Yazılarınızı nasıl sürükleyici hâle getirebilirsiniz? - Victoria Smith: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
619 kelime 160 kel/dk

Video özeti: Bu ders, gerilimin açıkça gösterilen korkudan çok cevapsız bırakılan sorulardan doğduğunu açıklıyor. Bakış açısını sınırlama, atmosfer ve tempoyu biçimlendirme, dramatik ironiden yararlanma ve anlatıyı kritik bir anda kesme yöntemleriyle yazarların bilgiyi nasıl denetleyip beklentiyi sürdürdüğünü gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. not by revealing horrors, but by leaving the audience hanging in anticipation of them. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir yöntemi reddedip asıl stratejiyi göstermek için kullanılan paralel not by…, but by… yapısını öğrenin. Bu kalıp, bir etkinin nasıl elde edildiğini açıklarken işe yarar ve iki ayrı cümleye kıyasla yöntemler arasındaki karşıtlığı daha belirgin kılar. 2. keep the audience in the dark — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: İfadenin insanları gerçekten karanlıkta bırakmak değil, izleyiciden bilgi saklamak anlamına geldiğini kavrayın. Bir hikâyenin, kurumun veya kişinin bazı gerçekleri bilerek gizlemesini ve oluşan bilgi farkının başkalarını nasıl etkilediğini tartışırken kullanabilirsiniz. 3. cliffhanger. — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: Önemli bir açıklamadan hemen önce ya da tehlike çözülmeden anlatının kesildiği sonu belirten temel anlatı terimini öğrenin. Böylece roman, bölüm ve sezon sonlarını doğru biçimde tanımlayabilir, geciktirilen çözümün yarattığı beklentiyi de açıklayabilirsiniz.

Bu derste

What? Makes a good horror story.

0:07

İyi bir korku hikayesi nasıl olur?

Sure, you could throw in some hideous monsters, Öbek fiiller

0:09

Elbette içine iğrenç canavarlar,

Öbek fiiller

throw in: bir şeyi fazladan eklemek

Burada throw in, “bir şeyi fazladan eklemek” anlamına gelir ve çoğu zaman rahatça ya da fazla çaba harcamadan ekleme havası taşır. Konuşmacı canavarları olası bir hikâye unsuru olarak öneriyor; fiziksel bir fırlatma eyleminden söz etmiyor. throw in ayrılabilen bir öbek fiildir. İsim olan nesne ifadenin ardından (throw in some monsters) ya da iki parçasının arasında (throw some monsters in) gelebilir. Zamir ise normalde ortaya gelir: throw them in.

Alıştırma

“Rahatça fazladan eklemek” anlamıyla cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? The director decided to ____ a quick joke before the final scene.

  1. throw in
  2. throw at
  3. throw away
Cevabı göster

throw in

fountains of blood,

0:12

kan fıskiyeleri

and things jumping out from every corner.

0:13

ve her köşeden fırlayan şeyler koyabilirsiniz.

But as classic horror author H.P. Lovecraft wrote,

0:15

Ancak klasik korku yazarı H.P. Lovecraft'ın yazdığı gibi,

"The oldest and strongest kind of fear is fear of the unknown." Dilbilgisi

0:18

"En eski ve en güçlü duygu, bilinmeyene duyulan korkudur."

Dilbilgisi

The oldest and strongest kind of fear is...: güçlü bir tez ortaya koymak

The oldest and strongest kind of fear öznesi iki üstünlük derecesini bir araya getirir. oldest ve strongest birlikte bir korku türünü diğer tüm türlerin üstünde sıralar; bu nedenle cümle tarafsız bir betimlemeden çok güçlü bir iddia gibi duyulur. Bağ fiili “is”, bu üst sıradaki kategoriyi fear of the unknown ile ilişkilendirerek kategorinin ne olduğunu belirtir. Bu yüzden “The + üstünlük derecesi ... is ...” kalıbı kısa ve öz bir ana tez sunar; bu alıntıda bilinmeyeni korkunun derin bir kaynağı olarak çerçeveler.

Alıştırma

Bu cümlede üstünlük derecelerinin ve bağ fiilinin temel etkisi nedir? “The oldest and strongest kind of fear is fear of the unknown.”

  1. Bir korku türünü diğerlerinin üstünde sıralar ve bunun bilinmeyene duyulan korku olduğunu belirtir.
  2. İki ayrı korkuyu ortaya çıkış sırasına göre anlatır.
  3. Eski bir korkunun bilinmeyene duyulan korkudan daha güçlü olup olmadığını sorar.
Cevabı göster

Bir korku türünü diğerlerinin üstünde sıralar ve bunun bilinmeyene duyulan korku olduğunu belirtir.

And writers harness that fear, Kalıp ifadeler

0:23

Yazarlar bu korkuyu kullanırlar,

Kalıp ifadeler

harness that fear: korkuyu kontrol edilen bir güç olarak kullanmak

harness that fear ifadesindeki harness, “bir gücü kontrol altına alıp bir amaca ulaşmak için kullanmak” demektir. Korku, yazarların yalnızca hissettiği veya ortadan kaldırdığı bir şey değil, bir etki yaratmak için yönlendirebildiği bir güç olarak sunulur. Aktarılabilir kalıp harness + bir güç, kaynak, yetenek veya duygudur. harness energy, harness power, harness technology, harness creativity ve harness excitement gibi birleşimlerde sık görülür.

Alıştırma

Bu cümlede “kontrol edip kullanmak” anlamına gelen fiili seçin: A good coach can ___ the team's nervous energy before a big game.

  1. ignore
  2. harness
  3. describe
Cevabı göster

harness

not by revealing horrors, Dilbilgisi

0:25

dehşeti açığa çıkararak değil,

but by leaving the audience hanging in anticipation of them. Deyimler

0:27

izleyiciyi bunların beklentisi içinde merakta bırakarak.

Dilbilgisi

not by..., but by...: iki yöntemi karşılaştırmak

not by A, but by B kalıbı bir yöntemi reddeder ve gerçekten işe yarayan ya da kullanılan yöntemi belirtir. Burada iki by da araç veya yöntem bildirir: revealing horrors reddedilirken leaving the audience hanging in anticipation asıl teknik olarak sunulur. A ve B dil bilgisi bakımından paralel olmalıdır. Bu cümlede ikisi de -ing yapısıdır: by revealing... ve by leaving.... Bu paralellik karşıtlığın kolayca anlaşılmasını ve konuşmacının beklenen bir açıklamayı düzeltmesini sağlar.

Alıştırma

Cümleyi not by..., but by... kalıbının iki bölümüyle tamamlayın: You earn trust ____ making promises, ____ keeping them.

Cevabı göster

not by · but by

Deyimler

leave the audience hanging: izleyiciyi yanıt bekler halde bırakmak

Leaving the audience hanging, izleyiciye henüz yanıtı ya da sonucu vermeden onu çözümsüz bir durumda bekletmek demektir. Buradaki hanging mecazidir; kimse fiziksel olarak asılı değildir. Kalıp leave + kişi veya grup + hanging şeklindedir. Bir hikâyenin açıklamayı geciktirmesini anlatabileceği gibi, bir kişinin beklenen yanıtı ya da açıklamayı vermemesini de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi leave someone hanging ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The episode ended before revealing the winner and ____ until next week.

Cevabı göster

left the viewers hanging

That is,

0:31

Başka bir deyişle,

in a state of suspense. Kalıp ifadeler

0:31

bir gerilim hali içinde.

Kalıp ifadeler

in a state of suspense: gergin bir belirsizlik içinde beklemek

In a state of suspense, ne olacağını öğrenmeyi beklerken gergin bir belirsizlik içinde olmak demektir. Buradaki suspense, çözüme kavuşmamış bir sonucun yarattığı duygudur; yalnızca korku veya dehşet değildir. In a state of + isim, bir kişinin veya şeyin durumunu adlandırmak için kullanılan görece resmî bir kalıptır. Örneğin in a state of shock veya in a state of confusion şeklinde kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi “gergin bir belirsizlik içinde” anlamına gelen dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The crowd remained ____ until the winner was announced.

Cevabı göster

in a state of suspense

The most familiar examples of suspense

0:34

Gerilimin en tanıdık örnekleri

come from horror films and mystery novels.

0:36

korku filmlerinden ve gizem romanlarından gelir.

What's inside the haunted mansion?

0:39

Perili köşkün içinde ne var?

Which of the dinner guests is the murderer?

0:41

Akşam yemeği konuklarından hangisi katil?

But suspense exists beyond these genres. Kelime

0:43

Ancak gerilim bu türlerin ötesinde de vardır.

Kelime

beyond these genres: bir kategoriyle sınırlı olmamak

beyond these genres ifadesinde beyond soyut bir sınırı gösterir: gerilim, az önce anılan türlerle sınırlı değildir; başka hikâye türlerinde de bulunur. Burada beyond fiziksel bir konumu anlatmaz. Bu kalıp bir düşüncenin, etkinin veya sorunun bir kategori, grup ya da sınırın dışına ulaştığını gösterebilir.

Alıştırma

“Suspense exists beyond these genres” cümlesinde beyond these genres ne anlama gelir?

  1. Gerilim yalnızca daha önce anılan türlerde bulunur.
  2. Gerilim başka türlerde de görülür.
  3. Gerilim fiziksel olarak bu türlerin arkasındadır.
Cevabı göster

Gerilim başka türlerde de görülür.

Will the hero save the day? Deyimler

0:46

Kahraman günü kurtaracak mı?

Deyimler

save the day: kritik anda bir krizi çözmek

Save the day, kritik bir anda önemli bir sorunu çözmek, başarısızlığı önlemek veya kötü bir durumu iyi bir sonuca çevirmek anlamına gelen bir deyimdir. Buradaki day, takvimdeki belirli bir günü anlatmaz. Will the hero save the day? sorusu, kahramanın tehlikeyi atlatıp iyi bir sonuç sağlayıp sağlayamayacağını sorar. Özne, sıradan bir kişi olabileceği gibi gereken çözümü sunan bir plan veya araç da olabilir.

