Hikaye anlatma: anlatı zamanları - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video özeti: Bu ders, gizemli olayları önce simple past ile sunup daha önce gerçekleşen nedenleri past perfect ile sonradan açıklayarak gerilim oluşturmayı gösteriyor. Ormanda mahsur kalan bir pilotun hikâyesi, bilginin sona kadar ertelenmesinin dinleyiciyi açıklamaya dek nasıl belirsizlik içinde tuttuğunu örnekliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. keep us guessing — Deyimler ve mecazi ifadeler. Bu ifade, insanlardan gerçek anlamda tahmin yürütmelerini istemek değil, izleyiciyi cevap veya sonuç konusunda emin olamadan bekletmek demektir. Bir gizem, gerilim öyküsü, bilmece ya da çekişmeli karşılaşmanın gerçek veya sonuç açıklanana kadar merakı nasıl canlı tuttuğunu anlatmak için kullanılabilir. 2. had run out of fuel, / had landed — Dil bilgisi ve cümle kalıpları. Bu iki past perfect biçimi, yakıtın tükenmesini ve inişi yürüyüşçülerin pilotla karşılaşmasından önceye yerleştirir. Öğrenci, geçmişteki ana olayları anlattıktan sonra daha erken nedenleri ve arka planı eklemek için had ile past participle kullanmayı öğrenir. 3. went back to a time before we met him and explained what had happened. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik. Bu bölüm, anlatıcının önce bir bilgi boşluğu yaratıp ardından zaman çizgisinde geriye giderek onu nasıl kapattığını gösterir. Geri dönüşe benzeyen bu sıra, gizemli bir öyküyü düzenlemeye yardım eder: önce şaşırtıcı durum gösterilir, ardından onu açıklayan önceki olaylar açığa çıkarılır.
Bu derste
We all love stories with mystery and suspense. Kalıp ifadeler
0:00Hepimiz gizem ve gerilim dolu hikayeleri severiz.
mystery and suspense: gizem ve gerilim
Bu cümlede mystery, hikâyedeki henüz açıklanmamış bir sırrı veya bilmeceyi ifade eder. Suspense ise daha sonra ne olacağını öğrenmeyi beklerken hissedilen gergin beklentidir. mystery and suspense ikilisi, hikâyede hem çözülmesi gereken bir bilmece hem de izlemeye ya da okumaya devam ettiren bir gerilim bulunduğunu anlatır. Burada suspense, “ara verme” değil, belirsizliğin yarattığı bir duygudur.
Alıştırma
Hem çözülmemiş bir bilmeceyi hem de gergin beklentiyi ifade eden İngilizce ikiliyle cümleyi tamamlayın: The novel is full of ____.
Cevabı göster
mystery and suspense
keep us guessing: bizi tahmin yürütmeye devam ettirmek
keep us guessing ifadesindeki keep + object + -ing yapısı, birinin bir eylemi sürdürmesini veya devam eden bir durumda kalmasını anlatır. Burada hikâyeler, izleyiciyi ne olacağından emin olamaz hâlde bırakır ve cevabı bulmaya çalışmasını sürdürür. Bu, izleyicinin sıradan bir tahmin alıştırması yaptığı anlamına gelmez. Temel düşünce, cevabın gizli kalması ve belirsizliğin devam etmesidir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için keep, us ve guess sözcüklerini doğru biçimlerde kullanın: The magician hid the method, so the trick ____ until the show ended.
Cevabı göster
kept us guessing
right until the very end: son ana kadar devam etmek
right until the very end ifadesinde right, until'i güçlendirir. Burada “doğru” ya da “solun karşıtı olan yön” anlamına gelmez. İfadenin tamamı, bir eylem veya durumun son ana kadar sürdüğünü anlatır; bu cümlede tahmin etme bütün hikâye boyunca devam eder. Bir şeyin daha önce durmadığını veya değişmediğini vurgulamak için right until + bir zaman ya da sınır kullanılır. Very, end sözcüğünü daha da vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle, son ana kadar kazananı kimsenin bilmediğini anlatır?
- The winner was announced by the end.
- The winner became clear near the beginning.
- The winner remained unclear right until the very end.
Cevabı göster
The winner remained unclear right until the very end.
