Rüzgâr türbinleri nasıl çalışır? - Rebecca J. Barthelmie ve Sara C. Pryor: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, türbinlerin rüzgârın kinetik enerjisini elektriğe nasıl dönüştürdüğünü; rotor yönünün, kanatların aerodinamik tasarımının ve yüksekliğin üretimi nasıl etkilediğini anlatıyor. Ayrıca büyük ölçeğine ve potansiyeline rağmen fiziksel sınırların ve rüzgârın kesintili oluşunun neden engel olmaya devam ettiğini ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. translate its kinetic energy into rotational energy. — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Teknik açıklamalarda bir enerji biçiminin başka bir biçime dönüşmesini anlatmak için translate X into Y kalıbını kullanmayı öğrenin. Bu kalıbı verilerin, fikirlerin veya gereksinimlerin somut sonuçlara dönüştürülmesini ifade ederken de doğal biçimde kullanabilirsiniz. 2. Even with aerodynamic blades and a horizontal rotor, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Even with ifadesinin, başka bir koşul ya da sınırlamayı sunmadan önce elverişli donanımı veya koşulları kabul eden bir ödünleme başlangıcı olduğunu fark edin. Böylece teknoloji, plan ve yetenekleri yalnızca avantajlarıyla değil, kısıtlarıyla birlikte dengeli biçimde değerlendirebilirsiniz. 3. make it difficult to integrate into electrical grids. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir etkenin belirli bir eylemi zorlaştırdığını kısa ve açık biçimde gösteren make + it + sıfat + to-infinitive yapısını anlayın. Bu yapıyı teknik, çevresel veya politik koşulların uygulamayı neden güçleştirdiğini açıklarken kullanabilirsiniz.
Bu derste
Every 24 hours: her 24 saatlik döngüde bir kez
Every 24 hours, bir şeyin her tam 24 saatlik aralıktan sonra yeniden gerçekleştiği anlamına gelir. Tekrarlanan bir sıklığı ifade eder; saatteki belirli bir zamanı değil. Every day ile karşılaştırıldığında döngünün uzunluğunu daha fazla vurgular. Aralığın önemli olduğu bilimsel, istatistiksel ve sistem açıklamalarında kullanışlıdır.
Alıştırma
Bir güvenlik kodu, her tam 24 saatlik aralıktan sonra bir kez değiştiriliyor. Bu anlamı hangi cümle ifade eder?
- The security code changes 24 hours a day.
- The security code changes every day.
- The security code changes every 24 hours.
Cevabı göster
The security code changes every 24 hours.
wind generates enough kinetic energy to produce roughly 35 times more electricity than humanity uses each day. Notlar
0:09rüzgar, insanlığın her gün kullandığından kabaca 35 kat daha fazla elektrik üretecek kadar kinetik enerji üretir.
Kinetic energy: hareket enerjisi
Kinetic energy, bir nesnenin hareket ettiği için sahip olduğu fiziksel enerjidir. Bu cümlede hareket eden nesne havadır; dolayısıyla rüzgâr kinetik enerji taşır. Bu terim elektrik anlamına gelmez. Bir rüzgâr türbini ve jeneratör, rüzgârın kinetik enerjisini elektrik enerjisine dönüştürebilir.
Alıştırma
Rüzgârla ilgili cümlede kinetic energy ne anlama gelir?
- bir şeyin hareket ettiği için sahip olduğu enerji
- bir kişinin heyecanı ve coşkusu
- rüzgârın içinde depolanan elektrik
Cevabı göster
bir şeyin hareket ettiği için sahip olduğu enerji
roughly 35 times more electricity than ...: yaklaşık kat karşılaştırması
Roughly, “yaklaşık” demektir; dolayısıyla 35 kesin bir sayı değil, tahmindir. roughly 35 times more electricity than ... kalıbı, üretilebilecek elektrik miktarını insanlığın kullandığı miktarla karşılaştırır. Bu cümlede verilmek istenen anlam, ilk miktarın karşılaştırma ölçütünün yaklaşık 35 katı olduğudur. more'dan sonraki isim neyin ölçüldüğünü, than'den sonraki yan cümle ise karşılaştırma ölçütünü belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle roughly + çarpan + more ... than ... kalıbını doğru kullanıyor?
- The new server handles roughly three times more requests than the old one.
- The new server handles roughly three times requests than the old one.
- The new server handles roughly three more requests times than the old one.
Cevabı göster
The new server handles roughly three times more requests than the old one.
unlike coal or oil: cümle başında karşıtlık çerçevesi kurmak
Unlike coal or oil, karşılaştırma çerçevesini baştan kurmak için ana cümleden önce gelir. Okura, this resource is totally renewed each day bölümünü bu kaynak ile söz konusu fosil yakıtlar arasındaki fark olarak yorumlaması gerektiğini gösterir. Burada unlike, “-den farklı” anlamında bir edattır. Ardından doğrudan coal or oil isim grubu gelir; “hoşlanmıyor” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle karşılaştırılan nesneyi unlike ile doğal biçimde tanıtıyor?
- Unlike from the older model, this one uses less power.
- Unlike to the older model, this one uses less power.
- Unlike the older model, this one uses less power.
Cevabı göster
Unlike the older model, this one uses less power.
totally renewed: her gün tamamen yenilenmiş
Bu cümlede totally renewed, “tamamen yeniden doldurulmuş veya eski durumuna getirilmiş” anlamına gelir. Buradaki kaynak rüzgârdır; yani atmosferin doğal hareketleri sayesinde kaynak her gün yeniden kullanılabilir hâle gelir. Dil bilgisi bakımından is renewed edilgen bir yapıdır: is + geçmiş ortaç renewed. Totally, yenilenmenin eksiksiz olduğunu vurgular. Buradaki renewed, bir sözleşmenin ya da aboneliğin süresinin uzatıldığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Eriyen karların her ilkbaharda su kaynağını yeniden doldurduğunu anlatan ifadeyi seçin: The reservoir's water supply ___ by melting snow each spring.
- is renewable
- renews
- is renewed
Cevabı göster
is renewed
So how can we harness this incredible amount of energy? Kelime
0:24Peki bu inanılmaz miktardaki enerjiden nasıl yararlanabiliriz?
harness: enerjiyi yakalayıp kullanmak
Burada harness, bir kuvveti veya kaynağı yakalayıp denetim altına almak ve işe yarar biçimde kullanmak anlamındaki bir fiildir. Soru, rüzgâr enerjisinin yalnızca nasıl kullanılacağını değil, nasıl yönlendirilip kullanılabilir güce dönüştürüleceğini sorar. Harness isim olarak kayışlardan oluşan bir koşum veya emniyet takımı anlamına gelebilir; ancak buradaki dil bilgisi bu anlamı dışlar: can we harness yapısında can’den sonra fiilin yalın hâli gelir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki “yakalamak, denetlemek ve etkili biçimde kullanmak” anlamına gelen hedef fiille tamamlayın: Solar panels ____ sunlight to generate electricity.
Cevabı göster
harness
And is it possible to create a world powered entirely by wind? Dilbilgisi
0:27Ve tamamen rüzgarla çalışan bir dünya yaratmak mümkün mü?
Is it possible to create ...?: bir fikrin uygulanabilirliğini sormak
Is it possible to create ...? bir şeyi yaratmanın gerçekten mümkün olup olmadığını sorar. Kalıp Is it possible to + fiilin yalın hâli ...? şeklindedir. Buradaki it biçimsel öznedir; konuşanın mümkün olup olmadığını değerlendirdiği şey to-infinitive ile anlatılan eylemdir. Bu soru belirli bir kişinin becerisine değil, bir fikrin, planın veya çözümün uygulanabilirliğine odaklanır.
Alıştırma
Soruyu hedef uygulanabilirlik ifadesiyle tamamlayın: ____ a battery that can be recycled easily?
Cevabı göster
Is it possible to create
powered entirely by wind: isimden sonra gelen geçmiş zaman ortacı öbeği
a world powered entirely by wind ifadesinde powered entirely by wind, world sözcüğünden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacı öbeğidir. a world that is powered entirely by wind anlamına gelir ve world sözcüğünü niteler; powered cümlenin geçmiş zamandaki ana fiili değildir. Powered by enerji kaynağını belirtir; entirely ise enerjinin yalnızca bir kısmının değil, tamamının bu kaynaktan geldiğini vurgular. Burada world, fiziksel bir nesne olarak yalnızca gezegeni değil, genel olarak toplumu ve enerji sistemini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi isimden sonra gelen hedef öbekle tamamlayın: They plan to open a clinic ____ solar energy.
Cevabı göster
powered entirely by
The basic principle of wind energy is simple. Anlatım akışı
0:32Rüzgar enerjisinin temel prensibi basittir.
The basic principle ... is simple: açıklamaya çerçeve çizmek
Bu cümle, mekanizma açıklanmadan önce genel bir değerlendirme sunar. The basic principle ana fikri belirtir; is simple ise açıklamanın bu ilk düzeyinin kolayca takip edilebileceğini söyleyerek dinleyiciyi rahatlatır. Buradaki simple, rüzgâr enerjisi teknolojisinin bütün ayrıntılarını değil, temel prensibi niteler. Bu kalıp önce genel çerçeveyi verip ardından bir şeyin nasıl çalıştığını açıklayarak bilgiyi düzenler.
Alıştırma
Bu cümle bir açıklamada temel olarak ne yapar?
- Konuyu rüzgâr enerjisinden farklı bir makineye geçirir.
- Rüzgâr enerjisi teknolojisinin her bölümünün basit olduğunu iddia eder.
- Ayrıntılardan önce kolay takip edilen bir genel bakış sunar.
Cevabı göster
Ayrıntılardan önce kolay takip edilen bir genel bakış sunar.
A series of sails or blades mounted around a rotor Notlar
0:35Bir rotorun etrafına monte edilmiş bir dizi yelken veya kanat
A series of: ilişkili ögeleri gruplamak
A series of, genellikle birlikte veya belli bir sırayla sunulan birbiriyle ilişkili şeyler grubunu ifade eder. Burada birden fazla sails or blades, rotorun çevresindeki tek bir parça grubu olarak tanıtılır. Kalıp a series of + çoğul sayılabilen isim şeklindedir; örneğin a series of tests. Öbeğin baş ismi series olduğundan, öbeğin tamamı özne olduğunda özenli resmî İngilizcede genellikle tekil fiil kullanılır: A series of tests begins tomorrow.