Alıştırma

“Acil sorunu son anda çözdü” anlamındaki deyimle cümleyi tamamlayın: When the projector failed just before the presentation, Ava found a spare cable and ____.

Cevabı göster

saved the day

Will the couple get together in the end? Öbek fiiller

0:48

Çift sonunda bir araya gelecek mi?

Öbek fiiller

couple get together: romantik bir ilişkiye başlamak

Bu soruda get together, “romantik bir ilişkiye başlamak” ya da “sevgili olmak” demektir. the couple ve in the end ifadeleri, sorunun insanların yalnızca aynı yerde buluşmasıyla değil, bir aşk hikâyesinin sonucuyla ilgili olduğunu gösterir. Get together ayrıca “sosyal amaçla buluşmak” anlamına da gelebilir. İfadenin sıradan bir buluşmayı mı yoksa romantik bir değişimi mi anlattığına karar vermek için ilgili kişilere ve hikâyenin bağlamına bakın.

Alıştırma

Nia ve Sam aylarca birbirlerinden hoşlandıktan sonra ilk kez sevgili oldular. Hangi cümle bu anlamı ifade eder?

  1. They finally got back together.
  2. They finally met up.
  3. They finally got together.
Cevabı göster

They finally got together.

And what is the dark secret Kalıp ifadeler

0:50

Ve ana karaktere bu kadar acı veren

Kalıp ifadeler

dark secret: ciddi veya rahatsız edici gizli bir gerçek

Dark secret; utanç, zarar, yanlış davranış, acı veya tehlikeyle bağlantılı gizli bir gerçektir. Buradaki dark mecazidir: renk ya da ışığı anlatmak yerine güçlü biçimde olumsuz veya rahatsız edici bir nitelik ekler. Bunun gibi bir hikâye sorusunda ifade, sırrın açığa çıkmasının bir kişiyi ya da durumu anlama biçimini değiştirebileceğini düşündürür. Yalnızca a secret demekten daha ciddi ve dramatik duyulur.

Alıştırma

Yargı: Birinin sıradan kahvaltı tercihine a dark secret demek normalde doğal ve tarafsızdır.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

that causes the main character so much pain? Dilbilgisi

0:52

o karanlık sır nedir?

Dilbilgisi

“causes the main character so much pain” içindeki cause + kişi + pain

Causes the main character so much pain, “ana karakterin çok büyük bir acı yaşamasına neden olur” anlamına gelir. cause + etkilenen kişi + yük veya zarar bildiren isim yapısında the main character etkilenen kişidir; so much pain ise ortaya çıkan olumsuz sonuçtur. So much, acının miktarını güçlendirir. Pain fiziksel acıyı gösterebilir, ancak duygusal veya psikolojik sıkıntı anlamına da gelebilir. Rahatsız edici bir sırla ilgili bir hikâyede bu ifade, bedensel acıdan çok içsel sıkıntıyı anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle cause + etkilenen kişi + yük bildiren isim yapısını doğru kullanır?

  1. The long delay caused the passengers to a lot of stress.
  2. The long delay caused the passengers a lot of stress.
  3. The long delay caused to the passengers a lot of stress.
Cevabı göster

The long delay caused the passengers a lot of stress.

The key to suspense is that it sets up a question Notlar

0:55

Gerilimin sırrı, izleyicinin cevap almayı umduğu

Dilbilgisi

Temel bir işleyişi belirtmek için The key to X is that...

The key to X is that + cümlecik, “X hakkındaki en önemli şey, ardından gelen gerçek veya işleyiştir” anlamına gelir. Buradaki key fiziksel bir anahtar değil, mecazi olarak “kilit nokta”dır. Bu cümlede konuşmacı gerilimin temel işleyişini belirtir: izleyicinin aklında bir soru oluşturur. Dil bilgisi bakımından to bir edattır ve ardından suspense ismi gelir. is that ifadesinden sonra it sets up a question gibi tam bir cümlecik kullanılır. Bu kalıp bir konuyu ortaya koyar ve ardından onu neyin işlevsel kıldığını açıkça anlatır.

Alıştırma

Cümleyi The key to X is that + cümlecik kalıbıyla tamamlayın: ____ effective teamwork ____ everyone shares information clearly.

Cevabı göster

The key to · is that

Kalıp ifadeler

set up a question: daha sonra yanıtlanacak bir soru oluşturmak

Bu cümlede set up a question, izleyicinin zihninde bir soru doğurmak ve hikâyenin geri kalanına araştıracağı ya da yanıtlayacağı bir konu vermek anlamına gelir. Bir karakterin bu soruyu sesli olarak sorması gerekmez. Burada set up, “ekipman kurmak” değil, “bir şey için gerekli koşulları oluşturmak” anlamındadır. Sorunun daha sonra gelecek içeriği nasıl düzenlediğini ve gerilim yaratmaya nasıl yardımcı olduğunu vurgular.

Alıştırma

Hangi cümle, bir karakterin soruyu mutlaka sesli olarak sorması gerekmeden hikâyenin izleyiciye düşüneceği bir soru sunduğunu anlatır?

  1. The host asks the guest a question during the interview.
  2. The technician sets up the camera before filming.
  3. The opening scene sets up a question that the rest of the film gradually answers.
Cevabı göster

The opening scene sets up a question that the rest of the film gradually answers.

or several that the audience hopes to get an answer to Kalıp ifadeler

0:58

bir veya birkaç soru ortaya atmasında

Kalıp ifadeler

hopes to get an answer to: to neden sonda kalır

get an answer to ifadesi, “belirli bir sorunun yanıtını almak veya bulmak” anlamına gelir. to edatı, yanıtın hangi soruya veya talebe yönelik olduğunu gösterir; örneğin an answer to the question veya an answer to our request. Burada several, “several questions” anlamındadır ve that bu sorulara gönderme yapar. İlgi cümleciğinin içinde, sondaki to hâlâ an answer to kalıbının bir parçasıdır: questions that the audience hopes to get an answer to. hopes to get içindeki ilk to mastar yapısını kurar; sondaki to ise bu kalıpta answer sözcüğünden sonra gereken edattır.

Alıştırma

Cümleyi gerekli edatla tamamlayın: We still haven't received an answer ____ our request.

Cevabı göster

to

and delays that answer Kalıp ifadeler

1:02

ve o cevabı geciktirmesinde,

while maintaining their interest Dilbilgisi

1:03

bu arada ilgilerini canlı tutarak

and keeping them guessing. Deyimler

1:05

tahmin yürütmelerini sağlamasındadır.

Kalıp ifadeler

delays that answer: cevabı daha sonra vermek

Burada delays geçişli bir fiildir: delays that answer, “o cevabın daha sonra gelmesini sağlar” demektir. That answer, izleyicinin beklediği cevaba gönderme yapar; yani yazar ya da hikâye bu bilgiyi bir süre açıklamaz. delay + isim kalıbı yalnızca ulaşım veya tarifeler için kullanılmaz. delay an answer, a decision ya da an announcement örneklerinde olduğu gibi bilgi ve olaylarla da kullanılabilir. Bu bağlamda gecikme bilinçlidir ve merak duygusu yaratmaya yardımcı olur.

Alıştırma

Hangi cümle, bilgiyi bir süre açıklamamak anlamında answer sözcüğünü delay fiilinin doğrudan nesnesi olarak doğal biçimde kullanır?

  1. The mystery delays to answer until the last page.
  2. The mystery delays for the answer until the last page.
  3. The mystery delays the answer until the last page.
Cevabı göster

The mystery delays the answer until the last page.

Dilbilgisi

while maintaining ... and keeping ...: paralel ve eş zamanlı eylemler

While maintaining their interest and keeping them guessing, ana eylemle aynı anda gerçekleşen iki eylem veya etki ekleyen indirgenmiş bir while yan cümlesidir. Burada cevap geciktirilirken izleyicinin ilgisi canlı kalır ve izleyici tahmin yürütmeye devam eder. Maintaining ve keeping, and ile bağlanan paralel -ing biçimleridir. İkisinin de örtük öznesi normalde ana cümlenin öznesidir; yani aynı kişi, şey veya süreç hem ana eylemi hem de ona eşlik eden iki eylemi gerçekleştirir.

Alıştırma

Cümleyi maintain ve keep fiillerinin -ing biçimleriyle tamamlayın: The presenter answered questions while ____ eye contact and ____ her voice calm.

Cevabı göster

maintaining · keeping

Deyimler

keep someone guessing: birini belirsizlik içinde tutmak

keep someone guessing ifadesinde kişi veya grup cevabı, sonucu ya da bir sonraki hamleyi bilecek kadar bilgiye sahip değildir; bu yüzden tahmin yürütmeye devam eder. Bu cümlede them seyirciyi ifade eder ve keeping them guessing, seyircinin belirsizlik içinde kalmasını sağlamak anlamına gelir. Yapı keep + nesne + fiil-ing şeklindedir ve devam eden bir eylemi veya durumu gösterir. Bu yaygın ifadede asıl fikir, tahminlerin gerçekten yüksek sesle söylenmesi değil, kişinin hâlâ emin olamamasıdır.

Alıştırma

Cümleyi keep someone guessing ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın. Nesne olarak the audience kullanın: During last night's show, the changing clues ____ until the final scene.

Cevabı göster

kept the audience guessing

So what are some techniques you can use

1:07

Peki bunu kendi yazarlığınızda başarmak için

to achieve this in your own writing?

1:09

kullanabileceğiniz teknikler nelerdir?

Limit the point of view. Anlatım akışı

1:12

Bakış açısını sınırlandırın.

