Bir Moğol kraliçesinin hayatında bir gün - Anne F. Broadbridge: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Altın Orda’nın kıdemli kraliçesi Boraqchin, devasa ve hareketli bir şehrin mevsimlik göçünü yönetir. Hazırlıklar sürerken kaçak bir koyun onu yardıma ihtiyacı olan bir dişi koyuna götürür; ardından kraliyet kamplarıyla sivil halkın tamamı uzun yolculuğa çıkar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. formidable khatun — Kültür, Medya ve Gerçek Dünya Bağlamı: Yüksek rütbeli bir Moğol kadınını belirten tarihî unvanın değerlendirme bildiren bir sıfatla nasıl birleştiğini anlayın. Bu kullanım, belgesel anlatımında Boraqchin’in konumunu, otoritesini ve heybetli ününü kısa ama etkili biçimde kurar. 2. impending delivery — Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyi: Bu hayvancılık ve tıp bağlamında delivery sözcüğünün doğum anlamına geldiğini, impending sözcüğünün ise olayın çok yakında gerçekleşeceğini belirttiğini fark edin; böylece kullanım, paket veya mal teslimatı anlamından ayrılabilir. 3. Behind them winds the entire civilian — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Yer bildiren ifadenin başa alındığı ve fiilin özneden önce geldiği yer yönelimli devrik yapıyı tanıyın. Bu edebî anlatım kalıbını, önderlerin arkasında uzanan kalabalık ve kıvrımlı bir kafileyi gözde canlandırmak için yorumlayabilir veya kullanabilirsiniz.
Bu derste
As dawn breaks over a movable city of 10,000 yurts, Notlar
0:0710.000 yurttan oluşan hareketli bir şehrin üzerine şafak sökerken,
As dawn breaks: anlatıya zaman sahnesiyle başlamak
As dawn breaks ifadesinde as “-dığında”, dawn breaks ise “gün ağarmaya başlar” anlamındadır. Bu yan cümle anlatıyı şafak vaktine yerleştirir; bir neden bildirmez. Bir hikâye ya da belgeselin başında As + özne + fiil yapısındaki zaman cümlesi önce zaman sahnesini kurup ardından ana olayı tanıtabilir. Buradaki virgül, cümlenin ana olayla devam edeceğini de gösterir.
Alıştırma
Bu girişte As dawn breaks ne işe yarar?
- Ana olaydan önce sahneyi şafak vaktine yerleştirir.
- Şafağın şehrin var olmasına neden olduğunu açıklar.
- Ana olayın gün doğmadan önce bittiğini söyler.
Cevabı göster
Ana olaydan önce sahneyi şafak vaktine yerleştirir.
movable city: taşınabilen göçebe yerleşim
Burada movable city, 10.000 yurttan ve onunla birlikte hareket eden insanlardan, araçlardan ve eşyalardan oluşan dev bir göçebe kampını anlatır. Kalıcı sokakları ve binaları olan bir şehir değildir. City, yerleşimin büyüklüğünü ve düzenli bir topluluk oluşunu vurgularken movable, kampın sökülüp başka bir yere taşınabileceğini belirtir. Şehir biçiminde tek bir dev aracın hareket ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümledeki movable city ifadesine en uygun görüntü hangisidir?
- Kalıcı sokakları, surları ve binaları olan modern bir şehir
- Bütün bir şehri taşıyan tek bir dev araç
- Yurtlardan oluşan, sökülüp başka bir yere taşınabilen büyük bir göçebe yerleşimi
Cevabı göster
Yurtlardan oluşan, sökülüp başka bir yere taşınabilen büyük bir göçebe yerleşimi
Queen Boraqchin is in for a rude awakening. Deyimler
0:12Kraliçe Boraqchin'i sarsıcı bir uyanış beklemektedir.
be in for a rude awakening: tatsız bir gerçekle yüzleşmek
Be in for something, “yakında bir şey yaşaması muhtemel olmak” anlamına gelir ve çoğu zaman kolayca kaçınılamayacak bir durumu anlatır. A rude awakening, gerçeğin beklenenden çok daha tatsız olduğunu aniden fark etmektir. Birlikte kullanıldığında is in for a rude awakening, kraliçenin yakında tatsız bir sürpriz veya sorunla karşılaşacağını haber verir. Awakening aynı zamanda uykudan uyanma fikrini de çağrıştırır, ancak asıl anlam mecazidir: kraliçenin beklentileri gerçekle yıkılmak üzeredir.
Alıştırma
“Yakında tatsız bir gerçekle yüzleşmek” anlamındaki deyimle cümleyi tamamlayın: Nina thinks her first mountain climb will be effortless, but she is ____ as the storm approaches.
Cevabı göster
in for a rude awakening
A rogue sheep has slipped past her servants and guards and bolted into her yurt, Notlar
0:16Yaramaz bir koyun, hizmetçileri ve muhafızları atlatarak yurt çadırına dalmış,
rogue sheep: rogue normal kontrolün dışında demektir
Rogue sheep ifadesinde rogue bir sıfattır. Sürüden veya normal kontrolden ayrılmış ve öngörülemez biçimde davranan tek bir hayvanı anlatır. Koyunun gerçekten bir suçlu ya da kötü karakter olduğu anlamına gelmez. Aynı kullanım; artık gruba, kurallara veya beklenen kontrole uymayan bir kişiyi, makineyi, programı ya da grup üyesini de anlatabilir.
Alıştırma
“The engineers shut down a rogue robot before it left the lab,” cümlesinde rogue ne anlama gelir?
- normal kontrolün dışında çalışan
- tam olarak programlandığı gibi çalışan
- parlak kırmızıya boyanmış
Cevabı göster
normal kontrolün dışında çalışan
has slipped past: durdurulmadan geçmek
Slip past someone, bir kişiyi size dikkat etmeden veya sizi durduramadan sessizce, hızla ya da ustaca geçmek demektir. Buradaki past, hizmetkârların ve muhafızların bulunduğu noktanın ötesine doğru hareketi gösterir; geçmiş bir zamanı belirtmez. Has slipped past, İngilizcedeki present perfect yapısındadır. Muhafızları geçme eylemini tamamlanmış ve sonucu şimdi önemli olan bir eylem olarak sunar: koyun artık içeridedir.
Alıştırma
Cümleyi slip past ifadesinin present perfect biçimiyle tamamlayın: The mouse ____ the sleeping cat and is now inside the pantry.
Cevabı göster
has slipped past
bolted into: aniden içeri dalmak
Bir hareket fiili olarak bolt, çok ani ve hızlı bir şekilde koşmak ya da hareket etmek demektir. Bolted into her yurt, koyunun dışarıdan içeriye hızla daldığını gösterir; into, varış noktasının kapalı bir yerin içi olduğunu belirtir. Buradaki bolt, metal bir bağlantı parçası anlamındaki isim veya bir kapıyı sürgülemek anlamındaki fiil değildir. Hareket anlamı eyleme ani bir hız patlaması katar ve sadece ran into the yurt demekten daha güçlüdür.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz içeriği seçin. Bolted sözcüğünde ek /ɪd/ hecesinin bulunup bulunmadığına odaklanın.
- The dog bolts into the kitchen.
- The dog is bolting into the kitchen.
- The dog bolted into the kitchen.
Cevabı göster
The dog bolted into the kitchen.
where he springs into bed and bleats in her ear. Kalıp ifadeler
0:21yatağa sıçrayarak kulağının dibinde melemeye başlamıştır.
springs into bed: aniden ve hızla yatağa atlamak
Bu cümlede springs, “aniden ve enerjik biçimde sıçramak ya da hareket etmek” anlamına gelen canlı bir fiildir. springs into bed, koyunun sakin biçimde ilerlemek yerine tek ve hızlı bir hareketle yatağa atladığını gösterir. spring into + yer kalıbı, bir alanın içine doğru hızlı hareketi anlatabilir. Burada spring bir fiildir; “ilkbahar” veya “su kaynağı” anlamında değildir.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “aniden içine atlar” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: When the car door opens, the excited puppy ____ the back seat.
Cevabı göster
springs into
Although she's a formidable khatun of the Golden Horde, Notlar
0:25Moğol İmparatorluğu'ndaki devasa bir krallık olan
formidable khatun: güçlü ve heybetli bir kadın hükümdar veya soylu
Burada khatun, Moğol ve ilişkili Türk toplumlarında kadın hükümdarlar veya yüksek rütbeli soylu kadınlar için kullanılan tarihî bir unvandır; kadının kişisel adı değildir. Formidable, onun saygı veya korku uyandıracak kadar güçlü ve etkileyici olduğunu anlatır. Formidable khatun ifadesi böylece hem rütbesini hem de otoritesini gösterir.
Alıştırma
Bu tarihî anlatımda formidable khatun ne anlama geliyor?
- Rütbesi veya otoritesi olmayan korkutucu biri
- Kişisel adı Khatun olan sıradan bir kadın
- Güçlü ve heybetli bir kadın hükümdar veya soylu
Cevabı göster
Güçlü ve heybetli bir kadın hükümdar veya soylu
the Golden Horde: tarihî bir devletin adı
The Golden Horde, Moğol İmparatorluğu'nun batı topraklarıyla ilişkili tarihî bir devletin İngilizcedeki yerleşik adıdır. Bu cümlede khatunun hangi devlete ait olduğunu belirtir. Ardından eklenen a huge kingdom in the Mongolian Empire ifadesi, bu devletin büyüklüğünü ve tarihî bağlamını kısaca açıklar. the Golden Horde ifadesinin tamamını tek bir özel ad olarak anlayın.