Alıştırma
Cümleyi “birbiriyle ilişkili bir grup” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The team ran ____ safety tests before launch.
Cevabı göster
a series of
mounted around a rotor: parçaların nereye monte edildiğini belirtmek
Mounted around a rotor, sails or blades ifadesinden sonra gelen bir geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Bu parçaların nereye monte edildiğini belirtir ve sails or blades that are mounted around a rotor biçiminde açılabilir. Parçalar monte etme eylemine maruz kaldığı için mounted edilgen anlam taşır. Burada bu öbek isim öbeğini niteler; mounted ana fiil değildir.
Alıştırma
Hangi cümle, sensörlerin motorun etrafına monte edildiğini anlatmak için isimden sonra geçmiş zaman ortacı öbeğini doğal biçimde kullanır?
- The sensors mounted around the engine record its temperature.
- The mounted around the engine sensors record its temperature.
- The sensors mounting around the engine record its temperature.
Cevabı göster
The sensors mounted around the engine record its temperature.
catch the wind and translate its kinetic energy into rotational energy. Kalıp ifadeler
0:38rüzgarı yakalar ve onun kinetik enerjisini dönme enerjisine çevirir.
translate X into Y: bir biçimi başka bir biçime dönüştürmek
Translate X into Y, X’i başlangıçtaki biçiminden Y’ye dönüştürmek anlamına gelir. Bu teknik cümlede X kinetic energy, Y ise rotational energy olduğundan translate dil çevirisini değil, enerji dönüşümünü anlatır. Aynı yapı; verileri, fikirleri veya ihtiyaçları kullanışlı yeni bir biçime dönüştürmeyi de anlatabilir. Into, değişimin sonucunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi translate X into Y yapısıyla tamamlayın: The app can ____ spoken instructions ____ written steps.
Cevabı göster
translate · into
Traditional windmills use that rotational energy to grind wheat or pump water. Dilbilgisi
0:43Geleneksel yel değirmenleri bu dönme enerjisini buğday öğütmek veya su pompalamak için kullanır.
use X to do Y or Z: bir kaynağı amaçlarına bağlamak
Use X to do Y, bir kişinin veya şeyin Y'yi gerçekleştirmek için X'i araç, kaynak ya da yöntem olarak kullandığını anlatır. Burada kaynak that rotational energy, kullanım amaçlarını belirten eylemler ise to grind ve pump'tır; bunlar zamanda daha sonra olan eylemler değildir. Or, aynı to öğesini paylaşan iki amaç fiilini bağlar: to grind wheat or (to) pump water. Böylece tek bir use X to... kalıbı, to tekrar edilmeden birden fazla olası işlevi anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi use X to do Y kalıbıyla tamamlayın: During outages, clinics ____ backup batteries ____ keep medicine cold.
Cevabı göster
use · to
it turns a generator that creates electricity. Kalıp ifadeler
0:50elektrik yaratan bir jeneratörü döndürür.
But in modern wind turbines: karşıtlık oluşturan yeni bir ortama geçiş
But önceki cümleyle karşıtlık kurulduğunu gösterir. Burada açıklamayı geleneksel yel değirmenlerinin yaptığı işlerden modern rüzgâr türbinlerinde olanlara taşır; dönme enerjisiyle ilgili önceki düşünceyi reddetmez. Baştaki in modern wind turbines bağlam ifadesi, ana cümle gelmeden önce yeni yargının hangi ortam için geçerli olduğunu sınırlar. Eski bağlamın ardından But + yeni bağlam düzeni, ortak bir ilkenin nasıl farklı bir uygulamaya yol açtığını dinleyenin izlemesini kolaylaştırır.
Alıştırma
Bu açıklamada But in the new system ne işe yarar? Older scanners stored images on local computers. But in the new system, files go directly to secure cloud storage.
- Yeni sistemin konuyla ilgisiz olduğunu söyler.
- Açıklamayı eski düzenden onunla karşıtlık oluşturan yeni bir düzene taşır.
- Eski tarayıcıların neden çalışmayı bıraktığını açıklar.
Cevabı göster
Açıklamayı eski düzenden onunla karşıtlık oluşturan yeni bir düzene taşır.
turns a generator: jeneratörü mekanik olarak döndürmek
Bu mühendislik bağlamında turns, “döndürür” veya “dönmesini sağlar” anlamına gelir. Geçişli bir fiildir; bu nedenle generator, hareketi alan makinedir. Özne jeneratöre dönüşmez ve yalnızca jeneratörü açmaz. That creates electricity ilgi yan cümlesi generator sözcüğünü niteler ve makinenin işlevini açıklar. Bir parça veya kuvvet mekanik bir nesneyi döndürdüğünde turn + mekanik nesne kalıbı kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, hareket eden suyun bir jeneratörü mekanik olarak döndürdüğü anlamına gelir?
- The flowing water turns a generator that supplies electricity to the village.
- The flowing water turns into a generator that supplies electricity to the village.
- The flowing water turns on a generator that supplies electricity to the village.
Cevabı göster
The flowing water turns a generator that supplies electricity to the village.
This conversion from wind to rotational energy to electricity Kalıp ifadeler
0:54Rüzgardan dönme enerjisine ve oradan da elektriğe olan bu dönüşüm,
conversion from X to Y to Z: çok aşamalı bir dönüşüm zinciri
Conversion from X to Y to Z isim öbeği, bir süreci sıralı aşamalar hâlinde özetler. From başlangıç biçimini, ilk to ara biçimi, ikinci to ise son biçimi gösterir. Buradaki zincir wind → rotational energy → electricity şeklindedir. İki to da dönüşümün yönünü veya sonucunu belirtir; mastar işareti ya da amaç ifadesi değildir. Bu kalıp, çok aşamalı enerji, üretim veya veri süreçlerini özetlemek için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi çok aşamalı dönüşüm kalıbıyla tamamlayın: The diagram shows the conversion ____ sunlight ____ heat ____ electricity.
Cevabı göster
from · to · to
has defined wind turbines since their invention in the late 19th century. Dilbilgisi
0:5819. yüzyılın sonlarında icat edilmelerinden bu yana rüzgar türbinlerini tanımlamıştır.
has defined ... since ...: geçmişteki bir başlangıç noktasını bugüne bağlamak
has defined wind turbines since their invention ifadesinde has defined, has + geçmiş zaman ortacı defined biçimindeki present perfect yapısıdır. Geçmişteki bir başlangıç noktasını bugüne bağlar. Since their invention, rüzgâr türbinlerinin icat edildiği zamandan bugüne kadar demektir; buradaki since, because anlamına gelmez. Define burada bir sözcüğün anlamını açıklamak değil, bir şeyin temel veya ayırt edici özelliği olmak demektir. Bu kalıp, geçmişteki bir olayla başlayan ve bugün hâlâ önem taşıyan bir özelliği ya da etkiyi anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi define fiilinin present perfect biçimi ve başlangıç noktasını belirten zaman bağlacıyla tamamlayın: “This feature ____ the product ____ its launch.”
Cevabı göster
has defined · since
And there are three primary factors Anlatım akışı
1:03Ve ne kadar enerji üretebileceklerini belirleyen
there are three primary factors that determine ...: numaralı bir listeyi önceden bildirmek
There are three primary factors bölümü, dinleyicilere önce kaç maddenin geleceğini bildirir. Ardından gelen that determine just how much energy they can produce ilgi cümleciği, bu etkenlerin ortak olarak hangi sonucu etkilediğini açıklar. Bu, açıklamanın yapısını gösteren bir yol işaretidir: sayı ve kategoriyi belirtir, bunların neyi kontrol ettiğini söyler ve ardından her etkeni ele alır. Determine burada sonucu belirlemek veya güçlü biçimde etkilemek demektir; karar vermek anlamında değildir.
Alıştırma
Bitki büyümesini etkileyen unsurların üç bölümde açıklanacağını en açık biçimde hangi cümle haber verir?
- There are three primary factors that determine how quickly a plant grows.
- These three plants grew beside the window.
- Some plants grow faster than others.
Cevabı göster
There are three primary factors that determine how quickly a plant grows.
just how much energy they can produce: vurgu ve gömülü soru dizilişi
just how much energy they can produce ifadesinde how much, determine fiilinden sonra gömülü bir soru başlatır: belirlenen şey enerji miktarıdır. Buradaki just, tam miktarı veya kapsamı vurgular; “yalnızca” anlamına gelmez. Bu soru bir bildirme cümlesinin içine gömülü olduğu için how much energy they can produce biçimindeki düz cümle dizilişini korur; how much energy can they produce kullanılmaz. Bu yapı know, show ve reveal gibi fiillerden sonra da gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümle shows fiilinden sonra gömülü soruyu doğru kullanıyor?
- The report shows can the system save just how much water.
- The report shows just how much water the system can save.
- The report shows just how much water can the system save.
Cevabı göster
The report shows just how much water the system can save.
First up: ilk maddeyi tanıtma
First up, resmî olmayan bir sıralama ifadesidir. Dinleyicilere, konuşmacının bir listedeki ilk maddeyi tanıtmak üzere olduğunu bildirir. Buradaki ilk madde blade orientation'dır. Bu ifadede up, yukarı doğru hareketi anlatmaz. First up, safety örneğindeki gibi doğrudan bir konu başlığı veya First up, let's check the brakes örneğindeki gibi bir yan cümle gelebilir.
Alıştırma
Sohbet havasındaki bir ürün incelemesinin ilk bölümüne başlıyorsunuz. Hangi cümlede First up doğal biçimde kullanılmıştır?
- First upward, let's look at battery life.
- First up, let's look at battery life.
- At first, let's look at battery life.
Cevabı göster
First up, let's look at battery life.
