Günlük İngilizcede Latince kelimeler - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
339 kelime 147 kel/dk

Video özeti: Bu mini ders, İngilizcede kullanılan Latince kökenli yedi kelime ve ifadeyi inceliyor. Anlamlarını örneklerle açıklarken telaffuzun, resmiyet düzeyinin ve bağlamın doğal kullanımı nasıl etkilediğini de gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. et cetera and not ex cetera — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: “Ve benzeri” anlamındaki et cetera ifadesinin doğru biçimini tanıyıp söylemeyi öğrenin. Karşılaştırma, dinleme, telaffuz ve yazımda sık rastlanan bir hataya dikkat çeker: ifadede x yoktur; böylece yanlış ex cetera biçimini kullanmaktan kaçınabilirsiniz. 2. per se, — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu ifadenin bir değerlendirmenin kapsamını nasıl daralttığını anlayın. Albüm örneğinde konuşan kişi yalnızca o eserin kendisini beğenmez, fakat sanatçıyı genel olarak sevmeye devam eder. Böylece kişiyi ya da kategorinin tamamını reddediyormuş izlenimi vermeden hassas ve sınırlı değerlendirmeler yapabilirsiniz. 3. and vice versa, — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir ilişki veya eylem, iki tarafın yeri değiştirildiğinde de geçerliyse bu kısa ifadeyi kullanın. Farklı diller konusunda birbirine yardım eden iki kişi gibi karşılıklı ilişkileri, cümlenin tamamını hantal biçimde tekrarlamadan anlatabilirsiniz.

Bu derste

Hi.

0:04

Merhaba.

Did you know that there are lots of words used in English Notlar

0:05

İngilizcede kullanılan pek çok kelimenin

that are actually borrowed from other languages? Kelime

0:08

aslında başka dillerden alındığını biliyor muydunuz?

Anlatım akışı

Did you know that ...? ile konuyu açan bir soru

Did you know that + cümle? kalıbı bir bilgiyi soru biçiminde sunar. Burada konuyu açar ve dikkati ardından gelecek bilgiye yöneltir. Konuşmacı bilgiyi hemen verdiği için asıl amaç cevap beklemek değildir. Derslerde, sunumlarda ve kısa bilgilendirici videolarda açılışı düzenleyen bir ilgi çekme yöntemi olarak kullanılır.

Alıştırma

Bu açılışta Did you know that ...? ifadesinin temel görevi nedir?

  1. Konuşmacı devam etmeden önce ayrıntılı bir cevap talep eder.
  2. Konuşmacının bu bilgiden şüphe ettiğini gösterir.
  3. Dikkat çeker ve sırada anlatılacak bilgiyi tanıtır.
Cevabı göster

Dikkat çeker ve sırada anlatılacak bilgiyi tanıtır.

Dilbilgisi

used in English ile indirgenmiş edilgen ilgi cümleciği

used in English, words sözcüğünden sonra gelir ve hangi sözcüklerin kastedildiğini açıklar. Tam biçimi words that are used in English şeklindedir. Eylem words üzerinde gerçekleştiği için used edilgen anlamlı bir geçmiş zaman ortacıdır; basit geçmiş zamanda kullanılan ana fiil değildir. that are çıkarıldığında, açıklamalarda sık görülen kısa bir yapı olan indirgenmiş edilgen ilgi cümleciği oluşur.

Alıştırma

Köşeli parantez içindeki edilgen ilgi cümleciğini aynı anlamı koruyarak kısaltın: The safety rules [that are posted on the door] are easy to see. The safety rules ____ are easy to see.

Cevabı göster

posted on the door

Kelime

borrowed from other languages: İngilizceye alınan kelimeler

Kelimeler borrowed from other languages olarak tanımlandığında, bir dilin başka bir dilden kelimeler alıp bunları kendi söz varlığının parçası olarak kullanması anlatılır. Buradaki borrowed, kelimelerin nereden geldiğini gösterir. Bu şekilde alınan bir kelimeye loanword, yani alıntı kelime denebilir. Bu, kelimelerin geçici olduğu veya geri verilmesi gerektiği anlamına gelmez. Kaynak dil de bu kelimeleri kullanmaya devam eder.

Alıştırma

Burada borrowed from other languages ne anlama geliyor?

  1. İngilizce, kelimeleri kullanmak için başka dillerden izin istemiştir.
  2. İngilizce, kelimeleri kısa bir süre kullanıp sonra geri verir.
  3. İngilizce, başka dillerden gelen kelimeleri almış ve kullanmaktadır.
Cevabı göster

İngilizce, başka dillerden gelen kelimeleri almış ve kullanmaktadır.

Today we're going to review specifically Latin words that are used in English. Notlar

0:11

Bugün özel olarak İngilizcede kullanılan Latince kelimeleri gözden geçireceğiz.

Anlatım akışı

we're going to review: ders planını duyurmak

We're going to review, konuşmacı ile grubun sırada ne yapmayı planladığını dinleyicilere bildirir. Bu cümlede, gözden geçirilecek konuyu, yani İngilizcede kullanılan Latince kelimeleri belirterek dersin planını açıklar. We're going to + fiilin yalın hâli kalıbı; ders, sunum veya grup etkinliğinde planlanan bir sonraki adımı duyurmak için kullanılabilir. Buradaki going to bir planı ifade eder; bir yere hareket etmeyi anlatmaz.

