Balıklar nasıl elektrik üretir? - Eleanor Nelsen: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu animasyonlu bilim dersi, elektrikli balıkların elektrik alanlarını nasıl üretip algıladığını, zayıf ve güçlü elektrik üreten türlerin bunları nasıl farklı kullandığını ve kendi şoklarından nasıl korunduklarının neden hâlâ kesin olarak açıklanamadığını ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. are divided into two groups, depending on how much electricity they produce. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir konuyu önce kategorilere ayıran, ardından ayrımın hangi ölçüte dayandığını belirten kısa ve etkili bilimsel sınıflandırma yapısını tanıyıp kullanmayı öğrenin. Böylece grupları açıklamasız biçimde sıralamak yerine, sınıflandırma sistemini ve temel farkı açıkça aktarabilirsiniz. 2. when the nerve signal arrives at the electrocyte, / prompts the ion gates to open. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: when yan cümlesinin tetikleyici olayı nasıl kurduğunu, prompt + nesne + mastar yapısının ise hemen ortaya çıkan sonucu nasıl anlattığını kavrayın. Bu sıralamayı biyolojik mekanizmaları, teknik süreçleri ve uygulama adımlarını açık bir neden-sonuç ilişkisiyle açıklamak için kullanabilirsiniz. 3. science still hasn't illuminated. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: illuminated sözcüğünün burada gerçek anlamda ışık tutmayı değil, çözülememiş bir soruyu anlaşılır hâle getirmeyi anlatan bir mecaz olduğunu fark edin. Böylece bilimsel açıklamayı elektrik ve ışık imgelerine bağlayan son söz oyununu yorumlayabilir, benzer mecazlarla açıklayıcı bir metni etkili biçimde sonuçlandırabilirsiniz.
Bu derste
the explorer Alexander von Humboldt witnessed a swarm of electric eels Kalıp ifadeler
0:09kaşif Alexander von Humboldt bir elektrikli yılan balığı sürüsünün
a swarm of electric eels: canlı bir topluluk adı
A swarm of + çoğul isim yapısı, çok sayıda canlıyı sıkıca toplanmış veya birlikte hareket eden tek bir grup olarak gösterir. Bu cümlede a swarm of electric eels, tek bir elektrikli yılan balığını değil, bir arada bulunan çok sayıda elektrikli yılan balığını anlatır. Swarm en çok arılar ve diğer böceklerle ilişkilendirilir. Bu sözcüğün yılan balıkları için kullanılması, yalnızca sayılarının çok olduğunu söylemek yerine sıkışık ve hareketli bir kütle görüntüsü yaratır.
Alıştırma
Hangi cümlede swarm, birlikte hareket eden yoğun bir hayvan grubunu doğal biçimde anlatır?
- A swarm of bee rushed out of the damaged hive.
- A school of bees rushed out of the damaged hive.
- A swarm of bees rushed out of the damaged hive.
Cevabı göster
A swarm of bees rushed out of the damaged hive.
leap out of the water to defend themselves against oncoming horses. Kalıp ifadeler
0:14yaklaşmakta olan atlara karşı kendilerini savunmak için sudan dışarı atladığına tanık oldu.
defend themselves against: öz savunmayı bir tehditle ilişkilendirmek
Defend themselves against, kendilerini bir saldırıdan, tehlikeden veya zararlı bir güçten korumak anlamına gelir. Dönüşlülük zamiri themselves, çoğul özne olan elektrikli yılan balıklarını gösterir; against ise tehdidi, yani oncoming horses ifadesini getirir. Başka durumlara da uygulanabilen defend oneself against something kalıbında dönüşlülük zamiri özneyle uyumlu olmalıdır. Buradaki against, hayvanların karşı koyduğu şeyi belirtir; bir görüşe katılmama anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi defend oneself against ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The turtle pulls into its shell to ____ predators.
Cevabı göster
defend itself against
Most people thought the story so unusual that Humboldt made it up. Notlar
0:19Çoğu insan bu hikayeyi o kadar sıradışı buldu ki Humboldt'un uydurduğunu düşündü.
so unusual that: sonuca yol açan bir derece
so + sıfat/zarf + that + sonuç cümleciği kalıbı, bir niteliğin veya eylemin sonuç doğuracak bir dereceye ulaştığını belirtir. Burada so unusual, insanların hikâyeyi ne kadar sıra dışı bulduğunu anlatır; that ile başlayan cümlecik de bunun sonucunda vardıkları yargıyı verir: Humboldt hikâyeyi uydurmuştur. thought the story so unusual ifadesinde the story, thought fiilinin nesnesidir; so unusual ise bu nesneyi niteler. Bu sonuç kalıbında so tek başına “bu nedenle” anlamına gelmez; that ile birlikte çalışır.
Alıştırma
Eksik iki sözcükle sonuç kalıbını tamamlayın: The backpack was ____ heavy ____ Mia could not lift it.
Cevabı göster
so · that
made it up: hikâyeyi uydurdu
Made it up, make something up ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada “gerçek bir şeyi aktarmak yerine hikâyeyi uydurdu” anlamına gelir ve it, sıra dışı hikâyeyi belirtir. Bu öbek fiil ayrılabilir. Nesne it veya them gibi bir zamirse zamiri make ile up arasına koyun: make it up denir, make up it denmez.
Alıştırma
Cümleyi make it up ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: The claim was not true; Leo ____.
Cevabı göster
made it up
But fish using electricity is more common than you might think. Kalıp ifadeler
0:24Ancak elektrik kullanan balıklar sandığınızdan çok daha yaygındır.
more common than you might think: beklentileri nazikçe düzeltmek
More common than you might think ifadesi, bir şeyin gerçekte dinleyicinin bekleyebileceğinden daha sık görüldüğünü anlatır. Şaşırtıcı bir bilgiyi sunmak ve bir şeyin nadir olduğu izlenimini nazikçe düzeltmek için kullanılır. Might think, bu beklentiyi dinleyicinin kesin düşüncesi olarak değil, yalnızca bir olasılık olarak sunar. Bu yüzden doğrudan You are wrong. demekten daha yumuşaktır.
