Kan grupları neden önemlidir? - Natalie S. Hodge: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
573 kelime 151 kel/dk

Video özeti: Bu bilimsel anlatım, A, B ve O alellerinin insanlardaki dört ana kan grubunu nasıl belirlediğini, antijen uyumunun kan naklinde neden hayati olduğunu, Rh faktörünün gebeliği nasıl etkileyebildiğini ve kan gruplarının dağılımı ile evrimi konusunda nelerin hâlâ belirsiz kaldığını açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. It's often said that — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Yaygın biçimde tekrarlanan bir görüşü incelemeden, sınırlandırmadan ya da düzeltmeden önce nasıl sunacağınızı öğrenin. Bu çerçeve, bir açıklamaya veya sunuma tanıdık bir düşünceyle başlayıp dinleyiciyi daha kesin bir anlatıma yönlendirmenizi sağlar. 2. a matter of life and death. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Bu ifadeyi yalnızca yaşam ve ölüme yapılan kelimesi kelimesine bir gönderme olarak değil, sonucu ölümcül olabilecek bir durumu vurgulayan deyim olarak tanıyın. Uyumsuz kan nakli gibi gerçekten ağır risklerden söz ederken kullanabilirsiniz. 3. seem paltry in comparison to — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir sayı, miktar veya ölçeğin başka birinin yanında şaşırtıcı derecede küçük göründüğü güçlü bir karşılaştırma kurmayı öğrenin. Bu ifade, yalnızca bir şeyin daha az ya da daha küçük olduğunu söylemekten daha keskin bir değerlendirme aktarır.

Bu derste

It's often said that despite humanity's many conflicts, Notlar

0:06

İnsanlığın birçok çatışmasına rağmen

we all bleed the same blood.

0:11

hepimizin aynı kanı akıttığı sıkça söylenir.

Anlatım akışı

It's often said that: yaygın bir görüşü tanıtmak

It's often said that ... yapısı “sık sık ... denir” anlamına gelir ve that sonrasındaki cümleyi bilinen ya da çok tekrarlanan bir görüş olarak sunar. Buradaki it biçimsel öznedir; belirli bir nesneyi göstermez. Bu kalıp, konuşmacının daha sonra açıklayabileceği, değerlendirebileceği, sorgulayabileceği veya düzeltebileceği yaygın bir düşünceyi önce ortaya koyar. Görüşü yalnızca aktarır; konuşmacının ona katıldığını kendiliğinden göstermez.

Alıştırma

Dersin kısaltmalı kişisiz kalıbını ve often kelimesini kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ patience is a virtue.

Cevabı göster

It's often said that

Dilbilgisi

despite + isim öbeği: ödünleme bildirmek

despite humanity's many conflicts ifadesi, çatışmaların gerçek olduğunu ancak ana cümlenin doğru olmasını engellemediğini anlatır. Despite, karşıt bir engeli veya gerçeği arka plan bilgisi olarak sunar. Burada humanity's many conflicts bir isim öbeğidir. Despite bir edattır; bu yüzden ardından isim öbeği, zamir veya -ing biçimi gelebilir, ancak kendi öznesi ve fiili olan normal bir tam cümle doğrudan gelemez. Tam cümlenin önünde although kullanın; despite kalmalıysa despite the fact that kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle ödünleme bildirmek için despite sözcüğünü doğru kullanıyor?

  1. Despite it rained heavily, the game continued.
  2. Although the heavy rain, the game continued.
  3. Despite the heavy rain, the game continued.
Cevabı göster

Despite the heavy rain, the game continued.

It's a nice thought, but not quite accurate. Kalıp ifadeler

0:13

Bu güzel bir düşünce, ama pek de doğru değil.

Kalıp ifadeler

not quite accurate: nazik bir kısmi düzeltme

Not quite accurate, “doğruya yakın ama tamamen doğru değil” anlamına gelir. Burada not quite, accurate sözcüğünün derecesini düşürür: düşüncenin tamamını reddetmeden tam doğruluğu olumsuzlar. Bu ifade düzeltmenin tonunu yumuşatır. Konuşmacı önce düşüncenin olumlu yanını kabul eder, ardından daha kesin bir açıklama gerektiğini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle raporun kısmen doğru olduğunu söylerken onu en nazik biçimde düzeltir?

  1. The report is useful, and quite accurate.
  2. The report is useful, but not quite accurate.
  3. The report is completely wrong.
Cevabı göster

The report is useful, but not quite accurate.

In fact, our blood comes in a few different varieties. Kalıp ifadeler

0:17

Aslında, kanımız birkaç farklı çeşide sahiptir.

Kalıp ifadeler

comes in a few different varieties: farklı türleri anlatmak

Come in + tür, renk, boyut veya biçim sayısı ya da aralığı, “bu biçimlerde bulunmak veya sunulmak” anlamına gelir. Bu cümlede comes in a few different varieties, kanın birkaç farklı türü olduğunu belirtir. Özne olan blood dil bilgisi bakımından tekil olduğu için fiil comes biçimindedir. in edatı bu kalıbın bir parçasıdır; buradaki come in, bir yerin içine doğru hareket etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

“Bu seçeneklerde sunulur” anlamını vermek için cümleyi come in yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: This notebook ____ four colors.

Cevabı göster

comes in

Our red blood cells

0:21

Kırmızı kan hücrelerimiz

contain a protein called hemoglobin Dilbilgisi

0:22

hemoglobin adı verilen bir protein içerir

that binds to oxygen, Kalıp ifadeler

0:24

bu da oksijene bağlanarak

Dilbilgisi

a protein called hemoglobin: called ile adlandırma

a protein called hemoglobin ifadesinde called hemoglobin, protein sözcüğünden sonra gelir ve proteinin adını belirtir. İfade, “adı hemoglobin olan bir protein” anlamına gelir. Burada called, kısaltılmış bir ilgi cümleciğindeki geçmiş zaman ortacıdır: a protein that is called hemoglobin. Protein sözcüğünü niteler; daha büyük cümlenin ana fiili değildir.

Alıştırma

Robotun adını belirtmek için isimden sonra called kullanın: Our school has a robot ____ Bolt.

Cevabı göster

called

Kalıp ifadeler

binds to oxygen: bilimsel bind to kalıbı

binds to oxygen ifadesindeki bind to, “bir şeye bağlanmak veya onunla kimyasal ilişki kurmak” anlamına gelir. Özne hemoglobin sözcüğüdür; oksijene bağlanan maddeyi belirtir. to edatı bağlanılan şeyi tanıtır ve X binds to Y kalıbının bir parçasıdır; oksijene doğru hareket anlamı taşımaz. Burada hemoglobin tekil olduğu için bind fiili -s alır: binds.

Alıştırma

Belirli bir moleküler bağlanmayı en doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Antibodies connect specific targets.
  2. Antibodies bind toward specific targets.
  3. Antibodies bind to specific targets.
Cevabı göster

Antibodies bind to specific targets.

allowing the cells to transport Dilbilgisi

0:26

hücrelerin onu tüm vücuda

it throughout the body.

0:27

taşımasını sağlar.

Dilbilgisi

allowing the cells to transport ...: nedeni sonucuna bağlamak

allowing the cells to transport it throughout the body biçimindeki -ing yan cümlesi, hemen önce açıklanan mekanizmanın sonucunu verir. Önceki eylemin bu taşımayı mümkün kıldığını anlatır; allowing önceki cümleciğe bağlıdır ve yeni bir ana fiil değildir. Yan cümlenin içinde allow + nesne + to-infinitive kalıbı kullanılır. the cells, allowing fiilinin nesnesi ve transport eyleminin anlamsal öznesidir. Bu bağlamda it, oksijeni ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi sonuç bildiren allowing + nesne + to-infinitive yapısıyla tamamlayın: The new bus lane reduces delays, ____ commuters ____ reach work faster.

Cevabı göster

allowing · to

But they also have another kind of complex protein

0:29

Ancak hücre zarının dışında

on the outside of the cell membrane.

0:33

başka bir tür karmaşık protein daha vardır.

