Hikaye anlatma: anlatı zamanları - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
313 kelime 170 kel/dk

Video özeti: Bu ders, gizemli olayları önce simple past ile sunup daha önce gerçekleşen nedenleri past perfect ile sonradan açıklayarak gerilim oluşturmayı gösteriyor. Ormanda mahsur kalan bir pilotun hikâyesi, bilginin sona kadar ertelenmesinin dinleyiciyi açıklamaya dek nasıl belirsizlik içinde tuttuğunu örnekliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. keep us guessing — Deyimler ve mecazi ifadeler. Bu ifade, insanlardan gerçek anlamda tahmin yürütmelerini istemek değil, izleyiciyi cevap veya sonuç konusunda emin olamadan bekletmek demektir. Bir gizem, gerilim öyküsü, bilmece ya da çekişmeli karşılaşmanın gerçek veya sonuç açıklanana kadar merakı nasıl canlı tuttuğunu anlatmak için kullanılabilir. 2. had run out of fuel, / had landed — Dil bilgisi ve cümle kalıpları. Bu iki past perfect biçimi, yakıtın tükenmesini ve inişi yürüyüşçülerin pilotla karşılaşmasından önceye yerleştirir. Öğrenci, geçmişteki ana olayları anlattıktan sonra daha erken nedenleri ve arka planı eklemek için had ile past participle kullanmayı öğrenir. 3. went back to a time before we met him and explained what had happened. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik. Bu bölüm, anlatıcının önce bir bilgi boşluğu yaratıp ardından zaman çizgisinde geriye giderek onu nasıl kapattığını gösterir. Geri dönüşe benzeyen bu sıra, gizemli bir öyküyü düzenlemeye yardım eder: önce şaşırtıcı durum gösterilir, ardından onu açıklayan önceki olaylar açığa çıkarılır.

Bu derste

We all love stories with mystery and suspense. Kalıp ifadeler

0:00

Hepimiz gizem ve gerilim dolu hikayeleri severiz.

Kalıp ifadeler

mystery and suspense: gizem ve gerilim

Bu cümlede mystery, hikâyedeki henüz açıklanmamış bir sırrı veya bilmeceyi ifade eder. Suspense ise daha sonra ne olacağını öğrenmeyi beklerken hissedilen gergin beklentidir. mystery and suspense ikilisi, hikâyede hem çözülmesi gereken bir bilmece hem de izlemeye ya da okumaya devam ettiren bir gerilim bulunduğunu anlatır. Burada suspense, “ara verme” değil, belirsizliğin yarattığı bir duygudur.

Alıştırma

Hem çözülmemiş bir bilmeceyi hem de gergin beklentiyi ifade eden İngilizce ikiliyle cümleyi tamamlayın: The novel is full of ____.

Cevabı göster

mystery and suspense

They keep us guessing Deyimler

0:03

Bizi tahmin etmeye iterler

right until the very end. Kalıp ifadeler

0:04

en sonuna kadar.

Deyimler

keep us guessing: bizi tahmin yürütmeye devam ettirmek

keep us guessing ifadesindeki keep + object + -ing yapısı, birinin bir eylemi sürdürmesini veya devam eden bir durumda kalmasını anlatır. Burada hikâyeler, izleyiciyi ne olacağından emin olamaz hâlde bırakır ve cevabı bulmaya çalışmasını sürdürür. Bu, izleyicinin sıradan bir tahmin alıştırması yaptığı anlamına gelmez. Temel düşünce, cevabın gizli kalması ve belirsizliğin devam etmesidir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için keep, us ve guess sözcüklerini doğru biçimlerde kullanın: The magician hid the method, so the trick ____ until the show ended.

Cevabı göster

kept us guessing

Kalıp ifadeler

right until the very end: son ana kadar devam etmek

right until the very end ifadesinde right, until'i güçlendirir. Burada “doğru” ya da “solun karşıtı olan yön” anlamına gelmez. İfadenin tamamı, bir eylem veya durumun son ana kadar sürdüğünü anlatır; bu cümlede tahmin etme bütün hikâye boyunca devam eder. Bir şeyin daha önce durmadığını veya değişmediğini vurgulamak için right until + bir zaman ya da sınır kullanılır. Very, end sözcüğünü daha da vurgular.