Alıştırma
Hangi cümle, bu sorunun nadir olduğu düşüncesini nazikçe düzeltir?
- This problem is more common than you might think.
- This problem is just as common as people expected.
- This problem happens in every single case.
Cevabı göster
This problem is more common than you might think.
where light is scarce: ortam hakkında arka plan eklemek
Virgülle ayrılan where yan cümleciği, hemen öncesindeki ortam hakkında arka plan bilgisi verir. Burada where, Underwater ifadesini anlatır ve “o ortamda” demektir. Underwater belirli bir yer adı olmasa da bu yapı kullanılabilir. Light is scarce, yalnızca az miktarda ışığın bulunduğunu anlatır; hiç ışık olmadığı anlamına gelmez. Kullanılabilir kalıp yer veya ortam, where + özne + fiil şeklindedir ve ardından ana mesaj gelir. Böylece devam etmeden önce o ortamdaki bir koşulu kısaca açıklayabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi “o yerde” anlamına gelen sözcükle tamamlayın: In deserts, ____ water is scarce, many plants have deep roots.
Cevabı göster
where
electrical signals offer ways to communicate, navigate, and find, Kalıp ifadeler
0:35elektrik sinyalleri iletişim kurma, yön bulma ve arama yolları sunar,
offer ways to communicate, navigate, and find:iletişim kurma, yön bulma ve bulma yolları sunmak
offer ways to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmanın bir yolunu veya olanağını sunmak anlamına gelir. Bu cümlede elektriksel sinyaller iletişim kurmayı, yön bulmayı ve av bulmayı mümkün kılar; offer burada birine fiziksel bir nesne vermek anlamında değildir. communicate, navigate ve find, to ekini ortak kullanan sıralı fiillerdir. Bu kısa yapı aynı şeyin birden fazla işlevini birlikte sunar.
Alıştırma
Bir aracın neyi mümkün kıldığını anlatırken offer ways to + yalın fiil yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.
- The app offers several ways organizing your notes.
- The app offers several ways to organize your notes.
- The app offers to several ways organize your notes.
Cevabı göster
The app offers several ways to organize your notes.
specialized anatomical structures:belirli işlevlere uyum sağlamış anatomik yapılar
specialized anatomical structures, merkezinde structures bulunan bir isim öbeğidir. anatomical anlamı vücut yapılarına sınırlar; specialized ise bu yapıların belirli bir işleve uyum sağladığını veya bu işlev için geliştiğini belirtir. Tam cümledeki that yan cümleciği bu yapıların ne yaptığını açıklar: elektrik sinyalleri üretir ve algılarlar. Biyoloji metinlerinde bu katmanlı tanımlama, yapının türünü ve özel görevini tek bir isim öbeğinde birleştirir.
Alıştırma
Bu biyoloji cümlesinde specialized anatomical structures ne anlama gelir?
- Özel amaçlarla tasarlanmış binalar
- Vücutta hareket eden sinyaller
- Belirli işlevlere uyum sağlamış veya bu işlevler için gelişmiş vücut yapıları
Cevabı göster
Belirli işlevlere uyum sağlamış veya bu işlevler için gelişmiş vücut yapıları
depending on how much electricity they produce.
0:54ne kadar elektrik ürettiklerine bağlı olarak iki gruba ayrılır.
are divided into ... depending on ...: sınıflandırma ve ölçüt
Edilgen be divided into + sayı/kategori yapısı önce sınıflandırmanın sonucunu belirtir: balıklar iki kategoriye ayrılır ve sınıflandırmayı kimin yaptığını söylemek gerekmez. Burada depending on + yan cümle, bu ayrımın ölçütünü verir. “Grupları ne belirliyor?” sorusunu yanıtlar: her balığın ürettiği elektrik miktarı; ayrı bir olayı anlatmaz.
Alıştırma
Bu sınıflandırma cümlesini are divided into ... depending on ... kullanarak tamamlayın: The runners ____ three groups, ____ their age.
Cevabı göster
are divided into · depending on
Scientists call the first group the weakly electric fish. Kelime
0:59Bilim insanları ilk gruba zayıf elektrikli balıklar diyor.
weakly electric fish: weakly, electric sözcüğünü niteler
Weakly electric fish, düşük düzeyde elektrik üreten balıklar için kullanılan bilimsel bir addır. Bu isim öbeğinde electric, fish sözcüğünü niteler; weakly zarfı ise electric sözcüğünün derecesini düşürür. Bu nedenle weakly, balığın nasıl hareket ettiğini anlatmaz ve balığın fiziksel olarak güçsüz olduğu anlamına gelmez. İfade fish that are weakly electric biçiminde açılabilir.
Alıştırma
Burada weakly electric fish ne anlama geliyor?
- Elektrik üretme yeteneği hiç olmayan balıklar.
- Fiziksel olarak güçsüz olan ve iyi yüzemeyen balıklar.
- Düşük düzeyde elektrik üreten balıklar.
Cevabı göster
Düşük düzeyde elektrik üreten balıklar.
Structures near their tails, called electric organs,
1:03Kuyruklarının yakınında, elektrik organları adı verilen yapılar
up to a volt: üst sınır belirtmek
Up to a volt, mümkün olan en yüksek voltajın bir volt olduğunu belirtir. Organlar bir volt ya da daha düşük bir değer üretebilir; çıkışın her zaman tam olarak bir volt olduğu anlamına gelmez. Kapasite, fiyat, hız veya süre gibi ölçülebilir bir miktarın üst sınırı olduğunda up to + sayı/birim yapısını kullanın.
Alıştırma
Hangi cümle 500 kişinin azami kapasite olduğunu, ancak daha az kişi de olabileceğini ifade eder?
- The hall can hold exactly 500 people.
- The hall can hold at least 500 people.
- The hall can hold up to 500 people.
