Rüyalarımızı Kaydedebilir miyiz?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Video, beyin dalgaları, fMRI ve görüntü arşivleriyle görülen ya da rüyada yaşanan sahnelerin yaklaşık nasıl oluşturulduğunu ve sonuçların sınırlarını anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. brush them aside - Deyimsel fiiller: ifadeyi “önemsiz saymak veya göz ardı etmek” anlamında kavrayın ve zamir them'i brush ile aside arasına koyun. 2. inside which - Dil bilgisi: edatla başlayan resmî ilgi cümlesini çözün, which'i scanner'a bağlayın ve where ile yeniden kurun. 3. come that much closer to - Kalıplaşmış öbekler ve eşdizimler: belirgin ilerlemeyi anlatın, that much ile derece vurgusunu ve to'nun isim ya da -ing biçiminden önce gelen bir edat olduğunu ayırt edin.
Bu derste
Dreams are an amazing phenomenon and considering you spend roughly six years of your life dreaming, Dilbilgisi
0:00Rüyalar inanılmaz bir olgudur ve hayatımızın yaklaşık altı yılını rüya görerek geçirdiğimiz düşünülürse,
it's quite curious that we often brush them aside to be quickly forgotten. Öbek fiiller
0:04onları çoğu zaman bir kenara itip hemen unutmamız oldukça ilginçtir.
“bu gerçek göz önüne alındığında” anlamında bağlaç considering
Burada considering, konuşmacının dinleyicinin hesaba katmasını istediği bir gerçeği sunar: insanlar hayatlarının yaklaşık altı yılını rüya görerek geçirir. Bu gerçek, ana cümledeki “it's quite curious...” değerlendirmesine dayanak sağlar. Bu kullanımda considering, “düşünüyor olmak” değil, “bu gerçek göz önüne alındığında” veya “hesaba katıldığında” anlamına gelir. considering + yan cümle yapısı, konuşmacının bir yargıda bulunmadan önce arka plan kanıtını sunmasını sağlar.
Alıştırma
Cümleyi “bu gerçek göz önüne alındığında” anlamındaki bağlaçla tamamlayın: ____ how young the children are, the instructions should be simple.
Cevabı göster
Considering
brush them aside: bir şeyi önemsememek ve zamiri ortaya yerleştirmek
Burada brush them aside, rüyaları önemsiz sayıp onlara ciddi biçimde dikkat etmemek anlamına gelir. İfade mecazidir; fiziksel olarak bir şey fırçalanıp kenara itilmez. Brush aside ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir zamir olduğunda zamir, fiille parçacığın arasına gelir: brush them aside, brush it aside. brush aside them denmez.
Alıştırma
Vurgulanan öbek fiille cümleyi tamamlayın ve zamiri doğru yere koyun: The warning was serious, but the manager chose to ____.
Cevabı göster
brush it aside
Night after night our brains go to work and bring us some of the most incredible, Kalıp ifadeler
0:08Beynimiz her gece çalışmaya koyulur ve bize en akıl almaz,
Tekrarlanan olaylar için Night after night
Night after night, “birçok gece boyunca, tekrar tekrar” demektir. Aynı tür olayın zaman içinde sürdüğünü gösterir; yalnızca iki geceden söz etmez. Yapı, tekil zaman sözcüğü + after + aynı sözcük biçimindedir. Burada beynimizin biz uyurken her gece tekrar tekrar çalışmaya başladığını vurgular.
Alıştırma
Cümleyi “birçok gece boyunca, tekrar tekrar” anlamındaki tekrarlı zaman ifadesiyle tamamlayın: ____, Ava heard the owl outside.
Cevabı göster
Night after night
and often seemingly random imagery and story lines.
0:12ve çoğu zaman rastgeleymiş gibi görünen görüntüler ve hikâyeler sunar.
And like the many science fiction stories or movies,
0:17Pek çok bilim kurgu öyküsü ya da filmindeki gibi,
could we ever record and figure out what we're seeing while we're dreaming? Öbek fiiller
0:19rüya görürken gördüklerimizi bir gün kaydedip çözümleyebilir miyiz?
Figure out: düşünerek belirlemek
Figure out, düşünerek veya araştırarak bir şeyi anlamak, çözmek ya da keşfetmek anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu cümlede figure out what we're seeing, rüyadaki görüntülerin ne olduğunu belirlemek demektir. Ardından bir isim ya da what, why veya how ile başlayan bir yan cümle gelebilir: figure out the answer; figure out why it happened.
Alıştırma
“Mia studied the map to figure out the shortest route,” cümlesinde figure out ne anlama gelir?
- birine bir gerçeği söylemek
- bir şeyin resmini çizmek
- düşünerek anlamak veya belirlemek
Cevabı göster
düşünerek anlamak veya belirlemek
You may have heard people referring to brain waves before,
0:23Daha önce insanların beyin dalgalarından söz ettiğini duymuş olabilirsiniz,
are these actual waves and do they carry information?
