler. back daha geniş rotaya veya dolaşıma dönüşü, out ise mevcut işlem noktasından dışarı doğru hareketi gösterir. Birlikte sent back out, “işlemden sonra yeniden dışarı gönderilmek” anlamına gelir; “bir sözden caymak” anlamına gelmez.
Alıştırma
“The cleaned water is sent back out,” cümlesinde sent back out ne anlama gelir?
- İşlendikten sonra yeniden dışarı doğru gönderilir.
- İşlem noktasında kalır.
- Daha önce verdiği bir sözden geri çekilir.
Cevabı göster
İşlendikten sonra yeniden dışarı doğru gönderilir.
leftovers of nutrients: yiyecek dışındaki bir artığı anlatan benzetme
Bu cümlede leftovers, vücut o anki ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra kalan besin maddelerini ifade eder. Yemekten sonra kalan yiyecek fikrini, bir süreçten sonra kalan miktara genişletir; tabaktaki yemek artıkları anlamına gelmez. Bu benzetme, soyut bir vücut sürecini gözde canlandırmayı kolaylaştırır ve bilimsel açıklamaya hafif, konuşma diline yakın bir ton verir.
Alıştırma
Bu bilimsel açıklamada leftovers of nutrients ne anlama gelir?
- Tabakta yenmeden bırakılmış yemek.
- Vücudun hemen ihtiyaç duyduğu miktarın ötesinde kalan besin maddeleri.
- Vücudun hiçbir zaman kullanamayacağı besin maddeleri.
Cevabı göster
Vücudun hemen ihtiyaç duyduğu miktarın ötesinde kalan besin maddeleri.
doesn't immediately require: zamanla sınırlı resmî ihtiyaç
Require burada ihtiyaç duymak anlamına gelir, ancak bu ihtiyacı vücudun nesnel bir koşulu olarak sunar. Need sözcüğünden daha resmî ve teknik duyulur; bu nedenle bilimsel bir açıklamaya uygundur. Immediately zamanı sınırlar: doesn't immediately require, hemen ihtiyaç duymamak anlamına gelir. Bu, vücudun o besin maddelerine gelecekte hiçbir zaman ihtiyaç duymayacağı anlamına gelmez.
Alıştırma
Hemen ortaya çıkmayan nesnel bir ihtiyaç için require sözcüğünü en uygun biçimde kullanan cümle hangisidir?
- I don't immediately require a snack.
- The system doesn't immediately require more storage.
- The system doesn't immediately request more storage.
Cevabı göster
The system doesn't immediately require more storage.
the liver holds some back and stacks them in its storage facility. Notlar
1:29karaciğer bir kısmını alıkoyar ve onları depolama tesisine yığar.
When that happens: bir durumu sonucuna bağlamak
Buradaki that, hemen önce anlatılan durumun tamamına, yani vücudun tüm besinlere hemen ihtiyaç duymaması durumuna gönderme yapar. Tek bir ismi göstermez. When, bu durumu ana sonucun gerçekleştiği zaman ya da koşul olarak sunar. Bu ifade, tüm durumu tekrarlamadan önceki bilgiyi sonraki sonuca bağlar.
Alıştırma
Şunu okuyun: Temperatures may fall below zero. When that happens, the roads can become icy. Buradaki that neye gönderme yapıyor?
- Sürücülerin evden ayrılması
- Sıcaklıkların sıfırın altına düşmesi
- Yolların buzlanması
Cevabı göster
Sıcaklıkların sıfırın altına düşmesi
holds some back: bir kısmını sonrası için ayırmak
Burada hold back, bir şeyin tamamını serbest bırakmak ya da kullanmak yerine bir kısmını ayırmak anlamına gelir. Some besinlerin bir kısmını temsil eder; dolayısıyla holds some back, karaciğerin bir bölümü yedekte tuttuğunu anlatır.
Alıştırma
Cümleyi hold some back kullanarak tamamlayın: We don't need all the soup now, so let's ____ for tomorrow.
Cevabı göster
hold some back
stacks them in its storage facility: depo mecazı
“stacks them in its storage facility” besinlerin depolanmasını bir depo sahnesi gibi anlatır. Stack genellikle nesneleri yığınlar hâlinde üst üste koymak, storage facility ise malzemelerin saklandığı yer demektir. Burada ikisi de mecazdır: karaciğer bazı besinleri tutar; nesneleri gerçek anlamda bir depoya taşımaz. Yararlı okuma yöntemi, bu somut görüntüyü açıkladığı sürece geri çevirmektir: fazla kaynaklar daha sonra kullanılmak üzere saklanır. Stacks, toplama ve düzenleme hissini canlı biçimde verir; ancak besinlerin gerçekten düzgün fiziksel yığınlar oluşturduğunu söylemez.
Alıştırma
Bu cümledeki depo mecazı ne anlama geliyor?
- Besinler düzgün fiziksel yığınlar oluşturmak zorundadır.
- Karaciğer bazı besinleri daha sonra kullanmak üzere saklar; bu, malzemeleri bir depoya koyma görüntüsüyle anlatılır.