Alıştırma

Hangi cümle, son ana kadar kazananı kimsenin bilmediğini anlatır?

  1. The winner was announced by the end.
  2. The winner became clear near the beginning.
  3. The winner remained unclear right until the very end.
Cevabı göster

The winner remained unclear right until the very end.

So, I'd like to show you a technique Ton ve niyet

0:07

Bu yüzden, size bir teknik göstermek istiyorum

Ton ve niyet

I'd like to show you: gösterime nazik bir başlangıç

I'd like to show you, bir gösteri ya da açıklamaya başlamanın nazik bir yoludur. I'd, I would'un kısaltmasıdır. Burada would like to, konuşanın şimdi ne yapmak istediğini anlatır; hayalî bir durumu anlatmaz. you sözcüğünden sonra gösterilecek şeyi getirin veya how it works gibi bir yan cümle ekleyin: I'd like to show you the plan; I'd like to show you how it works.

Alıştırma

Bu nazik sunum başlangıcını I would like to show you ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: ____ how the app works.

Cevabı göster

I'd like to show you

that you can use to create mystery and suspense in your stories.

0:09

hikayelerinizde gizem ve gerilim yaratmak için kullanabileceğiniz.

It involves using the past simple Dilbilgisi

0:19

Past simple (geçmiş zaman) ile

and the past perfect together.

0:21

past perfect'i (miş'li geçmiş zaman) birlikte kullanmayı içerir.

Dilbilgisi

involves using: involve + -ing yapısı

Bu cümlede involves using, bir şeyi kullanmanın yöntemin gerektirdiği şeylerden biri olduğunu gösterir. involve sözcüğünden sonra bir eylem geldiğinde, sonraki fiil -ing biçimini alır: involve doing something. Bu yüzden use, to use değil using olur. Bu yapı bir işin, etkinliğin veya yöntemin neler içerdiğini anlatmak için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi use sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: This method involves ____ two pictures.

Cevabı göster

using

Dilbilgisi

the past simple and the past perfect together: geçmişte iki zaman katmanı

Burada iki geçmiş zaman birlikte kullanılır, ancak görevleri farklıdır. Past simple, geçmişteki ana olayları anlatır. Past perfect, bir şeyin daha da önce gerçekleştiğini göstermek için had + past participle yapısını kullanır. Bu birleşim, daha sonraki bir olayı önce gösterip ardından daha önceki bir nedeni veya arka planı açıklayabilir. Bu iki zaman serbestçe birbirinin yerine kullanılamaz; biçimleri, geçmişteki hangi olayın önce gerçekleştiğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede ana geçmiş olay için past simple, daha önceki olay için past perfect kullanılmıştır?

  1. When Mia arrives, she sees that someone broke the lock.
  2. When Mia arrived, she saw that someone had broken the lock.
  3. When Mia arrived, she saw someone breaking the lock.
Cevabı göster

When Mia arrived, she saw that someone had broken the lock.

Let's see an example of that in action. Kalıp ifadeler

0:24

Şimdi bunun uygulamalı bir örneğini görelim.

Kalıp ifadeler

in action: bir şeyi gerçekten çalışırken görmek

In action, bir şeyin gerçekten çalıştığını veya kullanıldığını anlatır. Bu cümlede an example of that in action, fikri yalnızca yeniden açıklamak yerine onun nasıl uygulandığını göstermeyi vaat eder. Bu ifade genellikle see, watch veya show fiillerinden sonra gelir: see something in action. Buradaki action, “aksiyon filmi” veya “kavga” anlamında değildir.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “gerçekten çalışırken” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We watched the firefighters ____.

Cevabı göster

in action

Questions are going to come up on the screen. Öbek fiiller

0:26

Ekranda sorular belirecek.

Öbek fiiller

come up: ekranda görünmek

Bu cümlede come up, “görünmek” veya “ekranda belirmek” anlamına gelir. On the screen, soruların nerede görüneceğini söyler; ifade gerçek anlamda yukarı doğru hareketi anlatmaz. Burada görünen şey öznedir: Questions come up. Bu yapıda come up doğrudan bir nesne almaz. Ayrıca A question came up örneğinde olduğu gibi bir konu veya sorunun insanların dikkatine gelmesini de anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle ekranda bir hatırlatıcının görüneceğini söylüyor?