Cevabı göster
The hall can hold up to 500 people.
about two-thirds as much as a AA battery. Dilbilgisi
1:08ki bu, bir AA pilin yaklaşık üçte ikisi kadardır.
about two-thirds as much as ...: bir oranı karşılaştırmak
about two-thirds as much as a AA battery ifadesinde about yaklaşık değeri, two-thirds oranı, as much as ise karşılaştırma ölçütünü belirtir. Bu bağlamda voltaj, AA pilin voltajının yaklaşık üçte ikisidir ve karşılaştırma ölçütünden daha düşüktür. A has about two-thirds as much X as B kalıbı, A'nın sahip olduğu X miktarının B'ninkinin yaklaşık üçte ikisi olduğu anlamına gelir. A'nın B'den üçte iki daha fazla olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi ifade “Tank A holds about two-thirds as much water as Tank B” cümlesini doğru açıklar?
- A tankı, B tankındaki suyun yaklaşık %67'sini tutar.
- A ve B tankları tam olarak aynı miktarda su tutar.
- A tankı, B tankındaki suyun yaklaşık %167'sini tutar.
Cevabı göster
A tankı, B tankındaki suyun yaklaşık %67'sini tutar.
How does this work? ile mekanizma açıklamasına geçiş
Bu anlatımda How does this work? odağı gözlemlenmiş bir olgudan bunun arkasındaki mekanizmaya kaydırır. this sözcüğü, yeni tanıtılmış olan yeteneğe gönderme yapar; izleyicinin kullanmasının istendiği bir cihaza değil. Konuşmacı bu soruyu sorup ardından kendisi cevaplayabilir. Bu şekilde kullanıldığında, sonraki bölümde bir süreç ya da ilkenin açıklanacağını gösterir.
Alıştırma
Sunum yapan biri az önce “A special coating keeps these windows cool.” dedi. Mekanizma açıklamasının başlayacağını en iyi belirten sonraki cümle hangisidir?
- How does this work?
- Where can I buy this?
- That is the end of the presentation.
Cevabı göster
How does this work?
The fish's brain sends a signal through its nervous system to the electric organ,
1:14Balığın beyni, sinir sistemi aracılığıyla elektrik organına bir sinyal gönderir,
which is filled with stacks of hundreds or thousands of disc-shaped cells, Kalıp ifadeler
1:19bu organ, yüzlerce veya binlerce disk şeklindeki hücre yığınlarıyla doludur,
stacks of hundreds or thousands of disc-shaped cells: katmanlar, miktar ve biçim
With, filled with yapısını tamamlar ve organı neyin doldurduğunu belirtir. stacks of ... cells, hücrelerin yalnızca çok sayıda olduğunu değil, katmanlı gruplar hâlinde düzenlendiğini anlatır. hundreds or thousands of yaklaşık ve çok büyük bir miktar verirken disc-shaped hücrelerin yassı, yuvarlak biçimini açıklar. Bu ifade düzeni, miktarı ve biçimi tek ve kısa bir ad öbeğinde birleştirir.
Alıştırma
“stacks of hundreds of thin plates” ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Levhalar katmanlı gruplar oluşturur ve sayıları yüzlercedir.
- Levhalar birbirinden ayrı şekilde dağılmıştır ve yalnızca birkaç tanedir.
- İfade büyük bir miktar verir ancak düzen hakkında hiçbir şey söylemez.
Cevabı göster
Levhalar katmanlı gruplar oluşturur ve sayıları yüzlercedir.
electrocytes pump out sodium and potassium ions
1:28elektrositler sodyum ve potasyum iyonlarını dışarı pompalayarak
to maintain a positive charge outside and negative charge inside. Kalıp ifadeler
1:31dışarıda pozitif, içeride ise negatif bir yükü korurlar.
to maintain ... outside and ... inside: zıt durumları korumak
to maintain ... mastar öbeği, iyonları dışarı pompalamanın amacını belirtir. Burada maintain, «bir durumu sürdürmek» anlamına gelir; «onarmak» anlamına gelmez. Bu eylem elektrik yükleri arasındaki farkı korur. outside ve inside sırasıyla elektrositlerin dışını ve içini belirtir. Birbirine paralel iki bölüm a positive charge outside ve (a) negative charge inside şeklindedir. Bu bölümler yakın bir çift oluşturduğu için ikinci a anlamca vardır ancak tekrarlanmaz. Bu kısa yapı, zıt durumların bilimsel anlatımlarında yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümlede maintain, «bir koşulu aynı düzeyde veya durumda tutmak» anlamında kullanılmıştır?
- The thermostat maintains the room at 22°C.
- She maintains that the report is accurate.
- They maintain the laboratory equipment every month.
Cevabı göster
The thermostat maintains the room at 22°C.
But when the nerve signal arrives at the electrocyte, Dilbilgisi
1:36Ancak sinir sinyali elektrosite ulaştığında,
when ... arrives ..., it prompts ... to open: tetikleyici ve sonuç
when yan cümlesi, süreci başlatan olayı belirtir: sinir sinyali elektrosite ulaşır. Ana cümlede it, the nerve signal ifadesine gönderme yapar; prompts the ion gates to open ise sonucu belirtir. prompt + nesne + to + fiil, o nesnenin bir şey yapmasına neden olmak veya onu bunu yapmaya yönlendirmek anlamına gelir. Burada fiziksel bir tetikleyici anlatıldığı için prompts, «neden olur» veya «harekete geçirir» anlamındadır; «yazılı bir uyarı gösterir» anlamında değildir. when X happens, it prompts Y to do Z kalıbı, mekanizmaları ve adım adım ilerleyen süreçleri açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Süreç cümlesini prompt fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: When the sensor detects smoke, it ____ the alarm to sound.
Cevabı göster
prompts
flow back in: tekrar içeri akmak
flow back in ifadesinde flow akış biçimindeki hareketi, back önceki bir yere ya da duruma dönüşü, in ise son yönü, yani içeri doğru hareketi belirtir. Birlikte ifade, kapalı ya da bağlamdan anlaşılan bir alanın içine akarak geri dönmek anlamına gelir. back ve in farklı görevler taşır. flow in yalnızca bir şeyin içeri aktığını söyler; flow back in ise o şeyin daha önce dışarıda olduğunu ya da dışarı çıktığını ve şimdi geri döndüğünü de anlatır.