Alıştırma
Bu cümlede the Golden Horde neyi ifade ediyor?
- Tesadüfen altın taşıyan bir kalabalık
- Moğol İmparatorluğu'yla ilişkili tarihî bir devlet
- Altın renkli giysiler giyen geçici bir grup
Cevabı göster
Moğol İmparatorluğu'yla ilişkili tarihî bir devlet
Boraqchin has a hands-on approach to ruling. Kalıp ifadeler
0:30Boraqchin yönetimde uygulamalı bir yaklaşım benimser.
Although: ödünleme ve karşıtlık bildirmek
Although bir ödünleme ilişkisi kurar. Önce bir gerçeği kabul eder, ardından ana cümle bu gerçeğin doğurabileceği beklentiyle çelişen bir bilgi verir. Burada güçlü konumu uzaktan yönetmesini düşündürebilir, ancak asıl nokta yönetime doğrudan katılmasıdır. Although + özne + fiil, ana cümle kalıbını kullanın. Bu yapı “A doğru olsa da B yine de doğrudur” anlamına gelir. Neden değil, karşıtlık bildirir.
Alıştırma
Hangi cümle ödünleme bildirmek için although sözcüğünü doğru kullanır?
- Although the road was icy, but the bus arrived on time.
- Although the road was icy, the bus arrived on time.
- Although the icy road, the bus arrived on time.
Cevabı göster
Although the road was icy, the bus arrived on time.
a hands-on approach to ruling: yönetime doğrudan katılma yaklaşımı
A hands-on approach, kişinin yalnızca emir vermek veya planları konuşmak yerine uygulamadaki kararlara ve işlere doğrudan katıldığı bir çalışma biçimini anlatır. Burada Boraqchin'in yönetimde bizzat yer aldığı belirtilir. Kalıp a hands-on approach to + isim veya -ing biçimidir. approach to ruling ifadesinde to bir edattır; bu yüzden mastar rule değil, -ing biçimi ruling kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi a hands-on approach to ve train fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The manager takes ____ new staff.
Cevabı göster
a hands-on approach to training
the fearsome grandson of Genghis Khan himself, Kültür
0:36bizzat Cengiz Han'ın korkutucu torunu olan
Bizzat Genghis Khan: pekiştirme görevindeki himself
Cengiz Han, Moğol İmparatorluğu'nun ünlü kurucusudur. Burada himself, Genghis Khan adından sonra gelen bir pekiştirme zamiridir. “Gerçek tarihî kişi olan Cengiz Han” anlamını verir ve bu akrabalık bağını özellikle önemli gösterir. Cengiz Han'ın kendi üzerinde yaptığı bir eylemi anlatmaz. Başka durumlarda da kullanılabilecek yapı, tekil bir erkek kişi ya da addan sonra himself getirmektir: The coach himself called.
Alıştırma
Hangi cümlede himself dönüşlü bir eylem göstermek yerine kişinin kimliğini vurgular?
- The director himself answered the phone.
- The director introduced himself to the guests.
- The director blamed himself for the delay.
Cevabı göster
The director himself answered the phone.
been married ... since: bir başlangıç noktasından beri süren durum
Burada She's, She has ifadesinin kısaltmasıdır. Ana yapı She has been married to Batu Khan since she was 15 şeklindedir. Has been married, geçmişte başlayıp şimdiki referans anına kadar süren bir durumu anlatır. Since, bir neden değil, bu durumun başlangıç noktasını belirtir. Batu Khan ile since arasındaki açıklama araya giren ek bilgidir; bu bilgi çıkarıldığında zaman yapısı daha kolay görülür.
Alıştırma
Cümleyi be married ifadesinin doğru biçimi ve başlangıç noktasını belirten sözcükle tamamlayın: They ____ 2018.
Cevabı göster
have been married since
is out on his raids: askerî saldırılar için uzakta olmak
Bu cümlede is out, kocasının yalnızca dışarıda olduğunu değil, normalde bulunduğu yerden uzakta olduğunu anlatır. on his raids ifadesi onu oradan uzak tutan etkinliği belirtir: askerî akınlara katılmaktadır. Başka durumlarda da kullanılabilen be out on + etkinlik veya görev kalıbı, kişinin o sırada ne yaptığını söyleyerek neden yerinde olmadığını açıklar. out on patrol ve out on a call buna örnektir.
Alıştırma
Korucunun devriye görevi için geçici olarak yerinde olmadığını anlatan cümle hangisidir?
- The ranger is out on patrol.
- The ranger has finished the patrol and is resting at the station.
- The ranger is talking about a patrol.
Cevabı göster
The ranger is out on patrol.
while: hafif karşıtlık içeren eş zamanlı eylemler
While, her husband is out on his raids yan cümlesini başlatır ve bunu she juggles the duties ana cümlesinin zaman çerçevesi yapar. İki durum da aynı zaman diliminde sürer. İki cümlenin özneleri ve eylemleri farklı olduğu için—kocası dışarıdayken o evde işleri yönetir—cümlede hafif bir karşıtlık da oluşur. Buradaki temel ilişki zamandır; bu nedenle while yalnızca however anlamına gelmez.
Alıştırma
“While Leo works at the front desk, Mina handles deliveries in the back,” cümlesinde while neyi gösterir?
- Mina ancak Leo işini bitirdikten sonra başlar.
- Leo ön masada çalıştığı için Mina teslimatlarla ilgilenir.
- Leo ve Mina aynı zaman diliminde çalışır ve görevleri karşılaştırılır.
Cevabı göster
Leo ve Mina aynı zaman diliminde çalışır ve görevleri karşılaştırılır.
juggles the duties of: birden fazla sorumluluğu dengede yürütmek
Burada juggles mecazdır. Gerçekten havaya nesne atıp tutmuyor; aynı dönemde birden fazla zorlu sorumluluk alanını yönetiyor. juggle the duties of X, Y, and Z yapısında liste, görevleri dengelenmesi gereken alanları belirtir. Daha genel olarak juggle + responsibilities, birbiriyle yarışan talepler arasında dikkat, zaman ve enerji paylaştırmak için gösterilen sürekli çabayı vurgular.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve “birbiriyle yarışan birkaç sorumluluğu yönetmek” anlamına gelen fiille tamamlayın: Maya has to ____ a part-time job, soccer practice, and homework.
Cevabı göster
juggle
This makes her the manager and the mover Dilbilgisi
0:48Bu durum onu, binlerce kişiden oluşan bir şehrin
This makes her the manager and the mover: make + nesne + nesne tamamlayıcısı
This, onun birden çok sorumluluğu birlikte üstlendiğini anlatan önceki duruma gönderme yapar. make + nesne + nesne tamamlayıcısı yapısında her nesnedir; the manager and the mover ise birlikte tamamlayıcı görevi görerek sonuçta üstlendiği rolleri belirtir. Burada make “üretmek” değil, “birinin bir şey olmasına ya da öyle görülmesine yol açmak” demektir. Tamamlayıcı bu cümledeki gibi bir isim öbeği veya This makes it possible örneğindeki gibi bir sıfat olabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, birinin bir rol kazanmasını anlatmak için make + nesne + isim tamamlayıcısı yapısını kullanır?
- The club made a decision after lunch.
- Ava made a poster for the club.
- The election made Ava the new club president.
Cevabı göster
The election made Ava the new club president.
Boraqchin moves the city between two seasonal camping grounds. Kültür
0:53Boraqchin şehri iki mevsimlik kamp alanı arasında taşır.
Twice a year: cümle başındaki sıklık ifadesi
Twice a year, “her yıl iki kez” demektir. Bu sıklık ifadesini cümlenin başına koymak, ana eylemden önce tekrarlanan düzeni belirtir. Virgül, baştaki bu zaman çerçevesini ana cümleden ayırır. Bir ve iki kez için İngilizce bu kalıpta normalde once ve twice kullanır: once a year ve twice a year. Üç ve daha fazlası için three times a year, four times a year gibi ifadeler kullanılır.
Alıştırma
Bir sağlık kontrolü her yıl içinde iki kez yapılıyor. Hangi cümle bu düzeni doğal ve doğru biçimde ifade eder?
- The health check takes place every two years.
- The health check takes place for two years.
- The health check takes place twice a year.
Cevabı göster
The health check takes place twice a year.
Hareketli bir yaşam biçiminde between two seasonal camping grounds
Bu tarihsel anlatımda seasonal camping grounds, hareketli bir topluluğun yılın farklı dönemlerinde yaşadığı yerlerdir. Bunlar tatil amaçlı kamp alanları değildir; her yer topluluğun su, otlatma alanı veya barınak gibi mevsimsel ihtiyaçlarını karşılar. between two, mevsimler değiştikçe topluluğun bu yerlerden birinden diğerine geçtiğini gösterir. Bu da yerleşimin tamamının neden taşınabilir olması gerektiğini açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede seasonal camping grounds ifadesi ne anlama geliyor?
- Topluluğun farklı mevsimlerde yaşadığı iki yer
- Kalıcı bir şehrin içindeki iki çimenlik park
- Tatil için kullanılan iki modern kamp alanı
Cevabı göster
Topluluğun farklı mevsimlerde yaşadığı iki yer
This ensures constant water and lush grass in summer Notlar
0:57Bu, yaz aylarında sürekli su ve gür çimen olmasını
constant water and lush grass: otlatma için iki kaynak
Burada constant water, suyun mevsim boyunca güvenilir biçimde erişilebilir kalması demektir. Constant, sık sık gerçekleşen bir şeyi değil, suyun erişilebilirliğini anlatır. Lush grass, gür, sağlıklı ve bol ottur. İki isim öbeği, iki doğal kaynağı birlikte adlandırmak için and ile bağlanır. Bu kısa eşleme, bir arazinin hayvan otlatmaya neden uygun olduğunu açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Burada constant water and lush grass ne anlama geliyor?