  1. We need to come up with a reminder message.
  2. The teacher will bring up the deadline in class.
  3. A reminder will come up on the screen.
Cevabı göster

A reminder will come up on the screen.

Think about them while I tell you the story. Dilbilgisi

0:29

Ben hikayeyi anlatırken onlar hakkında düşünün.

Dilbilgisi

while I tell you the story: aynı anda gerçekleşen eylemler

Bu cümlede while, I tell you the story yan cümlesini başlatır ve ana yönerge olan Think about them eyleminin ne zaman yapılacağını gösterir. Düşünme ve hikâyeyi anlatma aynı zaman diliminde gerçekleşir. Buradaki while, “…… olduğu süre boyunca” anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. Bu cümlede “…… olmasına rağmen” anlamına gelmez.

Alıştırma

İki eylemin aynı anda gerçekleştiğini göstermek için cümleyi while ile tamamlayın: Please take notes ____ I explain the steps.

Cevabı göster

while

Me and a friend went out hiking Notlar

0:31

Bir arkadaşımla yürüyüşe çıkmıştık

Kelime

Özne olarak Me and a friend ile A friend and I

Özgün cümlede Me and a friend, went out hiking yükleminin öznesidir. Bu sıralama ve me kullanımı rahat konuşmalarda yaygındır; bu yüzden kişisel hikâyelerde duyulabilir. Standart İngilizcede, özellikle yazıda, özne olarak A friend and I kullanılır: A friend and I went out hiking. Hızlı bir kontrol için a friend bölümünü çıkarın: I went hiking standarttır, ancak Me went hiking değildir.

Alıştırma

Resmî bir okul raporu için en uygun cümleyi seçin.

  1. Me and a friend completed the project.
  2. A friend and me completed the project.
  3. A friend and I completed the project.
Cevabı göster

A friend and I completed the project.

Kalıp ifadeler

went out hiking: bir etkinlik yapmak için dışarı çıkmak

went out hiking, kişilerin evden ya da her zamanki yerlerinden ayrılıp doğa yürüyüşüne çıktığını anlatır. went, go fiilinin geçmiş zaman biçimidir; hiking ise yapılan etkinliği belirtir. Kalıp go out + -ing şeklindedir. out, etkinliği yapmak için dışarı çıkma anlamını ekler; işlevsiz bir kelime değildir.

Alıştırma

Yürüyüşe çıkmayı anlatan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Last Saturday, we ____ in the hills.

Cevabı göster

went out hiking

and the strangest thing happened. Anlatım akışı

0:33

ve en garip şey oldu.

Anlatım akışı

the strangest thing happened: merak uyandıran hikâye girişi

The strangest thing happened, merak uyandıran bir hikâye girişidir. Çok sıra dışı bir olay olduğunu duyurur, ancak ayrıntıları henüz vermez. Böylece anlatı, arka plan bilgilerinden asıl olaya geçer ve dinleyen kişi daha sonra ne olduğunu öğrenmek ister. strangest, strange sözcüğünün en üstünlük derecesidir. Olayı bu deneyimdeki en sıra dışı olay olarak gösterir ve girişin etkisini güçlendirir.

Alıştırma

Hangi cümle ifadeyi merak uyandıran bir hikâye girişi olarak kullanıp ardından sıra dışı olayı açıklıyor?

  1. Then the strangest thing happened: every clock in the room stopped at once.
  2. Then every clock in the room stopped at once.
  3. Then the oldest clock in the room stopped at noon.
Cevabı göster

Then the strangest thing happened: every clock in the room stopped at once.

We saw a man in the forest.

0:34

Ormanda bir adam gördük.

He was covered in blood and he was shouting. Kalıp ifadeler

0:37

Kan içindeydi ve bağırıyordu.

Kalıp ifadeler

was covered in blood: be covered in + madde

Was covered in blood, be covered in + madde yapısını kullanır. Görülebilen durumu anlatır: vücudunun veya giysilerinin büyük bir kısmında kan vardı. Cümle, buna neyin yol açtığına değil, bu duruma odaklanır. Bu sözler kanın ona ait olduğunu kanıtlamaz ve birinin nasıl yaralandığını açıklamaz. Daha genel olarak be covered in, be covered in mud veya be covered in dust örneklerinde olduğu gibi, bir kişinin ya da nesnenin yüzeyinde bir maddeden çok miktarda bulunduğunu anlatır.