Alıştırma
“Akış hâlinde içeri geri dönmek” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The water had flowed out of the tank. When the inlet reopened, it began to ____.
Cevabı göster
flow back in
Now, one face of the electrocyte is negatively charged outside Kalıp ifadeler
1:47Artık elektrositin bir yüzü dışta negatif
negatively charged outside ... positively charged inside: paralel yük betimlemeleri
Cümle iki yük durumunu dengeli bir paralel yapıyla verir: negatively charged outside ve positively charged inside. Negatively ve positively, charged sözcüğünü niteler; outside ve inside ise her durumun nerede bulunduğunu gösterir. Tek is fiili iki betimleme için de geçerlidir: is negatively charged outside ve is positively charged inside. Bu kısa yapı, is sözcüğünü tekrarlamadan iki konumu karşılaştırır. İki ayrı eylemi değil, aynı anda var olan durumları anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle iki paralel yük betimlemesi vermek için be fiilinin tek bir biçimini kullanır?
- The shell negatively charged on the outside and positively charged on the inside.
- The shell is negatively charging on the outside and positively charging on the inside.
- The shell is negatively charged on the outside and positively charged on the inside.
Cevabı göster
The shell is negatively charged on the outside and positively charged on the inside.
These alternating charges can drive a current, Kelime
1:58Bu değişen yükler bir elektrik akımı yaratabilir,
drive a current: elektrik yükünün akmasını sağlamak
drive a current ifadesinde drive, elektrik yükünün akmasını sağlayan kuvveti veya enerjiyi sağlamak anlamına gelir. Burada bir aracı sürmek anlamında değildir. Buradaki current, elektrik yükünün akışını, yani elektrik akımını belirten bir isimdir. Değişimli yükler nedendir; akım ise onların oluşturduğu veya sürdürdüğü fiziksel süreçtir.
Alıştırma
Bu cümlede drive a current ne anlama gelir?
- Yolda bir aracı kullanmak.
- Elektrik yükünün akmasını sağlamak.
- Şu anda olan bir şeyden söz etmek.
Cevabı göster
Elektrik yükünün akmasını sağlamak.
turning the electrocyte into a biological battery. Dilbilgisi
2:01ve elektrositi biyolojik bir pile dönüştürebilir.
turning the electrocyte into a biological battery: sonucu göstermek
Turn X into Y, X'in Y olmasını sağlamak anlamına gelir. Burada the electrocyte X, a biological battery ise Y'dir; anlatılan şey fiziksel bir dönüş hareketi değil, işlev değişikliğidir. turning the electrocyte into a biological battery biçimindeki -ing yan cümlesi, önceki sürecin sonucunu ekler. “Bunun sonucunda süreç X'i Y'ye dönüştürür” şeklinde anlaşılabilir.
Alıştırma
Sonuç bildiren yan cümleyi turning ... into ile tamamlayın: The new shelves organized the room, ____ an empty corner ____ a reading area.
Cevabı göster
turning · into
The key to these fish's powers is that nerve signals are coordinated Anlatım akışı
2:06Bu balıkların güçlerinin sırrı, sinir sinyallerinin
to arrive at each cell at exactly the same time.
2:10her hücreye tam olarak aynı anda ulaşacak şekilde koordine edilmesidir.
The key to X is that ...: temel açıklamayı öne çıkarma
The key to X is that Y kalıbı, en önemli açıklamayı odak noktasına yerleştirir. Burada X, these fish's powers ifadesidir ve that yan cümlesi temel mekanizmayı açıklar: sinir sinyalleri hücrelere aynı anda ulaşır. Key burada mecazidir ve gerçek bir anahtarı değil, “belirleyici etkeni” anlatır. is that sonrasındaki açıklamanın özne ve fiil içeren tam bir yan cümle olması gerektiğinde bu kalıbı kullanın. Kalıp önce konuyu adlandırır, ardından konuyu anlamayı sağlayan temel bilgiyi vererek karmaşık bilgileri düzenler.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak The key to ... is that ... kalıbıyla tamamlayın: The ____ the lab's reliable results ____ every sample is checked twice.
Cevabı göster
key to · is that
That makes the stacks of electrocytes act like thousands of batteries in series. Anlatım akışı
2:14Bu durum, elektrosit yığınlarının seri bağlanmış binlerce pil gibi davranmasını sağlar.
act like thousands of batteries in series: işlev ve devre bağlantısı
Bu bilimsel açıklamada act like, “mış gibi yapmak” değil, “benzer biçimde işlev görmek” anlamındadır. Tanıdık olmayan elektrosit yığınları, birleşik elektriksel etkileri daha kolay canlandırılsın diye tanıdık pillere benzetilir. In series, batteries sözcüğünü niteler. Pil gibi çalışan birimlerin tek bir yol üzerinde art arda bağlandığını ve bu yüzden voltajlarının toplandığını belirtir. Bu ayrıntı, benzetmeyi yalnızca hücrelerin pil gibi çalıştığını söylemekten daha kesin kılar.
Alıştırma
Hangi yorum hem işlevsel benzetmeyi hem de in series ifadesinin anlamını doğru biçimde korur?
- Seri bağlanmış piller gibi işlev görürler, bu yüzden voltaj etkileri toplanır.
- Yan yana konmuş pillerle tamamen aynı fiziksel şekle sahiptirler.
- Bilerek pil taklidi yaparlar ve her seferinde yalnızca biri çalışır.
