Artikelleri kullanmak için 8 kural - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
639 kelime 177 kel/dk

Video özeti: Ders, Kopernik ve Güneş merkezli evren modeli hakkındaki kısa bir öykü üzerinden İngilizce tanımlıklarla ilgili sekiz kuralı anlatır: a/an seçimini sese göre yapmak, genel anlamdaki çoğul ve soyut adlarda tanımlık kullanmamak, ayrıca belirli, daha önce anılmış ya da benzersiz şeylerle bazı zaman kalıplarında the kullanmak ve ünlü sesten önceki telaffuzunu değiştirmek. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. eucalyptus plant begins with an E, ve the sound /ju:/ is a consonant sound. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: a/an seçiminin yazılı ilk harfe değil, ardından gelen sese bağlı olduğunu anlayacaksınız. Bu karşıtlık, /j/ sesiyle başlayan sözcüklerden önce a kullanmanızı ve yazım ünlüyle başlıyor diye otomatik olarak an seçmemenizi sağlar. 2. that we already talked about, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: the sözcüğünün konuşmada daha önce tanıtılmış bir kişiyi ya da şeyi gösterebildiğini fark edeceksiniz. Böylece a boy veya a story gibi belirsiz bir ilk söz edişten, dinleyicinin artık tanıyabildiği the boy veya the story biçimine doğal şekilde geçebilirsiniz. 3. your head is spinning — Deyimler ve mecazi ifadeler: Bunun başın gerçekten dönmesi değil, fazla bilgi yüzünden zihinsel olarak bunalmış veya kafası karışmış hissetmek olduğunu anlayacaksınız. İfadeyi yoğun bir dersin, karmaşık bir açıklamanın ya da yorucu bir toplantının ardından doğal biçimde kullanabilirsiniz.

Bu derste

In today's mini English lesson,

0:00

Bugünkü mini İngilizce dersimizde,

I'm going to teach you about articles. Anlatım akışı

0:01

Sizlere artiklar hakkında bilgi vereceğim.

Anlatım akışı

I'm going to teach you about + bir konu

I'm going to teach you about + konu kalıbı, öğretim başlamadan önce ders planını açıklar. Buradaki be going to, gelecekle ilgili bir tahmin değil, sırada yapılması planlanan bir işi belirtir. Bu açılış dinleyenlere yol gösterir: Önce ne öğreneceklerini söyler, ardından about sözcüğünden sonra belirli konuyu verir.

Alıştırma

Konuyu duyurmak için bu açıklamadaki ders açılış kalıbını kullanın: Today, ____ the water cycle.

Cevabı göster

I'm going to teach you about

I'm going to tell you about an old theory that we now know is wrong

0:03

Artık yanlış olduğunu bildiğimiz eski bir teoriden bahsedeceğim

and at the same time teach you eight rules Kalıp ifadeler

0:07

ve aynı zamanda size sekiz kural öğreteceğim

about how to use articles in English.

0:09

İngilizce'de artikların nasıl kullanılacağına dair.

Kalıp ifadeler

at the same time: birlikte gerçekleşen eylemler

At the same time, iki eylemin, olayın veya amacın birlikte gerçekleştiğini belirtir. Bu cümlede, daha önceki etkinlikle birlikte gerçekleşen ikinci bir öğretim amacını ekler. Bu ifade iki eylemi birbirine bağlayabilir veya bir şeyin aynı anda iki özelliğe sahip olduğunu gösterebilir. Genellikle ikinci eylemden sonra gelir; ancak burada eklenen amacı belirtmek için o eylemden önce kullanılmıştır.

Alıştırma

Bu derste geçen ve aynı anda birlikte anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyi kullanın: Leo waved and smiled ____.

Cevabı göster

at the same time

So, listen to the story and listen out for the articles. Öbek fiiller

0:11

Öyleyse, hikayeyi dinleyin ve artikellere dikkat edin.

Öbek fiiller

listen out for: belirli bir hedefi dikkatle dinlemek

Listen out for + bir hedef, belirli bir sesi, sözcüğü veya ayrıntıyı fark edebilmek için dikkatle dinlemek demektir. Bu cümlede dinleyiciler hikâyenin tamamını dinlerken artikellere özellikle dikkat eder. Buradaki out for dışarıya doğru anlamına gelmez. Listen out for bir bütün olarak, ardından gelen şeyi kaçırılmaması gereken hedef olarak gösterir.

Alıştırma

Yoklama sırasında adınızı kaçırmak istemiyorsunuz. Hangi yönerge en doğaldır?

  1. Listen out your name during roll call.
  2. Listen out for your name during roll call.
  3. Listen to your name during roll call.
Cevabı göster

Listen out for your name during roll call.