Alıştırma

Leo'nun giysilerinin her tarafında boya olduğunu anlatmak için be covered in yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. After art class, Leo's clothes were covered in paint.
  2. After art class, Leo's clothes covered in paint.
  3. After art class, paint was covered in Leo's clothes.
Cevabı göster

After art class, Leo's clothes were covered in paint.

He ran over to us. Öbek fiiller

0:40

Koşarak yanımıza geldi.

Öbek fiiller

ran over to us: run over to + varış noktası

Ran over to us, onun aradaki mesafeyi koşarak geçip konuşanların bulunduğu yere geldiğini anlatır. Run over to + kişi veya yer yapısında over kısa bir mesafeyi aşma hissi katar, to ise varış noktasını belirtir. İfade, konuşanlara doğru hızlı bir hareketi gösterir. Onların yanından koşup geçtiği anlamına gelmez; onlara yaklaşıp bulundukları yere ulaşmıştır.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın koşarak öğretmenine yaklaştığını anlatır?

  1. Maya ran past her teacher without stopping.
  2. Maya ran over to her teacher to ask a question.
  3. Maya ran her teacher over with a car.
Cevabı göster

Maya ran over to her teacher to ask a question.

He was so happy to see us. Dilbilgisi

0:41

Bizi gördüğüne o kadar sevinmişti ki.

Dilbilgisi

so happy to see us: güçlü bir duygu ve nedeni

so happy ifadesinde so, happy sıfatını güçlendirir ve “çok” ya da “yüksek derecede” anlamı verir. to see us, onu mutlu eden olayın bizi görmek olduğunu belirtir. Genellenebilir kalıp so + duygu sıfatı + to’lu mastardır; so glad to hear the news ve so excited to meet you bunun örnekleridir. Bu kalıpta to’lu mastar duyguyu tetikleyen olayı belirtir; ayrı bir eylemin amacını anlatmaz.

Alıştırma

Güçlü duygu kalıbını tamamlamak için so, glad ve hear sözcüklerini kullanın: I was ____ the good news.

Cevabı göster

so glad to hear

We gave him something to eat and he told us everything. Dilbilgisi

0:43

Ona yiyecek bir şeyler verdik ve bize her şeyi anlattı.

Dilbilgisi

gave him something to eat: something + to’lu mastar

Temel yapı give + kişi + şey, yani gave him something yapısıdır. something to eat ifadesinde to eat, something’den sonra gelir ve onu onun yiyebileceği bir şey olarak niteler. Bu to’lu mastar something’i niteler; gave eyleminin genel amacını anlatmaz. Aynı yapı something to drink, a book to read ve a place to stay ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

eat sözcüğünü kullanarak something + to’lu mastar yapısını tamamlayın: After the game, Dad gave us something ____.

Cevabı göster

to eat

He was a pilot.

0:47

O bir pilottu.

His plane had run out of fuel, Notlar

0:48

Uçağının yakıtı bitmişti,

Öbek fiiller

run out of fuel: yakıtın kalmaması

Run out of fuel, mevcut yakıtın tamamı kullanıldığı için hiç yakıt kalmaması demektir. run out of + kaynak yapısında özne, artık bu kaynağa sahip olmayan kişi, araç, yer veya gruptur. Kaynak değişebilir: run out of time, run out of money, run out of water veya run out of ideas denebilir. Bu ifade yakıtın içinden fiziksel olarak koşup çıkmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Hiç yakıt kalmadığını söylemek için run out of kullanın: By noon, the generators had ____.

Cevabı göster

run out of fuel

so he had landed in the forest.

0:50

bu yüzden ormana inmişti.

Dilbilgisi

had run out of fuel ... had landed: daha önceki olaylar için past perfect

Had run out ve had landed, had + past participle yapısındaki past perfect biçimleridir. Yakıt sorununun ve inişin, hikâyede diğerlerinin pilotu gördüğü daha sonraki geçmiş andan önce gerçekleştiğini gösterirler. Bu daha erken arka plan içinde so neden ve sonucu gösterir: önce uçağın yakıtı bitti, ardından pilot iniş yaptı. Had yalnızca vurgu yapmaz; bir olayın geçmişteki bir referans noktasından daha önce olduğunu belirtir.