- Karaciğer vücudun içinde ayrı bir depo inşa eder.
Cevabı göster
Karaciğer bazı besinleri daha sonra kullanmak üzere saklar; bu, malzemeleri bir depoya koyma görüntüsüyle anlatılır.
This facility works like a pantry for future cases Anlatım akışı
1:33Bu tesis, gelecekteki durumlar için bir kiler gibi çalışır
works like a pantry: işlevi benzetmeyle açıklamak
“works like a pantry”, tanıdık olmayan bir şeyi tanıdık bir karşılaştırmayla açıklamak için X works like Y kalıbını kullanır. Burada kimlik değil, işlev karşılaştırılır: bu tesis bir kiler değildir, ancak ikisi de malzemeleri daha sonra kullanılabilecek şekilde saklar. Bu yapı, bilgiyi daha az tanıdık olandan daha tanıdık olana doğru düzenler. Yeni veya karmaşık şeyi X olarak belirtin, ardından dinleyiciye hızlı bir zihinsel model vermek için works like Y kullanın. Buradaki like “benzer bir şekilde” demektir; “hoşlanmak” anlamındaki like fiili değildir.
Alıştırma
Hedef sözcükler works like ile işlev benzetmesini tamamlayın: A thermostat ____ a switch that turns the heating on and off.
Cevabı göster
works like
when the body might be in need of nutrients. Kalıp ifadeler
1:36ki o zamanlarda vücudun besinlere ihtiyacı olabilir.
be in need of + isim: in need of nutrients
be in need of + isim, gerekli bir şeye ihtiyaç duymak ya da ondan yoksun olmak demektir. Burada be in need of nutrients, vücudun besin maddelerine ihtiyaç duyduğu bir durumda olabileceğini anlatır. Bu yapı ihtiyaç durumunu vurgular ve need + isim yapısından daha resmî duyulur. Sağlık, kıtlık, kaynaklar ve yardım konulu açıklamalarda kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi be in need of ile tamamlayın: After the flood, the town was ____ clean drinking water.
Cevabı göster
in need of
But the blood flowing into the liver isn't always full of good things. Anlatım akışı
1:39Ancak karaciğere akan kan her zaman iyi şeylerle dolu değildir.
But ... isn't always ...: yarardan soruna geçiş
Cümle başındaki But, açıklamanın yönünü değiştirir. Kandaki yararlı maddelerle ilgili olumlu bir noktadan sonra bir sınırlama getirir: karaciğere giren kan istenmeyen ya da zararlı maddeler de içerebilir. Bu, dinleyiciyi karaciğerin neleri işlemesi gerektiğini anlatan sonraki bölüme hazırlar. Isn't always kısmi bir olumsuzluk oluşturur. Kanın her defasında iyi şeylerle dolu olmadığını belirtir; hiçbir zaman iyi şeyler içermediğini söylemez. But ile bu ölçülü olumsuzluk birlikte kullanıldığında geçiş kesin ve aşırı genelleyici olmayan bir hâl alır.
Alıştırma
Bu cümlenin açıklamanın düzenlenmesindeki temel işlevi nedir?
- Açıklamayı bir yarardan olası bir soruna yöneltir.
- Kanın hiçbir zaman yararlı bir şey içermediğini iddia eder.
- Aynı olumlu noktayı daha fazla ayrıntıyla tekrarlar.
Cevabı göster
Açıklamayı bir yarardan olası bir soruna yöneltir.
It also contains toxins and byproducts that the body can't use. Kelime
1:43Aynı zamanda vücudun kullanamayacağı toksinleri ve yan ürünleri de içerir.
toxins and byproducts: zararlı maddeler ve yan sonuçlar
Toxins, canlılara zarar verebilen maddelerdir. Byproducts ise bir sürecin ana sonucu olmak yerine süreç sırasında ek olarak ortaya çıkan maddelerdir. Bu cümlede and, iki ismi vücudun kullanamadığı şeyler olarak birbirine bağlar. Bir byproduct otomatik olarak toxin değildir: bir sözcük bir şeyin nasıl ortaya çıktığını, diğeri ise zararlı etkisini anlatır.
Alıştırma
Hangi ifade byproduct sözcüğünü en iyi açıklar?
- Byproduct, bir sürecin ana amacı değil, ek olarak ortaya çıkan sonucudur.
- Byproduct her zaman ana üründür.
- Byproduct mutlaka zehirli bir madde olmalıdır.
Cevabı göster
Byproduct, bir sürecin ana amacı değil, ek olarak ortaya çıkan sonucudur.
And the liver monitors these strictly. Kalıp ifadeler
1:47Ve karaciğer bunları sıkı bir şekilde denetler.
monitors these strictly: monitor + nesne + durum zarfı
Monitor + nesne, bir kişiyi, şeyi veya durumu zaman içinde kontrol etmeyi sürdürmek anlamına gelir. Buradaki these, toxins and byproducts ifadesine gönderme yapar; dolayısıyla cümle karaciğeri bu maddeleri takip ediyormuş gibi anlatır. Strictly, nesneden sonra gelen bir durum zarfıdır. Sıkı denetim veya katı standartlar anlamı ekler; izlemenin ne sıklıkta yapıldığını belirtmez. Yeniden kullanılabilen yapı monitor + nesne + zarftır.