Wind turbines can be designed with their rotor on a vertical axis or a horizontal axis. Notlar
1:18Rüzgar türbinleri dikey eksende veya yatay eksende bir rotora sahip olarak tasarlanabilir.
can be designed with their rotor on: bir tasarım düzenini açıklamak
Can be designed, can ile edilgen be designed biçiminin birleşimidir. Bu yapılandırmayı olası bir tasarım seçeneği olarak sunar; türbinler tasarlanan nesnelerdir, tasarımı yapan taraf değildir. With their rotor on ... yapısı, with + bileşen + konum ifadesini kullanarak bir parçanın tasarımdaki yerini belirtir. Aynı anda gerçekleşen başka bir eylemi değil, tasarıma yerleşik bir düzeni anlatır. can be designed with + bileşen + konum veya başka bir özellik kalıbıyla başka durumlara aktarılabilir.
Alıştırma
Cümleyi hedef tasarım kalıbıyla tamamlayın: The desk ____ its charging ports on the left side.
Cevabı göster
can be designed with
vertical axis or a horizontal axis: eksenin yönünü adlandırmak
Axis, bir nesnenin çevresinde döndüğü gerçek veya hayali çizgidir. Vertical axis yaklaşık olarak yukarıdan aşağıya uzanırken horizontal axis yaklaşık olarak bir yandan diğer yana uzanır ve genellikle yere paraleldir. Cümlede vertical ve horizontal, rotor ekseninin yönünü açıklar; türbinin tamamının yüksekliğini, genişliğini veya kanat biçimini anlatmaz. Bu terimler dönme ekseninin iki olası yönelimini belirtir.
Alıştırma
Bir makinenin dönme ekseni soldan sağa uzanıyor ve düz zemine paralel. Hangi terim uygundur?
- a diagonal axis
- a horizontal axis
- a vertical axis
Cevabı göster
a horizontal axis
Vertical blades can pick up wind coming from any direction, Öbek fiiller
1:24Dikey kanatlar herhangi bir yönden gelen rüzgarı yakalayabilir,
pick up wind: rüzgârı almak veya yakalamak
Bu cümlede pick up wind, kanatların hangi yönden gelirse gelsin hareket eden havayı, yani rüzgârı alması veya yakalaması demektir. Burada pick up bir öbek fiildir; rüzgârı yerden kaldırmak anlamına gelmez. Pick up ifadesinin anlamı, nesnesine ve bağlama göre değişir. Nesne sinyal, ses veya rüzgâr olduğunda, bir cihazın kendisine ulaşanı algılamasını ya da almasını anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede pick up, pick up wind ifadesindeki gibi alma veya algılama anlamındadır?
- He picked up the coin from the sidewalk.
- I will pick up my cousin after school.
- The radio can pick up stations from across the border.
Cevabı göster
The radio can pick up stations from across the border.
but with much less efficiency than horizontal axis rotors. Dilbilgisi
1:28ancak yatay eksenli rotorlardan çok daha düşük verimlilikle çalışırlar.
with much less efficiency than: büyük bir verim farkını göstermek
With much less efficiency than ... önceki düşünceye bir performans özelliği ekler: Dikey kanatlar rüzgârı her yönden alabilir, ancak bunu yatay eksenli rotorlardan çok daha düşük verimle yapar. Buradaki with, eyleme eşlik eden performans düzeyini gösterir; “birlikte” anlamına gelmez. Yapı with + much less + sayılamayan isim + than + karşılaştırılan öge şeklindedir. Less miktar ya da derecenin daha düşük olduğunu gösterir, much ise farkın büyük olduğunu vurgular. Bu with öbeği genellikle bir yan cümleye veya betimlemeye bağlanır; tek başına cümle olmaz.
Alıştırma
Karşılaştırmayı tamamlamak için with, much less, efficiency ve than kullanın: The old engine runs ____ the new one.
Cevabı göster
with much less efficiency than
Horizontal designs allow blades to capture the wind's full force Notlar
1:32Yatay tasarımlar, rüzgarın yönünü takip edip ona dönerek
the wind's full force: rüzgârın en yüksek fiziksel gücü
the wind's full force ifadesinde iyelik yapısı olan the wind's, gücün nereden geldiğini gösterir; full ise ulaşılabilen en yüksek gücü belirtir. Bu ifade, rüzgârın fiziksel olarak en yüksek şiddetle etkili olmasını anlatır. Burada force bir isimdir; birine bir şeyi zorla yaptırmak anlamındaki fiil değildir. Aynı düşünce, özellikle feel, absorb veya withstand gibi fiillerden sonra the full force of the wind şeklinde de ifade edilebilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için örnekteki en yüksek güç anlamına gelen ifadeyi kullanın: The wave struck the pier with ____.
Cevabı göster
full force
by tracking the wind's direction and turning to face it. Dilbilgisi
1:36kanatların rüzgarın tüm gücünü yakalamasına olanak tanır.
allow blades to capture: allow + nesne + to + fiil
Allow + nesne + to + fiil yapısı, bir kişinin, şeyin, tasarımın veya koşulun bir eylemi mümkün kıldığını belirtir. allow blades to capture ifadesinde blades nesnedir; to capture ise kanatların yapabildiği eylemi belirtir. Buradaki allow, birinin sosyal anlamda izin vermesini anlatmaz. Yatay tasarım, rüzgârın gücünden daha fazla yararlanmayı mümkün kılan koşulları oluşturur.
Alıştırma
Cümleyi allow + nesne + to + fiil yapısıyla tamamlayın: This setting ____ users ____ save battery power.
Cevabı göster
allows · to
by tracking ... and turning ...: paralel -ing biçimleriyle yöntem anlatma
By + fiilin -ing biçimi, bir eylemin ya da sonucun hangi yöntemle gerçekleştiğini anlatır. Buradaki by, yer değil yöntem bildirir. Tracking ve turning, and ile bağlanan paralel -ing biçimleridir. İkisi de by yapısına bağlıdır ve birbiriyle bağlantılı iki adımı belirtir: rüzgârın yönünü takip etmek ve ardından makine gelen rüzgâra bakacak şekilde dönmek.
Alıştırma
Cümleyi by ile scan ve compare fiillerinin -ing biçimlerini kullanarak tamamlayın: The robot finds the door ____.
Cevabı göster
by scanning the room and comparing the images
is called yawing: teknik bir dönme sürecini adlandırma
Is called + ad yapısı, bir şeye ya da sürece ad vermek için edilgen çatıyı kullanır. Bilimsel açıklamalarda genellikle önce hareket anlatılır, ardından bu kalıpla teknik terim tanıtılır. Burada yawing, dikey bir eksen etrafında dönmenin adıdır. Bir rüzgâr türbininde bu dönüş, rotor sistemini gelen rüzgâra doğru yöneltir.
Alıştırma
Tanımı is called + terim kalıbıyla tamamlayın: Rotation around a vertical axis ____.
Cevabı göster
is called yawing
and older windmills achieved it through manual monitoring. Kalıp ifadeler
1:42ve eski yel değirmenleri bunu manuel izleme ile sağlardı.
achieved it through manual monitoring: bir yöntemle sonuç elde etmek
achieved it through manual monitoring ifadesindeki it, daha önce sözü edilen sonucu, yani yel değirmeninin yön değiştirme ayarını belirtir. achieve + sonuç + through + yöntem kalıbı, bir yöntemi kullanarak sonuç elde etmek anlamına gelir. Burada through manual monitoring kullanılan yöntemi gösterir: insanlar koşulları izleyip gerekli değişiklikleri yapmak zorundaydı. Through, fiziksel bir yerin içinden veya karşısına doğru hareket etmeyi anlatmaz.
Alıştırma
Bir sonucu ortaya çıkaran yöntemi through ile doğru biçimde belirten cümle hangisidir?
- The team walked through better accuracy after testing.
- The team achieved through careful testing better accuracy it.
- The team achieved better accuracy through careful testing.
Cevabı göster
The team achieved better accuracy through careful testing.
wind sensors and computer systems automatically adjust the blades with expert precision Kalıp ifadeler
1:47rüzgar sensörleri ve bilgisayar sistemleri, kanatları uzman bir hassasiyetle otomatik olarak ayarlayarak
adjust the blades with expert precision: son derece hassas ayarlamak
Adjust the blades, kanatların açısında veya konumunda küçük değişiklikler yapmak demektir. With expert precision, hareketin nasıl yapıldığını belirten bir ifadedir: değişikliklerin bir uzmandan beklenen düzeyde, son derece doğru yapıldığını anlatır. Precision bir aracı değil, ayarlamanın kalitesini belirtir. Expert performans düzeyini tanımlar; sistemi bir insan uzmanın çalıştırdığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi uzman düzeyinde hassasiyetle anlamına gelen hedef ifadeyle tamamlayın: The robotic arm adjusted the tiny lens ____.
Cevabı göster
with expert precision
as much energy as possible: bir miktarı en üst düzeye çıkarmak
as much + sayılamayan isim + as possible yapısı, koşulların izin verdiği en yüksek miktarı anlatır. Burada energy sayılamayan bir isimdir; bu yüzden many değil, much kullanılır. As possible yalnızca energy sözcüğünü nitelemez; miktarı en üst düzeye çıkaran yapının tamamını oluşturur. Amaç bir miktarı olabildiğince artırmak olduğunda bu yapı yeniden kullanılabilir.
Alıştırma
as much ... as possible yapısını ve energy ismini kullanarak cümleyi tamamlayın: The new panels are designed to capture ____.
Cevabı göster
as much energy as possible
Outside rotor orientation ile konu değiştirme
Burada Outside fiziksel bir konumu değil, tartışılan konunun sınırını belirtir. Outside rotor orientation yaklaşık olarak “rotor yönelimi konusunun dışında” veya “rotor yöneliminin ötesindeki etkenlere bakıldığında” anlamına gelir. Giriş ifadesi olarak bir etkeni kapatır ve başka bir etkene geçildiğini bildirir; burada yeni etken kanat şeklidir. Bunu makinenin uzamsal tarifinin bir parçası olarak değil, bilgiyi düzenleyen bir işaret olarak okuyun.