0:27Bunlar gerçekten birer dalga mı ve bilgi taşıyorlar mı?
stopped to think: stop to do ile stop doing arasındaki fark
stopped to think ifadesinde stopped, o anda yapılan işi bitirmeyi veya ona ara vermeyi anlatır; to think ise bu duraklamanın amacını gösterir. Burada konuşmacı, dinleyicinin devamındaki soruları düşünmek için hiç durup durmadığını soruyor. stop to + fiil kalıbı “başka bir işi, yeni bir şey yapmak için durdurmak” anlamına gelir. stop + -ing ise “o işi yapmayı bırakmak” demektir.
Alıştırma
“Lena stopped to think before answering,” cümlesinde ne oldu?
- Düşünmeyi bıraktı.
- Başka birine düşünmesini söyledi.
- Düşünebilmek için durakladı.
Cevabı göster
Düşünebilmek için durakladı.
Are brain waves similar to, say, radio waves? Anlatım akışı
0:31Beyin dalgaları, örneğin radyo dalgalarına benzer mi?
Parantez içi örnek işareti olarak say,
Burada say, “örneğin” veya “bir örnek alalım” anlamına gelen parantez içi bir örnek işaretidir. radio waves ifadesini olası bir karşılaştırma olarak sunar; “söylemek” anlamındaki fiil değildir. Bu kısa ara ifade, soruyu benzer dalgalarla ilgili genel fikirden somut bir örneğe taşıyarak bilgiyi düzenler. Bu kullanımdaki say çoğunlukla virgüllerle cümlenin geri kalanından ayrılır.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrenilen tek sözcüklük örnek işaretiyle tamamlayın: “Pick a simple instrument—____, a drum.”
Cevabı göster
say
Both brain and radio waves are forms of electromagnetic radiation,
0:35Hem beyin dalgaları hem de radyo dalgaları birer elektromanyetik ışınım biçimidir;
thousands of neurons fire at the same frequency and generate a wave. Kelime
0:42binlerce nöron aynı frekansta ateşlenerek bir dalga üretir.
neurons fire ifadesinin bilimsel anlamı
Nörobilimde neurons fire, nöronların elektriksel olarak etkinleşip sinyal göndermesi anlamına gelir. Buradaki fire, nöronların yaptığı işi anlatır; yanmak ya da silahla ateş etmek anlamına gelmez. Neurons çoğul olduğu ve cümlede at the same frequency dendiği için, birçok nöronun bu etkinliği aynı hızda tekrarlaması anlatılır. Bunların eşgüdümlü etkinliği dalganın oluşmasına yardım eder; cümle tek bir nöronun eksiksiz bir beyin dalgası oluşturduğunu söylemez.
Alıştırma
“Thousands of neurons fire at the same frequency” cümlesinde fire ne anlama gelir?
- Nöronlar yanmaya başlar.
- Nöronlar elektriksel olarak etkinleşir ve sinyal gönderir.
- Nöronlar beynin dışına bir şey ateşler.
Cevabı göster
Nöronlar elektriksel olarak etkinleşir ve sinyal gönderir.
These waves oscillate at around 10 to 100 cycles per second.
0:46Bu dalgalar saniyede yaklaşık 10 ila 100 kez salınır.
oscillate at around 50 million to 1 billion times per second.
0:52saniyede yaklaşık 50 milyon ila 1 milyar kez salınır.
Karşıtlık belirteci olarak on the other hand
On the other hand bir karşıtlık belirtecidir. Dinleyiciye, sıradaki gerçeğin daha önce sözü edilen farklı ya da karşıt bir gerçekle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini bildirir. Burada konu, beyin dalgalarının çok daha düşük frekansından radyo dalgalarının çok daha yüksek frekansına geçer. Bu ifade karşılaştırmayı düzenler; gerçek anlamda bir ele gönderme yapmaz.
Alıştırma
Cümleyi dersteki dört sözcüklü karşıtlık belirteciyle tamamlayın: The apartment is small. ____, it is close to school.
Cevabı göster
On the other hand
Scientists have long used this phenomenon to measure brain activity and interface the brain to electronic devices. Kelime
0:56Bilim insanları uzun zamandır bu olgudan beyin faaliyetlerini ölçmek ve beyni elektronik cihazlara bağlamak için yararlanıyor.
interface the brain to electronic devices: beyni elektronik cihazlara bağlamak
Burada interface, teknik dilde kullanılan geçişli bir fiildir. interface the brain to electronic devices, sinyallerin veya bilgilerin aralarında aktarılabilmesi için beyni bu cihazlara bağlamak demektir. Kalıp interface X to Y şeklindedir: X bağlantısı kurulan şeydir, Y ise bağlandığı cihaz veya sistemdir. Bir yazılım ekranını ya da kullanıcı arayüzünü ifade etmez.
Alıştırma
Teknik cümleyi derste öğrendiğiniz fiille tamamlayın: A custom adapter can ____ the old camera to a modern computer.
Cevabı göster
interface
It allows us to see which parts of the brain are active for different activities,
1:02Bu sayede farklı etkinlikler sırasında beynin hangi bölümlerinin aktif olduğunu,
and similarly, which parts of the brain are active during dreaming.
1:06benzer şekilde rüya görürken hangi bölümlerinin aktif olduğunu görebiliyoruz.