Alıştırma
Bir hemşire hastanın ateşini dikkatle izliyor. Hangi cümle doğru ve en doğaldır?
- The nurse monitors to the patient's temperature closely.
- The nurse closely monitor the patient's temperature.
- The nurse monitors the patient's temperature closely.
Cevabı göster
The nurse monitors the patient's temperature closely.
When it spots a useless or toxic substance, Kelime
1:49İşe yaramaz veya zehirli bir madde tespit ettiğinde,
spots a useless or toxic substance: “algılamak” anlamındaki spot
Burada spots, “fark eder veya algılar” anlamında bir fiildir. Özne, maddenin işe yaramaz ya da zehirli olduğunu belirler. Fiil olduğunu, it öznesinden sonra gelmesinden ve a useless or toxic substance nesnesini almasından anlayabilirsiniz. Burada “leke” veya “yer” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede spots ne anlama gelir?
- Maddenin üzerine küçük bir işaret koyar.
- Madde için bir yer seçer.
- Maddeyi algılar veya fark eder.
Cevabı göster
Maddeyi algılar veya fark eder.
it either converts it into a product that can't hurt the body Dilbilgisi
1:52ya onu vücuda zarar veremeyecek bir ürüne dönüştürür
either converts it ... or isolates it: iki alternatif yol
either A or B yapısı iki alternatifi düzenler. Burada A, converts it into a product that can't hurt the body; B ise isolates it and whisks it away bölümüdür. İkinci kısımdaki and, B seçeneğinin içinde isolates ve whisks away eylemlerini birbirine bağlar. Üçüncü bir alternatif eklemez. A ve B'yi paralel tutmak, iki yolu takip etmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Cümleyi either ... or ile tamamlayın: The clinic will ____ call you ____ send a message.
Cevabı göster
either · or
whisks it away: bir şeyi tek ve çevik hareketle hızla götürmek
Whisk someone or something away öbek fiili, bir kişiyi ya da şeyi çok hızlı, genellikle tek ve çevik bir hareketle götürmek veya ortadan kaldırmak demektir. Buradaki whisks it away, izole edilen maddenin hızla uzaklaştırılmasını anlatır; mutfak çırpıcısıyla karıştırmak anlamına gelmez. Whisk away ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir zamirse onu whisk ile away arasına yerleştirin: whisk it away doğrudur, whisk away it değildir.
Alıştırma
Hangi cümle birinin bir şeyi tek ve çevik bir hareketle hızla kaldırdığını en iyi gösterir?
- The stagehand slowly repaired the broken chair before the curtain rose.
- The stagehand left the broken chair onstage when the curtain rose.
- The stagehand whisked the broken chair away before the curtain rose.
Cevabı göster
The stagehand whisked the broken chair away before the curtain rose.
channeling it through the kidneys and intestine to be excreted. Notlar
1:57dışarı atılması için onu böbrekler ve bağırsak yoluyla yönlendirir.
channeling it through the kidneys and intestine: maddeyi bir güzergâh boyunca yönlendirmek
Channel something through bir yer veya sistem, bir şeyi o güzergâh boyunca yönlendirmek demektir. Bu cümlede it, izole edilmiş atık ya da toksik maddeyi ifade eder; -ing biçimi channeling ise bu maddenin atılmadan önce böbreklerden ve bağırsaktan nasıl geçirildiğini açıklar. Burada channel, televizyon kanalı veya iletişim aracı anlamındaki isim değil, yönlendirmek anlamındaki fiildir. Başka durumlara aktarılabilecek fikir, seçilmiş bir yol boyunca kontrollü harekettir.
Alıştırma
Cümleyi channel ... through kalıbıyla tamamlayın: The pump ____ rainwater ____ a sand filter before storage.
Cevabı göster
channels · through
to be excreted: biyolojik atılım için kullanılan resmî edilgen ifade
“To be excreted”, “to be” ile geçmiş ortaçtan oluşan edilgen bir mastardır. Önceden sözü edilen maddenin vücuttan atılacağını gösterir; odak, onu kimin attığından çok maddenin ulaşacağı sonuç üzerindedir. “Excrete”, tıp, biyoloji ve bilimsel açıklamalarda bir organizmanın atıkları ya da başka maddeleri dışarı atmasını anlatan resmî bir fiildir. Bu cümlede “to be excreted”, maddenin böbreklerden ve bağırsaktan geçtikten sonraki biyolojik son aşamasını belirtir.
Alıştırma
Resmî biyoloji cümlesini tamamlayın: The waste is filtered by the kidneys to be ____ in urine.