Alıştırma
Outside rotor orientation bu bağlamda bilgiyi düzenlemek açısından hangi işi yapar?
- Tartışmayı rotor yöneliminden başka bir etkene geçirir.
- Rotor yöneliminin daha ayrıntılı bir tanımını sunmaya başlar.
- Rotorun açık havada bulunduğunu söyler.
Cevabı göster
Tartışmayı rotor yöneliminden başka bir etkene geçirir.
the blades themselves need to be shaped to maximize efficiency. Dilbilgisi
1:58verimliliği en üst düzeye çıkarmak için kanatların kendisi de şekillendirilmelidir.
need to be shaped to maximize efficiency: edilgen gereklilik ve amaç
need(s) to be + fiilin üçüncü hâli kalıbı, bir şeyin bir işleme veya müdahaleye maruz kalması gerektiğini anlatır. Burada kanatlar kendilerine şekil vermez; tasarımcılar ya da üretim süreci onlara uygun şekli verir. İkinci to amacı belirtir: to maximize efficiency, “sistemin mümkün olduğunca verimli çalışmasını sağlamak için” demektir. Aktarılabilir kalıp something needs to be done to achieve a goal, yani “bir hedefe ulaşmak için bir şeyin yapılması gerekir” şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi needs to be shaped to maximize sözcükleriyle tamamlayın: The nozzle ____ airflow.
Cevabı göster
needs to be shaped to maximize
modern blades are curved like airplane wings. Deyimler
2:04modern kanatlar uçak kanatları gibi kavislidir.
While early designs ..., modern blades ...: karşıtlık belirten while
Burada while, karşılaştırılabilir iki olgu arasında karşıtlık kurar: ilk tasarımlarda düz kanatlar kullanılmıştır, ancak modern kanatlar kavislidir. Bu cümlede while, whereas veya but anlamına yakındır; “-dığı sırada” anlamında değildir. While A, B kalıbı, farkı kolayca göstermek için iki dönemi, ürünü veya seçeneği yan yana getirir. Her iki taraf da normalde kendi başına tam bir durumu anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede while zaman değil, karşıtlık belirtir?
- I read the instructions while the program was installing.
- While the old printer was noisy, the new model is almost silent.
- While we were walking home, it started to rain.
Cevabı göster
While the old printer was noisy, the new model is almost silent.
curved like airplane wings: like ile şekil karşılaştırması
curved like airplane wings ifadesinde curved, kanatları betimler; like airplane wings ise onların şeklini tanıdık bir şekille karşılaştırır. Burada like, “... benzer” anlamındadır; kanatların gerçekten uçak kanadı olduğunu söylemez. be + adjective + like + noun yapısı, teknik bir açıklamayı gözde canlandırmayı kolaylaştırabilir. Bir karşılaştırma genellikle cümlede adı verilen özelliğe—burada kavisli şekle—işaret eder; iki nesnenin bütün özelliklerinin aynı olduğunu anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, bir nesnenin kavisli şeklini başka bir nesneyle karşılaştırmak için like kullanır?
- A shell is displayed on the roof.
- The roof is made from a curved shell.
- The roof is curved like a shell.
Cevabı göster
The roof is curved like a shell.
Wind travels faster over the curved surface, Kalıp ifadeler
2:07Rüzgar kavisli yüzey üzerinde daha hızlı ilerleyerek
travels faster over the curved surface: bir yüzeyin üstündeki hareket
Burada travels, “seyahate çıkar” değil “hareket eder” anlamındadır. İngilizcede travel; rüzgârın, havanın, ışığın, sesin ve dalgaların bir yerden başka bir yere hareket etmesini veya yayılmasını anlatmak için kullanılabilir. over the curved surface, hava akımını yüzeyin üstünde ve yüzey boyunca konumlandırır. faster, fast sözcüğünün karşılaştırma biçimidir; travels fiilini niteler ve daha geniş açıklamada verilen başka bir yol veya koşula göre daha yüksek hız bildirir.
Alıştırma
Hangi cümle havanın pürüzsüz bir yüzeyin üstünde ve yüzey boyunca daha yüksek hızla hareket ettiğini söyler?
- Air travels faster over the smooth surface than over the rough one.
- Air travels faster across the open room than through the narrow hall.
- Air travels faster through the thin filter than through the thick one.
Cevabı göster
Air travels faster over the smooth surface than over the rough one.
creating a low pressure pocket above the blade that forces it upwards. Notlar
2:10kanadın üstünde onu yukarı doğru zorlayan bir düşük basınç cebi yaratır.
creating a low pressure pocket: sonucu bildiren -ing yapısı
Creating a low pressure pocket, sonucu bildiren bir -ing yapısıdır. Önceki cümlecikteki eylem nedeniyle ne olduğunu ekler: Daha hızlı hareket eden hava, düşük basınçlı bir bölge oluşturur. Bu, ikinci bir temel fiil değildir. Tam bir cümleciğin ardından creating ya da başka bir -ing fiilinin geldiği bu yapı, bir nedeni doğrudan sonucuna bağlar.
Alıştırma
Hangi cümle, ilk cümleciğin sonucunu göstermek için bir -ing yapısını doğru kullanır?
- The valve opens, creates a path for the water.
- The valve opens, creating a path for the water.
- The valve creating a path for the water.
Cevabı göster
The valve opens, creating a path for the water.
forces it upwards: force + nesne + yön
That forces it upwards ilgi cümleciğinde that, düşük basınçlı bölgeyi; it, kanadı gösterir ve upwards yönü belirtir. Kalıp force + nesne + yön şeklindedir: Fiziksel bir neden, bir şeyin belirli bir yönde hareket etmesini sağlar. Burada force fiziksel bir nedeni anlatır. Bu nedenle forces it upwards, “kanadın yukarı doğru hareket etmesini sağlar” demektir. Bir kişiye istemediği bir şeyi yaptırma şeklindeki sosyal anlama gelmez.
Alıştırma
The spring forces the lid upwards. cümlesi ne anlama gelir?
- Yayın fiziksel etkisi kapağın yukarı doğru hareket etmesini sağlar.
- Kapağın fiziksel etkisi yayın yukarı doğru hareket etmesini sağlar.
- Yay, kapağın yukarı doğru hareket etmesini engeller.
Cevabı göster
Yayın fiziksel etkisi kapağın yukarı doğru hareket etmesini sağlar.
Since the amount of lift depends on the angle at which the wind is moving relative to the blade, Dilbilgisi
2:15Kaldırma kuvveti miktarı rüzgarın kanada göre hangi açıyla hareket ettiğine bağlı olduğundan,
Since ... depends on ...: bir etkene dayalı neden belirtme
Burada since, “çünkü” veya “-dığı için” anlamındadır. Ardından gelen sonucun nedenini açıklar; bir başlangıç zamanını göstermez. Kaldırma kuvvetinin miktarı sonuç, açı ise onu belirleyen etkendir. Since A depends on B, ... kalıbı, A’nın B’ye göre değişmesi nedeniyle sonraki ifadenin geçerli olduğunu açıklar.
Alıştırma
Hangi cümle since ile bir neden verir ve depends on ile sonucu belirleyen etkeni gösterir?
- The departure time depends on traffic.
- The café has been open since Monday.
- Since travel time depends on traffic, we should leave early.
Cevabı göster
Since travel time depends on traffic, we should leave early.
at which ...: angle ifadesini edat ve ilgi zamiriyle niteleme
At which the wind is moving relative to the blade ilgi cümleciği, önündeki the angle ifadesini niteler. Which, the angle ifadesine döner; at ise belirli bir açıyla hareket etme ilişkisinden gelir. Relative to the blade, bu açının ölçüldüğü referans noktasını verir: rüzgârın yönünün kanatla nasıl karşılaştırıldığını gösterir. Which sözcüğünün öncülünü değiştirmez; öncül yine the angle ifadesidir.
Alıştırma
Teknik cümleyi resmî edat + ilgi zamiri yapısıyla tamamlayın: The angle ____ light enters the lens affects the image.
Cevabı göster
at which
incorporate a twist: fiziksel bir burulmayı tasarıma entegre etmek
Bu tasarım bağlamında incorporate, “bir şeyi daha büyük bir bütünün içine yerleştirip onun parçası hâline getirmek” demektir. Modern kanatlara yalnızca ayrı bir parça eklenmez; burulma, kanadın biçimine işlenir. Buradaki a twist, kanat boyunca açının fiziksel olarak değişmesidir. Bir hikâyedeki şaşırtıcı olay dönüşü anlamına gelmez. incorporate + feature/material/technology kalıbı, bir unsurun genel tasarımın parçası olduğunu anlatır.
Alıştırma
Bir özelliğin ürün tasarımına entegre edildiğini en doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The helmet's manual mentions a small light.
- A small light is packed separately with the helmet.
- The helmet incorporates a small light into its design.
Cevabı göster
The helmet incorporates a small light into its design.
optimizing how much of the blade can cut into the wind. Notlar
2:22bu da kanadın rüzgarı ne kadar keseceğini optimize eder.
optimizing how much of the blade: kanadın etkili kısmını optimize etmek
Optimizing, kanadın burulmasının etkisini veya amacını ekleyen bir -ing yan cümlesi başlatır: tasarım, kanadın rüzgârla etkili biçimde karşılaşabilen kısmının miktarını iyileştirir. Bu bilgi yeni bir ana eylem olarak değil, ek bir sonuç olarak düzenlenir. How much of the blade, “bu belirli kanadın ne kadarlık kısmı” demektir. how much of + belirli bir bütün yapısı, o bütünün değişebilen bir kısmını sorar veya tanımlar. Burada fiyat değil, oran ya da kapsam anlatılır.
Alıştırma
Bir bütünün kullanılabilir kısmını iyileştirmeyi optimizing how much of ... ile anlatan cümle hangisidir?
- The folding shelves improve storage by optimizing how much of the closet can be used.
- The sales tag shows how much the closet costs.
- The warehouse records how many closets are available.