- Sürekli erişilebilen su ve gür, sağlıklı ot
- Hızlı akan su ve yeni biçilmiş ot
- Sık yağmur ve rüzgârdan zarar görmüş ot
Cevabı göster
Sürekli erişilebilen su ve gür, sağlıklı ot
and protection from harsh winds in winter. Kalıp ifadeler
1:01ve kış aylarında sert rüzgarlardan korunmayı sağlar.
This ensures: bir önlemi sonucuna bağlamak
This, daha önceki eyleme, yani mevsimlik kamp alanları arasında hareket etmeye gönderme yapar. Ensures, bu düzenlemenin güvenilir biçimde sağladığı koşulları tanıtır. This ensures + isim öbeği veya that yan cümleciği kalıbı, bilgiyi önlem → sonuç biçiminde düzenler. Ensure, hope kelimesinden daha güçlüdür; sonucu önlem sayesinde güvence altına alınmış olarak sunar.
Alıştırma
Örnekte This ensures ne işe yarıyor?
- Konuşanın yalnızca olmasını dilediği bir sonucu tanıtır.
- Önceki eylemi, bu eylemin güvenilir biçimde ortaya çıkardığı sonuca bağlar.
- Konuyu ilgisiz bir olaya değiştirir.
Cevabı göster
Önceki eylemi, bu eylemin güvenilir biçimde ortaya çıkardığı sonuca bağlar.
protection from harsh winds: protection from + zarar kaynağı
protection from + zarar kaynağı kalıbı, tehlikeli veya zarar verici bir şeyden korunmak anlamına gelir. Burada zarar kaynağı harsh winds ifadesidir. Harsh winds, koşulları zor veya tehlikeli hâle getirebilecek güçlü ve rahatsız edici rüzgârlardır. Harsh, hava koşullarının ağır olduğunu anlatır; rüzgârın bir insan gibi katı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi iki sözcüklük hedef ifadeyle tamamlayın: These gloves offer ____ sharp edges.
Cevabı göster
protection from
The whole operation requires weeks of strict planning, Kalıp ifadeler
1:04Tüm bu operasyon haftalarca süren sıkı bir planlama,
requires weeks of strict planning: haftalar süren titiz planlama gerektirmek
Bu cümlede requires, weeks of strict planning ifadesini operasyonu yürütmek için gereken nesnel bir koşul olarak sunar. Yapı, özne + require + isim öbeğidir: The whole operation + requires + weeks of strict planning. Weeks of + faaliyet adı, uzun bir zaman ve emek miktarını anlatır. Buradaki strict planning, “sert” bir planlama değil, sıkı denetlenen ve disiplinli bir planlama demektir. Require, need fiilinden biraz daha resmî ve nesneldir; bu nedenle büyük bir operasyonun anlatımına uygundur.
Alıştırma
Hangi cümle, ofis taşınmasının nesnel olarak neye ihtiyaç duyduğunu require ile doğru biçimde ifade ediyor?
- The office move requires weeks of careful planning.
- The office move requires to plan carefully for weeks.
- The office move requires weeks to careful planning.
Cevabı göster
The office move requires weeks of careful planning.
liaising with other camps in her domain, Kelime
1:07kendi bölgesindeki diğer kamplarla irtibat kurma,
liaising with other camps: diğer kamplarla irtibat kurmak
Liaising with other camps, diğer kamplarla iletişim kurmak, gerekli bilgileri paylaşmak ve işleri onlarla koordine etmek demektir. Yalnızca gündelik bir sohbet yapmak anlamına gelmez. Yaygın kalıp liaise with + kişi veya kuruluş şeklindedir. Liaising, -ing biçimidir ve burada daha geniş planlama sürecindeki bir faaliyeti adlandırır.
Alıştırma
Bir proje koordinatörü iki departmanın programlarını uyumlu hâle getiriyor. Hangi cümle bu işi en iyi anlatır?
- She is leaving a message for one department.
- She is liaising with both departments.
- She is chatting with friends after work.
Cevabı göster
She is liaising with both departments.
strategic delegation: sorumluluğun planlı biçimde devredilmesi
Strategic delegation; görev, yetki veya sorumlulukların, bunları en uygun şekilde yerine getirecek kişilere bilinçli olarak verilmesi demektir. Strategic sözcüğü, amaç yalnızca işten kurtulmak değil, daha büyük bir planı desteklemek olduğu için seçimlerin dikkatle yapıldığını gösterir. Burada delegation, işi başkalarına emanet etmeye yönelik yönetim sürecini adlandırır. Resmî bir temsilciler heyeti anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir iş yeri konuşmasında hangi durum strategic delegation için en açık örnektir?
- Bir yönetici başka bir şehirden gelen resmî bir heyeti karşılar.
- Bir yönetici, proje planı kapsamında araştırmayı analiste, müşteri iletişimini ise müşteri yöneticisine verir.
- Bir yönetici tüm önemli görevleri kendinde tutar ve yardımı reddeder.
Cevabı göster
Bir yönetici, proje planı kapsamında araştırmayı analiste, müşteri iletişimini ise müşteri yöneticisine verir.
and the patience to move at the speed of dawdling animals. Deyimler
1:11ve ağırdan alan hayvanların hızında ilerleme sabrı gerektirir.
patience to move at the speed of dawdling animals: oyalanan hayvanların hızına sabırla uyma
The patience to + fiil kalıbı, yavaş veya zorlayıcı bir şeyi yapmak için gereken sakin istekliliği ve sabrı anlatır. At the speed of + isim kalıbında ise bu isim, herkesin ne kadar hızlı ilerleyebileceğini belirleyen ölçü olur. Buradaki hayvanlar dawdling yapmaktadır; yani gruba ayak uydurmak yerine yavaşça ilerleyip oyalanırlar. Onları bu şekilde anlatmak hafif bir sabırsızlık ve mizah katar; bu yüzden grubun onların yavaş hızına sabırla uyması gerekir.
Alıştırma
"The group needed patience to move at the speed of dawdling animals," cümlesi neyi düşündürür?
- Grup daha hızlı ilerlemek için yavaş hayvanları geride bırakır.
- Hayvanlar hızlı bir tempo belirlemek üzere eğitilmiştir.
- Grup, hayvanların yavaş ve oyalanan temposuna sabırla uymalıdır.
Cevabı göster
Grup, hayvanların yavaş ve oyalanan temposuna sabırla uymalıdır.
and she'll have to direct throngs of her ladies, Kalıp ifadeler
1:17ve kraliçe, yaz için Volga Nehri boyunca ilerleyecek olan
and animals up the river Volga for the summer. Kelime
1:21ve hayvanlardan oluşan kalabalıkları yönetmek zorundadır.
she'll have to direct throngs: büyük bir kalabalığı yönetmek zorunda olmak
she'll have to direct throngs ifadesinde direct, insanların ya da kaynakların planlandığı gibi hareket etmesini veya davranmasını sağlamak için onları düzenlemek, yönetmek ve yönlendirmek anlamında bir fiildir. she'll have to gelecekteki bir zorunluluğu belirtir: bu onun sorumluluğu olacaktır. Throngs çok büyük bir kalabalığı vurgular. Ardından gelen liste, onun kimleri ve neleri koordine etmesi gerektiğini gösterir; dolayısıyla ifade yalnızca birine yol tarif etmeyi değil, büyük ölçekli bir yönetim görevini anlatır.
Alıştırma
Burada she'll have to direct throngs ne anlama geliyor?
- Birkaç kişiye hangi yoldan gitmesi gerektiğini sorması gerekecek.
- Çok büyük bir grubu düzenleyip yönlendirmesi gerekecek.
- Grubun önüne düz bir çizgi çizmesi gerekecek.
Cevabı göster
Çok büyük bir grubu düzenleyip yönlendirmesi gerekecek.
up the river Volga: nehrin kaynağına doğru hareket
up the river Volga ifadesinde up the river, nehrin yukarı kesimine veya kaynağına doğru hareketi, yani nehir yukarı gitmeyi anlatır. The river Volga, yön için referans alınan rotanın adını verir. Buradaki up, haritanın üst tarafına değil, suyun akış yönüne göre belirlenir. Nehrin konumuna bağlı olarak yukarı yöndeki bir yolculuk kuzeye, güneye, doğuya ya da batıya gidebilir.
Alıştırma
Bir tekne nehir ağzından kaynağa doğru ilerliyor. Bu hareketi hangi ifade anlatır?
- across the river
- down the river
- up the river
Cevabı göster
up the river
be greeted by a commotion: gelir gelmez bir kargaşayla karşılaşmak
Burada she's greeted by, onun geldiğinde ya da ortaya çıktığında karşılaştığı ilk şeyin bir kargaşa olduğu anlamına gelir. Greet her zaman bir kişinin selam vermesi demek değildir; bu edilgen yapıda bir görüntü, ses veya durum da birini karşılayan şey olabilir. A commotion, gürültülü ve karmaşık hareketlilik anlamına gelir. Cümle, onun hemen gürültülü bir karmaşayla karşılaştığını canlı ve biraz kişileştirilmiş bir şekilde anlatır.
Alıştırma
Cümleyi be greeted by ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When Maya entered the empty house, she ____ an eerie silence.