Cevabı göster
excreted
Of course: beklenen bir öncülü belirtip açıklamayı ilerletmek
“Of course”, sıradaki düşünceyi beklenen veya ortak kabul edilen bir bilgi olarak sunan bir söylem belirtecidir. Burada fabrika ile üretim arasındaki bağlantıyı açık bir öncül olarak kabul eder ve ardından açıklamayı karaciğerin üretim işlevine taşır. Bu ifade yalnızca “evet” anlamında bir cevap değildir. Bir açıklama içinde “Of course”, dinleyenin konuşmacının akıl yürütmesini izlemesine yardım eder ve sonraki adımın doğal geleceğini gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede Of course ne yapıyor? Of course, a bridge needs strong supports, so we will check its design.
- Hiçbir neden vermeden konuyu değiştiriyor.
- Konuşmacının köprü konusunda emin olmadığını gösteriyor.
- Beklenen bir öncülü belirtip sonraki noktaya geçiş sağlıyor.
Cevabı göster
Beklenen bir öncülü belirtip sonraki noktaya geçiş sağlıyor.
wouldn't consider A B if it didn't...: gerçeğe aykırı bir ölçüt koymak
wouldn't ... if ... didn't ... kalıbı, şimdiki zamanla veya genel bir durumla ilgili gerçek dışı ya da olgulara aykırı bir koşul sunar. Bu cümlede didn't, üretme eylemini geçmiş zamana yerleştirmez. Karaciğerin gerçekte sahip olduğu bir işlevi yokmuş gibi düşünmemizi sağlar. Consider A B, A'yı B olarak değerlendirmek veya görmek anlamına gelir; A ile B arasında as kullanılmaz. Kalıbın tamamı bir ölçütü tersinden açıklar: Karaciğeri fabrika olarak tanımlayabilmek için madde üretmesi gerekli bir nedendir.
Alıştırma
wouldn't ... if ... didn't kalıbını ve consider fiilini kullanarak gerçeğe aykırı sınıflandırma cümlesini kısaltmalı biçimlerle tamamlayın: We ____ the device reliable if it ____ pass basic safety tests.
Cevabı göster
wouldn't consider · didn't
from various blood plasma proteins that transport fatty acids Kelime
2:07yağ asitlerini taşıyan çeşitli kan plazması proteinlerinden
blood plasma proteins: ana ismi bulma
blood plasma proteins ifadesi, art arda gelen isimlerden oluşan ve ana ismi proteins olan bir isim öbeğidir: ifade blood veya plasma'yı değil, proteinleri adlandırır. Blood plasma, bu proteinlerin bulunduğu kanın sıvı kısmını belirtir. Bu tür bilimsel ifadeleri sağdan sola okuyun: proteins → plasma proteins → blood plasma proteins. Various bütün isim öbeğini niteler; that transport fatty acids ise proteinleri açıklar.
Alıştırma
blood plasma proteins ifadesinde, bütün ifadenin ne tür bir şeyi adlandırdığını gösteren ana isim hangisidir?
- proteins
- plasma
- blood
Cevabı göster
proteins
and help form blood clots Kalıp ifadeler
2:11ve kan pıhtılarının oluşmasına yardımcı olan şeylerden,
help form blood clots: help + fiilin yalın hâli
help form blood clots ifadesinde help sözcüğünün ardından doğrudan fiilin yalın hâli gelir. help + fiilin yalın hâli, birinin veya bir şeyin bir eyleme katkıda bulunduğunu anlatır; bu nedenle form, to olmadan kullanılır. Help to form da dil bilgisi açısından doğrudur; ancak help form daha kısadır ve modern İngilizcede, özellikle Amerikan İngilizcesinde çok doğaldır. Blood clots, form fiilinin nesnesidir.
Alıştırma
Cümleyi form fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Platelets help ____ blood clots.
Cevabı göster
form
to the cholesterol that helps the body create hormones. Kültür
2:13vücudun hormon yaratmasına yardımcı olan kolesterole kadar.
makes everything from A to B: geniş bir aralık göstermek
Everything from A to B, geniş bir aralığı göstermek için A ve B'yi iki uç nokta olarak kullanır. Burada A, uzun isim öbeği various blood plasma proteins; B ise the cholesterol ifadesidir. Her that yan cümlesi yalnızca kendisinden önceki ismi açıklar. Bu nedenle to the cholesterol, from ... to ... çiftini tamamlar; kolesterole doğru hareketi anlatmaz. Bu kalıpta everything, aralıktaki çeşitliliği vurgular ve mutlaka mümkün olan her bir öğe anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi eşleşmiş aralık belirteçleri from ... to ... ile tamamlayın: The store sells everything ____ pencils ____ tablets.
Cevabı göster
from · to
cholesterol that helps the body create hormones: kolesterolün normal biyolojik işlevi
Bu cümlede cholesterol, vücudun hormon üretmek için kullandığı bir madde olarak sunuluyor. that helps the body create hormones, cholesterol kelimesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir ve onu yararlı bir biyolojik işleviyle açıklıyor. Sağlıkla ilgili açıklamalarda cholesterol otomatik olarak olumsuz bir etiket değildir. Cümle normal bir işlevi gösteriyor; her kolesterol düzeyinin sağlıklı olduğunu veya daha fazlasının daha iyi olduğunu söylemiyor.