Strange as it may seem: kulağa tuhaf gelse de
Strange as it may seem, Although it may seem strange anlamına gelen ödünleyici bir devrik yapıdır. strange sıfatı başa alınır ve ardından as + özne + may + fiil gelir: strange + as + it + may + seem. Bu ifade, sonraki gerçeğin dinleyiciyi şaşırtabileceğini kısaca kabul eder; ardından ana cümle yine de bu gerçeği belirtir. Burada as, although anlamındadır. may ise bir şeyin nasıl görünebileceğini belirtir; izin ifade etmez.
Alıştırma
İlk yan cümleyi adjective + as + subject + may + verb ödünleyici devrik yapısıyla yeniden yazın: Although the plan may seem unusual, it could save time. ____, it could save time.
Cevabı göster
Unusual as the plan may seem
let alone: gerçekleşmesi daha da güç bir durumu belirtmek
Let alone, ilk durumdan daha zor, daha düşük ihtimalli veya daha az mümkün olan ikinci bir durumu belirtir. Burada barely understand why we sleep olumsuz bir ölçek oluşturur ve why we dream daha da zor olan soru olarak sunulur. Yeniden kullanılabilir kalıp, zayıf ya da olumsuz bir ilk ifadeden sonra let alone + daha uç bir durum getirmektir. Burada yaklaşık olarak kaldı ki anlamına gelir; bir şeyi yalnız bırakmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Daha zor olan olasılığı belirten iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: I can barely lift this box, ____ carry it upstairs.
Cevabı göster
let alone
Michael from Vsauce does a fantastic job explaining the main theories for why we dream, Kalıp ifadeler
1:14Vsauce'dan Michael, neden rüya gördüğümüze dair başlıca teorileri harika bir şekilde açıklıyor,
does a fantastic job explaining: birinin açıklama becerisini övmek
Does a fantastic job explaining, birinin bir şeyi son derece iyi açıkladığı anlamına gelir. Burada job, Michael’ın mesleğini değil, gösterdiği performansın kalitesini değerlendirir. Yeniden kullanılabilir kalıp do a good/great/fantastic job + -ing şeklindedir. -ing öbeği iyi yapılan etkinliği belirtir; bu nedenle explaining burada şimdiki zamanın bir parçası değildir.
Alıştırma
Hangi cümle Lena’nın oyunu ne kadar iyi açıkladığını doğal biçimde övüyor?
- Lena makes a fantastic job explaining the game.
- Lena does a fantastic job to explain the game.
- Lena does a fantastic job explaining the game.
Cevabı göster
Lena does a fantastic job explaining the game.
but there are so many theories because we can't really measure or know what people are dreaming about
1:18ancak bu kadar çok teori olmasının nedeni, insanların rüyalarında ne gördüklerini gerçekten ölçemiyor ya da bilemiyor oluşumuzdur
without waking them up and asking them: without + paralel -ing biçimleri
Without, bir yöntemin veya koşulun eksik olduğunu belirtir. Without bir edat olduğu için wake ve ask fiilleri -ing biçimini alır: without waking ... and asking .... İki -ing öbeği paralel yapıdadır ve ikisi de without sözcüğüne bağlıdır. Bunlar bir anlatım elde etmek için gereken iki adımı belirtir: önce rüya gören kişileri uyandırmak, sonra onlara sormak. Bu yapı, tek bir without sonrasında birden fazla eylemi birleştirebilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için wake ve ask fiillerinin -ing biçimlerini kullanın: You cannot learn what the sleepers remember without ____ them up and ____ them.
Cevabı göster
waking · asking
Of course, this is subject to forgetting or other errors. Kalıp ifadeler
1:25Elbette bu yöntemde unutma veya başka hatalar devreye girebilir.
subject to forgetting: be subject to + isim veya -ing biçimi
Bu cümlede is subject to forgetting, “unutmadan etkilenebilir” veya “unutmaya karşı savunmasızdır” anlamına gelir. Belleğe dayalı anlatımların bir sınırlamasını açıklar; subject burada bir okul dersini ifade etmez. Yapı be subject to + isim veya -ing biçimidir. Buradaki to bir edattır; bu nedenle ardından forget değil, forgetting gelir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “insanlar unuttuğunda etkilenebilir” anlamına gelen resmî ifadeyle tamamlayın: A report based only on memory is ____.
Cevabı göster
subject to forgetting
there is no device that exists that allows us to peer into the mind of a dreamer. Deyimler
1:29rüya gören birinin zihnine bakmamızı sağlayan bir cihaz yok.
“peer into the mind” ifadesinin mecazi anlamı
Burada “peer into the mind”, normalde görülemeyen düşünceleri, rüyaları veya diğer içsel zihinsel etkinlikleri gözlemlemeyi anlatan bir mecazdır. Zihin, sanki birinin içine bakabileceği bir alanmış gibi ele alınır. Buradaki “peer”, “dikkatle veya güçlükle bakmak” anlamındaki fiildir; eşit konumdaki kişiyi belirten isim değildir. peer into + yer veya gizli alan kalıbı, özel ya da erişilmesi zor şeyler için mecazi olarak da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümlede “peer into the mind of a dreamer” ne anlama geliyor?