Alıştırma

Ders başlangıcı kalıbı olan we're going to + review ile cümleyi tamamlayın: Today, ____ the three safety rules.

Cevabı göster

we're going to review

Kültür

İngilizcede kullanılan Latince kelimeler

Latin words that are used in English ifadesi, Latince'den gelen ve artık İngilizcenin bir parçası olarak kullanılan kelime veya ifadeleri anlatır. Burada söz konusu olan İngilizce kelime dağarcığının kaynağıdır; İngilizce bir konuşmayı Latince yapmak değildir. Latince, özellikle resmî, akademik ve teknik bağlamlarda kullanılan birçok İngilizce terime katkıda bulunmuştur. Bu arka plan, bir İngilizce cümlenin içinde Latin kökenli bir ifade gördüğünüzde onu tanımanıza yardımcı olur.

Alıştırma

Latin words that are used in English neyi anlatır?

  1. İngilizce konuşanlar her sıradan konuşmada Latince kullanır.
  2. Latince'den gelen kelimeler İngilizce cümlelerde yer alamaz.
  3. İngilizce, Latince'den gelen bazı kelime ve ifadeleri kullanır.
Cevabı göster

İngilizce, Latince'den gelen bazı kelime ve ifadeleri kullanır.

Number one,

0:16

Bir numara,

carpe diem.

0:17

carpe diem.

Carpe diem means seize the day. Notlar

0:18

Carpe diem anı yaşa demektir.

Kültür

Carpe diem: günü yaşa

Carpe diem, İngilizcede kalıplaşmış bir ifade olarak kullanılan Latince bir sözdür. “Günü yakala” anlamına gelir: beklemek yerine içinde bulunulan zamandan en iyi şekilde yararlanmayı ve değerli bir fırsat için harekete geçmeyi anlatır. Bu cümlede means, ifadenin İngilizce açıklamasını tanıtır. Carpe diem ifadesini bir bütün olarak anlayın; carpe ve diem kelimelerini iki sıradan İngilizce kelime gibi ayrı ayrı çevirmeyin.

Alıştırma

Carpe diem ifadesinin İngilizcede nasıl kullanıldığını en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. Carpe diem, içinde bulunulan anı en iyi şekilde değerlendirmeye teşvik eden kalıplaşmış bir Latince ifadedir.
  2. Carpe diem, şu anda herkesin Latince konuştuğu anlamına gelir.
  3. Carpe diem, kişinin gündüz uyuması gerektiği anlamına gelen sıradan bir İngilizce ifadedir.
Cevabı göster

Carpe diem, içinde bulunulan anı en iyi şekilde değerlendirmeye teşvik eden kalıplaşmış bir Latince ifadedir.

Deyimler

seize the day: bugünün fırsatını en iyi şekilde değerlendirmek

Bu cümlede seize the day, carpe diem ifadesini açıklar. Bu ifade, şu anda sahip olduğun fırsatı en iyi şekilde değerlendirip beklemek yerine harekete geçmek anlamına gelir. Seize sözcüğü düz anlamıyla “yakalamak” olabilir, ancak ifadenin tamamı mecazidir: day, fiziksel olarak yakalanabilecek bir günü değil, içinde bulunulan anı veya bugünkü fırsatı temsil eder.

Alıştırma

Teşvik cümlesini bu nottaki ifadeyle tamamlayın: This is your chance—____!

Cevabı göster

seize the day

For example,

0:21

Örneğin,

I saved a lot of money this week, Kalıp ifadeler

0:22

bu hafta çok para biriktirdim,

Kalıp ifadeler

saved a lot of money: daha az harcadı veya parayı sonrası için sakladı

Saved a lot of money ifadesinde save money, daha az harcamayı veya parayı sonrası için saklamayı anlatan doğal sözcük birleşimidir. Saved geçmiş zaman biçimidir; dolayısıyla bunun şimdiden önce gerçekleştiğini belirtir. Money bu kullanımda sayılamayan bir isimdir; bu nedenle a lot of money doğaldır. Many money ve moneys bu anlamda kullanılmaz; ayrıca bu ifadede save, “kurtarmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Otobüse binmenin harcadığımız para miktarını azalttığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. We saved many money by taking the bus.
  2. We rescued a lot of money by taking the bus.
  3. We saved a lot of money by taking the bus.
Cevabı göster

We saved a lot of money by taking the bus.

so carpe diem, Ton ve niyet

0:24

bu yüzden carpe diem,

I'm just going to buy those new products.

0:25

gidip o yeni ürünleri alacağım.

Ton ve niyet

so carpe diem: harekete geçmek için kendine şakacı bir neden vermek

so sözcüğü, biriktirilen parayı ardından gelen karara bağlar. Carpe diem, İngilizcede “günü yakala” veya “şimdiki anı değerlendir” anlamında kullanılan Latince bir sözdür. Burada hemen harekete geçmek için kısa bir gerekçe görevi görür. Konuşan kişi ciddi bir hayat tavsiyesi vermiyor. Sıradan bir alışveriş kararını büyük bir sözle açıklamak, kararı cesur gösterir ve kişinin para harcamak için kendisine mizahi biçimde izin vermesini sağlar.