Alıştırma
Bu cümlede vurgulanan ilgi cümleciği kolesterol hakkında ne anlatıyor?
- Kolesterolün normal bir işlevini tanımlar.
- Kolesterolün sağlık açısından hiçbir riski olmadığını söyler.
- Her kolesterol düzeyinin sağlıklı olduğunu kanıtlar.
Cevabı göster
Kolesterolün normal bir işlevini tanımlar.
It also makes vitamin D and substances that help digestion. Kalıp ifadeler
2:15Aynı zamanda D vitamini ve sindirime yardımcı olan maddeler de yapar.
substances that help digestion: help + isim yapısı
Burada substances, açıklanan isimdir. that help digestion, substances kelimesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir; that bu maddelere gönderme yapar ve özne çoğul olduğu için help kullanılır. Bütün ifade “sindirime yardımcı olan maddeler” anlamına gelir. Help, yardım gören şeyi veya süreci belirten bir isimle doğrudan kullanılabilir: help digestion. Bu yapı, digest fiilinin kullanıldığı help digest food ifadesinden farklıdır.
Alıştırma
Bu cümleyi doğru şekilde tamamlayan ifadeyi seçin: Enzymes can ____ in the small intestine.
- help to digestion
- help digestion
- help digestive
Cevabı göster
help digestion
bile: karaciğerin ürettiği sindirim sıvısı
bile, karaciğerin ürettiği sindirim sıvısı olan safradır. Bu cümlede karaciğerin önemli ürünlerinden birini anlatır; bir organı ya da ilacı anlatmaz. Bu kelime sonraki süreci de anlamaya yardımcı olur: karaciğer safra üretir, safra kesesi onu depolar ve safra bağırsakta yağların sindirilmesine yardımcı olur.
Alıştırma
bile kelimesini doğru açıklayan cümleyi seçin.
- Safra, karaciğerin ürettiği sindirim sıvısıdır.
- Safra kesesi, karaciğerin ürettiği sindirim sıvısıdır.
- Safra, vücudun midede depoladığı bir ilaçtır.
Cevabı göster
Safra, karaciğerin ürettiği sindirim sıvısıdır.
the liver uses cells called hepatocytes Kültür
2:25karaciğer, toksik atık ürünlerini bu acı yeşilimsi sıvıya dönüştürmek için
cells called hepatocytes: called ile adlandırma
called hepatocytes sözleri cells sözcüğünden sonra gelir ve bu hücrelerin adını verir. Burada called, “adlandırılan” anlamındadır; “telefonla aranan” anlamında değildir. Hepatositler karaciğer hücreleridir. Cells called hepatocytes, kısaltılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir. Cells that are called hepatocytes ile aynı anlama gelir. Yeniden kullanılabilecek yapı isim + called + ad veya terim şeklindedir.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: “The lab studies cells called astrocytes.” called astrocytes bize neyi anlatır?
- Astrocytes hücreleri telefonla arar.
- Hücrelere astrocytes adı verilmiştir.
- Hücreler astrocytes'ı telefonla arar.
Cevabı göster
Hücrelere astrocytes adı verilmiştir.
to convert toxic waste products into this bitter greenish liquid. Kalıp ifadeler
2:27hepatosit adı verilen hücreleri kullanır.
Like an eco-friendly treatment plant, ...: işlevsel benzetme
Like an eco-friendly treatment plant cümlenin başında yer alan bir benzetmedir. Karaciğeri atıkları işleyen bir tesise benzeterek dinleyiciye hepatositler ve zehirli atıklarla ilgili bilimsel ayrıntılardan önce tanıdık bir görüntü verir. Like + a/an + isim öbeği benzetmeyi başlatır; ana cümle de gerçek öznenin ne yaptığını açıklar. Karaciğer kelimenin tam anlamıyla bir arıtma tesisi değildir. Bu ifade, istenmeyen maddeleri işleme gibi ortak bir işleve dikkat çeker.
Alıştırma
İşlevsel bir benzetmeyi açıkça yapmak için Like + isim öbeğini kullanan cümleyi seçin.
- As a filter, the machine removes dust from the air.
- Like a filter, the machine removes dust from the air.
- Like a filter, the machine is made of dust from the air.
Cevabı göster
Like a filter, the machine removes dust from the air.
to convert X into Y: amaç ve sonucu ifade etmek
to convert toxic waste products into this bitter greenish liquid mastar grubu, hücrelerin kullanılma amacını belirtir. “Hücreler ne yapmak için kullanılıyor?” sorusuna cevap verir. convert X into Y yapısında X, değişimden önce var olan şeydir; Y ise sonuçtur. Burada toxic waste products, vücutta işlenmesi gereken toksik atık maddelerdir ve this bitter greenish liquid safra anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi convert X into Y ile tamamlayın: Solar panels ____ sunlight ____ electricity.