Many years ago, Anlatım akışı

0:21

Yıllar önce,

people believed that the Earth was the center of the universe. Kalıp ifadeler

0:22

insanlar Dünya'nın evrenin merkezi olduğuna inanırlardı.

Anlatım akışı

Many years ago: geçmişe ait bir zaman çerçevesi oluşturmak

Cümlenin başındaki Many years ago, ana bilgi verilmeden önce zaman çerçevesini oluşturur. Dinleyiciye, ardından gelen inancın uzak geçmişe ait olduğunu bildirir. Bu tür bir giriş, hikâyeyi veya tarihsel açıklamayı düzenlemeye yardımcı olur: önce zaman belirtilir, sonra o dönemde neyin doğru olduğu ya da neyin gerçekleştiği anlatılır. Cümle başındaki zaman ifadesi genellikle ana cümleden virgülle ayrılır.

Alıştırma

Hikâyeyi uzak geçmişe yerleştirmek için bu dersteki zaman girişini kullanın: ____, families crossed the river by boat.

Cevabı göster

Many years ago

Kalıp ifadeler

the center of the universe: the center of ... kalıbı

the center of the universe, tüm evrenin merkez noktasını ifade eden bir isim öbeğidir. center ana isimdir; of the universe ise merkezin hangi büyük bütüne ait olduğunu gösterir. the center of + isim öbeği kalıbı, the center of the circle örneğindeki gibi başka durumlarda da kullanılabilir. Burada center önünde the kullanılır çünkü merkez belirli ve tanımlanabilir bir konum olarak ele alınır; the universe da evreni tek ve benzersiz bir bütün olarak gösterir.

Alıştırma

Belirli bir çemberin merkez noktasını doğal biçimde ifade eden seçenek hangisidir?

  1. the center of the circle
  2. the center from the circle
  3. a center to the circle
Cevabı göster

the center of the circle

But then a boy observed the Sun

0:26

Ama sonra bir çocuk Güneş'i gözlemledi

and he came up with an unusual theory that the Earth actually orbits the Sun. Öbek fiiller

0:28

ve Dünya'nın aslında Güneş'in etrafında döndüğüne dair alışılmadık bir teori ortaya attı.

Öbek fiiller

came up with: düşünüp bulmak veya önermek

came up with, come up with öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Burada onun alışılmadık bir teori düşündüğü veya ortaya attığı anlamına gelir; fiziksel bir hareketi anlatmaz. Bir kişinin düşünerek oluşturduğu idea, plan, solution veya theory gibi şeylerle come up with kullanılır. Üç sözcüğü birlikte tutun ve zamana göre come sözcüğünü değiştirin: come up with, came up with.

Alıştırma

Cümleyi come up with ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After several tries, Maya ____ a clever solution.

Cevabı göster

came up with

The boy's name was Copernicus. Kültür

0:34

Çocuğun adı Kopernik'ti.

Ever heard of him?

0:36

Onu hiç duydunuz mu?

Kültür

Copernicus ve Güneş merkezli model

Kopernik, Güneş'i merkeze alan ve Güneş merkezli olarak adlandırılan bir Güneş Sistemi modeli geliştiren astronomdu. Bu modelde Dünya, Güneş'in çevresinde hareket eder. Bu adı tanımak, sonraki düşüncenin kendi dönemi için neden radikal sayıldığını açıklar: Cümle bir gezegenin ya da teorinin adını değil, tarihî bir kişiyi tanıtmaktadır.

Alıştırma

Burada Copernicus adını anlamak için gereken arka planı hangi ifade verir?

  1. Kopernik, Dünya'nın çevresinde hareket eden bir gezegendir.
  2. Kopernik, radical sözcüğünü icat eden bir yazardı.
  3. Kopernik, Dünya'nın Güneş'in çevresinde hareket ettiği Güneş merkezli modelle ilişkilidir.
Cevabı göster

Kopernik, Dünya'nın Güneş'in çevresinde hareket ettiği Güneş merkezli modelle ilişkilidir.

This theory was such a radical idea at the time Dilbilgisi

0:37

Bu teori o zamanlar o kadar radikal bir fikirdi ki,

that people thought that he was crazy.

0:40

insanlar onun deli olduğunu düşündüler.

Dilbilgisi

such a radical idea ... that: sonuca yol açan derece

such a radical idea ... that yapısında such, a radical idea isim öbeğinin tamamını niteler. Yapı such + a/an + sıfat + tekil sayılabilir isim + that + sonuç şeklindedir ve bir özelliğin belirtilen sonucu doğuracak dereceye ulaştığını anlatır. at the time ifadesi isim öbeği ile sonuç cümleciği arasında yer alır. Değerlendirmenin o tarihî döneme ait olduğunu gösterir. Ardından gelen that cümleciği, fikrin son derece radikal olmasının sonucunu verir: İnsanlar onun deli olduğunu düşündü.