Alıştırma

Her iki olayın da kurtarma ekibi gelmeden önce gerçekleştiğini göstermek için iki boşluğa da past perfect yardımcı fiilini yazın: Before the rescue team arrived, his plane ____ run out of fuel, so he ____ landed in a field.

Cevabı göster

had · had

He had been attacked by wild animals. Dilbilgisi

0:53

Vahşi hayvanların saldırısına uğramıştı.

Dilbilgisi

had been attacked by wild animals: edilgen past perfect

Had been attacked, edilgen past perfect yapısıdır: had + been + geçmiş zaman ortacı. Onun hikâyedeki başka bir geçmiş noktadan önce saldırıya uğradığını gösterir; bu yüzden odak, onun ne yaptığı değil, başına ne geldiğidir. By wild animals eylemi yapanı, yani ona saldıranları belirtir. had been + geçmiş zaman ortacı kalıbı, daha sonraki bir geçmiş olaydan önce birine veya bir şeye yapılmış olan eylemi anlatabilir.

Alıştırma

Damage fiilini edilgen past perfect yapısında kullanarak cümleyi tamamlayın: Before the police arrived, the door ____.

Cevabı göster

had been damaged

He'd been there for three days. Dilbilgisi

0:56

Üç gündür oradaydı.

Dilbilgisi

He'd been there for three days: He'd = He had

He'd been ifadesinde He'd, He had kısaltmasıdır. Been bir geçmiş zaman ortacıdır; bu nedenle had been, past perfect yapısını oluşturur. Would fiilinden sonra yalın hâlde be gelmesi gerektiği için burada He would been anlamı olamaz. For three days süreyi belirtir. Cümle, onun orada bulunma durumunun daha önce başladığını ve geçmişteki başka bir noktaya gelindiğinde üç gündür sürdüğünü anlatır. Bu durumun o noktadan sonra devam edip etmediğini tek başına belirtmez.

Alıştırma

He'd been waiting for two hours before the bus came. cümlesinde He'd ve for two hours ne anlama gelir?

  1. He had; bekleyiş geçmişteki bir noktaya kadar iki saat sürmüştü.
  2. He would; gelecekte iki saat beklenmesi planlanmıştı.
  3. He did; bekleyiş otobüs geldikten sonra başladı.
Cevabı göster

He had; bekleyiş geçmişteki bir noktaya kadar iki saat sürmüştü.

So, did you see what I did there? Ton ve niyet

0:58

Orada ne yaptığımı gördünüz mü?

Ton ve niyet

Üst yorum olarak Did you see what I did there?

Burada see, yalnızca “gözle görmek” değil, “fark edip anlamak” demektir. Did you see what I did there? dinleyenlerden az önce olanları düşünmelerini ve konuşanın kullandığı tekniği fark etmelerini ister. Bu soru bir üst yorum görevi görür: Konuşan kısa bir süreliğine hikâyenin, gösterimin veya şakanın dışına çıkarak onu nasıl sunduğu hakkında yorum yapar. Bir yönteme, kelime oyununa veya bilinçli bir seçime dikkat çekmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Bir öğretmen kısa bir yöntem gösterdikten sonra “Did you see what I did there?” diye soruyor. Öğretmenin amacı büyük olasılıkla nedir?

  1. Herkesin uzaktaki bir nesneyi görüp göremediğini kontrol etmek.
  2. Az önce gösterilen tekniğe dikkat çekmek.
  3. Sınıfın daha sonra ne yapmayı planladığını sormak.
Cevabı göster

Az önce gösterilen tekniğe dikkat çekmek.

I used the past simple to outline the mystery. Anlatım akışı

1:00

Gizemin taslağını çizmek için past simple kullandım.

Anlatım akışı

used the past simple to outline the mystery: hikâye bilgisini düzenlemek

use A to do B kalıbı bir aracı ve amacını belirtir: A, the past simple; amaç ise outline the mystery ifadesidir. Burada outline, fiziksel bir dış çizgi çizmek değil, başlıca olayları ve ipuçlarını vermek anlamına gelir. Zaman seçimi hikâyedeki bilgileri düzenler. Simple past, ana olayları hikâyenin temel zaman çizgisine yerleştirir, ne olduğunu gösterir ve neden ya da cevap açıklanmadan önce gizemi kurar.