Anlatım akışı

Limit the point of view.: emir cümlesi biçiminde başlık

Limit the point of view. bir emir cümlesidir: fiilin yalın biçimi olan limit ile başlar ve you öznesi açıkça söylenmek yerine anlamdan çıkarılır. Burada daha önce gerçekleşmiş bir olayı bildirmek yerine, sıradaki yazma stratejisini duyuran kısa bir başlık gibi çalışır. Eğitimler ve sunumlar, bilgiyi açık ve uygulanabilir adımlara ayırmak için genellikle Fiil + nesne biçimindeki başlıkları kullanır. Buradaki limit, bakış açısını tamamen kaldırmak değil, seyircinin hikâyedeki bilgilerin ne kadarına ulaşabileceğini bilinçli biçimde kontrol etmek anlamına gelir.

Alıştırma

Bir yazma eğitiminde Limit the point of view. bilgiyi düzenlemek açısından hangi işlevi görür?

  1. Sıradaki yazma stratejisini yapılacak bir eylem olarak tanıtır.
  2. Önceki bir taslakta tamamlanmış bir değişikliği bildirir.
  3. Seyirciden anlatıcının kim olduğunu belirlemesini ister.
Cevabı göster

Sıradaki yazma stratejisini yapılacak bir eylem olarak tanıtır.

Instead of an omniscient narrator Notlar

1:14

Her şeyi görüp aktarabilen

who can see and relay everything that happens,

1:16

her şeyi bilen bir anlatıcı yerine,

Kelime

an omniscient narrator: her şeyi bilen anlatıcı sesi

An omniscient narrator, hikâyenin her yerindeki olayları bilen ve birden çok karakterin düşüncelerini ya da duygularını açıklayabilen anlatıcı sesidir. Omniscient yalnızca zeki değil, her şeyi bilen anlamına gelir. Bu anlatıcı tek bir karakterin bilgisiyle sınırlı olmadığı için hiçbir karakterin tek başına sahip olmadığı bilgileri okura verebilir. Cümlede bu bakış açısının reddedilmesi, bazı bilgileri gizli tutabilecek daha sınırlı bir karakter bakış açısının seçilmesi anlamına gelir.

Alıştırma

Birden fazla karakterin ne düşündüğünü ve farklı yerlerde neler olduğunu açıklayabilen anlatıcıyı hangi terim tanımlar?

  1. a limited narrator
  2. an unreliable narrator
  3. an omniscient narrator
Cevabı göster

an omniscient narrator

tell the story from the perspective of the characters. Kalıp ifadeler

1:19

hikayeyi karakterlerin perspektifinden anlatın.

Dilbilgisi

Instead of A, tell...: bir seçeneği reddedip alternatif önermek

Instead of A, B kalıbı A'yı seçilmeyen seçenek, B'yi ise onun yerine yapılacak eylem olarak sunar. Bu cümlede her şeyi bilen bir anlatıcı kullanmak reddedilen seçenektir; tell the story from the perspective of the characters ise önerilen eylemdir. Instead of ifadesinden sonra bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelir. Burada an omniscient narrator isim öbeği kullanılmıştır; örtük eylem, bu tür bir anlatıcı kullanmaktır. Ana yönerge tell ile başlayan emir cümlesindedir.

Alıştırma

Hangi cümlede bir seçeneği reddedip başka bir seçenek önermek için Instead of doğru kullanılmıştır?

  1. Instead of add more slides, explain the main result clearly.
  2. Instead adding more slides, explain the main result clearly.
  3. Instead of adding more slides, explain the main result clearly.
Cevabı göster

Instead of adding more slides, explain the main result clearly.

Kalıp ifadeler

from the perspective of the characters: bakış açısının kaynağını belirtme

From the perspective of the characters, hikâyenin karakterlerin bildikleri, fark ettikleri, hissettikleri veya inandıkları üzerinden sunulduğunu belirtir. Bilginin nasıl gösterileceğini belirleyen bakış açısının kime ait olduğunu açıklar; ancak anlatıcının bu bakış açısına katıldığı anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı from the perspective of + isim öbeğidir. of sonrasındaki isim öbeği, bakış açısı kullanılan kişiyi, grubu veya rolü belirtir; bu nedenle of ifadesi bu kaynak olmadan bırakılamaz.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The article examines the housing plan ____ local residents.

Cevabı göster

from the perspective of

They may start off knowing Öbek fiiller

1:22

Başlangıçta izleyici kadar az şey

just as little as the audience does. Dilbilgisi

1:23

biliyor olabilirler.

Öbek fiiller

start off knowing: başlangıçtaki bilgi durumunu anlatma

Start off, bir sürecin veya hikâyenin başlangıcını belirtir. Buradaki start off knowing, “başlangıçta belirli bir bilgi düzeyinde olmak” anlamına gelir; off fiziksel bir hareketi anlatmaz. start off + -ing yapısı, bir kişinin ilk başta ne yaptığını veya yaşadığını; start off + sıfat ise başlangıç durumunu anlatabilir. Bu yapı çoğu zaman dinleyiciyi daha sonraki bir değişime hazırlar. May, başlangıç durumunun kesinlik değil olasılık olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi start off + -ing yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At first, Lena ____ almost nothing about the project.

Cevabı göster

started off knowing

Dilbilgisi

just as little as ... does: eşit derece ve yardımcı fiille ikame

Just as little as the audience does, onların ve seyircilerin aynı derecede az bilgiye sahip olduğunu anlatır. just as + derece sözcüğü + as yapısı eşit dereceleri karşılaştırır; just bu eşitliğin tam olduğunu vurgular. Sondaki does, şimdiki zamanı taşır ve the audience ile uyum gösterir; tekrarlanacak knows just as little fiil öbeği ise düşürülür. Yani the audience does, the audience knows just as little ile aynı içeriği verir.

Alıştırma

knows fiilini tekrarlamayı önleyen yardımcı fiili yazın: Maya knows just as little as her teammate ____.

Cevabı göster

does

And as they learn more, Dilbilgisi

1:25

Ve onlar daha fazlasını öğrendikçe,

so do we.

1:27

biz de öğreniriz.

Dilbilgisi

As ..., so do we: paralel değişimleri bağlama

Burada as, “-iken” ya da “durum geliştikçe” anlamındadır: karakterler zamanla daha fazla şey öğrenir. Ardından gelen so, izleyicilerin değişimini karakterlerinkiyle ilişkilendirerek “onlar daha fazlasını öğrendikçe biz de öğreniriz” anlamını verir. So do we yapısında özne-yardımcı fiil devrikliği vardır: so + do + we. Do, learn more ifadesinin yerini tutar. Tam as ..., so ... kalıbında bu yalnızca “biz de” anlamında bir yanıt değildir; iki öğrenme sürecini paralel biçimde sunar.

Alıştırma

Hangi cümle paralel gelişen iki artışı göstermek için as ..., so ... yapısını doğru kullanır?

  1. As online orders increased, so delivery times did.
  2. As online orders increased, so did delivery times.
  3. As online orders increased, so were delivery times.
Cevabı göster

As online orders increased, so did delivery times.

Classic novels like Dracula, for example,

1:28

Örneğin, Dracula gibi klasik romanlar

are told through letters and diary entries Anlatım akışı

1:30

mektuplar ve günlük girdileri aracılığıyla anlatılır,

Anlatım akışı

are told through letters and diary entries: anlatım aracını through ile belirtme

are told through letters and diary entries ifadesinde edilgen are told, romanları konu olarak önde tutar; through letters and diary entries ise hikâyelerin sunulduğu aracı veya biçimi belirtir. Buradaki through, bir yerin içinden geçmek değil, ‘aracılığıyla’ anlamına gelir. Ayrıca bilginin nasıl düzenlendiğini gösterir: Okur, olayları yalnızca karakterlerin belgeleri onları ortaya çıkardıkça öğrenir.

Alıştırma

Hangi cümle, kaydedilmiş röportajların hikâyeyi sunmak için kullanılan araç olduğunu söylüyor?

  1. The story is told in the first person.
  2. The story is told through a series of recorded interviews.
  3. The story is told by a retired detective.
Cevabı göster

The story is told through a series of recorded interviews.

where characters relate what they've experienced

1:33

burada karakterler yaşadıklarını aktarır

and fear what's to come. Kalıp ifadeler

1:35

ve gelecek olandan korkarlar.

Kalıp ifadeler

fear what's to come: gelecekte olacaklardan korkmak

fear what's to come ifadesinde what's, what is yapısının kısaltılmış biçimidir. what's to come yan cümlesinin tamamı ‘gelecekte gerçekleşecek olaylar’ anlamına gelir ve fear fiilinin nesnesi olarak kullanılır. Buradaki is to come, bu olayların henüz gelecekte olduğunu gösterir. to ile kurulan mastar amaç bildirmez; what's to come, isim gibi işlev gören tek bir bütündür.

Alıştırma

Cümleyi what is to come yapısının kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: No one knows ____, but we can prepare.

Cevabı göster

what's to come

Next,

1:38

İkincisi,

choose the right setting and imagery. Anlatım akışı

1:38

doğru mekânı ve imgeleri seçin.

Anlatım akışı

right setting and imagery: uygun mekân ve duyusal imgeler

Burada right, sağ tarafta olan değil, amaçlanan hava ya da etkiye uygun olan demektir. Setting, bir hikâyenin zamanı, yeri ve çevresidir; imagery ise görüntü, ses, doku, koku veya başka duyusal izlenimler uyandıran sözcükler ya da görsel ayrıntılardır. Setting ile imagery yan yana getirilerek iki yaratıcı seçim düzenlenir: hikâyenin hangi dünyada geçtiği ve izleyicinin bu dünyayı hangi duyusal ayrıntılarla deneyimlediği. Imagery yalnızca fiziksel resimler anlamına gelmez.

Alıştırma

Edebî çözümlemede imagery genellikle neyi ifade eder?