These proteins,

0:35

Bu proteinler,

known as antigens, Kalıp ifadeler

0:37

antijenler olarak bilinir,

Kalıp ifadeler

known as antigens: bir ad veya sınıflandırma belirtmek

known as antigens ifadesinde known as, bu proteinlere verilen adı veya sınıflandırmayı belirtir: bunlara antijen denir. Genel olarak tanınıyor olma durumunu anlatmaz. Bu ifade, These proteins söz öbeğini niteleyen kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir. which are known as antigens biçiminde açılabilir; dolayısıyla cümlenin ana fiili olmak yerine adlandırma bilgisi ekler.

Alıştırma

Hangi cümle bu sürecin photosynthesis olarak adlandırıldığını söylüyor?

  1. This process is part of photosynthesis.
  2. This process is known for producing oxygen.
  3. This process is known as photosynthesis.
Cevabı göster

This process is known as photosynthesis.

communicate with white blood cells, Kelime

0:38

beyaz kan hücreleriyle iletişim kurarlar,

immune cells that protect against infection. Kalıp ifadeler

0:40

yani enfeksiyona karşı koruyan bağışıklık hücreleriyle.

Kelime

communicate with white blood cells: insan olmayan varlıklar arasında sinyal alışverişi

Bu cümlede communicate with white blood cells bilimsel bir benzetmedir. Antijenlerin beyaz kan hücreleriyle biyolojik etkileşimini, bağışıklık hücrelerinin tanıyıp tepki verebileceği biyolojik bilgilerin aktarılması olarak anlatır; sözlü bir konuşmayı ifade etmez. Bu nedenle communicate with, hücreler, cihazlar veya sistemler gibi insan olmayan varlıkların sinyaller ya da bilgiler yoluyla etkileşimini de anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede communicate with, örnekteki gibi insan olmayan varlıkların sinyallerle etkileşimi anlamında kullanılmıştır?

  1. The sensors communicate the control unit by sending electrical signals.
  2. The sensors have a spoken conversation with the control unit.
  3. The sensors communicate with the control unit by sending electrical signals.
Cevabı göster

The sensors communicate with the control unit by sending electrical signals.

Kalıp ifadeler

protect against infection: bir tehdide karşı korunma

Protect against + bir tehdit veya risk, o tehdidin gerçekleşme olasılığını ya da zararlı etkisini azaltan bir savunma sağlamak demektir. Burada protect against infection, bağışıklık hücrelerinin vücudu enfeksiyona karşı savunmaya yardımcı olduğunu anlatır. Against, korumanın hangi tehlikeye yönelik olduğunu gösterir. Bu yapıda, görüşler veya planlar için kullanılan sıradan karşı çıkmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Vücuda iyi oturan bir maskenin enfeksiyon riskini azalttığını göstermek için cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: A well-fitting mask can help ____ infection.

Cevabı göster

protect against

Antigens serve as identifying markers, Kalıp ifadeler

0:43

Antijenler tanımlayıcı işaretler olarak görev yapar,

Kalıp ifadeler

serve as identifying markers: bir işlevi ifade etme

Serve as + isim, bir şeyin belirli bir rolü veya işlevi olduğunu anlatır. Burada antijenler tanımlayıcı işaret görevi görür ve bağışıklık sisteminin hücreleri birbirinden ayırmasına yardımcı olur. Buradaki serve, birine hizmet sunmak anlamına gelmez. As rolü belirtir; identifying ise markers sözcüğünün tanımlama amacıyla kullanılan işaretleri anlattığını gösterir.

Alıştırma

Cümleyi tam olarak serve as ifadesiyle tamamlayın: In an emergency, the school gym can ____ a shelter.

Cevabı göster

serve as

allowing the immune system

0:46

bağışıklık sisteminin

to recognize your body's own cells

0:47

vücudunuzun kendi hücrelerini tanımasına

without attacking them as foreign bodies. Dilbilgisi

0:50

ve onlara yabancı cisimler olarak saldırmamasına olanak tanır.

Dilbilgisi

without attacking them as foreign bodies: without + -ing ve as

Without + -ing, ana eylem gerçekleşirken başka bir eylemin yapılmadığını gösterir. Bağışıklık sistemi vücudun kendi hücrelerini onlara saldırmadan tanıyabilir; without sonrasında attack değil, attacking kullanılır. Attacking them as foreign bodies ifadesinde as, bağışıklık sisteminin onları nasıl göreceğini belirtir: hücreleri yabancı olarak değerlendirirdi. Them, vücudun kendi hücrelerine gönderme yapar; foreign bodies ise vücuda ait olmadığı belirlenen madde veya nesneler demektir.

Alıştırma

Hangi cümle, yazılımın tehditleri bulduğunu ancak güvenli dosyaları kötü amaçlı yazılım olarak sınıflandırmadığını doğru şekilde anlatır?

  1. The software found threats without treating safe files for malware.
  2. The software found threats without treat safe files as malware.
  3. The software found threats without treating safe files as malware.
Cevabı göster

The software found threats without treating safe files as malware.

The two main kinds of antigens,

0:53

Antijenlerin iki temel türü olan

A and B,

0:56

A ve B,

determine your blood type.

0:57

kan grubunuzu belirler.

But how do we get four blood types from only two antigens? Anlatım akışı

0:59

Peki, sadece iki antijenden nasıl dört kan grubu elde ediyoruz?

Anlatım akışı

But how do we get X from only Y?: açıklamayı başlatan soru

But how do we get X from only Y? kalıbı, daha büyük veya daha çeşitli bir sonuç olan X'i sınırlı bir kaynak olan Y ile karşılaştırır. Burada get, “satın almak” değil, “sonuç olarak elde etmek” veya “üretmek” anlamına gelir. Cümleye But ile başlamak, soruyu sonucu açıklamak için yetersiz görünen önceki bilgiye bağlar. Konuşmacı mekanizmayı hemen vermek yerine, ardından gelecek açıklamaya açık bir ihtiyaç oluşturur.

Alıştırma

Hangi cümle, bir mekanizmanın açıklanmasına ihtiyaç oluşturmak için aynı kalıbı kullanıyor?

  1. But how do we get six combinations from only three symbols?
  2. We have six combinations and three symbols.
  3. But where can we buy three symbols?
Cevabı göster

But how do we get six combinations from only three symbols?

Well,

1:03

Şöyle ki,

the antigens are coded for by three different alleles, Kelime

1:04

antijenler üç farklı alel tarafından kodlanır,

Kelime

are coded for by: code for yapısının edilgen biçimi

Genetikte code for, bir genin, alelin veya DNA dizisinin biyolojik bir ürün ya da özellikle ilişkili talimatları taşıdığını anlatır. Etken kalıp Y codes for X biçimindedir: Y genetik kaynaktır, X ise belirtilen öğedir. X is coded for by Y yapısında edilgen çatı X'i özne konumuna taşır. For, code for fiil öbeğinin parçası olduğu için by sözcüğünden önce kalır; ardından by, Y'yi tanıtır. Bu cümlede the antigens X, three different alleles ise Y'dir.

Alıştırma

Cümleyi code for yapısının edilgen biçimiyle tamamlayın: The protein ____ a specific gene.

Cevabı göster

is coded for by

varieties of a particular gene. Kelime

1:08

bunlar belirli bir genin çeşitleridir.

Kelime

Basit bir tanım olarak “varieties of a particular gene”

Burada varieties of a particular gene, bilimsel alleles terimini açıklar: aleller, belirli bir genin farklı biçimleri veya sürümleridir. Bu genetik bağlamında varieties, ürün çeşitleri değil, farklı biçimler anlamına gelir. Bilimsel metinlerde teknik bir terimin ardından çoğu zaman onun anlamını daha basit biçimde yeniden ifade eden bir ad öbeği gelir. Bu kalıbı fark etmek, ifadeyi bir tanım olarak okumanıza yardımcı olur.

Alıştırma

Bir genetik açıklamasında “varieties of a particular gene” ne anlama gelir?