- Rüya gören kişinin başındaki fiziksel bir açıklıktan bakmak
- Rüya gören kişinin iç düşüncelerini veya deneyimlerini gözlemlemek
- Rüya gören kişiyle aynı sosyal konuma sahip biriyle tanışmak
Cevabı göster
Rüya gören kişinin iç düşüncelerini veya deneyimlerini gözlemlemek
Merak uyandıran bir ters dönüş olarak “Or is there?”
“Or is there?”, önceki olumsuz varlık ifadesi olan “there is no device” sözünü tekrar ele alıp sorgular: Belki de böyle bir cihaz gerçekten vardır. “There”, varlık anlamını sürdürür; dolayısıyla bu kısa soru yeni bir yer belirtmez. Kendinden emin bir olumsuz iddianın hemen ardından kullanıldığında soru merak uyandırır ve bir ters köşe ya da şaşırtıcı kanıt geleceğini bildirir. Temel olarak bir hikâye anlatma aracıdır; dinleyiciden gerçekten bilgi isteyen bir soru değildir.
Alıştırma
“there is no device ...” ifadesinden sonra “Or is there?” ne işlev görür?
- Olumsuz iddiayı sorgular ve olası bir ters köşeyi bildirir.
- Cihazın nerede bulunduğunu sorar.
- Böyle bir cihazın var olamayacağını doğrular.
Cevabı göster
Olumsuz iddiayı sorgular ve olası bir ters köşeyi bildirir.
scientists have created a technique to do just that. Kalıp ifadeler
1:36bilim insanları tam da bunu yapan bir teknik geliştirdi.
do just that: tam olarak bunu yapmak
do just that ifadesindeki that, daha önce sözü edilen eyleme gönderme yapar. İfade “tam olarak o eylemi yapmak” anlamına gelir; böylece düşüncenin tamamını yeniden söylemek gerekmez. Buradaki just vurgu katar: “az önce” ya da yalnızca “sadece” değil, “tam olarak” anlamındadır.
Alıştırma
Cümleyi “az önce sözü edilen eylemi tam olarak yapmak” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Leo promised to turn off the lights, and he did ____.
Cevabı göster
just that
inside which subjects were shown simple pictures made up of black and white pixels. Notlar
1:42bu tarayıcının içinde deneklere siyah-beyaz piksellerden oluşan basit resimler gösterildi.
functional MRI: işlevsel MRI
Genellikle fMRI olarak kısaltılan functional MRI, bir tür beyin taramasıdır. Kandaki oksijenle ilgili değişimleri izleyerek beynin hangi bölgelerinin daha etkin olduğunu tahmin eder. Bu cümlede tarayıcı, düşüncelerin veya rüyaların doğrudan fotoğrafını çekmedi. İnsanlar resimlere bakarken oluşan etkinlik örüntülerini kaydetti; ardından araştırmacılar ve yazılımlar bu örüntüleri resimlerle eşleştirebildi.
Alıştırma
Buradaki functional MRI ifadesini hangi açıklama doğru biçimde anlatır?
- Bir kişinin düşüncelerinin doğrudan fotoğrafını çeker.
- Beyin etkinliğini tahmin etmek için kandaki oksijenle ilgili değişimleri izler.
- Yalnızca beynin fiziksel şeklini gösterir.
Cevabı göster
Beyin etkinliğini tahmin etmek için kandaki oksijenle ilgili değişimleri izler.
inside which: iç konumu belirten resmî bir ilgi yapısı
Inside which, işlevsel MR tarayıcısının içindeki bir konumu anlatan ilgi cümleciğini başlatır. Which, a functional MRI scanner ifadesine geri döner; inside ise mekânsal ilişkiyi belirtir: resimler deneklere tarayıcının içinde gösterilmiştir. Bu, edat + which yapısıdır. Edatı which sözcüğünden önce kullanmak özenli veya resmî açıklamalarda yaygındır; bu sıralama soru oluşturmaz ve which sözcüğünün subjects ya da pictures ifadelerine gönderme yapmasına yol açmaz.
Alıştırma
Cümleyi ‘bölmenin içinde’ anlamına gelen iki sözcüklü resmî ilgi yapısıyla tamamlayın: The capsule has a sealed chamber, ____ the sample is kept at a steady temperature.
Cevabı göster
inside which
made up of: bir bütünün parçalarını anlatmak
Made up of, ‘listelenen parçalardan oluşan’ anlamına gelir. Burada simple pictures ifadesini niteleyen geçmiş zaman ortacı öbeğidir: resimler siyah ve beyaz piksellerden oluşur. Be made up of + parçalar veya üyeler yapısında odak, bütünü oluşturan bileşenlerdedir. Buradaki make up, ‘uydurmak’, ‘makyaj yapmak’ ya da ‘barışmak’ anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi derste geçen ve ‘-den oluşur’ anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The emergency kit is ____ a flashlight, water, and bandages.