  1. Hikâyenin geçtiği zaman ve yer
  2. Hikâyedeki olayların sırası
  3. Görüntü, ses, doku veya başka duyusal izlenimler uyandıran ayrıntılar
Cevabı göster

Görüntü, ses, doku veya başka duyusal izlenimler uyandıran ayrıntılar

Old mansions or castles

1:41

Dolambaçlı salonları ve gizli geçitleri olan

with winding halls and secret passageways Kalıp ifadeler

1:43

eski konaklar veya kaleler,

Kalıp ifadeler

with winding halls and secret passageways: dolambaçlı koridorlar ve gizli geçitler

With winding halls and secret passageways, Old mansions or castles ifadesini niteleyen bir edat öbeğidir. Bu yapılara iki özellik ekler: kıvrılarak yön değiştiren koridorlar ve farklı alanlar arasındaki gizlenmiş geçiş yolları. Bu ayrıntılar birlikte mekânı labirent gibi ve anlaşılması güç gösterir. Burada winding, kıvrımlı bir yol izleyen anlamındadır; rüzgâra açık ya da rüzgârlı anlamındaki windy değildir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz seçeneği seçin. Winding sözcüğündeki ünlüye ve sona odaklanın.

  1. The old library has winding halls and secret passageways.
  2. The old library has windy halls and secret passageways.
Cevabı göster

The old library has winding halls and secret passageways.

suggest that disturbing things are being concealed. Dilbilgisi

1:46

rahatsız edici şeylerin gizlendiğini ima eder.

Dilbilgisi

suggest that ... are being concealed: işaret etme ve devam eden edilgen eylem

Burada suggest, 'önermek' değil, 'işaret etmek' veya 'düşündürmek' anlamındadır. Bir işaret, görüntü ya da ayrıntı suggest that yapısıyla bir şeyin doğru olduğunu düşündürebilir; that yan cümlesi kanıtın yönelttiği sonucu belirtir. Are being concealed, şimdiki zamanda devam eden edilgen yapıdır: are being + geçmiş zaman ortacı. Rahatsız edici şeylerin şu anda gizlenmekte olduğunu öne çıkarır ve bunu yapan kişiyi belirtmez.

Alıştırma

Hangi cümlede suggest 'işaret etmek' anlamındadır ve devam eden gizlemeyi anlatmak için edilgen ilerleyici yapı kullanılmıştır?

  1. The covered windows suggest to conceal something.
  2. The covered windows suggest that something is concealing.
  3. The covered windows suggest that something is being concealed.
Cevabı göster

The covered windows suggest that something is being concealed.

Nighttime fog and storms

1:50

Gece sisleri ve fırtınalar,

all play similar roles Kalıp ifadeler

1:52

görüşü kısıtlamak

in limiting visibility Kalıp ifadeler

1:54

ve karakterlerin hareketlerini sınırlandırmak gibi

and restricting characters' movements.

1:56

benzer roller oynarlar.

Kalıp ifadeler

all play similar roles: hepsi benzer işlevler görür

Play similar roles ifadesinde play, 'oynamak' değil, 'bir işlevi yerine getirmek' veya 'işlev görmek' anlamındadır. Bu ifade, birkaç şeyin tamamen aynı olmasalar bile benzer işlevlere ya da etkilere sahip olduğunu belirtir. All, daha önce sözü edilen şeyleri tek bir grup hâlinde toplar. Burada birden fazla şeyi belirttiği için play kullanılır ve roles çoğul olur; ardından in + -ing, in limiting visibility örneğinde olduğu gibi rollerin hangi konuda benzer olduğunu gösterir.

Alıştırma

'Benzer işlevler görmek' anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: In this app, icons and labels ____ in helping users find tools.

Cevabı göster

play similar roles

Kalıp ifadeler

limiting visibility and restricting characters' movements: paralel -ing öbekleri

Bu cümlede limiting visibility ve restricting characters' movements birbirine paralel iki -ing öbeğidir. Bir şeyin zorluk yaratmasının iki yolunu belirtir: insanlar eskisi kadar net göremez ve karakterler eskisi kadar serbest hareket edemez. Burada visibility, sis veya karanlık gibi koşullarda insanların ne kadar net ya da ne kadar uzağı görebildiği anlamındadır. Limit visibility ve restrict someone's movements, çevresel veya fiziksel kısıtlamaları anlatmak için kullanılan yaygın fiil-isim eşleşmeleridir.

Alıştırma

Hangi tamamlama doğal sözcük eşleşmeleri ve paralel -ing biçimleri kullanır? Heavy snow can make travel dangerous by ___.

  1. limiting visible and restricting to move
  2. limiting visibility and restricting to movement
  3. limiting visibility and restricting movement
Cevabı göster

limiting visibility and restricting movement

That's why Victorian London is such a popular setting. Kültür

1:58

Viktorya dönemi Londra'sının bu kadar popüler bir mekân olmasının nedeni budur.

Kültür

Victorian London: Kraliçe Victoria'nın hükümdarlığı dönemindeki Londra

Victorian London, 1837'den 1901'e kadar süren Kraliçe Victoria'nın hükümdarlığı dönemindeki Londra'yı ifade eder. Victorian bir tarihsel dönemi belirtir; dolayısıyla bu ifade sıradan bir yer adından daha fazlasıdır. Kurmaca eserlerde bu ifade çoğunlukla kalabalık sokaklar, kömür dumanı, sis, gaz lambaları ve keskin toplumsal karşıtlıklarla ilişkilendirilen bir sanayi kentini çağrıştırır. Bu tanıdık imgeler gizem, gotik veya korku anlatılarının mekânlarını destekleyebilir ve konuşmacının yorumunu açıklar; bunlar gerçek şehrin eksiksiz bir resmi değil, kültürel bir kısa yoldur.

Alıştırma

Bu cümlede Victorian London en doğrudan neyi belirtir?

  1. Yalnızca Kraliçe Victoria'nın Londra'daki sarayı
  2. Günümüz Londra'sında eski görünümlü binaları olan herhangi bir bölge
  3. Kraliçe Victoria'nın hükümdarlığı dönemindeki Londra
Cevabı göster

Kraliçe Victoria'nın hükümdarlığı dönemindeki Londra

And even ordinary places and objects

2:02

Hatta sıradan yerler ve nesneler bile

can be made sinister, Dilbilgisi

2:05

uğursuz hale getirilebilir,

Dilbilgisi

can be made sinister: can be made + sıfat kalıbı

can be made sinister ifadesinde make, “üretmek” değil, “bir şeyin belli bir hâle gelmesine neden olmak” anlamındadır. Etken make + nesne + sıfat kalıbı edilgende nesne + can be made + sıfat olur. Edilgen yapı ordinary places and objects ifadesini odağa alır. Betimleme, ışık veya ses gibi yaratıcı seçimlerin bunlara tekinsiz bir etki kazandırabileceğini anlatır.

Alıştırma

Olası bir etki değişimini anlatmak için can be made + sıfat yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. With careful lighting, a plain room can make sinister.
  2. With careful lighting, a plain room can be made into sinister.
  3. With careful lighting, a plain room can be made sinister.
Cevabı göster

With careful lighting, a plain room can be made sinister.

as in the Gothic novel Rebecca, Kültür

2:07

tıpkı kahramanın yeni evindeki çiçeklerin

Kültür

the Gothic novel Rebecca: edebî bir tür olarak Gothic

Burada Gothic bir edebiyat geleneğini niteler; Rebecca ise Daphne du Maurier'nin bir romanının adıdır. Sözcük burada öncelikle Gotik mimariyi veya günümüz gotik giyim tarzını anlatmaz. Gotik kurgu; sırlar, psikolojik tehditler ve heybetli ya da ıssız mekânlar yoluyla çoğu zaman huzursuzluk yaratır. Rebecca'nın Gotik roman olarak adlandırılması, söz konusu sıradan yerlerin veya nesnelerin neden uğursuz gelebileceğini açıklar.

Alıştırma

the Gothic novel Rebecca ifadesinde Gothic neyi belirtir?

  1. Yalnızca bir Orta Çağ mimari üslubu
  2. Koyu renkli giysilere dayalı modern bir moda akımı
  3. Gizem, korku ve baskıcı mekânları sık kullanan bir edebiyat geleneği
Cevabı göster

Gizem, korku ve baskıcı mekânları sık kullanan bir edebiyat geleneği

where the flowers at the protagonist's new home

2:09

kan kırmızısı olarak tarif edildiği

are described as blood red. Deyimler

2:12

Gotik roman Rebecca'da olduğu gibi.

Deyimler

blood red: renkle tehditkâr bir imge yaratmak

Blood red, kana benzeyen bir kırmızıyı ifade eder. Bu cümlede yalnızca bir renk tonunu belirtmez; blood sözcüğü yaralanma, şiddet ve tehlike çağrışımlarını da taşır. Bu imgenin çiçeklere uygulanması, güzel bir şeyi uğursuz gösterir. Betimleyici yazıda bir renk benzetmesi, okurun zihninde canlanan görüntünün yanı sıra hissettiği havayı da şekillendirebilir.

Alıştırma

Kırmızı bir gökyüzünü tehditkâr göstermek için kan imgesini en doğrudan kullanan ifade hangisidir?

  1. blood red
  2. pale red
  3. dark red
Cevabı göster

blood red

Three, play with style and form. Anlatım akışı

2:17

Üçüncüsü, üslup ve biçimle oynayın.

Anlatım akışı

play with style and form: yaratıcı seçimlerle denemeler yapmak

Burada play with, oyun oynamak değil, farklı olasılıkları özgürce ve bilinçli biçimde denemek anlamına gelir. Ardından gelen style and form, tavsiyenin yaratıcı seçimlerle ilgili olduğunu gösterir: style bir eserin kulağa nasıl geldiği veya nasıl göründüğü, form ise nasıl düzenlendiği ya da sunulduğudur. Three'den sonra gelen kısa bir emir yapısı olan play with style and form, tavsiye listesindeki üçüncü eylemi verir. Dikkati eserin ne söylediğinden, yaratıcının onu nasıl biçimlendirip sunduğuna kaydırır.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The workshop encourages young writers to ____ by mixing diary entries with news reports.