Cevabı göster
was greeted by
Her unwanted visitor is now running circles around her stewards. Deyimler
1:29İstenmeyen ziyaretçisi şimdi hizmetkarlarının etrafında daireler çizerek koşmaktadır.
running circles around: gerçek hareket ve deyimsel anlam
Bu sahnede running circles around önce gerçek bir hareketi anlatır: İstenmeyen ziyaretçi, görevlilerin etrafında gerçekten daireler çizerek koşmaktadır. Run circles around someone ifadesi deyim olarak da birinden çok daha iyi veya hızlı olmak ve karşı tarafı yetişemiyormuş gibi göstermek anlamına gelebilir. Görevliler hayvanı kontrol edemediği için gerçek hareket bu deyimsel anlamı da çağrıştırır; ancak sahne yalnızca bir beceri karşılaştırmasına indirgenmemelidir.
Alıştırma
Orijinal cümlede running circles around ifadesinin en doğru yorumu hangisidir?
- Ziyaretçi gerçekten görevlilerin etrafında daireler çiziyor ve onları durumla baş edemiyormuş gibi gösteriyor.
- Görevliler ziyaretçiden daha becerikli olduklarını kanıtlıyor.
- Ziyaretçi görevlileri sakin bir şekilde düz bir çizgide takip ediyor.
Cevabı göster
Ziyaretçi gerçekten görevlilerin etrafında daireler çiziyor ve onları durumla baş edemiyormuş gibi gösteriyor.
They're attempting to stow her possessions securely into wagons. Kalıp ifadeler
1:33Onlar da eşyalarını güvenli bir şekilde arabalara yüklemeye çalışmaktadır.
eşyalarını yük arabalarına güvenli biçimde yerleştirmeye çalışmak
Attempting to do something, bir şeyi yapmaya çalışmak demektir; girişimin başarılı olduğunu belirtmez. Burada onun eşyalarını arabaların içine taşıyıp güvenli biçimde yerleştirmeye çalışıyorlar. Stow, bir şeyi depolamak veya taşımak için uygun bir yere, genellikle düzenli ya da güvenli biçimde yerleştirmek demektir. Bu yapıda her possessions nesnedir, securely eşyaların nasıl yerleştirildiğini açıklar ve into wagons varış yerini gösterir.
Alıştırma
Tekne birazdan hareket edecek. Mürettebatın can yeleklerini yolculuk için güvenli biçimde sakladığını en iyi hangi cümle anlatır?
- The crew throws the life jackets loosely onto the deck.
- The crew puts the life jackets on display beside the boat.
- The crew stows the life jackets securely in a storage compartment.
Cevabı göster
The crew stows the life jackets securely in a storage compartment.
Boraqchin orders them to get it under control, Kalıp ifadeler
1:37Boraqchin onlara durumu kontrol altına almalarını emreder
durumu kontrol altına almak
Get something under control, tehlikeli, karmaşık veya zor bir durumu yönetilebilir hâle getirmek için harekete geçmek demektir. Burada it, kontrolden çıkan koyunlara ve çevrelerindeki kargaşaya gönderme yapar; emir, durumun daha da kötüleşmesini engellemelerini ister. Get, kontrolsüz durumdan kontrollü duruma geçişi vurgular. Nesne bir sorun, yangın, sızıntı, kalabalık, duygu veya başka bir zor durum olabilir.
Alıştırma
Mutfaktaki yangın hâlâ yayılıyor ve henüz kontrol altında değil. Hangi cümle en uygundur?
- We need to keep the fire under control.
- We need to get the fire under control.
- We need to report that the fire is under control.
Cevabı göster
We need to get the fire under control.
but she's the only one quick enough to catch the stray. Dilbilgisi
1:40ancak o başıboş koyunu yakalayacak kadar hızlı olan tek kişi kendisidir.
quick enough to catch: sıfat + enough + to + fiilin yalın hâli
Sıfat + enough + to + fiilin yalın hâli yapısı, bir özelliğin eylem için gereken düzeye ulaştığını gösterir. Burada quick enough to catch, onun başıboş hayvanı yakalayacak kadar hızlı olduğunu veya yeterince hızlı tepki verdiğini anlatır. Enough sıfattan sonra gelir: quick enough denir, enough quick denmez. To ile başlayan mastar yapısı, bu derecenin mümkün kıldığı eylemi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi quick, enough ve catch sözcüklerini kullanarak tamamlayın: The goalkeeper was ____ the ball before it crossed the line.
Cevabı göster
quick enough to catch
who ilgi tümcesindeki are unpinning her yurt
Who are unpinning her yurt ifadesinde who, daha önce sözü edilen kişilere gönderme yapar. Vurgulanan sözcükler ilgi tümcesinin yüklemini oluşturur ve bu kişilerin ne yaptığını ekler; buradaki who bir soru sormaz. Are unpinning, şimdiki zamanın devam yapısıdır ve eylemin sürmekte olduğunu gösterir. Unpin, bir şeyi yerinde tutan pimleri veya bağlantıları çıkarmak ya da çözmek demektir; burada onun yurt çadırının sabitlemeleri çıkarılmaktadır.
Alıştırma
Tam cümlede, who are unpinning her yurt parçasındaki who sözcüğünün görevi nedir?
- Sözcükleri yurt çadırını sökme emrine dönüştürür.
- Eylemi hangi kişilerin yaptığını soran doğrudan bir soru başlatır.
- Daha önce sözü edilen kişilere gönderme yapar ve onların ne yaptığını açıklar.
Cevabı göster
Daha önce sözü edilen kişilere gönderme yapar ve onların ne yaptığını açıklar.
lift ... onto ...: bir nesneyi kaldırıp bir yüzeye koymak
lift + object + onto + surface or platform yapısında lift kaldırma eylemini belirtir, nesne hemen ardından gelir ve onto ulaşılan yüzeyi tanıtır. Burada it, yurda; its custom wagon ise yurdun kaldırılıp üzerine taşındığı özel yapım arabaya gönderme yapar. Onto, hareketi ve bir yüzeyin üzerindeki son konumu birlikte ifade eder. Bu yüzden yalnızca sabit bir konumu değil, yer değişimini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi platformun yüzeyine doğru hareketi gösteren tek kelimeyle tamamlayın: The movers lifted the piano ____ the platform.
Cevabı göster
onto
It requires a team of 20 oxen to pull, Dilbilgisi
1:50Arabayı çekmek için 20 öküzden oluşan bir takım gereklidir
It requires a team of 20 oxen to ...: gereken kaynakları belirtmek
require + isim + to-infinitive kalıbı, bir işi veya nesneyi eylemi gerçekleştirmek için gereken kişi, hayvan, ekipman ya da başka bir kaynakla ilişkilendirir. It requires a team of 20 oxen to pull cümlesinde It, büyük yurt ve araba düzenine gönderme yapar. A team of 20 oxen gereken kaynaktır; to pull ise bu ekibin yapması beklenen eylemi belirtir. Bir eylemin ölçeğini veya gerekliliklerini göstermek için nesne ya da iş + requires + kaynak ya da eylemi yapan + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Burada pull fiilinin nesnesi bağlamdan anlaşıldığı için söylenmemiştir.
Alıştırma
Cümleyi require + resource + to do kalıbını oluşturan fiil ve mastar işaretleyicisiyle tamamlayın: The expedition ____ a team of experienced guides ____ cross the glacier safely.
Cevabı göster
requires · to
and Boraqchin wouldn't trust anyone to steer it but herself. Dilbilgisi
1:52ve Boraqchin onu yönlendirme konusunda kendisinden başka kimseye güvenmez.
wouldn't trust anyone ... but herself: except anlamındaki but
wouldn't trust anyone ... but herself yapısında but, however yani “ama” değil, except yani “dışında” anlamına gelir. Olumsuz ifade tek bir istisna bırakır: herself. Trust someone to do something, birinin o işi güvenilir biçimde yapacağına inanmak demektir. Burada Boraqchin aracı yönlendirme konusunda yalnızca kendine güvenir ve herself, Boraqchin’e gönderme yapar.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için except anlamındaki but sözcüğünü ve doğru dönüşlü zamiri kullanın: Nina wouldn't trust anyone to drive the van ____.
Cevabı göster
but herself
Next, Boraqchin and her woolly companion meet with the guards. Deyimler
1:57Daha sonra Boraqchin ve yünlü arkadaşı muhafızlarla buluşur.
her woolly companion: koyuna yapılan eğlenceli bir gönderme
Her woolly companion, daha önce geçen koyuna yeniden gönderme yapan eğlenceli bir ifadedir. Woolly, hayvanı yünüyle tanımlar; companion ise onu Boraqchin’in yol arkadaşıymış gibi sunar. Bu betimleyici isim öbeği, sheep sözcüğünü tekrarlamadan okurun daha önce tanıdığı karakteri anlamasını sağlar. Ayrıca anlatıma hafif ve biraz kişileştirici bir ton katar; yeni bir insan arkadaş tanıtmaz.
Alıştırma
her woolly companion ifadesi burada ne anlama geliyor?
- Koyuna eğlenceli biçimde Boraqchin’in yol arkadaşı olarak yeniden gönderme yapar.
- Yün giyen bir insan danışmanı resmî olarak tanıtır.
- Muhafızlardan birini Boraqchin’in yol arkadaşı olarak belirtir.
Cevabı göster
Koyuna eğlenceli biçimde Boraqchin’in yol arkadaşı olarak yeniden gönderme yapar.