Alıştırma

a noisy classroom sözcüklerini ve tam such ... that yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: It was ____ the teacher had to raise her voice.

Cevabı göster

such a noisy classroom that

But now we know that the Earth really does orbit the Sun Dilbilgisi

0:42

Ancak şimdi Dünya'nın gerçekten Güneş'in etrafında döndüğünü biliyoruz

Dilbilgisi

really does orbit: fiilin yalın hâlinden önce vurgulu does

really does orbit ifadesindeki does, vurgu yapan bir yardımcı fiildir. Bu olumlu cümlede orbit fiilini güçlendirerek Dünya'nın gerçekten Güneş'in çevresinde döndüğünü belirtir. Özellikle bir şüpheye yanıt verirken veya önceki yanlış bir düşünceyi düzeltirken kullanılır. Yapı, özne + do/does/did + fiilin yalın hâlidir. Earth üçüncü tekil şahıs olduğu için does kullanılır ve ardından orbit yalın hâlde kalır; orbits kullanılmaz.

Alıştırma

Bir arkadaşınız ilacın işe yaradığından şüphe ediyor. Hangi cümle bu şüpheyi düzeltmek için vurgulu does kullanıyor?

  1. The medicine really does help.
  2. The medicine really helps.
  3. Does the medicine really help?
Cevabı göster

The medicine really does help.

and that when people have radical ideas,

0:46

ve insanların radikal fikirleri olduğunda,

maybe we should listen to them. Ton ve niyet

0:48

belki de onları dinlememiz gerektiğini anlıyoruz.

Ton ve niyet

maybe we should listen to them: gruba yönelik nazik bir öneri

Maybe we should ... ifadesi, bir önerinin emir gibi değil, nazikçe duyulması için maybe ile should sözcüklerini birleştirir. We konuşanı da gruba katar; böylece fikir, birlikte değerlendirilecek bir şey olarak sunulur. Buradaki listen to them, insanları ve fikirlerini adil biçimde dinlemek anlamına gelir. Herkesin onlarla aynı fikirde olması veya onlara uyması gerektiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Grubunuz bir planı değiştirmek istiyor. Hangi cümle nazik bir ortak öneride bulunuyor?

  1. Ask Maya now.
  2. You must ask Maya first.
  3. Maybe we should ask Maya first.
Cevabı göster

Maybe we should ask Maya first.

Did you hear all the articles I used?

0:50

Kullandığım tüm artikelleri duydunuz mu?

I'm saying the word article a lot.

0:51

Artikel kelimesini çok sık söylüyorum.

But what actually are articles? Anlatım akışı

0:54

Peki artikeller aslında nedir?

Anlatım akışı

What actually are articles?: bir tanıma geçiş

“what actually are articles?” ifadesinde actually, artikellerin gerçekte ne olduğuna odaklanır. But ile birlikte soru, önceki örneklerden ana soruya, yani tanıma geçiş yapar. Açık bir açıklamaya geçmeden önce durup temel soruyu sormak için What actually is/are + kavram? kalıbını kullanabilirsin. Tek bir şey ya da tekil bir kavram için is, birden fazla şey ya da çoğul bir kavram için are kullanılır.

Alıştırma

Enerjiyle ilgili birkaç örnek gösterdikten sonra hangi soru enerji tanımına en iyi geçişi sağlar?

  1. We used energy yesterday.
  2. Energy can make things move.
  3. But what actually is energy?
Cevabı göster

But what actually is energy?

An article is a small word that goes before a noun Kelime

0:56

Artikel, bir isimden önce gelen küçük bir kelimedir

and it tells us if something is general or specific. Kelime

1:00

ve bize bir şeyin genel mi yoksa özel mi olduğunu söyler.

Kelime

goes before a noun: sözcük sırasını anlatma

“goes before a noun” ifadesindeki goes before, sözcük sıralamasında “bir isimden daha önce yer alır” demektir. Cümlede ya da isim öbeğinde konumu anlatır; gerçekten yürüme hareketini anlatmaz. Before her zaman ismin hemen yanında olmak anlamına gelmez. “a red ball” ifadesinde red arada olsa da a artikeli ball isminden önce gelir.

Alıştırma

Hangi cümle “a red ball” ifadesindeki sözcük sırasını doğal biçimde açıklar?

  1. Red walks before the noun ball.
  2. Red goes before the noun ball.
  3. Red goes the noun ball before.
Cevabı göster

Red goes before the noun ball.