So, I'd like to show you a technique Ton ve niyet
0:07Bu yüzden, size bir teknik göstermek istiyorum
I'd like to show you: gösterime nazik bir başlangıç
I'd like to show you, bir gösteri ya da açıklamaya başlamanın nazik bir yoludur. I'd, I would'un kısaltmasıdır. Burada would like to, konuşanın şimdi ne yapmak istediğini anlatır; hayalî bir durumu anlatmaz. you sözcüğünden sonra gösterilecek şeyi getirin veya how it works gibi bir yan cümle ekleyin: I'd like to show you the plan; I'd like to show you how it works.
Alıştırma
Bu nazik sunum başlangıcını I would like to show you ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: ____ how the app works.
Cevabı göster
I'd like to show you
that you can use to create mystery and suspense in your stories.
0:09hikayelerinizde gizem ve gerilim yaratmak için kullanabileceğiniz.
and the past perfect together.
0:21past perfect'i (miş'li geçmiş zaman) birlikte kullanmayı içerir.
involves using: involve + -ing yapısı
Bu cümlede involves using, bir şeyi kullanmanın yöntemin gerektirdiği şeylerden biri olduğunu gösterir. involve sözcüğünden sonra bir eylem geldiğinde, sonraki fiil -ing biçimini alır: involve doing something. Bu yüzden use, to use değil using olur. Bu yapı bir işin, etkinliğin veya yöntemin neler içerdiğini anlatmak için kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi use sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: This method involves ____ two pictures.
Cevabı göster
using
the past simple and the past perfect together: geçmişte iki zaman katmanı
Burada iki geçmiş zaman birlikte kullanılır, ancak görevleri farklıdır. Past simple, geçmişteki ana olayları anlatır. Past perfect, bir şeyin daha da önce gerçekleştiğini göstermek için had + past participle yapısını kullanır. Bu birleşim, daha sonraki bir olayı önce gösterip ardından daha önceki bir nedeni veya arka planı açıklayabilir. Bu iki zaman serbestçe birbirinin yerine kullanılamaz; biçimleri, geçmişteki hangi olayın önce gerçekleştiğini gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede ana geçmiş olay için past simple, daha önceki olay için past perfect kullanılmıştır?
- When Mia arrives, she sees that someone broke the lock.
- When Mia arrived, she saw that someone had broken the lock.
- When Mia arrived, she saw someone breaking the lock.
Cevabı göster
When Mia arrived, she saw that someone had broken the lock.
Let's see an example of that in action. Kalıp ifadeler
0:24Şimdi bunun uygulamalı bir örneğini görelim.
in action: bir şeyi gerçekten çalışırken görmek
In action, bir şeyin gerçekten çalıştığını veya kullanıldığını anlatır. Bu cümlede an example of that in action, fikri yalnızca yeniden açıklamak yerine onun nasıl uygulandığını göstermeyi vaat eder. Bu ifade genellikle see, watch veya show fiillerinden sonra gelir: see something in action. Buradaki action, “aksiyon filmi” veya “kavga” anlamında değildir.
Alıştırma
Cümleyi, derste geçen ve “gerçekten çalışırken” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: We watched the firefighters ____.
Cevabı göster
in action
come up: ekranda görünmek
Bu cümlede come up, “görünmek” veya “ekranda belirmek” anlamına gelir. On the screen, soruların nerede görüneceğini söyler; ifade gerçek anlamda yukarı doğru hareketi anlatmaz. Burada görünen şey öznedir: Questions come up. Bu yapıda come up doğrudan bir nesne almaz. Ayrıca A question came up örneğinde olduğu gibi bir konu veya sorunun insanların dikkatine gelmesini de anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle ekranda bir hatırlatıcının görüneceğini söylüyor?
- We need to come up with a reminder message.
- The teacher will bring up the deadline in class.
- A reminder will come up on the screen.
Cevabı göster
A reminder will come up on the screen.
Think about them while I tell you the story. Dilbilgisi
0:29Ben hikayeyi anlatırken onlar hakkında düşünün.
while I tell you the story: aynı anda gerçekleşen eylemler
Bu cümlede while, I tell you the story yan cümlesini başlatır ve ana yönerge olan Think about them eyleminin ne zaman yapılacağını gösterir. Düşünme ve hikâyeyi anlatma aynı zaman diliminde gerçekleşir. Buradaki while, “…… olduğu süre boyunca” anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. Bu cümlede “…… olmasına rağmen” anlamına gelmez.