  1. Birçok stilde sunulan ticari ürünler
  2. Belirli tek bir genin farklı biçimleri
  3. Birbiriyle ilgisiz birkaç türe ait genler
Cevabı göster

Belirli tek bir genin farklı biçimleri

While the A and B alleles code for A and B antigens, Dilbilgisi

1:10

A ve B alelleri A ve B antijenlerini kodlarken,

the O allele codes for neither.

1:15

O aleli hiçbirini kodlamaz.

Dilbilgisi

“While ..., ... codes for neither”: karşıtlık ve iki seçeneğin olumsuzlanması

Burada While bir zaman ilişkisi değil, karşıtlık kurar. İlk yan cümle A ve B alellerinin kendilerine karşılık gelen antijenleri kodladığını söyler; ana cümle ise O alelini bunlarla karşılaştırır. Neither, daha önce adı geçen A ve B antijenlerinin yerine geçer. Codes for neither, “ikisinden hiçbirini kodlamaz” anlamına gelir ve böylece iki antijenin adını tekrarlamaya gerek kalmaz.

Alıştırma

Yeni cümleyi karşıtlık bağlacı while ve “ikisinden hiçbiri” anlamındaki zamirle tamamlayın: ____ the red switch controls the lights and the blue switch controls the fan, the gray switch controls ____.

Cevabı göster

While · neither

And because we inherit one copy of each gene from each parent, Kalıp ifadeler

1:18

Ve her ebeveynden her genin bir kopyasını miras aldığımız için,

every individual has two alleles determining blood type.

1:22

her bireyde kan grubunu belirleyen iki alel bulunur.

Kalıp ifadeler

inherit ... from each parent: kalıtımın kaynağını belirtmek

inherit A from B kalıbı, A’nın B tarafından birine aktarıldığını belirtir. Bu cümlede one copy of each gene miras alınan şeydir; each parent ise from ile belirtilen kaynaktır. Burada each parent, iki ebeveyni ayrı ayrı ele alır: genin bir kopyası bir ebeveynden, diğer kopyası ise öteki ebeveynden gelir.

Alıştırma

Cümleyi inherit A from B kalıbıyla tamamlayın: A child can ____ certain traits ____ their parents.

Cevabı göster

inherit · from

When these happen to be different, Kalıp ifadeler

1:26

Bunların farklı olması durumunda,

Kalıp ifadeler

happen to be different: rastlantı belirtmek

happen to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir gerçeğin veya durumun plan ya da beklenti sonucu değil, tesadüfen geçerli olduğunu belirtir. Bu nedenle happen to be different, tesadüfen farklı olmak anlamına gelir. Burada happen geniş zamandadır ve be, to sözcüğünden sonra yalın hâlde kalır. Geçmişten söz ederken zamanı happen üzerinde gösterin: happened to be different.

Alıştırma

Tesadüf belirtmek için cümleyi geniş zamandaki happen to kalıbıyla tamamlayın: Our seats ____ next to each other.

Cevabı göster

happen to be

one overrides the other, Kelime

1:28

biri diğerine baskın çıkar,

Kelime

one overrides the other: bir etken diğerine göre önceliklidir

one ... the other kalıbında iki etken karşılaştırılır. Burada bir alel diğerine baskın gelir: etkisi baskındır ve gözlemlenen sonucu belirler. Override, başka bir etkene göre öncelikli olmak veya o etkenin sonucu belirlemesini engellemek demektir. Fiziksel olarak bir şeyin üzerinden geçmek anlamına gelmez; etkisi bastırılan etken hâlâ mevcut olabilir.

Alıştırma

'The safety rule overrides the normal schedule,' cümlesinde overrides ne anlama gelir?

  1. Güvenlik kuralı önceliklidir, bu yüzden normal program ne olacağını belirlemez.
  2. Güvenlik kuralı normal programı kalıcı olarak siler.
  3. Güvenlik kuralı fiziksel olarak normal programın üzerinden geçer.
Cevabı göster

Güvenlik kuralı önceliklidir, bu yüzden normal program ne olacağını belirlemez.

depending on their relative dominance. Kalıp ifadeler

1:30

bu da onların göreceli baskınlıklarına bağlıdır.

Kalıp ifadeler

depending on their relative dominance: koşul eklemek

Depending on, bir sonucu değiştirebilecek koşulu veya etkeni belirtir. Burada tek başına tam bir ana fiil değildir; hangi alelin daha güçlü etkiye sahip olacağını neyin belirlediğini açıklayarak önceki ifadeye bilgi ekler. Relative, birbirleriyle karşılaştırıldıklarında anlamına gelir. Their relative dominance, iki alel karşılaştırıldığındaki baskınlık ilişkileridir; relative burada akraba anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi depend fiilinin -ing biçimi ve gerekli edatıyla tamamlayın: The picnic may move indoors ____ the weather.

Cevabı göster

depending on

For blood types,

1:32

Kan grupları için,

the A and B alleles are both dominant, Kelime

1:34

A ve B alelleri baskındır,

while O is recessive.

1:37

O ise çekiniktir.

Kelime

both dominant ... O is recessive: genetik baskınlık

Genetikte dominant (baskın) ve recessive (çekinik), alel adı verilen bir genin iki farklı biçiminin nasıl etkileştiğini anlatır. Baskın bir alel çekinik bir alelle eşleştiğinde genellikle baskın alelle bağlantılı özellik ortaya çıkar, çekinik alelin etkisi ise bu eşleşmede gizli kalır. Burada A ve B’nin her biri O’ya göre baskındır; bu nedenle AO, A kan grubunu, BO ise B kan grubunu verir. A ve B birbirine baskın değildir; eş baskındırlar ve AB, AB kan grubunu verir.

Alıştırma

Basitleştirilmiş bir kalıtım örneğinde D-r eşleşmesinde D’nin özelliği ortaya çıkarken r’nin özelliği çıkmıyor. Hangi ifade doğrudur?

  1. r, D’ye göre dominant; D de r’ye göre recessivedir.
  2. D, r’ye göre dominant; r de D’ye göre recessivedir.
  3. D dominant olduğu için r’den daha yaygın olmak zorundadır.
Cevabı göster

D, r’ye göre dominant; r de D’ye göre recessivedir.

So A and A gives you type A blood, Kelime

1:39

Bu yüzden A ve A size A grubu kan verir,

Kelime

gives you type A blood: sonuç bildiren give

Buradaki gives, “bir şeyi birine uzatır” değil, “bir sonuç üretir veya bir sonuca yol açar” anlamındadır. A ve A alel birleşimi neden, A grubu kan ise sonuçtur. X gives you Y kalıbındaki you genel anlamlı olabilir: yalnızca dinleyeni değil, o durumdaki herhangi bir kişiyi ifade eder. Give sözcüğünün bu sonuç anlamı kuralları, puanları, hesaplamaları ve test sonuçlarını açıklarken yaygındır.

Alıştırma

“Senin için bir sonuç üretir” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: In this game, collecting three keys ____ an extra turn.

Cevabı göster

gives you

while B and B gives you type B.

1:42

B ve B ise B grubu verir.

If you inherit one of each, Dilbilgisi

1:44

Her birinden birer tane alırsanız,

Dilbilgisi

If you inherit one of each: koşul kurma

If bir koşul kurar; ardından gelen ana cümle bu koşulun sonucunu verir. Burada inherit, genetik materyali anne ve babadan almak demektir. one of each, daha önce söz edilen her kategoriden bir tane anlamına gelir. Buradaki kategoriler A ve B olduğundan, bir A aleli ile bir B alelini ifade eder.

Alıştırma

Bir tezgâhta yalnızca elma ve portakal satılıyor. Her türden bir tane anlamına gelen ifadeyi yazın: If you buy ____, you'll get one apple and one orange.