Kelime

general or specific: ismin genel mi belirli mi olduğunun gösterilmesi

Bu cümlede general, bir türden geniş anlamda söz etmek veya belirli bir kişi ya da nesneyi tanımlamamak demektir; specific ise dinleyenin tam olarak hangi kişi ya da nesnenin kastedildiğini anlayabilmesi demektir. Bu ayrım, tanımlıkları seçmek için temel bir ipucudur. Tekil sayılabilen bir isimle a/an çoğu zaman bir grubun belirli olmayan bir üyesini ilk kez tanıtırken, the çoğu zaman tanımlanabilir bir üyeyi gösterir.

Alıştırma

İkinci cümle için en uygun tanımlığı seçin: I saw a dog outside. ___ dog had a red collar.

  1. A
  2. An
  3. The
Cevabı göster

The

The first rule I'm going to teach you today is about the indefinite article. Kelime

1:03

Bugün size öğreteceğim ilk kural belirsiz artikeller hakkındadır.

Kelime

the indefinite article: a ve an

The indefinite article, a ve an için kullanılan dil bilgisi terimidir. Konuşan kişi, önceden tanımlanabilen bir kişi veya nesne yerine bir grubun herhangi bir üyesini sunduğunda tekil sayılabilen bir isimden önce gelir. Indefinite, ismin gönderiliş biçimini anlatır; kelimenin veya cümlenin anlaşılmaz olduğu anlamına gelmez. Ünsüz sesinden önce a, ünlü sesinden önce an kullanın.

Alıştırma

İngilizcede hangi çift the indefinite article olarak adlandırılır?

  1. an and the
  2. a and the
  3. a and an
Cevabı göster

a and an

The indefinite articles in English are a and an

1:07

İngilizcedeki belirsiz artikeller a ve an'dir

and we use this before a singular noun. Dilbilgisi

1:10

ve bunu tekil bir isimden önce kullanırız.

Dilbilgisi

before a singular noun: a/an'ın yeri

“Before a singular noun”, a/an'ın nereye geldiğini gösterir: a book veya an old book örneklerinde olduğu gibi, ana ismi tekil ve sayılabilen bir isim olan isim grubunun başına gelir. Bir ismin yalnızca “tekil” olması yeterli değildir. A/an normalde çoğul bir isimden veya sayılamayan bir isimden hemen önce kullanılmaz.

Alıştırma

Hangi isim grubunda belirsiz tanımlık doğru kullanılmıştır?

  1. a bicycles
  2. a red bicycle
  3. an information
Cevabı göster

a red bicycle

In the story,

1:13

Hikayede,

I said a boy,

1:13

a boy,

a radical idea,

1:15

a radical idea

and an unusual theory because these are not specific.

1:16

ve an unusual theory dedim çünkü bunlar belirli değil.

They're general.

1:20

Geneldirler.

They're just some boy,

1:21

Bunlar sadece herhangi bir çocuk,

some theory.

1:23

herhangi bir teori.

So, when you're speaking about something non-specific, Dilbilgisi

1:24

Yani, belirli olmayan bir şeyden bahsederken,

use a or an the indefinite article.

1:27

belirsiz artikel olan a veya an'i kullanın.

Dilbilgisi

something non-specific, use a or an: belirli olmayan bir şey için a/an

Something non-specific, bir grup içinden hangi kişi ya da nesne olduğu tam olarak söylenmeyen bir tanesini ifade eder. Dinleyicinin tam olarak hangisi olduğunu belirlemesi gerekmiyorsa tekil ve sayılabilen bir isimle a veya an kullanın. Örneğin I need a pencil, uygun olan herhangi bir kalemin iş göreceği anlamına gelir. Konuşan kişi, her iki kişinin de zaten bildiği belirli bir kalemi göstermiyordur.

Alıştırma

Bir koltuğa ihtiyacınız var ve belirli bir koltuk seçilmedi. Hangi cümle bu duruma uygundur?

  1. Please find a seat.
  2. Please find the seat.
  3. Please find seats.
Cevabı göster

Please find a seat.

That brings me to the second rule today,

1:29

Bu beni bugünkü ikinci kurala,

when to use a or an.

1:31

ne zaman a veya an kullanılacağına getiriyor.

We use a when the next sound is a consonant sound. Dilbilgisi

1:33

Bir sonraki ses bir ünsüz ses olduğunda a'yı kullanırız.

Dilbilgisi

Sonraki ses ünsüz olduğunda a

a ile an arasındaki seçimi, sonraki sözcüğün yalnızca ilk harfine değil, tanımlıktan sonra söylediğin ilk sese göre yap. Ünsüz bir sesten önce a kullan. Bir sözcük ünlü harfle yazıldığı hâlde ünsüz bir sesle başlayabilir. University /j/ sesiyle başlar; bu yüzden a university doğrudur.