Cevabı göster
made up of
that correspond to the specific images. Kalıp ifadeler
1:49belirli görüntülere karşılık gelen örüntüleri bulur.
correspond to: Bir Şeyi Başka Bir Şeyle Eşlemek
Bu cümlede correspond to, beyin aktivitesindeki örüntüler ile bu örüntülerle ilişkili belirli görüntüler arasında bağlantı kurar. “Eşleşmek”, “karşılık gelmek” veya “sistematik olarak ilişkili olmak” anlamındadır; “iletişim kurmak” anlamına gelmez. Yapı A corresponds to B şeklindedir. Bir ilişkiyi veya eşlemeyi anlatır; A ile B’nin fiziksel olarak tamamen aynı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
"Each color corresponds to a route," İngilizce cümlesinde corresponds to nasıl bir ilişki anlatır?
- Her renk bir güzergâhla eşleşir veya onu temsil eder.
- Her renk bir güzergâha mesaj gönderir.
- Her renk fiziksel olarak bir güzergâhla tamamen aynıdır.
Cevabı göster
Her renk bir güzergâhla eşleşir veya onu temsil eder.
the software would record exactly how the brain reacted.
1:54yazılım beynin tam olarak nasıl tepki verdiğini kaydederdi.
the subjects were shown completely different images,
1:58deneklere tamamen farklı görüntüler gösterildi
and the software would predict and recreate what it thought the subjects were seeing. Dilbilgisi
2:01ve yazılım, deneklerin gördüğünü sandığı şeyi tahmin edip yeniden oluşturdu.
what it thought the subjects were seeing: İç İçe Bir Nesne Yan Cümlesi
What ile başlayan yan cümlenin tamamı, tahmin edilen ve yeniden oluşturulan içeriği verir; özellikle recreate fiilinin nesnesi olarak görev yapar. Burada what, “... olan şey veya görüntü” anlamındadır: Yazılım, deneklerin gördüğüne inandığı şeyi yeniden oluşturuyordu. Yan cümle içindeki it, yazılımı ifade eder. İç içe yapıyı çözmek için önce what the subjects were seeing bölümünden başlanabilir, ardından bunun doğrulanmış bir gerçek değil yazılımın değerlendirmesi olduğunu göstermek üzere it thought eklenebilir. Burada what doğrudan soru başlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede what yan cümlesi recreated fiilinin nesnesi olarak doğru kullanılmıştır?
- The program recreated what did it think the user was drawing.
- The program recreated that it thought the user was drawing.
- The program recreated what it thought the user was drawing.
Cevabı göster
The program recreated what it thought the user was drawing.
After being shown ... these were: boşa düşen niteleyiciyi düzeltme
Baştaki After being shown... yan cümlesinde, kendisine sözcük gösterilen ancak açıkça belirtilmeyen kişinin dilbilgisel olarak ardından gelen özne olması beklenir. Buradaki özne ise görüntülere gönderme yapan these olduğundan, cümle yanlışlıkla neuron sözcüğünün görüntülere gösterildiğini söyler. Amaçlanan sırayı anlatmak için giriş yan cümlesine kendi öznesini ekleyin: After the subjects were shown the word neuron, these were the images the software generated. Genel olarak, girişteki -ing veya -ed yapısının örtük öznesinin ana cümlenin öznesiyle aynı olup olmadığını kontrol edin; aynı değilse yapıyı yeniden yazın.
Alıştırma
Katılımcıların sözcüğü yazılım görüntüleri oluşturmadan önce gördüğünü doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- After being shown the word neuron, these were the images the software generated.
- After the subjects were shown the word neuron, these were the images the software generated.
- After generating the word neuron, the subjects were shown these images.
Cevabı göster
After the subjects were shown the word neuron, these were the images the software generated.
doesn't stop there: daha fazlasının geleceğini belirtme
It doesn't stop there gerçek anlamda kullanılmayan bir geçiş ifadesidir. Az önce sözü edilen sonuç, hikâye veya başarı listesinin devam ettiğini, yani daha önemli bilgilerin geleceğini belirtir. Bu cümlede it genel olarak araştırmaya veya yazılımın yapabildiklerine gönderme yaparken there bir yeri belirtmez. İfade, bir aşamayı kapatıp genellikle daha etkileyici olan bir sonraki gelişmeye yönelik beklenti yaratarak bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Konuşmacı bir yararı sıraladıktan sonra But it doesn't stop there. diyor. Dinleyici bundan sonra ne beklemelidir?
- Fiziksel bir durma yerinin açıklaması
- Bağlantılı başka bir yarar veya gelişme
- Başka bilgi verilmeden konuşmanın sona ermesi
Cevabı göster
Bağlantılı başka bir yarar veya gelişme
Further studies began to use more complex visuals
2:10Daha sonraki çalışmalar daha karmaşık görseller kullanmaya
and started monitoring the subjects in their sleep.
2:13ve denekleri uykuları sırasında izlemeye başladı.
they first had the subjects fall asleep while in an fMRI Dilbilgisi
2:16önce deneklerin bir fMRI cihazının içinde uykuya dalmasını sağladılar,
and would wake them up in the middle of dreaming, Öbek fiiller
2:19rüya gördükleri sırada onları uyandırıp
quickly asking them what they were dreaming about.