Cevabı göster

one of each

the resulting codominance will produce both A and B antigens, Kelime

1:47

ortaya çıkan eş baskınlık hem A hem de B antijenlerini üretecektir,

Kelime

Resulting codominance will produce both A and B antigens: bilimsel neden ve sonuç

The resulting codominance, A ve B’nin birlikte kalıtılmasının oluşturduğu eş baskınlık sonucunu ifade eder: alellerden biri diğerini gizlemek yerine ikisi de ifade edilir. Bilimsel bir açıklamada produce, bir şeyin ortaya çıkmasına veya gerçekleşmesine yol açmak anlamına gelebilir. Burada will produce both A and B antigens, bir kişinin ürün imal etmesi değil, her iki antijen türünün de ortaya çıkması demektir.

Alıştırma

Codominance will produce both A and B antigens cümlesinde produce ne anlama gelir?

  1. iki antijenin de ortaya çıkmasına yol açmak
  2. iki antijeni ticari ürün olarak imal etmek
  3. bir antijeni seçip diğerini ortadan kaldırmak
Cevabı göster

iki antijenin de ortaya çıkmasına yol açmak

which is type AB.

1:52

ki bu da AB grubudur.

The O allele is recessive,

1:53

O aleli çekiniktir,

so either of the others will override it when they're paired, Dilbilgisi

1:56

bu nedenle eşleştiklerinde diğer ikisinden biri onu baskılayacak,

Dilbilgisi

either of the others: diğer ikisinden biri

Either of the others, “geriye kalan iki seçenekten herhangi biri” anlamına gelir. Burada the others, A ve B alellerini belirtir; either ise bu iki üyeden birini seçer. either of + çoğul isim veya zamir yapısında of sözcüğünden sonra çoğul bir ifade kullanılır, ancak anlam tekildir: ikisinden biri. Bu cümlede either, “de/da” anlamına gelmez.

Alıştırma

Diğer iki gönüllü Ava ve Ben yardım edebilir, ancak yalnızca birine ihtiyaç vardır. Hangi ifade “geriye kalan bu iki kişiden biri” anlamına gelir?

  1. both of the others
  2. neither of the others
  3. either of the others
Cevabı göster

either of the others

resulting in either type A or type B. Kalıp ifadeler

1:59

ve sonuçta ya A grubu ya da B grubu ortaya çıkacaktır.

Kalıp ifadeler

resulting in either ... or ...: bir nedeni iki olası sonuca bağlamak

Resulting in, az önce anlatılan durumun sonucunu belirtir. Virgülden sonra eklenen bir -ing yan cümleciğidir; böylece cümle, başka bir alelin O'yu baskılaması olan nedenden ortaya çıkan kan grubuna geçer. Either type A or type B iki alternatif sonuç sunar. Eşleşmiş either ... or yapısı, iki sonuçtan birinin gerçekleştiğini belirtir; ikisinin aynı anda gerçekleştiğini değil.

Alıştırma

Cümleyi resulting in either ... or yapısıyla tamamlayın: One last goal will settle the match, ____ a win for the Lions ____ a win for the Bears.

Cevabı göster

resulting in either · or

But if you happen to inherit two O's,

2:02

Ancak eğer şans eseri iki O miras alırsanız,

instructions will be expressed Kelime

2:05

ortaya çıkan talimatlar

that make blood cells without the A or the B antigen. Dilbilgisi

2:07

A veya B antijeni olmayan kan hücreleri üretecektir.

Kelime

instructions will be expressed: genetik bilginin etki göstermesi

Burada instructions, genetik bilgi anlamındadır. Biyolojide instructions will be expressed, bu bilginin hücrelerde kullanılacağı ve biyolojik bir sonuç oluşturacağı anlamına gelir. Talimatların konuştuğu veya duygu gösterdiği anlamına gelmez. will be expressed gelecek zamanlı edilgen bir yapıdır: will gelecekteki sonucu gösterir; be expressed ise bilgiyi kullanan şey yerine ifade edilen genetik talimatlara odaklanır.

Alıştırma

Biyolojide "The gene is expressed in these cells" cümlesindeki expressed ne anlama gelir?

  1. Birisi geni hücrelere yüksek sesle okur.
  2. Genin bilgisi etkindir ve hücreler tarafından kullanılır.
  3. Gen bir duygu gösterir.
Cevabı göster

Genin bilgisi etkindir ve hücreler tarafından kullanılır.

Dilbilgisi

make blood cells without ...: sonuçta bulunmayan şeyi belirtmek

make blood cells without the A or the B antigen ifadesinde make, neyin üretildiğini belirtir: blood cells. without ile başlayan ifade, ortaya çıkan sonucun bir özelliğini ekler: hücrelerde belirtilen antijenler yoktur. Kalıp make + object + without + noun phrase şeklindedir. Burada without sözcüğünden sonra tam bir yan cümle değil, the A or the B antigen ad öbeği gelir. Bu olumsuz bağlamda without A or B, hücrelerde ne A ne de B antijeninin bulunduğu anlamına gelir.

Alıştırma

Sonucu anlatmak için make + object + without + noun phrase yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The process makes cells without a protective coating.
  2. The process makes without a protective coating cells.
  3. The process makes cells without they have a protective coating.
Cevabı göster

The process makes cells without a protective coating.

Because of these interactions, Anlatım akışı

2:11

Bu etkileşimler sayesinde,

Anlatım akışı

Because of these interactions: daha önce belirtilen bir nedene gönderme yapmak

Because of these interactions, daha önce açıklanan birkaç ilişkiyi tek bir isim öbeğinde toplar. These, daha önce verilmiş bu bilgilere gönderme yapar; Because of ise bunları ardından gelen sonucun nedeni olarak sunar. Bu, bir şeyin nasıl işlediğini açıklamaktan bundan çıkan sonucu belirtmeye geçmenin yaygın bir yoludur. Burada interactions bir isimdir, bu yüzden Because of ifadesinden sonra gelebilir.

Alıştırma

İki kimyasal madde karıştırıldığında tepkimeye giriyor. Bu etkileşime sonucun nedeni olarak doğru biçimde gönderme yapan cümleyi seçin.

  1. Because this interaction, heat is released.
  2. Because of the chemicals interact, heat is released.
  3. Because of this interaction, heat is released.
Cevabı göster

Because of this interaction, heat is released.

knowing both parents' blood types

2:14

her iki ebeveynin kan gruplarını bilmek,

lets us predict the relative probability of their children's blood types. Notlar

2:16

çocuklarının kan gruplarının göreceli olasılığını tahmin etmemizi sağlar.

Dilbilgisi

lets us predict: let + nesne + fiilin yalın hâli

lets us predict ifadesinde let, “izin vermek” değil, “mümkün kılmak” anlamındadır. Yapı let + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir: us nesnedir ve predict, önüne to almadan yalın hâlde kalır. -ing ile kurulan knowing both parents' blood types öbeğinin tamamı tek bir tekil özne gibi davranır, bu yüzden let, lets olur. Cümle, bu bilgiye sahip olmanın tahmini mümkün kıldığını söyler.

Alıştırma

Cümleyi let + us + predict yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: This chart ____ next month's sales.

Cevabı göster

lets us predict

Kelime

relative probability: olasılık, kesinlik değil

Bu cümlede relative probability, mümkün olan her kan grubunun diğer olası kan gruplarına kıyasla ne kadar muhtemel olduğunu ifade eder. Her iki ebeveynin kan grubunu bilmek bu olasılık dağılımını tahmin etmemizi sağlar. Olasılığa dayalı bir tahmin, belirli bir çocuğun sonucunu garanti etmez. Göreli olasılığı en yüksek olan kan grubu bile o çocuğun gerçek kan grubu olmayabilir.

Alıştırma

Bir model, A sonucuna en yüksek relative probability değerini veriyor. Hangi sonuç çıkarılabilir?

  1. Bütün sonuçlar eşit derecede muhtemeldir.
  2. A sonucu mutlaka gerçekleşmelidir.
  3. A sonucu alternatiflerden daha muhtemeldir, ancak garanti değildir.
Cevabı göster

A sonucu alternatiflerden daha muhtemeldir, ancak garanti değildir.

Why do blood types matter? Anlatım akışı

2:20

Kan grupları neden önemlidir?