Cevabı göster
convert · into
bile is funneled into a small container below the liver Kalıp ifadeler
2:33safra, karaciğerin altındaki küçük bir kaba aktarılır
As it's produced: aynı anda gerçekleşen iki süreç
Buradaki as bir zaman bağlacıdır. As it's produced, üretildiği sırada anlamına gelir: safranın üretilmesi ve hazneye aktarılması aynı zaman diliminde gerçekleşir. It's, it is ifadesinin kısaltmasıdır ve is produced edilgen yapıdadır. Baştaki bu yan cümle, ana bilginin zamanını belirler. Bir süreç tamamen bitip diğeri daha sonra başlamıyorsa, iki eylem veya değişim birlikte ilerlerken as + yan cümle kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle kontrolün baskı süreci sırasında yapıldığını belirtir?
- Because the pages are printed, they are checked for errors.
- As the pages are printed, they are checked for errors.
- After the pages are printed, they are checked for errors.
Cevabı göster
As the pages are printed, they are checked for errors.
bile is funneled into...: tek bir hedefe yönlendirilmek
be funneled into kalıbında funnel, bir şeyi daha dar bir yola, bir kaba veya tek bir hedefe yönlendirmek ya da kanalize etmek anlamında kullanılan bir fiildir. Edilgen is funneled ifadesi, taşınan şey olan bile üzerinde odaklanır. Bu fiil, huni görüntüsünden gelir; ancak bir yerde yoğunlaştırılıp yönlendirilen kalabalıklar, para, trafik, talepler veya bilgiler için de mecazi olarak kullanılır. Burada below the liver, small container ifadesinin konumunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi, çoğul özneyle uyumlu edilgen be funneled into kalıbıyla tamamlayın: All online orders ____ one processing system.
Cevabı göster
are funneled into
called the gallbladder: organın adını belirtmek
Burada called the gallbladder, önceki isim öbeği olan a small container below the liver ifadesinin adını verir. Yani kesenin adı gallbladder'dır; called burada “adı verilen” demektir, “telefon edilen” değil. Bu, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir: called the gallbladder, which is called the gallbladder yapısının daha kısa biçimidir. Gallbladder, yani safra kesesi, karaciğerin altında bulunan ve safra bağırsağa geçmeden önce onu depolayan küçük organdır.
Alıştırma
Cümlede called the gallbladder, küçük kese hakkında hangi bilgiyi verir?
- Küçük kese bağırsağın içindedir.
- Küçük kese gallbladder adını taşır.
- Küçük kese bile adını taşır.
Cevabı göster
Küçük kese gallbladder adını taşır.
before being trickled into...: before + being + past participle
Before being trickled into the intestine, before + being + past participle yapısını izler. Being trickled edilgendir: bağlamdan anlaşılan özne bile, bağırsağa yavaşça akıtılma veya akmasına izin verilme eylemini alan taraftır. Bu ifade, aynı özneyle ilgili daha önceki bir cümleciğin ardından gelebilir. Önce önceki aşamanın, ardından before sonrasındaki edilgen eylemin gerçekleştiğini bile veya it sözcüklerini tekrarlamadan gösterir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için before sonrasında load fiilinin edilgen biçimini kullanın: The packages are weighed before ____ onto the truck.
Cevabı göster
being loaded
to help break down fats, destroy microbes, Notlar
2:39yağların parçalanmasına, mikropların yok edilmesine yardımcı olmak için
destroy microbes: geniş bir bilimsel terim olarak microbes
Microbes; bakteriler ve bazı mantarlar gibi büyütme olmadan görülemeyecek kadar küçük canlılar için kullanılan geniş ve oldukça bilimsel bir sözcüktür. Bu cümlede destroy microbes, bu küçük canlıları ortadan kaldırmak demektir. Microbe ismi kendi başına tarafsızdır: Bir mikrop yararlı, zararsız veya zararlı olabilir. Buradaki olumsuz anlam microbes sözcüğünün kendisinden değil, destroy fiilinden ve bağlamdan gelir.
Alıştırma
Bakteriler ve mikroskobik mantarlar hakkındaki bilimsel bir yazıda bu cümleyi en iyi hangi sözcük tamamlar? The sample contained several kinds of ___.
- germs
- bacteria
- microbes
Cevabı göster
microbes
help break down fats: yağları daha küçük maddelere ayırmak
Bu cümlede break down fats, yağları vücudun işleyebileceği daha küçük maddelere kimyasal olarak ayırmak demektir. Yapı help + fiilin yalın hâlidir: help break down. Burada break down ayrılabilir; bu nedenle break down fats ile break fats down aynı anlama gelir.
Alıştırma
Cümleyi break down ile tamamlayın: Digestive enzymes help ____ fats into smaller molecules.
Cevabı göster
break down
neutralize extra stomach acid: kimyasal nötrleştirme
Bu tıbbi ve kimyasal bağlamda neutralize, bir asidin kimyasal tepkime yoluyla asitliğini azaltmak demektir. extra stomach acid nesnesi, etki edilen maddenin fazla mide asidi olduğunu gösterir. Bu nedenle ifade, asitliğin azaltılmasını anlatır; bir şeyi siyasi anlamda tarafsız hâle getirmeyi değil. Bir maddenin başka bir maddenin asitliğini gidermesini anlatırken neutralize + acid veya neutralize + acidic substance kalıbı kullanılabilir.