Alıştırma
İki eylemin aynı anda gerçekleştiğini göstermek için cümleyi while ile tamamlayın: Please take notes ____ I explain the steps.
Cevabı göster
while
Özne olarak Me and a friend ile A friend and I
Özgün cümlede Me and a friend, went out hiking yükleminin öznesidir. Bu sıralama ve me kullanımı rahat konuşmalarda yaygındır; bu yüzden kişisel hikâyelerde duyulabilir. Standart İngilizcede, özellikle yazıda, özne olarak A friend and I kullanılır: A friend and I went out hiking. Hızlı bir kontrol için a friend bölümünü çıkarın: I went hiking standarttır, ancak Me went hiking değildir.
Alıştırma
Resmî bir okul raporu için en uygun cümleyi seçin.
- Me and a friend completed the project.
- A friend and me completed the project.
- A friend and I completed the project.
Cevabı göster
A friend and I completed the project.
went out hiking: bir etkinlik yapmak için dışarı çıkmak
went out hiking, kişilerin evden ya da her zamanki yerlerinden ayrılıp doğa yürüyüşüne çıktığını anlatır. went, go fiilinin geçmiş zaman biçimidir; hiking ise yapılan etkinliği belirtir. Kalıp go out + -ing şeklindedir. out, etkinliği yapmak için dışarı çıkma anlamını ekler; işlevsiz bir kelime değildir.
Alıştırma
Yürüyüşe çıkmayı anlatan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Last Saturday, we ____ in the hills.
Cevabı göster
went out hiking
the strangest thing happened: merak uyandıran hikâye girişi
The strangest thing happened, merak uyandıran bir hikâye girişidir. Çok sıra dışı bir olay olduğunu duyurur, ancak ayrıntıları henüz vermez. Böylece anlatı, arka plan bilgilerinden asıl olaya geçer ve dinleyen kişi daha sonra ne olduğunu öğrenmek ister. strangest, strange sözcüğünün en üstünlük derecesidir. Olayı bu deneyimdeki en sıra dışı olay olarak gösterir ve girişin etkisini güçlendirir.
Alıştırma
Hangi cümle ifadeyi merak uyandıran bir hikâye girişi olarak kullanıp ardından sıra dışı olayı açıklıyor?
- Then the strangest thing happened: every clock in the room stopped at once.
- Then every clock in the room stopped at once.
- Then the oldest clock in the room stopped at noon.
Cevabı göster
Then the strangest thing happened: every clock in the room stopped at once.
was covered in blood: be covered in + madde
Was covered in blood, be covered in + madde yapısını kullanır. Görülebilen durumu anlatır: vücudunun veya giysilerinin büyük bir kısmında kan vardı. Cümle, buna neyin yol açtığına değil, bu duruma odaklanır. Bu sözler kanın ona ait olduğunu kanıtlamaz ve birinin nasıl yaralandığını açıklamaz. Daha genel olarak be covered in, be covered in mud veya be covered in dust örneklerinde olduğu gibi, bir kişinin ya da nesnenin yüzeyinde bir maddeden çok miktarda bulunduğunu anlatır.
Alıştırma
Leo'nun giysilerinin her tarafında boya olduğunu anlatmak için be covered in yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- After art class, Leo's clothes were covered in paint.
- After art class, Leo's clothes covered in paint.
- After art class, paint was covered in Leo's clothes.
Cevabı göster
After art class, Leo's clothes were covered in paint.
ran over to us: run over to + varış noktası
Ran over to us, onun aradaki mesafeyi koşarak geçip konuşanların bulunduğu yere geldiğini anlatır. Run over to + kişi veya yer yapısında over kısa bir mesafeyi aşma hissi katar, to ise varış noktasını belirtir. İfade, konuşanlara doğru hızlı bir hareketi gösterir. Onların yanından koşup geçtiği anlamına gelmez; onlara yaklaşıp bulundukları yere ulaşmıştır.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın koşarak öğretmenine yaklaştığını anlatır?
- Maya ran past her teacher without stopping.
- Maya ran over to her teacher to ask a question.
- Maya ran her teacher over with a car.