She orders them to keep close watch on her husband's Kalıp ifadeler
2:01Onlara, yolculuk sırasında kocasının özel kabul çadırını
special reception yurt and portable throne during the journey. Kültür
2:03ve taşınabilir tahtını yakından izlemelerini emreder.
keep close watch on: dikkatli ve sürekli gözetim
Keep close watch on + bir kişi veya şey, o kişiyi ya da şeyi dikkatle ve sürekli gözetmek veya korumak anlamına gelir. Bu cümlede kabul çadırının ve taşınabilir tahtın yolculuk boyunca korunmasını anlatır. Burada watch, keep sözcüğünden sonra gelen bir isimdir; close ise watch sözcüğünü niteleyen bir sıfattır. Close, gösterilen dikkatin derecesini artırır; fiziksel mesafeyi anlatmaz.
Alıştırma
“Çok dikkatli ve sürekli gözetmek” anlamına gelen ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The guards must ____ the entrance throughout the night.
Cevabı göster
keep close watch on
special reception yurt and portable throne: taşınabilir bir saray tören alanı
Special reception yurt, konukları ağırlamak veya resmî toplantı ve törenler düzenlemek için ayrılmış, taşınabilir bir keçe çadırdır. Portable throne ise seyahat eden sarayla birlikte taşınabilen ve hükümdarın otoritesini temsil etmeyi sürdüren bir tahttır. Bu ifade, sarayın tören alanının ve yönetim sembolünün kalıcı bir sarayda kalmak yerine konaklama yeriyle birlikte hareket edebildiğini gösterir. Bu nedenle bu eşyaların özel olarak korunması gerekiyordu.
Alıştırma
Bu ifade, seyahat eden saray hakkında en açık biçimde neyi gösterir?
- Saray, yolculuk sırasında hem bir kabul alanını hem de otorite sembolünü yanında taşıyabiliyordu.
- Saray yalnızca taş bir saraydaki kalıcı odaları kullanıyordu.
- Bu eşyalar törensel işlevi olmayan sıradan kamp malzemeleriydi.
Cevabı göster
Saray, yolculuk sırasında hem bir kabul alanını hem de otorite sembolünü yanında taşıyabiliyordu.
They'll also act as outriders, Kültür
2:08Muhafızlar aynı zamanda öncü birlik olarak da hareket edeceklerdir
act as outriders: atlı öncü veya muhafız olarak görev yapmak
Act as + bir rol, o rolün görevlerini yerine getirmek anlamına gelir. Burada they, guards sözcüğünü ifade eder; act as outriders ise muhafızların at üzerinde güvenlik görevi üstleneceğini anlatır. Bir outrider, keşif yapmak, tehlikeyi haber vermek, yolu açmak veya grubu korumaya yardımcı olmak için hareket hâlindeki bir grubun önünde ya da yanında at sürer. Bu sözcük yalnızca ata binen herhangi bir kişi anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, muhafızların hareket hâlindeki bir grup için atlı öncü veya eskort olarak görev yaptığını gösterir?
- The guards will ride behind the group only to carry supplies.
- The guards will act as outriders and watch the road ahead.
- The guards will join the group as ordinary passengers.
Cevabı göster
The guards will act as outriders and watch the road ahead.
and she tells them how to secure the route, Kalıp ifadeler
2:10ve kraliçe onlara rotayı nasıl güvenli hale getireceklerini,
how to secure the ...: bir şeyi nasıl güvenli hâle getireceğini açıklamak
How to + fiilin yalın hâli, bir şeyin nasıl yapılacağını belirtir ve cümle içinde dolaylı soru görevi görür. Tells them ifadesinden sonra gelen bu söz grubu, onun verdiği talimatların içeriğini açıklar: hangi adımları atmaları gerektiğini söyler. Burada secure, bir şeyi güvenli hâle getirmek, güvenli tutmak veya kontrol altına almak anlamındaki geçişli bir fiildir. Secure the route, insanların güvenle geçebilmesi için güzergâhı korumak ve kontrol etmek demektir; güzergâhı elde etmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi how to + secure fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: The officer explained ____ the entrance before the event.
Cevabı göster
how to secure
and keep the animals in check. Kalıp ifadeler
2:13ve hayvanları nasıl kontrol altında tutacaklarını söyler.
keep the animals in check: bir şeyi kontrol altında tutmak
Keep + nesne + in check, bir kişiyi ya da şeyi düzensiz, aşırı veya zararlı hâle gelmemesi için denetim altında tutmak demektir. Burada the animals nesnedir ve ifade, hayvanların kontrolden çıkmasını önlemek anlamına gelir. In check, kontrollü bir durumu belirtir. Bu ifadede check, “incelemek” anlamına gelmez. Aynı kalıp maliyetleri, riskleri veya duyguları kontrol altında tutmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “kontrol altında” anlamındaki iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: Careful planning helps keep the project costs ____.
Cevabı göster
in check
breaks free: bir kısıtlamadan kurtulmak
Break free, bir kısıtlamadan ya da birinin denetiminden kurtulmak demektir. Bu cümlede koyun, kendisini tutan denetimden çıkar; free, para gerektirmeyen bir şeyi değil, bunun sonucunda ulaşılan kısıtlanmamış durumu anlatır. the sheep gibi tekil bir özneyle geniş zaman kullanıldığında breaks free biçimi gerekir. Kaçılan kısıtlamayı veya denetimi belirtmek için break free from + isim kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi break free ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After pulling hard, the horse ____ from the rope.
Cevabı göster
broke free
make for + varış noktası: makes for the fields
Burada make for + varış noktası, “o yere doğru gitmek” anlamına gelir ve genellikle doğrudan, belirli bir amaçla yapılan hareketi anlatır. Özne üçüncü tekil şahıs olduğu için make, makes olur: makes for the fields, tarlalara doğru gittiğini belirtir. Bu yapıda make, “yapmak” veya “üretmek” anlamında değildir. for kelimesinden sonra varış noktası olabilecek bir yer geliyorsa make for ifadesini o yere doğru hareket etmek olarak anlayın.
Alıştırma
Bir varış noktasına doğru hareketi anlatmak için cümleyi make for ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the storm began, the hikers ____ the cabin.
Cevabı göster
made for
the guards can barely keep up as it scampers through crowds Öbek fiiller
2:19çadırlarını toplayan kalabalığın içinden koştururken
can barely keep up: ancak güçlükle takip edebilmek
Keep up, biriyle veya bir şeyle aynı hızı ya da tempoyu korumak anlamına gelir. Can barely keep up, muhafızların hâlâ takip edebildiğini ancak bunun çok zor olduğunu ve neredeyse geride kalacaklarını belirtir. Barely, takip edebilme düşüncesinin tamamını sınırlar ve “ancak, zar zor” anlamı katar. Barely çıkarılırsa can keep up, takip edebilme konusunda çok daha güçlü bir ifade olur. Aynı yapı fiziksel hızı, çalışma temposunu veya hızlı verilen bilgileri anlamayı anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşanın grubu hâlâ takip edebildiğini ancak bunu çok zorlanarak yaptığını belirtir?
- I can barely keep up with the group.
- I can easily keep up with the group.
- I can almost keep up with the group.
Cevabı göster
I can barely keep up with the group.
packing up their yurts: göç etmek için yurt çadırlarını toplamak
Pack up, özellikle bir etkinlik sona ererken veya biri ayrılacakken eşyaları ya da ekipmanı toplamak, düzenlemek ve kaldırmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Burada packing up their yurts, insanların yollarına devam edebilmesi için taşınabilir evleri söküp kaldırmak anlamındadır. Nesne bir isim olduğunda hem pack up their yurts hem de pack their yurts up kullanılabilir. Bu ifade, her yurt çadırının yalnızca dışını paketlemek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi pack up ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After the concert, the band ____ its equipment and left the hall.
Cevabı göster
packed up
Exasperated, Boraqchin rides down to the pastures herself. Dilbilgisi
2:24Çileden çıkan Boraqchin, atına binerek kendisi meralara iner.
Exasperated, ...: özneyi betimleyen cümle başı sıfatı
Exasperated, genellikle tekrarlanan sorunlardan sonra son derece öfkeli ve bıkmış hissetmek anlamına gelir. Bu cümlenin başında Boraqchin'in ana eylemi yaparkenki duygusal durumunu belirtir; anlam Because she was exasperated, Boraqchin rides... şeklinde açılabilir. Bağımsız bir cümle değildir. Baştaki sıfatın betimlediği varsayılan kişi, ana cümlenin öznesi olmalıdır; burada bu kişi Boraqchin'dir. Bu kısa yapı, anlatıda bir karakterin durumunu doğrudan sonraki eyleme bağlar.
Alıştırma
Hangi cümle, Nina'nın son derece sinirlendiğini göstermek için cümle başındaki sıfatı doğru kullanır?
- Exasperated, Nina turned off the alarm.
- Exasperating, Nina turned off the alarm.
- Exasperated, the alarm was turned off by Nina.
Cevabı göster
Exasperated, Nina turned off the alarm.
catches sight of: bir şeyi aniden fark etmek
Catch sight of + kişi ya da şey, onu fark etmek veya görmek demektir; çoğu zaman bunun aniden ya da yalnızca kısa bir an gerçekleştiğini anlatır. Sadece birini gördüğünü söylemekten çok, hedefin görüş alanına girdiği ana odaklanır. Geniş zamanda catch özneye göre değişir: she catches sight of the sheep. Geçmiş zaman biçimi caught sight of'tur.
Alıştırma
Cümleyi catch sight of ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: As I entered the station, I suddenly ____ my old teacher.
Cevabı göster
caught sight of
wriggling into the middle of a flock. Kalıp ifadeler
2:32bir sürünün ortasına doğru kıvrıldığını görür.
wriggling into the middle of a flock: kıvranarak sürünün ortasına girmek
Wriggle into + yer, vücudu küçük kıvrılma hareketleriyle oynatarak oraya girmek anlamına gelir. Yalnızca yürüyerek içeri girmeyi değil, hareketin nasıl yapıldığını anlatır. Burada wriggling, baş belası koyunu anlatmaya devam eden bir -ing yapısıdır. Into the middle of a flock, koyunun nereye hareket ettiğini gösterir: bir koyun sürüsünün ortasına doğru.