Alıştırma

Cümleyi “şimdiki anı değerlendir” anlamına gelen ve burada tatlıyı şakacı biçimde haklı çıkaran iki sözcüklü Latince sözle tamamlayın: I finished my exams, so ____—I'm ordering dessert.

Cevabı göster

carpe diem

Ka-ching! Kültür

0:27

Ka-ching!

Kültür

Ka-ching!: parayı çağrıştıran yazar kasa sesi

Ka-ching!, sesi taklit eden ve ünlem olarak kullanılan bir sözcüktür; buna yansıma denir. Eski bir yazar kasanın zili ile para çekmecesinin sesini taklit eder. Ödeme, satış, kâr veya el değiştiren parayı çağrıştırabilir; sıradan bir fiil ya da isim değildir. Burada ürünleri satın alma planının hemen ardından gelir ve eğlenceli bir ödeme sesi gibi işlev görür. Şaka, alışverişteki parayla ilgilidir; ka-ching adlı gerçek bir eylemden söz edilmez.

Alıştırma

Hangi cümlede ka-ching, eğlenceli bir yazar kasa sesi olarak doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The baby is asleep—ka-ching!
  2. The shop made another sale—ka-ching!
  3. I need to finish my homework—ka-ching!
Cevabı göster

The shop made another sale—ka-ching!

Number two,

0:29

İki numara,

et cetera.

0:30

et cetera.

Et cetera means and so on. Notlar

0:31

Et cetera vesaire anlamına gelir.

Kültür

Et cetera: listenin devam ettiğini gösterme

Et cetera, İngilizcede aynı gruptan örneklerin ardından kullanılan Latince bir ifadedir. Başka benzer şeylerin de eklenebileceğini, yani listenin tamamlanmadığını gösterir. Yazıda çoğu zaman etc. şeklinde kısaltılır. Bu cümlede and so on, et cetera ifadesinin anlamını sade İngilizceyle açıklar.

Alıştırma

Genellikle etc. olarak yazılan ifadenin tam biçimiyle listeyi tamamlayın: The drawer held pencils, crayons, rulers, ____.

Cevabı göster

et cetera

Kalıp ifadeler

and so on: listenin devam ettiğini gösterme

And so on, örneklerden sonra kullanılan sabit, üç sözcüklü bir ifadedir ve aynı türdeki listenin veya düzenin devam ettiğini gösterir. Daha fazla benzer ögenin söylenebileceği anlamına gelir. Bu cümlede listedeki başka bir örnek değildir. Et cetera ifadesini sade İngilizceyle tanımlar; bu nedenle so ve on sözcüklerini ayrı ayrı çevirmek yerine and so on ifadesini tek bir kalıp olarak öğrenin.

Alıştırma

Listenin devam ettiğini göstermek için bu dersteki üç sözcüklü ifadeyi kullanın: The club offers chess, music, painting, ____.

Cevabı göster

and so on

Remember,

0:33

Unutmayın,

it's et cetera and not ex cetera Kelime

0:34

bu et cetera'dır, ex cetera değil.

There's no x there.

0:37

Orada x harfi yok.

Kelime

et cetera, ex cetera değil

Et cetera, “ve benzeri başka şeyler” anlamına gelen standart ifadedir. et cetera and not ex cetera düzeltmesinde konuşan kişi ilk sözcüğün et olduğunu ve ifadenin yazımında x bulunmadığını belirtiyor. Ex cetera yaygın bir hatadır; kabul edilen standart bir biçim değildir. İfadeyi yazarken veya söylerken et cetera kullanın.

Alıştırma

İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz düzeltmeyi seçin. İlk biçimin et ile mi yoksa ex ile mi başladığına dikkat edin.

  1. It's et cetera, not ex cetera.
  2. It's ex cetera, not et cetera.
Cevabı göster

It's et cetera, not ex cetera.

Et cetera.

0:39

Et cetera.

Number three,

0:40

Üç numara,

ergo.

0:41

ergo.

Ergo means therefore or consequently. Kelime

0:42

Ergo bu nedenle veya sonuç olarak anlamına gelir.

Kelime

Ergo: sonucu resmî biçimde belirten bir bağlayıcı

Ergo, therefore veya consequently anlamına gelir. Bir olgudan ya da akıl yürütmeden çıkan sonucu belirtir: gerekçe; ergo, sonuç. Mantıksal bir sonucu gösterir. Zaman sırasındaki “sonra” anlamında kullanılan then ile aynı değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, ilk bölümden çıkan resmî bir sonucu belirtmek için ergo sözcüğünü doğal biçimde kullanıyor?

  1. The sample was too small; ergo, the result is not conclusive.
  2. Ergo, how are you today?
  3. She likes music; ergo, the concert was yesterday.
Cevabı göster

The sample was too small; ergo, the result is not conclusive.

Now,

0:46

Şimdi,

remember that ergo is a high-level English word. Kelime

0:46

ergo'nun üst düzey bir İngilizce kelime olduğunu unutmayın.