Alıştırma

Cümleyi a veya an ile tamamla: Maya studies at ____ university in Scotland.

Cevabı göster

a

For example,

1:37

Örneğin,

a megalodon,

1:38

a megalodon,

a eucalyptus plant,

1:39

a eucalyptus plant,

a rainbow unicorn.

1:40

a rainbow unicorn.

I'd like one of those.

1:41

Ben de onlardan bir tane isterdim.

Did you notice that eucalyptus plant begins with an E, Dilbilgisi

1:42

Eucalyptus plant'in bir E ile başladığını fark ettiniz mi,

which is a vowel of course?

1:46

ki o da elbette bir ünlü harf?

But the sound /ju:/ is a consonant sound.

1:48

Fakat /ju:/ sesi bir ünsüz sestir.

Dilbilgisi

eucalyptus E ile yazılır ama /j/ sesiyle başlar

Eucalyptus yazıda ünlü E harfiyle başlar, ancak telaffuzu /juː/ ile başlar. İlk ses, yes sözcüğünün başındaki gibi ünsüz /j/ sesidir. Bu nedenle an eucalyptus plant değil, a eucalyptus plant doğrudur. Daha kesin söylersek /juː/ iki ses içerir: /j/ ve ardından /uː/. a ile an arasındaki seçimi yalnızca ilk ses belirler.

Alıştırma

a veya an ile tamamla: We planted ____ eucalyptus tree beside the school.

Cevabı göster

a

So, we use a.

1:52

Bu yüzden, a'yı kullanıyoruz.

We use an when the next word begins with a vowel sound. Dilbilgisi

1:53

Bir sonraki kelime ünlü bir sesle başladığında an kullanırız.

Dilbilgisi

Ünlü bir sesten önce an

Artikeldan hemen sonra gelen kelime ünlü bir sesle başlıyorsa an kullan. Seçim yalnızca yazılı ilk harfe değil, gerçekten söylenen ilk sese bağlıdır. İsimden önce bir sıfat varsa sıfatın ilk sesine dikkat et: an unusual idea denir; ancak useful /j/ ile başladığı için a useful idea denir.

Alıştırma

Cümleyi a veya an ile tamamla: Leo had ____ unusual idea for the school show.

Cevabı göster

an

For example,

1:57

Örneğin,

an igloo,

1:57

an igloo,

an heir,

1:58

an heir,

an unusual person.

1:59

an unusual person.

Again, remember what I said about eucalyptus plant?

2:01

Tekrar edeyim, eucalyptus plant hakkında söylediğim şeyi hatırlıyor musunuz?

Well,

2:04

Şey,

heir is similar.

2:04

heir kelimesi de benzerdir.

Heir begins with a consonant, Dilbilgisi

2:05

Heir bir ünsüzle başlar,

but the consonant is silent.

2:07

ancak bu ünsüz sessizdir (okunmaz).

So, we use an an heir.

2:09

Bu yüzden an kullanırız, an heir.

Dilbilgisi

heir: okunmayan h ve an heir

heir kelimesinin yazılı ilk harfi ünsüz h harfidir, ancak bu h okunmaz. Standart Britanya İngilizcesinde kelime ünlü /eə/ sesiyle başlar; bu yüzden doğru ifade an heir olur. a veya an seçerken gerçekten söylenen ilk sese bak. Yazılı bir ünsüz okunmuyorsa a kullanılmasını gerektirmez.

Alıştırma

Cümleyi a veya an ile tamamla: The prince is ____ heir to the throne.

Cevabı göster

an

The third rule is about when we don't use articles.

2:11

Üçüncü kural ne zaman artikel kullanmadığımızla ilgilidir.

We don't use articles when we talk about things in general Dilbilgisi

2:15

Genel olarak nesnelerden bahsettiğimizde artikel kullanmayız

and we use the plural form.

2:18

ve çoğul halini kullanırız.

Dilbilgisi

Genel anlamdaki çoğul isimlerde artikel kullanılmaması

İngilizcede çoğul sayılabilen bir isim bütün bir türü anlatıyorsa veya şeylerden genel olarak söz ediyorsa önüne artikel gelmez. Buna sıfır artikel denir: Dogs need exercise, köpekleri bir tür olarak anlatır. Yalnızca çoğul ekine bakarak karar verme. Dinleyenin tanıyabildiği belirli bir grubu anlatırken The dogs next door need exercise örneğindeki gibi the kullan.

Alıştırma

Hangi cümle kitaplardan bütün bir tür olarak söz ediyor?