Cevabı göster
Seri bağlanmış piller gibi işlev görürler, bu yüzden voltaj etkileri toplanır.
add up to an electrical field that can travel several meters. Öbek fiiller
2:22birleşerek birkaç metre uzağa gidebilen bir elektrik alanı oluşturur.
add up to: küçük parçaların bir toplam veya sonuç oluşturması
Bu cümlede add up to, birçok küçük yükün birleşerek daha büyük bir genel etki, yani bir elektrik alanı oluşturduğu anlamına gelir. Özne küçük parçaları, to sonrasındaki ifade ise bunların birleşmesiyle ortaya çıkan sonucu belirtir. X add(s) up to Y kalıbı sayısal bir toplamı veya sayısal olmayan bir sonucu gösterebilir. Birinin toplama işlemi yapmasına değil, parçaların birikmesine odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi add ile başlayan ve ‘birleşerek belirtilen toplamı oluşturmak’ anlamına gelen üç sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: Five small donations ____ $50.
Cevabı göster
add up to
Cells called electroreceptors, buried in the skin, Dilbilgisi
2:26Deriye gömülü olan elektroreseptör adı verilen hücreler,
called electroreceptors, buried in the skin: isimden sonra gelen iki açıklama
Hem called electroreceptors hem de buried in the skin, Cells sözcüğünden sonra gelir ve aynı hücreleri açıklar. İlk ifade hücrelerin adını, ikincisi ise yerini belirtir. Buradaki buried, toprakla örtülmüş değil, derinin içine yerleşmiş veya deride gizlenmiş anlamındadır. Her geçmiş zaman ortaç öbeği, edilgen bir ilgi cümleciğinin kısaltılmış hâlidir: cells that are called electroreceptors ve cells that are buried in the skin. Virgüller yer bilgisini ek bilgi olarak ayırır; bu kısa isim sonrası kalıp da bilimsel metinlerin tek bir isme birkaç bilgi eklemesini sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle Plants isminden sonra hem adı hem de yeri kısa ve doğal biçimde ekler?
- Plants are called mangroves are rooted in coastal mud protect the shoreline.
- Plants calling mangroves, rooting in coastal mud, protect the shoreline.
- Plants called mangroves, rooted in coastal mud, protect the shoreline.
Cevabı göster
Plants called mangroves, rooted in coastal mud, protect the shoreline.
and the changes to it caused by the surroundings or other fish.
2:33çevre veya diğer balıkların neden olduğu değişimleri sürekli olarak algılamasını sağlar.
allow the fish to constantly sense: allow + nesne + to + fiil
allow + nesne + to + fiil kalıbı, bir şeyin bir kişiye, hayvana veya nesneye hareket etme yeteneği ya da gerekli koşulları sağladığını anlatır. Burada nesne the fish, eylem ise sense sözcüğüdür; allow, elektroreseptörlerin neyi mümkün kıldığını anlatır, izin anlamı taşımaz. Constantly, sense fiilini niteler. Sözcüğün to ile sense arasına gelmesi doğaldır: to constantly sense, “sürekli algılamaya devam etmek” demektir.
Alıştırma
Cümleyi allow + nesne + to do kalıbıyla tamamlayın: This sensor ____ the robot ____ detect obstacles in the dark.
Cevabı göster
allows · to
has an elongated chin called a schnauzenorgan that's riddled in electroreceptors. Kelime
2:40elektroreseptörlerle dolu schnauzenorgan adı verilen uzamış bir çeneye sahiptir.
that's riddled in electroreceptors: yaygın be riddled with kalıbı
that's riddled in electroreceptors ilgi yan cümlesinde that's, that is anlamına gelir ve balığın uzun çenesi olan schnauzenorgan sözcüğüne gönderme yapar. Riddled, elektroreseptörlerin bu bölümün her yanına yoğun biçimde dağıldığını belirtir. “Bir şeyle dolu” anlamı için modern standart İngilizce normalde be riddled with + isim kalıbını kullanır. Altyazıdaki in bağlamdan anlaşılabilir, ancak örnek alınması gereken olağan edat değildir.
Alıştırma
Bir şeyde çok sayıda delik bulunduğunu anlatmak için standart kalıbı kullanan cümle hangisidir?
- The old wooden door was riddled in tiny holes.
- The old wooden door was riddled with tiny holes.
- The old wooden door riddled with tiny holes.
Cevabı göster
The old wooden door was riddled with tiny holes.
That allows it to intercept signals from other fish,
2:45Bu, diğer balıklardan gelen sinyalleri yakalamasını,
detect the shape and size of nearby objects,
2:50yakındaki nesnelerin şeklini ve boyutunu algılamasını,
and even determine whether a buried insect is dead or alive. Dilbilgisi
2:53ve hatta gömülü bir böceğin ölü mü yoksa diri mi olduğunu belirlemesini sağlar.
even determine whether: şaşırtıcı bir olgusal belirlemeyi vurgulamak
determine whether + yan cümle, kanıt veya analiz kullanarak hangi olasılığın doğru olduğunu belirlemek demektir. Burada whether, gömülü böceğin ölü mü canlı mı olduğu sorusunu getirir; serbest bir seçim değil, doğrulanması gereken olasılıklar sunar. even, bu son yeteneğin daha önce sıralananlardan daha şaşırtıcı veya ileri olduğunu gösterir. even determine whether + yan cümle kalıbı, bir testin, aracın veya gözlemcinin bir olguyu beklenmedik biçimde çözebildiğini anlatmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle bir taramanın içeride iki malzemeden hangisinin bulunduğunu belirleme gibi şaşırtıcı bir yeteneğe sahip olduğunu söyler?
- The scan can even determine whether the package contains metal or plastic.
- The scan can find out that the package contains metal or plastic.
- The scan can even decide whether to put metal or plastic in the package.
Cevabı göster
The scan can even determine whether the package contains metal or plastic.
But the elephantnose and other weakly electric fish
2:58Ancak fil burunlu ve diğer zayıf elektrikli balıklar
don't produce enough electricity to attack their prey. Dilbilgisi
3:01avlarına saldırmak için yeterli elektrik üretmezler.
don't produce enough electricity to attack: gerekli miktarın altında olma
don't produce enough electricity to attack, olumsuz fiil + enough + isim + to ile mastar kalıbını izler. Elektrik miktarının ava saldırmak için gereken seviyenin altında olduğunu anlatır; balıklar yine de bir miktar elektrik üretir. to ile mastar, neyin yeterli sayılacağını belirleyen amacı veya ölçütü gösterir. enough isimden önce gelir: not + fiil + enough + isim + to + fiil.