Kelime

ergo is a high-level English word: daha yüksek kalite değil, resmî dil düzeyi

Bu cümlede high-level kaliteyi değil, dil düzeyini anlatır. ergo sözcüğünün “dolayısıyla” anlamına gelen resmî, edebî veya bilerek akademik bir hava veren bağlayıcı olduğunu belirtir. Bu etiket, ergo sözcüğünün so sözcüğünden her zaman daha iyi olduğu anlamına gelmez. Doğal kullanıldığı durumların daha sınırlı olduğunu gösterir; bu yüzden tonunu anlamak, anlamını bilmek kadar önemlidir.

Alıştırma

Doğru mu, yanlış mı? Bir arkadaşa gönderilen gündelik mesajda so yerine ergo kullanmak genellikle doğal ve sıradan duyulur.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

You cannot use it in an everyday situation or context. Kelime

0:51

Onu günlük bir durumda veya bağlamda kullanamazsınız.

Kelime

an everyday situation or context: everyday ile every day arasındaki fark

Bu ifade özel veya resmî olmayan, sıradan ve gündelik bir ortamı anlatır. Burada everyday, tek sözcük hâlinde yazılan ve situation ile context sözcüklerinden önce gelen bir sıfattır. Situation belirli bir koşullar bütününü belirtirken context daha geniştir ve çevredeki dili, kişileri, amacı ve resmiyet düzeyini kapsar. Bu cümlede iki isim birlikte bir sözcüğün nerede kullanılabileceğini tanımlar.

Alıştırma

Hangi cümlede everyday “gündelik” veya “sıradan” anlamında kullanılmıştır?

  1. This is an everyday situation.
  2. This situation happens every day.
  3. This is an every day situation.
Cevabı göster

This is an everyday situation.

For example,

0:55

Örneğin,

you can't say I'm hungry,

0:56

açım,

ergo, I'm going to order a pizza

0:57

ergo, pizza sipariş edeceğim diyemezsiniz.

That's not very natural.

0:59

Bu pek doğal değil.

Number four,

1:01

Dört numara,

status quo.

1:02

status quo.

Status quo means the current situation. Kelime

1:03

Status quo mevcut durum demektir.

Kelime

Status quo: mevcut durum

Status quo, İngilizcede şu anda var olan durumu anlatmak için kullanılan, Latince kökenli kalıplaşmış bir ifadedir. Bu cümlede doğrudan mevcut durum anlamına gelir. Status quo ifadesini tek ve tam bir isim öbeği olarak düşünün. İnsanlar mevcut bir düzenin aynı kalmasına mı yoksa değişmesine mi karar verirken bu ifade özellikle kullanışlıdır.

Alıştırma

“Mevcut durum” anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: The board decided to maintain the ____.

Cevabı göster

status quo

Now,

1:07

Normalde,

it is used in political contexts. Kelime

1:07

siyasi bağlamlarda kullanılır.

Kelime

political contexts: siyasetle ilgili konu ortamları

Political contexts, siyasetin konuşulduğu durumları ifade eder. Hükûmet, politika, seçimler veya kamusal güç hakkındaki konuşmalar, söylevler, haberler ve yazılar buna örnektir. Buradaki contexts, fiziksel yerler değil, konu ve iletişim ortamları anlamına gelir. Çoğul biçim, ifadenin farklı türlerde siyasi tartışmalarda kullanılabileceğini gösterir.

Alıştırma

'This term is common in political contexts' cümlesinde political contexts ne anlama gelir?

  1. Siyasetçilerin kişisel sosyal statüsü.
  2. Siyasetle ilgili durumlar ve tartışmalar.
  3. Siyasetçilerin çalıştığı binalar.
Cevabı göster

Siyasetle ilgili durumlar ve tartışmalar.

However, Anlatım akışı

1:10

Ancak,

unlike ergo,

1:11

ergo'nun aksine,

it can be used in everyday contexts. Kelime

1:12

günlük bağlamlarda da kullanılabilir.

Anlatım akışı

However, unlike ergo, ...: karşıtlık kurma

However, konuşmacının önceki noktadan bir farklılığa geçtiğini gösterir. Ardından unlike ergo karşılaştırmayı belirtir: ele alınan ifade olan status quo, ergo ile karşıtlaştırılır. Ana cümle bu farkın ne olduğunu söyler. Yeniden kullanılabilen kalıp However, unlike + isim veya isim öbeği, + tam ana cümle şeklindedir. Burada unlike, “-den farklı olarak” anlamında bir edattır; like fiilinin olumsuz biçimi değildir.

Alıştırma

Karşıtlık kurmak için However, unlike + isim, giriş kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. However, both the old model and this one are easy to repair.
  2. However, because the old model is hard to repair, this one is popular.
  3. However, unlike the old model, this one is easy to repair.
Cevabı göster

However, unlike the old model, this one is easy to repair.

Kelime

be used in everyday contexts: status quo'nun gündelik kullanımı

Be used in everyday contexts, bir ifadenin yalnızca uzmanlık gerektiren veya resmî tartışmalarda değil, sıradan durumlarda ve günlük konuşmalarda da doğal ve kabul edilebilir olduğunu belirtir. Bu cümlede it, ergo'yu değil status quo'yu ifade eder. Status quo siyasette sık görülür, ancak evdeki, okuldaki veya işteki mevcut bir düzeni ya da iş yapma biçimini de anlatabilir. Özellikle bu düzenin korunup korunmayacağı veya değiştirilip değiştirilmeyeceği konuşulurken kullanılır. Can be used, kullanımın mümkün ve doğal olduğunu söyler; ifadenin her gündelik konuşmada yer aldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: status quo yalnızca siyasi tartışmalarda uygundur ve sıradan aile ya da iş durumlarında kullanılmamalıdır.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

Um,

1:14

Hım,

who's the queen bee in this school? Deyimler

1:15

bu okulun kraliçe arısı kim?