Cevabı göster
The folding shelves improve storage by optimizing how much of the closet can be used.
cut into the wind: hareket eden havaya girmek
Bu cümlede cut into the wind, kanada canlı bir fiziksel hareket kazandırır: kanadın bir bölümü hareket eden havaya girer ve onunla karşılaşır. Buradaki cut, bir aletle katı bir nesneyi kesip ayırmak anlamına gelmez. Into sözcüğünden sonra hava, su veya başka bir hareketli akışkan geldiğinde bu anlatım, bir kenarın ya da sivri şeklin doğrudan akışa girdiğini gözümüzde canlandırır. Burada betimleyici bir ifadedir; özel bir kesme işleminin adı değildir.
Alıştırma
Şu cümlede cuts into ne anlama gelir: The blade cuts into the airflow at a steeper angle?
- Bütün havanın hareket etmesini engeller.
- Hareket eden havaya girer ve onunla karşılaşır.
- Havayı katı parçalara ayırır.
Cevabı göster
Hareket eden havaya girer ve onunla karşılaşır.
Made of fiberglass and resin layers: girişte kullanılan ortaç öbeği
Made of fiberglass and resin layers, ana cümleden önce gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Ana cümleden önce malzeme bilgisi verir; bunun altında yatan tam düşünce these blades are made of fiberglass and resin layers biçimindedir. Öbekte açıkça yazılmış bir özne veya be fiili yoktur. Anlaşılan özne, ardından gelen ana cümlenin öznesiyle aynı olmalıdır; burada bu özne these blades ifadesidir. Bu nedenle made, tek başına geçmiş zamanda gerçekleşen bir eylem değildir.
Alıştırma
Cümleyi baştaki made of malzeme öbeğiyle tamamlayın: ____ recycled aluminum, the frame is light but strong.
Cevabı göster
Made of
through rain, lightning, and blistering sunlight Kalıp ifadeler
2:31yağmur, yıldırım ve kavurucu güneş ışığı altında
through rain, lightning, and blistering sunlight: zorlu koşullara dayanmak
Burada through, kanatların çalışmayı sürdürdüğü zor koşulları tanıtır: yağmur, yıldırım ve aşırı sıcak güneş ışığı. Bir yerin bir tarafından diğer tarafına hareket etmek değil, “yaşayıp dayanırken” anlamına gelir. Bu kullanım, devam eden bir eylemi genellikle bir engel veya zor dönemle birlikte sunar. Eylem bu koşullara rağmen sürer; blistering, güneş ışığının son derece sıcak ve sert olduğunu vurgular.
Alıştırma
Hangi cümlede through, zor bir koşul sırasında devam etmek anlamında kullanılmıştır?
- Maya read through the report before lunch.
- The backup generator kept running through the storm.
- The hikers walked through the tunnel.
Cevabı göster
The backup generator kept running through the storm.
strong enough to: eylem için gereken düzeye ulaşmak
Strong enough to operate, kanatların belirtilen koşullarda çalışmak için gereken sağlamlık düzeyine ulaştığını anlatır. Bir eşiği ifade eder: bu eylemi gerçekleştirecek kadar sağlamdırlar. Kalıp, sıfat + enough + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Enough, strong kelimesinden sonra gelir; bu nedenle enough strong to operate değil, strong enough to operate denir.
Alıştırma
Cümleyi strong enough to ile tamamlayın: The safety cable is ____ hold the full weight.
Cevabı göster
strong enough to
Even with aerodynamic blades and a horizontal rotor, Dilbilgisi
2:36Aerodinamik kanatlara ve yatay bir rotora sahip olsa bile,
a wind turbine can only capture wind if it's in a windy environment. Dilbilgisi
2:39bir rüzgar türbini ancak rüzgarlı bir ortamdaysa rüzgarı yakalayabilir.
Even with ...: bir sınırı ortadan kaldırmayan avantaj
Even with + isim öbeği bir ödünleme kurar: önce yararlı veya önemli görünen bir koşulun varlığını kabul eder. Burada kanatlar ve rotor birer avantajdır; anlatıma eklenen yeni özellikler değildir. Ana cümle daha sonra bu koşula rağmen geçerli kalan sonucu veya sınırı verir. Bu kalıbı, bir avantajın her engeli ortadan kaldırmadığını göstermek için kullanın.
Alıştırma
Cümleyi Even with + isim öbeği kalıbıyla tamamlayın: ____ a full battery, the phone stopped working in the cold.
Cevabı göster
Even with
can only ... if ...: gerekli bir koşul
can only X if Y yapısında Y, X’in mümkün olması için gerekli bir koşuldur. Burada bir türbinin rüzgârı yakalayabilmesi için rüzgârlı bir ortamda bulunması gerekir; böyle bir ortam olmadan bunu yapamaz. Bu kalıp Y yoksa X de yok anlamına gelir. Başka koşullar da önemli olabileceği için Y’nin X’i her zaman garanti ettiğini söylemez.
Alıştırma
Bluetooth’un açık olması gerektiğini can only ... if ... ile gösterin: The speaker ____ connect ____ Bluetooth is on.
Cevabı göster
can only · if
Wind speeds typically increase the higher into the atmosphere you travel. Dilbilgisi
2:43Rüzgar hızları atmosferde yükseldikçe tipik olarak artar.
the higher into the atmosphere you travel: sonucun önce geldiği karşılaştırma
Burada the higher into the atmosphere you travel, “atmosferde daha yükseğe çıktıkça” demektir. Rüzgâr hızının irtifayla birlikte değiştiğini gösterir: yükseklik arttıkça rüzgâr hızı da artar. Bu, “the + comparative, the + comparative” kalıbının esnek bir biçimidir. Sonuç olan Wind speeds typically increase normal bir ana cümle olarak önce gelir; ardından the higher ile başlayan yan cümle, sonuçla birlikte değişen koşulu gösterir. Bu yüzden higher, yalnızca travel fiilini niteleyen sıradan bir zarf değil, karşılaştırma ilişkisinin parçasıdır.
Alıştırma
Bir kişi yükseldikçe havanın inceldiğini aynı sonuç-önce karşılaştırma yapısıyla anlatan cümle hangisidir?
- The air gets thinner unless you climb higher.
- The air gets thinner after you finish the climb.
- The air gets thinner the higher you climb.
Cevabı göster
The air gets thinner the higher you climb.
most turbines are well over 100 m tall Kalıp ifadeler
2:49çoğu türbin 100 metrenin çok üzerinde boydadır
well over 100 m tall: bir ölçütün açıkça üzerinde
well over 100 m tall ifadesinde well, over sözcüğünü güçlendirir. İfade, yüksekliğin yalnızca 100 metreyi aştığını değil, bu ölçütün açıkça veya önemli ölçüde üzerinde olduğunu anlatır. Buradaki well bir derece zarfıdır; “iyi bir şekilde” anlamına gelmez. well over + sayı veya miktar kalıbı yükseklik, süre, yaş, maliyet, mesafe ve ölçülebilen diğer miktarları anlatabilir.
Alıştırma
Onarımın üç saatten çok daha uzun sürdüğünü göstermek için cümleyi vurgulanan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The repair took ____ three hours.
Cevabı göster
well over
A turbine of this height and size can capture a huge amount of wind, Kalıp ifadeler
2:55Bu yükseklikte ve boyutta bir türbin devasa miktarda rüzgar yakalayabilir,
A turbine of this height and size: boyutları of ile anlatmak
of this height and size ifadesi a turbine sözünden sonra gelir ve türbinin sahip olduğu ölçüleri açıklar. Buradaki of sahiplik değil, özellik belirtir; this ise bağlamda daha önce verilen ölçülere gönderme yapar. Tekrar kullanılabilen kalıp a/an + noun + of this/that + dimension noun şeklindedir. Bu kalıp, o ölçekteki bir nesnenin neler yapabileceğini veya nelere ihtiyaç duyduğunu anlatan bir ifadeye giriş yapar: a building of this height, a cable of that length.
Alıştırma
Hangi cümlede bir nesnenin boyutlarını anlatmak için of this size doğru kullanılmıştır?
- A battery of this size can power the sensor for a week.
- A battery from this size can power the sensor for a week.
- A battery belongs to this size and can power the sensor for a week.
Cevabı göster
A battery of this size can power the sensor for a week.
generating enough electricity ... to power: yeterli bir sonucu anlatmak
Generating ... önceki cümlecikteki eylemin sonucunu ekleyen bir -ing ortaç ifadesidir. Every year, bu miktarın bir yıllık süre boyunca üretildiğini belirtir. Enough electricity to power 750 American homes, elektrik miktarının bu evlere elektrik sağlamak için gereken düzeye ulaştığı anlamına gelir. enough + noun + to + verb yapısı yeterliliği anlatır; power ise burada “elektrik sağlamak” anlamında bir fiildir.
Alıştırma
Elektriğin yeterli olduğunu anlatan hedef -ing ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The new turbine spins all day, ____ the visitor center.
Cevabı göster
generating enough electricity to power
A wind farm of 200 similarly sized turbines Notlar
3:04Benzer boyutlardaki 200 türbinden oluşan bir rüzgar çiftliği
A wind farm: çok sayıda rüzgâr türbini bulunan alan
Wind farm, birden fazla rüzgâr türbininin elektrik üretmek için bir arada kurulduğu alandır. Burada farm, belirli bir üretim türü için kullanılan büyük bir alan anlamına gelir; ürün yetiştirilen tarla ya da çiftlik değildir. Wind farm ifadesini tek bir birleşik isim olarak anlayın. a wind farm of 200 similarly sized turbines ifadesinde farm tesisin tamamını, 200 turbines ise içindeki ayrı makineleri belirtir.
Alıştırma
Bu cümlede wind farm ne anlama geliyor?
- Rüzgâr yardımıyla ürün yetiştirilen arazi
- Birçok rüzgâr türbininin elektrik ürettiği alan
- Tek bir rüzgâr türbini
Cevabı göster
Birçok rüzgâr türbininin elektrik ürettiği alan
similarly sized turbines: benzer boyutlardaki türbinler
Similarly sized turbines, boyutları birbirine veya daha önce sözü edilen bir boyuta yakın olan türbinleri anlatır. Similarly, sized sözcüğünü niteler; sized burada geçmişte yapılmış bir eylem değil, sıfat görevindedir. Similarly + geçmiş zaman ortacı veya sıfat yapısı, similarly shaped objects ve similarly priced tickets örneklerinde olduğu gibi isimden önce kısa bir betimleme sağlar. Bu cümlede 200 türbini benzer boyutlara sahip bir grup olarak tanımlar.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak similarly sized ifadesiyle tamamlayın: The movers packed the books in ____ boxes.