Alıştırma
enough, energy ve power sözcüklerini doğru sırayla kullanın: The battery doesn't store ____ the motor.
Cevabı göster
enough energy to power
That ability belongs to the strongly electric fish, Kalıp ifadeler
3:05Bu yetenek, kuvvetli elektrikli balıklara aittir,
belongs to the strongly electric fish: bir yeteneği bir gruba ait gösterme
Burada belongs to, “birinin veya bir grubun sahip olduğu bir yetenek ya da özelliktir” anlamındadır. That ability, avlara elektrikle saldırma gücünü; strongly electric fish ise bu yeteneğe sahip balık kategorisini belirtir. X belongs to Y kalıbı yetenek, görev, hak veya karar gibi soyut bir şeyi bir kişiye, gruba ya da kategoriye ait olarak gösterebilir. Burada fiziksel konum değil, aidiyet anlatılır.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrenilen ve “sorumluluğunda olmak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The final decision ____ the project leader.
Cevabı göster
belongs to
of which there are only a handful of species. Kalıp ifadeler
3:08ki bunlardan sadece birkaç tür mevcuttur.
only a handful of species: çok az sayıda
Burada a handful of, “çok az sayıda” anlamına gelir. Handful mecazidir; kelimenin tam anlamıyla bir elde tutulabilen miktarı anlatmaz. İfadenin ardından çoğul sayılabilen isim species gelir. Only sınırlılık anlamını güçlendirir. Bu yüzden only a handful of species, tür sayısının çok az olduğunu vurgular. Kesin değil, yaklaşık bir miktar verir.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrenilen ve “çok az sayıda” anlamına gelen üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: Only ____ volunteers stayed until the end.
Cevabı göster
a handful of
The most powerful strongly electric fish is the electric knife fish,
3:11En güçlü kuvvetli elektrikli balık, elektrikli bıçak balığıdır,
more commonly known as the electric eel. Kalıp ifadeler
3:16ki daha çok elektrikli yılan balığı olarak bilinir.
more commonly known as ...: daha tanıdık bir adı tanıtmak
More commonly known as + ad, daha az bilinen veya daha teknik bir addan sonra çoğu insanın kullandığı adı tanıtır. Burada electric eel, electric knife fish için kullanılan daha tanıdık addır. Known geçmiş zaman ortacıdır. Virgülden sonraki more commonly known as the electric eel ifadesi, kendinden önceki isim hakkında ek bilgi verir; tam biçimi which is more commonly known as the electric eel olurdu. Bu yapı resmî bir adı yaygın bir adla bağlayabilir.
Alıştırma
Daha tanıdık bir adı tanıtan ifadeyle cümleyi tamamlayın: Sodium chloride is ____ table salt.
Cevabı göster
more commonly known as
Three electric organs span almost its entire two-meter body. Kelime
3:20Üç elektrik organı, iki metrelik gövdesinin neredeyse tamamını kaplar.
span almost its entire two-meter body: bir aralığı kaplamak
Burada span, bir alan boyunca uzanmak veya bir aralığı kaplamak anlamına gelir. Üç elektrik organı, balığın iki metre uzunluğundaki vücudunun neredeyse tamamı boyunca uzanır. Span burada geçişli bir fiildir; bu nedenle almost its entire two-meter body aralığını doğrudan nesne olarak alır. Almost, entire sözcüğünü niteler; yani organlar vücudun neredeyse tamamını kaplar, ancak her bölümünü kaplamak zorunda değildir. Aynı fiil uzay, zaman veya konu aralığını da anlatabilir.
Alıştırma
Spans sözcüğünün fiziksel bir alan boyunca uzanmak anlamına geldiği cümleyi seçin.
- The bridge measures the entire valley.
- The bridge surrounds the entire valley.
- The bridge spans the entire valley.
Cevabı göster
The bridge spans the entire valley.
the electric eel uses its signals to navigate and communicate,
3:26elektrikli yılan balığı da sinyallerini yön bulmak ve iletişim kurmak için kullanır,
but it reserves its strongest electric discharges for hunting,
3:30ancak en güçlü elektrik boşalmalarını avlanmak için saklar,
using a two-phased attack that susses out and then incapacitates its prey. Öbek fiiller
3:34avını önce tespit edip sonra etkisiz hale getiren iki aşamalı bir saldırı kullanır.
Like ..., but it reserves ... for ...: önemli farktan önce ortak bir nokta
Baştaki Like the weakly electric fish edat öbeği önce ortak bir özellik kurar: elektrikli yılan balığı da yönünü bulmak ve iletişim kurmak için elektrik sinyallerini kullanır. Burada Like, “gibi” anlamındadır; “sevmek” anlamındaki fiil değildir. Ardından but bağlacı önemli farka geçer: yılan balığı en güçlü elektrik boşalımlarını avlanmak için saklar. Like ..., but ... kalıbı önce ortak bir nokta verip sonra karşıtlığı öne çıkararak karşılaştırmayı düzenler; reserve X for Y, “X’i Y amacıyla saklamak” demektir.
Alıştırma
Karşılaştırmayı Like ..., but ... kalıbıyla tamamlayın: ____ the paper map, the app shows street names, ____ it reserves live traffic alerts for paid users.
Cevabı göster
Like · but
susses out: araştırarak ortaya çıkarır
Suss out, gözlemleyerek, düşünerek veya araştırarak bir şeyi keşfetmek, anlamak ya da tespit etmek anlamına gelen gündelik bir öbek fiildir. Bu cümlede susses out, saldırının ilk aşamasını anlatır: avı etkisiz hâle getirmeden önce onu algılar veya yerini belirler. Susses out ifadesini tek bir fiil öbeği olarak anlayın. Susses üçüncü tekil şahıs biçimindedir, çünkü öznesi tekil attack ismidir; its prey ise nesnedir.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyip duyduğunuz cümleyi seçin. out önündeki fiilin susses, sorts veya searches olmasına dikkat edin.