2:21hemen ne hakkında rüya gördüklerini sordular.
had the subjects fall asleep içinde have + nesne + fiilin yalın hâli
had the subjects fall asleep ifadesinde had, have fiilinin ettirgen kullanımıdır: have + kişi + fiilin yalın hâli. Araştırmacılar deneklerin uykuya dalmasını sağladı veya bunu ayarladı. Fall, to almayan yalın mastardır; bu nedenle nesneden sonra to kullanılmaz. Asleep, ulaşılan durumu belirtir. Daha genel olarak bu kalıp, bir kişinin veya kuruluşun başka bir kişinin bir eylemi yapmasını ya da bir duruma ulaşmasını sağladığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi check fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The lab supervisor had the interns ____ the sensors before the trial.
Cevabı göster
check
wake them up içinde ayrılabilen wake someone up
wake them up ifadesinde wake up geçişlidir: onları uyumaktan çıkarmak, yani uyandırmak anlamına gelir. Uyandırma eylemini araştırmacılar yapar; denekler kendiliğinden uyanmaz. Wake up ayrılabilen bir öbek fiildir. Zamir olan nesne fiil ile parçacık arasına gelmelidir: wake them up. İsim olan nesne ise iki konumda da kullanılabilir: wake the subjects up veya wake up the subjects.
Alıştırma
wake, them ve up sözcüklerini tek doğal sırayla yerleştirin: The children are sleeping, so please don't ____.
Cevabı göster
wake them up
They then used thousands of images from the internet to get the best approximation
2:24Ardından internetteki binlerce görüntüyü kullandılar.
After doing this nearly 200 times with each person
2:31Bu işlem her kişiyle yaklaşık 200 kez tekrarlandıktan
and plugging the information into a learning algorithm,
2:33ve bilgiler bir öğrenme algoritmasına aktarıldıktan sonra,
software was used to predict and generate their next dreams.
2:36yazılım onların sonraki rüyalarını tahmin edip oluşturmak için kullanıldı.
matching up with the dreamer's description. Öbek fiiller
2:43ve bu tahminler rüya gören kişinin anlatımıyla örtüşüyordu.
By no means: güçlü olumsuzluk
“by no means perfect” ifadesinde by no means olumsuzluğu güçlendirir: tahminler yalnızca biraz kusurlu değil, kusursuzluktan çok uzaktır. Burada means “yöntemler” veya “para” anlamına gelmez; üç sözcük birlikte kalıplaşmış bir zarf ifadesi oluşturur. İfade though sözcüğünden sonra gelerek bir ödünleme kurar: sistem umut verici bir sonuç vermiştir, ancak konuşmacı bunun ne kadar iyi olduğuna kesin bir sınır koyar. Aktarılabilir kalıplar “by no means + sıfat veya isim öbeği” ve “X is by no means ...” biçimindedir.
Alıştırma
“Kusursuzluktan çok uzak” anlamındaki kalıplaşmış güçlü ifadeyi tamamlayın: Though ____ perfect, the first version was still useful.
Cevabı göster
by no means
Better than chance: rastgele tahminin üzerinde
Better than chance, makinenin tahminlerini rastgele tahminlerden oluşan bir referans düzeyiyle karşılaştırır. Burada tahminlerin, rüya gören kişinin betimlemesiyle rastgele tahminlerden beklenenden daha sık veya daha yakından eşleştiği anlamına gelir. Bu, saptanabilir bir performansa ilişkin temkinli bir iddiadır; tahminlerin doğru, kullanışlı, nedensel veya kusursuz olduğu iddiası değildir. Bir sonuç better than chance olabilir ve yine de birçok hata içerebilir.
Alıştırma
“The classifier performed better than chance,” cümlesinden çıkarılabilecek en doğru sonuç hangisidir?
- Kusursuz doğruluktaydı ve uygulamada kullanılmaya hazırdı.
- Rastgele tahmin referansını aştı, ancak yine de birçok hata yapabilir.
- Yalnızca şanslı olduğu için başarılı oldu.
Cevabı göster
Rastgele tahmin referansını aştı, ancak yine de birçok hata yapabilir.
matching up with: başka bir anlatımla uyuşmak
Bu cümlede matching up with, ‘uyuşmak veya örtüşmek’ anlamına gelir. Makinenin tahminlerinde, rüya gören kişinin daha sonra anlattıklarıyla tutarlı ayrıntılar vardı; ifade iki nesneyi fiziksel olarak eşleştirmek anlamına gelmez. -ing yan cümlesi önceki iddiayı destekleyen bir kanıt ekler: Tahminlerin açıklamayla uyuşması, sonuçların şanstan daha iyi olduğunu gösterir. Bu yapı bir anlatımın, sonucun veya ayrıntı grubunun başka bir bilgiyle örtüştüğünü göstermek için kullanılabilir.
Alıştırma
Bu cümlede ‘uyuşmak veya örtüşmek’ anlamına gelen ifadeyi seçin: The test results were ___ the teacher's notes.