Alıştırma
Bir madde, zaten mevcut olan bir asitle tepkimeye girerek onun asitliğini azaltıyor. En doğru ifade hangisidir?
- transport the acid
- reduce acid production
- neutralize the acid
Cevabı göster
neutralize the acid
Bile also helps carry other toxins and byproducts Kalıp ifadeler
2:45Safra aynı zamanda diğer toksinlerin ve yan ürünlerin
carry ... from ... out of ...: bir sınırı aşan yol
Burada carry, yalnızca “yürürken elde tutmak” değil, “hareket ettirmek veya taşımak” anlamına gelir. Nesne carry sözcüğünün hemen ardından gelir: other toxins and byproducts. İki edat grubu yolu gösterir. From the liver başlangıç noktasını belirtirken out of the body vücudun içinden dışına doğru hareketi gösterir. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp carry + object + from + source + out of + enclosing place şeklindedir.
Alıştırma
carry ... from ... out of ... yol kalıbını tamamlayın: This pipe carries smoke ____ the kitchen ____ the building.
Cevabı göster
from · out of
performing multiple tasks that support each other. Dilbilgisi
2:53birbirini destekleyen çoklu görevleri yerine getirir.
So, as you can see, bir toparlama işaretidir
So, önceki açıklamadan bir sonuç çıkarılacağını gösterir; as you can see ise dinleyiciyi daha önce sunulan kanıtlara veya akıl yürütmeye yönlendirir. Buradaki see yalnızca gözle görmek değil, anlamak da olabilir. İfade bir bütün olarak toparlama işareti görevi görür: sonraki cümlenin yeni bir konu açmak yerine önceki ayrıntıların gösterdiği sonucu özetleyeceğini bildirir.
Alıştırma
Bir konuşmacı birkaç gerçeği açıkladıktan sonra “So, as you can see,” derse dinleyici sırada ne beklemelidir?
- Önceki bilgilere dayanan bir sonuç.
- İlgisiz bir konuya geçiş.
- Kanıtlara bakmayı bırakma isteği.
Cevabı göster
Önceki bilgilere dayanan bir sonuç.
extremely efficient industrial site ifadesindeki fabrika benzetmesi
Bu benzetmede industrial site, karaciğeri birçok sürecin gerçekleştiği bir fabrika gibi sunar. Extremely efficient, bu süreçlerin emek veya kaynak israfı çok az olacak şekilde yürütüldüğünü belirtir. Bu ifade, karaciğerin birbiriyle uyumlu birçok işlevini tanıdık bir fabrika imgesiyle özetler. Karaciğerin gerçekten bir bina olduğu veya sanayi ürünü ürettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede karaciğere “an extremely efficient industrial site” denmesi ne anlatır?
- Üretilmiş malların yapıldığı bir binadır.
- Birbiriyle uyumlu birçok süreci etkili biçimde yürütür.
- Yalnızca tek bir basit işi vardır.
Cevabı göster
Birbiriyle uyumlu birçok süreci etkili biçimde yürütür.
performing multiple tasks ...: -ing öbeğiyle bilgi eklemek
performing multiple tasks that support each other, tamamlanmış bir ana cümleden sonra gelen bir şimdiki zaman ortacı (-ing) öbeğidir. Anlamca öznesi the liver olduğu için karaciğerin ne yaptığını ekler. Bu öbek, yeni ve tam bir cümle başlatmak yerine eklenen eylemi arka planda tutar. Eylemi yapan kişi veya şey ana cümleden açıkça anlaşılıyorsa yakından bağlantılı bir eylem ya da işlev eklemek için bu yapı kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede, ana cümlenin öznesinin yaptığı bir eylemi eklemek için virgülden sonra -ing öbeği doğru biçimde kullanılmıştır?
- The robot moved through the room, checking each shelf for damage.
- The robot moved through the room, checked each shelf for damage.
- The robot moved through the room, the shelves checking for damage.
Cevabı göster
The robot moved through the room, checking each shelf for damage.
But such a complex system needs to be kept running smoothly Notlar
2:56Ancak böylesine karmaşık bir sistemin sorunsuz çalışmaya devam etmesi gerekir
be kept running smoothly: sorunsuz çalışır durumda tutulmak
keep + nesne + running smoothly yapısında keep “devam etmesini sağlamak”, running “çalışmakta olan”, smoothly ise “sorun veya kesinti olmadan” anlamına gelir. Bu yapı bir makine, sistem, kuruluş veya sürecin iyi çalışmaya devam etmesi için bakımının yapılmasını anlatır. Cümlede edilgen be kept running smoothly biçimi kullanılır. Bakım uygulanan şey sistem olduğu için sistem özne olur: the system needs to be kept running smoothly.
Alıştırma
Cümleyi “sorun yaşamadan çalışmak” anlamındaki iki kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: Regular maintenance keeps the elevator ____.
Cevabı göster
running smoothly
by keeping it healthy and not overloading Dilbilgisi
2:59onu sağlıklı tutarak ve başa çıkabileceğinden
it with more toxins than it can handle. Dilbilgisi
3:02daha fazla toksinle ona aşırı yüklenmeyerek.