Cevabı göster
similarly sized
or twice as many European homes for an entire year. Dilbilgisi
3:11ya da iki katı kadar Avrupa evine bütün bir yıl boyunca güç sağlayabilir.
twice as many European homes: sayılabilen bir sayının iki katı
twice as many European homes ifadesinde twice çarpanın iki olduğunu, as many ise sayı bakımından karşılaştırmayı gösterir. homes çoğul ve sayılabilen bir isimdir; bu yüzden ifade, Avrupa'daki hane sayısının bağlamda verilen referans sayının iki katı olduğunu belirtir. Karşılaştırma ölçütü açıkça söylenirse kalıp twice as many + çoğul sayılabilen isim + as + karşılaştırma ölçütü olur: twice as many homes as before. Ölçüt bağlamdan belliyse, burada olduğu gibi sondaki as bölümü kullanılmayabilir.
Alıştırma
“Sayının iki katı” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The new library has ____ computers as the old one.
Cevabı göster
twice as many
Offshore wind farms contain an even greater number of even larger turbines. Notlar
3:16Açık deniz rüzgar çiftlikleri daha da büyük türbinleri daha da fazla sayıda barındırır.
Offshore wind farms: denizde kurulan rüzgâr santralleri
Offshore wind farms, elektrik üretmek için kıyıdan uzaktaki bir su kütlesine kurulmuş rüzgâr türbini gruplarıdır. Burada offshore, wind farms ifadesinin konumunu belirtir; rüzgârın kendisinin karadan uzaklaştığı anlamına gelmez. Enerji ve mühendislik alanlarında offshore, genellikle denizde bulunan tesisleri veya denizde yapılan çalışmaları tanımlar. Temel fikir, tesisin bulunduğu yerdir.
Alıştırma
Denizde kurulan bir rüzgâr santralini belirten hedef terimle cümleyi tamamlayın: Engineers are designing an ____ twenty miles from the coast.
Cevabı göster
offshore wind farm
even greater ... even larger: even ile karşılaştırma biçimini güçlendirme
Even, greater ve larger karşılaştırma biçimlerinden önce gelerek “daha da” veya “ek bir ölçüde” anlamı katar. An even greater number, türbin sayısının daha da fazla olduğunu; even larger ise türbinlerin kendilerinin daha da büyük olduğunu belirtir. Her iki even da daha önce belirtilen veya bağlamdan anlaşılan bir karşılaştırmayı güçlendirir. Burada even bir derece güçlendiricisidir; “ikiye tam bölünebilen” anlamına gelmez.
Alıştırma
an even greater number of even larger turbines ifadesindeki iki even neyi gösterir?
- Türbinler çiftler hâlinde dizilir, ancak boyutları aynı kalır.
- Hem türbin sayısı hem de türbinlerin boyutu daha da artar.
- Sayı artar, ancak even larger sözcüğünü en üstünlük derecesine dönüştürür.
Cevabı göster
Hem türbin sayısı hem de türbinlerin boyutu daha da artar.
the largest wind turbine ever built began operating off the coast of the Netherlands, Notlar
3:22şimdiye kadar inşa edilmiş en büyük rüzgar türbini Hollanda açıklarında faaliyete geçti,
the largest wind turbine ever built: en üstünlük derecesi + ever built
The largest, karşılaştırmadaki en üst dereceyi gösterir. Ever built, karşılaştırmayı ilgili zamana kadar yapılmış tüm rüzgâr türbinlerini kapsayacak biçimde genişletir. Bu nedenle ifade, “o zamana kadar yapılmış en büyük rüzgâr türbini” anlamına gelir. Ever built, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir ve burada that had ever been built ile aynı işlevdedir. İsimden sonra gelerek wind turbine ifadesini niteler; başka bir ana fiil değildir. Cümlenin ana fiili began operating ifadesidir.
Alıştırma
Cümleyi “şimdiye kadar yapılmış” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: This is the tallest wooden tower ____.
Cevabı göster
ever built
off the coast of the Netherlands: Hollanda kıyılarının açıklarındaki konum
Bu cümlede off the coast of the Netherlands, çalışma yerini Hollanda kıyı şeridinin ötesindeki deniz alanına yerleştirir. Buradaki off, kıyıya göre konumu bildirir; uzaklaşma hareketini veya «kapalı» olmayı ifade etmez. Yeniden kullanılabilen yapı off the coast of + yer adıdır. Bir şeyin o yerin kıyısının ötesinde ve genellikle kıyıya yakın sularda olduğunu gösterir.
Alıştırma
Araştırmanın kıyıda veya iç kesimde değil, Kaliforniya yakınlarındaki denizde yapıldığını hangi cümle ifade eder?
- The team is conducting the survey on the coast of California.
- The team is conducting the survey inland in California.
- The team is conducting the survey off the coast of California.
Cevabı göster
The team is conducting the survey off the coast of California.
a rotor diameter of 220 m: ölçüm adı + of + değer
a rotor diameter of 220 m ifadesi teknik bir özelliği belirtir: rotorun dönüşüyle taranan dairenin çapı 220 metredir. Burada m, meters («metre») sözcüğünün standart kısaltmasıdır. Yeniden kullanılabilen yapı a/an + ölçüm adı + of + sayı ve birim şeklindedir. Örnek olarak a height of 50 meters ve a capacity of 100 liters verilebilir. of öbeği, öncesinde adı verilen ölçünün değerini belirtir.
Alıştırma
Teknik özelliği tamamlamak için a diameter of + değer yapısını kullanın: The circular stage has ____ 12 meters.
Cevabı göster
a diameter of
just one of these turbines: tek bir türbini dev bir sonuçla karşılaştırmak
Just one of these turbines, bilginin odağını bir sayısına yerleştirir. Buradaki just, “yalnızca” anlamına gelir; “kısa bir süre önce” anlamına gelmez. Bu çok küçük sayının hemen ardından 16.000 haneye elektrik sağlamak gibi çok büyük bir sonuç gelir. Ölçekler arasındaki bu karşıtlık, tek bir türbinin neler yapabildiğini vurgular. Bilim ve teknoloji açıklamalarında just one + tekil isim yapısı bu amaçla sıkça kullanılır.
Alıştırma
Just one of these turbines ifadesi cümlede nasıl bir işlev görüyor?
- Çalışabilen tek türbinin bu olduğunu söyler.
- Türbinin yalnızca birkaç dakika önce çalışmaya başladığını söyler.
- Tek bir türbinin şaşırtıcı derecede büyük bir sonuç sağladığını vurgular.
Cevabı göster
Tek bir türbinin şaşırtıcı derecede büyük bir sonuç sağladığını vurgular.
meet the annual power needs: bir yıl yetecek kadar elektrik sağlamak
Meet the annual power needs ifadesindeki meet, “ihtiyacı karşılamaya yetecek kadar sağlamak” anlamına gelir; “biriyle buluşmak” anlamında değildir. Meet the needs of + kişi, grup veya kurum yaygın bir yapıdır. Annual, zaman aralığını tam bir yıl olarak belirler; power needs ise gereken elektrik miktarıdır. Bu nedenle meet the annual power needs of X, X için bir yıl boyunca yetecek kadar elektrik sağlamak demektir.
Alıştırma
“Tam bir yıl yetecek kadar elektrik sağlamak” anlamındaki vurgulanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: A rooftop solar system can ____ of the clinic.
Cevabı göster
meet the annual power needs
wind energy still faces challenges. Kalıp ifadeler
3:39rüzgar enerjisi hala zorluklarla karşı karşıyadır.
Despite its amazing potential: bir sınırlamadan önce güçlü yönü kabul etmek
Despite its amazing potential, cümlenin başında kullanılan bir ödünleme ifadesidir: önce belirgin bir olumlu noktayı kabul eder, ardından ana cümlede bir sınırlamaya geçer. Böylece “bu doğru, ancak başka önemli bir gerçek de var” biçiminde dengeli bir sav oluşturulur. Burada despite bir edattır ve ardından its amazing potential isim öbeği gelir. Yapı despite + isim öbeği, zamir veya -ing biçimidir; despite sözcüğünden hemen sonra özne ve fiil içeren tam bir yan cümle kullanılmaz.
Alıştırma
Ödünleme ilişkisi kurmak için despite sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?
- Despite it had a limited budget, the team completed the project.
- Despite the limited budget, the team completed the project.
- Despite the budget was limited, the team completed the project.
Cevabı göster
Despite the limited budget, the team completed the project.
faces challenges: zorluklarla karşılaşmak
faces challenges ifadesinde face, “zorluklarla karşılaşmak ve bunlarla uğraşmak zorunda olmak” anlamında bir fiildir. İfade, zorlukların var olduğunu söyler; bunların aşılıp aşılmayacağını belirtmez. Burada face geçişli bir fiildir, bu nedenle challenges doğrudan ardından gelir: face challenges denir, face with challenges denmez. faces içindeki -s, tekil özne wind energy ile uyum sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle projenin zorluklarla karşılaştığını doğal biçimde ifade eder?
- The project faces challenges as it expands overseas.
- The project meets challenges as it expands overseas.
- The project faces with challenges as it expands overseas.
Cevabı göster
The project faces challenges as it expands overseas.
Wind may be a free and unlimited fuel, Dilbilgisi
3:42Rüzgar ücretsiz ve sınırsız bir yakıt olabilir,
but no matter how large or efficient a turbine is, Dilbilgisi
3:44ancak bir türbin ne kadar büyük veya verimli olursa olsun,
may be ..., but ... ile bir noktayı kabul edip sınırlamaya geçmek
A may be X, but Y kalıbında konuşan kişi önce X'i kabul eder, ardından daha önemli olan Y'ye geçer. Burada may be esas olarak zayıf bir tahmini anlatmaz; ölçülü bir ödün verme işlevi görür: Rüzgâr ücretsiz ve sınırsızdır, ancak bu avantaj but sonrasında belirtilen sınırı ortadan kaldırmaz. Bu yapıyı, doğru veya makul bir noktayı kabul ederken onun tartışmayı tek başına sonuçlandırmadığını göstermek için kullanabilirsiniz. Ana iddia genellikle but sonrasında gelir.