Alıştırma
Hangi cümle, dar bir çatlağın içine girmek için vücudunu kıvıran bir fareyi en iyi anlatır?
- The mouse wriggled into the narrow crack.
- The mouse looked into the narrow crack.
- The mouse walked calmly beside the narrow crack.
Cevabı göster
The mouse wriggled into the narrow crack.
nestled next to a: birinin yanına rahatça sokulmuş
be nestled next to someone or something yapısında nestled, bir kişinin ya da şeyin hemen yanında, ona yakın ve rahat bir şekilde dinlenmeyi anlatır. Yalnızca konumu belirtmez; bedenin sıcak, güvenli veya sevgi dolu bir biçimde yana sokulduğunu da düşündürür. Burada he's, he is anlamına gelir ve is nestled onun içinde bulunduğu durumu anlatır. Ardından gelen sözler, koyunun onun annesi olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi nestled next to a ile tamamlayın: The puppy was ____ sleeping dog.
Cevabı göster
nestled next to a
She's pregnant and seems to be in pain. Kalıp ifadeler
2:39Koyun hamiledir ve acı çekiyor gibi görünmektedir.
seems to be in pain: acı hakkında temkinli bir gözlem
Seem to be + durum yapısı, doğrulanmış bir gerçeği değil, belirtilere dayanan bir sonucu ifade eder. Cümlede seems, she öznesiyle uyumlu biçimdir ve to be, in pain durum ifadesine bağlanır. Be in pain, fiziksel acı çekmek anlamına gelir. Bu nedenle seems to be in pain, birinin davranışının veya görünüşünün düşündürdüğü durumu kesinlik iddiasında bulunmadan aktarmanın temkinli bir yoludur.
Alıştırma
Bir köpek aksıyor, ancak sorunun ne olduğunu henüz doğrulamadınız. Hangi cümle doğal ve temkinli bir gözlem ifade eder?
- The dog seems to be in pain.
- The dog seems to pain.
- The dog seems to be painful.
Cevabı göster
The dog seems to be in pain.
With a start: ani bir irkilme tepkisi
Burada with a start, şaşkınlık, korku veya ani bir fark ediş yüzünden birden hareket etmek ya da irkilmek anlamına gelir. Start burada “başlangıç” değil, irkilme hareketini anlatan bir isimdir. İfade sonraki eylemden önce kullanıldığında karakterin nasıl tepki verdiğini gösterir: kişi bir şeyi aniden fark eder ve bedensel ya da duygusal olarak sarsılır.
Alıştırma
Hangi cümlede with a start ani bir irkilme tepkisini anlatır?
- At the start, Noah checked his watch.
- With a start, Noah looked up when the alarm rang.
- From the start, Noah knew the route.
Cevabı göster
With a start, Noah looked up when the alarm rang.
Boraqchin realizes that this ewe's impending delivery Kelime
2:43Boraqchin bu koyunun yaklaşan doğumunun
impending delivery: çok yakında gerçekleşecek bir doğum
Bu ifadede impending, “çok yakında gerçekleşmesi beklenen” anlamına gelir ve çoğu zaman aciliyet hissi taşır. Delivery burada doğum yapma eylemini veya olayını anlatan isimdir. Hayvan gebe bir koyun olduğu için impending delivery, koyunun doğurmak üzere olduğu anlamına gelir. Delivery paketlerin teslim edilmesi anlamına da gelebilir; bu nedenle doğru anlamı yakın bağlam belirler.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: “Because the mare was pregnant, the vet prepared for the impending delivery.” impending delivery ne anlama gelir?
- Kısrak zaten doğurmuştu.
- Kısrak çok yakında doğuracaktı.
- Kısrak için bir paket çok yakında gelecekti.
Cevabı göster
Kısrak çok yakında doğuracaktı.
has been forgotten in the flurry of moving day. Notlar
2:46göç gününün telaşında unutulduğunu fark eder.
has been forgotten: present perfect edilgen yapı
Has been forgotten, has + been + geçmiş zaman ortacı kalıbına sahiptir. Bu, present perfect edilgen yapıdır: özne bir şeyi unutan kişi değil, insanların unuttuğu şeydir. Present perfect, daha önce gerçekleşen unutmayı şimdiki durumla bağlar. Konu hâlâ gözden kaçırılmaktadır veya sonucu hâlâ önemlidir. Çoğul bir özneyle have been forgotten kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi forget fiilinin present perfect edilgen biçimiyle tamamlayın: The access code ____, so nobody can enter.
Cevabı göster
has been forgotten
in the flurry of moving day: ani ve telaşlı bir hareketlilik
In the flurry of..., yoğun ve aceleci etkinliklerin aniden arttığı bir sırada anlamına gelir. Burada flurry mecazidir; kısa süreli kar yağışı anlamına gelmez. Bu ifade, bir şeyin gözden kaçtığı koşulları gösterir. Moving day yoğun geçen taşınma gününü adlandırır; bu nedenle tüm ifade, herkes taşınmayla uğraşırken bir şeyin unutulduğunu açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede in the flurry of preparations ne anlama gelir? In the flurry of preparations, we forgot the tickets.
- Kapalı bir yerde kısa süreli kar yağarken
- Yoğun ve aceleci bir hazırlık dönemi sırasında
- Tüm hazırlıklar durduktan sonra
Cevabı göster
Yoğun ve aceleci bir hazırlık dönemi sırasında
There's no time to + fiilin yalın hâli
There's no time to find, kullanılabilecek zamanın birini bulma eylemini gerçekleştirmek için fazla kısa olduğunu belirtir. There is/There's no time to + fiilin yalın hâli yapısı, bir eylemin neden atlanması veya bırakılması gerektiğini açıklar. Bu cümlede to find, acil bir şey yapılmadan önce tamamlanamayacak eylemi belirtir. Zaman baskısı plan değişikliğini zorunlu kıldığında bu yapı kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi There's no time to + fiilin yalın hâli yapısıyla tamamlayın: The fire alarm is ringing. ____ collect our bags; we need to leave now.
Cevabı göster
There's no time to
Instead, ile alternatif bir eylemi tanıtmak
Cümle başındaki Instead, önceki planın uygulanmadığını belirtir ve onun yerine yapılacak eylemi tanıtır. Bilgi ilişkisi şöyledir: A yapılmaz; onun yerine B yapılır. Bu konumda Instead sözcüğünden sonra normalde virgül kullanılır. Burada mevcut sürede bir çoban bulmak artık mümkün değildir; bu nedenle Instead, Boraqchin'in alternatif olarak yaptığı şeyi tanıtır. Yalnızca bir olayın diğerinden sonra gerçekleştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Durumu okuyun: The train service has stopped. Hangi cümle otobüse binmeyi açıkça alternatif plan olarak tanıtır?
- Then, we took the bus.
- Instead, we took the bus.
- Similarly, we took the bus.
Cevabı göster
Instead, we took the bus.
rolls up her sleeves: kolları sıvayıp işe koyulmaya hazırlanmak
Roll up one's sleeves, gerçekten kolları yukarı sıvama hareketini anlatabilir; ayrıca zor veya uygulamalı bir işi bizzat yapmaya hazırlanmak anlamına gelir. Burada rolls up her sleeves iki anlamı da taşır: Boraqchin bu hareketi gerçekten yapıyor olabilir ve aynı zamanda doğrudan yardım etmeye hazırlanmaktadır. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: roll up my/your/our/their sleeves. Bu cümlede her, Boraqchin'e karşılık gelir; rolls ise üçüncü tekil şahıs özneyle uyumludur.
Alıştırma
Cümleyi roll up one's sleeves ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Nina is ready to ____ and repair the broken fence.
Cevabı göster
roll up her sleeves
helps the ewe give birth: help + nesne + fiilin yalın biçimi
help + nesne + fiilin yalın biçimi kalıbı, bir kişinin veya şeyin nesnenin bir eylemi yapmasını kolaylaştırdığını anlatır. helps the ewe give birth ifadesinde the ewe nesnedir; give birth ise koyunun yardım alarak yaptığı eylemdir. Nesneden sonraki fiil yalın biçimde kalır: helps the ewe give birth denir, helps the ewe gives birth denmez. help + nesne + to + fiilin yalın biçimi de dilbilgisi açısından doğrudur, ancak bu cümlede yaygın olan to kullanılmayan biçim vardır.
Alıştırma
Parantez içindeki fiili kullanarak help + nesne + fiilin yalın biçimi kalıbını tamamlayın: The guide helps visitors ____ the entrance. (find)
Cevabı göster
find
give birth to: bebek veya yavru doğurmak
Give birth to, bir annenin veya dişi hayvanın bebek ya da yavru doğurduğunu anlatan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede the ewe anne koyundur ve iki kuzu doğurur. give birth to + isim yapısını kullanın. Anne öznedir; bebek veya yavru ise to’dan sonra gelir. Üç kelimeyi tek bir kalıp olarak öğrenin: İngilizcede give birth to denir, deliver birth to denmez.
Alıştırma
Cümleyi give birth to ifadesinin geçmiş biçimiyle tamamlayın: Last night, the rescued cat ____ four kittens.