Anlatım akışı

Why do ... matter?: önem konusuna geçiş

Bu soru, açıklamayı kan gruplarının ne olduğundan veya nasıl işlediğinden pratikte neden önemli olduklarına taşır. Bir konuşmada veya açıklayıcı metinde Why does/do ... matter?, sonraki bölümde etkilerin, kullanım alanlarının veya risklerin ele alınacağını gösterir. Burada matter, önemli olmak veya etkisi olmak anlamına gelen bir fiildir. Tekil özneyle does, çoğul özneyle do kullanılır: Why does sleep matter? Why do blood types matter?

Alıştırma

Uykunun ne olduğunu açıkladınız ve şimdi sağlık üzerindeki etkilerine geçmek istiyorsunuz. Hangi geçiş en uygundur?

  1. How does sleep work?
  2. What is sleep?
  3. Why does sleep matter for health?
Cevabı göster

Why does sleep matter for health?

For blood transfusions,

2:22

Kan nakillerinde,

finding the correct one is a matter of life and death. Deyimler

2:24

doğru olanı bulmak bir ölüm kalım meselesidir.

Deyimler

a matter of life and death: ölüm kalım meselesi

“A matter of life and death”, sonucu bir kişinin yaşayıp yaşamayacağını belirleyebilecek kadar ciddi bir mesele için kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede doğru kan grubunu seçmenin hayatta kalmak için çok önemli olduğu vurgulanır. Bu ifadeyi yalnızca “yaşam ve ölüm hakkında bir konu” olarak anlamayın. İfadenin tamamı tehlikenin ciddiyetini güçlü biçimde anlatır ve ölümcül sonuçlara yol açabilecek başka seçimler veya eylemler için de kullanılabilir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi bu dersteki “birinin hayatta kalıp kalmayacağını belirleyebilecek mesele” anlamına gelen altı kelimelik ifadeyle tamamlayın: For a patient with a severe allergic reaction, getting treatment quickly can be ____.

Cevabı göster

a matter of life and death

If someone with type A blood is given type B blood or vice versa, Kalıp ifadeler

2:28

A grubu kanı olan birine B grubu kan verilirse veya tam tersi olursa,

Kalıp ifadeler

or vice versa: rolleri tersine çevirmek

“Or vice versa”, “ya da iki taraf, rol veya yön ters çevrilerek” anlamına gelir. Burada ters durumun tamamının yerine geçer: B kan grubuna sahip birine A grubu kan verilmesi. Daha önce belirtilmiş bir ilişkiyi tekrarlamamak için kullanılır. Yalnızca cümleyi olumsuz hâle getirmeyin veya bir kelimeyi zıt anlamlısıyla değiştirmeyin; tüm ilişkideki kişileri ya da yönü tersine çevirin.

Alıştırma

İngilizce cümleyi bu dersteki “roller ters çevrilerek” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: One roommate can cook while the other cleans, or ____.

Cevabı göster

vice versa

their antibodies will reject the foreign antigens and attack them, Kelime

2:33

antikorları yabancı antijenleri reddedecek ve onlara saldıracak,

Kelime

reject the foreign antigens: reject sözcüğünün tıbbi anlamı

Bu immünoloji bağlamında reject, vücudun biyolojik bir maddeyi kendisinin bir parçası olarak kabul etmeyip ona karşı tepki vermesini geniş anlamda ifade eder. Burada antikorların antijenlere tepki vermesi anlatılır; bir kişinin bir öneriyi reddetmesi değil. Foreign antigens, vücudun kendi sisteminin dışından geldiği veya vücuda ait olmadığı kabul edilen antijenlerdir. Buradaki foreign biyolojik durumu belirtir; başka bir ülkeyle bağlantıyı değil.

Alıştırma

Bu cümlede reject the foreign antigens ne anlama geliyor?

  1. Antikorlar, antijenlerin yaptığı bir isteği nazikçe geri çevirir.
  2. Antikorlar başka bir ülkeden gelen antijenleri belirler.
  3. Antikorlar antijenleri vücuda ait olmayan maddeler olarak tanır ve onlara karşı bağışıklık tepkisi başlatır.
Cevabı göster

Antikorlar antijenleri vücuda ait olmayan maddeler olarak tanır ve onlara karşı bağışıklık tepkisi başlatır.

potentially causing the transfused blood to clot. Dilbilgisi

2:37

bu da potansiyel olarak nakledilen kanın pıhtılaşmasına neden olacaktır.

Dilbilgisi

potentially causing ... to ... ile olası bir sonucu belirtmek

potentially causing ... biçimindeki -ing yan cümleciği, hemen önce anlatılan olayın olası sonucunu ekler. Potentially, sonucun kesinlikle gerçekleşeceğini veya zaten gerçekleştiğini değil, bir risk ya da olasılık olduğunu belirtir. Kalıp cause + nesne + to-infinitive şeklindedir. causing the transfused blood to clot ifadesinde the transfused blood nesnedir; to clot ise gerçekleşebilecek değişimi belirtir.

Alıştırma

Cümleyi, derste olası bir sonucu başlatmak için kullanılan iki sözcüklük ifadeyle tamamlayın: A damaged cable may overheat, ____ the machine to stop.

Cevabı göster

potentially causing

But because people with type AB blood produce both A and B antigens,

2:41

Ancak AB grubu kanı olan kişiler hem A hem de B antijenlerini ürettiğinden,

they don't make antibodies against them. Kalıp ifadeler

2:46

bunlara karşı antikor üretmezler.

Kalıp ifadeler

make antibodies against them: bağışıklık hedefini belirtmek

Make antibodies “antikor üretmek” demektir. Against them, bu antikorların neyi hedeflediğini belirtir. Burada them daha önce sözü edilen A ve B antijenlerini gösterir; against ise fiziksel bir konumu değil, “-e karşı yönelmiş” anlamını taşır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp make antibodies against + hedef şeklindedir; örneğin make antibodies against a virus. Olumsuz don't make biçimi, bu bağışıklık tepkisinin gerçekleşmediğini belirtir.

Alıştırma

“The body makes antibodies against the virus,” cümlesinde “against the virus” neyi belirtir?

  1. Virüs antikorları üretir.
  2. Antikorlar fiziksel olarak virüsün yanındadır.
  3. Virüs, antikorların hedefidir.
Cevabı göster

Virüs, antikorların hedefidir.

So they will recognize either as safe, Kalıp ifadeler

2:48

Bu nedenle her ikisini de güvenli olarak tanırlar,

Kalıp ifadeler

recognize either as safe: recognize ... as ... yapısı

Recognize + nesne + as + isim veya sıfat, “nesneyi belirli bir kimliğe ya da niteliğe sahip olarak tanımak veya sınıflandırmak” anlamına gelir. Bu cümlede safe, either hakkında verilen yargıdır; recognize yalnızca tanıdık bir şeyi fark edip tanımak anlamına gelmez. Either, daha önce belirtilen iki antijenden herhangi birinin yerini tutar. Yapı, ikisinden hangisiyle karşılaşılırsa karşılaşılsın aynı safe değerlendirmesini yapar.

Alıştırma

ABD yazımı olan recognize ... as ... yapısının geniş zaman biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The scanner ____ the passport ____ valid identification.

Cevabı göster

recognizes · as

making them universal recipients. Kelime

2:51

bu da onları genel alıcı yapar.

Kelime

making them universal recipients: onları evrensel alıcı yapmak

Evrensel alıcılar, basitleştirilmiş ABO uyumluluk modelinde bütün ABO gruplarından alyuvar alabilen kişilerdir. Buradaki them, AB kan grubundaki kişileri belirtir. Universal, uyumlu ABO kaynaklarının geniş bir aralığa sahip olduğunu anlatır; her kan naklinin kendiliğinden güvenli olduğu anlamına gelmez. making + nesne + nesne tamamlayıcısı yapısı bir sonucu gösterir: Daha önce belirtilen bir gerçek, nesneye yeni bir statü kazandırır. Recipient, kanı alan kişidir.