- taking care of
- looking down on
- matching up with
- running out of
Cevabı göster
matching up with
Perhaps even more shocking is a study that used actual video footage. Dilbilgisi
2:46Belki daha da şaşırtıcı olan, gerçek video kayıtlarının kullanıldığı bir çalışma.
Perhaps even more shocking is a study yapısında öne alınmış değerlendirme
Perhaps even more shocking is a study, perhaps even more shocking değerlendirmesini be fiilinden önce getirir. Asıl dilbilgisel özne olan a study, is fiilinden sonra gelir. Bu bir soru değil, bildirme cümlesidir. Bu öne alınmış sıra değerlendirmeyi daha çok vurgular ve yeni, daha güçlü bir örneği tanıtmaya yardımcı olur. Perhaps iddiayı yumuşatırken even more bu çalışmayı daha önce şaşırtıcı olarak sunulan bir şeyle karşılaştırır.
Alıştırma
Hangi cümlede öne alınmış bir değerlendirmeyi be ve arkadan gelen özne doğru biçimde izler?
- Is even more useful the map at the back of the book?
- Even more useful the map at the back of the book is.
- Even more useful is the map at the back of the book.
- The map at the back of the book is even more useful.
Cevabı göster
Even more useful is the map at the back of the book.
After showing subjects 2 hours of movie footage and analyzing their brain activity,
2:50Deneklere iki saatlik film görüntüsü gösterilip beyin faaliyetleri analiz edildikten sonra,
they then used a library of 18 million 1-second YouTube clips to match the brain activity.
2:54beyin faaliyetleriyle eşleştirme yapmak için bir saniyelik 18 milyon YouTube klibinden oluşan bir arşiv kullanıldı.
On the left are new unrelated clips that the subjects were later shown, Dilbilgisi
3:01Solda, deneklere daha sonra gösterilen, birbiriyle ilgisiz yeni klipler var;
and on the right is what the software guessed they were seeing
3:04sağdaysa yazılımın, onların gördüğünü tahmin ettiği görüntü var.
using a mashed-up combination of the YouTube clips as an approximation. Kelime
3:07Yaklaşık bir görüntü oluşturmak için YouTube klipleri harmanlanıp birleştirildi.
On the left are ... / on the right is ...: yer bildiren devrik yapı ve uyum
On the left ve on the right, cümlenin başına alınmış yer ifadeleridir. Bu betimleyici yapıda, her konumda ne bulunduğunu tanıtmak için be fiilinin bir biçimi özneden önce gelir. Ortaya çıkan cümle bir soru değil, bildirme cümlesidir. Uyum yine de sonradan gelen özneye göre belirlenir: new unrelated clips çoğul olduğu için are, what the software guessed they were seeing ise isim görevindeki tek bir what yan cümlesi olduğu için is kullanılır. Bu yapı bir ekranı, şemayı veya görsel sunumu anlatırken yaygındır.
Alıştırma
Sunum cümlesini be fiilinin doğru biçimleriyle tamamlayın: On the first page ____ the survey results, and on the second ____ our recommendation.
Cevabı göster
are · is
mashed-up combination: farklı kaynaklardan birleştirilen parçalar
Burada mashed-up, çeşitli kaynaklardan alınan parçaların karıştırılıp birleştirilerek tek bir sonuç hâline getirilmesi anlamına gelir. Bir şeyleri ezip birbirine karıştırma fikrinin genişletilmiş kullanımıdır; ancak bu medya bağlamında yiyecek ezmekten değil, klipleri düzenlemekten veya birleştirmekten söz eder. mashed-up, combination sözcüğünden önce gelen birleşik bir sıfattır; bu nedenle kısa çizgiyle yazılır ve birleşimin türünü açıklar. İfade ayrıca tek bir özgün videodan alınmış görüntüler yerine kabaca veya yapay biçimde kurulmuş bir bileşim olduğunu düşündürür.
Alıştırma
Bir tasarımcı beş farklı videodan aldığı parçalarla kaba bir ön izleme oluşturuyor. Sonucu en iyi hangi ifade tanımlar?
- a written list of video titles
- a mashed-up combination of several videos
- one untouched original video
Cevabı göster
a mashed-up combination of several videos
All of this based on their brain waves. Anlatım akışı
3:11Tüm bunlar deneklerin beyin dalgalarına dayanıyordu.
All of this based on...: sözlü anlatımı özetleyen bir parça
All of this, az önce açıklanan sonucun tamamına gönderme yapar. based on their brain waves ifadesi, bu sonucu hangi kanıtın desteklediğini belirtir. Tam cümle All of this is based on their brain waves. şeklindedir. Konuşmacı is sözcüğünü atarak dayanağı vurgulayan ve açıklamayı tamamlayan kısa bir konuşma parçası oluşturur.
Alıştırma
"All of this based on their brain waves." parçası açıklamada hangi işlevi görür?
- Beyin dalgalarının kendisinin yazılım tarafından oluşturulduğunu söyler.
- Önceki sonucu özetler ve beyin dalgalarının bu sonucun dayanağı olduğunu söyler.