But such a complex system ...: güçlü yönlerden uyarıya geçiş
But, anlatımın yön değiştirdiğini gösterir. Önceki düşünce sistemi yetenekli ve verimli olarak sunarken bu cümle, böylesine karmaşık bir sistemin sorunsuz çalışmasını sürdürme gereğine dikkat çeker. Bu, bilgiyi düzenlemenin yaygın bir yoludur: önce güçlü bir yön ortaya konur, ardından sonuç açısından önemli olan bir koşul, sınır veya sorumluluk but ile tanıtılır. Buradaki uyarı övgüyü ortadan kaldırmaz. Önemli bir sınır ekler: güçlü bir sistemin bile bakıma ihtiyacı vardır.
Alıştırma
Bu bölümde But nasıl bir işlev görüyor?
- Odağı sistemin güçlü yönlerinden, yine de bakıma ihtiyaç duyduğu uyarısına kaydırır.
- Sistemin gücüne ilişkin bir örnek daha ekler.
- Sistemin verimli olduğuna ilişkin önceki açıklamayı reddeder.
Cevabı göster
Odağı sistemin güçlü yönlerinden, yine de bakıma ihtiyaç duyduğu uyarısına kaydırır.
by keeping ... and not overloading ...: by doing A and not doing B ile yöntem açıklamak
By + -ing, bir sonuca hangi yöntemle ulaşıldığını açıklar. Burada by keeping it healthy, sistemin nasıl sorunsuz çalışır durumda tutulabileceğini gösterir. By, eş görevli iki -ing öbeğini kapsar: keeping it healthy ve not overloading it with more toxins than it can handle. Not yalnızca ikinci eylemi olumsuz yapar. Yeniden kullanılabilen by doing A and not doing B kalıbı, yararlı bir eylemle kaçınılması gereken bir eylemi birleştirir.
Alıştırma
Bir yöntemi açıklamak için by doing A and not doing B yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- You can protect your account by use a strong password and not share it with anyone.
- You can protect your account by using a strong password and not sharing it with anyone.
- You can protect your account by using a strong password and don't share it with anyone.
Cevabı göster
You can protect your account by using a strong password and not sharing it with anyone.
more toxins than it can handle: kapasiteyi aşmak
more toxins than it can handle ifadesinde more ... than ..., gerçek toksin miktarını işleyebileceği miktarla karşılaştırır. Gerçek miktar kapasitesinin üzerindedir. Kullanılabilir kalıp more + noun + than + subject + can/could handle şeklindedir. Buradaki handle, “elle tutmak” değil, “başa çıkmak veya işlemek” anlamına gelir. İş, bilgi, trafik ya da baskı gibi yüklerle kullanılabilir.
Alıştırma
Kapasite karşılaştırmasını tek bir sözcükle tamamlayın: The server received more requests ____ it could handle.
Cevabı göster
than
This is one factory we simply can't afford to shut down. Notlar
3:04Bu, basitçe kapatmayı göze alamayacağımız bir fabrikadır.
This is one factory ...: fabrika benzetmesine dönen bir kapanış
Konuya one factory denmesi ve cümlenin shut down ile bitmesi, daha önce kullanılan fabrika benzetmesine geri döner. Cümle yeni ve gerçek bir fabrika tanıtmaz; önceden oluşturulan bir imgeyi sonda yeniden kullanır. Bu, kapanışta yapılan bir geri çağrıdır ve döngüsel son olarak da adlandırılır. Girişteki ya da ana açıklamadaki önemli bir imgeyi tekrarlamak bilgileri birbirine bağlar, ana fikri özetler ve sonun hatırlanmasını kolaylaştırır.
Alıştırma
Bu cümle açıklamanın sonunda esas olarak ne yapar?
- Gerçek bir fabrikayı yeni konu olarak tanıtır.
- Fabrika makineleri hakkında ayrı bir teknik ayrıntı ekler.
- Fabrika benzetmesine geri döner ve ana mesajı güçlendirir.
Cevabı göster
Fabrika benzetmesine geri döner ve ana mesajı güçlendirir.
can't afford to shut down: yalnızca para değil, göze alınamayacak sonuçlar
Can't afford to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmanın sonuçları kabul edilemeyecek kadar ağır olduğunda kullanılabilir; yalnızca yeterli paraya sahip olmamak anlamına gelmez. Burada simply zarfı can't ifadesini güçlendirir: sistemin durmasına izin vermek güvenli ya da mantıklı bir seçenek değildir. Burada shut down, “çalışmayı durdurmak” anlamındadır. Karaciğer bir fabrikaya benzetildiği için cümle, sonucu felaket olacağından karaciğer işlevinin durmaması gerektiğini söyler; birinin binayı kapatacak parası olmadığını değil.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “sonuçları kabul edememek” anlamına gelen üç sözcüklü kısaltılmış ifadeyle tamamlayın: With only one clean-water pump left, the village ____ let it break.
Cevabı göster
can't afford to