Alıştırma
Hangi cümle may be ..., but ... yapısıyla önce bir noktayı kabul edip ardından daha önemli bir sınırlama getirir?
- The plan is affordable, so it cannot carry risks.
- The plan may be affordable, but it still carries risks.
- The plan may be affordable because it carries risks.
Cevabı göster
The plan may be affordable, but it still carries risks.
no matter how large or efficient ... is: derece sonucu değiştirmez
no matter how + sıfat veya zarf + özne + fiil yapısı, derecesi değişse de sonucu değiştirmeyen bir durumu belirtir. no matter how large or efficient a turbine is ifadesinde large ve efficient değişebilen özelliklerdir, ancak bu yan cümleden sonraki sonuç her derecede geçerliliğini korur. how çoğu zaman soru başlatır, fakat burada doğrudan soru değil, ödünleme bildiren bir yan cümle vardır. Soru söz dizimi olan is a turbine yerine bildirme cümlesi söz dizimi olan a turbine is kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede no matter how yapısı bildirme cümlesi söz dizimiyle doğru kullanılmıştır?
- No matter how busy she is, she calls her parents.
- No matter how is she busy, she calls her parents.
- No matter she is how busy, she calls her parents.
Cevabı göster
No matter how busy she is, she calls her parents.
a limit to how much ... ile üst sınır belirtme
Burada a mathematical limit to how much wind, türbinin elektriğe dönüştürebileceği rüzgâr enerjisi miktarının sabit bir üst sınırı olduğunu ifade eder. a limit to how much + isim + özne + can + fiil yapısında to, sınırlanan şeyi tanıtan bir edattır; how much yan cümlesi de how much wind it can convert biçimindeki düz cümle söz dizimini korur. how much wind can it convert kullanılmaz. Kesin üst sınır değeri belirtilmediğinde bu yapıyı kullanın. Kapasite, kaynak, beceri veya fiziksel süreçlerdeki sınırları anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle cihazın veri depolama kapasitesinin bir üst sınırı olduğunu doğal biçimde ifade eder?
- There is a limit to how much data this device can store.
- There is a limit of how much data can this device store.
- There is a limit to how many data this device can store.
Cevabı göster
There is a limit to how much data this device can store.
German physicist Albert Betz: bilimsel bir sonucun kaynağı
German physicist Albert Betz bir kimlik bildiren isim öbeğidir: German milliyeti, physicist mesleği belirtir; Albert Betz ise kişinin adıdır. calculated fiilinin öznesi olarak, ardından gelen sonuçtan sorumlu kişiyi tanıtır. Betz, bir türbinin yakalayabileceği rüzgâr enerjisinin teorik en yüksek oranıyla ilişkilidir. Betz limit olarak bilinen bu oran, idealleştirilmiş hesaplamada yaklaşık %59,3’tür. Burada Albert Betz bir kişinin adıdır; türbin parçasının adı değildir.
Alıştırma
German physicist Albert Betz öbeği burada okuyucuya ne anlatır?
- Bir sonraki bölümde hesaplaması aktarılacak bilim insanını tanımlar.
- Bütün rüzgâr türbinlerinin Almanya’da üretildiğini söyler.
- Bir rüzgâr türbininin içindeki parçayı adlandırır.
Cevabı göster
Bir sonraki bölümde hesaplaması aktarılacak bilim insanını tanımlar.
that since some wind must remain to keep the blades spinning, Dilbilgisi
3:54kanatların dönmesini sağlamak için biraz rüzgar kalması gerektiğinden,
since ... must remain to keep ...: Bir sürecin sürmesi için bir şeyi korumak
Bu neden bildiren yan cümlede since, “çünkü” anlamındadır; “geçmişteki bir zamandan beri” anlamında değildir. Some wind must remain, rüzgârın kullanılabilir hareketinin tamamının alınamayacağını ve hava akışının bir bölümünün türbinden geçmeye devam etmesi gerektiğini anlatır. To keep the blades spinning, kalan rüzgârın neden gerekli olduğunu açıklar. since + something must remain + to keep + object + -ing kalıbı, sürmekte olan bir işlemin devam edebilmesi için bir şeyin kalması veya varlığını sürdürmesi gerektiğini ifade eder.
Alıştırma
Dersteki hedef kalıbı tamamlayın: Since some charge ____ to keep the clock running, the device turns off other features early.
Cevabı göster
must remain
a turbine can only ever capture 59.3% of the wind's energy. Kalıp ifadeler
3:57bir türbin rüzgar enerjisinin en fazla %59.3'ünü yakalayabilir.
can only ever capture 59.3%: Kesin bir üst sınırı belirtmek
Can only ever capture 59.3%, %59,3’ü bir kez ulaşılmış bir sonuç olarak değil, mümkün olan en büyük oran olarak sunar. Only sınırlamayı koyar, ever ise bu sınırlamayı her zamana ve mümkün olan her duruma yayar. can only ever + verb + amount yapısında ever, mutlak bir sınır anlamını güçlendirir. Burada “geçmişte bir zamanda” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle 500’ü her koşulda geçerli kesin bir üst sınır olarak sunuyor?
- This machine can only ever produce 500 parts per hour.
- This machine once produced 500 parts per hour.
- This machine can sometimes produce 500 parts per hour.
Cevabı göster
This machine can only ever produce 500 parts per hour.
some people feel turbines disrupt natural scenery, Kalıp ifadeler
4:04bazı insanlar türbinlerin doğal manzarayı bozduğunu hissediyor,
turbines disrupt natural scenery: manzara üzerindeki görsel etki
Bu cümlede turbines disrupt natural scenery, türbinlerin manzaranın görsel bütünlüğünü bozduğu veya el değmemiş doğa hissini azalttığı anlamına gelir. Disrupt, manzaraya ya da onu izleme deneyimine yönelik bir etkiyi anlatır; doğanın fiziksel olarak yok edildiği anlamına gelmez. Bu ifade, görsel etkiyi bazı insanların görüşü olarak sunar. Altyapı tartışmalarında bu yapı, bir yapının manzaranın görünümünü ve bütünlüğünü nasıl değiştirdiğini anlatabilir.
Alıştırma
Burada turbines disrupt natural scenery ne anlama geliyor?
- Türbinler doğal çevrenin her bölümünü tamamen yok eder.
- Türbinler yerel havanın değişmesini durdurur.
- Türbinler manzaranın görünümünü ve bütünlüğünü olumsuz etkiler.
Cevabı göster
Türbinler manzaranın görünümünü ve bütünlüğünü olumsuz etkiler.
and wind energy's intermittent availability can make it difficult to integrate into electrical grids. Notlar
4:07ve rüzgar enerjisinin kesintili kullanılabilirliği onu elektrik şebekelerine entegre etmeyi zorlaştırabilir.
intermittent availability: kesilip yeniden başlayan kullanılabilirlik
Intermittent availability, bir şeyin bazı zamanlarda kullanılabildiği ancak sürekli ya da öngörülebilir biçimde kullanılamadığı anlamına gelir. Intermittent, durup yeniden başlayan bir düzeni anlatır; yalnızca az miktarda bulunduğu anlamına gelmez. Rüzgâr enerjisinde, elektriğe ihtiyaç duyulan anda rüzgâr her zaman esmez; bu yüzden üretim zaman içinde değişir. Kullanılabilirlikteki bu değişim, enerjinin dengelenmesini ve elektrik şebekesine entegre edilmesini zorlaştırabilir.
Alıştırma
Uzak bir yerdeki internet bağlantısı bir süre çalışıyor, kesiliyor ve daha sonra geri geliyor. Kullanılabilirliğini en iyi hangi ifade anlatır?
- intermittent availability
- limited availability
- constant availability
Cevabı göster
intermittent availability
make it difficult to integrate: make + it + sıfat + to-infinitive kalıbı
make it difficult to integrate into electrical grids ifadesinde make, “bir durumun oluşmasına neden olmak” anlamına gelir. Kalıp make + it + sıfat + to-infinitive şeklindedir: kesintili kullanılabilirlik nedendir, rüzgâr enerjisini şebekeye entegre etmek ise zorlaşan eylemdir. it, rüzgâr enerjisine gönderme yapmaz; yer tutucu nesne olarak kullanılır. Asıl değerlendirilen eylemi to-infinitive belirtir. Aynı kalıp make it easier to compare ve make it possible to continue gibi ifadelerde de kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için make, it, difficult, to ve integrate sözcüklerini doğru sıraya koyun: Frequent software changes ____ old files into the new system.
Cevabı göster
make it difficult to integrate
even with these challenges: sonuçtan önce bir engeli kabul etmek
even with these challenges, ödünleme bildiren bir geçiş ifadesidir. Daha önce belirtilen sorunları kabul ederken sonraki iddianın yine de doğru olabileceğini gösterir. even vurgu eklediği için ifade yaklaşık olarak “bu zorluklara rağmen” anlamına gelir. Bu, bir açıklamayı düzenlemenin yaygın bir yoludur: önce sınırlamalar kabul edilir, sonra ana sonuca dönülür. these challenges önceki sorunlara gönderme yapar; yeni bir zorluk eklemez.
Alıştırma
Hangi cümle, bir engeli kabul edip sonucun yine de gerçekleştiğini göstermek için even with kullanır?
- Even with the heavy rain, the game continued.
- The heavy rain continued after the game.
- The game continued because of the heavy rain.
Cevabı göster
Even with the heavy rain, the game continued.
modern wind turbines have made wind energy Dilbilgisi
4:15modern rüzgar türbinleri rüzgar enerjisini
the most efficient and inexpensive source of electricity.