- The engineer sorts out the fault before replacing the motor.
- The engineer susses out the fault before replacing the motor.
- The engineer searches out the fault before replacing the motor.
Cevabı göster
The engineer susses out the fault before replacing the motor.
sending it into spasms: send + nesne + into + durum
Send + nesne + into + durum yapısı, birinin veya bir şeyin belirli bir duruma girmesine neden olmak anlamına gelir. Burada it avı gösterir; into spasms ise tekrarlanan, istemsiz kas kasılmaları durumuna girmek demektir. Bu nedenle sending, bir şeyi postalamayı değil, bir sonuca yol açmayı ifade eder. -ing yan cümlesi sending it into spasms, “These stimulate the prey's muscles” ifadesinin sonucunu verir. Kasları uyarıldığı için ava ne olduğunu açıklar.
Alıştırma
Cümleyi send fiilinin geçmiş zaman biçimiyle ve durum değişikliğini belirten edatla tamamlayın: The surprise announcement ____ the crowd ____ a panic.
Cevabı göster
sent · into
and generating waves that reveal its hiding place.
3:49ve saklandığı yeri ortaya çıkaran dalgalar oluşturur.
Then a volley of fast high-voltage discharges Kelime
3:52Ardından peş peşe gelen hızlı yüksek voltajlı deşarjlar
a volley of fast high-voltage discharges: hızlı ve yoğun bir yaylım
A volley of + çoğul isim yapısı, bir şeyin birçok örneğinin hızlı ve yoğun bir dalga hâlinde gelmesi anlamına gelir. Burada birden fazla hızlı, yüksek voltajlı elektrik deşarjını tek bir yoğun yaylım olarak gruplar; tek bir deşarjdan söz etmez. Volley, birlikte veya çok kısa aralıklarla atılan mermiler ya da fırlatılan cisimlerle ilişkilidir. Buradaki mecaz kullanımı elektrikli saldırıyı güçlü ve sıkışık gösterir; fast ve high-voltage sözcüklerinin ikisi de discharges sözcüğünü niteler.
Alıştırma
Derste öğrenilen ve hızlı, yoğun bir dalga anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyi yazın: The mayor faced ____ questions after the meeting.
Cevabı göster
a volley of
so that the electric fields generated at each end of the electric organ overlap. Dilbilgisi
4:01elektrik organının her iki ucunda üretilen elektrik alanlarının örtüşmesini sağlayabilir.
so that ... overlap: bir eylemi hedeflenen sonuca bağlamak
so that + yan cümle yapısında so that, bir eylemi o eylemin amacıyla veya hedeflenen sonucuyla bağlar. Burada curl up eylemdir; the electric fields overlap ise ortaya çıkan durumdur. Bu mekanizma açıklamasında amaç ve sonuç birleşir: alanların üst üste gelmesi hem kıvrılma eyleminden kaynaklanır hem de bu eylemin sağladığı yararlı etkidir.
Alıştırma
Cümleyi, eylemin hedeflenen sonucunu tanıtan iki sözcüklü bağlaçla tamamlayın: Move the lenses closer ____ the two light beams overlap at the target.
Cevabı göster
so that
The electrical storm eventually exhausts and immobilizes the prey, Deyimler
4:07Bu elektrik fırtınası sonunda avı bitkin düşürüp hareketsiz bırakır,
The electrical storm: tekrarlanan boşalmalar için bir mecaz
Buradaki The electrical storm, hemen önce anlatılan yoğun elektrik boşalmaları dizisi ve üst üste gelen elektrik alanları için kullanılan bir mecazdır. Yılan balığının çevresinde sıradan bir hava olayının oluştuğu anlamına gelmez. Sürece storm denmesi, onu güçlü, sürekli ve ezici gösterir. Bu isim öbeği ayrıca önceki olayları tek bir özne olarak toplar ve anlatının bunların av üzerindeki birleşik etkisini belirtmesini sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede The electrical storm neyi ifade ediyor?
- Yılan balığının elektrik organının bilimsel adı.
- Avı etkileyen yoğun bir elektrik boşalmaları dizisi.
- Suyun üzerinde oluşan gök gürültülü bir fırtına.
Cevabı göster
Avı etkileyen yoğun bir elektrik boşalmaları dizisi.
and the electric eel can swallow its meal alive.
4:11ve elektrikli yılan balığı yemeğini canlı canlı yutabilir.
The other two strongly electric fish are the electric catfish,
4:14Diğer iki kuvvetli elektrikli balık, elektrikli yayın balığıdır,
which can unleash 350 volts with an electric organ that occupies most of its torso, Kelime
4:18gövdesinin büyük bir kısmını kaplayan elektrik organıyla 350 volt salabilir,
can unleash 350 volts: güçlü bir salım için unleash
can unleash 350 volts ifadesindeki unleash, “350 voltluk güçlü bir elektrik boşalması üretmek veya salmak” anlamına gelir. Bu fiil, elektrikli yayın balığının boşalmasını güçlü ve çarpıcı gösterir; fiziksel olarak bir şeyin tasmasını çözmek anlamına gelmez. Unleash genellikle depolanmış veya kontrol altında tutulan bir gücün aniden etkinleşip güçlü bir etki yaratmasını anlatır. Enerji, kuvvet, saldırı, öfke veya eleştiri gibi kavramlarla sık kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümlede güçlü bir salımı vurgulamak için unleash doğal biçimde kullanılmıştır?
- The bottle released water one drop at a time.
- The storm unleashed a powerful burst of energy along the coast.
- The meter recorded a stable voltage once every hour.
Cevabı göster
The storm unleashed a powerful burst of energy along the coast.
with kidney-shaped electric organs on either side of its head
4:26kafasının iki yanında bulunan böbrek şeklindeki elektrik organlarıyla
There is one mystery in the world of electric fish. Anlatım akışı
4:32Elektrikli balık dünyasında bir gizem vardır.