Alıştırma

Cümleyi kanı alan kişiyi belirten terimle tamamlayın: In a simplified ABO red-cell model, Maya can receive red blood cells from every ABO group, making her ____.

Cevabı göster

a universal recipient

On the other hand, Anlatım akışı

2:53

Öte yandan,

Anlatım akışı

On the other hand: karşıt yönü tanıtmak

On the other hand ifadesi, dinleyiciye sıradaki düşüncenin önceki düşünceyle karşıtlık oluşturduğunu bildirir. Burada açıklamayı evrensel alıcılardan karşıt kategori olan evrensel vericilere geçirerek bilgiyi düzenler. Bu, kalıplaşmış bir geçiş ifadesidir; gerçek anlamda bir elden söz etmez. Cümlenin başında kullanıldığında ardından genellikle virgül gelir. İlk yön On the one hand ile tanıtılabilir, ancak bu yön zaten açıksa buna gerek yoktur.

Alıştırma

Karşıtlığı açıkça belirten geçiş ifadesini seçin: The apartment is small. ____, it is close to school.

  1. For example
  2. On the other hand
  3. In addition
Cevabı göster

On the other hand

people with blood type O do not produce either antigen, Dilbilgisi

2:55

O grubu kanı olan kişiler hiçbir antijeni üretmezler,

Dilbilgisi

do not produce either antigen: iki şeyi de olumsuzlayan not ... either

İki olası antijen söz konusu olduğunda not ... either, “ne biri ne de diğeri” anlamına gelir. Buradaki do not produce either antigen, O kan grubuna sahip kişilerin ne A antijenini ne de B antijenini ürettiğini belirtir. Olumsuzluk bildiren not, either antigen ifadesindeki iki seçeneğin tamamını kapsar. Olumlu bir cümlede either genellikle ikisinden biri demektir; ancak bu olumsuz yapıda iki olasılık da elenir.

Alıştırma

Hangi cümle cihazın iki pilden hiçbirini kabul etmediği anlamına gelir?

  1. The device doesn't accept either battery.
  2. The device doesn't accept both batteries.
  3. The device accepts either battery.
Cevabı göster

The device doesn't accept either battery.

which makes them universal donors, Kelime

2:58

bu onları genel verici yapar,

Kelime

which makes them universal donors: bu da onları evrensel donör yapar

Universal donors, alyuvarları tüm ABO kan gruplarındaki kişilere verilebilen donörlerdir. Bu basitleştirilmiş ABO açıklamasında O kan grubuna sahip kişiler, alyuvarlarında ne A ne de B antijeni bulunduğu için bu adı alır. Donor kan verir; recipient ise kanı alır. Which makes them universal donors ifadesinde which önceki gerçeğe gönderme yapar, makes them ise sonucu sunar: bu gerçek onların bu adı almasını sağlar.

Alıştırma

Alyuvar uyumluluğu dersinde, birçok kan grubundaki kişiye uyumlu alyuvar verebilen kişiye hangi terim denir?

  1. a blood recipient
  2. a universal recipient
  3. a universal donor
Cevabı göster

a universal donor

but will cause their immune system to make antibodies that reject any other blood type. Dilbilgisi

3:01

ancak bağışıklık sistemlerinin diğer herhangi bir kan grubunu reddeden antikorlar üretmesine neden olur.

Dilbilgisi

will cause their immune system to make antibodies: cause + nesne + to + fiil

Cause + nesne + to + fiil yapısı, bir şeyin nesnenin belirli bir eylemi yapmasına yol açtığını anlatır. Burada their immune system nesnedir; to make antibodies ise ortaya çıkan eylemi belirtir. Cause sonrasında nesne ile fiil arasındaki to korunur: cause their immune system to make antibodies denir; cause their immune system make antibodies denmez.

Alıştırma

Cause sonrasında make fiilinin doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: A vaccine can cause the immune system ____ antibodies.

Cevabı göster

to make

Unfortunately,

3:06

Maalesef,

matching donors and recipients is a bit more complicated Kalıp ifadeler

3:10

vericileri ve alıcıları eşleştirmek biraz daha karmaşıktır

due to additional antigen systems, Kalıp ifadeler

3:13

çünkü ek antijen sistemleri vardır,

Kalıp ifadeler

a bit more complicated: karşılaştırmayı yumuşatma

a bit more complicated ifadesinde a bit, karşılaştırma yapısı olan more complicated ifadesini niteler ve “biraz daha karmaşık” anlamına gelir. Karşılaştırmayı yumuşatarak daha az keskin duyulmasını sağlar. Burada aynı zamanda bir geçiş görevi görür: Konuşan kişi, basit açıklamanın daha fazla ayrıntı gerektirdiğini belirtir. a bit sözcük olarak küçük bir dereceyi düşündürse de kesin bir ölçüm değildir ve gerçek farkın çok küçük olduğunu garanti etmez.

Alıştırma

Hangi cümle yeni planın eski plandan daha karmaşık olduğunu yumuşak bir şekilde ifade eder?

  1. The new plan is a bit more complicated than the old one.
  2. The new plan is the most complicated of all.
  3. The new plan is much more complicated than the old one.
Cevabı göster

The new plan is a bit more complicated than the old one.

Kalıp ifadeler

due to additional antigen systems: due to + isim öbeği

Burada due to additional antigen systems, donörlerle alıcıları eşleştirmenin neden daha karmaşık olduğunu belirtir. due to'dan sonraki ifade nedeni gösterir. Bu yapıda due to'nun ardından additional antigen systems isim öbeği gelir ve neden doğrudan sonuca bağlanır.

Alıştırma

Hangi cümlede due to doğru kullanılmıştır?

  1. The test was delayed due to the system stopped.
  2. The test was delayed due the technical problem.
  3. The test was delayed due to a technical problem.
Cevabı göster

The test was delayed due to a technical problem.

particularly the Rh factor, Anlatım akışı

3:15

özellikle Rh faktörü,

named after the rhesus monkeys Kalıp ifadeler

3:18

ismini ilk kez izole edildiği

in which it was first isolated. Dilbilgisi

3:20

rhesus maymunlarından alır.

Anlatım akışı

particularly the Rh factor: odağı daraltma

Particularly the Rh factor, daha geniş olan additional antigen systems grubundan önemli bir üyeyi seçer. Odağı genel kategoriden Rh faktörüne daraltır. particularly + isim öbeği yapısı, seçilen örneğin özel ilgiyi hak ettiğini belirtir ve okuyucuyu bu örnekle ilgili daha fazla ayrıntıya hazırlar.

Alıştırma

Bu cümlede particularly ne işe yarar? Several factors affect sleep, particularly stress.

  1. Stresi, faktörler arasında özellikle önemli bir örnek olarak gösterir.
  2. Konuyu uykudan ilgisiz bir alana değiştirir.
  3. Stresin diğer faktörlerin var olma nedeni olduğunu söyler.
Cevabı göster

Stresi, faktörler arasında özellikle önemli bir örnek olarak gösterir.

Kalıp ifadeler

named after the rhesus monkeys: Bir adın kaynağını belirtme

be named after + kişi, hayvan, yer veya şey kalıbı, bir kişi ya da şeyden esinlenerek adlandırılmak anlamına gelir. Burada named after the rhesus monkeys, adın kaynağını açıklar. Bu kalıpta after, “daha sonra” anlamına gelmez. Named edilgen anlamdadır ve named after... bir ismi niteleyen kısaltılmış geçmiş zaman ortacı öbeği olarak kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi be named after kalıbıyla tamamlayın: The new science building was named ____ Dr. Chen.

Cevabı göster

after

Dilbilgisi

in which it was first isolated: Resmî preposition + which yapısı

in which it was first isolated ilgi yan cümlesi, the rhesus monkeys ifadesini niteler. Which, monkeys sözcüğüne geri gönderme yaparken it, söz konusu maddeyi veya faktörü belirtir. Temel cümle it was first isolated in the rhesus monkeys. biçimindedir. In sözcüğünü which'in önüne almak, resmî preposition + relative pronoun kalıbı olan in which'i oluşturur. in which'ten sonra yan cümle normal bildirme cümlesi sırasını korur: özne it + fiil öbeği was first isolated.