4:17en verimli ve ucuz elektrik kaynağı haline getirmiştir.
have made wind energy ... source: make + nesne + tümleç
have made wind energy the most efficient and inexpensive source ifadesinde wind energy nesnedir; ardından gelen isim öbeği ise nesne tümlecidir. Bu tümleç, rüzgâr enerjisinin sonuçta kazandığı rolü veya durumu belirtir. Burada made, “üretti” değil, “bir duruma getirdi” anlamındadır. Başka durumlara aktarılabilen make + nesne + isim öbeği veya sıfat yapısı, bir şeyin nesneye yeni bir rol, özellik ya da durum kazandırdığını gösterir.
Alıştırma
Sonuç bildirmek için make + nesne + isim tümleci yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The new policy has made a top priority for safety.
- The new policy has made safety a top priority.
- The new policy has made safety to be a top priority.
Cevabı göster
The new policy has made safety a top priority.
Wind turbines already provide essential energy for communities around the world, Kalıp ifadeler
4:22Rüzgar türbinleri halihazırda dünya çapındaki topluluklar için temel enerjiyi sağlıyor,
provide essential energy for communities: provide + kaynak + for + yararlanan kişi
provide essential energy for communities ifadesinde essential energy sağlanan kaynaktır; for communities ise bu kaynağı alan veya ondan yararlanan insanları belirtir. Başka durumlara aktarılabilen yapı provide + bir şey + for + bir kişi veya gruptur. Burada communities, yalnızca çevrim içi grupları değil, belirli yerlerde yaşayan insan topluluklarını ifade eder. Essential, enerjinin günlük yaşam veya önemli hizmetler için gerekli olduğunu gösterir.
Alıştırma
provide + kaynak + for + yararlanan kişi yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The library provides free internet access for local residents.
- The library provides local residents for free internet access.
- The library provides free internet access at local residents.
Cevabı göster
The library provides free internet access for local residents.
hosting a wind turbine can be a reliable source of additional income. Notlar
4:27bir rüzgar türbinine ev sahipliği yapmak güvenilir bir ek gelir kaynağı olabilir.
hosting a wind turbine: ekipman için yer sağlamak
Bu cümlede hosting a wind turbine, bir rüzgâr türbininin kişinin arazisine veya mülküne kurulmasına ve orada kalmasına izin vermek demektir. Çiftçi alanı sağlar ve bunun karşılığında çoğu zaman ödeme alır. Buradaki host, "bir şey için yer veya ortam sağlamak" anlamındadır. Türbini misafir gibi ağırlamak ya da bir program sunmak anlamına gelmez ve tek başına ekipmanın kime ait olduğunu veya onu kimin işlettiğini göstermez.
Alıştırma
Bir enerji şirketi türbinin sahibi olup onu işletirken çiftçi yalnızca araziyi sağlıyor. En doğru cümle hangisidir?
- The farmer owns the wind turbine.
- The farmer hosts a wind turbine on her land.
- The farmer operates the wind turbine.
Cevabı göster
The farmer hosts a wind turbine on her land.
a reliable source of additional income: güvenilir bir ek gelir kaynağı
a reliable source of additional income ifadesinde source, düzenli olarak bir sonuç sağlayan veya üreten bir şeyi anlatır. Reliable, makul ölçüde istikrarlı biçimde güvenilebileceğini belirtir; miktarın garanti edildiği veya her seferinde aynı olduğu anlamına gelmez. Additional income, bir kişinin veya ailenin ana gelirine ek olarak kazandığı paradır. Yeniden kullanılabilen kalıp a reliable source of + isim şeklindedir; örneğin a reliable source of information, energy veya support denebilir.
Alıştırma
Cümleyi "ailenin ana gelirine ek olarak para kazanmanın güvenilir bir yolu" anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Renting out the spare room can be ____ for the family.
Cevabı göster
a reliable source of additional income
wind forecasting: gelecekteki rüzgâr koşullarını tahmin etmek
Wind forecasting, yani “rüzgâr tahmini”, gözlemlerden ve modellerden yararlanarak gelecekteki rüzgâr koşullarını; özellikle rüzgârın hızını, yönünü, zamanını ve değişimlerini öngörmek demektir. Forecasting geleceğe yöneliktir; yalnızca mevcut rüzgârı ölçmek veya geçmiş hava olaylarını bildirmek değildir. Enerji sistemlerinde doğru rüzgâr tahmini, işletmecilerin rüzgâr türbinlerinin ne kadar elektrik üretebileceğini hesaplamasına ve değişken üretime göre şebekeyi planlamasına yardımcı olur.
Alıştırma
Bu enerji bağlamında wind forecasting ifadesinin en doğru anlamı nedir?
- Yalnızca bir türbinin şu anda ürettiği elektriği ölçmek.
- Daha önce gerçekleşmiş fırtınaları herhangi bir tahmin yapmadan listelemek.
- Mevcut verilerden gelecekteki rüzgâr hızını, yönünü ve değişimlerini tahmin etmek.
Cevabı göster
Mevcut verilerden gelecekteki rüzgâr hızını, yönünü ve değişimlerini tahmin etmek.
electrical grid infrastructure: elektriği taşıyan ve kontrol eden sistemler
Electrical grid infrastructure; iletim hatları, trafo merkezleri, transformatörler ve kontrol ekipmanları gibi elektriği taşıyan, dağıtan ve kontrol eden fiziksel ve teknik sistemlerdir. Bu isim grubunun ana sözcüğü infrastructure sözcüğüdür. Electrical grid, bunun ne tür bir altyapı olduğunu, yani elektrik şebekesine ait olduğunu belirtir. Buradaki grid bir ızgara deseni değil, elektrik üreticileriyle kullanıcıları birbirine bağlayan ağdır.
Alıştırma
Bir ülke iletim hatlarını, trafo merkezlerini ve şebeke kontrol sistemlerini yenilemeyi planlıyor. En uygun terim hangisidir?
- electrical grid infrastructure
- electricity generation
- energy storage
Cevabı göster
electrical grid infrastructure
With continued improvements in ...: sürekli gelişen koşulu önce sunmak
With continued improvements in ... cümle başında kullanılan bir edat öbeğidir. Buradaki with, “biriyle birlikte” anlamına gelmez; “…… sürekli geliştikçe” veya “…… alanındaki sürekli iyileşmeler sayesinde” anlamını verir. Devam eden ilerlemeyi, ana cümledeki sonucu mümkün kılabilecek bir arka plan olarak sunar. Bu öbeği başa koymak, bilgiyi değişen koşullardan öngörülen sonuca doğru düzenler. in sözcüğünden sonra iyileşen alan bir isim öbeğiyle belirtilir; ardından ana cümle ne olabileceğini söyler.
Alıştırma
Sürekli iyileşmeyi bir tahminin arka planı olarak sunan tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ battery storage, remote homes may rely more on solar power.
Cevabı göster
With continued improvements in
energy storage: enerjiyi daha sonra kullanmak üzere saklama
Energy storage, şu anda mevcut olan enerjiyi daha sonra kullanmak üzere saklamak demektir. Depolama sürecini, kapasiteyi veya piller ve pompaj depolamalı hidroelektrik gibi teknolojileri ifade edebilir. Buradaki storage sıradan bir oda veya depo anlamına gelmez. Enerji tartışmalarında, enerjiyi alan ve talep arttığında ya da rüzgâr veya güneş ışığı olmadığında serbest bırakan sistemleri ifade eder.
Alıştırma
Büyük bir pil, öğle saatlerindeki fazla güneş enerjisini gece kullanmak üzere saklıyor. En uygun terim hangisidir?
- energy storage
- electricity generation
- electrical grid infrastructure
Cevabı göster
energy storage
wind power might blow away all our energy problems. Deyimler
4:38rüzgar gücü tüm enerji sorunlarımızı alıp uçurabilir.
blow away all our energy problems: rüzgâra dayalı bir söz oyunu
blow away all our energy problems ifadesinde blow away, sorunları ortadan kaldırmak veya tamamen çözmek anlamına gelir. Sorunlar soyut olduğu için hava onları gerçekten bir yere sürüklememektedir. Özne wind power olduğu için blow fiili, rüzgârın nesneleri uçurup götürdüğü gerçek görüntüyü de çağrıştırır. Cümle bu gerçek görüntü ile mecaz anlamı birleştirerek eğlenceli bir söz oyunu ve iyimser bir kapanış oluşturur.
Alıştırma
Bu cümlede blow away ifadesini söz oyunu yapan nedir?
- Rüzgârın bütün enerji santrallerini gerçekten havaya kaldıracağını öngörür.
- Enerji sorunlarının etkileyici bir gösteriye hayran kaldığını söyler.
- Rüzgârın bir şeyi uçurup götürmesini canlandırırken enerji sorunlarının ortadan kaldırılabileceğini de mecazen söyler.
Cevabı göster
Rüzgârın bir şeyi uçurup götürmesini canlandırırken enerji sorunlarının ortadan kaldırılabileceğini de mecazen söyler.
a big picture person: genel görünüme odaklanan kişi
a big picture person ifadesindeki big picture, fiziksel olarak büyük bir resim değil; genel durum, temel hedefler ve uzun vadeli yön anlamına gelir. a big picture person, küçük ayrıntılara odaklanmadan önce bu geniş bağlantılara bakma eğilimindedir. More of a, tanımı yumuşatır: her zaman bu tipe kusursuz biçimde uyduğunuzu değil, bu düşünme biçimine daha yakın olduğunuzu belirtir.
Alıştırma
Hangi tanım a big picture person ifadesine en uygundur?
- Yalnızca büyük boyutlarda basılmış fotoğraflara bakmaktan hoşlanan biri.
- Planlar, hedefler veya gelecekteki etkiler hakkında düşünmeyi reddeden biri.
- Ayrıntılara odaklanmadan önce genel hedefi ve temel bağlantıları ele alan biri.
Cevabı göster
Ayrıntılara odaklanmadan önce genel hedefi ve temel bağlantıları ele alan biri.
explore whether we could power our world with 100% renewable energy.
4:49dünyamızı %100 yenilenebilir enerjiyle destekleyip destekleyemeyeceğimizi keşfedin.