Deyimler

queen bee: bir gruptaki en etkili kız

Bu soruda queen bee, bir grup içinde en fazla etkiye sahip olan ve en çok dikkat çeken kız ya da kadın için kullanılan toplumsal bir mecazdır. Yalnızca popüler olmayı değil, grubun gayriresmî hiyerarşisinde lider veya baskın bir konumda bulunmayı ima eder. Konuşan kişi okulda bu konumda kimin bulunduğunu soruyor; gerçek bir arıdan söz etmiyor.

Alıştırma

“Maya is the queen bee of the club.” cümlesinde queen bee büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Kulübe yeni katılmıştır.
  2. Kulübün gerçek arılarıyla ilgilenir.
  3. Kulüpte sosyal açıdan en etkili kız odur.
Cevabı göster

Kulüpte sosyal açıdan en etkili kız odur.

What's the status quo? Ton ve niyet

1:16

Status quo ne?

Ton ve niyet

What's the status quo?: yerleşmiş mevcut durumu sormak

What's the status quo? yerleşmiş mevcut durumun ne olduğunu sorar. Status quo, zaten var olan ve henüz değişmemiş düzen, ilişki veya dengeye odaklanır. Burada soru, okulun mevcut sosyal düzeniyle ilgilidir. Bu ifade ekiplerdeki, planlardaki veya iş yerlerindeki gündelik durumları da anlatabilir; yalnızca siyasetle sınırlı değildir.

Alıştırma

Yerleşmiş mevcut durumu soran cümleyi tamamlayın: What's the ____?

Cevabı göster

status quo

Number five,

1:19

Beş numara,

alibi.

1:20

alibi.

Alibi means or refers to an excuse. Notlar

1:21

Alibi bir bahane anlamına gelir veya ona atıfta bulunur.

Kültür

Alibi: sıradan bir mazeret değil, başka yerde olma iddiası

Hukuki veya suçla ilgili bağlamlarda alibi, bir suç ya da olay gerçekleştiğinde kişinin başka bir yerde bulunduğunu ve bu nedenle o eylemi yapmış olamayacağını gösteren iddia veya kanıttır. Gündelik kullanımda alibi, sorumluluktan kaçınmak için kullanılan bir mazeret ya da hikâye anlamına da gelebilir. Cümle bu daha geniş ve basit anlamı verir; ancak alibi sözcüğünün temel hukuki anlamı sıradan bir excuse sözcüğünden daha özeldir.

Alıştırma

Cümleyi, bir kişinin başka bir yerde bulunduğunu gösteren kanıt anlamındaki sözcükle tamamlayın: The time-stamped photo provided Omar with an ____ for the time of the robbery.

Cevabı göster

alibi

Kalıp ifadeler

refers to: bir terimin neyi ifade ettiğini söylemek

Burada refers to, “işaret eder” veya “temsil eder” anlamındadır. A refers to B yapısı, A'nın neyi temsil ettiğini açıklar: Bu cümlede Alibi A, an excuse ise B olarak sunulur. Refer, öznesiyle uyumlu olur; bu nedenle tekil bir özne refers biçimini alır. Başka bağlamlarda refer to “bahsetmek” veya “başvurmak” anlamına gelebilir, ancak bu cümlede tanım yapma anlamında kullanılmıştır.

Alıştırma

Derste öğrendiğiniz ifadeyi kullanarak tanımı tamamlayın: In this guide, “screen time” ____ time spent using a phone, tablet, or computer.

Cevabı göster

refers to

So,

1:24

Yani,

what's your excuse?

1:24

senin bahanen ne?

What's your alibi?

1:26

Senin alibi'n ne?

It's often used in a law or court trial setting. Kültür

1:27

Genellikle hukuk veya mahkeme ortamında kullanılır.

Kültür

law or court trial setting: hukuki veya mahkeme duruşması bağlamı

Bu cümlede law or court trial setting, hukuki bir bağlamı, özellikle mahkeme veya duruşma ortamını ifade eder. Bu ifade, it yani alibi sözcüğünün soruşturmalar, deliller veya mahkeme süreçleri hakkında konuşurken sık kullanıldığını gösterir. Buradaki setting, bir şeyin kullanıldığı durum ya da ortam demektir; bir cihazın veya uygulamanın “ayarları” anlamına gelmez.

Alıştırma

The word protocol is common in a medical setting cümlesinde setting ne anlama gelir?

  1. bir bağlam veya ortam
  2. bir cihazın seçeneklerini değiştirmek için kullanılan kontrol paneli
  3. bir nesneyi yerleştirme eylemi
Cevabı göster

bir bağlam veya ortam

So, for example,

1:32

Yani, örneğin,

where were you at the time of the murder? Kalıp ifadeler

1:33

cinayet sırasında neredeydiniz?