Alıştırma

Bir yazar önce başlıca tuhaf olayları sunuyor ancak cevabı açıklamıyor. Bu seçimi en iyi hangi cümle anlatır?

  1. The writer used the past simple to outline the mystery.
  2. The writer used the past simple to solve the mystery.
  3. The writer used the past simple to hide every event.
Cevabı göster

The writer used the past simple to outline the mystery.

You didn't know who he was. Anlatım akışı

1:03

Onun kim olduğunu bilmiyordunuz.

You didn't know why he was there.

1:06

Neden orada olduğunu bilmiyordunuz.

You didn't know why he was covered in blood.

1:08

Neden kan içinde olduğunu bilmiyordunuz.

Anlatım akışı

You didn't know...: bilgi boşluklarını tekrarlayarak merak yaratma

Her cümle You didn't know... ile başlar ve ardından farklı bir eksik bilgiyi belirtir: adamın kimliği, orada bulunma nedeni ve neden kanlar içinde olduğu. Aynı başlangıcın tekrarlanması, bilgi boşluklarını takip etmeyi kolaylaştırır. Bu tekrarlanan kalıp merak yaratır, çünkü dinleyici açıklamayı almadan önce sıra dışı bir şey görür. know sonrasında who ve why dolaylı sorular başlatır; bu nedenle who he was ve why he was there gibi düz cümle dizilişi kullanılır, who was he veya why was he there kullanılmaz.

Alıştırma

Gerilimli parçayı tamamlamak için tekrarlanan You didn't know... kalıbını kullanın: The key was gone. ____ who had taken it. ____ why the back door was open.

Cevabı göster

You didn't know · You didn't know

At the end of the story, Anlatım akışı

1:11

Hikayenin sonunda,

I explained the mystery.

1:12

gizemi açıkladım.

Anlatım akışı

At the end of the story: cevabın açıklandığı yeri belirtme

At the end of the story, hikâyenin yapısındaki belirli bir konumu, yani son bölümü gösterir. Cümlenin başında yer aldığında dinleyiciye açıklamanın şimdi geleceğini bildiren bir işaret görevi görür. Burada explained the mystery, kafa karıştırıcı olayların arkasındaki nedeni açıklayıp onları anlaşılır hâle getirmek demektir. mystery kelimesinin anlamını açıklamak demek değildir.

Alıştırma

Hangi cümle bir hikâyenin sonundaki belirli konumu açıkça gösterir?

  1. In the end, the detective explained every clue.
  2. At the end of the story, the detective explained every clue.
  3. In the end of the story, the detective explained every clue.
Cevabı göster

At the end of the story, the detective explained every clue.

I went back to a time before we met him Anlatım akışı

1:13

Onunla tanışmamızdan önceki bir zamana geri döndüm

and explained what had happened.

1:17

ve ne olduğunu anlattım.

Anlatım akışı

went back to a time ... what had happened: hikâyeyi daha önceki bir geçmişe götürmek

went back to a time before we met him anlatının zaman çizgisini geriye taşır. Dinleyicinin hikâyedeki mevcut noktadan ayrılıp daha önceki bir dönemi düşünmesini sağlar; konuşanın fiziksel olarak bir yere geri döndüğü anlamına gelmez. we met him geçmişteki referans noktasıdır. what had happened bu noktadan önceki arka planı verir; böylece dinleyici daha önceki neden veya durumu daha sonraki ana olaydan ayırabilir.

Alıştırma

Hangi cümle anlatıyı geçmişteki bir olaydan önceki zamana açıkça götürür ve arka planın daha önce gerçekleştiğini gösterir?

  1. The podcast stayed with the final and described what happened during it.
  2. The podcast jumps to next week and explains what will happen.
  3. The podcast went back to the week before the final and explained what had happened.
Cevabı göster

The podcast went back to the week before the final and explained what had happened.

We use the past perfect for this.

1:19

Bunun için past perfect kullanırız.

His plane had run out of fuel.

1:21

Uçağının yakıtı bitmişti.

He had landed.

1:24

İniş yapmıştı.

Wild animals had attacked him.

1:26

Vahşi hayvanlar ona saldırmıştı.

He had been there for three days.

1:27

Üç gündür oradaydı.

The past perfect has the structure

1:30

Past perfect şu yapıya sahiptir:

subject plus had plus the past participle. Dilbilgisi

1:32

Özne artı had artı geçmiş zaman ortacı.