Alıştırma

Hangi cümle resmî preposition + which yapısını doğru kullanır?

  1. The laboratory in which the sample was tested is now closed.
  2. The laboratory in which was the sample tested is now closed.
  3. The laboratory which the sample was tested is now closed.
Cevabı göster

The laboratory in which the sample was tested is now closed.

Rh plus or Rh minus Kültür

3:22

Rh pozitif veya Rh negatif

Kültür

Kan grubu etiketlerinde Rh plus or Rh minus

Rh plus ve Rh minus, kan grubu etiketlerinde kullanılan iki Rh kategorisini adlandırır. Rh plus, D antijeninin bulunduğu; Rh minus ise bulunmadığı anlamına gelir. Standart tıbbi terimler Rh positive ve Rh negative şeklindedir. Burada plus ve minus, matematiksel işlem değil, kategori etiketi işlevi görür.

Alıştırma

Rh plus ifadesini hangi cümle doğru açıklar?

  1. Rh plus, kandaki tüm antijenlerin bulunduğu anlamına gelir.
  2. Rh plus, iki kan grubunun toplandığı anlamına gelir.
  3. Rh plus, D antijeninin bulunduğu anlamına gelir.
Cevabı göster

Rh plus, D antijeninin bulunduğu anlamına gelir.

refers to the presence or absence Kalıp ifadeler

3:25

varlığına veya yokluğuna atıfta bulunur

of the D antigen

3:27

D antijeninin,

of the Rh blood group system.

3:29

Rh kan grubu sistemindeki.

Kalıp ifadeler

refers to the presence or absence: bir etiketin anlamını açıklama

Bu cümlede refers to, “belirtir” veya “anlamına gelir” demektir. Öznesi bir terim ya da etikettir ve refer to ifadesinden sonra bu terim veya etiketin temsil ettiği fikir gelir. Burada refer to a guide örneğindeki gibi “bir kaynağa başvurmak” anlamına gelmez. The presence or absence of X, X’in bulunup bulunmaması demektir. Bir bütün olarak refers to the presence or absence of X, bir etiketin veya ayrımın X’in var olup olmamasına bağlı olduğunu kısa biçimde açıklar.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan ifadeyle tamamlayın: In this report, "positive or negative" ____ of the marker.

Cevabı göster

refers to the presence or absence

And in addition to impeding some blood transfusions, Kalıp ifadeler

3:31

Ve bazı kan nakillerini engellemenin yanı sıra,

Kalıp ifadeler

in addition to impeding: in addition to + -ing kullanımı

In addition to, ana cümle başka bir etki eklemeden önce ilk etkiyi tanıtır. Burada impeding some blood transfusions ilk etkidir; ardından gelen ana cümle ek bir sonucu belirtir. Bu ifadede to bir edattır; bu yüzden ardından bir isim veya -ing biçimi gelir. Bu nedenle impede değil, impeding kullanılır.

Alıştırma

save fiilinin doğru biçimini kullanın: In addition to ____ energy, the new design reduces noise.

Cevabı göster

saving

it can cause severe complications in pregnancy. Kelime

3:34

gebelikte ciddi komplikasyonlara neden olabilir.

Kelime

severe complications in pregnancy: complications sözcüğünün tıbbi anlamı

Tıbbi bağlamlarda complications, bir hastalık, tedavi veya hamilelik sırasında ortaya çıkan ek sağlık sorunlarını ifade eder. Yalnızca bir şeyin karmaşık olduğu anlamına gelmez. Severe complications in pregnancy, hamilelik sırasında ortaya çıkan ciddi sağlık sorunları demektir. Severe bunların ciddiyetini, in pregnancy ise tıbbi bağlamı ve zamanı belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede complications tıbbi anlamda kullanılmıştır?

  1. The doctor explained the possible complications during pregnancy.
  2. The manual's complexity made it hard to read.
  3. We added more steps to complicate the schedule.
Cevabı göster

The doctor explained the possible complications during pregnancy.

If an Rh negative mother Kelime

3:37

Rh negatif bir anne

is carrying an Rh positive child,

3:40

Rh pozitif bir çocuk taşıyorsa,

Kelime

is carrying an Rh positive child: carry fiilinin hamile olmak anlamı

Hamilelik ve tıp bağlamlarında carry a child, gelişmekte olan bir bebeğe hamile olmak anlamına gelir. Burada is carrying an Rh positive child annenin hamileliğini anlatır; çocuğu kollarında tuttuğu anlamına gelmez. Rh negative ve Rh positive sıfat grupları farklı Rh kan gruplarını belirtir. Bu bağlam, carrying sözcüğünün hamilelik anlamında kullanıldığını gösterir.

Alıştırma

Tıbbi bir raporda Lena is carrying twins cümlesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Lena iki çocuğu kollarında tutuyor.
  2. Lena ikizlere hamile.
  3. Lena iki çocuğu bir yere götürüyor.
Cevabı göster

Lena ikizlere hamile.

her body will produce Rh antibodies

3:42

vücudu Rh antikorları üretecektir

that may cross the placenta Kalıp ifadeler

3:45

ki bunlar plasentayı geçip

and attack the fetus,

3:47

fetüse saldırabilir,

Kalıp ifadeler

may cross the placenta: biyolojik bir bariyeri aşmak anlamındaki cross

Cross burada geçişli bir fiildir: cross the placenta, plasenta bariyerinin bir tarafından diğer tarafına geçmek demektir. Fiil, the placenta nesnesini doğrudan alır; bu yapıda through veya across gerekmez. May kesinlik değil, olasılık bildirir. Cümle, antikorların plasentayı geçebileceğini söyler; bunun her zaman gerçekleştiğini söylemez.

Alıştırma

Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve “bir bariyeri aşmak” anlamına gelen fiille tamamlayın: Some chemicals can ____ the skin barrier.

Cevabı göster

cross

a condition known as hemolytic disease Notlar

3:48

bu da hemolitik hastalık olarak bilinen

of the newborn.

3:50

yenidoğanda görülen bir durumdur.

Kalıp ifadeler

a condition known as + tıbbi ad

Bu cümlede a condition known as ... bir sağlık durumunun resmî adını tanıtır. Buradaki condition, yerine getirilmesi gereken bir “koşul” değil, bir sağlık sorunu ya da tıbbi durum demektir. Known as, condition sözcüğünü niteleyen geçmiş ortaç öbeğidir. a condition that is known as ... biçiminde açılabilir; as'ten sonraki sözler durumun adını verir.

Alıştırma

Tıbbi bir adı tanıtan kalıplaşmış ifadeyi tamamlayın: This is a condition known ____ sleep apnea.

Cevabı göster

as

Kelime

hemolytic disease of the newborn: tıbbi adın yapısı

Hemolytic disease of the newborn, yenidoğan bir bebeğin alyuvarlarının parçalandığı bir bozukluğun tıbbi adıdır. Hemolytic bu alyuvar parçalanmasını anlatır, disease temel isimdir ve of the newborn etkilenen hastayı belirtir. of the newborn ifadesinde newborn, “yenidoğan bebek” anlamında bir isimdir. Bu ifadede başka bir ismin önünde sıfat olarak kullanılmaz.

Alıştırma

Hemolytic disease of the newborn ifadesini hangi seçenek doğru açıklar?

  1. Yenidoğanın alyuvarlarının parçalanmasını içeren bir hastalığın adıdır.
  2. Her yenidoğana rutin olarak yapılan bir kan testinin adıdır.
  3. Yenidoğanın çok fazla alyuvar ürettiği bir hastalığın adıdır.
Cevabı göster

Yenidoğanın alyuvarlarının parçalanmasını içeren bir hastalığın adıdır.