Kalıp ifadeler

at the time of: bir olayın gerçekleştiği zamanı belirtme

At the time of + isim öbeği, adı verilen bir olayın ne zaman gerçekleştiğini belirtir. Bu soruda at the time of the murder, cinayetin gerçekleştiği sırada anlamına gelir ve karşıdaki kişinin o anda nerede olduğu sorulur. Olay bir isim öbeğiyle verildiğinde at the time of yapısındaki of korunur; örneğin at the time of the accident. Bu yapı, bir eylemi veya durumu bir olayla bağlantılı belirli bir zamana yerleştirir.

Alıştırma

Hedef ifadeyi kullanarak soruyu tamamlayın: Where were you ____ the fire?

Cevabı göster

at the time of

What's your alibi?

1:35

Alibi'niz nedir?

Um,

1:36

Hım,

I was at the Beyoncé concert.

1:37

Beyoncé konserindeydim.

Bye-bye.

1:38

Bye-bye.

Six,

1:39

Altı,

per se.

1:40

per se.

Per se means in itself. Kültür

1:41

Per se başlı başına, özünde demektir.

Kültür

Per se: “kendi içinde”

Per se, İngilizcede doğrudan kullanılan kalıplaşmış bir Latince ifadedir. “Kendi içinde” ya da “tek başına değerlendirildiğinde” anlamına gelir; bir yargıyı ilgili kişiler, nedenler veya sonuçlar yerine şeyin kendisiyle sınırlar. Per ve se sözcüklerini ayrı ayrı çevirmek yerine per se ifadesini tek bir kalıp olarak anlayın. Genellikle sınırladığı şeyin veya değerlendirmenin ardından gelir: The idea isn't bad per se.

Alıştırma

“The rule isn't unfair per se” cümlesindeki per se ne anlama gelir?

  1. Herkes kuralı seviyor.
  2. Kural her durumda adaletsizdir.
  3. Kuralın kendisi adaletsiz değildir.
Cevabı göster

Kuralın kendisi adaletsiz değildir.

For example,

1:44

Örneğin,

I mean,

1:45

yani,

I'm not a fan of the new Drake album per se, Ton ve niyet

1:46

yeni Drake albümünün per se bir hayranı değilim,

but I love him as an artist. Kalıp ifadeler

1:51

ama bir sanatçı olarak onu seviyorum.

Ton ve niyet

per se: olumsuz bir görüşün kapsamını daraltmak

Burada per se, I'm not a fan şeklindeki olumsuz değerlendirmeyi yalnızca Drake'in yeni albümünün kendisiyle sınırlar. Konuşan kişi belirli bir albümü eleştiriyor; Drake'den her açıdan hoşlanmadığını söylemiyor. but ile başlayan bölüm bu geniş yorumu düzeltir: konuşan kişi Drake'i sanatçı olarak hâlâ çok seviyor. not ... per se kalıbı olumsuz görüşün kapsamını dar ve kesin tutar.

Alıştırma

Hangi cümlede per se, eleştiriyi tek bir yönle sınırlar?

  1. The policy was announced yesterday.
  2. I object to the policy in every possible way.
  3. I don't object to the policy per se, but its timing is terrible.
Cevabı göster

I don't object to the policy per se, but its timing is terrible.

Kalıp ifadeler

as an artist: birini belirli bir rolü açısından değerlendirmek

Bu cümlede as an artist, “sanatçı rolüyle” anlamına gelir. Olumlu değerlendirmeyi onun bu yönüyle sınırlar: Konuşan kişi, onun bu roldeki çalışmalarını veya niteliklerini sever. as + bir rolü belirten isim yapısı, birinin hangi rolü açısından değerlendirildiğini veya tanımlandığını gösterebilir. Buradaki as, “çünkü” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın gerçekten bilim insanı olduğunu ve konuşan kişinin ona yalnızca mesleği yüzünden değil, özellikle bu rolü açısından saygı duyduğunu anlatır?

  1. I respect Maya like a scientist respects careful evidence.
  2. I respect Maya as a scientist.
  3. I respect Maya because she is a scientist.
Cevabı göster

I respect Maya as a scientist.

So, what I'm trying to say here is Anlatım akışı

1:53

Yani, burada söylemeye çalıştığım şey

Anlatım akışı

what I'm trying to say here is: bir açıklama sunmak

What I'm trying to say here is, mesajı düzenleyen bir kalıptır. Önceki ayrıntılardan sonra gelecek sözlerin konuşanın ana fikrini yeniden ifade edeceğini, açıklığa kavuşturacağını veya özetleyeceğini dinleyene bildirir. Buradaki trying, esas olarak konuşmakta zorlanmayı anlatmaz. What I mean is gibi girişi yumuşatır. Asıl anlatılmak is ifadesinden sonra, çoğu zaman bir yan cümle olarak gelir; that eklenebilir: What I'm trying to say here is that we need more time.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki açıklama kalıbının aynısıyla tamamlayın: The first plan is exciting, but it costs too much. ____ we need a cheaper option.