Cevabı göster
gave birth to
new additions to the empire: esprili biçimde anlatılan yeni üyeler
new additions ifadesi, kısa süre önce bir gruba katılmış insanları, hayvanları veya nesneleri anlatır. Buradaki two new additions, toprak ya da siyasi mülkler değil, yeni doğmuş iki kuzudur. Küçük bir çiftlik durumunda onların grubuna empire denmesi, görkemli ve resmî bir dil kullanır. Bu abartı eğlenceli bir karşıtlık yaratır ve kuzuları hayalî bir imparatorluğun yeni üyeleri olarak gösterir.
Alıştırma
Bir dişi koyun az önce doğum yaptı. two new additions to the empire neyi ifade ediyor?
- Gerçek bir imparatorluğun yeni fethettiği iki toprak parçası.
- Kraliyet çiftliğine resmen eklenen iki yeni bina.
- Hayalî bir imparatorluğun üyeleriymiş gibi eğlenceli biçimde sunulan yeni doğmuş iki kuzu.
Cevabı göster
Hayalî bir imparatorluğun üyeleriymiş gibi eğlenceli biçimde sunulan yeni doğmuş iki kuzu.
Leaving the lambs and their mother: önceki bir eylemi -ing öbeğiyle anlatmak
Leaving the lambs and their mother, cümlenin başında kullanılan -ing biçimli bir sıfat-fiil öbeğidir. Bu cümlede hayvanları bırakma eylemini önce gerçekleşen arka plan eylemi olarak sunar ve odağı ana eylem olan Boraqchin dashes back üzerine taşır. Böylece anlatı bir eylemden diğerine hızla ilerler. leaving eyleminin örtük öznesi, ana cümlenin öznesi olan Boraqchin'dir. Burada leave, hayvanlardan geçici olarak uzaklaşmak veya onları bulundukları yerde bırakmak demektir; onları sonsuza dek terk etmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın önce köpeğini bir komşuya bırakıp sonra havaalanına araba sürdüğünü açıkça anlatır?
- Leaving Maya with a neighbor, her brother drove the dog to the airport.
- Leaving the dog with a neighbor, Maya drove to the airport.
- Leaving the dog with a neighbor, Maya's brother drove to the airport.
Cevabı göster
Leaving the dog with a neighbor, Maya drove to the airport.
dash back to the camp: bir yere hızla geri dönmek
Dash back to + yer, genellikle acil veya ani bir durum nedeniyle o yere çok hızlı dönmek anlamına gelir. Back, daha önce bulunulan yerle bağlantılı bir konuma dönüşü belirtir; to ise varış yerini gösterir. Burada dash, hızlı hareket etmek anlamındaki bir fiildir; bir noktalama işaretinin adı olan isim değildir.
Alıştırma
Cümleyi dash back to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When Leo realized he had forgotten his passport, he ____ the house to get it.
Cevabı göster
dashed back to
Here, the final touches have been put to packing, Kalıp ifadeler
3:04Burada toplanma işlemine son rötuşlar yapılmış
the final touches have been put to: son ayrıntılar tamamlandı
Put the final touches to/on something, bir şey tamamlanmadan önce son küçük değişiklikleri veya kontrolleri yapmak demektir. Burada packing, tamamlanmakta olan iştir; dolayısıyla ifade, bu işin son kısımlarının bitirildiğini anlatır. Cümlede present perfect edilgen yapı kullanılır: the final touches have been put to packing. Bu yapı, işi yapan kişilerden çok tamamlanmış son düzenlemelere odaklanır. Buradaki touches fiziksel dokunuşlar değil, küçük son ayrıntılardır.
Alıştırma
Cümleyi put the final touches to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The costume is almost ready. Maya is ____ it.
Cevabı göster
putting the final touches to
starting to line up: sıraya girmeye başlamak
Line up, düzenli bir sıra veya kuyruk oluşturmak demektir. Bu cümlede araçlar bu düzene girmek için hareket etmeye başlıyor. Starting to, sürecin başladığını ancak henüz tamamlanmamış olabileceğini gösterir. Burada line up nesne almadan kullanılır: araçlar sırayı kendileri oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi “sıraya girmek” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: The buses are starting to ____ outside the school.
Cevabı göster
line up
and 200 wagons filled with her treasures. Dilbilgisi
3:12ve onun hazineleriyle dolu 200 araba ile başlar.
This vast procession starts with: bir sıralamanın ilk bölümünü tanıtmak
This vast procession starts with, uzun ve düzenli bir grubun ilk bölümünü tanıtır. starts with bir sıralama işareti olarak neyin önce geldiğini belirtir ve dinleyiciyi ardından gelecek diğer bölümlere hazırlar. Burada procession, birlikte hareket eden insan ve araçlardan oluşan resmî ya da düzenli bir kafileyi anlatır; mutlaka kutlama amaçlı bir geçit olması gerekmez. Aynı starts with kalıbı bir süreci, etkinliği, geziyi veya listeyi sıralamak için de kullanılabilir.
Alıştırma
İlk aşamayı tanıtmak için starts with kullanın: The museum tour ____ a short safety talk.
Cevabı göster
starts with
filled with her treasures: wagons sözcüğünü niteleyen past participle öbeği
Filled with her treasures, 200 wagons ifadesinden sonra gelen bir past participle öbeğidir. Arabaların içinde ne olduğunu anlatır ve 200 wagons that were filled with her treasures biçiminde genişletilebilir. Bu öbek wagons sözcüğünü niteler; yeni bir ana cümle değildir. isim + filled with + içerik kalıbı bir kabın, aracın, odanın veya başka bir alanın içindekileri kısa biçimde anlatır.
Alıştırma
İsim açıklamasını filled with ile tamamlayın: We carried a basket ____ fresh bread.
Cevabı göster
filled with
Next up are ...: sıradaki grubu tanıtma
Next up are ... sıralı bir akışta sıradaki kişileri veya ögeleri tanıtır. Dinleyicinin dikkatini önceki bölümden are'dan sonra adı geçen gruba yöneltir. are'dan sonraki isim öbeği dil bilgisel öznedir. Burada the junior wives and crew çoğul bir grubu belirttiği için are kullanılır; tek bir kişi veya öge için Next up is ... denir. Buradaki up, yukarı doğru hareketi değil, “sırada görünecek ya da tanıtılacak” olmayı anlatır.
Alıştırma
Next up ifadesini be fiilinin doğru biçimiyle kullanın. Bir sunucu iki göstericiyi tanıtıyor: ____ the two dancers from Class 5.
Cevabı göster
Next up are
this is only Boraqchin's camp: daha büyük bir bütünün tek parçasını açığa çıkarma
and this is only Boraqchin's camp cümlesinde only, az önce betimlenen etkileyici sahneyi daha büyük bir dizinin sınırlı bir parçası olarak gösterir: bu, kampların tamamı değil, Boraqchin'in kampıdır. Bu kullanım, onun kampının küçük ya da önemsiz olduğu anlamına gelmez. Büyük ölçekli bir betimlemeden sonra kullanılan this is only ... yapısı, ölçeğe ilişkin bir açığa çıkış yaratır. Dinleyici daha fazla kampın geleceğini anlar ve anlatı, bütünün algılanan büyüklüğünü artırmaya devam eder. And bu açığa çıkışı önceki betimlemeye bağlar.
Alıştırma
Bu cümlede only nasıl bir bilgi etkisi yaratıyor?
- Boraqchin'in kampının önemsenmeyecek kadar küçük olduğunu söyler.
- Büyük sahneyi bütünün yalnızca bir parçası olarak sunar ve daha fazla kampın geleceğini düşündürür.
- Boraqchin'in kampının var olan tek kamp olduğunu söyler.
Cevabı göster
Büyük sahneyi bütünün yalnızca bir parçası olarak sunar ve daha fazla kampın geleceğini düşündürür.
After this comes the second imperial camp Anlatım akışı
3:22Bundan sonra, başka bir kıdemli eşin liderliğindeki
After this comes: öne alınmış sıra ifadesi ve devrik yapı
After this comes the second imperial camp cümlesinde After this, bir sıralamada gelinen noktayı gösterir ve başa alınır. Ardından comes, gerçek özne olan the second imperial camp ifadesinden önce gelir. Bu, özne-fiil devrikliğidir; normal sıra The second imperial camp comes after this şeklindedir. Sıra belirtecini önce sunmak, anlatıcının dikkati sıralamada tutup sonraki öğeyi ardından açıklamasını sağlar. Kalıp After + earlier item or event + comes/come + the next item şeklindedir.
Alıştırma
Hangi cümle bir sıralamadaki sonraki öğeyi tanıtmak için devrik yapıyı doğal biçimde kullanır?
- After comes the introduction a short demonstration.
- After the introduction comes a short demonstration.
- After the introduction come a short demonstration.
Cevabı göster
After the introduction comes a short demonstration.
led by another senior wife: kısaltılmış edilgen niteleyici
led by another senior wife, the second imperial camp ifadesinden sonra yer alan bir geçmiş ortaç öbeğidir. camp sözcüğünü niteleyerek kampı yöneten kişinin kim olduğunu belirtir. Tam ilgi cümleciği the second imperial camp that is led by another senior wife şeklinde olurdu. camp, yönetme eylemine maruz kalan taraf olduğu için edilgen ortaç led kullanılır. Bu öbek yeni bir ana cümle kurmadan açıklama ekler; daha sonra gelen also led by wives de aynı yapıyı tekrarlar.
Alıştırma
lead fiilinin geçmiş ortaç biçimi ve gerekli edatla cümleyi tamamlayın: We joined a school club ____ two older students.