  1. The books on this shelf belong to Mia.
  2. Books can teach us a lot.
  3. I bought a book yesterday.
Cevabı göster

Books can teach us a lot.

In the story,

2:19

Hikayede,

I said people believe and radical ideas.

2:20

people believe ve radical ideas dedim.

No article.

2:23

Artikel yok.

The fourth rule is that we don't use an article for abstract nouns in English. Dilbilgisi

2:24

Dördüncü kural, İngilizcede soyut isimler için artikel kullanmamamızdır.

Dilbilgisi

Genel anlamda kullanılan soyut isimlerde artikel kullanılmaması

hope, love veya honesty gibi soyut bir isim bir düşünceyi, duyguyu ya da niteliği genel anlamda anlatıyorsa genellikle sayılamaz ve önünde artikel olmaz: Hope helps us continue. Soyut isimler her zaman artikelsiz kalmaz. Bağlam belirli bir kavramı gösterdiğinde the hope that we will win örneğindeki gibi the kullan. İsim a fear veya an idea örneklerindeki gibi sayılabilen bir anlam taşıdığında a ya da an kullan.

Alıştırma

Hangi cümlede soyut bir nitelik genel anlamda anlatılırken artikel kullanılmamıştır?

  1. Honesty matters in a friendship.
  2. She told me an idea.
  3. The honesty of her answer surprised me.
Cevabı göster

Honesty matters in a friendship.

So, hope, love, or friendship.

2:28

Yani, hope, love veya friendship gibi.

Rule number five is about the definite article. Kelime

2:31

Beşinci kural belirli artikelle ilgilidir.

I used the definite article in the story and just now.

2:34

Hikayede ve az önce belirli artikeli kullandım.

Did you hear it?

2:37

Duydunuz mu?

It's the.

2:38

Bu the kelimesidir.

Kelime

the definite article: belirli tanımlık the

The definite article, İngilizcedeki the sözcüğünü adlandıran dil bilgisi terimidir. Bir ismin, dinleyenin önceki bir sözden, içinde bulunulan durumdan veya ortak bilgiden hareketle tanıyabileceği bir kişi, şey ya da grubu gösterdiğini belirtir. Burada definite yalnızca “kesin” demek değildir; hangi kişi veya şeyden söz edildiğinin belirlenmiş ve açık olduğunu anlatır. Konuşmacı önce terimi söyler, ardından İngilizcedeki belirli tanımlığın the olduğunu açıklar.

Alıştırma

İngilizcedeki definite article hangi sözcüktür?

  1. the
  2. an
  3. a
Cevabı göster

the

And there's just one definite article in English.

2:39

Ve İngilizcede sadece bir tane belirli artikel vardır.

Yay!

2:41

Oley!

We can use the with singular or plural nouns when we're talking about something specific Dilbilgisi

2:42

Belirli bir şey hakkında konuşurken tekil veya çoğul isimlerle the kullanabiliriz

Dilbilgisi

belirli bir şey için the sözcüğünü tekil veya çoğul isimlerle kullanmak

The, tekil bir isimden (the book) veya çoğul bir isimden (the books) önce gelebilir. Görevi sayıyı göstermek değildir; dinleyenin hangi kişi, şey veya grubun kastedildiğini anlayabildiğini gösterir. Bu başlangıç kuralında specific, “bağlam içinde tanınabilir” demektir. Örneğin daha önce sözü edilmiş olabilir ya da on the table gibi bir ifade hangi şeyin kastedildiğini açıklayabilir. Konuşanın aklında belirli bir şey olması, ismin otomatik olarak the ile kullanılmasını gerektirmez.

Alıştırma

Belirli tanımlığı yazın. Her iki konuşmacı da hangi pencerelerin açık olduğunu biliyor: Please close ____ windows beside the door.

Cevabı göster

the

or when we talk about something that we already talked about, Dilbilgisi

2:47

veya daha önce bahsettiğimiz bir şeyden bahsederken,

like when I said the story

2:51

tıpkı the story dediğim zamanki gibi

because I'm talking about the story I just told you.

2:52

çünkü size az önce anlattığım hikayeden bahsediyorum.

Or when I say the boy

2:55

Veya the boy dediğimde

because I'm talking about the boy I mentioned before.

2:57

çünkü daha önce bahsettiğim çocuktan söz ediyorum.

Dilbilgisi

that we already talked about: yeniden söz ederken the kullanımı

that we already talked about ifadesi, konuşmada daha önce tanıtılmış bilgiye işaret eder. Tekil ve sayılabilen bir isim ilk kez anıldığında çoğunlukla a veya an kullanılır; aynı kişi ya da şey yeniden anıldığında ise dinleyenin hangisinin kastedildiğini belirleyebildiğini göstermek için genellikle the kullanılır. Örneğin önce a boy, sonra the boy denir. Buradaki the, herhangi bir çocuğu değil, “daha önce sözü edilen belirli kişiyi” anlatır.