Cevabı göster

play with style and form

You can build suspense Kalıp ifadeler

2:20

Sadece ne olduğuna değil,

Kalıp ifadeler

build suspense: merak ve gerilimi adım adım artırmak

Build suspense, izleyicinin ne olacağı konusunda giderek daha fazla belirsizlik ve merak hissetmesini sağlamak demektir. Burada build gerçek anlamda bir şey inşa etmeyi değil, zamanla artan bir etkiyi anlatır. Bu, build + soyut isim biçimindeki yaygın bir kalıptır. Build suspense ifadesinde bilgi geciktirilerek, ipuçları yavaş yavaş açıklanarak veya tempo kontrol edilerek merak ve gerilim artırılır. İlgili kullanımlar arasında build tension, build trust, build confidence ve build momentum bulunur.

Alıştırma

Hangi cümlede build suspense zamanla artan bir etkiyi anlatmak için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The long pause helps build suspense before the final answer.
  2. The crew uses bricks to build suspense beside the stage.
  3. The long pause helps build a suspense before the final answer.
Cevabı göster

The long pause helps build suspense before the final answer.

by carefully paying attention

2:21

nasıl aktarıldığına ve hızına da

not just to what happens, Dilbilgisi

2:22

dikkatlice odaklanarak

but how it's conveyed and paced.

2:24

gerilim inşa edebilirsiniz.

Dilbilgisi

not just to what happens, but how...: odağı sunuluş biçimine genişletmek

not just X, but Y kalıbı odağın kapsamını genişletir. Burada hem ne olduğuna hem de bunun nasıl sunulup temposunun nasıl ayarlandığına dikkat edilir; ikinci nokta daha güçlü biçimde vurgulanır. What happens ve how it's conveyed and paced, dikkat edilen içeriği belirten gömülü yan cümlelerdir. Bu nedenle doğrudan soru devriği yerine düz cümle sözcük dizilimini kullanırlar. İkinci to, paying attention to ifadesinden anlaşılır. Ayrıca conveyed ve paced aynı is yardımcı fiilini paylaşır; açık hâli how it is conveyed ve how it is paced şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümle, odağı işlevden çalışma biçimine genişletmek için kalıbı doğru kullanır?

  1. A good review explains not just what does the product do, but also how does it work.
  2. A good review explains not just what the product does, and how it works.
  3. A good review explains not just what the product does, but also how it works.
Cevabı göster

A good review explains not just what the product does, but also how it works.

Edgar Allan Poe conveys the mental state Kalıp ifadeler

2:27

Edgar Allan Poe, "Gammaz Yürek"te

of the narrator in "The Tell-Tale Heart" Kültür

2:29

anlatıcının ruh halini

Kalıp ifadeler

the mental state: bir kişinin psikolojik durumu

Bu cümlede the mental state, anlatıcının o andaki psikolojik durumunu, yani olayları nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve yorumladığını ifade eder. Buradaki state, “durum” demektir; bir ülke veya ABD'deki bir eyalet anlamına gelmez. Edebî çözümlemede mental state, fear veya anger gibi tek bir duygudan daha geniştir. Düşünceler, duygular, algı ve psikolojik istikrarın genel örüntüsünü anlatabilir; ancak ifade tek başına tıbbi bir tanı belirtmez.

Alıştırma

“The counselor assessed Leo's mental state.” cümlesinde mental state ne anlama gelir?

  1. Leo'nun o andaki psikolojik durumu
  2. Leo'nun geldiği ülke
  3. Leo'nun yaşadığı ABD eyaleti
Cevabı göster

Leo'nun o andaki psikolojik durumu

with fragmented sentences that break off suddenly. Anlatım akışı

2:32

aniden kesilen parçalanmış cümlelerle aktarır.

Kültür

The Tell-Tale Heart: başlıktaki tell-tale sözcüğünün anlamı

The Tell-Tale Heart, Edgar Allan Poe'nun 1843 tarihli bir kısa öyküsüdür. Anlatıcısı bir cinayeti anlatırken aklı başında olduğunda ısrar eder. Bu temel bağlam, aniden kesilen parçalı cümlelerin neden onun tedirginliğini ve güvenilmez ruh hâlini gösterebildiğini anlamaya yardımcı olur. Başlıktaki tell-tale, “gizli bir şeyi ortaya çıkaran” veya “bir sırrı ele veren” anlamındadır. Anlatıcı, kurbanın kalbinin attığını duyduğuna inanır ve bu ses onu suçu açıklamaya sürükler. Dolayısıyla başlık, kelimenin gerçek anlamıyla hikâye anlatan bir kalpten söz etmez.

Alıştırma

The Tell-Tale Heart başlığında tell-tale en yakın hangi anlama gelir?

  1. Eğlenceli bir hikâyeyi sesli anlatan
  2. Gizli bir gerçeği veya sırrı ortaya çıkaran
  3. Kalbin nasıl çalıştığını tıbbi olarak açıklayan
Cevabı göster

Gizli bir gerçeği veya sırrı ortaya çıkaran

Anlatım akışı

aniden kesilen parçalı cümleler

Fragmented sentences, akıcı biçimde tamamlanmış cümleler yerine eksik veya parçalara ayrılmış cümle birimleridir. That break off suddenly ilgi cümleciği ifadeyi daraltır: sözler, beklenen düşünce ya da yapı tamamlanmadan durur. Burada break off, fiziksel bir nesneyi kırmak değil, konuşmayı veya yazmayı aniden kesmek anlamındadır. Bu biçim, bilgiyi kesintiye uğramış parçalar hâlinde düzenler. Akışı bozar ve sesin gergin, tereddütlü, soluk soluğa ya da zihinsel olarak sarsılmış hissedilmesine yol açabilir.

Alıştırma

Bir incelemede “the dialogue uses fragmented sentences that break off suddenly” ifadesi ne anlama gelir?

  1. Diyalog kısa ama tamamen bitmiş ifadeler kullanır.
  2. Konuşmacılar nesnelerin kırılmasını anlatır.
  3. Diyalog, uyarı olmadan duran tamamlanmamış parçalara bölünmüştür.
Cevabı göster

Diyalog, uyarı olmadan duran tamamlanmamış parçalara bölünmüştür.

And other short declarative sentences in the story Kelime

2:35

Hikayedeki diğer kısa ve net cümleler

create a mix of breathless speed and weighty pauses. Anlatım akışı

2:38

nefes kesici bir hız ile ağır duraksamaların bir karışımını yaratır.

Kelime

kısa bildirme cümleleri

Short declarative sentences, bilgi, görüş veya durum bildiren kısa cümlelerdir. Declarative sözcüğü bunların dil bilgisel işlevini adlandırır; bu cümlelerin resmî açıklamalar olduğu anlamına gelmez. Bu ifadeler kısa ve tamamlanmış olduğundan bilgiyi küçük ve yoğun birimlere böler. Bu cümlede söz konusu düzen, hem hızlı bir ileri hareket hem de belirgin ve ağır duraklamalar yaratmaya yardımcı olur.

Alıştırma

Hangi seçenek kısa bir bildirme cümlesidir?

  1. The lights went out.
  2. Did the lights go out?
  3. Turn out the lights.
Cevabı göster

The lights went out.

Anlatım akışı

a mix of breathless speed and weighty pauses: soluksuz hız ile anlam yüklü duraklamaların karışımı

a mix of A and B kalıbı, iki etkiyi tek bir genel sonucun parçaları olarak bir araya getirir. Burada breathless speed, toparlanmaya çok az fırsat bırakan, acil ve çok hızlı bir hareket hissi verir; weighty pauses ise önemli hissettiren ve çevresindeki unsurlara dikkat çeken duraklamalardır. İfade, speed ile pauses unsurlarını yan yana getirerek ritmi yalnızca hızlı ya da yalnızca yavaş değil, bilinçli bir karşıtlık olarak sunar. Breathless ve weighty mecazi değerlendirmelerdir; gerçek anlamda nefes almaya veya fiziksel ağırlığa gönderme yapmaz.

Alıştırma

Vurgulanan ifade ritim hakkında ne söylüyor?

  1. Baştan sona yavaş ve tamamen düzenli kalır.
  2. İnsanların ağır nesneleri kaldırırken nefessiz kalmasını anlatır.
  3. Acil bir hızı, önemli hissettiren duraklamalarla birleştirir.
Cevabı göster

Acil bir hızı, önemli hissettiren duraklamalarla birleştirir.

On the screen, Alfred Hitchcock's cinematography

2:43

Ekranda ise Alfred Hitchcock'un sinematografisi,

is known for its use of extended silences Kalıp ifadeler

2:46

rahatsızlık hissi yaratmak için

Kalıp ifadeler

is known for its use of: bir şeyi kullanmasıyla tanınmak

X is known for its use of Y kalıbı, Y kullanmanın X'in tanınan ve ayırt edici bir özelliği olduğu anlamına gelir. Bu cümlede özne Alfred Hitchcock's cinematography ifadesidir ve its bu özneye gönderme yapar. For ile başlayan bölüm, X'in tanındığı özelliği veya nedeni belirtir; amaç bildirmez. Kalıp eserleri, kurumları, tarzları veya kişileri anlatabilir; iyelik belirleyicisi özneye uyacak şekilde değiştirilir.

Alıştırma

Cümleyi, «bir şeyi kullanmasıyla tanınan bir özelliğe sahip olmak» anlamındaki hedef kalıbın tamamıyla tamamlayın: The studio ____ natural light in its films.