Cevabı göster
Maya ran over to her teacher to ask a question.
so happy to see us: güçlü bir duygu ve nedeni
so happy ifadesinde so, happy sıfatını güçlendirir ve “çok” ya da “yüksek derecede” anlamı verir. to see us, onu mutlu eden olayın bizi görmek olduğunu belirtir. Genellenebilir kalıp so + duygu sıfatı + to’lu mastardır; so glad to hear the news ve so excited to meet you bunun örnekleridir. Bu kalıpta to’lu mastar duyguyu tetikleyen olayı belirtir; ayrı bir eylemin amacını anlatmaz.
Alıştırma
Güçlü duygu kalıbını tamamlamak için so, glad ve hear sözcüklerini kullanın: I was ____ the good news.
Cevabı göster
so glad to hear
We gave him something to eat and he told us everything. Dilbilgisi
0:43Ona yiyecek bir şeyler verdik ve bize her şeyi anlattı.
gave him something to eat: something + to’lu mastar
Temel yapı give + kişi + şey, yani gave him something yapısıdır. something to eat ifadesinde to eat, something’den sonra gelir ve onu onun yiyebileceği bir şey olarak niteler. Bu to’lu mastar something’i niteler; gave eyleminin genel amacını anlatmaz. Aynı yapı something to drink, a book to read ve a place to stay ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
eat sözcüğünü kullanarak something + to’lu mastar yapısını tamamlayın: After the game, Dad gave us something ____.
Cevabı göster
to eat
run out of fuel: yakıtın kalmaması
Run out of fuel, mevcut yakıtın tamamı kullanıldığı için hiç yakıt kalmaması demektir. run out of + kaynak yapısında özne, artık bu kaynağa sahip olmayan kişi, araç, yer veya gruptur. Kaynak değişebilir: run out of time, run out of money, run out of water veya run out of ideas denebilir. Bu ifade yakıtın içinden fiziksel olarak koşup çıkmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Hiç yakıt kalmadığını söylemek için run out of kullanın: By noon, the generators had ____.
Cevabı göster
run out of fuel
had run out of fuel ... had landed: daha önceki olaylar için past perfect
Had run out ve had landed, had + past participle yapısındaki past perfect biçimleridir. Yakıt sorununun ve inişin, hikâyede diğerlerinin pilotu gördüğü daha sonraki geçmiş andan önce gerçekleştiğini gösterirler. Bu daha erken arka plan içinde so neden ve sonucu gösterir: önce uçağın yakıtı bitti, ardından pilot iniş yaptı. Had yalnızca vurgu yapmaz; bir olayın geçmişteki bir referans noktasından daha önce olduğunu belirtir.
Alıştırma
Her iki olayın da kurtarma ekibi gelmeden önce gerçekleştiğini göstermek için iki boşluğa da past perfect yardımcı fiilini yazın: Before the rescue team arrived, his plane ____ run out of fuel, so he ____ landed in a field.
Cevabı göster
had · had
had been attacked by wild animals: edilgen past perfect
Had been attacked, edilgen past perfect yapısıdır: had + been + geçmiş zaman ortacı. Onun hikâyedeki başka bir geçmiş noktadan önce saldırıya uğradığını gösterir; bu yüzden odak, onun ne yaptığı değil, başına ne geldiğidir. By wild animals eylemi yapanı, yani ona saldıranları belirtir. had been + geçmiş zaman ortacı kalıbı, daha sonraki bir geçmiş olaydan önce birine veya bir şeye yapılmış olan eylemi anlatabilir.
Alıştırma
Damage fiilini edilgen past perfect yapısında kullanarak cümleyi tamamlayın: Before the police arrived, the door ____.
Cevabı göster
had been damaged
He'd been there for three days: He'd = He had
He'd been ifadesinde He'd, He had kısaltmasıdır. Been bir geçmiş zaman ortacıdır; bu nedenle had been, past perfect yapısını oluşturur. Would fiilinden sonra yalın hâlde be gelmesi gerektiği için burada He would been anlamı olamaz. For three days süreyi belirtir. Cümle, onun orada bulunma durumunun daha önce başladığını ve geçmişteki başka bir noktaya gelindiğinde üç gündür sürdüğünü anlatır. Bu durumun o noktadan sonra devam edip etmediğini tek başına belirtmez.
Alıştırma
He'd been waiting for two hours before the bus came. cümlesinde He'd ve for two hours ne anlama gelir?
- He had; bekleyiş geçmişteki bir noktaya kadar iki saat sürmüştü.
- He would; gelecekte iki saat beklenmesi planlanmıştı.
- He did; bekleyiş otobüs geldikten sonra başladı.