Dilbilgisi

subject + had + past participle: past perfect formülü

Yapı subject + had + past participle, yani özne + had + fiilin üçüncü hâlidir. Özne kimin veya neyin söz konusu olduğunu gösterir, had yardımcı fiildir ve past participle ana fiilin biçimidir. he had left örneğinde he özne, had yardımcı fiil ve left past participle biçimidir. had her özneyle aynı kalır. had sonrasına otomatik olarak simple past biçimini koymayın: düzenli fiillerin simple past ve past participle biçimleri çoğu zaman aynıdır, ancak birçok düzensiz fiilde farklıdır. Örneğin go–went–gone dizisi had gone verir; had went olmaz.

Alıştırma

go fiilinin past perfect biçimini kullanın: Before the bus arrived, Mia ____ home.

Cevabı göster

had gone

We use it to talk about an event or period Dilbilgisi

1:36

Geçmişteki başka bir olaydan önce gerçekleşen

that happens before another event in the past.

1:39

bir olay veya dönem hakkında konuşmak için kullanırız.

Dilbilgisi

before another event in the past: past perfect zaman ilişkisi

Cümledeki it zamiri past perfect yapısını ifade eder. Bu zaman, geçmiş içinde iki zaman katmanı oluşturur: daha sonra gerçekleşen geçmiş olay referans noktası olur ve past perfect başka bir olayı, durumu veya dönemi bu noktanın öncesine yerleştirir. Temel fikir yalnızca “geçmiş” değil, “geçmişteki başka bir noktadan daha önce”dir. Past perfect, had + fiilin üçüncü hâliyle kurulur; had left buna bir örnektir.

Alıştırma

Hangi cümle otobüsün Noah durağa ulaşmadan önce ayrıldığını açıkça anlatır?

  1. When Noah reached the stop, the bus was leaving.
  2. After Noah reached the stop, the bus left.
  3. By the time Noah reached the stop, the bus had left.
Cevabı göster

By the time Noah reached the stop, the bus had left.

So, over to you. Ton ve niyet

1:43

Şimdi sıra sizde.

Ton ve niyet

over to you: sözü veya görevi karşı tarafa devretme

Over to you, sözü veya görevi devretmek için kullanılan kısa bir ifadedir. Konuşanın kendi bölümünü bitirdiğini ve bir sonraki konuşma sırasını, görevi ya da cevap verme fırsatını dinleyene bıraktığını gösterir. So, over to you cümlesinde so geçişi belirtir. Over burada mekânsal bir hareket anlamına gelmez; bütün ifade “şimdi sıra sende” demektir.

Alıştırma

Dersteki ifadeyle devir cümlesini tamamlayın: I've shown you how to fold the paper. Now, ____.

Cevabı göster

over to you

Think about a mystery.

1:44

Bir gizem düşünün.

Explain the events using the past simple Anlatım akışı

1:46

Olayları past simple kullanarak açıklayın

and then at the end reveal the mystery.

1:49

ve ardından sonunda gizemi ortaya çıkarın.

Anlatım akışı

Explain the events ... then reveal the mystery: olayları anlatıp gizemi sonda açıklamak

Bu yönerge hikâyeyi iki adıma ayırır. Önce tamamlanmış olayları simple past ile anlat. and then ve at the end ifadeleri son adımı bu olayların arkasına koyar; böylece cevap sonraya bırakılır. Burada reveal the mystery, gizli gerçeği ya da çözümü açıklamak demektir. Yeni bir gizem yaratmak demek değildir. Bu bilgi sırası önce merak uyandırır, açıklamayı ise sona bırakır.

Alıştırma

Hangi hikâye planı yönergeyi en iyi şekilde izler?

  1. Describe the completed events in the past simple, and reveal the answer only at the end.
  2. Reveal the answer first, and then describe the events.
  3. Describe the events, but never explain what caused them.
Cevabı göster

Describe the completed events in the past simple, and reveal the answer only at the end.

Go back to a time before the story

1:52

Ne olduğunu anlatmak için

to explain what had happened.

1:54

hikayeden önceki bir zamana geri dönün.

And please share your stories in the comment section.

1:56

Ve lütfen hikayelerinizi yorumlar bölümünde paylaşın.