Cevabı göster

is known for its use of

and shots of staircases Kelime

2:49

uzatılmış sessizlikleri ve merdiven çekimlerini

Kalıp ifadeler

extended silences: filmde bilinçli olarak uzatılan sessizlik

“Extended silences”, diyalog ya da belirgin bir ses olmadan geçen ve sıradan bir duraklamadan fark edilir ölçüde daha uzun süren bölümler demektir. Burada extended süreyi belirtir; silences sözcüğünün çoğul olması da bu tekniğin birden fazla kez kullanıldığını gösterir. Film analizinde bu sessizlikler, eksik içerik veya ses arızası yerine bilinçli yaratıcı tercihler olabilir. Bir sinemacı bunları gerilim, rahatsızlık veya beklenti yaratmak için kullanabilir.

Alıştırma

Bir incelemede “The film uses extended silences” ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. The film deliberately leaves several long periods without dialogue or prominent sound.
  2. The film has a brief accidental speaker failure.
  3. The film fills every pause with loud music.
Cevabı göster

The film deliberately leaves several long periods without dialogue or prominent sound.

to create a feeling of discomfort. Dilbilgisi

2:50

kullanmasıyla bilinir.

Kelime

shots of staircases: bir film terimi olarak shot

Film dilinde “shots of staircases”, merdivenleri gösteren kamera görüntüleri veya çekilmiş kesintisiz görüntü parçaları demektir. Bir shot, iki kurgu kesmesi arasındaki kesintisiz görsel birimdir; of staircases ise kameranın neyi gösterdiğini belirtir. Burada shots; silah atışı, iğne veya küçük bir bardak içki anlamına gelmez. Rahatsızlık yaratma ifadesi, cümlenin görsel bir film yapımı tercihini anlattığını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede shot bir film terimi olarak kullanılmıştır?

  1. The documentary opens with a wide shot of the harbor.
  2. The nurse gave him a shot before the trip.
  3. She ordered a shot of espresso after lunch.
Cevabı göster

The documentary opens with a wide shot of the harbor.

Dilbilgisi

to create a feeling of discomfort: amaç bildirme

to create... mastar ifadesi, daha önce belirtilen bir eylemin veya yaratıcı tercihin amacını gösterir. use X to create Y kalıbı başka durumlarda da kullanılabilir: X kullanılan tekniktir, Y ise amaçlanan etkidir. Buradaki discomfort, izleyicide oluşan psikolojik huzursuzluk, gerginlik veya rahatsızlık hissidir. Mutlaka fiziksel ağrı anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi dersteki amaç ifadesiyle tamamlayın: The game uses distorted music ____.

Cevabı göster

to create a feeling of discomfort

Four, use dramatic irony. Kültür

2:53

Dördüncüsü, dramatik ironiyi kullanın.

Kültür

use dramatic irony: izleyiciyle karakter arasındaki bilgi farkı

Dramatik ironi, izleyici veya okuyucu bir karakterin bilmediği önemli bir gerçeği bildiğinde ortaya çıkar. Bu bilgi farkı nedeniyle karakterin sözleri veya davranışları izleyici için ek bir anlam kazanır. Bu cümlede use dramatic irony, söz konusu bilgi farkını hikâyeye yerleştirme tavsiyesidir. Buradaki irony sıradan alay veya iğneleme değil, bir anlatı tekniğinin adıdır.

Alıştırma

Hangi durum dramatic irony için en açık örnektir?

  1. İçeride kimse yokken bir itfaiye istasyonu beklenmedik biçimde yanar.
  2. İzleyici kolyenin çalıntı olduğunu bilir, ancak kadın kahraman onun bir hediye olduğuna inanır.
  3. Fırtına sırasında biri “Ne mükemmel bir hava” der.
Cevabı göster

İzleyici kolyenin çalıntı olduğunu bilir, ancak kadın kahraman onun bir hediye olduğuna inanır.

You can't just keep the audience in the dark forever. Deyimler

2:56

İzleyiciyi sonsuza kadar karanlıkta bırakamazsınız.

Deyimler

keep the audience in the dark: izleyiciden bilgi saklamak

Keep someone in the dark, bir kişinin önemli bilgileri öğrenmesini engellemek anlamına gelen bir deyimdir. Burada izleyiciye neler olduğu hakkında yeterli bilgi verilmediği anlatılır. Yapı keep + kişi veya grup + in the dark şeklindedir ve ardından sık sık about + konu gelir. Dark burada mecazidir; ışıksız bir yeri değil, bilgi eksikliğini ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi ‘gönüllülere değişiklikten söz etmedi’ anlamındaki deyimle tamamlayın: The organizers ____ about the new schedule until Friday.

Cevabı göster

kept the volunteers in the dark

Sometimes suspense is best served Kalıp ifadeler

2:59

Bazen gerilim,

by revealing key parts of the big secret to the audience, Anlatım akışı

3:01

büyük sırrın önemli kısımlarını karakterlere değil de

Kalıp ifadeler

suspense is best served by revealing: X is best served by Y yapısı

X is best served by Y yapısında Y, X'in amacını, çıkarlarını veya etkisini en iyi destekleyen yol olarak sunulur. Burada bazı bilgileri açığa çıkarmanın, en azından kimi zaman, gerilim yaratmanın veya gerilimi güçlendirmenin en iyi yolu olduğu söylenir. Served burada restoran hizmetini ifade etmez. By, yardımcı olan yöntemi tanıtır ve ardından by revealing örneğindeki gibi bir isim veya -ing biçimi gelir.

Alıştırma

Cümleyi ‘en etkili biçimde şu yöntemle desteklenen’ anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The team's interests are ____ discussing the risks openly.

Cevabı göster

best served by

but not to the characters.

3:05

izleyiciye açıklamakla en iyi şekilde sağlanır.

Anlatım akışı

revealing ... to the audience, but not to the characters: anlatı bilgisini dağıtmak

Bu ifade, aynı bilgiye erişimi eşitsiz biçimde dağıtır: sırrın önemli kısımları izleyiciye açıklanır, ancak karakterlere verilmez. but not to the characters bölümünde, anlam zaten açık olduğu için revealing key parts of the big secret sözleri tekrarlanmayıp düşürülür. Bu bilgi farkı, izleyici sırrın bir bölümünü zaten biliyor olsa bile gerilim yaratabilir. Gerilim, karakterlerin izleyicinin sahip olduğu bilgiden yoksun şekilde hareket etmesini izlemekten ve gerçeği ne zaman ya da nasıl öğreneceklerini merak etmekten doğar.

Alıştırma

Hangi cümlede aynı bilgi dağılımı vardır: izleyici önemli bir şeyi bilirken karakter bunu bilmez?

  1. The narrator tells readers that the bridge is unsafe, but the traveler still believes it is secure.
  2. Both the readers and the traveler learn that the bridge is unsafe at the same moment.
  3. The traveler knows that the bridge is unsafe, but the readers are not told.
Cevabı göster

The narrator tells readers that the bridge is unsafe, but the traveler still believes it is secure.

This is a technique known as dramatic irony, Kalıp ifadeler

3:08

Bu, dramatik ironi olarak bilinen bir tekniktir;

Kalıp ifadeler

a technique known as ...: bir terimi tanıtmak

a technique known as X yapısında known as X, technique sözcüğünden sonra gelir ve tekniğin adını verir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: a technique that is known as X. Burada ad, vurgulanan bölümün ötesinde devam eder: dramatic, ardından gelen irony sözcüğüyle birleşerek dramatic irony teriminin tamamını oluşturur. Bu kalıp, önce adlandırılan şeyin türünü belirtip ardından adını veya etiketini tanıtmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Bu tür dolandırıcılığın adını tanıtan ifadeyle cümleyi tamamlayın: This kind of online scam is ____ phishing.

Cevabı göster

known as

where the mystery becomes not what will happen, Dilbilgisi

3:10

burada gizem ne olacağı değil,

but when and how the characters will learn.

3:13

karakterlerin ne zaman ve nasıl öğreneceğidir.

Dilbilgisi

not what will happen, but when and how ...: odağı değiştirme

not A, but B yapısı, ilgili odak olarak A'yı reddeder ve asıl odak olarak B'yi gösterir. Buradaki gizem artık hangi olayın gerçekleşeceği değil, karakterlerin gerçeği ne zaman ve nasıl keşfedeceğidir. When ve how, the characters will learn yan cümlesini ortak kullanan eş görevli soru sözcükleridir. Bu bağlamda learn, “gerçeği öğrenmek veya farkına varmak” demektir; “bir ders çalışmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, evet-hayır sorusunu zaman ve yöntemle ilgili sorularla değiştirmek için not A, but B yapısını kullanır?

  1. The question is not only when the company will respond, but also who will speak for it.
  2. No one knows whether the company will respond.
  3. The question is not whether the company will respond, but when and how it will respond.
Cevabı göster

The question is not whether the company will respond, but when and how it will respond.

In the classic play "Oedipus Rex", Kültür

3:17

Klasik oyun "Kral Oidipus"ta,

Kültür

"Kral Oidipus": dramatik ironi için gerekli arka plan

Oedipus Rex, yani Kral Oidipus, Sofokles'in yazdığı bir Antik Yunan tragedyasıdır. Bu göndermeyi anlamak için gereken temel bilgi, seyircinin Oidipus'un kimliği ve geçmişi hakkındaki korkunç gerçeği Oidipus gerçeği tamamen fark etmeden önce bilmesidir. Seyircinin bilgisiyle karakterin bilgisi arasındaki bu fark, oyunu dramatik ironinin klasik bir örneği yapar. Başlığın burada neden anıldığını anlamak için efsanenin tamamını bilmeniz gerekmez.

Alıştırma

Kral Oidipus neden dramatik ironi için yararlı bir örnektir?