Cevabı göster
He had; bekleyiş geçmişteki bir noktaya kadar iki saat sürmüştü.
Üst yorum olarak Did you see what I did there?
Burada see, yalnızca “gözle görmek” değil, “fark edip anlamak” demektir. Did you see what I did there? dinleyenlerden az önce olanları düşünmelerini ve konuşanın kullandığı tekniği fark etmelerini ister. Bu soru bir üst yorum görevi görür: Konuşan kısa bir süreliğine hikâyenin, gösterimin veya şakanın dışına çıkarak onu nasıl sunduğu hakkında yorum yapar. Bir yönteme, kelime oyununa veya bilinçli bir seçime dikkat çekmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Bir öğretmen kısa bir yöntem gösterdikten sonra “Did you see what I did there?” diye soruyor. Öğretmenin amacı büyük olasılıkla nedir?
- Herkesin uzaktaki bir nesneyi görüp göremediğini kontrol etmek.
- Az önce gösterilen tekniğe dikkat çekmek.
- Sınıfın daha sonra ne yapmayı planladığını sormak.
Cevabı göster
Az önce gösterilen tekniğe dikkat çekmek.
I used the past simple to outline the mystery. Anlatım akışı
1:00Gizemin taslağını çizmek için past simple kullandım.
used the past simple to outline the mystery: hikâye bilgisini düzenlemek
use A to do B kalıbı bir aracı ve amacını belirtir: A, the past simple; amaç ise outline the mystery ifadesidir. Burada outline, fiziksel bir dış çizgi çizmek değil, başlıca olayları ve ipuçlarını vermek anlamına gelir. Zaman seçimi hikâyedeki bilgileri düzenler. Simple past, ana olayları hikâyenin temel zaman çizgisine yerleştirir, ne olduğunu gösterir ve neden ya da cevap açıklanmadan önce gizemi kurar.
Alıştırma
Bir yazar önce başlıca tuhaf olayları sunuyor ancak cevabı açıklamıyor. Bu seçimi en iyi hangi cümle anlatır?
- The writer used the past simple to outline the mystery.
- The writer used the past simple to solve the mystery.
- The writer used the past simple to hide every event.
Cevabı göster
The writer used the past simple to outline the mystery.
You didn't know...: bilgi boşluklarını tekrarlayarak merak yaratma
Her cümle You didn't know... ile başlar ve ardından farklı bir eksik bilgiyi belirtir: adamın kimliği, orada bulunma nedeni ve neden kanlar içinde olduğu. Aynı başlangıcın tekrarlanması, bilgi boşluklarını takip etmeyi kolaylaştırır. Bu tekrarlanan kalıp merak yaratır, çünkü dinleyici açıklamayı almadan önce sıra dışı bir şey görür. know sonrasında who ve why dolaylı sorular başlatır; bu nedenle who he was ve why he was there gibi düz cümle dizilişi kullanılır, who was he veya why was he there kullanılmaz.
Alıştırma
Gerilimli parçayı tamamlamak için tekrarlanan You didn't know... kalıbını kullanın: The key was gone. ____ who had taken it. ____ why the back door was open.
Cevabı göster
You didn't know · You didn't know
At the end of the story: cevabın açıklandığı yeri belirtme
At the end of the story, hikâyenin yapısındaki belirli bir konumu, yani son bölümü gösterir. Cümlenin başında yer aldığında dinleyiciye açıklamanın şimdi geleceğini bildiren bir işaret görevi görür. Burada explained the mystery, kafa karıştırıcı olayların arkasındaki nedeni açıklayıp onları anlaşılır hâle getirmek demektir. mystery kelimesinin anlamını açıklamak demek değildir.
Alıştırma
Hangi cümle bir hikâyenin sonundaki belirli konumu açıkça gösterir?
- In the end, the detective explained every clue.
- At the end of the story, the detective explained every clue.
- In the end of the story, the detective explained every clue.
Cevabı göster
At the end of the story, the detective explained every clue.
I went back to a time before we met him Anlatım akışı
1:13Onunla tanışmamızdan önceki bir zamana geri döndüm
went back to a time ... what had happened: hikâyeyi daha önceki bir geçmişe götürmek
went back to a time before we met him anlatının zaman çizgisini geriye taşır. Dinleyicinin hikâyedeki mevcut noktadan ayrılıp daha önceki bir dönemi düşünmesini sağlar; konuşanın fiziksel olarak bir yere geri döndüğü anlamına gelmez. we met him geçmişteki referans noktasıdır. what had happened bu noktadan önceki arka planı verir; böylece dinleyici daha önceki neden veya durumu daha sonraki ana olaydan ayırabilir.