- Araştırmacıların daha sonra yapacağı ayrı bir adımı tanıtır.
Cevabı göster
Önceki sonucu özetler ve beyin dalgalarının bu sonucun dayanağı olduğunu söyler.
As these software programs become more and more complex, Dilbilgisi
3:14Bu yazılım programları giderek karmaşıklaştıkça,
we come that much closer to accurately visualizing and recording our thoughts and dreams, Kalıp ifadeler
3:17düşüncelerimizi ve rüyalarımızı doğru biçimde görselleştirip kaydetmeye bir adım daha yaklaşıyoruz;
Kademeli değişim için more and more + adjective
more and more + adjective yapısı, bir özelliğin zamanla sürekli ve kademeli olarak arttığını anlatır. Buradaki more and more complex, yazılım programlarının giderek karmaşıklaştığını belirtir. Bu yapı, iki sabit şey arasında karşılaştırma yapmak yerine değişen bir eğilimi anlatır; bu nedenle than almaz.
Alıştırma
more and more + adjective yapısını ve complex sözcüğünü kullanarak cümleyi tamamlayın: As new clues appear, the mystery becomes ____.
Cevabı göster
more and more complex
come that much closer to: bir hedefe o kadar daha yaklaşmak
Bu cümlede come that much closer to, “bir hedefe doğru fark edilir ölçüde ek ilerleme kaydetmek” anlamına gelir. Come bir duruma ya da hedefe yaklaşmayı, that much ise yazılımların karmaşıklaşmasının sağladığı ilerlemenin miktarını vurgular. Bu ifade hedefe henüz ulaşılmadığını gösterir. Buradaki to bir edattır; bu yüzden ardından accurately visualizing ve recording gibi eş görevli -ing biçimleri doğal olarak gelir.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz hedef ifadeyle tamamlayın: With each successful safety test, the team ____ launching the device.
Cevabı göster
comes that much closer to
at which point perhaps we'll find a few more clues into why we dream in the first place. Notlar
3:21belki o noktada, en başta neden rüya gördüğümüze dair birkaç ipucu daha buluruz.
at which point: o aşamaya gelindiğinde
Bu cümlede at which point, daha önce hayal edilen aşamanın tamamına, yani düşünce ve rüyaları doğru biçimde görselleştirip kaydedebilir hâle gelme aşamasına gönderme yapar. Point fiziksel bir yer ya da sav değil, süreçteki bir aşama anlamındadır. Bu bağlayıcı, önce dönüm noktasını belirtip ardından o noktaya ulaşıldığında ortaya çıkabilecek olası sonucu ekleyerek cümledeki bilgiyi düzenler. Perhaps, daha fazla ipucu bulma sonucunun hâlâ yalnızca bir tahmin olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “o aşamaya ulaşıldığında” anlamındaki resmî bağlayıcıyla tamamlayın: The final inspection is scheduled for Friday, ____ the building can reopen.
Cevabı göster
at which point
in the first place: temel nedeni sormak
why içeren yan cümlede in the first place, dikkati en temel soruya, yani en başta neden rüya gördüğümüze çeker. Rüyalarla ilgili başka bir ayrıntıyı değil, ilk veya temel nedeni sorarak why ifadesini güçlendirir. Buradaki first place gerçek bir yer değildir ve bir sıralamanın ilk adımını da tanıtmaz. Bu ifade, tartışmayı onu başlatan soruya veya nedene geri götürür.
Alıştırma
İlk ve temel nedeni vurgulayan ifadeyle cümleyi tamamlayın: Why did we start this project ____?
Cevabı göster
in the first place
And if you'd like to find out about some other amazing and unanswered scientific phenomenon,
3:26Yanıtlanmamış başka şaşırtıcı bilimsel olguları da öğrenmek isterseniz,
where 10 fantastic science YouTubers have come together in an attempt to answer some burning questions. Deyimler
3:32orada bilim alanında içerik üreten 10 harika YouTuber, merak uyandıran bazı soruları yanıtlamak için bir araya geldi.
burning questions: acil ve ilgi çekici sorular
Burning questions, acil, önemli veya son derece ilgi çekici görünen ve hâlâ yanıt bekleyen sorular için kullanılan mecazi bir ifadedir. Burada bilimsel gizemleri, birçok kişinin yanıtını çok istediği sorular olarak sunar. Burning, questions sözcüğüne duygusal güç katar; gerçekte yanan bir şey yoktur.
Alıştırma
Bu cümlede burning questions ne anlama gelir?
- Gerçekten yanmakta olan şeylerle ilgili sorular
- Bir tartışmada ilk sıralanan sorular
- İnsanların yanıtını istediği acil veya son derece ilgi çekici sorular
Cevabı göster
İnsanların yanıtını istediği acil veya son derece ilgi çekici sorular
be sure to subscribe for more weekly science videos.
3:41her hafta yayımlanan yeni bilim videoları için abone olmayı unutmayın.
We've made a playlist of some of our favorite and most popular videos for your viewing pleasure.
3:44Keyifle izlemeniz için en sevdiğimiz ve en popüler videolarımızdan bazılarını bir oynatma listesinde topladık.