  1. Seyirci, Oidipus'un henüz fark etmediği önemli bir gerçeği bilir.
  2. Seyirci ve Oidipus her önemli gerçeği tam olarak aynı anda öğrenir.
  3. Oyun hem seyirciden hem de Oidipus'tan bütün bilgileri saklar.
Cevabı göster

Seyirci, Oidipus'un henüz fark etmediği önemli bir gerçeği bilir.

the title character is unaware Notlar

3:19

baş karakter kendi babasını öldürdüğünün

that he has killed his own father

3:21

ve annesiyle evlendiğinin

Kelime

the title character: eserin adında adı geçen veya eserin adıyla belirtilen karakter

The title character, bir kitabın, oyunun, filmin veya başka bir eserin adında adı geçen ya da eser adı tarafından doğrudan işaret edilen karakterdir. Bu cümlede ifade, karakteri eserin adıyla olan ilişkisi üzerinden tanımlar. Buradaki title, karakterin sahip olduğu bir makamı, rütbeyi veya onursal unvanı değil, eserin adını belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede title character doğru kullanılmıştır?

  1. The mayor is the title character because she has an official title.
  2. Leo is the title character because he appears most often, although the title does not refer to him.
  3. The novel is called Elena, and Elena is the title character.
Cevabı göster

The novel is called Elena, and Elena is the title character.

Kalıp ifadeler

is unaware that + tümce: bir gerçeği bilmemek

Be unaware that + tümce, bir gerçeğin doğru olduğunu bilmemek veya fark etmemek anlamına gelir. Özne, bu bilgiye sahip olmayan kişidir; that ile başlayan tümce ise kişinin bilmediği gerçeği tam bir ifade olarak verir. Burada bu gerçek he has killed his own father ifadesidir. Bu yapı do not know that ifadesinden biraz daha resmî ve mesafelidir. Bu nedenle birinin bilgisinin sınırlarını anlatan öyküleme, haber ve analizlerde yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi be unaware that yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The hikers ____ the trail had been closed.

Cevabı göster

were unaware that

and married his mother.

3:23

farkında değildir.

But the audience knows,

3:25

Ama seyirci bilir,

and watching Oedipus gradually learn the truth Anlatım akışı

3:26

ve Oidipus'un yavaş yavaş gerçeği öğrenmesini izlemek

Anlatım akışı

Özne olarak watching Oedipus gradually learn the truth

Watching Oedipus gradually learn the truth, isim işlevi gören bir gerund öbeğidir: onun gerçeği keşfetmesini izleme eyleminin tamamını cümlenin hakkında konuşabileceği bir şey hâline getirir. and'den sonra gelen bu öbek, sonraki satırdaki provides fiilinin öznesidir. Böylece bilgi, “seyirci gerçeği bilir ve bu süreci izlemek doruk noktasını oluşturur” biçiminde düzenlenir. Öbeğin içinde watch + nesne + fiilin yalın hâli yapısı vardır: watching + Oedipus + learn. Oedipus hem izlenen kişidir hem de learn eylemini yapandır. Fiilin yalın hâli, onun gerçeği adım adım keşfetmesini gelişen tek bir olay olarak sunar. Burada learn the truth, sınıfta bir konuyu çalışmak değil, gerçekte ne olduğunu keşfetmek veya öğrenmek anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümle Watching + nesne + yalın fiil yapısını özne olarak kullanır ve gözlemlenen bir değişimi bütün olarak sunar?

  1. Watching the river gradually rising made the campers move uphill.
  2. The campers watching the river gradually rose and moved uphill.
  3. Watching the river gradually rise made the campers move uphill.
Cevabı göster

Watching the river gradually rise made the campers move uphill.

provides the story with its agonizing climax. Kalıp ifadeler

3:29

hikayeye acı verici doruk noktasını sağlar.

Kalıp ifadeler

provides the story with its agonizing climax: provide A with B yapısı

Provide A with B, B'yi A'ya vermek veya sağlamak anlamına gelir; soyut isimlerle kullanıldığında A'nın bir özellik veya etkiye sahip olmasını sağlamak anlamına da gelebilir. provides the story with its agonizing climax ifadesinde A, the story; B ise its agonizing climax'tir. Özne önceki satırdan gelir: Oedipus'un gerçeği öğrenmesini izlemek, hikâyeye bu özelliği kazandırır. Anlatıda climax, gerilimin veya belirleyici eylemin en yüksek yoğunluğa ulaştığı noktadır; herhangi bir yüksek nokta ya da yalnızca son değildir. Agonizing, bu doruk noktasını yaşamanın veya izlemenin son derece acı ve sıkıntı verici olduğunu belirtir; sadece heyecan verici demek değildir.

Alıştırma

Cümleyi provide A with B yapısının geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The final scene ____ the film ____ a powerful climax.

Cevabı göster

provides · with

And finally, the cliffhanger. Kelime

3:33

Ve son olarak, merakta bırakan son (cliffhanger).

Kelime

cliffhanger: Gerilimin en yüksek noktasında kesilen son

Cliffhanger, önemli bir soru yanıtlanmadan önce hikâyenin gergin ya da kritik bir anda kesildiği sondur. Güçlü bir merak yaratır ve izleyicinin ya da okurun sonraki bölümü, kısmı veya devam eserini istemesini sağlar. Burada cliffhanger, tek ve bütün bir anlatı terimidir. Cliff ve hanger sözcüklerinin günlük anlamlarını birleştirerek anlaşılmaz.

Alıştırma

Hangi son, cliffhanger için en açık örnektir?

  1. Film bütün çatışmaları çözer ve ardından karakterleri on yıl sonra gösterir.
  2. Roman, anlatıcının anılarını birden fazla yoruma açık bırakarak biter, ancak acil bir çözümsüz olay yoktur.
  3. Bölüm, maskeli ziyaretçinin kimliği açıklanmadan hemen önce karanlık ekrana geçer.
Cevabı göster

Bölüm, maskeli ziyaretçinin kimliği açıklanmadan hemen önce karanlık ekrana geçer.

Beware of overusing this one. Ton ve niyet

3:35

Bunu aşırı kullanmaktan kaçının.

Ton ve niyet

Beware of overusing this one: Beware of + -ing ile doğrudan uyarı

Beware of... doğrudan bir uyarı başlatır; kişiye olası bir sorunu fark edip ondan kaçınmasını söyler. Of sonrasında bir isim veya -ing biçimli isim-fiil kullanılır; bu nedenle overusing burada isim görevi görür. Bu cümlede this one, cliffhanger tekniğini ifade eder. Uyarı, çok sık tekrarlamanın etkisini azaltabileceği için tekniği ölçülü kullanmaktır; onu hiç kullanmama emri değildir.

Alıştırma

Uyarıyı tamamlamak için Beware of ve overuse fiilinin -ing biçimini kullanın: ____ special effects to solve every problem.

Cevabı göster

Beware of overusing

Some consider it a cheap and easy trick, Kelime

3:37

Bazıları bunu ucuz ve kolay bir numara olarak görse de,

Kelime

a cheap and easy trick: düşük fiyat değil, olumsuz değerlendirme

a cheap and easy trick ifadesindeki cheap, “fiyatı düşük” anlamına gelmez. Olumsuz bir değerlendirmedir: numara yüzeysel, özgünlükten uzak, haksız ya da fazlasıyla kestirme bir yola dayalı görünür. Easy, gerçek beceri göstermek yerine az çaba gerektirdiği düşüncesini ekler. Burada trick, bir etki yaratmak için kullanılan yöntem veya teknik anlamındadır. Buna cheap and easy demek tekniğin niteliğini küçümser; yalnızca maliyetini veya zorluğunu anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümlede cheap, düşük fiyatı değil, yüzeysel veya fırsatçı bir yöntemi eleştiriyor?

  1. The new process is inexpensive and saves money.
  2. The shortcut is easy to learn and works well.
  3. The ending feels like a cheap trick rather than a thoughtful solution.
Cevabı göster

The ending feels like a cheap trick rather than a thoughtful solution.

but it's hard to deny its effectiveness. Ton ve niyet

3:40

etkinliğini inkar etmek zordur.

Ton ve niyet

it's hard to deny its effectiveness: temkinli kabul

It's hard to deny + bir isim öbeği veya that cümleciği, kanıtların bir iddiaya karşı çıkmayı zorlaştırdığı anlamına gelir. Buradaki its effectiveness, gerilimli bir noktada bitirme tekniğinin etkili oluşunu ifade eder. but ile başlayan bu ifade, önceki eleştiriyi temkinli bir kabulle dengeler: konuşan kişi tekniğin işe yaradığını kabul eder, ancak onu sevdiğini, onayladığını veya önerdiğini söylemez.

Alıştırma

Cümleyi dersteki “karşı çıkmak zordur” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle aynen tamamlayın: The campaign was repetitive, but it's ____ its effectiveness.

Cevabı göster

hard to deny

This is where a chapter, Dilbilgisi

3:43

Bu, bir bölümün,

episode, volume, or season cuts off Öbek fiiller

3:44

kısmın, cildin veya sezonun aniden kesildiği,

right before something crucial is revealed, Kalıp ifadeler

3:47

hayati bir şeyin açığa çıkmasından hemen önce,

Dilbilgisi

This is where...: bir durumu veya aşamayı tanımlama

This is where... yapısında where fiziksel bir yeri göstermez. Tanımlanan durumu veya aşamayı tanıtır; ardından gelen yan cümle de bu durumun nasıl gerçekleştiğini açıklar. Tekrar kullanılabilen This is where + yan cümle yapısı, bir süreçte, açıklamada veya hikâyede bir şeyin gerçekleştiği noktayı belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede where fiziksel bir yer yerine bir aşama veya durum tanıtır?

  1. This is where the instructions become harder to follow.
  2. This is the desk where I left the instructions.
  3. Where did you put the instructions?
Cevabı göster

This is where the instructions become harder to follow.