There is one mystery in the world of ...: cevapsız bir soru için merak uyandıran giriş
Cümle önce There is ... yapısını kullanarak yeni bir konu, yani cevabı henüz bilinmeyen tek bir soru tanıtır. one sözcüğü dinleyicinin dikkatini bir soruya odaklar ve gizemin birazdan açıklanacağı beklentisini yaratır. In the world of electric fish, ayrı bir fiziksel dünya değil, “elektrikli balıklar konusu veya alanı içinde” demektir. Söylemi düzenleyen bir geçiş olarak cümlenin tamamı bilinen gerçeklerden çözülmemiş bir soruya yönelir ve dinleyicinin ilgisini korur.
Alıştırma
Hangi cümle bilimsel bir açıklamayı çözülmemiş tek bir soruya yönlendiren en iyi merakı oluşturur?
- Researchers have answered every question about migrating birds.
- There is one mystery in the world of migrating birds: how they sense Earth's magnetic field.
- Migrating birds live in the physical world.
Cevabı göster
There is one mystery in the world of migrating birds: how they sense Earth's magnetic field.
electrocute themselves: öznenin kendisine yönelik ciddi elektrik zararı
Burada electrocute, elektrik akımıyla yaralamak veya öldürmek anlamına gelir. Soru, elektrikli balıkların kendi boşalttıkları elektriğin neden onlara zarar vermediğini sorar; electrocute, “elektrik üretmek” anlamına gelmez. Themselves, çoğul özne they'e dönen bir dönüşlülük zamiridir. Balıkların elektriksel zarara hem neden olan hem de bu zararı gören taraf olacağını gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle Leo'nun elektrikle kendisini ciddi biçimde yaralayabileceği anlamına gelir?
- Leo could electrocute himself by touching the exposed wire.
- Leo could electrocute the electrician by touching the exposed wire.
- Leo could generate electricity by touching the exposed wire.
Cevabı göster
Leo could electrocute himself by touching the exposed wire.
It may be that the size of strongly electric fish allows them to withstand their own shocks, Notlar
4:39Kuvvetli elektrikli balıkların boyutları kendi şoklarına dayanmalarını sağlıyor olabilir,
withstand their own shocks: direnç anlatmak için withstand kullanımı
Burada withstand, güçlü bir kuvvete maruz kaldığında zarar görmeden veya işlevini kaybetmeden dayanmak demektir. Bu ifade, balıkların kendi ürettikleri elektrik şoklarına dayanabildiğini anlatır. Withstand geçişli bir fiildir; dayanılan kuvvet doğrudan fiilden sonra gelir: withstand a shock. Their own, şokların dışarıdan değil balıkların kendisinden geldiğini vurgular.
Alıştırma
Barınağın zarar görmeden güçlü rüzgârlara dayanabildiğini anlatan doğal cümleyi seçin.
- The shelter can withstand against strong winds.
- The shelter can withstand from strong winds.
- The shelter can stand with strong winds.
- The shelter can withstand strong winds.
Cevabı göster
The shelter can withstand strong winds.
or that the current passes out of their bodies too quickly.
4:44ya da akım vücutlarından çok hızlı bir şekilde çıkıyor olabilir.
It may be that ... or that ...: iki olası açıklama
It may be that, mümkün olan ancak doğrulanmamış bir açıklama sunar. Buradaki It belirli bir şeyi göstermeyen biçimsel öznedir; asıl fikir that yan cümlesinde gelir ve may belirsizliği gösterir. Or that, aynı dil bilgisel düzeyde ikinci bir açıklama sunar. It may be that A, or that B kalıbı, iki olasılığı da gerçekmiş gibi göstermeden düzenlemeyi sağlar.
Alıştırma
İki doğrulanmamış açıklama sunan kalıpla cümleyi tamamlayın: It ____ the password is wrong, ____ the account is locked.
Cevabı göster
may be that · or that
Some scientists think that special proteins may shield the electric organs, Kelime
4:48Bazı bilim insanları özel proteinlerin elektrik organlarını koruyabileceğini düşünüyor,
may shield the electric organs: koruma fiili olarak shield
Burada shield, zararlı bir etkiyi engelleyerek veya azaltarak bir şeyi korumak anlamına gelen geçişli bir fiildir. Özel proteinler olası koruma mekanizmasıdır; elektrik organları ise korunan şeydir. May, bunun kanıtlanmış bir gerçek değil, bilimsel bir olasılık olduğunu gösterir. Tehlikenin kaynağı çevredeki açıklamadan anlaşıldığı için belirtilmemiştir: balığın kendi elektrik boşalması.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için shield fiilinin geniş zamandaki doğru biçimini kullanın: This layer ____ the battery from extreme heat.
Cevabı göster
shields
this is one mystery science still hasn't illuminated. Deyimler
4:54bu, bilimin henüz aydınlatamadığı bir gizemdir.
science still hasn't illuminated: illuminate fiilinin “açıklığa kavuşturmak” anlamı
Illuminate sözcüğü kelimenin tam anlamıyla “bir şeyi ışıkla aydınlatmak” demektir. Burada nesnesi one mystery olduğundan mecazdır: bilimsel araştırmalar bu gizemi henüz anlaşılır hâle getirmemiş, yani açıklamamıştır. one mystery science still hasn't illuminated ifadesinde science still hasn't illuminated, nesne görevindeki that ilgi zamirinin düşürüldüğü bir ilgi cümleciğidir: one mystery that science still hasn't illuminated. Still hasn't, gizemin şu ana kadar açıklanmamış kaldığını belirtir. Işıkla ilgili fiil ayrıca elektrik konusuna gönderme yaparak sona hoş bir söz sanatı etkisi katar.
Alıştırma
Hangi cümlede illuminate, “bir şeyi anlamayı kolaylaştırmak” şeklindeki mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
- The new data may illuminate why the lake is losing fish.
- The flashlight illuminates the map.
- The porch light illuminates the steps at night.
Cevabı göster
The new data may illuminate why the lake is losing fish.
please consider supporting it on patreon.com/teded.
5:01lütfen patreon.com/teded üzerinden destek olmayı düşünün.