Some cultures believe blood type

3:52

Bazı kültürler kan grubunun

to be associated with personality, Kalıp ifadeler

3:54

kişilikle ilişkili olduğuna inanır,

Kalıp ifadeler

to be associated with personality: nedensellik değil, ilişki

“Believe + nesne + to be + tümleç” yapısı, birinin neyi doğru kabul ettiğini aktarmanın resmî bir yoludur. Burada blood type nesnedir; to be associated with personality ise bazı kültürlerin kan grubu hakkında neye inandığını bildirir. “Be associated with”, “bir şeyle ilişkili olmak” veya “bir şeyle bağlantısı bulunmak” demektir. Bu ifade tek başına kan grubunun kişiliğe neden olduğunu ya da ilişkinin bilimsel olarak kanıtlandığını söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle, bir şeyin diğerine neden olduğunu iddia etmeden aralarındaki ilişkiyi bildirir?

  1. The survey proved that screen time caused shorter sleep duration in every child.
  2. Screen time means exactly the same thing as shorter sleep duration.
  3. The survey found that screen time was associated with shorter sleep duration.
Cevabı göster

The survey found that screen time was associated with shorter sleep duration.

though this is not supported by science. Dilbilgisi

3:56

ancak bu bilim tarafından desteklenmemektedir.

Dilbilgisi

though this is not supported by science: karşıtlık bildiren bir sınırlama eklemek

Though bir ödünleme bildirir: önceki ifadeyle karşıtlık oluşturan ve onu sınırlayan bir bilgi ekler. Tam ifade önce kültürel bir inancı aktarır, ardından bu yan cümle söz konusu inancın bilimsel desteği bulunmadığını belirtir. This, kan grubunun kişilikle ilişkili olduğu iddiasının tamamına gönderme yapar. Is not supported by science edilgen bir yapıdır ve bilimsel kanıtların bu iddiayı desteklemediği anlamına gelir. Bu, bilimin mutlaka tersini kanıtladığı anlamına gelmez; ancak iddiaya ne kadar güvenle yaklaşılabileceğini sınırlar.

Alıştırma

Hangi cümlede though, aktarılan inançla karşıtlık oluşturan bir sınırlama eklemek için kullanılmıştır?

  1. Some people believe the claim because it is supported by scientific evidence.
  2. Scientific evidence supports the claim, so some people believe it.
  3. Some people believe the claim, though it is not supported by scientific evidence.
Cevabı göster

Some people believe the claim, though it is not supported by scientific evidence.

And though the proportions of different blood types Dilbilgisi

3:59

Ve farklı kan gruplarının oranları

vary between human populations,

4:01

insan toplulukları arasında değişiklik gösterse de,

Dilbilgisi

Though ... vary between ...: bir farklılığı kabul etmek

Though, karşıtlık bildiren bir yan cümle başlatır. Önce gözlemlenebilir bir gerçeği kabul eder: farklı kan gruplarının oranları bütün insan topluluklarında aynı değildir. Ardından ana cümle, bu farklılığa rağmen geçerli olan bir noktayı belirtebilir. Burada though, because anlamına gelmez: farklılık kabul edilir, ancak bilim insanlarının belirsizliğinin nedeni olarak sunulmaz.

Alıştırma

Hangi cümle önce bölgeler arasındaki farklılığı kabul edip sonra bir şeyin hâlâ bilinmediğini söylüyor?

  1. The results vary between regions, so the cause remains unclear.
  2. Because the results vary between regions, the cause remains unclear.
  3. Though the results vary between regions, the cause remains unclear.
Cevabı göster

Though the results vary between regions, the cause remains unclear.

scientists aren't sure why they evolved, Dilbilgisi

4:03

bilim insanları neden evrimleştiklerinden emin değiller,

Dilbilgisi

aren't sure why they evolved: gömülü soruda söz dizimi

aren't sure why ... nedenin bilinmediğini belirtir. why they evolved yan cümlesi, aren't sure ifadesinin içeriğini veren dolaylı bir sorudur. why ile başlayan gömülü soru düz cümle söz dizimini kullanır: why + özne + fiil. why did they evolve değil, why they evolved denir. Buradaki they, daha önce sözü edilen farklı kan gruplarını belirtir.

Alıştırma

Gömülü soruyu the pattern ve change fiilinin basit geçmiş biçimiyle tamamlayın: Researchers aren't sure why ____ after last week's update.

Cevabı göster

the pattern changed

perhaps as protection against blood-borne diseases, Anlatım akışı

4:06

belki de kan yoluyla bulaşan hastalıklara karşı koruma olarak

or due to random genetic drift.

4:09

veya rastgele genetik sürüklenme nedeniyle.

Anlatım akışı

perhaps as ... or due to ...: olası açıklamalar sunmak

Perhaps, açıklamanın kanıtlanmış bir sonuç değil, bir olasılık olduğunu gösterir. Kapsamı ardından gelen iki seçeneği de içine alır: neden, kan yoluyla bulaşan hastalıklara karşı koruma ya da rastlantısal genetik sürüklenme olabilir. İki seçenek farklı biçimler kullanır, ancak cümlede aynı işi yapar. As protection against ... olası bir koruyucu işlevi anlatırken due to ... olası bir nedeni belirtir; or ise bunları alternatif açıklamalar olarak düzenler.

Alıştırma

Hangi cümle iki nedeni kanıtlanmış gerçekler olarak değil, olası açıklamalar olarak sunuyor?

  1. The plant's waxy leaves evolved as protection against drought, not because of random variation.
  2. The plant's waxy leaves may have evolved, perhaps as protection against drought or due to random variation.
  3. The plant's waxy leaves definitely evolved as protection against drought and due to random variation.
Cevabı göster

The plant's waxy leaves may have evolved, perhaps as protection against drought or due to random variation.

Finally, different species

4:11

Son olarak, farklı türlerin

have different sets of antigens.

4:13

farklı antijen setleri vardır.

In fact, the four main blood types

4:15

Aslında, biz insansı maymunların paylaştığı

shared by us apes Dilbilgisi

4:18

dört ana kan grubu,

Dilbilgisi

shared by us apes: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği

shared by us apes ifadesinde geçmiş zaman ortacı grubu, the four main blood types ifadesinden sonra gelir ve bu isim grubunu niteler. Bu, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir: the four main blood types which are shared by us apes. Kan grupları eylemden etkilenen taraftır; bu nedenle shared edilgendir. by edatından sonra us nesne biçimindedir, apes ise us ile kastedilen grubu belirtir. Bu bilimsel ifadede konuşmacı insanları da insansı maymunlar arasında sayar.

Alıştırma

Hangi ifade the files shared by both teams yapısını tam bir ilgi cümleciğine dönüştürür?

  1. the files that are shared with both teams
  2. the files that are shared by both teams
  3. the teams that share the files
Cevabı göster

the files that are shared by both teams

seem paltry in comparison Kalıp ifadeler

4:19

kıyaslandığında yetersiz görünüyor

to the 13 types found in dogs.

4:21

köpeklerde bulunan 13 türün yanında.

Kalıp ifadeler

seem paltry in comparison to: güçlü bir değerlendirme içeren karşılaştırma

X seems/seem paltry in comparison to Y yapısında seem, X'i paltry sıfatına bağlar; in comparison to ise karşılaştırma ölçütü olarak Y'yi getirir. İfade, X'in Y'nin yanında çok az, yetersiz veya önemsiz göründüğü anlamına gelir. Burada yalnızca dört kan grubunun on üçten daha az olduğu söylenmiyor. Paltry, konuşanın şu değerlendirmesini de ekler: Dört, karşılaştırıldığında şaşırtıcı derecede yetersiz ve önemsiz kalır. Bu yapı, başka bir şeyin yanında yetersiz görünen miktarlar, kaynaklar, sonuçlar veya başarılar için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, acil durum fonunun onarım faturasının yanında hayal kırıklığı yaratacak kadar küçük göründüğüne dair güçlü bir değerlendirme ifade eder?

  1. The emergency fund is enough to cover the repair bill.
  2. The emergency fund seems paltry in comparison to the repair bill.
  3. The emergency fund is smaller than it was last year.
Cevabı göster

The emergency fund seems paltry in comparison to the repair bill.