Öbek fiiller

cuts off: tamamlanmadan önce aniden kesilmek

Bu cümlede cuts off, “o noktada aniden durur” anlamına gelir. Epizot, cilt veya sezon önemli bir açıklamadan önce bittiği için duruş ani ve yarım kalmış gibi hissedilir; fiziksel bir nesneyi kesmek anlamına gelmez. Burada cut off geçişsizdir: hikâye biriminin kendisi aniden kesilir. Aynı yapı, aniden kesilen bir telefon görüşmesini, kaydı veya videoyu da anlatabilir.

Alıştırma

Videonun aniden durduğunu göstermek için cut off fiilinin geniş zaman biçimini kullanın: In this recording, the video ____ just before the final answer.

Cevabı göster

cuts off

Kalıp ifadeler

right before ... is revealed: bilgi açıklanmadan hemen önce

right before ifadesinde right bir pekiştiricidir; before’a “hemen önce” anlamı katar ve iki olay arasında neredeyse hiç zaman olmadığını gösterir. Buradaki right “doğru” anlamına gelmez ve yön bildirmez. Something crucial is revealed edilgen yapıdadır. Hikâye anlatımında reveal; sır, kimlik, cevap veya sonuç gibi önemli bir bilgiyi bilinir hâle getirmek anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle, kazanan açıklanmadan hemen önce ekranın karardığını söyler?

  1. The screen went dark long before the winner was revealed.
  2. The screen went dark right after the winner was revealed.
  3. The screen went dark right before the winner was revealed.
Cevabı göster

The screen went dark right before the winner was revealed.

or in the midst of a dangerous situation Kalıp ifadeler

3:50

veya tehlikeli bir durumun ortasında

Kalıp ifadeler

in the midst of a dangerous situation: tehlike devam ederken

In the midst of + isim, “bir olay, süreç veya durum devam ederken” anlamına gelir. Burada tehlikeli durum hâlâ sürmektedir; ifade, birinin fiziksel olarak bir yerin merkezinde bulunmasını gerektirmez. Yaygın yapı, in the midst of ifadesinden sonra bir isim öbeği getirmektir; in the midst of a crisis veya in the midst of major changes buna örnektir.

Alıştırma

Cümleyi midst içeren, biraz resmî ifadeyle tamamlayın: The hospital remained open ____ the storm.

Cevabı göster

in the midst of

with a slim chance of hope. Kalıp ifadeler

3:53

zayıf bir umut ışığı varken gerçekleşir.

Kalıp ifadeler

a slim chance of hope: çok düşük bir olasılık

a slim chance ifadesinde slim, vücut yapısının ince olmasını değil, olasılığın çok küçük olmasını anlatır. A slim chance, sıfır olmayan ama çok düşük bir olasılıktır. Bu cümlede a slim chance of hope, umudun neredeyse tükenmiş olduğunu ve iyi bir sonucun pek olası görünmediğini belirtir.

Alıştırma

Hangi cümlede slim çok düşük bir olasılığı anlatır?

  1. She packed a slim notebook in her bag.
  2. The slim athlete has a good chance of winning the race.
  3. There is only a slim chance that the lost data can be recovered.
Cevabı göster

There is only a slim chance that the lost data can be recovered.

The wait, whether moments or years, Dilbilgisi

3:55

Bekleyiş, ister anlar sürsün ister yıllar,

Dilbilgisi

whether moments or years: süre ne olursa olsun

Whether A or B burada, birinden birini seçmeyi isteyen bir soru değil, A ya da B hangisi olursa olsun anlamındadır. Moments ve years olası bekleme süresinin kısa ve uzun uçlarını gösterir. Bu ifade whether the wait lasts moments or years yapısının kısaltılmış, ara söz olarak kullanılan biçimidir. Cümle devam etmeden önce süre aralığını kurar ve sonraki düşüncenin bu aralığın tamamı için geçerli olduğunu gösterir.

Alıştırma

Planın iki durumda da aynı olduğunu anlatan iki parçalı yapıyla cümleyi tamamlayın: ____ we travel by train ____ by bus, we will leave at six.

Cevabı göster

Whether · or

makes us imagine possibilities about what could happen next, Dilbilgisi

3:57

bir sonraki adımda ne olabileceğine dair olasılıkları hayal etmemizi sağlayarak

Dilbilgisi

what could happen next: gömülü soruda sözcük dizilişi

Bu cümlede what could happen next, about edatından sonra gelen gömülü bir sorudur. Hayal edilen şeyin içeriğini, yani daha sonra gerçekleşebilecek olayları belirtir. What, happen fiilinin öznesidir ve could bir kiplik fiilidir; bu nedenle tarafsız diziliş what + could + happen + next şeklindedir. do eklemeyin ve next sözcüğünü could ile happen arasına koymayın. What özne olduğu için doğrudan soru olan What could happen next? de aynı sözcük dizilişine sahiptir.

Alıştırma

Gömülü soruyu tamamlamak için what, could, happen ve next sözcüklerini tarafsız dizilişe göre sıralayın: We talked about ____.

Cevabı göster

what could happen next

building extra suspense. Dilbilgisi

4:01

ekstra gerilim oluşturur.

Dilbilgisi

building extra suspense: sonuç bildiren bir -ing öbeği

Building extra suspense, önceki yan cümleye bağlanan -ing'li bir ortaç öbeğidir. Yeni bir ana cümle değildir: building sözcüğünün açıkça belirtilmiş bir öznesi yoktur ve burada çekimli fiil değildir. Bu öbek, önceki olayın tamamının sonucunu veya etkisini belirtir. İlk olayın ek bir etkiye yol açtığını göstermek için tam cümle, -ing öbeği kalıbı kullanılabilir.

Alıştırma

Sonuç öbeğini tamamlamak için build fiilinin doğru biçimini kullanın: The final scene raised a new question, ____ extra suspense.

Cevabı göster

building

The awful thing is almost always averted, Kelime

4:03

O korkunç şey neredeyse her zaman önlenerek

Kelime

thing is almost always averted: kötü bir sonucu önlemek

The awful thing is ... averted ifadesinde is averted edilgen bir yapıdır: bir kişi ya da etken, gerçekleşme tehdidi bulunan olayı önler. Avert genellikle kötü sonucu ciddi bir olasılık olarak sunar ve bunun gerçekleşmeden önce başarıyla engellendiğini vurgular. Almost always bu edilgen olayı niteler. Önlemenin hemen hemen her durumda gerçekleştiğini, ancak hiç istisna olmadığını değil, belirtir.

Alıştırma

Cümleyi avert fiilinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: The driver's quick reaction ____ a collision.

Cevabı göster

averted

creating a sense of closure and emotional release. Anlatım akışı

4:06

bir kapanış hissi ve duygusal bir rahatlama yaratır.

Anlatım akışı

a sense of closure and emotional release: çözümün iki yönü

A sense of kalıbı, ardından gelen şeyi somut bir nesne olarak değil, hissedilen bir etki olarak sunar. Closure, yarım kalmış soruların ya da çatışmanın çözüldüğü hissidir; emotional release ise birikmiş gerginlik, üzüntü veya kaygının hafiflemesi ya da dışa vurulmasıdır. Closure ve emotional release yan yana getirilerek sonuç iki bölüm hâlinde düzenlenir: hikâye veya durum tamamlanmış hissi verir ve izleyici duygusal olarak rahatlar.

Alıştırma

Hangi cümlede closure, çözülmemiş meselelerin artık sonuçlandığı hissini ifade eder?

  1. The store announced its closure for repairs.
  2. The road closure lasted three hours.
  3. The final chapter resolved the mystery and gave readers a sense of closure and emotional release.
Cevabı göster

The final chapter resolved the mystery and gave readers a sense of closure and emotional release.

But that doesn't stop us from worrying and wondering Dilbilgisi

4:10

Ancak bu, bizi endişelenmekten ve merak etmekten alıkoymaz

Dilbilgisi

that doesn't stop us from worrying and wondering: stop someone from doing yapısı

Stop someone from doing, bir kişinin bir şeyi yapmasını engellemek demektir. Bu cümledeki olumsuz biçim that doesn't stop us from ..., daha önce belirtilen gerçeğin bu tepkiyi engellemeye yetmediğini anlatır: hâlâ endişelenir ve ne olacağını merak ederiz. Bu yapıda from sözcüğünden sonra -ing biçimi gelir. Worrying ve wondering paralel iki -ing biçimidir: worrying kaygıyı, wondering ise olacaklara ilişkin merak veya belirsizliği ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi stop someone from doing yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The locked gate ____ entering the park.

Cevabı göster

stopped us from

the next time the protagonists

4:13

ana karakterlerin bir dahaki sefere

face near-certain disaster. Kalıp ifadeler

4:15

kesin gibi görünen bir felaketle yüzleştiğinde.

Kalıp ifadeler

face near-certain disaster: fiil olarak face ve sıfat olarak near-certain

Face burada ciddi bir durumla karşılaşmak veya yüzleşmek anlamındaki bir fiildir. Doğrudan nesne alır; bu nedenle face disaster, bir felaket tehdidiyle karşı karşıya olmak demektir ve face ile disaster arasına edat gelmez. Near-certain, disaster sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. Gerçekleşmesinin neredeyse kesin olduğunu anlatır. Bu nedenle face near-certain disaster, neredeyse kaçınılmaz görünen bir felaketle karşılaşmak anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede face doğal biçimde bir tehlikeyle karşılaşmak anlamında, near-certain ise tehlikenin olasılığını belirtmek için kullanılmıştır?

  1. Without a backup system, the crew could face with near-certain disaster.
  2. Without a backup system, the crew could face near-certain disaster.
  3. Without a backup system, the crew could face to near-certain disaster.
Cevabı göster

Without a backup system, the crew could face near-certain disaster.

TED-Ed is a nonprofit.

4:19

TED-Ed kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.

If you value our work,

4:21

Eğer çalışmamıza değer veriyorsanız,

please consider supporting it on patreon.com/teded.

4:22

lütfen bizi patreon.com/teded üzerinden desteklemeyi düşünün.