Cevabı göster
led by
Boraqchin has been checking in with them for weeks Öbek fiiller
3:30Boraqchin, sorunsuz bir kalkış ve düzenli bir kuyruk sağlamak için
been checking in with them: güncel bilgi almak için iletişim kurmak
Check in with someone, işlerin nasıl gittiğini sormak, ayrıntıları doğrulamak veya güncel kalmak için biriyle kısa süreli iletişim kurmak demektir. Buradaki them, diğer kamplardan sorumlu kişileri ifade eder. has been checking in ... for weeks yapısında present perfect continuous, iletişimin son birkaç hafta boyunca tekrarlandığını veya sürdüğünü ve şu anda da önem taşıdığını gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “güncel bilgi almak için Leo ile kısa süreli iletişim kurmak” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: I'll ____ before the client call.
Cevabı göster
check in with Leo
to ensure a smooth departure and orderly queue. Dilbilgisi
3:32haftalardır onları kontrol etmektedir.
to ensure a smooth departure and orderly queue: amacı belirtmek
to ensure ... mastar ifadesi önceki eylemin amacını açıklar: kişinin neden koordinasyonu sürdürdüğü sorusunu yanıtlar. Amaç bildiren mastar, hedeflenen sonucu göstermek için to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Ensure, bir sonucu yalnızca dilemek değil, sonucun gerçekleşmesi için önlem almak anlamına gelir. Bu ifadede smooth, departure sözcüğünü; orderly ise queue sözcüğünü niteler.
Alıştırma
Cümleyi ensure sözcüğünü amaç bildiren mastar yapısında kullanarak tamamlayın: We tested the alarm ____ that it worked.
Cevabı göster
to ensure
But they only make up the royal portion of the line. Öbek fiiller
3:35Ancak onlar sadece kuyruğun kraliyet kısmını oluştururlar.
make up the royal portion: daha büyük bir bütünün parçasını oluşturmak
Burada make up, “oluşturmak” anlamındadır. Özne olan they, parçaları oluşturan kraliyet kamplarına gönderme yapar; nesne olan the royal portion of the line ise bu parçaların birlikte oluşturduğu bölümdür. Nesne geçit alayının bir bölümü olduğu için make up burada “uydurmak” veya “makyaj yapmak” anlamına gelmez. Only, ifadenin kapsamını sınırlar: Bu kamplar daha büyük sıranın yalnızca kraliyete ait bölümünü oluşturur, tamamını değil. Başka bağlamlara aktarılabilecek kalıp, parçalar + make up + bütün veya bütünün belirli bir bölümüdür.
Alıştırma
Cümleyi “oluşturmak” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: In this club, new members ____ half of the group.
Cevabı göster
make up
Behind them winds the entire civilian city, Dilbilgisi
3:38Arkalarında, taşınabilir şapelleri ve camileri olan din adamları,
Behind them winds...: yer bildiren devrik yapı
Yer bildiren Behind them ifadesi önce gelir; ardından winds fiili ve sonra tam isim öbeği olan özne the entire civilian city gelir. Bu, yer bildiren devrik yapıdır. Normal özne-fiil sırasıyla cümle The entire civilian city winds behind them. olur. Yeri başa almak, anlatıcının orada neyin uzandığını açıklamadan önce nereye bakılması gerektiğini göstermesini sağlar. Burada winds, “uzun ve kıvrımlı bir yol izlemek” anlamında bir fiildir ve sivil sıranın kraliyet kamplarının arkasında uzandığını gözümüzde canlandırır.
Alıştırma
Başa alınmış bir yer ifadesinden sonra yer bildiren devrik yapıyı doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- At the end of the hall stood a tall clock.
- At the end stood the hall a tall clock.
- At the end of the hall a tall clock it stood.
Cevabı göster
At the end of the hall stood a tall clock.
which includes holy men with portable chapels and mosques, Kültür
3:41aileler, tüccarlar ve çobanların da bulunduğu
holy men with portable chapels and mosques: hareketli bir topluluktaki din görevlileri ve ibadet yerleri
Burada holy men, dinî bir görev üstlenen erkek din görevlilerini ifade eder; holy onların dinî konumunu anlatır, yalnızca ahlaken iyi olduklarını söyleyen bir övgü değildir. Chapels küçük Hristiyan ibadet yerleri, mosques ise Müslüman ibadet yerleridir. Portable, ibadet alanlarını niteler: bu alanlar hareket hâlindeki toplulukla birlikte taşınabilir veya onlar için kurulabilir. Bu ifade, hareket eden sivil şehrin yalnızca aileleri, hayvanları ve erzakı değil, dinî yaşam için gereken kişileri ve yapıları da taşıdığını gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede holy men with portable chapels and mosques ne anlama geliyor?
- Taşınabilir ibadet yerleriyle yolculuk eden erkek din görevlileri.
- Ahlaken kusursuz oldukları için övülen sıradan sakinler.
- Kalıcı şehir surları için yapı malzemesi taşıyan işçiler.
Cevabı göster
Taşınabilir ibadet yerleriyle yolculuk eden erkek din görevlileri.
Finally, Boraqchin settles into her wagon. Kalıp ifadeler
3:48Sonunda Boraqchin arabasına yerleşir.
settles into her wagon: içeri girip rahatça yerleşmek
Settle into + bir yer, o yere girip rahatça yerleşmek anlamına gelir. Bu cümlede Boraqchin kendi arabasına girer ve yolculuk için rahatça yerleşir. Bu yapı yeni bir görev, rutin, ev veya yaşam biçimiyle de kullanılabilir. Yeni ya da yabancı bir durumdan rahatlık ve istikrara doğru ilerlemeye odaklanır; burada settle bir anlaşmazlığı çözmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, yeni bir yerde giderek rahatlamak anlamına gelen iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: It took Maya a week to ____ her new apartment.
Cevabı göster
settle into
It'll take weeks to reach their destination, Dilbilgisi
3:51Hedeflerine ulaşmaları haftalar alacaktır,
It'll take weeks to reach: gelecekteki süreyi tahmin etme
It'll, it will ifadesinin kısaltmasıdır. It'll take weeks to reach ... gelecekteki bir eylemin ne kadar süreceğini tahmin etmek için It will take + süre + to-infinitive yapısını kullanır. Buradaki it biçimsel bir öznedir; belirli bir nesneyi göstermez. Zaman gerektiren eylem to sözcüğünden sonra gelir: to reach their destination. İlgili kişiyi belirtmek için It will take + kişi + süre + to do something yapısı kullanılır. Örnek: It will take us two hours to finish.
Alıştırma
Cümleyi It'll take kısaltmasıyla tamamlayın: The museum is far away. ____ an hour to get there by bus.
Cevabı göster
It'll take
over the course of the journey: bütün bir süreci anlatma
Over the course of the journey, yolculuğun sürdüğü bütün zaman boyunca anlamına gelir. Başlangıç ile bitiş arasında yavaş yavaş, tekrar tekrar veya farklı zamanlarda gerçekleşen olay ve değişimler için bir zaman çerçevesi oluşturur. Buradaki course, bir okul dersi değil, bir sürecin ilerleyişi veya zaman aralığı anlamındadır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp over the course of + bir dönem veya devam eden etkinlik şeklindedir.
Alıştırma
Değişimin yıl boyunca gerçekleştiğini göstermek için cümleyi over the course of ile tamamlayın: ____, the young trees grew much taller.
Cevabı göster
Over the course of the year
she'll keep everyone expertly in check, Kalıp ifadeler
3:55gururlu çocuklarından ve itaatkar tebaasından
keep everyone expertly in check: kontrolü ustalıkla korumak
keep + kişi veya şey + in check yapısı, o kişinin ya da şeyin başına buyruk, aşırı veya yönetilmesi zor hâle gelmesini önlemek için onu kontrol altında tutmak demektir. Burada check, denetleme değil kontrol anlamındadır. Bu cümlede everyone tüm grubu kapsar. Expertly zarfı keep fiilini niteler ve onun herkesi büyük bir ustalıkla yönettiğini, böylece bütün grupta düzeni koruyabildiğini gösterir.
Alıştırma
Burada keep everyone expertly in check ne anlama geliyor?
- Herkesi dikkatle inceleyecek.
- Herkesi ustalıkla kontrol altında tutacak.
- Herkesten sırayı kontrol etmesini isteyecek.
Cevabı göster
Herkesi ustalıkla kontrol altında tutacak.
from her proud children and attentive subjects Anlatım akışı
3:58kuyruğun en arkasındaki başıboş dolaşan koyuna kadar
to the most meandering sheep at the back of the line.
4:01herkesi ustaca kontrol altında tutacaktır.
from her proud children ... to the most meandering sheep: eksiksiz bir aralığı belirtmek
Eşleşen from A to B kalıbı yalnızca yerler arasındaki hareketi değil, bir aralığın iki ucunu da gösterebilir. Burada from her proud children and attentive subjects bir ucu, to the most meandering sheep at the back of the line ise diğer ucu verir. Cümle, iki uçta birbirinden çok farklı üyeleri adlandırarak everyone sözcüğünü eksiksiz ve canlı bir aralık hâlinde açar; aradaki tüm üyelerin de kapsandığı anlaşılır. Bu, bilgiyi düzenleyen bir kalıptır: from aralığı açar, to ise kapatır.
Alıştırma
Aralığı tamamlamak için from ... to ... kullanın: The workshop welcomes participants ____ complete beginners ____ experienced designers.
Cevabı göster
from · to
Want to know more about Boraqchin's husband's grandfather?
4:08Boraqchin'in kocasının büyükbabası hakkında daha fazla bilgi edinmek ister misiniz?
Learn more with this lesson on History vs. Genghis Khan.
4:11Tarih ve Cengiz Han hakkındaki bu dersle daha fazlasını öğrenin.