Cevabı göster

What I'm trying to say here is

I don't really like that particular album,

1:55

o belirli albümü pek sevmiyorum,

but overall, Anlatım akışı

1:58

ama genel olarak,

Anlatım akışı

but overall: bir ayrıntıdan genel tabloya geçiş

But overall, sınırlı bir noktadan, istisnadan ya da olumsuz bir ayrıntıdan durumun tamamına ilişkin bir değerlendirmeye geçildiğini gösterir. But karşıtlık kurar; overall ise dinleyiciye ayrıntıları bir araya getirip genel tabloya bakmasını söyler. Burada belirli bir albümü sevmemek, konuşanın Drake hakkındaki genel olarak olumlu görüşünü ortadan kaldırmaz. Bu ifade iki düşünceyi birbirine bağlar; ilgisiz yeni bir konu başlatmaz.

Alıştırma

“The room was small, but overall, the hotel was excellent,” cümlesinde but overall ne işe yarar?

  1. Küçük odanın var olmadığını söyler.
  2. Tamamen ilgisiz bir konu başlatır.
  3. Tek bir olumsuzluktan genel ve olumlu bir değerlendirmeye geçer.
Cevabı göster

Tek bir olumsuzluktan genel ve olumlu bir değerlendirmeye geçer.

I like Drake.

2:00

Drake'i seviyorum.

You used to call me on my cell phone. Notlar

2:01

Eskiden beni cep telefonumdan arardın.

Kültür

“You used to call me on my cell phone.”: bir Drake şarkısına gönderme

Bu cümle, Drake'in Hotline Bling adlı şarkısındaki çok bilinen bir sözdür. Drake'den hemen önce bahsedildiği için bu cümleyi söylemek ya da şarkı gibi okumak, popüler kültüre bilinçli bir gönderme ve küçük bir şakadır. Bu bağlam olmadan aynı sözler, geçmişteki telefon aramaları hakkında sıradan bir ifade olabilir. Burada gönderme, konuşmadan neden birden şarkı sözüne geçildiğini açıklar; telefonlar hakkında yeni bir konu başlatmaz.

Alıştırma

Drake'den bahsettikten sonra konuşanın “You used to call me on my cell phone.” demesini en iyi ne açıklar?

  1. Drake'in bir şarkısına yapılan eğlenceli bir göndermedir.
  2. Telefon tamiriyle ilgili, konudan bağımsız bir ders başlatır.
  3. Drake'in konuşanı bizzat aradığını kanıtlar.
Cevabı göster

Drake'in bir şarkısına yapılan eğlenceli bir göndermedir.

Dilbilgisi

used to call: değişmiş bir geçmiş alışkanlığı

Used to + fiilin yalın hâli, geçmişte alışkanlık olan ya da doğru olan fakat şimdi artık geçerli olmayan veya değişmiş bir durumu anlatır. used to call ifadesinde call yalın hâlde kalır; cümle geçmişte düzenli olarak arama yapıldığını ve bunun artık sürmediğini ima eder. Bu, geçmiş alışkanlığı anlatan etken bir yapıdır. “Arama yapmak için kullanılıyordu” anlamındaki edilgen yapı değildir; o anlam be fiilinin bir biçimini gerektirir ve kullanım amacını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi, bu dersteki değişmiş bir geçmiş alışkanlığını anlatan iki sözcüklü yapıyla tamamlayın: Mia ____ call her grandmother every Sunday, but she does not anymore.

Cevabı göster

used to

And lastly,

2:03

Ve son olarak,

number seven,

2:04

yedi numara,

vice versa.

2:05

vice versa.

Vice versa means the other way around. Kültür

2:07

Vice versa tam tersi demektir.

Kültür

Vice versa: ters ilişki de geçerlidir

Vice versa, Latinceden gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Az önce belirtilen ilişkinin iki taraf ya da yön ters çevrildiğinde de geçerli olduğunu anlatır. A, B'ye yardım edebiliyorsa and vice versa, B'nin de A'ya yardım edebildiği anlamına gelir. Ters yöndeki cümleyi tekrar etmeyi önler. Önceki bağlam, hangi iki tarafın yer değiştirebileceğini açıkça göstermelidir; örnekteki the other way around ifadesi vice versa'yı doğrudan açıklar.

Alıştırma

"The guide can learn from the visitors, and vice versa," cümlesinde vice versa hangi anlamı ekler?

  1. Rehber ile ziyaretçiler işlerini değiştirmelidir.
  2. Yalnızca rehber bir şey öğrenebilir.
  3. Ziyaretçiler de rehberden öğrenebilir.
Cevabı göster

Ziyaretçiler de rehberden öğrenebilir.

For example,

2:10

Örneğin,

I'm helping her improve her English and vice versa, Kalıp ifadeler

2:11

ben onun İngilizcesini geliştirmesine yardım ediyorum ve vice versa,

she's helping me improve my French.

2:15

o da benim Fransızcamı geliştirmeme yardım ediyor.

Kalıp ifadeler

and vice versa: ilişkinin ters yönde de geçerli olması

Burada and vice versa, az önce anlatılan ilişkinin ters yönde de geçerli olduğu anlamına gelir. Ben onun İngilizcesine yardım ederim; roller tersine dönünce o da benim Fransızcama yardım eder. İki taraf da açıksa bu ifade, ters yöndeki ilişkiyi tekrar eden cümlenin yerini tutabilir. Bu cümlede konuşmacı, tam olarak neyi kastettiğini göstermek için ters ilişkiyi yine de açıkça söyler.