Alıştırma
Hangi cümle anlatıyı geçmişteki bir olaydan önceki zamana açıkça götürür ve arka planın daha önce gerçekleştiğini gösterir?
- The podcast stayed with the final and described what happened during it.
- The podcast jumps to next week and explains what will happen.
- The podcast went back to the week before the final and explained what had happened.
Cevabı göster
The podcast went back to the week before the final and explained what had happened.
subject + had + past participle: past perfect formülü
Yapı subject + had + past participle, yani özne + had + fiilin üçüncü hâlidir. Özne kimin veya neyin söz konusu olduğunu gösterir, had yardımcı fiildir ve past participle ana fiilin biçimidir. he had left örneğinde he özne, had yardımcı fiil ve left past participle biçimidir. had her özneyle aynı kalır. had sonrasına otomatik olarak simple past biçimini koymayın: düzenli fiillerin simple past ve past participle biçimleri çoğu zaman aynıdır, ancak birçok düzensiz fiilde farklıdır. Örneğin go–went–gone dizisi had gone verir; had went olmaz.
Alıştırma
go fiilinin past perfect biçimini kullanın: Before the bus arrived, Mia ____ home.
Cevabı göster
had gone
We use it to talk about an event or period Dilbilgisi
1:36Geçmişteki başka bir olaydan önce gerçekleşen
that happens before another event in the past.
1:39bir olay veya dönem hakkında konuşmak için kullanırız.
before another event in the past: past perfect zaman ilişkisi
Cümledeki it zamiri past perfect yapısını ifade eder. Bu zaman, geçmiş içinde iki zaman katmanı oluşturur: daha sonra gerçekleşen geçmiş olay referans noktası olur ve past perfect başka bir olayı, durumu veya dönemi bu noktanın öncesine yerleştirir. Temel fikir yalnızca “geçmiş” değil, “geçmişteki başka bir noktadan daha önce”dir. Past perfect, had + fiilin üçüncü hâliyle kurulur; had left buna bir örnektir.
Alıştırma
Hangi cümle otobüsün Noah durağa ulaşmadan önce ayrıldığını açıkça anlatır?
- When Noah reached the stop, the bus was leaving.
- After Noah reached the stop, the bus left.
- By the time Noah reached the stop, the bus had left.
Cevabı göster
By the time Noah reached the stop, the bus had left.
over to you: sözü veya görevi karşı tarafa devretme
Over to you, sözü veya görevi devretmek için kullanılan kısa bir ifadedir. Konuşanın kendi bölümünü bitirdiğini ve bir sonraki konuşma sırasını, görevi ya da cevap verme fırsatını dinleyene bıraktığını gösterir. So, over to you cümlesinde so geçişi belirtir. Over burada mekânsal bir hareket anlamına gelmez; bütün ifade “şimdi sıra sende” demektir.
Alıştırma
Dersteki ifadeyle devir cümlesini tamamlayın: I've shown you how to fold the paper. Now, ____.
Cevabı göster
over to you
Explain the events using the past simple Anlatım akışı
1:46Olayları past simple kullanarak açıklayın
Explain the events ... then reveal the mystery: olayları anlatıp gizemi sonda açıklamak
Bu yönerge hikâyeyi iki adıma ayırır. Önce tamamlanmış olayları simple past ile anlat. and then ve at the end ifadeleri son adımı bu olayların arkasına koyar; böylece cevap sonraya bırakılır. Burada reveal the mystery, gizli gerçeği ya da çözümü açıklamak demektir. Yeni bir gizem yaratmak demek değildir. Bu bilgi sırası önce merak uyandırır, açıklamayı ise sona bırakır.
Alıştırma
Hangi hikâye planı yönergeyi en iyi şekilde izler?
- Describe the completed events in the past simple, and reveal the answer only at the end.
- Reveal the answer first, and then describe the events.
- Describe the events, but never explain what caused them.
Cevabı göster
Describe the completed events in the past simple, and reveal the answer only at the end.
And please share your stories in the comment section.
1:56Ve lütfen hikayelerinizi yorumlar bölümünde paylaşın.