Alıştırma

Aynı kuşa geri gönderme yapan artikeli kullanarak ikinci cümleyi tamamlayın: I saw a bird in the garden. ____ bird had a red tail.

Cevabı göster

The

Remember his name?

3:00

Adını hatırlıyor musunuz?

Copernicus.

3:01

Kopernik.

We also use the definite article when there's only one of something Dilbilgisi

3:02

Bir şeyden sadece bir tane olduğunda da belirli artikeli kullanırız

and this is the sixth rule.

3:05

ve bu altıncı kuraldır.

The Sun,

3:07

The Sun,

the Earth,

3:08

the Earth,

the center,

3:09

the center

and the universe.

3:10

ve the universe.

Dilbilgisi

when there's only one of something: benzersiz bir varlık için the kullanımı

when there's only one of something ifadesi, belirli artikelde teklik kuralını anlatır. Dünyada ya da paylaşılan durumda tanıma uyan yalnızca bir kişi veya şey varsa the kullanılır; böylece dinleyen neyin kastedildiğini belirleyebilir: the Sun, the Earth, the universe. Teklik yalnızca bütün dünyaya göre değil, bağlama göre de oluşabilir. Tek kapılı bir odada Close the door doğaldır. center gibi bir sözcük ise the center of the room örneğindeki gibi bilinen bir başvuru çerçevesi gerektirir.

Alıştırma

Bu sınıftaki tek saati gösteren belirli artikel ile cümleyi tamamlayın: This classroom has one clock. ____ clock is five minutes fast.

Cevabı göster

The

And coming in seventh today,

3:11

Ve bugün yedinci sırada,

we use the definite article in certain time phrases

3:13

belirli zaman ifadelerinde belirli artikeli kullanırız

like at the time Kalıp ifadeler

3:15

at the time

or at the weekend.

3:17

veya at the weekend gibi.

Kalıp ifadeler

at the time ... at the weekend: the içeren zaman ifadeleri

At the time ve at the weekend, the içeren yaygın zaman ifadeleridir. At the time, “o sırada” veya “o belirli zamanda” anlamına gelir ve genellikle bağlamdan zaten belli olan bir zamanı gösterir. Britanya İngilizcesinde at the weekend, “hafta sonu boyunca” anlamına gelir. Her birini at + the + time/weekend biçiminde tek bir kalıp olarak öğrenin. Tanımlık bu ifadelerin bir parçasıdır; bu nedenle yalnızca “belirli mi, genel mi?” düşüncesi hangi kullanımın doğal olduğunu göstermeye yetmez.

Alıştırma

Hangi cümle iki hedef zaman ifadesini Britanya İngilizcesinde doğal biçimde kullanıyor?

  1. At the time, I lived near my school, and I visited my grandparents at the weekend.
  2. On the time, I lived near my school, and I visited my grandparents in the weekend.
  3. At time, I lived near my school, and I visited my grandparents at weekend.
Cevabı göster

At the time, I lived near my school, and I visited my grandparents at the weekend.

The eighth and final rule we'll look at today Öbek fiiller

3:19

Bugün inceleyeceğimiz sekizinci ve son kural

is about the pronunciation of the word the.

3:21

the kelimesinin telaffuzuyla ilgilidir.

Öbek fiiller

we'll look at: ele alınacak bir konuyu tanıtmak

Bu cümlede look at, yalnızca gözleri bir şeye çevirmek değil, “bir konuyu ele almak, tartışmak veya incelemek” anlamına gelir. Nesnesi the rule ifadesidir; bu, konuşmacının açıklamayı planladığı konudur. We'll look at today sözleri, konuşmacının hangi kuralı kastettiğini belirtir: derste bugün ele alınacak kuralı. Derslerde ve sunumlarda we'll look at, sırada neyin işleneceğini doğal biçimde haber verir.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: In the next lesson, we'll ____ how plants grow.

Cevabı göster

look at

Normally,

3:24

Normalde,

we say the,

3:24

the deriz,

the Sun,

3:25

the Sun,

the Moon,

3:26

the Moon,

and all these words are followed by consonant sound.

3:26

ve tüm bu kelimeleri bir ünsüz ses takip eder.

But when the next word is a vowel sound,

3:30

Fakat bir sonraki kelime ünlü bir ses olduğunda,

it changes.

3:33

işler değişir.

/ðə/ becomes /ði:/.

3:33

/ðə/ sesi /ði:/ olur.