Alıştırma

İlişkinin iki yönde de geçerli olduğunu gösteren ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Mia supports me when I feel nervous, ____.

Cevabı göster

and vice versa

Next time you speak in English,

2:17

Bir dahaki sefere İngilizce konuştuğunuzda,

try and listen out for other words that might have been borrowed from other languages Notlar

2:19

başka dillerden alınmış olabilecek diğer kelimelere kulak vermeye çalışın

Dilbilgisi

try and + fiilin yalın hâli: try to'nun gündelik biçimi

Gayriresmî konuşmada try and + fiilin yalın hâli genellikle try to + fiilin yalın hâli anlamına gelir. Try and listen, dinlemek için çaba göstermek demektir; listen denenmek istenen eylemdir, ayrı bir ikinci eylem değildir. Bu kalıp özellikle yönergelerde, önerilerde ve teşvik ifadelerinde yaygındır. and sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli gelir; try and listen gibi.

Alıştırma

Bu öneriyi, dersteki gayriresmî kalıpla tamamlayın: ____ stay calm while you wait.

Cevabı göster

Try and

Öbek fiiller

listen out for: belirli bir hedefi duymak için dinlemek

Listen out for, belirli bir ses, kelime veya bilgi ortaya çıktığında onu fark edebilmek için özellikle dikkatle dinlemek demektir. Dinlenecek hedef for sözcüğünden sonra gelir. Burada konuşmacı, izleyicilerden başka dillerden gelmiş olabilecek kelimelere kulak vermelerini istiyor. Bu ifade, dinlemeye açık bir hedef ekler; yalnızca genel olarak dinlemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Yönergeyi, ‘adı verilen sesi fark etmek için özellikle dikkatle dinlemek’ anlamındaki üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: At the station, ____ your name in the announcements.

Cevabı göster

listen out for

and comment them down below. Kalıp ifadeler

2:23

ve onları aşağıya yorum olarak yazın.

Kalıp ifadeler

comment them down below: videoda yorum yapma çağrısı

Bir videodaki bu samimi katılım çağrısında comment them down below, izleyicilerden az önce söz edilen şeyleri videonun altındaki yorum bölümüne yazmalarını ister. Them daha önce bahsedilen ödünç kelimelere, down below ise sayfanın altındaki yorum alanına gönderme yapar. Burada fiziksel olarak aşağıya gitme yönü değil, dijital bir konum anlatılır. Tüm cümleyi ‘bu örnekleri aşağıdaki yorumlara yazın’ olarak anlayabilirsiniz.

Alıştırma

Bir videoda 'comment them down below' burada ne anlama gelir?

  1. Videonun altındaki yorumları silmek.
  2. Az önce bahsedilen şeyleri aşağıdaki yorum bölümüne yazmak.
  3. Eşyaları daha alt bir kata götürmek.
Cevabı göster

Az önce bahsedilen şeyleri aşağıdaki yorum bölümüne yazmak.

See you in the next mini English lesson.

2:25

Bir sonraki mini İngilizce dersinde görüşmek üzere.

Ciao. Kültür

2:27

Ciao.

Kültür

Ödünç alınmış samimi bir vedalaşma sözü olarak Ciao.

Ciao, İngilizce konuşanların samimi biçimde “merhaba” veya “hoşça kal” demek için bazen ödünç aldığı İtalyanca bir kelimedir. Bu cümlede başka bir vedalaşmadan sonra, videonun sonunda yer aldığı için “hoşça kal” anlamına gelir. İtalyanca bir kelimeyle kapanış yapmak, İngilizcenin başka dillerden kelime alması konusuna da eğlenceli bir gönderme yapar. İngilizcede bu, ödünç alınmış bir ifadedir; kökeni İngilizce olan bir kelime değildir.

Alıştırma

Bu videonun sonunda Ciao. ne anlama geliyor?

  1. Birinden daha yüksek sesle konuşmasını isteme
  2. Samimi bir vedalaşma
  3. Resmî bir duyuru
Cevabı göster

Samimi bir vedalaşma

See what I did there? Ton ve niyet

2:28

Orada ne yaptığımı gördünüz mü?

Ton ve niyet

Bir şakaya veya zekice bağlantıya dikkat çeken See what I did there?

See what I did there?, dinleyiciden konuşanın az önce söylediği sözlerdeki kelime oyununu, tekrarlanan fikri veya başka bir zekice bağlantıyı fark etmesini ister. Burada see “fark etmek veya anlamak” demektir; there ise önceki sözlere gönderme yapar. Soru genellikle eğlencelidir ve gerçek bir yanıt gerektirmez. Burada konuşan kişi vedalaşmak için ödünç alınmış İtalyanca ciao kelimesini kullanarak videonun ödünç kelimeler konusuna uygun bir gönderme yapmıştır. Soru, birinin fiziksel bir hareketi görüp görmediğini sormak yerine bu küçük şakayı gösterir.

Alıştırma

Maya, “Our bakery is called Roll With It. See what I did there?” diyor. Bu soruyla ne yapıyor?

  1. Fırının yolunu soruyor
  2. İsimdeki kelime oyununa dikkat çekiyor
  3. Birinin onu ekmek yuvarlarken görüp görmediğini soruyor
Cevabı göster

İsimdeki kelime oyununa dikkat çekiyor