It's made longer

3:36

Daha uzun söylenir

and there's an intruding /j/ sound,

3:37

ve araya bir /j/ sesi girer,

like the Earth.

3:39

tıpkı the Earth gibi.

Say it after me,

3:41

Benden sonra tekrar edin,

the Earth.

3:42

the Earth.

We also use this pronunciation when we say the Internet,

3:43

the Internet dediğimizde de bu telaffuzu kullanırız,

very important.

3:47

çok önemlidir.

The Internet.

3:48

The Internet.

That was good.

3:50

Güzeldi.

Now,

3:52

Şimdi,

after all that information, Anlatım akışı

3:53

onca bilgiden sonra,

Anlatım akışı

after all that information: ayrıntılardan sonraki adıma geçmek

after all that information cümle başında kullanılan bir geçiş ifadesidir. Az önce açıklanan her şeyi tek bir bütün hâlinde toplar ve dinleyiciye konuşmacının bir tepkiye, özete, soruya veya sonraki adıma geçmek üzere olduğunu bildirir. after sırayı gösterirken all that information yakın zamanda verilen çok miktarda içeriğe gönderme yapar. Bu ifade konuşmayı düzenler; yeni bir bilgi eklemez.

Alıştırma

Bir sunum yapan kişi uzun bir açıklamayı yeni bitirdi. Hangi cümle kısa bir tekrara en iyi şekilde geçiş yapar?

  1. After all that information, let's explain every detail again.
  2. After all that information, let's review the three main points.
  3. Before all that information, let's review the three main points.
Cevabı göster

After all that information, let's review the three main points.

I wouldn't be surprised if your head is spinning Notlar

3:55

başınız tıpkı Dünya gibi hızla

as fast as the Earth. Dilbilgisi

3:57

dönüyorsa hiç şaşırmam.

Dilbilgisi

I wouldn't be surprised if: beklentiyi nazikçe ifade etmek

I wouldn't be surprised if ... bir durumun konuşmacıya olası veya anlaşılır göründüğünü belirtir. Konuşmacı bunun doğru olduğunu doğrudan söylemek yerine, gerçekleşse şaşırtıcı olmayacak bir durum olarak sunar. Yapı I wouldn't be surprised if + yan cümle şeklindedir. Burada your head is spinning dinleyicinin o anda gösterebileceği tepkiyi anlatır; bu yüzden yapı tahmini yumuşatır ve şakaya daha anlayışlı bir ton katar.

Alıştırma

Hangi cümle Mia'nın uzun bir yolculuktan sonra muhtemelen yorgun olduğunu doğru ve nazik bir şekilde söyler?

  1. I wouldn't be surprised if Mia was tired after the long trip.
  2. I wouldn't be surprise if Mia was tired after the long trip.
  3. I wouldn't surprise if Mia was tired after the long trip.
Cevabı göster

I wouldn't be surprised if Mia was tired after the long trip.

Deyimler

your head is spinning: zihinsel olarak bunalmış hissetmek

Burada your head is spinning mecaz anlamda kullanılır. İşlenecek çok fazla bilgi olduğu için zihinsel olarak bunalmış veya kafası karışmış hissetmek demektir; başın fiziksel olarak döndüğü anlamına gelmez. Bu imge, düşüncelerin düzenlenemeyecek kadar hızlı hareket ettiğini düşündürür. my/your/her head is spinning kalıbı, bir kişi bu tür bir zihinsel yoğunluk yaşadığında yeniden kullanılabilir.

Alıştırma

Zihinsel olarak bunalmayı anlatmak için hangi durumda doğal olarak 'My head is spinning' diyebilirsiniz?

  1. Dönen bir tekerleği izliyorsunuz.
  2. Birinin çok hızlı koştuğunu söylemek istiyorsunuz.
  3. Az önce çok fazla karmaşık bilgi aldınız.
Cevabı göster

Az önce çok fazla karmaşık bilgi aldınız.

Dilbilgisi

as fast as: as ... as ile eşit hız karşılaştırması

as fast as the Earth ifadesindeki iki as, eşit düzeyde bir karşılaştırma kurar: bir şey, başka bir şeyinkine benzer bir hızda dönmektedir. Tam kalıp as + sıfat/zarf + as şeklindedir. Burada fast, spinning fiilini açıklayan bir zarftır; ikinci as ise karşılaştırılan Dünya'yı tanıtır. Bu kalıp iki hızı eşit veya karşılaştırılabilir olarak sunar. Buradaki gibi kesin bir ölçüm yerine eğlenceli bir abartı yapmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Eşit hız göstermek için cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Nora can swim ____ her brother.

Cevabı göster

as fast as